Menu

Arama Yapın

Arabuluculuk Sınavına Hazırlık Eğitimleri ve Eşzamanlı Online Deneme Sınavlarını İnceleyin!


Menu

Bu kitap, e-kitap formatında olduğu için 0,7 ağaç kesilmekten kurtarılmıştır.

E-Kitaplar

Engelli Hukuku Sempozyumu

  • Yayınevi: Aristo Yayınevi
  • Yazar: Doç. Dr. Sera Reyhani YÜKSEL
  • Sayfa Sayısı: 97
  • Yayın Tarihi: 22.10.2020
  • Baskı: 1
  • Tür: E-kitap
  • Basılı Olsaydı Fiyatı: 65,00
65,00 TL
6,50 TL

Sayın Rektörüm, rektör yardımcım, rektör danışmanım, dekanlarım, hocalarım, değerli öğrencilerimiz ve çok değerli katılımcılar hepinizi saygı ve sevgiyle selamlıyorum. Bu güzel ve bir o kadar anlamlı etkinliğe katkıda bulunacak olan kıymetli konuşmacılarımıza teşrifleri için çok teşekkür ediyorum. Bu sempozyum şüphesiz çok önemli çünkü engelleri aşmak için atılması gereken çok adım, gidilmesi gereken çok yol var. Bizler, olan sorunlara işaret ederek bunların çözülebilmesi için bir vesile olmayı arzu ediyoruz. Hiç konuşulmayan, üzerinde durulmayan sorunların çözümü için hiçbir şey yapılmayacağının farkındayız. Aslında amacımız bu mütevazi etkinlikle ilginin “engelli ve engelli hakları” konusuna çekilmesini sağlamak, bunu bir nebze olsun başarabilirsek kendimizi çok mutlu sayarız.

Burada kavramsal bir tartışmaya girerek sizleri sıkmak niyetinde değilim ama kavramlar üzerinden sahip olduğumuzu göstermeye çalıştığımız hassasiyetin reelde de olması için gerekenleri yapmaya kendimizden ve şu andan itibaren başlamamız gerektiğini ifade etmek istiyorum. Şöyle ki, olumsuz bir anlamı çağrıştırdığı için sakat ve özürlü gibi kavramları terk edip engelli kavramını kullanmaya başladık. Türk Dil Kurumu sözlüğünde sakat, vücudunda hasta veya eksik bir yanı olan, engelli, özürlü olarak tanımlanmaktadır. Yine aynı sözlükte özürlü; özrü olan, engelli, kusuru olan, defolu anlamlarında kullanılmaktadır. Engelli ise, engeli olan, mânialı şeklinde ifade edilmiştir. Aslında yapılan tanımlara bakıldığında her bir kelimenin birbirine refere ettiği görülmektedir. Ancak toplumca oluşturduğumuz engelleri anlatması açısından, en azından şimdilik “engelli” kavramının daha doğru bir tercih olduğunu düşünüyorum. Kanımca buradaki engel, belirli bir hastalığı olanı işaret etmiyor; diğerleri tarafından engellenen ve sosyal hayatın dışına çıkarılmak istenen kimselere vurgu yapıyor. Aslında engelli denildiğinde ilk akla gelen anlamının aksine “belirli bir özelliği nedeniyle” dışlanan ve önüne engel koyulan herkesi düşünmek gerekiyor. Bu nedenle engelleri aşmak için hayatın her alanını farklılıklara uyumlu olacak şekilde yeniden dizayn etmek zorunluluk arz ediyor. Sokağı, hastaneyi, okulu, üniversiteyi, konser salonunu, tiyatro sahnesini, kütüphaneyi; yani kısaca insanın olduğu her yeri farklılıklarımızı gözeterek restore etmemiz kaçınılmaz görünüyor. Ama şüphesiz en büyük restorasyonu beyinlerimizde, bakış açılarımızda yapmamız gerekiyor. Bizler aslında hepimiz aynıyız, hiçbirimiz şu veya bu fiziksel özelliğimiz, zihinsel yetilerimiz nedeniyle diğerinden üstün değiliz. Sadece yaşamın ve yaşamı paylaştığımız alanların tek tip olamayacağını ve her birimizin farklı şeylere gereksinim duyabileceğini anlamamız ve bunun için yapılması gerekenleri yapmamız yeterli olacaktır.

Bugün buraya gelerek bu sempozyumu onurlandıran herkese bir kez daha en içten teşekkürlerimi iletiyorum. Ve biliyorum ki en akılda kalan, en hoşa giden konuşma, kısa ve vurucu olan konuşmadır. Bu nedenle sözü daha fazla uzatmadan hepinize saygılarımı sunuyor, faydalı bir sempozyum olmasını diliyorum.

 

Doç. Dr. Sera Reyhani Yüksel

Doğuş Üniversitesi Hukuk Fakültesi

Dekan Yardımcısı

Akademisyen

Doç. Dr. Sera Reyhani YÜKSEL

  • Eğitim Sayısı 40
  • E-Kitap Sayısı 21
  • Eğitim Alan Kişi Sayısı 3462
  • E-Kitap Alan Kişi Sayısı 30296

Eğitmen Hakkında

Doç. Dr. Sera Reyhani Yüksel lisans derecesini 2007 yılında Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde, yüksek lisans derecesini 2009 yılında Marmara Üniversitesinde kamu hukuku alanında aldıktan sonra, doktora derecesini 2013 yılında Marmara Üniversitesi’nde özel hukuk alanında almıştır. 2014 yılından beri Doğuş Üniversitesi Hukuk Fakültesi Medeni Hukuk Anabilim Dalı’nda öğretim üyesi olarak görev yapmaktadır. Aynı kurumda çok sayıda lisans ve yüksek lisans dersleri vermektedir. 

Sosyal Medya


Doç. Dr. Sera Reyhani Yüksel lisans derecesini 2007 yılında Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde, yüksek lisans derecesini 2009 yılında Marmara Üniversitesinde kamu hukuku alanında aldıktan sonra, doktora derecesini 2013 yılında Marmara Üniversitesi’nde özel hukuk alanında almıştır. 2014 yılından beri Doğuş Üniversitesi Hukuk Fakültesi Medeni Hukuk Anabilim Dalı’nda öğretim üyesi olarak görev yapmaktadır. Aynı kurumda çok sayıda lisans ve yüksek lisans dersleri vermektedir. 


FORMÜL:

 

Kitabın Sayfa Sayısı / 2 x 1000 / 69000 = 1000 adet basılan bir kitap için kesilen ağaç sayısı

 

 

Kağıt yapımında, genellikle iğne yapraklı ağaçlardan Ladin ve Çam ağaçları kullanılmaktadır. Çoğunluk çam ağacına aittir.

 

Dünya çapında her gün 80.000 ila 160.000 ağaç kesilmekte ve kağıt endüstrisinde kullanılmaktadır. Ormanlar yok edilmekte, küresel ölçekte iklim değişikliğine sebep olmaktadır.

 

Bir çam ağacının boyunu ortalama 18 m, yarıçapı da 15 cm eder. Bu durumda bir çam ağacı 1,2717 metreküptür. 0.0083 metreküp odun yaklaşık 4,5 kg gelir. Bu durumda 1,2717 metreküp odun yani bir ağaç 690 kg gelecektir.

 

Bir ağaçtan elde edilen kağıt, ağacın ağırlığının yarısı kadar etmektedir.

 

O halde, ortalama bir çam ağacı 690 kg ettiğine göre, elde edilecek kağıt 345 kg olacaktır.

 

Bir A4 beyaz kağıdın ağırlığı 5 gr etmektedir. Demek ki, bir ağaçtan 345000/5 = 69000 adet A4 yaprağı elde edilmektedir.

 

Günümüzde özellikle dijital kitap baskılarında, kitabın boyutu ne olursa olsun A4 boyutunda kağıt harcanmakta olup, kesime giren kısımları atılmaktadır.

 

Buraya kadar elde edilen verilerle şöyle bir formül çıkartılabilmektedir:

 

Kitabın sayfa sayısı / 2 = kitapta kullanılan kağıt yaprağı.

 

Her kitabın asgari 1000 adet basıldığı (ki ortalama çok daha yüksek çıkacaktır)

 

FORMÜL:

 

Kitabın Sayfa Sayısı / 2 x 1000 / 69000 = 1000 adet basılan bir kitap için kesilen ağaç sayısı

 

E-kitaplar geleceğimizi kurtaracak. Gelin e-kitapları daha çok sevelim, doğaya bir nebze olsun nefes verelim.

 

Peki basılı kitapların çevreye verdiği tahribat sadece ağaç ile mi sınırlı? Tabii ki hayır! Bir araştırmaya göre, Amerika Birleşik Devletlerinde hava kirliliğinin yüzde yirmisini kağıt fabrikaları oluşturuyor. Bununla birlikte havayla sınırlı kalmayıp su kirliliğine de büyük ölçüde neden oluyor. Zira kağıt, yapısı gereğince bol suya ihtiyaç duyar.

 

Modern tesislerde bile 1 ton kağıt üretebilmek için yaklaşık 50 ton su kirletilmektedir.

 

Artık karar sizin? E-kitap teknolojisi yokken elbette kitaplar ağaçlardan daha önemli idi. Zira, entelektüel hale gelen her birey doğayı korumak için fazladan çaba harcayabilecek bilince kavuşmuş olacaktı.

 

Ya şimdi? Tamamen zararsız bir teknoloji varken, hala zararlı nostaljik alışkanlıklarınıza devam mı etmek istiyorsunuz? Siz bilirsiniz…