Menu

Arama Yapın

Arabuluculuk Sınavına Hazırlık Eğitimleri ve Eşzamanlı Online Deneme Sınavlarını İnceleyin!


Menu

Bu kitap, e-kitap formatında olduğu için 0,4 ağaç kesilmekten kurtarılmıştır.

E-Kitaplar

TTK m. 360 Uyarınca Seçilen Temsilci Yönetim Kurulu Üyesinin Temsil Ettiği Pay Sahiplerine Bilgi Aktarma Yetkisi (Var Mıdır?)

  • Yayınevi: Aristo Yayınevi
  • Yazar: Dr. Öğr. Üyesi Funda ÖZDİN
  • Sayfa Sayısı: 55
  • Yayın Tarihi: 05.06.2021
  • Baskı: 1
  • Tür: E-kitap
  • Basılı Olsaydı Fiyatı: 20,00
20,00 TL
2,00 TL

Bu kitap 1235 kez incelendi; 14 adet satıldı.

Kategoriler: Bütün Hukuk Kitapları, Kongreler / Sempozyumlar, Ticaret Hukuku

TTK m. 360 hükmü uyarınca, esas sözleşmede öngörülmek suretiyle belirli pay veya pay sahibi grubuna ya da azlığa yönetim kurulunda temsil edilme imkânı tanınabilmektedir. Bu düzenlemenin temel amacı, yönetim organının belirlenmesinde etkili olabilecek güce sahip olmayan (azınlık) pay sahiplerinin, yönetim kurulunda temsil edilmelerine olanak sağlamak suretiyle, şirket yönetiminde etkili olabilmelerine ve böylece menfaatlerini daha iyi koruyabilmelerine imkân tanımaktır. Temsil edilme hakkı doğrultusunda yönetim kuruluna seçilen üye, görevini yerine getirirken -yönetim kurulu üyelerine tanınan diğer tüm haklardan olduğu gibi- geniş kapsamlı bilgi alma ve inceleme hakkından da istisnasız bir şekilde yararlanır. Bu bağlamda temsilci yönetim kurulu üyesi, şirketin tüm iş ve işlemleri hakkında bilgi isteyebilir, soru sorabilir ve inceleme yapabilir (TTK m. 392). Temsil olunan pay sahipleri ise, temsilci yönetim kurulu üyesine oranla çok daha kısıtlı bilgi alma ve inceleme hakkına sahiptirler (TTK m. 437). Bu nedenle temsil edilme hakkına sahip olan pay sahipleri, temsilci üyenin edindiği bilgilerin kendilerine aktarılmasını ve böylece esasen pay sahiplerine tanınmamış olan bu geniş bilgi alma hakkından -temsilcileri vasıtasıyla- yararlanmak isteyebilirler. İşte söz konusu bu çalışmada, TTK m. 360 uyarınca seçilen temsilci yönetim kurulu üyesinin şirketin iş ve işlemleri hakkında elde ettiği bilgileri, temsilcisi olduğu pay sahiplerine aktarma yetkisinin olup olmadığı sorusuna cevap aranmıştır.

Doktrinde bu soruya olumlu yanıt veren görüş taraftarları olduğu gibi, sadakat yükümlülüğüne ve eşit işlem ilkesine aykırılık oluşturacağı gerekçesiyle bilgi aktarımına olumsuz yaklaşan görüş taraftarları da bulunmaktadır. Bu çalışmada ise, yönetim kurulunda temsilci bulundurma hakkının temel amacı ve işlevi göz önünde bulundurulduğunda -TTK m. 437/ 3 anlamında şirket sırları ve şirketin menfaatlerini zedeleyebilecek nitelikteki bilgiler hariç olmak üzere- temsil edilen pay sahiplerinin menfaatlerini ilgilendiren konulara ilişkin bilgilerin hak sahipleri ile paylaşılabileceği, zira ancak bu sayede temsil olunan pay sahiplerinin menfaatlerinin en etkili şekilde korunabileceği savunulmaktadır. Bu doğrultuda, yönetim kurulunda temsil edilme hakkının işin niteliği gereği hak sahiplerinin bilgilendirilmesi im- kânını per se beraberinde getirdiği; nitekim esas sözleşmede bu yönde bir düzenleme bulunması halinde bu hakkın aktif hale geleceği ve böylece temsil edilen pay sahipleri ile diğer pay sahipleri arasında “bilgi edinme hakkı” açısından zımni bir farklılık yaratılmış olacağı ileri sürülmektedir. Buna bağlı olarak da temsil edilen pay sahiplerine temsilci üye tarafından genel kurul dışında bilgi aktarılması halinde, diğer pay sahiplerinin TTK m. 437/2, c. 4 uyarınca aynı bilgiyi genel kurulda talep edemeyecekleri; çünkü bu ihtimalde bilginin alelade pay sahibi sıfatı dolayısıyla değil, temsil edilme hakkına sahip pay sahiplerine bilgi alma konusunda zımnen tanınmış olan özel hak sebebiyle verildiği görüşü savunulmaktadır.

Anahtar Kelimeler: Yönetim kurulunda temsil edilme hakkı, Temsil edilen gruba bilgi aktarımı, Sadakat yükümlülüğü, Eşit işlem ilkesi.

Akademisyen

Dr. Öğr. Üyesi Funda ÖZDİN

  • Eğitim Sayısı 15
  • E-Kitap Sayısı 2
  • Eğitim Alan Kişi Sayısı 0
  • E-Kitap Alan Kişi Sayısı 14

Eğitmen Hakkında

Funda ÖZDİN, lise eğitimini 1999 yılında Silivri Özel Balkan Lisesinde tamamladıktan sonra, aynı yıl  İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesine birincilikle girdi. 2003 yılında Hukuk Fakültesinden mezun olduktan sonra aynı yıl İstanbul Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Özel Hukuk Anabilim Dalında yüksek lisans eğitimine başladı. 2006 yılında "Muhatabın Keşideciye Karşı Sahte veya Tahrif Edilmiş Çekten Doğan Sorumluluğu" adlı tezi oybirliğiyle kabul edildi. 

 

2008 yılında 1416 sayılı Kanun gereğince Milli Eğitim Bakanlığı tarafından verilen Yurt Dışı Lisansüstü Öğrenim Bursunu kazandı ve doktora yapmak üzere Almanya'ya gitti. Doktora eğitimine 2011 yılında Almanya/Berlin Humboldt Üniversitesi Hukuk Fakültesinde Prof. Dr. Christine Windbichler danışmanlığında başladı ve doktorasını  2018 yılında "çok iyi" olarak notlandırılan "Cash Pooling im deutschen und türkischen Konzernrecht unter den Aspekten von Kapitalerhaltung und -aufbringung" adlı doktora tezi ile bitirdi. 2019 yılının Mart ayında Marmara Üniversitesi Ticaret Hukuku Anabilim Dalına Arş. Gör. Dr. olarak atanmış olup, halen görevine devam etmektedir.

Sosyal Medya


Funda ÖZDİN, lise eğitimini 1999 yılında Silivri Özel Balkan Lisesinde tamamladıktan sonra, aynı yıl  İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesine birincilikle girdi. 2003 yılında Hukuk Fakültesinden mezun olduktan sonra aynı yıl İstanbul Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Özel Hukuk Anabilim Dalında yüksek lisans eğitimine başladı. 2006 yılında "Muhatabın Keşideciye Karşı Sahte veya Tahrif Edilmiş Çekten Doğan Sorumluluğu" adlı tezi oybirliğiyle kabul edildi. 

 

2008 yılında 1416 sayılı Kanun gereğince Milli Eğitim Bakanlığı tarafından verilen Yurt Dışı Lisansüstü Öğrenim Bursunu kazandı ve doktora yapmak üzere Almanya'ya gitti. Doktora eğitimine 2011 yılında Almanya/Berlin Humboldt Üniversitesi Hukuk Fakültesinde Prof. Dr. Christine Windbichler danışmanlığında başladı ve doktorasını  2018 yılında "çok iyi" olarak notlandırılan "Cash Pooling im deutschen und türkischen Konzernrecht unter den Aspekten von Kapitalerhaltung und -aufbringung" adlı doktora tezi ile bitirdi. 2019 yılının Mart ayında Marmara Üniversitesi Ticaret Hukuku Anabilim Dalına Arş. Gör. Dr. olarak atanmış olup, halen görevine devam etmektedir.


FORMÜL:

 

Kitabın Sayfa Sayısı / 2 x 1000 / 69000 = 1000 adet basılan bir kitap için kesilen ağaç sayısı

 

 

Kağıt yapımında, genellikle iğne yapraklı ağaçlardan Ladin ve Çam ağaçları kullanılmaktadır. Çoğunluk çam ağacına aittir.

 

Dünya çapında her gün 80.000 ila 160.000 ağaç kesilmekte ve kağıt endüstrisinde kullanılmaktadır. Ormanlar yok edilmekte, küresel ölçekte iklim değişikliğine sebep olmaktadır.

 

Bir çam ağacının boyunu ortalama 18 m, yarıçapı da 15 cm eder. Bu durumda bir çam ağacı 1,2717 metreküptür. 0.0083 metreküp odun yaklaşık 4,5 kg gelir. Bu durumda 1,2717 metreküp odun yani bir ağaç 690 kg gelecektir.

 

Bir ağaçtan elde edilen kağıt, ağacın ağırlığının yarısı kadar etmektedir.

 

O halde, ortalama bir çam ağacı 690 kg ettiğine göre, elde edilecek kağıt 345 kg olacaktır.

 

Bir A4 beyaz kağıdın ağırlığı 5 gr etmektedir. Demek ki, bir ağaçtan 345000/5 = 69000 adet A4 yaprağı elde edilmektedir.

 

Günümüzde özellikle dijital kitap baskılarında, kitabın boyutu ne olursa olsun A4 boyutunda kağıt harcanmakta olup, kesime giren kısımları atılmaktadır.

 

Buraya kadar elde edilen verilerle şöyle bir formül çıkartılabilmektedir:

 

Kitabın sayfa sayısı / 2 = kitapta kullanılan kağıt yaprağı.

 

Her kitabın asgari 1000 adet basıldığı (ki ortalama çok daha yüksek çıkacaktır)

 

FORMÜL:

 

Kitabın Sayfa Sayısı / 2 x 1000 / 69000 = 1000 adet basılan bir kitap için kesilen ağaç sayısı

 

E-kitaplar geleceğimizi kurtaracak. Gelin e-kitapları daha çok sevelim, doğaya bir nebze olsun nefes verelim.

 

Peki basılı kitapların çevreye verdiği tahribat sadece ağaç ile mi sınırlı? Tabii ki hayır! Bir araştırmaya göre, Amerika Birleşik Devletlerinde hava kirliliğinin yüzde yirmisini kağıt fabrikaları oluşturuyor. Bununla birlikte havayla sınırlı kalmayıp su kirliliğine de büyük ölçüde neden oluyor. Zira kağıt, yapısı gereğince bol suya ihtiyaç duyar.

 

Modern tesislerde bile 1 ton kağıt üretebilmek için yaklaşık 50 ton su kirletilmektedir.

 

Artık karar sizin? E-kitap teknolojisi yokken elbette kitaplar ağaçlardan daha önemli idi. Zira, entelektüel hale gelen her birey doğayı korumak için fazladan çaba harcayabilecek bilince kavuşmuş olacaktı.

 

Ya şimdi? Tamamen zararsız bir teknoloji varken, hala zararlı nostaljik alışkanlıklarınıza devam mı etmek istiyorsunuz? Siz bilirsiniz…