Menu

Arama Yapın

    Size Uygun Abonelik Paketlerini İncelemek İçin Tıklayın.


Menu

Bu kitap, e-kitap formatında olduğu için 0,6 ağaç kesilmekten kurtarılmıştır.

E-Kitaplar

ICO (İlk Dijital Para Arzı) ve Yatırımcının (Katılımcının) Korunması

  • Yayınevi: Aristo Yayınevi
  • Yazar: Doç. Dr. Mete TEVETOĞLU
  • Sayfa Sayısı: 83
  • Yayın Tarihi: 01.09.2020
  • Baskı: 1
  • Tür: E-kitap
  • Basılı Olsaydı Fiyatı: 50,00
50,00 TL
5,00 TL

Initial Coin Offering yani kısaca “ICO” kavramı, Blok Zincir teknolojisinin ve Bitcoin’in ortaya çıkmasıyla, bu iki kavramla beraber hayatımıza girdi. Bitcoin’in ulaştığı popülarite ve Blok Zincir teknolojisinin sağladığı avantaj ve kolaylıkların etkisiyle, kısa bir süre içinde, dünya çapında birçok Kripto Para türünün geliştirilerek ilk defa kamuya sunulmasıyla ICO sık sık gündeme gelmeye başlandı. ICO olarak adlandırılan, Kripto Para geliştirme ve ilk defa katılımcılara sunma sürecinde, ilgili para, henüz proje aşamasındayken, geliştirmeye başlandıktan sonra, geliştirme devam ederken veya geliştirme tamamlandığında, yani farklı evrelerde, arza konu edilmektedir. Bu sayede, bizzat geliştirmeye konu Kripto Paranın yahut bunların karşılığında toplanan fonların kullanılmasıyla geliştirilecek ürün veya servisin henüz geliştirme devam ederken erken evrede veya geliştirme tamamlandıktan sonra geniş kitleler tarafından satın alınmasıyla, kolay ve kredi piyasasına göre daha ucuz bir şekilde hayata geçirilmesi mümkün olmaktadır. Böylece, sürecin sonunda, ister doğrudan bir Kripto Paranın kendisinin edinilmesi, isterse üretilen TOKEN’ın karşılığında belirli sayıda ürün veya hizmetin edinilmesi söz konusu olsun, bir dijital paranın ilk defa ilgililerine arz edilmesi şeklinde bir işlem yapılmış olmaktadır. Tüm bu nedenlerle, ICO, dünya çapında yoğun bir katılım ve ilgiyle karşılanmaktadır. Öte yandan, ICO, Kripto Para, Token ve Coin ve Kitlesel Fonlama gibi kavram, ürün ve uygulamaların tamamına yakını pek çok kanun koyucu için oldukça yeni ve son derece az bilinen konular olup haklarında yeterli hukuki düzenlemeler mevcut değildir. ICO’da kullanılan Blok Zincir teknolojisinin merkeziyetsiz yapısı da konu hakkında yasal düzenleme yapılmasını tartışmalı ve güç bir hale sokmaktadır. Bu nedenlerle hem mevcut ve müstakbel ICO’ları yapanların, hem de bunlara katılanların, hukuki durumu, konumu, ICO’ların tabi olduğu yasal esaslar, Kripto Paranın türlerine göre nitelikleri, sahiplerine sağladıkları haklara göre tabi tutulmaları gereken yasal düzenlemeler gibi başlıklar finansal teknolojilerin ve hukukun önemli bir kesişme ve tartışma konusudur. ICO’da kullanılan TOKEN ve Coin’lerin hukuki niteliği, katılımcılara vaad ettiği hak ve yetkileri izah ve işaret eden dökümanların hukuki niteliği ve bunların tabi olduğu, olacağı yasal düzenlemeler, ICO’ya katılanların hukuki durumu ve korunması bu noktada en çok hassasiyet gösterilen konuların başında gelmektedir. Bu makalede, bu sebeplerle ICO kavramı, kripto-dijital para kavramları, İlk Dijital Para Arzına çeşitli evrelerinde katılım sağlayan kişilerin hukuki durumu ve tabi oldukları yahut olmalarının uygun olacağı düşünülen yasal koruma esasları irdelenmiştir.

Akademisyen

Doç. Dr. Mete TEVETOĞLU

  • Eğitim Sayısı 40
  • E-Kitap Sayısı 5
  • Eğitim Alan Kişi Sayısı 0
  • E-Kitap Alan Kişi Sayısı 281

Eğitmen Hakkında

Mete Tevetoğlu, Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nden Yüksek Lisans derecesi (1997-2001) almıştır.

 

Yüksek Lisans derecesini Marmara Üniversitesi ve Bilgi Üniversitesi'nden Özel Hukuk ve İş Hukuku alanında almıştır. Tevetoğlu, 2006 yılında “Mali Durumu Kötüleşen Aracılar İçin Özellikle Kademeli Tasfiye Edilmesi Gereken Önlemler” adlı yüksek lisans teziyle İktisadi Araştırmalar Vakfı Ünal Aysal Tez Ödülü'ne layık görüldü. London School of Economics and Political Science ve University of London Institute of Advanced Legal Studies'de araştırma yaptı ve 2009 yılında Marmara Üniversitesi'nden “Sermaye Piyasası Uyuşmazlıkları, Uygulanacak Hukuk ve Tahkim” teziyle doktora derecesi aldı.

 

İstanbul Barosu Bilgi ve Teknoloji Hukuku Merkezi Başkanlığı görevini yürüttü ve üçüncü kitabı Bilişim Hukuku ve dördüncü kitabı Bilişim Hukuku/Yönetmelikleri'ni yayımladı.

 

Dr. Tevetoğlu, 2011 yılında Özyeğin Üniversitesi'ne, 2012 yılında Maltepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi'ne Doç. Prof. Dr. Tevetoğlu, İstanbul Merkez Mahkemelerinde hukukçu ve çeşitli hukuk büroları ve şirketlerde hukuk müşaviri olarak çalışmıştır.

 

Dr. Tevetoğlu'nun hukuki makaleleri, hukuki çevirileri ve dört kitabı bulunmaktadır. Dr. Tevetoğlu, Şirketler Hukuku, Sermaye Piyasası Hukuku, Fikri Mülkiyet Hukuku, Teknoloji Hukuku, eSport & Oyun Hukuku ve Blockchain Hukuku alanlarında uzmandır.

Sosyal Medya


Mete Tevetoğlu, Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nden Yüksek Lisans derecesi (1997-2001) almıştır.

 

Yüksek Lisans derecesini Marmara Üniversitesi ve Bilgi Üniversitesi'nden Özel Hukuk ve İş Hukuku alanında almıştır. Tevetoğlu, 2006 yılında “Mali Durumu Kötüleşen Aracılar İçin Özellikle Kademeli Tasfiye Edilmesi Gereken Önlemler” adlı yüksek lisans teziyle İktisadi Araştırmalar Vakfı Ünal Aysal Tez Ödülü'ne layık görüldü. London School of Economics and Political Science ve University of London Institute of Advanced Legal Studies'de araştırma yaptı ve 2009 yılında Marmara Üniversitesi'nden “Sermaye Piyasası Uyuşmazlıkları, Uygulanacak Hukuk ve Tahkim” teziyle doktora derecesi aldı.

 

İstanbul Barosu Bilgi ve Teknoloji Hukuku Merkezi Başkanlığı görevini yürüttü ve üçüncü kitabı Bilişim Hukuku ve dördüncü kitabı Bilişim Hukuku/Yönetmelikleri'ni yayımladı.

 

Dr. Tevetoğlu, 2011 yılında Özyeğin Üniversitesi'ne, 2012 yılında Maltepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi'ne Doç. Prof. Dr. Tevetoğlu, İstanbul Merkez Mahkemelerinde hukukçu ve çeşitli hukuk büroları ve şirketlerde hukuk müşaviri olarak çalışmıştır.

 

Dr. Tevetoğlu'nun hukuki makaleleri, hukuki çevirileri ve dört kitabı bulunmaktadır. Dr. Tevetoğlu, Şirketler Hukuku, Sermaye Piyasası Hukuku, Fikri Mülkiyet Hukuku, Teknoloji Hukuku, eSport & Oyun Hukuku ve Blockchain Hukuku alanlarında uzmandır.


FORMÜL:

 

Kitabın Sayfa Sayısı / 2 x 1000 / 69000 = 1000 adet basılan bir kitap için kesilen ağaç sayısı

 

 

Kağıt yapımında, genellikle iğne yapraklı ağaçlardan Ladin ve Çam ağaçları kullanılmaktadır. Çoğunluk çam ağacına aittir.

 

Dünya çapında her gün 80.000 ila 160.000 ağaç kesilmekte ve kağıt endüstrisinde kullanılmaktadır. Ormanlar yok edilmekte, küresel ölçekte iklim değişikliğine sebep olmaktadır.

 

Bir çam ağacının boyunu ortalama 18 m, yarıçapı da 15 cm eder. Bu durumda bir çam ağacı 1,2717 metreküptür. 0.0083 metreküp odun yaklaşık 4,5 kg gelir. Bu durumda 1,2717 metreküp odun yani bir ağaç 690 kg gelecektir.

 

Bir ağaçtan elde edilen kağıt, ağacın ağırlığının yarısı kadar etmektedir.

 

O halde, ortalama bir çam ağacı 690 kg ettiğine göre, elde edilecek kağıt 345 kg olacaktır.

 

Bir A4 beyaz kağıdın ağırlığı 5 gr etmektedir. Demek ki, bir ağaçtan 345000/5 = 69000 adet A4 yaprağı elde edilmektedir.

 

Günümüzde özellikle dijital kitap baskılarında, kitabın boyutu ne olursa olsun A4 boyutunda kağıt harcanmakta olup, kesime giren kısımları atılmaktadır.

 

Buraya kadar elde edilen verilerle şöyle bir formül çıkartılabilmektedir:

 

Kitabın sayfa sayısı / 2 = kitapta kullanılan kağıt yaprağı.

 

Her kitabın asgari 1000 adet basıldığı (ki ortalama çok daha yüksek çıkacaktır)

 

FORMÜL:

 

Kitabın Sayfa Sayısı / 2 x 1000 / 69000 = 1000 adet basılan bir kitap için kesilen ağaç sayısı

 

E-kitaplar geleceğimizi kurtaracak. Gelin e-kitapları daha çok sevelim, doğaya bir nebze olsun nefes verelim.

 

Peki basılı kitapların çevreye verdiği tahribat sadece ağaç ile mi sınırlı? Tabii ki hayır! Bir araştırmaya göre, Amerika Birleşik Devletlerinde hava kirliliğinin yüzde yirmisini kağıt fabrikaları oluşturuyor. Bununla birlikte havayla sınırlı kalmayıp su kirliliğine de büyük ölçüde neden oluyor. Zira kağıt, yapısı gereğince bol suya ihtiyaç duyar.

 

Modern tesislerde bile 1 ton kağıt üretebilmek için yaklaşık 50 ton su kirletilmektedir.

 

Artık karar sizin? E-kitap teknolojisi yokken elbette kitaplar ağaçlardan daha önemli idi. Zira, entelektüel hale gelen her birey doğayı korumak için fazladan çaba harcayabilecek bilince kavuşmuş olacaktı.

 

Ya şimdi? Tamamen zararsız bir teknoloji varken, hala zararlı nostaljik alışkanlıklarınıza devam mı etmek istiyorsunuz? Siz bilirsiniz…