İçeriğe geç
Yürürlükte Tebliğ 1. hâli

Türkiye Muhasebe Standartları Yorumları Hakkında Tebliğ (Sıra No: 43)

Dayanağı
660 sayılı KHK m. 9
Resmî Gazete
09.03.2007 / 26457
Son değişiklik
15.01.2019
Madde sayısı
17

Madde 7 geçmişi

Bu belgede Madde 7 numarası birden çok kez geçiyor: ekli standartlar, ekler ya da kısımlar her seferinde birinci maddeden başlıyor. Aşağıdaki geçmiş, numarayı taşıyan maddelerden belgede ilk geçeni izler; aradığınız madde başka bir bölümde olabilir.

Metin 0 kez değişmiş, toplam 6 değişiklik kaydı var.

Bugünkü metni

MADDE 7 – (1) Bu Tebliğ ve bu Tebliğin 1 no’lu ekinde yer alan TFRS 11 Müşterek Anlaşmalar Standardı, 31.12.2012 tarihinden sonra başlayan yıllık hesap dönemlerinde uygulanmak üzere yayımlandığı tarihte yürürlüğe girer.”

EK 4

TMS Yorum 15

Faaliyet Kiralamaları -Teşvikler

İlgili düzenlemeler

· TMS 1 Finansal Tabloların Sunuluşu

· TMS 8 Muhasebe Politikaları, Muhasebe Tahminlerinde Değişiklikler ve Hatalar

· TMS 17 Kiralama İşlemleri

Konu

1 Kiraya veren, ilk kez yapılan veya daha önceki bir anlaşmanın yenilenmesi için yapılan bir faaliyet kiralamasında, kiracının anlaşmayı kabul etmesine yönelik çeşitli teşvikler sağlayabilir. Kiracıya nakit bir ön ödemede bulunulduğu veya kiracıya ait masrafların (nakliye masrafları, kiralama konusu varlığın geliştirilmesi ve kiracının kiralamaya ilişkin daha önceki bir taahhüdüyle ilişkili maliyetler) kiraya verenden geri alındığı veya kiraya veren tarafından karşılandığı durumlar bu tür teşviklere örnek olarak gösterilebilir. Aynı şekilde, kiralama süresinin ilk dönemlerinde kira ödenmemesi ya da daha düşük tutarda kira ödenmesi hususunda anlaşılmış olabilir.

2 Konu; faaliyet kiralamasındaki teşviklerin kiracının ve kiraya verenin finansal tablolarına nasıl yansıtılması gerektiğidir.

Görüş birliği

3 İlk kez yapılan veya daha önceki bir anlaşmanın yenilenmesi için yapılan bir faaliyet kiralamasında yer alan tüm teşvikler, teşviğin niteliği veya şekli ya da ödeme planına bakılmaksızın, kiralanan varlığın kullanımı için üzerinde anlaşılan net bedelin ayrılmaz bir parçası olarak muhasebeleştirilir.

4 Kiraya veren, teşviklerin toplam maliyetini kiralama konusu varlıktan elde edilecek faydada oluşan azalmanın zaman içerisindeki seyrini daha iyi yansıtan sistematik başka bir yöntem bulunmadıkça, elde edilecek kira gelirinde meydana gelen azalma şeklinde kira dönemi boyunca doğrusal olarak muhasebeleştirir.

5 Kiracı, teşviklerin toplam faydasını, kiralama konusu varlığın kullanımından elde edilecek faydanın zaman içerisindeki seyrini daha iyi yansıtan sistematik başka bir yöntem bulunmadıkça, kira giderinde meydana gelen azalma şeklinde kira dönemi boyunca doğrusal olarak muhasebeleştirir.

6 Daha önceden mevcut olan bir kiralama işlemine ilişkin maliyetler de dahil olmak üzere kiracı tarafından katlanılan maliyetler (örneğin sözleşmenin iptaline/feshine ilişkin maliyetler, nakliye maliyetleri veya kiralama konusu varlığın geliştirilmesine yönelik maliyetler) bir teşvik anlaşması kapsamında etkin bir biçimde kendisine geri ödenecek olanlar da dahil olmak üzere anılan maliyetler için geçerli olan Standartlara göre muhasebeleştirilir.

EK 5*

(20/3/2011 tarihli ve 27880 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan “Gelir Vergilerine İlişkin Türkiye Muhasebe Standardı (TMS 12) Hakkında Tebliğde Değişiklik Yapılmasına İlişkin Tebliğ (Sıra No: 212)”in 9 uncu maddesi uyarınca, adı geçen Tebliğin uygulanmasıyla bu ek yürürlükten kalkar.)

TMS Yorum 21

Gelir Vergileri — Yeniden Değerlenen Amortismana Tabi Olmayan Varlıkların Geri Kazanımı

İlgili düzenlemeler

· TMS 8 Muhasebe Politikaları, Muhasebe Tahminlerinde Değişiklikler ve Hatalar

· TMS 12 Gelir Vergileri

· TMS 16 Maddi Duran Varlıklar

· TMS 40 Yatırım Amaçlı Gayrimenkuller

Konu

1. TMS 12.51’e göre; ertelenen vergi borçları ile varlıklarının ölçülmesi işleminin, bilanço tarihi itibariyle, işletmenin geçici farklara neden olan varlık ya da borçlarının defter değerlerinin geri kazanılması veya ödenmesine ilişkin tahminlerinin vergisel sonuçlarını yansıtması gerekir.

2. TMS 12.20, bir varlığın yeniden değerlenmesi işleminin, yeniden değerlemenin yapıldığı dönemin vergiye tabi kârını (mali zararını) her zaman etkilemeyeceğini ve ilgili varlığın vergiye esas değerinin yeniden değerleme işlemi sonucunda düzeltilmemiş olabileceğini belirtir. Defter değerinin gelecekteki geri kazanımının vergilendirilebilir olması durumunda, yeniden değerlenmiş varlığın defter değeri ile vergiye esas değeri arasındaki her türlü fark, geçici farktır ve ertelenmiş vergi borcu veya varlığının oluşumuna neden olur.

3. Konu, üzerinden amortisman ayrılmayan (amortismana tabi olmayan) ancak TMS 16 Paragraf 31’e göre yeniden değerlenen bir varlık açısından “geri kazanma” teriminin nasıl yorumlanması gerektiğidir.

4. Bu Yorum, TMS 40.33’e göre yeniden değerlenmiş tutarları üzerinden gösterilen ancak TMS 16’nın uygulanması durumunda amortismana tabi tutulmayacak olan yatırım amaçlı gayrimenkuller için de geçerlidir.

Görüş birliği

5. Amortismana tabi olmayan bir varlığın TMS 16.31’e göre yeniden değerlenmesi sonucunda ortaya çıkan ertelenmiş vergi borcu veya varlığı, söz konusu varlığın defter değerinin ölçülmesinde kullanılan yöntem dikkate alınmaksızın, ilgili varlığın satılması durumunda geri kazanılacak tutarın defter değerinin vergisel sonuçları esas alınarak ölçülür. Dolayısıyla vergi kanunlarında, bir varlığın satılmasından kaynaklanan vergiye esas tutara uygulanmak üzere söz konusu varlığın kullanılmasından kaynaklanan vergiye esas tutara uygulanacak orandan farklı bir vergi oranının belirlenmiş olması durumunda, amortismana tabi olmayan varlığa ilişkin ertelenmiş vergi borcunun veya varlığının ölçülmesi işleminde söz konusu farklı oran kullanılır.

EK 6

TMS Yorum 25

Gelir Vergileri – İşletmenin veya Hissedarlarının Vergi Statüsündeki Değişiklikler

İlgili düzenlemeler

· TMS 8 Muhasebe Politikaları, Muhasebe Tahminlerinde Değişiklikler ve Hatalar

· TMS 12 Gelir Vergileri

Konu

1. İşletmenin veya hissedarlarının vergi statüsünde meydana gelen bir değişikliğin, ilgili işletmenin vergi borç veya varlıklarında artış veya azalış şeklinde bazı sonuçları olabilir. Bu durum, örneğin, işletmenin özkaynak araçlarının halka arzı veya özkaynaklarının yeniden yapılandırılması sırasında ortaya çıkabilir. Anılan durum, kontrolü elinde bulunduran hissedarın yabancı bir ülkeye yerleşmesi durumunda da meydana gelebilir. Bu tür bir olayın sonucunda, işletmenin farklı bir şekilde vergilendirilmesi söz konusu olabilir; örneğin işletme gelecekte farklı bir vergi oranına tabi olabilir ya da çeşitli vergi teşviklerini kaybedebilir veya kazanabilir.

2. İşletmenin veya hissedarlarının vergi statüsünde meydana gelen değişikliğin, ilgili işletmenin cari döneme ilişkin vergi borç veya varlıkları üzerinde ani bir etkisi olabilir. Vergi statüsünde meydana gelen söz konusu değişim, anılan değişimin ilgili işletme varlık ve yükümlülüklerinin defter değerlerinin geri kazanılması veya ödenmesinin vergisel sonuçları üzerindeki etkisine bağlı olarak, işletme tarafından muhasebeleştirilmiş bulunan ertelenmiş vergi borç veya varlıklarının artması veya azalmasına da sebep olabilir.

3. Konu; işletmenin veya hissedarlarının vergi statüsünde meydana gelen bir değişikliğin vergisel sonuçlarının işletme tarafından nasıl muhasebeleştirilmesi gerektiğidir.

Görüş birliği

4. İşletmenin veya hissedarlarının vergi statüsünde meydana gelen bir değişiklik, doğrudan özkaynaklarda muhasebeleştirilmiş bulunan tutarlarda artış veya azalışa yol açmaz. Vergi statüsünde meydana gelen değişikliğin dönem vergisi ve ertelenmiş vergi üzerindeki etkilerinin/sonuçlarının, aynı veya farklı bir dönemde, kayıtlarda yer alan özkaynak tutarına doğrudan borç veya alacak kaydı yapılmasıyla sonuçlanan işlem veya olaylarla ilişkili olmamaları durumunda, anılan sonuçlar/etkiler dönem kâr veya zararına dahil edilir. Aynı veya farklı bir dönemde, özkaynağın kayıtlarda yer alan tutarında meydana gelen değişikliklerden kaynaklanan (kâr veya zarara dahil edilmeyen) vergisel sonuçlar, özkaynağa doğrudan borç veya alacak kaydedilir.

EK 7

TMS Yorum 27

Yasal Açıdan Kiralama Görünümündeki İşlemlerin Özünün Değerlendirilmesi

(Değişik bölüm:RG-19/12/2017-30275 (Mükerrer)) İlgili düzenlemeler

• TMS 8 Muhasebe Politikaları, Muhasebe Tahminlerinde Değişiklikler ve Hatalar

• TMS 17 Kiralama İşlemleri

• TMS 37 Karşılıklar, Koşullu Borçlar ve Koşullu Varlıklar

• TFRS 4 Sigorta Sözleşmeleri

• TFRS 9 Finansal Araçlar

• TFRS 15 Müşteri Sözleşmelerinden Hasılat

Konu

1. Bir işletme kendisiyle ilişkili olmayan taraf veya taraflarla (yatırımcı), yasal açıdan kiralama görünümündeki bir işlem veya çok sayıda yapılandırılmış işlem (anlaşma) gerçekleştirebilir. Örneğin, işletme aktiflerini bir yatırımcıya kiralayabilir ve aynı aktifleri geri kiralayabilir veya bunun yerine, aktiflerini yasal olarak satar ve hemen ardından aynı aktifleri geri kiralar. Her bir anlaşmanın şekli, hüküm ve koşulları birbirinden önemli düzeyde farklılık gösterebilir. Kiralama ve geri kiralama örneğinde, yapılan anlaşma, ilgili aktiflerin kullanım hakkının devredilmesi amacıyla değil, yatırımcıya, ücret olarak işletmeyle paylaşılan bir vergi avantajı sağlanması amacıyla tasarlanmış olabilir.

2. Yatırımcı ile yapılan anlaşmanın yasal açıdan kiralama görünümde olması durumunda, konular;

(a) İşlem gruplarının birbiriyle ilişkilendirilmiş olup olmadığına ve dolayısıyla tek bir işlem olarak muhasebeleştirilmelerinin gerekip gerekmediğine nasıl karar verileceği;

(b) İlgili anlaşmanın TMS 17’de yer alan kiralama tanımını karşılayıp karşılamadığı, karşılamaması durumunda;

(i) Ayrı bir yatırım hesabının ve olası kira ödeme yükümlülüklerinin işletmenin varlık ve borçları olarak gösterilip gösterilmediği (bakınız: Ek A[1] Paragraf A2(a)’da yer alan örnek)

(ii) İşletmenin anlaşmadan kaynaklanan diğer yükümlülükleri nasıl muhasebeleştirmesi gerektiği; ve

(iii) İşletmenin yatırımcıdan elde etmesi olası bulunan ücreti nasıl muhasebeleştirmesi gerektiğidir.

Görüş birliği

3. Yasal açıdan kiralama görünümünde olan işlemler grubu, ilgili işlem grubu bir bütün olarak değerlendirilmedikçe nihai ekonomik etkinin anlaşılamadığı durumlarda birbiriyle bağlantılı olarak nitelendirilir ve tek bir işlem olarak muhasebeleştirilir. Örneğin, birbirleri ile yakından ilişkili bulunan, tek bir işlem gibi müzakere edilen ve aynı zamanda veya birbirini izleyen bir sırada gerçekleştirilen işlem grupları açısından durum bu şekildedir (Ek A bu Yorumun uygulanmasını gösteren örnekleri içerir).

4. Muhasebe kaydı, yapılan anlaşmanın özünü yansıtır. Anlaşmanın özünün tespiti sırasında, ilgili özellik ve içeriklerden ekonomik etkiye sahip olanlara daha fazla ağırlık verilmek suretiyle, yapılan anlaşmanın her türlü özellik ve içeriği göz önünde bulundurulur.

5. TMS 17, bir anlaşmanın özünün, varlığa ilişkin kullanım hakkının kararlaştırılan bir süre için devredilmesini içerdiği durumlara uygulanır. Bir anlaşmanın, özünde, TMS 17 kapsamında bir kiralama işlemi olmayabileceğini tek başına ifade eden göstergeler şunlardır (Ek B bu Yorumun uygulanmasını gösteren örnekleri içerir):

(a) İşletme anlaşma konusu varlığın mülkiyetinden kaynaklanan risk ve yararların tamamını elinde bulundurmakta ve anlaşma öncesinde varlığa ilişkin sahip olduğu kullanım haklarının neredeyse tamamına sahip bulunmaktadır;

(b) Anlaşmanın öncelikli amacı, ilgili varlığın kullanım hakkının devredilmesi değil belirli bir vergisel sonuç sağlanmasıdır; ve

(c) Anlaşma, kullanılması neredeyse kesin bir opsiyon içermektedir (örneğin kullanılabilir duruma geldiğinde, beklenen gerçeğe uygun değerinden yeterince yüksek bir fiyattan kullanılabilecek olan bir satış opsiyonu)

6. Kavramsal Çerçeve‘nin 49-64 üncü Paragraflarında yer alan tanım ve yönlendirmeler, ayrı bir yatırım hesabı ve kira ödeme yükümlülüğünün, özünde işletme varlık ve yükümlülüklerini gösterip göstermediğinin belirlenmesinde kullanılır. Ayrı bir yatırım hesabı ve kira ödeme yükümlülüğünün, özünde, varlık ve borç tanımını karşılamadığını ve işletme tarafından muhasebeleştirilmemesi gerektiğini bir bütün olarak gösteren unsurlar şunlardır:

(a) İşletme ilgili yatırım hesabını kendi amaçları için kullanma imkanına sahip değildir ve kira bedellerini ödemekle de yükümlü bulunmamaktadır. Bu durum, örneğin, yatırımcıyı korumak amacıyla ayrı bir yatırım hesabına yatırılmış ve yalnızca yatırımcı tarafından kullanılabilen peşin bir ödemenin bulunduğu, yatırımcının kira yükümlülüğüne ilişkin ödemelerin yatırım hesabındaki fonlardan yapılmasını kabul ettiği ve işletmenin anılan yatırım hesabından yatırımcıya ödemede bulunmaktan kaçınma imkanının bulunmadığı durumlarda söz konusu olur;

(b) İşletme, yalnızca, yatırımcıdan aldığı ücretin tamamını geri ödeme ve olası bir ek ödemede daha bulunma veya herhangi bir ücret alınmamış olması durumunda, diğer yükümlülükler (örneğin garanti) çerçevesinde bir ödemede bulunma konularında gerçekleşme olasılığı düşük olan bir risk taşımaktadır. Örneğin ilgili anlaşma hükümlerinde, peşin ödenen tutarların kira ödeme yükümlülüklerinin yerine getirilmesi için yeterli düzeyde nakit akışı sağlayacağı tahmin edilen risksiz varlıklara yatırılmasının şart koşulduğu durumlarda, yalnızca gerçekleşme olasılığı düşük olan bir ödeme riski bulunduğundan söz edilir; ve

(c) Anlaşmanın başlangıcında meydana gelen nakit akışları dışında ilgili anlaşma çerçevesinde oluşması beklenen nakit akışları, sadece, tamamı ilk baştaki nakit akışlarından oluşturulan ayrı bir yatırım hesabında yer alan fonlardan karşılanan kira ödemeleridir.

7. (Değişik:RG-19/12/2017-30275 (Mükerrer)) Sağlanan garantiler ve anlaşmanın feshi nedeniyle oluşan mükellefiyetler de dâhil olmak üzere anlaşmadan kaynaklanan diğer mükellefiyetler, şartlarına bağlı olarak TMS 37, TFRS 4 veya TFRS 9’a göre muhasebeleştirilir.

8. (Değişik cümle:RG-16/12/2017-30272 (Mükerrer)) TFRS 15’te yer alan hükümler, işletmenin elde etme olasılığı bulunduğu ücretin ne zaman gelir olarak finansal tablolara alınması gerektiğinin belirlenmesi amacıyla her bir anlaşmaya ilişkin durum ve şartlar için uygulanır. Ücrete hak kazanılması için gelecekteki performansa yönelik önemli yükümlülüklerin bulunması şeklinde bir devam eden ilginin bulunup bulunmadığı veya elde bulundurmaya devam edilen bir riskin olup olmadığı, her türlü garanti anlaşmasına ilişkin koşullar ve ücretin geri ödenme riski gibi faktörler dikkate alınır. Ücretin anlaşmanın başında elde edilmesi durumunda, elde edilen tutarın tamamının elde edildiği anda gelir olarak muhasebeleştirilmesinin uygun olmayacağını tek başına gösteren belirtiler aşağıdaki gibidir:

(a) Ücrete hak kazanılması için belirli faaliyetlerin yerine getirilmesi veya belirli faaliyetlerden kaçınılmasına yönelik yükümlülükler bulunmaktadır ve dolayısıyla, yasal olarak bağlayıcı olan bir anlaşmanın yapılması anılan anlaşmanın zorunlu kıldığı en önemli husus değildir;

(b) Anlaşma konusu varlık üzerine, anılan varlığın işletme tarafından kullanılması (örneğin, tüketilmesi, satışı veya teminat olarak gösterilmesi) hakkını sınırlayan ve önemli ölçüde değiştiren çeşitli kısıtlamalar konulmuş olması;

(c) Ücretin geri ödenmesi ve belli bir miktar ek ödemede bulunulması olasılıklarının düşük olmaması. Anılan husus örneğin aşağıdaki durumlarda söz konusu olur;

(i) Anlaşma konusu varlık, işletmenin ticari faaliyetini yürütmesi açısından gerekli mahiyette bulunan özellikli bir varlık değildir; ve dolayısıyla işletmenin anlaşmayı erken feshetmek için ödemede bulunma olasılığı vardır; veya

(ii) İşletme, anlaşma koşulları gereğince az riskli varlıklardan daha fazla risk taşıyan varlıklara peşinen yatırım yapmak zorundadır veya bu konuda kendisine kısmen veya tamamen takdir hakkı verilmiştir (örneğin, döviz, faiz oranı veya kredi riski). Anılan durumlarda, yatırımın değerinin kira yükümlülüğünü karşılamada yetersiz kalması olasılığı az değildir ve dolayısıyla işletmenin belli bir miktar ödeme yapma olasılığı bulunmaktadır.

9. Ücret, (Değişik ibare:RG-13/8/2008-26966) kapsamlı (Değişik ibare:RG-13/8/2008-26966) kâr veya zararnda ekonomik özü ve niteliği esas alınarak sunulur.

Açıklamalar

10. İlgili anlaşmanın ve uygulanan muhasebe yönteminin anlaşılması için gerekli olan uygun açıklamaların yapılması açısından, özü itibariyle TMS 17 uyarınca kiralama sayılan işlemleri içermeyen anlaşmanın tüm yönleri göz önünde bulundurulur. İşletme, bir anlaşmanın mevcut olduğu her bir dönemde aşağıdakileri kamuoyuna açıklar:

(a) İlgili anlaşmanın aşağıdakilere yer verilen tanımı:

(i) Anlaşma konusu varlık ve anılan varlığın kullanımına ilişkin sınırlamalar;

(ii) Anlaşmanın süresi ve diğer önemli koşulları;

(iii) Sunulan her türlü opsiyon da dahil olmak üzere, birbirine bağlı işlemler; ve

(b) Alınan herhangi bir ücrete ilişkin olarak uygulanan muhasebeleştirme yöntemi, dönem içerisinde gelir olarak muhasebeleştirilen tutar ve (Değişik ibare:RG-13/8/2008-26966) kapsamlı (Değişik ibare:RG-13/8/2008-26966) kâr veya zararnda dahil edildiği kalem.

11. Bu Yorumun 10 uncu Paragrafı çerçevesinde yapılması gereken açıklamalar her bir anlaşma için ayrı ayrı veya her bir anlaşma sınıfı için topluca yapılır. Benzer nitelikteki varlıkları (örneğin elektrik santralleri) konu alan anlaşmalar bir varlık sınıfı oluşturur.

(Ek bölüm:RG-16/12/2017-30272 (Mükerrer)) (Değişik bölüm:RG-19/12/2017-30275 (Mükerrer)) Yürürlük tarihi

TFRS 9 (2017 Sürümü), 7’nci paragrafı değiştirmiştir. TFRS 9 uygulandığında söz konusu değişiklik de uygulanır.

TFRS 15 Müşteri Sözleşmelerinden Hasılat, “İlgili düzenlemeler” bölümü ve 8’inci paragrafı değiştirmiştir. TFRS 15 uygulandığında söz konusu değişiklikler de uygulanır.

EK 8

(Mülga:RG-15/1/2019-30656 Mükerrer)(…)

EK 9

TMS Yorum 31

Hasılat - Reklam Hizmetleri İçeren Takas (Barter) İşlemleri

İlgili düzenlemeler

· TMS 8 Muhasebe Politikaları, Muhasebe Tahminlerinde Değişiklikler ve Hatalar

· TMS 18 Hasılat

Konu

1. Bir işletme (satıcı), müşterisinden (müşteri) reklam hizmeti alması karşılığında reklam hizmeti vermeye yönelik bir takas (barter) işlemine girebilir. Reklamlar internet veya ilan sitelerinde gösterilebilir, televizyon veya radyoda yayınlanabilir, dergi veya gazetelerde basılabilir veya başka bir organ aracılığıyla sunulabilir.

2. Bazı durumlarda, işletmeler arasında herhangi bir nakit veya diğer tür bir bedelin değişimi söz konusu olmaz. Diğer bazı durumlarda ise, eşit veya eşite yakın tutarda bir nakit veya diğer başka bir bedel işletmeler arasında el değiştirir.

3. Reklam hizmetleri olağan faaliyetleri içerisinde yer alan bir satıcı, reklam hizmetini içeren takas işleminden elde ettiği hasılatı, diğer koşulların yanı sıra, her iki tarafın karşılıklı olarak verdikleri hizmetlerin birbirlerinden farklı nitelikte olduğu (TMS 18.12) ve hasılat tutarının güvenilir olarak ölçülebildiği durumlarda (TMS 18.20 (a)) TMS 18’e göre muhasebeleştirir. Bu Yorum, sadece, tarafların birbirlerine farklı nitelikte reklam hizmeti verdiği işlemler için uygulanır. Karşılıklı olarak benzer nitelikte reklam hizmetlerinin verildiği işlemler TMS 18’e göre hasılat yaratıcı bir işlem değildir.

4. Konu; hasılatın satıcı tarafından, takas işlemi çerçevesinde elde edilen veya sunulan reklam hizmetinin gerçeğe uygun değeri üzerinden hangi durumlarda güvenilir olarak ölçülebileceğidir.

Görüş birliği

5. Reklam içeren bir takas işlemine ilişkin hasılat, elde edilen reklam hizmetlerinin gerçeğe uygun değeri üzerinden güvenilir olarak ölçülemez. Ancak satıcının sözü edilen hasılatı, yalnızca, aşağıdaki niteliklere sahip takas dışı işlemleri referans almak suretiyle, takas işleminde kendisinin sunduğu reklam hizmetlerinin gerçeğe uygun değerinden güvenilir olarak ölçmesi mümkündür:

(a) Takas işlemindeki reklamla benzer nitelikte bir reklam hizmeti içeren;

(b) Sık gerçekleşen;

(c) Takas işlemindeki reklamla benzer nitelikte bir reklam hizmeti verilmesini içeren işlemlerin tamamıyla karşılaştırıldığında hakim sayıda işlem ve tutarı temsil eden;

(d) Gerçeğe uygun değeri güvenilir olarak ölçülebilen nakit ve/veya diğer tür bir bedel (örneğin pazarlanabilir menkul kıymetler, parasal olmayan varlıklar ve diğer hizmetler) içeren; ve

(e) Takas işlemi ile aynı karşı tarafı içermeyen.

EK 10

(Mülga:RG-15/1/2019-30656 Mükerrer) (…)

(1) 13/8/2008 tarihli ve 26966 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan TÜRKİYE MUHASEBE STANDARTLARI YORUMLARI HAKKINDA TEBLİĞDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA İLİŞKİN TEBLİĞ (SIRA NO: 102) ve TÜRKİYE FİNANSAL RAPORLAMA STANDARTLARI, TÜRKİYE MUHASEBE STANDARTLARI, TÜRKİYE FİNANSAL RAPORLAMA STANDARTLARI YORUMLARI VE TÜRKİYE MUHASEBE STANDARTLARI YORUMLARI HAKKINDA BAZI TEBLİĞLERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA İLİŞKİN TEBLİĞ (SIRA NO: 71) ile yapılan değişiklikler 31/12/2007 tarihinden sonra başlayan hesap dönemleri için geçerli olmak üzere, yayımlandığı tarihte yürürlüğe girer.

(2) 28/10/2011 tarihli 28098 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan “Diğer İşletmelerdeki Paylara İlişkin Açıklamalarla İlgili Türkiye Finansal Raporlama Standardı (TFRS 12) Hakkında Tebliğ Sıra No: 218” in bu Tebliğ ile ilgili hükümleri aşağıdadır.

“---

Metni elimizde olmayan 6 değişiklik kaydı

Bu kayıtlar metin içindeki değişiklik notlarından derlendi. Karşılaştırılacak hâl elimizde yok: belgenin konsolide metninin en eski kopyası 15 Ocak 2019 tarihli, bundan öncesi için metnin o günkü hâli hiçbir arşivde bulunmuyor.

  • Yürürlükten kaldırıldı Madde 7 Kaynak belirtilmemiş
  • Yürürlükten kaldırıldı Madde 7 Kaynak belirtilmemiş
  • Değiştirildi Madde 7 (ibare) Kaynak belirtilmemiş
  • Değiştirildi Madde 7 (ibare) Kaynak belirtilmemiş
  • Değiştirildi Madde 7 (ibare) Kaynak belirtilmemiş
  • Değiştirildi Madde 7 (ibare) Kaynak belirtilmemiş