İçeriğe geç
Yürürlükte Temel kanun 13. hâli

Emlak Vergisi Kanunu (EVK)

Kanun numarası
1319
Kabul tarihi
29.07.1970
Resmî Gazete
11.08.1970 / 13576
Düstur
5. tertip, cilt 9
Son değişiklik
04.12.2025
Madde sayısı
63

Geçici Madde 19 geçmişi

Metin 1 kez değişmiş, toplam 3 değişiklik kaydı var.

Bugünkü metni

Geçici Madde 19- (Ek: 8/1/2002-4736/4 md.)

8 inci maddenin birinci fıkrası ile 18 inci madde hükümlerine göre, büyük şehir belediye sınırları ve mücavir alanlar içinde uygulanan artırımlı vergi oranı, Adapazarı Büyük Şehir Belediye sınırları ve mücavir alarlar içinde 2002 ila 2005 yıllarında uygulanmaz. 10.7.2004 tarihli ve 5216 sayılı Kanunun 23 üncü maddesinin (b) fıkrasına göre Adapazarı Büyük Şehir Belediyesine ayrılacak payın oranı, 2002 ila 2005 yıllarında % 5 olarak uygulanır.[49][50]

Metnin değiştiği tarihler

  1. 4 Aralık 2025

    Bu tarihe bağlanmış bir değişiklik kaydı bulunamadı; fark doğrudan iki hâlin metninden çıkarıldı.

    4 Şubat 2024 tarihli hâli
    Geçici Madde 19- (Ek: 8/1/2002-4736/4 md.) 8 inci maddenin birinci fıkrası ile 18 inci madde hükümlerine göre, büyük şehir belediye sınırları ve mücavir alanlar içinde uygulanan artırımlı vergi oranı, Adapazarı Büyük Şehir Belediye sınırları ve mücavir alarlar içinde 2002 ila 2005 yıllarında uygulanmaz. 10.7.2004 tarihli ve 5216 sayılı Kanunun 23 üncü maddesinin (b) fıkrasına göre Adapazarı Büyük
    4 Aralık 2025 tarihli hâli
    Geçici Madde 19- (Ek: 8/1/2002-4736/4 md.) 8 inci maddenin birinci fıkrası ile 18 inci madde hükümlerine göre, büyük şehir belediye sınırları ve mücavir alanlar içinde uygulanan artırımlı vergi oranı, Adapazarı Büyük Şehir Belediye sınırları ve mücavir alarlar içinde 2002 ila 2005 yıllarında uygulanmaz. 10.7.2004 tarihli ve 5216 sayılı Kanunun 23 üncü maddesinin (b) fıkrasına göre Adapazarı Büyük Şehir Belediyesine ayrılacak payın oranı, 2002 ila 2005 yıllarında % 5 olarak uygulanır.
Metni elimizde olmayan 3 değişiklik kaydı

Bu kayıtlar metin içindeki değişiklik notlarından derlendi. Karşılaştırılacak hâl elimizde yok: belgenin konsolide metninin en eski kopyası 25 Nisan 2013 tarihli, bundan öncesi için metnin o günkü hâli hiçbir arşivde bulunmuyor.

  • Değiştirildi Geçici Madde 19 (madde) 5281 sayılı Kanun, md. 43
    Eski ifade
    27.6.1984 tarihli ve 3030 sayılı Kanunun 18 inci
    Yeni ifade
    10.7.2004 tarihli ve 5216 sayılı Kanunun 23 üncü
    Değişikliğin gerekçesi

    - Maddenin (1) numaralı fıkrasında yapılan değişiklikler 6183 sayılı Amme Alacalarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunda yer alan bazı hadlerin günün ekonomik koşulları dikkate alınarak yeniden belirlenmesine yöneliktir.

    (1) numaralı fıkranın (a) bendi ile 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 99 uncu maddesinde ibare değişikliği yapılmaktadır. Söz konusu maddede haciz yoluyla satışı yapılan bir gayrimenkule ilişkin ihalenin feshine yönelik açılan davada duruşma talep edebilme şartlarından biri olarak satışa konu gayrimenkülun belli bir değeri aşması şartı da aranılmaktadır. Bu değer Kanunun kabul edildiği 1953 yılından itibaren iki bin lira olarak günümüze kadar uygulana gelmiştir.

    Ancak, günümüz ekonomik şartları ve Yeni Türk Lirasına geçiş süreci nedenleriyle ihalenin feshine yönelik açılan davada duruşma yapılabilmesi için aranılan şartlardan biri olarak gayrimenkulün değerinin arttırılması gereği doğmuştur. Bu amaçla açılan davalarda duruşma yapılabilmesi için ihale edilen malın değeri 50 bin Yeni Türk Lirası olarak belirlenmiştir.

    (1) numaralı fıkranın (b) bendi ile de 6183 sayılı Kanunun 114 üncü maddesinde ibare değişikliği yapılmaktadır. Yapılan bu yeni düzenleme ile amme borçlusunun süresinde ödemediği amme alacağının takibi amacıyla düzenlenen ve amme borçlusuna tebliğ edilen ödeme emrinin gereği olarak amme borçlusunun bazı bilgileri bildirmemesi halinde adli mahkemelerde açılan dava sonucunda verilebilecek cezalardan biri olan hafif para cezası hem tutar hem de tür olarak güncellenmektedir.

    Yapılan bu düzenleme sonucunda hem mahkemece verilebilecek para cezası adli para cezası ismini alarak 5237 sayılı Türk Ceza Kanununa paralellik sağlanmakta hem de Yeni Türk Lirasına geçişte bu para cezasının tutarı uyumlu hale getirilmektedir. Bu itibarla, 100 liraya kadar olan hafif para cezası 100 Yeni Türk Lirası adli para cezası şeklinde değiştirilmektedir.

    Maddenin (2) numaralı fıkrası ile Damga Vergisi Kanununda yer alan azami had Yeni Türk Lirasına uyumda dikkate alınarak günün şartlarına uygun hale getirilmiştir.

    Maddenin (3) numaralı fıkrası ile 492 sayılı Harçlar Kanununda yer alan bazı tutarlar Yeni Türk Lirası uygulamalarına uyum sağlamak amacıyla günün ekonomik şartlarına uygun olarak yeniden tespit edilmiş ve harçların ödenmesinde harç pulu kullanımı kaldırılarak harçların makbuz karşılığı tahsili hususunda gereken düzenlemeler yapılmıştır.

    Maddenin (4) numaralı fıkrasında yer alan ibare değişiklikleri ile Emlak Vergisi kanununda yer alan bir tutar Yeni Türk lirası olarak yeniden belirlenirken 3030 sayılı Büyükşehir Belediyelerinin Yönetimi Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabulü Hakkında Kanunun yürürlükten kaldırılması ve 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanununun yürürlüğe girmesi nedeniyle ibare değişiklikleri yapılmaktadır.

    Maddenin (5) (6) ve (7) numaralı fıkraları ile 3030 sayılı Büyükşehir Belediyelerinin Yönetimi Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabulü Hakkında Kanunun yürürlükten kaldırılması ve 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanununun yürürlüğe girmesine paralel olarak Özel Tüketim Vergisi Kanunu, Gider Vergileri Kanunu ve Belediyelere ve İl Özel İdarelerine Genel Bütçe Vergi Gelirlerinden Pay Verilmesi Hakkında Kanunda ibare değişiklikleri yapılmaktadır. Ayrıca (6) numaralı fıkrada yapılan bir diğer düzenleme ile Türkiye'de görev sözleşmesi uyarınca ulusal egemenlik kapsamında uydu yörünge pozisyonlarının hakları, yönetimi ve işletilmesi yetkisine sahip olan ve yüzde yüz kamu sermayeli olarak 4.2.1924 tarihli ve 406 sayılı Kanuna 16.6.2004 tarih ve 5189 sayılı Kanunla eklenen Ek 33 üncü madde hükmü uyarınca kurulan Türksat Uydu Haberleşme ve İşletme Anonim Şirketi'nin bu kapsamda verdiği hizmetler özel iletişim vergisinden istisna edilmektedir.

    Maddenin (8) numaralı fıkrasında (b) bendiyle yapılan ibare değişikliği ile mükellefin kendisi, eşi ve küçük çocuklarına ilişkin olarak yapılan eğitim ve sağlık harcamaları nedeniyle gelir vergisi beyannamesinde beyan edilen gelirlerden indirim olarak dikkate alınabilecek azami tutar söz konusu fıkrada belirtilen şartlarla "beyan edilen gelirin % 5'inden" "beyan edilen gelirin % 10'una" çıkarılmaktadır. Fıkranın (c) ve (d) bentleriyle yapılan değişiklikle menkul sermaye iratlarına ilişkin yeni sistemin yürürlüğe gireceği tarihe kadar, halen uygulanmakta olan geçici maddelerin süresi uzatılmaktadır.

    Fıkranın (a) bendiyle yapılan değişiklik damga pulu kullanımının kaldırılmasına paralel bir ibare değişikliğidir.

    Maddenin (9) numaralı fıkrasında yapılan ibare değişikliği ile 2.6.1934 tarihli ve 2489 sayılı Kefalet Kanununun 2 nci maddesinde yer alan tutarlar günün ekonomik koşulları da dikkate alınarak 1500 gösterge rakamının memur aylık katsayısı ile çarpımı sonucu bulunacak tutar olarak yeniden belirlenmektedir.

    Maddenin (10) numaralı fıkrası ile Noterlerin değerli kağıt bedeli tahsil etmeleri konusunda 1512 sayılı Noterlik Kanununda değişiklikler yapılmaktadır.

    Maddenin (11) numaralı fıkrası ile 3100 sayılı Katma Değer Vergisi Mükelleflerinin Ödeme Kaydedici Cihazları Kullanmaları Mecburiyeti Hakkında Kanunun 7 nci maddesinde yapılan değişiklikle, basit usulde vergilendirilen gelir vergisi mükelleflerinin, yeni ödeme kaydedici cihaz almaları halinde bunların bedellerini vergiye tabi kazançlarının tespitinde indirim konusu yapmalarına imkân sağlanmaktadır.

    Maddenin (12) numaralı fıkrası ile 20.6.2001 tarihli ve 4684 sayılı Kanunun geçici 3 üncü maddesinin (a) bendinde ifadenin iyileştirilmesi yönünde bir değişiklik yapılmıştır. (13) numaralı fıkra bendi ile Veraset ve İntikal Vergisi Kanununun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının bent sıralamasında oluşan mükerrerlik giderilmekte ve Medeni Kanuna yapılan bir atfa ilişkin düzeltme yapılmaktadır.

    Maddenin (14) numaralı fıkrasının (a) bendinde yapılan değişiklik ile Katma Değer Vergisi Kanununun 17 nci maddesinin (2) numaralı fıkrasının (d) bendinde yer alan yönetmelik ibaresi metinden çıkartılmakta, Maliye Bakanlığı istisnaya ilişkin usul ve esasları çıkaracağı tebliğ ile belirleme imkânı tanınmaktadır. Maddenin (14) numaralı fıkrasının (b) bendinde yapılan değişiklik ile ise Katma Değer Vergisi Kanununun geçici 21 inci maddesinde yer alan istisna hükmü 31.12.2006 tarihine kadar uzatılmaktadır.

    Maddenin (15) numaralı fıkrasında yer alan düzenleme bu Kanunun 33 üncü maddesi uyarınca Katma Değer Vergisi Kanununun geçici 22 nci maddesinde yapılan değişikliğin sonucu olarak yapılmaktadır. Yapılan değişiklik ile 5255 sayılı Kanunun geçici l inci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan "Katma Değer Vergisi dahil" ibaresi fıkra metninden çıkartılmaktadır.

  • Bu maddede yer alan “% 5” pay oranının, 2003 yılı sonuna kadar “% 4,5” olarak uygulanması ile ilgili olarak, 31/7/2003 tarihli ve 4969 sayılı Kanunun Geçici 3 üncü maddesine bakınız.

  • Değişikliğin gerekçesi

    – (A) fıkrası ile; bina vergisi oranına ilişkin Emlak Vergisi Kanununun 8 inci maddesinin birinci fıkrası yeniden düzenlenmektedir.

    Büyükşehir belediyelerinin devamlı göç alması, büyükşehir belediyelerinin sürekli alt yapı yatırımı yapmalarını gerekli kılmaktadır. Büyükşehir belediyelerinin gerek alt yapı yatırımlarını sürdürmeleri, gerekse büyükşehirlerde yaşamın gerektirdiği diğer ihtiyaçlar gözönüne alındığında, büyükşehir belediyelerinin finansman ihtiyacı açık bir şekilde ortaya çıkmaktadır.

    Büyükşehir belediyelerinin ortaya çıkan gelir ihtiyaçlarının büyükşehir belediye sınırları içinde oturanlardan karşılanması, sosyal adalete daha uygun düşmektedir.

    Bu amaçla büyükşehir belediye sınırları ve mücavir alan içinde bulunan bina vergisi oranlarının % 100 artırımlı uygulanması ve bu suretle fazla tahsil edilen verginin büyükşehir belediyelerine aktarılması öngörülmektedir.

    Buna göre, büyükşehir belediye ve mücavir alan sınırları içinde bulunan belediyeler, meskenlerden binde 2, diğer binalardan ise binde 4 oranında emlak vergisi tahsil edeceklerdir.

    (B) fıkrası ile; arazi vergisi oranına ilişkin Emlak Vergisi Kanununun 18 inci maddesi yeniden düzenlenmektedir.

    Yapılan düzenleme ile büyükşehir belediye ve mücavir alan sınırları içinde, arazi ve arsaya ilişkin vergi oranlarının % 100 artırımlı uygulanması öngörülmektedir.

    Buna göre, büyükşehir belediye sınırları ve mücavir alanlar içinde halen binde 1 olarak uygulanan arazi vergisi oranı binde 2, binde 3 olarak uygulanan arsa vergisi oranı ise binde 6 olarak uygulanacaktır.

    (C) fıkrası ile; belediyeler tarafından tahsil olunan emlak vergisinden il özel idarelerine ve büyükşehir belediyelerine verilecek payların miktarı ile bu payların aktarılmasına ilişkin hususlar düzenlenmektedir.

    Halen uygulanan madde hükmüne göre, tüm belediyelerce tahsil olunan emlak vergisinin % 15’i il özel idareleri payı olarak ayrılmaktadır. 3030 sayılı Kanunun uygulandığı büyükşehirlerde ise il özel idareler payı ayrıldıktan sonra kalan miktarın % 20’si büyükşehir payı olarak ayrıca ayrılmakta ve tahsilâtı takip eden ayın sonuna kadar ilgili il özel idarelerine ve büyükşehir belediyelerine ödenmektedir.

    Yeniden düzenlenen maddeye göre, 3030 sayılı Kanunun uygulandığı büyükşehir belediye sınırları ve mücavir alanlar içinde tahsil edilen bina, arsa ve arazi vergisi tutarının yarısı büyükşehir belediyesi payı, bu pay ayrıldıktan sonra kalan tutarın yüzde 15’i il özel idareler payı olarak ayrılacaktır. İl özel idareler payının hesaplanmasına esas olan tutardan il özel idareler payının düşülmesinden sonra kalan kısmın % 20’si oranında büyükşehir belediyesine ayrıca pay verilecektir.

    3030 sayılı Kanunun uygulandığı büyükşehir belediyesi dışında kalan belediyelerde ise, tahsil edilen bina ve arazi vergilerinin % 15’i daha önce olduğu gibi ilgili il özel idareler payı olarak ayrılacaktır.

    Belediyeler bu suretle ayırmış oldukları il özel idarelerine ve büyükşehir belediyelerine ait payları tahsilâtı takip eden ayın yedinci günü akşamına kadar ilgili il özel idarelerine ve büyükşehir belediyelerine bir bildirimle beyan edecekler ve aynı süre içinde ödeyeceklerdir.

    Belediyeler tahsil ettikleri emlak vergisinden il özel idarelerine ve büyükşehir belediyelerine ayırdıkları payları süresi içinde ödememeleri halinde, 6183 sayılı Âmme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre, il özel idarelerine ve büyükşehir belediyelerine gecikme zammı ödeyeceklerdir.

    Ayrıca, söz konusu payların il özel idarelerine ve büyükşehir belediyelerine tam ve zamanında yatırılmasından belediye başkanları sorumlu olacaklardır. Bu yükümlülüğe uymayanlar adına ilgili özel idareler ve büyükşehir belediyeleri tarafından ödenmeyen payların % 10’u kadar ceza kesilecek ve bu ceza ilgililerden 6183 sayılı Kanun hükümleri uyarınca müşterek ve müteselsil sorumluluk esasına göre tahsil edilecektir.

    (D) fıkrası ile; Emlak Vergisi Kanununa geçici bir madde eklenmektedir.

    Bilindiği gibi, 17 Ağustos 1999 tarihinde Sakarya İlinde deprem felaketi yaşanmıştır. Bu deprem, Sakarya’da ciddî boyutta tahribata ve zarara neden olmuştur. Bu durum dikkate alınarak, Emlak Vergisi Kanununun bu Kanunla değişik 8 inci maddesinin birinci fıkrası ile 18 inci maddesi hükümlerine göre büyükşehir belediye sınırları ve mücavir alanlar içinde uygulanacak artırımlı vergi oranlarının, 2002 ila 2005 yıllarında Sakarya Büyükşehir Belediye sınırları ve mücavir alanlarda uygulanmaması sağlanmaktadır.

    Bu suretle, Sakarya Büyükşehir Belediye sınırları ve mücavir alanlar içindeki belediyelere mükellefler 2002 ila 2005 yıllarında normal oranda bina ve arazi vergisi ödeyeceklerdir.