Noterlik Kanunu (NK)
- Kanun numarası
- 1512
- Kabul tarihi
- 18.01.1972
- Resmî Gazete
- 05.02.1972 / 14090
- Düstur
- 5. tertip, cilt 11
- Son değişiklik
- 16.04.2027
- Madde sayısı
- 232
Metin içindeki değişiklik notlarından ve dipnotlardan derlenmiştir. Toplam 109 kayıt.
-
16 Nisan 2027 Henüz yürürlükte değil
-
Anayasa Mahkemesinin 26/3/2026 tarihli ve E.:2025/18; K.:2026/66 sayılı Kararı ile bu madde iptal edilmiştir. Kararın Resmî Gazete’de yayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonra (16/4/2027) yürürlüğe gireceği hüküm altına alınmıştır.
-
-
6 Nisan 2027 Henüz yürürlükte değil
-
Anayasa Mahkemesinin 16/4/2026 tarihli ve E.: 2026/86, K.: 2026/76 sayılı Kararı ile bu maddenin birinci ve ikinci fıkraları iptal edilmiştir. Bu Kararın Resmî Gazete’de yayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonra (6/4/2027) yürürlüğe gireceği hüküm altına alınmıştır.
-
-
16 Temmuz 2026
-
Değişikliğin gerekçesi
Maddeyle, 1512 sayılı Noterlik Kanununun 55 inci maddesi değiştirilmektedir.
Düzenlemeyle, noterlik evrak ve defterlerinin gizliliği korunarak, bunların mahkeme, sulh ceza hâkimliği, Cumhuriyet başsavcılığı ve soruşturmaya yetkili mercilere gönderilmesine ilişkin mevcut uygulamanın kolaylaştırılması sağlanmaktadır.
Maddenin birinci fıkrasında yapılan düzenleme uyarınca, noterlik evrak ve defterleri mahkeme, sulh ceza hâkimliği ve Cumhuriyet başsavcılıklarınca veya resmî daireler tarafından yahut konusu da belirtilmek suretiyle noterlikte soruşturmaya yetkili kılınan kimselerce incelenebilecektir.
Maddenin ikinci fıkrasına göre mahkeme, sulh ceza hâkimliği veya Cumhuriyet başsavcılığı tarafından, noterlik evrakının aslının istenmesi hâlinde; ilgili noter, evrakın bir örneğini çıkarıp aslına uygunluğunu onayladıktan sonra bu örneği aslının yerinde saklayarak, evrakın aslını talep eden mercie gönderecektir.
Maddenin üçüncü fıkrasına göre mahkeme, sulh ceza hâkimliği, Cumhuriyet başsavcılığı veya soruşturmaya yetkili kılınan resmî daire tarafından noterlik evrakının onaylı bir örneğinin istendiği durumlarda, noter tarafından evrakın aslı elektronik ortamda taranıp, güvenli elektronik imzayla imzalandıktan sonra onaylı örnek ilgili mercie elektronik ortamda gönderilecektir. Evrakın elektronik ortamda gönderilmesine imkân bulunmadığı durumlarda ise aslına uygunluğu onaylanan fiziki örneği ilgili mercie gönderilecektir.
Ayrıca, bu madde uyarınca yapılan işlemler için yevmiye numarası verilmeyeceği, posta masrafı ve yol masrafı hariç olmak üzere harç, vergi, değerli kâğıt ücreti dâhil herhangi bir ücret alınmayacağı hüküm altına alınmaktadır.
-
-
25 Aralık 2025
-
4 Haziran 2025
-
Değişikliğin gerekçesi
Maddeyle, 1512 sayılı Noterlik Kanununun 125 inci maddesi değiştirilmektedir.
Anayasa Mahkemesinin 5/11/2024 tarihli ve E: 2024/185, K: 2024/178 sayılı kararıyla, Kanunun 125 ve 126 ncı maddeleri iptal edilmiş ve kararın Resmî Gazete’de yayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonra yürürlüğe girmesine karar verilmiştir. Söz konusu iptal kararı, 17/12/2024 tarihli ve 32755 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır.
Anayasa Mahkemesi; Kanunun 125 ve 126 ncı maddelerinde disiplin cezası uygulanabilecek hâllerin sayılması ve disiplin cezalarının da gösterilmesine rağmen disiplin suç ve cezaları arasında yeterli bağlantının kurulamadığı, disiplin cezasını gerektiren eylemin gerçekleşmesi durumunda fiil ve hareketin niteliğine göre disiplin cezalarının verilmesinde bu ölçütün muhataplar açısından yeterli bir hukuki güvence sağlamadığı, işlenen disiplinsizlik eylemi ile tayin edilen disiplin cezası arasında adil bir dengenin gözetilmesini temin edecek gerekli ve yeterli mekanizmaların bulunmadığı, verilecek disiplin cezaları bakımından keyfi yorum ve uygulamalara karşı hukuki güvencenin sağlanamadığı gerekçeleriyle mevcut hükümlerin iptaline karar vermiştir.
Düzenlemeyle, Anayasa Mahkemesinin iptal kararının gerekçesi nazara alınarak madde değiştirilmektedir.
Buna göre noterlerin sıfat ve görevlerinin gereklerine uymayan hâl ve hareketlerde bulunduğunun tespit edilmesi üzerine, durumun niteliğine ve eylemin ağırlık derecesine göre 126 ncı maddede yazılı disiplinsizlik eylemleri ve disiplin cezaları kapsamında noterlere ceza verileceği hüküm altına alınmaktadır.
-
Değişikliğin gerekçesi
Maddeyle, 1512 sayılı Kanunun 126 ncı maddesi değiştirilmektedir.
Anayasa Mahkemesinin 5/11/2024 tarihli ve E:2024/185, K:2024/178 sayılı kararıyla, Kanunun 125 ve 126 ncı maddeleri iptal edilmiş ve kararın Resmî Gazete’de yayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonra yürürlüğe girmesine karar verilmiştir. Söz konusu iptal kararı, 17/12/2024 tarihli ve 32755 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır.
Anayasa Mahkemesi; Kanunun 125 ve 126 ncı maddelerinde disiplin cezası uygulanabilecek hâllerin sayılması ve disiplin cezalarının da gösterilmesine rağmen disiplin suç ve cezaları arasında yeterli bağlantının kurulamadığı, disiplin cezasını gerektiren eylemin gerçekleşmesi durumunda fiil ve hareketin niteliğine göre disiplin cezalarının verilmesinde bu ölçütün muhataplar açısından yeterli bir hukuki güvence sağlamadığı, işlenen disiplinsizlik eylemi ile tayin edilen disiplin cezası arasında adil bir dengenin gözetilmesini temin edecek gerekli ve yeterli mekanizmaların bulunmadığı, verilecek disiplin cezaları bakımından keyfi yorum ve uygulamalara karşı hukuki güvencenin sağlanamadığı gerekçeleriyle mevcut hükümlerin iptaline karar vermiştir.
Anayasa Mahkemesinin iptal kararının gerekçesi nazara alınarak maddede değişiklik yapılmaktadır.
Düzenlemeyle, disiplinsizlik olarak nitelenen eylemlere uygulanacak cezalar; uyarma, kınama, para cezası, geçici olarak işten çıkarma ve meslekten çıkarma olarak belirlenmekte ve bu cezaları gerektiren fiiller ayrı ayrı gösterilmektedir. Meslekten çıkarma hariç diğer disiplin cezalarında, nitelik ve ağırlık itibarıyla maddede belirtilen eylemlere benzer eylemlerde bulunma hâli de ilgili disiplin cezasını gerektiren eylem olarak tanımlanarak, bu tür eylemlerin cezasız kalmasının engellenmesi amaçlanmaktadır.
Yapılan düzenlemeyle, disiplinsizlik eylemi ile tayin edilen disiplin cezası arasında adil bir dengenin kurulması sağlanarak kanunilik ilkesinin gereği yerine getirilmektedir.
-
Değişikliğin gerekçesi
Teklifle 1512 sayılı Noterlik Kanununun 125 ve 126 ncı maddelerinde yapılması öngörülen düzenlemelere uyum sağlamak amacıyla Kanunun 157 nci maddesi yürürlükten kaldırılmaktadır.
-
Eski ifade
(B) bendiYeni ifadeikinci fıkrasının (l) bendiDeğişikliğin gerekçesi
Teklifle Kanunun 126 ncı maddesinde yapılması öngörülen düzenlemeye uyum sağlamak amacıyla maddede değişiklik yapılmaktadır.
-
-
21 Kasım 2024
-
Eski ifade
noterliğin bulunduğu yer valiliğiYeni ifadeherhangi bir il veya ilçenin en büyük mülki amiriDeğişikliğin gerekçesi
1512 sayılı Noterlik Kanununun mevcut 199 uncu maddesine göre yabancı memleketlere gönderilecek noterlik işlemlerinin altındaki mühür ve imzanın onanması işlemi noterin bulunduğu yer valiliğince yapılmakta iken madde ile teknolojik yenilikler ve e-devlet tarafından sunulan hizmetler de dikkate alınarak tüm valilik ve kaymakamlıklarca yapılabilmesine imkân sağlanmaktadır.
-
-
14 Kasım 2024
-
Değişikliğin gerekçesi
Maddeyle, 1512 sayılı Kanunun 118 inci maddesine fıkra eklenmektedir. Hükümle, noterliklerde yapılan işlemler sebebiyle ödenmesi gereken vergi, resim, harç ve değerli kâğıt bedelleri, noterlik ücretleri ile diğer işlem giderlerinin nakit olarak tahsil edilebilmesinin yanı sıra banka kartı, kredi kartı ve benzeri kartlar kullanılmak suretiyle tahsil edilebilmesine imkân tanınmaktadır.
-
Değişikliğin gerekçesi
Maddeyle, 1512 sayılı Kanunun 189 uncu maddesine fıkra eklenmektedir.
Düzenlemeyle, araç sicil ve tescil sisteminde yer alan bilgilerin kişi ve kurumlarla paylaşılması karşılığında sorgu veya dönen kayıt başına Türkiye Noterler Birliğince işlem katılım payı alınması sağlanmaktadır. Böylelikle hizmetin daha etkin ve sağlıklı verilebilmesi amaçlanmaktadır.
Belirtmek gerekir ki araç tescil sistemindeki verilere herkes ulaşamamaktadır. Bu veriler Türkiye Noterler Birliği tarafından Emniyet Genel Müdürlüğünün uygun görüşü alınarak yapılacak protokoller kapsamında paylaşılabilmektedir.
-
Eski ifade
yıl Mart ayındaYeni ifadetakvim yılı başından geçerli olmak üzereDeğişikliğin gerekçesi
Maddeyle, 1512 sayılı Kanunun 112 nci maddesinin dördüncü fıkrasında değişiklik yapılmaktadır. Hükümle, noterlik ücret tarifesinde gerekli görülecek değişikliklerin her yıl Mart ayı yerine, her takvim yılı başından geçerli olmak üzere yapılacağı hükme bağlanmaktadır.
-
14/11/2024 tarihli ve 7532 sayılı Kanunun 8 inci maddesiyle, bu fıkranın birinci cümlesine “yapılabilecek noterlik işlemleri” ibaresinden sonra gelmek üzere “, el yazısıyla imzalanarak hazırlanan ve güvenli elektronik imzayla Türkiye Noterler Birliğinin Bilişim Sistemine kaydedilen noterlik işlemleri” ibaresi eklenmiştir.
Değişikliğin gerekçesi
Maddeyle, 1512 sayılı Kanunun 198/A maddesinin ikinci fıkrasında değişiklik yapılmaktadır. Hükümle, el yazısıyla imzalanarak hazırlanan noterlik işlemlerinin güvenli elektronik imzayla bilişim sistemine kaydedilebilmesi ve bu işlemlerin kapsamının yönetmelikle belirlenebilmesi hususunda düzenlenme yapılmaktadır.
-
-
1 Temmuz 2022
-
Değişikliğin gerekçesi
Madde ile, 1512 sayılı Kanunun 27 nci maddesine fıkra eklenmektedir. Düzenlemeyle, iki defa yapılan ilana rağmen atama yapılamayan bir noterliğe; bulunduğu noterlikte üst sınıf veya aynı sınıf noterler arasından, bu sınıflardan isteklinin bulunmaması halinde, bir alt sınıf noterler arasından atama yapılabileceği ve fıkra kapsamında yapılacak atamalarda bulunduğu noterlikte bir yılını doldurmuş olma şartının aranacağı hükme bağlanmaktadır.
-
-
23 Haziran 2022
-
Değişikliğin gerekçesi
Maddeyle, 1512 sayılı Noterlik Kanununun 28 inci maddesi değiştirilmektedir.
Hükümle, boşalan veya açılan noterliklere yapılan atamalarda vazgeçmenin hangi süre içinde yapılacağı düzenlenmektedir. 1512 sayılı Kanunun 22 ve 27 nci maddelerinde, ilan tarihinden itibaren bir ay içinde atama için başvurulacağı düzenlenmiştir. Değişiklikle, boşalan veya açılan noterliklere atama başvurusunun yapılması, düşünülüyorsa aynı süre içinde vazgeçme talebinde de bulunulması gerektiği hükme bağlanmaktadır. İlandan itibaren hem atama hem de vazgeçme talepleri için öngörülen bir aylık sürenin, talepte bulunulan noterlikle ilgili bilgilerin öğrenilmesi bakımından yeterli olacağı değerlendirilmektedir.
-
Eski ifade
Göreve başlama, vazgeçme ve istifa etmiş sayılma:Değişikliğin gerekçesi
Maddeyle, 1512 sayılı Kanunun 30 uncu maddesi değiştirilmektedir.
Düzenlemeyle, noterin göreve başlamasına ilişkin zorunluluk ile haklı bir neden olmaksızın bu zorunluluğa uyulmaması durumunda noterin istifa etmiş sayılacağı hükme bağlanmaktadır. Buna göre noter, atama veya nakle ilişkin kararın Adalet Bakanlığının resmi internet sitesinde ilanından itibaren bir ay içinde yeni görevine başlamak zorundadır. Atanan veya nakledilen noterin henüz çalıştığı yere ilişkin noterlik sıfatı Cumhuriyet savcısının huzurunda yapılacak devir ve teslim işleminin bitmesiyle sona erecek; yeni yer noterlik sıfatı ise bu yere fiilen başlama tarihinde kazanılmış olacaktır. Arada geçen sürede noterlik sıfatı devam edecektir. Ayrıca atama kararının notere tebliğinden önce noterin vazgeçme hakkını kullanabileceğine ilişkin üçüncü fıkra hükmü yürürlükten kaldırılmaktadır.
-
Değişikliğin gerekçesi
Maddeyle, 1512 sayılı Kanunun 30 uncu maddesi değiştirilmektedir.
Düzenlemeyle, noterin göreve başlamasına ilişkin zorunluluk ile haklı bir neden olmaksızın bu zorunluluğa uyulmaması durumunda noterin istifa etmiş sayılacağı hükme bağlanmaktadır. Buna göre noter, atama veya nakle ilişkin kararın Adalet Bakanlığının resmi internet sitesinde ilanından itibaren bir ay içinde yeni görevine başlamak zorundadır. Atanan veya nakledilen noterin henüz çalıştığı yere ilişkin noterlik sıfatı Cumhuriyet savcısının huzurunda yapılacak devir ve teslim işleminin bitmesiyle sona erecek; yeni yer noterlik sıfatı ise bu yere fiilen başlama tarihinde kazanılmış olacaktır. Arada geçen sürede noterlik sıfatı devam edecektir. Ayrıca atama kararının notere tebliğinden önce noterin vazgeçme hakkını kullanabileceğine ilişkin üçüncü fıkra hükmü yürürlükten kaldırılmaktadır.
-
Değişikliğin gerekçesi
Maddeyle, 1512 sayılı Kanunun 30 uncu maddesi değiştirilmektedir.
Düzenlemeyle, noterin göreve başlamasına ilişkin zorunluluk ile haklı bir neden olmaksızın bu zorunluluğa uyulmaması durumunda noterin istifa etmiş sayılacağı hükme bağlanmaktadır. Buna göre noter, atama veya nakle ilişkin kararın Adalet Bakanlığının resmi internet sitesinde ilanından itibaren bir ay içinde yeni görevine başlamak zorundadır. Atanan veya nakledilen noterin henüz çalıştığı yere ilişkin noterlik sıfatı Cumhuriyet savcısının huzurunda yapılacak devir ve teslim işleminin bitmesiyle sona erecek; yeni yer noterlik sıfatı ise bu yere fiilen başlama tarihinde kazanılmış olacaktır. Arada geçen sürede noterlik sıfatı devam edecektir. Ayrıca atama kararının notere tebliğinden önce noterin vazgeçme hakkını kullanabileceğine ilişkin üçüncü fıkra hükmü yürürlükten kaldırılmaktadır.
-
Değişikliğin gerekçesi
Maddeyle, 1512 sayılı Kanunun 30 uncu maddesi değiştirilmektedir.
Düzenlemeyle, noterin göreve başlamasına ilişkin zorunluluk ile haklı bir neden olmaksızın bu zorunluluğa uyulmaması durumunda noterin istifa etmiş sayılacağı hükme bağlanmaktadır. Buna göre noter, atama veya nakle ilişkin kararın Adalet Bakanlığının resmi internet sitesinde ilanından itibaren bir ay içinde yeni görevine başlamak zorundadır. Atanan veya nakledilen noterin henüz çalıştığı yere ilişkin noterlik sıfatı Cumhuriyet savcısının huzurunda yapılacak devir ve teslim işleminin bitmesiyle sona erecek; yeni yer noterlik sıfatı ise bu yere fiilen başlama tarihinde kazanılmış olacaktır. Arada geçen sürede noterlik sıfatı devam edecektir. Ayrıca atama kararının notere tebliğinden önce noterin vazgeçme hakkını kullanabileceğine ilişkin üçüncü fıkra hükmü yürürlükten kaldırılmaktadır.
-
Değişikliğin gerekçesi
Maddeyle, 1512 sayılı Kanunun 60 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (3) numaralı bendinde değişiklik yapılmaktadır. Düzenlemeyle, noterlere taraflardan birinin talep etmesi halinde tapu bilişim sistemi vasıtasıyla taşınmaz satış vaadi sözleşmesini tapuya şerh edebilme imkânı verilmektedir.
Hâlihazırda taşınmaz satış vaadi sözleşmeleri noterler tarafından yapılabilmekte ve taraflardan birinin istemi üzerine tapu müdürlüğü tarafından tapu siciline şerh edilebilmektedir. Düzenlemeye göre tapu müdürlüklerinin yanında noterler tarafından da tapu bilişim sistemi vasıtasıyla, taşınmaz satış vaadi sözleşmeleri tapuya şerh verilebilecektir. Ayrıca Teklif ile noterlere taşınmaz satış sözleşmesini yapabilme imkânı verilmesi öngörüldüğünden noterlerin görevleri arasına bu husus da eklenmektedir.
-
Değişikliğin gerekçesi
Maddeyle, 1512 sayıla Kanuna 61/A maddesi eklenmekte ve noterlere taşınmaz satış işlemleri yapma görevi verilmektedir.
Taşınmazın satış suretiyle devri iki aşamadan oluşmaktadır. Birinci aşamayı satış sözleşmesinin düzenlenmesi, ikinci aşamayı ise tescil oluşturmaktadır.
Taşınmaz mülkiyetinin devrini amaçlayan sözleşmelerin geçerli olabilmesi için kural olarak resmi şekilde düzenlenmiş olmaları gerekmektedir. Mülkiyetin devrine ilişkin sözleşmeler tapu sicil müdürü veya tapu sicil görevlileri tarafından düzenlenebilmektedir. Kanunlarda veya Tapu Sicil Tüzüğünde belirlenen istisnalar dışında yazılı istem olmadıkça tapu sicili üzerinde işlem yapılamamaktadır.
Müdürlüklere her türlü tapu işlemi için yapılacak istemde, başvuru istem belgesi düzenlenmektedir.
Kanuni istisnalar dışında, tapu sicilinde işlem yapılabilmesini ancak hak sahibi olan kişiler talep edebilmektedir. Tescil, tasarrufa konu olan taşınmaz malikinin yazılı beyanı üzerine yapılabilir. Yapılan tescil istemleri tapu müdürlüğü görevlileri tarafından incelenmekte ve istemin hak sahibi tarafından yapılıp yapılmadığı belirlenmektedir. Hak sahibi olduğu belirlendikten sonra istemde bulunanların tasarruf yetkisinin yani fiil ehliyetinin bulunup bulunmadığının belirlenmesi de gerekmektedir. Hak sahipliği ve tasarruf yetkisi belirlendikten sonra resmi senet düzenlenebilmektedir. Resmi senet düzenlenmeden önce Harçlar Kanununda öngörülen tapu harçları ile gerekli giderlerin ödenmesi gerekmektedir.
Tapu sicili üzerinde işlem yapılmasını gerektiren veya reddedilen istemler yevmiye defterine kaydedilmekte, tapu sicili üzerinde kayıtlı bulunan hakların birbirlerine üstünlüğü bu deftere yazım, tarih ve sıra numarasına göre belirlenmektedir.
Tapu sicili, devletin sorumluluğu altında, tescil ve açıklık ilkelerine göre taşınmazlar ile üzerindeki hakların durumlarını göstermek üzere tutulan sicildir. Tapu kayıtlarının elektronik ortamda tutulması halinde, ana ve yardımcı siciller Tapu ve Kadastro Bilgi Sistemi (TAKBİS) içerisinde saklanmakta ve yönetilmektedir. TAKBİS üzerindeki kayıtlar, sicillerin elektronik ortamda tutulmaya başlandığı tarihten sonraki bilgileri göstermektedir. Ayni ve şahsi haklara yönelik işlemlerin belgeleri hazırlanıp taraflarca imzalandıktan sonra tarih ve yevmiye numarası ile tescil edilmektedir. Resmi senedin düzenlenmesine ilişkin işlemler tamamlandıktan sonra TAKBİS üzerinden tescil yapılmaktadır. Bu tescili, sistem otomatik olarak yapmaktadır. Daha sonra da resmi senetteki bilgilere göre tapu kütüğünün ilgili sayfasına da tescil yapılmakta ve alıcı adına tapu senedi düzenlenerek işlem tamamlanmaktadır.
Birinci fıkrayla, noterlere taşınmaz satış sözleşmesi yapma görevi verilmektedir. Buna göre taşınmaz satış sözleşmesi hem tapu müdürlüklerinde hem de noterliklerde yapılabilecektir.
İkinci fıkrayla, noterlerin taşınmaz satışı için yapılan başvuru üzerine uygulayacağı usul ve esaslar belirlenmektedir. Başvuru üzerine noter tarafından bir başvuru belgesi düzenlenecektir. Taşınmazla ilgili kayıtlar incelenerek tapu sicilindeki kısıtlamalar dikkate alınacak, kanunlarda ve mevzuatta yer alan sınırlamalar ile usul ve esaslar gözetilecektir. Bu kapsamda taşınmaz üzerindeki şerh ve beyanlar kontrol edilerek satış yapmaya engel bir kayıt olup olmadığına bakılacaktır. Öte yandan tapu sicilinde yazılı olmayan ancak 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu gibi özel kanunlarda yer alan sınırlandırmalar nazara alınacaktır. Noterin yapacağı satış sözleşmesi ayrı bir hukuki rejime tabi olmayıp tapu memurları tarafından yapılan satış sözleşmeleri ile aynı kurallara bağlı olacaktır.
Üçüncü fıkrayla, noterlerin yapacakları satış sözleşmelerinde tapu kayıt örneği ve diğer ilgili belgeler için tapu bilişim sisteminde yer alan bilgilerin kullanılması ve eksik bilgilerin ilgili tapu müdürlüklerinden temin edilmesi hususu düzenlenmektedir. Noterlerin bu bilgileri kontrol etmesinden sonra taşınmaz üzerindeki hak sahipliği belirlenecek ve taşınmazın satışına engel bir durumun bulunup bulunmadığı tespit edilecektir. Noter, istem sahibi kişinin hak sahibi olduğunu ve harç ve hizmet bedelinin ödendiğini tespit ettikten sonra satış sözleşmesini düzenleyecektir.
Dördüncü fıkrayla, taşınmaz satış sözleşmesinin düzenlenmesinden sonra yapılacak işlemler hükme bağlanmaktadır. Buna göre taşınmaz satış sözleşmesi, noterlerce tapu bilişim sisteminden yevmiye numarası alınarak bu sisteme kaydedilecektir. Sözleşme, sisteme kaydedildikten sonra tapu müdürlüğünce taşınmazın tapu kütüğüne tescili sağlanacaktır. Ayrıca satış sözleşmesi ile diğer belgeler, noter tarafından tapu bilişim sistemine aktarılacak ve fiziki olarak arşivlenecektir.
Beşinci fıkrayla, işin önemi nedeniyle taşınmaz satış sözleşmesinin bizzat noter tarafından yapılacağı düzenlenmektedir.
Altıncı fıkrayla, tapu kayıt örneği ve diğer belgelerden hak sahibinin belirlenememesi veya satışa engel hukuki bir durumun varlığı halinde noterlerce satış işleminin gerçekleştirilmeyeceği hükme bağlanmaktadır.
Yedinci fıkrayla, noterler tarafından yapılacak taşınmaz satış sözleşmelerinde sadece tapu harcının alınacağı ve bu işlemler için tapu harçlarına ilişkin hükümlerin uygulanacağı düzenlenmektedir. Bu işlemler için ayrıca noter harcı alınmayacaktır.
Sekizinci, dokuzuncu ve onuncu fıkralarla, noterlerce yapılan taşınmaz satış sözleşmesi uyarınca alınacak ücret ve giderlere ilişkin usul ve esaslar düzenlenmektedir.
-
Değişikliğin gerekçesi
Maddeyle, 1512 sayılı Kanunun 162 nci maddesinde değişiklik yapılmaktadır.
Teklifle, Kanunun 60 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (3) numaralı bendinde yapılan değişiklik ve Kanuna eklenen 61/A maddesi uyarınca, taşınmaz satış sözleşmesinin noterler tarafından da yapılabilmesi imkânı getirilmektedir. Tapu sicilinin tutulması nedeniyle sorumluluk 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 1007 nci maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre tapu sicilinin tutulmasından doğan bütün zararlardan Devlet sorumlu olup Devletin, zararın doğmasında kusuru bulunan görevlilere rücu hakkı saklıdır. Maddeye eklenen ikinci fıkrayla, noterlerde düzenlenen taşınmaz satış sözleşmeleri sebebiyle doğacak zarardan dolayı sorumluluk hükmü açık bir şekilde düzenlenmektedir. Buna göre bu tür zararlar bakımından Devletin asli sorumluluğu muhafaza edilmekte ancak noterlerin de birinci fıkrada yer alan esaslar uyarınca kişisel olarak sorumlu olduğu açıkça hükme bağlanmaktadır. Zarara uğrayanın, zararının tazmini için Devlete veya notere karşı dava açması mümkündür. Devlete karşı açılan dava sonunda zarar Devlet tarafından ödenmiş ve bu zarar noter tarafından düzenlenen taşınmaz satış sözleşmesinden kaynaklanmış ise Devlet, bu sözleşmeyi düzenleyen notere rücu edecektir. Ayrıca notere karşı açılacak davaların tapu sicilinin bulunduğu yer mahkemesinde görüleceği de hüküm altına alınmaktadır.
Maddenin mevcut ikinci fıkrasında, maddeye eklenen fıkra nedeniyle uyum düzenlemesi yapılmaktadır.
-
Değişikliğin gerekçesi
Teklifle Noterlik Kanununda yapılan düzenlemelere bağlı olarak maddeyle, 1512 sayılı Kanuna geçici 21 inci madde eklenmekte ve geçiş hükmü düzenlenmektedir.
-
Eski ifade
birinci fıkraYeni ifadebirinci ve ikinci fıkralarDeğişikliğin gerekçesi
Maddeyle, 1512 sayılı Kanunun 162 nci maddesinde değişiklik yapılmaktadır.
Teklifle, Kanunun 60 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (3) numaralı bendinde yapılan değişiklik ve Kanuna eklenen 61/A maddesi uyarınca, taşınmaz satış sözleşmesinin noterler tarafından da yapılabilmesi imkânı getirilmektedir. Tapu sicilinin tutulması nedeniyle sorumluluk 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 1007 nci maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre tapu sicilinin tutulmasından doğan bütün zararlardan Devlet sorumlu olup Devletin, zararın doğmasında kusuru bulunan görevlilere rücu hakkı saklıdır. Maddeye eklenen ikinci fıkrayla, noterlerde düzenlenen taşınmaz satış sözleşmeleri sebebiyle doğacak zarardan dolayı sorumluluk hükmü açık bir şekilde düzenlenmektedir. Buna göre bu tür zararlar bakımından Devletin asli sorumluluğu muhafaza edilmekte ancak noterlerin de birinci fıkrada yer alan esaslar uyarınca kişisel olarak sorumlu olduğu açıkça hükme bağlanmaktadır. Zarara uğrayanın, zararının tazmini için Devlete veya notere karşı dava açması mümkündür. Devlete karşı açılan dava sonunda zarar Devlet tarafından ödenmiş ve bu zarar noter tarafından düzenlenen taşınmaz satış sözleşmesinden kaynaklanmış ise Devlet, bu sözleşmeyi düzenleyen notere rücu edecektir. Ayrıca notere karşı açılacak davaların tapu sicilinin bulunduğu yer mahkemesinde görüleceği de hüküm altına alınmaktadır.
Maddenin mevcut ikinci fıkrasında, maddeye eklenen fıkra nedeniyle uyum düzenlemesi yapılmaktadır.
-
-
5 Haziran 2017
-
5/6/2017 tarihli ve 691 sayılı KHK’nin 6 ncı maddesiyle, bu fıkrada yer alan “olanlar” ibaresinden sonra gelmek üzere “ile terör örgütleriyle iltisaklı veya irtibatlı bulunanlar” ibaresi eklenmiş, daha sonra bu hüküm 31/1/2018 tarihli ve 7069 sayılı Kanunun 6 ncı maddesiyle aynen kabul edilerek kanunlaşmıştır.
-
-
2 Aralık 2014
-
Değişikliğin gerekçesi
Maddeyle, Noterlik Kanununun 27 nci maddesinde değişiklik yapılmaktadır.
Maddenin mevcut ikinci fıkrasına göre, atama yapılırken noterlerin kıdemlerinde eşitlik olması halinde çok sayıda kriter dikkate alınmaktadır. Yapılan değişiklikle, atama yapılırken noterlerin kıdemlerinde eşitlik olması halinde Adalet Bakanlığınca verilen noterlik belge sıra numarası önce olanın tercih edilmesi sağlanmaktadır. Böylece atamalar daha kolay ve kısa bir süre içinde yapılabilecektir.
-
2/12/2014 tarihli ve 6572 sayılı Kanunun 2 nci maddesiyle, bu fıkrada yer alan “son” ibaresi “Resmî Gazete’de” şeklinde değiştirilmiştir.
-
Eski ifade
Hasta noterler Cumhuriyet savcılığı kanalı ile Hükümet tabiplerinden veya Devlet hastanesi doktorlarındanYeni ifadeNoterler, hastalıkları nedeniyleDeğişikliğin gerekçesi
Maddeyle, Noterlik Kanununun 59 uncu maddesinde değişiklik yapılmaktadır. Buna göre, noterlerin doktora, Cumhuriyet savcılığı kanalıyla gidebilmeleri zorunluluğu kaldırılarak, diğer kamu görevlileri ile aynı uygulamaya tabi tutulmaları amaçlanmaktadır.
-
Eski ifade
116 ncıYeni ifade116 ve 198/A
-
25 Nisan 2013
-
25/4/2013 tarihli ve 6462 sayılı Kanunun 1 inci maddesiyle, bu maddenin başlığında yer alan “özürlü” ibaresi “engelli”, birinci fıkrasında yer alan “özürlü” ve “özürlünün” ibareleri sırasıyla “engelli” ve “engellinin”, şeklinde değiştirilmiştir.
-
Eski ifade
özürlülerYeni ifadeengelliler
-
-
31 Mart 2011
-
Değişikliğin gerekçesi
Maddeyle 1512 sayılı Noterlik Kanununa 71/A, 71/B ve 71/C maddeleri eklenmektedir. Maddeyle bazı çekişmesiz yargı işlerinin mahkemelerin yanı sıra, noterler tarafından da yapılabileceği kabul edilmektedir. Bu düzenleme 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununda getirilen yapıya da uygundur.
Maddeyle, noterlerin bu işlemleri yaparken uymaları gereken usul kuralları, noter ücretinin belirlenme şekli ve mirasçılık belgesi verilmesi işlemiyle ilgili itiraz kurumu düzenlenmektedir.
Noterlerin düzenledikleri mirasçılık belgeleri hakkında yetki bakımından herhangi bir kısıtlamaya tabi olmaksızın Türkiye’nin herhangi bir yerindeki sulh hukuk mahkemesine itiraz edilebileceği öngörülerek en kolay ve en az masrafla itirazda bulunulabilmesi imkânı sağlanmaktadır. Ayrıca hem noter tarafından düzenlenen mirasçılık belgesinde mirasçı olarak yer alan kişilerin hem bu belgede mirasçı olarak yer alması gerektiği hâlde çeşitli sebeplerle mirasçı olarak gösterilmediğini iddia eden kişilerin hem de bu belgeyi esas alarak işlem yapacak kurumların itiraz hakkı bulunmaktadır.
Mirasçılık belgesi verilmesi ve terk eden eşin ortak konuta davet edilmesine ilişkin genel hükümler 4721 sayılı Türk Medeni Kanununda ayrıntılı olarak düzenlendiğinden, maddede anılan hususlara yer verilmemiştir.
-
Değişikliğin gerekçesi
Maddeyle 1512 sayılı Noterlik Kanununa 71/A, 71/B ve 71/C maddeleri eklenmektedir. Maddeyle bazı çekişmesiz yargı işlerinin mahkemelerin yanı sıra, noterler tarafından da yapılabileceği kabul edilmektedir. Bu düzenleme 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununda getirilen yapıya da uygundur.
Maddeyle, noterlerin bu işlemleri yaparken uymaları gereken usul kuralları, noter ücretinin belirlenme şekli ve mirasçılık belgesi verilmesi işlemiyle ilgili itiraz kurumu düzenlenmektedir.
Noterlerin düzenledikleri mirasçılık belgeleri hakkında yetki bakımından herhangi bir kısıtlamaya tabi olmaksızın Türkiye’nin herhangi bir yerindeki sulh hukuk mahkemesine itiraz edilebileceği öngörülerek en kolay ve en az masrafla itirazda bulunulabilmesi imkânı sağlanmaktadır. Ayrıca hem noter tarafından düzenlenen mirasçılık belgesinde mirasçı olarak yer alan kişilerin hem bu belgede mirasçı olarak yer alması gerektiği hâlde çeşitli sebeplerle mirasçı olarak gösterilmediğini iddia eden kişilerin hem de bu belgeyi esas alarak işlem yapacak kurumların itiraz hakkı bulunmaktadır.
Mirasçılık belgesi verilmesi ve terk eden eşin ortak konuta davet edilmesine ilişkin genel hükümler 4721 sayılı Türk Medeni Kanununda ayrıntılı olarak düzenlendiğinden, maddede anılan hususlara yer verilmemiştir.
-
Değişikliğin gerekçesi
Maddeyle 1512 sayılı Noterlik Kanununa 71/A, 71/B ve 71/C maddeleri eklenmektedir. Maddeyle bazı çekişmesiz yargı işlerinin mahkemelerin yanı sıra, noterler tarafından da yapılabileceği kabul edilmektedir. Bu düzenleme 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununda getirilen yapıya da uygundur.
Maddeyle, noterlerin bu işlemleri yaparken uymaları gereken usul kuralları, noter ücretinin belirlenme şekli ve mirasçılık belgesi verilmesi işlemiyle ilgili itiraz kurumu düzenlenmektedir.
Noterlerin düzenledikleri mirasçılık belgeleri hakkında yetki bakımından herhangi bir kısıtlamaya tabi olmaksızın Türkiye’nin herhangi bir yerindeki sulh hukuk mahkemesine itiraz edilebileceği öngörülerek en kolay ve en az masrafla itirazda bulunulabilmesi imkânı sağlanmaktadır. Ayrıca hem noter tarafından düzenlenen mirasçılık belgesinde mirasçı olarak yer alan kişilerin hem bu belgede mirasçı olarak yer alması gerektiği hâlde çeşitli sebeplerle mirasçı olarak gösterilmediğini iddia eden kişilerin hem de bu belgeyi esas alarak işlem yapacak kurumların itiraz hakkı bulunmaktadır.
Mirasçılık belgesi verilmesi ve terk eden eşin ortak konuta davet edilmesine ilişkin genel hükümler 4721 sayılı Türk Medeni Kanununda ayrıntılı olarak düzenlendiğinden, maddede anılan hususlara yer verilmemiştir.
-
-
23 Ocak 2008
-
Eski ifade
Nakil yolu ile atama: -
Eski ifade
Ağır cezayı gerektiren suçüstü hali: -
Eski ifade
Bir asliye mahkemesinin yargı çevresi içinde birden çok noterlik bulunması veya bir ilin belediye sınırları içinde birden çok asliye mahkemesi yargı çevresinin yer alması halindeYeni ifadeBir il, ilçe veya büyükşehir belediyesi sınırları içinde birden çok noterlik bulunması halinde, -
Eski ifade
230 uncu maddesi hükmüne göre sorumludur.Yeni ifade257 nci maddesinin ikinci fıkrası hükmüne göre cezalandırılır.
-
31 Mayıs 2006
-
1 Temmuz 2005
-
Eski ifade
İlgilinin sağır, kör veya dilsiz olması:Değişikliğin gerekçesi
Madde ile, görme özürlülerle, işitme ve konuşma özürlülerin noterlik işlemlerinde, isteğe bağlı olarak iki tanığa gerek kalmadan işlem yaptırabilmeleri öngörülmektedir.
-
Değişikliğin gerekçesi
Madde ile, imza atabilen görme özürlülerin noterlik işlemlerinde mühür kullanması ve parmağının bastırılması zorunluluğunun kaldırılması öngörülmektedir.
-
-
2 Mart 2005
-
Değişikliğin gerekçesi
Maddeyle, dördüncü sınıf noterliklerin icra müdürü veya icra müdür yardımcısı tarafından geçici olarak yönetilebileceği öngörülmekte ve adliye teşkilâtı bulunmayan ilçelerde dördüncü sınıf noterlik faaliyeti için tahsis edilecek mekânın mülkî amirler tarafından temin edilmesi sağlanmaktadır.
-
Değişikliğin gerekçesi
Maddeyle, dördüncü sınıf noterliklerin icra müdürü veya icra müdür yardımcısı tarafından geçici olarak yönetilebileceği öngörülmekte ve adliye teşkilâtı bulunmayan ilçelerde dördüncü sınıf noterlik faaliyeti için tahsis edilecek mekânın mülkî amirler tarafından temin edilmesi sağlanmaktadır.
-
Değişikliğin gerekçesi
Maddeyle, birinci, ikinci veya üçüncü sınıf noterliğin geçici olarak boşalması durumunda icra müdürü veya icra müdür yardımcısının vekâleten görev yapabilmesi öngörülmektedir.
-
Değişikliğin gerekçesi
Maddeyle, hastalık ve izin gibi haklı engeller sebebiyle işlerinden ayrılan noterlere icra müdürü veya icra müdür yardımcısının vekâlet edebilmesi öngörülmektedir.
-
Değişikliğin gerekçesi
Maddeyle, noterlere ait hükümlerin noter vekilleri ve geçici yetkili noter yardımcıları hakkında uygulanmasına ilişkin hükümlerde icra müdürü veya icra müdür yardımcısına yönelik düzenleme yapılmaktadır.
-
Değişikliğin gerekçesi
Maddeyle, noterlere ait hükümlerin noter vekilleri ve geçici yetkili noter yardımcıları hakkında uygulanmasına ilişkin hükümlerde icra müdürü veya icra müdür yardımcısına yönelik düzenleme yapılmaktadır.
-
2/3/2005 tarihli ve 5309 sayılı Kanunun 1 inci maddesiyle, maddeye ikinci fıkra eklenerek diğer fıkralar yeniden teselsül ettirildiğinden, üçüncü fıkra olan bu fıkra dördüncü fıkra olarak teselsül etmiştir.
Değişikliğin gerekçesi
Maddeyle, dördüncü sınıf noterliklerin bulunduğu adliye teşkilâtı kapatılan ilçeler ile bugüne kadar adliye teşkilâtı kurulmamış olan ilçelerde noterlik kurulabilmesine imkân sağlanmaktadır.
-
-
30 Aralık 2004
-
30/12/2004 tarihli ve 5281 sayılı Kanunun 43 üncü maddesiyle, 118 inci maddede yer alan “vergi, harç ve resimler” ibaresi, “vergi, resim ve harçlar ile değerli kağıt bedelleri“; 119 uncu maddenin birinci fıkrasında yer alan "vergi, resim ve harçları“ ibaresi, “vergi, resim ve harçlar ile değerli kağıt bedellerini“, üçüncü fıkrasında yer alan “ vergi, resim ve harç tahsilatının“ ibaresi, "vergi, resim ve harçlar ile değerli kağıt bedelleri tahsilatının“ şeklinde değiştirilmiştir.
Değişikliğin gerekçesi
- Maddenin (1) numaralı fıkrasında yapılan değişiklikler 6183 sayılı Amme Alacalarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunda yer alan bazı hadlerin günün ekonomik koşulları dikkate alınarak yeniden belirlenmesine yöneliktir.
(1) numaralı fıkranın (a) bendi ile 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 99 uncu maddesinde ibare değişikliği yapılmaktadır. Söz konusu maddede haciz yoluyla satışı yapılan bir gayrimenkule ilişkin ihalenin feshine yönelik açılan davada duruşma talep edebilme şartlarından biri olarak satışa konu gayrimenkülun belli bir değeri aşması şartı da aranılmaktadır. Bu değer Kanunun kabul edildiği 1953 yılından itibaren iki bin lira olarak günümüze kadar uygulana gelmiştir.
Ancak, günümüz ekonomik şartları ve Yeni Türk Lirasına geçiş süreci nedenleriyle ihalenin feshine yönelik açılan davada duruşma yapılabilmesi için aranılan şartlardan biri olarak gayrimenkulün değerinin arttırılması gereği doğmuştur. Bu amaçla açılan davalarda duruşma yapılabilmesi için ihale edilen malın değeri 50 bin Yeni Türk Lirası olarak belirlenmiştir.
(1) numaralı fıkranın (b) bendi ile de 6183 sayılı Kanunun 114 üncü maddesinde ibare değişikliği yapılmaktadır. Yapılan bu yeni düzenleme ile amme borçlusunun süresinde ödemediği amme alacağının takibi amacıyla düzenlenen ve amme borçlusuna tebliğ edilen ödeme emrinin gereği olarak amme borçlusunun bazı bilgileri bildirmemesi halinde adli mahkemelerde açılan dava sonucunda verilebilecek cezalardan biri olan hafif para cezası hem tutar hem de tür olarak güncellenmektedir.
Yapılan bu düzenleme sonucunda hem mahkemece verilebilecek para cezası adli para cezası ismini alarak 5237 sayılı Türk Ceza Kanununa paralellik sağlanmakta hem de Yeni Türk Lirasına geçişte bu para cezasının tutarı uyumlu hale getirilmektedir. Bu itibarla, 100 liraya kadar olan hafif para cezası 100 Yeni Türk Lirası adli para cezası şeklinde değiştirilmektedir.
Maddenin (2) numaralı fıkrası ile Damga Vergisi Kanununda yer alan azami had Yeni Türk Lirasına uyumda dikkate alınarak günün şartlarına uygun hale getirilmiştir.
Maddenin (3) numaralı fıkrası ile 492 sayılı Harçlar Kanununda yer alan bazı tutarlar Yeni Türk Lirası uygulamalarına uyum sağlamak amacıyla günün ekonomik şartlarına uygun olarak yeniden tespit edilmiş ve harçların ödenmesinde harç pulu kullanımı kaldırılarak harçların makbuz karşılığı tahsili hususunda gereken düzenlemeler yapılmıştır.
Maddenin (4) numaralı fıkrasında yer alan ibare değişiklikleri ile Emlak Vergisi kanununda yer alan bir tutar Yeni Türk lirası olarak yeniden belirlenirken 3030 sayılı Büyükşehir Belediyelerinin Yönetimi Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabulü Hakkında Kanunun yürürlükten kaldırılması ve 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanununun yürürlüğe girmesi nedeniyle ibare değişiklikleri yapılmaktadır.
Maddenin (5) (6) ve (7) numaralı fıkraları ile 3030 sayılı Büyükşehir Belediyelerinin Yönetimi Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabulü Hakkında Kanunun yürürlükten kaldırılması ve 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanununun yürürlüğe girmesine paralel olarak Özel Tüketim Vergisi Kanunu, Gider Vergileri Kanunu ve Belediyelere ve İl Özel İdarelerine Genel Bütçe Vergi Gelirlerinden Pay Verilmesi Hakkında Kanunda ibare değişiklikleri yapılmaktadır. Ayrıca (6) numaralı fıkrada yapılan bir diğer düzenleme ile Türkiye'de görev sözleşmesi uyarınca ulusal egemenlik kapsamında uydu yörünge pozisyonlarının hakları, yönetimi ve işletilmesi yetkisine sahip olan ve yüzde yüz kamu sermayeli olarak 4.2.1924 tarihli ve 406 sayılı Kanuna 16.6.2004 tarih ve 5189 sayılı Kanunla eklenen Ek 33 üncü madde hükmü uyarınca kurulan Türksat Uydu Haberleşme ve İşletme Anonim Şirketi'nin bu kapsamda verdiği hizmetler özel iletişim vergisinden istisna edilmektedir.
Maddenin (8) numaralı fıkrasında (b) bendiyle yapılan ibare değişikliği ile mükellefin kendisi, eşi ve küçük çocuklarına ilişkin olarak yapılan eğitim ve sağlık harcamaları nedeniyle gelir vergisi beyannamesinde beyan edilen gelirlerden indirim olarak dikkate alınabilecek azami tutar söz konusu fıkrada belirtilen şartlarla "beyan edilen gelirin % 5'inden" "beyan edilen gelirin % 10'una" çıkarılmaktadır. Fıkranın (c) ve (d) bentleriyle yapılan değişiklikle menkul sermaye iratlarına ilişkin yeni sistemin yürürlüğe gireceği tarihe kadar, halen uygulanmakta olan geçici maddelerin süresi uzatılmaktadır.
Fıkranın (a) bendiyle yapılan değişiklik damga pulu kullanımının kaldırılmasına paralel bir ibare değişikliğidir.
Maddenin (9) numaralı fıkrasında yapılan ibare değişikliği ile 2.6.1934 tarihli ve 2489 sayılı Kefalet Kanununun 2 nci maddesinde yer alan tutarlar günün ekonomik koşulları da dikkate alınarak 1500 gösterge rakamının memur aylık katsayısı ile çarpımı sonucu bulunacak tutar olarak yeniden belirlenmektedir.
Maddenin (10) numaralı fıkrası ile Noterlerin değerli kağıt bedeli tahsil etmeleri konusunda 1512 sayılı Noterlik Kanununda değişiklikler yapılmaktadır.
Maddenin (11) numaralı fıkrası ile 3100 sayılı Katma Değer Vergisi Mükelleflerinin Ödeme Kaydedici Cihazları Kullanmaları Mecburiyeti Hakkında Kanunun 7 nci maddesinde yapılan değişiklikle, basit usulde vergilendirilen gelir vergisi mükelleflerinin, yeni ödeme kaydedici cihaz almaları halinde bunların bedellerini vergiye tabi kazançlarının tespitinde indirim konusu yapmalarına imkân sağlanmaktadır.
Maddenin (12) numaralı fıkrası ile 20.6.2001 tarihli ve 4684 sayılı Kanunun geçici 3 üncü maddesinin (a) bendinde ifadenin iyileştirilmesi yönünde bir değişiklik yapılmıştır. (13) numaralı fıkra bendi ile Veraset ve İntikal Vergisi Kanununun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının bent sıralamasında oluşan mükerrerlik giderilmekte ve Medeni Kanuna yapılan bir atfa ilişkin düzeltme yapılmaktadır.
Maddenin (14) numaralı fıkrasının (a) bendinde yapılan değişiklik ile Katma Değer Vergisi Kanununun 17 nci maddesinin (2) numaralı fıkrasının (d) bendinde yer alan yönetmelik ibaresi metinden çıkartılmakta, Maliye Bakanlığı istisnaya ilişkin usul ve esasları çıkaracağı tebliğ ile belirleme imkânı tanınmaktadır. Maddenin (14) numaralı fıkrasının (b) bendinde yapılan değişiklik ile ise Katma Değer Vergisi Kanununun geçici 21 inci maddesinde yer alan istisna hükmü 31.12.2006 tarihine kadar uzatılmaktadır.
Maddenin (15) numaralı fıkrasında yer alan düzenleme bu Kanunun 33 üncü maddesi uyarınca Katma Değer Vergisi Kanununun geçici 22 nci maddesinde yapılan değişikliğin sonucu olarak yapılmaktadır. Yapılan değişiklik ile 5255 sayılı Kanunun geçici l inci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan "Katma Değer Vergisi dahil" ibaresi fıkra metninden çıkartılmaktadır.
-
Eski ifade
Harç, vergi ve resminYeni ifadevergi, resim ve harç ile değerli kâğıt bedelininDeğişikliğin gerekçesi
- Maddenin (1) numaralı fıkrasında yapılan değişiklikler 6183 sayılı Amme Alacalarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunda yer alan bazı hadlerin günün ekonomik koşulları dikkate alınarak yeniden belirlenmesine yöneliktir.
(1) numaralı fıkranın (a) bendi ile 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 99 uncu maddesinde ibare değişikliği yapılmaktadır. Söz konusu maddede haciz yoluyla satışı yapılan bir gayrimenkule ilişkin ihalenin feshine yönelik açılan davada duruşma talep edebilme şartlarından biri olarak satışa konu gayrimenkülun belli bir değeri aşması şartı da aranılmaktadır. Bu değer Kanunun kabul edildiği 1953 yılından itibaren iki bin lira olarak günümüze kadar uygulana gelmiştir.
Ancak, günümüz ekonomik şartları ve Yeni Türk Lirasına geçiş süreci nedenleriyle ihalenin feshine yönelik açılan davada duruşma yapılabilmesi için aranılan şartlardan biri olarak gayrimenkulün değerinin arttırılması gereği doğmuştur. Bu amaçla açılan davalarda duruşma yapılabilmesi için ihale edilen malın değeri 50 bin Yeni Türk Lirası olarak belirlenmiştir.
(1) numaralı fıkranın (b) bendi ile de 6183 sayılı Kanunun 114 üncü maddesinde ibare değişikliği yapılmaktadır. Yapılan bu yeni düzenleme ile amme borçlusunun süresinde ödemediği amme alacağının takibi amacıyla düzenlenen ve amme borçlusuna tebliğ edilen ödeme emrinin gereği olarak amme borçlusunun bazı bilgileri bildirmemesi halinde adli mahkemelerde açılan dava sonucunda verilebilecek cezalardan biri olan hafif para cezası hem tutar hem de tür olarak güncellenmektedir.
Yapılan bu düzenleme sonucunda hem mahkemece verilebilecek para cezası adli para cezası ismini alarak 5237 sayılı Türk Ceza Kanununa paralellik sağlanmakta hem de Yeni Türk Lirasına geçişte bu para cezasının tutarı uyumlu hale getirilmektedir. Bu itibarla, 100 liraya kadar olan hafif para cezası 100 Yeni Türk Lirası adli para cezası şeklinde değiştirilmektedir.
Maddenin (2) numaralı fıkrası ile Damga Vergisi Kanununda yer alan azami had Yeni Türk Lirasına uyumda dikkate alınarak günün şartlarına uygun hale getirilmiştir.
Maddenin (3) numaralı fıkrası ile 492 sayılı Harçlar Kanununda yer alan bazı tutarlar Yeni Türk Lirası uygulamalarına uyum sağlamak amacıyla günün ekonomik şartlarına uygun olarak yeniden tespit edilmiş ve harçların ödenmesinde harç pulu kullanımı kaldırılarak harçların makbuz karşılığı tahsili hususunda gereken düzenlemeler yapılmıştır.
Maddenin (4) numaralı fıkrasında yer alan ibare değişiklikleri ile Emlak Vergisi kanununda yer alan bir tutar Yeni Türk lirası olarak yeniden belirlenirken 3030 sayılı Büyükşehir Belediyelerinin Yönetimi Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabulü Hakkında Kanunun yürürlükten kaldırılması ve 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanununun yürürlüğe girmesi nedeniyle ibare değişiklikleri yapılmaktadır.
Maddenin (5) (6) ve (7) numaralı fıkraları ile 3030 sayılı Büyükşehir Belediyelerinin Yönetimi Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabulü Hakkında Kanunun yürürlükten kaldırılması ve 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanununun yürürlüğe girmesine paralel olarak Özel Tüketim Vergisi Kanunu, Gider Vergileri Kanunu ve Belediyelere ve İl Özel İdarelerine Genel Bütçe Vergi Gelirlerinden Pay Verilmesi Hakkında Kanunda ibare değişiklikleri yapılmaktadır. Ayrıca (6) numaralı fıkrada yapılan bir diğer düzenleme ile Türkiye'de görev sözleşmesi uyarınca ulusal egemenlik kapsamında uydu yörünge pozisyonlarının hakları, yönetimi ve işletilmesi yetkisine sahip olan ve yüzde yüz kamu sermayeli olarak 4.2.1924 tarihli ve 406 sayılı Kanuna 16.6.2004 tarih ve 5189 sayılı Kanunla eklenen Ek 33 üncü madde hükmü uyarınca kurulan Türksat Uydu Haberleşme ve İşletme Anonim Şirketi'nin bu kapsamda verdiği hizmetler özel iletişim vergisinden istisna edilmektedir.
Maddenin (8) numaralı fıkrasında (b) bendiyle yapılan ibare değişikliği ile mükellefin kendisi, eşi ve küçük çocuklarına ilişkin olarak yapılan eğitim ve sağlık harcamaları nedeniyle gelir vergisi beyannamesinde beyan edilen gelirlerden indirim olarak dikkate alınabilecek azami tutar söz konusu fıkrada belirtilen şartlarla "beyan edilen gelirin % 5'inden" "beyan edilen gelirin % 10'una" çıkarılmaktadır. Fıkranın (c) ve (d) bentleriyle yapılan değişiklikle menkul sermaye iratlarına ilişkin yeni sistemin yürürlüğe gireceği tarihe kadar, halen uygulanmakta olan geçici maddelerin süresi uzatılmaktadır.
Fıkranın (a) bendiyle yapılan değişiklik damga pulu kullanımının kaldırılmasına paralel bir ibare değişikliğidir.
Maddenin (9) numaralı fıkrasında yapılan ibare değişikliği ile 2.6.1934 tarihli ve 2489 sayılı Kefalet Kanununun 2 nci maddesinde yer alan tutarlar günün ekonomik koşulları da dikkate alınarak 1500 gösterge rakamının memur aylık katsayısı ile çarpımı sonucu bulunacak tutar olarak yeniden belirlenmektedir.
Maddenin (10) numaralı fıkrası ile Noterlerin değerli kağıt bedeli tahsil etmeleri konusunda 1512 sayılı Noterlik Kanununda değişiklikler yapılmaktadır.
Maddenin (11) numaralı fıkrası ile 3100 sayılı Katma Değer Vergisi Mükelleflerinin Ödeme Kaydedici Cihazları Kullanmaları Mecburiyeti Hakkında Kanunun 7 nci maddesinde yapılan değişiklikle, basit usulde vergilendirilen gelir vergisi mükelleflerinin, yeni ödeme kaydedici cihaz almaları halinde bunların bedellerini vergiye tabi kazançlarının tespitinde indirim konusu yapmalarına imkân sağlanmaktadır.
Maddenin (12) numaralı fıkrası ile 20.6.2001 tarihli ve 4684 sayılı Kanunun geçici 3 üncü maddesinin (a) bendinde ifadenin iyileştirilmesi yönünde bir değişiklik yapılmıştır. (13) numaralı fıkra bendi ile Veraset ve İntikal Vergisi Kanununun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının bent sıralamasında oluşan mükerrerlik giderilmekte ve Medeni Kanuna yapılan bir atfa ilişkin düzeltme yapılmaktadır.
Maddenin (14) numaralı fıkrasının (a) bendinde yapılan değişiklik ile Katma Değer Vergisi Kanununun 17 nci maddesinin (2) numaralı fıkrasının (d) bendinde yer alan yönetmelik ibaresi metinden çıkartılmakta, Maliye Bakanlığı istisnaya ilişkin usul ve esasları çıkaracağı tebliğ ile belirleme imkânı tanınmaktadır. Maddenin (14) numaralı fıkrasının (b) bendinde yapılan değişiklik ile ise Katma Değer Vergisi Kanununun geçici 21 inci maddesinde yer alan istisna hükmü 31.12.2006 tarihine kadar uzatılmaktadır.
Maddenin (15) numaralı fıkrasında yer alan düzenleme bu Kanunun 33 üncü maddesi uyarınca Katma Değer Vergisi Kanununun geçici 22 nci maddesinde yapılan değişikliğin sonucu olarak yapılmaktadır. Yapılan değişiklik ile 5255 sayılı Kanunun geçici l inci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan "Katma Değer Vergisi dahil" ibaresi fıkra metninden çıkartılmaktadır.
-
-
14 Temmuz 2004
-
Değişikliğin gerekçesi
- Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun 9.6.2004 tarihli ve 278 sayılı Kararıyla bazı ilçelerdeki Cumhuriyet başsavcılığı ve mahkemelerin kaldırılması, adlî teşkilatların kapatılmasına karar verilmiştir. Bu Karar çerçevesinde, Noterlik Kanununun 2 nci maddesi gereğince mahkemelerin yargı çevresine göre kurulan noterliklerin yetki çevresinde de değişiklik yapılması ihtiyacı ortaya çıkmıştır.
Maddeyle 1512 sayılı Kanuna hükümler eklenmek suretiyle, asliye mahkemesi kaldırılan ilçelerdeki noterliklerin faaliyetlerinin devam edeceği, bu yerlerde birden fazla noterlik kurulabileceği, ancak bunlar hakkında Kanunun 109 uncu maddesinde öngörülen hükümlerin uygulanmayacağı ve asliye mahkemesi kaldırılan ilçelerdeki birinci, ikinci ve üçüncü sınıf noterliklerin boşalmış olması durumunda Türkiye Noterler Birliğinin teklifi üzerine kapatılabileceği düzenlenmiştir.
-
-
14 Nisan 2004
-
Değişikliğin gerekçesi
- Maddeyle, noterlik stajına tâbi olmayanlar; adlî veya askerî yargı hâkimlik yahut savcılıklarına veyahut hukuk fakültesi mezunu olup, idarî yargı hâkimlik veya savcılıklarına atanmış veya avukat unvanını kazanmış olan veya Avukatlık Kanununa göre staj ve avukatlık sınavı şartlarından bağışıklı olarak avukatlığa kabul olunmaya hak kazanmış bulunanlar olarak belirlenmektedir.
-
-
13 Haziran 2000
-
Değişikliğin gerekçesi
– 1512 sayılı Kanunun 7 nci maddesinde yapılan değişiklikle noterleri daha genç ve dinamik kişilerden atayabilmek ve mesleğin gelişmesine bu yönde yardımcı olmak amacıyla yaş sınırı indirilmektedir.
Ayrıca, hukuk fakültesi mezunlarının noterlik belgesi alıp sıraya girmelerinde erkekler yönünden mevcut olan eşitsizliği ortadan kaldırmak amacıyla noterlik stajına başlayabilmek ve noterlik belgesi alabilmek için askerlik şartına ilişkin (4) numaralı bent yürürlükten kaldırılmaktadır.
-
Değişikliğin gerekçesi
– 1512 sayılı Kanunun 7 nci maddesinde yapılan değişiklikle noterleri daha genç ve dinamik kişilerden atayabilmek ve mesleğin gelişmesine bu yönde yardımcı olmak amacıyla yaş sınırı indirilmektedir.
Ayrıca, hukuk fakültesi mezunlarının noterlik belgesi alıp sıraya girmelerinde erkekler yönünden mevcut olan eşitsizliği ortadan kaldırmak amacıyla noterlik stajına başlayabilmek ve noterlik belgesi alabilmek için askerlik şartına ilişkin (4) numaralı bent yürürlükten kaldırılmaktadır.
-
Değişikliğin gerekçesi
– 1512 sayılı Kanunun 23 üncü maddesinin birinci fıkrası değiştirilerek, staja başlarken askerlik zorunluğu kaldırılmış olduğundan, noterliğe başlamadan önce de askerliğin yapılması gerekli görüldüğünden ilan edilen noterliğe başvuranlardan askerlik hizmetini yaptığına veya askerlik hizmetine elverişli olmadığına ilişkin belgeyi AdaletBakanlığına veya Bakanlığa gönderilmek üzere bulundukları yer Cumhuriyet Savcılığına vermeleri zorunluğu getirilmektedir.
-
Değişikliğin gerekçesi
– Noterlik dairesinin yeri, 13 Temmuz 1976 tarihli ve 15645 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Noterlik Kanunu Yönetmeliğinin 2 nci maddesine göre o noterliğin bağlı bulunduğu noter odası ile mahallî Cumhuriyet Savcılığının düşüncesi alındıktan sonra Adalet Bakanlığınca tespit edilmektedir. Ancak, uygulamada bazı noterlerin tespit edilen bu yer dışında noterlik dairesi açtıkları veya çalışmakta oldukları noterliği bu yer dışına naklettikleri ve bunun sonucu olarak uyuşmazlıklar çıktığı, verilen disiplin cezalarının da bu konuda yeterli olmadığı görülmektedir. Bu durumun önlenmesi bakımından, 1512 sayılı Kanunun 30 uncu maddesine fıkra eklenmek suretiyle, noterlik dairesini Adalet Bakanlığınca tespit edilen yer dışında açan veya çalışmakta olduğu noterliği bu yer dışına nakleden noterlere, Adalet Bakanlığınca noterlik dairesini tespit edilen yer sınırları içine taşıması için bir aylık süre verilmesi, bu süre içinde noterlik dairesini tespit edilen yer sınırları içine taşımayan noterin görevinden istifa etmiş sayılması ve noterlik dairesinin Türkiye Noterler Birliğinin gözetiminde tespit edilen yer sınırları içine nakledilmesi öngörülmektedir.
Böylece etkin bir yaptırım getirilmesi ve her noterin istediği yerde görev yapamayacağı bilinci içinde mesleğe girerek daha doğru ve yasalara uygun görev ifa etmesi sağlanmaya çalışılmaktadır.
-
Değişikliğin gerekçesi
– 1512 sayılı Kanunun 123 üncü maddesinde değişiklik yapılarak, birinci fıkrada yer alan “sorgu hâkimi” ifadesi, sorgu hâkimliği kaldırıldığından madde metninden çıkartılmış, ikinci fıkrada yer alan meslekten çıkarma cezasını gerekli kılacak bir fiilden dolayı noter hakkında ceza mahkemesince kovuşturma yapılmakta ise, işten el çektirilmesi zorunluğu noterin ileride mağdur olmaması ve noterliğin ehil olmayan kişiler tarafından yapılmasını önlemek amacıyla kaldırılmış ve Adalet Bakanlığına gerekli görüldüğü takdirde suç teşkil eden fiillerden dolayı hakkında soruşturma veya kovuşturma yapılan noterin işten el çektirilebilmesi konusunda takdir yetkisi verilmiştir. Adalet Bakanlığınca soruşturma veya kovuşturma sonunda bu Kanunun 7 nci maddesinin ikinci fıkrasında sayılan suçlardan biriyle mahkûm olması halinde işten el çektirmenin, hükmün kesinleşmesine kadar devam etmesi öngörülmektedir.
-
-
2 Nisan 1998
-
18 Haziran 1997
-
16 Kasım 1989
-
14 Şubat 1984