Seyahat Acentaları ve Seyahat Acentaları Birliği Kanunu
- Kanun numarası
- 1618
- Kabul tarihi
- 14.09.1972
- Resmî Gazete
- 28.09.1972 / 14320
- Düstur
- 5. tertip, cilt 11
- Son değişiklik
- 20.11.2025
- Madde sayısı
- 33
Metin içindeki değişiklik notlarından ve dipnotlardan derlenmiştir. Toplam 55 kayıt.
-
20 Kasım 2025
-
Değişikliğin gerekçesi
Maddeyle 6/2/2023 tarihinde yaşanan deprem afetinden etkilenen Adıyaman, Hatay, Kahramanmaraş ve Malatya illerinde faaliyet gösteren seyahat acentalarından 1618 sayılı Kanunun 35 inci maddesinde düzenlenen yıllık aidatın 2025 yılı için alınmamasına ve bu kapsamdaki seyahat acentalarınm önceki dönem yıllık aidat borçlarının silinmesine yönelik düzenleme yapılmaktadır.
-
-
17 Nisan 2024
-
Değişikliğin gerekçesi
Seyahat acentalarının, müşterilerine verdikleri hizmetler sırasında müşterilerin bilgisi ve onayı dışında alışveriş amaçlı belirli bir işletmeye gönderilmeleri karşılığında kendisine veya yönlendireceği kişiye herhangi bir menfaat temin etmeleri halinde belgelerinin Bakanlıkça iptal edileceği ve bunların beş yıl süreyle seyahat acentalığı yapamayacağı yönünde düzenleme yapılmaktadır.
-
Değişikliğin gerekçesi
Seyahat acentalarının, müşterilerine verdikleri hizmetler sırasında müşterilerin bilgisi ve onayı dışında alışveriş amaçlı belirli bir işletmeye gönderilmeleri karşılığında kendisine veya yönlendireceği kişiye herhangi bir menfaat temin etmeleri halinde belgelerinin Bakanlıkça iptal edileceği ve bunların beş yıl süreyle seyahat acentalığı yapamayacağı yönünde düzenleme yapılmaktadır.
-
-
27 Aralık 2023
-
25 Ekim 2023
-
25/10/2023 tarihli ve 7464 sayılı Kanunun 7 nci maddesiyle bu alt bentte yer alan “üyeleri ile 11/7/2019 tarihli ve 7183 sayılı Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı Hakkında Kanun ile kurulan Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı Yönetim Kurulunun asıl ve yedek” ibaresi madde metninden çıkarılmıştır.
Değişikliğin gerekçesi
Madde ile; 14/9/1972 tarihli ve 1618 sayılı Seyahat Acentaları ve Seyahat Acentaları Birliği Kanununun 34 üncü maddesinin birinci fıkrasının (A) bendinin üçüncü paragrafının (e) alt bendinde yer alan bazı ibareler yürürlükten kaldırılmıştır. Böylece Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı Yönetim Kurulunda yer alan seyahat acentaları temsilcilerinin diğer sektör temsilcileri ile eş zamanlı ve aynı usulle seçilmesine yönelik olarak 7183 sayılı Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı Hakkında Kanunun 3 üncü maddesinde yapılan değişikliğe uyum sağlanması amaçlanmıştır.
-
-
22 Mart 2023
-
8 Nisan 2022
-
Değişikliğin gerekçesi
Seyahat acentaları, 1618 sayılı Seyahat Acentaları ve Seyahat Acentaları Birliği Kanununun 35 inci maddesinin son fıkrasındaki hüküm gereğince, her yıl yeniden değerleme oranında artırılmış hali ile Türkiye Seyahat Acentaları Birliğine “yıllık aidat” ödemekle yükümlüdürler.
2021 yılı için yeniden değerleme oranı %36,20 olarak belirlenmiş olup seyahat acentalarının 2022 yılı için Birliğe ödeyecekleri yıllık aidat miktarı da 5.088,07 TL’ye çıkmıştır.
Covid-19 salgınının seyahat acentaları üzerinde yarattığı olumsuz ekonomik koşulların zorluğu karşısında yıllık aidat miktarına uygulanacak yeniden değerleme oranının azaltılabilmesi için yıllık aidat miktarına uygulanacak yeniden değerleme oranının %50’sine kadar indirilebilmesi hususunda Cumhurbaşkanına yetki verilmesi amacıyla düzenleme yapılmaktadır.
-
-
16 Nisan 2020
-
5 Aralık 2019
-
Eski ifade
2 yıldaYeni ifadeüç yılda
-
-
2 Temmuz 2012
-
Eski ifade
bin güne kadar adlîYeni ifademülki amir tarafından beşyüz Türk Lirasından ikibin Türk Lirasına kadar idarîDeğişikliğin gerekçesi
Maddeyle, 1618 sayılı Seyahat Acentaları ve Seyahat Acentaları Birliği Hakkında Kanunun 30 uncu maddesinde değişiklik yapılarak, mahkemelerin işyükünün azaltılması amacıyla maddedeki eylem suç olmaktan çıkartılmakta ve kabahate dönüştürülmektedir.
-
-
7 Haziran 2012
-
Değişikliğin gerekçesi
Madde ile, Kanun ile yürürlükten kaldırılan ve değiştirilen hükümler belirtilmiştir.
Gökhan
-
-
31 Temmuz 2008
-
Değişikliğin gerekçesi
Kanunun 19 uncu maddesinde yer alan; seyahat acentalarının reklam ve tanıtma belgelerinden birer nüshayı dağıtımlardan 15 gün önce Bakanlığa göndermesi koşulunun, reklam ve tanıtım belgelerinde paket tur sözleşmesi düzenlenene kadar yapılacak değişiklikleri engellemesi ve Kültür ve Turizm Bakanlığı açısından da alınan bu belgelerin arşivlenmesi ve takibini imkansız hale getirmesi nedeniyle kaldırılmaktadır.
-
Değişikliğin gerekçesi
Kanunun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan; seyahat acentalarının, seyahat acentalığı faaliyetleri ile ilgili olarak yerli ve yabancı kuruluşlarla yapmış oldukları sözleşmelerin birer örneğini Bakanlığa göndermelerine yönelik düzenleme, özellikle uluslararası faaliyetlerde bulunan seyahat acentalarının, yurt dışında bulunan sözleşme tarafı seyahat acentaları ile teknolojiye uygun şekilde e-ticaretin artması, sözleşmelerin elektronik ortamda yapılması, elektronik imza yoluyla sözleşmelerin akdedilmesi ve saklanması zorunluluğu karşısında uygulanması imkansız hale geldiğinden yürürlükten kaldırılmaktadır.
-
Değişikliğin gerekçesi
Kabahat niteliğindeki davranışların müeyyidesi para cezası olarak kanunda düzenlenmiştir. Meslekten men sonucunu doğuran işletme belgesi iptali ise ancak bir suçun cezai müeyyidesi olabilir. Bu sebeple kabahat niteliğindeki davranışlar nedeniyle işletme belgesinin iptali yoluna gidilmesi önlenerek, hukuka aykırı bir durumun önüne geçilmektedir.
Anayasanın 38 inci maddesinde cezaların şahsiliği prensibi getirilmiş olup, buna bağlı olarak düzenlenen 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 2 nci maddesinde de kanunda düzenlenmemiş cezanın suç olamayacağı hükmü getirilmiştir. 1618 sayılı Kanunun 27 nci maddesinin ikinci fıkrasında “…işletme belgesi iptal olunan seyahat acentaları ve bunların şubelerine ve bunların iptale neden olan işlemi sırasındaki ortakları ile bunların eşleri ve birinci dereceye kadar kan ve kayın hısımlarına beş yıl, bu maddenin (b) bendinin (1) ve (4) numaralı alt bentlerinin ihlali halinde ise on yıl süreyle yeniden belge verilmez…” hükmünü amir olup, cezaların şahsiliği ilkesi gereğince bu hükmün maddeden kaldırılması gerekmektedir.
Bu nedenle madde ile, Kanunun 27 nci maddesinin yeniden düzenlenmesi amaçlanmıştır.
-
Değişikliğin gerekçesi
Yürürlük maddesidir.
-
-
23 Ocak 2008
-
28 Aralık 2006
-
Değişikliğin gerekçesi
1618 sayılı Kanunun 1 inci Maddesi yeniden düzenlenmiş, bu kapsamda;
paket tur tanımında 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun esas alınmış, günübirlik turların ve seyahat acentaları ile Bakanlık, Birlik, işletme belgesi ve rehber tanımları yapılmıştır.
-
Değişikliğin gerekçesi
1618 sayılı Kanun, 14/9/1972 tarihli olup, günümüz koşullarına uygun bulunmadığı gibi, 1567 sayılı Türk Parasının Kıymetini Koruma Hakkında Kanunda ve diğer mevzuatla yapılan değişiklikler karşısında, döviz getirme zorunluluğunun, yurt dışına çıkma ve döviz bulundurma kolaylıklarının, seyahat acentalarına ayrıcalıklı kredi verilmesinin uygulamada yeri kalmamıştır. Ayrıca, 1618 sayılı Kanunun 13,14,15 ve 16 ncı Maddelerinde belirtilen teminat miktarları yetersiz hale gelmiştir. Bu nedenle söz konusu düzenlemeler ile diğer bazı Maddeler birlikte değerlendirilip güncellenerek yürürlükten kaldırılmıştır.
Diğer taraftan, 1618 sayılı Kanunda yer alan "Turizm ve Tanıtma Bakanlığı" ibareleri "Bakanlık" olarak değiştirilmiştir.
-
Değişikliğin gerekçesi
1618 sayılı Kanun, 14/9/1972 tarihli olup, günümüz koşullarına uygun bulunmadığı gibi, 1567 sayılı Türk Parasının Kıymetini Koruma Hakkında Kanunda ve diğer mevzuatla yapılan değişiklikler karşısında, döviz getirme zorunluluğunun, yurt dışına çıkma ve döviz bulundurma kolaylıklarının, seyahat acentalarına ayrıcalıklı kredi verilmesinin uygulamada yeri kalmamıştır. Ayrıca, 1618 sayılı Kanunun 13,14,15 ve 16 ncı Maddelerinde belirtilen teminat miktarları yetersiz hale gelmiştir. Bu nedenle söz konusu düzenlemeler ile diğer bazı Maddeler birlikte değerlendirilip güncellenerek yürürlükten kaldırılmıştır.
Diğer taraftan, 1618 sayılı Kanunda yer alan "Turizm ve Tanıtma Bakanlığı" ibareleri "Bakanlık" olarak değiştirilmiştir.
-
Değişikliğin gerekçesi
Seyahat acentalarının tüzel kişilik olarak kurulmaları öngörülerek ve belge devri yasaklanarak tüzel kişilik hisselerinin devri yoluyla işlemlerin yürütülmesi ve belgenin tüzel kişilikten ayrı olarak devri ile ilgili uygulamada ortaya çıkan sorunların kaldırılması amaçlanmıştır.
Ayrıca, seyahat acentalarının başka birliklere üye olsalar dahi, Seyahat Acentaları Birliğine de üye olmaları zorunluluğu düzenlenmiştir.
-
Değişikliğin gerekçesi
1618 sayılı Kanun, 14/9/1972 tarihli olup, günümüz koşullarına uygun bulunmadığı gibi, 1567 sayılı Türk Parasının Kıymetini Koruma Hakkında Kanunda ve diğer mevzuatla yapılan değişiklikler karşısında, döviz getirme zorunluluğunun, yurt dışına çıkma ve döviz bulundurma kolaylıklarının, seyahat acentalarına ayrıcalıklı kredi verilmesinin uygulamada yeri kalmamıştır. Ayrıca, 1618 sayılı Kanunun 13,14,15 ve 16 ncı Maddelerinde belirtilen teminat miktarları yetersiz hale gelmiştir. Bu nedenle söz konusu düzenlemeler ile diğer bazı Maddeler birlikte değerlendirilip güncellenerek yürürlükten kaldırılmıştır.
Diğer taraftan, 1618 sayılı Kanunda yer alan "Turizm ve Tanıtma Bakanlığı" ibareleri "Bakanlık" olarak değiştirilmiştir.
-
Değişikliğin gerekçesi
1618 sayılı Kanun, 14/9/1972 tarihli olup, günümüz koşullarına uygun bulunmadığı gibi, 1567 sayılı Türk Parasının Kıymetini Koruma Hakkında Kanunda ve diğer mevzuatla yapılan değişiklikler karşısında, döviz getirme zorunluluğunun, yurt dışına çıkma ve döviz bulundurma kolaylıklarının, seyahat acentalarına ayrıcalıklı kredi verilmesinin uygulamada yeri kalmamıştır. Ayrıca, 1618 sayılı Kanunun 13,14,15 ve 16 ncı Maddelerinde belirtilen teminat miktarları yetersiz hale gelmiştir. Bu nedenle söz konusu düzenlemeler ile diğer bazı Maddeler birlikte değerlendirilip güncellenerek yürürlükten kaldırılmıştır.
Diğer taraftan, 1618 sayılı Kanunda yer alan "Turizm ve Tanıtma Bakanlığı" ibareleri "Bakanlık" olarak değiştirilmiştir.
-
Değişikliğin gerekçesi
4848 sayılı Kanunda rehberlik ile ilgili Kültür ve Turizm Bakanlığının görevleri belirlenmişse de, rehberlik mesleğinin faaliyet alanları ve kaçak rehberlik yapmanın müeyyideleri belirlenmemiştir. Türkiye'nin tarihi, doğası, kültürü ve turizmi ile ilgili rehberlik hizmeti niteliğindeki bilgilerin, Bakanlık tarafından eğitilmiş, belgelendirilmiş ve denetimli rehberler aracılığı ile verilmesi, sadece ulaşım ve tek bir yerde konaklamayı içeren paket turlarda, turistin kara, deniz veya hava yoluyla varış noktasına gelişi, konaklama ünitesine transferi ve konakladıktan sonra aynı yolla dönüşü dışında bir hizmet verilmediğinden bu tarz paket turlar rehber bulundurma zorunluluğunun kapsamı dışında tutulmuştur. Paket tur ve turlar kapsamında genel olarak kara taşıtlarında maksimum kapasitenin altmış olduğu diğer taraftan daha küçük kapasiteli birden fazla araç olduğu hallerde de altmış kişiye kadar her araca ayrı bir rehber bulundurmanın gerekmeyeceği göz önünde tutularak altmış kişiye kadar bir rehber bulundurulması zorunlu hale getirilmiş, ancak tek bir aracın kapasitesinin altmış kişiyi aşabileceği dikkate alınarak, tek araç kapasitesi altmış kişiyi aşan araçlarda bir rehber öngörülmüş ve uygulamadaki tereddütlerin giderilmesi amaçlanmıştır.
Ayrıca, seyahat acentalarına; müşteriyi aldatıcı, kamu güvenini sarsıcı ve ülke turizmini baltalayıcı davranışlarda bulunmamak; sunulan tüm hizmetlere ilişkin detaylı program ve bilgiler ile paket tur programının hangi sigorta şirketi tarafından sigortalandığını gösteren sözleşmenin bir nüshasını tüketiciye vermek; diğer seyahat acentaları ile birlikte müteselsilen sorumlu olarak düzenleyecekleri faaliyetlere ve aracılık hizmetlerine ilişkin yükümlülüklerini yerine getirmek;
müşterileri ile biletlerini satacakları ulaştırma müesseselerine sunacakları hizmetler ve tüm seyahat acentacılığı işlemlerinden doğacak yükümlülüklerini yerine getirmek; şubelerinin de dahil olmak üzere adres değişikliklerini, değişiklik yapılmadan en az on gün önce Bakanlığa bildirmek zorunluluğu getirilmiştir.
-
Değişikliğin gerekçesi
1618 sayılı Kanun, 14/9/1972 tarihli olup, günümüz koşullarına uygun bulunmadığı gibi, 1567 sayılı Türk Parasının Kıymetini Koruma Hakkında Kanunda ve diğer mevzuatla yapılan değişiklikler karşısında, döviz getirme zorunluluğunun, yurt dışına çıkma ve döviz bulundurma kolaylıklarının, seyahat acentalarına ayrıcalıklı kredi verilmesinin uygulamada yeri kalmamıştır. Ayrıca, 1618 sayılı Kanunun 13,14,15 ve 16 ncı Maddelerinde belirtilen teminat miktarları yetersiz hale gelmiştir. Bu nedenle söz konusu düzenlemeler ile diğer bazı Maddeler birlikte değerlendirilip güncellenerek yürürlükten kaldırılmıştır.
Diğer taraftan, 1618 sayılı Kanunda yer alan "Turizm ve Tanıtma Bakanlığı" ibareleri "Bakanlık" olarak değiştirilmiştir.
-
Eski ifade
Kuruluş teminatıDeğişikliğin gerekçesi
Avrupa Birliği müktesebatı ile ilgili tarama çalışmalarında Avrupa Birliğinin paket turlara ilişkin 13/6/1990 tarihli ve 90/314 sayılı Paket Tur, Paket Seyahat, Paket Tatil Hakkındaki Avrupa Konseyi Direktifin tüketicinin korunmasına ilişkin düzenlemeleri, yalnızca Avrupa Birliği üye devlet vatandaşlarını değil, üye olmayan devlet vatandaşlarını da kapsamaktadır. Ayrıca, 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 6/C Maddesinde tanımlanan paket tur sözleşmelerine ilişkin usul ve esasların Sanayi ve Ticaret Bakanlığı tarafından belirlenmesi kapsamında; 13/6/2003 tarihli ve 25137 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Paket Tur Sözleşmeleri Uygulama Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliğin "Tanıtım broşürü" başlıklı 12 nci Maddesinin üçüncü fıkrasının (d) bendinde; seyahat acentasının, tanıtım broşürünün açıklanmasının yanı sıra tüketiciye sözleşme akdedilmeden önce yazılı olarak bilgi vereceği hususlar içerisinde "Tüketici tarafından iptal masraflarını ya da kaza veya hastalık halinde ülkesine geri gönderilme de dahil olmak üzere yardım masraflarını teminat altına alacak, isteğe bağlı bir sigorta sözleşmesi yapılmasıyla ilgili bilgiler" yer almakta olup, Yönetmelik ile ihtiyari sigorta düzenlenmiştir.
Sigortanın zorunlu olmayıp, ihtiyari olması tavsiye mahiyetinde yapılması sonucunu doğurmakta ve tüketiciyi tam anlamı ile korumamaktadır. Açıklanan nedenlerle yapılan düzenleme ile sigortanın zorunlu olması, sunulan hizmetin güvencesini, niteliğini artırması ve en önemlisi tüketicinin korunmasını sağlayacaktır.
Bu çerçevede, anılan Kanunda yer alan 50.000.- TL (5 Ykr) teminat güncelliğini yitirmiş ancak, teminatların güncellenmesi, yoğun sezonlarda birkaç bin turiste hizmet veren seyahat acentalarından her turist bakımından doğabilecek gerçek zararı tazmine yeter teminat almak her seyahat acentası bakımından ayrı değerlendirme yapmayı gerektirdiği gibi, maliyet bakımından seyahat acentacılığı faaliyetini gerçekleştirmeyi de güçleştireceğinden çözüm olarak görülmemiştir. Bu durum karşısında, teminat yerine, seyahat acentalarınca zorunlu sigorta sistemi getirilmiş ve cezalar maddesinde, zorunlu sigortayı yaptırmayan seyahat acentalarının belgelerinin iptali öngörülmüştür.
Madde ile turistlerin, taahhüt edilen hizmetin verilmesi, kaza veya hastalık halinde ülkelerine geri dönme masrafları ve kaza halinde kazadan doğan zararlarının her biri ayrı ayrı paket tur bedeli kadar yani toplamda paket tur bedelinin üç katı kadar sigortalanmaları ve ayrıca kazadan doğan tedavi masraflarının tamamı için sigortalanmaları amaçlanmıştır.
İlgili alanda faaliyet gösteren sigorta şirketlerine sigorta yapma zorunluluğu getirilerek, sigorta yapmaktan kaçınmalarının önlenmesi sağlanmıştır. Ayrıca hem sigorta şirketlerine hem de seyahat acentalarına sigorta sözleşmelerini beş iş günü içerisinde ve sözleşmenin süresinden önce sona ermesi durumunda ise yine aynı sürede Bakanlığa bildirme yükümlülüğü getirilerek, Bakanlığın seyahat acentalarının sigorta zorunluluğuna uyup uymadığını denetlemesi zorunluluğu düzenlenmiştir.
Sigorta sektöründe primler, risk analizleri yapılarak sigorta şirketlerince serbestçe belirlenmektedir. Ancak, bu olanağın hukukun genel ilkelerine ve mevzuata aykırı olarak kullanılmasını önlemek amacıyla, Hazine Müsteşarlığına gerektiğinde primleri belirleme yetkisi tanınmıştır.
-
Değişikliğin gerekçesi
1618 sayılı Kanun, 14/9/1972 tarihli olup, günümüz koşullarına uygun bulunmadığı gibi, 1567 sayılı Türk Parasının Kıymetini Koruma Hakkında Kanunda ve diğer mevzuatla yapılan değişiklikler karşısında, döviz getirme zorunluluğunun, yurt dışına çıkma ve döviz bulundurma kolaylıklarının, seyahat acentalarına ayrıcalıklı kredi verilmesinin uygulamada yeri kalmamıştır. Ayrıca, 1618 sayılı Kanunun 13,14,15 ve 16 ncı Maddelerinde belirtilen teminat miktarları yetersiz hale gelmiştir. Bu nedenle söz konusu düzenlemeler ile diğer bazı Maddeler birlikte değerlendirilip güncellenerek yürürlükten kaldırılmıştır.
Diğer taraftan, 1618 sayılı Kanunda yer alan "Turizm ve Tanıtma Bakanlığı" ibareleri "Bakanlık" olarak değiştirilmiştir.
-
Değişikliğin gerekçesi
1618 sayılı Kanun, 14/9/1972 tarihli olup, günümüz koşullarına uygun bulunmadığı gibi, 1567 sayılı Türk Parasının Kıymetini Koruma Hakkında Kanunda ve diğer mevzuatla yapılan değişiklikler karşısında, döviz getirme zorunluluğunun, yurt dışına çıkma ve döviz bulundurma kolaylıklarının, seyahat acentalarına ayrıcalıklı kredi verilmesinin uygulamada yeri kalmamıştır. Ayrıca, 1618 sayılı Kanunun 13,14,15 ve 16 ncı Maddelerinde belirtilen teminat miktarları yetersiz hale gelmiştir. Bu nedenle söz konusu düzenlemeler ile diğer bazı Maddeler birlikte değerlendirilip güncellenerek yürürlükten kaldırılmıştır.
Diğer taraftan, 1618 sayılı Kanunda yer alan "Turizm ve Tanıtma Bakanlığı" ibareleri "Bakanlık" olarak değiştirilmiştir.
-
Değişikliğin gerekçesi
1618 sayılı Kanun, 14/9/1972 tarihli olup, günümüz koşullarına uygun bulunmadığı gibi, 1567 sayılı Türk Parasının Kıymetini Koruma Hakkında Kanunda ve diğer mevzuatla yapılan değişiklikler karşısında, döviz getirme zorunluluğunun, yurt dışına çıkma ve döviz bulundurma kolaylıklarının, seyahat acentalarına ayrıcalıklı kredi verilmesinin uygulamada yeri kalmamıştır. Ayrıca, 1618 sayılı Kanunun 13,14,15 ve 16 ncı Maddelerinde belirtilen teminat miktarları yetersiz hale gelmiştir. Bu nedenle söz konusu düzenlemeler ile diğer bazı Maddeler birlikte değerlendirilip güncellenerek yürürlükten kaldırılmıştır.
Diğer taraftan, 1618 sayılı Kanunda yer alan "Turizm ve Tanıtma Bakanlığı" ibareleri "Bakanlık" olarak değiştirilmiştir.
-
Değişikliğin gerekçesi
1618 sayılı Kanun, 14/9/1972 tarihli olup, günümüz koşullarına uygun bulunmadığı gibi, 1567 sayılı Türk Parasının Kıymetini Koruma Hakkında Kanunda ve diğer mevzuatla yapılan değişiklikler karşısında, döviz getirme zorunluluğunun, yurt dışına çıkma ve döviz bulundurma kolaylıklarının, seyahat acentalarına ayrıcalıklı kredi verilmesinin uygulamada yeri kalmamıştır. Ayrıca, 1618 sayılı Kanunun 13,14,15 ve 16 ncı Maddelerinde belirtilen teminat miktarları yetersiz hale gelmiştir. Bu nedenle söz konusu düzenlemeler ile diğer bazı Maddeler birlikte değerlendirilip güncellenerek yürürlükten kaldırılmıştır.
Diğer taraftan, 1618 sayılı Kanunda yer alan "Turizm ve Tanıtma Bakanlığı" ibareleri "Bakanlık" olarak değiştirilmiştir.
-
Değişikliğin gerekçesi
1618 sayılı Kanun, 14/9/1972 tarihli olup, günümüz koşullarına uygun bulunmadığı gibi, 1567 sayılı Türk Parasının Kıymetini Koruma Hakkında Kanunda ve diğer mevzuatla yapılan değişiklikler karşısında, döviz getirme zorunluluğunun, yurt dışına çıkma ve döviz bulundurma kolaylıklarının, seyahat acentalarına ayrıcalıklı kredi verilmesinin uygulamada yeri kalmamıştır. Ayrıca, 1618 sayılı Kanunun 13,14,15 ve 16 ncı Maddelerinde belirtilen teminat miktarları yetersiz hale gelmiştir. Bu nedenle söz konusu düzenlemeler ile diğer bazı Maddeler birlikte değerlendirilip güncellenerek yürürlükten kaldırılmıştır.
Diğer taraftan, 1618 sayılı Kanunda yer alan "Turizm ve Tanıtma Bakanlığı" ibareleri "Bakanlık" olarak değiştirilmiştir.
-
Değişikliğin gerekçesi
1618 sayılı Kanun, 14/9/1972 tarihli olup, günümüz koşullarına uygun bulunmadığı gibi, 1567 sayılı Türk Parasının Kıymetini Koruma Hakkında Kanunda ve diğer mevzuatla yapılan değişiklikler karşısında, döviz getirme zorunluluğunun, yurt dışına çıkma ve döviz bulundurma kolaylıklarının, seyahat acentalarına ayrıcalıklı kredi verilmesinin uygulamada yeri kalmamıştır. Ayrıca, 1618 sayılı Kanunun 13,14,15 ve 16 ncı Maddelerinde belirtilen teminat miktarları yetersiz hale gelmiştir. Bu nedenle söz konusu düzenlemeler ile diğer bazı Maddeler birlikte değerlendirilip güncellenerek yürürlükten kaldırılmıştır.
Diğer taraftan, 1618 sayılı Kanunda yer alan "Turizm ve Tanıtma Bakanlığı" ibareleri "Bakanlık" olarak değiştirilmiştir.
-
Değişikliğin gerekçesi
1618 sayılı Kanun, 14/9/1972 tarihli olup, günümüz koşullarına uygun bulunmadığı gibi, 1567 sayılı Türk Parasının Kıymetini Koruma Hakkında Kanunda ve diğer mevzuatla yapılan değişiklikler karşısında, döviz getirme zorunluluğunun, yurt dışına çıkma ve döviz bulundurma kolaylıklarının, seyahat acentalarına ayrıcalıklı kredi verilmesinin uygulamada yeri kalmamıştır. Ayrıca, 1618 sayılı Kanunun 13,14,15 ve 16 ncı Maddelerinde belirtilen teminat miktarları yetersiz hale gelmiştir. Bu nedenle söz konusu düzenlemeler ile diğer bazı Maddeler birlikte değerlendirilip güncellenerek yürürlükten kaldırılmıştır.
Diğer taraftan, 1618 sayılı Kanunda yer alan "Turizm ve Tanıtma Bakanlığı" ibareleri "Bakanlık" olarak değiştirilmiştir.
-
Değişikliğin gerekçesi
1618 sayılı Kanun, 14/9/1972 tarihli olup, günümüz koşullarına uygun bulunmadığı gibi, 1567 sayılı Türk Parasının Kıymetini Koruma Hakkında Kanunda ve diğer mevzuatla yapılan değişiklikler karşısında, döviz getirme zorunluluğunun, yurt dışına çıkma ve döviz bulundurma kolaylıklarının, seyahat acentalarına ayrıcalıklı kredi verilmesinin uygulamada yeri kalmamıştır. Ayrıca, 1618 sayılı Kanunun 13,14,15 ve 16 ncı Maddelerinde belirtilen teminat miktarları yetersiz hale gelmiştir. Bu nedenle söz konusu düzenlemeler ile diğer bazı Maddeler birlikte değerlendirilip güncellenerek yürürlükten kaldırılmıştır.
Diğer taraftan, 1618 sayılı Kanunda yer alan "Turizm ve Tanıtma Bakanlığı" ibareleri "Bakanlık" olarak değiştirilmiştir.
-
Değişikliğin gerekçesi
1618 sayılı Kanun, 14/9/1972 tarihli olup, günümüz koşullarına uygun bulunmadığı gibi, 1567 sayılı Türk Parasının Kıymetini Koruma Hakkında Kanunda ve diğer mevzuatla yapılan değişiklikler karşısında, döviz getirme zorunluluğunun, yurt dışına çıkma ve döviz bulundurma kolaylıklarının, seyahat acentalarına ayrıcalıklı kredi verilmesinin uygulamada yeri kalmamıştır. Ayrıca, 1618 sayılı Kanunun 13,14,15 ve 16 ncı Maddelerinde belirtilen teminat miktarları yetersiz hale gelmiştir. Bu nedenle söz konusu düzenlemeler ile diğer bazı Maddeler birlikte değerlendirilip güncellenerek yürürlükten kaldırılmıştır.
Diğer taraftan, 1618 sayılı Kanunda yer alan "Turizm ve Tanıtma Bakanlığı" ibareleri "Bakanlık" olarak değiştirilmiştir.
-
Değişikliğin gerekçesi
1618 sayılı Kanun, 14/9/1972 tarihli olup, günümüz koşullarına uygun bulunmadığı gibi, 1567 sayılı Türk Parasının Kıymetini Koruma Hakkında Kanunda ve diğer mevzuatla yapılan değişiklikler karşısında, döviz getirme zorunluluğunun, yurt dışına çıkma ve döviz bulundurma kolaylıklarının, seyahat acentalarına ayrıcalıklı kredi verilmesinin uygulamada yeri kalmamıştır. Ayrıca, 1618 sayılı Kanunun 13,14,15 ve 16 ncı Maddelerinde belirtilen teminat miktarları yetersiz hale gelmiştir. Bu nedenle söz konusu düzenlemeler ile diğer bazı Maddeler birlikte değerlendirilip güncellenerek yürürlükten kaldırılmıştır.
Diğer taraftan, 1618 sayılı Kanunda yer alan "Turizm ve Tanıtma Bakanlığı" ibareleri "Bakanlık" olarak değiştirilmiştir.
-
Değişikliğin gerekçesi
Türk Ceza Kanununda yapılan değişiklikler ile bu Kanundaki değişiklikler dikkate alınarak, ülke turizminin ve turist güvenliğinin korunması bakımından Bakanlıktan belge alınmaksızın seyahat acentacılığı ve rehberlik faaliyetinde bulunmak suç olarak düzenlenmiş ve uygulanacak cezalar belirlenmiştir.
-
Değişikliğin gerekçesi
1618 sayılı Kanun, 14/9/1972 tarihli olup, günümüz koşullarına uygun bulunmadığı gibi, 1567 sayılı Türk Parasının Kıymetini Koruma Hakkında Kanunda ve diğer mevzuatla yapılan değişiklikler karşısında, döviz getirme zorunluluğunun, yurt dışına çıkma ve döviz bulundurma kolaylıklarının, seyahat acentalarına ayrıcalıklı kredi verilmesinin uygulamada yeri kalmamıştır. Ayrıca, 1618 sayılı Kanunun 13,14,15 ve 16 ncı Maddelerinde belirtilen teminat miktarları yetersiz hale gelmiştir. Bu nedenle söz konusu düzenlemeler ile diğer bazı Maddeler birlikte değerlendirilip güncellenerek yürürlükten kaldırılmıştır.
Diğer taraftan, 1618 sayılı Kanunda yer alan "Turizm ve Tanıtma Bakanlığı" ibareleri "Bakanlık" olarak değiştirilmiştir.
-
Değişikliğin gerekçesi
Birlik gelirlerini artırmak, üyelerine daha iyi hizmet verilebilmesini ve sivil toplum örgütü olarak ülke turizmine katkıda bulunulmasını sağlamak için Birliğin şirket kurması, taşınmaz alım, satımı, sınırlı ayni hak tesisi gibi yetkilere sahip olması hükme bağlanmıştır.
Disiplin Kurulu ve disiplin cezaları ile Genel Kurul toplantıları, seçimler ve yasaklara ilişkin olarak bu Kanunda bazı düzenlemelerde eksiklikler bulunmaktadır. Örneğin, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 135 inci Maddesinde kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları için, "... kanunla kurulan ve organları kendi üyeleri tarafından kanunda gösterilen usullere göre yargı gözetimi altında, gizli oyla seçilen kamu tüzelkişilikleridir." denilmesine karşın, bu Kanunda seçimlerle ilgili Anayasaya uygun düzenleme yapılmamıştır. Bu nedenle, bu konulara ilişkin olarak bu Kanunda hüküm bulunmayan hallerde, 5362 sayılı Esnaf ve Sanatkârlar Meslek Kuruluşları Kanununa atıf yapılmıştır.
-
Değişikliğin gerekçesi
Birlik gelirlerini artırmak, üyelerine daha iyi hizmet verilebilmesini ve sivil toplum örgütü olarak ülke turizmine katkıda bulunulmasını sağlamak için Birliğin şirket kurması, taşınmaz alım, satımı, sınırlı ayni hak tesisi gibi yetkilere sahip olması hükme bağlanmıştır.
Disiplin Kurulu ve disiplin cezaları ile Genel Kurul toplantıları, seçimler ve yasaklara ilişkin olarak bu Kanunda bazı düzenlemelerde eksiklikler bulunmaktadır. Örneğin, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 135 inci Maddesinde kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları için, "... kanunla kurulan ve organları kendi üyeleri tarafından kanunda gösterilen usullere göre yargı gözetimi altında, gizli oyla seçilen kamu tüzelkişilikleridir." denilmesine karşın, bu Kanunda seçimlerle ilgili Anayasaya uygun düzenleme yapılmamıştır. Bu nedenle, bu konulara ilişkin olarak bu Kanunda hüküm bulunmayan hallerde, 5362 sayılı Esnaf ve Sanatkârlar Meslek Kuruluşları Kanununa atıf yapılmıştır.
-
Değişikliğin gerekçesi
Birlik gelirlerini artırmak, üyelerine daha iyi hizmet verilebilmesini ve sivil toplum örgütü olarak ülke turizmine katkıda bulunulmasını sağlamak için Birliğin şirket kurması, taşınmaz alım, satımı, sınırlı ayni hak tesisi gibi yetkilere sahip olması hükme bağlanmıştır.
Disiplin Kurulu ve disiplin cezaları ile Genel Kurul toplantıları, seçimler ve yasaklara ilişkin olarak bu Kanunda bazı düzenlemelerde eksiklikler bulunmaktadır. Örneğin, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 135 inci Maddesinde kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları için, "... kanunla kurulan ve organları kendi üyeleri tarafından kanunda gösterilen usullere göre yargı gözetimi altında, gizli oyla seçilen kamu tüzelkişilikleridir." denilmesine karşın, bu Kanunda seçimlerle ilgili Anayasaya uygun düzenleme yapılmamıştır. Bu nedenle, bu konulara ilişkin olarak bu Kanunda hüküm bulunmayan hallerde, 5362 sayılı Esnaf ve Sanatkârlar Meslek Kuruluşları Kanununa atıf yapılmıştır.
-
Değişikliğin gerekçesi
Birlik gelirlerini artırmak, üyelerine daha iyi hizmet verilebilmesini ve sivil toplum örgütü olarak ülke turizmine katkıda bulunulmasını sağlamak için Birliğin şirket kurması, taşınmaz alım, satımı, sınırlı ayni hak tesisi gibi yetkilere sahip olması hükme bağlanmıştır.
Disiplin Kurulu ve disiplin cezaları ile Genel Kurul toplantıları, seçimler ve yasaklara ilişkin olarak bu Kanunda bazı düzenlemelerde eksiklikler bulunmaktadır. Örneğin, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 135 inci Maddesinde kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları için, "... kanunla kurulan ve organları kendi üyeleri tarafından kanunda gösterilen usullere göre yargı gözetimi altında, gizli oyla seçilen kamu tüzelkişilikleridir." denilmesine karşın, bu Kanunda seçimlerle ilgili Anayasaya uygun düzenleme yapılmamıştır. Bu nedenle, bu konulara ilişkin olarak bu Kanunda hüküm bulunmayan hallerde, 5362 sayılı Esnaf ve Sanatkârlar Meslek Kuruluşları Kanununa atıf yapılmıştır.
-
Değişikliğin gerekçesi
Birlik gelirlerini artırmak, üyelerine daha iyi hizmet verilebilmesini ve sivil toplum örgütü olarak ülke turizmine katkıda bulunulmasını sağlamak için Birliğin şirket kurması, taşınmaz alım, satımı, sınırlı ayni hak tesisi gibi yetkilere sahip olması hükme bağlanmıştır.
Disiplin Kurulu ve disiplin cezaları ile Genel Kurul toplantıları, seçimler ve yasaklara ilişkin olarak bu Kanunda bazı düzenlemelerde eksiklikler bulunmaktadır. Örneğin, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 135 inci Maddesinde kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları için, "... kanunla kurulan ve organları kendi üyeleri tarafından kanunda gösterilen usullere göre yargı gözetimi altında, gizli oyla seçilen kamu tüzelkişilikleridir." denilmesine karşın, bu Kanunda seçimlerle ilgili Anayasaya uygun düzenleme yapılmamıştır. Bu nedenle, bu konulara ilişkin olarak bu Kanunda hüküm bulunmayan hallerde, 5362 sayılı Esnaf ve Sanatkârlar Meslek Kuruluşları Kanununa atıf yapılmıştır.
-
Değişikliğin gerekçesi
1618 sayılı Kanundaki yeni düzenlemelere paralel olarak Birliğin gelirleri yeniden düzenlenmiştir.
Ayrıca, 1618 sayılı Kanunun 34 üncü Maddesinin (A) bendinin (f) alt bendinde, üye kayıt ücreti ve yıllık aidatın genel kurul kararı ile tespit edileceği düzenlenmiş bulunmaktadır. Ancak, genel kurul kararı ile belirlenen üye kayıt ücreti, 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanuna aykırılık oluşturulabilmekte ve rekabeti engelleyici öneriler kabul edilebilmektedir. Bu nedenle üye kayıt ücreti ve yıllık aidatın tespit şekli konusunda düzenleme yapılması zorunluluğu doğmuş ve üye kayıt ücreti ve yıllık aidat Kanunla belirlenmiştir.
-
Değişikliğin gerekçesi
1618 sayılı Kanundaki yeni düzenlemelere paralel olarak Birliğin gelirleri yeniden düzenlenmiştir.
Ayrıca, 1618 sayılı Kanunun 34 üncü Maddesinin (A) bendinin (f) alt bendinde, üye kayıt ücreti ve yıllık aidatın genel kurul kararı ile tespit edileceği düzenlenmiş bulunmaktadır. Ancak, genel kurul kararı ile belirlenen üye kayıt ücreti, 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanuna aykırılık oluşturulabilmekte ve rekabeti engelleyici öneriler kabul edilebilmektedir. Bu nedenle üye kayıt ücreti ve yıllık aidatın tespit şekli konusunda düzenleme yapılması zorunluluğu doğmuş ve üye kayıt ücreti ve yıllık aidat Kanunla belirlenmiştir.
-
Değişikliğin gerekçesi
1618 sayılı Kanundaki yeni düzenlemelere paralel olarak Birliğin gelirleri yeniden düzenlenmiştir.
Ayrıca, 1618 sayılı Kanunun 34 üncü Maddesinin (A) bendinin (f) alt bendinde, üye kayıt ücreti ve yıllık aidatın genel kurul kararı ile tespit edileceği düzenlenmiş bulunmaktadır. Ancak, genel kurul kararı ile belirlenen üye kayıt ücreti, 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanuna aykırılık oluşturulabilmekte ve rekabeti engelleyici öneriler kabul edilebilmektedir. Bu nedenle üye kayıt ücreti ve yıllık aidatın tespit şekli konusunda düzenleme yapılması zorunluluğu doğmuş ve üye kayıt ücreti ve yıllık aidat Kanunla belirlenmiştir.
-
Değişikliğin gerekçesi
1618 sayılı Kanundaki yeni düzenlemelere paralel olarak Birliğin gelirleri yeniden düzenlenmiştir.
Ayrıca, 1618 sayılı Kanunun 34 üncü Maddesinin (A) bendinin (f) alt bendinde, üye kayıt ücreti ve yıllık aidatın genel kurul kararı ile tespit edileceği düzenlenmiş bulunmaktadır. Ancak, genel kurul kararı ile belirlenen üye kayıt ücreti, 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanuna aykırılık oluşturulabilmekte ve rekabeti engelleyici öneriler kabul edilebilmektedir. Bu nedenle üye kayıt ücreti ve yıllık aidatın tespit şekli konusunda düzenleme yapılması zorunluluğu doğmuş ve üye kayıt ücreti ve yıllık aidat Kanunla belirlenmiştir.
-
Değişikliğin gerekçesi
1618 sayılı Kanundaki yeni düzenlemelere paralel olarak Birliğin gelirleri yeniden düzenlenmiştir.
Ayrıca, 1618 sayılı Kanunun 34 üncü Maddesinin (A) bendinin (f) alt bendinde, üye kayıt ücreti ve yıllık aidatın genel kurul kararı ile tespit edileceği düzenlenmiş bulunmaktadır. Ancak, genel kurul kararı ile belirlenen üye kayıt ücreti, 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanuna aykırılık oluşturulabilmekte ve rekabeti engelleyici öneriler kabul edilebilmektedir. Bu nedenle üye kayıt ücreti ve yıllık aidatın tespit şekli konusunda düzenleme yapılması zorunluluğu doğmuş ve üye kayıt ücreti ve yıllık aidat Kanunla belirlenmiştir.
-
Değişikliğin gerekçesi
1618 sayılı Kanundaki yeni düzenlemelere paralel olarak Birliğin gelirleri yeniden düzenlenmiştir.
Ayrıca, 1618 sayılı Kanunun 34 üncü Maddesinin (A) bendinin (f) alt bendinde, üye kayıt ücreti ve yıllık aidatın genel kurul kararı ile tespit edileceği düzenlenmiş bulunmaktadır. Ancak, genel kurul kararı ile belirlenen üye kayıt ücreti, 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanuna aykırılık oluşturulabilmekte ve rekabeti engelleyici öneriler kabul edilebilmektedir. Bu nedenle üye kayıt ücreti ve yıllık aidatın tespit şekli konusunda düzenleme yapılması zorunluluğu doğmuş ve üye kayıt ücreti ve yıllık aidat Kanunla belirlenmiştir.
-
Değiştirildi Genel 5571 sayılı Kanun, md. 29Eski ifade
AnkaraYeni ifadeİstanbulDeğişikliğin gerekçesi
1618 sayılı Kanun, 14/9/1972 tarihli olup, günümüz koşullarına uygun bulunmadığı gibi, 1567 sayılı Türk Parasının Kıymetini Koruma Hakkında Kanunda ve diğer mevzuatla yapılan değişiklikler karşısında, döviz getirme zorunluluğunun, yurt dışına çıkma ve döviz bulundurma kolaylıklarının, seyahat acentalarına ayrıcalıklı kredi verilmesinin uygulamada yeri kalmamıştır. Ayrıca, 1618 sayılı Kanunun 13,14,15 ve 16 ncı Maddelerinde belirtilen teminat miktarları yetersiz hale gelmiştir. Bu nedenle söz konusu düzenlemeler ile diğer bazı Maddeler birlikte değerlendirilip güncellenerek yürürlükten kaldırılmıştır.
Diğer taraftan, 1618 sayılı Kanunda yer alan "Turizm ve Tanıtma Bakanlığı" ibareleri "Bakanlık" olarak değiştirilmiştir.
-
Değiştirildi Genel (madde başlığı) 5571 sayılı Kanun, md. 7Eski ifade
SEYAHAT ACENTALARINDAN ALINACAK TEMİNAT“ iken, 12 nci maddenin başlığı “Kuruluş teminatıDeğişikliğin gerekçesi
Avrupa Birliği müktesebatı ile ilgili tarama çalışmalarında Avrupa Birliğinin paket turlara ilişkin 13/6/1990 tarihli ve 90/314 sayılı Paket Tur, Paket Seyahat, Paket Tatil Hakkındaki Avrupa Konseyi Direktifin tüketicinin korunmasına ilişkin düzenlemeleri, yalnızca Avrupa Birliği üye devlet vatandaşlarını değil, üye olmayan devlet vatandaşlarını da kapsamaktadır. Ayrıca, 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 6/C Maddesinde tanımlanan paket tur sözleşmelerine ilişkin usul ve esasların Sanayi ve Ticaret Bakanlığı tarafından belirlenmesi kapsamında; 13/6/2003 tarihli ve 25137 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Paket Tur Sözleşmeleri Uygulama Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliğin "Tanıtım broşürü" başlıklı 12 nci Maddesinin üçüncü fıkrasının (d) bendinde; seyahat acentasının, tanıtım broşürünün açıklanmasının yanı sıra tüketiciye sözleşme akdedilmeden önce yazılı olarak bilgi vereceği hususlar içerisinde "Tüketici tarafından iptal masraflarını ya da kaza veya hastalık halinde ülkesine geri gönderilme de dahil olmak üzere yardım masraflarını teminat altına alacak, isteğe bağlı bir sigorta sözleşmesi yapılmasıyla ilgili bilgiler" yer almakta olup, Yönetmelik ile ihtiyari sigorta düzenlenmiştir.
Sigortanın zorunlu olmayıp, ihtiyari olması tavsiye mahiyetinde yapılması sonucunu doğurmakta ve tüketiciyi tam anlamı ile korumamaktadır. Açıklanan nedenlerle yapılan düzenleme ile sigortanın zorunlu olması, sunulan hizmetin güvencesini, niteliğini artırması ve en önemlisi tüketicinin korunmasını sağlayacaktır.
Bu çerçevede, anılan Kanunda yer alan 50.000.- TL (5 Ykr) teminat güncelliğini yitirmiş ancak, teminatların güncellenmesi, yoğun sezonlarda birkaç bin turiste hizmet veren seyahat acentalarından her turist bakımından doğabilecek gerçek zararı tazmine yeter teminat almak her seyahat acentası bakımından ayrı değerlendirme yapmayı gerektirdiği gibi, maliyet bakımından seyahat acentacılığı faaliyetini gerçekleştirmeyi de güçleştireceğinden çözüm olarak görülmemiştir. Bu durum karşısında, teminat yerine, seyahat acentalarınca zorunlu sigorta sistemi getirilmiş ve cezalar maddesinde, zorunlu sigortayı yaptırmayan seyahat acentalarının belgelerinin iptali öngörülmüştür.
Madde ile turistlerin, taahhüt edilen hizmetin verilmesi, kaza veya hastalık halinde ülkelerine geri dönme masrafları ve kaza halinde kazadan doğan zararlarının her biri ayrı ayrı paket tur bedeli kadar yani toplamda paket tur bedelinin üç katı kadar sigortalanmaları ve ayrıca kazadan doğan tedavi masraflarının tamamı için sigortalanmaları amaçlanmıştır.
İlgili alanda faaliyet gösteren sigorta şirketlerine sigorta yapma zorunluluğu getirilerek, sigorta yapmaktan kaçınmalarının önlenmesi sağlanmıştır. Ayrıca hem sigorta şirketlerine hem de seyahat acentalarına sigorta sözleşmelerini beş iş günü içerisinde ve sözleşmenin süresinden önce sona ermesi durumunda ise yine aynı sürede Bakanlığa bildirme yükümlülüğü getirilerek, Bakanlığın seyahat acentalarının sigorta zorunluluğuna uyup uymadığını denetlemesi zorunluluğu düzenlenmiştir.
Sigorta sektöründe primler, risk analizleri yapılarak sigorta şirketlerince serbestçe belirlenmektedir. Ancak, bu olanağın hukukun genel ilkelerine ve mevzuata aykırı olarak kullanılmasını önlemek amacıyla, Hazine Müsteşarlığına gerektiğinde primleri belirleme yetkisi tanınmıştır.
-
Bu madde başlığı “İptal sebepleri“ iken, 28/12/2006 tarihli ve 5571 sayılı Kanunun 8 inci maddesiyle metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.
Değişikliğin gerekçesi
Maddede, seyahat acentalarının yükümlülüklerini yerine getirmemeleri halinde verilecek cezalar, suç teşkil eden fiilin ağırlığı dikkate alınarak düzenlenmiş, 1618 sayılı Kanunda öngörülen "ihtar" cezası yerine "idari para cezası" düzenlenerek mevzuata aykırı eylemlerin malî müeyyide ile cezalandırılması, mevcut Kanun metninde uygulamada ortaya çıkan sorunların giderilmesi ve bu maddede belirtilen fiillerin başka bir Kanun bakımından da suç teşkil etmesi halinde, bu Kanunda belirtilen müeyyidelerin ayrıca uygulanması amaçlanmıştır.
Öncelikle uyarmayı gerektirmeyecek kadar ağır kabul edilen ve doğrudan idari para cezasını gerektiren fiiller ayrı ayrı sayılmıştır. Ancak, fiilin, bu maddede belirtilen suçlardan olmamakla birlikte, bu Kanun ve ilgili mevzuat hükümlerine aykırılık teşkil etmesi halinde fail Bakanlıkça uyarılacaktır. Uyarıya rağmen otuz gün içerisinde durumlarını düzeltmemeleri veya bir yıl içerisinde uyarmayı gerektiren aynı veya başka fiil veya fiiller işlemeleri halinde, uyarmayı gerektiren fiilden sonraki her bir fiil için ayrı ayrı idari para cezası uygulanması amaçlanmıştır.
Bir yıl içerisinde beş kez para cezasını gerektiren fiillerin işlendiğinin tespiti halinde belge iptali öngörülmüş ve uyarma veya idari para cezası uygulanmayacak kadar ağır kabul edilerek doğrudan belge iptalini gerektiren diğer fiiller sayılmıştır.
-