İçeriğe geç
Yürürlükte Temel kanun 12. hâli

Askeri Ceza Kanunu (AsCK)

Kanun numarası
1632
Kabul tarihi
22.05.1930
Resmî Gazete
15.06.1930 / 1520
Düstur
3. tertip, cilt 11
Son değişiklik
12.06.2024
Madde sayısı
174

Metin içindeki değişiklik notlarından ve dipnotlardan derlenmiştir. Toplam 162 kayıt.

  1. 12 Haziran 2024

    • Eklendi Ek Madde 21 geçmişi 7517 sayılı Kanun, md. 2
      Değişikliğin gerekçesi

      Genelkurmay Başkanı, Kara, Deniz ve Hava Kuvvetleri Komutanları ile general ve amirallerin işlediği isnat edilen askeri suçlarda, soruşturma izni vermeye yetkili merciler ile soruşturma ve kovuşturma makamlarının belirlenmesinde anılan kişilerin suçun işlendiği tarihteki görevleri ve rütbelerinin değil, son rütbeleri ve görevlerinin esas alınmasına yönelik düzenleme yapılması amaçlanmaktadır.

  2. 24 Haziran 2021

    • Eklendi Ek Madde 11 geçmişi 7329 sayılı Kanun, md. 1
      Değişikliğin gerekçesi

      1632 sayılı Askerî Ceza Kanununa eklenen ek 11 inci maddeyle, kanunilik ilkesine uygun olarak askerî suçların tanımı yapılmakta ve sırf askerî suçlar belirlenmektedir. Yürürlükteki askerî mevzuatta askerî suç ve sırf askerî suç tanımı bulunmamaktadır. Söz konusu tanımlar Askerî Yargıtay içtihatlarıyla şekillenmiştir. Maddenin birinci fıkrasında askerî suçlar, 1632 sayılı Kanunda düzenlenen suçlar ile asker kişinin askerlik hizmet ve görevleriyle ilgili olarak işlediği suçlar olarak tanımlanmaktadır. Belirtmek gerekir ki, 1632 sayılı Kanunda düzenlenen bazı suçlar asker olmayan kişiler tarafından da işlenebilmektedir. Bu durumda yine 1632 sayılı Kanun uygulanacak ve belirlenen askeri suçlara ilişkin davalara bakacak mahkemelerde yargılama yapılacaktır.

      Maddenin ikinci fıkrasında, sırf askerî suçların hangi suçlar olduğu düzenlenmektedir. Bu suretle, sırf askerî suçlara bağlanan sonuçların sadece bu fıkrada düzenlenen suçlar bakımından uygulanması sağlanmaktadır.

    • Eklendi Ek Madde 12 geçmişi 7329 sayılı Kanun, md. 2
      Değişikliğin gerekçesi

      1632 sayılı Kanuna eklenen ek 12 nci maddeyle, suç bakımından amir-maiyet veya üstast ilişkisinin hangi durumlarda dikkate alınmayacağı düzenlenmektedir. Maddenin birinci fıkrasıyla, asker kişiler arasında işlenen suçlarda yakın akrabalık ilişkisinin 1632 sayılı Kanunun uygulanması bakımından etkisi belirlenmektedir. Askerlik hizmet ve görevlerine ilişkin hâller dışında, asker kişilerden nişanlıların, evlilik bağı kalmasa bile eşlerin, kan hısımlığından veya kayın hısımlığından üstsoy veya altsoy, üçüncü derece dâhil hısımların veya evlâtlık bağı olanların birbirlerine karşı işledikleri suçlar bakımından amir-maiyet ve üst-ast ilişkisi dikkate alınmayacaktır. Örneğin farklı rütbelerdeki kardeş asker kişiler arasında işlenen kasten yaralama suçunun askerî hizmete ilişkin bir hal dışında işlenmesi halinde ast-üst ile amir-maiyet ilişkisi dikkate alınmayacak ve üste fiilen taarruz veya asta müessir fiil suçları yerine 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun kasten yaralama suçuna ilişkin hükümleri ile diğer hükümleri doğrudan uygulanabilecektir. Böylelikle, 5237 sayılı Kanunda genel hükümler kısmında yer verilen kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırımlar, erteleme, önödeme ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununda yer verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması gibi kurumların gerektiğinde uygulanması mümkün olabilecektir. Bunun sonucu olarak da görevli ve yetkili mahkeme genel kurallara göre belirlenecek, kamu davası askerî suçlara bakmakla görevli mahkemeye açılmayacaktır.

      Maddenin ikinci fıkrasında ise yükümlü erbaş ve erler arasında işlenen suçlar bakımından ast, üst veya amir ilişkisinin dikkate alınabilmesi için fiilin askerî hizmet ve görevlerden kaynaklanması gerektiği belirtilmektedir. Yükümlü erbaş ve erlerin, ortak yaşam alanlarını sürekli birlikte kullanmaları nedeniyle oluşan samimiyetin verdiği rahatlıkla hareket ettikleri gözönüne alınarak bu kişilerin askerî hizmet ve görevlerine ilişkin bir muameleden doğmayan suçları bakımından ast, üst veya amir ilişkisinin uygulanmasının önüne geçilmesi amacıyla erbaş ve erler lehine bir düzenleme yapılmaktadır.

    • Eklendi Ek Madde 13 geçmişi 7329 sayılı Kanun, md. 3
      Değişikliğin gerekçesi

      1632 sayılı Kanuna eklenen ek 13 üncü maddede, asker kişilerin yakalanması ve tutuklanmasında uygulanacak ilave hükümler ile istisnai hükümlere yer verilmektedir.

      Maddenin birinci fıkrasında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 90 ıncı maddesi esas alınmak suretiyle herkes tarafından yakalama yapılabilecek hâller düzenlenmektedir.

      Maddenin ikinci fıkrasında, yine 5271 sayılı Kanunun 90 ıncı maddesi esas alınmak suretiyle tutuklama kararı veya yakalama emri düzenlenmesini gerektiren ve gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Cumhuriyet savcısına derhâl başvurma olanağı bulunmadığı takdirde amir, üst, askerî karakol, nöbetçi, devriye, askerî inzibat ve kolluk memurlarının asker kişiyi yakalayabilecekleri düzenlenmektedir.

      Maddenin üçüncü fıkrasında, yakalanan asker kişi ve olay hakkında Cumhuriyet savcısına derhal bilgi verilmesi ve alınan talimat doğrultusunda işlem yapılması gerektiği düzenlenmektedir. Cumhuriyet savcısı, yakalanan kişiyi serbest bırakmaz ise en yakın askerî inzibat karakoluna ya da askerî makama veya adli kolluk görevlilerine teslim edilmesine karar verecektir. Özellikle suçun işlendiği yerde askeri inzibat karakolu ya da askeri makamların bulunmadığı yerlerde suç işleyen kişinin adli kolluk görevlisine teslim edilmesi zorunluluğu bulunmaktadır. Bu nedenle Cumhuriyet savcısına alternatifli bir yetki tanınmaktadır. Bununla birlikte, suçun 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun İkinci Kitap Dördüncü Kısım Dördüncü, Beşinci, Altıncı ve Yedinci Bölümlerinde tanımlanan suçlar ile 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu kapsamına giren suçlardan olması halinde, yakalanan kişinin Cumhuriyet savcısının talimatı ile sadece adlî kolluk görevlilerine teslim edileceği hüküm altına alınmaktadır.

      Maddenin dördüncü fıkrasında, asker kişilerin gözaltına alınması veya tutuklanması hallerinde;

      5271 sayılı Kanunun 107 nci maddesinde belirtilen kişilerle birlikte ayrıca kıt’a komutanı veya askerî kurum amirine de derhal haber verileceği düzenlenmektedir.

    • Eklendi Ek Madde 14 geçmişi 7329 sayılı Kanun, md. 4
      Değişikliğin gerekçesi

      1632 sayılı Kanuna eklenen ek 14 üncü maddeyle, askerî suçların soruşturulması ve kovuşturulmasında uygulanacak usul hükümlerine ilişkin düzenleme yapılmaktadır.

      Maddenin birinci fıkrasında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu hükümleriyle birlikte askerî suçlar bakımından uygulanacak ilave hükümler ile istisnai hükümlere yer verilmektedir.

      Fıkranın (a) bendiyle, uygulamada karşılaşılabilecek muhtemel sorunların önüne geçilebilmesi ve soruşturmaların etkili ve süratli yapılabilmesi amacıyla subay ve astsubayların şüpheli sıfatıyla ifadesinin bizzat Cumhuriyet savcısı tarafından alınması hükme bağlanmaktadır.

      Fıkranın (b) bendiyle, suça ilişkin maddi delillerin kaybolmasının önüne geçilmesi ve şüpheli ile mağdurun haklarının korunabilmesi amacıyla askerî amirlerin suçun işlendiğini öğrendiklerinde Cumhuriyet savcısının olaya elkoymasına kadar delillerin kaybolmasını önleyecek tedbirleri almasına yönelik bir düzenleme yapılmaktadır.

      Fıkranın (c) bendiyle, ülke sınırları dışında görev yapan birliklerde ya da sınır ötesi harekât gerçekleştiren birliklerde işlenen suçlarda, delillerin kaybolmasını önlemek ve diğer soruşturma işlemlerinin yapılmasını sağlamak üzere Cumhuriyet savcısının, adlî kolluk görevlileri tarafından yapılması gereken soruşturma işlemlerinin Millî Savunma Bakanlığınca yurt dışında görevlendirilen hukuk sınıfı subaylar tarafından yapılmasını isteyebileceği düzenlenmektedir. 926 sayılı Türk Silâhlı Kuvvetleri Personel Kanununun 46 ncı maddesinde yapılan düzenlemeyle hukuk sınıfı subay kadroları ihdas edilmiştir. Buna bağlı olarak, yurt dışında işlenen suçlarda hukuk sınıfı subaylara, Cumhuriyet savcısı tarafından adlî kolluk görevi verilebilecektir.

      Fıkranın (d) bendiyle, sırf askerî suç nedeniyle askerî disiplinin ağır şekilde ihlal edilmesi ve kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren somut delillerin bulunması halinde asker kişi hakkında tutuklama kararı verilebileceği öngörülmektedir. Düzenlemeyle, 5271 sayılı Kanunun 100 üncü maddesinde belirtilen tutuklama nedenlerine ilave olarak yeni bir tutuklama nedeni daha ihdas edilmektedir. Hâkim 5271 sayılı Kanunun 100 üncü maddesindeki şartların gerçekleşmesi halinde tutuklama kararı verebileceği gibi bu fıkradaki şartların gerçekleşmesi halinde de tutuklama kararı verebilecektir. Ancak tutuklamaya ilişkin ölçülülük ya da süre gibi koşullar bakımından 5271 sayılı Kanunun tutuklamaya ilişkin diğer tüm hükümleri herhalde dikkate alınacaktır.

      Fıkranın (e) bendiyle, sırf askerî suçların işlenmesi durumunda askerî disiplinin temin edilmesi amacıyla tutuklama yasağına ilişkin hükümlerin bu suçlar bakımından uygulanmayacağı belirtilmektedir.

      Maddenin ikinci fıkrasında, mahkemenin, asker kişilerin işlediği askeri suçlarla ilgili olarak kabul edilen iddianamenin; savcılığın, kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmesi durumunda bu kararın bir örneğini soruşturma iznini veren komutanlığa veya askeri kurum amirliğine göndereceği düzenlenmektedir.

      Maddenin üçüncü fıkrasıyla, askerî birlik komutanı veya askerî kurum amirinin, emir komutasındaki asker kişileri, ifadelerinin alınması veya sorgularının yapılması için ilgili yargı merciinde hazır bulundurulmasını sağlayacağı düzenlenmektedir.

    • Eklendi Ek Madde 15 geçmişi 7329 sayılı Kanun, md. 5
      Değişikliğin gerekçesi

      1632 sayılı Kanuna eklenen ek 15 inci maddeyle, asker kişilerin işlediği askerî suçlarda yürütülecek soruşturma ve kovuşturmalardaki izin usulü ile izne karar verecek merciler belirlenmektedir.

      Maddenin birinci fıkrasında, asker kişilerin işledikleri askerî suçların soruşturulmasınm kural olarak izne tabi olduğu düzenlenmektedir. Askerî suçların tanımında bu Kanunla 1632 sayılı Kanuna eklenen ek 11 inci maddedeki tanımın esas alınması gerekmektedir. Bununla birlikte, ağır ceza mahkemesinin görev alanına giren suçüstü hallerinde soruşturma, izin aranmaksızın doğrudan genel hükümlere göre yapılacaktır.

      Maddenin ikinci fıkrasında, asker kişilerin işledikleri askerî suçlardan dolayı soruşturma izni verecek makamlar, asker kişilerin görevlerine göre belirlenmektedir. Buna göre, soruşturma izni asgari tugay komutanı veya eşidi kurum amiri olmak üzere, asker kişinin fiilen görev yaptığı birlik komutanı veya askeri kurum amiri tarafından verilecektir. Deniz ve Hava Kuvvetleri Komutanlıklarında ise tugay komutanının eşidi makam tarafından soruşturma izni verilecektir. Bu kişilerin yokluklarında ise izin, vekilleri tarafından bizzat verilecektir. Genelkurmay Başkanlığı, Kuvvet Komutanlıkları ve Milli Savunma Üniversitesinde görev yapanlar bakımından da bu hükme göre uygulama yapılacaktır.

      Milli Savunma Bakanlığı merkez ve taşra teşkilatı ile bağlı ve ilgili kurum ve kuruluşlarda görev yapan asker kişiler hakkında soruşturma izni Milli Savunma Bakanı tarafından verilecektir.

      General ve amiraller hakkında ise soruşturma izni görev yeri dikkate alınarak ilgisine göre Genelkurmay Başkanının veya ilgili kuvvet komutanının teklifi üzerine ya da re’sen Milli Savunma Bakanı tarafından verilecektir. Buna göre, kuvvet komutanlıklarında görev yapan general ve amiraller hakkında ilgili kuvvet komutanı, Genelkurmay Başkanlığında görev yapan general ve amiraller hakkında ise Genelkurmay Başkanı teklifte bulunabilecektir.

      Maddenin üçüncü ve dördüncü fıkralarıyla, askeri birlik veya askeri kurumda geçici olarak görevlendirilen veya harekat komutasına verilen asker kişiler ile bir askeri birlik veya askeri kurum dışında görevlendirilen asker kişiler hakkında soruşturma izni verecek makamlar belirlenmektedir.

      Maddenin beşinci fıkrasıyla, uluslararası anlaşmalar gereğince Ülkemizde görev yapan yabancı asker kişilerin işledikleri askeri suçlar bakımından soruşturma izni verecek makam belirlenmektedir.

      Maddenin altıncı ve yedinci fıkralarıyla, bu madde kapsamında soruşturma izni vermeye yetkili makamların bu yetkilerini devredebilmesine ilişkin usul ve esaslar belirlenmektedir.

      Maddenin sekizinci ve dokuzuncu fıkralarıyla, soruşturma izni verecek merciin yetkileri ve soruşturma izni konusundaki kararın süresi ile bu kararlara karşı itiraz edilecek yargı mercileri ve soruşturma ve kovuşturma makamları düzenlenmektedir.

      Maddenin onuncu fıkrasıyla, general ve amiraller hakkında soruşturma yapacak merciler ile bu mercilerin kararlarına karşı yapılacak itirazı inceleyecek mercileri belirlenmektedir.

      Maddenin on birinci fıkrasında, 3628 sayılı Mal Bildiriminde Bulunulması, Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanununun 17 nci maddesinin birinci fıkrasında yer alan suçları işleyen asker kişiler hakkında soruşturma ve kovuşturma genel hükümlere göre yapılacağı düzenlenmektedir.

      Maddenin on ikinci fıkrasında, izin müessesesi ile ilgili olarak maddede hüküm bulunmayan hallerde 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun hükümlerinin uygulanacağı belirtilmek suretiyle bu konuda hukuken bir boşluğa yer verilmemesi amaçlanmaktadır.

    • Eklendi Ek Madde 16 geçmişi 7329 sayılı Kanun, md. 6
      Değişikliğin gerekçesi

      1632 sayılı Kanuna eklenen ek 16 ncı maddeyle, Yüce Divanda yargılanacak asker kişilerin işlediği askerî suçlarda yürütülecek soruşturma ve kovuşturmalardaki izin usulü ile izne karar verecek merciler belirlenmektedir.

      Maddenin birinci fıkrasında, Genelkurmay Başkanı ile Kara, Deniz ve Hava Kuvvetleri Komutanlarının işledikleri askerî suçların soruşturulmasınm izne tabi olduğu düzenlenmektedir. Askerî suçların tanımında bu Kanunla 1632 sayılı Kanuna eklenen ek 11 inci maddedeki tanımın esas alınması gerekmektedir. Bununla birlikte, ağır ceza mahkemesinin görev alanına giren suçüstü hallerinde soruşturma, izin aranmaksızın doğrudan genel hükümlere göre yapılacaktır.

      Maddenin ikinci fıkrasında, Genelkurmay Başkanı ile kuvvet komutanlarının işledikleri askerî suçlardan dolayı soruşturma izni verecek makam belirlenmektedir. Buna göre Genelkurmay Başkanı ve kuvvet komutanları hakkında soruşturma yapılması Cumhurbaşkanının iznine bağlı olacaktır.

      Maddenin üçüncü, dördüncü ve beşinci fıkralarında, soruşturma izni verecek merciin yetkileri ve soruşturma izni konusundaki kararlara karşı itiraz edilecek yargı mercileri ve soruşturma ve kovuşturma makamları düzenlenmektedir.

      Maddenin altıncı fıkrasında, 3628 sayılı Mal Bildiriminde Bulunulması, Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanununun 17 nci maddesinin birinci fıkrasında sayılan suçlar bakımından da bu madde hükümlerinin uygulanacağı düzenlenmektedir.

      Maddenin yedinci fıkrasında, izin müessesesi ile ilgili olarak bu maddede hüküm bulunmayan hallerde 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun hükümlerinin uygulanacağı belirtilmek suretiyle bu konuda hukuken bir boşluğa yer verilmemesi amaçlanmaktadır.

    • Eklendi Ek Madde 17 geçmişi 7329 sayılı Kanun, md. 7
      Değişikliğin gerekçesi

      1632 sayılı Kanuna eklenen ek 17 nci maddeyle, hükmün açıklanmasının geri bırakılması müessesesi askerî suçlar bakımından düzenlenmektedir. 353 sayılı Askerî Mahkemeler Kuruluşu ve Yargılama Usulü Kanununun ek 4 üncü maddesinde yer alan hükümler, 353 sayılı Kanunun yürürlükten kaldırılması nedeniyle 1632 sayılı Kanuna taşınmaktadır. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 231 inci maddesinde düzenlenen ve onarıcı adalet anlayışının hâkim olduğu bir kurum olan hükmün açıklanmasının geri bırakılması müessesesi kural olarak 1632 sayılı Kanunda düzenlenen suçlar bakımından da uygulanacaktır. Bununla birlikte, 353 sayılı Kanunun ek 4 üncü maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verilemeyeceği istisnaî durumlar maddede aynen korunmaktadır.

    • Eklendi Ek Madde 18 geçmişi 7329 sayılı Kanun, md. 8
      Değişikliğin gerekçesi

      1632 sayılı Kanuna eklenen ek 18 inci maddeyle, Anayasa değişikliğiyle askerî yargı kolunun kaldırılmasının ve askerî suçların yargılama görev ve yetkisinin adlî yargı mercilerine devredilmesinin tabii sonucu olarak, bu suçların soruşturma ve kovuşturulmasında da 5271 sayılı Kanunun uygulanacağı açıkça düzenlenmektedir. Ancak, askeri suçların soruşturulması veya kovuşturulması bakımından Askeri Ceza Kanununa bu Kanunla eklenen ilave usul hükümleri ya da ayrışık usul hükümleri bulunması durumunda istisnai nitelik taşıyan bu hükümler öncelikle uygulanacaktır.

    • Eklendi Ek Madde 19 geçmişi 7329 sayılı Kanun, md. 9
      Değişikliğin gerekçesi

      1632 sayılı Kanuna eklenen ek 19 uncu maddeyle, askeri suçlara ilişkin davaların bakılacağı mahkemeler belirlenmektedir.

      Maddenin birinci fıkrasında, askeri suçlara ilişkin dava ve işlerin, suçun işlendiği yerin bağlı olduğu ilin adıyla anılan asliye ve ağır ceza mahkemelerinde ya da askeri birlik ve personel yoğunluğunun gerektirmesi halinde Adalet Bakanlığının önerisi üzerine Hakimler ve Savcılar Kurulunca belirlenen ilçelerde kurulu bulunan asliye veya ağır ceza mahkemelerinde görüleceği düzenlenmektedir. Hakimler ve Savcılar Kurulunca ilçede görülmesine karar verildiği takdirde ilçenin yargı çevresi de aynı usulle belirlenecektir. İlçede görülmesine karar verilmesi halinde il merkezindeki mahkemelerin yetkisi, bu suçlar bakımından kalkmış olacaktır. Hakimler ve Savcılar Kurulu, il merkezindeki veya belirlenmesine karar verildiği takdirde ilçedeki asliye veya ağır ceza mahkemelerinden hangisinin askeri suçlara bakacağına 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun 9 uncu maddesinin beşinci fıkrası gereğince karar verebilecektir.

      Ayrıca, bu suçlara ilişkin dava ve işler, acele işlerden sayılacak ve bu dava ile işlere adli tatilde de bakılacaktır. Böylelikle uzmanlaşma sağlanacak ve askeri suçlar bakımından hızlı ve etkili bir yargılama gerçekleştirilecektir.

      Maddenin ikinci fıkrasıyla, 1632 sayılı Kanunun Birinci Kısım Üçüncü Bap Birinci Faslında düzenlenen suçlar dolayısıyla ağır ceza mahkemesine açılacak olan davaların, suçun işlendiği yerin bağlı olduğu ilin adıyla anılan ve Hâkimler Savcılar Kurulunca Devletin güvenliğine karşı suçlara ait davalara bakmak üzere belirlenen ağır ceza mahkemesinde görülmesi sağlanmaktadır. Düzenlemeyle, 6723 sayılı Kanunla 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun 15 inci maddesinde yapılan değişiklikle terör suçlarıyla ilgili davalara bakan il merkezindeki ağır ceza mahkemesi ile bu fıkrada belirtilen askerî suçlara bakacak olan ağır ceza mahkemesinin aynı mahkeme olması sağlanmaktadır. Bu şekilde, daha etkin ve süratli bir yargılama için ihtisaslaşmanın gerçekleştirilmesi amaçlanmaktadır. Örneğin, eylemlerini İstanbul’un birden fazla ağır ceza merkezinin yetki alanında gerçekleştiren sanıkların yargılamaları İstanbul Adliyesinde yürütülecek, keza, ağır ceza merkezi olan bir ilçede işlenen aynı kapsamdaki suçlar nedeniyle açılacak davalar da o ilçenin bağlı bulunduğu il merkezindeki terör suçlarına bakan ağır ceza mahkemesinde görülecektir.

      Maddenin üçüncü fıkrasıyla, işbölümü gereği askerî suçlarla ilgili dava ve işlere bakacak asliye ve ağır ceza mahkemelerinin görev alanına giren suçlar ile diğer asliye ve ağır ceza mahkemelerinin görev alanına giren suçlara ilişkin davalar arasında bağlantı nedeniyle birleştirmenin zorunlu olduğu hâllerde, birleştirmenin askerî suçlarla ilgili dava ve işlere bakacak asliye ve ağır ceza mahkemelerinde yapılması sağlanmaktadır. Böylelikle askerî suçlara bakmakla görevli mahkemelerle diğer mahkemeler arasında uyuşmazlık çıkması engellenerek yargılamanın hızlandırılması amaçlanmaktadır.

      Maddenin dördüncü fıkrasıyla, asker kişiler tarafından ülke sınırları dışında işlenen askerî suçlarla ilgili dava ve işlere birinci fıkra kapsamındaki Ankara mahkemelerinin bakması hükme bağlanmaktadır.

      Yurt dışında bulunan askerî birliklerde işlenen askerî suçlar bakımından düzenlenen bu yetki kuralı, özellikle Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ve Afganistan gibi askerî birliklerin çok olduğu yerler bakımından getirilmektedir. Ayrıca, yurt dışında bulunan askeri mahallerde yapılacak önleme aramasına karar vermeye de bu fıkra uyarınca belirlenen Ankara sulh ceza hakimliğinin yetkili olacağı düzenlenmektedir.

      Maddenin beşinci fıkrasında, 1632 sayılı Kanunun 65, 66, 67, 68 ve 70 inci maddelerinde düzenlenen suçlara ilişkin dava ve işlerde yetkili mahkemenin, şüpheli veya sanığın mensubu olduğu askeri birlik veya kurumun bulunduğu yer için birinci fıkra uyarınca belirlenen il veya ilçe mahkemesinin olması sağlanarak, uygulamadaki yetkili mahkeme karmaşasının giderilmesi amaçlanmaktadır.

      Maddenin altıncı fıkrasında, askeri suçlara ilişkin soruşturmaların, suçun işlendiği yerin bağlı olduğu ilin adıyla anılan Cumhuriyet başsavcılığınca ya da birinci fıkra uyarınca Hakimler ve Savcılar Kurulunca belirlenen ilçe Cumhuriyet başsavcılığınca yürütüleceği ve bu başsavcılıklarda askeri suçlar bürosu kurularak buralarda yeteri kadar Cumhuriyet savcısının görevlendirileceği düzenlenmektedir.

      Ayrıca, görevlendirilen Cumhuriyet savcısının, suçun işlendiği yer Cumhuriyet savcısından soruşturmanın kısmen veya tamamen yapılmasını isteyebilmesine, gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde suçun işlendiği yer Cumhuriyet savcısının zorunlu olan delilleri toplamasına ve gerekmesi hâlinde alınacak kararlar bakımından bulunduğu yer sulh ceza hâkimliğinden talepte bulunmasına imkan sağlanmaktadır.

    • Eklendi Ek Madde 20 geçmişi 7329 sayılı Kanun, md. 10
      Değişikliğin gerekçesi

      1632 sayılı Kanuna eklenen ek 20 nci maddeyle, Anayasa değişikliğiyle askerî yargının kaldırılmış olması sonucunda kanunlarda, askerî yargı kolu içinde yer alan yargı mercilerinin adlî yargıdaki karşılıkları belirlenerek boşluk oluşmasını engellemek ve uygulamada tereddütlere neden olmamak amacıyla atıf hükümleri düzenlenmektedir.

    • Eklendi Geçici Madde 3 geçmişi 7329 sayılı Kanun, md. 11
      Değişikliğin gerekçesi

      1632 sayılı Askerî Ceza Kanununa eklenen geçici 3 üncü maddenin birinci fıkrasına göre, il veya ilçelerde askeri suçlara bakacak mahkemelerin, Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir ay içinde belirleneceği düzenlenmektedir. Ek 19 uncu madde ve bu fıkrayı birlikte değerlendirdiğimizde öncelikle il merkezlerinin yanında askeri birlik ve personel yoğunluğunun gereklerine uygun olarak bazı ilçelerde askeri suçların görülüp görülmeyeceği ve görülmesine karar verildiği takdirde bu ilçelerin yargı çevresinin belirlenmesi, akabinde il ve belirlenen ilçelerde kurulu bulunan asliye veya ağır ceza mahkemelerinden hangisinin iş bölümü gereği bu suçlara bakacağının belirlenmesi gerekmektedir. Yine Kanunun yürürlüğe girmesiyle birlikte genel yetkili mahkemelerde bulunan askerî suçlara ilişkin dosyaların yeni belirlenecek mahkemelere devir süreci düzenlenmektedir.

      Maddenin ikinci fıkrasıyla, Anayasa değişikliği sonucunda görevleri sona eren Askerî Yargıtay Başkanı, Başsavcısı, ikinci Başkanı, daire başkanları ve üyeleri ile Askerî Yüksek İdare Mahkemesi Başkanı, Askerî Yüksek İdare Mahkemesi Başsavcısı, daire başkanları ve üyeleri ile askerî hâkimlerin bu görevleri sırasında işledikleri şahsî suçlarıyla görev suçlarının soruşturulması ve kovuşturulmasına ilişkin hükümler ile disiplin hükümleri düzenlenmektedir. Bu hükümler, fıkrada belirtilen kişilerin söz konusu görevleri yaptıkları sırada işledikleri suçlar ile disiplin soruşturması veya kovuşturması gerektiren eylemleri hakkında uygulanacaktır. Bu kişilerin görevleri sona erdikten sonra yeni görevleri sırasında işledikleri suçlar ile disiplin hükümleri bakımından tabi olacakları yeni hükümler uygulanacaktır.

      Maddenin üçüncü fıkrasında, Millî Savunma Bakanlığı tarafından Jandarma Genel Komutanlığında ve Sahil Güvenlik Komutanlığında görevlendirilen er ve erbaşlar ile askerlik yükümlülerinin cezai sorumluluğuna ilişkin düzenleme yapılmaktadır.

      668 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınması Gereken Tedbirler ile Bazı Kurum ve Kuruluşlara Dair Düzenleme Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ve bu Kararnameyi kanunlaştıran 8/11/2016 tarihli ve 6755 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınması Gereken Tedbirler ile Bazı Kurum ve Kuruluşlara Dair Düzenleme Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabul Edilmesine Dair Kanunla Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı İçişleri Bakanlığına bağlanmıştır.

      669 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması ve Millî Savunma Üniversitesi Kurulması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Hükmünde Kararnameyle ve bu Kararnameyi kanunlaştıran 9/11/2016 tarihli ve 6756 sayılı Kanunla 2803 sayılı Jandarma Teşkilat, Görev ve Yetkileri Kanununa eklenen geçici 5 inci maddede ve 2692 sayılı Sahil Güvenlik Komutanlığı Kanununa eklenen geçici 9 uncu maddede, Jandarma Genel Komutanlığının ve Sahil Güvenlik Komutanlığının er ve erbaş ile askerlik yükümlüsü ihtiyacının, 1111 sayılı Askerlik Kanunu hükümleri çerçevesinde Millî Savunma Bakanlığı tarafından üç yıl süreyle karşılanacağı, İçişleri Bakanlığının göstereceği lüzum üzerine Cumhurbaşkanı kararıyla bu sürenin uzatılabileceği, bu suretle Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı emrine verilen er ve erbaşlar ile askerlik yükümlüleri hakkında diğer er ve erbaşlar ile askerlik yükümlülerinin tabi olduğu hükümler uygulanacağı düzenlenmektedir.

      2803 sayılı Kanunun geçici 5 inci maddesinde ve 2692 sayılı Kanunun geçici 9 uncu maddesinde yer alan hükümler nedeniyle Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı emrine verilen er ve erbaşlar ile askerlik yükümlüleri hakkında diğer er ve erbaşlar ile askerlik yükümlülerinin tabi olduğu hükümler uygulanmaya devam edildiğinden bunların askerlik yükümlülükleriyle bağlantılı olarak 1632 sayılı Kanun uygulanmaya devam edilmiştir. Ancak bazı yer mahkemelerince bu konuda tereddütler yaşanmış olduğundan uygulamaya yön vermek amacıyla bu husus Teklifle açıkça düzenlenmek suretiyle uygulama birliği sağlanması öngörülmektedir. Dolayısıyla, bu askerlik yükümlüleri hakkında yükümlülükleriyle bağlantılı olarak 1632 sayılı Kanunun uygulanması bakımından herhangi bir kesinti yaşanmamış olduğundan, Teklifin kanunlaşmasından önceki askeri suçlar nedeniyle 1632 sayılı Kanunun uygulanmasına devam olunacaktır.

      Diğer yandan, askeri disiplinin temin edilmesi bakımından, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığında görevli rütbelilere karşı bu komutanlıklarda görevlendirilen erbaş ve erler ile askerlik yükümlülerinin işlediği askeri suçlar asker kişilere karşı işlenmiş sayılacaktır. Belirtilen komutanlıklarda görev yapan rütbeliler asker kişi sayılmadığından bu kişilerle ilgili olarak 1632 sayılı Kanun uygulanamamaktadır. Düzenlemeyle, er ve erbaşlar ile askerlik yükümlülerinin rütbelilere karşı suç işlemesi durumunda 1632 sayılı Kanunun uygulanması sağlanmaktadır.

      Soruşturma izni, Jandarma Genel Komutanlığında asgari alay komutanı veya eşidi kurum amiri, Sahil Güvenlik Komutanlığında ise asgari grup komutanı veya eşidi kurum amiri olmak üzere, asker kişinin fiilen görev yaptığı birlik komutanı veya kurum amiri bu kişilerin yokluklarında ise vekilleri tarafından bizzat verilecektir.

  3. 18 Şubat 2021

    • Değiştirildi Madde 63 geçmişi (fıkra) 7281 sayılı Kanun, md. 2
      Eski ifade
      kabul edilecek bir özrü olmadan,
      Yeni ifade
      söz konusu Kanunun 23 üncü maddesinde belirtilen mazeretlerden birisi bulunmaksızın,
      Değişikliğin gerekçesi

      Madde ile, 1632 sayılı Askeri Ceza Kanununun 63 üncü maddesinin birinci fıkrasında düzenleme yapılmaktadır. Söz konusu düzenleme ile, 25/6/2019 tarihli ve 7179 sayılı Askeralma Kanunuyla uyumun sağlanması, ayrıca bakaya ve yoklama kaçağı suçlarında özür olarak kabul edilen durumların anılan Kanunun 23 üncü maddesinde belirtilen mazeretlerle sınırlı tutulması amaçlanmaktadır.

  4. 25 Haziran 2019

    • Eski ifade
      yedek subaylarla
      Yeni ifade
      yedek subaylar, yedek astsubaylar ve
      Değişikliğin gerekçesi

      Bu Kanun ile yedek astsubaylık statüsü ihdas edilmiştir. Madde ile, söz konusu ekleme doğrultusunda yasal uyum sağlanması amacıyla diğer mevzuatta değişiklikler yapılmaktadır.

    • Eski ifade
      yedek subaylarla
      Yeni ifade
      yedek subaylar ve yedek astsubaylar ile
      Değişikliğin gerekçesi

      Bu Kanun ile yedek astsubaylık statüsü ihdas edilmiştir. Madde ile, söz konusu ekleme doğrultusunda yasal uyum sağlanması amacıyla diğer mevzuatta değişiklikler yapılmaktadır.

  5. 2 Temmuz 2018

  6. 15 Ağustos 2017

    • Yürürlükten kaldırıldı Madde 39 geçmişi 694 sayılı KHK, md. 203 · 7078 sayılı Kanunla aynen kabul
  7. 5 Haziran 2017

    • Değiştirildi Madde 67 geçmişi 691 sayılı KHK, md. 3 · 7069 sayılı Kanunla aynen kabul
  8. 24 Kasım 2016

  9. 23 Haziran 2016

    • Değiştirildi Madde 47 geçmişi 6722 sayılı Kanun, md. 9
      Değişikliğin gerekçesi

      Maddede, ikinci fıkrada yazılı istisnai haller dışında Türk Ceza Kanununun hapis cezasının ertelenmesine ilişkin hükümlerinin askeri suçlar hakkında da uygulanmasına ilişkin düzenleme yapılmaktadır.

      Maddenin ikinci fıkrasında Anayasa Mahkemesinin, 1632 sayılı Askeri Ceza Kanununun 47 nci maddesinin birinci fıkrasının (A) bendinin birinci ve ikinci cümleleri ile ek 8 inci maddesinin ikinci fıkrasındaki, erteleme hükümlerinin bazı askeri suçlar için uygulanmayacağı yönündeki düzenlemelerin iptaline ilişkin Kararında yer alan gerekçeler doğrultusunda orantılı ve ölçülü bir düzenleme yapılmaktadır.

      Bu kapsamda ikinci fıkranın (A) bendinde, sırf askeri suçların askeri disiplin açısından arz ettiği önem dikkate alınarak bu suçlardan dolayı yapılan yargılama sonunda hükmolunan netice cezanın üç ay veya daha fazla süreli hapis cezası olması halinde ertelenemeyeceği düzenlenmektedir. Ancak diğer askeri suçlarla ilgili olarak hükmolunan cezalar bakımından Türk Ceza Kanununda belirlenen dışında bir ceza sınırı öngörülmemektedir.

      İkinci fıkranın (B) bendinde, bir suç tipine bağlı olmaksızın işlenen suçun doğurduğu birtakım sonuçlar itibarıyla ertelemenin yargılamadan beklenen amacın gerçekleşmesini engelleyeceği gözönüne alınmış ve hangi durumlarda hapis cezasının ertelenmesine karar verilemeyeceği konusunda düzenleme yapılmaktadır. Yargılama sırasında hâkimin takdir yetkisini kullanarak eylemin, disiplini ağır şekilde ihlal etmesi, birliğin güvenliğini tehlikeye düşürmesi, birliğin muharebe hazırlığını veya etkinliğini zafiyete uğratması ya da büyük bir zarar meydana getirmesi hallerinin gerçekleşip gerçekleşmediğini tespit etmesi ve bu tespite göre erteleme konusunda karar vermesi öngörülmektedir.

      İkinci fıkranın (C) bendinde, savaş ve seferberlik hallerinde tüm suçlar yönünden (B) bendinde yazılı hallerin var olduğu kabul edilerek erteleme yasağı öngörülmektedir.

      İkinci fıkranın (D) bendinde ise daha önce sırf askeri bir suçtan dolayı mahkûm olunması halinde hapis cezasının ertelenemeyeceği düzenlenmektedir. Türk Ceza Kanununun 51 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde, daha önce kasıtlı bir suçtan dolayı üç aydan fazla hapis cezasına mahkûm edilmemiş olma şartı aranırken bu fıkranın (D) bendinde sırf askeri suçlar, verilen cezanın süresi ve niteliğine bakılmaksızın ertelemeye engel bir hal olarak düzenlenmektedir. Ancak daha önce mahkûm olunan suçun sırf askeri suç dışında bir askeri suç olması halinde, Türk Ceza Kanununun 51 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi hükmü uygulanacaktır.

    • Değiştirildi Madde 149 geçmişi 6722 sayılı Kanun, md. 10
      Değişikliğin gerekçesi

      Madde ile; kıta, karargâh veya askeri kurumlarda ya da görev esnasında veya görev yerlerinde işlenmesi halinde önemli bir disiplin zafiyetine sebep olan uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma ve alenen özendirme, kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak suçlarını işleyen askeri şahıslar hakkında, Türk Ceza Kanununun bu suçlara ilişkin hükümlerinin uygulanması öngörülmektedir.

    • Değiştirildi Ek Madde 8 geçmişi 6722 sayılı Kanun, md. 11
      Değişikliğin gerekçesi

      Maddede, kısa süreli hapis cezalarına ilişkin Türk Ceza Kanununun 50 nci maddesinde belirtilen seçenek yaptırımların kural olarak uygulanacağı belirtilmiş ancak askerlik yükümlüğünü yerine getirenler dışındaki asker kişiler, örneğin subay, astsubay veya uzman erbaş gibi personel hakkında ise sadece aynı maddenin birinci fıkrasının (a), (b) ve (d) bentlerinde yazılı seçenek yaptırımların uygulanabileceği düzenlenmektedir. Aynı maddenin birinci fıkrasının (c), (e) ve (f) bentlerinde yazılı seçenek yaptırımlar, meslek olarak askerlik hizmet ve görevini ifa eden personel bakımından uygulanabilirliği bulunmadığından ve askerlik hizmet ve görevinin aksamasına sebep olacağından kapsam dışında tutulmuştur.

      Anayasa Mahkemesinin, 1632 sayılı Askeri Ceza Kanununun 47 nci maddesinin birinci fıkrasının (A) bendinin birinci ve ikinci cümleleri ile ek 8 inci maddesinin ikinci fıkrasındaki, hapis cezasına seçenek yaptırımlara çevirme hükümlerinin bazı askeri suçlar için uygulanmayacağı yönündeki düzenlemelerin iptaline ilişkin Kararında yer alan gerekçeler doğrultusunda orantılı ve ölçülü bir düzenleme yapılmaktadır.

      Bu kapsamda birinci fıkranın (A) bendinde, sırf askeri suçların askeri disiplin açısından arz ettiği önem dikkate alınarak bu suçlardan dolayı yapılan yargılama sonunda hükmolunan netice cezanın dört ay veya daha fazla süreli hapis cezası olması halinde seçenek yaptırımlara çevrilmeyeceği düzenlenmektedir. Ancak diğer askeri suçlarla ilgili olarak hükmolunan cezalar bakımından Türk Ceza Kanununda belirlenen dışında bir ceza sınırı öngörülmemiştir.

      Bununla birlikte bir suç tipine bağlı olmaksızın işlenen suçun doğurduğu birtakım sonuçlar itibarıyla seçenek yaptırımlara çevirmenin yargılamadan beklenen amacın gerçekleşmesini engelleyeceği gözönüne alınmış ve hangi durumlarda kısa süreli hapis cezasının seçenek yaptırımlara çevrilmeyeceği konusunda birinci fıkranın (B) bendinde düzenleme yapılmıştır. Bu bentte yargılama sırasında hâkimin takdir yetkisini her somut olayın hal ve şartlarına göre kullanarak eylemin disiplini ağır şekilde ihlal etmesi, birliğin güvenliğini tehlikeye düşürmesi, birliğin muharebe hazırlığını veya etkinliğini zafiyete uğratması ya da büyük bir zarar meydana getirmesi hallerinin gerçekleşip gerçekleşmediğini tespit etmesi ve bu tespite göre seçenek yaptırımlar konusunda karar vermesi öngörülmektedir.

      Birinci fıkranın (C) bendinde, savaş ve seferberlik hallerinde tüm suçlar yönünden (B) bendinde yazılı hallerin var olduğu kabul edilerek seçenek yaptırıma çevirme yasağı öngörülmektedir.

      Maddenin ikinci fıkrasında, 1076 sayılı Kanun uyarınca askerlik hizmetini yerine getiren yedek subaylar ile yükümlü erbaş ve erler hakkında hükmolunan seçenek yaptırımların yerine getirilmesinin, bu kişilerin askerlik hizmetlerinin kesintiye uğramasını engellemek amacıyla askerlik hizmetlerinin sonuna bırakılması öngörülmektedir.

  10. 28 Mart 2013

  11. 31 Ocak 2013

  12. 17 Ocak 2013

  13. 18 Temmuz 2012

  14. 22 Mayıs 2012

    • Metinden çıkarıldı Madde 63 geçmişi (bent) 6318 sayılı Kanun, md. 27

      22/5/2012 tarihli ve 6318 sayılı Kanunun 27 nci maddesiyle bu bentte yer alan “son” ibaresi madde metninden çıkarılmıştır.

      Değişikliğin gerekçesi

      Madde ile, 1 Temmuz-31 Ekim tarihleri arasında yapılan son yoklama uygulamasına son verilerek yoklama işlemleri 14 aylık döneme yayıldığından, madde metninde yer alan son yoklama işlemi yoklama olarak değiştirilmiştir.

  15. 8 Ağustos 2011

    • Yürürlükten kaldırıldı Ek Madde 3 geçmişi (üçüncü cümle) 650 sayılı KHK, md. 37
  16. 31 Mart 2011

    • Değişikliğin gerekçesi

      Maddeyle, 1632 sayılı Askeri Ceza Kanununun 63 üncü maddesinde değişiklik yapılmaktadır. Değişiklikle, barış zamanında 1111 sayılı Askerlik Kanununun 89 uncu maddesi gereğince haklarında daha önce idarî para cezası verilen saklı, yoklama kaçağı veya bakayaların, bu cezaları kesinleştikten sonra kabul edilecek bir özrü olmadan maddede yer alan eylemleri işleyenler hakkında hapis cezası öngörülmektedir.

  17. 10 Mart 2011

  18. 26 Şubat 2008

    • Eklendi Ek Madde 10 geçmişi 5739 sayılı Kanun, md. 1
      Değişikliğin gerekçesi

      Askeri ceza ve disiplin yargılamasında askerlik hizmetinin özelliklerinden kaynaklanan bir takım istisnaların kabulü zorunludur. Bu nedenle 1632 sayılı Kanuna Ek 10 uncu madde eklenmek suretiyle bu Kanunda ve diğer ilgili kanunlarda gerekli değişiklikler yapılıncaya kadar, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun Birinci Kitabında yer alan düzenlemeler bakımından Askeri Ceza Kanununun Ek 8 ve 9 uncu maddeleri ile 16/06/1964 tarihli ve 477 sayılı Disiplin Mahkemeleri Kuruluşu Yargılama Usulü ve Disiplin Suç ve Cezaları Hakkında Kanunun 63 üncü maddesinin ikinci fıkrası hükümlerinin uygulanmasına devam olunacağı hükme bağlanmıştır.

      Maddenin ikinci fıkrasıyla, Askeri Ceza Kanununda yazılı suçlar bakımından askeri yargı sisteminde uygulanan askeri disiplin ve bu yargının kendine mahsus özellikleri dikkate alınarak Askeri Ceza Kanununda yazılı suçlarla ilgili olarak 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 231 inci maddesinin beş ilâ ondördüncü fıkralarında düzenlenen denetimli serbestlik ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin müessesenin askeri yargıda yer almaması amacıyla değişiklik yapılmıştır.

  19. 25 Kasım 2005

    • İptal edildi Madde 35 geçmişi (son fıkra) Anayasa Mahkemesi kararı (E.2000/34 K.2005/91)
  20. 31 Mart 2005

    • Eklendi Ek Madde 8 geçmişi 5329 sayılı Kanun, md. 1
      Değişikliğin gerekçesi

      26.9.2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 5 inci maddesi hükmü ve gerekçesi; 1.3.1926 tarihli ve 765 sayılı Türk Ceza Kanununun 10 uncu, 22.5.1930 tarihli ve 1632 sayılı Askerî Ceza Kanununun 1 inci ve yeni Türk Ceza Kanununun Hükümet Tasarısının 3 üncü maddesi hükümleri ile birlikte değerlendirildiğinde, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun genel hükümlerine aykırı olan özel ceza kanunları ile ceza hükümleri içeren diğer kanunlardaki hükümlerin hükümsüz kalacağında şüphe bulunmamaktadır.

      1 Nisan 2005 tarihinden itibaren bazı askerî mahkemelerce 1632 sayılı Kanunun 5237 sayılı Kanuna aykırı hükümlerinin uygulanmasına son verileceği açıktır.

      Mecburî askerlik sisteminin geçerli olduğu Türk Silâhlı Kuvvetlerinin disiplini ile sıkı sıkıya bağlı olan "firar, emre itaatsizlikte ısrar ve üste fiilen taarruz" gibi sırf askerî suçlardan dolayı verilecek hapis cezaları kanunda belirtilen ceza süreleri nedeniyle ertelenebilecek ve adlî para cezası veya seçenek diğer yaptırımlara çevrilebilecektir. Bu durum ise disiplinin tesisinde zafiyetlere yol açabilecektir.

      5237 sayılı Kanunun etkisi ve uygulamadan doğan ihtiyaçlar dikkate alınarak hazırlanan Askerî Ceza Kanunu Tasarısı taslağı üzerindeki çalışmalar sürdürülmektedir. Bu çalışmalarda 5237 sayılı Kanunun getirdiği sistem göz önünde bulundurulmakta, ancak, ayrı bir Askerî Ceza Kanununun varlık sebebi olan sırf askerî suçlara ilişkin hususlarda ihtiyaca cevap verebilecek ayrı hükümlere yer verilmektedir.

      Kanunlaşma süreci dikkate alındığında Askerî Ceza Kanunundaki değişikliğin 1 Nisan 2005 tarihinden sonraya sarkabileceği değerlendirildiğinden, uygulamada doğabilecek aksaklıkların önüne geçebilmek amacıyla, 1632 sayılı Askerî Ceza Kanununa eklenen ek 8 inci madde ile 5237 sayılı Kanunun 5 inci maddesine, hapis cezalarının ertelenmesinde, kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırıma çevrilmesinde, ön ödemede, fer'î askerî cezalarda ve zamanaşımına ilişkin hükümlerde istisna getirilmekte, bu konular ile ilgili olarak 1632 sayılı Askerî Ceza Kanununun ilgili hükümleri saklı tutulmaktadır.

      Memuriyetten mahrumiyet cezası yerine getirilen hak yoksunluğu güvenlik tedbirinin TSK personeli hakkında ne şekilde yerine getirileceğine dair 1632 sayılı Kanun hükmü bu düzenleme ile ilgili olarak korunmaktadır.

      Ayrıca, 1 Nisan 2005 tarihinde yürürlükten kalkacak olan 13.7.1965 tarihli ve 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanunun 4 üncü maddesinin son fıkrası paralelinde, askerlik hizmetinin gereklerine uygun olarak subay, astsubay, uzman jandarma ve uzman erbaşlar hakkında, bu sıfatlarını korudukları sürece, herhangi bir suç nedeniyle verilen kısa süreli hapis cezalarının "bir eğitim kurumuna devam etme, belli bir meslek ve sanatı yapmaktan yasaklanma, belirli yerlere gitmekten veya belirli etkinlikleri yapmaktan yasaklanma, kamuya yararlı bir işte çalıştırılma" gibi tedbirlere çevrilebilmesinin önüne geçilmektedir.

      Yine; 4.11.2004 tarihli ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 6 ncı maddesi ile "özel ceza kanunları ile ceza içeren kanunlarda öngörülen "ağır hapis" cezalarının, "hapis" cezasına dönüştürüldüğü" belirtilmektedir.

      Bu hüküm ile 1 Nisan 2005 tarihinden itibaren, 22.5.1930 tarihli ve 1632 sayılı Askerî Ceza Kanununda yer alan ve alt sınırı belirtilmeyen "ağır hapis" cezalarının alt sınırı, 1.3.1926 tarihli ve 765 sayılı Türk Ceza Kanununun 13 üncü maddesinin ikinci fıkrası gereği "bir yıl" iken 26.9.2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 49 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği "bir ay"a inecektir. Bu durum, 1632 sayılı Kanunda yer alan bazı ağır suçlar için daha hafif suçlardan daha az ceza öngörülmesine yol açacak, kanunun ceza sistematiğini bozacak ve adaletsizliklere sebebiyet verecektir. Ayrıca, bu hükümden etkilenen suçlardan mahkûm olanlar hakkındaki kesinleşmiş veya infaz edilmekte olanlar ile ilgili dava dosyalarının yeniden ele alınması gibi mahkemelerin iş yüklerinin gereksiz yere artırılmasına ve diğer davalar için ayrılması gereken zamanın azalmasına yol açacaktır.

      Kanunlaşma süreci dikkate alındığında Askerî Ceza Kanunundaki değişikliğin 1 Nisan 2005 tarihinden sonraya sarkabileceği değerlendirildiğinden, uygulamada doğabilecek aksaklıkların önüne geçebilmek amacıyla 1632 sayılı Askerî Ceza Kanununa eklenen ek 9 uncu madde ile bahse konu cezaların alt sınırları bir yıl olarak belirlenmektedir.

    • Eklendi Ek Madde 9 geçmişi 5329 sayılı Kanun, md. 1
      Değişikliğin gerekçesi

      26.9.2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 5 inci maddesi hükmü ve gerekçesi; 1.3.1926 tarihli ve 765 sayılı Türk Ceza Kanununun 10 uncu, 22.5.1930 tarihli ve 1632 sayılı Askerî Ceza Kanununun 1 inci ve yeni Türk Ceza Kanununun Hükümet Tasarısının 3 üncü maddesi hükümleri ile birlikte değerlendirildiğinde, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun genel hükümlerine aykırı olan özel ceza kanunları ile ceza hükümleri içeren diğer kanunlardaki hükümlerin hükümsüz kalacağında şüphe bulunmamaktadır.

      1 Nisan 2005 tarihinden itibaren bazı askerî mahkemelerce 1632 sayılı Kanunun 5237 sayılı Kanuna aykırı hükümlerinin uygulanmasına son verileceği açıktır.

      Mecburî askerlik sisteminin geçerli olduğu Türk Silâhlı Kuvvetlerinin disiplini ile sıkı sıkıya bağlı olan "firar, emre itaatsizlikte ısrar ve üste fiilen taarruz" gibi sırf askerî suçlardan dolayı verilecek hapis cezaları kanunda belirtilen ceza süreleri nedeniyle ertelenebilecek ve adlî para cezası veya seçenek diğer yaptırımlara çevrilebilecektir. Bu durum ise disiplinin tesisinde zafiyetlere yol açabilecektir.

      5237 sayılı Kanunun etkisi ve uygulamadan doğan ihtiyaçlar dikkate alınarak hazırlanan Askerî Ceza Kanunu Tasarısı taslağı üzerindeki çalışmalar sürdürülmektedir. Bu çalışmalarda 5237 sayılı Kanunun getirdiği sistem göz önünde bulundurulmakta, ancak, ayrı bir Askerî Ceza Kanununun varlık sebebi olan sırf askerî suçlara ilişkin hususlarda ihtiyaca cevap verebilecek ayrı hükümlere yer verilmektedir.

      Kanunlaşma süreci dikkate alındığında Askerî Ceza Kanunundaki değişikliğin 1 Nisan 2005 tarihinden sonraya sarkabileceği değerlendirildiğinden, uygulamada doğabilecek aksaklıkların önüne geçebilmek amacıyla, 1632 sayılı Askerî Ceza Kanununa eklenen ek 8 inci madde ile 5237 sayılı Kanunun 5 inci maddesine, hapis cezalarının ertelenmesinde, kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırıma çevrilmesinde, ön ödemede, fer'î askerî cezalarda ve zamanaşımına ilişkin hükümlerde istisna getirilmekte, bu konular ile ilgili olarak 1632 sayılı Askerî Ceza Kanununun ilgili hükümleri saklı tutulmaktadır.

      Memuriyetten mahrumiyet cezası yerine getirilen hak yoksunluğu güvenlik tedbirinin TSK personeli hakkında ne şekilde yerine getirileceğine dair 1632 sayılı Kanun hükmü bu düzenleme ile ilgili olarak korunmaktadır.

      Ayrıca, 1 Nisan 2005 tarihinde yürürlükten kalkacak olan 13.7.1965 tarihli ve 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanunun 4 üncü maddesinin son fıkrası paralelinde, askerlik hizmetinin gereklerine uygun olarak subay, astsubay, uzman jandarma ve uzman erbaşlar hakkında, bu sıfatlarını korudukları sürece, herhangi bir suç nedeniyle verilen kısa süreli hapis cezalarının "bir eğitim kurumuna devam etme, belli bir meslek ve sanatı yapmaktan yasaklanma, belirli yerlere gitmekten veya belirli etkinlikleri yapmaktan yasaklanma, kamuya yararlı bir işte çalıştırılma" gibi tedbirlere çevrilebilmesinin önüne geçilmektedir.

      Yine; 4.11.2004 tarihli ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 6 ncı maddesi ile "özel ceza kanunları ile ceza içeren kanunlarda öngörülen "ağır hapis" cezalarının, "hapis" cezasına dönüştürüldüğü" belirtilmektedir.

      Bu hüküm ile 1 Nisan 2005 tarihinden itibaren, 22.5.1930 tarihli ve 1632 sayılı Askerî Ceza Kanununda yer alan ve alt sınırı belirtilmeyen "ağır hapis" cezalarının alt sınırı, 1.3.1926 tarihli ve 765 sayılı Türk Ceza Kanununun 13 üncü maddesinin ikinci fıkrası gereği "bir yıl" iken 26.9.2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 49 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği "bir ay"a inecektir. Bu durum, 1632 sayılı Kanunda yer alan bazı ağır suçlar için daha hafif suçlardan daha az ceza öngörülmesine yol açacak, kanunun ceza sistematiğini bozacak ve adaletsizliklere sebebiyet verecektir. Ayrıca, bu hükümden etkilenen suçlardan mahkûm olanlar hakkındaki kesinleşmiş veya infaz edilmekte olanlar ile ilgili dava dosyalarının yeniden ele alınması gibi mahkemelerin iş yüklerinin gereksiz yere artırılmasına ve diğer davalar için ayrılması gereken zamanın azalmasına yol açacaktır.

      Kanunlaşma süreci dikkate alındığında Askerî Ceza Kanunundaki değişikliğin 1 Nisan 2005 tarihinden sonraya sarkabileceği değerlendirildiğinden, uygulamada doğabilecek aksaklıkların önüne geçebilmek amacıyla 1632 sayılı Askerî Ceza Kanununa eklenen ek 9 uncu madde ile bahse konu cezaların alt sınırları bir yıl olarak belirlenmektedir.

  21. 22 Ocak 2004

    • Değiştirildi Madde 67 geçmişi 5080 sayılı Kanun, md. 1
      Değişikliğin gerekçesi

      - Madde ile;

      Askerî Ceza Kanununun 67 nci maddesindeki yurt dışına firar suçuna öngörülen cezaların asgarî haddi, söz konusu Kanunun 66 ncı maddesi ile uyumlu hale getirilmekte, azamî haddi de makul bir seviyeye indirilmektedir. Böylece anılan suçu işleyen nitelikli personelin Türk Silahlı Kuvvetlerinden ilişiğinin kesilmesinin önlenmesi amaçlanmaktadır.

    • Değiştirildi Madde 91 geçmişi 5078 sayılı Kanun, md. 1
      Değişikliğin gerekçesi

      - Madde ile;

      1632 sayılı Askerî Ceza Kanununun 91 inci maddesinin (3) ve (4) numaralı fıkralarında Anayasanın 38 inci maddesi paralelinde değişiklik yapılarak; üst veya amirini kasten öldürenler için ölüm cezası yerine müebbet ağır hapis cezası; az vahim hallerde ise müebbet ağır hapis cezası yerine 24 yıldan 30 yıla kadar ağır hapis cezası getirilmekte ve ölüm cezasına sadece seferberlikte hükmedileceği öngörülmektedir. Amire veya üste taarruz sonucu ölüm meydana gelmediği; ancak, vücutta tahribatı mucip bir halin doğmasında verilecek ceza da ayrıca yeniden düzenlenmektedir.

    • Değiştirildi Madde 91 geçmişi 5078 sayılı Kanun, md. 1
      Değişikliğin gerekçesi

      - Madde ile;

      1632 sayılı Askerî Ceza Kanununun 91 inci maddesinin (3) ve (4) numaralı fıkralarında Anayasanın 38 inci maddesi paralelinde değişiklik yapılarak; üst veya amirini kasten öldürenler için ölüm cezası yerine müebbet ağır hapis cezası; az vahim hallerde ise müebbet ağır hapis cezası yerine 24 yıldan 30 yıla kadar ağır hapis cezası getirilmekte ve ölüm cezasına sadece seferberlikte hükmedileceği öngörülmektedir. Amire veya üste taarruz sonucu ölüm meydana gelmediği; ancak, vücutta tahribatı mucip bir halin doğmasında verilecek ceza da ayrıca yeniden düzenlenmektedir.

    • Değiştirildi Madde 101 geçmişi 5078 sayılı Kanun, md. 2
      Değişikliğin gerekçesi

      - Madde ile;

      1632 sayılı Askerî Ceza Kanununun 91 inci maddesinde yapılan düzenleme ile seferberlik dışında ölüm cezası kaldırıldığından, 101 inci madde yeniden düzenlenmektedir.

    • Değiştirildi Ek Madde 4 geçmişi 5078 sayılı Kanun, md. 3
      Değişikliğin gerekçesi

      - Madde ile;

      1632 sayılı Askerî Ceza Kanununun ek 4 üncü maddesi; Anayasamızın 3.10.2001 tarihli ve 4709 sayılı Kanun ile değiştirilen 38 inci maddesine uyumlu hale getirilmektedir.

    • Eklendi Geçici Madde 2 geçmişi 5078 sayılı Kanun, md. 4
      Değişikliğin gerekçesi

      - Madde ile;

      1632 sayılı Askerî Ceza Kanununa geçici bir madde eklenerek bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce 1632 sayılı Askerî Ceza Kanununun 91 inci maddesinin (4) numaralı fıkrası kapsamına giren suçlardan dolayı idam cezası verilen dosyaların yeniden ele alınarak karara bağlanmasına ilişkin esaslar düzenlenmektedir.

  22. 22 Mart 2000

    • Değiştirildi Madde 3 geçmişi 4551 sayılı Kanun, md. 1
    • Değiştirildi Madde 5 geçmişi 4551 sayılı Kanun, md. 2
    • Değiştirildi Madde 23 geçmişi 4551 sayılı Kanun, md. 3
    • Değiştirildi Madde 23 geçmişi 4551 sayılı Kanun, md. 3
    • Değiştirildi Madde 24 geçmişi 4551 sayılı Kanun, md. 4
    • Değiştirildi Madde 29 geçmişi 4551 sayılı Kanun, md. 5
    • Değiştirildi Madde 30 geçmişi 4551 sayılı Kanun, md. 6
      Değişikliğin gerekçesi

      – Tasarının 5 inci maddesiyle, 4 üncü maddenin gerekçesinde açıklanan sebeplerle 1632 sayılı Kanunun 30, 31, 32 ve 33 üncü maddelerinde hükme bağlanmış olan tard ve ihraç cezaları birleştirilerek, “Türk Silahlı Kuvvetlerinden Çıkarma” cezası adı altında bir fer’î ceza haline getirilmiştir. Diğer taraftan 5802 sayılı Astsubaylar Hakkında Kanun ile, gedikli erbaşlar erat statüsünden çıkarılmış ve nevi şahsına münhasır bir hukukî duruma sahip olmuşlardır. Böylelikle 1632 sayılı Kanundaki “Rütbenin Geri Alınması” cezasının bu kimseler bakımından tatbiki uygun görülmemiş ve bunlar hakkında da zarurî olarak“Türk Silahlı Kuvvetlerinden Çıkarma” cezası kabul olunmuştur.

      Maddenin ilk fıkrasında “Türk Silahlı Kuvvetlerinden Çıkarma Cezasının” kimler hakkında uygulanacağı tek tek gösterilmiş ve fıkranın (A) ve (B) bentlerinde bu fer’î cezanın verilmesinin zorunlu olduğu haller sayılmıştır. Fıkra hükmüne göre, bu hallerde mahkemece fer’i cezaya hükmedilmemiş ve fer’i ceza, hükmünde belirtilmemiş olsa dahi, hükümlü için kazanılmış hak doğurmayacak ve çıkarma işlemi idarece re’sen uygulanacaktır. Birinci fıkranın(A) bendinde “Türk Silahlı Kuvvetlerinden Çıkarma Cezasının” tatbiki için, bu bentte yazılı hürriyeti bağlayıcı cezalardan birisiyle hükümlülük hali aranmış, buna karşılık fıkranın(B) bendinde, bu bentte sayılan suçlardan yargılanıp hüküm giymek “Türk Silahlı Kuvvetlerinden Çıkarma” fer’î cezasının uygulanması için yeterli sayılmıştır. Bu hükme göre bir kimse (B) bendinde yazılı suçlardan birisiyle, örneğin zimmet suçu ile yargılanarak hürriyeti bağlayıcı bir ceza ile cezalandırılsa ve bu ceza neticesinde 647 sayılı Kanunda öngörülen tedbirlerden birisine çevrilse bile, bu şahıs hakkında “Türk Silahlı Kuvvetlerinden Çıkarma” fer’î cezası mutlaka uygulanacaktır.

      Maddenin ikinci fıkrasında “Türk Silahlı Kuvvetlerinden Çıkarma” fer’î cezasına takdiren hükmolunacak haller sayılmıştır.

      Madde hükmüne göre, askerî mahkemeler taksirli suçlar hariç olmak üzere bir sene veya daha az hapis cezasıyla birlikte Türk Silahlı Kuvvetlerinden çıkarma fer’î cezasına da hükmedebileceklerdir. Bu konuda takdir hakkı kullanılırken fiilin mahiyeti ve suçlunun kişiliği dikkate alınacaktır.

    • Değiştirildi Madde 31 geçmişi 4551 sayılı Kanun, md. 7
      Değişikliğin gerekçesi

      – Madde ile, Türk Silahlı Kuvvetlerinden çıkarma fer’î cezasının niteliği ve sonuçları düzenlenmektedir.

      Madde hükmüne göre, bu fer’î cezanın niteliği, hükümlünün Silahlı Kuvvetlerle ilgisinin kesilmesi olup, bu ceza ayrıca bir hükme gerek kalmaksızın askerî rütbe ve memuriyetlerin kaydedilmesi ve Silahlı Kuvvetlere subay, astsubay, uzman jandarma ve Devlet memuru olarak tekrar kabul edilmeme sonuçlarını doğuracaktır.

    • Değiştirildi Madde 32 geçmişi 4551 sayılı Kanun, md. 8
      Değişikliğin gerekçesi

      – Madde ile, askerî öğrencilik hukukunu kaybettirme cezası, niteliği ve sonuçları düzenlenmektedir. Maddede genel olarak “Türk Silahlı Kuvvetlerinden çıkarma” cezası için benimsenen esaslar, bu fer’î ceza bakımından da ölçü alınmıştır. Askerî öğrencilik hukukunu kaybettirme cezasının zorunlu olarak uygulanacağı haller maddenin birinci fıkrasının (A) ve (B) bentlerinde, bu cezanın takdiren verileceği haller ise maddenin ikinci fıkrasında düzenlenmiştir. Yalnız madde hükmüne göre bu fer’î cezaya takdiren hükmedilebilmesi için, şahsın mutlaka bir askerî mahkemede yargılanması ve cezalandırılması ve ayrıca cezanın şahsî hürriyeti bağlayıcı bir ceza olması şarttır. Askerî mahkemece maddenin ikinci fıkrasında öngörülen bir cezaya hükmedilmiş ancak bu ceza neticede 647 sayılı Kanunda öngörülen tedbirlerden birine çevrilmiş ise, artık bu fer’î cezaya hükmedilemeyecektir.

      Maddenin üçüncü fıkrasında bu fer’î cezanın sonuçları düzenlenmiş olup fıkra hükmüne göre, bu ceza ayrıca bir hükme gerek kalmaksızın askerî öğrencilik sıfatının ve muvazzaf askerî personel yetiştiren askerî okullara girme hakkının kesin olarak kaybı sonuçlarını doğuracaktır.

    • Yürürlükten kaldırıldı Madde 33 geçmişi 4551 sayılı Kanun, md. 38
      Değişikliğin gerekçesi

      – Madde ile, 1632 sayılı Kanunun, bu Tasarıyla yapılan düzenlemeler nedeniyle hükümsüz kalacak olan hükümleri yürürlükten kaldırılmaktadır.

    • Değiştirildi Madde 34 geçmişi 4551 sayılı Kanun, md. 9
      Değişikliğin gerekçesi

      – Madde ile, 1632 sayılı Kanunun 34 üncü maddesi yeniden düzenlenmekte, memuriyetten mahrumiyet cezasının uygulanacağı kişilerin kapsamına açıklık getirilmekte ve genişletme yapılmaktadır.

      Maddede genel olarak yürürlükteki 34 üncü maddede yer alan esaslar muhafaza edilmiştir. Madde ile mevcut esaslara ilave olarak, bir seneden fazla memuriyetten mahrumiyet cezasına hükümlülük hali, Türk Silahlı Kuvvetlerinden çıkarma sebebi olarak kabul edilmiştir. Ayrıca maddenin son fıkrasında, altı aydan fazla memuriyetten mahrumiyet cezası alan uzman jandarma ve uzman erbaşların Türk Silahlı Kuvvetleri ile ilgilerinin kesilmesi öngörülerek, Askerî Ceza Kanununun hükümleriyle, 3466 sayılı Uzman Jandarma Kanununun ve 3269 sayılı Uzman Erbaş Kanununun hükümleri arasında paralellik ve sistemde bütünlük sağlanmıştır.

    • Değiştirildi Madde 35 geçmişi 4551 sayılı Kanun, md. 10
      Değişikliğin gerekçesi

      – Madde ile, rütbenin geri alınması cezasının; niteliği, sonuçları ve yerine getirilmesiyle ilgili esaslar düzenlenmektedir. Astsubaylar 5802 sayılı Astsubay Kanunu ve 926 sayılı Kanunun ilgili hükümleriyle, uzman jandarmalar 3466, uzman erbaşlar ise 3269 sayılı Kanunlarla özel statülere kavuşturulduklarından ve bu personel 1632 sayılı Kanunun 30 uncu maddesi kapsamına dahil edildiklerinden, rütbenin geri alınması cezasının kapsamı yükümlü erbaşlarla sınırlandırılmıştır.

    • Yürürlükten kaldırıldı Madde 36 geçmişi 4551 sayılı Kanun, md. 38
      Değişikliğin gerekçesi

      – Madde ile, 1632 sayılı Kanunun, bu Tasarıyla yapılan düzenlemeler nedeniyle hükümsüz kalacak olan hükümleri yürürlükten kaldırılmaktadır.

    • Yürürlükten kaldırıldı Madde 37 geçmişi 4551 sayılı Kanun, md. 38
      Değişikliğin gerekçesi

      – Madde ile, 1632 sayılı Kanunun, bu Tasarıyla yapılan düzenlemeler nedeniyle hükümsüz kalacak olan hükümleri yürürlükten kaldırılmaktadır.

    • Değiştirildi Madde 53 geçmişi 4551 sayılı Kanun, md. 13
      Değişikliğin gerekçesi

      – Madde ile, askerî mahkemelerce mahkûm olan askerî şahıslar hakkında şartla salıverilme ve şartla salıverilme kararının geri alınması konularında Türk Ceza Kanunu ve Cezaların İnfazı Hakkında Kanun hükümlerine yollama yapılmakta; ancak, şartla salıverilen askerî şahısların tamamlanacak askerî yükümlülükleri varsa tahliyelerinden sonra tamamlattırılması esası muhafaza edilmektedir.

    • Değiştirildi Madde 68 geçmişi 4551 sayılı Kanun, md. 15
      Değişikliğin gerekçesi

      – Madde ile, mehil içinde yakalanmakla sona eren firar suçunun cezası, 14.6.1989 tarihli ve 3574 sayılı Kanun, 1632 sayılı Kanunun 66 ncı ve 67 nci maddelerinde düzenlenen firar ve yabancı memlekete firar suçlarının cezalarında yapılan artırım paralelinde artırılmakta ve bu suçta gün unsurunun aranmayacağı ve cezanın artırılarak verileceği haller, ikinci fıkra olarak maddeye ilave edilmektedir.

    • Değiştirildi Madde 71 geçmişi 4551 sayılı Kanun, md. 16
      Değişikliğin gerekçesi

      – Madde ile, cezanın nevi ve miktarına bakılmaksızın erbaşların rütbelerinin geri alınacağı hallerin kapsamına, izin tecavüzü suçu da eklenmektedir. Madde hükmüne göre, firar ve izin tecavüzü suçlarından hüküm giyen yükümlü erbaşların rütbelerinin geri alınmasına hükmedilecektir.

    • Değiştirildi Madde 76 geçmişi 4551 sayılı Kanun, md. 17
      Değişikliğin gerekçesi

      – Madde ile, tutukevi veya cezaevinden kaçmak ve kaçmaya aracı olmak suçları bakımından, cezanın etkinliğinin artırılması ve ceza adaletinin sağlanması amacıyla, Türk Ceza Kanununun hükümlerine yollama yapılmaktadır. Ancak bu düzenlemede, askerî ceza ve tutukevlerinden altı gün veya daha fazla süre ile kaçan asker kişilerin fiilleri aynı zamanda firar suçunu oluşturacağından ve bu suç için Askerî Ceza Kanununun 66 ncı maddesinde öngörülen cezanın asgarî haddi de bir yıl olduğundan, maddenin ikinci fıkrasında, askerî ceza ve tutukevlerinden altı gün veya daha fazla süre ile kaçan asker kişilere verilecek hapis cezasının veya asıl cezaya ilave olunacak hürriyeti bağlayıcı cezanın bir yıldan az olamayacağı hükme bağlanmıştır.

    • Değiştirildi Madde 77 geçmişi 4551 sayılı Kanun, md. 18
      Değişikliğin gerekçesi

      – Madde ile, göz veya oda hapsi ceza yerinden kaçmak, infaz şartlarına uymamak ve kaçmaya aracılık etmek suçları bakımından yürürlükteki 77 nci maddede mevcut boşlukları giderecek bir düzenleme yapılmaktadır. Maddenin üçüncü fıkrasında, terk fiilinin altı gün veya daha fazla devam etmesi hali, 1632 sayılı Kanunun 66 ncı maddesinde müeyyideye bağlanan firar suçuna eşdeğer bir fiil olduğundan, bu halde verilecek cezanın bir yıldan az olamayacağı hükme bağlanmıştır.

    • Değiştirildi Madde 81 geçmişi 4551 sayılı Kanun, md. 19
      Değişikliğin gerekçesi

      – Madde ile, genel gerekçede açıklanan nedenlerle, cezanın etkinliğinin artırılması ve caydırıcılığın sağlanması amacıyla askerlikten kurtulmak için hile yapanların fiillerine iştirak edenlere az vahim hallerde verilecek cezanın asgarî haddi altı aya yükseltilmektedir.

    • Değiştirildi Madde 82 geçmişi 4551 sayılı Kanun, md. 20
      Değişikliğin gerekçesi

      – Madde ile, 1632 sayılı Kanunun 82 nci maddesi, 477 sayılı Kanunun 47 nci maddesi hükmü gözönünde tutularak yeniden düzenlenmekte ve amir veya üste saygısızlık ve tehdit suçlarının cezası, bu fiillerin ağırlığı ile orantılı olarak artırılmaktadır.

      Bu suretle Askerî Ceza Kanunu ile Türk Ceza Kanununda benzer fiiller için öngörülen cezalar arasında paralellik sağlanmış olacaktır.

    • Değiştirildi Madde 85 geçmişi 4551 sayılı Kanun, md. 21
      Değişikliğin gerekçesi

      – Madde ile, genel gerekçede açıklanan sebeplerle, amir ve üste hakaret suçunun basit hali için 1632 sayılı Kanunun 85 inci maddesinin (1) numaralı fıkrasında öngörülen cezanın asgarî haddi, sözü edilen suçun ağırlığıyla orantılı olarak üç aya yükseltilmektedir.

    • Değiştirildi Madde 87 geçmişi 4551 sayılı Kanun, md. 22
      Değişikliğin gerekçesi

      – Madde ile, 1632 sayılı Kanunun 87 nci maddesinde düzenlenmiş bulunan emre itaatsizlikte ısrar suçunun unsurları bakımından uygulamada ortaya çıkan tereddütleri giderecek bir düzenleme yapılmaktadır. Ayrıca bu maddede, verilen hizmete ilişkin bir emri hiç yapmayan bir kimsenin fiili ile, bu emrin yerine getirilmesini söz veya fiili ile açıkça reddeden veya emir tekrar edildiği halde bu emri yerine getirmemekte ısrar edenlerin fiilleri farklı müeyyidelere tabi tutulmuştur.

    • Değiştirildi Madde 88 geçmişi 4551 sayılı Kanun, md. 23
      Değişikliğin gerekçesi

      – Madde ile, 1632 sayılı Kanunun 88 inci maddesinde düzenlenen toplu asker karşısında veya hizmetten savuşmak için veya silahlı iken işlenen itaatsizlik suçunun cezası, bu fiillerin ağırlıklarıyla orantılı olarak artırılmaktadır.

    • Değiştirildi Madde 89 geçmişi 4551 sayılı Kanun, md. 24
      Değişikliğin gerekçesi

      – Madde ile, 1632 sayılı Kanunun 89 uncu maddesinin (1) numaralı fıkrasında düzenlenen büyük zararlar veren itaatsizlik suçunun unsurları ve cezası ile ilgili belirsizlikleri giderecek bir düzenleme yapılmaktadır.

    • Değiştirildi Madde 115 geçmişi 4551 sayılı Kanun, md. 25
      Değişikliğin gerekçesi

      – Madde ile, 1632 sayılı Kanunun 115’inci maddesinde düzenlenmiş bulunan memuriyet nüfuzunun sair suretle kötüye kullanılması suçunun unsurları bakımından, uygulamada ortaya çıkan tereddütleri giderecek bir düzenleme yapılmakta ve bu suçun basit ve mevsuf halleri arasında ayırım yapılarak, bu fiillerin cezaları, ağırlıklarıyla orantılı olarak artırılmaktadır.

    • Değiştirildi Madde 130 geçmişi 4551 sayılı Kanun, md. 26
      Değişikliğin gerekçesi

      – 1632 sayılı Kanunun 130 uncu maddesinde müeyyideye bağlanmış bulunan suçun unsurları, aynı Kanunun 137 nci ve 477 sayılı Kanunun 52 nci maddesinde yazılı suçların unsurlarıyla karışmakta ve uygulamada tereddütlere yol açmaktadır. Bu nedenle bu madde ile, sözü edilen tereddütleri giderecek bir düzenleme yapılmakta ve maddede sayılan fiiller için öngörülen cezanın asgarî haddinde, bu fiillerin ağırlığıyla orantılı olarak artırım yapılmaktadır.

    • Değiştirildi Madde 131 geçmişi 4551 sayılı Kanun, md. 27
      Değişikliğin gerekçesi

      – Madde ile, genel gerekçede açıklanan nedenlerle, 1632 sayılı Kanunun 131 inci maddesinin birinci fıkrasının az vahim hallerle ilgili hükmünde cezanın etkinliğinin artırılması ve ceza adaletinin sağlanması amacıyla, bu hükümde öngörülen cezanın asgarî haddinde artırım yapılmaktadır.

    • Değiştirildi Madde 132 geçmişi 4551 sayılı Kanun, md. 28
      Değişikliğin gerekçesi

      – Madde ile, 1632 sayılı Kanunun 132 nci maddesinde öngörülen cezanın asgarî haddi artırılmakta ve bu suretle benzer fiiller için Askerî Ceza Kanunu ve Türk Ceza Kanununda öngörülen cezalar arasında paralellik kurularak ceza adaleti sağlanmaktadır.

    • Yürürlükten kaldırıldı Madde 134 geçmişi 4551 sayılı Kanun, md. 38
      Değişikliğin gerekçesi

      – Madde ile, 1632 sayılı Kanunun, bu Tasarıyla yapılan düzenlemeler nedeniyle hükümsüz kalacak olan hükümleri yürürlükten kaldırılmaktadır.

    • Değiştirildi Madde 143 geçmişi 4551 sayılı Kanun, md. 29
      Değişikliğin gerekçesi

      – Madde ile, 1632 sayılı Kanunun 143 üncü maddesinde müeyyideye bağlanmış bulunan fiillerin cezası, genel gerekçede açıklanan nedenlerle, cezanın etkinliğinin artırılması ve ceza adaletinin sağlanması amacıyla bu fiillerin ağırlığıyla orantılı olarak artırılmakta ve cezanın asgarî haddi bir yıla çıkarılmaktadır.

      Maddenin ikinci fıkrası hükmü, fiilin ceza kanunlarına göre daha ağır bir suç teşkil etmesi hali dikkate alınarak düzenlenmiş ve bu takdirde cezanın o ceza kanununa göre tayin edileceği hükme bağlanmıştır.

      Maddenin üçüncü fıkrasında cezanın artırılarak verileceği haller gösterilmektedir.

    • Değiştirildi Madde 148 geçmişi 4551 sayılı Kanun, md. 30
      Değişikliğin gerekçesi

      – Türk Ceza Kanununun 141 ve 142 nci maddeleri, 12.4.1991 tarihli ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu ile kaldırıldığından, madde ile Askerî Ceza Kanununun 148 inci maddesindeki bu maddelere ilişkin hükümler kaldırılmakta ve madde yeniden düzenlenmektedir.

    • Yürürlükten kaldırıldı Madde 152 geçmişi 4551 sayılı Kanun, md. 38
      Değişikliğin gerekçesi

      – Madde ile, 1632 sayılı Kanunun, bu Tasarıyla yapılan düzenlemeler nedeniyle hükümsüz kalacak olan hükümleri yürürlükten kaldırılmaktadır.

    • Değiştirildi Madde 153 geçmişi 4551 sayılı Kanun, md. 31
      Değişikliğin gerekçesi

      – Madde ile, 1632 sayılı Kanunun 153 üncü maddesinde, bu Tasarıyla fer’î cezalarla ilgili olarak yapılan düzenlemenin icap ettirdiği bir değişiklik yapılmaktadır.

      Maddenin ikinci fıkrasında, bir kimseyle gayri tabiî mukarenette bulunmak veya bu fiili kendisine rızasıyla yaptırmak fiilleri ile ilgili bir düzenleme yapılmıştır. Maddede, bu fiilleri işleyen asker kişiler hakkında, fiilleri bir başka suç oluştursa bile ayrıca suçlunun statüsüne göre Türk Silahlı Kuvvetlerinden çıkarma veya rütbenin geri alınması fer’î cezalarına hükmedilmesi öngörülmektedir.

    • Yürürlükten kaldırıldı Madde 154 geçmişi 4551 sayılı Kanun, md. 38
      Değişikliğin gerekçesi

      – Madde ile, 1632 sayılı Kanunun, bu Tasarıyla yapılan düzenlemeler nedeniyle hükümsüz kalacak olan hükümleri yürürlükten kaldırılmaktadır.

    • Eklendi Ek Madde 7 geçmişi 4551 sayılı Kanun, md. 37
      Değişikliğin gerekçesi

      – Madde ile, 1632 sayılı Kanunda yer alan bazı ibarelerde, evvelce ilgili mevzuata yapılmış olan değişikliklerle, bu Tasarıyla yapılmakta olan değişikliklerin gerektirdiği bir düzenleme yapılmaktadır.

    • Yürürlükten kaldırıldı Genel 4551 sayılı Kanun, md. 38

      22/3/2000 tarihli ve 4551 sayılı Kanunun 38 inci maddesiyle, bu Kanunda yer alan katıksız hapis cezası ve bu cezanın uygulanmasına ilişkin hükümler yürürlükten kaldırılmıştır.

      Değişikliğin gerekçesi

      – Madde ile, 1632 sayılı Kanunun, bu Tasarıyla yapılan düzenlemeler nedeniyle hükümsüz kalacak olan hükümleri yürürlükten kaldırılmaktadır.

  23. 14 Haziran 1989

  24. 25 Mayıs 1972

  25. 16 Haziran 1964

  26. 25 Ekim 1963

  27. 8 Haziran 1959

  28. 25 Ocak 1957

  29. 25 Mart 1953

  30. 30 Nisan 1945

  31. 15 Haziran 1942

  32. 21 Ağustos 1940

  33. 11 Aralık 1935

  34. 22 Aralık 1934

  35. 27 Haziran 1932