Askeri Ceza Kanunu (AsCK)
- Kanun numarası
- 1632
- Kabul tarihi
- 22.05.1930
- Resmî Gazete
- 15.06.1930 / 1520
- Düstur
- 3. tertip, cilt 11
- Son değişiklik
- 12.06.2024
- Madde sayısı
- 174
Ek Madde 14 geçmişi
Soruşturma ve kovuşturma:
Metin 0 kez değişmiş, toplam 1 değişiklik kaydı var. Ayrıca 1 geçişte hüküm aynı kalıp yalnızca yazım değişmiş (satır sonu, şapkalı harf, büyük/küçük harf, dipnot işareti ya da sızmış bölüm başlığı); bunlar listeye alınmadı.
Bugünkü metni
Ek Madde 14 – (Ek:24/6/2021-7329/4 md.)
Askerî suçlarla ilgili olarak aşağıdaki hükümler uygulanır:
a) Subay ve astsubayların şüpheli sıfatıyla ifadesi bizzat Cumhuriyet savcısı tarafından alınır.
b) Askerî amirler Cumhuriyet savcısının işe el koymasına kadar delillerin kaybolmasını önleyecek tedbirleri alır.
c) Ülke sınırları dışında işlenen suçlar bakımından Cumhuriyet savcısı, adli kolluk görevlileri tarafından yapılacak işlemlerin Millî Savunma Bakanlığınca yurt dışında görevlendirilen hukuk sınıfı subaylar tarafından yapılmasını isteyebilir.
d) Kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren somut delillerin bulunması ve sırf askerî suç nedeniyle askerî disiplinin ağır şekilde ihlal edilmesi hâlinde de asker kişi hakkında tutuklama kararı verilebilir.
e) Sırf askerî suçlarda, tutuklama yasağına ilişkin hükümler uygulanmaz.
Asker kişilerin işlediği askerî suçlarla ilgili olarak kabul edilen iddianamenin bir örneğini mahkeme, kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmesi durumunda ise kararın bir örneğini savcılık soruşturma iznini veren komutanlığa veya askerî kurum amirliğine gönderir.
Askerî birlik komutanı veya askerî kurum amiri, emir komutasındaki asker kişilerin, ifadelerinin alınması veya sorgularının yapılması için hazır bulundurulmasını sağlar.
Metni elimizde olmayan 1 değişiklik kaydı
Bu kayıtlar metin içindeki değişiklik notlarından derlendi. Karşılaştırılacak hâl elimizde yok: belgenin konsolide metninin en eski kopyası 8 Ağustos 2021 tarihli, bundan öncesi için metnin o günkü hâli hiçbir arşivde bulunmuyor.
-
Değişikliğin gerekçesi
1632 sayılı Kanuna eklenen ek 14 üncü maddeyle, askerî suçların soruşturulması ve kovuşturulmasında uygulanacak usul hükümlerine ilişkin düzenleme yapılmaktadır.
Maddenin birinci fıkrasında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu hükümleriyle birlikte askerî suçlar bakımından uygulanacak ilave hükümler ile istisnai hükümlere yer verilmektedir.
Fıkranın (a) bendiyle, uygulamada karşılaşılabilecek muhtemel sorunların önüne geçilebilmesi ve soruşturmaların etkili ve süratli yapılabilmesi amacıyla subay ve astsubayların şüpheli sıfatıyla ifadesinin bizzat Cumhuriyet savcısı tarafından alınması hükme bağlanmaktadır.
Fıkranın (b) bendiyle, suça ilişkin maddi delillerin kaybolmasının önüne geçilmesi ve şüpheli ile mağdurun haklarının korunabilmesi amacıyla askerî amirlerin suçun işlendiğini öğrendiklerinde Cumhuriyet savcısının olaya elkoymasına kadar delillerin kaybolmasını önleyecek tedbirleri almasına yönelik bir düzenleme yapılmaktadır.
Fıkranın (c) bendiyle, ülke sınırları dışında görev yapan birliklerde ya da sınır ötesi harekât gerçekleştiren birliklerde işlenen suçlarda, delillerin kaybolmasını önlemek ve diğer soruşturma işlemlerinin yapılmasını sağlamak üzere Cumhuriyet savcısının, adlî kolluk görevlileri tarafından yapılması gereken soruşturma işlemlerinin Millî Savunma Bakanlığınca yurt dışında görevlendirilen hukuk sınıfı subaylar tarafından yapılmasını isteyebileceği düzenlenmektedir. 926 sayılı Türk Silâhlı Kuvvetleri Personel Kanununun 46 ncı maddesinde yapılan düzenlemeyle hukuk sınıfı subay kadroları ihdas edilmiştir. Buna bağlı olarak, yurt dışında işlenen suçlarda hukuk sınıfı subaylara, Cumhuriyet savcısı tarafından adlî kolluk görevi verilebilecektir.
Fıkranın (d) bendiyle, sırf askerî suç nedeniyle askerî disiplinin ağır şekilde ihlal edilmesi ve kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren somut delillerin bulunması halinde asker kişi hakkında tutuklama kararı verilebileceği öngörülmektedir. Düzenlemeyle, 5271 sayılı Kanunun 100 üncü maddesinde belirtilen tutuklama nedenlerine ilave olarak yeni bir tutuklama nedeni daha ihdas edilmektedir. Hâkim 5271 sayılı Kanunun 100 üncü maddesindeki şartların gerçekleşmesi halinde tutuklama kararı verebileceği gibi bu fıkradaki şartların gerçekleşmesi halinde de tutuklama kararı verebilecektir. Ancak tutuklamaya ilişkin ölçülülük ya da süre gibi koşullar bakımından 5271 sayılı Kanunun tutuklamaya ilişkin diğer tüm hükümleri herhalde dikkate alınacaktır.
Fıkranın (e) bendiyle, sırf askerî suçların işlenmesi durumunda askerî disiplinin temin edilmesi amacıyla tutuklama yasağına ilişkin hükümlerin bu suçlar bakımından uygulanmayacağı belirtilmektedir.
Maddenin ikinci fıkrasında, mahkemenin, asker kişilerin işlediği askeri suçlarla ilgili olarak kabul edilen iddianamenin; savcılığın, kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmesi durumunda bu kararın bir örneğini soruşturma iznini veren komutanlığa veya askeri kurum amirliğine göndereceği düzenlenmektedir.
Maddenin üçüncü fıkrasıyla, askerî birlik komutanı veya askerî kurum amirinin, emir komutasındaki asker kişileri, ifadelerinin alınması veya sorgularının yapılması için ilgili yargı merciinde hazır bulundurulmasını sağlayacağı düzenlenmektedir.