İçeriğe geç
Yürürlükte Temel kanun 12. hâli

Askeri Ceza Kanunu (AsCK)

Kanun numarası
1632
Kabul tarihi
22.05.1930
Resmî Gazete
15.06.1930 / 1520
Düstur
3. tertip, cilt 11
Son değişiklik
12.06.2024
Madde sayısı
174

Ek Madde 8 geçmişi

Metin 1 kez değişmiş, toplam 3 değişiklik kaydı var. Ayrıca 2 geçişte hüküm aynı kalıp yalnızca yazım değişmiş (satır sonu, şapkalı harf, büyük/küçük harf, dipnot işareti ya da sızmış bölüm başlığı); bunlar listeye alınmadı.

Bugünkü metni

Ek Madde 8 – (Ek: 31/3/2005-5329/1 md.; Değişik: 23/6/2016-6722/11 md.)

Askeri mahkemeler ve adli yargı mahkemeleri tarafından verilen kısa süreli hapis cezaları; 16/6/1927 tarihli ve 1076 sayılı Yedek Subaylar ve Yedek Askeri Memurlar Kanunu hükümlerine göre askerlik hizmetini yerine getiren yükümlüler ile yükümlü erbaş ve erler hakkında Türk Ceza Kanununun 50 nci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen seçenek yaptırımlara, diğer askeri şahıslar hakkında ise aynı fıkranın (a), (b) ve (d) bentlerinde belirtilen seçenek yaptırımlara çevrilebilir. Ancak aşağıdaki hâllerde kısa süreli hapis cezaları seçenek yaptırımlara çevrilemez:

A) Sırf askeri suçlardan dolayı yapılan yargılama sonunda hükmolunan netice cezanın dört ay veya daha fazla süreli hapis cezası olması.

B) Fiilin, disiplini ağır şekilde ihlal etmesi veya birliğin güvenliğini tehlikeye düşürmesi ya da birliğin muharebe hazırlığını veya etkinliğini zafiyete uğratması ya da büyük bir zarar meydana getirmesi.

C) Fiilin savaş veya seferberlikte işlenmesi.

1076 sayılı Kanun hükümlerine göre askerlik hizmetini yerine getiren yükümlüler ile yükümlü erbaş ve erler hakkında verilen kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırımların yerine getirilmesi askerlik hizmetlerinin sonuna bırakılır.

(Ek fıkra: 24/11/2016-6763/2 md.) Sırf askerî suçlar ile hapis cezasının üst sınırı üç ayı geçen askerî suçlar hakkında, önödeme hükümleri uygulanmaz.

Metnin değiştiği tarihler

  1. 24 Kasım 2016

    • Eklendi Ek Madde 8 (fıkra) 6763 sayılı Kanun, md. 2
    19 Ekim 2013 tarihli hâli
    Ek Madde 8 – (Ek: 31/3/2005 – 5329/1 md.) 26.9.2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun genel hükümleri bu Kanunda yer verilen suçlar hakkında da uygulanır. Ancak, bu Kanunun fer'î askerî cezalara ve cezaların ertelenmesine ilişkin hükümleri ile zamanaşımına ilişkin 49 uncu maddesinin (A) bendi hükümleri saklıdır. Sırf askerî suçlar ile bu Kanunun Üçüncü Babının Dördüncü Faslında yazılı suçlar hakkında, (…)(2) ön ödeme hükümleri uygulanmaz.(1)(2) Kamu görevinin üstlenilmesinden yoksun bırakılma veya bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına dair güvenlik tedbirleri, Türk Silâhlı Kuvvetleri mensupları hakkında, öngörülen süre kadar açığa çıkarılma şeklinde uygulanır. Yedek subaylar ile erbaş ve erler hakkında bu tedbirin uygulanması, askerlik hizmetlerinin tamamlanmasından sonra yerine getirilir. Yedek subaylar hariç olmak üzere subay, astsubay, uzman jandarma, uzman erbaş ve sözleşmeli erbaş ve erler ve Millî Savunma Bakanlığı ile Türk Silâhlı Kuvvetleri kadro ve kuruluşunda çalışan sivil personel hakkında, askerî ve adliye mahkemelerince verilen kısa süreli hapis cezaları Türk Ceza Kanununun 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a), (b) ve (d)
    24 Kasım 2016 tarihli hâli
    Ek Madde 8 – (Ek: 31/3/2005 – 5329/1 md.) (Değişik: 23/6/2016 - 6722/11 md.) Askeri mahkemeler ve adli yargı mahkemeleri tarafından verilen kısa süreli hapis cezaları; 16/6/1927 tarihli ve 1076 sayılı Yedek Subaylar ve Yedek Askeri Memurlar Kanunu hükümlerine göre askerlik hizmetini yerine getiren yükümlüler ile yükümlü erbaş ve erler hakkında Türk Ceza Kanununun 50 nci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen seçenek yaptırımlara, diğer askeri şahıslar hakkında ise aynı fıkranın (a), (b) ve (d) bentlerinde belirtilen seçenek yaptırımlara çevrilebilir. Ancak aşağıdaki hâllerde kısa süreli hapis cezaları seçenek yaptırımlara çevrilemez: A) Sırf askeri suçlardan dolayı yapılan yargılama sonunda hükmolunan netice cezanın dört ay veya daha fazla süreli hapis cezası olması. B) Fiilin, disiplini ağır şekilde ihlal etmesi veya birliğin güvenliğini tehlikeye düşürmesi ya da birliğin muharebe hazırlığını veya etkinliğini zafiyete uğratması ya da büyük bir zarar meydana getirmesi. C) Fiilin savaş veya seferberlikte işlenmesi. 1076 sayılı Kanun hükümlerine göre askerlik hizmetini yerine getiren yükümlüler ile yükümlü erbaş ve erler hakkında verilen kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırımların yerine getirilmesi askerlik hizmetlerinin sonuna bırakılır. (Ek fıkra: 24/11/2016-6763/2 md.) Sırf askerî suçlar ile hapis cezasının üst sınırı üç ayı geçen askerî suçlar hakkında, önödeme hükümleri uygulanmaz.
Metni elimizde olmayan 2 değişiklik kaydı

Bu kayıtlar metin içindeki değişiklik notlarından derlendi. Karşılaştırılacak hâl elimizde yok: belgenin konsolide metninin en eski kopyası 28 Mart 2013 tarihli, bundan öncesi için metnin o günkü hâli hiçbir arşivde bulunmuyor.

  • Değiştirildi Ek Madde 8 6722 sayılı Kanun, md. 11
    Değişikliğin gerekçesi

    Maddede, kısa süreli hapis cezalarına ilişkin Türk Ceza Kanununun 50 nci maddesinde belirtilen seçenek yaptırımların kural olarak uygulanacağı belirtilmiş ancak askerlik yükümlüğünü yerine getirenler dışındaki asker kişiler, örneğin subay, astsubay veya uzman erbaş gibi personel hakkında ise sadece aynı maddenin birinci fıkrasının (a), (b) ve (d) bentlerinde yazılı seçenek yaptırımların uygulanabileceği düzenlenmektedir. Aynı maddenin birinci fıkrasının (c), (e) ve (f) bentlerinde yazılı seçenek yaptırımlar, meslek olarak askerlik hizmet ve görevini ifa eden personel bakımından uygulanabilirliği bulunmadığından ve askerlik hizmet ve görevinin aksamasına sebep olacağından kapsam dışında tutulmuştur.

    Anayasa Mahkemesinin, 1632 sayılı Askeri Ceza Kanununun 47 nci maddesinin birinci fıkrasının (A) bendinin birinci ve ikinci cümleleri ile ek 8 inci maddesinin ikinci fıkrasındaki, hapis cezasına seçenek yaptırımlara çevirme hükümlerinin bazı askeri suçlar için uygulanmayacağı yönündeki düzenlemelerin iptaline ilişkin Kararında yer alan gerekçeler doğrultusunda orantılı ve ölçülü bir düzenleme yapılmaktadır.

    Bu kapsamda birinci fıkranın (A) bendinde, sırf askeri suçların askeri disiplin açısından arz ettiği önem dikkate alınarak bu suçlardan dolayı yapılan yargılama sonunda hükmolunan netice cezanın dört ay veya daha fazla süreli hapis cezası olması halinde seçenek yaptırımlara çevrilmeyeceği düzenlenmektedir. Ancak diğer askeri suçlarla ilgili olarak hükmolunan cezalar bakımından Türk Ceza Kanununda belirlenen dışında bir ceza sınırı öngörülmemiştir.

    Bununla birlikte bir suç tipine bağlı olmaksızın işlenen suçun doğurduğu birtakım sonuçlar itibarıyla seçenek yaptırımlara çevirmenin yargılamadan beklenen amacın gerçekleşmesini engelleyeceği gözönüne alınmış ve hangi durumlarda kısa süreli hapis cezasının seçenek yaptırımlara çevrilmeyeceği konusunda birinci fıkranın (B) bendinde düzenleme yapılmıştır. Bu bentte yargılama sırasında hâkimin takdir yetkisini her somut olayın hal ve şartlarına göre kullanarak eylemin disiplini ağır şekilde ihlal etmesi, birliğin güvenliğini tehlikeye düşürmesi, birliğin muharebe hazırlığını veya etkinliğini zafiyete uğratması ya da büyük bir zarar meydana getirmesi hallerinin gerçekleşip gerçekleşmediğini tespit etmesi ve bu tespite göre seçenek yaptırımlar konusunda karar vermesi öngörülmektedir.

    Birinci fıkranın (C) bendinde, savaş ve seferberlik hallerinde tüm suçlar yönünden (B) bendinde yazılı hallerin var olduğu kabul edilerek seçenek yaptırıma çevirme yasağı öngörülmektedir.

    Maddenin ikinci fıkrasında, 1076 sayılı Kanun uyarınca askerlik hizmetini yerine getiren yedek subaylar ile yükümlü erbaş ve erler hakkında hükmolunan seçenek yaptırımların yerine getirilmesinin, bu kişilerin askerlik hizmetlerinin kesintiye uğramasını engellemek amacıyla askerlik hizmetlerinin sonuna bırakılması öngörülmektedir.

  • Eklendi Ek Madde 8 5329 sayılı Kanun, md. 1
    Değişikliğin gerekçesi

    26.9.2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 5 inci maddesi hükmü ve gerekçesi; 1.3.1926 tarihli ve 765 sayılı Türk Ceza Kanununun 10 uncu, 22.5.1930 tarihli ve 1632 sayılı Askerî Ceza Kanununun 1 inci ve yeni Türk Ceza Kanununun Hükümet Tasarısının 3 üncü maddesi hükümleri ile birlikte değerlendirildiğinde, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun genel hükümlerine aykırı olan özel ceza kanunları ile ceza hükümleri içeren diğer kanunlardaki hükümlerin hükümsüz kalacağında şüphe bulunmamaktadır.

    1 Nisan 2005 tarihinden itibaren bazı askerî mahkemelerce 1632 sayılı Kanunun 5237 sayılı Kanuna aykırı hükümlerinin uygulanmasına son verileceği açıktır.

    Mecburî askerlik sisteminin geçerli olduğu Türk Silâhlı Kuvvetlerinin disiplini ile sıkı sıkıya bağlı olan "firar, emre itaatsizlikte ısrar ve üste fiilen taarruz" gibi sırf askerî suçlardan dolayı verilecek hapis cezaları kanunda belirtilen ceza süreleri nedeniyle ertelenebilecek ve adlî para cezası veya seçenek diğer yaptırımlara çevrilebilecektir. Bu durum ise disiplinin tesisinde zafiyetlere yol açabilecektir.

    5237 sayılı Kanunun etkisi ve uygulamadan doğan ihtiyaçlar dikkate alınarak hazırlanan Askerî Ceza Kanunu Tasarısı taslağı üzerindeki çalışmalar sürdürülmektedir. Bu çalışmalarda 5237 sayılı Kanunun getirdiği sistem göz önünde bulundurulmakta, ancak, ayrı bir Askerî Ceza Kanununun varlık sebebi olan sırf askerî suçlara ilişkin hususlarda ihtiyaca cevap verebilecek ayrı hükümlere yer verilmektedir.

    Kanunlaşma süreci dikkate alındığında Askerî Ceza Kanunundaki değişikliğin 1 Nisan 2005 tarihinden sonraya sarkabileceği değerlendirildiğinden, uygulamada doğabilecek aksaklıkların önüne geçebilmek amacıyla, 1632 sayılı Askerî Ceza Kanununa eklenen ek 8 inci madde ile 5237 sayılı Kanunun 5 inci maddesine, hapis cezalarının ertelenmesinde, kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırıma çevrilmesinde, ön ödemede, fer'î askerî cezalarda ve zamanaşımına ilişkin hükümlerde istisna getirilmekte, bu konular ile ilgili olarak 1632 sayılı Askerî Ceza Kanununun ilgili hükümleri saklı tutulmaktadır.

    Memuriyetten mahrumiyet cezası yerine getirilen hak yoksunluğu güvenlik tedbirinin TSK personeli hakkında ne şekilde yerine getirileceğine dair 1632 sayılı Kanun hükmü bu düzenleme ile ilgili olarak korunmaktadır.

    Ayrıca, 1 Nisan 2005 tarihinde yürürlükten kalkacak olan 13.7.1965 tarihli ve 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanunun 4 üncü maddesinin son fıkrası paralelinde, askerlik hizmetinin gereklerine uygun olarak subay, astsubay, uzman jandarma ve uzman erbaşlar hakkında, bu sıfatlarını korudukları sürece, herhangi bir suç nedeniyle verilen kısa süreli hapis cezalarının "bir eğitim kurumuna devam etme, belli bir meslek ve sanatı yapmaktan yasaklanma, belirli yerlere gitmekten veya belirli etkinlikleri yapmaktan yasaklanma, kamuya yararlı bir işte çalıştırılma" gibi tedbirlere çevrilebilmesinin önüne geçilmektedir.

    Yine; 4.11.2004 tarihli ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 6 ncı maddesi ile "özel ceza kanunları ile ceza içeren kanunlarda öngörülen "ağır hapis" cezalarının, "hapis" cezasına dönüştürüldüğü" belirtilmektedir.

    Bu hüküm ile 1 Nisan 2005 tarihinden itibaren, 22.5.1930 tarihli ve 1632 sayılı Askerî Ceza Kanununda yer alan ve alt sınırı belirtilmeyen "ağır hapis" cezalarının alt sınırı, 1.3.1926 tarihli ve 765 sayılı Türk Ceza Kanununun 13 üncü maddesinin ikinci fıkrası gereği "bir yıl" iken 26.9.2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 49 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği "bir ay"a inecektir. Bu durum, 1632 sayılı Kanunda yer alan bazı ağır suçlar için daha hafif suçlardan daha az ceza öngörülmesine yol açacak, kanunun ceza sistematiğini bozacak ve adaletsizliklere sebebiyet verecektir. Ayrıca, bu hükümden etkilenen suçlardan mahkûm olanlar hakkındaki kesinleşmiş veya infaz edilmekte olanlar ile ilgili dava dosyalarının yeniden ele alınması gibi mahkemelerin iş yüklerinin gereksiz yere artırılmasına ve diğer davalar için ayrılması gereken zamanın azalmasına yol açacaktır.

    Kanunlaşma süreci dikkate alındığında Askerî Ceza Kanunundaki değişikliğin 1 Nisan 2005 tarihinden sonraya sarkabileceği değerlendirildiğinden, uygulamada doğabilecek aksaklıkların önüne geçebilmek amacıyla 1632 sayılı Askerî Ceza Kanununa eklenen ek 9 uncu madde ile bahse konu cezaların alt sınırları bir yıl olarak belirlenmektedir.