Motorlu Taşıtlar Vergisi Kanunu (MTVK)
- Kanun numarası
- 197
- Kabul tarihi
- 18.02.1963
- Resmî Gazete
- 23.02.1963 / 11342
- Düstur
- 5. tertip, cilt 2
- Son değişiklik
- 04.12.2025
- Madde sayısı
- 30
Metin içindeki değişiklik notlarından ve dipnotlardan derlenmiştir. Toplam 90 kayıt.
-
4 Aralık 2025
-
4/12/2025 tarihli ve 7566 sayılı Kanunun 4 üncü maddesiyle bu bende “il özel idareleri,” ibaresinden sonra gelmek üzere “yatırım izleme ve koordinasyon başkanlıkları,” ibaresi eklenmiştir.
Değişikliğin gerekçesi
Yapılan düzenleme ile büyükşehir olan illerde il özel idareleri yerine kurulan yatırım izleme ve koordinasyon başkanlıklarının, il özel idarelerinde olduğu gibi adlarına kayıt ve tescilli taşıtların motorlu taşıtlar vergisinden istisna tutulması sağlanmaktadır.
-
-
2 Temmuz 2018
-
Eski ifade
Bakanlar KuruluYeni ifadeCumhurbaşkanı -
Eski ifade
Bakanlar KuruluYeni ifadeCumhurbaşkanı
-
-
21 Mart 2018
-
Eski ifade
onaltıYeni ifadeonsekiz -
21/3/2018 tarihli ve 7103 sayılı Kanunun 93 üncü maddesi uyarınca bu bent 1/1/2019 tarihinde yürürlüğe girer.
-
21/3/2018 tarihli ve 7103 sayılı Kanunun 20 nci maddesiyle bu fıkrada yer alan “motor silindir hacmi,” ibaresinden sonra gelmek üzere “motor gücü,” ibaresi eklenmiş olup 7103 sayılı Kanunun 93 üncü maddesiyle bu değişikliğin 1/1/2019 tarihinde yürürlüğe girmesi hüküm altına alınmıştır.
-
21/3/2018 tarihli ve 7103 sayılı Kanunun 93 üncü maddesi uyarınca bu fıkra 1/1/2019 tarihinde yürürlüğe girer.
-
28 Kasım 2017
-
Eski ifade
(I)Yeni ifade(I), (I/A), -
28/11/2017 tarihli ve 7061 sayılı Kanunun 25 inci maddesi ile bu fıkrada yer alan “önceki yılda uygulanan” ibaresinden sonra gelmek üzere “taşıt değerleri ve” ibaresi eklenmiş olup aynı Kanunun 123 üncü maddesi uyarınca söz konusu değişiklik 1/1/2018 tarihinde yürürlüğe girmiştir.
-
28/11/2017 tarihli ve 7061 sayılı Kanunun 25 inci maddesi ile bu bendin sonuna “taşıt değerlerini ayrı ayrı veya birlikte yeniden belirlemeye,” ibaresi eklenmiş olup aynı Kanunun 123 üncü maddesi uyarınca söz konusu değişiklik 1/1/2018 tarihinde yürülüğe girmiştir.
-
Eski ifade
(I)Yeni ifade(I), (I/A),
-
25 Nisan 2013
-
Eski ifade
Sakatlık dereceleriYeni ifadeEngellilik oranı
-
-
6 Mayıs 2009
-
6/5/2009 tarihli ve 5897 sayılı Kanunun 3 üncü maddesiyle; bu bentte yer alan “, deniz, göl ve nehirlerde” ibaresi madde metninden çıkarılmıştır.
-
Eski ifade
trafikYeni ifadetrafik sicili -
6/5/2009 tarihli ve 5897 sayılı Kanunun 2 nci maddesiyle; bu maddede yer alan “, belediye veya liman” ibaresi madde metninden çıkarılmıştır.
-
6/5/2009 tarihli ve 5897 sayılı Kanunun 2 nci maddesiyle; bu fıkrada yer alan “; özel amaçla kullanılan yat, kotra ve her türlü motorlu tekneler (III) sayılı tarifeye” ibaresi madde metninden çıkarılmıştır.
-
6/5/2009 tarihli ve 5897 sayılı Kanunun 2 nci maddesiyle; bu maddenin birinci fıkrasında yer alan “, liman veya belediye” ibaresi madde metninden çıkarılmıştır.
-
6/5/2009 tarihli ve 5897 sayılı Kanunun 2 nci maddesiyle; bu maddede yer alan “, liman veya belediye” ibaresi madde metninden çıkarılmıştır.
-
6/5/2009 tarihli ve 5897 sayılı Kanunun 2 nci maddesiyle; bu fıkrada yer alan “, (III)” ibaresi madde metninden çıkarılmıştır.
-
6/5/2009 tarihli ve 5897 sayılı Kanunun 2 nci maddesiyle; bu fıkrada yer alan “, motor gücü birimi (BG)” ibaresi madde metninden çıkarılmıştır.
-
6/5/2009 tarihli ve 5897 sayılı Kanunun 2 nci maddesiyle; bu bentte yer alan “, belediye veya liman” ibaresi madde metninden çıkarılmıştır.
-
6/5/2009 tarihli ve 5897 sayılı Kanunun 2 nci maddesiyle; 13 üncü maddenin (d) bendinin; birinci paragrafında yer alan “, liman ve deniz işletme bölge müdürlükleri, belediyeler veya liman başkanlıkları” ve “denize veya” ibareleri ile ikinci paragrafında yer alan “denize veya” ibaresi ile 14 üncü maddede yer alan “, (III)” ibaresi madde metninden çıkarılmıştır.
-
4 Haziran 2008
-
4/6/2008 tarihli ve 5766 sayılı Kanunun 9 uncu maddesiyle; bu paragrafta yer alan "Vergisi ödenmemiş" ibaresinden sonra gelmek üzere "veya 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 48 inci madde hükmüne göre taksitlendirilmemiş" ibaresi eklenmiştir.
-
16 Temmuz 2004
-
16/7/2004 tarihli ve 5228 sayılı Kanunun 59 uncu maddesiyle bu fıkrada yer alan “Taşıtlarla ilgili fenni muayene komisyonları,” ibaresi, “Taşıtlarla ilgili fenni muayene komisyonları, fenni muayene yapma yetkisi verilen gerçek ve tüzel kişiler" şeklinde, 31/7/2004 tarihinden geçerli olmak üzere değiştirilmiştir.
Değişikliğin gerekçesi
- Bankalar Kanununda Değişiklik Yapan 4672 sayılı Kanunun 11 inci maddesinin (e) bendinde yer alan hüküm uyarınca özel finans kurumları, 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu, 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun ve 3167 sayılı Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkında Kanun ile diğer mevzuatın çeke ve teminat mektuplarına ilişkin hükümleri ile 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 298 inci maddesi hükümlerinin uygulanması bakımından banka addolunmuştu.
Ancak günümüz koşullarında özel finans kurumları ile bankalar arasındaki farklılıklar bir hayli azalmış durumdadır. Maddenin (1) numaralı fıkrasının (a) bendinde düzenlemeyle vergi kanunları uygulaması yönünden banka-özel finans kurumu ayrımından kaynaklanan sorunları gidermek amacıyla, vergi kanunları uygulamasında özel finans kurumlarının banka olarak addolunması öngörülmektedir.
Maddenin (1) numaralı fıkrasının (b) bendinde yapılan düzenlemeyle, azalan bakiyeler usulünde uygulanacak amortisman oranının üst sınırı belirlenmektedir.
Maddenin (2) numaralı fıkrası ile 3065 sayılı Kanunun 1 inci maddesinin 3 numaralı fıkrasının (d) bendinde yer alan "Hazinece yapılan taşınmaz mal satışları hariç müzayede mahallerinde" ibaresi Hazinece yapılacak taşınmaz satışları ile ilgili istisnanın Katma Değer Vergisi Kanununun 17 nci maddesine taşınmış olması sebebiyle bu bentte yer alan hüküm "Müzayede mahallerinde" olarak değiştirilmiştir.
Maddenin (3) numaralı fıkrasının (a) bendinde ilgili Kanuna yapılan atıf düzeltilmekte, (b) bendinde yapılan düzenlemeyle ise, Gelir Vergisi Kanununun 42 nci maddesinin ikinci fıkrasında değişiklik yapılarak, yıllara sari inşaat ve onarma işlerinden elde edilen kazançlarda beyan zamanı, gelir vergisi beyan zamanı ile uyumlu hale getirilmektedir.
Maddenin (4) numaralı fıkrası ile Damga Vergisi Kanununda yapılan değişiklikle;
- Madde ile damga vergisine tâbi kağıtlar terimi, manyetik ortamda ve elektronik veri şeklinde oluşturulan belgeleri de kapsayacak şekilde yeniden tanımlanmıştır.
- İstihkaktan kesinti suretiyle hesaplanan verginin ödeme süresi muhtasar beyanname ile beyan edilen vergilerin ödeme süresine paralel hale getirilmektedir.
- Kanuna ekli (1) sayılı tablosunun "IV. Makbuzlar ve diğer kâğıtlar" başlıklı bölümünün (2) numaralı fıkrasının (b) bendinin (5) numaralı alt bendinde yer alan "Diğerleri" ibaresi "Diğer vergi beyannameleri", olarak değiştirilerek, bentte sayılanların dışındaki beyannamelerden sadece vergi beyannamelerinin vergiye tâbi olması sağlanmaktadır.
- Ayrıca yapılan düzenleme ile Bakanlar Kuruluna, elektronik ortamda verilen belgeler için de, damga vergisi oranını her bir kâğıt için ibraz yeri itibarıyla ayrı ayrı sıfıra kadar indirme hususunda yetki verilmiştir.
- Kanuna ekli (1) sayılı tablosunun "IV. Makbuzlar ve diğer kağıtlar" başlıklı bölümünün (2) numaralı fıkrasında yapılan değişiklikle de birden fazla beyanname alınan hallerde, bunlardan sadece bir nüshasının vergiye tâbi tutulması şeklinde olan mevcut uygulamaya açıklık getirilmektedir.
Maddenin (5) numaralı fıkrası ile Harçlar Kanununda yapılan değişikliklerle;
- Sadece gazete muhabirleri için var olan ikamet tezkeresi harcı muafiyeti, bütün basın ve yayın muhabirlerini kapsayacak şekilde yeniden düzenlenmiştir.
- Avcılık belgelerine ait yıllık olarak tahsil olunan harçlar yeniden belirlenmiştir. Böylece, kaçak avcılığın artacağı yönündeki endişe ve tereddütlerin önüne geçmek, avcılık faaliyetinin bilinçli ve kontrollü bir şekilde icra edilmesi ortamının oluşmasına katkıda bulunmak amaçlanmış olup, avcılık belgelerinden alınan harç tutarları makul bir seviyeye çekilmektedir.
Maddenin (6) numaralı fıkrası ile, Vergi Barışı Kanununun 18 inci maddesinde değişiklik yapılmakta, vergi barışı kapsamında yeniden yapılandırılan borçların taksitlerinin zamanında yapılmaması durumunda, borcun ödenmeyen kısmının % 10 fazlası ile ödeneceğine ilişkin hükümde yer alan oran, vergi barışı uygulamasının gelinen noktadaki başarısı ve faiz oranlarında yaşanan kalıcı düşüş nedeniyle % 5 olarak yeniden belirlenmektedir.
Maddenin (7) numaralı fıkrasıyla 18.2.1963 tarihli ve 197 sayılı Motorlu Taşıtlar Vergisi Kanununun 13 üncü maddesinin (d) fıkrasında yer alan "Taşıtlarla ilgili fenni muayene komisyonları," ibaresi "Taşıtlarla ilgili fenni muayene komisyonları, fenni muayene yapma yetkisi verilen gerçek ve tüzel kişiler" olarak değiştirilmektedir.
Maddenin 8 inci fıkrasının (a) bendiyle yapılan değişiklikle Karayolları Genel Müdürlüğünün görev ve yetkileri arasında yer alan 2918 sayılı Kanunun 35. maddesine aykırı hareket edenler hakkında suç ve ceza tutanağı düzenleme yetkisi kaldırılarak bu yetki Ulaştırma Bakanlığına verilmiştir. Karayolları Trafik Kanununun 114 üncü maddesinin beşinci fıkrasındaki mevcut düzenlemeye göre, yetkili memurlarca düzenlenen trafik para cezası tutanakları doğrudan doğruya mal sandıklarına teslim edilmektedir.
Maddenin (8) numaralı fıkrasının (b) bendiyle yapılması önerilen değişiklikle trafik para cezası tahsilatlarının Maliye Bakanlığınca PTT vasıtasıyla yaptırılması halinde bu tutanakların mal sandığı yerine doğrudan PTT İdaresine teslimini temin etmek amacıyla söz konusu ibare değişikliği yapılmaktadır.
Fıkranın (c) bendiyle, araç tescil plakalarına göre yazılan trafik ceza tutanaklarının tebligat işlemlerinin posta yoluyla yapılmasına ve bu şekilde tebliğ edilemeyenlerin vergi dairesinin ilan tahtasına asılmak suretiyle tebliğine ilişkin özel bir tebligat usulü getirilmektedir.
Maddenin 9 uncu fıkrasıyla 4706 sayılı Kanunda yapılan ibare değişikliklerine ilişkin açıklamalar aşağıda yer almaktadır.
a) 4706 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin son fıkrasında yer alan "plan kararlarına uyulmak kaydıyla" ibaresi uygulamaya ilişkin bir uymayı ifade etmekle birlikte, fıkranın sonunda yer alan bu yerlerin amacı dışında kullanılamayacağına dair tapu kütüğüne şerh konulacağına ilişkin ifade karşısında mükerrerlik oluşturmakta ve karışıklıklara yol açmaktadır. Plan kararlarına uyma, amaca uygun kullanma ile aynı sonucu doğurduğundan, karışıklıkların ortadan kaldırılması amaçlanmaktadır. Ayrıca, değiştirilmesi öngörülen ikinci ibare ile sınai amaçlı yatırımları teşvik ederek istihdam yaratılması amaçlanmışken, uygulamada, sınai yatırım dışında diğer yatırımların bulunmaması, yatırım tutarı ile istihdam sayısının yüksek olması nedeniyle müracaat olmamıştır. Kanun hükmü ile amaçlanan yatırım ve istihdam hedeflerine ulaşabilmek ve diğer yatırımların da önünü açmak bakımından böyle bir değişiklik öngörülmektedir.
b) Maddenin uygulamasında tek bir parsel üzerinde çok sayıda yapı bulunmakta, madde metnindeki "alan" ifadesi birden fazla taşınmaz olması gerekeceği gibi yanlış yorumlara yol açabilmektedir. Bu karışıklığı ortadan kaldırmak amacıyla böyle bir düzenlemeye gidilmektedir.
c) Maddenin mevcut hali, imar planı yapılmış parsellere ilişkin olarak da yeniden plan yapılması gerektiği gibi yanlış anlaşılmalara neden olabilmektedir. Bu yanlış anlaşılmaları ortadan kaldırmak ve parsel bazında değerlendirme yapabilmek amacıyla böyle bir düzenlemeye gidilmektedir.
d) 2886 sayılı Devlet İhale Kanununun 9 uncu maddesinde tahmin edilen bedelin nasıl tespit edileceği belirtilmiştir. 4706 sayılı Kanunun 7 nci maddesinin altıncı fıkrasında, ekspertiz şirketlerine değer tespit ettirileceğine ilişkin hüküm bulunmasına rağmen, bu bedelin doğrudan rayiç bedel olarak ve 2886 sayılı Kanun hükümleri dışında tahmin edilen bedel olarak dikkate alınacağına ilişkin açıklık bulunmamaktadır. Emlak vergisine esas bedelin yüksek tespit edildiği taşınmazlarda bu bedelin, rayiç bedelin de üzerinde olması durumları ile karşılaşılmakta, ihale mevzuatına göre tahmin edilen bedelin emlak vergisine esas bedelin altında olamayacağına ilişkin hüküm karşısında bu taşınmazlar değerlendirilememekte ve gereksiz ilan masrafları ve mesai kaybı ile karşılaşılmaktadır. Bu olumsuzluğun ortadan kaldırılması bakımından, olayı tamamen genelleştirmeden, yalnızca ekspertiz şirketleri ile Maliye Bakanlığı merkez denetim elemanlarına yaptırılan rayiç bedel tespitlerinde; bir istisna hükmü olarak, emlak vergisine esas bedele bağlı kalınmaksızın, bu rayiç bedellerin tahmin edilen bedel olarak dikkate alınması ve böylece emlak vergisine esas bedeli yüksek tespit edilmiş Hazineye ait taşınmazların değerlendirilmesine yönelik olumsuzluklar ile gereksiz masrafların ortadan kaldırılması amacıyla böyle bir düzenlemeye gidilmektedir.
e) 4706 sayılı Kanunun 7/B maddesi, konut yapı kooperatiflerine, kooperatif birliklerine veya bu birliklerin oluşturduğu üst birliklere, Hazineye ait taşınmazların, bunlar arasında yapılacak ihale ile rayiç bedel üzerinden satışını düzenlemektedir.
Buradaki amaç, Hazineye ait imarlı, imarsız veya imar planında başka amaca ayrılmış taşınmazların konut amaçlı olarak satılabilmesine imkân tanımak olmasına rağmen, "imar planlarına uygun olarak konut yapılmak üzere ibaresi" imar planı yapılmamış veya imarda başka amaca ayrılmış taşınmazların bu madde kapsamında değerlendirilmesi konusunda tereddütlere neden olmaktadır. İmar planlarında konut amacına ayrılmış veya ayrılacak taşınmazlarda zaten plana uygun olarak konut yapılması gerektiği açıktır.
Burada imar planlarına uygun olmayan bir yapılaşmanın olması düşünülmemektedir ve bu esasen mümkün de değildir. Bu nedenle (9) numaralı fıkra ile, madde metninde yer alması gerekli olmayan ibarenin metinden çıkarılması tereddütlerin ortadan kalkmasını sağlayacaktır.
Maddenin (10) numaralı fıkrasının (a) bendi ile, 16.2.1995 tarihli ve 4070 sayılı Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanunun 10 uncu maddesinde 3.7.2003 tarihli ve 4916 sayılı Kanunla yapılan değişiklik paralelinde, bu maddenin değişiklikten önceki hükümlerine atıfta bulunan 8 inci maddesinde yer alan ibare madde metninden çıkarılmaktadır.
22.11.1984 tarihli ve 3083 sayılı Sulama Alanlarında Arazi Düzenlemesine Dair Tarım Reformu Kanununun 7 nci maddesinin ikinci fıkrası 3.7.2003 tarihli ve 4916 sayılı Kanunun 18 inci maddesi ile değiştirilerek, Kanun kapsamında kalan arazinin uygulayıcı kuruluşça uygun görülmesi durumunda satılmak, sınırlı ayni hak tesis edilmek ve kiralanmak veya kendilerine özel kanunlarla verilen görev ve yetki içinde kullanmaları şartı ile kamu kuruluşlarına tahsis edilmek üzere, Hazinenin tasarrufuna bırakılabileceği hükmü getirilmiştir. Bu yetkinin kullanılmasında tereddütlerin giderilmesi bakımından tarım arazilerinin satışında da bu kapsamda açıklık getirmek bakımından (10) numaralı fıkranın (b) bendi ile böyle bir düzenlemeye gidilmektedir.
1164 sayılı Kanunun mevcut ek 4 üncü maddesi hükmü, Hazineye ait arsa ve arazilerin bedelsiz devrinin iki Bakanın müşterek teklifi ve Başbakanın onayı ile gerçekleştirilmesini öngörmektedir. Oysa buradaki amaç, Arsa Ofisi Genel Müdürlüğü ile Toplu Konut İdaresi Başkanlığının önemli projeleri gerçekleştirmek üzere belirleyeceği arsa üretim alanlarının Başbakan onayı ile tespit edilmesi ve bu alanlar içinde bulunan Hazineye ait taşınmazların Maliye Bakanlığınca ilgili idarelere devredilmesidir. Bu durum aynı zamanda, belirlenen arsa üretim alanları içinde kalan tescilsiz alanların Hazine adına tescil edilmesinde karşılaşılan bürokratik formalitelerin kısaltılmasını ve kolaylaştırılmasını da sağlayacaktır. Ayrıca, bu şekilde devredilen bazı taşınmazlara, değişik şekillerde değerlendirilmesine yönelik olarak ihtiyaç duyulmaktadır. Böyle durumlarda, kamu hizmetine ayrılan yerlerde olduğu gibi devredilen taşınmazların bedelsiz olarak Hazineye iade edilmesi gerekmektedir. Belirtilen gerekçelerle maddede yer alan ibarelerin değiştirilmesi öngörülmektedir.
29.1.2004 tarihli ve 5084 sayılı Kanunun 5 inci maddesi, bu Kanunun 2 nci maddesinin (b) bendi kapsamındaki illerde en az on kişilik istihdam öngören yatırımcılara Hazineye ait arazi veya arsaların bedelsiz devrini öngörmektedir. Organize sanayi bölgelerinde bulunan parsellerin de bu kapsamda değerlendirilmesi, uygulamada bu alanların her türlü alt yapı, plan ve parselasyon çalışmalarını yürüten organize sanayi bölgelerinin arsa tahsislerinde yatırımcılar yönünden farklı muhataplar olması açısından yetki karmaşasına neden olmakta ve teşvik amacının tam olarak gerçekleştirilememesine yol açmaktadır. Bütün bu sakıncaların ortadan kaldırılarak yatırımcıların tek bir muhatapla karşılaşmalarını ve bürokratik formalitelerin azaltılmasını teminen (12) numaralı fıkra ile böyle bir düzenlemeye gidilmektedir.
Maddenin 5083 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Devletinin Para Birimi Hakkında Kanunun 2 nci maddesinde ibare değişikliği yapan fıkrası ile, Yeni Kuruşa tamamlama işlemlerinin birim fiyatlarda değil, işlem sonuçlarında ve ödeme aşamasında gerçekleştirilmesi ve ödeme kayıtlarının virgülden sonra en çok iki hane ile yapılması amaçlanmaktadır. Bu değişiklikle, Türk Lirası değerlerin Yeni Türk Lirasına dönüşüm işlemlerinin ve Yeni Türk Lirası cinsinden yapılan işlemlerin sonuçlarında ve ödeme aşamalarında bir Yeni Kuruşun altındaki tutarları ödemeye olanak verecek madeni para bulunmaması nedeniyle, yarım Yeni Kuruş ve üzerindeki değerlerin bir üst Yeni Kuruşa tamamlanması, yarım Yeni Kuruşun altındaki değerlerin dikkate alınmaması yönünde düzenleme getirilmektedir. Bu düzenleme doğrultusunda, sayısal işlem yapan elektronik cihazların ve bilgisayar yazılımlarının yenilenmesi gibi bazı teknik güçlüklerin de önüne geçilmiş olunacaktır.
Mal ve hizmetlerin fiyatları bir Yeni Kuruşun altında olabileceği gibi, bir Yeni Kuruşun altındaki değer küsuratlı olarak da belirlenebilecektir. Vergiler, yabancı para alım satımı ve benzeri belli sabit sayılarla çarpım yapılarak elde edilen sonuç üzerinde tahakkuk, tahsil ve ödeme işlemlerinde, işlem sonuçları da bir Yeni Kuruşun altında veya değer küsuratı bir Yeni Kuruşun altında olabilecek şekilde sonuç verebilecektir.
Maddenin 14 numaralı fıkrasıyla 29.7.1970 tarihli ve 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununda yapılan değişiklikle Kanunun 4 ve 14 üncü maddelerinde yer alan muafiyet uygulamalarında geçerli olan kiraya verilmeme şartının Özelleştirme uygulamaları çerçevesinde yapılan işletme hakkı devirlerini kapsamaması yönünde düzenleme yapılmaktadır.
-
-
25 Aralık 2003
-
Eski ifade
Tarifler: -
Eski ifade
Maliye ve Gümrük BakanlığıYeni ifadeMaliye Bakanlığı -
Eski ifade
yapıldığı yerin vergi dairesineYeni ifadeyapıldığı yerin vergi dairesine veya Maliye Bakanlığı tarafından motorlu taşıtlar vergisi tahsiline yetki verilen banka veya özel finans kurumu şubelerine -
Eski ifade
kayıt ve tescilYeni ifadekayıt ve tescil veya satış nedeniyle malik -
25/12/2003 tarihli ve 5035 sayılı Kanunun 48 inci maddesi ile bu fıkrada yer alan "net ağırlığı" ibaresi, “motor silindir hacmi” şeklinde, “istiap haddi” ibaresi ise “azami toplam ağırlığı” şeklinde değiştirilmiş olup aynı Kanunun 50 nci maddesi uyarınca “istiap haddi” ibaresine ilişkin değişiklik 1/1/2005 tarihinde, diğer değişiklik 1/1/2004 tarihinden geçerli olmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe girmiştir.
-
Eski ifade
vuku bulduğuYeni ifademeydana geldiği
-
-
12 Aralık 2003
-
Değişikliğin gerekçesi
- Bankalar Kanununun 14 üncü ve 15 inci maddelerinin hükümleri ve diğer hükümleri ile temettü hariç ortaklık hakları ile yönetimleri ve denetimleri veya hisseleri kısmen veya tamamen Fona intikal eden bankalar, tasfiyeleri Fon eliyle yürütülen müflis bankalar ve iflâs idareleri , genel olarak her türlü vergi, resim, harç ve diğer malî mükellefiyetlerden muaf ve istisna edilmişse de, bu kurum ve kuruluşlara ait motorlu taşıtlar yönünden de 197 sayılı Motorlu Taşıtlar Vergisi Kanunu kapsamına giren vergilerden istisna tutulmaları amaçlanmıştır.
-
-
16 Ocak 2003
-
21 Şubat 2001
-
Değişikliğin gerekçesi
– Madde ile, fonlarla yürütülen hizmetlerden devamında zorunluluk arz edenlerin ilgili kurum ve kuruluş bütçelerinden yerine getirilebilmesi ve bu suretle bütçe disiplinine katkıda bulunulması amacıyla, maddede belirtilen fonların tasfiye edilmesi öngörülmüştür.
1163 sayılı Kooperatifler Kanunu ile Tarım ve Köyişleri Bakanlığı bünyesinde oluşturulan Çiftçi ve Kooperatifçilik Tanıtma, Eğitim ve Ödüllendirme Fonu ile Sanayi ve Ticaret Bakanlığı bünyesindeki Kooperatifçilik Tanıtma ve Eğitim Fonu tarafından yürütülen hizmetlerin ilgili Bakanlık bütçesine bu hizmetler için ödenek tahsis edilmesi suretiyle yerine getirilmesi mümkün bulunduğundan adı geçen iki Fonun tasfiye edilmesi amaçlanmıştır.
2090 sayılı Tabiî Afetlerden Zarar Gören Çiftçilere Yapılacak Yardımlar Hakkında Kanun ile kurulmuş bulunan Fonun önceki yıllarda gelir ve giderleri çok düşük seviyede gerçekleşmiş bulunduğundan ve Fonun faaliyetleri Tarım ve Köyişleri Bakanlığı bütçesine konulacak ödeneklerle yürütebileceğinden, adı geçen Kanunla kurulan Fon kaldırılmaktadır.
2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu ile Turizm Bakanlığı nezdinde kurulan Turizmi Geliştirme Fonunun, Fon tarafından üstlenilen turizm yatırımlarına kredi desteği sağlama ve dış pazarlama imkânlarının geliştirilmesi gibi hizmetlerin anılan Bakanlık bütçesinden veya genel teşvik mevzuatı çerçevesinde yerine getirilmesi mümkün bulunduğundan, söz konusu Kanunun;fonun kurulması, gelirleri, giderleri ve fon yönetmeliğine ilişkin hükümlerinin yürürlükten kaldırılması ve bu suretle Fonun tasfiye edilmesi öngörülmüştür.
2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu ile Kültür Bakanlığı emrinde, özel hukuka tâbi gerçek ve tüzelkişilerin mülkiyetinde bulunan, korunması gerekli kültür ve tabiat varlıklarının;
korunması, bakımı ve onarımı için aynî, nakdî ve teknik yardım yapmak ve kredi vermek amacıyla kurulan ve gelirleri bütçeye konulan ödenek ve Fondan verilen kredilerin geri dönüşlerinden oluşan Korunması Gerekli Taşınmaz Kültür Varlıklarının Onarımına Katkı Fonunun kaldırılmasına karşın, söz konusu Kanunun 12 nci maddesinin birinci fıkrası yürürlükten kaldırılmayarak Kültür Bakanlığınca, özel hukuka tâbi gerçek ve tüzelkişilerin mülkiyetinde bulunan ve korunması gerekli kültür ve tabiat varlıklarının korunması, bakımı ve onarımı için aynî, nakdî ve teknik yardım yapılması ve kredi verilmesi imkânı saklı tutulmuştur.
Çevre kirliliğinin önlenmesi ve çevrenin iyileştirilmesi amacıyla, 2872 sayılı Çevre Kanunu ile Çevre Bakanlığı bünyesinde oluşturulan ve kaynakları ağırlıklı olarak, çevre kirliliğini önleyici ve çevreyi iyileştirici faaliyetlerde kullanılmak üzere belediyelere verilen araç gereçlerin alımlarında kullanılan Çevre Kirliliğini Önleme Fonu, çevre kirliliğinin önlenmesi ve çevrenin iyileştirilmesi faaliyetlerinin, fon uygulaması yerine genel bütçe prensipleri içinde ilgili Bakanlık bütçesinden yapılarak bütçe disiplinine katkı sağlanması amacıyla tasfiye edilmekte ve 2872 sayılı Kanunun Fonun kurulması, gelirleri ve Fonun kullanılmasına ilişkin hükümleri yürürlükten kaldırılmaktadır.
Emniyet Genel Müdürlüğü bünyesindeki Trafik Hizmetlerini Geliştirme Fonunun tasfiye edilmesi halinde, Fon tarafından yürütülen;bilgi işlem merkezinin geliştirilmesi, trafik hizmetlerinin geliştirilmesi ve etkinlik kazandırılması amacıyla her çeşit araç ve gerecin sağlanması, trafikle ilgili görevler verilen mahallî idarelerin bu konudaki projelerinin finanse edilmesi, okullar ve kurslar açmak dahil trafik personelinin ve halkın eğitim faaliyetlerinin geliştirilmesi hizmetleri, bu Kanunun 5 inci maddesi ile getirilen hüküm çerçevesinde sigorta yaptıranların sigorta şirketlerine ödeyecekleri sigorta primi üzerinden alınan fon gelirlerinin bütçeye gelir ve Emniyet Genel Müdürlüğü bütçesine özel ödenek kaydedilmesi suretiyle yerine getirilebilecektir.
3213 sayılı Maden Kanunu ile kurulmuş bulunan Madencilik Fonunun teşkili, kaynakları, işleyişi, denetimi ile Madencilik Fonunun tanımı ve maden sahasından çıkarılacak cevherlerin işletme yıllık brüt kârından Madencilik Fonunun % 5 oranında aldığı pay ve bunun Etibank’a aktarılmasına ilişkin hüküm ile Kanunda geçen “Madencilik Fonuna” ve “madencilik fon katkısı ve” ibareleri yürürlükten kaldırılmakta, bunun sonucu oluşacak gelir kayıplarının telafisi amacıyla da bu Kanunun 5 inci maddesinde gerekli düzenlemeler yapılmaktadır.
Muhtaç sanatçılara, sosyal yardım amacıyla kurulmuş olan Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Fonundan yardım yapılabileceği, Fon tarafından, her yıl belirlenecek sayıda filmin yapımcı ve yönetmenine sinema başarı ödülleri ve kredi verilmesi ve Türk kültür zenginliklerini tanıtıcı mahiyetteki projelerin desteklenmesi hizmetlerinin ise Kültür Bakanlığı bütçesinden yerine getirilebileceği düşünüldüğünden, 3257 sayılı Sinema, Video ve Müzik Eserleri Kanunu ile Kültür Bakanlığı nezdinde kurulan Sinema ve Müzik Sanatı Destekleme Fonunun tasfiye edilmesi öngörülmüştür.
3289 sayılı Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğünün Teşkilât ve Görevleri Hakkında Kanun gereğince, federasyon faaliyetlerinde sürat ve verimliliği artırmak amacıyla kurulan Federasyonlar Fonu aracılığı ile yapılan hizmetlerin Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü bütçesinden yerine getirilmesi mümkün olduğundan, malî disiplinin ve bütçe birliğinin sağlanmasını teminen Fon tasfiye edilmekte, müsabakalardan elde edilecek brüt hâsılattan gerekli masraflar çıktıktan sonra geriye kalan miktardan Fona pay ayrılmayarak bu miktarın tamamı müsabakanın yapıldığı Gençlik ve Spor İl Müdürlükleri ile müsabaka yapan kulüplere bırakılmaktadır.
Bunun yanı sıra;
– 2510 sayılı İskân Kanunu ile, iskân işleri için lüzumlu olan harcamaların karşılanması amacıyla T.C. Ziraat Bankası bünyesinde kurulan Özel İskân Fonu, – 6831 sayılı Orman Kanunu ile kurulan Ağaçlandırma Fonu ve Orman Köylülerini Kalkındırma Fonu, – 2873 sayılı Millî Parklar Kanununun kapsamına giren yerlerin tesis koruma, onarım, bakım, tanıtım ve işletme harcamaları için Orman Bakanlığı emrinde kurulan Millî Parklar Fonu, – 3083 sayılı Sulama Alanlarında Arazi Düzenlenmesine Dair Tarım Reformu Kanunu ile oluşturulan Tarım Reformu Fonu, – Virginia ve Burley vasıflı şark tipi tütün ekiminin iyileştirilmesi, geliştirilmesi, tütün ekicilerinin desteklenmesi ve eğitilmesi, tütün borsasının kurulması, tütün üretici kooperatiflerinin finansmanı, sektörce kurulacak hangar ve kurutma tesisi gibi yatırımların desteklenmesi, yurt dışında Türk tütününden sigara imal eden fabrikaların kurulması, Tekelin modernizasyonu ve özelleştirilmesi, Türkiye’de üretilen sigara ve diğer tütün mamulleri ihracatının desteklenmesi ve gerektiğinde ihracatın teşviki için Eximbank’a kredi verilmesi hususlarında destek ve teşvikte bulunmak amacıyla kurulan, ancak bu amaçların gerçekleştirilmesi yönünde bugüne kadar yeterli işlerlik kazandırılamayan Tütün Fonu, – Adalet hizmetlerinin süratli ve etkin bir şekilde yürütülebilmesi için Adalet Bakanlığı merkez ve taşra teşkilâtıyla bağlı kuruluşları, ceza infaz kurumları ve tutukevlerinin bina, eğitim tesisi, konut, araç, gereç ve tefriş ihtiyaçlarının karşılanmasına yardımcı olmak için gerekli kaynakların sağlanması amacıyla Adalet Bakanlığı nezdinde kurulmuş bulunan Adalet Teşkilâtını Güçlendirme Fonu ile – 3516 sayılı Ölçüler ve Ayar Kanunu ile kurulan ve Sanayi ve Ticaret Bakanlığı bünyesinde faaliyetleri sürdürülmekte olan Ölçüler ve Ayar Fonunun, Tasfiye edilmesi ve söz konusu fonlara ilişkin mezkûr kanunlarda yer alan diğer hükümler ile Tarım Reformu Fonunun kaldırılmasına paralel olarak, 3155 sayılı Tarım Reformu Genel Müdürlüğünün Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanunda yer alan, ilgili personele fondan ödeme yapılmasına ilişkin hükmün de yürürlükten kaldırılması öngörülmüştür.
-
-
23 Kasım 2000
-
Değişikliğin gerekçesi
– Tasarının bu maddesi ile 18.2.1963 tarihli ve 197 sayılı Motorlu Taşıtlar Vergisi Kanununun 10 uncu maddesinde yapılan değişiklikle, Bakanlar Kurulunun yetkisi yeniden düzenlenmiştir.
-
-
22 Temmuz 1998
-
Eski ifade
Motorlu taşıtlar vergisi taşıt pulu esasına göre tahsil edilen taşıtlar hariç olmak üzere noterlerYeni ifadeNoterler
-
26 Aralık 1993
-
3 Aralık 1988
-
24 Mart 1988
-
29 Kasım 1984
-
26 Kasım 1980
-
Değiştirildi Genel 2348 sayılı Kanun, md. 1
26/11/1980 tarihli ve 2348 sayılı Kanunun 1 inci maddesiyle Kanunun adı “Motorlu Kara Taşıtlar Vergisi Kanunu” iken “Motorlu Taşıtlar Vergisi Kanunu” olarak değiştirilmiştir.
-
Değiştirildi Genel 2348 sayılı Kanun, md. 5
26/11/1980 tarihli ve 2348 sayılı Kanunun 5 inci maddesiyle bu bölüm başlığı “Vergileme Ölçü ve Hadleri” olarak değiştirilmiştir.
-
Değiştirildi Genel 2348 sayılı Kanun, md. 10
26/11/1980 tarihli ve 2348 sayılı Kanunun 10 uncu maddesiyle bu bölüm başlığı “Çeşitli Hükümler” olarak, madde başlığı ise “Bildirme ve Sorumluluk” olarak değiştirilmiştir.