İçeriğe geç
Yürürlükte Temel kanun 39. hâli

Vergi Usul Kanunu (VUK)

Kanun numarası
213
Kabul tarihi
04.01.1961
Resmî Gazete
10.01.1961 / 10703
Düstur
4. tertip, cilt 1
Son değişiklik
24.06.2026
Madde sayısı
443

Madde 160 geçmişi

İşi bırakmanın bildirilmesi:

Metin 1 kez değişmiş, toplam 6 değişiklik kaydı var. Ayrıca 3 geçişte hüküm aynı kalıp yalnızca yazım değişmiş (satır sonu, şapkalı harf, büyük/küçük harf, dipnot işareti ya da sızmış bölüm başlığı); bunlar listeye alınmadı.

Bugünkü metni

Madde 160 – 153 üncü maddede yazılı mükelleflerden işi bırakanlar, keyfiyeti vergi dairesine bildirmeye mecburdurlar.

(Mülga ikinci fıkra: 22/7/1998-4369/82 md.)

(Ek fıkra: 22/7/1998-4369/3 md.; Değişik üçüncü fıkra: 16/7/2004-5228/6 md.) İşi bırakma bildiriminde bulunmayan bir mükellefin işi bıraktığının tespit edilmesi veya yapılan araştırma ve yoklamalar sonucunda bilinen adreslerinde bulunamaması ve başka bir adreste faaliyetine devam ettiğine dair bilgi edinilememesi veya başkaca bir ticarî, ziraî ve meslekî faaliyeti olmadığı halde münhasıran sahte belge düzenlemek amacıyla mükellefiyet tesis ettirdiğinin vergi incelemesine yetkili olanlarca düzenlenen rapor ile tespit edilmesi ve mükellefiyet kaydının devamına gerek görülmediğinin raporda belirtilmesi halinde, mükellef (matrahlı veya matrahsız beyanname verenler dahil) işi bırakmış addolunur ve mükellefiyet kaydı vergi dairesince terkin edilir. Bu durum, ilgili kamu kurum ve kuruluşu ile kamu kurumu niteliğindeki meslek üst kuruluşuna da bildirilir.

(Ek fıkra: 16/7/2004-5228/6 md.) Mükellefiyet kaydının terkin edilmesi, mükellefin işi bırakmasından önceki döneme ilişkin yükümlülüklerini ortadan kaldırmayacağı gibi bu tarihten sonra faaliyette bulunduğunun tespiti halinde bu dönemlere ilişkin vergilendirmeye ve sahte belge düzenleme fiilini işleyenler hakkında kovuşturma yapılmasına ve ceza uygulanmasına da engel teşkil etmez.

(Ek fıkra: 16/7/2004-5228/6 md.) Bu madde kapsamında mükellefiyet kayıtları terkin edilenlerin kimlik bilgileri ile bunların bastırmış veya tasdik ettirmiş oldukları belgeler ve kullanmış oldukları ödeme kaydedici cihazlara ilişkin bilgiler Maliye Bakanlığınca belirlenecek araçlarla duyurulur.

(Ek fıkra: 16/7/2004-5228/6 md.) Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usulleri belirlemeye Maliye Bakanlığı yetkilidir.

Metnin değiştiği tarihler

  1. 24 Mayıs 2013

    Bu tarihe bağlanmış bir değişiklik kaydı bulunamadı; fark doğrudan iki hâlin metninden çıkarıldı.

    23 Ocak 2013 tarihli hâli
    Madde 160 – 153 üncü maddede yazılı mükelleflerden işi bırakanlar,keyfiyeti vergi dairesine bildirmeye mecburdurlar. (Mülga ikinci fıkra : 22/7/1998 - 4369/82 md.) (Ek : 22/7/1998 - 4369/3 md.;Değişik üçüncü fıkra: 16/7/2004-5228/6 md.) İşi bırakma bildiriminde bulunmayan bir mükellefin işi bıraktığının tespit edilmesi veya yapılan araştırma ve yoklamalar sonucunda bilinen adreslerinde bulunamaması ve başka bir adreste faaliyetine devam ettiğine dair bilgi edinilememesi veya başkaca bir ticarî, ziraî ve meslekî faaliyeti olmadığı halde münhasıran sahte belge düzenlemek amacıyla mükellefiyet tesis ettirdiğinin vergi incelemesine yetkili olanlarca düzenlenen rapor ile tespit edilmesi ve mükellefiyet kaydının devamına gerek görülmediğinin raporda belirtilmesi halinde, mükellef (matrahlı veya matrahsız beyanname verenler dahil) işi bırakmış addolunur ve mükellefiyet kaydı vergi dairesince terkin edilir. Bu durum, ilgili kamu kurum ve kuruluşu ile kamu kurumu niteliğindeki meslek üst kuruluşuna da bildirilir. (Ek fıkra: 16/7/2004-5228/6 md.) Mükellefiyet kaydının terkin edilmesi, mükellefin işi bırakmasından önceki döneme ilişkin yükümlülüklerini ortadan kaldırmayacağı gibi bu tarihten sonra faaliyette bulunduğunun tespiti halinde bu dönemlere ilişkin vergilendirmeye ve sahte belge düzenleme fiilini işleyenler hakkında kovuşturma yapılmasına ve ceza uygulanmasına da engel teşkil etmez. (Ek fıkra: 16/7/2004-5228/6 md.) Bu madde kapsamında mükellefiyet kayıtları terkin edilenlerin kimlik bilgileri ile bunların bastırmış veya tasdik ettirmiş oldukları belgeler ve kullanmış oldukları ödeme kaydedici cihazlara ilişkin bilgiler Maliye Bakanlığınca belirlenecek araçlarla duyurulur. (Ek fıkra: 16/7/2004-5228/6 md.) Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usulleri belirlemeye Maliye Bakanlığı yetkilidir. (1) Bu bendde yeralan "götürü usulde" ibaresi, 22/7/1998 tarih ve 4369 sayılı Kanunun 81 inci maddesiyle metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir. (2) Bu madde ile ilgili olarak 22/7/1998 tarih ve 4369 sayılı Kanunun Geçici 5 inci maddesine bakınız.
    24 Mayıs 2013 tarihli hâli
    Madde 160 – 153 üncü maddede yazılı mükelleflerden işi bırakanlar,keyfiyeti vergi dairesine bildirmeye mecburdurlar. (Mülga ikinci fıkra : 22/7/1998 - 4369/82 md.) (Ek fıkra: 22/7/1998 - 4369/3 md.; DeğiĢik üçüncü fıkra: 16/7/2004-5228/6 md.) İşi bırakma bildiriminde bulunmayan bir mükellefin işi bıraktığının tespit edilmesi veya yapılan araştırma ve yoklamalar sonucunda bilinen adreslerinde bulunamaması ve başka bir adreste faaliyetine devam ettiğine dair bilgi edinilememesi veya başkaca bir ticarî, ziraî ve meslekî faaliyeti olmadığı halde münhasıran sahte belge düzenlemek amacıyla mükellefiyet tesis ettirdiğinin vergi incelemesine yetkili olanlarca düzenlenen rapor ile tespit edilmesi ve mükellefiyet kaydının devamına gerek görülmediğinin raporda belirtilmesi halinde, mükellef (matrahlı veya matrahsız beyanname verenler dahil) işi bırakmış addolunur ve mükellefiyet kaydı vergi dairesince terkin edilir. Bu durum, ilgili kamu kurum ve kuruluşu ile kamu kurumu niteliğindeki meslek üst kuruluşuna da bildirilir. (Ek fıkra: 16/7/2004-5228/6 md.) Mükellefiyet kaydının terkin edilmesi, mükellefin işi bırakmasından önceki döneme ilişkin yükümlülüklerini ortadan kaldırmayacağı gibi bu tarihten sonra faaliyette bulunduğunun tespiti halinde bu dönemlere ilişkin vergilendirmeye ve sahte belge düzenleme fiilini işleyenler hakkında kovuşturma yapılmasına ve ceza uygulanmasına da engel teşkil etmez. (Ek fıkra: 16/7/2004-5228/6 md.) Bu madde kapsamında mükellefiyet kayıtları terkin edilenlerin kimlik bilgileri ile bunların bastırmış veya tasdik ettirmiş oldukları belgeler ve kullanmış oldukları ödeme kaydedici cihazlara ilişkin bilgiler Maliye Bakanlığınca belirlenecek araçlarla duyurulur. (Ek fıkra: 16/7/2004-5228/6 md.) Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usulleri belirlemeye Maliye Bakanlığı yetkilidir.
Metni elimizde olmayan 6 değişiklik kaydı

Bu kayıtlar metin içindeki değişiklik notlarından derlendi. Karşılaştırılacak hâl elimizde yok: belgenin konsolide metninin en eski kopyası 31 Mayıs 2012 tarihli, bundan öncesi için metnin o günkü hâli hiçbir arşivde bulunmuyor.

  • Değiştirildi Madde 160 (üçüncü fıkra) 5228 sayılı Kanun, md. 6
    Değişikliğin gerekçesi

    - Sürekli yükümlülüğe tâbi olan gerçek ve tüzel kişilere, işe başlama bildirimi üzerine nüfus ve kimlik bilgilerine dayanılarak, vergi dairelerince vergi kimlik numaraları verilmekte ve bu suretle mükellefiyet kayıtları tesis edilmektedir. Ancak, ilk mükellefiyet tesisinde kişilerin gerçekte hiçbir ticari ve mesleki faaliyeti olmadığı halde, sadece sahte belge düzenlemek amacıyla kayıt yaptırdıklarını bilmek ve tespit etmek mümkün olamadığından, müracaatları üzerine kayıtları yapılmaktadır. Bu kişilerin sahte belge düzenlediği hususu, daha sonraki tarihlerde vergi inceleme elemanlarının yaptıkları araştırmalar ve incelemeler sonucunda ortaya çıkarılabilmekte olup, bu durumun tespiti halinde ilgililer hakkında vergi inceleme raporu ile birlikte kaçakçılık suçu raporu da düzenlenerek savcılıklara suç duyurusunda bulunulmaktadır.

    Maddenin mevcut halinde yer alan düzenlemeye göre, faaliyetlerine son verdiği ve başka bir faaliyeti olmadığı halde işi bırakma keyfiyetini vergi dairesine bildirmeyen mükelleflerin, yapılacak araştırmalar sonucunda bu durumlarının vergi dairesince tespiti halinde, kayıtları re'sen silinebilmektedir. Bununla birlikte, sahte belge ticareti yapan kişiler beyannamelerini posta yoluyla vergi dairesine gönderdiklerinden ve bu yönüyle vergi dairesi kayıtlarında faal göründüklerinden sicil kayıtlarının terkini açısından herhangi bir işlem yapılamamaktadır. Bu kişilerin beyannamelerinde gösterdikleri adresler ya hayali adresler olmakta veya başka kişilere ait bulunmaktadır. Sürekli adres değiştiren ve seyyar olan bu kişilere yapılan araştırmalarda da ulaşılamamaktadır. Sahte belge düzenleme faaliyeti sadece vergi idaresini aldatmakla ve kamu düzenini bozmakla kalmamakta aynı zamanda iyi niyetli mükelleflerin de mağduriyetine neden olmaktadır.

    Maddenin ikinci fıkrasında önerilen değişiklikle, gayri faal mükelleflerin yanısıra, gerçekte herhangi bir ticari, zirai, mesleki faaliyeti olmadığı halde sadece sahte belge ticareti yapmak üzere mükellefiyet tesis ettiren kişilerin de kayıtlarının silinmesine imkân sağlanmaktadır. Kayıtları silinmesi öngörülen bu iki grup mükelleften, gayrî faal olduğu halde keyfiyeti vergi dairesine bildirmeyenlerin kayıtları, başka bir adreste faaliyet göstermediklerinin tespitine bağlı olarak, herhangi bir inceleme raporu aranılmaksızın silinebilecekken, sahte belge ticareti yaptıkları tespit edilenlerin kayıtlarının silinebilmesi için mutlaka vergi inceleme elemanınca düzenlenmiş bir raporun varlığı ve inceleme elemanının bu kişilerin kayıtlarının silinmesi gerektiğine ilişkin önerisi aranacaktır.

    Maddenin yeniden düzenlenen ve üçüncü fıkra olarak eklenen hükmünde, kayıtları silinen mükelleflerin kayıtlarının silindiği tarihten önceki yükümlülüklerinin ortadan kalkmayacağı ve bu tarihten sonra faaliyette bulunduklarının tespiti halinde de bu dönemlere ilişkin vergilendirmeye engel teşkil etmeyeceği belirtilmek suretiyle, bu kişilerin vergiye tâbi işlemlerinin tespiti halinde geriye yönelik vergilendirme yapılmasının da mümkün olduğu hususuna açıklık getirilmektedir. Diğer taraftan, mükellefiyet kayıtlarının bu şekilde silinmesinin sahte belge düzenleme fiilini işleyenler hakkında cezai takibat yapılmasına da engel teşkil etmeyeceği hususu, herhangi bir tereddüde yer vermemek amacıyla, madde metninde açık olarak belirtilmiştir.

    Maddenin dördüncü fıkrasında yapılan düzenlemeyle, gayrî faal olmaları veya münhasıran sahte belge düzenlemeleri nedeniyle kayıtları idarece silinen mükelleflerin kimlik bilgileri ile bastırmış oldukları belgelere ve kullandıkları ödeme kaydedici cihazlara ilişkin bilgilerin Maliye Bakanlığınca internet veya benzeri araçlarla kamuoyuna duyurulması ve bu suretle üçüncü şahısların hukukunun korunması ve belge güvenliğinin sağlanması hedeflenmiştir.

    Maddenin beşinci fıkrasında uygulamaya ilişkin usullerin Maliye Bakanlığınca belirleneceği hususu hükme bağlanmaktadır.

  • Değişikliğin gerekçesi

    - Sürekli yükümlülüğe tâbi olan gerçek ve tüzel kişilere, işe başlama bildirimi üzerine nüfus ve kimlik bilgilerine dayanılarak, vergi dairelerince vergi kimlik numaraları verilmekte ve bu suretle mükellefiyet kayıtları tesis edilmektedir. Ancak, ilk mükellefiyet tesisinde kişilerin gerçekte hiçbir ticari ve mesleki faaliyeti olmadığı halde, sadece sahte belge düzenlemek amacıyla kayıt yaptırdıklarını bilmek ve tespit etmek mümkün olamadığından, müracaatları üzerine kayıtları yapılmaktadır. Bu kişilerin sahte belge düzenlediği hususu, daha sonraki tarihlerde vergi inceleme elemanlarının yaptıkları araştırmalar ve incelemeler sonucunda ortaya çıkarılabilmekte olup, bu durumun tespiti halinde ilgililer hakkında vergi inceleme raporu ile birlikte kaçakçılık suçu raporu da düzenlenerek savcılıklara suç duyurusunda bulunulmaktadır.

    Maddenin mevcut halinde yer alan düzenlemeye göre, faaliyetlerine son verdiği ve başka bir faaliyeti olmadığı halde işi bırakma keyfiyetini vergi dairesine bildirmeyen mükelleflerin, yapılacak araştırmalar sonucunda bu durumlarının vergi dairesince tespiti halinde, kayıtları re'sen silinebilmektedir. Bununla birlikte, sahte belge ticareti yapan kişiler beyannamelerini posta yoluyla vergi dairesine gönderdiklerinden ve bu yönüyle vergi dairesi kayıtlarında faal göründüklerinden sicil kayıtlarının terkini açısından herhangi bir işlem yapılamamaktadır. Bu kişilerin beyannamelerinde gösterdikleri adresler ya hayali adresler olmakta veya başka kişilere ait bulunmaktadır. Sürekli adres değiştiren ve seyyar olan bu kişilere yapılan araştırmalarda da ulaşılamamaktadır. Sahte belge düzenleme faaliyeti sadece vergi idaresini aldatmakla ve kamu düzenini bozmakla kalmamakta aynı zamanda iyi niyetli mükelleflerin de mağduriyetine neden olmaktadır.

    Maddenin ikinci fıkrasında önerilen değişiklikle, gayri faal mükelleflerin yanısıra, gerçekte herhangi bir ticari, zirai, mesleki faaliyeti olmadığı halde sadece sahte belge ticareti yapmak üzere mükellefiyet tesis ettiren kişilerin de kayıtlarının silinmesine imkân sağlanmaktadır. Kayıtları silinmesi öngörülen bu iki grup mükelleften, gayrî faal olduğu halde keyfiyeti vergi dairesine bildirmeyenlerin kayıtları, başka bir adreste faaliyet göstermediklerinin tespitine bağlı olarak, herhangi bir inceleme raporu aranılmaksızın silinebilecekken, sahte belge ticareti yaptıkları tespit edilenlerin kayıtlarının silinebilmesi için mutlaka vergi inceleme elemanınca düzenlenmiş bir raporun varlığı ve inceleme elemanının bu kişilerin kayıtlarının silinmesi gerektiğine ilişkin önerisi aranacaktır.

    Maddenin yeniden düzenlenen ve üçüncü fıkra olarak eklenen hükmünde, kayıtları silinen mükelleflerin kayıtlarının silindiği tarihten önceki yükümlülüklerinin ortadan kalkmayacağı ve bu tarihten sonra faaliyette bulunduklarının tespiti halinde de bu dönemlere ilişkin vergilendirmeye engel teşkil etmeyeceği belirtilmek suretiyle, bu kişilerin vergiye tâbi işlemlerinin tespiti halinde geriye yönelik vergilendirme yapılmasının da mümkün olduğu hususuna açıklık getirilmektedir. Diğer taraftan, mükellefiyet kayıtlarının bu şekilde silinmesinin sahte belge düzenleme fiilini işleyenler hakkında cezai takibat yapılmasına da engel teşkil etmeyeceği hususu, herhangi bir tereddüde yer vermemek amacıyla, madde metninde açık olarak belirtilmiştir.

    Maddenin dördüncü fıkrasında yapılan düzenlemeyle, gayrî faal olmaları veya münhasıran sahte belge düzenlemeleri nedeniyle kayıtları idarece silinen mükelleflerin kimlik bilgileri ile bastırmış oldukları belgelere ve kullandıkları ödeme kaydedici cihazlara ilişkin bilgilerin Maliye Bakanlığınca internet veya benzeri araçlarla kamuoyuna duyurulması ve bu suretle üçüncü şahısların hukukunun korunması ve belge güvenliğinin sağlanması hedeflenmiştir.

    Maddenin beşinci fıkrasında uygulamaya ilişkin usullerin Maliye Bakanlığınca belirleneceği hususu hükme bağlanmaktadır.

  • Değişikliğin gerekçesi

    - Sürekli yükümlülüğe tâbi olan gerçek ve tüzel kişilere, işe başlama bildirimi üzerine nüfus ve kimlik bilgilerine dayanılarak, vergi dairelerince vergi kimlik numaraları verilmekte ve bu suretle mükellefiyet kayıtları tesis edilmektedir. Ancak, ilk mükellefiyet tesisinde kişilerin gerçekte hiçbir ticari ve mesleki faaliyeti olmadığı halde, sadece sahte belge düzenlemek amacıyla kayıt yaptırdıklarını bilmek ve tespit etmek mümkün olamadığından, müracaatları üzerine kayıtları yapılmaktadır. Bu kişilerin sahte belge düzenlediği hususu, daha sonraki tarihlerde vergi inceleme elemanlarının yaptıkları araştırmalar ve incelemeler sonucunda ortaya çıkarılabilmekte olup, bu durumun tespiti halinde ilgililer hakkında vergi inceleme raporu ile birlikte kaçakçılık suçu raporu da düzenlenerek savcılıklara suç duyurusunda bulunulmaktadır.

    Maddenin mevcut halinde yer alan düzenlemeye göre, faaliyetlerine son verdiği ve başka bir faaliyeti olmadığı halde işi bırakma keyfiyetini vergi dairesine bildirmeyen mükelleflerin, yapılacak araştırmalar sonucunda bu durumlarının vergi dairesince tespiti halinde, kayıtları re'sen silinebilmektedir. Bununla birlikte, sahte belge ticareti yapan kişiler beyannamelerini posta yoluyla vergi dairesine gönderdiklerinden ve bu yönüyle vergi dairesi kayıtlarında faal göründüklerinden sicil kayıtlarının terkini açısından herhangi bir işlem yapılamamaktadır. Bu kişilerin beyannamelerinde gösterdikleri adresler ya hayali adresler olmakta veya başka kişilere ait bulunmaktadır. Sürekli adres değiştiren ve seyyar olan bu kişilere yapılan araştırmalarda da ulaşılamamaktadır. Sahte belge düzenleme faaliyeti sadece vergi idaresini aldatmakla ve kamu düzenini bozmakla kalmamakta aynı zamanda iyi niyetli mükelleflerin de mağduriyetine neden olmaktadır.

    Maddenin ikinci fıkrasında önerilen değişiklikle, gayri faal mükelleflerin yanısıra, gerçekte herhangi bir ticari, zirai, mesleki faaliyeti olmadığı halde sadece sahte belge ticareti yapmak üzere mükellefiyet tesis ettiren kişilerin de kayıtlarının silinmesine imkân sağlanmaktadır. Kayıtları silinmesi öngörülen bu iki grup mükelleften, gayrî faal olduğu halde keyfiyeti vergi dairesine bildirmeyenlerin kayıtları, başka bir adreste faaliyet göstermediklerinin tespitine bağlı olarak, herhangi bir inceleme raporu aranılmaksızın silinebilecekken, sahte belge ticareti yaptıkları tespit edilenlerin kayıtlarının silinebilmesi için mutlaka vergi inceleme elemanınca düzenlenmiş bir raporun varlığı ve inceleme elemanının bu kişilerin kayıtlarının silinmesi gerektiğine ilişkin önerisi aranacaktır.

    Maddenin yeniden düzenlenen ve üçüncü fıkra olarak eklenen hükmünde, kayıtları silinen mükelleflerin kayıtlarının silindiği tarihten önceki yükümlülüklerinin ortadan kalkmayacağı ve bu tarihten sonra faaliyette bulunduklarının tespiti halinde de bu dönemlere ilişkin vergilendirmeye engel teşkil etmeyeceği belirtilmek suretiyle, bu kişilerin vergiye tâbi işlemlerinin tespiti halinde geriye yönelik vergilendirme yapılmasının da mümkün olduğu hususuna açıklık getirilmektedir. Diğer taraftan, mükellefiyet kayıtlarının bu şekilde silinmesinin sahte belge düzenleme fiilini işleyenler hakkında cezai takibat yapılmasına da engel teşkil etmeyeceği hususu, herhangi bir tereddüde yer vermemek amacıyla, madde metninde açık olarak belirtilmiştir.

    Maddenin dördüncü fıkrasında yapılan düzenlemeyle, gayrî faal olmaları veya münhasıran sahte belge düzenlemeleri nedeniyle kayıtları idarece silinen mükelleflerin kimlik bilgileri ile bastırmış oldukları belgelere ve kullandıkları ödeme kaydedici cihazlara ilişkin bilgilerin Maliye Bakanlığınca internet veya benzeri araçlarla kamuoyuna duyurulması ve bu suretle üçüncü şahısların hukukunun korunması ve belge güvenliğinin sağlanması hedeflenmiştir.

    Maddenin beşinci fıkrasında uygulamaya ilişkin usullerin Maliye Bakanlığınca belirleneceği hususu hükme bağlanmaktadır.

  • Değişikliğin gerekçesi

    - Sürekli yükümlülüğe tâbi olan gerçek ve tüzel kişilere, işe başlama bildirimi üzerine nüfus ve kimlik bilgilerine dayanılarak, vergi dairelerince vergi kimlik numaraları verilmekte ve bu suretle mükellefiyet kayıtları tesis edilmektedir. Ancak, ilk mükellefiyet tesisinde kişilerin gerçekte hiçbir ticari ve mesleki faaliyeti olmadığı halde, sadece sahte belge düzenlemek amacıyla kayıt yaptırdıklarını bilmek ve tespit etmek mümkün olamadığından, müracaatları üzerine kayıtları yapılmaktadır. Bu kişilerin sahte belge düzenlediği hususu, daha sonraki tarihlerde vergi inceleme elemanlarının yaptıkları araştırmalar ve incelemeler sonucunda ortaya çıkarılabilmekte olup, bu durumun tespiti halinde ilgililer hakkında vergi inceleme raporu ile birlikte kaçakçılık suçu raporu da düzenlenerek savcılıklara suç duyurusunda bulunulmaktadır.

    Maddenin mevcut halinde yer alan düzenlemeye göre, faaliyetlerine son verdiği ve başka bir faaliyeti olmadığı halde işi bırakma keyfiyetini vergi dairesine bildirmeyen mükelleflerin, yapılacak araştırmalar sonucunda bu durumlarının vergi dairesince tespiti halinde, kayıtları re'sen silinebilmektedir. Bununla birlikte, sahte belge ticareti yapan kişiler beyannamelerini posta yoluyla vergi dairesine gönderdiklerinden ve bu yönüyle vergi dairesi kayıtlarında faal göründüklerinden sicil kayıtlarının terkini açısından herhangi bir işlem yapılamamaktadır. Bu kişilerin beyannamelerinde gösterdikleri adresler ya hayali adresler olmakta veya başka kişilere ait bulunmaktadır. Sürekli adres değiştiren ve seyyar olan bu kişilere yapılan araştırmalarda da ulaşılamamaktadır. Sahte belge düzenleme faaliyeti sadece vergi idaresini aldatmakla ve kamu düzenini bozmakla kalmamakta aynı zamanda iyi niyetli mükelleflerin de mağduriyetine neden olmaktadır.

    Maddenin ikinci fıkrasında önerilen değişiklikle, gayri faal mükelleflerin yanısıra, gerçekte herhangi bir ticari, zirai, mesleki faaliyeti olmadığı halde sadece sahte belge ticareti yapmak üzere mükellefiyet tesis ettiren kişilerin de kayıtlarının silinmesine imkân sağlanmaktadır. Kayıtları silinmesi öngörülen bu iki grup mükelleften, gayrî faal olduğu halde keyfiyeti vergi dairesine bildirmeyenlerin kayıtları, başka bir adreste faaliyet göstermediklerinin tespitine bağlı olarak, herhangi bir inceleme raporu aranılmaksızın silinebilecekken, sahte belge ticareti yaptıkları tespit edilenlerin kayıtlarının silinebilmesi için mutlaka vergi inceleme elemanınca düzenlenmiş bir raporun varlığı ve inceleme elemanının bu kişilerin kayıtlarının silinmesi gerektiğine ilişkin önerisi aranacaktır.

    Maddenin yeniden düzenlenen ve üçüncü fıkra olarak eklenen hükmünde, kayıtları silinen mükelleflerin kayıtlarının silindiği tarihten önceki yükümlülüklerinin ortadan kalkmayacağı ve bu tarihten sonra faaliyette bulunduklarının tespiti halinde de bu dönemlere ilişkin vergilendirmeye engel teşkil etmeyeceği belirtilmek suretiyle, bu kişilerin vergiye tâbi işlemlerinin tespiti halinde geriye yönelik vergilendirme yapılmasının da mümkün olduğu hususuna açıklık getirilmektedir. Diğer taraftan, mükellefiyet kayıtlarının bu şekilde silinmesinin sahte belge düzenleme fiilini işleyenler hakkında cezai takibat yapılmasına da engel teşkil etmeyeceği hususu, herhangi bir tereddüde yer vermemek amacıyla, madde metninde açık olarak belirtilmiştir.

    Maddenin dördüncü fıkrasında yapılan düzenlemeyle, gayrî faal olmaları veya münhasıran sahte belge düzenlemeleri nedeniyle kayıtları idarece silinen mükelleflerin kimlik bilgileri ile bastırmış oldukları belgelere ve kullandıkları ödeme kaydedici cihazlara ilişkin bilgilerin Maliye Bakanlığınca internet veya benzeri araçlarla kamuoyuna duyurulması ve bu suretle üçüncü şahısların hukukunun korunması ve belge güvenliğinin sağlanması hedeflenmiştir.

    Maddenin beşinci fıkrasında uygulamaya ilişkin usullerin Maliye Bakanlığınca belirleneceği hususu hükme bağlanmaktadır.

  • Yürürlükten kaldırıldı Madde 160 (ikinci fıkra) 4369 sayılı Kanun, md. 82