Vergi Usul Kanunu (VUK)
- Kanun numarası
- 213
- Kabul tarihi
- 04.01.1961
- Resmî Gazete
- 10.01.1961 / 10703
- Düstur
- 4. tertip, cilt 1
- Son değişiklik
- 24.06.2026
- Madde sayısı
- 443
Geçici Madde 25 geçmişi
Metin 0 kez değişmiş, toplam 5 değişiklik kaydı var. Ayrıca 8 geçişte hüküm aynı kalıp yalnızca yazım değişmiş (satır sonu, şapkalı harf, büyük/küçük harf, dipnot işareti ya da sızmış bölüm başlığı); bunlar listeye alınmadı.
Bugünkü metni
Geçici Madde 25 – (Ek: 17/12/2003-5024/5 md.)
31.12.2003 tarihli bilançoda yer alan parasal olmayan kıymetler aşağıdaki hükümlere göre, bu maddede hüküm bulunmayan hallerde ise Vergi Usul Kanununun bu Kanunla değişik mükerrer 298 inci maddesinde yer alan hükümlere göre düzeltilir:
a) Düzeltme işlemi, Türkiye geneli için hesaplanan toptan eşya fiyatları genel endeksi göz önünde bulundurularak Maliye Bakanlığınca belirlenen düzeltme katsayıları kullanılarak yapılır. Düzeltme işlemi 1970 yılından itibaren uygulanır. Bu yıldan önce aktif ve pasife giren kalemler 1970 yılında girmiş kabul edilir.
b) Maddî duran varlıklar maliyet bedeli, malî duran varlıklar ise alış bedeli üzerinden düzeltmeye tâbi tutulur.
c) Maddî duran varlıklar, malî duran varlıklar ve özel tükenmeye tâbi varlıklar ile stokların maliyet veya alış bedelleri içinde yer alan ve tevsik edilebilen reel olmayan finansman maliyeti, ilgili varlığın maliyet veya alış bedelinden düşülür. Mükelleflerin reel olmayan finansman maliyetini tevsik edememeleri halinde:
1) Son beş hesap dönemi içinde aktife giren kıymetlerin maliyet bedeline dahil edilen finansman giderlerinin reel olmayan kısımları; toplam finansman maliyetlerine, ilgili döneme ait TEFE artış oranının dönem ortalama ticarî kredi faiz oranına bölünmesi sonucunda belirlenen oranlar uygulanmak suretiyle bulunan tutar, maliyet ve alış bedelinden düşülür.
2) Söz konusu beş hesap döneminden önce aktife giren kıymetlerin maliyet bedeline dahil edilen finansman giderleri maliyet veya alış bedellerinden düşülmez.
3) (Ek: 16/7/2004-5228/11 md.) Reel olmayan finansman maliyetinin tevsik edilebilir olması halinde de (1) numaralı alt bentte belirtilen yöntem kullanılabilir. Amortisman süresi bitmemiş olan kıymetlere ilişkin maliyet veya alış bedelinden düşülen reel olmayan finansman maliyetinden amortisman ayrılmamış tutar, 2004 ve sonraki dönemlerde, beş yılda ve eşit taksitte dönem kazancının tespitinde gider olarak dikkate alınır.
d) Birikmiş amortismanlar, ait oldukları kıymetin bilanço tarihindeki değerinde düzeltme sonrasında ortaya çıkan artış oranı dikkate alınarak düzeltilir.
e) Öz sermaye kalemlerinin düzeltilmesinde, 1.1.2004 tarihinden önce ayrılan yeniden değerleme değer artış fonu gibi fonlar öz sermayeden düşülür. Bu ve benzeri fonların sermayeye ilavesi nedeniyle oluşan sermaye artışları sermaye artışı olarak dikkate alınmaz ve enflasyon düzeltmesine tâbi tutulmaz.
f) 2003 yılı hesap dönemine ait beyannamede yer alan indirilemeyen geçmiş yıl malî zararları ile carî dönem malî zararları matrahın tespitinde mukayyet değerleri ile dikkate alınır.
g) 31.12.2003 tarihli bilançonun düzeltilmiş aktif toplamından düzeltilmiş sermaye, düzeltilmiş hisse senetleri ihraç primleri ve düzeltilmiş hisse senedi iptal kârları ile borç toplamının çıkarılması sonucu bulunan fark, geçmiş yıllar kâr/zararı hesabında gösterilir. Bu şekilde tespit edilen geçmiş yıl kârı vergiye tâbi tutulmaz, geçmiş yıl zararı ise zarar olarak kabul edilmez.
Pasif kalemlere ait enflasyon fark hesapları, herhangi bir suretle başka bir hesaba nakledildiği veya işletmeden çekildiği takdirde, bu işlemlerin yapıldığı dönemlerin kazancı ile ilişkilendirilmeksizin, bu dönemde vergiye tâbi tutulur. (Değişik ikinci cümle: 16/7/2004-5228/11 md.) Ancak öz sermaye kalemlerine ait enflasyon farkları düzeltme sonucu oluşan geçmiş yıl zararlarına mahsup edilebilir veya kurumlar vergisi mükelleflerince sermayeye ilave edilebilir; bu işlemler kâr dağıtımı sayılmaz.
h) Sermaye Piyasası Kurulu ve Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumunun yüksek enflasyon döneminde malî tabloların düzeltilmesine ilişkin düzenlemelerine göre 31.12.2003 tarihli bilançolarını düzeltmek zorunda olan mükellefler, söz konusu bilançolarını bu madde uyarınca yeniden düzeltmeyebilirler. (Ek cümle: 16/7/2004-5228/11 md.) Ancak bu şekilde düzeltme yapanlar, bu Kanuna göre ayrılabilecek tutardan fazla amortisman veya karşılık ayıramaz.
ı) Yıllara sarî inşaat ve onarma işlerine ait maliyet ve istihkak tutarları ile ilgili olarak 31.12.2003 tarihinde oluşan düzeltme farkları işin bitiminde kâr/zarar tutarının tespitinde dikkate alınmaz.
j) 2004 yılı hesap döneminden itibaren ilk defa bilanço esasına geçen mükellefler bu maddede yer alan esaslara göre düzeltme yaparlar.
k) Kendisine özel hesap dönemi tayin edilen mükelleflerde; 31.12.2003 tarihli bilanço, 2004 yılı içinde biten hesap dönemi sonundaki bilançoyu, 2003 yılı hesap dönemi, 2004 yılı içerisinde biten hesap dönemini, 1.1.2004 tarihi 2004 yılı içinde başlayan hesap döneminin başındaki tarihi ifade eder.
l) (Ek: 16/7/2004-5228/11 md.) Bu madde uyarınca düzeltilen kalemlerin elden çıkarılması halinde, bunlara ilişkin enflasyon düzeltme farkları maliyet bedeli addolunur. Şu kadar ki, amortismana tâbi olmayan kıymetlerin düzeltilmiş değerinin altında bir bedelle satılması halinde, düzeltilmiş değerle düzeltme öncesi değer arasındaki farka isabet eden zarar, gelir veya kurumlar vergisi matrahının tespitinde dikkate alınmaz.
Metni elimizde olmayan 5 değişiklik kaydı
Bu kayıtlar metin içindeki değişiklik notlarından derlendi. Karşılaştırılacak hâl elimizde yok: belgenin konsolide metninin en eski kopyası 31 Mayıs 2012 tarihli, bundan öncesi için metnin o günkü hâli hiçbir arşivde bulunmuyor.
-
Değişikliğin gerekçesi
- 213 sayılı Vergi Usul Kanunun geçici 25 inci maddesine göre maddi duran varlıklar, malî duran varlıklar ve özel tükenmeye tâbi varlıklar ile stokların maliyet veya alış bedelleri içinde yer alan ve tevsik edilebilen reel olmayan finansman maliyeti, ilgili varlığın maliyet veya alış bedelinden düşülmektedir. Ancak mükelleflerin reel olmayan finansman maliyetini tevsik edememeleri halinde, son beş hesap dönemi içinde aktife giren kıymetlerin maliyet bedeline dahil olan finansman giderlerinin reel olmayan kısımları; toplam finansman maliyetlerine, ilgili döneme ait TEFE artış oranının dönem ortalama ticarî kredi faiz oranına bölünmesi sonucunda belirlenen oranlar uygulanmak suretiyle bulunan tutarın, maliyet veya alış bedelinden düşülmesi suretiyle bulunmaktadır.
Söz konusu maddenin (c) bendinin 3 numaralı alt bendinde yapılan değişiklik ile reel olmayan finansman maliyetinin tevsik edilebilir olması halinde de yukarıda belirtilen yöntemin kullanılabileceği öngörülmekte; amortisman süresi bitmemiş olan kıymetlere ilişkin maliyet veya alış bedelinden düşülen reel olmayan finansman maliyetinin de 2004 ve sonraki yıllarda, beş yılda ve eşit taksitte dönem kazancının tespitinde gider olarak dikkate alınacağı da belirtilmektedir.
Diğer taraftan, madde ile geçici 25 inci maddenin (h) bendinin sonuna yeni bir hüküm eklenmektedir.
Eklenen hüküm ile Sermaye Piyasası Kurulu ve Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumunun yüksek enflasyon dönemlerinde malî tabloların düzeltilmesine ilişkin düzenlemelerine göre düzeltme yapanların Vergi Usul Kanuna göre ayırabilecekleri tutardan fazla amortisman veya karşılık ayıramayacakları belirtilmektedir. Böylece, diğer kurumlar mevzuatına göre düzeltme yapan mükelleflerin farklı amortisman veya karşılık ayırmasının önüne geçilmiş olunacaktır.
Ayrıca, maddeye eklenen (l) bendi ile geçici 25 inci madde uyarınca düzeltilen kalemlerin elden çıkarılması halinde bunlara ilişkin enflasyon düzeltme farklarının maliyet olarak kabul edileceği, ancak amortismana tâbi olmayan kıymetlerin düzeltilmiş değerinin altında bir bedelle satılması halinde, düzeltilmiş değerle düzeltme öncesi değer arasındaki farka isabet eden zararın gelir veya kurumlar vergisi matrahının tespitinde dikkate alınmayacağı öngörülmektedir.
Aynı maddenin (g) bendinin ikinci cümlesinde yapılan değişiklikle mükelleflere, öz sermaye kalemlerine ait enflasyon fark hesaplarında yer alan tutarları, düzeltme sonucu oluşan geçmiş yıl zararlarına mahsup edebilmelerine imkân sağlanmış olunmaktadır.
Madde ile Vergi Usul Kanununa eklenen geçici 27 nci madde ile de 213 sayılı Kanunun mükerrer 354 üncü maddesinin bu Kanunun 50 nci maddesiyle yürürlükten kaldırılması nedeniyle uygulamada oluşabilecek tereddütleri ve karışıklıkları önlemek amacıyla bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce belge düzenine uyulmadığına ilişkin olarak yapılan tespitlere dayanılarak uygulanması gereken ancak henüz uygulanmamış olan işyeri kapatma cezalarının uygulanmayacağı, para cezasına çevrilmiş olup ödeme süresi geçmemiş olanların tahsil edilmeyeceği, tahsil edilmiş olanların da iade edilmeyeceği, kapatma kararına karşı idari yargı organlarında açılıp henüz sonuçlanmamış olan davaların konusu kalmadığından, davaların ortadan kaldırılmasına karar verileceği hüküm altına alınmaktadır.
-
Değişikliğin gerekçesi
- 213 sayılı Vergi Usul Kanunun geçici 25 inci maddesine göre maddi duran varlıklar, malî duran varlıklar ve özel tükenmeye tâbi varlıklar ile stokların maliyet veya alış bedelleri içinde yer alan ve tevsik edilebilen reel olmayan finansman maliyeti, ilgili varlığın maliyet veya alış bedelinden düşülmektedir. Ancak mükelleflerin reel olmayan finansman maliyetini tevsik edememeleri halinde, son beş hesap dönemi içinde aktife giren kıymetlerin maliyet bedeline dahil olan finansman giderlerinin reel olmayan kısımları; toplam finansman maliyetlerine, ilgili döneme ait TEFE artış oranının dönem ortalama ticarî kredi faiz oranına bölünmesi sonucunda belirlenen oranlar uygulanmak suretiyle bulunan tutarın, maliyet veya alış bedelinden düşülmesi suretiyle bulunmaktadır.
Söz konusu maddenin (c) bendinin 3 numaralı alt bendinde yapılan değişiklik ile reel olmayan finansman maliyetinin tevsik edilebilir olması halinde de yukarıda belirtilen yöntemin kullanılabileceği öngörülmekte; amortisman süresi bitmemiş olan kıymetlere ilişkin maliyet veya alış bedelinden düşülen reel olmayan finansman maliyetinin de 2004 ve sonraki yıllarda, beş yılda ve eşit taksitte dönem kazancının tespitinde gider olarak dikkate alınacağı da belirtilmektedir.
Diğer taraftan, madde ile geçici 25 inci maddenin (h) bendinin sonuna yeni bir hüküm eklenmektedir.
Eklenen hüküm ile Sermaye Piyasası Kurulu ve Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumunun yüksek enflasyon dönemlerinde malî tabloların düzeltilmesine ilişkin düzenlemelerine göre düzeltme yapanların Vergi Usul Kanuna göre ayırabilecekleri tutardan fazla amortisman veya karşılık ayıramayacakları belirtilmektedir. Böylece, diğer kurumlar mevzuatına göre düzeltme yapan mükelleflerin farklı amortisman veya karşılık ayırmasının önüne geçilmiş olunacaktır.
Ayrıca, maddeye eklenen (l) bendi ile geçici 25 inci madde uyarınca düzeltilen kalemlerin elden çıkarılması halinde bunlara ilişkin enflasyon düzeltme farklarının maliyet olarak kabul edileceği, ancak amortismana tâbi olmayan kıymetlerin düzeltilmiş değerinin altında bir bedelle satılması halinde, düzeltilmiş değerle düzeltme öncesi değer arasındaki farka isabet eden zararın gelir veya kurumlar vergisi matrahının tespitinde dikkate alınmayacağı öngörülmektedir.
Aynı maddenin (g) bendinin ikinci cümlesinde yapılan değişiklikle mükelleflere, öz sermaye kalemlerine ait enflasyon fark hesaplarında yer alan tutarları, düzeltme sonucu oluşan geçmiş yıl zararlarına mahsup edebilmelerine imkân sağlanmış olunmaktadır.
Madde ile Vergi Usul Kanununa eklenen geçici 27 nci madde ile de 213 sayılı Kanunun mükerrer 354 üncü maddesinin bu Kanunun 50 nci maddesiyle yürürlükten kaldırılması nedeniyle uygulamada oluşabilecek tereddütleri ve karışıklıkları önlemek amacıyla bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce belge düzenine uyulmadığına ilişkin olarak yapılan tespitlere dayanılarak uygulanması gereken ancak henüz uygulanmamış olan işyeri kapatma cezalarının uygulanmayacağı, para cezasına çevrilmiş olup ödeme süresi geçmemiş olanların tahsil edilmeyeceği, tahsil edilmiş olanların da iade edilmeyeceği, kapatma kararına karşı idari yargı organlarında açılıp henüz sonuçlanmamış olan davaların konusu kalmadığından, davaların ortadan kaldırılmasına karar verileceği hüküm altına alınmaktadır.
-
Değişikliğin gerekçesi
- 213 sayılı Vergi Usul Kanunun geçici 25 inci maddesine göre maddi duran varlıklar, malî duran varlıklar ve özel tükenmeye tâbi varlıklar ile stokların maliyet veya alış bedelleri içinde yer alan ve tevsik edilebilen reel olmayan finansman maliyeti, ilgili varlığın maliyet veya alış bedelinden düşülmektedir. Ancak mükelleflerin reel olmayan finansman maliyetini tevsik edememeleri halinde, son beş hesap dönemi içinde aktife giren kıymetlerin maliyet bedeline dahil olan finansman giderlerinin reel olmayan kısımları; toplam finansman maliyetlerine, ilgili döneme ait TEFE artış oranının dönem ortalama ticarî kredi faiz oranına bölünmesi sonucunda belirlenen oranlar uygulanmak suretiyle bulunan tutarın, maliyet veya alış bedelinden düşülmesi suretiyle bulunmaktadır.
Söz konusu maddenin (c) bendinin 3 numaralı alt bendinde yapılan değişiklik ile reel olmayan finansman maliyetinin tevsik edilebilir olması halinde de yukarıda belirtilen yöntemin kullanılabileceği öngörülmekte; amortisman süresi bitmemiş olan kıymetlere ilişkin maliyet veya alış bedelinden düşülen reel olmayan finansman maliyetinin de 2004 ve sonraki yıllarda, beş yılda ve eşit taksitte dönem kazancının tespitinde gider olarak dikkate alınacağı da belirtilmektedir.
Diğer taraftan, madde ile geçici 25 inci maddenin (h) bendinin sonuna yeni bir hüküm eklenmektedir.
Eklenen hüküm ile Sermaye Piyasası Kurulu ve Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumunun yüksek enflasyon dönemlerinde malî tabloların düzeltilmesine ilişkin düzenlemelerine göre düzeltme yapanların Vergi Usul Kanuna göre ayırabilecekleri tutardan fazla amortisman veya karşılık ayıramayacakları belirtilmektedir. Böylece, diğer kurumlar mevzuatına göre düzeltme yapan mükelleflerin farklı amortisman veya karşılık ayırmasının önüne geçilmiş olunacaktır.
Ayrıca, maddeye eklenen (l) bendi ile geçici 25 inci madde uyarınca düzeltilen kalemlerin elden çıkarılması halinde bunlara ilişkin enflasyon düzeltme farklarının maliyet olarak kabul edileceği, ancak amortismana tâbi olmayan kıymetlerin düzeltilmiş değerinin altında bir bedelle satılması halinde, düzeltilmiş değerle düzeltme öncesi değer arasındaki farka isabet eden zararın gelir veya kurumlar vergisi matrahının tespitinde dikkate alınmayacağı öngörülmektedir.
Aynı maddenin (g) bendinin ikinci cümlesinde yapılan değişiklikle mükelleflere, öz sermaye kalemlerine ait enflasyon fark hesaplarında yer alan tutarları, düzeltme sonucu oluşan geçmiş yıl zararlarına mahsup edebilmelerine imkân sağlanmış olunmaktadır.
Madde ile Vergi Usul Kanununa eklenen geçici 27 nci madde ile de 213 sayılı Kanunun mükerrer 354 üncü maddesinin bu Kanunun 50 nci maddesiyle yürürlükten kaldırılması nedeniyle uygulamada oluşabilecek tereddütleri ve karışıklıkları önlemek amacıyla bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce belge düzenine uyulmadığına ilişkin olarak yapılan tespitlere dayanılarak uygulanması gereken ancak henüz uygulanmamış olan işyeri kapatma cezalarının uygulanmayacağı, para cezasına çevrilmiş olup ödeme süresi geçmemiş olanların tahsil edilmeyeceği, tahsil edilmiş olanların da iade edilmeyeceği, kapatma kararına karşı idari yargı organlarında açılıp henüz sonuçlanmamış olan davaların konusu kalmadığından, davaların ortadan kaldırılmasına karar verileceği hüküm altına alınmaktadır.
-
Değişikliğin gerekçesi
- 213 sayılı Vergi Usul Kanunun geçici 25 inci maddesine göre maddi duran varlıklar, malî duran varlıklar ve özel tükenmeye tâbi varlıklar ile stokların maliyet veya alış bedelleri içinde yer alan ve tevsik edilebilen reel olmayan finansman maliyeti, ilgili varlığın maliyet veya alış bedelinden düşülmektedir. Ancak mükelleflerin reel olmayan finansman maliyetini tevsik edememeleri halinde, son beş hesap dönemi içinde aktife giren kıymetlerin maliyet bedeline dahil olan finansman giderlerinin reel olmayan kısımları; toplam finansman maliyetlerine, ilgili döneme ait TEFE artış oranının dönem ortalama ticarî kredi faiz oranına bölünmesi sonucunda belirlenen oranlar uygulanmak suretiyle bulunan tutarın, maliyet veya alış bedelinden düşülmesi suretiyle bulunmaktadır.
Söz konusu maddenin (c) bendinin 3 numaralı alt bendinde yapılan değişiklik ile reel olmayan finansman maliyetinin tevsik edilebilir olması halinde de yukarıda belirtilen yöntemin kullanılabileceği öngörülmekte; amortisman süresi bitmemiş olan kıymetlere ilişkin maliyet veya alış bedelinden düşülen reel olmayan finansman maliyetinin de 2004 ve sonraki yıllarda, beş yılda ve eşit taksitte dönem kazancının tespitinde gider olarak dikkate alınacağı da belirtilmektedir.
Diğer taraftan, madde ile geçici 25 inci maddenin (h) bendinin sonuna yeni bir hüküm eklenmektedir.
Eklenen hüküm ile Sermaye Piyasası Kurulu ve Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumunun yüksek enflasyon dönemlerinde malî tabloların düzeltilmesine ilişkin düzenlemelerine göre düzeltme yapanların Vergi Usul Kanuna göre ayırabilecekleri tutardan fazla amortisman veya karşılık ayıramayacakları belirtilmektedir. Böylece, diğer kurumlar mevzuatına göre düzeltme yapan mükelleflerin farklı amortisman veya karşılık ayırmasının önüne geçilmiş olunacaktır.
Ayrıca, maddeye eklenen (l) bendi ile geçici 25 inci madde uyarınca düzeltilen kalemlerin elden çıkarılması halinde bunlara ilişkin enflasyon düzeltme farklarının maliyet olarak kabul edileceği, ancak amortismana tâbi olmayan kıymetlerin düzeltilmiş değerinin altında bir bedelle satılması halinde, düzeltilmiş değerle düzeltme öncesi değer arasındaki farka isabet eden zararın gelir veya kurumlar vergisi matrahının tespitinde dikkate alınmayacağı öngörülmektedir.
Aynı maddenin (g) bendinin ikinci cümlesinde yapılan değişiklikle mükelleflere, öz sermaye kalemlerine ait enflasyon fark hesaplarında yer alan tutarları, düzeltme sonucu oluşan geçmiş yıl zararlarına mahsup edebilmelerine imkân sağlanmış olunmaktadır.
Madde ile Vergi Usul Kanununa eklenen geçici 27 nci madde ile de 213 sayılı Kanunun mükerrer 354 üncü maddesinin bu Kanunun 50 nci maddesiyle yürürlükten kaldırılması nedeniyle uygulamada oluşabilecek tereddütleri ve karışıklıkları önlemek amacıyla bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce belge düzenine uyulmadığına ilişkin olarak yapılan tespitlere dayanılarak uygulanması gereken ancak henüz uygulanmamış olan işyeri kapatma cezalarının uygulanmayacağı, para cezasına çevrilmiş olup ödeme süresi geçmemiş olanların tahsil edilmeyeceği, tahsil edilmiş olanların da iade edilmeyeceği, kapatma kararına karşı idari yargı organlarında açılıp henüz sonuçlanmamış olan davaların konusu kalmadığından, davaların ortadan kaldırılmasına karar verileceği hüküm altına alınmaktadır.
-
Değişikliğin gerekçesi
- Madde ile, Vergi Usul Kanununa iki adet geçici madde eklenmektedir.