Katma Değer Vergisi Kanunu (KDVK)
- Kanun numarası
- 3065
- Kabul tarihi
- 25.10.1984
- Resmî Gazete
- 02.11.1984 / 18563
- Düstur
- 5. tertip, cilt 24
- Son değişiklik
- 24.07.2026
- Madde sayısı
- 108
Madde 8 geçmişi
Mükellef:
Metin 1 kez değişmiş, toplam 6 değişiklik kaydı var. Ayrıca 5 geçişte hüküm aynı kalıp yalnızca yazım değişmiş (satır sonu, şapkalı harf, büyük/küçük harf, dipnot işareti ya da sızmış bölüm başlığı); bunlar listeye alınmadı.
Bugünkü metni
Madde 8 – 1. Katma Değer Vergisinin Mükellefi:
a) Mal teslimi ve hizmet ifası hallerinde bu işleri yapanlar,
b) İthalatta mal ve hizmet ithal edenler,
c) Transit taşımalarda gümrük veya geçiş işlemine muhatap olanlar,
ç) (Ek: 29/3/2018-7104/2 md.) Müzayede mahallerinde yapılan satışlarda bu satışları yapanlar,
d) PTT İşletme Genel Müdürlüğü ve radyo ve televizyon kurumları,
e) (Değişik: 14/3/2007-5602/10 md.) Her türlü şans ve talih oyunlarını tertip edenler,
f) (Mülga: 14/3/2007-5602/11 md.)
g) 1 inci maddenin 3 üncü fıkrasının (c) bendine giren hallerde bunları tertipleyenler veya gösterenler,
h) Gelir Vergisi Kanununun 70 inci maddesinde belirtilen mal ve hakları kiraya verenler,
ı) İsteğe bağlı mükellefiyette talepte bulunanlardır.
2. (Değişik : 3/6/1986 - 3297/2 md.) Vergiye tabi bir işlem sözkonusu olmadığı veya katma değer vergisini fatura veya benzeri vesikalarda göstermeye hakkı bulunmadığı halde; düzenlediği bu tür vesikalarda katma değer vergisi gösterenler, bu vergiyi ödemekle mükelleftirler. Bu husus kanuna göre borçlu oldukları vergi tutarından daha yüksek bir meblağı gösteren mükellefler için de geçerlidir. (Değişik üçüncü cümle: 29/3/2018-7104/2 md.) Bu gibi sebeplerle fazla veya yersiz hesaplanan ve Hazineye ödenen vergi, Maliye Bakanlığının belirleyeceği usul ve esaslara göre işlemi yapan mükellefe iade edilir. (Ek cümle: 29/3/2018-7104/2 md.) Şu kadar ki söz konusu iadenin yapılabilmesi için işlemle ilgili beyanların düzeltilmesi ve fazla veya yersiz hesaplanan verginin satıcı tarafından alıcıya geri verilmesi şarttır.
Metnin değiştiği tarihler
-
29 Mart 2018
-
Değişikliğin gerekçesi
Maddeyle, 3065 sayılı Kanunun 8 inci maddesinde, aşağıda yer alan hususlara ilişkin düzenlemeler yapılmaktadır.
a) Müzayede suretiyle yapılan satışlarda, müzayedeyi düzenleyenlerin (icra daireleri, mahkeme satış memurlukları vb.) mükellef olduğu hususuna Kanun lafzında açıkça yer verilmektedir.
b) Fazla veya yersiz ödenen verginin iade edilebilmesi için, alıcı ve satıcı tarafından beyanların düzeltilmesi ve fazla veya yersiz hesaplanan verginin satıcı tarafından alıcıya geri verilmesinin şart olduğu; idare tarafından yapılacak iadenin fazla veya yersiz hesaplanan verginin ilgili tahsil dairesine ödenen kısmı ile sınırlı olacağı hususuna Kanun lafzında açıkça yer verilmektedir.
c) 3065 sayılı Kanunun 1 inci maddesinin birinci fıkrasının (3) numaralı bendinin (g) alt bendine göre, genel ve özel bütçeli idarelere, il özel idarelerine, belediyeler ve köyler ile bunların teşkil ettikleri birliklere, üniversitelere, dernek ve vakıflara, her türlü mesleki kuruluşlara ait veya tabi olan veyahut bunlar tarafından kurulan veya işletilen müesseseler ile döner sermayeli kuruluşların veya bunlara ait veya tabi diğer müesseselerin ticari, sınai, zirai ve mesleki nitelikteki teslim ve hizmetleri katma değer vergisine tabidir. İlgili mevzuat, vakıf senedi veya dernek tüzüğünde yer alan görev ve yetkileri kapsamında söz konusu kuruluşların yaptıkları ticari, sınai, zirai ve mesleki nitelikte olmayan işlemleri katma değer vergisinin konusuna girmemektedir.
5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununda, Devlete, il özel idarelerine, belediyelere, diğer kamu idarelerine ve kuruluşlarına ait veya bağlı olup, faaliyetleri devamlı bulunan ticari, sınai ve zirai işletmelerin iktisadi kamu kuruluşu olduğu, dernek veya vakıflara ait veya bağlı olup faaliyetleri devamlı bulunan ticari, sınai ve zirai işletmeler ile benzer nitelikteki yabancı işletmelerin, dernek veya vakıfların iktisadi işletmeleri olduğu ve kurumlar vergisi mükellefiyetinin her bir iktisadi işletme adına ayrı ayrı tesis edilmesi gerektiği hüküm altına alınmıştır.
Ancak, uygulamada bu kuruluşlara ait veya bağlı olan birçok iktisadi işletme bulunmasına rağmen, bu iktisadi işletmelerin yapmış oldukları vergiye tabi işlemlerin tamamının, kuruluş adına tesis ettirilen tek bir katma değer vergisi mükellefiyeti altında beyan edildiği görülebilmektedir. Bu durum, indirim hesaplarında karışıklığa, vergiye tabi olmayan işlemlere ilişkin ödenen katma değer vergisinin indirim hesaplarına dahil edilmesine ve benzeri sorunlara neden olabilmektedir.
Maddeyle, 3065 sayılı Kanunun 1 inci maddesinin birinci fıkrasının (3) numaralı bendinin (g) alt bendinde sayılan kuruluşların ticari, sınai, zirai ve mesleki nitelikteki teslim ve hizmetlerine ilişkin katma değer vergisi mükellefiyetinin; indirim hesaplarının takibine imkan verecek ve kurumlar vergisi uygulamasına benzer şekilde bu kuruluşlar yerine, verginin konusuna giren işlemleri yapan iktisadi işletmeleri adına tesis edilmesi gerektiği hususu açıklığa kavuşturulmaktadır.
ç) Maliye Bakanlığına, kurumlar vergisi mükelleflerinin talebi üzerine, katma değer vergisi beyanlarının birleştirilmesine ilişkin olarak, en az %50 oranında ortağı olunan diğer kurumlar vergisi mükellefleri ile birlikte grup katma değer vergisi mükellefiyeti tesis ettirmeye, kapsama dahil olacak mükellefleri sektörler, işletme büyüklükleri, iş hacimleri, doğrudan veya dolaylı ortaklık durumu ve diğer vergilerden dolayı mükellef olup olmadıklarına göre belirlemeye, uygulamaya ilişkin usul ve esaslarla ilgili olarak düzenleme yapmaya yetki verilmektedir.
d) Maliye Bakanlığına, 3065 sayılı Kanunun 1 inci maddesinin birinci fıkrasının (3) numaralı bendinin (g) alt bendinde sayılan, genel ve özel bütçeli idareler, il özel idareleri, belediyeler ve köyler ile bunların teşkil ettikleri birlikler, üniversiteler, dernek ve vakıflar, her türlü mesleki kuruluşlar ile döner sermayeli kuruluşların talebi üzerine, en az %50 oranında ortağı olduğu iktisadi işletmeler için, bunlardan birisi adına grup katma değer vergisi mükellefiyeti tesis ettirmeye, uygulamaya ilişkin usul ve esasları belirlemeye yetki verilmektedir.
-
Değişikliğin gerekçesi
Maddeyle, 3065 sayılı Kanunun 8 inci maddesinde, aşağıda yer alan hususlara ilişkin düzenlemeler yapılmaktadır.
a) Müzayede suretiyle yapılan satışlarda, müzayedeyi düzenleyenlerin (icra daireleri, mahkeme satış memurlukları vb.) mükellef olduğu hususuna Kanun lafzında açıkça yer verilmektedir.
b) Fazla veya yersiz ödenen verginin iade edilebilmesi için, alıcı ve satıcı tarafından beyanların düzeltilmesi ve fazla veya yersiz hesaplanan verginin satıcı tarafından alıcıya geri verilmesinin şart olduğu; idare tarafından yapılacak iadenin fazla veya yersiz hesaplanan verginin ilgili tahsil dairesine ödenen kısmı ile sınırlı olacağı hususuna Kanun lafzında açıkça yer verilmektedir.
c) 3065 sayılı Kanunun 1 inci maddesinin birinci fıkrasının (3) numaralı bendinin (g) alt bendine göre, genel ve özel bütçeli idarelere, il özel idarelerine, belediyeler ve köyler ile bunların teşkil ettikleri birliklere, üniversitelere, dernek ve vakıflara, her türlü mesleki kuruluşlara ait veya tabi olan veyahut bunlar tarafından kurulan veya işletilen müesseseler ile döner sermayeli kuruluşların veya bunlara ait veya tabi diğer müesseselerin ticari, sınai, zirai ve mesleki nitelikteki teslim ve hizmetleri katma değer vergisine tabidir. İlgili mevzuat, vakıf senedi veya dernek tüzüğünde yer alan görev ve yetkileri kapsamında söz konusu kuruluşların yaptıkları ticari, sınai, zirai ve mesleki nitelikte olmayan işlemleri katma değer vergisinin konusuna girmemektedir.
5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununda, Devlete, il özel idarelerine, belediyelere, diğer kamu idarelerine ve kuruluşlarına ait veya bağlı olup, faaliyetleri devamlı bulunan ticari, sınai ve zirai işletmelerin iktisadi kamu kuruluşu olduğu, dernek veya vakıflara ait veya bağlı olup faaliyetleri devamlı bulunan ticari, sınai ve zirai işletmeler ile benzer nitelikteki yabancı işletmelerin, dernek veya vakıfların iktisadi işletmeleri olduğu ve kurumlar vergisi mükellefiyetinin her bir iktisadi işletme adına ayrı ayrı tesis edilmesi gerektiği hüküm altına alınmıştır.
Ancak, uygulamada bu kuruluşlara ait veya bağlı olan birçok iktisadi işletme bulunmasına rağmen, bu iktisadi işletmelerin yapmış oldukları vergiye tabi işlemlerin tamamının, kuruluş adına tesis ettirilen tek bir katma değer vergisi mükellefiyeti altında beyan edildiği görülebilmektedir. Bu durum, indirim hesaplarında karışıklığa, vergiye tabi olmayan işlemlere ilişkin ödenen katma değer vergisinin indirim hesaplarına dahil edilmesine ve benzeri sorunlara neden olabilmektedir.
Maddeyle, 3065 sayılı Kanunun 1 inci maddesinin birinci fıkrasının (3) numaralı bendinin (g) alt bendinde sayılan kuruluşların ticari, sınai, zirai ve mesleki nitelikteki teslim ve hizmetlerine ilişkin katma değer vergisi mükellefiyetinin; indirim hesaplarının takibine imkan verecek ve kurumlar vergisi uygulamasına benzer şekilde bu kuruluşlar yerine, verginin konusuna giren işlemleri yapan iktisadi işletmeleri adına tesis edilmesi gerektiği hususu açıklığa kavuşturulmaktadır.
ç) Maliye Bakanlığına, kurumlar vergisi mükelleflerinin talebi üzerine, katma değer vergisi beyanlarının birleştirilmesine ilişkin olarak, en az %50 oranında ortağı olunan diğer kurumlar vergisi mükellefleri ile birlikte grup katma değer vergisi mükellefiyeti tesis ettirmeye, kapsama dahil olacak mükellefleri sektörler, işletme büyüklükleri, iş hacimleri, doğrudan veya dolaylı ortaklık durumu ve diğer vergilerden dolayı mükellef olup olmadıklarına göre belirlemeye, uygulamaya ilişkin usul ve esaslarla ilgili olarak düzenleme yapmaya yetki verilmektedir.
d) Maliye Bakanlığına, 3065 sayılı Kanunun 1 inci maddesinin birinci fıkrasının (3) numaralı bendinin (g) alt bendinde sayılan, genel ve özel bütçeli idareler, il özel idareleri, belediyeler ve köyler ile bunların teşkil ettikleri birlikler, üniversiteler, dernek ve vakıflar, her türlü mesleki kuruluşlar ile döner sermayeli kuruluşların talebi üzerine, en az %50 oranında ortağı olduğu iktisadi işletmeler için, bunlardan birisi adına grup katma değer vergisi mükellefiyeti tesis ettirmeye, uygulamaya ilişkin usul ve esasları belirlemeye yetki verilmektedir.
-
Değişikliğin gerekçesi
Maddeyle, 3065 sayılı Kanunun 8 inci maddesinde, aşağıda yer alan hususlara ilişkin düzenlemeler yapılmaktadır.
a) Müzayede suretiyle yapılan satışlarda, müzayedeyi düzenleyenlerin (icra daireleri, mahkeme satış memurlukları vb.) mükellef olduğu hususuna Kanun lafzında açıkça yer verilmektedir.
b) Fazla veya yersiz ödenen verginin iade edilebilmesi için, alıcı ve satıcı tarafından beyanların düzeltilmesi ve fazla veya yersiz hesaplanan verginin satıcı tarafından alıcıya geri verilmesinin şart olduğu; idare tarafından yapılacak iadenin fazla veya yersiz hesaplanan verginin ilgili tahsil dairesine ödenen kısmı ile sınırlı olacağı hususuna Kanun lafzında açıkça yer verilmektedir.
c) 3065 sayılı Kanunun 1 inci maddesinin birinci fıkrasının (3) numaralı bendinin (g) alt bendine göre, genel ve özel bütçeli idarelere, il özel idarelerine, belediyeler ve köyler ile bunların teşkil ettikleri birliklere, üniversitelere, dernek ve vakıflara, her türlü mesleki kuruluşlara ait veya tabi olan veyahut bunlar tarafından kurulan veya işletilen müesseseler ile döner sermayeli kuruluşların veya bunlara ait veya tabi diğer müesseselerin ticari, sınai, zirai ve mesleki nitelikteki teslim ve hizmetleri katma değer vergisine tabidir. İlgili mevzuat, vakıf senedi veya dernek tüzüğünde yer alan görev ve yetkileri kapsamında söz konusu kuruluşların yaptıkları ticari, sınai, zirai ve mesleki nitelikte olmayan işlemleri katma değer vergisinin konusuna girmemektedir.
5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununda, Devlete, il özel idarelerine, belediyelere, diğer kamu idarelerine ve kuruluşlarına ait veya bağlı olup, faaliyetleri devamlı bulunan ticari, sınai ve zirai işletmelerin iktisadi kamu kuruluşu olduğu, dernek veya vakıflara ait veya bağlı olup faaliyetleri devamlı bulunan ticari, sınai ve zirai işletmeler ile benzer nitelikteki yabancı işletmelerin, dernek veya vakıfların iktisadi işletmeleri olduğu ve kurumlar vergisi mükellefiyetinin her bir iktisadi işletme adına ayrı ayrı tesis edilmesi gerektiği hüküm altına alınmıştır.
Ancak, uygulamada bu kuruluşlara ait veya bağlı olan birçok iktisadi işletme bulunmasına rağmen, bu iktisadi işletmelerin yapmış oldukları vergiye tabi işlemlerin tamamının, kuruluş adına tesis ettirilen tek bir katma değer vergisi mükellefiyeti altında beyan edildiği görülebilmektedir. Bu durum, indirim hesaplarında karışıklığa, vergiye tabi olmayan işlemlere ilişkin ödenen katma değer vergisinin indirim hesaplarına dahil edilmesine ve benzeri sorunlara neden olabilmektedir.
Maddeyle, 3065 sayılı Kanunun 1 inci maddesinin birinci fıkrasının (3) numaralı bendinin (g) alt bendinde sayılan kuruluşların ticari, sınai, zirai ve mesleki nitelikteki teslim ve hizmetlerine ilişkin katma değer vergisi mükellefiyetinin; indirim hesaplarının takibine imkan verecek ve kurumlar vergisi uygulamasına benzer şekilde bu kuruluşlar yerine, verginin konusuna giren işlemleri yapan iktisadi işletmeleri adına tesis edilmesi gerektiği hususu açıklığa kavuşturulmaktadır.
ç) Maliye Bakanlığına, kurumlar vergisi mükelleflerinin talebi üzerine, katma değer vergisi beyanlarının birleştirilmesine ilişkin olarak, en az %50 oranında ortağı olunan diğer kurumlar vergisi mükellefleri ile birlikte grup katma değer vergisi mükellefiyeti tesis ettirmeye, kapsama dahil olacak mükellefleri sektörler, işletme büyüklükleri, iş hacimleri, doğrudan veya dolaylı ortaklık durumu ve diğer vergilerden dolayı mükellef olup olmadıklarına göre belirlemeye, uygulamaya ilişkin usul ve esaslarla ilgili olarak düzenleme yapmaya yetki verilmektedir.
d) Maliye Bakanlığına, 3065 sayılı Kanunun 1 inci maddesinin birinci fıkrasının (3) numaralı bendinin (g) alt bendinde sayılan, genel ve özel bütçeli idareler, il özel idareleri, belediyeler ve köyler ile bunların teşkil ettikleri birlikler, üniversiteler, dernek ve vakıflar, her türlü mesleki kuruluşlar ile döner sermayeli kuruluşların talebi üzerine, en az %50 oranında ortağı olduğu iktisadi işletmeler için, bunlardan birisi adına grup katma değer vergisi mükellefiyeti tesis ettirmeye, uygulamaya ilişkin usul ve esasları belirlemeye yetki verilmektedir.
21 Mart 2018 tarihli hâliMadde 8 – 1. Katma Değer Vergisinin Mükellefi: a) Mal teslimi ve hizmet ifası hallerinde bu işleri yapanlar, b) İthalatta mal ve hizmet ithal edenler, c) Transit taşımalarda gümrük veya geçiş işlemine muhatap olanlar, d) PTT İşletme Genel Müdürlüğü ve radyo ve televizyon kurumları, e) (Değişik: 14/3/2007-5602/10 md.) Her türlü şans ve talih oyunlarını tertip edenler, f) (Mülga: 14/3/2007-5602/11 md.) g) 1 inci maddenin 3 üncü fıkrasının (c) bendine giren hallerde bunları tertipleyenler veya gösterenler, h) Gelir Vergisi Kanununun 70 inci maddesinde belirtilen mal ve hakları kiraya verenler, ı) İsteğe bağlı mükellefiyette talepte bulunanlardır. 2. (Değişik : 3/6/1986 - 3297/2 md.) Vergiye tabi bir işlem sözkonusu olmadığı veya katma değer vergisini fatura veya benzeri vesikalarda göstermeye hakkı bulunmadığı halde; düzenlediği bu tür vesikalarda katma değer vergisi gösterenler, bu vergiyi ödemekle mükelleftirler. Bu husus kanuna göre borçlu oldukları vergi tutarından daha yüksek bir meblağı gösteren mükellefler için de geçerlidir. (Değişik son cümle: 25/12/2003-5035/6 md.) Bu gibi sebeplerle fazla ödenen vergiler, Maliye Bakanlığının belirleyeceği usul ve esaslara göre ilgililere iade edilir.29 Mart 2018 tarihli hâliMadde 8 – 1. Katma Değer Vergisinin Mükellefi: a) Mal teslimi ve hizmet ifası hallerinde bu işleri yapanlar, b) İthalatta mal ve hizmet ithal edenler, c) Transit taşımalarda gümrük veya geçiş işlemine muhatap olanlar, ç) (Ek: 29/3/2018-7104/2 md.) Müzayede mahallerinde yapılan satışlarda bu satışları ya- panlar, d) PTT İşletme Genel Müdürlüğü ve radyo ve televizyon kurumları, e) (Değişik: 14/3/2007-5602/10 md.) Her türlü şans ve talih oyunlarını tertip edenler, f) (Mülga: 14/3/2007-5602/11 md.) g) 1 inci maddenin 3 üncü fıkrasının (c) bendine giren hallerde bunları tertipleyenler veya gösterenler, h) Gelir Vergisi Kanununun 70 inci maddesinde belirtilen mal ve hakları kiraya verenler, ı) İsteğe bağlı mükellefiyette talepte bulunanlardır. 2. (Değişik : 3/6/1986 - 3297/2 md.) Vergiye tabi bir işlem sözkonusu olmadığı veya katma değer vergisini fatura veya benzeri vesikalarda göstermeye hakkı bulunmadığı halde; dü- zenlediği bu tür vesikalarda katma değer vergisi gösterenler, bu vergiyi ödemekle mükelleftirler. Bu husus kanuna göre borçlu oldukları vergi tutarından daha yüksek bir meblağı gösteren mükel- lefler için de geçerlidir. (Değişik üçüncü cümle: 29/3/2018-7104/2 md.) Bu gibi sebeplerle fazla veya yersiz hesaplanan ve Hazineye ödenen vergi, Maliye Bakanlığının belirleyeceği usul ve esaslara göre işlemi yapan mükellefe iade edilir. (Ek cümle: 29/3/2018-7104/2 md.) Şu kadar ki söz konusu iadenin yapılabilmesi için işlemle ilgili beyanların düzeltilmesi ve fazla veya yersiz hesaplanan verginin satıcı tarafından alıcıya geri verilmesi şarttır. -
Metni elimizde olmayan 3 değişiklik kaydı
Bu kayıtlar metin içindeki değişiklik notlarından derlendi. Karşılaştırılacak hâl elimizde yok: belgenin konsolide metninin en eski kopyası 12 Temmuz 2013 tarihli, bundan öncesi için metnin o günkü hâli hiçbir arşivde bulunmuyor.
-
Değişikliğin gerekçesi
Madde ile, bu Kanunun yürürlüğe girmesini müteakiben, katma değer vergisi ve şans oyunları vergisi ile çeşitli kamu kurum ve kuruluşlarına aktarılacak kaynak tutarlarının hesaplanmasında ve ödenmesinde, herhangi bir sorun ve karmaşa yaşanmaması için gerekli değişiklikler yapılmıştır.
-
Değişikliğin gerekçesi
Madde ile, bu Kanunun yürürlüğe girmesiyle, uygulamada yeknesaklığın sağlanması, mükerrer vergilendirme ve kaynak aktarımlarına meydan verilmemesi amacıyla, mevzuatın, şans oyunları hasılatı üzerinden vergi alınması ve kaynak aktarımını düzenleyen ilgili maddeleri yürürlükten kaldırılmış ve diğer kanun ve kanun hükmünde kararnameler ile bunlara dayanılarak çıkarılan mevzuatın bu Kanuna aykırı hükümlerinin uygulanmayacağı hükme bağlanmıştır.