İçeriğe geç
Yürürlükte Temel kanun 30. hâli

Katma Değer Vergisi Kanunu (KDVK)

Kanun numarası
3065
Kabul tarihi
25.10.1984
Resmî Gazete
02.11.1984 / 18563
Düstur
5. tertip, cilt 24
Son değişiklik
24.07.2026
Madde sayısı
108

Madde 11 geçmişi

Mal ve hizmet ihracatı:

Metin 2 kez değişmiş, toplam 9 değişiklik kaydı var. Ayrıca 8 geçişte hüküm aynı kalıp yalnızca yazım değişmiş (satır sonu, şapkalı harf, büyük/küçük harf, dipnot işareti ya da sızmış bölüm başlığı); bunlar listeye alınmadı.

Bugünkü metni

Madde 11 – 1. Aşağıdaki teslim ve hizmetler vergiden müstesnadır:

a) (Değişik: 4/6/2008-5766/12 md.) İhracat teslimleri ve bu teslimlere ilişkin hizmetler, yurt dışındaki müşteriler için yapılan hizmetler, serbest bölgelerdeki müşteriler için yapılan fason hizmetler ve karşılıklı olmak şartıyla uluslararası roaming anlaşmaları çerçevesinde yurt dışındaki müşteriler için Türkiye'de verilen roaming hizmetleri,

b) Türkiye'de ikamet etmeyen yolcuların satın alarak Türkiye dışına götürdükleri malların teslimi anında Katma Değer Vergisi tahsil edilir. Ancak gümrükten malın çıkışı anında fatura veya belgenin ibrazında tahsil edilen Katma Değer Vergisi iade olunur.

(Ek: 28/12/2001-4731/5 md.) Türkiye’de ikametgahı, işyeri, kanuni ve iş merkezi bulunmayanların taşımacılık faaliyetlerine ilişkin olarak satın alacakları mal ve hizmetler ile fuar, panayır ve sergilere katılımları dolayısıyla satın alacakları mal ve hizmetler nedeniyle ödedikleri katma değer vergisi, karşılıklı olmak kaydıyla iade edilir.

(Ek paragraf: 16/6/2009-5904/11 md.) 14/7/2004 tarihli ve 5224 sayılı Sinema Filmlerinin Değerlendirilmesi ve Sınıflandırılması ile Desteklenmesi Hakkında Kanun kapsamında Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından onaylanan sinematografik eserlere ilişkin yabancı yapımcılar tarafından satın alınacak 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 232 nci maddesinde yer alan ve ilgili yılda uygulanmakta olan haddin üzerindeki mal ve hizmetler nedeniyle ödenen katma değer vergisi yapımcılara iade olunur.

(Ek: 28/12/2001-4731/5 md.) Maliye Bakanlığı iadeden faydalanacak mal ve hizmetler ile uygulamaya ilişkin usul ve esasları tespit etmeye yetkilidir.

c) (Ek : 3/6/1986 - 3297/3 md.) İhraç edilmek şartıyla imalatçılar tarafından kendilerine teslim edilen mallara ait katma değer vergisi, ihracatçılar tarafından ödenmez. Mükelleflerce tahsil edilmeyen ancak ilgili dönem beyannamesinde beyan edilecek olan bu vergi, vergi dairesince tarh ve tahakkuk ettirilerek tecil olunur.

Söz konusu malların, ihracatçıya teslim tarihini takip eden ay başından itibaren 3 ay içinde ihraç edilmesi halinde, tecil edilen vergi terkin olunur.

İhracatın yukarıdaki şartlara uygun olarak gerçekleştirilmemesi halinde, tecil olunan vergi tahakkuk ettirildiği tarihten itibaren 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 51 inci maddesine göre belirlenen gecikme zammıyla birlikte tahsil olunur. Ancak, ihraç edilmek şartıyla teslim edilen malların Vergi Usul Kanununda belirtilen mücbir sebepler nedeniyle ihraç edilmemesi halinde, tecil edilen vergi tecil edildiği tarihten itibaren 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 48 inci maddesine göre ilgili dönemler için geçerli tecil faizi ile birlikte tahsil edilir.[6]

Tecil veya terkin edilen bu vergiler hakkında ihracatçılar bakımından bu Kanunun 32 nci maddesi hükmü uygulanmaz.

İhracatçılara mal teslim eden imalatçılara iade edilecek Katma Değer Vergisi, ihraç edilen mala ilişkin imalatçı satış bedeline göre hesaplanan vergiden imalatçı aleyhine matrahta meydana gelen değişikliğe ilişkin verginin düşülmesinden sonra kalan tutardan fazla olamaz.[7]

İhracatçılara mal teslim eden imalatçılara iade edilmesi gereken Katma Değer Vergisi, ihracat işlemlerinin tamamlanmasından sonra yapılır. İade veya tecil olunacak vergi miktarı, mükellefin ilgili dönem beyannamesinde yer alan bilgiler mukayese edilmek suretiyle hesaplanır.

(Ek: 9/4/2003-4842/21 md.) İhracatın mücbir sebepler veya beklenmedik durumlar nedeniyle üç ay içinde gerçekleştirilememesi halinde, en geç üç aylık sürenin dolduğu tarihten itibaren onbeş gün içinde başvuran ihracatçılara, Maliye Bakanlığınca veya Bakanlığın uygun görmesi halinde vergi dairelerince üç aya kadar ek süre verilebilir.

2. (Değişik : 3/6/1986 - 3297/3 md.) Maliye ve Gümrük Bakanlığı, Katma Değer Vergisi tahsil edilmeden teslim edilecek mal miktarını; ihracatçı ve ihracatçıya mal teslim edenlerin her biri için bir önceki yıl iş hacmi, cari yıldaki işlemler ve vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla gerekli görülen hallerde sınırlamaya ve bu istisnaların uygulamasına ilişkin usul ve esaslar ile istisnanın uygulanacağı asgari miktarları tespite yetkilidir.

Metnin değiştiği tarihler

  1. 27 Aralık 2023

    Bu tarihe bağlanmış bir değişiklik kaydı bulunamadı; fark doğrudan iki hâlin metninden çıkarıldı.

    12 Temmuz 2023 tarihli hâli
    Madde 11 – 1. Aşağıdaki teslim ve hizmetler vergiden müstesnadır: a) (Değişik: 4/6/2008-5766/12 md.) İhracat teslimleri ve bu teslimlere ilişkin hizmetler, yurt dışındaki müşteriler için yapılan hizmetler, serbest bölgelerdeki müşteriler için yapılan fason hizmetler ve karşılıklı olmak şartıyla uluslararası roaming anlaşmaları çerçevesinde yurt dışındaki müşteriler için Türkiye'de verilen roaming hizmetleri, b) Türkiye'de ikamet etmeyen yolcuların satınalarak Türkiye dışına götürdükleri malların teslimi anında Katma Değer Vergisi tahsil edilir. Ancak gümrükten malın çıkışı anında fatura veya belgenin ibrazında tahsil edilen Katma Değer Vergisi iade olunur. (Ek: 28/12/2001-4731/5 md.) Türkiye’de ikametgahı, işyeri, kanuni ve iş merkezi bu- lunmayanların taşımacılık faaliyetlerine ilişkin olarak satın alacakları mal ve hizmetler ile fuar, panayır ve sergilere katılımları dolayısıyla satın alacakları mal ve hizmetler nedeniyle ödedikleri katma değer vergisi, karşılıklı olmak kaydıyla iade edilir. (1) 22/7/1998 tarih ve 4369 sayılı Kanunun 81 inci maddesi ile "fiili ithalin yapılması" ibaresi metne işlen- diği şekilde değiştirilmiştir. (2) Bu bentte yer alan "gümrük hattından geçilmesi" ibaresi 27/1/2000 tarih ve 4503 sayılı Kanunla metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir. (Ek paragraf: 16/6/2009-5904/11 md.) 14/7/2004 tarihli ve 5224 sayılı Sinema Filmleri- nin Değerlendirilmesi ve Sınıflandırılması ile Desteklenmesi Hakkında Kanun kapsamında Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından onaylanan sinematografik eserlere ilişkin yabancı yapımcılar tarafından satın alınacak 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 232 nci maddesinde yer alan ve ilgili yılda uygulanmakta olan haddin üzerindeki mal ve hizmetler nedeniyle ödenen katma değer ver- gisi yapımcılara iade olunur. (Ek: 28/12/2001-4731/5 md.) Maliye Bakanlığı iadeden faydalanacak mal ve hizmetler ile uygulamaya ilişkin usul ve esasları tespit etmeye yetkilidir. c) (Ek : 3/6/1986 - 3297/3 md.) İhraç edilmek şartıyla imalatçılar tarafından kendilerine teslim edilen mallara ait katma değer vergisi, ihracatçılar tarafından ödenmez. Mükelleflerce tahsil edilmeyen ancak ilgili dönem beyannamesinde beyan edilecek olan bu vergi, vergi dairesin- ce tarh ve tahakkuk ettirilerek tecil olunur. Söz konusu malların, ihracatçıya teslim tarihini takip eden ay başından itibaren 3 ay için- de ihraç edilmesi halinde, tecil edilen vergi terkin olunur. İhracatın yukarıdaki şartlara uygun olarak gerçekleştirilmemesi halinde, tecil olunan vergi tahakkuk ettirildiği tarihten itibaren 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 51 inci maddesine göre belirlenen gecikme zammıyla birlikte tahsil olunur. Ancak, ihraç edilmek şartıyla teslim edilen malların Vergi Usul Kanununda belirtilen mücbir sebepler nedeniy- le ihraç edilmemesi halinde, tecil edilen vergi tecil edildiği tarihten itibaren 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 48 inci maddesine göre ilgili dönemler için geçerli tecil faizi ile birlikte tahsil edilir. (1) Tecil veya terkin edilen bu vergiler hakkında ihracatçılar bakımından bu Kanunun 32 nci maddesi hükmü uygulanmaz. İhracatçılara mal teslim eden imalatçılara iade edilecek Katma Değer Vergisi, ihraç edilen mala ilişkin imalatçı satış bedeline göre hesaplanan vergiden imalatçı aleyhine matrahta meydana gelen değişikliğe ilişkin verginin düşülmesinden sonra kalan tutardan fazla olamaz. (2) İhracatçılara mal teslim eden imalatçılara iade edilmesi gereken Katma Değer Vergisi, ih- racat işlemlerinin tamamlanmasından sonra yapılır. İade veya tecil olunacak vergi miktarı, mükel- lefin ilgili dönem beyannamesinde yer alan bilgiler mukayese edilmek suretiyle hesaplanır. (Ek: 9/4/2003-4842/21 md.) İhracatın mücbir sebepler veya beklenmedik durumlar nede- niyle üç ay içinde gerçekleştirilememesi halinde, en geç üç aylık sürenin dolduğu tarihten itibaren onbeş gün içinde başvuran ihracatçılara, Maliye Bakanlığınca veya Bakanlığın uygun görmesi halinde vergi dairelerince üç aya kadar ek süre verilebilir. (1) Bu alt bentte yer alan "gecikme zammının % 50 fazlası ile birlikte" ibaresi, 9/4/2003 tarihli ve 4842 sayılı Kanunun 21 inci maddesiyle, "gecikme zammıyla birlikte" olarak değiştirilmiş ve metne işlenmiştir. (2) Bu fıkrada yer alan " ihraç edilen mala ilişkin imalatçı satış bedeline göre hesaplanan miktardan“ ibare- si, 16/7/2004 tarihli ve 5228 sayılı Kanunun 59 uncu maddesiyle " ihraç edilen mala ilişkin imalatçı satış bedeline göre hesaplanan vergiden imalatçı aleyhine matrahta meydana gelen değişikliğe ilişkin verginin düşülmesinden sonra kalan tutardan“olarak değiştirilmiş ve metne işlenmiştir. 2. (Değişik : 3/6/1986 - 3297/3 md.) Maliye ve Gümrük Bakanlığı, Katma Değer Vergisi tahsil edilmeden teslim edilecek mal miktarını; ihracatçı ve ihracatçıya mal teslim edenlerin her biri için bir önceki yıl iş hacmi, cari yıldaki işlemler ve vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla gerekli görülen hallerde sınırlamaya ve bu istisnaların uygulamasına ilişkin usul ve esaslar ile istisnanın uygulanacağı asgari miktarları tespite yetkilidir.
    27 Aralık 2023 tarihli hâli
    Madde 11 – 1. Aşağıdaki teslim ve hizmetler vergiden müstesnadır: a) (Değişik: 4/6/2008-5766/12 md.) İhracat teslimleri ve bu teslimlere ilişkin hizmetler, yurt dışındaki müşteriler için yapılan hizmetler, serbest bölgelerdeki müşteriler için yapılan fason hizmetler ve karşılıklı olmak şartıyla uluslararası roaming anlaşmaları çerçevesinde yurt dışındaki müşteriler için Türkiye'de verilen roaming hizmetleri, b) Türkiye'de ikamet etmeyen yolcuların satın alarak Türkiye dışına götürdükleri malların teslimi anında Katma Değer Vergisi tahsil edilir. Ancak gümrükten malın çıkışı anında fatura veya belgenin ibrazında tahsil edilen Katma Değer Vergisi iade olunur. (Ek: 28/12/2001-4731/5 md.) Türkiye’de ikametgahı, işyeri, kanuni ve iş merkezi bulunmayanların taşımacılık faaliyetlerine ilişkin olarak satın alacakları mal ve hizmetler ile fuar, panayır ve sergilere katılımları dolayısıyla satın alacakları mal ve hizmetler nedeniyle ödedikleri katma değer vergisi, karşılıklı olmak kaydıyla iade edilir. (Ek paragraf: 16/6/2009-5904/11 md.) 14/7/2004 tarihli ve 5224 sayılı Sinema Filmlerinin Değerlendirilmesi ve Sınıflandırılması ile Desteklenmesi Hakkında Kanun kapsamında Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından onaylanan sinematografik eserlere ilişkin yabancı yapımcılar tarafından satın alınacak 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 232 nci maddesinde yer alan ve ilgili yılda uygulanmakta olan haddin üzerindeki mal ve hizmetler nedeniyle ödenen katma değer vergisi yapımcılara iade olunur. (Ek: 28/12/2001-4731/5 md.) Maliye Bakanlığı iadeden faydalanacak mal ve hizmetler ile uygulamaya ilişkin usul ve esasları tespit etmeye yetkilidir. c) (Ek : 3/6/1986 - 3297/3 md.) İhraç edilmek şartıyla imalatçılar tarafından kendilerine teslim edilen mallara ait katma değer vergisi, ihracatçılar tarafından ödenmez. Mükelleflerce tahsil edilmeyen ancak ilgili dönem beyannamesinde beyan edilecek olan bu vergi, vergi dairesince tarh ve tahakkuk ettirilerek tecil olunur. Söz konusu malların, ihracatçıya teslim tarihini takip eden ay başından itibaren 3 ay içinde ihraç edilmesi halinde, tecil edilen vergi terkin olunur. İhracatın yukarıdaki şartlara uygun olarak gerçekleştirilmemesi halinde, tecil olunan vergi tahakkuk ettirildiği tarihten itibaren 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 51 inci maddesine göre belirlenen gecikme zammıyla birlikte tahsil olunur. Ancak, ihraç edilmek şartıyla teslim edilen malların Vergi Usul Kanununda belirtilen mücbir sebepler nedeniyle ihraç edilmemesi halinde, tecil edilen vergi tecil edildiği tarihten itibaren 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 48 inci maddesine göre ilgili dönemler için geçerli tecil faizi ile birlikte tahsil edilir. Tecil veya terkin edilen bu vergiler hakkında ihracatçılar bakımından bu Kanunun 32 nci maddesi hükmü uygulanmaz. İhracatçılara mal teslim eden imalatçılara iade edilecek Katma Değer Vergisi, ihraç edilen mala ilişkin imalatçı satış bedeline göre hesaplanan vergiden imalatçı aleyhine matrahta meydana gelen değişikliğe ilişkin verginin düşülmesinden sonra kalan tutardan fazla olamaz. İhracatçılara mal teslim eden imalatçılara iade edilmesi gereken Katma Değer Vergisi, ihracat işlemlerinin tamamlanmasından sonra yapılır. İade veya tecil olunacak vergi miktarı, mükellefin ilgili dönem beyannamesinde yer alan bilgiler mukayese edilmek suretiyle hesaplanır. (Ek: 9/4/2003-4842/21 md.) İhracatın mücbir sebepler veya beklenmedik durumlar nedeniyle üç ay içinde gerçekleştirilememesi halinde, en geç üç aylık sürenin dolduğu tarihten itibaren onbeş gün içinde başvuran ihracatçılara, Maliye Bakanlığınca veya Bakanlığın uygun görmesi halinde vergi dairelerince üç aya kadar ek süre verilebilir. 2. (Değişik : 3/6/1986 - 3297/3 md.) Maliye ve Gümrük Bakanlığı, Katma Değer Vergisi tahsil edilmeden teslim edilecek mal miktarını; ihracatçı ve ihracatçıya mal teslim edenlerin her biri için bir önceki yıl iş hacmi, cari yıldaki işlemler ve vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla gerekli görülen hallerde sınırlamaya ve bu istisnaların uygulamasına ilişkin usul ve esaslar ile istisnanın uygulanacağı asgari miktarları tespite yetkilidir.
  2. 29 Mart 2018

    Bu tarihe bağlanmış bir değişiklik kaydı bulunamadı; fark doğrudan iki hâlin metninden çıkarıldı.

    21 Mart 2018 tarihli hâli
    Madde 11 – 1. Aşağıdaki teslim ve hizmetler vergiden müstesnadır: a) (Değişik: 4/6/2008-5766/12 md.) İhracat teslimleri ve bu teslimlere ilişkin hizmetler, yurt dışındaki müşteriler için yapılan hizmetler, serbest bölgelerdeki müşteriler için yapılan fason hizmetler ve karşılıklı olmak şartıyla uluslararası roaming anlaşmaları çerçevesinde yurt dışındaki müşteriler için Türkiye'de verilen roaming hizmetleri, b) Türkiye'de ikamet etmeyen yolcuların satınalarak Türkiye dışına götürdükleri malların teslimi anında Katma Değer Vergisi tahsil edilir. Ancak gümrükten malın çıkışı anında fatura veya belgenin ibrazında tahsil edilen Katma Değer Vergisi iade olunur. (Ek: 28/12/2001-4731/5 md.) Türkiye’de ikametgahı, işyeri, kanuni ve iş merkezi bulunmayanların taşımacılık faaliyetlerine ilişkin olarak satın alacakları mal ve hizmetler ile fuar, panayır ve sergilere katılımları dolayısıyla satın alacakları mal ve hizmetler nedeniyle ödedikleri katma değer vergisi, karşılıklı olmak kaydıyla iade edilir. (Ek paragraf: 16/6/2009-5904/11 md.) 14/7/2004 tarihli ve 5224 sayılı Sinema Filmlerinin Değerlendirilmesi ve Sınıflandırılması ile Desteklenmesi Hakkında Kanun kapsamında Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından onaylanan sinematografik eserlere ilişkin yabancı yapımcılar tarafından satın alınacak 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 232 nci maddesinde yer alan ve ilgili yılda uygulanmakta olan haddin üzerindeki mal ve hizmetler nedeniyle ödenen katma değer vergisi yapımcılara iade olunur. (Ek: 28/12/2001-4731/5 md.) Maliye Bakanlığı iadeden faydalanacak mal ve hizmetler ile uygulamaya ilişkin usul ve esasları tespit etmeye yetkilidir. c) (Ek : 3/6/1986 - 3297/3 md.) İhraç edilmek şartıyla imalatçılar tarafından kendilerine teslim edilen mallara ait katma değer vergisi, ihracatçılar tarafından ödenmez. Mükelleflerce tahsil edilmeyen ancak ilgili dönem beyannamesinde beyan edilecek olan bu vergi, vergi dairesince tarh ve tahakkuk ettirilerek tecil olunur. Söz konusu malların, ihracatçıya teslim tarihini takip eden ay başından itibaren 3 ay içinde ihraç edilmesi halinde, tecil edilen vergi terkin olunur. İhracatın yukarıdaki şartlara uygun olarak gerçekleştirilmemesi halinde, tecil olunan vergi tahakkuk ettirildiği tarihten itibaren 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 51 inci maddesine göre belirlenen gecikme zammıyla birlikte tahsil olunur. Ancak, ihraç edilmek şartıyla teslim edilen malların Vergi Usul Kanununda belirtilen mücbir sebepler nedeniyle ihraç edilmemesi halinde, tecil edilen vergi tecil edildiği tarihten itibaren 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 48 inci maddesine göre ilgili dönemler için geçerli tecil faizi ile birlikte tahsil edilir. (1) Tecil veya terkin edilen bu vergiler hakkında ihracatçılar bakımından bu Kanunun 32 nci maddesi hükmü uygulanmaz. İhracatçılara mal teslim eden imalatçılara iade edilecek Katma Değer Vergisi, ihraç edilen mala ilişkin imalatçı satış bedeline göre hesaplanan vergiden imalatçı aleyhine matrahta meydana gelen değişikliğe ilişkin verginin düşülmesinden sonra kalan tutardan fazla olamaz. (2) (1) Bu alt bentte yer alan "gecikme zammının % 50 fazlası ile birlikte" ibaresi, 9/4/2003 tarihli ve 4842 sayılı Kanunun 21 inci maddesiyle, "gecikme zammıyla birlikte" olarak değiştirilmiş ve metne işlenmiştir. (2) Bu fıkrada yer alan " ihraç edilen mala ilişkin imalatçı satış bedeline göre hesaplanan miktardan“ ibaresi, 16/7/2004 tarihli ve 5228 sayılı Kanunun 59 uncu maddesiyle " ihraç edilen mala ilişkin imalatçı satış bedeline göre hesaplanan vergiden imalatçı aleyhine matrahta meydana gelen değişikliğe ilişkin verginin düşülmesinden sonra kalan tutardan“olarak değiştirilmiş ve metne işlenmiştir. İhracatçılara mal teslim eden imalatçılara iade edilmesi gereken Katma Değer Vergisi, ihracat işlemlerinin tamamlanmasından sonra yapılır. İade veya tecil olunacak vergi miktarı, mükellefin ilgili dönem beyannamesinde yer alan bilgiler mukayese edilmek suretiyle hesaplanır. (Ek: 9/4/2003-4842/21 md.) İhracatın mücbir sebepler veya beklenmedik durumlar nedeniyle üç ay içinde gerçekleştirilememesi halinde, en geç üç aylık sürenin dolduğu tarihten itibaren onbeş gün içinde başvuran ihracatçılara, Maliye Bakanlığınca veya Bakanlığın uygun görmesi halinde vergi dairelerince üç aya kadar ek süre verilebilir. 2. (Değişik : 3/6/1986 - 3297/3 md.) Maliye ve Gümrük Bakanlığı, Katma Değer Vergisi tahsil edilmeden teslim edilecek mal miktarını; ihracatçı ve ihracatçıya mal teslim edenlerin her biri için bir önceki yıl iş hacmi, cari yıldaki işlemler ve vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla gerekli görülen hallerde sınırlamaya ve bu istisnaların uygulamasına ilişkin usul ve esaslar ile istisnanın uygulanacağı asgari miktarları tespite yetkilidir.
    29 Mart 2018 tarihli hâli
    Madde 11 – 1. Aşağıdaki teslim ve hizmetler vergiden müstesnadır: a) (Değişik: 4/6/2008-5766/12 md.) İhracat teslimleri ve bu teslimlere ilişkin hizmetler, yurt dışındaki müşteriler için yapılan hizmetler, serbest bölgelerdeki müşteriler için yapılan fason hizmetler ve karşılıklı olmak şartıyla uluslararası roaming anlaşmaları çerçevesinde yurt dışındaki müşteriler için Türkiye'de verilen roaming hizmetleri, b) Türkiye'de ikamet etmeyen yolcuların satınalarak Türkiye dışına götürdükleri malların teslimi anında Katma Değer Vergisi tahsil edilir. Ancak gümrükten malın çıkışı anında fatura veya belgenin ibrazında tahsil edilen Katma Değer Vergisi iade olunur. (Ek: 28/12/2001-4731/5 md.) Türkiye’de ikametgahı, işyeri, kanuni ve iş merkezi bu- lunmayanların taşımacılık faaliyetlerine ilişkin olarak satın alacakları mal ve hizmetler ile fuar, panayır ve sergilere katılımları dolayısıyla satın alacakları mal ve hizmetler nedeniyle ödedikleri katma değer vergisi, karşılıklı olmak kaydıyla iade edilir. (1) 22/7/1998 tarih ve 4369 sayılı Kanunun 81 inci maddesi ile "fiili ithalin yapılması" ibaresi metne işlen- diği şekilde değiştirilmiştir. (2) Bu bentte yer alan "gümrük hattından geçilmesi" ibaresi 27/1/2000 tarih ve 4503 sayılı Kanunla metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir. (Ek paragraf: 16/6/2009-5904/11 md.) 14/7/2004 tarihli ve 5224 sayılı Sinema Filmleri- nin Değerlendirilmesi ve Sınıflandırılması ile Desteklenmesi Hakkında Kanun kapsamında Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından onaylanan sinematografik eserlere ilişkin yabancı yapımcılar tarafından satın alınacak 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 232 nci maddesinde yer alan ve ilgili yılda uygulanmakta olan haddin üzerindeki mal ve hizmetler nedeniyle ödenen katma değer ver- gisi yapımcılara iade olunur. (Ek: 28/12/2001-4731/5 md.) Maliye Bakanlığı iadeden faydalanacak mal ve hizmetler ile uygulamaya ilişkin usul ve esasları tespit etmeye yetkilidir. c) (Ek : 3/6/1986 - 3297/3 md.) İhraç edilmek şartıyla imalatçılar tarafından kendilerine teslim edilen mallara ait katma değer vergisi, ihracatçılar tarafından ödenmez. Mükelleflerce tahsil edilmeyen ancak ilgili dönem beyannamesinde beyan edilecek olan bu vergi, vergi dairesin- ce tarh ve tahakkuk ettirilerek tecil olunur. Söz konusu malların, ihracatçıya teslim tarihini takip eden ay başından itibaren 3 ay için- de ihraç edilmesi halinde, tecil edilen vergi terkin olunur. İhracatın yukarıdaki şartlara uygun olarak gerçekleştirilmemesi halinde, tecil olunan vergi tahakkuk ettirildiği tarihten itibaren 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 51 inci maddesine göre belirlenen gecikme zammıyla birlikte tahsil olunur. Ancak, ihraç edilmek şartıyla teslim edilen malların Vergi Usul Kanununda belirtilen mücbir sebepler nedeniy- le ihraç edilmemesi halinde, tecil edilen vergi tecil edildiği tarihten itibaren 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 48 inci maddesine göre ilgili dönemler için geçerli tecil faizi ile birlikte tahsil edilir. (1) Tecil veya terkin edilen bu vergiler hakkında ihracatçılar bakımından bu Kanunun 32 nci maddesi hükmü uygulanmaz. İhracatçılara mal teslim eden imalatçılara iade edilecek Katma Değer Vergisi, ihraç edilen mala ilişkin imalatçı satış bedeline göre hesaplanan vergiden imalatçı aleyhine matrahta meydana gelen değişikliğe ilişkin verginin düşülmesinden sonra kalan tutardan fazla olamaz. (2) İhracatçılara mal teslim eden imalatçılara iade edilmesi gereken Katma Değer Vergisi, ih- racat işlemlerinin tamamlanmasından sonra yapılır. İade veya tecil olunacak vergi miktarı, mükel- lefin ilgili dönem beyannamesinde yer alan bilgiler mukayese edilmek suretiyle hesaplanır. (Ek: 9/4/2003-4842/21 md.) İhracatın mücbir sebepler veya beklenmedik durumlar nede- niyle üç ay içinde gerçekleştirilememesi halinde, en geç üç aylık sürenin dolduğu tarihten itibaren onbeş gün içinde başvuran ihracatçılara, Maliye Bakanlığınca veya Bakanlığın uygun görmesi halinde vergi dairelerince üç aya kadar ek süre verilebilir. (1) Bu alt bentte yer alan "gecikme zammının % 50 fazlası ile birlikte" ibaresi, 9/4/2003 tarihli ve 4842 sayılı Kanunun 21 inci maddesiyle, "gecikme zammıyla birlikte" olarak değiştirilmiş ve metne işlenmiştir. (2) Bu fıkrada yer alan " ihraç edilen mala ilişkin imalatçı satış bedeline göre hesaplanan miktardan“ ibare- si, 16/7/2004 tarihli ve 5228 sayılı Kanunun 59 uncu maddesiyle " ihraç edilen mala ilişkin imalatçı satış bedeline göre hesaplanan vergiden imalatçı aleyhine matrahta meydana gelen değişikliğe ilişkin verginin düşülmesinden sonra kalan tutardan“olarak değiştirilmiş ve metne işlenmiştir. 2. (Değişik : 3/6/1986 - 3297/3 md.) Maliye ve Gümrük Bakanlığı, Katma Değer Vergisi tahsil edilmeden teslim edilecek mal miktarını; ihracatçı ve ihracatçıya mal teslim edenlerin her biri için bir önceki yıl iş hacmi, cari yıldaki işlemler ve vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla gerekli görülen hallerde sınırlamaya ve bu istisnaların uygulamasına ilişkin usul ve esaslar ile istisnanın uygulanacağı asgari miktarları tespite yetkilidir.
Metni elimizde olmayan 9 değişiklik kaydı

Bu kayıtlar metin içindeki değişiklik notlarından derlendi. Karşılaştırılacak hâl elimizde yok: belgenin konsolide metninin en eski kopyası 12 Temmuz 2013 tarihli, bundan öncesi için metnin o günkü hâli hiçbir arşivde bulunmuyor.

  • Değiştirildi Madde 11 5766 sayılı Kanun, md. 12
  • Bu fıkrada yer alan "ihraç edilen mala ilişkin imalatçı satış bedeline göre hesaplanan miktardan” ibaresi, 16/7/2004 tarihli ve 5228 sayılı Kanunun 59 uncu maddesiyle "ihraç edilen mala ilişkin imalatçı satış bedeline göre hesaplanan vergiden imalatçı aleyhine matrahta meydana gelen değişikliğe ilişkin verginin düşülmesinden sonra kalan tutardan” olarak değiştirilmiştir.

    Değişikliğin gerekçesi

    - Bankalar Kanununda Değişiklik Yapan 4672 sayılı Kanunun 11 inci maddesinin (e) bendinde yer alan hüküm uyarınca özel finans kurumları, 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu, 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun ve 3167 sayılı Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkında Kanun ile diğer mevzuatın çeke ve teminat mektuplarına ilişkin hükümleri ile 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 298 inci maddesi hükümlerinin uygulanması bakımından banka addolunmuştu.

    Ancak günümüz koşullarında özel finans kurumları ile bankalar arasındaki farklılıklar bir hayli azalmış durumdadır. Maddenin (1) numaralı fıkrasının (a) bendinde düzenlemeyle vergi kanunları uygulaması yönünden banka-özel finans kurumu ayrımından kaynaklanan sorunları gidermek amacıyla, vergi kanunları uygulamasında özel finans kurumlarının banka olarak addolunması öngörülmektedir.

    Maddenin (1) numaralı fıkrasının (b) bendinde yapılan düzenlemeyle, azalan bakiyeler usulünde uygulanacak amortisman oranının üst sınırı belirlenmektedir.

    Maddenin (2) numaralı fıkrası ile 3065 sayılı Kanunun 1 inci maddesinin 3 numaralı fıkrasının (d) bendinde yer alan "Hazinece yapılan taşınmaz mal satışları hariç müzayede mahallerinde" ibaresi Hazinece yapılacak taşınmaz satışları ile ilgili istisnanın Katma Değer Vergisi Kanununun 17 nci maddesine taşınmış olması sebebiyle bu bentte yer alan hüküm "Müzayede mahallerinde" olarak değiştirilmiştir.

    Maddenin (3) numaralı fıkrasının (a) bendinde ilgili Kanuna yapılan atıf düzeltilmekte, (b) bendinde yapılan düzenlemeyle ise, Gelir Vergisi Kanununun 42 nci maddesinin ikinci fıkrasında değişiklik yapılarak, yıllara sari inşaat ve onarma işlerinden elde edilen kazançlarda beyan zamanı, gelir vergisi beyan zamanı ile uyumlu hale getirilmektedir.

    Maddenin (4) numaralı fıkrası ile Damga Vergisi Kanununda yapılan değişiklikle;

    - Madde ile damga vergisine tâbi kağıtlar terimi, manyetik ortamda ve elektronik veri şeklinde oluşturulan belgeleri de kapsayacak şekilde yeniden tanımlanmıştır.

    - İstihkaktan kesinti suretiyle hesaplanan verginin ödeme süresi muhtasar beyanname ile beyan edilen vergilerin ödeme süresine paralel hale getirilmektedir.

    - Kanuna ekli (1) sayılı tablosunun "IV. Makbuzlar ve diğer kâğıtlar" başlıklı bölümünün (2) numaralı fıkrasının (b) bendinin (5) numaralı alt bendinde yer alan "Diğerleri" ibaresi "Diğer vergi beyannameleri", olarak değiştirilerek, bentte sayılanların dışındaki beyannamelerden sadece vergi beyannamelerinin vergiye tâbi olması sağlanmaktadır.

    - Ayrıca yapılan düzenleme ile Bakanlar Kuruluna, elektronik ortamda verilen belgeler için de, damga vergisi oranını her bir kâğıt için ibraz yeri itibarıyla ayrı ayrı sıfıra kadar indirme hususunda yetki verilmiştir.

    - Kanuna ekli (1) sayılı tablosunun "IV. Makbuzlar ve diğer kağıtlar" başlıklı bölümünün (2) numaralı fıkrasında yapılan değişiklikle de birden fazla beyanname alınan hallerde, bunlardan sadece bir nüshasının vergiye tâbi tutulması şeklinde olan mevcut uygulamaya açıklık getirilmektedir.

    Maddenin (5) numaralı fıkrası ile Harçlar Kanununda yapılan değişikliklerle;

    - Sadece gazete muhabirleri için var olan ikamet tezkeresi harcı muafiyeti, bütün basın ve yayın muhabirlerini kapsayacak şekilde yeniden düzenlenmiştir.

    - Avcılık belgelerine ait yıllık olarak tahsil olunan harçlar yeniden belirlenmiştir. Böylece, kaçak avcılığın artacağı yönündeki endişe ve tereddütlerin önüne geçmek, avcılık faaliyetinin bilinçli ve kontrollü bir şekilde icra edilmesi ortamının oluşmasına katkıda bulunmak amaçlanmış olup, avcılık belgelerinden alınan harç tutarları makul bir seviyeye çekilmektedir.

    Maddenin (6) numaralı fıkrası ile, Vergi Barışı Kanununun 18 inci maddesinde değişiklik yapılmakta, vergi barışı kapsamında yeniden yapılandırılan borçların taksitlerinin zamanında yapılmaması durumunda, borcun ödenmeyen kısmının % 10 fazlası ile ödeneceğine ilişkin hükümde yer alan oran, vergi barışı uygulamasının gelinen noktadaki başarısı ve faiz oranlarında yaşanan kalıcı düşüş nedeniyle % 5 olarak yeniden belirlenmektedir.

    Maddenin (7) numaralı fıkrasıyla 18.2.1963 tarihli ve 197 sayılı Motorlu Taşıtlar Vergisi Kanununun 13 üncü maddesinin (d) fıkrasında yer alan "Taşıtlarla ilgili fenni muayene komisyonları," ibaresi "Taşıtlarla ilgili fenni muayene komisyonları, fenni muayene yapma yetkisi verilen gerçek ve tüzel kişiler" olarak değiştirilmektedir.

    Maddenin 8 inci fıkrasının (a) bendiyle yapılan değişiklikle Karayolları Genel Müdürlüğünün görev ve yetkileri arasında yer alan 2918 sayılı Kanunun 35. maddesine aykırı hareket edenler hakkında suç ve ceza tutanağı düzenleme yetkisi kaldırılarak bu yetki Ulaştırma Bakanlığına verilmiştir. Karayolları Trafik Kanununun 114 üncü maddesinin beşinci fıkrasındaki mevcut düzenlemeye göre, yetkili memurlarca düzenlenen trafik para cezası tutanakları doğrudan doğruya mal sandıklarına teslim edilmektedir.

    Maddenin (8) numaralı fıkrasının (b) bendiyle yapılması önerilen değişiklikle trafik para cezası tahsilatlarının Maliye Bakanlığınca PTT vasıtasıyla yaptırılması halinde bu tutanakların mal sandığı yerine doğrudan PTT İdaresine teslimini temin etmek amacıyla söz konusu ibare değişikliği yapılmaktadır.

    Fıkranın (c) bendiyle, araç tescil plakalarına göre yazılan trafik ceza tutanaklarının tebligat işlemlerinin posta yoluyla yapılmasına ve bu şekilde tebliğ edilemeyenlerin vergi dairesinin ilan tahtasına asılmak suretiyle tebliğine ilişkin özel bir tebligat usulü getirilmektedir.

    Maddenin 9 uncu fıkrasıyla 4706 sayılı Kanunda yapılan ibare değişikliklerine ilişkin açıklamalar aşağıda yer almaktadır.

    a) 4706 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin son fıkrasında yer alan "plan kararlarına uyulmak kaydıyla" ibaresi uygulamaya ilişkin bir uymayı ifade etmekle birlikte, fıkranın sonunda yer alan bu yerlerin amacı dışında kullanılamayacağına dair tapu kütüğüne şerh konulacağına ilişkin ifade karşısında mükerrerlik oluşturmakta ve karışıklıklara yol açmaktadır. Plan kararlarına uyma, amaca uygun kullanma ile aynı sonucu doğurduğundan, karışıklıkların ortadan kaldırılması amaçlanmaktadır. Ayrıca, değiştirilmesi öngörülen ikinci ibare ile sınai amaçlı yatırımları teşvik ederek istihdam yaratılması amaçlanmışken, uygulamada, sınai yatırım dışında diğer yatırımların bulunmaması, yatırım tutarı ile istihdam sayısının yüksek olması nedeniyle müracaat olmamıştır. Kanun hükmü ile amaçlanan yatırım ve istihdam hedeflerine ulaşabilmek ve diğer yatırımların da önünü açmak bakımından böyle bir değişiklik öngörülmektedir.

    b) Maddenin uygulamasında tek bir parsel üzerinde çok sayıda yapı bulunmakta, madde metnindeki "alan" ifadesi birden fazla taşınmaz olması gerekeceği gibi yanlış yorumlara yol açabilmektedir. Bu karışıklığı ortadan kaldırmak amacıyla böyle bir düzenlemeye gidilmektedir.

    c) Maddenin mevcut hali, imar planı yapılmış parsellere ilişkin olarak da yeniden plan yapılması gerektiği gibi yanlış anlaşılmalara neden olabilmektedir. Bu yanlış anlaşılmaları ortadan kaldırmak ve parsel bazında değerlendirme yapabilmek amacıyla böyle bir düzenlemeye gidilmektedir.

    d) 2886 sayılı Devlet İhale Kanununun 9 uncu maddesinde tahmin edilen bedelin nasıl tespit edileceği belirtilmiştir. 4706 sayılı Kanunun 7 nci maddesinin altıncı fıkrasında, ekspertiz şirketlerine değer tespit ettirileceğine ilişkin hüküm bulunmasına rağmen, bu bedelin doğrudan rayiç bedel olarak ve 2886 sayılı Kanun hükümleri dışında tahmin edilen bedel olarak dikkate alınacağına ilişkin açıklık bulunmamaktadır. Emlak vergisine esas bedelin yüksek tespit edildiği taşınmazlarda bu bedelin, rayiç bedelin de üzerinde olması durumları ile karşılaşılmakta, ihale mevzuatına göre tahmin edilen bedelin emlak vergisine esas bedelin altında olamayacağına ilişkin hüküm karşısında bu taşınmazlar değerlendirilememekte ve gereksiz ilan masrafları ve mesai kaybı ile karşılaşılmaktadır. Bu olumsuzluğun ortadan kaldırılması bakımından, olayı tamamen genelleştirmeden, yalnızca ekspertiz şirketleri ile Maliye Bakanlığı merkez denetim elemanlarına yaptırılan rayiç bedel tespitlerinde; bir istisna hükmü olarak, emlak vergisine esas bedele bağlı kalınmaksızın, bu rayiç bedellerin tahmin edilen bedel olarak dikkate alınması ve böylece emlak vergisine esas bedeli yüksek tespit edilmiş Hazineye ait taşınmazların değerlendirilmesine yönelik olumsuzluklar ile gereksiz masrafların ortadan kaldırılması amacıyla böyle bir düzenlemeye gidilmektedir.

    e) 4706 sayılı Kanunun 7/B maddesi, konut yapı kooperatiflerine, kooperatif birliklerine veya bu birliklerin oluşturduğu üst birliklere, Hazineye ait taşınmazların, bunlar arasında yapılacak ihale ile rayiç bedel üzerinden satışını düzenlemektedir.

    Buradaki amaç, Hazineye ait imarlı, imarsız veya imar planında başka amaca ayrılmış taşınmazların konut amaçlı olarak satılabilmesine imkân tanımak olmasına rağmen, "imar planlarına uygun olarak konut yapılmak üzere ibaresi" imar planı yapılmamış veya imarda başka amaca ayrılmış taşınmazların bu madde kapsamında değerlendirilmesi konusunda tereddütlere neden olmaktadır. İmar planlarında konut amacına ayrılmış veya ayrılacak taşınmazlarda zaten plana uygun olarak konut yapılması gerektiği açıktır.

    Burada imar planlarına uygun olmayan bir yapılaşmanın olması düşünülmemektedir ve bu esasen mümkün de değildir. Bu nedenle (9) numaralı fıkra ile, madde metninde yer alması gerekli olmayan ibarenin metinden çıkarılması tereddütlerin ortadan kalkmasını sağlayacaktır.

    Maddenin (10) numaralı fıkrasının (a) bendi ile, 16.2.1995 tarihli ve 4070 sayılı Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanunun 10 uncu maddesinde 3.7.2003 tarihli ve 4916 sayılı Kanunla yapılan değişiklik paralelinde, bu maddenin değişiklikten önceki hükümlerine atıfta bulunan 8 inci maddesinde yer alan ibare madde metninden çıkarılmaktadır.

    22.11.1984 tarihli ve 3083 sayılı Sulama Alanlarında Arazi Düzenlemesine Dair Tarım Reformu Kanununun 7 nci maddesinin ikinci fıkrası 3.7.2003 tarihli ve 4916 sayılı Kanunun 18 inci maddesi ile değiştirilerek, Kanun kapsamında kalan arazinin uygulayıcı kuruluşça uygun görülmesi durumunda satılmak, sınırlı ayni hak tesis edilmek ve kiralanmak veya kendilerine özel kanunlarla verilen görev ve yetki içinde kullanmaları şartı ile kamu kuruluşlarına tahsis edilmek üzere, Hazinenin tasarrufuna bırakılabileceği hükmü getirilmiştir. Bu yetkinin kullanılmasında tereddütlerin giderilmesi bakımından tarım arazilerinin satışında da bu kapsamda açıklık getirmek bakımından (10) numaralı fıkranın (b) bendi ile böyle bir düzenlemeye gidilmektedir.

    1164 sayılı Kanunun mevcut ek 4 üncü maddesi hükmü, Hazineye ait arsa ve arazilerin bedelsiz devrinin iki Bakanın müşterek teklifi ve Başbakanın onayı ile gerçekleştirilmesini öngörmektedir. Oysa buradaki amaç, Arsa Ofisi Genel Müdürlüğü ile Toplu Konut İdaresi Başkanlığının önemli projeleri gerçekleştirmek üzere belirleyeceği arsa üretim alanlarının Başbakan onayı ile tespit edilmesi ve bu alanlar içinde bulunan Hazineye ait taşınmazların Maliye Bakanlığınca ilgili idarelere devredilmesidir. Bu durum aynı zamanda, belirlenen arsa üretim alanları içinde kalan tescilsiz alanların Hazine adına tescil edilmesinde karşılaşılan bürokratik formalitelerin kısaltılmasını ve kolaylaştırılmasını da sağlayacaktır. Ayrıca, bu şekilde devredilen bazı taşınmazlara, değişik şekillerde değerlendirilmesine yönelik olarak ihtiyaç duyulmaktadır. Böyle durumlarda, kamu hizmetine ayrılan yerlerde olduğu gibi devredilen taşınmazların bedelsiz olarak Hazineye iade edilmesi gerekmektedir. Belirtilen gerekçelerle maddede yer alan ibarelerin değiştirilmesi öngörülmektedir.

    29.1.2004 tarihli ve 5084 sayılı Kanunun 5 inci maddesi, bu Kanunun 2 nci maddesinin (b) bendi kapsamındaki illerde en az on kişilik istihdam öngören yatırımcılara Hazineye ait arazi veya arsaların bedelsiz devrini öngörmektedir. Organize sanayi bölgelerinde bulunan parsellerin de bu kapsamda değerlendirilmesi, uygulamada bu alanların her türlü alt yapı, plan ve parselasyon çalışmalarını yürüten organize sanayi bölgelerinin arsa tahsislerinde yatırımcılar yönünden farklı muhataplar olması açısından yetki karmaşasına neden olmakta ve teşvik amacının tam olarak gerçekleştirilememesine yol açmaktadır. Bütün bu sakıncaların ortadan kaldırılarak yatırımcıların tek bir muhatapla karşılaşmalarını ve bürokratik formalitelerin azaltılmasını teminen (12) numaralı fıkra ile böyle bir düzenlemeye gidilmektedir.

    Maddenin 5083 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Devletinin Para Birimi Hakkında Kanunun 2 nci maddesinde ibare değişikliği yapan fıkrası ile, Yeni Kuruşa tamamlama işlemlerinin birim fiyatlarda değil, işlem sonuçlarında ve ödeme aşamasında gerçekleştirilmesi ve ödeme kayıtlarının virgülden sonra en çok iki hane ile yapılması amaçlanmaktadır. Bu değişiklikle, Türk Lirası değerlerin Yeni Türk Lirasına dönüşüm işlemlerinin ve Yeni Türk Lirası cinsinden yapılan işlemlerin sonuçlarında ve ödeme aşamalarında bir Yeni Kuruşun altındaki tutarları ödemeye olanak verecek madeni para bulunmaması nedeniyle, yarım Yeni Kuruş ve üzerindeki değerlerin bir üst Yeni Kuruşa tamamlanması, yarım Yeni Kuruşun altındaki değerlerin dikkate alınmaması yönünde düzenleme getirilmektedir. Bu düzenleme doğrultusunda, sayısal işlem yapan elektronik cihazların ve bilgisayar yazılımlarının yenilenmesi gibi bazı teknik güçlüklerin de önüne geçilmiş olunacaktır.

    Mal ve hizmetlerin fiyatları bir Yeni Kuruşun altında olabileceği gibi, bir Yeni Kuruşun altındaki değer küsuratlı olarak da belirlenebilecektir. Vergiler, yabancı para alım satımı ve benzeri belli sabit sayılarla çarpım yapılarak elde edilen sonuç üzerinde tahakkuk, tahsil ve ödeme işlemlerinde, işlem sonuçları da bir Yeni Kuruşun altında veya değer küsuratı bir Yeni Kuruşun altında olabilecek şekilde sonuç verebilecektir.

    Maddenin 14 numaralı fıkrasıyla 29.7.1970 tarihli ve 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununda yapılan değişiklikle Kanunun 4 ve 14 üncü maddelerinde yer alan muafiyet uygulamalarında geçerli olan kiraya verilmeme şartının Özelleştirme uygulamaları çerçevesinde yapılan işletme hakkı devirlerini kapsamaması yönünde düzenleme yapılmaktadır.

  • Değişikliğin gerekçesi

    - Yurt dışındaki GSM operatörleri roaming hizmetlerinde KDV uygulamazken ülkemizde faaliyet gösteren operatörlerin yurt dışındaki operatörlerin abonelerine Türkiye’de verdiği hizmetlerden vergi alınması rekabeti bozmaktadır. KDVK’nun 11/1-a maddesinde yapılan değişiklikle bu hizmetler de istisna kapsamına alınmaktadır.

    Tecil terkin kaydıyla satışlarda ihracatın gerçekleşmemesi halinde tecil edilen verginin gecikme zammının % 50 fazlasıyla alınmasına ilişkin hüküm değiştirilerek sadece gecikme zammı ile birlikte tahsiline imkân sağlanmaktadır. Öte yandan ihracatın mücbir sebeplerle gerçekleştirilememesi halinde uygulanan tecil faizi bile imalatçıya ağır bir külfet yüklemektedir.

    Aynı maddenin (c) bendine eklenen hükümle de bu durumda olan mükellefler için ek süre verilerek müeyyidesiz terkin imkânı sağlanmaktadır.

  • Değiştirildi Madde 11 (alt bent) 4842 sayılı Kanun, md. 21
    Eski ifade
    gecikme zammının % 50 fazlası ile birlikte
    Yeni ifade
    gecikme zammıyla birlikte
    Değişikliğin gerekçesi

    - Yurt dışındaki GSM operatörleri roaming hizmetlerinde KDV uygulamazken ülkemizde faaliyet gösteren operatörlerin yurt dışındaki operatörlerin abonelerine Türkiye’de verdiği hizmetlerden vergi alınması rekabeti bozmaktadır. KDVK’nun 11/1-a maddesinde yapılan değişiklikle bu hizmetler de istisna kapsamına alınmaktadır.

    Tecil terkin kaydıyla satışlarda ihracatın gerçekleşmemesi halinde tecil edilen verginin gecikme zammının % 50 fazlasıyla alınmasına ilişkin hüküm değiştirilerek sadece gecikme zammı ile birlikte tahsiline imkân sağlanmaktadır. Öte yandan ihracatın mücbir sebeplerle gerçekleştirilememesi halinde uygulanan tecil faizi bile imalatçıya ağır bir külfet yüklemektedir.

    Aynı maddenin (c) bendine eklenen hükümle de bu durumda olan mükellefler için ek süre verilerek müeyyidesiz terkin imkânı sağlanmaktadır.

  • Değişikliğin gerekçesi

    – Pek çok ülkede yabancı taşımacıların taşımacılık faaliyetlerine ilişkin olarak o ülkeden satın alacakları, akaryakıt, yedek parça ve benzeri mallar ile tamir, bakım gibi hizmetler dolayısıyla ödedikleri katma değer vergisi ile fuar, panayır, sergi gibi ticarî tanıtım faaliyetlerine katılım dolayısıyla ödedikleri katma değer vergileri girişimcilere iade edilirken ülkemizde buna izin verilmemektedir. Oysa girişimcilerimiz yurt dışında ödedikleri vergileri daha önce iade alabilirken karşılıklılık ilkesi nedeniyle iade alamaz olmuşlardır. Yapılan düzenleme ile hem karşılıklılık ilkesi çerçevesinde girişimcilerimiz açısından yurt dışında ödedikleri vergileri iade almalarına imkân getirilmekte hem de Avrupa Birliğine uyum sağlanmaktadır.

  • Değişikliğin gerekçesi

    – Pek çok ülkede yabancı taşımacıların taşımacılık faaliyetlerine ilişkin olarak o ülkeden satın alacakları, akaryakıt, yedek parça ve benzeri mallar ile tamir, bakım gibi hizmetler dolayısıyla ödedikleri katma değer vergisi ile fuar, panayır, sergi gibi ticarî tanıtım faaliyetlerine katılım dolayısıyla ödedikleri katma değer vergileri girişimcilere iade edilirken ülkemizde buna izin verilmemektedir. Oysa girişimcilerimiz yurt dışında ödedikleri vergileri daha önce iade alabilirken karşılıklılık ilkesi nedeniyle iade alamaz olmuşlardır. Yapılan düzenleme ile hem karşılıklılık ilkesi çerçevesinde girişimcilerimiz açısından yurt dışında ödedikleri vergileri iade almalarına imkân getirilmekte hem de Avrupa Birliğine uyum sağlanmaktadır.

  • Eklendi Madde 11 3297 sayılı Kanun, md. 3
  • Değiştirildi Madde 11 3297 sayılı Kanun, md. 3