İçeriğe geç
Yürürlükte Temel kanun 6. hâli

Kadastro Kanunu

Kanun numarası
3402
Kabul tarihi
21.06.1987
Resmî Gazete
09.07.1987 / 19512
Düstur
5. tertip, cilt 26
Son değişiklik
07.05.2026
Madde sayısı
65

Kaynak: TBMM S. Sayısı 590 · belgeyi aç · TBMM kaydı . Gerekçeler kanun tasarısı ya da teklifi üzerine yazılmıştır; komisyon ve Genel Kurul görüşmelerinde madde numaraları değişebilir. Her gerekçe, metni en çok benzeyen yürürlükteki maddeye bağlanmıştır.

Madde gerekçeleri

Tasarı/teklif madde 1

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

— Bu madde ile, Kanunun amacı belirtilmektedir.

Bir nevi tasfiye mahiyetim' taşıyan bu Kanunun amacı, genel hükümlerden ayrık olarak, taşınmaz mal mülkiyetirtin tespitinde, tapusuz taşınmaz malları tapuya bağlamalk tapulu olanların tapularını yenilemek ve sınırlarını arz üzerinde belirleyip haritaya bağlamak suretiyle, Medenî Kanunun öngördüğü şekilde tapu s'idiüni tesis etmektir.

IKINCI BÖLÜM Bu bölümde kadastro hazırlık çalışmaları açıklanmıştır.

iMadde 2. — Bu maddede, kadastro çalışmalarının yapılacağı bölge kavramı tarif edilmekte, bölgeleri be lirleme yetkisinin hangi makama ait olduğu ve bölgelerin kadastro çalışmalarına açılış ilanlarının ne şekil de yapılacağı açıklanmaktadır.

Bölge kavramının tarifinde 766 sayılı Kanunun 3 üncü maddesi, bölgeleri belirleme ve ilan şeklinde ise aynı kanunun 10 uncu maddesi esas alınmıştır. Ancak, teknolojik gelişmeler göz önünde bulundurularak böl ge açılış ilanlarının televizyon vasıtası ile de yapılması ilave edilmiştir.

îlan müddeti olarak 766 sayılı Tapulama Kanunundaki bir aylık süre esas alınmak suretiyle de 2613 sayılı Kanunun 8 inci maddesindeki iki aylik bekleme süresi kaldırılmış ve kadastro işlerine sürat kazan dırılmıştır.

Tasarı/teklif madde 3

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

— Bu maddede, kadastro çalışmalarında tahdit ve tespit işlemlerim' yapacak olan ekipte kim lerin bulunacağı, ekipte görev alacak bilirkişilerin nasıl seçileceği ve kadastro komisyonunun kimlerden olu şacağı açıklanmıştır.

Madderiin hazırlanışında, 766 sayılı Tapulama Kanununun bu konulardaki hükümlerine bağlı kalınılmış, yalnız tekriisyen yardımcısı yerine tahdit ve tespit ekibinde ikinci bir teknisyenin görev alması ve kadastro komisyonunun müdür yardımcısının başkanlığında da oluşacağı esası getirilmiştir.

Ayrıca bu maddede unvanları belirtilen memurların, bu maksatla açılmış okul veya kurslardan mezun olanlar arasından atanması uygun görülmüştür.

Tasarı/teklif madde 4

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

— Bu madde ile, kadastro çalışma alanlarının tarifi, sınırlarının belirlenmesli, ilan şekil ve süreleri ile kadastro çalışma alanı sınırına itiraz ve itirazın incelenip karara 'bağlanmasına dair esaslar belir lenmiştir.

766 sayılı Tapulama Kanununun 11 inci maddesindeki «Ibirlik» tabiri ite 2613 sayılı Kanundaki «mahalle» kavramı birleştirilmek suretiyle «çalışma alanı» belirlenmiştir.

Çalışma alanı sınırlarının en kısa sürede ve kesin olarak belirlenmesi amacıyla, uygulamada daha olum lu sonuçlar veren 766 sayılı Kanunun bu konudaki 18 inci maddeSi esas alınmış ve bir hak zayiine meydan verilmemesi için de, gerekli görülen hallerde hâkimin mahallinde inceleme yapması hususu ilave edilmiş tir.

Ayrıca, kesinleşmiş mahkeme kararlarına göre belirlenen sınırlara Mraz edilemeyeceği esası getirilmekle yersiz itirazların önlenmesi amaçlanmıştır.

Tasarı/teklif madde 5

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

— Bu madde, 766 sayılı Tapulama Kanununun kısmen 12 ve 13 üncü maddelerindeki hü kümleri kapsamaktadır.

766 sayılı Kanunun 12 nc'i maddesinin bir kısmında, bu Kanunun 48 inci maddesi, uyarınca hazırlana cak yönetmelik kapsamına alınması uygun görülmüştür.

766 sayılı Kanunun dayalı taşınmaz mallarla ilgili 13 üncü maddesi aynen alınmış ancak, işlemlere sürat kazandırılması için davalı parsellere ait kadastro tutanaklarının tespit yapıldıktan sonra, müdür tara fından bir hafta içerisinde kadastro mahkemesine gönderilmesi hususu ilave edilmiştir.

ÜÇÜNCÜ BÖLÜM Bu bölümde taşınmaz malların sınırlandırma ve tespitlerine ilişkin esaslar açıklanmıştır.

Tasarı/teklif madde 6

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

— Bu madde, 766 sayılı Tapulama Kanununun 2)0 nci maddesindeki hükme paralel olarak düzenlenmiş, sadece iki günlük ilan süresi yedi güne çıkartılmış ve çalışmalara üç aydan fazla ara veril mesi halinde ilanın yenilenmesi öngörülmüştür.

Tasarı/teklif madde 7

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

— Bu maddede, taşınmaz malların sınırlandırılması ve hak sahiplerinin belirlenmesine ilişkin esaslar açıklanmıştır.

Madde düzenlenirken 766 sayılı Kanunun 2, 21 ve 22 ndi maddelerindeki tespit usulleri ile ilgili hüküm ler esas alınmıştır. Ancak, bu hükümlerden farklı olarak kadastro teknisyenleri arasında görüş ayrılığı çık tığı veya tarafların dayandıkları kayıt ve belgelerin aynı kuvvet ve mahiyette olduklarının anlaşılması halin de, taşınmaz mala ait kadastro tutanağının gerekçesi ile birlikte hak sahibinin belirlenmesi için kadastro ko misyonuna gönderilmesi ve ayrıca, tahdit ve tespit sırasında Hazine hukukunun korunması amacıyla Maliye ve Gümrük Bakanlığı ile Orman idaresi temsilcilerinin gözlemci olarak çalışmalara katılabilecekleri esası ge tirilmiştir.

Tasarı/teklif madde 8

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

— Bu madde ile 766 ve 2613 sayılı kanunlarda açıkça düzenlenmemiş olan kontrol müesse sesine açıklık getirilmiştir.

Kadastro çalışmaları sırasında, kontrol memurları veya kontrol mühendisi tarafından, kadastro ekibince düzenlenen kadastro tutanağı ve belgeler ile gerektiğinde arazide yapılan incelemede tespit edilecek teknik ve hukukî noksanlık ve yanlışlıkların kadastro ekibine tamamlattırılacağı veya düzelttlrileceği ilkesi benim senmiştir. Ayrıca yapılacak düzeltme işlemi ilgililerin haklarını etkiliyor veya kontrol elemanları ile kadast ro ekibi arasında görüş ayrılığı bulunuyorsa, kadastro tutanağının ekleri ile birlikte konunun halli için ka dastro komisyonuna devredilerek, kadastro işlemlerinin dah sağlıklı bir şekilde yürütülmesi amaçlanmıştır.

a

Tasarı/teklif madde 9

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

— Bu madde ile kadastro çalışmalarının süratle sonuçlandırılması ve kadastro komisyonların da iş birikiminin önlenmesi amacıyla 766 ve 2613 sayılı Kanunlardaki mevcut hükümlerden farklı bir uy gulama getirilmiştir.

Buna göre, kadastro ekibince kadastro tutanağı düzenlendikten sonra, ekip çalışma alanından ayrılıncaya kadar tahdit ve tespite teknisyenlik veya kadastro müdürlüğü nezdinde itiraz edilebilecektir. İtiraz üzerine kadastro tutanağı ve ekleri en geç on gün içinde kadastro komisyonuna intikal ettirilecektir.

Yine bu madde ile gelişigüzel itirazların önlenmesi için, sadece belgeye dayalı itirazların komisyonca in celenebileceği esası getirilmiş ve itirazı yerinde görülmeyen kişilerinde askı ilân süresi içerisinde dava açma haklarının bulunduğu belirtilmiştir.

Tasarı/teklif madde 10

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

— Bu madde ile, kadastro çalışmalarının kısa sürede sonuçlandırılması için, 766 sayılı Ka nunun 28 ve 29 uncu maddeleri ile 2613 sayılı Kanunun 22 ve 26 ncı maddelerinden farklı b'ir düzenleme getirilmiştir.

766 sayılı Kanunun 28 ve 29 uncu maddelerine göre, askı ilânı bitimine kadar vuku bulan itirazlar, ta pulama komisyonunca, 2613 sayılı Kanunun 22 nci maddesine göre de, bütün tespitler kadastro komisyo nunca incelenmekte ve her parsel için komisyon kararı yazıldıktan sonra askı ilanına alınmakta, askı ilanı sü resi bitimine kadar vuku bulan itirazlar tekrar kadastro komisyonunca, incelenerek karara bağlanmakta ve bu kararlar da taraflara tebliğ edilmektedir.

Bütün bu işlemler, uzunca bir zaman almakta ve ayrıca, maddî yönden de idareye büyük külfet getir mektedir.

Bu maddeye göre, kadastro komisyonu sadece 7 ve 8 indi maddelere göre kendisine intikal edecek işleri ve 9 uncu maddeye göre itiraz edilen tutanakları, en geç bir ay içinde veya gerekçe gösterilmek şartıyla kadastro ekibinin çalışma alanındaki faaliyetleri sona erinceye kadar inceleyip yeni bir tutanak düzenlemek suretiyle hak sahibini belirleyecektir.

İncelemelerde, belgeye karşı şahit dinlenemeyeceği ve aynı kuvvet ve mahiyetteki belgelerin değerlendiril mesinde bir sonuca varılamayan veya çözümü mahkemelerin takdirinde olan konularda gerekçe gösterilmek suretiyle tutanak ve eklerinin kadastro mahkemesine gönderilmesi esası getirilmiştir.

Komisyonca düzenlenen tutanak sonuçlarının tebliği yerine, diğer parsellerle birlikte askı ilanına dahil edilerek ilgililerine duyurulması suretiyle zaman kaybı, iş birikiminin önlenmesi ve tebligat masraflarından tasarruf sağlanması amaçlanmıştır.

Tasarı/teklif madde 11

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

— Bu maddede, kadastro çalışmaları sonuçlarının ilan şekli ile, ilan sırasında yapılan itirazla rın kadastro mahkemesine dava açılmak suretiyle çözümleneceği açıklanmaktadır.

Düzenlemede, 766 sayılı Kanunun 26 ve 85 inci maddeleri esas alınmakla birlikte, işlerin kısa sürede so nuçlandırılması için askı ilanının, kadastro ekibinin çalışma alanındalki işini bitirdiği tarihten itibaren en geç üç ay içinde yapılması ilkesi getirilmiştir.

Ayrıca, kamu yatırımlarının gecikmemesi ve bazı mevzii ihtiyaçların karşılanması için bir ada veya mev kiden da^ha küçük olmamak üzere Genel Müdürlüğün izni alınmak suretiyle kısmî ilan yapılabilecektir.

Bu Kanuna göre yapılacak ilanlar, gerçek kişilerle tüzelkişilere şahsen tebliğ hükmünde sayılmıştır.

Tasarı/teklif madde 12

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

— Bu madde, 766 sayılı Kanunun 27, 30 ve 31 inci maddeleri esas alınarak düzenlenmiştir.

Bu maddeye göre, 30 günlük askı ilan sûresi sonuna kadar kadastro mahkemesinde dava açılmayan ta şınmaz malların kadastro tutanaklarına ait sınırlandırma ve tespit işlemleri, kadastro müdürü tarafından tu tanakların onaylanması suretiyle kesinleştirilecek ve kesinleşme tarihinden itibaren en geç üç ay içinde tapu kütüklerine tescil edilecektir.

Kadastro çalışmaları tamamlanarak kesinleşen tespitlerin, kısa sürede tapu kütüklerine kaydedilme işlem lerinin kesinleşme tarihinden itibaren en geç üç ay içinde bitirilmesi, ayrıca büyük emek ve masrafla meyda na getirilen düzenli kütük ve kadastro işlemlerinin korunmasını sağlamak için, kamu ve özel mal ayrımı ya pılmadan kadastro tutanaklarının kesinleştiği tarihten itibaren on yıl geçtikten sonra kadastrodan önceki ' hukukî sebeplere dayanılarak dava açılamayacağı esası getirilmiştir. Burada kadastro işlemlerinin eski olay lara dayanılarak, süresliz olarak askıda bırakılmasının kamu düzenini ters yönde etkileyeceği ve kamu zararı doğuracağı gerçeğinden hareketle mülkiyet hakkı değil sadece hak arama hürriyeti kısıtlanmıştır.

Aynı hüküm 766 sayılı Kanunun 31 inci maddesinde de mevcut olmakla birlikte, on yıllık hak düşürücü sürenin başlangıç tarihi tapu kütüğüne tescil tarihi olarak kabul edilmişti.

Ancak, çeşitli nedenlerle tescil işlemleri geciktiği veya taşınmaz malın tutanağı tanzim edilipde tescile tabi tutulmayan yerlerden olması narinde, hak düşürücü sürenin başlangıç tarihi farklı yorumlara sebebiyet verdi ğinden, hak düşürücü sürenin başlangıcı tutanağın kesinleşme tarihi olarak benimsenmiştir.

Madde ile getirilen bir diğer yen'il'ik de, kadastrosu tamamlanan çalışma alanlarındaki eski tapu kayıtla rının (kadastroca uygulansın yada uygulanmasın) işleme tabi kayıt niteliğini kaybedeceği hususudur. Bu ko nuda eski Kanurida açık bir hüküm bulunmamakla birlikte, Yüt« Yargıtay'ın yerleşmiş kararları da bu gö rüştedir.

DÖRDÜNCÜ BÖLÜM Bu bölümde mülkiyet hakkının tespitine ilişkin esaslar açıklanmıştır.

Tasarı/teklif madde 13

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

— Bu madde, tapuda kayıtlı taşınmaz malların tespiti ile ilgili 766 sayılı Tapulama Kanunu nun 32 nci maddesi esas alınarak düzenlenmiştir.

Ancak, hak sahiplerine kolaylık sağlanması amacıyla, noterler tarafından düzenlenen satış vaa'di sözleş melerinin de kadastro ekibi huzururtda yapılmış muvafakatlar gibi kabul edileceği esası getirilmiştir.

Yeni getirilen bu düzenleme ile şehirlerde ve köylerde bulunan her çeşit taşınmaz mallar hakkında bu madde uygulanacaktır.

Tasarı/teklif madde 14

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

— Bu maddede, 766 sayılı Kanunun 33 üncü maddesi esas alınarak düzenleme yapılmakla beraber zilyetlikle iktisap edebilecek miktarlar, taşınmaz malların sulu veya susuz olduğu gözönünde bu lundurularak düzenlenmiş, uygulamada eşitsizliğe neden olan hususlar kaldırılmıştır.

Arazinin sulu veya susuz oluşu 3083 sayılı Kanundaki hükümler göz önünde bulundurularak tespit edile cektir.

1966 yılında yürürlüğe giren 766 sayılı Kanunda, 1950 tarihine kadar olan vergi kayıtlarına zilyetlik belgesi olarak değer verilmiştir. Bu madde ile zilyet lehine getirilen diğer bir yenilik de, aradan geçen za manın uzunluğu ve en son yürürlüğe giren Emlâk Vergisi Kanununun yürürlük tarihi nazara alınarak 1972 yılına kadar olan vergi kayıtlarının zilyetlik belgesi olarak kabul edilmesidir.

Genel gerekçenin 14 üncü kısmında açıklanan nedenlerle de mahkeme ilamları zilyetlik belgeleri kapsa mından çıkarılmıştır.

Tasarı/teklif madde 15

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

— Bu madde, 766 sayılı Kanunun 34 ve 44 üncü maddeleri esas alınmak suretiyle düzenlen mekle bera'ber Yargıtay içtihadı birleştirme kararına uygun olarak zilyet veya malikler lehine olmak üzere iştirak halinde tasarruf edilen taşınmaz mallardaki hisselerin iştirakçiler arasında devir ve temlik edilebilece ği ve ayırmayı (ifrazı) gerektiren tapulu ve tapusuz taşınmaz malların taksimlerinde ayırma tarihindeki imar mevzuatına göre işlem yapılacağı esası getirilmiştir.

Tasarı/teklif madde 16

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

— Bu madde, 766 sayılı Kanunun 35, 36 ve kısmen 2 nci maddeleri birleştirilmek suretiyle düzenlenmiştir.

Madde ile, daha önoe tescile tabi tutulmayan, meydanlar, pazar yerleri, parklar, bahçeler, boşluklar ve benzeri yerlerin, hazine, il, belediye veya köy tüzelkişilikleri adına tespit ve tescil olunacağı, ayrıca mer'a, yaylak, kışlak, otlak, harman ve panayır yerleri gibi kamunun yararlanmasına tahsis edilen taşınmaz mal ların özel siciline yazılacağı esası getirilmiştir.

Tescil ve sınırlandırmaya tabi tutulmayacak yerler de bu maddede açıklanmıştır.

Tasarı/teklif madde 17

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

— Bu madde, 766 sayılı Tapulama Kanunun 37 nci maddesinde değişiklik yapmak suretiyle düzenlenmiştir. Bilindiği üzere, söz konusu yasa maddesi Çiftçiyi Topraklandırma Hakkındaki 4753 sayılı Kanuna istinat etmekte olup, imar ve ihyanın geçerliliği için 27.3.1950 tarihini esas almaktaydı.

766 sayılı Kanunun 37 ndi maddesinde, ihya edilen taşınmaz malların ihya edenler adına tespit ve tesci lini öngörmeyip sadece Hazine adına tespit ve tescili 'ile ihya edenleri de ayrıca tutanakta belirtilmesini amir bulunmakta, belirli normlar dahilinde ihya edene verme işim' ise Çiftçfyi Topraklandırma Kanunu tatbika tını yapacak olan teşkilatın faaliyetine bırakmış bulunmaktaydı.

Maddenin diğer hükümleri ise, o yerde 4753 sayılı Kanun tatbik edilinceye kadar ihya edenlerin hakla rını koruyacak şekilde tanziim edilmişti.

4753 sayılı Kanunun yürürlükten kalkmasıyla, uygulayıcı teşkilatın toprak dağıtımı konusundaki faali yeti de kalmadığından, bu defa ihya konusu olan taşınmaz malların doğrudan doğruya hak sahipleri adı na 14 üncü maddedeki şartların gerçekleşmesi halinde, tespit edilmesi imkânı doğmuştur.

Ancak, il, ilçe ve kasabaların yerleşme alanı iiçnde kalan taşınmaz malların tespitinde bu madde uygulan mayacaktır.

Tasarı/teklif madde 18

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

— Bu madde, 766 sayılı Kanunun 38 ind maddesi esas alınarak düzenlenmiştir.

Bundan önceki maddelerde özel ve tüzelkişiler adına taşınmaz malların tespit ve tescil şartları belirtilmişıtfir. Bunların dışında kalan ve tescile tabi olan taşınmaz mallar Hazine adına tespit ve tescil edilecek, diğer bir deyişle özel ve tüzelkişiler lehine iktisap şartları tahakkuk etmeyen taşınmaz malların hazineye aiıt olma sı esası getirilmiştir.

Maddede, kamunun yararlanmasına mahsus orta mallan ile hizmet mallarının, ormanların ve Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden bir kamu hizmetine tahsis edilmiş olanlarının, zilyetlikle iktisap edi lemeyeceği açıkça ifade edilmek suretiyle bu konudaki tereddütlerin giderilmesi amaçlanmıştır.

Ayrıca, 766 sayılı Kanunun 33 üncü maddesinin son fıkrasındaki «'kanunlar uyarınca Devlete kalan gayrimenkuller -tapuda kayıtlı olsun veya olmasın- kazandırıcı zamanaşımı yoluyla iktisabedilemez» hükmü bu maddeye ilave edilmek suretiyle Hazine adına tespit edilecek taşınmaz mallar fek madde altında toplan mıştır.

Bu maddede yer alan, kanunlar uyarınca Devlete kalan gayrimenkuller kapsamı içinde Yargıtay Genel Kurulunca da benimsendiği gibi Medenî Kanunun 448 inci maddesinin de bulunduğunun açıklanmasında ya rar görülmüştür.

Tasarı/teklif madde 19

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

— Bu madde, 7166 sayılı Kanunun 39 ve 40 inci maddeleri esas alınıp birleştirilmek suretiyle dü zenlenmiştir.

Maddenin birindi fıkrasında, taşınmaz mala uygulanan tapu kaydı üzerindeki bütün takyitler ile aynî ve şahsî hakların saklı tutulacağı ve bunCarm kadastro tutanağımda 'belirtilerek yeni tapu kütüklerine aynen geçi rileceği açıklanmıştır., Maddenin ikinci fıkrasında mıuhdesalta ilişkin hükümler bulunmaktadır. Muhdesat, geçliei olmayan bina ve ağaç giilbi şeylerdir.

Bilindiği üzere eski hukuklta, taşınmaz maltların zemini ve muhdesatının ayrı ayrı Özel mülkiyete konu olabileceği kabul edilmiş ve böylece ayrı ayrı tapu kayMao tesis olunmuştur. Nitekim, Medenî Kanunun Su reti Meriyet ve Şdkli Ta'tMk'i Hakkındaki Kanunun 39 uncu maddesıinde bu husus işaret edilmektedir. Mede nî Kanunun yürürlüğünden sonra, mulhdesatı vücuda getiıren ile zemin sahibi arasındaki münasebeti Medenî Kanunun 649, 650 ve G5>5 imci maddeleri düzeMemdkBedir. Kadastro sırasında zeminin maliki bdirtiütnekle beraJber, muhdesat zemin mafliki dışında bir başkası tarafından vücuda gefiirilımiş ise muhdesatın cinsi, ihdas tarihi ve vücuda getirenin kim olduğu tespit edilerek, muhdesatm sahibi tutanakta ve kütüğün beyanlar hanesinde açıkça gölslterileeektir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 8.9.1965 tarih 7/153 esas ve 1965/293 sayılı ka rarında da belkıtiidiği giibi mulhdesatın kadastro tutanağında ve kütüğün beyanlar hanesinde gösterilmesi, ey lemli- (filî) durulmun belirtilmesi demek olup, mulhdesat sahibi yararına sürekli ve aynî bir hak meydana ge tirmez., (Eiski hükümde aÇıklik bulunmadığım'dan müşterek taşınmaz malda paydaşlardan birisine veya birkaçına ait tek veya birden fazla mulhdesat bulunduğunda da aynı işlemıkı yapılacağı esası getirilmiştir., 'Bu madldenün son fıkrasında yer alan hükme göre, tarafların anlaşmaları hailinde, bu ikili kullanmanın tek mülkiıyeite dönüştürülmesi', teknisyen veya kadastro komisyonu tarafından yapılabileeefc'tir.

Tasarı/teklif madde 20

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

— Bu mad!de, 766 sayılı Kanunun 42 nci maddesi esas alınarak düzenlenmiştir.

Maddede, hakkın ispatına yarayan tapu, vergi kaydı ve diğer 'belgelerin kapsamını tayinde yapılacak iş lemler açıklammışltır.

Kayıt ve belgelerin hudutları saibit veya gayri sabi olsun eğer beliğe ve kayıltlar bir harita, plan veya kro kiye dayanmakta ise, bunun geometrik durumuna ve miiüdtarına itibar "edilecektir. Bu harita, plan veya kro kinin mahalline uyigulanhıaisı mümlkün olmadığı takdirde maddenin B ve C fıkralarına göre işlem yapılacaktır.

Tâspilte esas olan kaıyıit ve belgeler saibit ve genişletilmieye elverişli olmayan' hududu ihtiva ediyorsa, o kayıt ve "bellgelende gösterilen hudut göz önüne alına ralk işlem yapılacaktır. Kayıt ve belgeler gayri saibit ve genişletilmeye müsait hududu ihtiva ediyorsa, muhtevasını tayinde kayıt ve belgelerde yazılı miktar esas alı narak, mikltar fazlası hakkında da zilyedlikle iktisabı mümlkün olan taşınmaz mallar için bu Kanunun 14 ve 17 nci maddeleri uylgulanacalkltır. Şu kadar ki, miktar fazlası hakkında zilyetliğin başlangıcı için bir beliğe ibraz edilmediği takdirde Yargıltay uygulamalarında kararlılık kazandığı gibi miktar fazlası üzerinde, kazandı rıcı zaman aşımının başlangıç gülnü, kayıt veya belgenin düzenlendiği tarih kalbul edilmektedir.

Ancak, değişebilir ve genişletilmeye elverişli sınırları ihtiva eden kayıtların uygulandığı taşınmaz malların, fizikî yapı ve konumları itibariyle fiilen genişletilmeye müsait olmadıklarının belirlenmedi halinde Sınır esas alınacakltır.) Hazinece miktar üzerinde satılan, tefviz, tahsis veya parasız dağıtılan değişmez ve genişletilmeye elverişli olmayan sınırlarla çevrili taşımımaz mallaulda çıkacak miktar fazlalıkları, satış, tefviz, tahsis ve dağıtım tarihin den itibaren on yıl geçmliş ise miktarına bakılmadan kayıt sahilbi adına tespit edllecekttik- Hazinece milk'tar üzerinden satılan, tefviz, tahsis veya parasız dağıtılan değişir ve genişletilmeye elverişli sınırlarla çevrili taşınmaz mallarda çıkacak miktar fazlalıkları hakkında da bu Kanunun 14 ve 17 nöi mad deleri uygulanacaktır.,

Tasarı/teklif madde 21

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

— Bu madde, 766 sayılı Kanunun 43 üncü malddesıi esas alınmak suretiyle düzenlenmiştir.

Madde ile, 20 nci maddeye göre işlem yapılırken mü'kttar fazlası kısımların nereden ve nasıl ayrılması gerekttigi hususuna açılklık getirilmiştir.

Tasarı/teklif madde 22

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

— Bu madde, 766 sayılı Kanunun 46 nci maddesi esas alınarak yeniden düzenlenmiştir.

Maddede, 766 sayılı Kanunun 46 nci maddesine paralel olarak, daha önce kadastrosu veya tapulaması ya pılmış olan yerlerin, ikinci bir defa kadastrosunun yapılamayacağı, ikinci defa yapılan kadastronun bütün so nuçlarıyla birlikte hükümsüz sayılacağı ve Medenî Kanunun 934 üncü maddesi uyarınca işlem yapıldıktan sonra, tapu sicil müdürlüklerince resen iptal edileceği esası getirilmiştir.

Bazı tapulu taşınmaz malların, çalışma alanları içerisinde kalmalarına rağmen, çeşitli nedenlerle kadastroya tabi tutulmayarak tespit dışı bırakıldıkları uygulamada sık sık görülmektedir. Yüce Yargitayın yerleşmiş içti hatlarına göre «tespit dışı» bırakılma işlemi de bir kadastro veya tapulama işlemi olarak kabul edildiğinden bu gibi yerlerdeki tapulu taşınmaz malların kadastrosuyapılamamakta idi.

Bu nedenle 766 sayılı Kanundan farklı olarak tapulama veya kadastrosu yapılmış veyahut bundan sonra yapılacak kadastro çalışmalarında, çalışma alanı içinde olup da her nasılsa tespit dışı bırakılan yerlerdeki tapulu taşınmaz malların bu Kanun hükümlerine göre kadastrosunun yapılması öngörülmüştür.

Yine bu madde ile, daha önce kadastro tahriri yapılan yerlerde de bu Kanun hükümlerine göre haritaya dayalı kadastro yapılması imkânı getirilmiştir.

Ayrıca, daha önce kadastro veya tapulama yapılmış yerlerde, 2859 sayılı Kanuna göre yenileme ve 3290 sayılı Kanunla değişik 2981 sayılı Kanuna göre de ikinci defa kadastro yapılabileceği açıklanmıştır.

Tasarı/teklif madde 23

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

— Bu madde, 766 sayılı Kanunun 41 inci maddesi esas alınarak düzenlenmiştir.

Bir nevi tasfiye kanunu olan Kadastro Kanununda taşınmaz malların tespit ve tesciline ilişkin genel hü kümlerden ayrık olarak özel hükümlere yer verilmiştir. Ancak, Türk Medenî Kanununun taşınmaz mal iktisa bı ile ilgili tüm hükümlerinin özel kanuna alınması da mümkün değildir.

Bunun için, bu Kanunda aksine hüküm bulunmayan hallerde Türk Medenî Kanunu ile diğer kanunla rın iktisap ve tescile ilişkin hükümlerinin uygulanacağı esası getirilmiştir.

BEŞİNCİ BÖLÜM Bu bölümde uyuşmazlıkların kadastro mahkemesinde çözümlenmesine ilişkin esaslar açıklanmıştır.

Tasarı/teklif madde 24

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

— Bu madde, 766 sayılı Kanunun 6 ncı maddesi esas alınmak suretiyle düzenlenmiştir.

Kadastro işlemlerinin bir çok ihtilaflara sebep olacağı, bu ihtilafların genel mahkemelerde çözümlenmesi halinde, bu mahkemelerdeki diğer davaların da gecikmesine sebebiyet vereceği düşünülerek, kadastrodan do ğacak uyuşmazlıkların halli için, her kadastro bölgesinde tek hakimli ve asliye mahkemesi sıfatına haiz yeter sayıda kadastro mahkemesi kurulması amaçlanmıştır.

Bu mahkemelerde görev alacak hâkimlerin, 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu hükümlerine, diğer görevlilerin de adliye mahkemelerinde çalışan memurların statüsüne tabi olacağı esası benimsenmiştir.

Tasarı/teklif madde 25

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

— Bu madde, 766 sayılı Kanunun 47 nci maddesi esas alınmak suretiyle düzenlenmiştir.

Maddede, konu itibariyle kadastro mahkemesinin görevine giren davalar açıklanmış ve kadastro tutanağının düzenlenmesinden sonra doğacak haklara ilişkin davalara kadastro mahkemesinin bakamayacağı belirtilmiş tir.

766 sayılı Kanundan farklı olarak, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 465 ve müteakip maddeleri uyarınca yapılacak adlî yardım taleplerinin de, kadastro mahkemelerince incelenip kabul edilebileceği hususu maddeye ilave edilmiştir.

Tasarı/teklif madde 26

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

— Bu madde, 766 sayılı Tapulama Kanununun 48 ve 49 uncu maddeleri esas alınmak sure tiyle düzenlenmiş olup, kadastro mahkemelerinin zaman ve yer bakımından görev ve yetkilerini belirlemek tedir.

Kadastro mahkemesinin vazifesinin, her taşınmaz mal hakkında kadastro tutanağının tanzim edildiği tarih ten itibaren başlaması esası kabul edilmiştir.

Bu mahkemelerin yer itibariyle salahiyetlerini bölgenin idarî sınırları belli edecektir.

Bir taşınmaz malın bulunduğu kadastro çalışma alanı, kadastroya başlandığı tarihte kadastro mahkemesinin bulunduğu bölgeye bağlı iken, idarî kuruluşta yapılan bir değişiklik sebebiyle başka bir bölgeye bağlandığı takdirde, o kadastro çalışma alanında bulunan taşınmaz mallara ait ihtilafları, evvelce bağlı bulunduğu ka dastro hakimi çözümleyecektir.

766 sayılı Kanundan farklı olarak, dava konusu taşınmaz malların, lehine tespit yapılan kimse tarafından eski tapu kaydı ile satılması halinde, davaya satın alan kimsenin taraf olarak devam etmesi hususu ilave edil miş, böylece bu hüküm 25 nci maddenin bir istisnası olarak kanunda yer almıştır.

Tasarı/teklif madde 27

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

— Bu madde, 766 sayılı Kanunun 50 ve 61 inci maddeleri esas alınmak suretiyle düzenlenmiş tir.

Bu Kanunun 26 ncı maddesine göre, davalı taşınmaz malla ilgili kadastro tutanağının düzenlendiği gün de mahallî mahkemenin yetkisi sona ermekte ve kadastro mahkemesinin görevi başlamakta olduğundan, ka dastro çalışma alanında kadastrolama işlemlerinin başladığı tarihte dava dosyalarının kadastro mahkemeleri ne resen devredilmesi öngörülmüştür.

Maddedeki «görülmekte olan» ibaresi Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu bakımından müracata bı rakılmış davalara ilişkin dosyaların kadastro mahkemesine devir olunmayacağını belirtmektedir. Bu gibi dava lar ilgililerince yenilendiği takdirde, dosya kadastro mahkemesine gönderilecektir.

Kadastro veya tapulama komisyonlarınca yasal olmayan sebeplerle bir kısım yetkisizlik kararlarıyla veya eksik düzenlenmiş tutanaklarla mahkemeye gönderilen dosyalar, mahkemelerce geri çevrilmekte senelerce sonra geri dönen bu dosyalar birikim yaratmakta ve zaman kaybına sebep olmaktaydı. Bu nedenle; 766 sayılı Kanundan farklı olarak, yetkisizlik ve şekle ilişkin eksiklikler sebebiyle kadastro tutanaklarının kadastro müdür lüklerine mahkemece iade edilemeyeceği esası getirilmiştir.

İkmal edilmesi, kadastro mahkemesinin yetkisi içinde bulunan bu çeşit dosyaların geri gönderilmeyerek mahkemelerce sonuçlandırılması, kadastro işlerine sürat kazandıracaktır.

Tasarı/teklif madde 28

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

— Bu madde, 766 sayılı Kanunun 60 ve 62 nci maddeleri esas alınmak suretiyle düzenlenmiş olup, askı ilanı süresi içinde açılacak davalar ile kadastro müdürü tarafından mahkemeye gönderilecek kadast ro tutanakları hakkında, kadastro mahkemesinde yapılacak işlemler açıklanmıştır.

Tasarı/teklif madde 29

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

— Bu madde, 766 sayılı Kanunun 58, 59 ve 63 üncü maddeleri esas alınmak suretiyle düzenlen miştir.

766 sayılı Kanunda açıklık bulunmadığı için, tapulama mahkemelerinde iştirak halinde mülkiyette dava aç ma şekli yargı organlarınca farklı uygulamaya neden olmuştur.

Uygulamada birlik sağlamak amacı ile Medenî Kanunun 581 inci maddesinin hükümlerine gerek kalma dan bir mirasçının yalnız başınad ava açıp, davaya devam edeceğine açıklık getirilmiştir. Bu durumda, hâkim resen inceleme ve araştırma yaparak tüm mirasçılar adına karar verebileceği 30 uncu maddede belirtilmiştir.

Ayrıca, dava açılacak taşınmaz mal ölü adına .tespit edilmiş ise, ölünün ismi belirtilerek mirasçıları aleyhi ne dava açılabileceği esası getirilmiştir.

Tasarı/teklif madde 30

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

— Bu madde, 766 sayılı Kanunun 54 üncü maddesi esas alınmak suretiyle ve daha geniş kap samlı olarak düzenlenmiştir.

Kadastro çalışmaları sırasında bilirkişi ve tanık olarak dinlenen kişilerin beyanlarına gerekçe gösterilerek itiraz edilmedikçe bunlar dinlenmeyecektir. Ancak tutanaklardaki beyanı ile mahkemece toplanan deliller ara sında çelişki bulunduğu takdirde bunlar yeniden tanık sıfatıyla dinlenebilecektir.

766 sayılı Tapulama Kanununun 54 üncü maddesindeki davaların uzamasına ve sürüncemede kalmasına ne den olan hâkimin resen araştırma ve inceleme yetkisi sınırlandırılmış, ancak kadastro komisyonlarından gön derilen tutanaklar ile mahallî mahkemelerden devredilen dosyaların muhtevasından malik tespiti yapılmadığı veya dava açan mirasçıların dışında başka mirasçıların da bulunduğu anlaşıldığı takdirde resen araştırma ve inceleme yapılarak taşınmaz malın kimin adına tescil edileceği hususu açıklanmıştır.

Ayrıca 766 sayılı Kanunun 54 üncü maddesinde yer alan, taşınmaz malın ölü bir şahsa ait olduğu anlaşılır ve mirasçıları tespit edilemezse, ölü olduğu yazılmak suretiyle o şahsın adına tescil kararı verilir hükmü aynen muhafaza edilmiştir.

Açılan dava, taşınmaz malın tamamını değil de belli bir kısmını kapsıyorsa, dava konusu olmayan kısımda maliklerin tasarruf haklarının kısıtlanmaması amacıyla, davalı kısmın ilgililerin talebi üzerine ve imar mev zuatı da engel teşkil etmediği takdirde, ifraz edilmek suretiyle davanın bu kısım üzerinde devam etmesi esasları bir yeni hüküm olarak getirilmiştir.

Tasarı/teklif madde 31

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

— Bu madde, 766 sayılı Kanunun 56 ve 57 nci maddeleri değiştirilmek suretiyle düzenlen miştir.

Kadastro ile ilgili kimseler hakkında vekü tayininde kolaylık sağlamak amacıyla düzenlenen bu maddede, kamu kurum ve kuruluşlarının temsili konusunda da açıklık getirilmiştir.

Madde metninden diğer aile fertlerinin çıkarılmasından amaç, çoğunlukla aile şirketine dahil olanların vekâ letname alarak münhasıran lehlerine karar almalarıdır.

Mahkemeler ve Yargıtay bu hususu tespit ettiğinden madde metninde sadece karı koca bırakılıp diğerleri çıkarılmıştır.

Kadastro işlerinin süratli yürümesi açısından sulh hâkimi veya kadastro hâkimi tarafından tasdik edilmiş vekâletnamelerin geçerli olacağı kabul edilmiştir. Noterden tasdik edilmiş vekâletnamelerin de geçerli olacağı tabidir.

766 sayılı Kanunda köy ihtiyar kurulunun da vekâletname tasdiki kabul edilmiş bulunmaktaydı. Uygula madaki sakıncaları nedeniyle bu husus maddeye alınmamıştır.

Maddenin üçüncü fıkrası, vekâlet ücretiyle ilgili istisnai hüküm ihtiva etmekte ve bazı takdiri isabetsizlik leri önlemeye matuf bir tedbir olarak maktuan tayin olunacak avukatlık ücretinin, avukatlık ücret tarifesi nin tayin ettiği nispî ücret sınırlarının üstünde olamayacağı esası getirilmektedir. Mahkemece keşif yapılmamış _ 12 — ise taşınmaz malın değeri tayin olunamamaktadır. Bu nedenle fıkraya keşif yapılmışsa ilave edilmiş ve taşın maz malın kıymetinin belirlenmesine imkân sağlanmıştır.

Tasarı/teklif madde 32

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

— Bu madde, 766 sayılı Kanunun, kararların tebliği ile ilgili 65 inci, karara karşı kanun yollarına başvurma ile ilgili 66 ncı ve kesinleşen kararların infazı hakkındaki 61 nci maddeleri esas alınmak suretiyle daha sade ve açık olarak düzenlenmiştir.

Tasarı/teklif madde 33

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

— Bu madde, 766 sayılı Kanunun 51 ve 97 nci maddeleri esas alınmak suretiyle düzenlenmiş olup, farklı olarak, kadastro mahkemelerinin iş hacmi de göz önünde bulundurularak Adalet Bakanlığı tara fından o bölgedeki kadastro mahkemesinin kaldırılıp görülmekte olan dava dosyalarının, davalara kaldığı yerden devam edilmek üzere mahallî asliye hukuk mahkemelerine devredebileceği esası getirilrniştir.

Tasarı/teklif madde 34

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

— Bu madde, 766 sayılı Kanunun 55 inci maddesi esas alınmak suretiyle düzenlenmiştir.

Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 237 nci maddesine göre, mahkeme kararları davada taraf olan lar için kesin hüküm teşkil ederler. Bu madde ile, ayrıoa davaya müdahil olarak katılanlarla, taraf olma dığı halde lehine karar verilen şahıslar için kadastro mahkemesi kararlarının kesin hüküm teşkil edeceği esa sı getirilmiştir.

ALTINCI ©ÖLÜM Bu bölümde, kadastro çalışmalarının yürütülmesi ile ilgili malî hükümler bulunmaktadır.

Tasarı/teklif madde 35

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

— Bu madde, 766 sayılı Kanunun 69 uncu maddesi esas alınarak düzenlenmiş olup, kadast rosu yapılan taşınmaz malların tespit maliklerine bağışlama veya intikal suretiyle geçmiş olması halinde 7338 sayılı Veraset ve1 İntikal Vergisi Kanunu uyarınca yapılacak işlemler açıklanmaktadır.

Tasarı/teklif madde 36

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

— Bu madde, 166 sayılı Kanunun 76 ncı maddesü esas alınarak düzenlenmiştir.

766 sayılı Kanuna göre, mahkeme masraflarının tamamı bütçeye ikonan ödenekten (karşılanmakta ve mahkeme sonucunda haksız çıkan taraftan tahsil edilmek üzere ilgili maliye kuruluşuna bHdıirilerek bu ku ruluş tarafından tahsil edilmekte idi.

2'61'3 ve 766 sayılı kanunlardan farklı olarak, kadastro mahlkemefllerind© dava açan kimselerin, ileride haksız çıkan taraftan alınmak üzere dava harcı ve yagılama giderlerini peşin olarak yatırması zorunluluğu getirildiğinden, yargılama giderleri ve harçların hesaplanmasıında, son beyan dönemli emlak vergisi değerinin esas alması ilkesti getirilmiştir.:

Ayrıca, harç ve masrafların ne şekilde tahakkuk ve tahsil edileceği hususu açıklanmıştır.

Tasarı/teklif madde 37

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

— 766 sayılı Tapulama ve 2613 sayılı Kadastro ve Tapu Tahriri kanunlarında mevcut olma yan - bu madde ile, kadastro işlemlerine sürat kazandırılmak amacıyla çalışmaların gerektirdiği harcamala rın, kısmen bütçe dışından karşılanması ve bunun için de Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü bünyesinde veya genel müdürlüğün ihtiyaç duyduğu bölge müdürlüklerinde döner sermaye işletmelerinin kurulması esası getirilmiştir.

Tasarı/teklif madde 38

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

— Döner sermaye işletmelerinin yetkilerinin tadat edildiği bu maddede; ayrıca, döner serma yeye ilişkin işlemlerde 1050 sayılı Muhasebe-i Umumîye Kanunu lile 832 sayılı Sayıştay Kanununun vize ile ilgili hükümlerinin uygulanmayacağı belirtilmektedir.

Tasarı/teklif madde 39

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

— Bu madde, 766 sayılı Tapulama Kanununun 78 ve 2613 sayılı Kadastro ve Tapu Tahriri Kanununun 6 ncı maddeleri esas alınmak suretiyle düzenlenmiştir.

Bu kanunlardan farklı olarak, kadastro giderleri için liJgiMIerince ödenecek, paranın, Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü Döner Sermaye İşletmesi hesabına yatırılması esası getirilmiştir.

Ayrıca, imar uygulamalarının kolaylaştmlması ve kamu yatırımlarının gecikmemesi amacıyla, onanmış imar planlarının kapsadığı alanlar ite kamulaştırma kararı ^kesinleşmiş olan ve toplu halde bulunan taşınmaz malların süratte kadastrosunun yapılması amaçlanmıştır.

YEDİNCİ BÖLÜM Bu bölümde, kadastro çalışmalarına başlanılan yerlerdeki tapulu taşınmaz mallarla ilgili âkit ve tescil İşlemleri ile kadastroları kesinleşmiş taşınmaz malla) daki teknik hataların düzeltilmesi hususundaki hüküm ler yer almıştır^

Tasarı/teklif madde 40

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

— Bu madde, 766 sayılı Kanunun 81 inci maddesi esas alınarak düzenlenmiştir.

766 sayılı Kanundan farklı olarak, mülkiyeti takyit edici ihtiyatı tedbir, ihtiyatı haciz ve benzeri ka rarlarla ilgıili taleplerin nasıl yönlendirileceği ve ayrıca, davalı taşınmaz mallara ait kayıtlarda yapılacak herhangi bir işlemin kadastro mahkemesine de bildirileceği esasları getirilmiştir.

Tasarı/teklif madde 41

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

— 766 sayılı Tapulama ve 2613 sayılı Kadastro ve Tapu Tahriri kanunlarında bulunmayan bu madde, az da olsa kadastro çalışmaları sırasında yapılan ölçü, tersimat ve hesaplamadan doğan fennî hatalardan dolayı taşınmaz mal maliklerinin gereksiz yere mahkemelere gitmelerini önlemek amacıyla, bu gibi hataların idarî yoldan düzeltilmesi için düzenlenmiştir.

Maddeye göre idarî yoldan düzeltilecek hatalar, fennî konularla ilgili olup, vasıf ve mülkiyet değişikliği hakkındaki tashihler madde kapsamı dışındadır.

Bu maddenin uygulanmasında, Î2 nci maddede belirtilen hak düşürücü sürenin dikkate alınmayacağı açıklanmıştır.

SEKİZİNCİ BÖLÜM Bu bölüm, disiplin ve diğer cezalar ile bu Kanuna göre çıkarılacak yönetmelikleri, kaldırılan kanun ve hükümleri ve ek maddeleri kapsamaktadır.

Tasarı/teklif madde 42

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

— Bu madde, 766 sayılı Tapulama Kanununun 88 inci maddesi esas alınarak düzenlenmiş olup, maddede yer alan para cezalan günün ekonomik koşullarına uygun olarak artırılmıştır.

Ayrıca, kadastro çalışmalarında bu Kanunda belirtülen sürelerde işlemleri yapmayan memurlara, eylem leri daha ağır bir cezayı gerektirmediği takdirde, kadastro çalışmalarının süratle ve zamanında sonuçlandı rılması amacıyla 657 sayılı Kanun uyarınca disiplin cezası verilmesi esası getirilmiştir.

Tasarı/teklif madde 43

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

— Bu madde, 766 sayılı Kanunun yalan beyanla ilgili 90 ve hile ve desise ile ilgili 89 uncu maddeleri birleştirilmek suretiyle düzenlenmiş olup, para cezaları günün ekonomik koşullarına uygun olarak artırılmıştır.! DOKUZUNCU BÖLÜM 'İntikal ve Son Hükümler

Tasarı/teklif madde 44

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

— 766 sayılı Tapulama ve 2613 sayılı Kadastro ve Tapu Tahriri kanunlarında bulunmayan bu m'adde, 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu göz önünde bulundurularak yeniden düzenlenmiştir.

Altyapı ve işletme masraflarının asgariye düşürülmesi ve malikler arasında sosyal ve kültürel dayanış manın sağlanması amacıyla 634 sayılı Kanunda 2814 sayılı Kanunla yapılmış bulunan değişiklikle, büyük bir parsel üzerinde müşterek maliklerce ifraza gidilmeden yaygın kat mülkiyeti esasına göre bina yapılma sı, bunların kat mülkiyetine dönüştürülmesi suretiyle müstakil kat mülkiyeti tapusu eldü etmeleri mümkün dür. Ancak, bu işlemin tapu sicil müdürlüklerinde yapılabilmesi için bütün malik veya yetkili temsilcilerinin tapu sicil müdürlüklertine gelmesi gerekmekte olduğundan maliklerden toir veya birkaçının gelememesi ve sair nedenlerle Jcat mülkiyeti tesis edilmesi mümkün olamamakta ve bu durumda da büyük sorunlar ortaya çıkmaktadır.

Bu nedenle kooperatif, şirket veya şahıs topluluklarının sahip oldukları taşınmaz malların yaygın kat müllkiytdti esaslarıma göre kadastro tespitlerinin yapılmasına, daha önce kadastrosu yapılmış olan yerlerdeki bu tür taşınmaz malların maksada uygun hale getirilmesini sağlamak içinde ikinci defa kadastrolarının ya pılmasına İmlkân sağlanmaktadır.

Ayrıca ortaklarına yapı yapmak amacı ile kurulmuş bulunan şirketlerin genel kurul kararı ile yapı kooperatifi şekline dönüşmelerine imkân verilmekte, şirketlerin tüm hak ve yükümlülüklerinin kurulacak kooperatife aynen intikal edeceği açıklanarak üçüncü kişilerin hakları korunmuştur.

Bu maddeye göre yapılacak işlem bir kadastro çalışması olduğundan, kadastro harcı hariç, ifraz, tescil, cins değişikliği ve haridön el değiştirme gibi hukukî işlemlerden vergi, resim ve harç alınmaması esası ge tirilmiştir.

Madde 45, — 766 sayılı Tapulama ve 2613 sayılı Kadastro ve Tapu Tahriri kanunlarında bulunmayan bu madde ile, 6831 sayılı Orman Kanununun 1744, 2896 ve 3302 sayılı kanunlarla değişik 2 nci maddesi _ 14 _ uyarınca orman sınırları dışına çıkartılmış veya çıkarılacak taşınmaz malların kadastrolanması ile ilgili ola rak, taşınmaz mal malikleri lehine olmak üzere yeni esaslar getirilmiştir.

Tasarı/teklif madde 46

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

— 766 sayılı Tapulama ve 2613 sayılı Kadastro ve Tapu Tahriri kanunlarında bulunmayan bu madde ile, kadastrosu yapılacak yerlerde, 766 sayılı Kanunun 37 veya 4753 sayılı Kanun uyarınca Hazine adına tescil edilmiş taşınmaz malların, bu Kanunun iktisap şartlarına göre Hak sahipleri adına tesciline imkân sağlanmakla, vatandaşlara senelerden beri malik sıfatı ile zilyet bulundukları yerlere sahip olma hak kı tanınmıştır.

Ayrıca, daha önoe tapulama veya kadastrosu yapılmış bulunan yerlerdeki, bu gibi taşınmaz malların hak sahiplerinin bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten iübaren iki yıl içinde müracaatları halinde, yeniden ka dastrosu yapılmak suretiyle farklı uygulamaların gideri'mesi amaçlanmıştır.

Tasarı/teklif madde 47

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

— Maddede, bu Kanunun uygulanması ile ilgili olarak çıkarılması gerekli görülen yönetme likler belirtilmiştir.

Tasarı/teklif madde 48

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

— Maddede, bu Kanunun yürürlüğe girmesi ile birlikte yürürlükten kalkması gereken Ka nun ve hükümler belirtilmiş ve ayrıca, diğer kanunların 766 ve 2613 sayılı kanunlara atıf yaptığı hallerde bu Kanun hükümlerinin uygulanacağı esası getirilmiştir.

ONUNCU BÖLÜM 'Gdçici hükümler Bu bölümde, kadastro mahkemelerinin statüleri ile orman rejimi dışına çıkartılan yerlerin kadastfolanması, 766 ve 2613 sayılı kanunlara göre kurulmuş olan komisyonlara intikal etmiş veya edecek itirazların na sıl sonuçlandırılacağı açıklanmıştır.

Geçici 'Madde 1. — Maddede, bu Kanunun yürüdüğe girmesinden önce kurulmuş bulunan tapulama mahkemelerinin kadastro mahkemesi adını alacağı tapulama hâkimleri ile bu mahkemelerde görevli diğer personelin, yeniden bir atamaya gerek kalmadan kadastro hâkimi veya personeli olarak görevlerini yürü teceği ve ayrıca, 2613 sayılı Kanuna göre asliye hukuk mahkemelerinde açılan veya müracaata bırakılan da valar ile 766 sayılı Kanuna göre açılmış davalara, bu Kanunla taşınmaz mal malikleri lehine getirilen hü kümlerin uygulanabilmesi amacıyla kaldıkları yerden bu Kanun hükümlerine göre devam edileceği esasları getirilmişti r.,

Tasarı/teklif geçici madde 2

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

— 'Bu madde ile, 766 sayılı Kanun hükümlerine göre tapulama mahkemelerine inti kal edip de birlik merkezinde ilk duruşması açılmamış olan davalara, ilk duruşma için birlik merkezine gi dilmeden, davanın bu Kanun hükümlerine göre başlanıp sonuçlandırılacağı esası getirilmiştir.

Tasarı/teklif geçici madde 3

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

— Bu madde ile, bu Kanun gereğince ihtiyaç duyulan kadroların ihdası ve mevcut kadrolarda yapılacak değişikliklerin 8 ay içinde gerçekleştiriJlmesi öngörülmektedir.

Geçici 'Madde 4. — 766 sayılı Tapulama ve 2613 sayılı Kadastro ve Tapu Tahriri kanunlarında bulun mayan bu madde ile, hak sahipleri lehinde olmak üzere, tapulama mahkemeleri ile kadastro mahkemesi sı fatıyla görev yapan asliye mahkemelerinde halen görülmekte olan davalarla 10 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılacak davalarda; bu Kanun hükümlerinin uygulanacağı esasları getirilmiştir.

Ayrıca, maddenin üçüncü fıkrası ile, 2613 sayılı Kanun ile diğer kanunlara göre özel kadastrosu yapı larak kesinleşen ve 10 yıllık hak düşürücü süre geçmiş bulunan taşınmaz mallar için hak sahiplerine bu Ka nunun yürürlüğü tarihinden itibaren b'ir yıl içinde dava açma hakkı tanınmıştır.

Maddenin dördüncü fıkrası ile de, daha önce kadastro veya tapulaması yapılan alanlarda tapulu ol duğu 'halde, çeşitli nedenlerle tespit dışı bırakılan taşınmaz malların, maliklerinin talebi halinde, bu Kanun hükümlerine göre kadastrosunun yapılmasına imkân'sağlanmıştır.

Tasarı/teklif geçici madde 5

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

— Bu madde ile, Kanunun yürürlüğe girmesinden önce 766 sayılı Tapulama ve 2613 sayılı Kadastro ve Tapu Tahriri Kanunu hükümlerine görti kurulmuş olan komisyonlara intikal etmiş veya edecek itirazların, kadastro mahkemelerinde dosya birikimlerinin önlenmesi amacıyla aynı komisyonlar tarafından bu Kanun hükümlerine göre sonuçlandırılacağı esası getirilmiştir.

Tasarı/teklif madde 50

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

— Maddede, bu Kanun hükümlerinin Bakanlar Kurulu tarafından yürütüleceği belirtilmek tedir.