İçeriğe geç
Yürürlükte Temel kanun 6. hâli

Kadastro Kanunu

Kanun numarası
3402
Kabul tarihi
21.06.1987
Resmî Gazete
09.07.1987 / 19512
Düstur
5. tertip, cilt 26
Son değişiklik
07.05.2026
Madde sayısı
65

Madde 15 geçmişi

Taksim ve kısmi iktisap hali:

Metin 0 kez değişmiş, toplam 1 değişiklik kaydı var.

Bugünkü metni

Madde 15 – Tapuda kayıtlı taşınmaz malların malikleri veya bunların mirasçıları arasında, tapuda kayıtlı olmayan taşınmaz malların ise ondördüncü madde gereğince belirlenen zilyetleri arasında taksim edildikleri belgelerle veya bilirkişi veyahut tanık beyanları ile sabit olduğu takdirde bu mallar taksim gereğince zilyetleri adına tespit olunur.

Taşınmaz mal tapuda kayıtlı olsun veya olmasın, onun ayrılması mümkün bir kısmının veya belirli bir payının, bu Kanunda zilyet lehine kabul edilen sebeplerle iktisabı caizdir.

İştirak halinde mülkiyet hükümlerinin söz konusu olduğu hallerde, iştirakçilerinden biri veya birkaçının belirli bir taşınmaz maldaki hissesinin diğer iştirakçilere devir ve temliki; tapulu taşınmaz mallarda yazılı, tapusuzlarda ise her türlü delille ispat edilebilir.

(Değişik son fıkra: 22/2/2005 – 5304/5 md.) Kadastrodan önce hissedarlar veya mirasçılar arasında ayırma veya birleştirme suretiyle taksime konu edilmiş ve sınırları doğal veya yapay işaret ya da tesislerle belirlenmiş taşınmaz malların, imar plânı bulunmayan yerlerde zeminde fiilen oluşmuş sınırlarına göre tespiti yapılır.

Metni elimizde olmayan 1 değişiklik kaydı

Bu kayıtlar metin içindeki değişiklik notlarından derlendi. Karşılaştırılacak hâl elimizde yok: belgenin konsolide metninin en eski kopyası 12 Temmuz 2013 tarihli, bundan öncesi için metnin o günkü hâli hiçbir arşivde bulunmuyor.

  • Değiştirildi Madde 15 (son fıkra) 5304 sayılı Kanun, md. 5
    Değişikliğin gerekçesi

    - Kadastro Kanununun amaçları arasında, kadastrodan önce meydana gelmiş hukukî durumun da yasallaştırması ilkesi yer almasına rağmen, Kanunun 15 inci maddesinin son fıkrasındaki, “Ayırmayı gerektiren taksimlerde ayırma tarihindeki imar mevzuatı dikkate alınır.” hükmü uyarınca, kadastrodan yıllar önce hissedarları veya mirasçıları arasında ifrazen taksime konu edilmiş taşınmaz malların, taksim sırasında zeminde hudutları kalıcı işaretlerle belirlenmiş ve günümüze kadar da müstakil olarak kullanılmış olmasına rağmen, belediye encümeninden veya idare kurullarından ifraz işleminin imar mevzuatına uygunluğu hususunda alınmış bir kararın ibraz edilememesi nedeniyle, taşınmaz malların ifrazen taksim işleminden önceki sınırları ve mülkiyet durumuna göre tespitleri yapılmaktadır.

    Ülkemiz gerçekleri gözönünde bulundurularak, imar planı bulunmayan yerlerde kadastrodan önce meydana getirilen bu hukukî durumun yasallaştırılabilmesi için belediye encümeni veya idare kurulu kararı aranmadan tespit yapılmasına imkân sağlanması için, Kanunun 15 inci maddesinin son fıkrasında yeniden düzenleme yapılması amaçlanmaktadır.