İçeriğe geç
Yürürlükte Temel kanun 3. hâli

İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında Kanun

Kanun numarası
3577
Kabul tarihi
14.06.1989
Resmî Gazete
01.07.1989 / 20212
Düstur
5. tertip, cilt 28
Son değişiklik
02.07.2018
Madde sayısı
21

Kaynak: TBMM S. Sayısı 258 · belgeyi aç · TBMM kaydı . Gerekçeler kanun tasarısı ya da teklifi üzerine yazılmıştır; komisyon ve Genel Kurul görüşmelerinde madde numaraları değişebilir. Her gerekçe, metni en çok benzeyen yürürlükteki maddeye bağlanmıştır.

Genel gerekçe

Uluslararası ticarî ilişkilere bakıldığında, ithalatın bir çok yönden denetim veya gözetim altında yürütüldüğü sınırlamalara, ve bazan müsaiadeye tabi tutulduğu ve bu yüzden de dampinge ve sübvansiyona karşı ayrıca özel önlemler almaya ihtiyaç du yulmadığı görülmektedir.

Türkiye'de de 1980 yılma kadar, itbJalataıtırı kotalarla miktar sınırlamalarına tabi tutulduğu, yüksek gümrük vergileri oranları ile yerli sanayi için koruma temin edil diği ve ayrıca ithalatta ön fiyat kontrolünün uygulandığı bilinmektedir. Bu dönemde dampinge veya sübvansiyona konu malların ithali ekonomimizi olumsuz yönde etkile yecek boyutlara ulaşmamış ve bu uygulamalara karşı tedbir düşünülmemiştir.

1980 yılından itibaren ve özellikle 1984 yılı «başından beri, Türk sanayiini dış re kabete hazırlamak ve ihraç gücünü artırmak, hammadde tedarikini kolaylaştırmak, üretilen malların kalitelerini yükseltmek amacıyla ithalatta liberasyon hareketine girişil miştir. Bu politikalar halen sürdürülmekte olup geçtiğimiz dört yılda bunun olumlu sonuçları alınmaya başlanmıştır.

Ancak, ithalatta liberasyona geçişle birlikte, damping ve sübvansiyon uygulamala rının önemli bir sorun olarak ortaya çıktığı gözlenmiştir. Miktar sınırlanmalarının kal dırıldığı, tarife içi ve dışı engellerin asgarî seviyeye indirildiği bir ortamda, fiyatlarını genelde ekonomi dışı saiklerle belirleyen başta, bazı Doğu Bloku ülkeleri ve yeni pa zarlar arayan Uzak Doğu ülkeleri olmak üzeıe, bir çok ülke kalitesiz, standart dışı ve eski teknoloji ile üretilmiş ürünlerini çok düşük fiyatlarla ülkemiz pazarlarına sok ma girişiminde bulunmaya başlamışlardır.

Dış ticarette haksız rekabet hallerinin en önemlilerinden sayılan dampinge veya sübvansiyona konu ithalatın sanayimize ve millî ekonomimize zarar vermemesi ve bu konuda gerekli önlemlerin alınabilmesi amacıyla yeni bir mevzuat oluşturulması bu tasarının hazırlanmasındaki temel hedefi oluşturmuştur.

Türkiye'de genelde haksız rekabet niteliğinde olan bu durumun önlenebilmesi için yürürlüğe konulmuş bazı hükümlere rastlanılmaktadır. Nitekim, Gümrük Kanu nunun 70 inci Maddesi aramızdaki ticarî anlaşmalara riayet etmeyen ülkelerin mal larına karşı sınırlamalar getirmekte ve farklı tarifeler uygulamaya Bakanlar Kurulunu yetkili kılmakta, Gümrük Kanununun 21 inci Maddesi de ihracatlarında gizli ve açık olarak prim, damping veya benzeri tedbirleri uygulayan memleketlerin mallarına karşı bu tedbirleri etkisiz kılacak önlemleri alma konusunda Bakanlar Kuruluna yetki ver mektedir.

Yukarıda sözü edilen bu iki temel hüküm dışında İthalât Rejimi Kararında da Gümrük Kanununun 21 inci Maddesine atıfta bulunulmakta ve damping ile sübvan siyona karşı bazı önlemlerin alınabileceği hükme bağlanmaktadır. Ancak, bu hüküm ler özellikle alınacak tedbirlerin neler olduğunu belirtmediğinden ve bu tedbirlerin uy gulama esaslarını belirlemediğinden etkili bir şekilde uygulanamamaktadır.

Esasen yeni bir mevzuatın hazırlanması ihtiyacı da bu durumdan kaynaklanmak tadır.

Tasarının hazırlanmasında;

— • Uygulanan ekonomi politikalarına ve özellikle liberal ithalat politikalarına ters düşmeyecek bir mevzuatın oluşturulması, — üyesi bulunduğumuz GATT'ın ve tam üyesi olmaya hazırlandığımız AT'nun bu konudaki mevzuatlarına ters düşmeyecek ve imkân ölçüsünde bu mevzuatlara, da uygun hükümlere yer verilmesi, — Dış rekabete açmaya çalıştığımız Türk sanayiinin ithalâtta damping veya sübvansiyon gibi haksız rekabet hallerine karşı korunması, — Gerekli ilke ve uygulama kararlarının ekonomik ve idarî yapımıza uygun ol ması gözönünde bulundurularak; mevzuatın, haksız rekabet hallerinden dampinge ve/ve ya sübvansiyona konu olan ithalatın unsurlarını, bunların tespitini, soruşturmanın açılması, yürütülmesi ve sona ermesi gibi hususları ve soruşturma sonucunda alınabi lecek önlemleri belirlemesi amaçlanmıştır.

Madde gerekçeleri

Tasarı/teklif madde 1

→ yürürlükteki madde 1

— Kanunun amaç ve kapsamını içeren 1 inci Maddede, ithalatta hak sız rekabet hallerinden dampinge ve/veya sübvansiyona konu ithalâtın ekonomide, bir üretim dalında, piyasada sebep olacağı zarara karşı önlem alınmasına dair faaliyet lere ve buna ilişkin alınabilecek idarî, malî ve ekonomik önlemlere ilişkin usûl ve esas ların bu Kanunda yer aldığı belirtilmektedir.

Tasarı/teklif madde 2

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

— Bu Maddede, Kanun metninde geçen deyimlerle ilgili tanımlar genel ve kısa açıklamalar şeklinde yapılmıştır.

Bu tanımların düzenlenmesinde mevzuatımızdaki benzer tanımlar ile GATT ve AET mevzuatlarında'ki hükümler gözönünde bulundurulmuştur.

Maddede, Kanunun uygulanmasıyla ilgili kuruluşların kısaltılmış adlarına yer ve rilmiştir.

Tasarı/teklif madde 3

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

— Türkiye'ye ithal edilen bir malın dampinge ve/veya sübvansiyona konu olması başlı başına önlem alınması için yeterli değildir. Önlem alınabilmesi için bu tür ithalatın ülkede bir üretim dalında maddî zarara yol açması, maddî zarar veya tehdidi oluşturması veya piyasanın bozulmasına sebep olması veya yeni kurulacak bir üretim dalının fizikî kuruluşunu geciktirmesi gerekmektedir.

Tasarı/teklif madde 4

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

— İnceleme; bir şikâyet başvurusu üzerine veya gerektiğinde resen İtha lât Genel Müdürlüğü tarafından başlatılacaktır. Şikâyet olmasa dahi delillerin yeterli olması halinde İthalat Genel Müdürlüğüne kendiliğinden harekete geçme imkânı tanı narak, yerli sanayinin haksız rekabete konu olan ithalâta karşı zamanında koruna bilmesi amaçlanmıştır. Başvuruda (bulunacaklar dampinge ve/veya sübvansiyona konuithalâttan Maddede belirtilen hallerde zarar gören aynı veya 'benzer malı yurt içinde üreten gerçek ve tüzelkişilerdir.

İlgili üretici gerçek ve tüzelkişiler veya bunların temsilcileri de başvuruda bulu narak damping ve/veya sübvansiyon soruşturması isteyebileceklerdir. Böylelikle bu tür ithalâttan zarar görenlerin tamamına başvuruda bulunma imkânı tanınmıştır.

Tasarı/teklif madde 5

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

— Bu Madde ile, damping ve/veya sübvansiyon araştırması yapacak birimin, ithalatla ilgili tüm düzenlemeleri yapmak ve gerekli tedbirleri ve hususları araştırmakla yükümlü ithalat Genel Müdürlüğü olması uygun görülmektedir.

Maddede başvuru üzerime veya gerektiğinde re'sen ön incelemenin yapılması, soruşturmanın açılıp açılmamasına ve durdurulmasına karar verilmesi, soruşturmanın herhangi bir safhasında yeterli delillerin olması halinde geçici önlem alınması ve so ruşturma sonuçlarını değerlendirerek damping marjı ve sübvansiyon miktarını belir leyerek nihaî karanların alınmasıniı gerekçesi ile biftiikte ilgili Bakanlık makamının onayına sunulması, taahhütlerin yerine getirilmemesi halinde gerekli önlemlerin alınma sının sağlanması hususlarında ithalat Genel Müdürlüğüne görevler verilmek suretiyle yeni bir birimin kurulması için gereken zamandan ve masraftan tasarruf edilmesi amaçlanmıştır.

'Madde 6. — Kanun damping ve/veya sübvansiyon hallerinin verdiği zaranı ortadan kaldırmayı amaçladığından, soruşturma sonucunda belirlenen damping marjı veya sübvansiyon miktarı kadar, dampinge ve/veya sübvansiyona konu malın fiilî ithalin de dampinge karşı vergi veya fark giderici verginin alınacağı kanunun bu maddesinde belirtilmektedir.

Söz konusu ithalatta, alınacak dampinge karşı vergi veya fark giderici vergilerin matrahının da damping marjı veya sübvansiyon miktarı kadar olduğu yine bu Mad dede belirtilerek konulacak, verginin sınırları çizilmiştir.

Ayrıca, uluslararası uygulamaya paraleli olarak ve Kanunun amacı yönünde, fiilî ithali daha önce yapılmış bulunan ve ekonomide ve bir üretim dalında zarar verdiği be lirlenen dampinge ve/veya sübvansiyonla Ikonu ithalatla ilgili soruşturma sırasında alın mış ise, alınan geçici önlemlerin başlatıldığı tarihten itibaren 90 günlük ithalata geriye dönük olarak dampinge 'karşı vergi veya fark giderici vergi uygulanabileceği ve bunun hangi hallerde olacağının Bakanlar Kurulu kararında gösterileceği belirtilmiştir.

Tasarı/teklif madde 7

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

— Dampinge ve/veya sübvansiyona konu ithalatla ilgili soruşturma ihracatçı ve ithalatçı nezdinde yapılmaktaysa da, alınması kararlaştırılan vergilerin bu ithalatı yapan gerçek ve tüzelkişilerce ödeneceği özellikle belirtilerek, Anayasanın il gili hükmü yerine getirilmiş ve verginin mükellefi açıkça belirtilmiştir.

Madde '8. — Oaimpinge karşı vergi ve fark giderici verginin; gümrük vergilerin de olduğu gibi, diğer vergilerden ayrı olarak gümrük idarelerince tahsil olunması veya teminata bağlanması hükmü ile, tahsili ve teminata bağlanması görevi gümrük idare lerince verıiılm'iştir.

Tasarı/teklif madde 9

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

— Bu maddede soruşturmanın ne zaman başlayacağı hususu ile dam pinge ve/veya sübvansiyona konu ithalatla ilgili soruşturmanın ayrıntılı ve uzun işlem leri kapsadığı ve zaman içinde çıkabilecek yeni sorunlar karşısında değişikliğe uğraya bileceğinin gerekeceği için soruşturma usul ve esaslarının yönetmelik ile tespit edileceği ifade edilmiştir.

'Madde 10. — Soruşturma sırasında, ihracatçının ihraç fiyatını normal değere esas alınan fiyat düzeyine çıkarmayı veya ihracatında miktar kısıtlamasına gitmeyi ıkabul etmesi ve dampinge ve/veya sübvansiyona konu ithalat neden'iyle ontaya çıkan zararın giderildiğinin tespit edilmesi veya şikâyet konusunun ortadan kalkması duru munda İthalat Genel Müdürlüğünce soruşturma durdurulabilecektir.

Soruşturmanın durdurulması, mevcut bir zararın telâfisi söz konusu ise, daha önce alınması kararlaştırılan geçici önlemlerin kesin önleme dönüştürülmesine engel teşkil etmeyeceği maddede 'belirtilmiştir,

Tasarı/teklif madde 11

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

— Bu madde ile soruşturma sırasında, o andaki mevcut veriler bir önlem alınmasını veya ülke menfaati de acilen müdahale edilmesini gerektiriyorsa, Ge nel Müdürlükçe belirlenen damping marjı veya sübvansiyon miktarı kadar geçici bir önlem alınmasının ilgili Bakanlık makamının onayına sunulması ve bu önlemin bir ver giden çök teminat şeklinde olması ve ıbu işlemim Resmî Gazetede yayımlanmak sure tiyle bildirilmesi esası getirilmiştir.

Damping ve/veya sübvansiyon soruşturmaları diğer ülkelerde de olduğu gibi uzun dönemleri kapsadığından, geçici önlemlerin geçerlilik süresinin 4 ay olması bu yetmedıiği takdirde 2 ay daha uzatılması esası getirilmiştir.

Tasarı/teklif madde 12

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

— Soruşturmanın neticdendidimesini müteakip kesin önlem alınmasını gerektiren durumun mevcudiyeti halinde damping marjı veya sübvansiyon miktarı ka dar vergi alınır.

Söz konusu vergilerin zaman 'içinde gözden geçirilmelerine ilişkin esaslar Bakanlar Kurulu Kararı ile tespit edilecektir.

Maddedeki soruşturmaya konu olan aynı veya benzer bir mal için hem sübvansi yon verilmiş olması ve hem de damping yapılması, belirlenen damping marjı veya süb vansiyon miktarı için konulacak dampinge karşı vergi veya fark giderici verginin bir likte uygulanmayacağı ve bunlardan nispeti yüksek olanının uygulanacağı hükmü ile, bir haksız rekabet olayına karşı tek bir verginin konulması amaçlanmıştır.

Bir mail üzerine konmuş olan dampinge karşı vergi veya fark giderici vergi, o ma lın ithalatının gerçekleşmesine engel teşkil etmeyecektir.

MADDE 13. — Ön incelemeden sonra soruşturmanın herhangi bir safhasında şiikâyet konusu ithalata geçici bir önlem konulmuş ve soruşturma sonucunda kesin ver gi alınması da kararlaştırılmış ise, kararlaştırılan kesin verginin alınan geçici önlem den fazla olması hainde aradaki farkın tahsil edilmeyeceği hususu ile; geçici olarak alınan damping marjı ve/veya sübvansiyon miktarı kadar bir verginin soruşturma dö nemindeki zararı karşılayacağı düşünülmüştür. Şayet alınan geçici önlem kararlaştı rılan kesin vergiden fazla ise, aradaki farkın ilgili tarafa geri verileceği hükmüne mad dede yer verilmesiyle, daha az tespit edilen kesin vergintin zararı karşılayacağı ve faz la alman teminatın iade edilmesinin gerekli olduğu belirtilmiş, ayrıca, bu husus taraf olduğumuz GATT Sübvansiyonlar Kodunda da yer almaktadır.

Maddenin ikinci fıkrasında, soruşturma sonucunda damping ve/veya sübvansiyon hallerinin bulunmadığı tespit edildiğinde, alınan geçici önlemlerin kaldırılacağının belirtilmesiyle, geçici olarak alınan herhangi bir önleme uzun bir araştırma sonucu ihti yaç olmadığında ve soruşturmanın kapatılmasına karar verilmesi halinde, bunların ayneû iade edileceği hükmü iıle tarafların haklan korunmaya çalışılmış ve GATT ile? AET mevzuatlarına paralellik sağlanmıştır.

Ayrıca, maddede, soruşturmaya konu olup da ithal edilen bir malın herhangi bir şekilde iade ve imhasının gerekmesi halinde, alınan vergilerin bu madde hükmü ile gümrük mevzuatının ilgili hükümlerine göre iade edilmesi ile de bu vergiyi ödeyecek lerin zararının önlenmesi ve diğer mevzuatlarımızla paralellik sağlanması amaçlan mıştır.

Tasarı/teklif madde 14

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

— Bu Kanun ile konan vergilerin ithalatta alınan vergiler olması ne deniyle; tahsili, takibi ve teminata bağlanmasının Gümrük Mevzuatının ilgili hüküm lerine göre ve ödenmemesi halinde ise 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun ilgili maddeleri uyarınca ıkovuşturulmasının gümrük idarelerince yapılması hükmü ile mevzuatta birliğin sağlanması amaçlanmıştır.

Tasarı/teklif madde 15

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

— 1615 sayılı Gümrük Kanununun 21 inci maddesinde damping ve benzeri uygulamalara karşı alınacak önlemlerin Bakanlar Kurulu kararını gerektir mesi ve üç ay içinde Yasama Organına sunma yükümlülüğü getirilmesi, bu maddenin uygulanabilirliğini güçleştirmektedir. Ayrıca, dış mevzuatlarda damping ve benzeri uy gulamalara karşı düzenlemeler ayrı vö çok daha ayrıntılı bir mevzuatta ele alınmak tadır.

Ülkemizde de bu uygulamalara paralellik sağlamak, bu konuda yapılacak işlem leri ve kurulacak 'birimi açık olaraik belirlemek ve alınacak önlemleri tespit etmek için yeni bir kanun hazırlanması ve bu Kanun ile mevzuatımızda aynı konuda farklı hü kümlerin bulunmasını önlemek amacı ile, yukarıda, adı geçen kanun maddesinin yü rürlükten kaldırılması 'amaçlanmıştır.

Ayrıca, bu Kanunun yürüdüğe girmesi ile, başta Gümrük Kanunu olmak üzere diğer kanunların bu Kanuna aykırı düşen hükümlerinin, kanun konusuna giren işlem lere uygulanmayacağı açıkça belirtilmiştir.

Tasarı/teklif madde 16

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

— Damping ve/veya sübvansiyona konu olan ithalat ile ilgili araştırma ve soruşturmalar çok ayrıntılı hususları içermektedir.

Bu itibarla, kanunda ele alınan konuların ayrıntılarının çıkarılacak kararname, tüzük ve yönetmeliklerde yer alması uygun görülmüştür.

Tasarı/teklif madde 17

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

— Söz konusu Kanun ülkemizde ilk defa uygulanacağı ve diğer ka nunlara nazaran özellikleri olduğu için, bir intibak dönemi sağlanması ve hazırlıkları nın tamamlanması amacıyla, kanunun üç ay sonra yürürlüğe girmesi amaçlanmıştır.

Tasarı/teklif madde 18

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

— Yürütme maddesidir.