Mal Bildiriminde Bulunulması, Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanunu
- Kanun numarası
- 3628
- Kabul tarihi
- 19.04.1990
- Resmî Gazete
- 04.05.1990 / 20508
- Düstur
- 5. tertip, cilt 29
- Son değişiklik
- 01.07.2022
- Madde sayısı
- 27
Madde 18 geçmişi
Suçun ihbarı
Metin 1 kez değişmiş, toplam 3 değişiklik kaydı var. Ayrıca 1 geçişte hüküm aynı kalıp yalnızca yazım değişmiş (satır sonu, şapkalı harf, büyük/küçük harf, dipnot işareti ya da sızmış bölüm başlığı); bunlar listeye alınmadı.
Bugünkü metni
Madde 18 – Yukarıdaki maddede yazılı suçlara ilişkin ihbarlar doğrudan Cumhuriyet Başsavcılıklarına yapılır. İhbar üzerine derhal bir ihbar tutanağı düzenlenir ve bir örneği muhbire verilir. Acele ve gecikmesinde sakınca umulan hallerde tutanak düzenlenmesi sonraya bırakılabilir. Muhbirlerin kimlikleri, rızaları olmadıkça açıklanmaz. İhbar asılsız çıktığında aleyhine takibat yapılanın istemi üzerine muhbirin kimliği açıklanır.
(Ek fıkra: 12/12/2003-5020/13 md.) Yukarıdaki fıkraya göre yapılan ihbar veya takipsizlik kararı ve iddianame Cumhuriyet başsavcılığınca, ilgili kamu kurum veya kuruluşlarına bildirilir. (Değişik cümle: 1/7/2022-7417/40 md.) İlgili kamu kurum veya kuruluşları tarafından yazılı başvuruda bulunulması halinde bu kurum veya kuruluşlar, başvuru tarihinde müdahil sıfatını kazanır.[4]
Bu suçlardan dolayı müfettiş ve muhakkikler de soruşturma neticesinde delil veya emare elde ettikleri takdirde, işi yetkili ve görevli Cumhuriyet Başsavcılığına ihbar ve evrakı tevdi ederler. Cumhuriyet Başsavcılığı müfettiş ve muhakkikler tarafından kendisine tevdiine lüzum görülmediği halde dahi evrakın taalluk ettiği iş hakkında soruşturma yapmak üzere gerekçe göstererek evrakı ait olduğu merciden isteyebilir.
17 nci maddede yazılı suçlardan dolayı delil veya emare elde eden müfettiş ve muhakkikler durumu yetkili ve görevli Cumhuriyet Başsavcılığına ihbar ve evrakı tevdi etmedikleri takdirde bunlar hakkında da yapılacak takibattan dolayı Memurin Muhakematı Hakkında Kanunu Muvakkat Hükümleri uygulanmaz.
İhbar konusu müsnet suç hakkında dava açılıncaya kadar bilgi vermek ve yayın yapmak yasaktır.
Metnin değiştiği tarihler
-
1 Temmuz 2022
-
Değişikliğin gerekçesi
5020 sayılı Bankalar Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanunun 13 üncü maddesi ile 3628 sayılı Kanunun 18 nci maddesinde yine aynı Kanunun 3 üncü maddesi ile de mülga 4353 sayılı Maliye Vekaleti Baş Hukuk Müşavirliğinin ve Muhakemat Umum Müdürlüğünün Vazifelerine, Devlet Davalarının Takibi Usullerine ve Merkez ve Vilayetler Kadrolarında Bazı Değişiklikler Yapılmasına Dair Kanunun 2 nci maddesine (G) bendi eklenmek suretiyle değişiklikler yapılmıştır.
4353 sayılı Kanunu mülga eden ve 4353 sayılı Kanundan farklı olarak kapsamdaki idarelerin kendi adli süreçlerini ilgili birimleri marifetiyle takip yetkisi veren 659 sayılı Genel Bütçe Kapsamındaki Kamu İdareleri ve Özel Bütçeli İdarelerde Hukuk Hizmetlerinin Yürütülmesine İlişkin Kanun Hükmünde Kararnamede ise mülga 4353 sayılı Kanunun 2 nci maddesinde yer alan (G) bendinde yer alan hükme benzer bir düzenlemeye yer verilmemiştir.
659 sayılı KHK’da yer alan 18 inci madde ile diğer kanunlarda 4353 sayılı Kanuna yapılan atıfların 659 sayılı KHK’ya yapılmış sayılacağı yönünde bir düzenleme bulunmakla birlikte, 5020 sayılı Kanunun 3 üncü maddesi ile 4353 sayılı Kanunun 2 nci maddesine eklenen (G) bendi özel bir yetki maddesi olup, 3628 sayılı Kanunun 18 nci maddesinde yer alan yetkinin de dayanağını oluşturmaktadır.
Yani 5020 sayılı Kanunun 13 üncü maddesi ile yapılan düzenleme aynı Kanunun 3 üncü maddesi ile getirilen düzenlemeye bağlı bir düzenlemedir.
Mevcut durumda 659 sayılı KHK’da bu yönde bir hüküm bulunmadığı gibi 10/7/2018 tarihinde yürürlüğe giren 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 217 ve 220 nci maddelerinde de mülga 4353 sayılı Kanunun 2 nci maddesinin (G) bendine benzer bir düzenleme bulunmamaktadır.
659 sayılı KHK’da 4353 sayılı Kanuna benzer bir düzenleme ve yetki bulunmamasına rağmen 3628 sayılı Kanundaki düzenlemeler mevcudiyetini koruduğundan mahkemeler veya savcılıklar marifetiyle kapsamdaki bütün soruşturma veya yargılamalarla ilgili olarak Hazine ve Maliye Bakanlığı taşra birimlerine veya Hazine ve Maliye Bakanlığına (BAHUM) tebligatlar gönderilmekte ve bunlara ilişkin işlemler Hazine ve Maliye Bakanlığı merkez ve taşra birimlerince yerine getirilmektedir.
Bu uygulama sonucu olarak; Hazine ve Maliye Bakanlığı yetki ve görev alanına girmeyen birçok konuda taraf olma durumunda kalmaktadır. Ayrıca ilk derece aşamasında 3628 sayılı Kanun uyarınca tebligat yapılmaması nedeniyle, Yargıtay aşamasında bu durum eksiklik olarak değerlendirilip dosyalar iade edilmekte, gelişen süreç içerisinde de dosyaların zamanaşımına uğraması gibi ciddi mahsurlar oluşmaktadır.
Madde ile, 3628 sayılı Kanunda değişiklik yapılmak suretiyle, yargı organlarınca yapılacak tebligatların ilgili kamu kurum veya kuruluşlarına yapılmasının temini halinde, 659 sayılı KHK sonrasında yetkisi kalmamış olan BAHUM üzerindeki gereksiz iş yükü kalkacak, adli süreçlerde yaşanan sorunlar giderilecek ve 659 sayılı KHK ve 1 Sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile getirilen düzenlemeye uygun bir yasal zemin oluşturulmuş olacaktır.
-
1/7/2022 tarihli ve 7417 sayılı Kanunun 40 ıncı maddesiyle bu fıkranın birinci cümlesinde yer alan “Maliye Bakanlığı Baş Hukuk Müşavirliği ve Muhakemat Genel Müdürlüğü ile varsa diğer” ibaresi madde metninden çıkarılmıştır.
Değişikliğin gerekçesi
5020 sayılı Bankalar Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanunun 13 üncü maddesi ile 3628 sayılı Kanunun 18 nci maddesinde yine aynı Kanunun 3 üncü maddesi ile de mülga 4353 sayılı Maliye Vekaleti Baş Hukuk Müşavirliğinin ve Muhakemat Umum Müdürlüğünün Vazifelerine, Devlet Davalarının Takibi Usullerine ve Merkez ve Vilayetler Kadrolarında Bazı Değişiklikler Yapılmasına Dair Kanunun 2 nci maddesine (G) bendi eklenmek suretiyle değişiklikler yapılmıştır.
4353 sayılı Kanunu mülga eden ve 4353 sayılı Kanundan farklı olarak kapsamdaki idarelerin kendi adli süreçlerini ilgili birimleri marifetiyle takip yetkisi veren 659 sayılı Genel Bütçe Kapsamındaki Kamu İdareleri ve Özel Bütçeli İdarelerde Hukuk Hizmetlerinin Yürütülmesine İlişkin Kanun Hükmünde Kararnamede ise mülga 4353 sayılı Kanunun 2 nci maddesinde yer alan (G) bendinde yer alan hükme benzer bir düzenlemeye yer verilmemiştir.
659 sayılı KHK’da yer alan 18 inci madde ile diğer kanunlarda 4353 sayılı Kanuna yapılan atıfların 659 sayılı KHK’ya yapılmış sayılacağı yönünde bir düzenleme bulunmakla birlikte, 5020 sayılı Kanunun 3 üncü maddesi ile 4353 sayılı Kanunun 2 nci maddesine eklenen (G) bendi özel bir yetki maddesi olup, 3628 sayılı Kanunun 18 nci maddesinde yer alan yetkinin de dayanağını oluşturmaktadır.
Yani 5020 sayılı Kanunun 13 üncü maddesi ile yapılan düzenleme aynı Kanunun 3 üncü maddesi ile getirilen düzenlemeye bağlı bir düzenlemedir.
Mevcut durumda 659 sayılı KHK’da bu yönde bir hüküm bulunmadığı gibi 10/7/2018 tarihinde yürürlüğe giren 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 217 ve 220 nci maddelerinde de mülga 4353 sayılı Kanunun 2 nci maddesinin (G) bendine benzer bir düzenleme bulunmamaktadır.
659 sayılı KHK’da 4353 sayılı Kanuna benzer bir düzenleme ve yetki bulunmamasına rağmen 3628 sayılı Kanundaki düzenlemeler mevcudiyetini koruduğundan mahkemeler veya savcılıklar marifetiyle kapsamdaki bütün soruşturma veya yargılamalarla ilgili olarak Hazine ve Maliye Bakanlığı taşra birimlerine veya Hazine ve Maliye Bakanlığına (BAHUM) tebligatlar gönderilmekte ve bunlara ilişkin işlemler Hazine ve Maliye Bakanlığı merkez ve taşra birimlerince yerine getirilmektedir.
Bu uygulama sonucu olarak; Hazine ve Maliye Bakanlığı yetki ve görev alanına girmeyen birçok konuda taraf olma durumunda kalmaktadır. Ayrıca ilk derece aşamasında 3628 sayılı Kanun uyarınca tebligat yapılmaması nedeniyle, Yargıtay aşamasında bu durum eksiklik olarak değerlendirilip dosyalar iade edilmekte, gelişen süreç içerisinde de dosyaların zamanaşımına uğraması gibi ciddi mahsurlar oluşmaktadır.
Madde ile, 3628 sayılı Kanunda değişiklik yapılmak suretiyle, yargı organlarınca yapılacak tebligatların ilgili kamu kurum veya kuruluşlarına yapılmasının temini halinde, 659 sayılı KHK sonrasında yetkisi kalmamış olan BAHUM üzerindeki gereksiz iş yükü kalkacak, adli süreçlerde yaşanan sorunlar giderilecek ve 659 sayılı KHK ve 1 Sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile getirilen düzenlemeye uygun bir yasal zemin oluşturulmuş olacaktır.
12 Temmuz 2021 tarihli hâliMadde 18 – Yukarıdaki maddede yazılı suçlara ilişkin ihbarlar doğrudan Cumhuriyet Başsavcılıklarına yapılır. İhbar üzerine derhal bir ihbar tutanağı düzenlenir ve bir örneği muhbire verilir. Acele ve gecikmesinde sakınca umulan hallerde tutanak düzenlenmesi sonraya bırakılabilir. Muhbirlerin kimlikleri, rızaları olmadıkça açıklanmaz. İhbar asılsız çıktığında aleyhine takibat yapılanın istemi üzerine muhbirin kimliği açıklanır. (Ek fıkra: 12/12/2003-5020/13 md.) Yukarıdaki fıkraya göre yapılan ihbar veya takipsizlik kararı ve iddianame Cumhuriyet başsavcılığınca, Maliye Bakanlığı Baş Hukuk Müşavirliği ve Muhakemat Genel Müdürlüğü ile varsa diğer ilgili kamu kurum veya kuruluşlarına bildirilir. Hazine avukatının yazılı başvuruda bulunması hâlinde Maliye Bakanlığı, başvuru tarihinde müdahil sıfatını kazanır. Bu suçlardan dolayı müfettiş ve muhakkikler de soruşturma neticesinde delil veya emare elde ettikleri takdirde, işi yetkili ve görevli Cumhuriyet Başsavcılığına ihbar ve evrakı tevdi ederler. Cumhuriyet Başsavcılığı müfettiş ve muhakkikler tarafından kendisine tevdiine lüzum görülmediği halde dahi evrakın taalluk ettiği iş hakkında soruşturma yapmak üzere gerekçe göstererek evrakı ait olduğu merciden isteyebilir. 17 nci maddede yazılı suçlardan dolayı delil veya emare elde eden müfettiş ve muhakkikler durumu yetkili ve görevli Cumhuriyet Başsavcılığına ihbar ve evrakı tevdi etmedikleri takdirde bunlar hakkında da yapılacak takibattan dolayı Memurin Muhakematı Hakkında Kanunu Muvakkat Hükümleri uygulanmaz. İhbar konusu müsnet suç hakkında dava açılıncaya kadar bilgi vermek ve yayın yapmak yasaktır.1 Temmuz 2022 tarihli hâliMadde 18 – Yukarıdaki maddede yazılı suçlara ilişkin ihbarlar doğrudan Cumhuriyet Başsavcılıklarına yapılır. İhbar üzerine derhal bir ihbar tutanağı düzenlenir ve bir örneği muhbire verilir. Acele ve gecikmesinde sakınca umulan hallerde tutanak düzenlenmesi sonraya bırakılabilir. Muhbirlerin kimlikleri, rızaları olmadıkça açıklanmaz. İhbar asılsız çıktığında aleyhine takibat yapılanın istemi üzerine muhbirin kimliği açıklanır. (Ek fıkra: 12/12/2003-5020/13 md.) Yukarıdaki fıkraya göre yapılan ihbar veya takipsizlik kararı ve iddianame Cumhuriyet başsavcılığınca, ilgili kamu kurum veya kuruluşlarına bildirilir. (Değişik cümle: 1/7/2022-7417/40 md.) İlgili kamu kurum veya kuruluşları tarafından yazılı başvuruda bulunulması halinde bu kurum veya kuruluşlar, başvuru tarihinde müdahil sıfatını kazanır.(1) Bu suçlardan dolayı müfettiş ve muhakkikler de soruşturma neticesinde delil veya emare elde ettikleri takdirde, işi yetkili ve görevli Cumhuriyet Başsavcılığına ihbar ve evrakı tevdi ederler. Cumhuriyet Başsavcılığı müfettiş ve muhakkikler tarafından kendisine tevdiine lüzum görülmediği halde dahi evrakın taalluk ettiği iş hakkında soruşturma yapmak üzere gerekçe göstererek evrakı ait olduğu merciden isteyebilir. 17 nci maddede yazılı suçlardan dolayı delil veya emare elde eden müfettiş ve muhakkikler durumu yetkili ve görevli Cumhuriyet Başsavcılığına ihbar ve evrakı tevdi etmedikleri takdirde bunlar hakkında da yapılacak takibattan dolayı Memurin Muhakematı Hakkında Kanunu Muvakkat Hükümleri uygulanmaz. İhbar konusu müsnet suç hakkında dava açılıncaya kadar bilgi vermek ve yayın yapmak yasaktır. -
Metni elimizde olmayan 1 değişiklik kaydı
Bu kayıtlar metin içindeki değişiklik notlarından derlendi. Karşılaştırılacak hâl elimizde yok: belgenin konsolide metninin en eski kopyası 25 Mayıs 2004 tarihli, bundan öncesi için metnin o günkü hâli hiçbir arşivde bulunmuyor.
-
Değişikliğin gerekçesi
- Maddeyle, 3628 sayılı Kanunun 18 inci maddesinin birinci fıkrasından sonra gelmek üzere eklenen ikinci fıkra hükmü ile, haksız mal edinmeyle ilgili olarak yapılan ihbar veya verilen takipsizlik kararı ve düzenlenen iddianamenin Cumhuriyet başsavcılığınca Maliye Bakanlığı Baş Hukuk Müşavirliği ve Muhakemat Genel Müdürlüğü ile varsa ilgili kamu kurum ve kuruluşlarına bildirilmesi gerektiği, bu işlemlerde hazine avukatının yazılı başvurması hâlinde Maliye Bakanlığının başvuru tarihi ile birlikte müdahil sıfatını kazanacağı hükme bağlanmıştır.