İçeriğe geç
Yürürlükte Temel kanun 3. hâli

Taşkın Sulara ve Su Baskınlarına Karşı Korunma Kanunu

Kanun numarası
4373
Kabul tarihi
14.01.1943
Resmî Gazete
21.01.1943 / 5310
Düstur
3. tertip, cilt 24
Son değişiklik
11.03.2021
Madde sayısı
19

2 Temmuz 2018 → 11 Mart 2021 arasında 6 madde değişti, 1 madde eklendi, 0 madde çıkarıldı.

Ayrıca 7 maddede hüküm aynı, fark biçimden: satır sonunun yeri, şapkalı harf, büyük/küçük harf, taramadan gelen karakter karışması, dipnot işaretinin başka yazılması ya da eski hâlde madde metninin sonuna sızmış bölüm başlığı. Yukarıdaki sayıya katılmadı. İki hâl ayrı kaynaktan geliyor (biri konsolide PDF'ten, diğeri HTML'den çıkarıldı), bu yüzden yazım farkı beklenir.

Bu aralıkta belgeyi değiştiren 1 kayıt
  • Eklendi Geçici Madde 1 7297 sayılı Kanun, md. 1
    Değişikliğin gerekçesi

    Seyhan Nehrinde meydana gelen taşkınların en büyüğü 1949 yılında meydana gelmiştir.

    Tüm ovanın sular altında kalması sebebiyle, 1950-1951 yıllarında Seyhan nehri taşkınlarını önlemek maksadıyla Seyhan nehrinin iki yanına Seyhan sağ ve sol seddelerinin inşaatına başlanmış, bu seddelerin yapımı ile sağ ve sol seddeler arasında kalan, Adana ili Seyhan ilçesi sınırları içerisindeki Hadırlı, Yalmanlı, Karayusuflu, Salmanbeyli, Mürseloğlu ve Dervişli köyleri, Karataş ilçesi sınırları içerisindeki Ziamet (Damlapınar) köyü, Yüreğir ilçesi sınırları içerisindeki Kuranşa (Gümüşyazı) ve Kumrulu (Kara Ahmetli) köyleri ile Mersin ili Tarsus ilçesi sınırları içerisindeki Çöplü ve Kefeli köylerinin seddelerin dışına çıkarılması zarureti ortaya çıkmış, 4373 sayılı Taşkın Sulara ve Su Baskınlarına Karşı Korunma Kanunu hükümleri gereği, Seyhan nehrinin her iki yanına yapılacak seddin kamulaştırma çalışmaları yapılmış ve ayrıca sağ ve sol seddin içerisinde kalan suyun akışına mani olabilecek her türlü muhdesatın kamulaştırılması yapılmıştır. Ancak evlerin kamulaştırılması yapılırken evlerin arsaları kamulaştırılmamış ve söz konusu köylerin sedde dışına çıkarılması maksadıyla, köylerde ikamet edenlere yetecek kadar arazinin kamulaştırılması, DSİ Genel Müdürlüğünce 1950-1951 yıllarında yapılmıştır. Bu araziler söz konusu köylerde ikamet eden vatandaşlara, evlerini yapmaları maksadıyla, o yıllarda ilgili valilik makamı nezaretinde dağıtılmıştır.

    1960’lı yıllarda yapılan kadastro tespitleri sonucu evlerini yapmaları için her haneye tahsis edilen bölüme Kadastro Müdürlüğünce ayrı bir parsel numarası verilerek, DSİ adına tespit ve tescilleri yapılmıştır. Bu taşınmazların kullanıcılarının da Kadastro Müdürlüğünce tespitleri yapılmış ve tapunun beyanlar hanesine işlenmiştir.

    Bu çerçevede, madde ile uzun yıllardan bu yana adı geçen köylerdeki vatandaşların mülkiyet sorununun giderilmesi maksadıyla, DSİ tarafından tahsis edilen arazilerin mülkiyetinin kullanıcılara verilmesi için rayiç bedel üzerinden doğrudan satışını yapmaya arazi maliki idarenin yetkili kılınması hedeflenmektedir.

  1. Eski
    Madde 1 – Yüksek seviye gösteren umumi ve hususi, kapalı veya akarsuların taşmasiyle su altında kalan veya su baskınlarına uğrayabilecek olan sahaların sınırları Cumhurbaşkanı kararı
    Yeni
    Madde 1 – Yüksek seviye gösteren umumi ve hususi, kapalı veya akarsuların taşmasiyle su altında kalan veya su baskınlarına uğrayabilecek olan sahaların sınırları Cumhurbaşkanı kararı ile tesbit ve ilan edilir.
  2. Eski
    Madde 2 – Birinci madde hükümlerine göre tesbit ve ilan edilen sahaların sınırları içinde suların akmasına engel olan bina, tesisler, fidan, ağaç, set, savak gibi manialarla değirmen ve sulama arkları hakkında aşağıdaki hükümler tatbik olunur: a) Bina ve tesisler hakkında istimlak hükümlerine göre muamele yapılır. Bu bina ve tesis- lerin arsaları ve bitişik arazileri sahiplerinin faydalanabilecekleri durumda ise, bunların kıymetleri istimlak bedelinden indirilir ve arsa veya arazi sahiplerine terkedilir. b) Fidan, ağaç ve asmalıklarla esaslı bent ve savaklar belediye sınırı içinde ise belediye encümeninin, bu sınır dışında ise vilayet daimi encümeninin seçeceği üç vukuf ehli tarafından kıymetleri takdir edilerek, bedelleri sahiplerine peşinen ödendikten sonra kaldırılır veya yıkılır. Bunların takdir olunan kıymetleri için tebliğ tarihinden itibaren beş gün zarfında ilgililerce vilayet idare heyetlerine itiraz edilebilir. Vilayet idare heyetlerinin nihayet bir ay içinde karar vermeleri lazımdır. Bu kararlar icrayı durdurmaz. Ancak bu fıkra hükmü dairesinde kaldırılacak veya yıkı- lacak olan fidan, ağaç ve asmalıklarla bent ve savakların kısmen veya tamamen başka yerlere nakli için sahiplerince alakalı makamlara yazı ile vukubulacak müracaatlar üzerine lüzumlu ve mümkün mühletler verilir. Bu hallerde takdir edilmiş olan bedellerden nakledilen kısımlara isabet eden miktarlar indirilir. Kaldırılan fidan, ağaç ve asmalıkların arazisi sahiplerince hiç bir surette kullanılmıyacak hale girmiş bulunursa, bunlar da (a) fıkrası hükümlerine göre istimlak olunur. (1) Bu kanunun, 15/5/1959 tarih ve 7269 sayılı Umumi Hayata Müessir Afetler Dolayısı ile Alınacak Tedbir- lerle Yapılacak Yardımlara Dair Kanun'a aykırı hükümleri 51. maddesinin (a) bendi ile yürürlükten kal- dırılmıştır. (2) 2/7/2018 tarihli ve 698 sayılı KHK’nin 18 inci maddesiyle, bu maddede yer alan “Nafıa Vekaletinin teklifi üzerine İcra Vekilleri Heyetinin” ibaresi “Cumhurbaşkanı” şeklinde değiştirilmiştir. c) Yukarıki fıkralara göre takdir edilecek bedeller Nafıa Vekilliğince ödenir. Ancak Dev- let ve belediyeye ve hususi idarelerle köy hükmi şahıslarına (veya Vakıflar İdaresine) ait olan bina, tesisler, fidan, ağaç ve asmalıklarla diğer manialar için hiç bir tazminat verilmez. (1) d) Adi bent ve setlerle çit dolma ve toprak birikintisi gibi manialar da hiç bir tazminat ve- rilmeksizin kaldırılır. e) Baskın sahalarının dışındaki değirmenlere, sınai tesisleri veya ekim sahalarına giden ve su baskın sahasından geçen ark ve kanallardan zararlı olanların fenni icaplara uygun olarak düzel- tilmeleri için sahiplerine kafi bir mühlet verilir. Bu müddetin sonunda düzeltilmedikleri takdirde yukarıdaki hükümler tatbik olunur.
    Yeni
    Madde 2 – Birinci madde hükümlerine göre tesbit ve ilan edilen sahaların sınırları içinde suların akmasına engel olan bina, tesisler, fidan, ağaç, set, savak gibi manialarla değirmen ve sulama arkları hakkında aşağıdaki hükümler tatbik olunur: a) Bina ve tesisler hakkında istimlak hükümlerine göre muamele yapılır. Bu bina ve tesislerin arsaları ve bitişik arazileri sahiplerinin faydalanabilecekleri durumda ise, bunların kıymetleri istimlak bedelinden indirilir ve arsa veya arazi sahiplerine terkedilir. b) Fidan, ağaç ve asmalıklarla esaslı bent ve savaklar belediye sınırı içinde ise belediye encümeninin, bu sınır dışında ise vilayet daimi encümeninin seçeceği üç vukuf ehli tarafından kıymetleri takdir edilerek, bedelleri sahiplerine peşinen ödendikten sonra kaldırılır veya yıkılır. Bunların takdir olunan kıymetleri için tebliğ tarihinden itibaren beş gün zarfında ilgililerce vilayet idare heyetlerine itiraz edilebilir. Vilayet idare heyetlerinin nihayet bir ay içinde karar vermeleri lazımdır. Bu kararlar icrayı durdurmaz. Ancak bu fıkra hükmü dairesinde kaldırılacak veya yıkılacak olan fidan, ağaç ve asmalıklarla bent ve savakların kısmen veya tamamen başka yerlere nakli için sahiplerince alakalı makamlara yazı ile vukubulacak müracaatlar üzerine lüzumlu ve mümkün mühletler verilir. Bu hallerde takdir edilmiş olan bedellerden nakledilen kısımlara isabet eden miktarlar indirilir. Kaldırılan fidan, ağaç ve asmalıkların arazisi sahiplerince hiç bir surette kullanılmıyacak hale girmiş bulunursa, bunlar da (a) fıkrası hükümlerine göre istimlak olunur. c) Yukarıki fıkralara göre takdir edilecek bedeller Nafıa Vekilliğince ödenir. Ancak Devlet ve belediyeye ve hususi idarelerle köy hükmi şahıslarına (veya Vakıflar İdaresine) ait olan bina, tesisler, fidan, ağaç ve asmalıklarla diğer manialar için hiç bir tazminat verilmez. d) Adi bent ve setlerle çit dolma ve toprak birikintisi gibi manialar da hiç bir tazminat verilmeksizin kaldırılır. e) Baskın sahalarının dışındaki değirmenlere, sınai tesisleri veya ekim sahalarına giden ve su baskın sahasından geçen ark ve kanallardan zararlı olanların fenni icaplara uygun olarak düzeltilmeleri için sahiplerine kafi bir mühlet verilir. Bu müddetin sonunda düzeltilmedikleri takdirde yukarıdaki hükümler tatbik olunur.
  3. Eski
    Madde 6 – Taşkın sularla kenar ve setlerin yıkılma ve yarılma tehlikesine maruz bulun- ması veya yakın arazinin su baskınına uğraması gibi hallerde, hadisenin vukubulduğu mahallin en büyük mülkiye memurunun emriyle tehlike ile karşılaşan köy ve kasabaların 18 yaşını bitirip 50 yaşını doldurmamış bulunan erkekleri, ellerinde bulunan ve yıkıntıları düzeltmeğe yarayacak her türlü alat, edevat ve malzeme ve vasıtalarla tehlike yerine yardıma koşmağa ve gösterilen işlerde çalışmağa mecburdurlar. Köylünün temin edemiyeceği anlaşılan lüzumlu vasıtaları Nafıa Vekilliği önceden kafi miktarlarda ve taşkın sahalarında bulundurur. Tehlike ile karşılaşan veya tehlikeye uğrayan mahaller halkı ile bu afetin önlenemiyeceği anlaşıldığı takdirde, tehlike mıntakası dışında kalan komşu köy ve kasabalar halkı da birinci fıkra hükümleri dairesinde yardıma çağırılırlar. Bunlar da gösterilen işlerde çalışmağa mecburdurlar. Mülki idare mıntakası ayrı dahi olsa komşu köy ve kasaba halkı tehlikeye maruz mahallin en büyük mülkiye memurunun bu yoldaki emirlerini yerine getirmekle mükelleftir. Şu kadar ki bu komşu köy ve kasabaların bağlı bulunduğu vilayet veya kazaya derhal malümat verilir ve yardım istenilir. (1) Bu benddeki (veya vakıflar idaresine) şeklindeki ibare Anayasa Mahkemesi'nin 22/7/1970 tarih, E. 1969/35, K. 1969/70 sayılı kararı ile iptal edilmiştir. Yardıma giden komşu köy ve kasabalar halkı da ellerinde bulunan alat ve malzeme ve va- sıtaları, ameliyatı idare edenlerin emrine vermeğe mecburdurlar. Vali ve kaymakamlarla nahiye müdürleri ve köy muhtarları ve civardaki askeri ve jan- darma, gümrük muhafaza ve orman koruma kıta komutanları mafevklerinden emir beklemeksizin tehlike ile karşılaşan yerlere yardımcı göndermek ve icabında bizzat tehlike yerine gitmekle mü- kelleftirler.
    Yeni
    Madde 6 – Taşkın sularla kenar ve setlerin yıkılma ve yarılma tehlikesine maruz bulunması veya yakın arazinin su baskınına uğraması gibi hallerde, hadisenin vukubulduğu mahallin en büyük mülkiye memurunun emriyle tehlike ile karşılaşan köy ve kasabaların 18 yaşını bitirip 50 yaşını doldurmamış bulunan erkekleri, ellerinde bulunan ve yıkıntıları düzeltmeğe yarayacak her türlü alat, edevat ve malzeme ve vasıtalarla tehlike yerine yardıma koşmağa ve gösterilen işlerde çalışmağa mecburdurlar. Köylünün temin edemiyeceği anlaşılan lüzumlu vasıtaları Nafıa Vekilliği önceden kafi miktarlarda ve taşkın sahalarında bulundurur. Tehlike ile karşılaşan veya tehlikeye uğrayan mahaller halkı ile bu afetin önlenemiyeceği anlaşıldığı takdirde, tehlike mıntakası dışında kalan komşu köy ve kasabalar halkı da birinci fıkra hükümleri dairesinde yardıma çağırılırlar. Bunlar da gösterilen işlerde çalışmağa mecburdurlar. Mülki idare mıntakası ayrı dahi olsa komşu köy ve kasaba halkı tehlikeye maruz mahallin en büyük mülkiye memurunun bu yoldaki emirlerini yerine getirmekle mükelleftir. Şu kadar ki bu komşu köy ve kasabaların bağlı bulunduğu vilayet veya kazaya derhal malümat verilir ve yardım istenilir. Yardıma giden komşu köy ve kasabalar halkı da ellerinde bulunan alat ve malzeme ve vasıtaları, ameliyatı idare edenlerin emrine vermeğe mecburdurlar. Vali ve kaymakamlarla nahiye müdürleri ve köy muhtarları ve civardaki askeri ve jandarma, gümrük muhafaza ve orman koruma kıta komutanları mafevklerinden emir beklemeksizin tehlike ile karşılaşan yerlere yardımcı göndermek ve icabında bizzat tehlike yerine gitmekle mükelleftirler.
  4. Eski
    Madde 11 – Bu işlerde çalıştırılırken engelli hâle gelenlerin engel derecelerine göre ken- dilerine ve ölenlerin ailelerine polis ve jandarma efradı için tatbik edilen esaslar dairesinde tazmi- nat verilir. Yaralananlar veya engelli hâle gelenler en yakın hastanelere sevkedilir. Bütün hastane- ler bu yaralı ve engellileri hemen kabul ve tedaviye mecburdurlar. Devlet ve amme müessesesi hastanelerinde bunlar parasız tedavi ettirilirler. Hususi hastanelerde yapılan tedavi bedelleri Hü-
    Yeni
    Madde 11 – Bu işlerde çalıştırılırken engelli hâle gelenlerin engel derecelerine göre kendilerine ve ölenlerin ailelerine polis ve jandarma efradı için tatbik edilen esaslar dairesinde tazminat verilir. Yaralananlar veya engelli hâle gelenler en yakın hastanelere sevkedilir. Bütün hastaneler bu yaralı ve engellileri hemen kabul ve tedaviye mecburdurlar. Devlet ve amme müessesesi hastanelerinde bunlar parasız tedavi ettirilirler. Hususi hastanelerde yapılan tedavi bedelleri Hükümetçe ödenir.
  5. Eski
    Madde 14 – Bu kanunun muhtelif maddelerinde yapılacağı ve ödeneceği tasrih edilen masraflar Nafıa Vekaleti bütçesinden ödenir. (1) 25/4/2013 tarihli ve 6462 sayılı Kanunun 1 inci maddesiyle, bu maddede yer alan “sakatlananların sakatlık”, “sakatlananlar” ve “sakatları” ibareleri sırasıyla “engelli hâle gelenlerin engel”, “engelli hâle gelenler” ve “engellileri” şeklinde değiştirilmiştir.
    Yeni
    Madde 14 – Bu kanunun muhtelif maddelerinde yapılacağı ve ödeneceği tasrih edilen masraflar Nafıa Vekaleti bütçesinden ödenir.
  6. Geçici Madde 1- (Ek:11/3/2021-7297/1 md.) Seyhan Nehrinde 1949 ila 1951 yıllarında yaşanan taşkınlardan dolayı bu Kanun hükümlerinin uygulanması sonucunda mevcut binalarını boşaltmak durumunda kalan kişilere, üzerinde bina yapmak üzere Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü tarafından tahsis edilen arazilerin mülkiyetinin rayiç bedeli üzerinden doğrudan satışını yapmaya arazi maliki idare yetkilidir. Birinci fıkra kapsamında doğrudan satış talep eden kişiler bu maddenin yayımlanmasından itibaren altı ay içinde ilgili valiliğe müracaat eder. Müracaat süresinin sonunda tüm başvuranların hak sahipliği ilgili valilik bünyesinde oluşturulacak komisyon tarafından değerlendirilir ve hak sahipliği durumları tespit edilir. Tespit sonuçları başvuranlara tebliğ edilir. Tebliğ tarihinden itibaren on beş gün içinde valiliğe itiraz edilebilir. Yapılan itirazlar valilikçe on beş gün içinde incelenerek sonucu itiraz edene bildirilir. Valiliğin tespitinden veya itiraz edilmişse itiraz sonucunun tebliğinden itibaren süresi içerisinde idare mahkemesinde dava açtığını belgeleyenlerin satış işlemleri dava sonucunda verilecek karara kadar durur. Yukarıdaki fıkra uyarınca belirlenen hak sahipleri, satış işlemlerinin yapılması için ilgili valilikçe arazi maliki idareye bildirilir. Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Tarım ve Orman Bakanlığı ile Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından müştereken belirlenir.
  7. Eski
    Madde 18 – Bu kanunun hükümlerini icraya İcra Vekilleri Heyeti memurdur. 4373 SAYILI KANUNA EK VE DEĞİŞİKLİK GETİREN MEVZUATIN GİRİŞ TARİHLERİNİ GÖSTERİR TABLO Değiştiren Kanunun/KHK’nin 4373 sayılı Kanunun değişen Yürürlüğe Giriş Tarihi Numarası veya iptal edilen maddeleri 5728 15 8/2/2008 6462 11 3/5/2013 24/6/2018 tarihinde birlikte yapılan Türkiye Büyük Millet Meclisi ve Cumhurbaşkanlığı KHK/698 1 seçimleri sonucunda Cumhur- başkanının andiçerek göreve başladığı tarihte
    Yeni
    Madde 18 – Bu kanunun hükümlerini icraya İcra Vekilleri Heyeti memurdur. 4373 SAYILI KANUNA EK VE DEĞİŞİKLİK GETİREN MEVZUATIN GİRİŞ TARİHLERİNİ GÖSTERİR TABLO Değiştiren Kanunun/KHK’nin Numarası 4373 Sayılı Kanunun Değişen veya İptal Edilen Maddeleri Yürürlüğe Giriş Tarihi 5728 15 8/2/2008 6462 11 3/5/2013 KHK/698 1 24/6/2018 tarihinde birlikte yapılan Türkiye Büyük Millet Meclisi ve Cumhurbaşkanlığı seçimleri sonucunda Cumhurbaşkanının andiçerek göreve başladığı tarihte 7297 Geçici Madde 1 20/3/2021
Hükmü aynı, yazımı farklı 7 madde

Bu maddelerin hükmü aynı. Fark, metnin iki kaynaktan farklı çıkarılmasından geliyor; hukuken bir değişiklik değil. Kırmızı/yeşil işaretler farkın nereden geldiğini göstermek için duruyor.

  1. Madde 3 Yazım
    Eski
    Madde 3 – Birinci madde hükümleri dairesinde tesbit ve ilan edilmiş olan sınırlar içinde tesisat, inşaat veya tadilat yapmak, fidan veya ağaç dikmek yasaktır. Müsaade verilmesi, Su İşleri Müdürünün, bulunmıyan yerlerde Nafıa Müdürünün fenni mahzur olmadığı hakkında rapor ver- miş olmasına bağlıdır. Birinci fıkra hükmüne muhalif olarak izin istihsal edilmeden yapılan ve suyun akmasına veya su seviyesinin yükselmesine tesiri olan tesisat, inşaat veya tadilat, dikilen fidan veya ağaçlar mahalli Su İşleri Müdürünün, yoksa Nafıa Müdürünün teklifi üzerine valinin karariyle yıktırılır veya kaldırılır ve bu hususta yapılan masraflar sahiplerinden alınır.
    Yeni
    Madde 3 – Birinci madde hükümleri dairesinde tesbit ve ilan edilmiş olan sınırlar içinde tesisat, inşaat veya tadilat yapmak, fidan veya ağaç dikmek yasaktır. Müsaade verilmesi, Su İşleri Müdürünün, bulunmıyan yerlerde Nafıa Müdürünün fenni mahzur olmadığı hakkında rapor vermiş olmasına bağlıdır. Birinci fıkra hükmüne muhalif olarak izin istihsal edilmeden yapılan ve suyun akmasına veya su seviyesinin yükselmesine tesiri olan tesisat, inşaat veya tadilat, dikilen fidan veya ağaçlar mahalli Su İşleri Müdürünün, yoksa Nafıa Müdürünün teklifi üzerine valinin karariyle yıktırılır veya kaldırılır ve bu hususta yapılan masraflar sahiplerinden alınır.
  2. Madde 4 Yazım
    Eski
    Madde 4 – Daimi bakıma tabi olsun olmasın kenar ve setlerin taşkın sularla yıkılma teh- likesine veya halkın su afetine maruz bulunduğunu görenler, bunu derhal mahallin Su İşleri, Nafıa Müdür ve teşkilatına veya en yakın muhtarlara, jandarma dairelerine veyahut mülkiye amirlerine haber vermeğe mecburdurlar. Bu mecburiyet, suların kabarma ve taşması mevsimlerinde halka ilan edilir.
    Yeni
    Madde 4 – Daimi bakıma tabi olsun olmasın kenar ve setlerin taşkın sularla yıkılma tehlikesine veya halkın su afetine maruz bulunduğunu görenler, bunu derhal mahallin Su İşleri, Nafıa Müdür ve teşkilatına veya en yakın muhtarlara, jandarma dairelerine veyahut mülkiye amirlerine haber vermeğe mecburdurlar. Bu mecburiyet, suların kabarma ve taşması mevsimlerinde halka ilan edilir.
  3. Madde 7 Yazım
    Eski
    Madde 7 – Altıncı maddede yazılı mükelleflerin önceden köy ve belediyelerce ikişer nüs- ha defterleri tanzim ve taşkın sahasının tabi olduğu vilayet makamınca tasdik olunarak birer nüshası köy muhtarlarına, belediye reislerine ve birer nüshası da mahallin en büyük mülkiye memuruna tevdi edilir. Lüzumu halinde mükellefler bu defterler mucbince işe davet ve sevkolu- nurlar.
    Yeni
    Madde 7 – Altıncı maddede yazılı mükelleflerin önceden köy ve belediyelerce ikişer nüsha defterleri tanzim ve taşkın sahasının tabi olduğu vilayet makamınca tasdik olunarak birer nüshası köy muhtarlarına, belediye reislerine ve birer nüshası da mahallin en büyük mülkiye memuruna tevdi edilir. Lüzumu halinde mükellefler bu defterler mucbince işe davet ve sevkolunurlar.
  4. Madde 9 Yazım
    Eski
    Madde 9 – Yukarıki maddelerde yazılı koruma işlerinde çalışanların beraberlerinde getir- dikleri veya ameliyatı idare edenlerin emrine verdikleri alat ve edevat ve malzeme ve vasıtalardan kırılan veya kaybolanların bedelleri Hükümetçe sahiplerine ödenir.
    Yeni
    Madde 9 – Yukarıki maddelerde yazılı koruma işlerinde çalışanların beraberlerinde getirdikleri veya ameliyatı idare edenlerin emrine verdikleri alat ve edevat ve malzeme ve vasıtalardan kırılan veya kaybolanların bedelleri Hükümetçe sahiplerine ödenir.
  5. Madde 10 Yazım
    Eski
    Madde 10 – Taşkın tehlikesine maruz bulunan yerlere geleceklerin muayyen tarifeli vası- talarla hareket etmeleri takdirinde, nakliye ücretleri Hükümetçe ödeneceği gibi müstacel hallerde salahiyetli memurların gösterecekleri lüzum üzerine bunlar kamyon, araba gibi diğer vasıtalarla gönderilir. Bunların nakliye ücretleri de Hükümetçe ödenir. Bu işlerde çalıştırılanlara bu mesaile- rine mukabil ücret verilmez. Yalnız çalıştıkları müddetçe kendilerine parasız ekmek ve katık temin edilir.
    Yeni
    Madde 10 – Taşkın tehlikesine maruz bulunan yerlere geleceklerin muayyen tarifeli vasıtalarla hareket etmeleri takdirinde, nakliye ücretleri Hükümetçe ödeneceği gibi müstacel hallerde salahiyetli memurların gösterecekleri lüzum üzerine bunlar kamyon, araba gibi diğer vasıtalarla gönderilir. Bunların nakliye ücretleri de Hükümetçe ödenir. Bu işlerde çalıştırılanlara bu mesailerine mukabil ücret verilmez. Yalnız çalıştıkları müddetçe kendilerine parasız ekmek ve katık temin edilir.
  6. Madde 15 Yazım
    Eski
    Madde 15 – 6 ncı maddeye göre taşkınları önlemek, yangın ve yıkıntıları kapamak üzere salahiyetli memurlar tarafından hadise mahalline gitmeleri emrolunanları, hastalık veya diğer makbul bir sebep olmadıkça iş başına cebren sevketmeğe mahallin en büyük mülkiye memuru mezundur. Bu husustaki emirleri zabıta kuvvetleri derhal ifaya mecburdurlar. (Değişik ikinci fıkra: 23/1/2008-5728/113 md.) Davet anında köy ve kasabalarında bu- lunup da sıhhi vaziyetleri müsait olduğu hâlde ve başkaca makbul bir sebep olmaksızın bu davete icabet etmeyenler ile gidip çalışmayanlar, kaymakam veya valinin kararıyla Kabahatler Kanunu- nun 32 nci maddesi uyarınca cezalandırılır. (Değişik üçüncü fıkra: 23/1/2008-5728/113 md.) 6 ncı maddede yazılı memurlardan ha- dise mahalline yardımcı göndermeyenlerle bu Kanunun hükümlerini tatbikte ihmali görülenler Türk Ceza Kanununun 257 nci maddesinin ikinci fıkrasına göre cezalandırılır.
    Yeni
    Madde 15 – 6 ncı maddeye göre taşkınları önlemek, yangın ve yıkıntıları kapamak üzere salahiyetli memurlar tarafından hadise mahalline gitmeleri emrolunanları, hastalık veya diğer makbul bir sebep olmadıkça iş başına cebren sevketmeğe mahallin en büyük mülkiye memuru mezundur. Bu husustaki emirleri zabıta kuvvetleri derhal ifaya mecburdurlar. (Değişik ikinci fıkra: 23/1/2008-5728/113 md.) Davet anında köy ve kasabalarında bulunup da sıhhi vaziyetleri müsait olduğu hâlde ve başkaca makbul bir sebep olmaksızın bu davete icabet etmeyenler ile gidip çalışmayanlar, kaymakam veya valinin kararıyla Kabahatler Kanununun 32 nci maddesi uyarınca cezalandırılır. (Değişik üçüncü fıkra: 23/1/2008-5728/113 md.) 6 ncı maddede yazılı memurlardan hadise mahalline yardımcı göndermeyenlerle bu Kanunun hükümlerini tatbikte ihmali görülenler Türk Ceza Kanununun 257 nci maddesinin ikinci fıkrasına göre cezalandırılır.
  7. Madde 16 Yazım
    Eski
    Madde 16 – Bu kanunun hükümlerinin tatbikına ait esaslar alakalı vekaletlerce müştere- ken tesbit olunur.
    Yeni
    Madde 16 – Bu kanunun hükümlerinin tatbikına ait esaslar alakalı vekaletlerce müştereken tesbit olunur.

Elimizdeki en eski hâl 25 Nisan 2013 tarihli. Belgenin konsolide metninin bundan önceki kopyası hiçbir arşivde bulunmadığı için daha eski hâller karşılaştırılamıyor. Buna karşılık o döneme ait 2 değişiklik kaydı elimizde var: belgenin değişiklik geçmişi.