Türkiye Cumhuriyeti Ziraat Bankası, Türkiye Halk Bankası Anonim Şirketi ve Türkiye Emlak Bankası Anonim Şirketi Hakkında Kanun
- Kanun numarası
- 4603
- Kabul tarihi
- 15.11.2000
- Resmî Gazete
- 25.11.2000 / 24241
- Düstur
- 5. tertip, cilt 40
- Son değişiklik
- 17.01.2019
- Madde sayısı
- 16
Geçici Madde 3 geçmişi
Metin 2 kez değişmiş, toplam 11 değişiklik kaydı var.
Bugünkü metni
Geçici Madde 3 – (Ek : 20/6/2001 - 4684/2 md.)
Türkiye Emlak Bankası Anonim Şirketinin yeniden yapılandırma çalışmaları süresinde, Bankanın her türlü bankacılık hizmetleri ile bankacılık iş veya işlemlerinden ve bankalara olan yükümlülüklerden doğan taahhütleri ve bankacılıkla ilgili sabit kıymetler dahil kanuni takibe intikal etmiş alacaklar, memur maaşına ve TÜFE’ye endeksli yuva kredileri ile 2001/2202 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının 1 inci maddesi ile devri öngörülen Türkiye Emlak Bankası A.Ş.’nin varlıkları hariç tüm aktifleri bankaların yönetim kurullarının kendi aralarında düzenleyecekleri protokol doğrultusunda, protokole konu bütün hak, alacak ve borçlar, alacaklıların rızası veya sair herhangi bir işleme gerek kalmaksızın, Türkiye Cumhuriyeti Ziraat Bankası Anonim Şirketine veya Türkiye Halk Bankası Anonim Şirketine devredilir. Söz konusu işlemlere ilişkin olarak Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumunun uygun görüşü alınır.[6]
(Değişik ikinci fıkra: 17/9/2004-5234/21 md.) Türkiye Cumhuriyeti Ziraat Bankası Anonim Şirketi ve/veya Türkiye Halk Bankası Anonim Şirketi tarafından devir alınan taahhütler ile aktifler arasındaki menfi fark, devir alan Bankaya Hazine Müsteşarlığınca nakit ve/veya özel tertip Devlet iç borçlanma senedi şeklinde avans mahiyetinde ödenir. Ancak Hazinece avans mahiyetinde yapılan ödemeler ve devir tarihi itibarıyla nazım hesaplarda yer alan taahhütlerden nakde dönüşenler Bankalar Yeminli Murakıplarınca yapılacak incelemeler sonucu düzenlenecek nihaî raporlar ve onaylanacak devir bilançoları esas alınarak kesinleştirilir. Söz konusu inceleme sonucunda nakde dönüşen taahhütler de dahil edilerek Hazine aleyhine tespit edilen farkın, ilave faiz yürütülmeksizin ilgili harcama kaleminden bankalara nakden ödenmesine ve/veya anılan bankaların kâr paylarından Hazineye isabet eden tutarlarını, Hazineden bu madde kapsamında olan alacaklarına mahsup etmeye Hazine Müsteşarlığının bağlı olduğu Bakan; mahsup işlemlerini Müsteşarlığın teklifi üzerine, bütçenin gelir ve gider hesaplarıyla ilişkilendirilmeksizin mahiyetlerine göre ilgili Devlet hesaplarına kaydettirmeye Maliye Bakanı yetkilidir. Bankalar Yeminli Murakıplarınca Hazine lehine bir farkın tespit edilmesi halinde ise bankalarca nakden ödeme yapılır ve /veya daha önce ihraç edilmiş senetler geri alınabilir. Söz konusu senetlere ilişkin herhangi bir nakden ödeme yapılmış olması halinde, bu tutar Hazinece senede ilişkin ödemenin yapıldığı tarihe en yakın tarihte gerçekleştirilen iskontolu Hazine ihalesinde oluşan yıllık bileşik faiz esas alınarak hesaplanacak faiz tutarıyla birlikte Türkiye Cumhuriyeti Ziraat Bankası Anonim Şirketi ve/veya Türkiye Halk Bankası Anonim Şirketinden nakden tahsil edilir.
(Ek: 30/1/2002-4743/6 md.) Bu madde hükmü uyarınca yapılan Türkiye Emlak Bankası Anonim Şirketinin devir işlemleri nedeniyle doğan menfi farka ilişkin hesaplar muhasebe kayıtları bakımından Türkiye Emlak Bankası Anonim Şirketinin Hazineye borçlu olmasını sağlayacak şekilde izlenir. (Ek cümle: 21/4/2005-5335/28 md.) Bu madde uyarınca yapılan devir sonucu oluşan menfi fark nedeniyle doğan Hazine alacağı 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 206 ncı maddesi kapsamında imtiyazlı bir alacak niteliğindedir. Bu madde uyarınca yapılan devir sonucu oluşan menfi fark nedeniyle doğan Hazine alacağı 6762 sayılı Türk Ticaret Kanununun 446 ncı maddesinin ikinci fıkrasının uygulanmasında dikkate alınmaz. (Değişik son cümle:17/9/2004-5234/21 md.) Bu devirden dolayı T.C. Ziraat Bankası bilançosunda görünen alacaklar özelleştirme süreci başlayana kadar karşılık ayırılarak giderilir ve karşılıklar ayrıldıkları yıla ait kurumlar vergisi matrahının tespitinde gider olarak kabul edilir.[7]
(Mülga dördüncü fıkra: 18/5/2017-7020/13 md.)
(Mülga beşinci fıkra: 18/5/2017-7020/13 md.)
(Mülga altıncı fıkra: 18/5/2017-7020/13 md.)
Söz konusu devir işlemlerinde 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanunun 7, 10 ve 11 inci maddesi hükümleri uygulanmaz.
(Ek: 30/1/2002-4743/6 md. ; Mülga sekizinci fıkra: 18/5/2017-7020/13 md.)
Metnin değiştiği tarihler
-
23 Haziran 2024
Bu tarihe bağlanmış bir değişiklik kaydı bulunamadı; fark doğrudan iki hâlin metninden çıkarıldı.
17 Ocak 2019 tarihli hâliGeçici Madde 3 – (Ek : 20/6/2001 - 4684/2 md.) Türkiye Emlak Bankası Anonim Şirketinin yeniden yapılandırma çalışmaları süresinde, Bankanın her türlü bankacılık hizmetleri ile bankacılık iş veya işlemlerinden ve bankalara olan yükümlülüklerden doğan taahhütleri ve bankacılıkla ilgili sabit kıymetler dahil kanuni takibe intikal etmiş alacaklar, memur maaşına ve TÜFE’ye endeksli yuva kredileri ile 2001/2202 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının 1 inci maddesi ile devri öngörülen Türkiye Emlak Bankası A.Ş.’nin varlıkları hariç tüm aktifleri bankaların yönetim kurullarının kendi aralarında düzenleyecekleri protokol doğrultusunda, protokole konu bütün hak, alacak ve borçlar, alacaklıların rızası veya sair herhangi bir işleme gerek kalmaksızın, Türkiye Cumhuriyeti Ziraat Bankası Anonim Şirketine veya Türkiye Halk Bankası Anonim Şirketine devredilir. Söz konusu işlemlere ilişkin olarak Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumunun uygun görüşü alınır.(1) (1) Bu fıkranın birinci cümlesine “Kanuni takibe intikal etmiş alacaklar” ibaresinden sonra gelmek üzere “, memur maaşına ve TÜFE’ye endeksli yuva kredileri” ibaresi eklenmiş ve metne işlenmiştir. (Değişik ikinci fıkra: 17/9/2004-5234/21 md.) Türkiye Cumhuriyeti Ziraat Bankası Anonim Şirketi ve/veya Türkiye Halk Bankası Anonim Şirketi tarafından devir alınan taahhütler ile aktifler arasındaki menfi fark, devir alan Bankaya Hazine Müsteşarlığınca nakit ve/veya özel tertip Devlet iç borçlanma senedi şeklinde avans mahiyetinde ödenir. Ancak Hazinece avans mahiyetinde yapılan ödemeler ve devir tarihi itibarıyla nazım hesaplarda yer alan taahhütlerden nakde dönüşenler Bankalar Yeminli Murakıplarınca yapılacak incelemeler sonucu düzenlenecek nihaî raporlar ve onaylanacak devir bilançoları esas alınarak kesinleştirilir. Söz konusu inceleme sonucunda nakde dönüşen taahhütler de dahil edilerek Hazine aleyhine tespit edilen farkın, ilave faiz yürütülmeksizin ilgili harcama kaleminden bankalara nakden ödenmesine ve/veya anılan bankaların kâr paylarından Hazineye isabet eden tutarlarını, Hazineden bu madde kapsamında olan alacaklarına mahsup etmeye Hazine Müsteşarlığının bağlı olduğu Bakan; mahsup işlemlerini Müsteşarlığın teklifi üzerine, bütçenin gelir ve gider hesaplarıyla ilişkilendirilmeksizin mahiyetlerine göre ilgili Devlet hesaplarına kaydettirmeye Maliye Bakanı yetkilidir. Bankalar Yeminli Murakıplarınca Hazine lehine bir farkın tespit edilmesi halinde ise bankalarca nakden ödeme yapılır ve /veya daha önce ihraç edilmiş senetler geri alınabilir. Söz konusu senetlere ilişkin herhangi bir nakden ödeme yapılmış olması halinde, bu tutar Hazinece senede ilişkin ödemenin yapıldığı tarihe en yakın tarihte gerçekleştirilen iskontolu Hazine ihalesinde oluşan yıllık bileşik faiz esas alınarak hesaplanacak faiz tutarıyla birlikte Türkiye Cumhuriyeti Ziraat Bankası Anonim Şirketi ve/veya Türkiye Halk Bankası Anonim Şirketinden nakden tahsil edilir. (Ek: 30/1/2002-4743/6 md.) Bu madde hükmü uyarınca yapılan Türkiye Emlak Bankası Anonim Şirketinin devir işlemleri nedeniyle doğan menfi farka ilişkin hesaplar muhasebe kayıtları bakımından Türkiye Emlak Bankası Anonim Şirketinin Hazineye borçlu olmasını sağlayacak şekilde izlenir. (Ek cümle: 21/4/2005-5335/28 md.) Bu madde uyarınca yapılan devir sonucu oluşan menfi fark nedeniyle doğan Hazine alacağı 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 206 ncı maddesi kapsamında imtiyazlı bir alacak niteliğindedir. Bu madde uyarınca yapılan devir sonucu oluşan menfi fark nedeniyle doğan Hazine alacağı 6762 sayılı Türk Ticaret Kanununun 446 ncı maddesinin ikinci fıkrasının uygulanmasında dikkate alınmaz. (Değişik son cümle:17/9/2004-5234/21 md.) Bu devirden dolayı T.C. Ziraat Bankası bilançosunda görünen alacaklar özelleştirme süreci başlayana kadar karşılık ayırılarak giderilir ve karşılıklar ayrıldıkları yıla ait kurumlar vergisi matrahının tespitinde gider olarak kabul edilir. (1) (Mülga dördüncü fıkra: 18/5/2017-7020/13 md.) (Mülga beşinci fıkra: 18/5/2017-7020/13 md.) (Mülga altıncı fıkra: 18/5/2017-7020/13 md.) Söz konusu devir işlemlerinde 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanunun 7, 10 ve 11 inci maddesi hükümleri uygulanmaz. (Ek: 30/1/2002-4743/6 md. ; Mülga sekizinci fıkra: 18/5/2017-7020/13 md.) (1) 18/5/2017 tarihli ve 7020 sayılı Kanunun 13 üncü maddesiyle, bu fıkrada yer alan “Tasfiye Halinde Emlak Bankası Anonim Şirketi” ibaresi “Türkiye Emlak Bankası Anonim Şirketi” olarak değiştirilmiştir.23 Haziran 2024 tarihli hâliGeçici Madde 3 – (Ek : 20/6/2001 - 4684/2 md.) Türkiye Emlak Bankası Anonim Şirketinin yeniden yapılandırma çalışmaları süresinde, Bankanın her türlü bankacılık hizmetleri ile bankacılık iş veya işlemlerinden ve bankalara olan yükümlülüklerden doğan taahhütleri ve bankacılıkla ilgili sabit kıymetler dahil kanuni takibe intikal etmiş alacaklar, memur maaşına ve TÜFE’ye endeksli yuva kredileri ile 2001/2202 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının 1 inci maddesi ile devri öngörülen Türkiye Emlak Bankası A.Ş.’nin varlıkları hariç tüm aktifleri bankaların yönetim kurullarının kendi aralarında düzenleyecekleri protokol doğrultusunda, protokole konu bütün hak, alacak ve borçlar, alacaklıların rızası veya sair herhangi bir işleme gerek kalmaksızın, Türkiye Cumhuriyeti Ziraat Bankası Anonim Şirketine veya Türkiye Halk Bankası Anonim Şirketine devredilir. Söz konusu işlemlere ilişkin olarak Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumunun uygun görüşü alınır. (Değişik ikinci fıkra: 17/9/2004-5234/21 md.) Türkiye Cumhuriyeti Ziraat Bankası Anonim Şirketi ve/veya Türkiye Halk Bankası Anonim Şirketi tarafından devir alınan taahhütler ile aktifler arasındaki menfi fark, devir alan Bankaya Hazine Müsteşarlığınca nakit ve/veya özel tertip Devlet iç borçlanma senedi şeklinde avans mahiyetinde ödenir. Ancak Hazinece avans mahiyetinde yapılan ödemeler ve devir tarihi itibarıyla nazım hesaplarda yer alan taahhütlerden nakde dönüşenler Bankalar Yeminli Murakıplarınca yapılacak incelemeler sonucu düzenlenecek nihaî raporlar ve onaylanacak devir bilançoları esas alınarak kesinleştirilir. Söz konusu inceleme sonucunda nakde dönüşen taahhütler de dahil edilerek Hazine aleyhine tespit edilen farkın, ilave faiz yürütülmeksizin ilgili harcama kaleminden bankalara nakden ödenmesine ve/veya anılan bankaların kâr paylarından Hazineye isabet eden tutarlarını, Hazineden bu madde kapsamında olan alacaklarına mahsup etmeye Hazine Müsteşarlığının bağlı olduğu Bakan; mahsup işlemlerini Müsteşarlığın teklifi üzerine, bütçenin gelir ve gider hesaplarıyla ilişkilendirilmeksizin mahiyetlerine göre ilgili Devlet hesaplarına kaydettirmeye Maliye Bakanı yetkilidir. Bankalar Yeminli Murakıplarınca Hazine lehine bir farkın tespit edilmesi halinde ise bankalarca nakden ödeme yapılır ve /veya daha önce ihraç edilmiş senetler geri alınabilir. Söz konusu senetlere ilişkin herhangi bir nakden ödeme yapılmış olması halinde, bu tutar Hazinece senede ilişkin ödemenin yapıldığı tarihe en yakın tarihte gerçekleştirilen iskontolu Hazine ihalesinde oluşan yıllık bileşik faiz esas alınarak hesaplanacak faiz tutarıyla birlikte Türkiye Cumhuriyeti Ziraat Bankası Anonim Şirketi ve/veya Türkiye Halk Bankası Anonim Şirketinden nakden tahsil edilir. (Ek: 30/1/2002-4743/6 md.) Bu madde hükmü uyarınca yapılan Türkiye Emlak Bankası Anonim Şirketinin devir işlemleri nedeniyle doğan menfi farka ilişkin hesaplar muhasebe kayıtları bakımından Türkiye Emlak Bankası Anonim Şirketinin Hazineye borçlu olmasını sağlayacak şekilde izlenir. (Ek cümle: 21/4/2005-5335/28 md.) Bu madde uyarınca yapılan devir sonucu oluşan menfi fark nedeniyle doğan Hazine alacağı 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 206 ncı maddesi kapsamında imtiyazlı bir alacak niteliğindedir. Bu madde uyarınca yapılan devir sonucu oluşan menfi fark nedeniyle doğan Hazine alacağı 6762 sayılı Türk Ticaret Kanununun 446 ncı maddesinin ikinci fıkrasının uygulanmasında dikkate alınmaz. (Değişik son cümle:17/9/2004-5234/21 md.) Bu devirden dolayı T.C. Ziraat Bankası bilançosunda görünen alacaklar özelleştirme süreci başlayana kadar karşılık ayırılarak giderilir ve karşılıklar ayrıldıkları yıla ait kurumlar vergisi matrahının tespitinde gider olarak kabul edilir. (Mülga dördüncü fıkra: 18/5/2017-7020/13 md.) (Mülga beşinci fıkra: 18/5/2017-7020/13 md.) (Mülga altıncı fıkra: 18/5/2017-7020/13 md.) Söz konusu devir işlemlerinde 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanunun 7, 10 ve 11 inci maddesi hükümleri uygulanmaz. (Ek: 30/1/2002-4743/6 md. ; Mülga sekizinci fıkra: 18/5/2017-7020/13 md.) -
18 Mayıs 2017
-
Eski ifade
Tasfiye Halinde Emlak Bankası Anonim ŞirketiYeni ifadeTürkiye Emlak Bankası Anonim Şirketi
13 Haziran 2012 tarihli hâliGeçici Madde 3 – (Ek : 20/6/2001 - 4684/2 md.) Türkiye Emlak Bankası Anonim Şirketinin yeniden yapılandırma çalışmaları süresinde, Bankanın her türlü bankacılık hizmetleri ile bankacılık iş veya işlemlerinden ve bankalara olan yükümlülüklerden doğan taahhütleri ve bankacılıkla ilgili sabit kıymetler dahil kanuni takibe intikal etmiş alacaklar, memur maaşına ve TÜFE’ye endeksli yuva kredileri ile 2001/2202 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının 1 inci maddesi ile devri öngörülen Türkiye Emlak Bankası A.Ş.’nin varlıkları hariç tüm aktifleri bankaların yönetim kurullarının kendi aralarında düzenleyecekleri protokol doğrultusunda, protokole konu bütün hak, alacak ve borçlar, alacaklıların rızası veya sair herhangi bir işleme gerek kalmaksızın, Türkiye Cumhuriyeti Ziraat Bankası Anonim Şirketine veya Türkiye Halk Bankası Anonim Şirketine devredilir. Söz konusu işlemlere ilişkin olarak Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumunun uygun görüşü alınır.(1) (1) Bu fıkranın birinci cümlesine “Kanuni takibe intikal etmiş alacaklar” ibaresinden sonra gelmek üzere “, memur maaşına ve TÜFE’ye endeksli yuva kredileri” ibaresi eklenmiş ve metne işlenmiştir. (Değişik ikinci fıkra: 17/9/2004-5234/21 md.) Türkiye Cumhuriyeti Ziraat Bankası Anonim Şirketi ve/veya Türkiye Halk Bankası Anonim Şirketi tarafından devir alınan taahhütler ile aktifler arasındaki menfi fark, devir alan Bankaya Hazine Müsteşarlığınca nakit ve/veya özel tertip Devlet iç borçlanma senedi şeklinde avans mahiyetinde ödenir. Ancak Hazinece avans mahiyetinde yapılan ödemeler ve devir tarihi itibarıyla nazım hesaplarda yer alan taahhütlerden nakde dönüşenler Bankalar Yeminli Murakıplarınca yapılacak incelemeler sonucu düzenlenecek nihaî raporlar ve onaylanacak devir bilançoları esas alınarak kesinleştirilir. Söz konusu inceleme sonucunda nakde dönüşen taahhütler de dahil edilerek Hazine aleyhine tespit edilen farkın, ilave faiz yürütülmeksizin ilgili harcama kaleminden bankalara nakden ödenmesine ve/veya anılan bankaların kâr paylarından Hazineye isabet eden tutarlarını, Hazineden bu madde kapsamında olan alacaklarına mahsup etmeye Hazine Müsteşarlığının bağlı olduğu Bakan; mahsup işlemlerini Müsteşarlığın teklifi üzerine, bütçenin gelir ve gider hesaplarıyla ilişkilendirilmeksizin mahiyetlerine göre ilgili Devlet hesaplarına kaydettirmeye Maliye Bakanı yetkilidir. Bankalar Yeminli Murakıplarınca Hazine lehine bir farkın tespit edilmesi halinde ise bankalarca nakden ödeme yapılır ve /veya daha önce ihraç edilmiş senetler geri alınabilir. Söz konusu senetlere ilişkin herhangi bir nakden ödeme yapılmış olması halinde, bu tutar Hazinece senede ilişkin ödemenin yapıldığı tarihe en yakın tarihte gerçekleştirilen iskontolu Hazine ihalesinde oluşan yıllık bileşik faiz esas alınarak hesaplanacak faiz tutarıyla birlikte Türkiye Cumhuriyeti Ziraat Bankası Anonim Şirketi ve/veya Türkiye Halk Bankası Anonim Şirketinden nakden tahsil edilir. (Ek: 30/1/2002-4743/6 md.) Bu madde hükmü uyarınca yapılan Türkiye Emlak Bankası Anonim Şirketinin devir işlemleri nedeniyle doğan menfi farka ilişkin hesaplar muhasebe kayıtları bakımından Tasfiye Halinde Emlak Bankası Anonim Şirketinin Hazineye borçlu olmasını sağlayacak şekilde izlenir. (Ek cümle: 21/4/2005-5335/28 md.) Bu madde uyarınca yapılan devir sonucu oluşan menfi fark nedeniyle doğan Hazine alacağı 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 206 ncı maddesi kapsamında imtiyazlı bir alacak niteliğindedir. Bu madde uyarınca yapılan devir sonucu oluşan menfi fark nedeniyle doğan Hazine alacağı 6762 sayılı Türk Ticaret Kanununun 446 ncı maddesinin ikinci fıkrasının uygulanmasında dikkate alınmaz. (Değişik son cümle:17/9/2004-5234/21 md.) Bu devirden dolayı T.C. Ziraat Bankası bilançosunda görünen alacaklar özelleştirme süreci başlayana kadar karşılık ayırılarak giderilir ve karşılıklar ayrıldıkları yıla ait kurumlar vergisi matrahının tespitinde gider olarak kabul edilir. . Devir işlemlerinin tamamlanmasını takiben Türkiye Emlak Bankası Anonim Şirketinin bankacılık işlemleri yapma ve mevduat kabul etme yetkisi sona ererek tasfiye haline girer. Bankanın tasfiyesi banka genel kurulunca belirlenecek üç kişiden oluşan Tasfiye Kurulunca genel hükümlere göre yürütülür. Tasfiye Kurulu, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununda yazılı iflas dairesi, alacaklılar toplantısı ile iflas idaresi görev ve yetkilerine de sahip olarak Kanun hükümleri çerçevesinde Bankayı tasfiye eder. Tasfiye Kurulu, iflas masasının aktifindeki paralarla, iflas idaresi sıfatıyla tahsil ettiği paraları muhafaza ve nemalandırma hususunda 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 9 uncu ve sair ilgili maddelerine tabi değildir. 492 sayılı Harçlar Kanununun 36 ncı maddesinin birinci fıkrası hükmü bu paralar için uygulanmaz. Tasfiye Kurulu, her türlü alacaklar bakımından tahkim, sulh, kabul ve feragat yetkileri ile banka hak ve alacaklarının takip, tahsil ve tasfiyesinde geçici 4 üncü maddede yer alan kanuni haklardan aynen yararlanır. Tasfiyeye konu menkul ve gayrimenkullerin satışında 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu ve 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu hükümleri uygulanmaz. Söz konusu devir işlemlerinde 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanunun 7, 10 ve 11 inci maddesi hükümleri uygulanmaz. (Ek: 30/1/2002-4743/6 md.) 4389 sayılı Bankalar Kanununun 14 üncü maddesinin (5) numaralı fıkrasının (c) bendi hükümleri bankanın taraf olduğu davalar yönünden (tesis edilen teminatlar iade olunur); 16 ncı maddesinin (2) numaralı fıkrası hükümleri banka aleyhine yapılacak takipler yönünden ve 16 ncı maddenin (9) numaralı fıkrası hükümleri Bankanın alacak ve borçları yönünden Tasfiye Halinde Emlak Bankası Anonim Şirketi hakkında da uygulanır.18 Mayıs 2017 tarihli hâliGeçici Madde 3 – (Ek : 20/6/2001 - 4684/2 md.) Türkiye Emlak Bankası Anonim Şirketinin yeniden yapılandırma çalışmaları süresinde, Bankanın her türlü bankacılık hizmetleri ile bankacılık iş veya işlemlerinden ve bankalara olan yükümlülüklerden doğan taahhütleri ve bankacılıkla ilgili sabit kıymetler dahil kanuni takibe intikal etmiş alacaklar, memur maaşına ve TÜFE’ye endeksli yuva kredileri ile 2001/2202 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının 1 inci maddesi ile devri öngörülen Türkiye Emlak Bankası A.Ş.’nin varlıkları hariç tüm aktifleri bankaların yönetim kurullarının kendi aralarında düzenleyecekleri protokol doğrultusunda, protokole konu bütün hak, alacak ve borçlar, alacaklıların rızası veya sair herhangi bir işleme gerek kalmaksızın, Türkiye Cumhuriyeti Ziraat Bankası Anonim Şirketine veya Türkiye Halk Bankası Anonim Şirketine devredilir. Söz konusu işlemlere ilişkin olarak Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumunun uygun görüşü alınır.(1) (1) Bu fıkranın birinci cümlesine “Kanuni takibe intikal etmiş alacaklar” ibaresinden sonra gelmek üzere “, memur maaşına ve TÜFE’ye endeksli yuva kredileri” ibaresi eklenmiş ve metne işlenmiştir. (Değişik ikinci fıkra: 17/9/2004-5234/21 md.) Türkiye Cumhuriyeti Ziraat Bankası Anonim Şirketi ve/veya Türkiye Halk Bankası Anonim Şirketi tarafından devir alınan taahhütler ile aktifler arasındaki menfi fark, devir alan Bankaya Hazine Müsteşarlığınca nakit ve/veya özel tertip Devlet iç borçlanma senedi şeklinde avans mahiyetinde ödenir. Ancak Hazinece avans mahiyetinde yapılan ödemeler ve devir tarihi itibarıyla nazım hesaplarda yer alan taahhütlerden nakde dönüşenler Bankalar Yeminli Murakıplarınca yapılacak incelemeler sonucu düzenlenecek nihaî raporlar ve onaylanacak devir bilançoları esas alınarak kesinleştirilir. Söz konusu inceleme sonucunda nakde dönüşen taahhütler de dahil edilerek Hazine aleyhine tespit edilen farkın, ilave faiz yürütülmeksizin ilgili harcama kaleminden bankalara nakden ödenmesine ve/veya anılan bankaların kâr paylarından Hazineye isabet eden tutarlarını, Hazineden bu madde kapsamında olan alacaklarına mahsup etmeye Hazine Müsteşarlığının bağlı olduğu Bakan; mahsup işlemlerini Müsteşarlığın teklifi üzerine, bütçenin gelir ve gider hesaplarıyla ilişkilendirilmeksizin mahiyetlerine göre ilgili Devlet hesaplarına kaydettirmeye Maliye Bakanı yetkilidir. Bankalar Yeminli Murakıplarınca Hazine lehine bir farkın tespit edilmesi halinde ise bankalarca nakden ödeme yapılır ve /veya daha önce ihraç edilmiş senetler geri alınabilir. Söz konusu senetlere ilişkin herhangi bir nakden ödeme yapılmış olması halinde, bu tutar Hazinece senede ilişkin ödemenin yapıldığı tarihe en yakın tarihte gerçekleştirilen iskontolu Hazine ihalesinde oluşan yıllık bileşik faiz esas alınarak hesaplanacak faiz tutarıyla birlikte Türkiye Cumhuriyeti Ziraat Bankası Anonim Şirketi ve/veya Türkiye Halk Bankası Anonim Şirketinden nakden tahsil edilir. (Ek: 30/1/2002-4743/6 md.) Bu madde hükmü uyarınca yapılan Türkiye Emlak Bankası Anonim Şirketinin devir işlemleri nedeniyle doğan menfi farka ilişkin hesaplar muhasebe kayıtları bakımından Türkiye Emlak Bankası Anonim Şirketinin Hazineye borçlu olmasını sağlayacak şekilde izlenir. (Ek cümle: 21/4/2005-5335/28 md.) Bu madde uyarınca yapılan devir sonucu oluşan menfi fark nedeniyle doğan Hazine alacağı 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 206 ncı maddesi kapsamında imtiyazlı bir alacak niteliğindedir. Bu madde uyarınca yapılan devir sonucu oluşan menfi fark nedeniyle doğan Hazine alacağı 6762 sayılı Türk Ticaret Kanununun 446 ncı maddesinin ikinci fıkrasının uygulanmasında dikkate alınmaz. (Değişik son cümle:17/9/2004-5234/21 md.) Bu devirden dolayı T.C. Ziraat Bankası bilançosunda görünen alacaklar özelleştirme süreci başlayana kadar karşılık ayırılarak giderilir ve karşılıklar ayrıldıkları yıla ait kurumlar vergisi matrahının tespitinde gider olarak kabul edilir. (1) (Mülga dördüncü fıkra: 18/5/2017-7020/13 md.) (Mülga beşinci fıkra: 18/5/2017-7020/13 md.) (Mülga altıncı fıkra: 18/5/2017-7020/13 md.) Söz konusu devir işlemlerinde 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanunun 7, 10 ve 11 inci maddesi hükümleri uygulanmaz. (Ek: 30/1/2002-4743/6 md. ; Mülga sekizinci fıkra: 18/5/2017-7020/13 md.) (1) 18/5/2017 tarihli ve 7020 sayılı Kanunun 13 üncü maddesiyle, bu fıkrada yer alan “Tasfiye Halinde Emlak Bankası Anonim Şirketi” ibaresi “Türkiye Emlak Bankası Anonim Şirketi” olarak değiştirilmiştir.
Metni elimizde olmayan 6 değişiklik kaydı
Bu kayıtlar metin içindeki değişiklik notlarından derlendi. Karşılaştırılacak hâl elimizde yok: belgenin konsolide metninin en eski kopyası 13 Haziran 2012 tarihli, bundan öncesi için metnin o günkü hâli hiçbir arşivde bulunmuyor.
-
Değişikliğin gerekçesi
- A) Bilindiği üzere, 4603 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Ziraat Bankası, Türkiye Halk Bankası Anonim Şirketi ve Türkiye EmlakBankası Anonim Şirketi Hakkında Kanun 25.11.2000 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Bu madde ile, bankaların Meclis denetimine tâbi olması öngörülmüştür.Meclis denetimi hakkında 3346 sayılı Kamu İktisadî Teşebbüsleri ile Fonların Türkiye Büyük MilletMeclisince Denetlenmesinin Düzenlenmesi Hakkında Kanunun 9 uncu maddesiyle; genel kurulları TürkTicaret Kanununa veya özel kanunlara tâbi şirket ve kurumlar hakkında bunların bilanço ve netice hesapları ile ilgili olarak TBMM Genel Kurulunda herhangi bir oylama yapılamayacağı ve bunların yönetim kurullarının ibra edilmesi veya edilmemesi hususunda karar verilemeyeceği, bu kuruluşların sadece genel görüşme konusu olacağı hükme bağlanmıştır. Diğer taraftan 4603 sayılı Kanun uyarınca bankaların yapılan ilk genel kurullarında kabul edilen ana sözleşmelerinde bankaların hesap döneminin her yıl Ocak ayının ilk gününden başlayıp Aralık ayının son gününde biteceği hükme bağlanmıştır. Meclis denetimlerinin ilgili yıl içerisinde yapılamaması nedeniyle 2000 yılında bankaların özel hukuk hükümlerine göre genel kurullarının yapılarak bilanço ve kâr zarar hesaplarının genel kurullarının onayına sunulması gerekmektedir. 4603 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibariyle uygulamada 2000 yılı için herhangi bir yanlış uygulamaya meydan verilmemesi açısından bu madde hükmü daha açık bir şekilde ifade edilerek düzenlenmiştir.
4603 sayılı Kanun kapsamında bulunan bankaların sermayelerinin tamamı veya tamamına yakın kısmının Devlete ait olduğu hususundan hareketle, Anayasa gereğince bu bankaların Meclis denetimine tâbi tutulmasını sağlamak üzere, adı geçen Kanunun, bankalar hakkında uygulanmayacak kanunların belirtildiği 1 inci maddesinin (5) numaralı fıkrasından “3346 sayılı Kamu İktisadî Teşebbüsleri ile Fonların Türkiye BüyükMilletMeclisince Denetlenmesinin Düzenlenmesi Hakkında Kanun” ibaresi çıkarılmıştır.
B) 4603 sayılı Kanunun 3 üncü maddesinin (1) numaralı fıkrasında bankalara çeşitli kanun ve kararnamelerle verilmiş olan görevlerin yeniden yapılandırma dönemi sonunda kaldırılacağı hükme bağlanmıştır. Ancak ekonomimizde yaşanan kriz nedeniyle öncelikle kamu bankalarının görev zararlarının ödenerek tasfiye edilme süreci öne çekilerek, çeşitli kanun ve Bakanlar Kurulu kararlarıyla bankalara verilen görevlerin yürürlükten kaldırılması ve bu kanun ve kararnameler kapsamında oluşan tüm görev zararı alacaklarının tasfiye edilmesi amaçlanmıştır. BakanlarKurulu kararları ile verilen görevler halihazırda 2001/2312 sayılı Kararname ile yürürlükten kaldırılmış olup, bu Tasarı ile de kanunlarla verilen görevlerden kaynaklanan görev zararlarına son verilmiş olmaktadır. Bu bağlamda, bütün görev zararı alacakları tasfiye edilmiş olacağından 4603 sayılı Kanundaki “görev zararı alacakları yeniden yapılandırma programında belirtilen esas ve süreler dahilinde itfa olunur” ifadesinin değiştirilmesi gerekmektedir.
Diğer taraftan, 4603 sayılı Kanun, Türkiye Cumhuriyeti Ziraat Bankası Anonim Şirketi, Türkiye Halk Bankası Anonim Şirketi ve Türkiye EmlakBankası Anonim Şirketinin çağdaş bankacılık ve uluslararası rekabet ilkelerine göre çalışmalarını ve özelleştirmeye hazırlanmak üzere yeniden yapılandırılmalarını ve özelleştirilmelerini gerçekleştirmeyi amaçlamaktadır.Bu çerçevede, üç kamu bankasına yeni atanan yönetim kurulu üyeleri ve denetim kurulu üyelerinin temel görevi, adı geçen bankaları, Kanunun öngördüğü şekilde yeniden yapılandırmak olacaktır.Mevcut kamu bankalarında gerçekleştirilmesi öngörülen bu büyük değişimin tamamlanarak hisse satış işlemlerinin gerçekleştirilmesi için 4603 sayılı Kanunda verilen sürenin 3 yıl olduğu göz önüne alındığında, yeni yönetim ve denetim kurulu üyelerinden talep edilen çalışmaların çok kapsamlı ve yoğun olacağı açıktır.
Bazı özel kanunlarda ve Türk Ticaret Kanununun 337 nci maddesinde yönetim kurulu üyelerinin önceki dönemlerdeki iş ve işlemlerin devamından dolayı da müşterek ve müteselsil sorumluluğu öngörülmüştür.Ancak, yeniden yapılandırma sürecinde görev üstlenen kişilere daha önceki dönemde başlatılmış işlerin yapılandırılmasından doğabilecek zararların sorumluluğunu yüklemek, kendilerine 4603 sayılı Kanunla verilmiş yeniden yapılandırma gibi zor ve ağır bir görevi tamamlamak için gerekli yoğunlaşmayı sağlamalarını güçleştirecek ve verimlerinin düşmesine yol açacaktır. Yeni atanan yönetim ve denetim kurulu üyelerinin bütün dikkatlerini yeniden yapılandırma çalışmalarında yoğunlaştırılabilmeleri için, kendilerinden önce görev yapan yönetim ve denetim kurullarının başlattığı iş ve işlemlerden ve bu iş ve işlemlerin yeniden yapılandırılmalarından dolayı Türk Ticaret Kanununun 337 nci maddesi ya da benzeri bir kanunî düzenleme nedeniyle sorumluluk taşımamaları çok büyük önem arz etmektedir.
Bu görüşten hareketle, madde düzenlemesi yapılırken, yeniden yapılandırma görevini üstlenmiş kişilerin, kasti eylemlerinden doğan hukukî ve cezaî sorumlulukları saklı tutulmuş ancak, belli kanunî garantilerle iş ve görev huzurlarının sürdürülmesi uygun görülmüştür.
C) 4603 sayılı Kanun kapsamında gerçekleştirilecek yeniden yapılandırma çalışmalarının amacına ulaşılabilmesi için, alınacak diğer önlemlerle birlikte, yönetim kurullarınca bankalarda hizmetin gereği asgarî bir norm kadronun oluşturulması ve fazla personelin başka alanlarda görevlendirilmesi zorunlu görülmüştür. Maddenin yeniden düzenlenen (3) numaralı fıkrası ile, kadro fazlasının 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamalarının Düzenlenmesine ve Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde DeğişiklikYapılmasına Dair Kanunun 22 nci maddesi kapsamında eritilmesi öngörülmüştür.
D) Madde ile, 4603 sayılı Kanuna geçici maddeler eklenmektedir.
Geçici 2 nci madde ile; 4603 sayılı Kanunun geçici 1 inci maddesinin (2) numaralı fıkrası kapsamında emeklilik hakkı kazanmış olanlara tanınan süreler içinde bu haklarından yararlanamayanlara % 25 fazlasıyla ikramiye ödenmesine ilişkin ek bir süre tanınmıştır. Diğer taraftan, adı geçen Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte görevde bulunan Banka personelinden 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu hükümlerine göre emeklilik hakkını kazanmış olanlara tanınan söz konusu hak T. EmlakBankası A.Ş. Mensupları Emekli ve Yardım Sandığı Vakfı üyesi olan personelini kapsamamaktadır. Bu husus da eşitlik ilkesine aykırı bir sonuç doğurmaktadır.
Diğer taraftan, işçi statüsünden sözleşmeli statüye geçirilen Türkiye EmlakBankası Anonim Şirketi personeline sözleşmeli dönem için 5.1.1988 tarihli ve 308 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile ihdas edilen iş sonu tazminatı 22.1.1990 tarihli ve 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin geçici 8 inci maddesi ile kaldırılmış olduğundan sözleşmeli dönem ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tâbi dönem için ne şekilde bir emekli ikramiyesi ödeneceği belirlenmemiş olup kanunî bir boşluk doğmuştur. Bu nedenle T. Emlak Bankası A.Ş. Mensupları Emekli ve Yardım Sandığı Vakfı üyesi personelden sözleşmeli veya 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tâbi memur statüsünde olanlara emekli olduklarında emeğinin karşılığı olan kıdem tazminatı veya emekli ikramiyesi ödenememiştir.Bu durum aynı Bankada çalışan personel arasında haksız bir uygulamaya neden olmuştur. Bu bağlamda, söz konusu sorunların çözümü amaçlanmıştır.
Geçici 3 üncü madde ile; anılan Kanun hükümleri kapsamında gerçekleştirilecek yeniden yapılandırma çalışmaları çerçevesinde; Türkiye Emlak Bankası Anonim Şirketinin tasfiyesi ve bankacılık hizmetleri ile bankacılık işlemlerinden doğan taahhütleri ile sabit kıymetleri dahil tüm aktiflerinin Türkiye Cumhuriyeti ZiraatBankası Anonim Şirketi ve Türkiye Halk Bankası Anonim Şirketine devredilmesi hususları düzenlenmiştir.
4603 sayılı Kanun kapsamındaki bankaların birer kamu bankası olması, kullandıkları kaynaklarının büyük bir bölümünün Hazineye ait bulunması sebebiyle, yeniden yapılandırma süreci içinde geçici olarak; kredi alacaklarının tahsilinde 6183 sayılı Amme alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerinin uygulanması, yapılandırma işlemlerinin süratle tamamlanabilmesi açısından zorunlu görülmüştür. Öte yandan, bu bankalara borçlu bulunan kişilerin iflas etmeleri durumunda, bu Bankaların, alacaklarını etkin ve süratli bir biçimde tahsil edebilmelerini sağlamak amacıyla iflas bürosu ve idaresinde mutlaka yer almalarının uygun olacağı mütalaa edilmiştir. Böylece yeniden yapılandırma süreci içinde bu bankaların amaçlandığı gibi özelleştirilmeleri mümkün olabilecektir. Ayrıca, yeniden yapılandırma süreci içinde, henüz kamu özelliğini kaybetmemiş olmaları nedeniyle sürdürecekleri dava ve takiplerde onlara bir dizi kolaylık sağlanması yoluna gidilmiştir.Bu bağlamda, 4603 sayılı Kanuna geçici 4 üncü madde eklenmiştir.