İnfaz Hakimliği Kanunu
- Kanun numarası
- 4675
- Kabul tarihi
- 16.05.2001
- Resmî Gazete
- 23.05.2001 / 24410
- Düstur
- 5. tertip, cilt 40
- Son değişiklik
- 02.03.2024
- Madde sayısı
- 11
Metin içindeki değişiklik notlarından ve dipnotlardan derlenmiştir. Toplam 14 kayıt.
-
2 Mart 2024
-
Eski ifade
yedi günYeni ifadeiki haftaDeğişikliğin gerekçesi
Teklifle kanun yollarına başvuru süreleri, hafta veya ay olarak belirlenmekte ve bu sürelerin kararın tebliğiyle başlayacağı kabul edilmektedir. Bu kapsamda 2004, 4675, 5271, 5326, 5395, 6100 ve 6502 sayılı Kanunların muhtelif maddelerinde uyum düzenlemesi yapılmaktadır.
Teklifle, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun adli para cezalarının düzenlendiği 52 nci maddesinde değişiklik yapılmaktadır. Bu kapsamda maddeyle, 5237 sayılı Kanunun 63 üncü ve 75 inci maddeleri ile 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 5 inci maddesinde ve 5275 sayılı Kanunun geçici 1 inci maddesinde değişiklik yapmak suretiyle Türk Ceza Kanununun 52 nci maddesinde yapılması öngörülen değişikliğe uyum sağlanması amaçlanmaktadır.
Maddeyle, 5271 sayılı Kanunun 272 nci maddesinde değişiklik yapılmaktadır. Düzenlemeyle, hapis cezalarından çevrilen adli para cezaları hariç olmak üzere, ilk derece mahkemelerince verilen adli para cezasına mahkûmiyet hükümleri bakımından belirlenen kesinlik sınırı yükseltilmektedir. Ayrıca, 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun geçici 2 nci maddesinde değişiklik yapılarak bu maddedeki kesinlik sınırı da yükseltilmektedir. Böylelikle, Türk Ceza Kanununun 52 nci maddesinde yapılan bir gün karşılığı adli para cezası miktarının artırılmasına ilişkin değişikliğe uyum sağlanmaktadır.
Diğer yandan, 5326 sayılı Kanunun 28 inci maddesinde değişiklik yapmak suretiyle idarî para cezalarına karşı başvuru üzerine sulh ceza hakimliklerince verilen kararların kesinlik sınırı, üçbin Türk Lirasından onbeşbin Türk Lirasına çıkarılmaktadır.
-
-
14 Nisan 2020
-
Değişikliğin gerekçesi
Maddeyle, 4675 sayılı İnfaz Hâkimliği Kanununun 1 inci maddesinin ikinci fıkrası yeniden düzenlenmektedir.
Ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazına ilişkin mevzuat hükümleri, ceza adalet sistemi içerisinde yapılan yargılama sonucunda verilen kararların, mevzuat hükümlerine göre kesinleşmesi sonucunda yerine getirilmesine, başka bir anlatımla infazına ilişkin usul ve esasları içeren düzenlemeleri oluşturmaktadır. Ceza muhakemesi hukuku anlamında “hüküm” olarak adlandırılan kararlar, infaz hukukunun yetki alanı içerisinde kalmaktadır. Ceza adalet sistemini tamamlayan ve bütünün bir parçası olarak kabul edilen penoloji bilimine göre, infaz makam ve mercilerince yapılacak işlem ve faaliyetlerin ayrıntılı olarak düzenlenmesi gerekmektedir.
2001 yılında yürürlüğe giren 4675 sayılı İnfaz Hâkimliği Kanununa göre infaz hâkimlikleri, ceza infaz kurumları ve tutukevlerinde bulunan hükümlü ve tutuklular hakkında yapılan idarî işlemler veya bunlarla ilgili faaliyetlere yönelik şikâyetleri incelemek ve karara bağlamak üzere kurulmuştur.
1 Haziran 2005 tarihinde yürürlüğe giren yeni ceza mevzuatıyla sınırlı bazı adlî görevler de infaz hâkimliklerine verilmiştir. İnfaz aşamasında verilen en önemli kararlardan biri açık ceza infaz kurumunda bulunan hükümlülerin denetimli serbestliğe ayrılmasına ilişkin karardır. Bu karar bugün itibarıyla infaz hâkimliklerince verilmektedir. Başka bir ifadeyle hükümlünün ceza infaz kurumundan tahliyesini sağlayan karar, infaz hâkimi tarafından verilmektedir.
Herhangi bir cezaî uyuşmazlığın sonucunda verilmiş olan kararların kapsam, nitelik ve nicelik itibariyle ne şekilde yerine getirileceği, yerine getirilme sırasında doğabilecek tereddüt ya da sorunların ne şekilde çözüme kavuşturulabileceği tamamen uzmanlık içeren bir hukuk bilgisini gerektirmektedir.
Uzmanlık gerektiren bu alanda kovuşturma makamı olarak görev yapan mahkemelerden aynı uzmanlığın gerektirdiği bilgi veya öngörüyü beklemek uygun olmayacaktır. Yapılan bazı düzenlemelerle, cezaların infazı aşamasında verilecek sınırlı bazı kararların infaz hâkimliği tarafından verilmesi sağlanmış olmakla birlikte infaz aşamasında verilecek diğer tüm kararlar, yargılamayı yapan mahkemeler tarafından verilmekte ve bu konuda uzmanlaşma sağlanamamaktadır.
Maddenin ikinci fıkrasında yapılan değişiklikle, infaz hâkimliğinin mevcut görevleri arasına, Cumhuriyet savcısının ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazına ilişkin verdiği kararlara karşı yapılan şikâyetleri incelemek ve karara bağlamak, ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazına ilişkin hâkim veya mahkeme tarafından verilmesi gereken tüm kararları vermek ve işleri yapmak görevleri de eklenmektedir.
Böylelikle, ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazına yönelik iş ve işlemlerin, infaz hizmetlerinin amacına uygun olarak daha etkili, verimli ve hızlı gerçekleşmesi sağlanacaktır.
Maddenin ikinci fıkrasının mevcut hükümlerinde yer alan infaz hâkimliklerinin görev alanına giren hususlarda bir değişiklik yapılmadığından, bu görev ve yetkiler, yeni ihdas edilen infaz hâkimlikleri bakımından da geçerliliğini sürdürecektir.
-
Değişikliğin gerekçesi
Maddeyle, 4675 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasına iki yeni bent eklemek suretiyle, infaz hâkimliğinin görevinin kapsamı genişletilmektedir.
Fıkraya eklenen beşinci bentle, infaz hâkimliğinin görevleri arasına Cumhuriyet savcısının ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazına ilişkin verdiği kararlara karşı yapılan şikayetleri inceleme görevi de eklenerek, Teklifle uzmanlaşması hedeflenen infaz hâkimliklerinin görev ve yetkilerinin genişletilmesi suretiyle uygulamadaki tereddütlerin giderilmesi amaçlanmaktadır. Böylelikle örneğin, 5275 sayılı Kanunun 106 ncı maddesi kapsamında adlî para cezasının infazıyla ilgili olarak Cumhuriyet savcısının vermiş olduğu kararlara karşı yapılan şikayetleri inceleme görevi, infaz hâkimliklerine verilmiş olacaktır.
Fıkraya eklenen altıncı bentle, ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazına ilişkin mahsup, ceza zamanaşımı ve hükümlünün ölümü hallerinde verilecek kararlar da dahil olmak üzere hâkim veya mahkeme tarafından verilmesi gerekli kararları almak ve işleri yapmak görevi de infaz hâkimliklerine verilmekte, böylelikle infaz işlem ve faaliyetlerinde uzmanlaşmanın sağlanması ve infaz hâkimliğinin daha fonksiyonel bir yapıya kavuşturulması hedeflenmektedir.
-
Değişikliğin gerekçesi
Maddeyle, 4675 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasına iki yeni bent eklemek suretiyle, infaz hâkimliğinin görevinin kapsamı genişletilmektedir.
Fıkraya eklenen beşinci bentle, infaz hâkimliğinin görevleri arasına Cumhuriyet savcısının ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazına ilişkin verdiği kararlara karşı yapılan şikayetleri inceleme görevi de eklenerek, Teklifle uzmanlaşması hedeflenen infaz hâkimliklerinin görev ve yetkilerinin genişletilmesi suretiyle uygulamadaki tereddütlerin giderilmesi amaçlanmaktadır. Böylelikle örneğin, 5275 sayılı Kanunun 106 ncı maddesi kapsamında adlî para cezasının infazıyla ilgili olarak Cumhuriyet savcısının vermiş olduğu kararlara karşı yapılan şikayetleri inceleme görevi, infaz hâkimliklerine verilmiş olacaktır.
Fıkraya eklenen altıncı bentle, ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazına ilişkin mahsup, ceza zamanaşımı ve hükümlünün ölümü hallerinde verilecek kararlar da dahil olmak üzere hâkim veya mahkeme tarafından verilmesi gerekli kararları almak ve işleri yapmak görevi de infaz hâkimliklerine verilmekte, böylelikle infaz işlem ve faaliyetlerinde uzmanlaşmanın sağlanması ve infaz hâkimliğinin daha fonksiyonel bir yapıya kavuşturulması hedeflenmektedir.
-
Değişikliğin gerekçesi
Maddeyle, 4675 sayılı Kanunun 6 ncı maddesinde değişiklik yapılmaktadır. Kanunun 5 inci maddesinde yapılan değişiklik gereği Cumhuriyet savcısının kararlarına karşı şikâyet yolunun açılmış olması sebebiyle maddenin birinci ve üçüncü fıkralarında bu başvuruları kapsar mahiyette düzenleme yapılmaktadır.
Maddenin dördüncü fıkrasında yapılan değişiklikle, mülga 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununa yapılan atfın, yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununa yapılması sağlanmaktadır.
Maddenin beşinci fıkrasında yapılan düzenlemeyle, kanun gereği infaz hâkiminin onayına tabi olan açık ceza infaz kurumundan tekrar kapalı ceza infaz kurumuna gönderme kararı ile disiplin soruşturmasının süresinin uzatılması veya hücreye koyma cezasının infazına başlanması gibi işlemler bakımından da itiraz kanun yoluna başvurulabileceği hüküm altına alınmaktadır. Ayrıca, Ceza Muhakemesi Kanununun 268 inci maddesinin birinci fıkrasındaki süreyle uyum sağlamak amacıyla itiraz süresi yedi gün olarak değiştirilmektedir.
-
Değişikliğin gerekçesi
Maddeyle, 4675 sayılı Kanuna geçici bir madde eklemek suretiyle, uygulamada sorun yaşamamak ve hak ihlallerine neden olmamak amacıyla bu Kanunla İnfaz Hâkimliği Kanununda getirilmesi öngörülen hükümlere ilişkin geçiş düzenlemeleri yapılmaktadır.
Maddenin birinci fıkrasıyla, bu Kanunla; İnfaz Hâkimliği Kanunu ve Türk Ceza Kanunu ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunda infaz hâkimliğinin kuruluş, görev, yetki ve işleyişine ilişkin yapılan değişikliklerin ve infaz hâkimliğine yeni görevler veren düzenlemelerin, 1/9/2020 tarihinden itibaren uygulanacağı belirtilmektedir. Bu tarihe kadar, yürürlükteki mevcut hükümlerin uygulanmasına devam edilecek, halen görevli mahkemelere yapılabilen şikayet, başvuru ve talepler, bu mahkemelerce değerlendirilerek sonuçlandırılacak ve Kanunun ilgili hükümlerinin 1/9/2020 tarihinde yürürlüğe girmesi üzerine uhdelerinde bulunan bu işler hakkında infaz hâkimliğinin görevine girdiği gerekçesiyle yetkisizlik ve görevsizlik kararı verilemeyecektir. Başka bir ifadeyle, bu süre içinde mevcut görevli ve yetkili mahkemelere yapılan şikayet, başvuru ve talepler, söz konusu tarih geçmiş olsa bile bu mahkemelerce sonuçlandırılacaktır. İnfaz Hâkimliği Kanununda düzenlenen infaz hâkimliğinin kuruluş, görev, yetki ve işleyişine ilişkin mevcut hükümler bu tarihe kadar aynen uygulanmaya devam edecektir. Bu maddeyi ihdas eden Kanunla infaz hâkimliğine, Cumhuriyet savcısının infaza ilişkin kararlarına karşı şikayet başvurusunda bulunma gibi ilk defa verilen görevler bakımından da infaz hâkimliğinin görev ve yetkisi 1/9/2020 tarihinden itibaren başlayacaktır. Bu tarihe kadar Cumhuriyet savcılarının infaza ilişkin kararlarına karşı infaz hâkimliğine veya hükmü veren mahkemeye İnfaz Hâkimliği Kanunu kapsamında şikayet başvurusunda bulunulamayacaktır.
Diğer yandan, İnfaz Hâkimliği Kanununun 6 ncı maddesinin beşinci fıkrası ile 5275 sayılı Kanunun 14 üncü maddesinin beşinci fıkrası, 48 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, 105/A ve 110 uncu maddelerinde bu maddeyi ihdas eden Kanunla infaz hâkimliğinin görevleriyle ilgili değişiklikler veya yeni düzenlemeler yapılmaktadır. 5275 sayılı Kanunun 14 üncü ve 105/A maddesinin mevcut düzenlemesine göre belirtilen konularda karar verme yetkisi infaz hâkimliğine ait olmakla birlikte geçici maddede belirtilen şekilde düzenleme yapmak suretiyle uygulayıcı hâkim ve savcıların tereddüt yaşamamaları amaçlanmaktadır. Buna göre, 14 üncü maddenin beşinci fıkrası ile 105/A maddesindeki infaz hâkimliğinin karar vereceğine ilişkin hükümler, bu Kanunun yayımlanmasından itibaren uygulanmaya aynen devam edecektir. Ayrıca, 5275 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinde düzenlenen özel infaz usulleri konusunda karar verme yetkisi bu Kanunla infaz hâkimliğine verilmekte olup, infaz hâkimliğinin yetkisinin bu maddeyle verilen görevler bakımından derhal yürürlüğe girmesi amaçlanmaktadır. Aynı durum, 6 ncı maddenin beşinci fıkrasında düzenlenen kanunlarda infaz hâkiminin onayına tabi olduğu belirtilen hususlarda itiraz kanun yoluna ilişkin hükmün uygulanacağına dair düzenleme ile 48 inci maddenin üçüncü fıkrasının (a) bendinde çocuk hükümlüler hakkında verilen odaya kapatma disiplin cezasını uygulayabilmek için infaz hâkiminin onayının aranacağına ilişkin düzenleme bakımından da amaçlanmaktadır. Bu düzenlemeye göre söz konusu bu hükümler, Kanunun yayımlanmasıyla birlikte yürürlüğe girecek ve uygulanmaya başlanacaktır.
Dikkat etmek gerekir ki birinci fıkrada düzenlenen 1/9/2020 tarihinden itibaren uygulanacak hususlar, sadece infaz hâkimliğinin kuruluş, görev, yetki ve işleyişine ilişkin hükümlerdir. Kanunla diğer hususlarda yapılan örneğin; koşullu salıverilme veya denetimli serbestlik süreleri ya da ceza infaz kurumlarının yapısı ile disiplin ve işleyişine ilişkin düzenlemelerin uygulanmasına, bu Kanunun yayımıyla birlikte derhal başlanacaktır.
Maddenin ikinci fıkrasıyla, bu Kanunla infaz hâkimliğinin kuruluş, görev, yetki ve işleyişine ilişkin yapılan değişiklikler nedeniyle olağan veya olağanüstü kanun yolu incelemesinde bozma kararı verilemeyeceği düzenlenmektedir.
Maddenin üçüncü fıkrasıyla, bu Kanunla yapılan değişikliklerin uygulanacağı tarihe kadar, iş ve kadro durumu dikkate alınarak, Kanunun 2 nci maddesinin değiştirilen hükümlerine göre infaz hâkimliklerinin kurulması ve faaliyete geçirilmesine yönelik emredici hüküm düzenlenmektedir.
-
14/4/2020 tarihli ve 7242 sayılı Kanunun 3 üncü maddesiyle, bu maddede yer alan “Yüksek” ibareleri madde metninden çıkarılmıştır.
Değişikliğin gerekçesi
21/1/2017 tarihli ve 6771 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasında Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunla yapılan Anayasa değişikliğine uyum sağlamak amacıyla 4675 sayılı Kanunun 3 üncü maddesinde yer alan “Yüksek” ibareleri madde metninden çıkarılmaktadır.
-
14/4/2020 tarihli ve 7242 sayılı Kanunun 5 inci maddesiyle, birinci fıkraya “ilgili faaliyetlerin” ibaresinden sonra gelmek üzere “ya da Cumhuriyet savcısının ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazına ilişkin verdiği kararların” ibaresi ile “gerekçesiyle bu” ibaresinden sonra gelmek üzere “karar,” ibaresi, dördüncü fıkrasına “başvurulması,” ibaresinden sonra gelmek üzere “verilen kararın,”, “doğması ve” ibaresinden sonra gelmek üzere “karar,” ve “gerçekleşmesi durumunda” ibaresinden sonra gelmek üzere “karar,” ibaresi eklenmiştir.
Değişikliğin gerekçesi
Maddeyle, 4675 sayılı Kanunun 5 inci maddesinde yapılan düzenlemeyle, Cumhuriyet savcısının infaza ilişkin verdiği kararların şikâyete konu edilebilmesi sağlanmaktadır.
-
Eski ifade
kurulduğu yerYeni ifadeyargı çevresinde bulunduğuDeğişikliğin gerekçesi
Maddeyle, 4675 sayılı Kanunun 6 ncı maddesinde değişiklik yapılmaktadır. Kanunun 5 inci maddesinde yapılan değişiklik gereği Cumhuriyet savcısının kararlarına karşı şikâyet yolunun açılmış olması sebebiyle maddenin birinci ve üçüncü fıkralarında bu başvuruları kapsar mahiyette düzenleme yapılmaktadır.
Maddenin dördüncü fıkrasında yapılan değişiklikle, mülga 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununa yapılan atfın, yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununa yapılması sağlanmaktadır.
Maddenin beşinci fıkrasında yapılan düzenlemeyle, kanun gereği infaz hâkiminin onayına tabi olan açık ceza infaz kurumundan tekrar kapalı ceza infaz kurumuna gönderme kararı ile disiplin soruşturmasının süresinin uzatılması veya hücreye koyma cezasının infazına başlanması gibi işlemler bakımından da itiraz kanun yoluna başvurulabileceği hüküm altına alınmaktadır. Ayrıca, Ceza Muhakemesi Kanununun 268 inci maddesinin birinci fıkrasındaki süreyle uyum sağlamak amacıyla itiraz süresi yedi gün olarak değiştirilmektedir.
-
-
2 Temmuz 2018
-
Eski ifade
, tüzük veya yönetmelik hükümleri ile genelgeleriYeni ifadeveya diğer mevzuat hükümlerine -
Eski ifade
, tüzük ve yönetmelik hükümleri ile genelgelereYeni ifadeveya diğer mevzuat hükümlerine
-
15 Ağustos 2017
-
15/8/2017 tarihli ve 694 sayılı KHK’nin 203 üncü maddesiyle, bu fıkrada yer alan “, ağır ceza mahkemesinin birden fazla dairesinin bulunması halinde (2) numaralı daireye” ibaresi yürürlükten kaldırılmış, daha sonra bu hüküm 1/2/2018 tarihli ve 7078 sayılı Kanunun 189 uncu maddesiyle aynen kabul edilerek kanunlaşmıştır.
-
-
22 Temmuz 2010
-
Değişikliğin gerekçesi
İnfaz Hakimliği Kanununun 6 ncı maddesinde, şikayet üzerine infaz hakiminin yapacağı işlemler ve verebileceği kararlar düzenlenmiştir. Buna göre, infaz hakimi duruşma yapmaksızın dosya üzerinde yaptığı incelemeden sonra karar vermektedir. Disiplin cezalarına karşı yapılan şikayet başvuruları da aynı usulle incelenmekte ve sonuçlandırılmaktadır. Bu hüküm ve uygulamalar, savunma hakkını ihlal ettiği gerekçesiyle eleştirilmektedir.
Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6 ncı maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkının kapsam ve mahiyeti dikkate alınarak, hükümlü veya tutuklulara verilen disiplin cezalarına karşı yapılan şikayet başvurularında infaz hakiminin, hükümlü veya tutuklunun savunmasını aldıktan sonra karar vermesini sağlamak amacıyla değişiklik yapılması öngörülmektedir. Ayrıca, hükümlü veya tutuklunun, hazır bulunmak ve vekaletnamesini ibraz etmek koşuluyla avukatıyla birlikte veya avukatı aracılığıyla da savunmasını yapabilmesi yönünde imkan getirilmektedir. Diğer yandan, infaz hakiminin, gerek görmesi durumunda hükümlü veya tutuklunun savunmasını ceza infaz kurumunda alabilmesine imkan tanınmaktadır.
-