Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi ve Katma Değer Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun
- Kanun numarası
- 4706
- Kabul tarihi
- 29.06.2001
- Resmî Gazete
- 18.07.2001 / 24466
- Düstur
- 5. tertip, cilt 40
- Son değişiklik
- 07.05.2026
- Madde sayısı
- 47
Geçici Madde 8 geçmişi
Metin 3 kez değişmiş, toplam 2 değişiklik kaydı var.
Bugünkü metni
Geçici Madde 8- (Ek: 24/7/2008-5793/29 md.)
Hazinenin özel mülkiyetinde bulunan taşınmazlar ile kıyı kenar çizgisinin deniz yönünde (kıyıda) bulunan Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerler ve deniz, göl ve akarsularda doldurma veya kurutma yoluyla elde edilen alanlar üzerinde, tersane, yat limanı, kurvaziyer limanı, dolfen, iskele, dolgu, rıhtım, boru hattı, şamandıra, platform ve benzeri kıyı yapıları yapılmak amacıyla, (…)[39] lehlerine kırkdokuz yıldan az süreli olarak irtifak hakkı tesis edilen veya kullanma izni verilen yatırımcılar tarafından; bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren en geç dört ay içinde başvuruda bulunulması ve sözleşmeden doğan mali yükümlülüklerin yerine getirilmesi, irtifak hakkından veya kullanma izninden dolayı Bakanlık aleyhine açılmış davalar var ise bu davalardan tüm yargılama giderleri üstlenilerek kayıtsız ve şartsız feragat edilmesi ve rayiç bedel esas alınarak tespit edilecek irtifak hakkı veya kullanma izni bedeli üzerinden yeni sözleşme düzenlenmesi şartıyla, irtifak hakkı ve kullanma izni sözleşmelerinin süresi hakkın başlangıç tarihinden itibaren kırkdokuz yıl olarak değiştirilir.
Metnin değiştiği tarihler
-
13 Ekim 2022
Bu tarihe bağlanmış bir değişiklik kaydı bulunamadı; fark doğrudan iki hâlin metninden çıkarıldı.
21 Eylül 2022 tarihli hâliGeçici Madde 8- (Ek: 24/7/2008-5793/29 md.) Hazinenin özel mülkiyetinde bulunan taşınmazlar ile kıyı kenar çizgisinin deniz yönünde (kıyıda) bulunan Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerler ve deniz, göl ve akarsularda doldurma veya kurutma yoluyla elde edilen alanlar üzerinde, tersane, yat limanı, kurvaziyer limanı, dolfen, iskele, dolgu, rıhtım, boru hattı, şamandıra, platform ve benzeri kıyı yapıları yapılmak amacıyla, (…) lehlerine kırkdokuz yıldan az süreli olarak irtifak hakkı tesis edilen veya kullanma izni verilen yatırımcılar tarafından; bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren en geç dört ay içinde başvuruda bulunulması ve sözleşmeden doğan mali yükümlülüklerin yerine getirilmesi, irtifak hakkından veya kullanma izninden dolayı Bakanlık aleyhine açılmış davalar var ise bu davalardan tüm yargılama giderleri üstlenilerek kayıtsız ve şartsız feragat edilmesi ve rayiç bedel esas alınarak tespit edilecek irtifak hakkı veya kullanma izni bedeli üzerinden yeni sözleşme düzenlenmesi şartıyla, irtifak hakkı ve kullanma izni13 Ekim 2022 tarihli hâliGeçici Madde 8- (Ek: 24/7/2008-5793/29 md.) Hazinenin özel mülkiyetinde bulunan taşınmazlar ile kıyı kenar çizgisinin deniz yönünde (kıyıda) bulunan Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerler ve deniz, göl ve akarsularda doldurma veya kurutma yoluyla elde edilen alanlar üzerinde, tersane, yat limanı, kurvaziyer limanı, dolfen, iskele, dolgu, rıhtım, boru hattı, şamandıra, platform ve benzeri kıyı yapıları yapılmak amacıyla, (…) lehlerine kırkdokuz yıldan az süreli olarak irtifak hakkı tesis edilen veya kullanma izni verilen yatırımcılar tarafından; bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren en geç dört ay içinde başvuruda bulunulması ve sözleşmeden doğan mali yükümlülüklerin yerine getirilmesi, irtifak hakkından veya kullanma izninden dolayı Bakanlık aleyhine açılmış davalar var ise bu davalardan tüm yargılama giderleri üstlenilerek kayıtsız ve şartsız feragat edilmesi ve rayiç bedel esas alınarak tespit edilecek irtifak hakkı veya kullanma izni bedeli üzerinden yeni sözleşme düzenlenmesi şartıyla, irtifak hakkı ve kullanma izni sözleşmelerinin süresi hakkın başlangıç tarihinden itibaren kırkdokuz yıl olarak değiştirilir. -
1 Temmuz 2022
Bu tarihe bağlanmış bir değişiklik kaydı bulunamadı; fark doğrudan iki hâlin metninden çıkarıldı.
20 Mayıs 2021 tarihli hâliGeçici Madde 8- (Ek: 24/7/2008-5793/29 md.) Hazinenin özel mülkiyetinde bulunan taşınmazlar ile kıyı kenar çizgisinin deniz yönünde (kıyıda) bulunan Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerler ve deniz, göl ve akarsularda doldurma veya kurutma yoluyla elde edilen alanlar üzerinde, tersane, yat limanı, kurvaziyer lima- nı, dolfen, iskele, dolgu, rıhtım, boru hattı, şamandıra, platform ve benzeri kıyı yapıları yapılmak amacıyla, (…)(1) lehlerine kırkdokuz yıldan az süreli olarak irtifak hakkı tesis edilen veya kullan- ma izni verilen yatırımcılar tarafından; bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren en geç dört ay içinde başvuruda bulunulması ve sözleşmeden doğan mali yükümlülüklerin yerine getirilmesi, irtifak hakkından veya kullanma izninden dolayı Bakanlık aleyhine açılmış davalar var ise bu davalardan tüm yargılama giderleri üstlenilerek kayıtsız ve şartsız feragat edilmesi ve rayiç bedel esas alınarak tespit edilecek irtifak hakkı veya kullanma izni bedeli üzerinden yeni sözleşme düzenlenmesi şartıyla, irtifak hakkı ve kullanma izni sözleşmelerinin süresi hakkın başlangıç1 Temmuz 2022 tarihli hâliGeçici Madde 8- (Ek: 24/7/2008-5793/29 md.) Hazinenin özel mülkiyetinde bulunan taşınmazlar ile kıyı kenar çizgisinin deniz yönünde (kıyıda) bulunan Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerler ve deniz, göl ve akarsularda doldurma veya kurutma yoluyla elde edilen alanlar üzerinde, tersane, yat limanı, kurvaziyer limanı, dolfen, iskele, dolgu, rıhtım, boru hattı, şamandıra, platform ve benzeri kıyı yapıları yapılmak amacıyla, (…) lehlerine kırkdokuz yıldan az süreli olarak irtifak hakkı tesis edilen veya kullanma izni verilen yatırımcılar tarafından; bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren en geç dört ay içinde başvuruda bulunulması ve sözleşmeden doğan mali yükümlülüklerin yerine getirilmesi, irtifak hakkından veya kullanma izninden dolayı Bakanlık aleyhine açılmış davalar var ise bu davalardan tüm yargılama giderleri üstlenilerek kayıtsız ve şartsız feragat edilmesi ve rayiç bedel esas alınarak tespit edilecek irtifak hakkı veya kullanma izni bedeli üzerinden yeni sözleşme düzenlenmesi şartıyla, irtifak hakkı ve kullanma izni -
2 Temmuz 2018
Bu tarihe bağlanmış bir değişiklik kaydı bulunamadı; fark doğrudan iki hâlin metninden çıkarıldı.
18 Mayıs 2017 tarihli hâliGeçici Madde 8- (Ek: 24/7/2008-5793/29 md.) Hazinenin özel mülkiyetinde bulunan taşınmazlar ile kıyı kenar çizgisinin deniz yönünde (kıyıda) bulunan Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerler ve deniz, göl ve akarsularda doldurma veya kurutma yoluyla elde edilen alanlar üzerinde, tersane, yat limanı, kurvaziyer limanı, dolfen, iskele, dolgu, rıhtım, boru hattı, şamandıra, platform ve benzeri kıyı yapıları yapılmak amacıyla, (…)(2) lehlerine kırkdokuz yıldan az süreli olarak irtifak hakkı tesis edilen veya kullanma izni verilen yatırımcılar tarafından; bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren en geç dört ay içinde başvuruda bulunulması ve sözleşmeden doğan mali yükümlülüklerin yerine getirilmesi, irtifak hakkından veya kullanma izninden dolayı Bakanlık aleyhine açılmış davalar var ise bu davalardan tüm yargılama giderleri üstlenilerek kayıtsız ve şartsız feragat edilmesi ve rayiç bedel esas alınarak tespit edilecek irtifak hakkı veya kullanma izni bedeli üzerinden yeni sözleşme düzenlenmesi şartıyla, irtifak hakkı ve kullanma izni sözleşmelerinin süresi hakkın başlangıç tarihinden itibaren kırkdokuz yıl olarak değiştirilir.(2) (1) 4/7/2012 tarihli ve 6353 sayılı Kanunun 24 üncü maddesiyle, bu fıkrada yer alan “bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren en geç dört ay içinde” ibaresi “31/12/2012 tarihine kadar” şeklinde, “1/1/2008 tarihinden” ibaresi ise “yeni sözleşmenin yapıldığı tarihten” şeklinde değiştirilmiştir. (2)22/11/2013 tarihli ve 28829 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Anayasa Mahkemesi’nin 6/6/2013 tarihli ve E.: 2013/22, K.: 2013/73 sayılı Kararı ile bu fıkrada yer alan “…özel düzenlemeler hariç olmak üzere…” ibaresi iptal edilmiştir.2 Temmuz 2018 tarihli hâliGeçici Madde 8- (Ek: 24/7/2008-5793/29 md.) Hazinenin özel mülkiyetinde bulunan taşınmazlar ile kıyı kenar çizgisinin deniz yönünde (kıyıda) bulunan Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerler ve deniz, göl ve akarsularda doldurma veya kurutma yoluyla elde edilen alanlar üzerinde, tersane, yat limanı, kurvaziyer lima- nı, dolfen, iskele, dolgu, rıhtım, boru hattı, şamandıra, platform ve benzeri kıyı yapıları yapılmak amacıyla, (…)(1) lehlerine kırkdokuz yıldan az süreli olarak irtifak hakkı tesis edilen veya kullan- ma izni verilen yatırımcılar tarafından; bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren en geç dört ay içinde başvuruda bulunulması ve sözleşmeden doğan mali yükümlülüklerin yerine getirilmesi, irtifak hakkından veya kullanma izninden dolayı Bakanlık aleyhine açılmış davalar var ise bu davalardan tüm yargılama giderleri üstlenilerek kayıtsız ve şartsız feragat edilmesi ve rayiç bedel esas alınarak tespit edilecek irtifak hakkı veya kullanma izni bedeli üzerinden yeni sözleşme düzenlenmesi şartıyla, irtifak hakkı ve kullanma izni sözleşmelerinin süresi hakkın başlangıç
Metni elimizde olmayan 2 değişiklik kaydı
Bu kayıtlar metin içindeki değişiklik notlarından derlendi. Karşılaştırılacak hâl elimizde yok: belgenin konsolide metninin en eski kopyası 13 Temmuz 2015 tarihli, bundan öncesi için metnin o günkü hâli hiçbir arşivde bulunmuyor.
-
22/11/2013 tarihli ve 28829 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 6/6/2013 tarihli ve E.: 2013/22, K.: 2013/73 sayılı Kararı ile bu fıkrada yer alan “…özel düzenlemeler hariç olmak üzere…” ibaresi iptal edilmiştir.
-
Değişikliğin gerekçesi
Daha önceki yıllarda, kıyılarımızda tesisleri bulunan bazı sanayi kuruluşlarına yatırımı kendilerinin gerçekleştirmesi kaydıyla iskele, dolgu ve liman yapma izni verilmiştir. 1987 yılından sonra yapılan düzenlemeler ile lehlerine üst hakkı tesis edilen veya kendilerine kullanma izni verilen yatırımcılara bu limanlarda, ücret karşılığında üçüncü kişilere ait yükleri tahmil ve tahliye etme imkanı getirilmiştir. Hak lehdarları tarafından, bu iskelelerden üçüncü kişilere hizmet verilmesi, liman işletmeciliği hakkına sahip olan Türkiye Denizcilik İşletmeleri Genel Müdürlüğü ile Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları İşletmesi Genel Müdürlüğünün işlettiği limanlarda gelir kaybı oluşabileceği endişesini beraberinde getirmiştir.
Bu endişenin giderilmesi için, hak sahiplerinin iskelelerini sadece kendi ihtiyaçları için kullanması halinde maktu bir kullanım bedeli, üçüncü kişilere hizmet verilmesi halinde ise maktu kullanım bedeline ek olarak, üçüncü kişilere verilecek yükleme ve boşaltma hizmetleri ile gemi konaklamalarından elde edilecek hasılat üzerinden % 15 oranında nispi pay alınmasının uygun olacağı değerlendirilmiştir. Bugün için ise kamu limanlarının bir çoğu özelleştirilmiş ve halen de özelleştirilmesine devam edilmektedir. 4706 sayılı Kanuna eklenmesi öngörülen geçici 7 nci maddeyle, bu husus göz önüne alınarak, Hazinenin özel mülkiyetinde veya Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan dolgu, iskele, rıhtım, liman, boru hattı, şamandıra, dolfen, platform ve benzeri kıyı tesisleri üzerinde irtifak hakkı kurulması veya kullanma izni verilmesine ilişkin olarak düzenlenmiş ve bu alanların üçüncü kişilere kullandırılması karşılığında izin veya hak sahiplerince elde edilecek hasılattan Hazineye nispi pay ödeneceğine dair hüküm bulunan sözleşmelerdeki nispi pay oranlarının maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren en geç altı ay içinde başvuruda bulunulması, sözleşmeden doğan mali yükümlülüklerin yerine getirilmesi, irtifak hakkından veya kullanma izninden dolayı Bakanlık aleyhine açılmış davalar var ise, bu davalardan tüm yargılama giderleri üstlenilerek kayıtsız ve şartsız feragat edilmesi ve rayiç bedel esas alınarak tespit edilecek irtifak hakkı veya kullanma izni bedeli üzerinden yeni sözleşme düzenlenmesi şartıyla 1/1/2008 tarihinden itibaren yüzde bir olarak uygulanması öngörülmektedir.
Denizcilik sektörünün ve yatırımlarının; ülkemiz ekonomisi açısından önemi, istihdam ve katma değer yaratması, yan sanayii geliştirmesi, teknolojik gelişmeyi sürüklemesi, milli deniz ticaret filosunu desteklemesi, ülke savunmasına hizmet eden stratejik önemi haiz bulunması, ilave yatırımların yapılmasının önünün açılması gibi hususlar göz önüne alınarak, 4706 sayılı Kanuna eklenmesi öngörülen geçici 8 inci maddeyle, Hazinenin özel mülkiyetindeki taşınmazlar ile kıyı kenar çizgisinin deniz yönünde (kıyıda) bulunan Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerler ve deniz, göl ve akarsularda doldurma veya kurutma yoluyla elde edilen alanlar üzerinde tersane, yat limanı, kurvaziyer limanı, dolfen, iskele, dolgu, rıhtım, boru hattı, şamandıra, platform ve benzeri kıyı yapıları yapılmak amacıyla lehlerine kırkdokuz yıldan az süreli olarak irtifak hakkı tesis edilen veya kullanma izni verilen yatırımcılar tarafından; 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun, 3996 sayılı Bazı Yatırım ve Hizmetlerin Yap-İşlet-Devret Modeli çerçevesinde Yaptırılması Hakkında Kanun, 4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu gibi özel düzenlemeler gereği yapılan işlemler hariç olmak üzere, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren en geç altı ay içinde başvuruda bulunulması ve sözleşmeden doğan mali yükümlülüklerin yerine getirilmesi, irtifak hakkından veya kullanma izninden dolayı Bakanlık aleyhine açılmış davalar var ise, bu davalardan tüm yargılama giderleri üstlenilerek kayıtsız ve şartsız feragat edilmesi ve rayiç bedel esas alınarak tespit edilecek irtifak hakkı ve kullanma izni bedeli üzerinden, irtifak hakkı veya kullanma izni sözleşmelerinin süresinin, hakkın başlangıç tarihinden itibaren kırkdokuz yıl olarak değiştirilmesi öngörülmektedir.
4706 sayılı Kanuna eklenmesi öngörülen geçici 9 uncu maddeyle, Kanun gereğince tapuda DHMİ Genel Müdürlüğü adına tescil ve tahsis edilecek taşınmazların bugüne kadar kullanımı nedeniyle, bu Genel Müdürlük adına tahakkuk ettirilmiş ecrimisil bedellerinden henüz tahsil edilmemiş olanların, hangi safhada olursa olsun terkin edilmesi, tahsil edilmiş ecrimisil bedellerinin iade edilmemesi ve bu taşınmazlardan DHMİ Genel Müdürlüğü tarafından üçüncü kişilere kiraya verilenler hakkında bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihe kadar kullanımları nedeniyle, kiracılar adına tahakkuk ettirilmiş ecrimisil bedellerinden henüz tahsil edilmemiş olanların ise, kira bedellerinin bu Genel Müdürlük tarafından tahsil edilmiş olması kaydıyla, hangi safhada olursa olsun terkin edilmesi, tahsil edilmiş ecrimisil bedellerinin iade edilmemesi yönünde düzenleme yapılması amaçlanmaktadır.
Diğer taraftan, 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun yürürlüğe girmesiyle birlikte, Karayolları Genel Müdürlüğü ile Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü genel bütçe kapsamına alınmışlar ve adı geçen Genel Müdürlüklerin mülkiyetinde olan taşınmazlar 5018 sayılı Kanunun geçici 12 nci maddesi gereğince Hazine adına tescil edilmiştir. Ülkemizin uluslararası alanda rekabet gücünün artırılmasında, üretilen malların karayolu üzerinden uluslararası pazarlara ekonomik ve hızlı bir şekilde erişiminin sağlanması büyük önem arz etmektedir. Ayrıca, ülke içinde de mal ve hizmet ticaretinin gelişiminin sağlanması ve ulaşım güvenliğinin artırılması öncelikli bir alan haline gelmiştir. Ayrıca, baraj, sulama ve içme suyu tesislerinin yapım ve bakımının önemi her geçen gün artarak devam etmektedir. Bu amaçla, halen yürütülmekte olan karayolu ile baraj, sulama ve içme suyu tesislerinin hızla tamamlanması ve bir an önce ekonomiye kazandırılması gerekmektedir. Tüm bu ihtiyaçların zamanında ve etkin bir şekilde karşılanabilmesi için bu alana ayrılan kaynakların artırılması da zorunludur. Bu çerçevede, 2008 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanununda yer alan hükmün 4706 sayılı Kanuna geçici 10 uncu madde olarak eklenmesi suretiyle, Karayolları Genel Müdürlüğünün mülkiyetinde iken Hazine adına tescil edilen veya edilmesi gereken taşınmazlar ile Hazine adına tescilli bulunan veya Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunup da tescil edilmeye elverişli olan taşınmazlardan ve Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğüne tahsisli veya kullanımında bulunan Hazineye ait taşınmazlardan tespit edilenlerin satışından elde edilecek gelirlerin mali disipline uygun bir şekilde bir yandan bütçeye gelir olarak kaydedilmesi, diğer yandan bu gelirler karşılığı ödenek kaydetmek suretiyle münhasıran belirtilen amaçlarla kullanılması imkanı getirilmektedir.
Yılı yatırım programı ile ilişkilendirilmek suretiyle kullandırılacak bu kaynaklar sayesinde, bir yandan yürütülmekte olan projelerin tamamlanması ve ülkemiz için öncelik arz eden yeni karayolu, baraj, sulama ve içme suyu projelerinin başlanılması mümkün olabilecektir.