- Türk Medenî Kanunu, mal rejimleriyle ilgili oldukça farklı ve yeni hükümler getirmiş bulunmaktadır. Bu hükümlerin Türk Kanunu Medenîsi döneminde yapılmış olan evlilikler için de geçerli olup olmadığı konusu oldukça önem arz etmektedir. Madde bu konuları çözüme kavuşturmaktadır.
Maddenin birinci fıkrasında, eşler için, Türk Medenî Kanununun yürürlüğe girmesinden itibaren altı aylık bir süre öngörülmüş, bu süre içinde eşlerin Türk Medenî Kanununda öngörülen mal rejimlerinden herhangi birisini seçme olanağına sahip olduğu belirtilmiştir. Eşlerin bu altı aylık süre içinde seçim hakkını kullanmamaları halinde Türk Medenî Kanunu ile getirilen yasal mal rejimine tâbi oldukları öngörülmüştür. Buna göre Türk Kanunu Medenîsi döneminde eşler ister mal rejimlerinden birini seçmiş olsunlar, isterse bunlardan birini seçmedikleri için yasal mal rejimi olan mal ayrılığı rejimine tâbi olsunlar, Türk Medenî Kanununun getirmiş olduğu yasal mal rejimine tâbi olacaklardır.
Eşlerin altı ay içinde başka bir mal rejimini seçmemeleri nedeniyle, yasal mal rejimine tâbi oldukları hallerde bu rejimle ilgili hükümlerin hangi andan itibaren uygulanmaya başlayacağı hususu önemli bir sorun oluşturmaktadır.
Burada kanunların geriye yürümemesi ana ilkesinden hareket edilecek olursa, mal rejimiyle ilgili yeni kanun hükümlerinin eşlerin bu rejimi seçtikleri ya da yasal rejimi seçmiş sayıldıkları tarihten itibaren uygulanması gerekir. Ancak Türk Medenî Kanunu ile getirilen yasal mal rejimi, mal ayrılığı rejiminin Ülkemizde eşler arasında büyük haksızlıklara yol açtığı yakınmaların ortadan kaldırılması amacını taşımaktadır. Bu yönüyle yeni yasal mal rejimi Türk Medenî Kanununun önemli devrimlerinden biri niteliğindedir. Bu değişiklikle beklenen amacın bir an önce gerçekleşmesi, buna ilişkin hükümlerin geçmişe etkili olasını gerektirir. Bu nedenle Komisyonda yapılan tartışmalar sonunda, aksi görüşlere rağmen, Türk Medenî Kanununun yasal mal rejimiyle ilgili hükümlerinin geçmişe etkili olarak Eşlerin Evlenme Tarihinden itibaren uygulanacağı kabul edilmiştir.
Maddede, eşlere yasal mal rejimi dışındaki bir mal rejimini seçmeleri hususunda altı aylık bir süre öngörülmüştür. Türk Medenî Kanununun yayımı tarihinden altı ay sonra yürürlüğe gireceği düşünülecek olursa, eşler Kanunun yayımı tarihinden itibaren oniki ay gibi uzunca bir düşünme ve karar verme süresine sahip olmaktadırlar.
Eşler, Türk Kanunu Medenîsine göre sahip oldukları bir mal rejiminden, Türk Medenî Kanununun öngördüğü farklı olmayan bir mal rejimini seçtikleri takdirde, bu rejimin tasfiyesi ile ilgili bir sorun doğmayacaktır.
Örneğin: eşler yasal mal rejimi olan mal ayrılığı rejiminde iken, Türk Medenî Kanununun kabul ettiği seçimlik rejim olan mal ayrılığını seçtikleri takdirde tasfiye gündeme gelmeyecektir. Aynı durum, eşlerin mal ortaklığı rejiminde iken, yeni Kanunun seçimlik rejim kabul ettiği mal ortaklığını seçmiş olmaları halinde de söz konusudur.
Mal rejiminin tasfiyesi, eşlerin Türk Kanunu Medenîsi yürürlükte iken sahip oldukları mal rejiminden farklı bir mal rejimine geçmeleri halinde gündeme gelecektir. Örneğin; eşler mal ayrılığı rejiminde iken, Türk Medenî Kanununun yürürlüğe girmesini müteakip altı ay içinde edinilmiş mallara katılma ya da paylaşmalı mal ayrılığı veya mal ortaklığı rejimine geçmeleri halinde eşlerin mallarının mal ayrılığı hükümlerine göre tasfiyesi gündeme gelecektir. Bu durumda eşlerin yeni bir mal rejimine geçmeleri söz konusu olduğundan ilgili mal rejiminin tasfiyesine ilişkin hükümler uygulanacaktır. Mal ayrılığı ve mal ortaklığı rejimleri Türk Medenî Kanunundan seçimlik rejimler olarak aynen alınmış ve tasfiyesine ilişkin hükümler de aynen korunmuş olduğundan, bu konuda eski ya da yeni Kanun hükümleri tartışması gündeme gelmeyecektir.
Maddenin ikinci fıkrası, Türk Medenî Kanununun kaldırmış olduğu mal birliği rejimiyle ilgilidir. Türk Kanunu Medenîsi döneminde istisnaî de olsa seçimlik rejimlerden olan mal birliği rejimini kabul edenler çıkabilir. Yeni Kanunda bu rejim kaldırılmış olduğu için, Kanun, eskiden bu rejimi seçmiş olanlara da altı aylık bir seçim hakkı tanımıştır.
Eşler, altı ay içinde Türk Medenî Kanununun getirmiş olduğu mal rejimlerinden birini seçmedikleri takdirde, mal birliği rejiminin yerini, Türk Medenî Kanununun öngördüğü yasal rejimin alacağını kabul etmiştir.
Maddenin üçüncü fıkrasında, Türk Medenî Kanununun yürürlüğe girdiği sırada devam eden boşanma veya evliliğin iptali davasının tarafları olan eşlerin mal rejimleri hükme bağlanmıştır. Buna göre, bu davalar sonunda eşlerin boşanmalarına ya da evliliğin iptaline karar verilecek olursa, bu kararın kesinleşmesini müteakip eşlerin mal rejimlerinin tasfiyesi, eşlerin eski Kanuna göre tâbi oldukları mal rejimi hükümlerine göre çözümlenecektir. Bu davalar ret ile sonuçlanacak olursa, kararın kesinleşmesini izleyen altı ay içinde eşlerin Türk Medenî Kanunu ile getirilen mal rejimlerinden birini seçmeleri zorunludur. Eşler bu zorunluluğu yerine getirmedikleri takdirde, yine aralarında Türk Medenî Kanununun öngördüğü yasal mal rejimi geçerli olacaktır.
Maddenin dördüncü fıkrası mal birliği rejiminin tasfiyesiyle ilgilidir. Türk Medenî Kanunu mal birliği rejimini kaldırmıştır.
Buna göre, eşler mal birliği rejiminden, yasal mal rejimine geçtikleri hallerde bunun tasfiyesi yürürlükten kaldırılan Türk Kanunu Medenîsinin ilgili hükümlerine göre yapılacaktır. Aynı kural, eşlerin mal birliği rejimi yerine, Türk Medenî Kanununun kabul ettiği seçimlik rejimlerinden birinin seçilmesi nedeniyle mal birliğinin tasfiyesi için de geçerlidir.