İçeriğe geç
Yürürlükte Değiştirici kanun 2. hâli

17/8/1999 ve 12/11/1999 Tarihlerinde Meydana Gelen Depremlerden Zarar Görenlerin Vergi Borçları ve Vergi Cezalarının Terkini ile Vergi Usul Kanunu,katma Değer Vergisi Kanunu,harçlar Kanunu ve Organize Sanayi Bölgeleri Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun

Kanun numarası
4731
Kabul tarihi
28.12.2001
Resmî Gazete
30.12.2001 / 24626
Son değişiklik
12.06.2002
Madde sayısı
11

Kaynak: TBMM 21. Dönem S. Sayısı 788 (Esas No: 1/869) · belgeyi aç · TBMM kaydı . Gerekçeler kanun tasarısı ya da teklifi üzerine yazılmıştır; komisyon ve Genel Kurul görüşmelerinde madde numaraları değişebilir. Her gerekçe, metni en çok benzeyen yürürlükteki maddeye bağlanmıştır.

Genel gerekçe

17.8.1999 tarihinde Marmara Bölgesinde, 12.11.1999 tarihinde ise Bolu ve Düzce illerinde meydana gelen depremler, depremden etkilenen bölgelerin ekonomik ve sosyal yapısını geniş oranda etkilemiş ve büyük ölçüde maddî ve manevî zarara yol açmıştır. Bu depremlerin, vergi mükelleflerinin üzerinde yarattığı olumsuz etkileri bir ölçüde hafifletmek ve depremden etkilenen vergi mükelleflerine bir takım kolaylıklar sağlamak amacıyla bu Tasarı hazırlanmıştır.

Tasarı ile; vergi idaresinin, 17.8.1999 ve 12.11.1999 tarihlerinde meydana gelen depremlerden etkilenen mükelleflerin borçlarını terkin etmesi yönünde kolaylıklar sağlanması öngörülmektedir. Bu amaçla, 17.8.1999 ve 12.11.1999 tarihlerinde meydana gelen depremlerin mükellefler üzerinde yarattığı olumsuz etkinin derecesine göre farklı düzenlemeler yapılmaktadır.

Öte yandan Tasarıda, gerek söz konusu depremler nedeniyle gerekse diğer nedenlerle ortaya çıkan bazı vergi sorunlarını gidermek için çeşitli vergi kanunlarında değişiklikler yapılması öngörülmüştür.

Madde gerekçeleri

Tasarı/teklif madde 1

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

– Madde ile, terkin kapsamına alınacak amme alacakları belirlenmiş, hangi dönemlere ait alacakların, hangi koşullarda terkin edileceği ayrıntılı bir şekilde düzenlenmiştir. Buna göre terkine tâbi tutulacak amme alacakları, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu kapsamına giren vergi, resim ve harçlarla bunlara bağlı gecikme faizi, gecikme zammı, fon payı ve vergi cezaları ile 4306 sayılı Kanuna göre alınan eğitime katkı payıdır.

Söz konusu vergilerin, bu Tasarıya göre terkine tâbi tutulması için, 17.8.1999 ve 12.11.1999 tarihlerinde meydana gelen depremlerden önceki vergilendirme dönemlerine ilişkin olarak tahakkuk etmiş ve vadesi geçtiği halde ödenmemiş olması veya bu tarihten önceki dönemlere ait olup deprem tarihi itibariyle vadesinin geçmemiş olması gerekmektedir.

Maddenin (2) numaralı fıkrasında, deprem tarihi itibarıyla tamamı terkine tâbi tutulacak vergi borcu bulunan mükelleflerin, mükellefiyet kaydı bulunan il ve ilçeler belirtilmektedir. Buna göre, Sakarya İl merkezi ile Kocaeli İlinin Gölcük ve Karamürsel ilçeleri ve Düzce il merkezi ile ilçelerinde deprem tarihi itibarıyla yıllık gelir veya kurumlar vergisi yönünden mükellefiyet kaydı bulunanların (1) numaralı fıkrada belirtilen borçlarının tamamı terkin edilebilecektir. Burada belirlenen il ve ilçeler depremden en çok etkilenen yerlerdir. Bu yerlerde deprem tarihi itibarıyla gelir ve kurumlar vergisi yönünden mükellefiyet kaydı bulunanların (1) numaralı fıkrada belirtilen borçlarının tamamı terkin kapsamına alınmak suretiyle depremin yarattığı olumsuz etkiler ortadan kaldırılmaya çalışılmaktadır.

Deprem tarihi itibarıyla bu yerlerde gelir veya kurumlar vergisi yönünden mükellefiyet kaydı bulunmayanlar bu düzenlemeden yararlanamayacaklardır.

Ayrıca bu fıkrada, mükellefiyet kaydı itibarıyla farklı bir düzenleme daha yapılmıştır. Bu düzenlemede ise söz konusu yerlerde sadece muhtasar beyanname yönünden mükellefiyet kaydı bulunanların, muhtasar mükellefiyetine ilişkin olarak yukarıda sayılan yerlerdeki vergi dairelerine olan ve (1) numaralı fıkra kapsamına giren borçlarının tamamı terkin edilebilecektir.

Buna göre, yıllık gelir veya kurumlar vergisi yönünden başka yerlerde, muhtasar beyanname yönünden ise yukarıda sayılan illerde mükellefiyet kaydı bulunan mükelleflerin sadece bu yerlerde bulunan vergi dairelerine olan ve sadece muhtasar mükellefiyeti ile ilgili bulunan borçları terkin edilecektir. Söz konusu illerde muhtasar beyanname yönünden mükellefiyet kaydı bulunanların sadece depremden zarar gören faaliyetlerine ilişkin vergileri bu düzenleme içerisine alışmış bulunmaktadır.

Maddenin (3) numaralı fıkrasında; yer ve mükellefiyet kaydıyla ilgili herhangi bir sınırlandırma yapılmaksızın sadece depremden belirli bir oranda zarar görme ölçüsü esas alınarak bir düzenleme yapılmıştır. Bu düzenlemeye göre, yıllık gelir veya kurumlar vergisi mükellefiyeti (2) numaralı fıkrada sayılan yerler dışında olan ve 17.8.1999 ile 12.11.1999 tarihlerinde meydana gelen depremlerden yoğun olarak etkilenmemiş olmakla birlikte, bu depremler dolayısıyla varlıklarının en az % 10’unu kaybeden mükelleflerin (1) numaralı fıkra kapsamına giren borçlarının tamamı terkin edilecektir. Burada, herhangi bir yer sınırlandırılması yapılmaksızın, mükelleflerin 17.8.1999 ve 12.11.1999 tarihlerinde meydana gelen depremler nedeniyle varlıklarının % 10’unu veya daha fazlasını kaybetmeleri, depremden zarar görme ölçüsü olarak ele alınarak bu mükelleflerin (1) numaralı fıkra kapsamına giren borçlarının tamamı terkin kapsamına alınmıştır.

Maddenin (4) numaralı fıkrasında;

belirlenen yerler ve mükellefiyet kaydı itibarıyla bir sınırlandırılma yapılmak suretiyle belirli koşullarda terkine ilişkin düzenleme yapılmış bulunmaktadır.

Buna göre, Sakarya, Kocaeli, Yalova, Bolu ve Düzce illerinin merkez ve ilçelerinde deprem tarihi itibarıyla emlâk vergisi, motorlu taşıtlar vergisi, veraset ve intikal vergisi, çevre temizlik vergisi ile harç mükellefiyeti bulunanların, bu mükellefiyetlerine ilişkin olarak söz konusu yerlerdeki vergi dairelerine olan ve (1) numaralı fıkra kapsamına giren vergi borçlarının tamamı terkin edilecektir.

Bu düzenleme içerisinde, söz konusu yerlerde ve deprem tarihi itibarıyla sadece emlâk vergisi, motorlu taşıtlar vergisi, veraset ve intikal vergisi, çevre temizlik vergisi ile harçlar yönünden mükellefiyet kaydı bulunanlar yer almaktadır. Bu mükelleflerin sadece bu mükellefiyetlerine ilişkin ve sadece yukarıda sayılmış olan yerlerdeki vergi dairelerine olan (1) numaralı fıkra kapsamına giren borçlarının tamamı terkin edilmektedir.

Maddenin (5) numaralı fıkrasında ise depremden zarar gören bina ve taşıtlarla ilgili bir düzenleme yapılmıştır. Bu düzenlemeye göre, 17.8.1999 ve 12.11.1999 tarihlerinde meydana gelen depremlerden hasar gören bina ve taşıtlara ilişkin deprem tarihlerinden önceki dönemlere ait emlâk ve çevre temizlik vergisi ile motorlu taşıtlar vergisi terkin edilmektedir.

Burada herhangi bir yer sınırlandırılması yapılmamıştır. Ancak, 17.8.1999 ve 12.11.1999 tarihlerinde meydana gelen depremlerden bina ve taşıtların hasar görmesi koşulu belirlenerek, bu bina ve taşıtlara ilişkin olup da deprem tarihinden önceki dönemlere ait emlâk ve çevre temizlik vergisi ile motorlu taşıtlar vergileri terkin kapsamına alınmak suretiyle bu depremlerin bina ve taşıtlar üzerinde yarattığı hasarlar, bunlar üzerinden alınacak vergiler bu Tasarı kapsamına dahil edilmek suretiyle telafi edilmeye çalışılmıştır.

(6) numaralı fıkranın (a) bendinde, terkin işlemlerinin vergi dairelerince sonuçlandırılacağı hüküm altına alınmakta olup, terkin işlemlerine ilişkin usul ve esasları belirlemeye ve terkin işlemleri için mükelleflere başvuru süresi tespit etmeye Maliye Bakanlığı yetkili kılınmaktadır.

(6) numaralı fıkranın (b) bendi ile, bu Tasarıya göre vergi borçları terkin kapsamına giren mükelleflerin deprem tarihinden önceki vergilendirme dönemlerine ilişkin olan ve terkin kapsamına giren vergi türleri için bir takım kolaylıklar sağlanmakta, bu mükelleflerin deprem tarihinden önceki dönemlerle ilişkileri bu düzenleme ile ortadan kaldırılmakta, dolayısıyla da bu dönemlere ilişkin olarak mükelleflere herhangi bir vergi yükü getirilmemesi amaçlanmaktadır.

Bu düzenlemeye göre, Tasarı ile borçları terkin kapsamına alınan mükellefler adına, deprem tarihinden önceki vergilendirme dönemlerine ilişkin olarak terkin kapsamına giren vergi türleri için tarhiyat yapılmayacaktır. Herhangi bir nedenle tarhiyat yapılmış olsa dahi, bu Tasarının kanunlaşarak yayımlandığı tarihe kadar tahakkuk etmemiş olan vergiler ile deprem tarihinden önceki vergilendirme dönemlerine ilişkin olup deprem tarihi ile bu Tasarının kanunlaşması halinde yayımı tarihi arasında tahakkuk etmiş olan vergiler terkin edilecektir.

Örneğin, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 39 uncu maddesi uyarınca yapılan kamulaştırma işlemleri sonucunda ortaya çıkacak emlâk vergisi için de bu madde uyarınca geriye yönelik olarak tarhiyat yapılmayacaktır.

Ancak terkin kapsamına girmekle birlikte bu Tasarının kanunlaşarak yayımlanmasından önce tahsil edilen amme alacakları mükelleflere red ve iade edilmeyecektir.

Burada, sadece bu Tasarıya göre borçları terkin kapsamına giren mükellefler adına deprem tarihinden önceki dönemlere ilişkin olarak ve terkin kapsamına giren vergi türleri için tarhiyat yapılmayacağı öngörülmektedir. Bu düzenleme bu mükellefler hakkında herhangi bir nedenle vergi incelemesi yapılmasına engel teşkil etmemektedir.

(6) numaralı fıkranın (c) bendinde, bu Tasarıya göre terkin edilecek olan amme alacaklarına normal vade tarihinden, terkin edileceği tarihe kadar geçecek süre için gecikme faizi ve gecikme zammı alınmayacağı hükmüne yer verilmiştir.

Tasarı kapsamına giren vergi asılları terkin edileceğine göre, vergi asılları üzerinden hesaplanacak gecikme faizi ve gecikme zammının aranılmaması Tasarının amacına uygun düşen bir düzenleme olmaktadır.

(6) numaralı fıkranın (b) bendinde, terkin kapsamına giren vergilendirme dönemlerine ilişkin tarhiyat yapılmayacağının öngörülmüş olması bu mükellefler nezdinde vergi incelemesi yapılmasına engel teşkil etmemektedir. Bu nedenle, (6) numaralı fıkranın (d) bendinde, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun ceza ile ilgili hükümleri içerisinde yer alan hürriyeti bağlayıcı vergi suçlarına ilişkin cezaların bu Tasarının kapsamı içerisinde yer almadığı hükme bağlanmaktadır. Dolayısıyla söz konusu dönemler için tarhiyat yapılmayacak olsa bile yapılacak vergi incelemesi sırasında nezdinde inceleme yapılan mükellef hakkında 213 sayılı Vergi Usul Kanununun ceza ile ilgili hükümleri içerisinde yer alan vergi suçlarına ilişkin herhangi bir tespit yapılması durumunda bu hükümlere göre işlem yapılması zorunlu bulunmaktadır.

Maddenin (7) numaralı fıkrasında ise, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 15 inci maddesinde yer alan mücbir sebeplerin süreleri durdurucu etkisi dikkate alınmak suretiyle yeni bir düzenleme yapılmıştır. Bilindiği gibi, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 15 inci maddesinde, mezkûr Kanunun 13 üncü maddesinde yer alan mücbir sebep hallerinin bulunması halinde, bu sebepler ortadan kalkıncaya kadar sürelerin işlemeyeceği ve tahakkuk zamanaşımının işlemeyen süre kadar uzayacağı belirtilmiştir.

Bu hükme uygun olarak, maddenin (7) numaralı fıkrasında, 17.8.1999 ve 12.11.1999 tarihlerinde meydana gelen deprem nedeniyle Maliye Bakanlığınca ilan edilen yerlerde mücbir sebep uygulamasından faydalanan mükelleflerin mücbir sebep uygulanan yerlerdeki vergi dairelerine olan ve (1) numaralı fıkra kapsamına giren borçlarına mücbir sebebin başladığı süre ile ortadan kalktığı süre için gecikme faizi ve gecikme zammı uygulanmayacağı öngörülmüştür. Bu düzenleme ile yer ve borç sınırlandırılması yapılarak bu yerlerde bulunan mükelleflerin (1) numaralı fıkra kapsamına giren borçlarına mücbir sebebin süreleri durdurucu etkisi dikkate alınarak mücbir sebebin başladığı ve ortadan kalktığı süreler içen gecikme faizi ve gecikme zammı hesaplanmayacağı belirtilmiştir.

Ancak, mücbir sebebin başladığı ve sona erdiği tarihler arasındaki dönem için bu Tasarının kanunlaşarak yayımı tarihinden önce herhangi bir sebeple gecikme faizi ve gecikme zammı hesaplanarak tahsil edilmişse bu gecikme zammı ve gecikme faizleri de mükelleflere red ve iade edilmeyecektir.

Maddenin (8) numaralı fıkrasında, bu Tasarı ile getirilen imkânlardan yararlanmak için Maliye Bakanlığınca belirlenecek başvuru süresi içerisinde başvuruda bulunmayanların bu Tasarı hükümlerinden faydalanamayacakları hükme bağlanmıştır. Bu düzenleme ile Tasarı ile sağlanan olanaklardan faydalanmak için belirlenen sürede başvuruda bulunma şartı öngörülmüştür. Bu şartı yerine getirmeyenler bu Tasarı ile getirilen düzenlemelerden yararlanamayacaklardır.

Tasarı/teklif madde 2

→ yürürlükteki madde 2

- 1 inci madde, depremden etkilenen mükelleflerin deprem tarihinden önceki vergilendirme dönemlerine ait olup, (1) numaralı fıkrada belirtilen borçlarının terkinine ilişkin düzenlemeleri kapsamaktadır.

Bu maddede ise, belirlenen yerlerde mükellefiyet kaydı ve vergi türleri itibariyle bir sınırlandırılma yapılmak suretiyle deprem tarihinden sonraki 1999 ve 2000 yıllarına ilişkin olan ve sadece geçici vergi, yıllık gelir veya kurumlar vergisi ile 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 94 üncü maddesinin birinci fıkrasının (6) numaralı bendinin (b) alt bendine göre yapılan gelir vergisi tevkifatının terkinine ilişkin düzenleme yer almaktadır. Madde ile, 1999 yılı için ayrı, 2000 yılı için ayrı bir düzenleme yapılmıştır.

Buna göre, Sakarya il merkezi ile Kocaeli İlinin Gölcük ve Karamürsel ilçeleri ve Düzce il merkezi ve ilçelerinde deprem tarihi itibarıyla yıllık gelir veya kurumlar vergisi yönünden mükellefiyet kaydı bulunanların 1999 yılına ilişkin olarak söz konusu vergilerinin tamamı terkin edilecektir. Ancak 1999 yılına ilişkin geçici verginin terkin edilmesi için deprem tarihinden sonraki dönemlere ilişkin olması şartı aranacaktır. Zira deprem tarihinden önceki dönemlere ilişkin geçici vergi zaten 1 inci madde uyarınca terkin edilecektir.

İlgili mükelleflerin 2000 yılına ilişkin olarak söz konusu vergilerinin ise BakanlarKurulunca iller ve ilçeler itibarıyla belirlenen oranlar üzerinden terkin edilmesi öngörülmüştür.

1999 ve 2000 yıllarına ilişkin olarak, terkin kapsamına giren vergileri beyan ederek ödeyen mükelleflere bu vergilerin iade edileceği tabiîdir.

Maddenin ikinci fıkrasında ise terkin işlemlerini hızlandırmak amacıyla Maliye Bakanlığına terkin işlemlerine ilişkin usul ve esasları belirleme yetkisi verilmiştir.

1 inci madde ile, bu maddenin birinci fıkrasında depremin ücretliler dışındaki mükellefler üzerinde yarattığı olumsuz etkilerin ortadan kaldırılması amaçlanarak düzenlemeler yapılmıştır.

Maddenin son fıkrasında ise, depremin çalışanlar üzerinde yarattığı olumsuz etkilerin ortadan kaldırılması amacıyla bir düzenleme yapılmıştır. Buna göre, Tasarının kanunlaşarak yayımlandığı tarihi takip eden aydan başlayarak 24 aylık süreyle, Sakarya il merkezi ile Kocaeli İlinin Gölcük ve Karamürsel ilçeleri ve Düzce il merkezi ve ilçelerindeki işyerlerinde fiilen çalışan ücretliler için 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 31 inci maddesi uyarınca tespit edilen özel gider indirimi tutarı dört kat olarak uygulanmak suretiyle söz konusu yerlerde çalışanlara da gelir vergisi açısından kolaylık sağlanmıştır.

Tasarı/teklif madde 3

→ yürürlükteki madde 3

- Deprem yöresinde bulunan bazı vergi daireleri depremden büyük oranda hasar görmüş olup, bu vergi dairelerinde mükellefiyet kaydı bulunan mükelleflerin vergi dairesinde bulunan evrak ve kayıtlarına ulaşılamamaktadır.

Bu düzenleme ile, söz konusu vergi dairelerinde mükellefiyet kaydı bulunan mükellefler hakkında vergi idaresince yapılacak veya yapılmayacak işlemler hususunda Maliye Bakanlığına yetki verilmiş bulunmaktadır.

Buna göre, 17.8.1999 ve 12.11.1999 tarihlerinde meydana gelen depremlerde hasar gören vergi dairelerinde mükellefiyet kaydı bulunan mükelleflere ilişkin olarak vergi dairesinde bulunan kayıtlara ulaşılamaması veya kayıtları bilgisayar ortamında izlenen vergi dairelerinde kayıtlara ulaşılabilse dahi bu vergi dairelerinde mükellefiyet kaydı bulunan mükelleflerin vergi dairesinde bulunan evraklarına ulaşılamadığından dolayı bu kayıtlardan sağlıklı bir sonuç elde edilememesi durumunda bu mükelleflerin deprem tarihinden önceki dönemlere ait tarh, tebliğ, tahakkuk, tahsil, terkin, alınan teminatların iadesi ve reddiyat işlemlerini yaptırma veya yaptırmama konusunda Maliye Bakanlığı yetkili kılınmıştır. Öte yandan, Maliye Bakanlığı bu yetkisini 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 114 üncü maddesinde düzenlenmiş olan tarh zamanaşımı hükümlerini dikkate almaksızın kullanabilecektir.

Maliye Bakanlığınca bu yetki, afet meydana gelen yerlerde hasar gören vergi dairelerinin depremden hasar görme veya bu vergi dairelerinde mükellefiyet kaydı bulunan mükelleflerin evrak ve kayıtlarına ulaşabilme durumlarına göre farklı uygulama yapma veya yaptırmama şeklinde kullanabilecektir.

Tasarı/teklif madde 4

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

- Madde ile, Maliye Bakanlığına genel hayata etkili afet meydana gelen bölgelerdeki mükellefler için mücbir sebep hali ilan etme ve bu sürede vergi ödevlerinde yerine getirilemeyecek olanları tespit etme yetkisi verilmektedir.

Daha önceki uygulamalarda 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 13 üncü maddesinde sayılmış olan yangın, deprem ve sel felaketi gibi mücbir sebep hallerinden herhangi birisinin meydana gelmesi halinde afetin meydana geldiği bölgede mücbir sebebin başladığı tarih ile sona erdiği tarih Maliye Bakanlığınca belirlenmekte, bu sebeplerin mükelleflerin vergi ile ilgili ödevlerini yerine getirmesine engel olduğu kabul edilerek, söz konusu sebepler ortadan kalkıncaya kadar sürelerin işlemeyeceği belirtilmekteydi. Ancak, bu konuda Maliye Bakanlığına verilmiş açık bir yetki bulunmamaktaydı.

Bu madde ile tanınan yetki, Maliye Bakanlığına afet bölgelerindeki yerlerdeki mükellefler için mücbir sebep hali ilan etme ve bu sürede vergi ödevlerinden yerine getirilmeyecek olanları tespit etme imkânı sağlayacaktır.

Tasarı/teklif madde 5

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

– Bilindiği gibi, vergi ödevlerinin yerine getirilmesine engel olacak yangın, yer sarsıntısı ve su basması gibi afetler 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 13 üncü maddesine göre mücbir sebep olup, mücbir sebebin devam ettiği sürece vergi kanunlarında yazılı süreler işlememektedir.

Ancak, mücbir sebep, vergilerin tahakkuk sürelerini başka bir anlatımla beyanname verme sürelerini uzattığından, afet tarihinden önce tahakkuk etmiş olup, yıllık gelir ve kurumlar vergisi taksitleri gibi bu tarih itibarıyla ödeme süresi sona ermemiş ya da henüz ödeme süresi başlamamış vergilerin ödeme süresi, ayrıca afet tarihinden sonra tahakkuk edecek vergilerin ödeme süresini uzatmamaktadır.

Afetin mükellefler üzerinde yaratacağı etki dikkate alınarak ödeme süresi afet tarihinden sonra olan ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu kapsamına giren her türlü vergi, resim, harç, fon ve paylar ile bunların fer’ileri ve cezalarının ödeme sürelerini uzatabilmek amacıyla Maliye Bakanlığına yetki verilmesi yönünde düzenleme yapılmaktadır.

Bu yetki, afet meydana gelen yerlerde il merkezleri, ilçeler veya beldelere veya afetten zarar görme derecesine göre veya vergi türleri itibarıyla farklı süreler tespit etmek suretiyle de kullanılabilecektir.

Tasarı/teklif madde 6

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

– Madde ile, yargıda geçen süre için gecikme faizi hesaplanması hususuna açıklık getirilmektedir.

Bilindiği gibi, bugünkü ekonomik sistemlerde her borç alacak işlemlerinde kullanılan paraya kullanıldığı süre için bir bedel ödenmektedir. İhtirazi kayıtla verilen beyannameler ile beyan edilen ve ödenen vergilerde, mükellef bu beyanını genellikle vergi mahkemesi nezdinde dava konusu yapmaktadır. Mükellefin bu beyanını vergi mahkemesinde dava konusu yapması vergi mahkemesinde de davanın mükellef lehine sonuçlanması halinde 2577 sayılı İdarî Yargılama Usulü Kanununun 28 inci maddesine göre 30 günlük süre içerisinde vergi dairesine ödenmiş olan paranın mükellefe iade edilmesi gerekmektedir. Bu iade işlemi de vergi dairesi tarafından yapılmaktadır.

Ancak, vergi dairesinin bu ihtilafı bir üst yargı merciinde sürdürmesi ve üst yargı mercii organı tarafından vergi mahkemesince verilen kararın bozulması durumunda mükellefe vergi mahkemesi kararına istinaden ödenen paranın geri alınması icap etmektedir.

Mevcut uygulamaya göre, bu durumda yargıda geçen süre için faiz hesaplanması yönünde herhangi bir düzenleme bulunmamaktadır. Bu durum ise ekonomik sistemin genel prensiplerine aykırı düşmektedir.

Düzenleme ile, bu konudaki boşluğu doldurmak amacıyla yargıda geçen süre için 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanuna göre belirlenen tecil faizi oranında gecikme faizi hesaplanması öngörülmektedir.

Tasarı/teklif madde 7

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

– Madde ile, Maliye Bakanlığına 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 115 inci maddesi hükümleri uyarınca yapılan terkin işlemlerindeki terkin yetkisini defterdarlıklara veya vergi dairelerine devretme imkânı sağlanmaktadır.

Maliye Bakanlığının terkin yetkisini defterdarlıklara veya vergi dairelerine devretmesi halinde, mükelleflerin terkin taleplerinin yerinde değerlendirilerek sonuçlandırılmasına ve mahallî ile Maliye Bakanlığı arasındaki yazışma işlemlerini ortadan kaldırarak terkin işlemlerinde zaman kaybının ortadan kaldırılmasına olanak sağlanmış olacaktır.

Tasarı/teklif madde 8

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

– 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 257 nci maddesi ile; Maliye Bakanlığına, mükelleflerin vergi mevzuatı uyarınca tutmakla yükümlü oldukları defter, kayıt ve belgelerin elektronik ortamda tutulmasına izin verme veya zorunluluk getirme yetkisi verilmiştir.

Madde ile, elektronik defter, elektronik belge ve elektronik kaydın tanımı yapılmaktadır. söz konusu elektronik defter, kayıt ve belgelerin mükellefler tarafından belli bir standart çerçevesinde oluşturulması, kaydedilmesi ile bunların muhafaza ve ibrazına ilişkin usul ve esasların belirlenmesi konusunda da Maliye Bakanlığına yetki verilmektedir.

Bunun yanı sıra, 213 sayılı Vergi Usul Kanununda, fizikî ortamda tutulan defter, kayıt ve belgeler için uygulanan hükümlerin elektronik ortamda tutulan defter, kayıt ve belgeleri de kapsayacağı belirtilerek, mezkur Kanunda yer alan defter, kayıt ve belgelere ilişkin hükümlerin elektronik defter, kayıt ve belgeler için de uygulanması sağlanmaktadır.

Diğer taraftan, elektronik ortamın hızlı gelişmesi ve fizikî ortama ilişkin hükümlerle arasındaki uygulama farklılıkları nedeniyle Maliye Bakanlığına, elektronik ortamda tutulan defter, kayıt ve belgeler için fizikî ortamda tutulan defter, kayıt ve belgelere uygulanan usul ve esaslardan farklı usul ve esaslar belirleme yetkisi verilmesi de öngörülmektedir.

Bu düzenlemelere göre, mükelleflerin elektronik ortamda tuttukları bilgilerin güvenliği açısından Maliye Bakanlığına, mükellefler tarafından tutulan bilgilerin çeşitli iletişim araçları vasıtasıyla kendi bünyesine veya görevlendireceği kurumlara aktarma zorunluluğu getirebilme yetkisi verilmekte, ayrıca mükellefler tarafından elektronik ortamda aktarılacak bilgilerin kullanılabilirliğini sağlamak için bilgilerin belli bir format ve standartta gönderilmesini istemek, aktarılacak bilgilerin format ve standardına ilişkin usul ve esasları belirlemek ve tasarı kapsamına giren konularda elektronik imza kullanım usul ve esaslarını belirlemek hususunda Maliye Bakanlığına yetki verilmektedir.

Tasarı/teklif madde 9

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

– Yıllık yeniden değerleme oranı ile geçici vergi dönemlerinde uygulanacak yeniden değerleme oranı farklı yöntemlere göre hesaplandığından geçici vergi ve yıllık beyannamelerde beyan edilen matrahlar arasında uyumsuzluklar ortaya çıkabilmektedir. Yapılan değişiklikle geçici vergi dönemlerinde uygulanacak yeniden değerleme oranı hesaplama yönteminin yıllık yeniden değerleme oranının hesaplama yöntemine paralel hale getirilmesi amaçlanmaktadır.

Tasarı/teklif madde 10

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

– Şehirlerarası yollarda yaygın ve yoğun vergi denetimleri yapan Maliye Bakanlığı personeline yardımcı olmak üzere güvenlik personeli de görevlendirilmektedir. Madde ile, Maliye Bakanlığı personeline ödenen fazla çalışma ücretinden aynı usul ve esaslar dahilinde güvenlik personelinin de yararlandırılması öngörülmektedir.

Tasarı/teklif madde 11

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

– Pek çok ülkede yabancı taşımacıların taşımacılık faaliyetlerine ilişkin olarak o ülkeden satın alacakları, akaryakıt, yedek parça ve benzeri mallar ile tamir, bakım gibi hizmetler dolayısıyla ödedikleri katma değer vergisi ile fuar, panayır, sergi gibi ticarî tanıtım faaliyetlerine katılım dolayısıyla ödedikleri katma değer vergileri girişimcilere iade edilirken ülkemizde buna izin verilmemektedir. Oysa girişimcilerimiz yurt dışında ödedikleri vergileri daha önce iade alabilirken karşılıklılık ilkesi nedeniyle iade alamaz olmuşlardır. Yapılan düzenleme ile hem karşılıklılık ilkesi çerçevesinde girişimcilerimiz açısından yurt dışında ödedikleri vergileri iade almalarına imkân getirilmekte hem de Avrupa Birliğine uyum sağlanmaktadır.

Tasarı/teklif madde 12

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

– Bakanlar Kurulunca onaylanan “Avrupa Birliği Müktesebatının Üstlenilmesine İlişkin Türkiye Ulusal Programı”nın vergilendirme bölümünde ABkatma değer vergisi mevzuatı ile Türk katma değer vergisi sisteminin uyumlaştırılması da yer almaktadır. Söz konusu programın kısa vadeli hedefleri arasında, hizmet bedellerinin matraha dahil olduğu durumlarda mal ithaline bağlı hizmetlerin katma değer vergisinden istisna tutulmasına ilişkin AB direktifine uyum sağlanması da bulunmaktadır. Bu amaçla yapılan değişiklikle, ithal edilen mallar için daha önce katma değer vergisine tâbi tutulan bedellerin ithalat matrahına dahil edilmemesi sağlanmakta ve aynı bedel üzerinden iki kez vergileme yapılması önlenmektedir.

Tasarı/teklif madde 13

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

– Konsolosluklarda düzenlenen hibe senetlerine ait harçlar hibede bulunanlar tarafından ödenmektedir. Madde ile, yurt dışından yardım amacıyla kurum ve kuruluşlara bedelsiz olarak gönderilecek mal, malzeme, araç ve gereçler için bağışta bulunanlar tarafından ödenen hibe senedi harcının alınmaması sağlanmaktadır.

Tasarı/teklif madde 14

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

– Madde ile, yıllık harçların tahakkuk ve ödeme zamanı ile ilgili düzenleme yapılmaktadır.

Tasarı/teklif madde 15

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

– Madde ile, ikamet tezkeresinin alınmaması veya süresinin uzatılmaması durumunda yapılacak işlemler düzenlenmektedir.

Tasarı/teklif geçici madde 1

→ yürürlükteki geçici madde 1

– Prefabrik olarak inşa edilmiş bulunan konutlar bina olarak değerlendirildiğinden, prefabrik binaları kullananların da çevre temizlik vergisi ödemeleri gerekmektedir. Madde ile, deprem sonucu kendilerine prefabrik konut tahsis edilenlerden çevre temizlik vergisinin alınmaması sağlanmaktadır.

Tasarı/teklif geçici madde 2

→ yürürlükteki geçici madde 2

– 17.8.1999 ve 12.11.1999 tarihlerinde meydana gelen depremler, depremden etkilenen Kocaeli, Sakarya, Yalova ve Bolu illerinde mükellefiyeti bulunan gelir veya kurumlar vergisi mükellefleri ile bu illerde yatırım yapmakta olan mükelleflerin depremden önce vermiş oldukları yatırım kararlarını yeniden gözden geçirmelerini gerekli kılmıştır. Yapılan düzenleme ile, yatırım indirimi uygulamasından yararlanan mükelleflerin, yatırım kararlarındaki zorunlu değişikliklerden dolayı vergi uygulamaları nedeniyle zor durumda kalmamaları amaçlanmıştır.

Ayrıca, 17.8.1999 tarihinde Kocaeli, Sakarya, Yalova ve Bolu illerinin merkez ve ilçelerinde mükellefiyeti bulunan gelir veya kurumlar vergisi mükelleflerinin yatırım indiriminden yararlanan yatırımları mevcut halleriyle, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun ek 2 nci maddesinde yazılı şartların yerine getirilmiş olup olmadığına bakılmaksızın tamamlanmış kabul edilmektedir. Bu yatırımlar dolayısıyla yapılan veya yapılması öngörülen yatırım harcamaları üzerinden hesaplanan yatırım indirimi nedeniyle, geçmiş dönemlerde tahakkuk ettirilmemiş vergiler mükelleflerden geri alınmayacaktır. Tamamlanmış kabul edilen yatırımlar kapsamında yapılan harcamalar üzerinden hesaplanmış, ancak ilgili dönemlerde kazancın yetersiz olması dolayısıyla indirilememiş yatırım indirimi tutarları izleyen dönemlerdeki kazançlar üzerinden indirim konusu yapılamayacaktır.

4369 sayılı Kanunla 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun ek 1 inci maddesinde yapılan değişiklik ile mükelleflerin yatırım indiriminden faydalanması kabul edilmiş bulunan yatırımları kapsamında müteakip vergilendirme döneminde yapmayı öngördükleri yatırım harcamaları üzerinden hesaplanan yatırım indirimi tutarlarını ilgili kazançlarından indirebilmelerine imkân tanınmıştır. Yapılması öngörülen ve önceki hesap dönemine ilişkin olarak yatırım indirimine konu edilen yatırım harcamalarının öngörülen tutarın % 10’unu geçen bir tutarda düşük olması halinde, eksik yapılan yatırım harcaması dolayısıyla zamanında tahakkuk ettirilmemiş vergiler 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 48 inci maddesine göre belirlenen tecil faizi ile birlikte cezasız olarak tahsil olunacaktır. Buna göre müteakip vergilendirme döneminde hangi nedenle olursa olsun öngörülen yatırım harcaması tutarının % 10’unu aşan tutarda eksik yatırım harcaması yapılması halinde eksik yapılan yatırım harcaması dolayısıyla zamanında tahakkuk ettirilmemiş vergilerin tecil faizi ile birlikte cezasız olarak tahsil edilmesi gerekmektedir. Öngörülen yatırım harcamalarının 213 sayılı Vergi Usul Kanununda belirtilen mücbir sebep hallerinden birinin varlığı dolayısıyla gerçekleştirilememesi halinde, bir vergi ödevi niteliğini taşımayan, mükellef yönünden seçimlik hak olan yatırım indirimine 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mücbir sebep hükümlerinin uygulanması mümkün olmamaktadır. Düzenleme ile, 17.8.1999 tarihinde Kocaeli, Sakarya, Yalova ve Bolu illerinin merkez ve ilçelerinde mükellefiyeti bulunan gelir veya kurumlar vergisi mükelleflerinin izleyen vergilendirme döneminde yapmayı öngördükleri ve üzerinden hesapladıkları yatırım indirimini 17.8.1999 tarihine kadar verdikleri yıllık gelir veya kurumlar vergisi beyannamelerinde indirim konusu yaptıkları yatırım harcamalarını 2000 yılı sonuna kadar gerçekleştirmiş olmaları halinde herhangi bir işlem yapılmayacaktır.

17.8.1999 tarihinde Kocaeli, Sakarya, Yalova ve Bolu illerinin merkez ve ilçelerinde mükellefiyeti bulunan gelir veya kurumlar vergisi mükelleflerinin 17.8.1999 tarihinden önce başlanan ve teşvik belgesi olmaksızın yatırım indirimi uygulamasından yararlanan yatırımları tamamlanmış kabul edilecektir. Yatırıma devam edilmesi halinde, mükellefin talebi üzerine yatırımın tamamlanması için Maliye Bakanlığınca ek süre verilecektir.

Mükellefiyetleri Kocaeli, Sakarya, Yalova ve Bolu illerinin merkez ve ilçelerinde bulunmamakla birlikte bu illerde yatırımı bulunan mükelleflerin, sadece 17.8.1999 tarihinden önce yatırım teşvik belgesi alınmış olan yatırımları ile ilgili olarak, yapılan düzenlemelerden yararlanmaları sağlanmaktadır.

Ayrıca, İstanbul, Eskişehir ve Bursa illerinin merkez ve ilçelerinde 17.8.1999 tarihinden önce yatırım teşvik belgesine bağlanmış yatırımları bulunan mükelleflerin, bu yatırımlarının depremden fizikî olarak zarar görmesi veya yatırımlarına deprem sonrasında inşaat ruhsatı verilmesi işlemlerindeki kısıtlamalar nedeniyle geç başlamış olmaları halinde, söz konusu yatırımları ile ilgili olarak 1999 yılında yapılması öngörülen yatırım harcamaları üzerinden hesapladıkları ve 17.8.1999 tarihine kadar verdikleri yıllık gelir veya kurumlar vergisi beyannamelerinde indirim konusu yaptıkları yatırım indirimi tutarları ile ilgili olarak, öngörülen yatırım harcamalarını 2000 yılı sonuna kadar gerçekleştirmiş olmaları halinde herhangi bir işlem yapılmayacaktır.

Tasarı/teklif madde 16

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

– Yürürlük maddesidir.

Tasarı/teklif madde 17

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

– Yürütme maddesidir.

Plan ve