İçeriğe geç
Yürürlükte Değiştirici kanun 1. hâli

Mali Sektöre Olan Borçların Yeniden Yapılandırılması ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun

Kanun numarası
4743
Kabul tarihi
30.01.2002
Resmî Gazete
31.01.2002 / 24657 (mükerrer)
Son değişiklik
19.10.2005
Madde sayısı
11

Kaynak: TBMM 21. Dönem S. Sayısı 792 (Esas No: 1/938) · belgeyi aç · TBMM kaydı . Gerekçeler kanun tasarısı ya da teklifi üzerine yazılmıştır; komisyon ve Genel Kurul görüşmelerinde madde numaraları değişebilir. Her gerekçe, metni en çok benzeyen yürürlükteki maddeye bağlanmıştır.

Genel gerekçe

2001 yılında yaşanan ekonomik kriz, üretici kesimi ciddî sıkıntılara sokmuş, imalattan sanayiye, tarımdan inşaata, ekonominin yaratıcı ve bütünleyici unsuru olan tüm sektörler darboğaza girmiş, üretim ve istihdamda daralmalar başlamış, sonuçta ivedi ve o ölçüde de ciddî önlem ve kararların alınması zorunlu hale gelmiştir.

Ekonomik kriz şartları kredi kullanan reel sektör firmalarını olduğu kadar tüm sektörleri ve bu arada bankacılık sektörünü de derinden etkilemiş, krizden etkilenen kredi borçlularının taahhütlerini yerine getirememesi ve senet protestolarının rekor rakamlara ulaşması neticesinde sorunlu kredilerin hacminde önemli bir artış meydana gelmiştir. Nitekim, Haziran 2000 itibariyle sektördeki tüm bankaların tasfiye olunacak kredi alacakları tutarı 2 katrilyon Türk lirası iken, Haziran 2001 itibariyle 5.7 katrilyon Türk lirasına ulaşmıştır. Diğer taraftan tasarrufların daha kısa vadelerde yoğunlaşması, banka bilançolarında aktif ve pasif arasında vade uyumsuzluklarına neden olmuştur.

Bu ekonomik kriz ortamında, gerek bankacılık sektörünün gerekse reel sektörün ortak sorunlarını çözümleyebilmeleri, ancak ekonomiye ciddî ölçüde katma değer yaratan fakat finansal darboğaz yaşayan üretici firmaların katma değer yaratmaya devam ederek malî kesime olan geri ödeme yükümlülüklerini yerine getirebilmelerine ve bu ise finansal yeniden yapılandırma programlarını içeren bir uzlaşı platformunun oluşturularak kriz nedeniyle büyük ölçüde kaybolmuş olan işletme sermayelerinin bankalarca kredilendirilmesine bağlıdır.

Söz konusu yeniden yapılandırma programının başarılması, reel sektörün kriz nedeniyle kaybettiği işletme sermayesinin temin edilmesi ve bunun sonucu olarak da üretim ve istihdamın gelişerek devam etmesi, kamu bankalarının bankacılık sektöründeki ağırlığı dikkate alındığında, bu programda özel bankalarla birlikte kamu bankaları da yer almadığı takdirde, mümkün görülmemektedir.

Tasarı ile, ülkemizin içinde bulunduğu ekonomik durum nedeniyle finansal sıkıntılar yaşayan üretici firmaların, makul bir süreç içerisinde ve makul koşullarla, gerek katma değer yaratmaya devam etmeleri gerekse öngörülen süreç içerisinde malî kesime olan geri ödeme yükümlülüklerini yerine getirebilmeleri gayesiyle malî sektöre olan borçların yeniden yapılandırılması amaçlanmıştır.

Diğer taraftan, Tasarıda 15.11.2000 tarihli ve 4603 sayılı Kanunla yeniden yapılandırma sürecine giren bankalarda istihdam edilen personel hakkında uygulamada gereksinim duyulan bazı düzenlemelere de yer verilmiştir.

Madde gerekçeleri

Tasarı/teklif madde 1

→ yürürlükteki madde 1

– Ülkemizin içinde bulunduğu ekonomik konjonktüre bağlı olarak, gerek üretim gerekse hizmetler sektöründe faaliyet gösteren firmalar yaşadıkları darboğaz nedeniyle çeşitli kesimlere olan yükümlülüklerini yerine getirememekte, buna bağlı olarak da ya küçülme yoluna gitmekte ya da ekonomik faaliyetlerini bütünüyle durdurmak zorunda kalmaktadır.

Bu durum ise, ekonomik daralma sürecini hızlandırarak büyüme ve istihdam üzerinde son derece olumsuz bir etki yaratmaktadır.

Tasarı ile finansal darboğaz içinde bulunan, ancak malî sisteme olan borçlarının yeniden yapılandırılması yoluyla yaşaması olanak dahilinde olan firmalara, faaliyetlerini verimli bir şekilde sürdürebilecekleri bir ortamın sağlanması, bu şekilde ilgili firmaların ticarî faaliyetlerinin genişlemesi ve ciddî ölçekte katma değer yaratan firmaların ekonomiye yeniden kazandırılması, kapasite kullanımı ve istihdamın artırılması amaçlanmaktadır.

Tasarı/teklif madde 2

→ yürürlükteki madde 2

– Madde ile, 4389 sayılı Bankalar Kanununa tâbi bankalar ve özel finans kurumları ile diğer malî kurumlar, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu ve Tasfiye Halinde Emlak Bankası Anonim Şirketinin mevcut alacaklarının, Türkiye Bankalar Birliği tarafından hazırlanacak bir Finansal Yeniden Yapılandırma Programı Çerçeve Anlaşması kapsamında ve Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu tarafından onaylandığı tarihten itibaren 3 yıl içinde finansal yeniden yapılandırma sözleşmesine bağlanmak şartıyla yenilenmesine, yeniden finanse edilerek yapılandırılmasına ve yeni bir itfa planına bağlanmasına olanak sağlanmaktadır.

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumunun onayı ile işlerlik kazanacak olan Finansal Yeniden Yapılandırma Programı Çerçeve Anlaşması ile belirlenen esaslar dahilinde, malî kurumlara sorunlu hale gelmek üzere veya yeniden yapılandırılmadıkları takdirde sorunlu hale gelmesi muhtemel kredi borçları olan, gerekli destek verildiği takdirde katma değer yaratmaya devam edeceği düşünülen ve öngörülen süre içinde borçlarını geri ödeme kabiliyeti kazanacağına kanaat getirilen firmalara finansal yeniden yapılandırma programı uygulanacaktır. Programdan yararlanacak firmalara ilişkin kriterler Finansal Yeniden Yapılandırma Programı Çerçeve Anlaşması ile tespit edilecektir. Bu kriterler tespit edilirken, söz konusu firmaların başta aktif büyüklükleri olmak üzere, toplam yıllık ciroları, istihdam ettikleri personel sayısı ve toplam yıllık ihracat tutarları gibi unsurlar dikkate alınacaktır.

Bankalar ve diğer malî kurumlar, Çerçeve Anlaşması ile belirlenen asgarî unsurlar dahilinde borçluların durumunu değerlendirerek, her bir borçlu için ayrı ayrı imzalanacak finansal yeniden yapılandırma sözleşmeleri tanzim edecektir. Borçluların içinde bulunduğu finansman ihtiyacına bağlı olarak, bankaların ve diğer malî kurumların alacakları; vade ve ana para, faiz ödeme dönemlerine ilişkin şartlar aynı olmak üzere yenilenebileceği gibi, yeni bir itfa planına da bağlanabilecek veya bankaların kendi kaynaklarından ilave finansman sağlanabilecektir. Küçük ve orta boy işletmelerin özellikleri dikkate alınarak Finansal Yeniden Yapılandırma Programı Çerçeve Anlaşmasında bunlara ilişkin kriterler de ayrıca tespit edilecektir.

Ayrıca, madde ile, Türkiye Cumhuriyeti Ziraat Bankası Anonim Şirketi, Türkiye Halk Bankası Anonim Şirketi, hisseleri kısmen ya da tamamen Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna ait bankalar ve ilave kaynak sağlamamak kaydıyla Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu ile Tasfiye Halinde Emlak Bankası Anonim Şirketine Finansal Yeniden Yapılandırma Programı Çerçeve Anlaşmasına katılma hususunda yetki verilmiştir.

Diğer yandan, Finansal Yeniden Yapılandırma Programı Çerçeve Anlaşmasına taraf olan Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna kamu alacakları ile ilgili yasal düzenlemeler kapsamında tanınan önceliklerin ve tahsilat sürecinde getirilen ayrıcalıkların Çerçeve Anlaşması ile gerçekleştirilmek istenilen finansal yapılandırma programlarının uygulanmasında yaratacağı zorlukların önlenmesini teminen, Fon tarafından, Finansal Yeniden Yapılandırma Programı Çerçeve Anlaşmasına göre yenilenen, yeniden finanse edilerek yapılandırılan ya da yeni bir itfa planına bağlanan krediler ve diğer alacaklardan, 4389 sayılı Bankalar Kanununun 15 inci maddesinin (3) numaralı fıkrasına göre 6183 sayılı Âmme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine tâbi olanların, 6183 sayılı Kanunun 48 inci maddesine göre tecil süresi ve teminat şartlarına bağlı olmaksızın taksitlendirilmesi ve tecil edilebilmesi mümkün kılınmıştır.

Tasarı/teklif madde 3

→ yürürlükteki madde 3

– Madde ile, Finansal Yeniden Yapılandırma Programı Çerçeve Anlaşması hükümleri kapsamında yapılacak finansal yeniden yapılandırma sözleşmeleri ve bu sözleşmeler kapsamında yapılacak işlemlerle ilgili bazı vergi istisnaları tanınmaktadır. Buna göre, Tasarı hükümleri çerçevesinde yeniden yapılandırma olmadığı takdirde zaten doğmayacak olan vergi yükümlülüklerinden kamunun fiilî bir kaybı olamayacağı ve ilgililere ilave külfet getirilmemesi noktalarından hareketle sözleşme kapsamındaki işlemlere ilişkin olarak, 488 sayılı Damga Vergisi Kanunu, 492 sayılı Harçlar Kanunu ve 6802 sayılı Gider Vergileri Kanunu, 1318 sayılı Finansman Kanunu ile kaynak kullanımı destekleme fonuna yapılacak vergi ve kesintilerle ilgili istisnalar getirilmektedir.

Tasarı/teklif madde 4

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

– 4603 sayılı Kanun ile kamu bankalarının çağdaş bankacılığın ve uluslararası rekabetin gereklerine göre çalışmaları ve özelleştirmeye hazırlanmaları sağlanacak şekilde yeniden yapılandırılmaları amaçlanmış ve özel bankalarla rekabet içinde çalışan bu bankalar, kamu bankası olmaları nedeniyle tâbi oldukları mevzuat açısından diğer bankalara göre bazı kısıtlamalar altında faaliyet göstermek zorunda olduklarından, bu kısıtlamalar kaldırılarak sektördeki diğer bankalar gibi özel hukuk hükümlerine ve 4389 sayılı Bankalar Kanunu hükümlerine tâbi kılınmışlardır.

Bu çerçevede, bankalara atanan yönetim ve denetim kurulu üyelerinin temel görevi bankaların aktiflerini seyyal kılmak, pasif kalitesini yükseltmek ve bankaların reorganizasyonunu sağlayarak bu bankaları süratle özelleştirmeye hazırlamak olarak belirlenmiştir. Aktiflerin seyyal kılınması ise müşteri kitlesi itibariyle reel sektörden oluşan portföyün geliştirilerek sürdürülmesini gerektirmektedir.

Reel sektör firmalarının işletme sermayelerindeki erimenin durdurularak kaybedilen işletme sermayelerinin yeniden sağlanması ve olumsuzlukların diğer sektörlere sirayetinin önlenmesi amacıyla ekonomik krizin başlangıç tarihi olan 21.2.2001 tarihinden önce açılmış olan kredilerle (tasfiye olunacak alacaklar dahil) ancak kriz sonrası geri dönüş imkânı sınırlı hale gelen kredilerle ilgili olarak; kriz ortamında bankalardan beklenen bankacılık iş ve işlemlerinin normal koşullardaki bankacılık teamüllerine ve yönetmeliklerine uygun olamayacağı nazara alındığında ve bu işlemlerden bazılarının ileride banka bilançolarında bırakabileceği olumsuzluklar ve bunun doğuracağı sorumlulukları kısıtlamak için; T. C. Ziraat Bankası A. Ş. ve T.

Halk Bankası A.Ş.’nin yönetim ve denetim kurulu üyeleri ile Tasfiye Halinde Emlak Bankası A.Ş.’nin yönetim, denetim ve tasfiye kurulu üyelerinin, kanunda belirtilen konularla ilgili olarak alacakları kararlar ve yapacakları işlemler ile ilgili tüm hukukî ve cezaî sorumlulukları münhasıran kasıtlı ve/veya ağır kusurlu fiilleriyle sınırlı tutularak, bu fiilleriyle ilgili hukukî ve cezaî sorumluluklarının aynı platformdaki özel sektör bankalarındaki eş görevli kişilerin tâbi olduğu hukuk kurallarına göre belirlenmesi gerekli görülmektedir.

Bunun yanı sıra, yapılan düzenleme ile, ekonomideki olumsuz gelişmeler nedeniyle ödeme gücünde, nakit akımında, bilânço ve özvarlık yapısında olumsuzluklarla karşı karşıya kalan reel sektör firmalarının faaliyetlerinin iyileştirilerek üretim ve istihdamın sürdürülmesine imkân sağlamak; tarım sektöründe ortaya çıkan olumsuz gelişmelerin gelecek yıllara sirayetini engellemek; bu sektörlere anılan bankalarca açılmış olan kredilerin tahsil imkânını iyileştirmek; bu olumsuz gelişmelerin diğer sıhhatli firmalara sıçramasını önlemek amacıyla kamu bankalarının bu kredilerin borçlularıyla ayrı ayrı veya sektördeki diğer bankalarla birlikte yapılacak protokollerle finansal yeniden yapılandırma programını içeren uzlaşı platformunda aktif ve yapıcı bir rol üstlenerek yer almaları için, bu bankaların söz konusu sektörlere açtıkları ve kullandırdıkları kredileri yeniden yapılandırmak yani kredilerin vadelerini uzatmak, kredileri yenilemek, gerektiğinde mevcut kredi limitlerini artırarak ilave yeni kredi vermek, kredileri kısmen veya tamamen iştirak haline dönüştürmek, kredileri gerektiğinde teminatları ile birlikte tahsil amacıyla diğer kuruluşlara aynî, nakdî ya da tahsil şartlarına bağlı bir bedel karşılığı devir ve temlik etmek, ana para ve/veya faiz bonifikasyonu yapmak, kredileri tahsil amacıyla borçlu ya da üçüncü kişilere ait aynî değerler karşılığında kısmen ya da tamamen tasfiye etmek, diğer bankalarla birlikte hareket ederek protokoller yapmak gibi bu kredilerle ilgili her türlü bankacılık uygulamalarını yapmak amacıyla alacakları kararlar ve yapacakları işlemler ile ilgili olarak bankaların yönetim, denetim ve tasfiye kurulu üyelerinin 4603 sayılı Kanunun 1 inci maddesine uygun olarak çalışabilmeleri hedeflenmiştir.

Tasarı/teklif madde 5

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

– Bankalar, özel finans kurumları ve diğer malî kurumların, sorunlu alacakları ile diğer varlıklarının satın alınması suretiyle, bu kurumların aktiflerine seyyaliyet kazandırmak ve sermaye yapılarını güçlendirmek amacıyla, gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde de örnekleri bulunan aktif yönetim şirketi modelinin ülkemize de kazandırılması amaçlanmaktadır. Ayrıca, bu tür şirketlerin teşvik edilmesini teminen, bunlara belirli bir süreyle sınırlı olmak üzere, bazı vergi, resim ve harç muafiyetlerinden yararlanma olanağı getirilmiş ve Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonunun da bu şirketlere hissedar olmak suretiyle katılması mümkün kılınmıştır.

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumunun belirleyeceği usul ve esaslar çerçevesinde bankalar arasında alım-satım işlemlerine konu edilen değer ve bunlara ilişkin teminatların devir ve temliklerinde de maddenin birinci fıkrasında yer alan muafiyetlerin 31.12.2004 tarihine kadar uygulanması öngörülmektedir.

Tasarı/teklif madde 6

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

– 1-a) 4389 sayılı Bankalar Kanununda yer alan kurul üyeleri ile kurum personelinin uyacakları meslekî ilkeleri tespit etme yetkisi, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kuruluna verilmiştir. Kurul üyelerinin görevlerinden ayrılmalarından sonra iki yıl süresince anılan Kanun kapsamına giren kuruluşlarda görev alamamaları kuralına, bu kişilerin meslekî bilgi ve tecrübesi gözetilerek münhasıran Fona intikal eden bankalarda görev alabilmeleri hususunda istisna getirilmektedir.Ayrıca, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumunun faaliyetleri hakkında Türkiye Büyük Millet Meclisi Plan ve Bütçe Komisyonunu bilgilendirmesi öngörülmektedir.

b) Temettü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetimleri veya hisseleri Fona intikal eden bankalara, tasfiyeleri Fon eliyle yürütülen bankaların iflas idarelerine ve Fona, açacakları dava ve icra takiplerinde tanınan vergi, resim ve harç istisnalarının kapsamı genişletilmiştir.

c) Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna, hisseleri kendisine intikal etmiş bankalar hakkında bu hisselerin üçüncü kişilere satışının gerçekleşememesi veya satışının imkân dahilinde olmadığının belirlenmesi durumunda, 4389 sayılı Bankalar Kanununun 14 üncü maddesinin (6) numaralı fıkrasının (a) ve (b) bentlerindeki yetkileri kullanabilmesinin yanı sıra, söz konusu bankanın varlık ve yükümlülükleri ile ilgili her türlü tasarrufta bulunabilme imkânı tanınmıştır.

d) 4389 sayılı Bankalar Kanununun 14 üncü maddesinin (7) numaralı fıkrasında yer alan, eski yönetici ve denetçiler hakkındaki kanunî halefiyet hakkının kapsamı açıklığa kavuşturulmaktadır. Bankaların birleşme, devir ve tasfiyelerine gidilmesi halinde, sorumluluğu tespit edilen eski ortak, yönetici ve denetçiler hakkında, banka genel kurullarınca ibra edilmiş olsalar dahi, Fon adına tazminat talebiyle dava açılabileceği hususu hüküm altına alınarak, bu konudaki tereddütlerin giderilmesi amaçlanmaktadır.

e) Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonunun, 4389 sayılı Bankalar Kanununun 15 inci maddesinin (3) numaralı fıkrasında var olan yetkisinin kapsamı, devraldığı ve dava veya iflas takibine konu etmekle görevli ve yetkili olduğu her türlü alacak dahil edilmek suretiyle genişletilmektedir. Ayrıca, Fona, uygulanmış veya uygulanması düşünülen muhafaza tedbirlerinin bir süre askıya alınmasıyla birlikte borçluların iktisadî faaliyetlerin devamının temin edilmesi ve bu suretle alacakların tahsil kabiliyetinin artacağına kanaat getirilmesi halinde anlaşma yapma yetkisi tanınmaktadır.

f) Yürütülecek işlemlerde kolaylık sağlanmasını teminen Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna, Kurum başkan yardımcısı statüsünde ve kurum başkan yardımcılarında aranan şartları taşıyan üç Fon başkan yardımcısı atanabileceği hüküm altına alınmıştır.

g) Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonunun, hisseleri kısmen veya tamamen kendisine intikal eden bankaların alacaklarını devralması halinde tanınan ayrıcalıklardan, bu bankaların borçlarını ve taahhütlerini yüklenmesi durumunda da yararlanmasına imkân tanınmıştır.Ayrıca, Fonun devraldığı alacakla ilgili olarak müdahil olabileceği ceza davaları arasına takibi şikâyete bağlı suçlardan doğan davalar da dahil edilmiştir.

h) Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna intikal eden bankaların iştiraklerine atanan ve bu bankaları temsilen görev yapan yönetim ve denetim kurulu üyeleri 4389 sayılı Bankalar Kanununun 24 üncü maddesinin (6) numaralı fıkrası kapsamına dahil edilmiş, ayrıca bu kişilerin atanmalarından önceki döneme ait tahakkuk eden kamu borçlarından sorumlu tutulamayacakları esası benimsenmiştir.

2. Maddenin eski haline göre, Devlet Personel Başkanlığına bildirilen personelin başka kurum ve kuruluşlara nakli 4046 sayılı Kanunun 22 nci maddesinde belirtilen esaslar (süreler hariç) dahilinde gerçekleştirilmektedir.

Kanundaki “süreler hariç” ibaresi, uygulamada herhangi bir süre sınırlandırması yokmuş gibi algılanmakta ve işlemlerin uzun bir süreye yayılması söz konusu olmaktadır. 4603 ve 4684 sayılı Kanunlarla Kamu Bankalarının Ortak Yönetim Kuruluna verilen yeniden yapılandırma görevinin başarıya ulaşması için, bankaların belirlediği söz konusu personelin başka kurum ve kuruluşlara naklinin kısa sürede sonuçlandırılması yönetimin kontrolünün, banka disiplininin ve iş düzeninin sağlanması açısından olağanüstü önem arzetmektedir. Yeniden yapılandırma çalışmalarının aksamaması açısından Devlet Personel Başkanlığına bildirilen personelin bir an önce bankadan ayrılmaları da gereklidir. Bu nedenle Devlet Personel Başkanlığına bildirilen personelin 30 gün içinde söz konusu personelin atamalarının yapılması için ilgili kamu kurum ve kuruluşlarına bildirimin sağlanması öngörülmüştür. Bu maddeyle getirilen en önemli değişiklik ilgili kamu kurum ve kuruluşlarının bildirim tarihinden başlayarak en geç beş iş günü içinde personel atamalarını yapmaları ve personelin bankalarla ilişkisinin kesilmesidir.

Bu maddede hüküm bulunmayan hallerde, bu maddenin amacına aykırı olmayacak şekilde, 4046 sayılı Kanunun 22 nci maddesi hükümlerinin uygulanması esası getirilmiştir.

3. 20.6.2001 tarihli ve 4684 sayılı Kanunla 4603 sayılı Kanuna eklenen geçici 3 üncü madde uyarınca, Türkiye Emlak Bankası Anonim Şirketinin söz konusu maddede belirlenen mal varlığı kalemleri dışı tüm aktifleri Türkiye Cumhuriyeti Ziraat Bankası Anonim Şirketi tarafından devralınmış ve anılan Banka tasfiye sürecine girmiştir. Ancak Tasfiye Halinde Emlak Bankası Anonim Şirketinde kalması öngörülen bankalara olan yükümlülüklerden doğan taahhütlerden inşaat faaliyetleri ile ilgili olanların halen tasfiye süreci devam eden Bankada kalması tasfiye hukuku gereklerine uymadığından maddede bu gerekliliğin yerine getirilmesi bakımından düzenlemeye gidilmiştir.

Ayrıca, 4603 sayılı Kanunun geçici 3 üncü maddesinin mevcut ikinci fıkrası, Türkiye Emlak Bankası Anonim Şirketinin Türkiye Cumhuriyeti Ziraat Bankası Anonim Şirketine devrinden doğan yükümlülüklerin, Türkiye Cumhuriyeti Ziraat Bankası Anonim Şirketine sermaye olarak ödeme yapılmak suretiyle karşılanması amacıyla düzenlenmişti. Bu fıkrada yapılan değişiklikle, devredilen gayri nakdî kredilerin nakte dönüşmesi halinde sermaye yerine borç karşılığı ödeme yapabilme imkânı sağlanmıştır.Ayrıca Türkiye Emlak Bankası Anonim Şirketinin 4684 sayılı Kanun çerçevesinde Türkiye Cumhuriyeti Ziraat Bankası Anonim Şirketince devralınması üzerine Türkiye Cumhuriyeti Ziraat Bankası Anonim Şirketi nezdinde doğan menfî farkın Hazinece karşılanmış olması nedeniyle Türkiye Emlak Bankası Anonim Şirketi Hazineye borçlu olduğundan, maddeye bu yönde açıklık getirilmiş olup söz konusu alacak Hazinece yerine getirilmesine rağmen halen Türkiye Cumhuriyeti Ziraat Bankası Anonim Şirketi nezdinde gözüktüğünden söz konusu alacağın muhasebe ilkelerine uygun olarak giderilmesine olanak tanınması, ancak söz konusu alacağın, tasfiye süreci devam ederken Tasfiye Kurulu tarafından Bankanın iflasının istenmesine neden olmaması için sadece bu bakımdan dikkate alınmamasını temin için maddede bu yönde hüküm getirilmiştir.

Bilindiği üzere 4684 sayılı Kanunla Türkiye Emlak Bankası Anonim Şirketinin anılan Kanun ile getirilen sınırlamalar dahilinde mal varlığının devredilmesi üzerine bankacılık lisansı iptal edilmiş ve Banka tasfiye sürecine girmiştir. Ancak 4684 sayılı Kanunla tasfiye özel bir prosedüre bağlanmış olup Tasfiye Kurulunun, İcra İflas Kanununda düzenlenen İflas Dairesi, alacaklılar toplantısı ve İflas İdaresi görev ve yetkilerine de sahip olarak anılan Bankayı tasfiye etmesi öngörülmüştür. Banka tasfiyesi açısından ilgili mevzuattan ayrı özel düzenlemeleri içeren 4389 sayılı Bankalar Kanununda, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu ile temettü hariç ortaklık hakları anılan Fona intikal eden bankalar ve tasfiyeleri söz konusu Fon eliyle yürütülen bankalar hakkında getirilen ayrık hükümlerin, bu hükümlerin getirilmesindeki temel amacın aynı olması bakımından, Tasfiye Halinde Emlak Bankası Anonim Şirketi hakkında da uygulanması için 4603 sayılı Kanunda düzenlemeye gidilmiştir.

4. Kamu bankalarının yeniden yapılandırma ve özelleştirmeye hazırlık çalışmalarının başarıya ulaşması kapsamında personelin emekliliğe teşviki amacıyla daha önce ek maddî faydalar sağlanmış ise de, ülke ekonomisindeki belirsizlikler nedeniyle bir kısım personel tereddüt ederek söz konusu imkândan faydalanmamıştır. Hizmetin gerektirdiği ideal kadroya ulaşma amacı da dikkate alınarak, emekli olmak isteyen personele son kez olmak üzere ek maddî fayda sağlanmak suretiyle emeklilikten yararlanma hakkı tanınmıştır.

Ayrıca madde ile, özelleştirmeye hazırlık ve yeniden yapılandırma sürecinde; özel hukuka tâbi sözleşme ile istihdamına devam edilmesi uygun görülen banka personelinin, sözleşmeli statüye geçişinin teşvik edilmesi, söz konusu personelin T. C. Emekli Sandığı ile de irtibatlarının devam edeceği gözetilerek, sözleşmelerinin banka disiplin yönetmelikleri hükümleri uyarınca bankalarca feshi imkânı saklı kalmak üzere, 1475 sayılı İş Kanununun 17 nci maddesi dışında kalan sebeplerle bankalar tarafından feshedilmesi halinde mağduriyetlerinin önlenmesi, bankanın kârlılık ve verimliliği, iştiraklerinin de kârlılık ve verimliliğini gerektirdiğinden, iştiraklerde istihdam edilecek nitelikli banka personelinin iştiraklerde çalışmalarının sağlanması sırasında hak kaybına uğramamalarını temin etmeye yönelik düzenlemeler getirilmiştir.

Bunun yanında, kamu bankalarının 4603 sayılı Kanunun amaçlarına uygun olarak, Tasarıda belirlenen süreler içerisinde yeniden yapılandırılarak özelleştirmeye hazırlanmalarının başarıya ulaşması ve diğer özel bankalarla rekabet gücüne sahip olabilmeleri açısından aynı statüde personel istihdamı amaçlanmıştır.

5. 4603 sayılı Kanunun geçici 5 inci maddesi, Tasarının 4 üncü maddesi ile yeniden düzenlendiğinden uygulanma olanağı kalmayan söz konusu 5 inci madde yürürlükten kaldırılmıştır.

Tasarı/teklif geçici madde 1

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

– Maddeyle, bu Tasarının kanunlaşarak yayımlandığı tarihte Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumunda bir kamu kurumundan atanmak suretiyle görev yapmakta olanlardan, konularıyla ilgili en az dört yıllık yüksek öğrenim veren fakülte ve yüksek okulları bitirerek mesleğe özel yarışma sınavıyla giren ve geldikleri kurumlarda en az üç yıl süreyle meslek içi eğitimden sonra özel bir yeterlilik sınavı sonunda ve ortak kararla uzmanlık kadrolarına atanan ve meslek personeli olan bankacılık uzmanı şartlarını haiz personelin, uygulamada ve doktrinde “eşitler arası eşitlik” olarak kabul edilen ve Anayasada yer alan eşitlik ilkesi gereği, bankacılık uzmanı olarak atanabilmesi imkânı getirilmiştir.

Tasarı/teklif madde 7

→ yürürlükteki madde 8

– Kanunun 4 üncü maddesinin yürürlüğü kapsamına giren kredilerin tarihine endekslenmek suretiyle 21.2.2001 tarihine alınmıştır.

Ayrıca Kanunun 6 ncı maddesinin 3 üncü fıkrasının yürürlüğü, bu fıkranın yer aldığı 4684 sayılı Kanunun yürürlük tarihi olan 3.7.2001 tarihine alınmak suretiyle 4684 sayılı Kanun ile getirilen esaslar arasında bütünlüğün korunması amaçlanmıştır.

Tasarı/teklif madde 8

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

– Yürütme maddesidir.

Plan ve Bütçe