İçeriğe geç
Yürürlükte Temel kanun 5. hâli

Doğrudan Yabancı Yatırımlar Kanunu

Kanun numarası
4875
Kabul tarihi
05.06.2003
Resmî Gazete
17.06.2003 / 25141
Düstur
5. tertip, cilt 42
Son değişiklik
21.05.2026
Madde sayısı
9

Kaynak: TBMM 22. Dönem S. Sayısı 142 (Esas No: 1/327) · belgeyi aç · TBMM kaydı . Gerekçeler kanun tasarısı ya da teklifi üzerine yazılmıştır; komisyon ve Genel Kurul görüşmelerinde madde numaraları değişebilir. Her gerekçe, metni en çok benzeyen yürürlükteki maddeye bağlanmıştır.

Genel gerekçe

Yabancı doğrudan yatırımları en çok çeken ülkelerin, uzun dönemde ekonomik istikrarı yakalayacağı kabul edilen ülkeler olduğu bilinmektedir. Avrupa, Ortadoğu ve Orta Asya arasındaki eşsiz jeopolitik konumu ve dünya enerji merkezlerine yakınlığı ile “bölgesel bir merkez” olma niteliğine; geniş iç pazarı, maliyet-etkin ve eğitimli iş gücü ve güçlü yerli sermayesine karşın ülkemiz, doğrudan yabancı yatırımlar alanında hiçbir dönem kendisinden beklenen performansı sergileyememiştir. Bu sonucun doğmasına yol açan en önemli unsur, doğrudan yabancı yatırımların ekonomik kalkınma stratejisinin temel bileşeni haline getirilmemiş olmasıdır. Bu nedenle, gelişmekte olan ülkelerin kaynak açığını gidermede, özellikle borç yükünün azaltılmasında anahtar role sahip bulunan doğrudan yabancı yatırımların; teknoloji, istihdam, modern know-how, yönetim becerisi, pazarlama ve ihracat olanakları gibi yararlarının maksimize edilebilmesi için, ülke çıkarları ile yatırımcının çıkarları arasında akılcı bir dengenin sağlanması ve bu yönde stratejik politikaların izlenmesi gerekmektedir.

Bilindiği üzere yatırım iklimi sadece ekonomik değil aynı zamanda hukukî bir iklimdir. Bu nedenle yukarıda bahsi geçen amacın gerçekleştirilmesi, sağlanacak diğer gelişmelerin yanı sıra, yatırımcıların ihtiyaç ve beklentilerini dikkate alan, açık, anlaşılır ve şeffaf bir doğrudan yatırım mevzuatının varlığını gerekli kılar.

18 Ocak 1954 tarihinde yürürlüğe giren 6224 sayılı Yabancı Sermayeyi Teşvik Kanunu, dönemin doğrudan yabancı yatırımları için gerekli kanunî alt yapıyı sağlayan, oldukça liberal bir mevzuattı ve liberal olma niteliğini hâlâ korumaktadır. Ancak yatırım ortamının geliştirilmesine yönelik olarak gösterilen reform çabalarına karşın, 6224 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten bu yana doğrudan yatırımlara ilişkin olarak ortaya çıkan kavram ve uygulama farklılıklarını karşılamadaki ve yatırımcıların haklarını uluslararası standartlarda korumadaki eksikliği, yeni bir kanunun hazırlanması ihtiyacını doğurmuştur. 6224 sayılı Kanunun isminde “Teşvik” ibaresinin yer almasının nedeni, o yıllar için teşvik unsuru olarak kabul edilebilecek kâr transferi, eşit muamele gibi hususları içermesi idi. Ancak Kanunun yürürlükte kaldığı yaklaşık yarım asırlık zaman dilimi içerisinde, ekonomik hayatta yaşanan gelişmeler ve ilgili mevzuatta yapılan değişiklikler, söz konusu hususların teşvik aracı yerine, genel kabul görmüş uluslararası yatırım ilkelerine dönüşmesine neden olmuştur. Bu nedenle uluslararası tanımlamalara da uygun olarak yeni kanunun ismi “Doğrudan Yabancı Yatırımlar Kanunu” olarak belirlenmiştir.

18.1.1954 tarihli ve 6224 sayılı Yabancı Sermayeyi Teşvik Kanunu yerine, Türkiye’deki yatırım ortamının liberal niteliğini öne çıkaran bir kanun hazırlanmıştır. Zira bir ülkenin yatırım mevzuatı, o ülkenin uluslararası yatırımlara olan bakış açısını yansıtması bakımından önemlidir. Doğrudan yatırımlara ilişkin temel kanun olarak dizayn edilen yeni “Doğrudan Yabancı Yatırımlar Kanunu” ile esas olarak, ülkemizin uluslararası yatırımlara yönelik eşitlikçi ve liberal yaklaşımı yansıtılmakta ve kanuna “yatırımcıya açık ve anlaşılır mesajlar veren” ve yatırımcının değişik mevzuatlar gereği sahip olduğu haklar ve tâbi olduğu yükümlülükleri gösteren “yasal bir rehber” niteliği kazandırılmaktadır.

Madde gerekçeleri

Tasarı/teklif madde 1

→ yürürlükteki madde 1

- Amaç ve kapsam maddesidir.

Amacı, “doğrudan yabancı yatırımları özendirmek, yabancı yatırımcıların haklarının korunması ile yatırım ve yatırımcı tanımlarında uluslararası standartlara uyulması, doğrudan yabancı yatırımların gerçekleştirilmesinde izin/onay sisteminin bilgilendirme sistemine dönüştürülmesi ve tespit edilen politikalar yoluyla doğrudan yabancı yatırımları artırmak” olan Kanun, yabancı yatırımcıların tâbi olduğu muameleye ilişkin usul ve esasları kapsamaktadır.

Tasarı/teklif madde 2

→ yürürlükteki madde 2

- Madde, Kanunun uygulama alanının açıklığa kavuşturulmasını teminen, “yabancı yatırımcı ve yabancı doğrudan yatırım” gibi yatırıma ilişkin temel kavramları, uluslararası standartlar çerçevesinde tanımlamaktadır.

Kanun ile, menkul kıymetler borsaları dışında edinilen hisselerin yanı sıra, kısa vadeli sermaye hareketlerinin söz konusu olduğu menkul kıymetler borsalarında, % 10’u aşan hisse oranı edinimi, “doğrudan yabancı yatırım” kapsamına alınmıştır. “% 10” oranı, yabancı yatırımcıların uzun vadeli beklentilerini temsil ettiği uluslararası alanda kabul edilen orandır.

Yabancı yatırımcı tanımı, yabancı ülkelerin kanunlarına göre kurulmuş tüzel kişileri, uluslararası kuruluşları, Türkiye’de ikamet edip etmediğine bakılmaksızın Türkiye’de yatırım yapan yabancı ülkelerin vatandaşlığına sahip gerçek kişileri ve yurt dışında yerleşik Türk vatandaşlarını kapsamaktadır. Bu çerçevede, yurt dışında ikamet eden Türk işçileri de, Türkiye’de yapacakları yatırımlar açısından yabancı yatırımcı tanımına dahil edilmiştir. Ayrıca, 4112 sayılı Kanun kapsamında Bakanlar Kurulundan izin almak suretiyle başka bir ülkenin vatandaşlığına geçmiş olan Türk vatandaşlarının da, Türkiye’de yatırım yapmaları durumunda yabancı yatırımcı olarak değerlendirilmesi öngörülmüştür.

Tasarı/teklif madde 3

→ yürürlükteki madde 3

- a) Doğrudan yabancı yatırımların ülkelerin iktisadî kalkınmasına olan katkısı ve bu yatırımları çekmek konusunda giderek yoğunlaşan rekabet, ülkelerin yabancı yatırımlara yönelik sektörel kısıtlamaları ortadan kaldırmalarını veya en az düzeye indirmelerini gerektirmiştir.

Ancak, kamu düzeni, kamu sağlığı, kamu güvenliği ve kamu yararı gerekçeleri ile 3984 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayınları Hakkında Kanun, 815 sayılı Türkiye Sahillerinde Nakliyatı Bahriye (Kabotaj) ve Limanlarla Kara Suları Dahilinde İcrayı Sanat ve Ticaret Hakkında Kanun, 2920 sayılı Türk Sivil Havacılık Kanunu, 1380 sayılı Su Ürünleri Kanunu, 406 sayılı Telgraf ve Telefon Kanunu gibi çeşitli mevzuatta kısıtlamalar getiren hükümler yer almakta, 3213 sayılı Maden Kanunu, 2872 sayılı Çevre Kanunu ve 2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu gibi bazı mevzuatta ise izin alma zorunluluğu öngörülmektedir.

Bu bent ile, yatırım ortamının liberal niteliği vurgulanmış olup, uluslararası anlaşmalar ve diğer kanun hükümlerince çeşitli amaçlarla öngörülen snırlamalara da atıf yapılmasıyla mevzuatlararası uyumun sağlanması ve şeffaflığın temini amaçlanmıştır.

Diğer taraftan, 6224 sayılı Yabancı Sermayeyi Teşvik Kanunu ile 1954 yılında öngörülmüş bulunan millî muamele esasına bu Kanunda da yer verilerek, ülkemizde yabancı yatırımcıların yerli yatırımcılarla eşit muameleye tâbi oldukları belirtilmiştir.

b) Yabancı yatırımcılar açısından önemi dikkate alınarak, kamulaştırmaya ve devletleştirmeye ilişkin mevzuatta yer alan genel ilkelere yer verilmesi amaçlanmıştır.

c) Kambiyo mevzuatımız, taraf bulunduğumuz uluslararası anlaşmalar ve 6224 sayılı Kanun ve ilgili mevzuatı uyarınca yabancı yatırımcıların sahip olduğu transfer serbestisine doğrudan yabancı yatırımları düzenleyen bu Kanunda da yer verilmiştir.

Bentte, yabancı yatırımcıların faaliyet ve işlemlerinden doğan net kâr, temettü, satış, tasfiye ve tazminat bedellerinin, lisans, yönetim ve benzeri anlaşmalar karşılığında ödenecek meblağlar ile dış kredi ana para ve faiz ödemelerinin yurt dışına serbestçe transfer edilebileceği belirtilmiştir.

d) Türkiye’de Türk hukukuna uygun olarak kurulan ve idare merkezinin Türkiye’de bulunduğu, yabancı yatırımcıların ortaklığıyla kurulan ya da iştirak edilen şirketler, Türk şirketi sayılmaktadır. Bu şekilde Türk tüzel kişiliği kazanmış bulunan şirketlerin yatırımlarıyla ilgili olarak taşınmaz mülkiyeti ve sınırlı aynî hak edinimi, 442 sayılı Köy Kanunu ve 2644 sayılı Tapu Kanunu ile sınırlanmamış bulunduğundan söz konusu serbestinin Kanunda yer alması amaçlanmıştır.

e) Yabancı yatırımcılar için önemi dikkate alınarak uyuşmazlıkların çözümü hususuna yer verilmesi amaçlanmıştır.

f) Bu bent ile, yabancı yatırımcıların, yabancı ülkelerde kurulu bulunan şirketlerin menkul kıymetlerini yatırım aracı olarak kullanmak istemeleri durumunda, bu kıymetlerin değer tespitine ilişkin usul ve esaslar açıklanmaktadır.

g) Bu bent ile, yabancı yatırımcılar açısından önemi dikkate alınarak, çalışma izni bakımından çalışma mevzuatına tâbi olan yabancı personelin istihdamı konusunun, doğrudan yabancı yatırımları düzenleyen bu Kanunda yer alması amaçlanmıştır.

h) Bu bent, yabancı ülke kanunlarına göre kurulmuş şirketlerin, pazar araştırması, ihraç ürünlerinin kalite kontrolü ve benzeri faaliyetlerine yerine getirilmesi amacıyla ve ticarî faaliyette bulunmamak koşuluyla Türkiye’de açacakları irtibat bürolarının kuruluşunu düzenlemektedir. İrtibat bürosu açma hususu başka bir kanunda düzenlenmediğinden, haksız rekabete yol açmaması bakımından bu Kanunla izne tâbi tutulması gerekli görülmüştür.

Tasarı/teklif madde 4

→ yürürlükteki madde 4

- Yıllık plan ve program hedeflerini, ülkenin genel ekonomik durumunu ve dünyadaki yatırım eğilimleri ile ilgili kamu kurum ve kuruluşları ile özel kesim meslek kuruluşlarının görüşlerini dikkate alarak doğrudan yabancı yatırımlara ilişkin politikaların genel çerçevesini belirleme görev ve yetkisi bu Kanun ile Hazine Müsteşarlığına verilmiştir. Müsteşarlık bu görevin gereği gibi ifası amacıyla, her türlü hizmeti satın almaya ve diğer kuruluşların faaliyetlerine katılmaya yetkilidir.

Bu görevin yerine getirilmesinde, yatırımlar hakkındaki istatistiki bilgilerin edinilmesi önem arz etmektedir. Bu amaçla Müsteşarlık, kamu kurum ve kuruluşları ile özel kesim meslek kuruluşlarından yatırımla ilgili istatistiki bilgileri istemeye yetkili kılınmıştır.

Ayrıca, yatırımlara ilişkin istatistiki bilgilerin, yayımlanacak yönetmelikte yer alan usul ve esaslar çerçevesinde yabancı yatırımcılardan istenmesi hususu düzenlenmekte, söz konusu bilgilerin istatistiki amaçlar dışında ispat aracı olarak kullanılamayacağı ifade edilerek bildirim yükümlülüğünün amacı ve kapsamına açıklık kazandırmaktadır.

Maddede ayrıca, yatırım ortamını ilgilendiren mevzuatta yapılacak değişiklik ve yeni mevzuat taslakları hakkında Müsteşarlığın görüşünün alınması hükmüne yer verilmiştir. Böylece yatırım ortamını etkileyen mevzuat çalışmalarında Müsteşarlık tarafından belirlenen politikaların dikkate alınması ve yatırım ortamının düzenlenmesinde ilgili kurum ve kuruluşlar arasında eşgüdümün sağlanması amaçlanmıştır.

Tasarı/teklif madde 5

→ yürürlükteki madde 5

- a) 6224 sayılı Kanunun bu Kanun ile yürürlükten kaldırılması, 6224 sayılı Kanun kapsamında kurulan şirketlerin tâbi olacakları hukukun belirlenmesini gerektirdiğinden, bent ile, 6224 sayılı Kanun kapsamında kurulan şirketlerin, kazanılmış hakları saklı kalmak kaydıyla, bu Kanun kapsamında değerlendirileceği hususu düzenlenmiştir.

b) Doğrudan yabancı yatırımlara ilişkin genel esasları düzenleyen bu Kanunun uygulama esaslarının, Kanunun yürürlüğe girmesinin hemen ardından, 1 aylık süre içerisinde, Hazine Müsteşarlığınca hazırlanacak yönetmelikle düzenleneceği belirtilmiştir.

c) Bent ile 6224 sayılı Kanun yürürlükten kaldırılmıştır.

Tasarı/teklif geçici madde 1

→ yürürlükteki geçici madde 1

- Kanunun uygulanmasını gösterecek yönetmeliklerin hazırlanması için 1 aylık süre öngörüldüğünden bu süre içerisinde 6224 sayılı Kanun esas alınarak çıkartılan kararname, tebliğ ve genelgelerin, bu Kanuna aykırı olmayan hükümlerinin uygulanmasına devam edilmesi mevzuat boşluğunun yaratılmaması ve uygulamada devamlılığın sağlanması amacıyla gerekli görülmüş ve madde bu amaçla düzenlenmiştir.

Tasarı/teklif geçici madde 2

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

- Özel sektör kuruluşlarında yabancı personel çalıştırılması hususu 6224 sayılı Kanun ile ilgili mevzuatı çerçevesinde Hazine Müsteşarlığının yetkisi dahilindedir.Ancak söz konusu izni verme yetkisini Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına tanıyan “Yabancıların Çalışma İzinleri Hakkında Kanun Tasarısı”, TBMMGenel Kurulu gündeminde bulunmaktadır. Madde ile bu Kanunun daha önce yürürlüğe girmesi halinde doğabilecek yasal boşluğun önüne geçilmesi amaçlanmaktadır.

Tasarı/teklif madde 7

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

- Yürütme maddesidir.

Plan ve