İçeriğe geç
Yürürlükte Temel kanun 1. hâli

Sivil Hava Araçları Üçüncü Şahıs Mali Mesuliyet Sigortasının Ticari Olarak Temin Edilemeyen Kısmının Devlet Garantisi ile Karşılanması Hakkında Kanun

Kanun numarası
4911
Kabul tarihi
26.06.2003
Resmî Gazete
09.07.2003 / 25163
Düstur
5. tertip, cilt 42
Son değişiklik
—
Madde sayısı
11

Kaynak: TBMM 22. Dönem S. Sayısı 153 (Esas No: 1/585) · belgeyi aç · TBMM kaydı . Gerekçeler kanun tasarısı ya da teklifi üzerine yazılmıştır; komisyon ve Genel Kurul görüşmelerinde madde numaraları değişebilir. Her gerekçe, metni en çok benzeyen yürürlükteki maddeye bağlanmıştır.

Genel gerekçe

Sivil havacılık faaliyetleri uluslararası kural ve kaidelere göre gerçekleştirilmektedir. Bu çerçevede taşıyıcıların sorumlulukları uluslararası anlaşmalar ve protokollerle belirlenmiştir. 1929 tarihli Varşova Konvansiyonu ve 1970 tarihli Lahey Protokolü bahse konu anlaşmaların başlıcalarındandır. Uluslararası kurallara göre taşıyıcıların uluslararası anlaşmalar ve protokollerle belirlenmiş olan sorumluluklarını sigorta ettirmeleri bir zorunluluktur.

Havacılık sigorta sözleşmeleri bu alanda uzun yıllar sonucunda ihtisas sahibi olmuş ve dünya genelinde faaliyet gösteren sigorta şirketleri tarafından oluşturulan poliçe genel şartlarına göre ve aynı şekilde tespit edilen istisna ve tanımlamalara paralel olarak akdedilmektedir.

Söz konusu sigorta şirketleri, 11 Eylül 2001 tarihinde Amerika Birleşik Devletlerinde meydana gelen olayları takiben 17 Eylül 2001 tarihi itibarıyla, yedi günlük ihbar süresinin sonunda diğer bir ifadeyle 24 Eylül 2001 saat 23.59 itibarıyla savaş, terör eylemleri, uçak kaçırma ve benzeri olaylar neticesinde yolcu ve üçüncü şahısların uğrayacağı zararları teminat altına alan sigortayı 50 milyon ABD Doları ile sınırlandıracaklarını ifade etmişlerdir.

Savaş, terör eylemleri, uçak kaçırma ve benzeri olaylar neticesinde üçüncü şahısların uğrayacağı zararların tazmini için olay başına ve toplam üzerinden sınırlandırılmak suretiyle verilen teminat, uluslararası trafiğe açık olan dünya havalimanlarınca ve sivil havacılık otoritelerince yetersiz bulunmuş, riskin hükümetlerce üstlenilmesi istenmiş, aksi takdirde uçuşların 24 Eylül 2001 saat 23.59 itibarıyla durdurulacağı bildirilmiştir.

Bu durum doğal olarak, Avustralya ve Güney Amerika hariç bütün kıtalara uçuşu bulunan, İnternational Air Transport Association (IATA) üyesi olan ve filosunda yaklaşık 70 adet uçak bulunduran millî havayolumuz Türk Hava Yollarını çok yakından ilgilendirmiştir.

Diğer Türk ticarî hava taşıma işletmelerine ait uçaklarla birlikte, ülkemizde mevcut sivil yolcu uçakları yaklaşık 140 adede ulaşmaktadır. Bu uçakların uçamaması durumunda havayolu şirketlerinin çok kısa bir süre içinde iflas etmesi gündeme gelmiştir.

Bu gelişme üzerine Başbakanın onayı ile, Türk Sivil Hava Aracı Siciline kayıtlı hava araçlarının maruz kalabilecekleri terör, savaş ve bunlara bağlı diğer risklerin gerçekleşmesi durumunda üçüncü şahısların uğrayacağı zararlara ilişkin toplam sigorta teminatının 50 milyon ABD Doları miktarını aşan kısmının karşılanması amacıyla bir ay süreyle geçici olarak Devlet garantisi verilmiş, aynı risk grubuna dahil olması bakımından, havaalanlarımızda yerleşik servis sağlayıcılarının faaliyetleri de dahil olmak üzere havaalanı hizmetlerini kullanmak suretiyle gerçekleştirilen terör eylemleri de Devlet garantisi kapsamına dahil edilmiştir.

Ne var ki, uluslararası sigorta ve reasürans piyasalarındaki belirsizlik dikkate alınarak 24.9.2001 tarihi itibarıyla bir ay süreyle geçici olarak verilen Devlet garantisinin 30.1.2003 tarihi itibarıyla onbirinci defa uzatılması zorunlu olmuştur.

Devlet garantisi süresinin şimdiden belirlenemeyen süreler için yeniden uzatılması gerekebileceği dikkate alınarak, Devlet garantisinin kapsamına, işleyişine ve dayanağına ilişkin tereddütlerin giderilmesini teminen bu Tasarı hazırlanmıştır.

Madde gerekçeleri

Tasarı/teklif madde 1

→ yürürlükteki madde 1

- Uluslararası havacılık kurallarına göre taşıyıcıların uluslararası anlaşmalar ve protokollerle belirlenmiş olan sorumluluklarını sigorta ettirmeleri bir zorunluluktur. Aksi takdirde uçuşların durdurulması söz konusu olmaktadır.

Madde ile, Kanunun amacının, uluslararası sivil havacılık ve havalimanı otoritelerince aranılan Üçüncü Şahıs Malî Mesuliyet Sigortası asgarî sınırının uluslararası sigorta piyasalarından ticarî olarak temin edilememesi durumunda, meydana gelen eksikliğin Devlet garantisi verilmesi suretiyle giderilmesini sağlamak olduğu belirtilmektedir.

Tasarı/teklif madde 2

→ yürürlükteki madde 2

- Madde ile, Kanunun kapsamında; Devlet garantisinin geçerli olduğu durumlara, Devlet garantisi verilen şahıslara, Devlet garantisine ilişkin üst sınıra, süreye, istisnalara, bedele ve bu bedelin yatırılacağı hesaba ilişkin usul ve esasların bulunduğu belirtilmektedir.

Tasarı/teklif madde 3

→ yürürlükteki madde 3

- Madde ile, uygulamada kolaylık sağlamak ve yanlış yorumlara yol açmamak için, Kanunda yer alan bazı kavramlar bu Kanunun uygulamasına mahsus olmak üzere tanımlanmıştır.

Tasarı/teklif madde 4

→ yürürlükteki madde 4

- Türk tescilli sivil hava araçları ile gerçekleştirilen bütün uçuşların yeknesak şekilde Devlet garantisine alınması esastır. Madde ile, belirtilen mahiyetteki uçuşların tümü ile geçici süre ile yurt dışında sub-charter ve wetlease olarak uçuşuna müsaade edilen Türk Sivil Hava Aracı Siciline kayıtlı hava araçlarının Ulaştırma Bakanlığından onay alınmış olan bölgelerdeki uçuşlarının Kanun kapsamına alınması hükme bağlanmıştır. Aynı risk grubuna dahil olması bakımından ülkemiz hudutları dahilindeki havaalanlarında yerleşik servis sağlayıcılarının (yer hizmet kuruluşları, ikram kuruluşları ve terminal işleticileri) faaliyetleri de dahil olmak üzere havaalanı hizmetlerini kullanmak suretiyle gerçekleştirilen terör eylemleri ve savaş hali Devlet garantisi kapsamına dahil edilmiştir. Diğer taraftan, Devlet garantisinin amacına ve kapsamına bağlı kalınmasını teminen hangi hususların Devlet garantisi dışında kaldığı belirtilmektedir.

Tasarı/teklif madde 5

→ yürürlükteki madde 5

- Madde ile, Devlet garantisinin üst sınırı belirlenmekte olup, her bir Türk ticarî hava işletmesi için verilen Devlet garantisinin üst sınırının, Ulaştırma Bakanlığının görüşü alınmak suretiyle Bakan tarafından tespit edileceği belirtilmektedir.

Tasarı/teklif madde 6

→ yürürlükteki madde 6

- Terör eylemlerini, savaş halini ve bunlara bağlı diğer riskleri teminat altına alan sigortanın ticarî olarak temin edilebilir hale gelmesi durumunda Devlet garantisinin durdurulması gerekebilecektir. Bahse konu sigortanın ticarî olarak tekrar temin edilemez hale gelmesi durumunda ise, yeniden başlatılması söz konusu olabilecektir. Madde ile, söz konusu durdurma, durdurma sonrası tekrar başlatma ve gerekli görülen diğer durumlarda Devlet garantisinden tümüyle vazgeçilmesi hallerinde Bakanlar Kurulunun yetkili olduğu belirtilmektedir.

Tasarı/teklif madde 7

→ yürürlükteki madde 7

- Madde ile, yolcular ve yerleşik servis sağlayıcıları tarafından ödenecek bedelin ne şekilde tespit edileceği, vergi muafiyeti ve hangi hallerde söz konusu bedelin alınmayacağı hususları belirtilmektedir.

Tasarı/teklif madde 8

→ yürürlükteki madde 8

- Madde ile, Türk ticarî hava taşıma işletmeleri ve yerleşik servis sağlayıcılarının Devlet garantisi bedelinin hesaba yatırılmasına ilişkin yükümlülüğü, süresi içinde hesaba yatırılmayan Devlet garantisi bedelinin ne şekilde tahsil edileceği, hesaptan yapılacak her türlü ödemede yetkinin hangi makamda olduğu, hesapta biriken meblağın nemalandırılmasının nasıl yapılacağı, hesaptan risk transferi ve gerekli görülen hizmetlerin alımı için ödeme yapılabileceği, rizikonun gerçekleşmesi halinde ihtiyaç duyulacak nakdin nasıl karşılanacağı, yapılan ödemeler ve hesapla ilgili iş ve işlemlere ilişkin denetimin nasıl yapılacağı, hesapta biriken meblağın ne kadarının ne şekilde genel bütçeye gelir kaydedileceği ile hesabın tamamının tasfiyesi konusunda hangi makamın yetkili olduğu belirtilmektedir.

Tasarı/teklif madde 9

→ yürürlükteki madde 9

- Devlet garantisi bedelinin ilgili hesaba, gerçeğe ve usulüne uygun yatırılması ve söz konusu hesapta toplanan kaynakların değerini kaybetmemesi amacıyla nemalandırılması rizikonun gerçekleşmesi halinde yeterli kaynağa sahip olunması açısından önem taşımaktadır. Diğer taraftan, gerekli hallerde rizikonun değerlendirilmesine ve azaltılmasına ilişkin birtakım çalışmaların yapılması veya yaptırılması ve birtakım teminatların ihtisas sahibi kuruluşlardan satın alınması zorunluluğu hâsıl olabilir. Üçüncü Şahıs Malî Mesuliyet Sigortasının uluslararası sigorta ve reasürans piyasalarından temin edilebilir hale gelmesi durumunda, Devlet garantisinin durdurulması ve lüzumu halinde tekrar başlatılması ile söz konusu hesabın tasfiye sürecine girmesi halinde tasfiyeye ilişkin hususlar birtakım esaslara bağlanmalıdır. Ayrıca, uğranılan zararın gerçeğe uygun şekilde beyan ve tespit edilmesi hususu da tazminat prensibinin uygulanması ve haksız zenginleşmeye mahal verilmemesi açısından önem taşımaktadır. Bu hususlara ilişkin ayrıntıların tümünün Kanunda belirtilmesi halinde gereğinden fazla ayrıntıya girilmiş olunacağından, madde ile, bu hususların çıkarılacak Yönetmelikle belirleneceği belirtilmektedir.