İçeriğe geç
Yürürlükte Temel kanun 1. hâli

Eski Yugoslavya`da İşlenen Bazı Suçların Kovuşturulması Hakkında Kanun

Kanun numarası
4912
Kabul tarihi
26.06.2003
Resmî Gazete
01.07.2003 / 25155
Düstur
5. tertip, cilt 42
Son değişiklik
—
Madde sayısı
15

Kaynak: TBMM 22. Dönem S. Sayısı 122 (Esas No: 1/396) · belgeyi aç · TBMM kaydı . Gerekçeler kanun tasarısı ya da teklifi üzerine yazılmıştır; komisyon ve Genel Kurul görüşmelerinde madde numaraları değişebilir. Her gerekçe, metni en çok benzeyen yürürlükteki maddeye bağlanmıştır.

Genel gerekçe

GEREKÇE Türkiye’nin her zaman inandığı ve savunduğu uluslararası meşruiyet dünyanın herhangi bir bölgesinde ortaya çıkan ve hukuk ihlaline yol açan her sorunun, Devletlerin ülke bütünlüğüne, bağımsızlıklarına ve egemenliklerine saygı, birbirlerinin içişlerine karışmama ve kuvvete başvurmama ilkeleri doğrultusunda barışçı yoldan çözüme kavuşturulmasını gerektirmektedir.

Eski Yugoslavya ülkesinde uluslararası hukuka uygun olarak yeni devletlerin kurulması sürecinde karşılaşılan sorunlara da yukarıda özetlenen temel ilkeler çerçevesinde çözüm yolları aranmasına, Sırbistan yönetimince izlenen aşırı milliyetçi ve yayılmacı politika imkân vermemiş, aksine Bosna-Hersek’in bağımsızlık ve ülke bütünlüğüne yönelik saldırılar, yoğun etnik temizlik ve insan hakları ihlalleriyle desteklenmiştir.

Türkiye’nin de içinde bulunduğu uluslararası toplum, bu gelişmeler karşısında Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinin 30.5.1992 tarih ve 757 sayılı Kararıyla Yugoslavya’ya (Sırbistan-Karadağ) yaptırımlar uygulamaya başlamış, daha sonraki kararlarıyla da yaptırımların güçlendirilmesine yönelik tedbirler alınmasını benimsemiştir.

Ardından Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinin 25.5.1993 tarihli ve 827 sayılı Kararı ile “Eski Yugoslavya Ülkesinde 1.1.1991 tarihinden itibaren işlenen Uluslararası İnsancıl Hukukun Ağır İhlallerinden Sorumlu Suç Faillerinin Yargılanması İçin Uluslararası Mahkeme” kurulmuş ve 16.11.1993 tarihinde görevine başlamıştır. Anılan Güvenlik Konseyi kararı Birleşmiş Milletler Andlaşmasının “Barışın Tehdidi, Bozulması ve Saldırı Fiili Halinde Yapılacak Hareket” başlığını taşıyan VIInci Bölümü çerçevesinde üye Devletleri bağlayıcı nitelikte bir karar olup, Birleşmiş Milletler Andlaşmasının 25 inci maddesine uygun olarak bütün Birleşmiş Milletler üyesi Devletler tarafından uygulanması gerekmektedir.

Güvenlik Konseyi Uluslararası Mahkemenin yetki ve faaliyetlerini düzenleyen bir statüyü de 827 sayılı kararının eki olarak kabul etmiş bulunmaktadır. Anılan Uluslararası Mahkeme Statüsüne göre kurulan bu mahkeme eski Yugoslavya ülkesinde 1.1.1991 tarihinden itibaren 1907 La Haye ve 1949 Cenevre İnsancıl Hukuk Sözleşmeleri hükümlerine, savaş hukukunun teamüli kurallarına, 1948 Soykırım Sözleşmesi hükümlerine ve Nürenberg Mahkemesi kararlarıyla insanlığa karşı suç oluşturduğu kabul ve anılan Güvenlik Konseyi Kararıyla da teyid edilen (Mad. 5) çatışmalar sırasında sivillere karşı girişilen ve öldürme, köleleştirme, işkence, ırza geçme vb.

suçları kapsayan hükümlere aykırı olarak işlenen suçlar konusunda yetkili kılınmaktadır. Anılan Statüye göre, aynı konuda ulusal mahkemelerin de yetkili olması ve davaya bakması durumunda Uluslararası Mahkemenin talebi üzerine ulusal mahkemenin vereceği bir kararla yargılama dosyasını Uluslararası Mahkemeye göndermesi gerekmektedir. Yine anılan Statü gerek ulusal mahkemelerce gerekse Uluslararası Mahkemece bir davaya bakılmış ve kesinleşmiş karar verilmişse, “Non bis in idem” ilkesi uyarınca, bu davaya artık yeniden bakılamayacağını karara bağlamaktadır.

Öte yandan, Uluslararası Mahkeme Statüsüne göre Mahkeme Savcılığı eski Yugoslavya’da belirtilen nitelikteki olaylara ilişkin olarak soruşturma ve araştırmada bulunmak ve gerektiğinde Uluslararası Mahkeme önünde dava açmak yetkisiyle donatılmış olup, sanıkları, mağdurları ve tanıkları sorgulamak ve kanıtları toplamak üzere Birleşmiş Milletler üyesi Devletlerden yardım isteme ve gerektiğinde ilgili Devletle işbirliği içinde ülkede araştırmalarda bulunma hakkına da sahiptir. Yine, Uluslararası Mahkemenin gıyapta yargılama yapmaması ilkesi uyarınca, anılan Statüye göre tutuklanması, gözlem altına alınması ve Uluslararası Mahkemeye sevk edilmesi istenilen sanıklarla ilgili bu işlemlerin sanığın ülkesinde bulunduğu Devlet makamları tarafından gerçekleştirilmesi gerekmektedir. Nihayet, anılan Statü uyarınca, Birleşmiş Milletler üyesi Devletler Uluslararası Mahkemeden gelecek istek üzerine sanıklar hakkında araştırma yapılması ve tüm bilgilerin saptanması, kanıtların toplanması, elde edilen veri ve belgelerin gönderilmesi gibi birçok konuda Uluslararası Mahkeme ile işbirliği yapmak yükümlülüğü altındadır.

Uluslararası Mahkeme ve görevlilerinin yukarıda belirtilen görevleri yerine getirirken Birleşmiş Milletler üyesi Devletlerde dokunulmazlık ve ayrıcalıklardan yararlandırılması da anılan Karar ve Statüde öngörülen bir başka husustur.

Yukarıda belirtilen faaliyetlerin Türkiye’de gerçekleştirilebilmesi için yürürlükteki mevzuat hükümleri yeterli değildir. Bu Kanun Tasarısı yukarıda belirtilen faaliyetlerin Türkiye’de gerçekleştirilebilmesine olanak vermek ve anılan Uluslararası Mahkeme ile ulusal yargı sistemimiz arasında gerekli işbirliğini gerçekleştirmek amacıyla hazırlanmıştır.

Türkiye’nin eski Yugoslavya ve özellikle Bosna-Hersek’teki kanlı olaylarla ilgili olarak tüm ulusumuzca desteklenen dış politikası çerçevesinde, Birleşmiş Milletler Andlaşmasından doğan yükümlülüklerini yerine getirmesine yönelik bu Kanun Tasarısı, aynı zamanda Türkiye’nin uluslararası barışın korunmasına bir katkısını oluşturmaktadır.

Madde gerekçeleri

Tasarı/teklif madde 1

→ yürürlükteki madde 1

- Bu madde amaç maddesi olup eski Yugoslavya’da 01.01.1991 tarihinden bu yana işlenen ve Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinin 25.05.1993 tarihli ve 827 sayılı Kararına ekli Statüde belirtilen 1907 La Haye ve 1949 Cenevre İnsancıl Hukuk Sözleşmeleri hükümlerine, savaş hukukunun teamülî kurallarına, 1948 Soykırım Sözleşmesi hükümlerine ve Nüremberg Mahkemesi kararlarıyla insanlığa karşı suç oluşturduğu kabul edilip anılan Güvenlik Konseyi Kararıyla da teyid edilen (Mad. 5) çatışmalar sırasında sivillere karşı girişilen ve öldürme, köleleştirme, işkence, ırza geçme vb. suçları kapsayan hükümlere aykırı olarak işlenen suçları kovuşturmak için kurulan Uluslararası Mahkemenin yetkisine giren konularda Türk adlî makamlarının yetkilerini ve Uluslararası Mahkeme ile işbirliğini düzenlemektir.

Tasarı/teklif madde 3

→ yürürlükteki madde 3

- Bu maddenin birinci fıkrası ile Uluslararası Mahkemenin yargı yetkisine giren ve Statü’de belirtilen bir suçun işlenmesi ve suçlunun Türkiye’de bulunması halinde, Türk Ceza Kanunu ve ilgili diğer mevzuat hükümleri uyarınca suçlunun Türk Mahkemelerinde yargılanması kabul edilmektedir. Türk Mahkemelerinin yetkili olması halinde de bu konuda Ankara Mahkemelerinin uzmanlaşmasının uygun olacağı düşüncesinden hareket edilmektedir. Maddenin ikinci fıkrasında aynı suçlarla ilgili olarak, Uluslararası Mahkemenin kovuşturma başlatması ve yargılama yapması halinde Uluslararası Mahkemenin yargı yetkisine öncelik tanınacağı kabul edilmek suretiyle Uluslararası Mahkeme ile Türk Mahkemelerinin karşılıklı yetki konusu düzenlenmektedir.

Tasarı/teklif madde 4

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

- Bu madde ile Türkiye’de hakkında ceza kovuşturması başlayan kişilerle ilgili olarak, Uluslararası Mahkeme tarafından öncelik hakkına dayanarak kovuşturmaya başlanması halinde, Uluslararası Mahkemenin istemi üzerine Türkiye’deki kovuşturmanın Uluslararası Mahkemeye nakli ilke olarak kabul edilmektedir. Ancak, Uluslararası Mahkemenin nakil istemine olumlu cevap verilebilmesi için, kamu davası açılmamış ise o yerde görevli Asliye Ceza Mahkemesinin, kamu davası açılmış ise davaya bakmakta olan Mahkemenin, kendisine Adalet Bakanlığı aracılığıyla ulaştırılacak olan bu istemi incelemesi ve karar vermeden önce sanığın savunmasını alması gerekli görülmektedir. Bu çerçevede Türk Mahkemesi nakil kararını vermeden önce özellikle sanığa isnad edilen fiilin yer ve zaman bakımından Uluslararası Mahkemenin yetkisine girip girmediğini ve sanığın kimliğini incelemekle görevlidir. Mahkeme, Türk mevzuatına göre vereceği nakil kararıyla birlikte kişinin tutuklanmasına da karar verecektir. Bu kişi aleyhinde Türkiye’de herhangi bir suçtan dolayı kovuşturma açılmış bulunması halinde de Uluslararası Mahkeme istemde bulunduğu takdirde, aynı kuralların uygulanarak bu maddenin 1 inci fıkrasında belirtilen Türk Mahkemelerinin nakil istemine ilişkin karar vermesi kabul edilmektedir. Böylece eski Yugoslavya’da Uluslararası Mahkeme Statüsü kapsamına giren bir suçtan dolayı Uluslararası Mahkemenin kovuşturma açtığı bir kimse hakkında Türkiye’de bir başka suç nedeniyle kovuşturma başlatılması halinde de Uluslararası Mahkemenin ilgili kişiyi yargılamasına engel olunmaması sağlanmış olmaktadır.

Bu madde çerçevesinde, Türk Mahkemelerince hakkında gerek eski Yugoslavya’daki fiilleri gerekse TCK çerçevesinde başka bir fiil nedeniyle kovuşturma açılmış kişinin bu dava ya da davaları zamanaşımı süresi bakımından askıya alınmaktadır. Böylece, bu Kanunun 5 inci Maddesine uygun olarak Uluslararası Mahkemenin mahkûmiyet ya da beraat kararı ile kesin bir kararın muhatabı olmayan (örneğin, yetkisizlik kararının) kişiler aleyhine Türk Mahkemeleri önünde açılan davalara Türk Mahkemeleri devam edebilecektir.

Ancak, zamanaşımı süresinin çok fazla uzaması ihtimali de gözönünde bulundurularak, ilgili olaylara ilişkin olarak bir azami süre konulmasının da kamu düzeni ve kişi hakları bakımından uygun olacağı sonucuna varılmıştır. Bu çerçevede bu madde ile ilgili davalara ilişkin olarak zamanaşımı süresinin TCK’nun öngördüğü normal sürelerin iki katı olacağı düzenlenmektedir.

Bu maddenin son fıkrası ile, kovuşturmanın nakli konusunda Türk Mahkemelerince verilen kararın ve ilgili evrakın, Adalet Bakanlığı aracılığıyla Uluslararası Mahkemeye iletilmesi öngörülmüştür.

Tasarı/teklif madde 5

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

- Bu madde “non bis in idem” kuralı ile ilgili olup, Uluslararası Mahkemede yargılanarak kesin hükümle mahkûm olan veya beraat edenler hakkında aynı suçtan dolayı Türkiye’de yeniden kovuşturma yapılmaması konusunu belirtmektedir.

Buna paralel olarak, Türkiye’de yargılanarak kesin hükümle mahkûm olan veya beraat eden kişiler hakkında aynı fiil nedeniyle Uluslararası Mahkemeye gönderilme talebi de kabul edilmeyecektir.

Tasarı/teklif madde 6

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

- Bu madde Uluslararası Mahkeme Statüsü uyarınca yapılacak işbirliği ve adlî yardım taleplerinin, bu Kanun ve 765 sayılı Türk Ceza Kanunu ile uluslararası hukuk ve taraf olduğumuz sözleşmeler uyarınca inceleneceğini ve gerekli kararın alınacağını belirtmektedir. Adlî yardım talepleri ile bu Kanunda yer alan suçlarla ilgili olarak işbirliği talepleri, Adalet Bakanlığınca yetkili adlî mercilere intikal ettirilecek, yetkili adlî merciler de gerek Dışişleri Bakanlığı ve gerekse İnterpol’den gelen bilgileri değerlendirerek bu yöndeki talepleri inceleyerek gerekli kararı alacaktır.

Tasarı/teklif madde 7

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

- Bu madde ile, Türk Mahkemelerince bu kanun uyarınca verilen tutuklama kararları hakkında, Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun 112 nci maddesinin uygulanması öngörülmüştür.

Tasarı/teklif madde 8

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

- Bu madde, Uluslararası Mahkeme ile Türk adlî makamları arasındaki haberleşmenin, Adalet Bakanlığı aracılığı ile yapılacağını belirtmektedir. Buna göre, Uluslararası Mahkeme tarafından yapılacak işbirliği ve adlî yardım talepleri ile tutuklama ve nakil talepleri, Adalet Bakanlığı tarafından yetkili adlî mercie iletilecek, adlî makamların karar ve işlemleri de aynı şekilde Adalet Bakanlığınca Uluslararası Mahkemeye bildirilecektir.

Tasarı/teklif madde 9

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

Uluslararası Mahkemenin görev ve yetki alanına giren suçlarla ilgili olarak değişik bilgi, belge ve delillerin kamu kurum ve kuruluşlarınca elde edilmesi mümkündür. Bu çeşit bilgi, belge ve delillerin kamu kurum ve kuruluşlarının eline geçtiğinde bunların kaybolmaması, derlenip toparlanarak Uluslararası Mahkemeye gönderilmesi çok önemli bir konudur. Toplanan bilgi, belge ve delillerin Adalet Bakanlığı aracılığıyla Uluslararası Mahkemeye gönderilmesi düşünülmüştür. Kamu kurum ve kuruluşları dışındaki üçüncü şahıslar, özel ve tüzel kişilerin eline geçecek bilgi, belge ve deliller konusunda ise Uluslararası Mahkemeye gönderilme hususu düzenlenmemiş ve bu konuda serbestlik düşünülmüştür. Üçüncü şahısların, özel veya tüzel kişilerin ellerine geçen yahut derlenen bilgi, belge ve deliller bu kişilerce Uluslararası Mahkemeye doğrudan gönderilebilecektir.

Tasarı/teklif madde 10

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

- Bu madde ile Uluslararası Mahkeme önüne çıkarılacak sanık, tanık, bilirkişi ve suçtan zarar gören şahısların yol ve ikâmet giderlerinin karşılanması konusuna açıklık getirilmektedir.

Tasarı/teklif madde 11

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

- Uluslararası Mahkeme tarafından yapılan yargılama sonucu olarak ve kesinleşen mahkumiyete ilişkin kararların ülkemizde geçerli olabilmesi, Ankara Ağır Ceza Mahkemesinin infaz kararı vermesine bağlı olacaktır. Uluslararası Mahkeme kararının infazı ile ilgili talep Adalet Bakanlığına yapılacak ve Adalet Bakanlığı da yetkili Ankara Ağır Ceza Mahkemesine dosyayı gönderecektir. Mahkeme, Uluslararası Mahkemenin verdiği kararı inceleyecek ve bunun yerine getirilmesi için gerekli olan kararı verecektir. Bu madde ile hükmün infazının hürriyeti bağlayıcı cezanın yerine getirilmesini içermesi durumu da düzenlenmektedir. Uluslararası Mahkeme tarafından verilen ve kesinleşen mahkumiyet kararlarının infazı, hükümlüleri kabul edebileceklerini daha önceden Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyine bildiren üye devletlerce yapılabilecektir. Eğer Türkiye böyle bir talepte bulunursa, Mahkemece verilen cezaların infazı, ülkemiz ceza infaz kuralları çerçevesinde ve Uluslararası Mahkemenin gözetiminde gerçekleştirilecektir.

Bu madde ile ayrıca, infaz kararının verilebilmesi için Uluslararası Mahkeme kararının kesinleşmiş olmasının ve sanık hakkında aynı suçtan dolayı Türk mahkemesince verilip kesinleşmiş bir kararın bulunmamasının gerekli olduğu belirtilmiştir.

Tasarı/teklif madde 12

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

- Bu madde ile, Uluslararası Mahkemenin istemine uygun olarak Türk mahkemelerinin verdikleri tutuklama ve nakil ile ilgili kararlar ve Ağır Ceza Mahkemesinin bu Kanunun 11 inci maddesine göre verdiği infaz kararlarına karşı acele itiraz yoluna başvurulabilmesi öngörülmüş, böylece herhangi bir yanlışlığa karşı kişi haklarının azami ölçüde korunmasına özen gösterilmiştir.

Tasarı/teklif madde 13

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

- Bu madde ile Uluslararası Mahkemenin hâkimlerinin, savcı ve yardımcıları ile savcılık personelinin yazı işleri müdürü ve kalem personelinin Türkiye’de, Uluslararası Mahkeme Statüsünün 30 uncu maddesinde belirtildiği şekilde, 13 Şubat 1946 tarihli Birleşmiş Milletler İmtiyazlar ve Dokunulmazlıklar Sözleşmesi hükümleri gereği olarak dokunulmazlık, bağışıklık, ayrıcalık ve kolaylıklardan yararlanmaları konusu düzenlenmiştir. Belirtilen dokunulmazlık ve ayrıcalıklar görev sırasında tam bir serbestlik içinde çalışma olanağı sağlayacaktır.

Tasarı/teklif madde 14

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

- Yürürlük maddesidir. Ancak, bu Kanun ile Uluslararası Mahkemenin eski Yugoslavya ülkesindeki 1.1.1991 tarihinden sonraki olaylarla sınırlı olarak yargı yetkisinin sürdüğü sürece Türkiye’de etki doğurması amaçlandığı için Uluslararası Mahkemenin görevi sona erdiği andan itibaren bu Kanunun da yürürlükten kalkması öngörülmektedir.

Tasarı/teklif madde 15

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

- Yürütme maddesidir.