İçeriğe geç
Yürürlükte Değiştirici kanun 1. hâli

Çeşitli Kanunlarda ve Maliye Bakanlığının Teşkilât ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun

Kanun numarası
4916
Kabul tarihi
03.07.2003
Resmî Gazete
19.07.2003 / 25173
Düstur
5. tertip, cilt 42
Son değişiklik
—
Madde sayısı
25

Kaynak: TBMM 22. Dönem S. Sayısı 198 (Esas No: 1/602) · belgeyi aç · TBMM kaydı . Gerekçeler kanun tasarısı ya da teklifi üzerine yazılmıştır; komisyon ve Genel Kurul görüşmelerinde madde numaraları değişebilir. Her gerekçe, metni en çok benzeyen yürürlükteki maddeye bağlanmıştır.

Genel gerekçe

Tasarı ile, 4706 sayılı Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi ve Katma Değer Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunda, 4562 sayılı Organize Sanayi Bölgeleri Kanununda, 4070 sayılı Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanunda, 3083 sayılı Sulama Alanlarında Arazi Düzenlemesine Dair Tarım Reformu Kanununda, 2644 sayılı Tapu Kanununda, 775 sayılı Gecekondu Kanununda, 442 sayılı Köy Kanununda 6664 sayılı Taş Ocakları Muamelatının Tedviri ve Varidatının Tahsilinin Vilayet Hususi İdarelerine Ait Olduğu Hakkında Kanunda, 2886 sayılı Devlet İhale Kanununda, 1380 sayılı Su Ürünleri Kanununda, 167 sayılı Yeraltı Suları Hakkında Kanunda, 178 sayılı Maliye Bakanlığının Teşkilât ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamede, 3533 sayılı Umumi, Mülhak ve Hususi Bütçelerle İdare Edilen ve Belediyelerle Sermayesinin Tamamı Devlete Ait Daire ve Müesseseler Arasındaki İhtilafların Tahkim Yoluyla Halli Hakkında Kanunda, 13 Mart 1913 tarihli İl Özel İdaresi Kanununda, 4325 sayılı Olağanüstü Hal Bölgesinde ve Kalkınmada Öncelikli Yörelerde İstihdam Yaratılması ve Yatırımların Teşvik Edilmesi ile 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunda, 2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanununda ve 4342 sayılı Mera Kanununda, 3030 sayılı Büyükşehir Belediyelerinin Yönetimi Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabulü Hakkında Kanunda, 3007 sayılı Gümrük Mevzuatına Göre Tasfiye Edilecek Eşya Hakkında Döner Sermaye Kanununda ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununda değişiklikler yapılmaktadır.

Tasarı ile;

- Hazineye ait taşınmaz malların satışlarının hızlandırılması ve kolaylaştırılması, - Ülke kalkınmasında önemli yer tutan organize sanayi bölgelerinin, küçük sanayi sitelerinin, organize hayvancılık ve besi bölgelerinin, endüstri ve teknoloji geliştirme bölgelerinin ve serbest bölgelerin kurulmasının ve toplu konut üretiminin teşvik edilmesi, - Hazineye ait taşınmaz malların yönetim ve değerlendirilmesindeki bürokratik formalitelerin azaltılması, - Köy veya beldelerdeki tarım arazilerinin kullanıcılarına doğrudan satışının kolaylaştırılması, yararlanacaklara yeniden müracaat imkânı tanınması ve taksitli satışlarda faiz uygulanmaması, - Birinci derece doğal sit alanlarında kalan taşınmaz mallar için yüzde altı oranında yapılaşmaya izin verilmesi, - Tarım reformu alanında kalan ancak tarım yapılamayan dördüncü sınıftan yukarı arazilerin, yatırımların teşviki kapsamında kullanıma açılması, - Yabancı gerçek kişiler ile ticaret şirketlerinin karşılıklı olmak kaydıyla taşınmaz mal edinebilmelerinin sağlanması, - Taş, çakıl, kum ve toprak ocaklarının kiralama yetkisinin Maliye Bakanlığından alınarak, belediye ve mücavir alan sınırları içinde belediyelere, dışında ise il özel idarelerine verilmesi, - Su ürünü üretim alanları ile kaynak sularının kiralama yetkisinin Maliye Bakanlığından alınarak, il özel idarelerine verilmesi, - Kamu kurum ve kuruluşları arasında taşınmazın aynına ilişkin uyuşmazlıkların, hakem yerine genel hükümlere göre çözümlenmesi, - Genel bütçeye dahil dairelerle katma bütçeli idarelerin yürüttükleri hizmetler için gerekli cari ve yatırım nitelikli giderlerini karşılamak amacıyla, valilerin yetki ve sorumluluğunda olmak üzere il özel idarelerince katkı sağlanabilmesi, - Kalkınmada öncelikli yörelerde yatırım yapacaklara, Hazine yanında katma bütçeli kuruluşlara, belediyelere ve il özel idarelerine ait arazi ve arsaların da mülkiyetinin bedelsiz devredilebilmesi ve yatırımın yarısından fazlasını tamamlayan yatırımcılardan talepte bulunanlara bu yerlerin doğrudan satılabilmesi, - Turizm ve tersane yatırımcıları ile yaşanan ihtilafların çözümlenmesi, - Mera komisyonu çalışmalarında Maliye Bakanlığının izninin alınması, - Genel bütçe vergi gelirleri tahsilatından büyük şehir belediyelerine aktarılan paylar ile ilgili olarak, belediyelerin mağduriyetlerinin giderilmesi, - Gümrüğe terk edilen, terk edilmiş sayılan, müsadere edilen eşyanın satışından elde edilen hasılattan ayrılan % 10’luk döner sermaye gelirinin % 50’ye çıkarılması, - Trafik para cezalarının kredi kartı ile de ödenebilmesi, Hususlarında düzenlemeler yapılmaktadır.

Yapılan bu düzenlemeler ile yatırım ortamının iyileştirilmesi, yabancı yatırımların teşvik edilmesi, yerel yönetimlerin malî yapılarının güçlendirilmesi ve kişilerin mülkiyet haklarının kullanılmasına ilişkin mağduriyetlerinin giderilmesi amaçlanmaktadır.

Madde gerekçeleri

Tasarı/teklif madde 1

→ yürürlükteki madde 1

- BakanlarKurulu kararı ile satış kapsamına alınan hazineye ait taşınmazların satışı ile ilgili olarak 29.6.2001 tarihli ve 4706 sayılı Kanunun 1 inci maddesi ile oluşturulan Hazine Taşınmaz Malları Satış Koordinasyon Kurulu, Değer Tespit Komisyonu ve İhale Komisyonu çalışmalarında, komisyonların üye sayılarının çokluğu ve Hazineye ait taşınmaz satışlarında görüş sorulan bakanlıkların merkez ve taşra teşkilâtlarında görevli olan yetkililerin yanında, belediye ve sivil toplum kuruluşları temsilcilerinin de bulunması nedeniyle karar alınmasında, değer tespitlerinde ve ihalelerin yapılmasında güçlüklerle karşılaşılmıştır.

Kanun koyucunun amacının Hazineye ait taşınmaz satışlarını hızlandırmak olmasına rağmen, uygulamada satışların hızlandırılması bir yana, daha fazla bürokrasi ile karşılaşılmış ve komisyonların toplanmasında sorunlar yaşanmıştır.

Diğer yandan, bir kamu kuruluşuna tahsisli olduğu halde tahsis amacında kullanılmayan atıl vaziyetteki taşınmazların değerlendirilebilmesi için Bakanlar Kurulundan bu taşınmazların satışına ilişkin olarak karar alınması ve bu karar sonucunda tahsislerin kalkmış olması Maliye Bakanlığını rahatlatan bir uygulama olmuştur. Bu uygulamanın devam etmesinin uygun olacağı değerlendirilmektedir. Yapılan düzenleme ile uygulamada beklenen fayda sağlanamayan, aksine satışları sürüncemede bırakan komisyonlar kaldırılmaktadır.

Tasarı/teklif madde 2

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

- 4706 sayılı Kanunun 1 inci maddesinde yapılan değişiklik çerçevesinde, kaldırılan kurul ve komisyonların çalışma esas ve usullerini düzenleyen 2 nci maddede de bu yönde değişiklik yapılmaktadır. Bir kamu kuruluşuna tahsisli olduğu halde, tahsis amacında kullanılmayan atıl vaziyetteki Hazineye ait taşınmazların satışı için Bakanlar Kuruluna Maliye Bakanlığınca teklif götürülmesi yönünde düzenlemeye gidilmektedir.

Ayrıca, aynı Kanunun 2 nci maddesinde yer alan ihale usulü ile komisyon üyelerine ve Kanunun uygulanmasında doğrudan görev alanlara ücret ödenmesine ilişkin hükümler, komisyonların kaldırılmış olması nedeniyle madde metninden çıkarılmaktadır.

Bu maddenin sekizinci ve dokuzuncu fıkralarında yer alan, ihalede açıklık ve rekabetin sağlanmasına yönelik tedbirlerin alınması ile onaylanan ihale kararlarının internet aracılığıyla yayınlanmasına ilişkin hükümler, Tasarının 6 ncı maddesi ile 4706 sayılı Kanunun 7 nci maddesine bir fıkra eklenmesi suretiyle yeniden düzenlendiğinden, madde metninden çıkarılmaktadır.

Tasarı/teklif madde 3

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

- 4706 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin (b) bendinde yapılan değişiklik ile üzerinde çeşitli amaçlarla kişiler lehine irtifak hakkı tesis edilmiş Hazineye ait taşınmazların zemini ile üzerindeki bina ve tesislerden Hazineye geçmesi gereken kısmının talep edilmesi halinde hak lehdarlarına rayiç bedel üzerinden doğrudan satılabileceğine ilişkin düzenlemede yer alan “irtifak hakkı” ibaresi, 4721 sayılı Türk Medeni Kanununda “sınırlı ayni hak” olarak yer aldığından ve bu kavram irtifak hakkını da içeren daha geniş bir anlam taşıdığından, diğer sınırlı ayni hak sahiplerinin de bu imkândan yararlanabilmesi için maddede buna paralel düzenleme yapılmaktadır. Maddede yer alan 6831 sayılı Orman Kanunu, 2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu ve 2873 sayılı Millî Parklar Kanunu uyarınca ormanlardan izin verilmiş veya irtifak hakkına konu edilmiş yerlerin satışı yasal olarak mümkün olmadığından, madde metninde yer almasına gerek bulunmamakta ve bu nedenle de söz konusu madde anılan kanunları içermeyecek şekilde yeniden düzenlenmektedir.

4706 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin (c) bendinde yapılan değişiklik ile uygulama imar planı içinde veya dışında çeşitli nedenlerle kişilerle hisseli hale getirilmiş Hazineye ait taşınmazlardaki hisse miktarı ve oranı esas alınarak, hissedarlarına rayiç bedel üzerinden doğrudan satışına imkân tanıyan eski düzenlemedeki miktar sınırlamaları kaldırılmakta ve Hazineye ait hisse oranı yüzde kırk olarak yeniden belirlenmektedir. Yapılan bu düzenleme ile daha önceki uygulamada yer alan mevcut hükmün yeterli olmadığı, ancak uygulamanın başarılı olduğu görüldüğünden, uygulamanın kapsamı genişletilmektedir.

4706 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin (f) bendinde yapılan değişiklik ile kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarına ilave olarak, kanunla kurulmuş kurum ve kuruluşlara da kuruluş amaçlarında kullanılmak ve ticarî faaliyete konu edilmemek şartıyla Hazineye ait taşınmazların doğrudan satışına imkân tanınmaktadır.

4706 sayılı Kanunun 4 üncü maddesine eklenen (g) bendi ile 16.2.1995 tarihli ve 4070 sayılı Kanunun 6 ncı maddesinin ikinci fıkrasında yer alan tapu kayıtlarında tapu fazlalıklarının Hazineye ait olduğuna ilişkin şerh bulunan taşınmazlardaki fazlalıkların tapu malikine veya mirasçılarına doğrudan satılabileceğine ilişkin hüküm başvuru süresine ilişkin sınırlama da kaldırılarak bu maddeye taşınmaktadır.

4706 sayılı Kanunun 4 üncü maddesine eklenen son fıkra ile ülkemiz sanayiinin, hayvancılığının, tarımın, ihracatın ve teknolojinin gelişmesinde önemli bir yer tutan küçük sanayi siteleri, organize hayvancılık ve besi bölgeleri, borsa yerleri, serbest bölgeler, endüstri bölgeleri ve teknoloji geliştirme bölgelerinin kurulmasına, en az yüz milyon ABD Doları karşılığı Türk Lirası yatırım yapılmasına ve toplu konut üretimine yönelik olarak, Hazine taşınmazlarının doğrudan satışına imkân tanınmaktadır. Bu yerlerin amacı dışında kullanılamayacağına dair tapu kütüğüne şerh konularak amaç dışı kullanım önlenmektedir.

Tasarı/teklif madde 4

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

- 4706 sayılı Kanunun 5 inci maddesinde yapılan düzenleme ile Hazineye ait taşınmazların daha kısa sürede satılarak ekonomiye kazandırılmasını temin etmek üzere, taksitli satışlarda Bakanlığa, taksite esas bedel, taksit süresi ve taksit sayısını belirleme yetkisi tanınmak suretiyle taşınmazların satışı cazip hale getirilmektedir.

16.2.1995 tarihli ve 4070 sayılı Kanuna göre yapılan satışlarda bedelin taksitle ödenmesi halinde, taksitle ödenecek kısma faiz uygulanmaması esası getirilmektedir. Ayrıca belediyelere, Hazineye ait bütün taşınmaz satış gelirlerinden pay verilmesi öngörülmekte, bu payın yıllık tutarının, genel bütçe vergi gelirlerinden aktarılan payın yıllık toplam tutarını geçemeyeceğine ilişkin sınırlama kaldırılmakta, belediyelere verilecek paylar artırılmakta, ayrıca 775 sayılı Gecekondu Kanununa göre oluşturulan fona satış gelirlerinin yüzde onu aktarılmakta ve mücavir alan dışındaki köylerde yapılan taşınmaz satış gelirlerinden de ilgili köy tüzel kişiliğine pay verilmektedir.

Belediye ve mücavir alan sınırları içinde olup, Bakanlıkça tespit edilecek alanlarda bulunan; 31.12.2000 tarihinden önce üzerinde yapılanma olan Hazineye ait taşınmazların, öncelikle yapı sahipleri ile bunların kanunî veya akdi haleflerine satılmak ya da genel hükümlere göre değerlendirilmek üzere ilgili belediyelere bedelsiz olarak devredilmesi, bu taşınmazların belediyelerce öncelikle yapı sahipleri ile bunların kanunî veya akdi haleflerine, rayiç bedel üzerinden doğrudan satılması öngörülmektedir. Bu şekilde devredilen taşınmazların, haczedilemeyeceği ve üzerinde üçüncü kişiler lehine herhangi bir sınırlı ayni hak tesis edilemeyeceği öngörülmektedir.

Bu suretle yapılacak satışlarda satış bedelinin, en az dörtte biri peşin ödenmek üzere üç yıla kadar taksitlendirilebilmesi, taksit tutarlarına kanunî faiz oranının yarısının uygulanması ve taksitle satışa esas bedel ile taksit süresi ve sayısını belirlemeye belediyelerin yetkili olması esası getirilmektedir.

Belediyelere devredilen taşınmazların öncelikle imar planları ve imar uygulaması yapılması gerekmekte olup, imar planı ve/veya imar uygulaması yapılmadan kadastral parsel üzerinden yapılan satışlarda, düzenleme ortaklık paylarına ilave olarak, satışı yapılan arazinin düzenlemeden önceki yüzölçümünün % 20’sinin, satış bedelinden aynı oranda düşülmek kaydıyla eğitim ve sağlık tesisleri ile diğer resmî tesis alanları için ayrılabileceğine ve bu amaçla ayrılan alanların bedelsiz ve müstakil parsel şeklinde Hazine adına resen tescil edileceğine dair tapu kütüğüne şerh konulması öngörülmektedir. Böylece plansız ve çarpık yapılaşmış işgalli alanların yeniden düzenlenmesi, bu yolla kentleşme ilkelerine uygun dokunun oluşması amaçlanmaktadır.

İlgili belediyece yapılacak yazılı tebligat tarihinden itibaren altı ay içinde kullanıcısı tarafından satın alınmayan veya yapılacak imar uygulamaları sonucunda oluşan ve üzerinde yapılanma olmayan taşınmazlar, genel hükümlere göre belediyece satılabilecek, devir tarihinden itibaren üç yıl içinde belediyelerce satılamayan taşınmazlar, belediyelerin muvafakatine ve hükme gerek olmaksızın Hazine adına resen tescil edilecektir.

Belediyelerce satılan taşınmazların satış bedelleri, alıcıları tarafından Maliye Bakanlığınca belirlenecek saymanlık hesabına yatırılacak ve bu bedeller hiçbir şekilde haczedilemeyecektir.

Bedellerin yatırılacağı hesaplar illerde defterdarlıklar, ilçelerde ise malmüdürlükleri tarafından ilgili belediyeye bildirilecektir. Tahsil edilen bedellerden beşinci fıkraya göre pay ayrılacaktır.

Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten sonra Hazineye ait taşınmazlar üzerinde yapılan her türlü yapı ve tesislerin, başka bir işleme gerek kalmaksızın Hazineye intikal etmesi, yapı ve tesisleri yapanların herhangi bir hak ve tazminat talep edememeleri öngörülmektedir.

Böylece, Kanunun yürürlük tarihinden sonra Hazine taşınmazları üzerinde kaçak yapılaşmanın önlenmesi yönünde önemli bir yaptırım getirilerek caydırıcılık sağlanmaktadır.

Tasarı/teklif madde 5

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

- 4706 sayılı Kanunun 6 ncı maddesinde yapılan düzenleme ile üzerinde kesin inşaat yasağı bulunan, birinci derece doğal sit alanında kalan taşınmaz maliklerinin mağduriyetlerinin giderilmesi amacıyla bu taşınmazlar için toplam yüzölçümünün yüzde altısını geçmemek üzere inşaat izni verilmektedir.

Diğer yandan, üzerinde kesin inşaat yasağı bulunan taşınmazların Hazine taşınmazları ile trampa edilmesine imkân tanıyan belge verilebilmesi için koruma amaçlı imar planı yapılması zorunluluğu getirilmektedir.

Tasarı/teklif madde 6

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

- Hazineye ait taşınmazların ekonomiye kazandırılması sürecinde, mevzuat çerçevesinde bir çok bilgi ve belgenin ilgili kurumlardan temin edilmesi gerekmektedir. Uygulamada, bu işlemler uzun sürede yapılmakta ve beklenen verim alınamamaktadır.

Ayrıca, talep edilen bu bilgi ve belgeleri mevzuatı gereğince sonuçlandırılması gereken ilgili kuruluşlar ücret, bedel ve gider karşılığı şeklinde taleplerde bulunmaktadırlar. Yapılan düzenleme ile ilgili idarelerin söz konusu bilgi ve belgeleri öncelikle göndermeleri, görüş yazılarını en geç iki ay içinde cevaplandırmaları ve yapacakları ifraz, tevhit, tescil ve tespit işlemleri için herhangi bir ücret talep etmemeleri sağlanmaktadır. Genel bütçeli bir idare olan Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünün, yine genel bütçeli bir idare olan Maliye Bakanlığından ifraz, tevhid, tescil ve tespit işlemleri için ücret talep etmesi nedeniyle işlemlerin sonuçlandırılamamasının önüne geçilmekte ve 19.1.2002 tarihli ve 4736 sayılı Kanun ile kamu kurum ve kuruluşlarının özel mevzuatı gerekçe gösterilerek ücret, bedel ve gider karşılığı adı altında Hazineden para talep edilmemesi amaçlanmaktadır.

Diğer taraftan, maddeye eklenen iki fıkra ile Hazineye ait taşınmazların satış, trampa, kiralama, sınırlı aynî hak tesisi işlemlerini kapsayan ihalelerde, şeffaflık ve açıklığın sağlanması ve kamuoyunun bilgilendirilmesine yönelik olarak, ihale sonuçlarının süratle duyurulması amaçlanmakta ve Hazineye ait taşınmaz satışında, kiraya verilmesinde veya sınırlı aynî hak tesisinde; 4.1.2002 tarihli ve 4734 sayılı Kanuna tâbi olmaksızın, 28.7.1981 tarihli ve 2499 sayılı Kanuna tâbi ekspertiz şirketlerine değer tespit ettirilebilmesi, ayrıca, ilan, reklam, pazarlama veya müşteri bulma gibi konularda hizmet satın alınabilmesi imkânı getirilmektedir.

Tasarı/teklif madde 7

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

- Madde ile 4706 sayılı Kanuna iki madde eklenmektedir.

Tasarı/teklif madde 7/a

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

- Hazineye ait tarım arazilerinin satışına ilişkin 4070 sayılı Kanunun 14 üncü maddesinde, satış ihalelerinde, ita amirinin onayı ile tahmin edilen bedelin % 30’una kadar geçici teminat alınabileceği hükmü bulunmakla birlikte, kiralama, sınırlı ayni hak ve buna bağlı ön izin ihalelerinde bu hükmün uygulanması mümkün bulunmadığından, uygulamada ilgili yıl Bütçe Kanununa hüküm konulmak suretiyle birlik sağlanmaya çalışılmaktadır. Yapılan düzenleme ile satış dışındaki ihalelerde de ihale bedelinin % 30’una kadar geçici teminat alınmasına imkân tanınmaktadır.

Tasarı/teklif madde 7/b

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

- Hazineye ait taşınmazların, konut yapılmak amacıyla rayiç bedel üzerinden konut yapı kooperatiflerine, kooperatif birliklerine veya bu birliklerin oluşturduğu üst birliklere, bunlar arasında yapılacak ihale ile satılabilmesi imkânı ve bunların ihaleye katılabilmeleri için, ihale konusu taşınmazın tahmini bedelinin dörtte birini bir bankada adlarına açılan hesapta bloke etmeleri şartı getirilmektedir. Bu taşınmazların satış amacı dışında kullanılamayacağına, amacı dışında kullanıldığının tespiti halinde, satılan taşınmazın satış bedelinin faizsiz iade edilerek Hazinece geri alınacağına dair tapu kütüğüne şerh konulacaktır.

Ancak yapılacak planlarda baz alınacak projeksiyon nüfusun ihtiyacı olan sosyal ve kültürel tesis alanları ile lokanta, çarşı, banka gibi günlük ihtiyaçları karşılamaya yönelik alanlara yer verilmesi satış amacına aykırılık teşkil etmeyecektir. Bu maddeye göre satılan taşınmazlarla ilgili olarak yapılacak imar uygulaması sonucunda kamu hizmet alanlarına ayrılan yerlerin, bedelsiz ve müstakil parsel olarak Hazine adına resen tescil edilmesi hükmü getirilerek ileride kamu ihtiyaçlarının karşılanması güvence altına alınmakta ve Devletin ileride doğabilecek kamulaştırma yükü ortadan kaldırılmaktadır.

Tasarı/teklif madde 8

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

- Madde ile 4706 sayılı Kanuna iki geçici madde eklenmektedir.

Tasarı/teklif geçici madde 4

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

- 4706 sayılı Kanunun 6 ncı maddesi ile trampaya konu olabilecek taşınmazların, koruma amaçlı plan içerisinde yer alması esası getirildiğinden, bu maddenin yürürlük tarihinden önce Kültür ve Turizm Bakanlığınca trampa programına alınan taşınmazlar hakkında, bu şartın aranmayacağı hüküm altına alınmaktadır.

Tasarı/teklif geçici madde 5

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

- 22.9.1969 tarihli ve 6/12421 sayılı Bakanlar Kurulu kararı uyarınca, Gemi Yapım Sanayi Bölgesi olarak tespit edilen İstanbul ili, Tuzla ilçesinde bulunan Hazinenin özel mülkiyetindeki taşınmazlar ile Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerler üzerinde, bu Karar uyarınca, tersane, çekek, donatın, yüzer havuz, tekne imal, yan sanayi, fiktif saha ve benzeri tesisler kurmak amacıyla, adlarına kamu arazisi tahsis edilerek lehlerine irtifak hakkı tesis edilen yatırımcılar tarafından; Ulaştırma (Denizcilik Müsteşarlığı) ve Maliye bakanlıklarının iznini almadan, bu taşınmazlar üzerinde inşa ettikleri tesisleri kısmen veya tamamen üçüncü kişilere kiraya vermek, şirket hisselerini veya irtifak haklarını kısmen veya tamamen devretmek; irtifak hakları üzerinde ipotek tesis ettirmek, borçlarını zamanında ödememek gibi nedenlerle irtifak hakkı sözleşmelerine aykırı davrandıkları gerekçesiyle bu yatırımcılar lehine tesis edilen irtifak haklarının iptali için davalar açılmış, dava açılmayanlar hakkında ise, irtifak haklarının iptali için dava açılma aşamasına gelinmiştir.

Bu yatırımcıların irtifak haklarının iptali için dava açılması denizcilik (tersane) sektörünü olumsuz etkilemiş, yatırımcılar ile Devlet arasında uzun sürecek hukukî ihtilafların meydana gelmesine neden olmuştur.

Bu durumda olan yatırımcılar hakkında, irtifak haklarının iptali için açılan davaların Hazine lehine sonuçlanması halinde, bu taşınmazların üzerinde bulunan tesisler, süregelen hukukî ihtilaflardan sonra Hazineye intikal edecek, bu tesisler, yatırımcılara yeniden tahsis edilinceye kadar kapatılacak, eskiyecek, bakımsız kalacak ve bu sektörde çalışan bir çok kişi işini kaybedecektir.

Denizcilik (tersane) sektörünün ve yatırımlarının ülkemiz ekonomisi açısından önemi, istihdam ve katma değer yaratması, döviz ikâme etmesi, yan sanayii geliştirmesi, teknolojik gelişmeyi sürüklemesi, millî deniz ticaret filosunu desteklemesi, ülke savunmasına hizmet eden stratejik öneme haiz bulunması gibi hususlar ile söz konusu aykırı davranışların esasa değil de şekle ilişkin olduğu dikkate alınarak, maddede belirtilen koşulların bu yatırımcılar tarafından yerine getirilmesi kaydıyla, haklarında açılan davalardan vazgeçilmesi ve dava açılmayanlar hakkında ise, dava açılmaması ve tahsislerinin devamı amaçlanmaktadır.

Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasların, ilgili bakanlıkların görüşü alınarak Maliye Bakanlığınca belirleneceği öngörülmektedir.

Tasarı/teklif madde 9

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

- 4562 sayılı Organize Sanayi Bölgeleri Kanununa göre, Hazineye ait taşınmazlar, 2886 sayılı Devlet İhale Kanununa göre oluşturulan komisyonca takdir edilecek rayiç bedel üzerinden Organize Sanayi Bölgesi Müteşebbis Heyet Başkanlığına doğrudan satılmaktadır.

Yapılan düzenleme ile satışlarda rayiç bedel yerine harca esas değerin esas alınmasına imkân tanınmaktadır. Böylece, kuruluş aşamasında finansman kaynaklarının önemli bir bölümünü arsa temininde kullanmak durumunda kalan yatırımcılara yeni bir finansman imkânı sağlanmak suretiyle yatırımlar teşvik edilmektedir.

Tasarı/teklif madde 10

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

- 4070 sayılı Kanunun 3 üncü maddesinde yapılan değişiklik ile köy veya beldelerde satışa konu olacak Hazineye ait tarım arazilerinin satış ihalelerine katılabilmek için aranan o köy veya belde nüfusuna kayıtlı olmak ve oralarda oturmak veya 31.12.1993 tarihinden önce oralarda bir taşınmaz malı malik veya zilyed olarak tasarruf etmek şartları değiştirilerek, bu şartlardan herhangi birini taşıyan kişilerin tarım arazilerinin satış ihalelerine katılmaları sağlanmakta ve 31.12.1993 tarihi 31.12.2002 tarihi olarak belirlenmektedir.

Tasarı/teklif madde 11

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

- 4070 sayılı Kanunun 5 inci maddesi ile, topraksız veya yeterli toprağı olmaması nedeniyle 31.12.1993 tarihinden önce kendilerine Hazineye ait tarım arazisi kiraya verilen çiftçilere, bu araziler, talep etmeleri halinde, takdir edilecek bedel üzerinden doğrudan satılmaktadır. Yapılan düzenleme ile maddede yer alan 31.12.1993 tarihi 31.12.2002 olarak değiştirilmektedir.

Tasarı/teklif madde 12

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

- 4070 sayılı Kanunun 6 ncı maddesinin birinci fıkrasında yapılan değişiklik ile Hazinenin hissedar olduğu taşınmazların, hissedarlarına yapılacak satışlarda sulu arazide kırk ve kuru arazide yüz dönüm olan miktar sınırlaması kaldırılmakta ve Hazine paylarının tamamının takdir edilecek bedel üzerinden doğrudan hissedarlarına satılması amaçlanmaktadır.

Tasarı/teklif madde 13

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

- 4070 sayılı Kanunun 7 nci maddesinin birinci fıkrasında yapılan değişiklik ile Hazineye ait tarım arazilerinin kullanıcılarına doğrudan satışı için aranan en az 10 yıllık kullanma şartı 5 yıla indirilmekte, miktar sınırlaması kaldırılmakta ve 31.12.1993 tarihi 31.12.2002 olarak değiştirilmektedir.

4070 sayılı Kanunun 7 nci maddesine eklenen fıkra ile mülga 28.6.1966 tarihli ve 766 sayılı Kanunun 37 nci maddesi gereğince üzerine şerh konulmuş ve 21.6.1987 tarihli ve 3402 sayılı Kanunun 46 ncı maddesi gereğince ilgililerince talep ve dava edilmemiş Hazineye ait taşınmazların, birinci fıkradaki şartlar aranmaksızın tapuda adına şerh bulunanlara veya bunların yasal mirasçılarına doğrudan satılmasına imkân tanınmaktadır.

Tasarı/teklif madde 14

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

- 4070 sayılı Kanunun 8 inci maddesinin birinci fıkrasında yapılan değişiklik ile Hazineye ait tarım arazilerini kullananlardan doğrudan satış hakkından faydalanamamış olanların veya bunların kanuni mirasçılarının, bu taşınmaz malların ihale ile satışı halinde öncelikli alım hakkı korunmakta, ayrıca öncelikli alım hakkı kullanmada aranan; 31.12.1993 tarihinden önce o taşınmaz malı kullanma şartı 31.12.2002 tarihi olarak değiştirilmekte ve miktar sınırlaması kaldırılmaktadır.

Tasarı/teklif madde 15

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

- 4070 sayılı Kanunun 10 uncu maddesinde yapılan değişiklik ile, Tasarının 4 üncü maddesi ile 4706 sayılı Kanunun 5 inci maddesinde taksitle ödeme, satış bedelinin tahsili, taksit süreleri ve uygulanacak faiz oranlarına ilişkin düzenleme yapıldığından, maddenin ilk dört fıkrası madde metninden çıkarılmakta, madde başlığı buna uygun olarak yeniden düzenlenmekte, son fıkrasında yer alan Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğünden görüş alınması hükmü değiştirilerek, buna yetki veren “Tarım Alanlarının Tarım Dışı Gaye ile Kullanılmasına Dair Yönetmelik” Danıştay Onuncu Dairesinin 29.11.2000 tarihli ve Esas No.: 1999/130, Karar No.:

2000/5886 sayılı Kararı ile yürürlükten kaldırıldığından, Tarım ve Köyişleri Bakanlığından görüş alınması hükmü getirilmektedir.

Tasarı/teklif madde 16

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

- 4070 sayılı Kanuna eklenen geçici 2 nci madde ile, bu Kanunun yürürlüğe gireceği tarihten itibaren 4070 sayılı Kanundan yararlanmak için iki yıllık yeni müracaat süresi getirilmekte ve Bakanlar Kuruluna bu süreyi bir defaya mahsus olmak üzere bir yıl daha uzatma yetkisi verilmektedir.

Ayrıca mülga 28.6.1966 tarihli ve 766 sayılı Kanunun 37 nci maddesi gereğince konulan şerhlerin, bu taşınmazların Kanunun 7 nci maddesinin üçüncü fıkrasına göre satın alınmaması halinde, tapu idarelerince resen kaldırılması sağlanmaktadır.

Tasarı/teklif madde 17

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

- 3083 sayılı Kanunun 7 nci maddesinin ikinci fıkrasında yapılan değişiklik ile tarım reformu uygulama bölgesi olarak ilan edilen yerlerdeki dördüncü sınıftan yukarı olup bitkisel üretimde kullanılmayan Hazine arazileri değerlendirilmek üzere, Hazinenin tasarrufuna bırakılmaktadır.

Tasarı/teklif madde 18

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

- 22.12.1934 tarihli ve 2644 sayılı Kanunun 35 inci maddesinde yapılan değişiklik ile, karşılıklı olmak ve kanuni sınırlamalara uyulmak kaydıyla, yabancı uyruklu gerçek kişiler yanında, yabancı ülkelerde, o ülke kanunlarına göre kurulmuş ticaret şirketlerine de Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde taşınmaz edinebilme imkânı tanınmaktadır.

Maddede belirtilen “ticaret şirketleri” ifadesi, Türk Ticaret Kanununda tanımlanan şirketlere tekabül eden imalat, hizmet, ticarî, ziraî ve benzeri alanlarda faaliyet göstermek üzere yabancı ülkelerde kurulmuş şirketleri kapsamaktadır. Karşılıklılık ilkesinin uygulanmasında, yabancı devletin taşınmaz ediniminde kendi vatandaşlarına veya ticaret şirketlerine tanıdığı hakların, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarına veya ticaret şirketlerine de tanınması esastır. Böylece ülkeler yönünden, kendi vatandaşlarına veya ticaret şirketlerine tanınan hakkın diğer ülke vatandaşlarına veya ticaret şirketlerine de tanınıp tanınmadığı önemli olmaktadır.

Türkiye Cumhuriyeti ile arasında karşılıklılık ilkesi uygulanmayan devlet vatandaşlarının kanunî miras yoluyla edindikleri taşınmazlar ile kanuni kısıtlamalara tabi alanlardaki taşınmazların, intikal işlemlerinin yapılarak tasfiye edilmesine ve bedele çevrilmesine imkân tanınmaktadır.

Yabancı uyruklu gerçek kişiler ile ticaret şirketleri Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde otuz hektara kadar taşınmaz edinebileceklerdir. Bu miktarın üzerinde taşınmaz edinilmesi Bakanlar Kurulunun iznine tabi olacaktır.

Kanunî miras ve ölüme bağlı tasarruflarla yabancı uyruklu gerçek kişilerin taşınmaz edinimi de karşılıklı olma şartına bağlı olacaktır. Yabancı gerçek kişilerin dışında, ticaret şirketleri veya diğer yabancı tüzel kişilerin ölüme bağlı tasarrufla Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde taşınmaz edinmeleri mümkün olmayacaktır.

Yabancı uyruklu gerçek kişilerin kanuni miras hariç olmak üzere ölüme bağlı tasarruflarla otuz hektardan fazla taşınmaz edinimi de Bakanlar Kurulunun iznine tabi olacak, iznin verilmemesi durumunda, edinilecek taşınmaz tasfiye edilecektir.

Yabancı uyruklu gerçek kişiler ile ticaret şirketlerinin Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde sınırlı ayni hak iktisaplarında karşılıklılık ilkesi aranmayacaktır. Madde hükmüne göre taşınmazın mülkiyeti devredilemeyeceğinden ve sınırlı ayni hak süresinin bitmesi ile taşınmazın bütün tasarruf yetkisi malikine döneceğinden karşılıklılık ilkesinin aranmasına gerek bulunmamaktadır.

Bakanlar Kuruluna, kamu yararı ve ülke güvenliği bakımından, bu maddenin uygulanmayacağı yerleri belirleme yetkisi verilerek, maddenin uygulanmasında güvenlik ve kamu yararı bakımından gerekli olan yerlerin uygulama dışında tutulması amaçlanmaktadır.

Tasarı/teklif madde 19

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

- 15.2.1956 tarihli ve 6664 sayılı Kanunun 1 inci maddesinin birinci fıkrasında yapılan değişiklik ile, orman sınırları içinde bulunanlar da dahil olmak üzere Hazinenin özel mülkiyetinde veya Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerde Maliye Bakanlığından önceden izin alınmak kaydıyla açılacak taş, çakıl, kum ve toprak ocaklarının ihale edilmesi işlemlerini yürütmeye belediye ve mücavir alan sınırları içinde ilgili belediyeler, dışında ise il özel idareleri yetkili kılınmaktadır. Bu şekilde yerel yönetimlere yeni kaynaklar sağlanarak, bu idarelerin mali yönden güçlendirilmesi amaçlanmaktadır.

Tasarı/teklif madde 20

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

- 6664 sayılı Kanuna eklenen geçici 2 nci madde ile kiralama yetkisi, belediye ve mücavir alan sınırları içinde ilgili belediyelere, dışında il özel idarelerine verilen taş, çakıl, kum ve toprak ocaklarından bu Kanunun yürürlüğe gireceği tarihten önce Maliye Bakanlığı tarafından kiraya verilmiş olanların kira bedellerinin, kira sürelerinin sonuna kadar Maliye Bakanlığınca tahsil edilmesi sağlanmaktadır.

Tasarı/teklif madde 21

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

- 8.9.1983 tarihli ve 2886 sayılı Kanunun 51 inci maddesinin birinci fıkrasının (h) bendinde yapılan değişiklik ile Hazinenin, Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünün özel mülkiyetinde veya Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerdeki baraj, dalyan, voli yerleri, göller, havuzlar, nehirler ve nehir ağızlarındaki av yerleri ile deniz ve iç sularda belirlenmiş yerlerdeki su ürünleri üretim haklarının kiraya verilmesi ile ilgili esasları belirleme yetkisi Tarım ve Köyişleri Bakanlığına, kiraya verme yetkisi Maliye Bakanlığından alınarak, il özel idarelerine verilmektedir. Bu şekilde il özel idarelerine ilave kaynak sağlanarak, bu idarelerin mali yönden güçlendirilmesi amaçlanmaktadır.

Tasarı/teklif madde 22

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

- 22.3.1971 tarihli ve 1380 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinde yapılan değişiklik ile 2886 sayılı Kanunun 51 inci maddesinin (h) bendinde yapılan düzenlemeye paralel olarak, su ürünleri üretim yerlerinin kiralama yetkisi Maliye Bakanlığından alınarak, il özel idarelerine verilmekte ve kiralama işlemlerinin 2886 sayılı Kanun çerçevesinde yapılması öngörülmektedir.

Tasarı/teklif madde 23

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

- 1380 sayılı Kanuna eklenen geçici 4 üncü madde ile; kiralama yetkisi il özel idarelerine devredilen su ürünü üretim yerlerinden, bu Kanunun yürürlüğe gireceği tarihten önce Maliye Bakanlığınca kiraya verilmiş yerlere ilişkin kira bedellerinin, kira sürelerinin sonuna kadarMaliye Bakanlığınca tahsil edilmesi sağlanmaktadır.

Tasarı/teklif madde 24

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

- 16.12.1960 tarihli ve 167 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının sonuna eklenen cümle ile Hazinenin özel mülkiyetinde veya Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerdeki kaynak suları ile 167 sayılı Kanunda tanımlanan faydalı ihtiyaç miktarını aşan sulama, kullanma ve işlenerek veya doğal hali ile içme suyu olarak satılmak için çıkarılan yer altı sularının kiralanması yetkisi Maliye Bakanlığından alınarak, il özel idarelerine verilmektedir.

Tasarı/teklif madde 25

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

- 167 sayılı Kanuna eklenen geçici 2 nci madde ile; kiralama yetkisi il özel idarelerine devredilen kaynak suları ve yer altı sularından, bu Kanunun yürürlüğe gireceği tarihten önce Maliye Bakanlığınca kiraya verilmiş yerlere ilişkin kira bedellerinin, kira sürelerinin sonuna kadar Maliye Bakanlığınca tahsil edilmesi sağlanmaktadır.

Tasarı/teklif madde 26

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

- 13.12.1983 tarihli ve 178 sayılı Maliye Bakanlığının Teşkilât ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 13 üncü maddesinin (b) bendinde yapılan değişiklik ile Tasarının 19, 21, 22 ve 24 üncü maddelerinde yapılan düzenlemelere paralel olarak Maliye Bakanlığının taş, çakıl, kum ve toprak ocaklarını, su ürünü üretim yerlerini ve kaynak sularını kiraya verme yetkisi kaldırılmaktadır.

Tasarı/teklif madde 27

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

- 3533 sayılı Kanun hükmüne göre taşınmazın mülkiyetine ilişkin uyuşmazlıklarda önce mülkiyet tespit davası açılarak hakeme başvurulmakta, hakem tescile karar veremediğinden, dava sonucunda lehine karar verilen taraf ayrıca yetkili mahkemelerde tapu iptal ve tescil davası açmak zorunda kalmaktadır. Bu ise uyuşmazlıkların çözümünün uzamasına ve mahkemelerin iş yükünün de artmasına neden olmaktadır.

29.6.1938 tarihli ve 3533 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinde yapılan değişiklik ile, taşınmaza ait olan uyuşmazlıklardan taşınmazın aynına ilişkin olanlar, Kanunun kapsamı dışına çıkarılmaktadır.

Böylece taşınmazın mülkiyetine ilişkin davaların genel mahkemelerde açılacak tek bir dava ile sonuçlandırılması, taşınmazın mülkiyetine ilişkin yargı kararları arasında birlikteliğin sağlanması ve mahkemelerin iş yükünün azaltılması amaçlanmaktadır.

Tasarı/teklif madde 28

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

- 16.5.1987 tarihli ve 3360 sayılı Kanunla değişik 13 Mart 1913 tarihli İl Özel İdaresi Kanununun 78 inci maddesine eklenen bent ile genel bütçeye dahil dairelerde katma bütçeli idarelerin yürüttükleri hizmetler için gerekli cari ve yatırım nitelikli giderlerini karşılamak amacıyla, valilerin yetki ve sorumluluğunda olmak üzere il özel idarelerince katkı sağlanabilmesi imkânı getirilmekte, yatırım nitelikli katkı tutarlarının kullanılabilmesi için Devlet Planlama Teşkilâtı Müsteşarlığınca yılı yatırım programı ile ilişkilendirilmesi öngörülmektedir.Böylece, ödenek yetersizliği nedeniyle karşılanamayan bazı harcamaların il özel idarelerince yapılabilmesine ve hizmetin aksamadan yürütülmesine imkân sağlanmaktadır.

Tasarı/teklif madde 29

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

- 21.1.1998 tarihli ve 4325 sayılı Kanunun 8 inci maddesinin birinci, dördüncü ve beşinci fıkralarına eklenen ibareler ile kalkınmada öncelikli yörelerde yatırım yapacak yatırımcılara Hazineye ait arazi ve arsalar yanında katma bütçeli kuruluşlara, belediyelere ve il özel idarelerine ait arazi ve arsaların da bedelsiz devredilebilmesi imkânı getirilmektedir. Ayrıca, devredilen arazi veya arsa üzerinde, teşvik belgesinde öngörülen yatırımın yarısından fazlasını tamamlayan yatırımcıların, değişik nedenlerle bu arazi veya arsayı satın almak istemeleri halinde, rayiç bedel üzerinden doğrudan satılabilmesine imkân sağlanmaktadır.

Tasarı/teklif madde 30

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

- 31.8.1956 tarihli ve 6831 sayılı OrmanKanunu ve Orman Arazilerinin Tahsisi Hakkında Yönetmelik, 12.3.1982 tarihli ve 2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu ve Kamu Arazisinin Turizm Yatırımlarına Tahsisi Hakkında Yönetmelik, 9.8.1983 tarihli ve 2873 sayılı Millî Parklar Kanunu ve Millî Parklar Yönetmeliği, 8.9.1983 tarihli ve 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu ve Devlete Ait Taşınmaz Mal Satış, Trampa, Kiraya Verme, Mülkiyetin Gayri Aynî Hak Tesis, Ecrimisil ve Tahliye Yönetmeliği hükümleri uyarınca, Çevre ve Orman, Kültür ve Turizm ve Maliye bakanlıkları tarafından, Hazinenin özel mülkiyetinde bulunan veya orman vasfıyla Hazine adına kayıtlı olan taşınmazlar üzerinde turizm yatırımı yapılmak amacıyla adlarına tahsis yapılan turizm yatırımcıları ve işletmecileri tarafından, Çevre ve Orman, Kültür ve Turizm ve Maliye bakanlıklarının iznini almadan, bu taşınmazlar üzerinde inşa ettikleri tesisleri kısmen veya tamamen üçüncü kişilere kiraya vermek, şirket hisselerini veya kesin izin, kesin tahsis veya irtifak haklarını kısmen veya tamamen devretmek, irtifak hakları üzerinde ipotek tesis ettirmek, borçlarını zamanında ödememek gibi nedenlerle kesin izin ve kesin tahsis taahhütnamelerine veya irtifak hakkı sözleşmelerine aykırı davrandıkları gerekçesiyle bu yatırımcılardan lehlerine irtifak hakkı tesis edilenlerin bu haklarının iptali için davalar açılmış, dava açılmayanlar hakkında ise, adlarına yapılan bu tahsislerin iptali işlemi yapılması veya lehlerine tesis edilen irtifak haklarının iptali için dava açılma aşamasına gelinmiştir. Bu yatırımcıların irtifak haklarının iptali için dava açılması veya kesin tahsislerin iptali için işlem yapılması turizm sektörünü ve dolayısıyla da ülkemizde yatırım yapacak yabancı sermayeli yatırımcıları olumsuz etkilemiş, yatırımcılar ile Devlet arasında uzun sürecek hukukî ihtilafların meydana gelmesine neden olmuştur.

Bu durumda olan yatırımcılar hakkında tahsis işleminin iptal edilmesi veya irtifak haklarının iptali için açılan davaların Hazine lehine sonuçlanması halinde, bu taşınmazların üzerinde bulunan tesisler, süregelen hukukî ihtilaflardan sonra Hazineye veya Çevre ve Orman Bakanlığına intikal edecek, bu tesisler, yatırımcılara yeniden tahsis edilinceye kadar kapatılacak, eskiyecek, bakımsız kalacak ve bu sektörde çalışan bir çok kişi işini kaybedecektir.

Turizm sektörünün ve yatırımlarının ülkemiz ekonomisi açısından önemi, yarattığı istihdam ve katma değer, ülkemizin tanıtılmasına olan katkısı, yabancı sermayenin ülkemize gelmesini sağlaması gibi hususlar ile söz konusu aykırı davranışların esasa değil de şekle ilişkin olduğu dikkate alınarak, maddede belirtilen koşulların bu yatırımcılar ve işletmeciler tarafından yerine getirilmesi kaydıyla, haklarında açılan davalardan vazgeçilmesi ve dava açılmayanlar hakkında ise, dava açılmaması ve tahsislerinin devamı amaçlanmaktadır.

Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasların ise, ilgili bakanlıkların görüşleri alınarak Kültür ve TurizmBakanlığınca belirleneceği öngörülmüştür.

Tasarı/teklif madde 31

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

- Uygulamada, mera komisyonları Maliye Bakanlığından görüş almadan Hazine taşınmazlarını mera, yaylak ve kışlak olarak tespit etmektedirler.Bu durum Hazine taşınmazlarının yönetiminde kargaşaya ve sorunlara neden olmaktadır. Bu sorunların ortadan kaldırılması için 4342 sayılı Mera Kanununun 5 inci maddesinin (b) bendi yeniden düzenlenmektedir.

Tasarı/teklif madde 32

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

- 27.6.1984 tarihli ve 3030 sayılı Kanunun 18 inci maddesinde, 19.1.2002 tarihli ve 4736 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikten önce, büyükşehir belediyelerinin genel bütçe vergi gelirlerinden aldıkları paylar Maliye Bakanlığınca hesaplanarak takip eden ayın sonuna kadar ilgili belediye hesaplarına aktarılmaktaydı. 4736 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikten sonra büyük şehir belediyeleri için hesaplanan tutarın yüzde kırkının Maliye Bakanlığınca doğrudan ilgili belediyelerin hesaplarına aktarılması, yüzde altmışının da İller Bankasında bir havuzda toplanarak bu Bankaca büyük şehir belediyelerine nüfuslarına göre dağıtılması esası getirilmiştir. Bu uygulama, payların ilgili belediyelerin hesaplarına geçmesinde gecikmelere neden olmaktadır. Yapılan düzenleme ile payların Maliye Bakanlığınca hesaplanarak doğrudan büyük şehir belediyelerinin hesaplarına aktarılması suretiyle gecikmenin önlenmesi amaçlanmaktadır.

Tasarı/teklif madde 33

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

- Gümrüğe terk edilen, terk edilmiş sayılan, müsadere edilen eşyanın satışından elde edilen hasılattan ayrılan % 10’luk döner sermaye geliri, ihtiyaçları ve özellikle de personel giderlerini karşılamaya yetmemektedir. Bu payın, ihtiyaçları karşılayacak şekilde % 50’ye çıkarılması yönünde düzenleme yapılmaktadır.

Tasarı/teklif madde 34

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

- Trafik para cezaları genellikle “ceza tutanağı” düzenlenmek suretiyle tahsil edilmektedir. Bu yöntem tahakkuk eden cezanın önemli bir kısmının ödenmemesi veya geç ödenmesi gibi bir sonuç doğurmaktadır. Örneğin 2002 yılında tahakkuk eden toplam trafik para cezasının % 56’sı tahsil edilmiştir.Bu değişiklik ile tahsilat oranının artırılması ve trafik cezası ödeyenlere çağdaş bir ödeme aracı kullanmalarına imkân verilerek ödemede kolaylık sağlanması amaçlanmaktadır.

Tasarı/teklif madde 35

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

- a) Bu Tasarının 18 inci maddesi ile Tapu Kanununun 35 inci maddesi değiştirilerek yabancı uyruklu gerçek kişiler ile ticaret şirketlerine taşınmaz satışı yeniden düzenlendiğinden ve kamu yararı ile ülke güvenliği bakımından, maddenin uygulanmayacağı yerleri belirleme konusunda Bakanlar Kuruluna yetki verildiğinden, 442 sayılı Köy Kanununun 87 nci maddesinde yer alan sınırlamaların kaldırılması amacıyla bu madde yürürlükten kaldırılmaktadır.

b) Bu Tasarının 18 inci maddesi ile Tapu Kanununun 35 inci maddesi yeniden düzenlendiğinden ve 2644 sayılı Tapu Kanununun 36 ncı maddesinde yer alan hükümlere yapılan bu düzenlemede yer verildiğinden, 36 ncı madde yürürlükten kaldırılmaktadır.

c) Bu Tasarının 4 üncü maddesi ile getirilen hükümler nedeniyle, 775 sayılı Kanunun 3 üncü maddesinin uygulanmasına gerek duyulmayacağından, yürürlükten kaldırılmaktadır.

d) Bu Tasarının 21 ve 22 nci maddeleri ile su ürünü üretim yerlerinin kiralanması yetkisi Maliye Bakanlığından alınarak il özel idarelerine verildiğinden, bu konuda Maliye Bakanlığına yetki veren 1380 sayılı Kanunun geçici 3 üncü maddesi yürürlükten kaldırılmaktadır.

e) Tasarının 3 üncü maddesi ile 4706 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasına eklenen (g) bendinde 4070 sayılı Kanunun 6 ncı maddesinin ikinci fıkrasında yer alan hükümlere yer verildiğinden, söz konusu ikinci fıkra yürürlükten kaldırılmaktadır.

Tasarının 7 nci maddesi ile 4706 sayılı Kanuna eklenen ek maddede Hazineye ait taşınmaz mal satış, kiralama, sınırlı aynî hak tesisi veya ön izin verilmesi işlemlerine ilişkin ihalelerde alınması gereken geçici teminat tutarı ile ilgili olarak yeni bir düzenleme yapıldığından, 4070 sayılı Kanunun 14 üncü maddesi yürürlükten kaldırılmaktadır.

Tasarı/teklif madde 36

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

- Yürürlük maddesidir.

Tasarı/teklif madde 37

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

- Yürütme maddesidir.