İçeriğe geç
Yürürlükte Değiştirici kanun 7. hâli

Eleman Temininde Güçlük Çekilen Yerlerde Sözleşmeli Sağlık Personeli Çalıştırılması ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun

Kanun numarası
4924
Kabul tarihi
10.07.2003
Resmî Gazete
24.07.2003 / 25178
Düstur
5. tertip, cilt 42
Son değişiklik
21.02.2024
Madde sayısı
18

Kaynak: TBMM 22. Dönem S. Sayısı 209 (Esas No: 1/611) · belgeyi aç · TBMM kaydı . Gerekçeler kanun tasarısı ya da teklifi üzerine yazılmıştır; komisyon ve Genel Kurul görüşmelerinde madde numaraları değişebilir. Her gerekçe, metni en çok benzeyen yürürlükteki maddeye bağlanmıştır.

Genel gerekçe

21.8.1981 yılında yürürlüğe giren 2514 sayılı Bazı Sağlık Personelinin Devlet Hizmeti Yükümlülüğüne Dair Kanun ile tabipler, pratisyenlikte iki yıl ve uzmanlıkta iki yıl olmak üzere toplam dört yıl süre ile Devlet hizmeti yükümlülüğü getirilmiştir. Bu Kanun gereğince, Türkiye’deki tıp fakültelerinden mezun olan veya öğrenimlerini yurt dışında yaparak tabip unvanı kazananlar ile yurt içinde veya yurt dışında Tababet Uzmanlık Tüzüğüne göre uzman olan tabiplerin atanması mecburiyeti bulunmaktadır. Bu Kanun kapsamında olup, Devlet hizmeti yükümlülüğünü yerine getirmeyenler, bu Kanunun 5 inci maddesi gereğince hiçbir kamu kuruluşunda veya serbest olarak mesleklerini icra edememektedir.

Kutsal bir meslek olan hekimlik altı yıl gibi uzun süren bir eğitimden sonra elde edilebilmekte, uzman olabilmek için de Tıpta Uzmanlık Sınavını kazanmak ve 3 ile 5 yıl süren asistanlık eğitimini başarıyla tamamlamak gerekmektedir. 2514 sayılı Kanunla, insanın en değerli varlığı olan sağlığın korunması, hastalıkların tedavisi ve insanın daha kaliteli bir hayat sürmesi çalışmalarında birinci derecede sorumluluk yüklenen ve her türlü hastalık riskine rağmen büyük bir özveriyle görev yapan hekimlere başka hiçbir meslekte olmayan bir yükümlülük getirilmiştir.

Yine bu Kanunun 22 yıllık uygulaması sonucunda; hekimlerin yurt sathında dengeli ve adil dağılımının zorlamalarla sağlanamayacağı, personelin özlük haklarının bölgelere göre özendirici hale getirilerek gönüllülük esasına dayalı bir istihdam politikasının benimsenmesinin etkin ve kaliteli sağlık hizmeti sunmak açısından daha uygun olacağı kanaatine varılmıştır.

Diğer taraftan, Kanunun yürürlüğe girdiği 1981 yılında 15 civarında tıp fakültesinde tıp ve uzmanlık eğitimi yapılmakta iken, bugün itibarıyla 52 tıp fakültesinde tıp ve uzmanlık eğitimi verilmektedir ve yine bugün itibarıyla Yükseköğretim Kurulu Başkanlığından alınan bilgiler ve Sağlık Bakanlığı verilerine göre, tıp fakültelerinden yılda yaklaşık 5 000 tabip mezun olmakta ve yine tıp fakültelerinden, Sağlık Bakanlığına ve diğer bakanlıklara bağlı eğitim hastanelerinden yılda yaklaşık 3 000 tabip ihtisasını tamamlayarak uzman olmaktadır.

2514 sayılı Kanun yürürlükte olduğu sürece tıp fakültelerinden mezun olan pratisyen tabiplerin tamamı ile Devlet hizmeti yükümlülüğünden muaf olanlar dışındaki tüm uzman tabiplerin yılda yaklaşık 7 000-8 000 kişi atamalarının yapılması gibi bir zorunluluk söz konusu olacaktır.

Ancak, mevcut kadrolarımızla bu yükümlülüğü yerine getirmemiz mümkün olamayacağı gibi, bir süre sonra hiç ihtiyacımız olmadığı halde zorunlu olarak tabip istihdamı yapmak gibi halen ülkemizin içinde bulunduğu ekonomik şartlar ve kamuda personel istihdamını azaltmaya yönelik hükümet politikaları ile çelişen bir durumla karşı karşıya kalmamız kaçınılmaz olacaktır.

Kaldı ki, 2514 sayılı Kanunun yürürlükten kalkması ile tabip istihdamında herhangi bir sorun olmayacak, yasal boşluk da doğmayacaktır. Zira halen yürürlükte olan Sağlık Bakanlığı Atama ve Nakil Yönetmeliğine göre uzman ve pratisyen tabipler de dahil olmak üzere, sağlık hizmetleri sınıfında görev yapan tüm personelin ilk atanmalarında personel istihdamında güçlük çekilen Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgesi illeri ile kalkınmada öncelikli illere öncelik verilmektedir.

Aynı Yönetmelikte iller, özeliliklerine göre altı bölgeye ayrılmış olup, her bölgede Yönetemelikle tespit edilen sürelerde görev yapma şartı getirilmiştir.

Yine, sağlık hizmetlerinin önem ve aciliyeti, ertelenemez ve ikâme edilemez özellikleri nedeniyle şimdiye kadar olduğu gibi bundan sonrada hizmetine acilen ihtiyaç duyulan personeli ihtiyaç duyulduğu anda istihdam edebilmek için Devlet memurluğu sınavına girmeden ve açıktan atama izni almadan atama yapabilme imkânının sağlanması, sağlık hizmetlerinin aksamadan yürütülmesi için gerekli ve zorunlu hale gelmiştir. Bu nedenle, uzman ve pratisyen tabip, klinik şefi ve şef yardımcısı, başasistan ve asistanlar ile diş tabipleri Devlet memurluğu sınavına ve açıktan atama iznine tâbi olmadan atanmaları öngörülmüştür.

Sağlık hizmetlerinin aksamadan yürütülebilmesi için alt yapı, araç gereç ve her türlü teknoloji gibi maddî kaynaklar yanında bu kaynakları kullanacak bilgi, beceri ve kabiliyete sahip yeterli sayıda kalifiye personelin temini de büyük önem taşımaktadır. Bu nedenle, özellikle sağlık personeli temininde güçlük çekilen yörelerde acil ihtiyacımız olan unvan ve branşlarda sağlık ve yardımcı sağlık hizmetleri sınıfında personelin bir an önce temini ve bu yörelerimizde personelin kalıcılığının sağlanması bakımından ve ayrıca temininde güçlük çekilen özel bilgisine ve ihtisasına ihtiyaç duyulan personelin istihdamını kolaylaştırmak için sözleşmeli personel istihdamına ilişkin kanunî düzenleme yapılmasına ihtiyaç duyulmuştur.

4576 sayılı Kanunun geçici 1 inci maddesinde; “bu Kanunla ihdas edilen kadrolara ilk defa, yeniden veya naklen atananların atandıkları tarih itibarıyla iki yıl geçmedikçe, kanunî mazeret dışında kurum içi veya kurumlararası yer değişikliği yapılamaz.” şeklinde bir hüküm mevcut olup, bu düzenleme bu Kanunla ihdas edilen kadroların kullanılmasında pek çok sorunlara neden olmaktadır. Şöyle ki; sırf bu Kanunla ihdas edilen kadrolara atandıkları için bir kısım personel iki yıl zorunlu hizmet yapmak durumunda iken diğerleri böyle bir yükümlülük altında olmayacak ve neticede bu uygulama, aynı durumda olanlara farklı mevzuatların uygulanması nedeniyle Anayasanın eşitlik ilkesine de aykırı olacaktır. Yine bu kadroların sürekli takibinin yapılması ayrı bir birimin teşkilini gerektireceğinden bu durum ise personel, emek ve zaman israfına neden olacaktır.

Ayrıca, sağlık hizmetlerinde bir aksamaya sebebiyet vermemek ve ihtiyaç olduğunda daha hızlı bir şekilde sağlık hizmetleri ve yardımcı sağlık hizmetleri sınıfına dahil personel temin etmek amacıyla ve bütçeye ek yük getirmemek üzere ücretleri döner sermaye gelirlerinden karşılanmak kaydıyla; lüzumu halinde, sağlık hizmetleri ve yardımcı sağlık hizmetleri sınıfına dahil personel tarafından yerine getirilmesi gereken hizmetlerin, üçüncü şahıslara ihale yoluyla gördürülmesi zarurî bir ihtiyaç haline geldiğinden 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 36 ncı maddesinin ilgili bölümüne bu hususta bir ekleme yapılmıştır.

Ayrıca, tıp ilminin çok hızlı değişen ve gelişen özelliği ile sağlık hizmetlerinin komplike bir yapıya sahip olması nedenleriyle Sağlık Bakanına danışmanlık yapacak değişik alanlarda uzmanlaşmış kişilerin istihdamına ihtiyaç duyulmaktadır. Bu nedenle, halen on (10) olan bakanlık müşaviri sayısının iç hacmi ve personel sayısı çok daha az olan pek çok bakanlıkta olduğu gibi (30)’a çıkarılmasına gerek duyulmuştur. 4860 sayılı 190 sayılı Genel Kadro ve Usulü Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Eki Cetvellerin Sağlık Bakanlığına Ait Bölümünde Değişlik Yapılmasına Dair Kanunla birlikte Sağlık Bakanlığındaki “bakanlık müşaviri” kadrosunun (10)’dan (30)’a çıkarılmasına karşın, 3046 sayılı Bakanlıkların Kuruluş ve Görev Esaslarına Dair Kanunun 27 nci maddesi gereğince 181 sayılı Sağlık Bakanlığının Teşkilât ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamede değişiklik yapılmadan bu kadrolar kullanılamamaktadır. Bu çerçevede 181 sayılı Sağlık Bakanlığının Teşkilât ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamede değişiklikler yapılmaktadır.

Tasarı bu amaçlarla hazırlanmıştır.

Madde gerekçeleri

Tasarı/teklif madde 1

→ yürürlükteki madde 1

- Madde ile; bu Kanunun, eleman temininde güçlük çekilen yerlerde ve hizmet dallarında Sağlık Bakanlığı tarafından sözleşmeli olarak istihdam edilecek sağlık personelinin; hizmet şartlarını, niteliklerini, işe alınma ve işine son verme hallerini, görev ve yetkilerini, hak, yükümlülük ve sorumluluklarını, ücret ve diğer ödemeleri ile özlük işlerini düzenlemek amacıyla hazırlandığı belirtilmiş, Sağlık Bakanlığınca Kanuna eklenen ekli (1) ve (2) sayılı cetvellerde belirtilen yerlerde ve pozisyon unvanlarında istihdam edilecek sözleşmeli personeli kapsadığı ifade edilmiştir.

Tasarı/teklif madde 2

→ yürürlükteki madde 2

- Madde ile; bu Kanunda geçen bakan, bakanlık, sözleşmeli personel ve sözleşmeli personel pozisyonu ifadeleri tanımlanmıştır.

Tasarı/teklif madde 3

→ yürürlükteki madde 3

- Madde ile; Bakanlığın ne şekilde sözleşmeli personel istihdam edebileceği, hizmete duyulan ihtiyaçtaki değişmeler dikkate alınarak Kanuna ekli (1) sayılı cetvelin Devlet Personel Başkanlığı ile Maliye Bakanlığının görüşü ve Bakanlığın teklifi üzerine Bakanlar Kurulunca yeniden belirlenebileceği, sözleşmeli personel pozisyonlarının birimler ve pozisyon unvanları itibarıyla dağılımına ilişkin vize işleminin Bakanlığın teklifi üzerine yılda bir kez olmak üzere, Maliye Bakanlığınca yapılacağı, norm pozisyon sayısının değişmesi dışında pozisyonların birimler itibarıyla dağılımının değiştirilemeyeceği, sözleşmeli personelin deprem, yangın, su baskını, yer kayması, çığ ve benzeri afetler, sıkıyönetim, olağanüstü hal, seferberlik ve savaş hali ile yılda bir ayı geçmeyen hizmet içi eğitim çalışması hariç, pozisyonunun tahsis edildiği yer dışındaki birimlerde geçici veya sürekli olarak görevlendirilemeyeceği ve çalıştırılamayacağı öngörülmüştür.

Tasarı/teklif madde 4

→ yürürlükteki madde 4

- Madde ile, sözleşme ile çalıştırılacak personelin; hangi nitelikleri taşıması gerektiği ile atanma şartları belirtilmiştir. Buna göre; herhangi bir sosyal güvenlik kurumundan emeklilik veya yaşlılık aylığı alanlar, sözleşmeli personel olarak istihdam edilememekte, uzman tabip, tabip, diş tabibi ve eczacı poziyonlarına her türlü atamalar kura ile, diğer sözleşmeli personel pozisyonlarına merkezi sınavla, daha önce Devlet memurluğu hizmeti bulunanlar, halen Devlet memuru olarak çalışanlar, diğer personel kanunlarına tabi olarak çalışanlar ile bu Kanuna tabi olarak istihdam edilip de hizmet sözleşmesini feshedenler ve herhangi bir nedenle sözleşmesi feshedilenlerin de bu poziyonlara ancak merkezi sınavla atanabileceği öngörülmüştür.

Ayrıca, sözleşmeli personel pozisyonlarına atanacakların seçimi maksadıyla yapılacak sınavlar, sınava tabi tutulmaksızın yapılabilecek atamalara ilişkin kurallar, bir sözleşmeli personel pozisyon unvanından diğer bir pozisyon unvanına nakiller ile sözleşmeli personelin aynı pozisyon unvanıyla ekli (1) sayılı cetvelde gösterilen yerler arasındaki aynı unvanlı boş diğer pozisyonlara nakilleri ile ilgili usul ve esasların Devlet Personel Başkanlığının görüşü üzerine Bakanlık tarafından hazırlanarak yürürlüğe konulacak bir yönetmelikle belirleneceği hükme bağlanmıştır.

Tasarı/teklif madde 5

→ yürürlükteki madde 5

- Madde ile; hizmet sözleşmesinin tarafları, şekli, nasıl vizeleneceği ile hizmet sözleşmesinde bulunması gereken hususlar ve hizmet sözleşmelerinin uygulanma süresinin malî yıl ile sınırlı olduğu, taraflardan birinin, sözleşmenin bitiminden en geç bir ay önce karşı tarafa yazılı fesih bildiriminde bulunmaması durumunda hizmet sözleşmesinin uygulanma süresinin izleyen yılın sonuna kadar uzatılmış sayılacağı belirtilmiştir. Sözleşmeli personelin; kazanç getirici başka bir iş yapamayacağı, resmî veya özel herhangi bir müessesede maaşlı, ücretli veya sözleşmeli olarak görev alamayacağı, serbest olarak sanat ve mesleklerini icra edemeyecekleri, 657 sayılı Kanunda Devlet memurları için yasaklanmış bulunan fiil ve eylemlerde bulunamayacakları, siyasî partilere üye olamayacakları, hizmet sözleşmesinin gerektirdiği damga vergisinin sözleşmeli personel, diğer resim, harç ve benzeri giderlerin Bakanlıkça karşılanacağı ifade edilmiştir. Ayrıca, sözleşmeli personelin haftalık çalışma süresinin kırk saat olduğu belirtilmiş, normal çalışma saatleri dışında veya hafta tatili ve resmî tatillerde de çalışmak zorunda oldukları ve bu çalışmaları karşılığında herhangi bir ek ücret ödenmeyeceği ile sözleşmeli personelin ücretli ve ücretsiz izinleri düzenlenmiştir.

Tasarı/teklif madde 6

→ yürürlükteki madde 6

- Madde ile; sözleşmeli personele, 657 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin (B) bendine göre çalışanlar için uygulanmakta olan tavan ücretin 2,5 katını aşmamak üzere, pozisyon unvanları itibarıyla belirlenmiş bulunan taban ve tavan ücret oranları arasındaki oranlar üzerinden hesaplanan miktarlarda aylık ücret ödeneceği, taban ve tavan oranlar arasındaki aylık ücretin belirlenmesinde personelin pozisyon unvanı, hizmet süresi, görev yerinin özelliği ve şartları ile eğitim seviyesinin esas alınacağı; sicil ve disiplin amirleri ile çalıştırıldıkları il merkezinde oluşturulacak komisyon tarafından yapılacak başarı değerlendirmesi sonucunda emsallerine göre başarılı görev yaptıkları tespit edilen sözleşmeli personele, unvanlar itibarıyla belirlenen bir aylık ücret tutarında ve bir malî yılda dört defayı geçmemek üzere ödül verilebileceği, sözleşmeli personelin başarı değerlendirmesinin objektif kriterler çerçevesinde belirlenmek kaydıyla görevin verimli ve etkin yürütülmesi, yaratıcılık, girişimcilik, çalışma disiplini, görevin yürütülmesinde gösterilen gayret ve başarı ile sağlık hizmetlerinde yararlananların memnuniyeti dikkate alınarak tespit edileceği, başarı değerlendirmesi esas ve usulleri, başarı değerlendirmesini yapacak amirler ve komisyonun kimlerden oluşacağı ile sözleşmeli personele ödenecek aylık ücretin yukarıda belirtilen unsurlar çerçevesinde Maliye Bakanlığı ve Devlet Personel Başkanlığının görüşü üzerine Bakanlık tarafından belirleneceği öngörülmüştür.

Diğer taraftan, sözleşmeli personele yapılacak ödemelerin çalışmayı takip eden ay sonunda yapılacağı, bu personele aylık sözleşme ücreti dışında görev yaptıkları birimde bulunan döner sermayeden ilgili mevzuatı dahilinde ödeme yapılabileceği, Devlet memurlarına ödenen aile, doğum, ölüm yardımları ödeneği verileceği ve bu personelin 657 sayılı Kanunun 209, 210, 211 ve 212 nci maddelerindeki yardım ve haklardan yararlandırılacağı; Kanunda yer verilenler dışında herhangi bir ad altında sözleşmeli personele ödeme yapılamayacağı ve sözleşmelere bu hususta hüküm konulamayacağı belirtilmiştir.

Tasarı/teklif madde 7

→ yürürlükteki madde 7

- Madde ile; sözleşmeli personelin, iki ay önceden yazılı ihbarda bulunmak şartıyla sözleşmeyi tek taraflı olarak her zaman feshedebileceği, Bakanlığın sözleşmesinde belirtilen koşullara uymaması nedeniyle sicil ve disiplin amirleri tarafından yazılı olarak ikaz edilenlerden söz konusu koşullara uymama halinin tekerrürü durumu ile norm pozisyon sayısında değişiklik olması, sözleşmeli personel pozisyonlarının vizelendiği birimlerin kapatılması veya bu birimlerde sözleşmeli personel istihdam edilmesinden vazgeçilmesi hallerinde, sözleşmeli personelin sözleşmesini bir ay önceden yazılı ihbarda bulunmak şartıyla feshedebileceği, hizmet sözleşmesini feshedenler ile herhangi bir nedenle sözleşmesi feshedilenlerin (norm pozisyon sayısında değişiklik olması, sözleşmeli personel pozisyonlarının vizelendiği birimlerin kapatılması veya bu birimlerde sözleşmeli personel istihdam edilmesinden vazgeçilmesi sebebiyle sözleşmesi feshedilenler hariç olmak üzere) iki yıl geçmedikçe yeniden sözleşmeli personel pozisyonlarında istihdam edilemeyecekleri, sözleşmeli statüde geçen hizmetlerin yeniden işe alınmalarda kazanılmış hak teşkil etmeyeceği, hizmet sözleşmesinin sözleşmeli personelin istek, yaş haddi, malullük gibi nedenlerle emekliye ayrılması, 657 sayılı Kanuna göre Devlet memurluğundan çıkarma cezası verilmesini gerektirecek bir fiilin işlenmesi veya ölümü, sözleşmeli personelin ilgili mevzuatına göre aranan şartlardan birini taşımadığının sonradan anlaşılması veya bu şartlardan herhangi birini sonradan kaybetmesi hallerinde kendiliğinden sona ereceği, sözleşmesi anılan suçlardan birini işlemesi nedeniyle sona eren personelin hiçbir şekilde bir daha sözleşmeli personel olarak istihdam edilemeyeceği öngörülmüştür.

Ayrıca, kesintisiz on yıl süreyle sözleşmeli personel olarak hizmet etmiş ve bu sürede disiplin cezası almamış olanların, sicilleri olumlu olması kaydıyla, sürekli sözleşmeli personel olma hakkını elde etmiş sayılacakları; bu hakkı elde etmiş personelin sözleşmesinin, 657 sayılı Kanuna göre Devlet memurluğundan çıkarma cezası verilmesini gerektirecek bir fiil işlemedikçe emeklilik hakkını elde edene kadar Bakanlık tarafından tek taraflı olarak feshedilemeyeceği ifade edilmiştir.

Tasarı/teklif madde 8

→ yürürlükteki madde 8

- Madde ile; bu Kanunda hüküm bulunmayan hallerde, bu Kanuna tabi personel hakkında diğer kanunlarda aksine bir hüküm bulunmadıkça 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu hükümlerinin uygulanacağı öngörülmüştür.

Tasarı/teklif madde 9

→ yürürlükteki madde 9

- Madde ile, sözleşmeli personelin, istekleri üzerine Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı ile ilişkilendirileceği, diğer sosyal güvenlik kurumlarıyla ilişkilendirilenler hakkında 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununun 40 ıncı maddesi hükmünün uygulanacağı ve emsali Devlet memuru dikkate alınarak sözleşmeli personelin 6245 sayılı Harcırah Kanununun hükümlerinden yararlandırılacağı belirtilmiştir.

Ayrıca, sözleşmeli personelin çalışma usul ve esasları ile diğer hususların Sağlık Bakanlığının teklifi üzerine Bakanlar Kurulunca belirleneceği öngörülmüştür.

Tasarı/teklif madde 10

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

- Madde ile; yürürlükten kaldırılan hükümler belirlenmiştir.

Tasarı/teklif madde 11

→ yürürlükteki madde 10

- Madde ile; 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanununa, Sağlık Bakanlığı ile diğer kamu kurum ve kuruluşlarının uzman tabip, tabip ve diş tabibi kadrolarına açıktan atamaları ile Sağlık Bakanlığının bu kadrolarına yapılacak naklen atamaların kura ile yapılacağına, klinik şefi, klinik şef yardımcısı, başasistan ve asistan kadrolarına ise açıktan atama izni alınmaksızın ilgili mevzuatı çerçevesinde atama yapılacağına ve kura yoluyla yapılacak atamalara ilişkin usul ve esasların Sağlık Bakanlığnca çıkarılacak bir yönetmelikle belirleneceğine dair ek madde eklenmiştir.

Tasarı/teklif madde 12

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

- Madde ile; ihtiyaç halinde, sağlık hizmetleri ve yardımcı sağlık hizmetleri sınıfına dahil personel tarafından yerine getirilmesi gereken hizmetlerin, ücretleri döner sermaye gelirlerinden karşılanmak kaydıyla, üçüncü şahıslara ihale yoluyla gördürülmesinin sağlanması amacıyla 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 36 ncı maddesine bir paragraf eklenmektedir.

Tasarı/teklif madde 13

→ yürürlükteki madde 13

- Madde ile; 181 sayılı Sağlık Bakanlığının Teşkilât ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 22 nci maddesinde; Bakanlıkta, özel önem ve öncelik taşıyan konularda Bakana yardımcı olmak üzere otuz (30) bakanlık müşaviri görevlendirilebilmesine imkân tanıyan bir değişiklik yapılmıştır.

Tasarı/teklif madde 15

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

- Yürütme maddesidir.

Sağlık,