İçeriğe geç
Yürürlükte Değiştirici kanun 2. hâli

Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Vakıflara Vergi Muafiyeti Tanınması Hakkında Kanun

Kanun numarası
4962
Kabul tarihi
30.07.2003
Resmî Gazete
07.08.2003 / 25192
Düstur
5. tertip, cilt 42
Son değişiklik
02.07.2018
Madde sayısı
14

Kaynak: TBMM 22. Dönem S. Sayısı 236 (Esas No: 1/636) · belgeyi aç · TBMM kaydı . Gerekçeler kanun tasarısı ya da teklifi üzerine yazılmıştır; komisyon ve Genel Kurul görüşmelerinde madde numaraları değişebilir. Her gerekçe, metni en çok benzeyen yürürlükteki maddeye bağlanmıştır.

Genel gerekçe

Günümüz çağdaş vergi sistemlerinin en karakteristik özelliği, ekonomik, sosyal ve teknolojik gelişmeleri yakından izlemesi ve öngörülen ekonomik ve sosyal hedeflere ulaşılmasında etkin bir rol oynamasıdır.

Ekonomik ve malî alanlarla bilişim konusunda meydana gelen ilerlemelerin hukukî düzenlemelerin içinde yer alabilmesi ve böylelikle de uygulamaların daha çağdaş hale gelebilmesi için vergi kanunlarında bu yeniliklere bağlı yeni düzenleme ve değişikliklerin yapılması kaçınılmaz hale gelmiştir.

Türk vergi sisteminin bileşenleri olan vergi idaresi ve vergi mevzuatının günün şartlarına uygun olarak yeniden yapılandırılmasında hareket noktası olan, 4811 sayılı Vergi Barışı Kanunundan sonra yasalaşan ve bazı maddi vergi kanunlarında değişiklikler yapan 4842 sayılı Kanundan sonra bu sürecin bir adımı olarak bu yeni tasarıyla da bazı maddi ve şekli vergi kanunlarında değişiklikler yapılması amaçlanmaktadır.

Bu tasarı ile ekonomik alanda etkin ve yoğun bir şekilde kullanım alanı bulan internet ve kredi kartı gibi iletişim ve ödeme araçlarının vergi sistemine dahil edilmesi hedeflenmektedir. Bu yenilikler, mükelleflerin daha az masraf ve sürede vergisel yükümlülüklerini yerine getirmesini sağlayacak ve böylece teknolojik gelişmelerin vergi mevzuatına yansıtılması suretiyle kayıtlı ekonomiye geçiş sağlanacaktır.

Öte yandan, Tasarı ile bankacılık sistemindeki finansman yükünün azaltılması ve kayıtdışılığın önlenebilmesi amacıyla senetlerle kredi kartı sözleşmelerindeki damga vergisi kaldırılmaktadır.

Tasarıda;

- Beyannamelerin internet de dahil olmak üzere her türlü manyetik ve elektronik ortamda alınması ve izlenmesi, - Amme alacaklarının banka kartı, kredi kartı ve benzeri kartlar kullanılarak tahsilinin mümkün kılınması, - 20 ve daha büyük yaştaki eski araçların hurdaya ayrılması şartıyla yeni alınacak araçlarda 3,5 milyar TL’ye (2004 yılı için 4,5 milyar) kadar Özel Tüketim Vergisi indirimi sağlanması, - Ziraî işletmeye dahil edilmeyen biçerdöver veya bu mahiyetteki motorlu araçların ticarî kazanç hükümlerine göre vergilendirilebilmeleri, - Vergi mahremiyetinin daraltılması, Amaçlarıyla vergi kanunlarında değişiklik ve yeni düzenlemeler getirilmektedir.

Madde gerekçeleri

Tasarı/teklif madde 1

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

- 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 257 nci maddesinde; Maliye Bakanlığının muhasebe, vergilendirme, bilgi toplama, belge düzenini sağlama, tahsilat ve ödemelerin banka veya finans kurumu aracılığıyla yapılması halinde kurumların düzenledikleri belgeleri tevsik etme ile internet ve intranet gibi manyetik ortamlarda bilgi alma konularında izin verme veya zorunluluk getirme yetkisi bulunmaktadır.

Günün teknolojik gelişmelerine paralel olarak getirilen düzenleme ile de Maliye Bakanlığına, vergi beyannamelerinin her türlü elektronik bilgi iletişim araç ve ortamında verilmesine izin verme veya zorunluluk getirme, beyanname çeşitleri, mükellef grupları ve faaliyet konuları itibariyle ayrı ayrı uygulatma yetkisi öngörülmektedir.

Bu yetkiye istinaden Maliye Bakanlığı vergi beyannamelerini daha hızlı ve detaylı bir şekilde alabilecektir. Bunun sonucunda hem mükelleflerin hem de vergi idaresinin zaman ve emek kaybı en aza indirgenecektir.

Tasarı/teklif madde 2

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

- 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 41 inci maddesinde yapılan düzenleme ile borçlulara, amme borçlarını komisyon karşılığında ya da bir komisyon ödemeksizin banka veya kredi kartı ya da benzeri kartlar ile ödeme kolaylığı sağlanmaktadır. Ayrıca, kredi kartıyla yapılan ödemelerde paranın Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasına aktarılma süresi işlem tarihini takip eden günden itibaren azamî 20 gün olarak belirlenmiş, Maliye Bakanlığına, alacak türleri ve/veya bankalar itibarıyla farklı süreler vermeye, kredi kartı ile yapılacak ödemelerde komisyonsuz veya komisyon bedeli karşılığı ödeme yapılması şekillerinden birini veya her ikisini birlikte kullandırmaya, komisyon bedeli alınmaksızın yapılacak ödemelerde ödeme tarihini vade tarihinden azamî 20 gün öncesine kadar belirlenecek bir tarih ile sınırlamaya yetki verilmektedir.

Tasarı/teklif madde 3

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

- Bu madde ile 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 41 inci maddesine göre amme alacağını tahsil yetkisi verilen kuruluşlara yapacakları tahsilata yönelik bilgilerin verilmesinin, Kanunun 107 nci maddesinin uygulanması açısından sırrın ifşaı sayılmayacağı yönünde düzenleme yapılmaktadır.

Tasarı/teklif madde 4

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

- Bu madde ile 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun EK 1 inci maddesine bir fıkra eklenmek suretiyle Kanunun 41 inci maddesine göre kredi kartı ve benzeri kartlar kullanılmak suretiyle yapılan ödemelerde, ödeme tutarı tahsilata aracılık yapan kuruluşların 41 inci madde uyarınca kendilerine tanınan sürenin sonunda Hazine hesaplarına intikal ettirildiği, dolayısıyla Hazinenin kullanımına işlem tarihinden uzunca bir süre sonra sunulduğu dikkate alınarak, erken ödeme indirimi uygulamasında ödeme tarihi olarak paranın tahsil dairesi hesabına geçtiği günün esas alınacağı yönünde düzenleme yapılmaktadır.

Tasarı/teklif madde 5

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

- Türkiye’de faaliyette bulunan irtibat bürolarında çalışanların ücretleri gelir vergisinden müstesna tutulmaktadır.

Tasarı/teklif madde 6

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

- Gelir Vergisi Kanununun 54 üncü maddesinde yazılı işletme büyüklüğü ölçülerini aşmamakla birlikte 53 üncü maddenin birinci fıkrası gereğince biçerdöver veya bu mahiyetteki bir motorlu araç veya on yaşına kadar ikiden fazla traktöre sahip olan çiftçiler sırf bu araçlarından dolayı gerçek usulde zirai kazanç mükellefiyeti tesis ettirmekte, söz konusu biçerdöver veya benzer mahiyetteki araçlara sahip olmayıp, aynı işletme büyüklüğüne sahip diğer çiftçiler sadece tevkifat suretiyle vergilendirilirken, bu araçlara sahip mükellefler zirai faaliyetten dolayı yıllık beyanname vermek ve diğer yükümlülükleri yerine getirmek zorunda kalmaktadırlar.

Düzenleme ile aynı arazi büyüklüğüne sahip çiftçilerin aynı kategoride vergilendirilebilmeleri sağlanarak, biçerdöver ve diğer araçların ticarî bir organizasyon içerisinde çalıştırılması halinde GVK’nun 47, 48 ve 51 inci maddelerinde yazılı şartlar yerine getirildiği taktirde, basit usulde, aksi taktirde gerçek usulde ticarî kazanç tespiti ile vergilendirilmeleri, zirai işletmeye dahil olması (envanterinde veya aktifinde yer alması) halinde ise yine zirai kazanç usullerine göre vergilendirilebilmeleri amaçlanmıştır.

Tasarı/teklif madde 7

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

- Motorlu kara taşıtlarının yaşlanarak eskimesi bazı olumsuz durumların ortaya çıkmasına neden olmaktadır.

Araçların eskimesi ile mekanik ve elektronik aksamlarda arızalar meydana gelmekte, bu durum kaza riskini artırmaktadır. Eskiyen ve aşınan motorlarda yakıtın tam olarak yanmaması, hava kirliliğinin artmasının yanı sıra gereksiz yakıt sarfiyatına yol açmaktadır. Ayrıca kara yolları daha kısa bir sürede yıpranmaktadır.

Eski araçların meydana getirmiş olduğu zarar verici bu tür olumsuz durumlar, aralarında Avrupa Birliğine üye ülkelerin de bulunduğu birçok ülkeyi, belirli yaşın üzerindeki eski taşıtların trafikten çekilmesini teşvik edici kanuni düzenlemeler yapmaya yöneltmiştir. Bu düzenlemeler arasında, trafikten çekilen araç karşılığında satın alınacak yeni araçlar için vergi teşviği sağlanması en önemli ve yaygın olan uygulamadır.

Bu Kanun ile 20 yaşın üzerindeki kara nakil vasıtalarını hurdaya çıkaranların yeni bir araç alımında özel tüketim vergisinin 3,5 milyar (2004 yılı için 4,5 milyar) liralık kısmını ödememeleri sağlanarak, eski ve yaşlı araçların trafikten çekilmesi vergisel olarak teşvik edilmektedir. Bakanlar Kurulu bu tutarı yarısına kadar indirebilecek ve tekrar bu tutara kadar çıkarabilecektir. Geçici madde olarak düzenlenen bu uygulama, araçlarını Kanunun yayımı tarihinden 31.12.2004 tarihine kadar hurdaya çıkaran ve yine bu süre içinde aynı cins yeni bir aracı ilk iktisap edecek olan gerçek ve tüzel kişileri kapsamaktadır. Ancak, belediyeler (Büyükşehir belediyeleri dahil) dışında 237 sayılı Taşıt Kanunu kapsamına giren kurumlar bu hükümle düzenlenen indirimden yararlanmayacaktır. Maddede araçların bir daha kullanılmamak üzere hurdaya çıkarılması halinde vergi indirimi öngörülmüş olup, hurdaya çıkarılan araçların tekrar kullanılması halinde ilk iktisap edilen araç için vergi indiriminden yararlanılması önlenmektedir.

Yapılan kanuni düzenleme ile çevreyi kirleten eski araçların yerine yeni araçların alımı ve kullanımı teşvik edilerek, çevrenin korunması ve motorlu araç parkının yenilenmesi temin edilmekte, dolayısıyla sosyal ve ekonomik amacın bir arada gerçekleştirilmesi sağlanmaktadır.

Tasarı/teklif madde 8

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

- 1.7.1964 tarihli ve 488 sayılı Damga Vergisi Kanununa ekli (2) sayılı tablonun “I-Resmî işlerle ilgili kâğıtlar” başlıklı C) Kişilerden resmî dairelere verilen kâğıtlar bölümüne aşağıdaki (17) numaralı fıkra ile (2) sayılı tablonun “IV-Ticarî ve medenî işlerle ilgili kâğıtlar” başlıklı bölümüne aşağıdaki (26) ve (27) numaralı fıkralar eklenmiş ve (1) sayılı tablonun “III-Ticarî İşlemlerde kullanılan kâğıtlar” başlıklı bölümünde yer alan kambiyo senetleri ve kambiyo senetlerine benzeyen senetler damga vergisinin konusu dışına çıkarılmıştır.

17. Gümrük kapılarından günü birlik giriş-çıkış yapan taşıtlardan alınan taahhütnameler vergini konusu dışına çıkarılarak bu tür işlemlere kolaylık getirilmesi amaçlanmıştır.

26. Ulusal ve uluslararası boyutta, ticaret, teknoloji, sermaye hareketleri gibi bir çok alanda yaşanan gelişmeler ve hareketlilik, ekonomik ilişkilerin çok büyük bir hızla değişmesine ve büyümesine neden olmaktadır.

Kredi kartlarının kullanımı tüm dünyada ve ülkemizde hızla artmakta, gerek sayısı ve gerekse işlem hacmi itibariyle kredi kartları günlük yaşamımızda çok önemli bir yer tutmaktadır.

Ödemelerin nakit olarak yapılması yerine kaydî olarak yapılmasına imkân vermesi, finansal kaynakların daha güvenli ve etkin kullanılması, müşteri davranışlarının izlenmesi, işlemlerin kayda alınmasını sağlaması, ekonomik faaliyetin desteklenmesi hususları dikkate alınarak bankalar, özel finans kurumları ve benzer kurumlar ile kişiler arasında düzenlenen Kredi Kartı Üyelik Sözleşmelerinin damga vergisine tâbi tutulmaması amaçlanmıştır.

27. Fıkra ile resmî ve özel yükseköğretim kurumlarınca bilime katkı amacıyla yaptırılan bilimsel araştırma projeleri nedeniyle düzenlenen kâğıtlar damga vergisinin konusu dışına çıkarılarak bu tür çalışmaların vergi teşviki yoluyla artırılması amaçlanmaktadır 28. 2985 sayılı Toplu Konut Kanununun Ek 1 inci maddesinde 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanununun 64 üncü maddesi, 2330 sayılı Nakdî Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun, 2566 sayılı Bazı Kamu Görevlilerine Nakdî Tazminat Verilmesi ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun, 2453 sayılı Yurtdışında Görevli Personele Nakdî Tazminat Verilmesi ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun, 2629 sayılı Uçuş, Paraşüt, Denizaltı, Dalgıç ve Kurbağaadam Hizmetleri Tazminat Kanunu ve 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun kapsamındaki görevler nedeniyle şehit olanlar ile barışta ve olağanüstü hallerde yapılan tatbikat ve manevralar sırasında bu harekat ve hizmetlerin sebep ve etkileriyle hayatlarını kaybedenlerin; dul eşine, eşi hayatta değilse veya evlenmişse maaşa bağlanmış çocuklarına müştereken, bunlar bulunmadığı takdirde bakmakla yükümlü olduğu ana veya babasına konut sahibi yapmak amacıyla Toplu Konut Fonundan faizsiz olarak kredi verilmektedir. Bu düzenleme kapsamında kullanılacak kredilere, ilişkin kâğıtların damga vergisinden istisna tutulması sağlanmaktadır.

Tasarı/teklif madde 9

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

- 2985 sayılı Toplu Konut Kanununun Ek 1 inci maddesinde 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanununun 64 üncü maddesi, 2330 sayılı Nakdî Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun, 2566 sayılı Bazı Kamu Görevlilerine Nakdî Tazminat Verilmesi ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun, 2453 sayılı Yurtdışında Görevli Personele Nakdî Tazminat Verilmesi ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun, 2629 sayılı Uçuş, Paraşüt, Denizaltı, Dalgıç ve Kurbağaadam Hizmetleri Tazminat Kanunu ve 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun kapsamındaki görevler nedeniyle şehit olanlar ile barışta ve olağanüstü hallerde yapılan tatbikat ve manevralar sırasında bu harekat ve hizmetlerin sebep ve etkileriyle hayatlarını kaybedenlerin; dul eşine, eşi hayatta değilse veya evlenmişse maaşa bağlanmış çocuklarına müştereken, bunlar bulunmadığı takdirde bakmakla yükümlü olduğu ana veya babasına konut sahibi yapmak amacıyla Toplu Konut Fonundan faizsiz olarak kredi verilmektedir. Bu düzenleme kapsamında kredi kullanılarak iktisap edilecek konutlarla ilgili işlemlerin harçtan müstesna tutulması sağlanmaktadır.

Tasarı/teklif madde 10

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

- Bu madde ile Emlak Vergisi Kanununun muafiyetlere ilişkin 4 üncü maddesine bir fıkra eklenmektedir.

Doğalgazın ülke içinde yaygınlaştırılması ile yeni inşa edilen ana iletim, dağıtım ve bağlantı hatları bağımsız bölümlerle birlikte mükellefiyet adedi onbinleri geçecektir. Teknik olarak bu hacimde ve ülkenin değişik bölgelerinde bulunan il, ilçe ve beldedeki emlak vergisini takip etmek imkânsız hale gelecektir.

Mevcut durumu ile boru hatları, üzerinden geçtikleri her bir bağımsız yapılarla birlikte değişik belediyelerde emlak vergisine konu olmaktadır. Oysa boru hatları kesintisiz olup, hangi belediyeye ait olduğunun tespiti de zaman zaman güçlük yaratmakta ve bu durum ihtilaflara neden olabilmektedir.

Bu karmaşayı gidermek için yapılan düzenleme ile doğalgaz ve petrol boru hattı ile bunların ayrılmaz parçasını oluşturan istasyonlar bina vergisinden muaf tutulmaktadır.

Tasarı/teklif madde 11

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

- Bu madde ile bina vergisi oranını düzenleyen Emlak Vergisi Kanunun 8 inci maddesinin ikinci fıkrası yeniden düzenlenmekte ve üçüncü fıkraya yeni bir hüküm eklenmektedir.

Maddenin ikinci fıkrasında yapılan düzenleme ile daha önce indirimli vergi oranından yararlanan mükelleflerin yanında, hiçbir geliri bulunmayan mükelleflerin de indirimli vergi oranından yararlanmalarına imkân sağlanmaktadır. Ancak, hiçbir geliri olmayan mükelleflerden kendisine bakmakla yükümlü bir kimsesi olan ve 18 yaşını doldurmamış bulunan mükellefler yararlanamayacaklardır. Mükellefin kendisine bakmakla yükümlü olan kişinin de hiçbir gelirinin olmaması halinde indirimli vergi oranı uygulanacaktır.

Yapılan düzenleme ile ayrıca indirimli vergi oranından yararlanmak için konutun 150 m2 yi geçmemesi şartı getirilmiştir. Buna göre, indirimli vergi oranından yararlanacak mükelleflerin sahip oldukları meskenin 150 m2 yi geçmemesi gerekmektedir.

Diğer taraftan, aynı maddede yapılan bir diğer düzenleme ile maddenin son fıkrasına bir hüküm eklenmektedir.

Bilindiği gibi, Emlak Vergisi Kanununun 8 inci maddesinin son fıkrasında, yeni inşa edilen bina veya binaların vergisinin, arsasının veya arsa payının vergisinden az olamayacağı hükmü yer almaktadır.

Yeni inşa edilen binalarda bu hükmün devamlı uygulanması düşünülemeyeceğinden, anılan fıkranın sonuna eklenen bir hükümle, söz konusu uygulamanın 4 yıl süre ile yapılması öngörülmektedir.

Tasarı/teklif madde 12

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

- 4458 sayılı Gümrük Kanunu uyarınca tasfiyelik hale gelen eşyanın, Tasfiye Tüzüğü hükümlerine istinaden tasfiyesi yapılmaktadır.

Bu eşyadan akaryakıtlar, Tasfiye Tüzüğünün 5 nci maddesinin 3 üncü bendi uyarınca tâbi afetler, bulaşıcı hastalıklar ve benzeri olağanüstü durumlarda ilgili idarelere veya yetkili birimlere bedelsiz verilebilmektedir.

Ülkemizde zaman zaman yaşanan deprem, sel gibi tâbi afetler nedeniyle, meydana gelen zararların giderilmesi ve yaraların sarılması amacıyla Valilik koordinesinde kamu kuruluşlarınca yürütülen çalışmalar için iş makineleri ve diğer araçlarda kullanılan akaryakıt ihtiyacının bedelsiz akaryakıt verilerek karşılanması yoluna gidilmesi amaçlanmakta ve Başbakanlıkça (Acil Yardım Yönetimi Genel Müdürlüğü) da bu ihtiyacın acilen yerine getirilmesi istenilmektedir.

Ancak, Tasfiye Tüzüğünün 5/3 maddesi uyarınca bedelsiz verilen akaryakıtların tesliminde Özel Tüketim Vergisi alınması nedeniyle hem sosyal amaçlı olan hizmetin yerine getirilememesi sonucunu doğurmakta, hem de akaryakıtın tasfiyesi sağlanamamaktadır.

Bu nedenle 4458 sayılı Gümrük Kanunu uyarınca tasfiyelik hale gelen akaryakıtların, Tasfiye Tüzüğü hükümleri uyarınca kamu kurum ve kuruluşlarına bedelsiz teslimlerinde, Özel Tüketim Vergisi istisnası uygulanması imkânı getirilmektedir.

Tasarı/teklif madde 13

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

- A) a) Bu fıkra ile bankaların vergi tahsilatı dolayısıyla yapacakları işlemlerin çabuklaştırılmasına, vergi mahremiyetinin engel teşkil etmesini önlemek açısından, vergi mahremiyetini düzenleyen maddede yeni bir düzenlemeye gidilmiştir.

Kendilerine bilgi verilen kişi ve kurumların da bu maddede belirtilen yazılı yasaklara uyma zorunluluğu bulunacağı da tabiîdir.

b) Hali hazırdaki mevzuata göre vergi mükellefleri, vergi kanunlarının uygulanmasına ilişkin olarak tereddüde düştükleri hususlarda Maliye Bakanlığından bilgi isteyebilmektedirler. Bu madde hükmüne dayanılarak mükelleflerin yapmış oldukları müracaatlarında belirtilen konularla ilgili olarak Bakanlığımızca muktezalar (özelge) tayin edilmektedir.

Aynı konuda tereddüdü olan mükelleflerin ayrı dilekçelerle başvurmaları ve her bir mükellefe ayrı ayrı mukteza verilmesi hem mükellefler hemde Bakamlığımız için zaman ve emek kaybına yol açmakta ve iş yükünün artmasına neden olmaktadır. Dolayısıyla, aynı konuya ilişkin mükellef müracaat sayılarının asgariye indirilmesi, Bakanlığımız görüşlerinin geniş mükellef kitlesine duyurulması ve uygulama birliğinin sağlanması açısından gerekli durumlarda sirküler yoluyla da mükelleflerin bilgilendirilmesi amaçlanmaktadır. Mükellef taleplerinin sirküler yoluyla karşılanması yanında mukteza verilmesi uygulamasına da devam edilecektir. Sirkülerlerin Gelirler Genel Müdürlüğünün internet sitesinde yayınlanması amaçlanmaktadır. Ayrıca, mükelleflerin kısa zamanda bilgilendirilmesine imkân verilmesi bakımından sirkülerler mükelleflerin bağlı oldukları meslekî ve ticarî birlik ve odalar ile Serbest Malî Müşavirler ve Yeminli Malî Müşavirler Odalarına da gönderilecektir.

B) 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 41 inci maddesinde yapılan düzenleme ile borçlulara banka kredi kartı ve benzeri kartlar kullanmak suretiyle ödeme yapma imkânı verilmektedir. Bu maddede ise anılan Kanunun 42 nci maddesinde değişiklik yapılarak, Maliye Bakanlığınca bu ödeme metodu kullanıldığı takdirde ödemenin herhangi bir sebeple tediye edilmemesi halinde alacaklı amme idaresinin amme borçlusuna karşı rücu hakkının mahfuz olmasını sağlayacak düzenleme getirilmektedir.

C) 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 41 inci maddesinde yapılan düzenleme ile borçlulara banka, kredi kartı ve benzeri kartlar kullanmak suretiyle ödeme yapma imkânı verilmektedir. Kanunun 44 üncü maddesinde de banka kartı, kredi kartı ve benzeri kartlar kullanmak suretiyle ödeme yapılması halinde ödeme tarihi olarak işlem tarihinin esas alınacağı yönünde düzenleme yapılmaktadır.

D)Anonim, eshamlı komandit ve limited şirketlerinin birleşme, bölünme ve devir işlemlerine malî kolaylık sağlanması amacıyla her türlü işlemlerinin harca tâbi tutulmaması yönünde yapılan düzenlemeye nev’i değişikliği de eklenmiştir.

Tasarı/teklif madde 15

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

- Yürütme maddesidir.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA 4760 Sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanununa Ekli II Sayılı Listede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifim ve Gerekçesi ekte birlikte sunulmuştur.

Gereğini saygılarımla arz ederim.

Dr. Ali Arslan Muğla GEREKÇE 6.12.1999 tarihinde kabul edilen 4490 sayılı Kanunu gereği; Türk Uluslararası Gemi Sicili (TUGS) 1 inci maddesinde TUGS’un amaç ve kapsamı belirtilmektedir ve aynen şöyle ifade edilmiştir;

“Bu Kanunun amacı; oluşturulan Türk Uluslararası Gemi Siciline tescil edilen gemiler ile turizm şirketi envanterlerinde kayıtlı ticarî yatların temin ve işletilmesinde kolaylık sağlamak suretiyle Türk Denizciliğinin geliştirilmesini hızlandırmak ve ekonomiye katkısını artırmaktır.” Yine aynı Kanunun 12 nci maddesinde “Bu Kanun uyarınca oluşturulan Türk Uluslararası Gemi Siciline kayıtlı gemilerin işletilmesinden ve devrinden elde edilen kazançlar Gelir ve Kurumlar Vergileri ile fonlardan istisnadır” denmektedir.

6.6.2002 tarih 24783 sayılı Resmî Gazetede yayınlanan 4760 sayılı ÖTVKanunu ile imal edilen ticarî yatlar % 8 oranında bir vergiye tâbi tutulmuştur. ÖTV Kanununun bu şekilde yorumlanarak uygulanması gerek Türk ticarî yat imalat sektörünü, gerekse yat turizmi ile iştigal eden esnafı son derece zor durumda bırakmaktadır.

Yüksek vergi oranı, yatırımların önünü kesmiş ve sektörü sarsacak ciddî bir maliyet oluşturmuştur.

ÖTV Kanunu ile ticarî yatlara getirilen % 8 oranındaki vergi, sektörü yurt dışına kaçmaya teşvik etmektedir. Zira ticarî yatların yabancı bayrak çekme maliyeti bayrağına göre 500 $ ile 3000 $ arasında değişmektedir.

Tâbi ki böyle bir yatta, SSKprimi ve çalıştırılan personelin Gelir Vergisinin ödenmesi söz konusu değildir, yabancı bir işletme olacağı için Gelir ve Kurumlar Vergisi kaybı da olacaktır.

Yat turizmi, ülkemiz turizm ve döviz girdilerinde önemli bir paya sahiptir. Ülkemizin kıyılarını ve doğal güzelliklerini tanıtmanın tek yolu, mavi yolculuklardır. Ancak turizmde kullanılan ticarî amaçlı bir yat ortalama 400 - 500 milyara mal olmaktadır.

Daha denize indirilmeden bu yatlardan alınan 32 - 40 milyar dolayındaki ÖTV, yat işletmecisi için altından kalkılması zor bir giderdir.

Yukarıdaki gerekçelerin her biri % 8’lik ÖTV’nin kaldırılması için geçerli nedenlerdir. Ticarî amaçlı yatlardan ÖTV alınmamalıdır.

MUĞLA MİLLETVEKİLİ ALİ ARSLAN’IN TEKLİFİ 4760 SAYILI ÖZEL TÜKETİM VERGİSİ KANUNUNA EKLİ II SAYILI LİSTEDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA