İl İdaresi Kanunu
- Kanun numarası
- 5442
- Kabul tarihi
- 10.06.1949
- Resmî Gazete
- 18.06.1949 / 7236
- Düstur
- 3. tertip, cilt 30
- Son değişiklik
- 07.12.2023
- Madde sayısı
- 71
Metin içindeki değişiklik notlarından ve dipnotlardan derlenmiştir. Toplam 57 kayıt.
-
7 Aralık 2023
-
Anayasa Mahkemesinin 7/12/2023 Tarihli ve E: 2018/117, K: 2023/212 Sayılı Kararı ile bu fıkranın yürürlükten kaldırılması iptal edilmiştir.
-
Anayasa Mahkemesinin 7/12/2023 Tarihli ve E: 2018/117, K: 2023/212 Sayılı Kararı ile bu maddenin yürürlükten kaldırılması iptal edilmiştir.
-
Anayasa Mahkemesinin 7/12/2023 Tarihli ve E: 2018/117, K: 2023/212 Sayılı Kararı ile bu maddenin yürürlükten kaldırılması iptal edilmiştir.
-
-
25 Mart 2020
-
25 Temmuz 2018
-
Değişikliğin gerekçesi
5442 sayılı İl İdaresi Kanununun 11 inci maddesinde valinin görev ve yetkileri düzenlenmiş olup, maddenin (C) fıkrasında, il sınırları içinde huzur ve güvenliğin, kişi dokunulmazlığının, tasarrufa müteallik emniyetin, kamu esenliğinin sağlanması ve önleyici kolluk yetkisi de valinin görev ve yetkileri arasında sayılmıştır. Valiler bu yetki kapsamında illerde birçok karar ve tedbirler almakta ve uygulamaktadırlar. Bu fıkra uyarınca alınan karar ve tedbirlere uymayanlar hakkında ise aynı Kanunun 66 ncı maddesi uyarınca işlem yapılmaktadır.
Söz konusu fıkradaki yetkilerin genel nitelikte olması nedeniyle özellikle, kamu düzeni veya güvenliğinin olağan hayatı durduracak veya kesintiye uğratacak şekilde bozulduğu ya da bozulacağına ilişkin ciddi belirtilerin bulunduğu hallerde ildeki belirli yerlere girişi ve çıkışı kamu düzeni ya da kamu güvenliğini bozabileceği şüphesi bulunan kişiler bakımından kısıtlamaya, belli yerlerde veya saatlerde kişilerin dolaşmalarını, toplanmalarını veya araçların seyirlerini düzenlemeye ya da kısıtlamaya ilişkin kararlarda iller arasında uygulama birliği olmadığı gibi süre ve koşullar bakımından da farklı uygulamalar olabilmektedir.
Maddenin (C) fıkrasında değişiklik yapmak suretiyle, uygulamadaki farklılıkları gidermek amacıyla valilerin belirli yerlere giriş ve çıkışı sınırlamaya ilişkin var olan yetkileri somutlaştırılmakta ve bu yetkiler bakımından süre sınırı getirilmektedir.
-
Değişikliğin gerekçesi
5442 sayılı İl İdaresi Kanununun 11 inci maddesinde valinin görev ve yetkileri düzenlenmiş olup, maddenin (C) fıkrasında, il sınırları içinde huzur ve güvenliğin, kişi dokunulmazlığının, tasarrufa müteallik emniyetin, kamu esenliğinin sağlanması ve önleyici kolluk yetkisi de valinin görev ve yetkileri arasında sayılmıştır. Valiler bu yetki kapsamında illerde birçok karar ve tedbirler almakta ve uygulamaktadırlar. Bu fıkra uyarınca alınan karar ve tedbirlere uymayanlar hakkında ise aynı Kanunun 66 ncı maddesi uyarınca işlem yapılmaktadır.
Söz konusu fıkradaki yetkilerin genel nitelikte olması nedeniyle özellikle, kamu düzeni veya güvenliğinin olağan hayatı durduracak veya kesintiye uğratacak şekilde bozulduğu ya da bozulacağına ilişkin ciddi belirtilerin bulunduğu hallerde ildeki belirli yerlere girişi ve çıkışı kamu düzeni ya da kamu güvenliğini bozabileceği şüphesi bulunan kişiler bakımından kısıtlamaya, belli yerlerde veya saatlerde kişilerin dolaşmalarını, toplanmalarını veya araçların seyirlerini düzenlemeye ya da kısıtlamaya ilişkin kararlarda iller arasında uygulama birliği olmadığı gibi süre ve koşullar bakımından da farklı uygulamalar olabilmektedir.
Maddenin (C) fıkrasında değişiklik yapmak suretiyle, uygulamadaki farklılıkları gidermek amacıyla valilerin belirli yerlere giriş ve çıkışı sınırlamaya ilişkin var olan yetkileri somutlaştırılmakta ve bu yetkiler bakımından süre sınırı getirilmektedir.
-
Değişikliğin gerekçesi
5442 sayılı İl İdaresi Kanununun 11 inci maddesinde valinin görev ve yetkileri düzenlenmiş olup, maddenin (C) fıkrasında, il sınırları içinde huzur ve güvenliğin, kişi dokunulmazlığının, tasarrufa müteallik emniyetin, kamu esenliğinin sağlanması ve önleyici kolluk yetkisi de valinin görev ve yetkileri arasında sayılmıştır. Valiler bu yetki kapsamında illerde birçok karar ve tedbirler almakta ve uygulamaktadırlar. Bu fıkra uyarınca alınan karar ve tedbirlere uymayanlar hakkında ise aynı Kanunun 66 ncı maddesi uyarınca işlem yapılmaktadır.
Söz konusu fıkradaki yetkilerin genel nitelikte olması nedeniyle özellikle, kamu düzeni veya güvenliğinin olağan hayatı durduracak veya kesintiye uğratacak şekilde bozulduğu ya da bozulacağına ilişkin ciddi belirtilerin bulunduğu hallerde ildeki belirli yerlere girişi ve çıkışı kamu düzeni ya da kamu güvenliğini bozabileceği şüphesi bulunan kişiler bakımından kısıtlamaya, belli yerlerde veya saatlerde kişilerin dolaşmalarını, toplanmalarını veya araçların seyirlerini düzenlemeye ya da kısıtlamaya ilişkin kararlarda iller arasında uygulama birliği olmadığı gibi süre ve koşullar bakımından da farklı uygulamalar olabilmektedir.
Maddenin (C) fıkrasında değişiklik yapmak suretiyle, uygulamadaki farklılıkları gidermek amacıyla valilerin belirli yerlere giriş ve çıkışı sınırlamaya ilişkin var olan yetkileri somutlaştırılmakta ve bu yetkiler bakımından süre sınırı getirilmektedir.
-
Eski ifade
Bu husustaYeni ifadeBu fıkra kapsamındaDeğişikliğin gerekçesi
5442 sayılı İl İdaresi Kanununun 11 inci maddesinde valinin görev ve yetkileri düzenlenmiş olup, maddenin (C) fıkrasında, il sınırları içinde huzur ve güvenliğin, kişi dokunulmazlığının, tasarrufa müteallik emniyetin, kamu esenliğinin sağlanması ve önleyici kolluk yetkisi de valinin görev ve yetkileri arasında sayılmıştır. Valiler bu yetki kapsamında illerde birçok karar ve tedbirler almakta ve uygulamaktadırlar. Bu fıkra uyarınca alınan karar ve tedbirlere uymayanlar hakkında ise aynı Kanunun 66 ncı maddesi uyarınca işlem yapılmaktadır.
Söz konusu fıkradaki yetkilerin genel nitelikte olması nedeniyle özellikle, kamu düzeni veya güvenliğinin olağan hayatı durduracak veya kesintiye uğratacak şekilde bozulduğu ya da bozulacağına ilişkin ciddi belirtilerin bulunduğu hallerde ildeki belirli yerlere girişi ve çıkışı kamu düzeni ya da kamu güvenliğini bozabileceği şüphesi bulunan kişiler bakımından kısıtlamaya, belli yerlerde veya saatlerde kişilerin dolaşmalarını, toplanmalarını veya araçların seyirlerini düzenlemeye ya da kısıtlamaya ilişkin kararlarda iller arasında uygulama birliği olmadığı gibi süre ve koşullar bakımından da farklı uygulamalar olabilmektedir.
Maddenin (C) fıkrasında değişiklik yapmak suretiyle, uygulamadaki farklılıkları gidermek amacıyla valilerin belirli yerlere giriş ve çıkışı sınırlamaya ilişkin var olan yetkileri somutlaştırılmakta ve bu yetkiler bakımından süre sınırı getirilmektedir.
-
-
2 Temmuz 2018
-
Eski ifade
İçişleri Bakanlığının kararı ve Cumhurbaşkanının tasdikiYeni ifadeCumhurbaşkanı onayı -
Eski ifade
kanunlarınaYeni ifademevzuatına -
Eski ifade
BaşbakanınYeni ifadeCumhurbaşkanının -
Eski ifade
kanun, tüzük, yönetmelik, Hükümet kararları ve emirleriniYeni ifadekanun, Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ve diğer mevzuat ile Cumhurbaşkanınca alınmış bulunan karar ve tedbirleri -
Eski ifade
kanun, tüzük, yönetmelik ve Hükümet KararlarınaYeni ifadekanun, Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ve diğer mevzuat ile Cumhurbaşkanınca alınmış bulunan karar ve tedbirlere -
Eski ifade
Kanun, tüzük, yönetmelik ve Hükümet kararları veYeni ifadeKanun, Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ve diğer mevzuat ile -
Eski ifade
Kanun, tüzük, yönetmelik ve Hükümet kararları hükümlerininYeni ifadeKanun, Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ve diğer mevzuat ile Cumhurbaşkanınca alınmış bulunan karar ve tedbirlerin -
Eski ifade
kanun, tüzük, yönetmelik ve Hükümet kararlarınınYeni ifadekanun, Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ve diğer mevzuat ile Cumhurbaşkanınca alınmış karar ve tedbirlerin -
Eski ifade
ve tüzüğeYeni ifade, Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ve diğer mevzuata -
Eski ifade
Bakanlar KuruluYeni ifadeCumhurbaşkanı
-
17 Nisan 2017
-
17/4/2017 tarihli ve 690 sayılı KHK’nin 17 nci maddesiyle, bu fıkranın birinci cümlesinde yer alan “Jandarma Genel Komutanlığının veya” ibaresi yürürlükten kaldırılmış, daha sonra bu hüküm 1/2/2018 tarihli ve 7077 sayılı Kanunun 15 inci maddesiyle aynen kabul edilerek kanunlaşmıştır.
-
-
2 Ocak 2017
-
15 Ağustos 2016
-
23 Haziran 2016
-
Değişikliğin gerekçesi
Maddede, Türk Silahlı Kuvvetleri birliklerinin terörle mücadelede kolluk güçlerine destek olacak şekilde kullanılmasının usul ve esasları ile bu faaliyetlerde görev alan Türk Silahlı Kuvvetleri personeli ile diğer kamu görevlilerinin haksız iddialarla yıpratılmasını önlemek maksadıyla bazı düzenlemeler yer almaktadır.
Birinci bentte, genel kolluk kuvvetlerinin imkân ve kabiliyetlerini aşan durumlarda terörle mücadele için gerekli olması veya terör eylemlerinin kamu düzenini ciddi şekilde bozması sebeplerinden birinin varlığı halinde, Türk Silahlı Kuvvetlerinin, kolluk güçlerine destek olması maksadıyla terörle mücadelede Bakanlar Kurulu kararıyla geçici süreyle görevlendirilmesi ve görevlendirme kapsamındaki hususların Bakanlar Kurulu kararında belirlenmesi öngörülmektedir. Görevlendirme kararına uygun olarak ve askeri gereklilikler gözönünde bulundurularak; görevlendirilecek birliklerin çapı, teşkilatı, konuşlandırılacağı yerler, emir komuta ilişkileri, kuvvet kaydırılması ve gerekli görülen diğer hususları belirleme yetkisi Genelkurmay Başkanlığına verilmektedir.
İkinci bentte, Türk Silahlı Kuvvetleri birlikleri ve personelinin, terörle mücadeleye yönelik destek görevlerini yerine getirirken sahip olacakları yetkiler; illerde icra edilecek görevler kapsamında askeri birlikler ile genel kolluk kuvvetleri ve ilgili kamu kurum ve kuruluşları arasındaki işbirliği, koordinasyon ve gözetimin valiler tarafından yerine getirilmesi ile askeri birliklerin belirli görevleri genel kolluk kuvvetleriyle birlikte yapması halinde komuta, sevk ve idarenin askeri birliklerin en kıdemli komutanı tarafından üstlenilmesi hususları düzenlenmektedir. Böylece, terörle mücadele faaliyetlerinin başarısında en önemli faktörlerden biri olan mülki amir, kolluk ve askeri birlik arasında eşgüdümün sağlanması hedeflenmektedir.
Üçüncü bentte, Türk Silahlı Kuvvetleri birliklerinin kendisine verilen terörle mücadele görevlerini yerine getirebilmesini sağlamak amacıyla, yetkili birlik komutanının ihtiyaç duyacağı istihbarat bilgilerinin, istihbarat birimleri tarafından yetkileri kapsamında öncelikle toplanması ve gecikmeksizin paylaşılması öngörülmektedir.
Dördüncü bentte, fıkra kapsamında icra edilen operasyonlarda gecikmesinde sakınca bulunan hallerde güvenlik kuvvetlerinin elinden kaçmakta olan kişilerin izlenirken girdikleri konuta, işyerine veya kamuya açık olmayan kapalı alanlar ile bunların eklentilerine, can veya mal güvenliğinin sağlanması ya da kişinin yakalanması amacına münhasır olmak üzere girilmesinin usul ve esasları düzenlenmektedir.
Beşinci bentte, görevlendirilen Türk Silahlı Kuvvetleri personelinin fıkra kapsamındaki faaliyetlerinin askerlik hizmet ve görevlerinden, bu faaliyetler sebebiyle işlendiği iddia edilen suçlarının ise askeri suç sayılacağı düzenlenmektedir. Böylece verilen görevlerin yerine getirilmesi sırasında işlendiği iddia olunan suçlar hakkında yapılacak soruşturma ve kovuşturma, Anayasanın 145 inci, 353 sayılı Kanunun 9 uncu ve 17 nci maddeleri gereğince askeri yargı makamlarınca yürütülecektir. Belli statülerde görev yapanlar hakkında uygulanacak usul hükümlerinin bu kişilerin statüden ayrılıp ayrılmamasına göre değişmediği gözönüne alındığında emeklilik, terhis, istifa ve benzeri sebeplerle personelin Türk Silahlı Kuvvetlerinden ilişiği kesilse dahi askeri yargının görevli olmaya devam etmesi, usul ekonomisinin sağlanması, doğal yargıç ilkesi ve bir ihtisas mahkemesi niteliğindeki askeri mahkemenin kuruluş amacına uygun olması açısından önem taşımaktadır. Türk Silahlı Kuvvetleri personeli dışındaki memur ve diğer kamu görevlilerinin fıkra kapsamındaki görev ve faaliyetleri sebebiyle işledikleri iddia edilen suçlarla ilgili olarak da 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun hükümleri uygulanacaktır. Üstün bir anlayışla kendisine tevdi edilen terörle mücadele görevlerini yerine getiren tüm kamu görevlilerinin, yıpratılmasına yönelik olarak asılsız iddia ve ithamlara maruz kalabileceği dikkate alınarak, terörle mücadele görev ve faaliyetleri sebebiyle işledikleri iddia edilen suçlarla ilgili olarak soruşturma izni verilene kadar yakalama, gözaltı ve tutuklama tedbirlerine başvurulamaması hususu düzenlenmektedir.
Bent ile ayrıca, terörle mücadelede görev alan Türk Silahlı Kuvvetleri personeli ile mülki idare amirleri, kolluk kuvvetleri ile diğer memurlar ve kamu görevlilerinin görevlerini yerine getirirken, görevin niteliği gereği veya ifası sebebiyle vermiş oldukları zararların (kişisel kusur, haksız fiil veya diğer sorumluluk halleri de dahil) Devlet tarafından tazmin edileceği ve zararı doğuran faaliyette ilgili personelin görevini kötüye kullandığının mahkeme kararıyla anlaşılması halinde tazmin edilen zararın; Türk Silahlı Kuvvetleri personeline Millî Savunma Bakanının, mülki idare amirleri ve kolluk kuvvetlerine İçişleri Bakanının, diğer memurlar ve kamu görevlilerine ilgili bakanın uygun bulması şartıyla bir yıl içinde rücu edileceği hususu düzenlenmektedir.
Altıncı bentte, fıkra kapsamındaki görevler yerine getirilirken görevin niteliğinden doğan veya görevle ilgili olmak şartıyla görevin ifası sırasında işlendiği iddia olunan suçlardan dolayı, adli yargının görevine girdiğinden bahisle asker kişiler hakkında soruşturma yapılabilmesi veya kanunlardaki özel hükümlerin yetki verdiğinden bahisle Cumhuriyet savcılarınca memurlar ve diğer kamu görevlileri hakkında doğrudan soruşturma yapılabilmesi için soruşturma izni alınması şartı getirilmekte ve soruşturma izni vermeye yetkili makamlar belirlenmektedir.
Yedinci bentte, beşinci ve altıncı bentlerde yer alan hükümlerin, 5442 sayılı Kanunun 11 inci maddesinin (D) fıkrası uyarınca görevlendirilen Türk Silahlı Kuvvetleri personeli hakkında da uygulanması öngörülmektedir.
Sekizinci bentte, terörle mücadele kapsamında verilen görevlerin yerine getirilmesi sırasında ivedi olarak giderilmesi gereken ihtiyaçların ortaya çıkabileceği dikkate alınarak, acil ve zaruri nitelikteki ihtiyaçların ilgisine göre Millî Savunma Bakanlığı veya İçişleri Bakanlığı bütçesine konulacak ödenekten karşılanması hususu hüküm altına alınmaktadır.
-
Değişikliğin gerekçesi
Madde ile; 5442 sayılı Kanunun 11 inci maddesinin (D) fıkrası ile 3201 sayılı Emniyet Teşkilât Kanununun 1 inci maddesi uyarınca maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce görevlendirilmiş olan Türk Silahlı Kuvvetleri personeli ile memurlar ve diğer kamu görevlileri hakkında da 5442 sayılı Kanunun 11 inci maddesinin (J) fıkrasının beşinci ve altıncı bentlerinde yer alan hükümlerin uygulanması hüküm altına alınmaktadır.
-
-
27 Mart 2015
-
2 Mart 2014
-
Değişikliğin gerekçesi
5442 sayılı Kanunun 2 nci maddesinin birinci fıkrasının (D) bendinde yer alan “Ancak; Türkçe olmayan ve iltibasa meydan veren köy adları, alakadar Vilayet Daimi Encümeninin mütalaası alındıktan sonra, en kısa zamanda Dahiliye Vekaletince değiştirilir.” şeklindeki hüküm uygulanmak suretiyle bugüne kadar pek çok köyün adı değiştirilmiştir. Söz konusu hükmün kaldırılması suretiyle, bu uygulamadan vazgeçilmesi öngörülmektedir.
2820 sayılı Kanunun 11 inci maddesinin birinci fıkrasında, onsekiz yaşını dolduran, medeni ve siyasi hakları kullanma ehliyetine sahip bulunan her Türk vatandaşının bir siyasi partiye üye olabileceği belirtilmiş, fakat ikinci fıkrasında bu konuda birçok istisna getirilmiştir. Bu yasaklamalardan görevin niteliği gereği yapılanlar doğru olmakla beraber, diğer düzenlemeler siyasal yaşama katılma noktasında engeller oluşturmaktadır. Suç işlemiş kişiler için yasaklar getiren 2820 sayılı Kanunun 11 inci maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi, bu kişilerin siyasi partilere üye olabilmeleri bakımından yürürlükten kaldırılmaktadır.
2820 sayılı Kanunun 43 üncü maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan “ve Türkçe’den başka dil ve yazı kullanamazlar” ibaresinin madde metninden çıkarılması suretiyle, ön seçimler esnasında yapılacak propagandalarda Türkçe’den başka dil ve yazı kullanılması yasağı kaldırılarak, adayların ön seçim propagandasında kendilerini Türkçe’den başka dil ve yazıyla da ifade edebilmelerine imkân sağlanmaktadır.
2911 sayılı Kanunun “Hükümet komiseri ve yetkileri” başlıklı 13 üncü maddesi, toplantı ve gösteri yürüyüşlerinin daha özgür bir ortamda yapılmasını temin etmek amacıyla yürürlükten kaldırılmaktadır. Ayrıca, hükümet komiserliği ile yetkilerinin kaldırılması öngörüldüğünden, hükümet komiserine verilecek ücretin düzenlendiği 2911 sayılı Kanunun 36 ncı maddesi ile 28 inci ve 37 nci maddelerinde yer alan hükümet komiserine ilişkin ibareler yürürlükten kaldırılmaktadır.
3294 sayılı Kanunun 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde yer alan her nevi fitre, zekat, kurban derisi ve bağırsak yardımlarının sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakıflarının geliri sayılmasına ilişkin düzenleme yürürlükten kaldırılmaktadır.
5237 sayılı Kanunun 222 nci maddesiyle, 671 sayılı Şapka İktisası Hakkında Kanun ile 1353 sayılı Türk Harflerinin Kabul ve Tatbiki Hakkında Kanunda yasaklanan eylemler ve yükümlülüklere aykırı davranmak yaptırıma bağlanmıştır. Son derece sınırlı uygulaması bulunan söz konusu yaptırım yürürlükten kaldırılmaktadır.
-
-
13 Temmuz 2013
-
Eski ifade
Genelkurmay Başkanlığı ile İçişleri BakanlığıYeni ifadeBakanlar KuruluDeğişikliğin gerekçesi
Madde ile, 5442 sayılı İl İdaresi Kanununun 11 inci maddesinin (D) fıkrası kapsamında, birden fazla ili içine alan olaylarda ilgili valilerin isteği üzerine aynı veya farklı askeri birlik komutanlarından kuvvet tahsis edilmesi durumunda iller veya kuvvetler arasında işbirliği, koordinasyon, kuvvet kaydırması, emir komuta ilişkileri ve gerekli görülen diğer hususların Bakanlar Kurulu tarafından belirlenecek esaslara göre yürütülmesi ve görevlendirilecek askeri birlik ve personelin bu kapsamdaki faaliyetlerinin, askerlik hizmet ve görevlerinden sayılması öngörülmüştür.
-
-
23 Ocak 2008
-
14 Temmuz 2004
-
17 Haziran 2003
-
Değişikliğin gerekçesi
- Madde ile, ilin emniyet ve asayişinden birinci derecede sorumlu olan valinin, kolluk kuvvetleriyle önlenemeyen olaylar için en yakın askerî birlikten yardım istemesi halinde; yardıma gelen birliğin çapının komutan tarafından, birliğin görevde kalış süresinin ise, il valisi tarafından belirlenmesi öngörülmektedir.
-
-
29 Ağustos 1996
-
19 Şubat 1980
-
12 Mayıs 1964
-
11 Mayıs 1959
-
9 Temmuz 1953