İçeriğe geç
Yürürlükte Temel kanun 3. hâli

Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu

Kanun numarası
5464
Kabul tarihi
23.02.2006
Resmî Gazete
01.03.2006 / 26095
Düstur
5. tertip, cilt 45
Son değişiklik
18.06.2020
Madde sayısı
55

Kaynak: TBMM 22. Dönem S. Sayısı 1082 (Esas No: 1/1147) · belgeyi aç · TBMM kaydı . Gerekçeler kanun tasarısı ya da teklifi üzerine yazılmıştır; komisyon ve Genel Kurul görüşmelerinde madde numaraları değişebilir. Her gerekçe, metni en çok benzeyen yürürlükteki maddeye bağlanmıştır.

Genel gerekçe

Teknolojide sağlanan gelişmeler ve küreselleşmenin hız kazanması, banka kartları ve kredi kartlarının dünyadaki gelişimine paralel olarak ülkemizde de kullanımını yaygınlaştırmıştır. Bu kartları kullananların sayısı ve yapılan harcamalardaki artış, bankalar arasında rekabetin artmasına neden olmuştur.

Banka kartları ve kredi kartları kullanılarak yapılan ödemelerin hızlı, kolay ve güvenilir bir şekilde gerçekleştirilmesi, tüketiciler ve işyerlerinin bu kartları kullanımını artırmıştır. Bu kartların, hamilini para taşıma zorunluluğundan kurtarma, çalınma ve kaybolma gibi olası tehlikelere karşı koruma gibi faydaları bulunmaktadır. Ayrıca, gelişmiş ekonomilerde olduğu gibi kredi kartlarının etkin bir şekilde kullanımını sağlayacak yasal alt yapının olması durumunda kredi kartları, kayıt dışı ekonominin kontrol altına alınması ve küçültülmesi hususunda büyük önem arz etmektedir.

2000 yılının Temmuz ayında Basel Bankacılık Gözetim ve Denetim Komitesi tarafından yayımlanan "Ödeme Sistemleri Temel Prensipleri"nde, ödemeler sisteminin güvenirliği ve etkinliği için gerekli on temel prensip ortaya konmuştur. Basel Bankacılık Gözetim ve Denetim Komitesinin 2001 yılının Ekim ayında yayımladığı "Banka Müşterilerinin Değerlendirilmesi" başlıklı raporda, bankaların müşterilerini tanımalarına ilişkin politikalar ve kaideler ile bu politikaların bankaların itibarı ile bankacılık sistemindeki dürüstlüğün korunması ve banka risklerinin etkin yönetimi hususunda önemi vurgulanmıştır. Ayrıca, söz konusu hususların Karapara Aklanması Hakkında Finansal Aksiyon İş Gücü tarafından yayımlanan "Karapara Aklanması Hakkında 40 Tavsiye" ile uyumlu olması öngörülmüştür.

Ülkemizde 1968 yılında kredilendirme niteliği olmayan ilk kredi kartı çıkarılmıştır. Banka kartlarının çıkarılmasına ise ilk olarak 1987 yılında başlanmıştır. Aşağıda, banka kartları ve kredi kartları sayılarına ilişkin seçilmiş göstergeler yer almaktadır.

Adet ve Yüzde Kredi kartı sayısı 13.408.477 13.996.806 15.705.370 19.863.167 26.681.128 Artış yüzdesi (%) - 4,4 12,2 26,5 34,3 Banka kartı sayısı 29.560.303 31.656.944 35.057.308 39.563.457 43.084.994 Artış yüzdesi (%) - 7,1 10,7 12,9 8,9 Banka kartları ve kredi kartlarının kullanılabileceği işyerlerindeki POS makinesi sayısı ile 1987 yılı sonunda kurulmaya başlanan otomatik vezne makinesi (ATM) sayısına ilişkin veriler aşağıda yer almaktadır.

Adet Ot.vezne mak.

11.991 12.127 12.069 12.857 13.544 POS makinesi 299.636 364.636 495.718 662.429 912.118 Yurtdışından gelen kişilerin kredi kartı kullanımı sonucunda ülkemize sağlanan döviz girdisi, Türkiye'de çıkarılan kredi kartlarının yurtdışında kullanımları sonucu gerçekleşen döviz transferi ve ülkenin net döviz girdisine ilişkin veriler aşağıda yer almaktadır.

Milyon USD Döviz girdisi 1.165 1.081 1.261 1.373 1.663 Döviz çıktısı Net döviz 715,1 Ülkemizde 2004 yılında kredi kartları ile toplam 65,7 milyar YTL tutarında 1.136.300.000 adet işlem, banka kartları ile ise 448,6 milyon YTL tutarında 19.928.312 adet işlem gerçekleştirilmiştir.

Kredi kartı ile yapılan işlemlerin hacminin artması neticesinde, kart çıkaran kuruluşlar arasında başlayan rekabet sonucunda kredi kartlarının kullanımı ile ilgili oldukça karmaşık hukuki ilişkiler ağı kurulmuştur. Kredi kartları, taksit yapan, kredi veren, yapılan harcamalar karşılığında kart hamillerine karşılıksız mal ve hizmet imkânı sağlayan, sigorta ve benzeri hizmetleri veren araçlar haline dönüşmüştür.

1990 yılında banka kartları ve kredi kartı kullanımındaki artışa paralel olarak kartlı ödeme sistemlerinde yer alan bankalar, bu konudaki ihtiyaçları karşılayabilmek amacıyla Bankalararası Kart Merkezi A.Ş.'yi (BKM) kurmuşlardır. Bu Kurum takas, hesaplaşma, yetkilendirme ve yurt içi kurallar geliştirme fonksiyonunu yerine getirmektedir.

Ülkemizde, kredi kartlarının kullanımında ilgili tarafların hak ve yükümlülüklerinin tespitinde hukuki alt yapının oluşturulmamış olması ve kredi kartlarının kullanımından doğan sorunların giderilmesinde yetkili mercilerin açıklığa kavuşturulmamış olması bu sistemin etkin ve rekabetçi bir şekilde işleyişini engellemektedir.

Kartlı ödeme sistemlerinin tarafları olan kart hamilleri, işyerleri, kart çıkaran ve üye işyeri anlaşması yapan kuruluşların yanı sıra uyuşmazlıkların çözümünde adli merciler ve emniyet güçleri de yasal boşluktan kaynaklanan bu eksikliği hissetmişlerdir. Yasal alt yapıdaki bu eksiklik, kimi zaman adil olmayan uygulamaların ortaya çıkmasına neden olmuştur.

Banka kartları ve kredi kartlarına ilişkin yasal boşluğu doldurmak amacıyla, 1993 yılında Türkiye Bankalar Birliği bünyesinde çalışmaları başlatılan ve 1995 yılında BKM'ye devredilen "Banka Kartları ve Kredi Kartları Yasa Tasarısı" bir komite tarafından gözden geçirilmiştir.

Banka kartları ve kredi kartlarına ilişkin olarak ülkemizde yürürlükte bir yasa mevcut olmadığından, kart çıkaran kuruluş, üye işyeri ve kart hamili arasındaki ilişkiler genellikle, Borçlar Kanununa, Tüketicinin Korunması Hakkında Kanuna, Türkiye Bankalar Birliğinin 3/8/1990 tarihli ve 924 sayılı "Kredi Kartı Uygulamalarına İlişkin Mesleki Tanzim Kararı Tebliği" ile 25/9/1996 tarihli ve 998 sayılı "Bankaların Tüketici Kredisi Uygulamasında Yükümlü Oldukları İlkeler ve Koşullar Tebliği" hükümlerine göre yürütülmektedir.

17/10/1999 tarihli ve 23849 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan 13/10/1999 tarihli ve 99/13414 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının eki "2000 yılı Programının Uygulanması, Koordinasyonu ve İzlenmesine Dair Karar" ile 2000 Yılı Programında yer alan "Finans Reformu, Mali Piyasalarda Etkinliğin Artırılması, Dünya ile Entegrasyon, Mülkiyetin Tabana Yayılması Projesi" çerçevesinde hukuki ve kurumsal düzenlemelerde banka kartları ve kredi kartları ile ilgili işlemleri denetlemek ve mevcut belirsizlikleri ortadan kaldırmak amacıyla Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanununun bu dönemde çıkarılması öngörülmüştür. Ancak, banka kartları ve kredi kartlarının kullanımı yukarıda belirtilen rakamsal büyüklüklere ulaşırken bugüne kadar konuya ilişkin yasal bir düzenleme yapılmamıştır.

Avrupa Birliği Müktesebatının Üstlenilmesine İlişkin Türkiye Ulusal Programında, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu tarafından Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu Tasarısı taslağının hazırlanacağı ve bu düzenleme ile banka kartları ve kredi kartlarının kullanımına ilişkin esasların banka kartı ve kredi kartı kullanıcılarıyla bankalar, kart çıkarma veya üye işyeri anlaşması yapma faaliyetinde bulunan kuruluşlar ve üye işyerlerinin bu kartların verilişiyle kullanımından doğan hak ve yükümlülüklerinin kart çıkaracak veya üye işyeri anlaşması yapacak kuruluşların faaliyet esaslarının belirleneceği öngörülmüştür.

Ayrıca, Taslağın kart hamiliyle kart çıkaran kuruluşlar arasındaki ilişkileri düzenleyen 17/11/1988 tarihli ve 88/590/EEC sayılı Avrupa Birliği Komisyonu Tavsiyesiyle uyumlu olarak hazırlanacağı ifade edilmiştir.

Sektörün sağlıklı gelişimi için; terminolojinin tanımlandığı, tarafların hak, yükümlülük ve sorumluluklarının belirlendiği, kartların kullanımına ilişkin genel işlem şartlarının hüküm altına alındığı, sistemde yer alan kuruluşların denetiminin genel çerçevesinin çizildiği, Kanun kapsamındaki kuruluşların ve ilgili kamu kuruluşlarının kendi aralarındaki bilgi alışverişi esaslarının belirlendiği, banka kartı ve kredi kartı kullanan tüketicilerin haklarının güvence altına alındığı, ispat yükünün açıklığa kavuşturulduğu, ilgili suçların ve cezaların belirlendiği bir kanunun hazırlanması zarureti hâsıl olmuştur.

Bu çerçevede, yukarıda açıklanan hususlar, Ulusal Program, temel kanunlarda yapılan değişiklikler, Avrupa Birliğinin ilgili direktifleri, Basel Bankacılık Gözetim ve Denetim Komitesi tarafından hazırlanan prensipler ve raporlar, 1211 sayılı Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Kanunu, 5411 sayılı Bankacılık Kanunu, 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun, son zamanlarda yapılan ülkemiz uygulama esasları ve sektörde karşılaşılan sorunlar da dikkate alınarak bu Tasarı hazırlanmıştır.

Madde gerekçeleri

Tasarı/teklif madde 1

→ yürürlükteki madde 1

Banka kartları ve kredi kartlarının yeterli hukuki alt yapısı oluşturulmadan yaygın bir şekilde kullanılmaya başlanması, sistemde yer alan taraflar arasında yaşanan ihtilaflarda artışa sebep olmuştur.

Teknolojik gelişmeler neticesinde kredi kartlarının elektronik ortamda kullanılmaya başlanması ile birlikte, bu kartların kart hamillerinin rızası haricinde haksız bir şekilde kullanımı ve bilişim suçları ile karşılaşılmaya başlanılmıştır.

Bu gelişmeler, banka kartları ve kredi kartları sisteminden yararlanan kart hamilleri, üye işyerleri ile bu sistemin kurucuları arasında yer alan kartlı sistem kuran, kart çıkaran, üye işyeri anlaşması yapan kuruluşlar açısından sistemin daha etkin bir şekilde işlemesi gerekliliğini ortaya çıkarmıştır.

Kartlı ödemeler sisteminden yararlananlar için elde edilen faydaların maruz kalınan maliyetlerden daha fazla olması etkinlik ölçüsü olarak kabul edilmektedir.

Sistemin kurucuları için banka kartları ve kredi kartlarının çıkarılması ve kullanılmasından elde edilen gelirin sistemin kurulması ve işletilmesi için maruz kalınan maliyetleri karşılaması suretiyle sistemin daha etkin bir şekilde çalışması mümkün olabilecektir. Sistemin etkinliğinin sağlanması konuya ilişkin yasal çerçevesinin çizilmesi ile sağlanacaktır.

Bu kapsamda, Kanunun amacının öncelikle banka kartları ve kredi kartları sisteminin etkin çalışmasının sağlanması olduğu vurgulanarak, kartlı ödemeler sisteminin taraflar açısından yukarıda belirtildiği şekilde etkin çalışmasını teminen banka kartları ve kredi kartlarının çıkarılmasına, kullanımına, bu kartların kullanımından doğan hak ve yükümlüklerin takas ve mahsup edilmesi işlemlerine ilişkin usul ve esasların Kanunda açık bir şekilde düzenlenmesi öngörülmüştür.

Tasarı/teklif madde 2

→ yürürlükteki madde 2

Banka kartları ve kredi kartları, kullanımları özellik arz eden ve farklı hukuki ilişkiler ile farklı sorumlulukların doğmasına yol açan araçlar olup, özel bir düzenlemeyi gerekli kılmaktadır. Bu çerçevede Kanunun kapsamı sadece banka kartları ve kredi kartları ile sınırlı tutulmuştur. Ayrıca, banka kartları ve kredi kartlarının çıkarılması ve kullanımında rol alan kartlı sistem kuran, kart çıkaran, üye işyeri anlaşması yapan kuruluşlar ile üye işyerleri ve kart hamilleri Kanun hükümlerine tabi kılınmıştır.

Doktrinde "iki taraflı sistem olarak" adlandırılan ve münhasıran mağazaların kendilerine ait işyerlerinde kart hamillerinin nakit ödemeksizin alışveriş yapmalarına imkân tanıyan mağaza kartları da bulunmaktadır. Bu kartların çıkarılmasındaki amaç, işyerlerinin mal veya hizmetlerini vadeli satmaları halinde, alıcının hak ve yükümlülüklerinin izlenmesinin sağlanması, diğer bir deyişle müşteri hesabının yakından takip edilebilmesidir. Bu kartlar banka veya kredi kartının sahip oldukları özellikleri taşımamaları nedeniyle Kanun kapsamına alınmamışlardır.

Tasarı/teklif madde 3

→ yürürlükteki madde 3

Kanunda öngörülen yapıların, süreçlerin, sistemlerin daha iyi anlaşılabilmesi, anlam bütünlüğünün ve terim birliğinin sağlanması, Kanunun takibinin kolaylaştırılması ve ilgili tarafların hak ve yükümlüklerinin belirlenmesi amacıyla sıklıkla geçen temel kavramlar tanımlanmıştır.

"Banka Kartı", kartın hamiline ait mevduat hesabı ile özel cari hesapların kullanımı dahil bankacılık hizmetlerinden yararlanmayı sağlamak üzere çıkarılan kart olarak tanımlanmaktadır.

"Kredi Kartı" nakit kullanımı gerekmeksizin mal ve hizmet alımı veya nakit çekme olanağı sağlayan basılı kartı veya fiziki varlığı bulunmayan kart numarasını ifade etmektedir. Bu tanım çerçevesinde kart çıkaran kuruluşların fiziki bir varlığı bulunmayan, ancak kredi kartının hukuki sonuçlarını doğuran kart numaralarını oluşturabilmelerine cevaz verilerek, teknolojik gelişmelere paralel olarak elektronik ortamda yapılan alışverişler için ayrı bir kart tipinin oluşturulabilmesine hukuki dayanak sağlanmıştır.

Maddede kredi kartı sisteminin açıkça ortaya konulabilmesi amacıyla sisteme dahil olan taraflar tanımlanmıştır. Banka kartı veya kredi kartı sistemi; kartlı sistem kuruluşu, üye işyeri anlaşması yapan kuruluş, kart çıkaran kuruluş, üye işyerleri ve kart hamillerinin kendi aralarındaki sözleşme ilişkilerinin üzerine kurulmuştur.

Kartlı sistem kuruluşları, kurdukları sisteme dahil olmak isteyen üye işyeri anlaşması yapan veya kart çıkaran kuruluşlara, yapılan sözleşmeler aracılığıyla üye işyerleri ile anlaşma yapılması ve kart çıkartılması yetkilerini veren kuruluşlardır.

Kart çıkaran kuruluş, kartlı sistem kuruluşu ile yaptığı sözleşmeye istinaden sistemde kullanılacak kartları müşterilerine pazarlamakta ve bu aşamada kart hamili sıfatıyla kişiler sisteme dahil olmaktadırlar.

Kart çıkaran kuruluşlar, kartlı sistem kuruluşu ile yapmış oldukları anlaşma ile bu yetkiye sahip olan bankalar veya diğer kuruluşlar olarak belirlenmiştir.

Üye işyeri anlaşması yapan kuruluşlar, kartlı sistemi kuran kuruluştan yetki almak suretiyle işyerleri ile anlaşma yapan ve bu işyerlerinde kartlı sistem dahilinde ödeme yapılmasını sağlayan bankalar veya kuruluşlardır. Bu kuruluşlar, sadece bu alanda faaliyet gösteren şirketler olabilecekleri gibi, aynı zamanda kart çıkaran veya kartlı sistemi kuran kuruluşlar da olabilmektedirler. Böylesi bir durumda ise, sistemde birden fazla tarafa ilişkin sıfatlar, tek bir kuruluşta birleşmiş olacaktır.

Mal ve hizmet teminine yönelik olarak her türlü mağaza ve işyerini içeren "üye işyerleri" de yukarıda sözü edilen anlaşma ile sisteme dahil olmaktadır.

Yukarıda açıklanan taraflar etrafında gelişen sistemde işlemlerin çoğunluğu elektronik ortamda gerçekleşmekte ve işlemlerin tevsiki, işyerlerinde kullanılan "Harcama Belgesi", "Nakit Ödeme Belgesi" ve "Alacak Belgesi" gibi belgelerle yapılabilmektedir. Belgeler, sistem dahilinde düzenlenip, borçlu tarafından imzalandıktan sonra, taraflarca birer nüsha olarak muhafaza edilmekte ve bunlara özellikle uyuşmazlıkların çözümünde başvurulabilmektedir.

Maddede son ödeme tarihi ve asgari tutar tanımları yapılarak ilgili taraflar bakımından temel kavramların açıklığa kavuşturulması öngörülmüştür.

Kart hamilinin bildirim, talep, şikayet ve itirazları yazılı olarak, elektronik ortamda veya telefon ile yapabileceği hükme bağlanmıştır.

Tasarı/teklif madde 4

→ yürürlükteki madde 4

Kartlı sistem kurma, kart çıkarma, üye işyeri anlaşma yapma, bilgi alışverişi, takas ve mahsuplaşma faaliyetinde bulunmak isteyen kuruluşların bu alanlarda faaliyet gösterebilmelerinin, bunlara ilişkin belirli bir güvenilirliğin sağlanması ile mümkün olabileceği kuşkusuzdur. Bu nedenle kuruluş ve faaliyet izni için özel şart ve koşulların öngörülmesi kaçınılmaz olmaktadır. Bu sebeple, bu kuruluşların bankalar, kurucularının ise banka kurucularının sahip oldukları nitelikleri taşımaları öngörülmüştür.

Maddede belirtilen kuruluşların ödenmiş sermayelerinin bankalardan farklı olarak asgari altı milyon Yeni Türk Lirası olması hükme bağlanmıştır. Ayrıca, bunların denetim ve gözetiminin Kurumca yapılacak olması nedeniyle sisteme giriş payının alınması öngörülmüştür.

Uluslararası alanda, son yıllarda yaşanan şirket yolsuzluk ve suiistimallerinin altında yatan en önemli nedenler arasında ağırlıklı olarak ülkelerin ve şirketlerin kurumsal yönetim politikalarının yetersizliği olduğu görüşüne yer verildiği dikkate alınarak, kuruluşların Kanun kapsamındaki faaliyetlerinin kurumsal yönetim hükümlerine uygunluğunun sağlanması amaçlanmıştır.

Merkezi yurt dışında bulunan kartlı sistem kuran kuruluşların Türkiye'de şube açmaları, kredi kartı sistemi kurmamak, kart çıkarmamak ve üye işyeri anlaşması yapmamak kaydıyla temsilcilik açmaları Kurulun iznine tabi kılınmıştır.

Tasarı/teklif madde 5

→ yürürlükteki madde 5

Maddeyle, kartlı sistem kurma, kart çıkarma, üye işyerleri ile anlaşma yapma, bilgi alışverişi, takas ve mahsuplaşma faaliyetinde bulunan kuruluşların, faaliyet iznine ilişkin 4 üncü maddede belirtilen şartları kaybetmeleri veya belirli koşulları sağlayamamaları halinde faaliyet izninin kaldırılması hükme bağlanmıştır.

Bu koşullar; iznin gerçeğe aykırı beyanlarla alınmış olduğunun tespit edilmesi, iznin alınmasından itibaren altı ay içinde faaliyete geçilmemesi veya bir yıl içinde kesintisiz altı ay süre ile faaliyette bulunulmamış olması olarak belirlenmiştir.

Kuruluşlara faaliyet izni verilmesine ilişkin kararlar ile verilmiş olan izinlerin iptaline ilişkin gerekçeli kararların Resmi Gazetede yayımlanması öngörülmüştür.

Tasarı/teklif madde 6

→ yürürlükteki madde 6

Maddede kartlı sistem kurma, kart çıkarma veya üye işyerleri ile anlaşma yapma, bilgi alışverişi, takas ve mahsuplaşma faaliyetinde bulunan kuruluşların ana sözleşme ve değişiklikleri, pay edinim ve devirleri ile dolaylı pay sahipliğinin belirlenmesine ilişkin hususları belirleme yetkisi Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kuruluna verilmiştir.

Tasarı/teklif madde 7

→ yürürlükteki madde 7

Madde ile Kanun kapsamında yapılacak denetim faaliyetinin etkin bir şekilde ifa edilmesine engel olabilecek nitelikte, doğrudan veya dolaylı herhangi bir ilişki mevcutsa veya izne tâbi işlem için öngörülen koşulların, niteliklerin, yeterliliklerin izin başvurusu esnasında ya da değerlendirme sürecinde sağlanamaması veya kaybedilmesi hâlinde izin başvurularının reddedileceği ifade edilerek söz konusu sürecin daha açık hâle getirilmesi amaçlanmıştır.

Genel hukuk ilkeleri, Avrupa Birliği direktifleri ve uluslararası uygulamalar çerçevesinde izin işlemlerinin daha şeffaf hâle getirilmesi amacıyla, izin başvurularına ilişkin red kararlarının gerekçeli olarak bildirilmesi öngörülmüştür.

Tasarı/teklif madde 8

→ yürürlükteki madde 8

Madde ile kart çıkaran kuruluşların, talepte bulunmayan veya sözleşme imzalamayan kişiler adına hiçbir şekil ve surette kart veremeyecekleri, bu kuruluşlarca genel müdürlük veya şube haricinde kredi kartı talebi toplanabilecek yerlerin Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumunun uygun görüşü alınarak Türkiye Bankalar Birliği ile Türkiye Katılım Bankaları Birliği tarafından müştereken belirleneceği ve asgari tutarın son ödeme tarihini takip eden üç ay içinde ödenmemesi durumunda uygulanacak müeyyideler hüküm altına alınarak sistemin güvenli ve etkin bir şekilde çalışması amaçlanmıştır.

Kredi kartı hamillerinin bilgilendirilmesi, kartla yapılan ödemelerin ayrıntılı dökümünün hamilin kolayca öğrenebilmesinin sağlanmasına bağlı bulunmaktadır. Kartlı işlemler piyasasında teknolojinin hâkim olduğu düşünüldüğünde kart çıkaran kuruluşların yazılı bildirimin yanı sıra çok farklı hizmetlerle bu bilgilendirmeyi sağlayabilecekleri görülmektedir.

Kart çıkaran kuruluş mümkün olan her imkânı kart hamiline sunmak, kart hamili de bu imkânlardan yararlanarak borcunu öğrenip, ödemek durumundadır. Bunun haricinde bir bildirim usulünün, sistemin işleyişine ve gelişimine ayak uyduramayacağı kuşkusuzdur.

Zira çok geniş bir kullanıcı kitleye hitap eden kuruluşların, tebligatla kaybedecekleri zaman ve bunun maddi külfeti kart hamillerine sunulacak daha başka hizmetlerin geri kalmasına neden olacaktır. Doğaldır ki, bu sistemin işlemesi kart hamilinin bilinçlenmesi, haklarını ve yükümlülüklerini tam olarak öğrenmesi ile mümkündür. Bu imkânı sağlayacak olan ise, kartı kullanıcılara sunan kuruluşlardır.

Kart çıkaran kuruluşlar, sistemde kullanılan kartları pazarlamak, bunların kullanıcılara ulaşımını sağlamak amacıyla faaliyet göstermektedirler. Bu faaliyetlerin, gereği olan zorunlu ilk unsur, kart hamillerinin kartı kullanmaları için gereken hizmetin sağlanmasıdır. Bu kapsamda, kartın verilmesi ile kartın kullanım şekli, kartın kullanım sınırı, kartın kullanımından doğan borçların ödenme şartları ve usulü, sorumluluk halleri ve hesap özetinin öğrenilmesi yöntemi hususlarında kart hamili bilgilendirilmelidir. Ayrıca, kartların çalınması veya kaybolması halinde kart hamilleri tarafından yapılacak bildirimlerin anında kart çıkaran kuruluşlara ulaşmasını sağlayacak sistemin kesintisiz olarak kart hamillerinin hizmetine açık tutulması, kötü niyetli kullanımların önlenmesi açısından büyük önem arz ettiğinden bu husus maddede açıkça belirtilmiştir.

Madde ile kartların güvenli kullanımının sağlanması amacıyla, kartların kullanılması bir kod numarası, şifre ya da kimliği belirleyici başka bir yöntemin kullanılmasını gerektiriyorsa, kart çıkaran kuruluşların bu tür bilgilerin gizli kalması amacıyla gerekli önlemleri alması hüküm altına alınmıştır. Diğer taraftan, aynı saikle, kart çıkaran kuruluşlar, düzenlenen harcama ve alacak belgesinin müşteri nüshası üzerinde ve yazışmalarda kart numarasının açıkça yer almasını engellemekle yükümlü tutulmuşlardır.

Banka kartları ve kredi kartlarının bilinçli ve amacına uygun olarak "ehil ellerde" kullanılabilmelerini teminen, kart çıkaran kuruluşların, banka kartları ve kredi kartlarının asıl kart hamiline teslim edilmesini sağlayacak önlemleri almak, reşit olmayan ek kart hamilleri adına düzenlenen banka kartları ve kredi kartlarının asıl kart hamillerine teslimini sağlamakla yükümlü kılınmışlardır.

Tasarı/teklif madde 9

→ yürürlükteki madde 9

Kart çıkaran kuruluşlara, kredi kartından kaynaklanabilecek risklerini azaltabilmeleri ve makul bir seviyede tutabilmeleri amacıyla kredi kartı almak isteyen kişilerin yasaklılık veya engel durumu bulunup bulunmadığı, ekonomik ve sosyal durumu, aylık ve yıllık ortalama geliri, diğer kart çıkaran kuruluşlarca bu kişilere tahsis edilen kart limiti, bir model veya skorlama sistemi sonuçları, müşterini tanı ilkeleri ve 29 uncu madde çerçevesinde temin edilecek bilgileri dikkate alarak yapacakları değerlendirmeye istinaden bir kullanım sınırı tespit etme zorunluluğu getirilmiştir. Kartlı sistemin etkin, güvenli ve istikrarlı bir şekilde çalışmasında kart limiti çok önemlidir ve kart çıkaran kuruluşların kart limitlerini ancak bu hususlar çerçevesinde artırabilecekleri öngörülmüştür.

Kart limitinin taşıdığı öneme binaen bir gerçek kişiye ilk yıl için tanınacak azami kart limiti belirtilmiştir.

Madde ile Kurula, kart çıkaran kuruluşların maruz kalacakları risklerin belirli bir düzeyde kalmasını sağlamak amacıyla genel ve bireysel risk sınır ve oranlarını belirleme yetkisi verilmiştir.

Tasarı/teklif madde 10

→ yürürlükteki madde 10

Madde ile tüketicinin korunmasını teminen, Kurulca belirlenecek usul ve esaslar çerçevesinde, kredi kartı hesap özeti düzenlenmesi ve bunların kart hamillerine belirlenecek usullere göre bildirilmesi zorunlu hale getirilmiştir.

Tasarı/teklif madde 11

→ yürürlükteki madde 11

Kredi kartlarının ülkemizdeki kullanımıyla ilgili olarak bugüne kadar yaşanan en önemli sıkıntılardan biri, kart kullanıcılarının yapacakları şikayetler ve itirazlarla ilgili bir merci bulamamalarıdır. Maddeyle, tüketici haklarının korunması ilkesine paralel olarak bu tür sorunların ilgili kuruluşlarca, maddede öngörülen süre içinde cevaplandırılması zorunlu hale getirilmiştir.

Kredi kartları ile yapılan işlemlere ilişkin itiraz süresi, son ödeme tarihinden itibaren on gün olarak düzenlenmiştir. İtiraz konusu işlemle ilgili araştırma yapılarak, itirazın sonuçlandırılabilmesini teminen kredi kartı hamili, kart çıkaran kuruluşa vereceği itiraz dilekçesinde, hesap dökümünde yer alan hangi unsurlara itiraz ettiğini gerekçesiyle bildirmekle yükümlü tutulmuştur.

Buna paralel olarak, madde ile hesap özetinde yer alan unsurlara son ödeme tarihinden itibaren on gün içinde usulüne uygun olarak itiraz etmeyen kredi kartı hamilinin, kart çıkaran kuruluşa karşı itiraz imkânı kalmayarak hesap dökümünün kesinleşeceği hükme bağlanmıştır.

Hesap özetinin kesinleşmesinin genel hükümler uyarınca dava hakkını ortadan kaldırmayacağı hüküm altına alınmıştır.

Tasarı/teklif madde 12

→ yürürlükteki madde 12

Kartın ya da kod numarasının, şifrenin veya kimliği belirleyici başka bir yöntemin kullanılması halinde bu bilgilerin çalınma veya kaybolma nedenleriyle yetkisi olmayan kişilerin ellerine geçmesi ve hukuka aykırı kullanımın söz konusu olabileceği durumlarda, hem kart sahibinin hem de kart çıkaran kuruluşun sorumluluklarının belirlenmesi gereksinimi bulunmaktadır.

Kart hamili tarafından çalınma veya kaybolma durumunun kart çıkaran kuruluşa yapılacak bildirim ile kesilmesi hakkaniyet icabıdır. Bu husus özellikle Yargıtayın kartın kaybı veya çalınması halinde, kart hamilinin bu durumu öğrenir öğrenmez kart çıkaran kuruluşa yapacağı ve daha sonra yazılı bildirimle teyit edilecek olan sözlü bildirim tarihinden sonraki kullanımlardan kart hamilinin değil, kart çıkaran kuruluşun sorumlu olacağı hususundaki yerleşik içtihadında da yer edinmiştir.

Kaybolma ve çalınmanın gerçekleştiği tarih ile kart hamili tarafından bu durumun fark edilip kart çıkaran kuruluşa bildirimin yapıldığı tarihe kadar geçen süre zarfında hukuka aykırı kullanımdan doğan zarara ilişkin sorumluluk kart hamiline aittir.

Bununla birlikte bireylerin modern hayatın önemli bir parçası ve günlük hayatın giderek vazgeçilmez bir unsuru olan bu kartın kullanımından mahrum edilmesi gelişmiş bir toplum yapısıyla uyumlu olmayacağı gibi bu araçları kullanan bireylerin karşılaşabilecekleri tehlikelerden korunması da gelişmiş toplum hayatında kamu vicdanı gereğidir. Bu husus bir yandan kart hamilinin uğrayabileceği zararın sınırlandırılmasını bir yandan da hakkaniyet gereği kart çıkaran kuruluşun kart hamilinin ağır ihmal veya kastına dayalı eylemlerinden kaynaklı zararlardan korunmasını gerektirmektedir.

Bu itibarla maddenin birinci fıkrasında, AB mevzuatı ve ülke uygulamaları da göz önünde bulundurularak, kart sahibinin kayıp ve çalınma durumunda kart çıkaran kuruluşa yapacağı bildirimden önceki 24 saat içinde gerçekleşen sorumluluğu yüz elli Yeni Türk Lirası ile sınırlandırılmıştır. Buna mukabil kart çıkaran kuruluş lehine de bu sınırlı sorumluluk kart hamilinin vakit geçirmeksizin bildirim yapmış olmasına veya çalınma ya da kaybın kart sahibinin kastına veya ağır ihmaline dayanmaması esasına bağlanmıştır.

Günümüz dünyasında, kişilerin karşılaşabilecekleri çeşitli risklerden doğacak zararlarının karşılanması veya azaltılması amacına yönelik olarak sigorta uygulamaları önemli bir risk yönetim aracını oluşturmaktadır. Bu nedenle gelişmiş birçok ülkede de görülen çağdaş uygulamalara paralel olarak, maddenin ikinci fıkrasında, kart çıkaran kuruluş, söz konusu sınırlı sorumluluğa ilişkin tutar için kart hamilinin isteği ve ilgili sigorta prim bedelinin ödenmesi koşulu ile kartın sigortalanmasını sağlamakla yükümlü tutulmuştur. Ayrıca kartların sigortalanması ve sorumluluğun paylaşılmasına ilişkin usul ve esasların Kurum tarafından çıkarılacak yönetmelikle belirlenmesi öngörülmüştür.

Tasarı/teklif madde 13

→ yürürlükteki madde 13

Uluslararası alanda, son yıllarda yaşanan şirket yolsuzluk ve suiistimallerinin altında yatan en önemli nedenler arasında ağırlıklı olarak ülkelerin ve şirketlerin kurumsal yönetim politikalarının yetersizliği gösterilmektedir. Bu nedenle, OECD tarafından kurumsal yönetim ilkeleri belirlenerek tüm üye ülkelerin kendi hukuksal yapıları çerçevesinde söz konusu ilkeleri uygulamaları önerilmiştir.

Ayrıca, Basel Bankacılık Gözetim ve Denetim Komitesi tarafından bankacılıkta kurumsal yönetimin geliştirilmesine yönelik ilkeler yayımlanmıştır.

Worldcom, Enron, Parmalat ve Ahold gibi şirketlerde yaşanan skandallardan sonra ABD'de ve Avrupa Birliği ülkelerinde kurumsal yönetime giderek daha fazla önem verilmeye başlanmıştır.

Söz konusu skandallar sonrasında, ABD'de kurumsal yönetimi zorunluluk hâline getiren Sarbanes&Oxley yasası çıkarılmıştır. Avrupa Birliği ülkelerinde ise her bir ülkede farklı şekillerde uygulanan kurumsal yönetim ilkeleri için ortak bir direktifin çıkarılması yönünde çalışmalar başlatılmış ve Avrupa Birliği tarafından ticaret kanunu hükümlerinin yenilenmesi amacıyla başlatılan çalışmalarda kurumsal yönetim hükümlerine ayrı bir bölüm ayrılmıştır.

Başta yaşanan şirket skandalları olmak üzere son yıllardaki gelişmeler, yatırımcıları şirketlerin finansal tablolarda görünen performansları yanında bu performansın uzun dönemde sürdürülebilirliğine işaret eden kurumsal yönetim uygulamalarının kalitesine de önem verir hâle getirmiştir. Yatırımcıların kararlarını kurumsal yönetim çerçevesinde vermeleri, kurumsal yönetim yapı ve uygulamalarını söz konusu ilkeler doğrultusunda uyarlamaları bakımından şirketlerde piyasa baskısı yaratmakta ve iyi kurumsal yönetime doğru geçişlerini hızlandırmaktadır.

Dolayısıyla, kartlı sistem kurma, bilgi alışverişi, takas ve mahsuplaşma faaliyetinde bulunan kuruluşların kurumsal yönetim ilkeleri çerçevesinde yönetim, yapı ve uygulamalarını geliştirmeleri önem arz etmektedir. Bu kapsamda, kart çıkaran kuruluşların yönetim, teşkilat yapısı, muhasebe ve raporlama sistemi ve kurumsal yönetimine ilişkin usul ve esasların Kurulca belirlenmesi öngörülmüştür. Bahse konu kuruluşların şeffaflığının sağlanması amacıyla kredi kartlarına uyguladıkları faiz, gecikme faizi, yıllık ücret ve her türlü komisyon oranları ile istenilen diğer bilgilerin kamuoyuna duyurulmak üzere aylık olarak Kuruma gönderilmesi hükme bağlanmıştır.

Tasarı/teklif madde 14

→ yürürlükteki madde 14

Finansal piyasalarda, bilişim teknolojilerinde yaşanan hızlı gelişmelere paralel olarak sürekli değişen uluslararası uygulamaların yakalanabilmesi esnek uygulamaları beraberinde gerektirmektedir. Bu madde ile kuruluşların mali bünyelerini etkileyen tüm unsurların izlenmesi ve değerlendirilmesini teminen gerekli düzenlemeleri yapma yetkisi Kurula bırakılmıştır.

Söz konusu kuruluşlar mali bünyelerinin sağlıklı olmasını teminen açık bir şekilde yapılan düzenlemelere uymakla yükümlü kılınmışlardır.

Tasarı/teklif madde 15

→ yürürlükteki madde 15

Kartlı sistemde ödemelerini kartla yaparak sistemin hayata geçmesini sağlayan kart hamillerinin, kendilerine birçok imkân sunan bu sözleşmeden yararlanırken, sistemin risklerinin ve doğuracağı sorumlulukların da bilincinde olmaları gerekmektedir. Kural olarak tahsis edilen limiti aşan miktar da dahil olmak üzere, kartın kullanılmasından doğan sorumluluğun kart hamiline ait olması gerekeceği kuşkusuzdur. Bu kapsamda, kartın kullanımından doğan sorumluluğun, sözleşme imzalandığı ve kartın zilyetliğe geçtiği ve fiziki varlığı bulunmayan kart numarasının öğrenildiği andan itibaren kart hamiline ait olduğu, banka kartının, kredi kartının veya ek kartın kart hamiline teslim edilmiş olması kaydıyla yenileme ücreti ve yıllık üyelik ücretinin kart hamiline ait olması hükme bağlanmıştır.

Kartların güvenli bir şekilde kullanılmalarını sağlamak ve üye işyerleri tarafından kartların kart hamilleri dışındaki kişiler tarafından kullanılmasını önlemek üzere, kart hamili kartın imza hanesini imzalamakla yükümlü kılınmıştır. Kart hamiline, kartın kullanımı sırasında üye iş yerince talep edilmesi halinde kimlik belgesi ibraz etme zorunluluğu getirilmek suretiyle kartın üçüncü kişilerce herhangi bir suretle ele geçirilerek kullanılmasının önüne geçilmesi amaçlanmıştır.

Kart hamillerinin harcama belgesi düzenlenmeksizin, kartların iletişim araçları veya sipariş formu aracılığıyla hukuka aykırı kullanımlardan kaynaklanan zarardan sorumlu tutulmayacakları hüküm altına alınarak, uygulamada karşılaşılan tereddütlere son verilmiştir.

Tasarı/teklif madde 16

→ yürürlükteki madde 16

Kart hamillerine, sistemin risklerinin ve doğuracağı sorumlulukların bilincinde olmaları gerekliliği dikkate alınarak, kartın güvenli kullanımını sağlayan bilgileri saklama yükümlülüğü getirilmiştir. Bu kapsamda, kart hamilleri kartın kullanılmasını gerektiren kod numarası, şifre veya benzeri gizli bilgileri güvenli şekilde korumak ve başkalarınca kullanılmasına engel olacak önlemleri almakla ve kartın kaybolması çalınması veya kendi iradesi dışında gerçekleşmiş herhangi bir işlemi öğrenmesi halinde kart çıkaran kuruluşu gecikmeksizin haberdar etmekle zorunlu tutulmuştur.

Kart hamilinin kart çıkaran kuruluşla irtibatını sağlayan unsurlardan olan adreste meydana gelecek değişikliğin kart çıkaran kuruluşa onbeş gün içinde bildirilmesi ile uygulamada bu konuda yaşanan sorunların çözüme kavuşturulması amaçlanmıştır.

Tasarı/teklif madde 17

→ yürürlükteki madde 17

Üye işyerleri, yaptıkları anlaşmalarla, kartla ödemeleri kabul edeceklerini üye işyeri anlaşması yapan kuruluşa taahhüt etmekte ve bu bağlamda kart hamilleri lehine bir hak doğmaktadır. Bu hak, kart hamillerine üye işyerlerini kartla ödemenin kabul edilmesi hususunda zorlayabilme imkânını vermektedir. Kart hamili lehine doğan bu hakkı açık olarak ortaya koyabilmek amacıyla Kanunda üye işyerlerine kartla ödemeyi kabul zorunluluğu getirilmiştir. Kart kullanımında üye işyerlerinin kart hamillerinden komisyon veya benzeri bir isim altında ilave bir ödemede bulunulmasını isteyemeyecekleri hüküm altına alınarak, uygulamada farklı yollara başvurularak bir menfaat sağlanması önlenmiştir. Hükme aykırı davranılması halinde, üye iş yeri sözleşmesinin feshedileceği ve bir yıl süreyle yeni bir sözleşme yapılamayacağı belirtilmiştir.

Maddede, kart hamillerinin kartlarını kaybetmeleri veya çaldırmaları halinde doğabilecek zararlara karşı bir önlem olarak, üye işyerlerine, imza gerektiren işlemlerde imza kontrolü yapmak, kartın tahrifata uğrayıp uğramadığının ve geçerliliğinin kontrolünün yapılması, gerekli durumlarda kimlik belgesinin ibrazını talep etmek ve harcama belgesi ile kredi kartı üzerindeki bilgileri kontrol etmek yönünde bir zorunluluk getirilmiştir.

Bu yükümlülüğün bir sonucu olarak üye işyerleri bu kontrolleri yapmaması halinde doğacak zararlardan sorumlu tutulmuştur.

Tasarı/teklif madde 18

→ yürürlükteki madde 18

Kartla ödemelerin gerçekleştirildiği birimler olan üye işyerleri, sistemin işleyebilmesi, kart hamillerinin kartla ödeme yapabilmeleri için, her şeyden önce sisteme dahil olduklarını müşterilerine duyurmak durumundadırlar. Bu duyuru, günümüzde belirli amblemlerin üye işyerleri girişlerine yapıştırılması suretiyle yapılmaktadır.

Üye işyerleri sistemden ayrıldıklarında, bu amblemleri kaldırmak ve geçici olarak kart kabul edemedikleri hallerde kart hamillerini uyarmak zorundadırlar. Aksi durumda, kartla ödeme yapacağı düşüncesiyle üye işyerine gelen müşterinin, sözleşme akdedildikten sonra kartla ödeme yapamayacağını öğrenmesi ve mağdur olması söz konusu olabilecektir. Bununla birlikte, geçici olarak kart kabul edilmemesi teknolojik donanımda meydana gelen arızi aksaklıkları içermemektedir. Ancak, söz konusu aksaklığın işyeri sahipleri veya görevlileri tarafından fark edilmesiyle birlikte bu durumun hizmet veya mal satın almak üzere üye işyerine gelen tüm kart hamillerine bildirilmesi zorunludur.

Üye işyerlerinin, harcama belgesi düzenlenmeksizin telefon, elektronik ortam ya da diğer iletişim araçları yoluyla veya sipariş formu vasıtasıyla işlem yapılmasına olanak sağlamak üzere kuracakları sistemlerin güvenli bir şekilde çalışmasını temin etmekle yükümlü oldukları belirtilmiştir.

Tasarı/teklif madde 19

→ yürürlükteki madde 19

Üye işyerlerinin harcama ve nakit ödeme belgesi düzenlemelerine ilişkin esaslar belirlenmiştir. Üye işyerleri, mal ve hizmet bedellerinin banka kartı ya da kredi kartı ile ödenmesi veya nakit talep edilmesi halinde, elektronik ya da mekanik cihazları kullanarak harcama belgesi veya nakit ödeme belgesi düzenlemek ve bir nüshasını kart hamiline verdikten sonra diğer bir nüshayı da sözleşmede belirtilen süre içinde muhafaza etmekle yükümlü tutulmuştur.

Üye işyerleri, kart kullanılarak satın alınmış bir malın iadesi veya hizmetin alımından vazgeçilmesi veya yapılan işlemin iptali halinde alacak belgesi düzenleyerek imzalamak ve bir nüshasını kart hamiline verdikten sonra diğer bir nüshayı da muhafaza etmekle yükümlü tutulmuştur.

Tasarı/teklif madde 20

→ yürürlükteki madde 20

Teknolojide sağlanan gelişmeler sayesinde günümüzde satış belgesi olmadan ve/veya imza gerekmeksizin kartlar ile işlem yapılabilmektedir. ATM'lerdeki bazı işlemler, çipli kartlar aracılığıyla imza gerektirmeksizin yapılanlar ile telefon ve internet yolu ile siparişte bulunmak suretiyle gerçekleştirilen işlemler bu duruma örnek olarak gösterilebilir. Söz konusu madde ile işlemin niteliği itibarıyla harcama ve alacak belgesi düzenleme imkanı olmayan hallerde kartların, kart hamili tarafından çeşitli iletişim araçları ile kart numarası bildirilmek veya imza yerine geçen kod numarası, şifre ya da kimliği belirleyici benzeri başka bir yöntemle kullanılabilmesi hüküm altına alınmıştır.

Tasarı/teklif madde 21

→ yürürlükteki madde 21

İşyerlerinin kartlı ödeme sistemine girişleri, üye işyeri anlaşması yapan kuruluşlarla yaptıkları anlaşmalar sonucunda olmaktadır. Dolayısıyla anlaşmayı yapan kuruluşlar, işyerinin sistem dahilinde çalışmasını sağlayan hizmetleri sunmak durumundadırlar. Bu kapsamda, üye işyeri anlaşması yapan kuruluşlara, kartın kabulüne ilişkin olarak kart çıkaran kuruluştan onay alınmasını sağlayacak alt yapıyı oluşturma zorunluluğu getirilmiştir. Diğer taraftan, üye işyeri anlaşması yapan kuruluşlar sözleşme yaptıkları işyerleri için işlem limiti tespit etme konusunda serbest bırakılmıştır.

Üye işyerlerinin kart hamillerinin kredi kartı kullanımından doğan alacaklarını açık olarak koruyabilmek amacıyla, Kanunda üye işyeri anlaşması yapan kuruluşlar kart hamillerinin gerçekleştirdikleri işlem bedellerini sözleşme hükümlerine uygun olarak üye işyerlerine ödemekle yükümlü tutulmuşlardır.

Madde ile kartların kullanılacağı işyerleri ile işlem türlerini sınırlandırma yetkisi Kurula verilmiştir.

Tasarı/teklif madde 22

→ yürürlükteki madde 22

Kart çıkaran kuruluşun ya da üye işyerinin nakit karşılığı olmayan işlemlerden zarar görmesini önlemek amacıyla, üye işyerinin kart çıkaran kuruluştan kartın kabulü için yetki almakla yükümlü tutulduğu durumlarda, işlem tutarının belirlenen limiti aşması halinde, söz konusu harcamanın tamamı için yetki alındıktan sonra işlem yapılması yükümlülüğü getirilmiştir. Belli bir büyüklüğü aşan işlem tutarlarının, birbirinden bağımsız küçük işlemler şeklinde gösterilip limit aşan söz konusu işlemin yetkisiz bir şekilde gerçekleştirilmesinin önlenmesini teminen, aynı kart ile yapılacak tek harcama işlemi için birden fazla harcama belgesi düzenlenemeyeceği öngörülerek, kart hamilinin kart çıkaran kuruluş açısından risk durumunun yakından izlenmesi amaçlanmıştır. Üye işyerinin bu yükümlülüğünü yerine getirmesi amacıyla, hükme aykırı davranılması durumunda satılan hizmet veya mal bedelini üye işyeri anlaşması yapan kuruluştan talep edemeyeceği yaptırımı getirilmiştir.

Tasarı/teklif madde 23

→ yürürlükteki madde 23

Kart hamillerinin banka kartları ve kredi kartlarını güvenli bir şekilde kullanmalarını sağlamak amacıyla, bu süreçte edinilen bilgilerin gizliliğinin korunmasını teminen üçlü bir koruma sistemi oluşturularak üye işyerlerine, üye işyeri anlaşması yapan kuruluşlara ve kart çıkaran kuruluşlara bilgilerin saklanmasına yönelik sorumluluklar yüklenmiştir. Üye işyerleri açısından kart kullanımı sonucunda kart ve kart hamili ile ilgili edinilen bilgilerin kart hamilinin yazılı rızası olmaksızın, kanunla yetkili kılınan kişi, kurum ve kuruluşlar hariç olmak üzere başkasına açıklanamayacağı, kopyalanamayacağı ve üye işyeri anlaşması yapılan kuruluş dışındaki şahıs veya kuruluşlarla paylaşılamayacağı, satılamayacağı ve takas edilemeyeceği öngörülmüş; üye işyeri anlaşması yapan kuruluşlar açısından ise bu hükmün uygulanmasını gözetme yükümlülüğü getirilmiştir.

Bunların dışında, kart hamillerinin kredi kartlarını güvenli olarak kullanabilmelerini sağlamak amacıyla kart çıkaran kuruluşlar, faaliyetleri nedeniyle öğrendikleri kişisel bilgileri gizli tutmak, başka amaçlarla kullanmamak ve kanunla yetkili kılınan kişi, kurum ve kuruluşlar dışında kalanların bu bilgilere ulaşmasını engellemek amacıyla gereken önlemleri almakla yükümlü kılınmışlardır.

Tasarı/teklif madde 24

→ yürürlükteki madde 24

Banka kartı ve kredi kartı uygulamasında kart çıkaran kuruluşlar ile kart hamilleri arasındaki ilişkilerden doğacak her türlü hak ve yükümlülüklerin, bu Kanun ve bu ilişkilere uygulanabilecek diğer mevzuatta yer alan emredici hükümlere aykırı olmamak kaydıyla taraflar arasında yazılı şekil esasına bağlı olarak sözleşme ile düzenlenmesi öngörülmüştür.

Kart uygulamasından doğan her türlü hak ve menfaatlerini kart hamillerine göre daha iyi izleyebilme, anlayabilme ve kendi lehine sözleşme ilişkilerini düzenleyebilme imkânına sahip olan kart çıkaran kuruluşlar ile günümüz koşullarında kart kullanma gereksinimi duyan, ancak kart çıkaran kuruluşların sahip olduğu imkânlara erişimi olmayan kart hamilleri arasındaki hukuki ilişkinin, güçlü olan taraf lehine düzenlenmesinin engellenmesi ve objektif esaslara bağlanması amacıyla taraflar arasındaki hukuki ilişkiyi niteleyen sözleşmelerde bulunması gereken hususlar belirlenmiştir.

Bu amaçla maddede, taraflar arasında akdedilen sözleşmelerin şekil ve içeriğinde yer alması gereken asgari hususların Kurul tarafından belirleneceği hükme bağlanmıştır.

Ayrıca, kart hamillerinin mesnetsiz uygulamalarla karşılaşmamaları amacıyla, sözleşmede var olmadığı veya yasal bir uygulamaya dayanmadığı sürece, yaptıkları işlemlerden dolayı kendilerinden faiz, komisyon veya masraf gibi adlar altında hiçbir şekil ve surette ödeme talep edilemeyeceği ve kart hamilinin hesabından kesinti yapılamayacağı yönünde düzenleme yapılmıştır.

Kart çıkaran kuruluşlar tarafından kart hamilinin borcu için kefil gösterilmesinin istenilmesi halinde, Borçlar Kanunu hükümlerine paralel olarak, kefilin sadece sözleşmede yer alan ve kefil olmayı kabul ettiği miktar olan kart hamilinin kullanım limiti dahilinde sorumlu olması esası benimsenerek müteselsil sorumluluk gereği kefillere de sözleşmenin bir örneğinin verilmesi öngörülmüştür. Kefilin sorumluluğunu artırıcı nitelikteki değişikliklerde ve kartın kullanım limitinin yükseltilmesi durumlarında kefilin korunması ve zarara uğramasının önlenmesi amacıyla yazılı onayının alınması yasal bir zorunluluk haline getirilmiştir.

Tasarı/teklif madde 25

→ yürürlükteki madde 25

Kart çıkaran kuruluş ile kart hamili arasında akdedilen sözleşmede yapılacak değişiklikler hakkındaki hususlar düzenlenerek, sözleşme değişikliklerine ilişkin süreç açıklığa kavuşturulmuştur.

Sözleşme değişikliklerinin kart hamiline bildirilmesi esası getirilerek, söz konusu değişikliğin bildirimin yapıldığı döneme ilişkin son ödeme tarihinden itibaren geçerli olması benimsenmiştir. Kart hamilinin söz konusu ödeme tarihinden sonra kartı kullanmayı sürdürmesi halinde bildirilen değişikliği zımnen onayladığının kabul edilmesi öngörülmüştür. Faiz oranının artırılmasına ilişkin değişikliklerde ise kart hamiline otuz gün öncesinden bildirimin yapılmış olması zorunlu tutulmuştur. Faiz oranına ilişkin artırımların kart hamilleri tarafından önceden öngörülmesi zor olabilmektedir. Daha önce yapmış olduğu kart kullanımından doğan ödemeleri nedeniyle kart hamilinin kart kullanımından doğan borçları derhal ödeyip kart kullanımına son vermesi güç olabilecektir. Bu nedenle değişikliğin otuz günlük sürenin bitiminden itibaren hüküm ifade etmesi ancak hamilin bu tarihe kadar olan borçlarını altmış gün içinde ödemesi ve kart kullanımına son vermesi halinde bu süre zarfında kendisine faiz oranındaki artışın uygulanmaması öngörülmüştür.

Kart hamillerinin her zaman için kart kullanımından vazgeçme imkanları bulunması ve kart veren kuruluşların hamilleri müşkül duruma sokmamaları amacıyla maddenin son fıkrasında, hamilin her zaman kartı iptal ettirme ve sözleşmeyi sona erdirme hakkına sahip olduğu hüküm altına alınmıştır.

Tasarı/teklif madde 26

→ yürürlükteki madde 26

Kartlı sistemlerde ödemelerini kartla yaparak sistemi kullanan kart hamillerinin, sistemin riskleri ve doğuracağı sorumluluklar açısından bilinçlendirilmeleri ve aynı zamanda kart hamilleri ile kart çıkaran kuruluşlar arasında yapılacak sözleşmelerde, mal ve hizmet tüketen ve bu anlamda tüketici haklarından faydalanması zorunlu olan kart hamillerinin bazı açılardan korunmaları gerekmektedir. Yapılacak sözleşmelerde özellikle faiz oranlarına ilişkin müdahaleci bir anlayış benimsenmemekle birlikte, uygulanacak faiz dönemlerinin yasal olarak belirlenmesi ve tüm kart çıkaran kuruluşlarca aynı koşullara bağlanması zorunlu hale getirilmiştir.

Buna göre, bir hesap dönemine ilişkin toplam borç tutarı veya hesap bakiyesi üzerinden, o döneme ilişkin hesap kesim tarihinden önceki bir tarih itibarıyla faiz yürütülebileceğine ilişkin kayıtların hükümsüz olduğu öngörülerek, kart hamilinin ödeme gününde o hesap döneminde yaptığı harcamalara ilişkin toplam borç tutarının tamamını ödeyememesi halinde, kart çıkaran kuruluşça sadece hesap kesim tarihinden sonraki döneme ilişkin olarak kalan bakiye üzerinden faiz talep edilebileceği hüküm altına alınmıştır. Ayrıca, temel kanunlarda öngörülmüş olmasına rağmen tüketicinin korunması ve uygulamalardaki sorunların önüne geçilebilmesi amacıyla, temerrüt hali de dahil olmak üzere, kart uygulamasından doğan borçlarda bileşik faiz uygulanamayacağı hükme bağlanmıştır.

Kart hamilinin nakit kullanımına ilişkin borçları bu hükmün dışında tutulmuştur. Diğer taraftan, uygulamada karşılaşılabilecek sorunlar gözetilerek nakit kullanımı olarak değerlendirilebilecek işlemleri belirleme yetkisi Kurula verilmiştir.

Uygulamada birliğin sağlanması ve haksız uygulamaların önüne geçilmesi amacıyla gecikme faiz oranının üst sınırı akdi faiz oranına atıf yapılmak suretiyle belirlenmiştir.

Hesap kesim tarihi ve son ödeme tarihi arasında on günden az bir sürenin olamayacağı hüküm altına alınmak suretiyle, kart hamillerine kolaylık tanınarak gecikme faizine maruz kalmayacakları bir süre öngörülmüştür.

Maddenin son fıkrasında, katılım bankaları açısından bu Kanun uygulamasında yer alan faizin kâr payı, gecikme faizinin ise gecikme cezası olarak uygulanacağı hükme bağlanmıştır.

Tasarı/teklif madde 27

→ yürürlükteki madde 27

Bu Kanunun 4 üncü maddesinde belirtilen kuruluşların Kanun hükümlerine uyumunun zamanında ve süreklilik arz edecek şekilde izlenmesi ve değerlendirilmesi gerekmektedir. Bu husus, uluslararası uygulamalarda da görüldüğü üzere, etkin bir denetimin sağlanabilmesi amacıyla, sadece yerinde yapılacak denetimlere bağlı olmamalı, aynı zamanda Kurum tarafından istenen bilgi, belge ve raporlamalar üzerinden Kurum bünyesinde yapılacak gözetim faaliyetleri ile bütünlük arz etmelidir. Bu amaçla, yukarıda belirtilen kuruluşlar ve bunların faaliyetlerinin Kurumun denetim ve gözetimine tâbi olduğu hükmolunmuştur.

Söz konusu kuruluşların, başta iç kontrol, risk yönetimi ve iç denetim sistemleri, muhasebe ve finansal raporlama birimi, finansal tablolara ilişkin bilgi ve belgeler olmak üzere her türlü kayıt, bilgi, belge, yapı ve sistemlerini denetime uygun hâle getirmek zorunda oldukları belirtilmek suretiyle denetimde kullanılacak gerekli araçların, denetimi kolaylaştıracak bir şekilde hazır bulundurulması amaçlanmıştır. Ayrıca, Kanun kapsamında yer alan kişi ve kuruluşlar, gizli dahi olsa bu Kanunun uygulanması ile ilgili olarak her türlü bilgi ve belgeyi Kurumun talebi üzere Kuruma tevdi etmekle yükümlü kılınmak suretiyle etkin gözetim ve denetimin sağlanması amaçlanmıştır.

Madde ile kapsam dahilindeki kuruluşların denetim ve gözetimine ilişkin usul ve esasları belirleme yetkisi Kurula verilmiştir.

Tasarı/teklif madde 28

→ yürürlükteki madde 28

Maddede, yapılan denetimler sonucunda Kanun kapsamındaki kuruluşların yapılan düzenlemelere uymak, belirlenen sınırlamaları ve standart oranları hesaplamak, tutturmak ve idame ettirmek ve bunlara ilişkin Kurumca belirlenen her türlü tedbiri almak hususunda gerekeni yapmamaları halinde, bu kuruluşların faaliyet iznini iptal etmeye Kurulun yetkili olduğu öngörülmüştür.

Tasarı/teklif madde 29

→ yürürlükteki madde 29

Basel Bankacılık Gözetim ve Denetim Komitesinin 2001 yılında yayımladığı "Banka Müşterilerinin Değerlendirilmesi" başlıklı raporunda, bankaların müşterilerini tanımalarına ilişkin olarak yer alan politikalar ve kaideler dikkate alınarak, kart hamillerinin risk durumlarının izlenmesi, değerlendirilmesi ve kontrolü amacıyla kart kullanımından kaynaklanan işlemlere ilişkin olarak yapılacak bilgi ve belge alışverişi ile takas ve mahsup işlemlerinin kart çıkaran kuruluşlar arasında akdedilecek yazılı sözleşmeler çerçevesinde kurulacak şirketler vasıtasıyla gerçekleştirileceği hükme bağlanmış ve söz konusu şirketlerin faaliyetlerinin gözetim ve denetimine ilişkin hususların belirlenmesi yetkisi Kurula verilmiştir. Kart hamillerinin kendilerine ait bilgileri kart çıkaran kuruluştan edinebilmesi imkanı tanınmıştır. Ancak bu bilgilerin bilgi alışverişine ilişkin olarak kurulmuş sistemlerden edinilmesi için kart çıkaran kuruluşça ödemede bulunulmuş ise kart hamilinin kendisiyle ilgili edinmek istediği söz konusu bilgilere ilişkin talebinin söz konusu ödemeyi aşmamak kaydıyla kart çıkaran kuruluşça ücret karşılığında yerine getirilebileceği hüküm altına alınmıştır. Bu hakkın kullanımına veya alınan bilgi ve belgelere ilişkin uyuşmazlıklarda "Yetkili mahkeme ve merciler" başlıklı 44 üncü maddesi hükümlerinin uygulanması öngörülmüştür. Bu madde çerçevesinde yapılan işlemlerin 31 inci maddede hüküm altına alınan sırların açıklanmamasına ilişkin zorunluluğa aykırı olmadığı hükme bağlanmıştır.

Maddenin ikinci fıkrasında, birinci fıkra uyarınca oluşturulacak şirketlerin bünyelerinde mevcut bilgilerin Kurum tarafından kullanılabilmesi amacıyla, söz konusu şirketler Kurumca istenilen tüm bilgi ve belgeleri, bu istemde belirtilen süre ve standartlara uygun olarak vermekle yükümlü tutulmuştur. Kurumun alınan bilgi ve belgeleri gözetim ve denetim sisteminde ve yapılacak kanuni işlemlerde kullanmaya yetkili olduğu hükme bağlanmıştır.

Maddenin üçüncü fıkrasında, birinci fıkra uyarınca kurulacak şirketlerin faaliyet usul ve esasları, üyelik şartları ile gözetim ve denetimine ilişkin hususların Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının görüşü alınmak suretiyle Kurul tarafından yönetmelikle düzenlenmesi ve Kurulca gerekli görülmesi halinde bu şirketlerin gözetim ve denetiminin Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası ile birlikte yürütülmesi öngörülmüştür.

Tasarı/teklif madde 30

→ yürürlükteki madde 30

Finans sektörünün düzenli bir şekilde işleyişi, denetimi ve piyasa riskinin yönetimi, hukuk kurallarına uyumun yanı sıra, ilgili kuruluşlar ile yakın ve sürekli işbirliğini gerektirir. Para ikamesi şeklinde kullanılan ve özellikle günümüzde taksitli alışverişe olanak tanıyarak tüketimi artıran kredi kartlarına ilişkin politikalar sektör üzerinde önemli etkilere sahiptir. Sektörün bu politikalara uyum sağlayıp sağlayamayacağı, sektörde yer alan kuruluşların ve kart hamillerinin finansal durumları ile yakından ilgilidir. Bu nedenle, söz konusu politikaların belirlenmesinde veya yürütülmesinde Kurumun, Maliye Bakanlığının, Sanayi ve Ticaret Bakanlığının, Hazine Müsteşarlığının, Rekabet Kurumunun, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının ve Kurulca belirlenecek diğer kurumların karşılıklı mütalaa ve bilgi alışverişinde bulunacağı öngörülmüştür.

Bu madde kapsamında yetkili mercilerle bilgi paylaşımına ve diğer hususlara dair yapılacak işbirliğine ilişkin usul ve esasların belirlenmesi yetkisi Kurula verilmiştir.

Tasarı/teklif madde 31

→ yürürlükteki madde 31

Maddenin birinci fıkrası ile Kurul üyeleri ile Kurum personelinin sır saklama yükümlülüğü hüküm altına alınmıştır.

Kanun çerçevesinde kartlı sistem kuran, kart çıkaran, üye işyeri anlaşması yapan kuruluşlar, 29 uncu maddede belirtilen kuruluşlar ile üye işyerleri ortakları, yönetim kurulu üyeleri, mensupları, bunlar adına hareket eden kişiler ile kart çıkaran kuruluşların destek hizmeti aldığı kuruluş ve çalışanlarının görevleri dolayısıyla öğrendikleri bilgileri kanunen yetkili kılınan merciler dışındaki kimselere açıklayamayacakları öngörülmüştür.

Tasarı/teklif madde 32

→ yürürlükteki madde 32

Kural olarak kartların kullanımı sırasında üye işyeri tarafından kart hamilinin borcunu gösteren ve kart hamilinin imzasını taşıyan satış belgesi düzenlenmektedir.

Satış belgesi düzenlenmeksizin gerçekleştirilen işlemlerde de kart hamili ile üye işyeri muhatap olmakta ancak, satış belgesi yerine, mal ve hizmetin kart hamiline ulaştığını ispatlayan belgeler bulunmaktadır. Bu belgeler ancak üye işyeri nezdinde olacağından, satış belgesi olmaksızın gerçekleştirilen işlemlerde ispat yükünün üye işyerine ait olması öngörülmüştür.

Kart hamilleri ile kart çıkaran kuruluşlar arasındaki işlemler nedeni ile oluşabilecek uyuşmazlıklarda, ihtilaf konusu işlemin hatasız bir şekilde kaydedildiği, hesaba intikal ettirildiği ve herhangi bir arıza veya teknik yetersizlik halinin olmadığına dair ispat yükünün kart çıkaran kuruluşa ait olması öngörülmüştür.

Kanun kapsamında telefon aracılığıyla yapılan bildirimlerin güvenliğinin ve ispat gücünün sağlanmasını teminen konuşmaların kaydedildiği çağrı merkezlerine veya ilgili yerlerde sağlanan kayıt cihazları aracılığıyla yapılması ve ilgili kayıtların bildirim tarihinden itibaren tabi olacakları saklanma süreleri hüküm altına alınmıştır.

Ayrıca, mikrofilm ve mikrofişlerden alınan kopyaların ya da elektronik ve manyetik ortamlardan çıkarılan bilgileri içeren belgelerin, bu kopya ve belgelerin birbirlerini teyit etmeleri kaydıyla asıllarına gerek kalmaksızın 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 68 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen belgelerden sayılacağı belirtilmiştir.

Tasarı/teklif madde 33

→ yürürlükteki madde 33

Kartlı sistem kuran, kart çıkaran, üye işyeri anlaşması yapan kuruluşlar ile üye işyerlerinin etik ilkeler çerçevesinde hareket etmesi, bu kuruluşlarda iyi yönetimi güçlendirecek, sosyal sorumluluğu artıracaktır. Değişen ve gelişen ihtiyaçlar çerçevesinde piyasadaki rekabetin gerektirdiği etik ilkelerin ve örnek davranışların belirlenmesi, sektörde hizmet kalitesinin ve sektöre olan güvenin artmasını sağlayacaktır.

Tasarı/teklif madde 34

→ yürürlükteki madde 34

Banka kartları ve kredi kartları sisteminin sağlıklı ve etkin bir şekilde çalışması, denetim ve gözetimlerinde etkinliğin sağlanması için lisanslandırma yolu ile denetim çerçevesinde kartlı sistem kurma, kart çıkarma veya üye işyerleri ile anlaşma yapma faaliyetinde bulunmak isteyen kuruluşların Kuruldan izin almaları Kanunun 4 üncü maddesi ile hüküm altına alınmıştır. Bu itibarla, Kurul tarafından yetkilendirilenler dışında hiçbir gerçek veya tüzel kişinin kamuoyunu yanıltacak şekilde kartlı sistem kuramayacağı, kart çıkaramayacağı veya üye işyerleri ile anlaşma yapamayacağı hükme bağlanmıştır. Buna ek olarak, hiçbir gerçek veya tüzel kişinin ticaret unvanları ve her türlü belgeleri ile ilan ve reklâmlarında bu işlerle uğraştıkları izlenimini yaratacak hiçbir kelime veya tabiri kullanamayacağı belirtilmiştir.

Tasarı/teklif madde 35

→ yürürlükteki madde 35

"Ekonomik suça ekonomik ceza" ilkesinden hareketle, kartlı sistem içinde yer alan kuruluşların denetim ve gözetim görevinin yerine getirilmesinde etkinliği sağlamak ve denetimin işlevselliğini artırmak amacıyla, gerekçesini belirtmek şartıyla maddede sınırı çizilen durumlarda Kurulun, idari para cezası uygulaması hükme bağlanmıştır.

Somut olayın özelliklerine ve fiilin ağırlığına göre, öngörülen para cezalarının miktarının, maddede belirtilen alt ve üst sınırlar dahilinde Kurul tarafından belirlenmesinin olumlu sonuçlar doğuracağı, para cezaları ile ulaşılmak istenen caydırıcılığın daha rahat temin edilebileceği müşahede edilerek madde bu doğrultuda düzenlenmiştir.

Tasarı/teklif madde 36

→ yürürlükteki madde 36

Bu Kanun ile hüküm altına alınan adli cezalar 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu hükümleri dikkate alınmak suretiyle düzenlenmiştir.

Ayrıca, söz konusu madde ile Kanunun uygulanmasına yönelik olarak, satış yapılmış gibi harcama belgesi, nakit ödemesi yapılmış gibi nakit ödeme belgesi, mal iadesi, hizmet alımından vazgeçilmesi ya da işlemin iptali olmaksızın bu işlemler yapılmış gibi alacak belgesi düzenlenmesi veya bu belgelerde tahrifat yapılması suretiyle kendilerine veya başkalarına yarar sağlayanlar hakkında adli ceza uygulanacağı hükme bağlanmıştır.

Tasarı/teklif madde 37

→ yürürlükteki madde 37

Maddenin birinci fıkrasında gerçeğe aykırı olarak kredi kartını kaybettiği ya da çaldırdığı yönündeki beyanlarını müteakip kartı bizzat kullanan ya da başkasına kullandıran kart hamilleri ile bunları bilerek kullananların cezalandırılması öngörülmektedir. Bu suretle kart hamilleri tarafından kartların kullanımının suiistimal edilmesi engellenmeye çalışılmaktadır.

Maddenin ikinci fıkrasında kredi kartı veya üye işyeri sözleşmesinde veya eki belgelerde sahtecilik yapanların veya sözleşme imzalamak amacıyla sahte belge ibraz edenlerin cezalandırılmaları öngörülmektedir.

Tasarı/teklif madde 38

→ yürürlükteki madde 38

Gerekli izinler alınmaksızın kart çıkarılması sistemin güvenliği için önemli bir tehdit unsurudur. Bu itibarla, maddede Kanunun 4 üncü maddesinde belirtilen izinler alınmaksızın kartlı sistem kurulması, kart çıkarılması veya üye işyeri ile anlaşma yapılması veya ticaret unvanları, her türlü belgeler, ilan ve reklâmlarda veya kamuoyuna yapılan açıklamalarda bu işlerle uğraşıldığı izlenimini yaratacak söz ve deyimlerin kullanılması adli ceza ile müeyyidelendirilmiştir.

Hapis ve ağır para cezasının yanısıra, maddenin birinci fıkrasına aykırı davranan kuruluşlar için faaliyetlerinin ve reklâmlarının geçici olarak durdurulması, ilanlarının toplatılması gibi tedbirler de öngörülmüştür.

Tasarı/teklif madde 39

→ yürürlükteki madde 39

Maddenin birinci fıkrasında, Kanunun 8 inci maddesinin beşinci fıkrası ve 23 üncü madde hükümlerine kasten aykırı hareket eden kuruluşlar, üye işyerleri ve üye işyeri anlaşması yapan kuruluşların işlerini fiilen yöneten görevliler ve işlemi yapan kişiler hakkında ceza hükmü getirilmiştir.

Maddenin ikinci fıkrasında, kartların kullanılması için zorunlu olup gizli kalması gereken kod numarası, şifre ya da kimliği belirleyici başka bir yöntemin dikkatsizlik veya tedbirsizlik veya meslekte yetersizlik veya emir ve kurallara aykırılık nedeniyle açığa çıkmasına sebep olan kuruluşlar, üye işyerleri ve üye işyeri anlaşması yapan kuruluşların işlerini fiilen yöneten görevliler ve işlemi yapan kişiler hakkında ceza hükmü getirilmiştir.

Ayrıca, Kanunun 31 inci maddesine aykırı davrananlar hakkında hapis ve adli para cezası öngörülmüştür.

Tasarı/teklif madde 40

→ yürürlükteki madde 40

Maddede, 17 nci maddenin birinci fıkrasına, 18 inci maddedeki banka kartı ve kredi kartı ile işlem yapıldığını gösteren işaretleri kaldırma yükümlülüğüne ve 19 uncu maddenin ikinci fıkrasına aykırı hareket eden üye işyerlerinin işlerini fiilen yöneten görevli ve ilgili mensuplarına verilecek ceza hükme bağlanmaktadır.

Tasarı/teklif madde 41

→ yürürlükteki madde 41

Kanunun 27 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca istenilen bilgi ve belgelerin verilmemesi veya gerçeğe aykırı verilmesi halinde uygulanacak ceza hükme bağlanmıştır.

Tasarı/teklif madde 42

→ yürürlükteki madde 42

Maddenin birinci fıkrası ile, Kanunun 38 inci maddesindeki izinsiz kart çıkarma, 39 uncu maddesindeki bilgi güvenliği yükümlülüğüne aykırı davranılması ve 41 inci maddesindeki denetimde istenilen bilgi ve belgeleri vermemek suçlarının kovuşturulması için Kurumun yazılı başvuruda bulunması şartı getirilmiş ve bu husus bir muhakeme şartı olarak öngörülmüştür.

Ayrıca, Kurumun başvuruda bulunması halinde bu davalara kanuni müdahil sıfatıyla katılması imkanı tanınmıştır.

Maddenin ikinci fıkrası ile de, birinci fıkra hükümlerine göre Kurumun başvurusu üzerine başlatılan soruşturmalarda kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilmesi halinde, itiraz edebilmesini teminen bu kararın, dava açılması halinde ise müdahale talebinde bulunup bulunmayacağının değerlenlendirilmesi açısından iddianamenin bir örneğinin Kuruma tebliğ edileceği hüküm altına alınmıştır.

Maddenin üçüncü fıkrasında ise, 39 uncu maddedeki bilgi güvenliği yükümlülüğüne aykırı davranılması suçu ile hukuki menfaatleri korunan ilgililerin, Cumhuriyet Başsavcılığına başvuruda bulunması halinde, bu suçun, Kurumun birinci fıkra uyarınca yazılı başvurusu bulunmasa dahi soruşturulması ve kovuşturulmasına imkan sağlanmıştır.

Tasarı/teklif madde 43

→ yürürlükteki madde 43

Bu madde ile tacirlere verilecek kurumsal kredi kartlarının, temel olarak bireysel kredi kartları için ihdas edilmiş hükümlerin bazısına tabi olmaması benimsenmiştir.

Tasarı/teklif madde 44

→ yürürlükteki madde 44

Bu madde ile kredi kartlarının kullanımı ile ilgili ortaya çıkan uyuşmazlıkların çözümünde uygulamaya hız kazandırılması amaçlanmıştır. Şöyle ki, 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun uyarınca, değeri altı yüz yetmiş Yeni Türk Lirasının altında bulunan uyuşmazlıklarda tüketici sorunları için hakem heyetlerine başvurulması öngörülmüştür. Bu paralelde, söz konusu madde ile belirli bir meblağın altında bulunan kredi kartı uyuşmazlıklarında tüketici sorunlarının hızlı bir şekilde çözüme kavuşturulması öngörülmüştür.

Maddenin ikinci fıkrası hükmüyle, kart çıkaran kuruluşlar tarafından kart hamilleri aleyhine açılacak davalarda, davacının tüzel kişi olması münasebetiyle bu davaların tüketici mahkemelerinde görülmesi yerine 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun görev ve yetkiye ilişkin hükümleri çerçevesinde takip edilmesi amaçlanmıştır.

Tasarı/teklif madde 45

→ yürürlükteki madde 45

Özellikle kredi kartı portföylerinin genişliği göz önüne alındığında, borçların ödenmemesi ve hesabın kat'ı halinde ihtarnamelerin tebliği uygulamada sorun teşkil etmektedir. İhtarların noter kanalı ile gönderimi çok büyük maliyetler getirdiği gibi, geçerli tebligat yapılıp yapılmadığı her işlemde tartışılmaktadır. Bu madde ile kart hamiline ve kefillerine yapılacak ihtarların 7201 sayılı Tebligat Kanununun hükümleri saklı kalmak kaydıyla, sözleşmedeki veya başvuru formundaki adresine ya da bildirilen son adrese yapılması öngörülmüştür.

Tasarı/teklif madde 46

→ yürürlükteki madde 46

Bankalar hariç olmak üzere, 4 üncü madde uyarınca faaliyet izni verilen kuruluşların Kurum giderlerine katılma payı olarak bilanço toplamlarının on binde üçünü geçmeyecek şekilde Kurulca belirlenecek oranda Kuruma ödeme yapmakla yükümlü oldukları, ödenmeyen katılma paylarının 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre tahsil edileceği hükme bağlanmıştır.

Maddenin ikinci fıkrası ile kuruluşlarca Kuruma ödenen katılma payı tutarlarının kurumlar vergisi matrahının tespitinde gider olarak kabul edileceği ifade edilmiştir.

Tasarı/teklif madde 47

→ yürürlükteki madde 47

Para cezalarına ilişkin hükümler hariç olmak üzere, bu Kanundaki parasal tutar ve sınırlardan her birini her yıl Devlet İstatistik Enstitüsü tarafından açıklanan üretici fiyatları endeksindeki artış oranı kadar Kurula artırma yetkisi verilmiştir.

Tasarı/teklif madde 48

→ yürürlükteki madde 48

Maddeyle, Kanunda öngörülen ve Kanunun uygulanmasına ilişkin yönetmeliklerin bir yıl içerisinde hazırlanarak Kurumca yayımlanacağı hükme bağlanmıştır.

Tasarı/teklif geçici madde 1

→ yürürlükteki geçici madde 1

Bu Kanun hükümleri kapsamına giren kuruluşların durumlarını, bu Kanun hükümlerine uygun hale getirmeleri için bir yıllık geçiş süreci öngörülmüştür.

Tasarı/teklif geçici madde 2

→ yürürlükteki geçici madde 2

Bankalar hariç olmak üzere, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte faaliyette bulunan ve faaliyetleri bu Kanun hükümleri kapsamına giren kuruluşlara, 4 üncü maddede öngörülen yönetmeliğin yayımı tarihinden başlayarak üç ay içinde Kuruma başvurarak gerekli izinleri alma zorunluluğu getirilmiştir.

Tasarı/teklif geçici madde 3

→ yürürlükteki geçici madde 3

Bu Kanunun kapsamında kart çıkaran kuruluşlar ile kart hamilleri arasında akdedilmiş sözleşmelerdeki faiz hesaplamasına ilişkin hükümlerin bir ay, diğerlerinin ise bir yıl içerisinde Kanun hükümlerine uygun hale getirilmesi öngörülmüştür.

Tasarı/teklif madde 50

→ yürürlükteki madde 50

Yürütme maddesidir.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanun Teklifim ve gerekçesi ilişikte sunulmuştur.

Gereğini arz ederim.

17.1.2005 Sabri Varan Gümüşhane GENEL GEREKÇE Ekonomik ilişkilerin artması ile birlikte, güvenilir ortak değişim araçlarına gerek duyulmasına ve bu arayışın sonucu bugünkü para sistemine geçilmesine karşılık, uygulamada paranın taşıma ve korunması gibi bazı riskli faktörlerden dolayı yeni ödeme sistemlerine ihtiyaç duyulmuştur. Bu ödeme sistemleri içerisinde banka kartları ve kredi kartları da yer almaktadır. Kredi kartları ilk defa 1960’lı yıllarda Amerika'da kullanılmaya başlanmıştır. 1970 yılından itibaren Avrupa'da gelişmiş ve 1980 yılından sonra Türkiye'de yaygınlaştığı görülmüştür. Ülkemizde ilk önceleri kredilendirilmeyen kredi kartları piyasaya sunulmuş ve daha sonraları da kredili kredi kartları piyasaya sunulmuştur. Kısacası dünyadaki gelişmeler doğrultusunda ülkemizde de banka kartları ve kredi kartları, ödeme araçları içerisinde yerlerini almıştır.

Banka ve kredi kartlarının kullanılmaya başlanılmasından bugüne kartlı sistem gelişme göstermiştir. Bu gelişme öyle ki 2004 yılının başlarında Türkiye, Almanya ve İngiltere'nin ardından Avrupa'nın 3 üncü en büyük kart pazarı konumuna gelmiştir. Türkiye pazarındaki kart sayısı AB Bölgesi toplamının yüzde 11'ine tekabül ettiği, Türkiye'de her üç satıştan birinde ödeme kredi kartıyla yapıldığı da dikkate alındığında, bu gelişmenin boyutu ve hızlılığı kendiliğinden ortaya çıkmaktadır.

Bankalar tarafından verilen kredi kartlarının sayısı Eylül 2004 sonunda 24.8 milyon oldu, diğer kartların sayısının ise 42 milyon civarında olduğu ve bu kartlarla gerçekleşen harcamanın yine 2004 Eylül ayı sonu itibariyle 40.2 katrilyon lira olduğu da dikkate alındığında, Kartlı ödeme sistemlerinde yer alan bankalar, bu konudaki ihtiyaçları karşılayabilmek için Bankalararası Kart Merkezi'ni (BKM) 1990 yılında kurmuşlardır. BKM, Üyelik ve Hizmet Sözleşmesi uyarınca hizmet sunduğu banka/kuruluşlara kendi bünyesinde oluşturduğu Takas Merkezi üzerinden hizmet vermekte ve üye banka/kuruluşlar arasında kredi kartı işlemlerinden doğan borç veya alacakların tasfiyesi YTH Modülü ve Takas Merkezi aracılığı ile T.C. Merkez Bankası nezdindeki BKM hesabından net olarak yapılmaktadır. Bu hizmetlerin tamamına yakını elektronik ortamda yapılır hale gelmiştir.

Bu kurumun 2004 Eylül ayı sonu verilerine göre banka ve kredi kartlarının kullanılabileceği işyerlerindeki elektronik terminal (POS) sayısı 833.825'e ulaşmıştır. Otomatik para çekme makinaları (ATM) sayısı 13.431 dir. BKM üyesi bankaların ihraç ettikleri Visa/MasterCard ve diğer kredi kartlarının yurtiçi ve yurtdışı kullanım cirosu (Trilyon TL) aynı dönemde toplam 17.549 seviyesinde olmuştur.

Yine bu kurumun verilerine göre kartlı ödeme sistemi döviz girdi ve çıktısı olarak;

döviz girdisi 1.373 (Milyon USD), döviz çıktısı 726 (Milyon USD) seviyesinde gerçekleştiği, Yine anılan kurum verilerinden yabancı bankalara ait kartların yurt içinde kullanımının;

Kredi kartı işlem adedi 3.874.402, kredi kartı işlem tutarı (Trilyon TL) 957.3 ,banka kartı işlem adedi 2.770.940, banka kartı işlem tutarı (Trilyon TL) 606.5, döviz girdisi (Milyon USD) 1.058, seviyesinde gerçekleştiği.

Bu veriler sistemin büyüklüğünü ortaya koymaktadır. Bu büyük ölçekliliğin yanında sistemde yer alan kuralsızlıklar ve keyfi uygulamalara dur denecek gibi değildir. Özellikle faiz konusunda;

Bankaların kredi kartlarına uyguladığı alışveriş faiz oranları; aylık yüzde 6.5'le yüzde 12.95;

nakit çekim faizi yüzde 6.5'le yüzde 10.5; nakit çekim ücretleri yüzde 3.5 ile yüzde 10 arasında değişiyor. Kredi kartlarına uygulanan aylık gecikme faizlerinin ise yüzde 15.5'e kadar çıktığı, bankaların kredi kartları için ilk verilişte ve yenileme durumunda aldıkları ücretlerin de oldukça farklılık gösterdiği, ilk kredi kartı verilişinde 3 milyon, 20 milyon lira ücret alındığı, yenileme sırasında alınan ücretlerin ise 3 milyon lira ile 10 milyon lira arasında değiştiği, Devletin vatandaşa uyguladığı faizlerin aylık yüzde 7, yıllık yüzde 85 olduğuna dikkat edildiğinde, kredi kartı faizlerinin ise aylık yüzde 7.25 ile yüzde 9.95 arasında değiştiği, bileşik faizinin ise % 225’leri bulduğu böyle bir piyasanın vahameti ortadadır.

Bu olumsuzluklar haliyle kredi kartı hamillerinde yansımaktadır. Negatif nitelikli ferdi kredi ve kredi kartları toplamı eylül ayında, bir önceki aya göre yaklaşık yüzde 47 oranında artarken, borcunu ödemeyenlerin sayısı da yüzde 54.2 artarak 14 bin 778 kişiye yükselmiştir.

T.C. Merkez Bankasının verilerine göre, ağustos ayında toplam 10 bin 292 adet olan negatif nitelikli ferdi kredi ve kredi kartı sayısı, eylül ayında 15 bin133 çıkmıştır.

2004 yılının 9 ayında, negatif nitelikli ferdi kredi ve kredi kartları toplamı 93 bin 26 olarak belirlendi. Bunun 74 bin 196'sı borcunu ödemeyenlerden, 18 bin 830'u da borcunu gecikmeli olarak ödeyenlerden oluşmuştur. Bu durum; kart hamillerinin zor durumda olduklarını ortaya koymaktadır. Ortaya çıkan bu sonuç tüm sektörü etkilemektedir.

Bugün ülkemizde bankacılık sektörü ekonomik krizin kıskacı içinde. 2001 yılın sonlarında başgösteren durgunluk ve birçok bankanın fona devredilmesi, sektörü allak bullak etti. Bir süre önce bankaların paradan para kazanma dönemi de kapandı ve kârları ciddi oranda düştü. Kâr etmek için odağını müşteriye çeviren bankalar, müşteri tabanını yaygınlaştırmak ve en önemlisi müşteriyi elinde tutmak ve onun bir adım ötesi de sadık müşteri oluşturmak için kişiye özel hizmetlere önem vermeye başladı. Kişiye özel hizmetler de kişiyi çok iyi tanıyıp ona uygun hizmet vermek ve müşterinin her an, her yerden bankacılık işlemlerini yapabilmesini sağlamayı amaçlamış olsalar bile bankalar arası haksız rekabeti ve sektördeki mevzuat eksikliği vatandaşı bireysel bankacılık yapan bankaların adeta eline ve insafına bırakmıştır.

Sektörün sağlıklı gelişimi için; ana kavramların tanımlandığı, tarafların hak, yükümlülük ve sorumluluklarının belirlendiği, ispat yükünün açıklığa kavuşturulduğu, ilgili suçların ve cezaların belirlendiği özel bir yasa düzenlenmesinin kaçınılmaz olduğu görüşünden hareketle bu kanun tasarısı hazırlanmıştır.

MADDE GEREKÇELERİ