Nüfus Hizmetleri Kanunu (NHK)
- Kanun numarası
- 5490
- Kabul tarihi
- 25.04.2006
- Resmî Gazete
- 29.04.2006 / 26153
- Düstur
- 5. tertip, cilt 45
- Son değişiklik
- 08.04.2022
- Madde sayısı
- 90
Metin içindeki değişiklik notlarından ve dipnotlardan derlenmiştir. Toplam 84 kayıt.
-
8 Nisan 2022
-
Değişikliğin gerekçesi
Maddeyle, Cumhurbaşkanlığına bağlı, özel bütçeli, kamu tüzel kişiliğini haiz, idarî ve malî özerkliğe sahip olarak kurulan Cumhurbaşkanlığı ofislerinin bu Kanunun yürürlüğe girmesinden önceki Kimlik Paylaşımı Sistemi (KPS) sorgu ve dönen kayıtlarına ilişkin olarak katılma payı ödemesinden muaf tutulması amaçlanmaktadır.
-
8/4/2022 tarihli ve 7394 sayılı Kanunun 20 nci maddesiyle, bu fıkranın birinci cümlesine “kamu idareleri” ibaresinden sonra gelmek üzere “ile Cumhurbaşkanlığı ofisleri” ibaresi eklenmiştir.
Değişikliğin gerekçesi
5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanununun “Katılma payı” başlıklı 65 inci maddesine göre, İçişleri Bakanlığı Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü bünyesinde yürütülen Kimlik Paylaşımı Sistemi (KPS)’de yer alan bilgilerin genel yönetim kapsamındaki kamu idareleri dışındaki kamu kurum ve kuruluşları ve tüzel kişilerle paylaşılması karşılığında sorgu veya dönen kayıt başına katılma payı alınmaktadır.
Cumhurbaşkanlığına bağlı, özel bütçeli, kamu tüzel kişiliğini haiz, idarî ve malî özerkliğe sahip olarak kurulan Cumhurbaşkanlığı ofisleri, 5490 sayılı Kanunun atıfta bulunduğu genel yönetim kapsamındaki kamu idareleri arasında yer almadığı için KPS ile ilgili verilerin paylaşımında katılma payı ödeyeceği öngörülmektedir.
Maddeyle, Cumhurbaşkanlığı ofislerinin söz konusu katılma payı ödemesinden muaf tutulması amaçlanmaktadır.
-
-
4 Mart 2021
-
Eski ifade
finansal kiralama şirketleri ve finansman şirketleriYeni ifadefinansal kiralama şirketleri, finansman şirketleri ve tasarruf finansman şirketleriDeğişikliğin gerekçesi
Madde ile, yeni bir finansal kuruluş türü olarak Tasarruf Finansman Şirketlerinin 6361 sayılı Kanun kapsamında düzenlenmesi doğrultusunda mevzuatta buna ilişkin uyum düzenlemeleri yapılmaktadır.
-
-
23 Temmuz 2020
-
Eski ifade
sistemiYeni ifadesistem ile elektronik kimlik doğrulama sistemini
-
18 Haziran 2020
-
Eski ifade
takip ederYeni ifadetakip eder ve denetlerDeğişikliğin gerekçesi
5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanununda abonelerin elektronik haberleşme hizmetine abone olurken bu hizmeti sağlayan işletmeciyle sözleşme yapma hakkına sahip olduklarına ilişkin düzenleme yapılmış ve 49 uncu maddesi ile 50 nci maddesinde yer alan “sözleşme imzalanırken” ve “yazılı olarak” ibareleriyle sözleşme tesisinde ve feshedilmesinde imzalama unsurunun yer alması gerektiği belirtilmiştir.
Ülkemizin dijital dönüşüm stratejileri ile uyumun sağlanması ve özellikle son dönemde COVÎD-19 salgın hastalığı kapsamında alınan tedbirlere uygun olarak abonelik sözleşmelerinin yazılı usul yanında, elektronik yöntemler ile akdedilmesine ve benzer şekilde elektronik ortamda feshedilmesine yönelik düzenlemelerin hayata geçirilmesi önem arz etmektedir.
Ülkemizde aylık olarak yaklaşık 2 milyon adet mobil hizmetler için yeni abonelik sözleşmesi imzalanmaktadır. Bu sözleşmelerin kağıt ortamda düzenlenmesi, nakliyesi, saklanması gibi maliyetler de göz önüne alındığında sözleşmelerin elektronik ortamda yapılmasının ülkemiz ekonomisine olumlu katkı sağlayacağı düşünülmektedir.
Bu kapsamda sektörün dijitalleşmesi ile abonelik sözleşmelerinin yalnızca kâğıt ortamında değil tüketici hak ve menfaatlerine uygun olarak ve başvuru sahibinin kimliğini doğrulanması sağlanarak elektronik ortamda da kurulabilmesinin sağlanması için Elektronik Haberleşme Kanununun 50 nci maddesinde yapılması öngörülen düzenlemeye paralel olarak 49 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “abonelik sözleşmesi imzalanırken” ibaresi “abonelik sözleşmesi kurulurken” şeklinde değiştirilmektedir.
-
-
25 Mart 2020
-
25/3/2020 tarihli ve 7226 sayılı Kanunun 28 inci maddesiyle bu fıkraya “birlikte” ibaresinden sonra gelmek üzere “veya taraflardan birinin ölmüş ya da yabancı olması halinde Türk vatandaşı olan diğer taraf veya vekilinin tek başına” ibaresi eklenmiştir.
Değişikliğin gerekçesi
Madde ile 5490 sayılı Kanunun 27/A maddesinde değişiklik yapılarak; taraflardan birinin ölmüş ya da yabancı olması halinde Türk vatandaşı olan diğer taraf veya vekilinin tek başına başvurması durumunda da, yabancı ülke adlî veya idarî makamlarınca boşanmaya, evliliğin butlanına, iptaline veya mevcut olup olmadığının tespitine ilişkin olarak verilen kararların, verildiği devlet kanunlarına göre konusunda yetkili adlî veya idarî makam tarafından verilmiş ve usulen kesinleşmiş olması ve Türk kamu düzenine açıkça aykırı bulunmaması şartlarıyla nüfus kütüğüne tescil edilebilmesi amaçlanmaktadır.
-
-
6 Aralık 2019
-
Değişikliğin gerekçesi
Derneklerin kurulmasına ilişkin iş ve işlemler ile derneklerin idareye vermeleri gereken bildirimler, beyannameler, tutacakları defterler, gelirlerinin toplanmasında kullanılan alındı belgelerinin düzenlenmesi ve benzeri yükümlülükleri 5253 sayılı Dernekler Kanunu ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanununda ayrıntılı olarak düzenlenmiş, yine adı geçen Kanunlarda derneklere ilişkin iş ve işlemleri yürütecek mercilere yer verilmiştir.
Madde ile, 5253 sayılı Kanuna ek madde eklenerek dernekler tarafından fiziksel ortamda yapılan bildirimler, işlemler, tutulan defter ve alındı belgesi gibi kayıtlar ile yetkili merciler tarafından derneklere ilişkin olarak fiziksel ortamda tutulan her türlü kayıtların, hem dernekler hem de söz konusu yetkili merciler tarafından, etkin ve hızlı bir şekilde elektronik ortamda yapılabilmesine imkân tanınmaktadır.
-
-
2 Temmuz 2018
-
Eski ifade
yüzseksen gün içerisinde Bakanlıkça hazırlanarak Bakanlar KuruluncaYeni ifadeCumhurbaşkanınca
-
-
19 Ekim 2017
-
Eski ifade
Tanıma işlemi -
Eski ifade
Kimlik ve Adres Paylaşımı Sistemlerinin kullanılması -
Eski ifade
il özel idaresi ve belediyelereYeni ifadeyetkili idareye -
Eski ifade
Bildirim yükümlülüğü -
Eski ifade
Bildirim süresi ve güncelliği -
Eski ifade
Atik veya işlemden kaldırılmış kütükler -
19/10/2017 tarihli ve 7039 sayılı Kanunun 6 ncı maddesiyle, bu fıkraya “dış temsilciliklere” ibaresinden sonra gelmek üzere “, il ve ilçe müftülüklerine” ibaresi eklenmiştir.
-
Eski ifade
vekillik belgesiniYeni ifadevekâletnameyi -
Eski ifade
Adres Paylaşımı Sisteminden veya Kimlik Paylaşımı SistemineYeni ifadeKimlik Paylaşımı Sistemine -
Eski ifade
kesinleşmeYeni ifadekesinleştirme işlemi -
Eski ifade
vekillik belgesiYeni ifadevekâletname -
19/10/2017 tarihli ve 7039 sayılı Kanunun 20 nci maddesiyle, bu maddenin birinci fıkrasında yer alan “Nüfus olayları” ibaresinden sonra gelmek üzere “ve adres” ibaresi eklenmiştir.
-
17 Nisan 2017
-
2 Ocak 2017
-
14 Ocak 2016
-
Değişikliğin gerekçesi
Madde ile; 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanununun 3 üncü maddesinde bulunan tanımlar gözden geçirilerek ifadeler güncellenmekte, 5490 sayılı Kanuna biyolojik veri tanımı eklenmektedir.
-
Değişikliğin gerekçesi
Madde ile; 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanununun 3 üncü maddesinde bulunan tanımlar gözden geçirilerek ifadeler güncellenmekte, 5490 sayılı Kanuna biyolojik veri tanımı eklenmektedir.
-
Değişikliğin gerekçesi
Madde ile; 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanununun 3 üncü maddesinde bulunan tanımlar gözden geçirilerek ifadeler güncellenmekte, 5490 sayılı Kanuna biyolojik veri tanımı eklenmektedir.
-
Değişikliğin gerekçesi
Madde ile; aile kütüklerinde yer alacak bilgilere biyometrik veri ilave edilmekte ve bu verinin sadece elektronik ortamda tutulması öngörülmektedir.
-
Değişikliğin gerekçesi
Madde ile; 5490 sayılı Kanunun 41 inci maddesi, 28/7/2006 tarihli ve 26242 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Yüksek Planlama Kurulunun 11/7/2006 tarihli ve 2006/38 No’lu Kararı ile Bilgi Toplumu Stratejisi Eylem Planı 46 No’lu Eylem uyarınca Türkiye Cumhuriyeti kimlik kartının, vatandaşa ait nüfus bilgilerinin, kartın üzerindeki yongaya güvenli bir şekilde kaydedilmesi ve bu işlemden sonra yetkisiz kimseler tarafından yeniden üretilmesini ya da bilgilerin değiştirilmesini imkânsız hale getirecek şekilde tasarlanması, temini, basımı, dağıtımı ve teslim yöntemi, üretim ve kişiselleştirilmesinde kullanılacak sistemin belirlenmesini, muhasebe yetkilisince nüfus müdürlüklerinin ihtiyacı gözönünde tutularak uluslararası aile cüzdanının en fazla kaç adedinin bedelinin sonradan ödenmek üzere ve müteakiben ne kadarının peşin para karşılığında verileceği ve bedellerinin tahsilini de kapsayacak kimlik kartı ile ilgili işlemlere yönelik olarak yeniden düzenlenmektedir.
-
Eski ifade
Cüzdan talep belgesiDeğişikliğin gerekçesi
Madde ile; Kanunda yapılan düzenlemelere paralel olarak cüzdan talep belgesi ibareleri talep belgesi şeklinde, nüfus cüzdanı ibareleri de kimlik kartı şeklinde değiştirilmektedir.
-
Değişikliğin gerekçesi
Madde ile; nüfus cüzdanlarını kaybedenler ile doğum olayını süresi içinde bildirmeyenlere uygulanan idarî para cezasına son verilmektedir. Bu nedenle uygulama alanı kalmayan maddenin üçüncü fıkrasının (a), (b) ve (c) bentleri yürürlükten kaldırılmaktadır.
İdarî para cezaları, 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 298 inci maddesi gereğince her takvim yılı başında Maliye Bakanlığı tarafından tespit edilen yeniden değerleme oranında artırılmaktadır. Bu düzenleme ile adres bildirimlerini süresi içinde yerine getirmeyenlere uygulanan idarî para cezası 480 Türk Lirasından 80 Türk Lirasına, gerçeğe aykırı beyanda bulunanlara uygulanan idarî para cezası ise 963 Türk Lirasından 500 Türk Lirasına indirilmektedir.
-
Değişikliğin gerekçesi
Madde ile; nüfus cüzdanlarını kaybedenler ile doğum olayını süresi içinde bildirmeyenlere uygulanan idarî para cezasına son verilmektedir. Bu nedenle uygulama alanı kalmayan maddenin üçüncü fıkrasının (a), (b) ve (c) bentleri yürürlükten kaldırılmaktadır.
İdarî para cezaları, 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 298 inci maddesi gereğince her takvim yılı başında Maliye Bakanlığı tarafından tespit edilen yeniden değerleme oranında artırılmaktadır. Bu düzenleme ile adres bildirimlerini süresi içinde yerine getirmeyenlere uygulanan idarî para cezası 480 Türk Lirasından 80 Türk Lirasına, gerçeğe aykırı beyanda bulunanlara uygulanan idarî para cezası ise 963 Türk Lirasından 500 Türk Lirasına indirilmektedir.
-
Değişikliğin gerekçesi
Madde ile; nüfus cüzdanlarını kaybedenler ile doğum olayını süresi içinde bildirmeyenlere uygulanan idarî para cezasına son verilmektedir. Bu nedenle uygulama alanı kalmayan maddenin üçüncü fıkrasının (a), (b) ve (c) bentleri yürürlükten kaldırılmaktadır.
İdarî para cezaları, 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 298 inci maddesi gereğince her takvim yılı başında Maliye Bakanlığı tarafından tespit edilen yeniden değerleme oranında artırılmaktadır. Bu düzenleme ile adres bildirimlerini süresi içinde yerine getirmeyenlere uygulanan idarî para cezası 480 Türk Lirasından 80 Türk Lirasına, gerçeğe aykırı beyanda bulunanlara uygulanan idarî para cezası ise 963 Türk Lirasından 500 Türk Lirasına indirilmektedir.
-
Değişikliğin gerekçesi
Madde ile; nüfus cüzdanlarını kaybedenler ile doğum olayını süresi içinde bildirmeyenlere uygulanan idarî para cezasına son verilmektedir. Bu nedenle uygulama alanı kalmayan maddenin üçüncü fıkrasının (a), (b) ve (c) bentleri yürürlükten kaldırılmaktadır.
İdarî para cezaları, 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 298 inci maddesi gereğince her takvim yılı başında Maliye Bakanlığı tarafından tespit edilen yeniden değerleme oranında artırılmaktadır. Bu düzenleme ile adres bildirimlerini süresi içinde yerine getirmeyenlere uygulanan idarî para cezası 480 Türk Lirasından 80 Türk Lirasına, gerçeğe aykırı beyanda bulunanlara uygulanan idarî para cezası ise 963 Türk Lirasından 500 Türk Lirasına indirilmektedir.
-
Değişikliğin gerekçesi
Madde ile; diğer kanunlarda yer alan nüfus cüzdanı ve hüviyet cüzdanı gibi ibarelere yapılan atıfların tamamının Türkiye Cumhuriyeti kimlik kartına yapılmış sayılacağı düzenlenmektedir.
-
Eski ifade
nüfus cüzdanlarınıYeni ifadekimlik kartlarınıDeğişikliğin gerekçesi
Madde ile; yeni kimlik kartının uygulamaya konulmasıyla 5490 sayılı Kanunda yer alan “nüfus cüzdanı” ibareleri “kimlik kartı” şeklinde değiştirilerek terim birliği sağlanmaktadır.
-
14/1/2016 tarihli ve 6661 sayılı Kanunun 10 uncu maddesiyle bu maddenin birinci fıkrasında yer alan “nüfus cüzdanlarını” ibaresi “kimlik kartlarını”, dördüncü fıkrasında yer alan “nüfus cüzdanı” ibaresi “kimlik kartı” ve şeklinde değiştirilmiştir.
Değişikliğin gerekçesi
Madde ile; yeni kimlik kartının uygulamaya konulmasıyla 5490 sayılı Kanunda yer alan “nüfus cüzdanı” ibareleri “kimlik kartı” şeklinde değiştirilerek terim birliği sağlanmaktadır.
-
Değiştirildi Genel (madde başlığı) 6661 sayılı Kanun, md. 11Eski ifade
Nüfus ve Uluslararası Aile CüzdanlarıDeğişikliğin gerekçesi
Madde ile; 5490 sayılı Kanunda yapılan düzenlemelere paralel olarak 5490 sayılı Kanunun Beşinci Kısım başlığı “Kimlik Kartı, Uluslararası Aile Cüzdanı ve Mavi Kart” şeklinde değiştirilmektedir.
-
-
25 Nisan 2013
-
Eski ifade
özürlüYeni ifadeengelli
-
-
27 Aralık 2012
-
11/10/2011 tarihli ve 666 sayılı KHK ile bu maddede yapılan düzenleme; 10/10/2013 tarihli ve 28791 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Anayasa Mahkemesi’nin 27/12/2012 tarihli ve E.: 2011/139, K.: 2012/205 sayılı Kararı ile iptal edilmiştir.
-
-
9 Mayıs 2012
-
Değişikliğin gerekçesi
Madde ile, Mavi Kart ve Mavi Kartlılar Kütüğü 5490 sayılı Kanunda açıkça tanımlanmaktadır.
-
Değişikliğin gerekçesi
Madde ile, Mavi Kart ve Mavi Kartlılar Kütüğü 5490 sayılı Kanunda açıkça tanımlanmaktadır.
-
Değişikliğin gerekçesi
Çoğunluğunu 21 Avrupa ülkesinin oluşturduğu yaklaşık 155 farklı ülkede toplam 3.734.000 vatandaşımız bulunmaktadır. Yurt dışında yaşayan vatandaşlarımıza sağlıklı ve etkin şekilde kamu hizmeti sunulabilmesi için bu kişilerin yerleşim yeri adresi kayıtlarının eksiksiz ve güncel şekilde tutulması önemli bir işleve sahiptir. 5490 sayılı Kanunun 49 uncu maddesinin üçüncü fıkrası ile yurt dışında olan Türk vatandaşlarının adres kayıtlarının yaşadıkları ülkenin ve şehrin adı itibarıyla tutulması kuralı vatandaşlarımıza ulaşılabilmesi bakımından yeterli olamamıştır. Mevcut düzenlemedeki ülke ve DİLEK 201 şehir adı itibarıyla kayıt tutulması sistemi vatandaşlarımızın adreslerinin tam olarak bilinmesine engel teşkil etmektedir. Bu nedenle, 5490 sayılı Kanunun 49 uncu maddesinin üçüncü fıkrası yürürlükten kaldırılmakta ve yurt dışında yaşayan vatandaşlarımızın yurt içinde yaşayan vatandaşlarımız gibi açık adres esasına göre kayıt altına alınması yöntemi benimsenmektedir.
-
9/5/2012 tarihli ve 6304 sayılı Kanunun 10 uncu maddesiyle, bu fıkrada yer alan “Türk vatandaşları” ibaresinden sonra gelmek üzere “, doğumla Türk vatandaşı olup da çıkma izni almak suretiyle Türk vatandaşlığını kaybedenler ve bunların altsoyları” ibaresi eklenmiştir.
Değişikliğin gerekçesi
Madde ile, 5490 sayılı Kanunun 2 nci maddesinde Mavi Kart sahibi kişiler ile ilgili hukuki belirlilik sağlamaya yönelik düzenlemeler yapılmaktadır.
-
-
11 Ekim 2011
-
31 Mart 2011
-
31/3/2011 tarihli ve 6217 sayılı Kanunun 31 inci maddesiyle, bu bentte yer alan “Cumhuriyet Savcısı ve” ibaresi yürürlükten kaldırılmıştır.
Değişikliğin gerekçesi
Maddeyle yürürlükten kaldırılan maddeler düzenlenmektedir. Öncelikle, Pasaport Kanununun 23 üncü maddesinin üçüncü fıkrası yürürlükten kaldırılarak Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin Ek 4 nolu Protokolünün 2 nci maddesinde ve Anayasanın 23 üncü maddesinde öngörülen seyahat özgürlüğünün daha etkin bir şekilde kullanılabilmesi amaçlanmaktadır.
Mevcut hükme göre bir vatandaşımız hakkında ülkemizde görülmekte olan bir dava veya kesinleşmiş bir hüküm varsa Adalet Bakanlığının talebi veya muvafakatiyle dış temsilciliğimiz tarafından vatandaşımızın pasaportu iptal edilmekte, ülkemize gelmesi için kendisine seyahat belgesi verilmektedir. Mevcut düzenlemenin amacı ülkemizde hakkında dava bulunan vatandaşlarımızın yargılanmak için adlî mercilerimizin önüne gelmelerini; hüküm giymiş olanların ise infaz amacıyla ülkemize gelmelerini temin etmektir. Ancak bugüne kadar bu yolla ülkemize gelen bir vatandaşımız olmadığı kayıtlardan anlaşılmaktadır.
Madde metninde “kovuşturma” kelimesi geçtiğinden vatandaşımız hakkında bir kovuşturmanın yeterli olup yakalama emri aranmamaktadır. Savunmasının alınması amacıyla aranan vatandaşlarımızın adlî yardımlaşma yoluyla savunmalarının alınması mümkün olduğundan bunun yerine pasaportuna el konularak bulunduğu ülkedeki statüsünün sorgulanabilir hâle gelmesi Devletimizin yurtdışındaki vatandaşlarımızın orada kalmasını kolaylaştırıcı tedbirler alma yönündeki genel politikasına aykırı orantısız bir uygulamadır.
DİLEK 725 - Diğer yandan hakkında kesinleşen mahkûmiyet hükmü bulunan vatandaşlarımız hakkındaki cezalar ağır nitelikteyse, Suçluların İadesine Dair Avrupa Sözleşmesi veya ilgili ülkeyle aramızdaki ikili anlaşmalar gereğince kırmızı bülten veya suçlu iadesi süreçleri başlatılmakta ve buna göre sonuç alınmaktadır. Kaldı ki bu durumdaki vatandaşlarımız kendi rızalarıyla gelmeleri söz konusu değildir.
Düzenlemeyle bu konudaki yazışmalar sebebiyle gerek mahkemelerin gerekse Adalet Bakanlığının iş yükünün belirli ölçüde azaltılması da hedeflenmektedir.
İkinci olarak Tasarının diğer maddelerinde yapılan düzenlemenin zorunlu sonucu olarak 2802 sayılı Kanunun “Yargıtay, Danıştay ile bölge adliye ve bölge idare mahkemeleri notları” başlığını taşıyan 28 inci maddesi yürürlükten kaldırılmaktadır.
Üçüncü olarak Türk Medeni Kanununun 138 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince açılacak davaların duruşmalarında Cumhuriyet savcısının hazır bulundurulması uygulamasından vazgeçildiğinden buna ilişkin ibare yürürlükten kaldırılmaktadır.
Dördüncü olarak Nüfus Hizmetleri Kanunun 36 ncı maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde yer alan ve kayıt düzeltme davalarının duruşmalarına Cumhuriyet savcısının katılmasını öngören ibare yürürlükten kaldırılmaktadır.
-
-
25 Haziran 2009
-
Eski ifade
ÜcretlendirmeDeğişikliğin gerekçesi
5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanununun 65 inci maddesiyle Kimlik ve Adres Paylaşımı Sistemlerinde yer alan bilgilerin kamu kurum ve kuruluşları ile ilgili özel kurum ve kuruluşlarla paylaşılması karşılığında, sunulan hizmetin bedeli olarak "ücretlendirme" müessesesi esas alınmıştır. Ancak, sunulan hizmetin bir kamu hizmeti olması ve bu hizmetin sadece Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğünce sunuluyor olması nedeniyle alınması gereken bedelin "ücret" yerine kamu gelirlerinden biri olan "katılma payı" olarak düzenlenmesinin hukuken daha uygun olacağı gerekçesiyle yeniden düzenlenen bu madde ile, katılma payının hesaplanması, ödemelerin bildirilmesi ile tahsiline ilişkin esaslar belirlenmiş ve maddenin uygulamasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye İçişleri ve Maliye Bakanlıklarının yetkili kılınması amaçlanmıştır.
-
-
29 Mayıs 2009
-
29/5/2009 tarihli ve 5901 sayılı Kanunun 47 nci maddesiyle; bu fıkrada bulunan "il ve ilçe" ibaresi yürürlükten kaldırılmıştır.
Değişikliğin gerekçesi
Madde ile; 11/2/1964 tarihli ve 403 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu, 14/6/1934 tarihli ve 2510 sayılı İskan Kanununun 3 üncü maddesinin altıncı fıkrası, 4 üncü maddesinin (Ç) fıkrası ile 6 ncı maddesi, 17/3/1982 tarihli ve 2641 sayılı Afganistan'dan Pakistan'a Sığınan Türk Soylu Göçmenlerin Türkiye'ye Kabulü ve İskanına Dair Kanun yürürlükten kaldırılmaktadır.
Avrupa Vatandaşlık Sözleşmesinin 5 inci maddesi, vatandaşlığa ilişkin kurallar, cinsiyet, din, ırk, renk ya da ulusal veya etnik köken açısından ayrımcılık oluşturan farklılıklar içeremez hükmü taşıdığından, 2510 sayılı İskan Kanununun 4 üncü maddesinin (Ç) fıkrası da yürürlükten kaldırılmıştır.
Yine aynı Kanunun, serbest göçmen kabulü ile bunların vatandaşlığa alınmalarına ilişkin hükümleri günün değişen ve gelişen şartlarında güncelliğini yitirdiği gibi vatandaşlık işlemlerinde eşitsizliğe neden olmaktadır. Bu nedenle anılan Kanunun 6 ncı maddesi ile 3 üncü maddesinin altıncı fıkrası uygulamadan kaldırılmıştır.
Zaman içerisinde uygulama olanağını yitiren, 2641 sayılı Afganistan'dan Pakistan'a Sığınan Türk Soylu Göçmenlerin Türkiye'ye Kabulü ve İskanına Dair Kanun yürürlükten kaldırılmaktadır.
Ayrıca, mevzuatta 403 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanununa atıf yapılmış olduğundan, maddeye söz konusu atıfların bu Kanuna yapılmış sayılmasına dair bir hüküm eklenmiştir.
-