İçeriğe geç
Yürürlükte Temel kanun 2. hâli

Uluslararası Çocuk Kaçırmanın Hukuki Yön ve Kapsamına Dair Kanun

Kanun numarası
5717
Kabul tarihi
22.11.2007
Resmî Gazete
04.12.2007 / 26720
Düstur
5. tertip, cilt 46
Son değişiklik
24.11.2021
Madde sayısı
32

Birinci Bölüm

Amaç, Kapsam ve Tanımlar

Madde 1

Amaç

(1) Bu Kanunun amacı; velâyet hakkı ihlâl edilerek Sözleşmeye taraf bir ülkeden diğer bir taraf ülkeye götürülen veya alıkonulan çocuğun mutat meskeninin bulunduğu ülkeye iadesine veya şahsî ilişki kurma hakkının kullanılmasına dair 25/10/1980 tarihli Uluslararası Çocuk Kaçırmanın Hukukî Veçhelerine Dair Sözleşmenin uygulanmasını sağlamaya yönelik usûl ve esasları düzenlemektir.

Madde gerekçesi

Madde ile; Kanunun amacı, velâyet hakkı ihlâl edilerek Sözleşmeye taraf bir ülkeden, diğer bir taraf ülkeye götürülen veya alıkonulan çocukların mutat meskeninin bulunduğu ülkeye iadesine, yahut şahsî ilişki kurma hakkının kullanılması hakkındaki 25.10.1980 tarihli Uluslararası Çocuk Kaçırmanın Hukukî Veçhelerine Dair Sözleşmenin uygulanmasını sağlamaya yönelik usul ve esasların düzenlenmesi olarak belirlenmiştir. Bu maddede yer alan velayet hakkı ibaresi, vesayet hakkını da kapsayacak şekilde kullanılmıştır.

Kaynak: TBMM 23. Dönem S. Sayısı 33 · tasarı/teklifin madde 1 gerekçesi

Madde 2

Kapsam

(1) Bu Kanun, bir kişiye veya bir kuruma tek başına veya birlikte kullanılmak üzere tevdi edilmiş bulunan ve yer değiştirmenin veya alıkonulmanın gerçekleştiği sırada fiilen kullanılmakta olan velâyet veya şahsî ilişki kurulması haklarının ihlâlinden hemen önce mutat meskeninin bulunduğu taraf ülkelerden birinde bulunan çocuklara uygulanır.

Madde gerekçesi

Maddede, uluslararası çocuk kaçırmanın konusu ve şahsî uygulama alanı açıklanmaktadır. Kanun, velâyet veya şahsî ilişki kurma hakkının ihlâlinden hemen önce mutat meskeninin bulunduğu Sözleşmeye taraf bir ülkeden, başka bir taraf ülkeye kaçırılan onaltı yaşını doldurmamış bütün çocuklar hakkında uygulanacaktır. Uluslararası çocuk kaçırma, çocuğun mutat meskeninin bulunduğu ülkenin kanunları uyarınca, bir kişiye, kuruma ve kuruluşa tek başına veya birlikte kullanılmak üzere tevdi edilmiş bulunan velâyet ya da şahsî ilişki kurma hakkı ihlâl edilmek suretiyle yerinin değiştirilmesi veya sınırlı bir süre için başka bir taraf ülkesinde bulunan çocuğun, bu sürenin dolmuş olmasına rağmen buna hakkı olmayan şahıs tarafından alıkonulup, mutat meskeninin bulunduğu ülkeye gönderilmemesi hallerini kapsar.

Kaynak: TBMM 23. Dönem S. Sayısı 33 · tasarı/teklifin madde 2 gerekçesi

Madde 3

Tanımlar

(1) Bu Kanunda geçen;

a) Merkezî Makam: Adalet Bakanlığını,

b) Başvuru sahibi: Bu Kanun kapsamında çocuğun yeri değiştirilmeden veya alıkonulmadan önce bakım, gözetim ve koruma veya şahsî ilişki kurma hakkını fiilen kullanan gerçek kişi ile kurum ve kuruluşları,

c) Çocuk: Onaltı yaşını tamamlamamış kişileri,

d) Velâyet hakkı: Çocuğun bakım, gözetim ve koruma ile meskenini tayin etme hakkını,

e) Şahsî ilişki kurma hakkı: Çocuğun belirli bir süre mutat meskeninin bulunduğu yerden başka bir yere götürülmesi hakkını,

f) Sözleşme: 25/10/1980 tarihli Uluslararası Çocuk Kaçırmanın Hukukî Veçhelerine Dair Sözleşmeyi,

g) Genel Müdürlük: Adalet Bakanlığı Uluslararası Hukuk ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğünü,

h) Uzmanlar: Sosyal çalışmacı, psikolog ve pedagog gibi meslek mensuplarını,

ı) Mahkeme: Aile mahkemesini,

ifade eder.

Madde gerekçesi

Madde ile; Kanunun uygulama alanı yönünden, "Merkezî Makam", "başvuru sahibi", "çocuk" "velâyet hakkı", "şahsî ilişki kurma hakkı", "Sözleşme" "Genel Müdürlük", "uzmanlar" ve "mahkeme" kavramları tanımlanmaktadır.

Kaynak: TBMM 23. Dönem S. Sayısı 33 · tasarı/teklifin madde 3 gerekçesi

İkinci Bölüm

Merkezî Makamın Alacağı Tedbirler

Madde 4

Merkezî Makam

(1) Sözleşmenin öngördüğü yükümlülükler Merkezî Makam tarafından, mahallî Cumhuriyet başsavcılıkları aracılığı ile yerine getirilir.

(2) Merkezî Makam, başvuruda bulunan adına çocuğun iadesi veya şahsî ilişki kurulmasını sağlamak amacıyla idarî ve adlî işlemleri yapmaya yetkilidir.

Madde gerekçesi

Bu madde, Sözleşmenin, hızlı ve etkin bir şekilde uygulanmasının sağlanması için taraf ülkelerde uluslararası irtibatı sağlayacak olan merkezî makamların kurulmasını öngören 6 ncı maddesine istinaden düzenlenmiştir.

Maddenin ikinci fıkrasında, Merkezî Makamın, başvuruda bulunan kişi adına çocuğun iadesi veya şahsî ilişki kurulmasını sağlamak amacıyla idarî ve adlî işlemleri yapmaya yetkili olacağı öngörülmektedir.

Kaynak: TBMM 23. Dönem S. Sayısı 33 · tasarı/teklifin madde 4 gerekçesi

Madde 5

Merkezî Makamın görevleri

(1) Merkezî Makam, mahallî Cumhuriyet başsavcılığı aracılığı ile;

a) Sözleşme kapsamında çocuğun iadesi veya şahsî ilişki kurulma hakkının kullanılması konusunda bir başvurunun yapılmasını müteakip çocuğun bulunduğu yerin tespiti ile menfaatlerinin korunması için kolluk ve diğer yetkili makamları görevlendirmek de dahil olmak üzere gerekli bütün tedbirleri alır.

b) Çocuğun, kendisini kaçırmış olan kişinin rızası ile iadesi veya taraflar arasında sulh yoluyla bir çözüme ulaşılmasını teminen gerekli bütün tedbirlerin alınmasını sağlar.

c) Çocuğun, kendisini kaçırmış olan kişinin rızası ile iadesi veya taraflar arasında sulh yoluyla bir çözümün bulunması mümkün değilse, çocuğun iade edilip edilmeyeceği veya şahsî ilişki hakkının kullanılması konusunda bir karar verilmek üzere yetkili mahkemeye dava açar.

Madde gerekçesi

Madde, Sözleşmenin 7 nci maddesi ile ilgili olup, Merkezî Makamın görevlerini saymaktadır. Buna göre, Merkezî Makam, bu Kanun kapsamında, mahallî Cumhuriyet başsavcılığı aracılığı ile, çocuğun bulunduğu yerin tespiti ile menfaatlerinin korunması için gerekli tedbirleri almak, çocuğun kendisini kaçırmış olan şahsın rızası ile iadesi yahut sulh yoluyla bir çözüme ulaşılması için tüm tedbirlerin alınmasını sağlamak, eğer bu mümkün değilse, çocuğun iade edilip edilmeyeceği veya şahsî ilişki hakkının kullanılması konusunda bir karar verilmek üzere yetkili mahkemede dava açmak yükümlülüğüne sahip olacaktır.

Maddede, Merkezî Makamın görevlerini duruma göre doğrudan doğruya ya da diğer yetkili makamların yardımıyla yerine getireceği belirtilmektedir. Bu çerçevede Merkezî Makam, kaçırılmış olan çocuğun bulunduğu yerin tespit edilmesi için, ilgili idarî makamlardan gerekli tedbirlerin alınmasını isteyebilecektir.

Kaynak: TBMM 23. Dönem S. Sayısı 33 · tasarı/teklifin madde 5 gerekçesi

Üçüncü Bölüm

Usûl Hükümleri

Madde 6

Görev ve yetki

(1) Bu Kanunun uygulanmasından doğan dava ve işlerde görevli mahkeme aile mahkemesidir. Aile mahkemesi bulunmayan yerlerde bu Kanun kapsamına giren dava ve işlerde 9/1/2003 tarihli ve 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanunun 2 nci maddesinin ikinci fıkrası hükümleri uygulanır.

(2) İade veya şahsî ilişki kurulması hakkında başvuru yapıldığı sırada çocuğun halen oturduğu veya 10 uncu maddeye göre koruma altına alındığı yer mahkemeleri yetkilidir.

Madde gerekçesi

Maddede, mahkeme tarafından yapılacağı belirtilen işlerde görevli ve yetkili mahkemeler gösterilmiştir. Bu Kanunun uygulanmasından doğan dava ve işler aile hukuku kapsamında değerlendirilerek, görevli mahkeme 4787 sayılı Kanunun 2 nci maddesi uyarınca belirlenmiş, yetki yönünden de, iade veya şahsî ilişki kurulması hakkında başvuru yapıldığı sırada çocuğun halen oturduğu yer veya eğer çocuk 10 uncu maddeye göre koruma altına alınmışsa, bu yer mahkemelerinin, yetkili olacağı hükme bağlanmıştır.

Kaynak: TBMM 23. Dönem S. Sayısı 33 · tasarı/teklifin madde 6 gerekçesi

Madde 7

Başvuru usûlü

(1) Çocuğun, velâyet hakkı ihlâl edilerek yerinin haksız olarak değiştirildiğini veya alıkonulduğunu ileri süren kişi, kurum veya kuruluş, çocuğun geri dönmesini sağlamak için çocuğun mutat meskeninin bulunduğu merkezî makama veya Merkezî Makama veya Sözleşmeye taraf diğer herhangi bir devlet merkezî makamına başvurabilir.

(2) Çocuğun iadesi hakkındaki davalar, Merkezî Makam adına mahallî Cumhuriyet başsavcılığınca açılır.

(3) Davanameye yabancı merkezî makam veya başvuruda bulunan veyahut çocuğu yanında bulunduran kişi tarafından ibraz edilen belgeler eklenir. Bu Kanunun uygulanmasında merkezî makam tarafından gönderilen belgelerin tasdiki aranmaz.

(4) Mahkeme çocuğun iadesi veya şahsî ilişki kurulması talebinin değerlendirilmesine esas olmak üzere, gerekli gördüğü tüm bilgi ve belgelerin ibrazını isteyebilir.

Madde gerekçesi

Madde ile çocuğun iadesine ilişkin başvuru ve dava açma usulü açıklanmış olup, maddenin birinci fıkrası uyarınca, çocuğun velâyet hakkı ihlâl edilerek yerinin değiştirildiğini veya alıkonulduğunu ileri süren kişi, kurum veya kuruluş tarafından çocuğun mutat meskeninin bulunduğu ülkenin merkezî makamına veya Türkiye açısından Merkezî Makam olarak belirlenmiş olan Adalet Bakanlığına veya Sözleşmeye taraf diğer herhangi bir devlet merkezî makamına başvurabilecektir.

Maddenin ikinci fıkrasında çocuğun iadesi hakkındaki davaların Merkezî Makam adına mahallî Cumhuriyet başsavcılıklarınca açılacağı öngörülmüştür. Madde hükmü, medeni usul hukukunda, savcılara bazı hallerde tanınan özel hukuk davası açma yetkisinin özel bir kanun hükmüne dayanması gereğini yansıtmaktadır.

Kaynak: TBMM 23. Dönem S. Sayısı 33 · tasarı/teklifin madde 7 gerekçesi

Madde 8

Sulh yoluyla çözüm

(1) Mahkeme, bu Kanunun uygulanmasından doğan dava ve işlerde esasa girmeden önce, çocuğun iadesini uzmanlardan da yararlanarak sulh yoluyla teşvik eder. Sulh sağlanamadığı takdirde yargılamaya devam olunarak esas hakkında karar verilir.

Madde gerekçesi

Madde, Sözleşmenin, çocuğun bulunduğu devletin merkezî makamına, çocuğun rıza ile iadesi için tüm önlemleri almak veya aldırmak yükümlülüğünü öngören 11 inci maddesiyle ilgili bulunmaktadır. Aynı düzenleme, 4787 sayılı Kanunun 7 nci maddesinde de yer almaktadır.

Maddeyle, mahkemece bu Kanunun uygulanmasından doğan dava ve işlerde, esasa girmeden önce, aile içindeki karşılıklı sevgi, saygı ve hoşgörünün korunması özellikle çocuğun yüksek yararları bağlamında, anne ve babasıyla ilişkilerini sürdürmesi bakımından uzmanlardan da yararlanmak suretiyle çocuğun sulh yoluyla iadesi sağlanmak istenmiştir. Ancak, sulh sağlanamadığı takdirde yargılamaya devam olunarak çocuğun mutat meskeninin bulunduğu ülkeye iade edilip edilmemesi konusunda bir karar verilecektir.

Kaynak: TBMM 23. Dönem S. Sayısı 33 · tasarı/teklifin madde 8 gerekçesi

Madde 9

Yargılama usûlü

(1) Çocuğun iadesine dair davaname, duruşma günü ile birlikte taraflara tebliğ olunur.

(2) Bu Kanunun uygulanmasından doğan tüm dava ve işler basit yargılama usûlüne göre öncelikle ve acele görülür.

Madde gerekçesi

Maddede, çocuğun iadesi hakkında davaların tâbi olacağı yargılama usulü açıklanmaktadır. Sözleşmenin taraf devletlerin adlî ve idarî makamlarına ivedilikle hareket etme yükümlülüğünü getiren 2 ve 11 inci maddeleri hükümleri dikkate alınarak, bu Kanunun uygulanmasından doğan tüm dava ve işler, 1086 sayılı Kanunda öngörülen "hızlı usul" hükümleri çerçevesinde basit yargılama usulüne göre öncelikle ve acele görülüp sonuçlandırılacaktır.

Kaynak: TBMM 23. Dönem S. Sayısı 33 · tasarı/teklifin madde 9 gerekçesi

Madde 10

Geçici koruma tedbirleri

(1) Mahkeme, talep üzerine veya re'sen çocuğun yüksek yararının tehlikeye düşmesini önlemek için dava sonuna kadar aşağıda belirtilen geçici tedbirlere, gerektiğinde çocuğun görüşünü ve uzmanlardan rapor almak suretiyle karar verebilir:

a) Bakım ve gözetimi üzerine alan akrabalardan birine teslim.

b) Bakım ve gözetimi üzerine alan güvenilir bir aile yanına yerleştirme.

c) Çocuk bakımı ve yetiştirme veya benzeri resmî yahut özel kurumlara yerleştirme.

d) Resmî veya özel bir hastaneye veya tedavi evine yahut eğitimi güç çocuklara mahsus kurumlara yerleştirme.

Madde gerekçesi

Madde, sözleşmenin, taraf devletlere, her türlü geçici tedbirleri alarak çocuğun yararlarının tehlikeye düşmesini önlemek yükümlülüğünü getiren 7 nci maddesinin (b) bendi hükmü uyarınca düzenlenmiştir. Maddede, çocuğun korunması amacıyla özgürlüğünün kısıtlanması söz konusu olduğundan, hüküm ve sonuçları itibarıyla özel hükümlerin konulması gerekmiştir.

7.11.1979 tarihli ve 2253 sayılı Çocuk Mahkemelerinin Kuruluşu, Görev ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanunun 10 uncu maddesinden sadece (4) numaralı bendi hükmü çıkarılmak suretiyle aynen alınmıştır.

Uygulamada olayların niteliği ve tarafları dikkate alınarak, bu Kanundan doğan dava ve işlemlerin sonuçlanmasına kadar çocuğun kendisini kaçıran veya haksız olarak alıkoyan kişinin yanında kalması tercih edilmektedir. Ancak bu halde, çocuğun yararları tehlike altında ise mahkeme hal ve şartlara göre çocuğun görüşünü almak ve uzmanlardan rapor almak suretiyle maddede yazılı geçici tedbirlere karar verebilecektir. Madde ile "çocuğun yararları" çocuğun duygusal, bedensel ve zihinsel gelişiminin tehlikeye düşmesi, çocuğun yanında bulunduğu kişinin bu duruma çare bulamaması veya buna gücünün yetmemesi halini de kapsayacak şekilde daha geniş bir ifade tarzı kullanılmıştır.

Kaynak: TBMM 23. Dönem S. Sayısı 33 · tasarı/teklifin madde 10 gerekçesi

Madde 11

Şahsî ilişki kurulması

(1) Şahsî ilişki kurma hakkının korunması veya tesisi talebi ile bu talep üzerine yürütülecek adlî ve idarî işlemler, çocuğun iadesi talebi hakkındaki usûl ve esaslara tâbidir.

(2) Çocuğun iadesi veya çocukla şahsî ilişki kurulması davasının neticelenmesine kadar, mahkemece başvuruda bulunan ile çocuk arasında geçici olarak şahsî ilişki kurulması kararı verilebilir.

Madde gerekçesi

Maddenin birinci fıkrasında, Sözleşme kapsamında, çocukla şahsî ilişki kurulması talebi ile bu talebin yerine getirilmesine yönelik adlî ve idarî işlemlerin, çocuğun iadesi talebi hakkındaki usul ve esaslara tabi olacağı belirtilmektedir.

Maddenin ikinci fıkrası uyarınca, mahkemece, çocuğun iadesi veya şahsî ilişki kurulması davası sonuçlanıncaya kadar, talepte bulunanla, çocuk arasında geçici tedbir niteliğinde olmak üzere ziyaret veya şahsî ilişki kurulmasına karar verilebilir.

Kaynak: TBMM 23. Dönem S. Sayısı 33 · tasarı/teklifin madde 11 gerekçesi

Madde 12

İade davasında velâyet

(1) Çocuğun iadesine dair bir karar verilmiş ise bu hükümde ayrıca velâyete ilişkin karar verilmez. Ancak, çocuğun iadesi talebinin reddine karar verilmesi halinde, velâyet hakkına dair bir karar verilebilir.

Madde gerekçesi

Sözleşmenin, yetkili adlî veya idarî makam tarafından çocuğun iadesine karar verilmişse bu kararda, velâyet hakkına ilişkin bir düzenlemenin yer almayacağını öngören 19 uncu maddesi ile ilgili bulunmaktadır. Burada, çocuğun iadesine karar verilmesi halinde, bu kararın hiçbir zaman velâyet hakkının iade başvurusunda bulunan kimseye ait olduğu anlamına gelmeyeceği düşüncesinden hareket edilmiş ve bu nedenle velâyet hakkına ilişkin düzenlemeleri yapmak yetkisi, çocuğun iade edileceği devletin makamlarına bırakılmıştır. Ancak iade talebinin reddedilmesi durumunda, mahkeme çocuğun velâyeti konusunda düzenleme yapabilir. Böylece çocuğun yabancı ülkeye iade edilmemesi durumunda, velâyet hakkında sahip olmayan taraf ile çocuk arasında velâyet ilişkisinin yeniden tesis edilmesi sağlanmak istenmiştir.

Kaynak: TBMM 23. Dönem S. Sayısı 33 · tasarı/teklifin madde 12 gerekçesi

Madde 13

Velâyet kararının iade davasına etkisi

(1) Çocuğun iadesi başvurusunun yapılmasından sonra verilmiş bir velâyet kararı, bu Kanun hükümleri çerçevesinde çocuğun iadesi talebinin reddine gerekçe oluşturmaz.

Madde gerekçesi

Bu madde, Sözleşmenin 17 nci maddesindeki talepte bulunulan devlette velâyete ilişkin bir karar verilmiş olmasının bu Sözleşme hükümleri çerçevesinde çocuğun iadesi talebinin reddine gerekçe oluşturmayacağı hükmünü karşılamaktadır. Maddeyle, bir velâyet kararının başka bir haksız eylem olan kaçırma olayını bertaraf etmesinin önlenmesi amaçlanmaktadır. Çocuğun götürüldüğü veya alıkonulduğu devlet mahkemesince bir velâyet kararı verilmiş olsa dahi, çocuğun iadesine karar verilebilecektir. Bununla birlikte, mahkeme, iade talebini değerlendirirken söz konusu velâyet kararının Sözleşmenin uygulama alanına girebilecek sebeplerini dikkate alabilir.

Kaynak: TBMM 23. Dönem S. Sayısı 33 · tasarı/teklifin madde 13 gerekçesi

Madde 14

Bekletici mesele

(1) Görülmekte olan bir iade davası sırasında velâyet davası da açılmış ise velâyete ilişkin dava bekletilir.

Madde gerekçesi

Maddeyle, Sözleşmenin 19 uncu ve Kanunun 12 nci maddeleriyle bağlantılı olarak, görülmekte olan bir iade davası sırasında velâyet davası da açılmış ise, velâyete ilişkin davanın bekletilmesi gereği kabul edilmiştir. Sözleşme ilke olarak çocuğun iade edilip edilmeyeceği konusunda bir karar verilmesini öngörmektedir. Çocuğun iadesi yönünde verilecek karar, hiçbir suretle velâyet hakkına ilişkin hüküm içermez. Ancak iade talebinin reddine karar verilmişse, mahkemece velâyet hakkına ilişkin bir karar verilebilir.

Bu bakımdan, bir iade davası sırasında, açılmış bulunan bir velâyet davasının görülmesi, Sözleşme hükümlerine aykırılık teşkil etmektedir. Bu sebeple iade davası devam ederken velâyet davası da açılmış ise velâyete ilişkin dava, iade davasının sonucuna kadar bekletilir. Dava sonucunda, çocuğun iadesine karar verilmişse artık velâyet hususu düzenlenemeyecektir. Buna karşılık iade talebinin reddine karar verilmişse, bu halde, velâyet davası ile ilgili esasa ilişkin hüküm kurulabilecektir.

Kaynak: TBMM 23. Dönem S. Sayısı 33 · tasarı/teklifin madde 14 gerekçesi

Madde 15

Davaların ayrılması

(1) İade davası ile velâyet davası birleştirilmiş ise birleştirilen davalar tefrik edilerek öncelikle iade davası görülüp sonuçlandırılır.

Madde gerekçesi

Madde, 14 üncü maddede işaret edilen hususlar esas alınmak suretiyle düzenlenmiştir. İade davası ile velâyet davası birleştirilmiş ise, birleştirilen davaların 1086 sayılı Kanunun 46 ncı maddesinde yazılı usule göre ayrılmasına karar verilmesi ve öncelikle iade talebi hakkında süratle ve esasa ilişkin Sözleşme hükümleri de dikkate alınarak bir hüküm tesis edilmesi gerekmektedir.

Kaynak: TBMM 23. Dönem S. Sayısı 33 · tasarı/teklifin madde 15 gerekçesi

Madde 16

Adlî tatil

(1) Bu Kanunun uygulanmasından doğan dava ve işler adlî tatilde de görülür.

(2) Bu Kanunun uygulanmasından doğan dava ve işlerde, 18/6/1927 tarihli ve 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun adlî tatil nedeni ile sürelerin uzatılmasına ilişkin hükümleri uygulanmaz.

Madde gerekçesi

Bu madde, Sözleşmenin taraf devletlere, ülkelerinin sınırları içinde Sözleşmenin amaçlarının gerçekleşmesini sağlamak üzere uygun bütün önlemleri alma yükümlülüğü ile hızlı yargılama usulüne ilişkin yükümlülükler getiren 2 ve 11 inci maddeleri göz önünde tutularak düzenlenmiştir. Maddenin birinci fıkrasında, 1086 sayılı Kanunun 176 ncı maddesi gereğince bu Kanunun uygulanmasından doğan dava ve işlerin ivedi görülmesi gereken davalardan olduğu, dolayısıyla adlî tatilde de görüleceği hükmü kabul edilmiştir.

Maddenin ikinci fıkrasında, birinci fıkra hükmünün sonucu olarak, bu Kanunun uygulanmasından doğan dava ve işlerde 1086 sayılı Kanunun adlî tatil nedeniyle sürelerin uzatılmasına ilişkin hükümlerinin uygulanmayacağı öngörülmüştür.

Kaynak: TBMM 23. Dönem S. Sayısı 33 · tasarı/teklifin madde 16 gerekçesi

Madde 17

Kararın kesinleşmesi

(1) Çocuğun iadesine veya şahsî ilişki kurulmasına dair kararlar kesinleştiğinde yerine getirilir.

(2) Çocuğun iadesi ve şahsî ilişki kurulması hakkındaki kararlara karşı Merkezî Makam, başvuruda bulunan veya davalı tarafından kanun yoluna başvurulabilir.

Madde gerekçesi

Maddeyle, bu Kanunun uygulanmasında çocuğun iadesi veya şahsî ilişki kurulması hakkında verilen kararlar, aile hukuku ile ilgili bulunduğundan, 1086 sayılı Kanunun 443 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereğince çocuğun iadesi veya şahsî ilişki kurulmasına dair kararların kesinleştiğinde yerine getirileceği kabul edilmiştir. Böylece kesinleşmemiş bir iade kararına dayanarak, çocuğun yabancı bir ülkeye iade edilmesinden sonra, söz konusu kararın çocuğu yanında bulunduran kişi lehine değişmesi halinde ortaya çıkabilecek sakıncalar giderilmek istenmiştir.

Maddenin ikinci fıkrası uyarınca, çocuğun iadesi veya şahsî ilişki kurulması hakkında kararlara karşı Merkezî Makam, başvuruda bulunan veya davalı tarafın kanun yollarına başvurabilecekleri açıklanmıştır.

Kaynak: TBMM 23. Dönem S. Sayısı 33 · tasarı/teklifin madde 17 gerekçesi

Dördüncü Bölüm

Kararların Yerine Getirilmesi

Madde 18

Kararın yerine getirilmesi

1 değişiklik

(1) (Değişik:24/11/2021-7343/49 md.) Çocuğun iadesine veya şahsî ilişki kurulmasına dair ilamlar, 3/7/2005 tarihli ve 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun Dördüncü Kısım hükümlerine göre teslim emri tebliğ edilmeksizin yerine getirilir.

(2) Bu Kanun gereğince verilen geçici tedbir kararları Cumhuriyet başsavcılığınca, Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu veya ilgili diğer kurum ve kuruluşlar aracılığıyla yerine getirilir.

Madde gerekçesi

Maddede, uluslararası nitelik taşıyan çocuğun iadesi veya şahsî ilişki kurulması hakkında ilâmların yerine getirilmesi, 2004 sayılı Kanunun hükümlerine tâbi tutulmuştur. Maddenin birinci fıkrasında 2004 sayılı Kanunun 25 inci maddesi kısmen değiştirilmek suretiyle, çocuğun iadesine veya şahsî ilişki kurulmasına dair ilâmların icra emri tebliğ edilmeksizin yerine getirilmesi uygun görülmüştür. Bu suretle çocuğun iadesi veya şahsî ilişki kurulması kararlarının Sözleşmeye uygun olarak en hızlı usullerle yerine getirilmesi ve uygulamada zaman zaman şikâyetlere sebep olan, icra emri süresi içinde çocuğun tekrar kaçırılmasının önüne geçilmesinin sağlanması istenmiştir.

Maddenin ikinci fıkrasında, bu Kanun gereğince verilen geçici tedbir kararlarının, niteliğine göre, ilgili Cumhuriyet başsavcılığınca, Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu veya ilgili diğer kurum ve kuruluşlar aracılığıyla yerine getirileceği belirtilmiştir.

Kaynak: TBMM 23. Dönem S. Sayısı 33 · tasarı/teklifin madde 18 gerekçesi

Madde 19

Adli destek ve mağdur hizmetleri müdürlüğünün yetkisi

2 değişiklik

(1) Çocuğun iadesi ve şahsî ilişki kurulmasına dair ilâmın icrası sırasında, çocuğu yanında alıkoyan kişi bulunmaz veya hemen bulundurulması mümkün olmazsa ilâmın yerine getirilmesi yokluğunda yapılır.

(2) Çocuğu alıkoyan kişi adli destek ve mağdur hizmetleri müdürlüğünün isteği halinde, çocuğun bulunabileceği yerleri derhal göstermek zorundadır. Bu yerler gerektiğinde zorla açtırılır.[2]

Madde gerekçesi

2004 sayılı Kanunun 80 inci maddesi dikkate alınarak yazılan bu maddenin birinci fıkrasında, çocuğun iadesi veya şahsî ilişki kurulmasına dair ilâmın icrası sırasında, çocuğun yanında bulunduğu kişi bulunmaz veya hemen bulundurulması mümkün olmaz ise ilâmın gıyabında yerine getirileceği hükme bağlanmıştır.

Maddenin ikinci fıkrası uyarınca çocuğun yanında bulunduğu kişi, çocuğun bulunabileceği yerleri göstermekle zorunlu tutulmuş ve icra müdürünün bu yerleri gerektiğinde zorla açtırma yetkisine sahip olduğu belirtilmiştir.

Kaynak: TBMM 23. Dönem S. Sayısı 33 · tasarı/teklifin madde 19 gerekçesi

Madde 20

Kolluk kuvvetlerinin görevleri

1 değişiklik

(1) Zor kullanma hususunda bütün kolluk kuvvetleri adli destek ve mağdur hizmetleri müdürlüğünün yazılı başvurusu üzerine kendisine yardım etmek ve emirlerini yerine getirmekle yükümlüdür.[3]

Madde gerekçesi

Maddede, 2004 sayılı Kanunun 81 inci maddesindeki hükmü tekrar edilmektedir.

Buna göre kolluk kuvvetleri icra müdürlüğünün yazılı başvurusu üzerine yardım etmek ve emirlerini yerine getirmekle yükümlüdür.

Kaynak: TBMM 23. Dönem S. Sayısı 33 · tasarı/teklifin madde 20 gerekçesi

Madde 21

Koruma tedbirlerinin yerine getirilmesi

1 değişiklik

(1) Çocuk hakkında alınacak her türlü koruma tedbirleri sırasında, fiziksel ve zihinsel yönden zarar görmemesi için 5395 sayılı Kanunun Dördüncü Kısım hükümleri uyarınca psikolog, pedagog, sosyal çalışmacı, çocuk gelişimci ve rehber öğretmen gibi uzmanlar, bunların yeterli sayıda olmaması hâlinde ise öğretmen hazır bulundurulur.[4]

Madde gerekçesi

Madde, çocuğun korunması amacıyla düzenlenmiştir. İcra ve İflâs Kanununun, çocukların teslimine ve çocukla şahsî ilişki kurulmasına dair ilâmların icrasının, icra müdürü ile birlikte Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu tarafından görevlendirilen sosyal çalışmacı, pedagog, psikolog veya çocuk gelişimcisi gibi bir uzmanın, bunların bulunmadığı yerlerde bir eğitimcinin hazır bulunması suretiyle yerine getirilmesini düzenleyen 25/b maddesine yollama yapılmıştır.

Kaynak: TBMM 23. Dönem S. Sayısı 33 · tasarı/teklifin madde 21 gerekçesi

Madde 22

Teslim işlemlerinin ertelenmesi

1 değişiklik

(1) İlamın yerine getirilmesinin, çocuğun fiziksel ve duygusal yönden gelişimini ağır bir tehlike altında bırakacağının uzman tarafından tespit edilmesi durumunda, adli destek ve mağdur hizmetleri müdürlüğü tarafından, talep üzerine veya re'sen söz konusu tehlike ortadan kalkıncaya kadar teslim işlemleri ertelenir.

Madde gerekçesi

Madde, çocukların korunması amacıyla düzenlenmiştir. Çocuğun iadesi veya şahsî ilişki kurulması hakkında bir kararın yerine getirilmesinin, çocuğun fiziksel veya duygusal yönden gelişimini ağır bir tehlike altında bırakacağının uzman tarafından tespit edilmesi durumunda, icra müdürü tarafından talep üzerine veya kendiliğinden söz konusu tehlike ortadan kalkıncaya kadar icranın erteleneceği hükme bağlanmıştır.

Kaynak: TBMM 23. Dönem S. Sayısı 33 · tasarı/teklifin madde 22 gerekçesi

Madde 23

Çocuğun iadesi

(1) İade veya şahsî ilişki kurulmasına dair kararların icrası suretiyle çocuğun teslimi ancak başvuruda bulunanın veya tayin edeceği bir kişi yahut kurum yetkilisinin huzurunda yerine getirilir.

Madde gerekçesi

Maddede, iade veya şahsî ilişki kurulmasına dair kararların icrası suretiyle çocuğun iadesi, başvuruda bulunanın veya tayin edeceği kişi yahut kurum yetkilisinin hazır bulunması şartına bağlanmıştır. Uygulamada, genellikle başvuran şahıs veya kurum yabancı ülkede bulunduğu için iade veya şahsî ilişki kurulmasına dair kararın icrasında çocuğun kime teslim edileceği hususu ciddi sorun arz etmektedir. Bu hükümle, icra suretiyle çocuğun teslim edilemediği hallerde ortaya çıkan sorunların bertaraf edilmesi amaçlanmıştır.

Kaynak: TBMM 23. Dönem S. Sayısı 33 · tasarı/teklifin madde 23 gerekçesi

Madde 24

Çocuğun yerinin değiştirilmemesi

(1) Mahkemece, talep üzerine veya re'sen iade ya da şahsî ilişki kurulması işlemleri sonuçlanıncaya kadar çocuğun yerinin takibi için aşağıdaki geçici tedbirlerden birine ya da birden fazlasına karar verilebilir:

a) Çocuğun yurt dışına çıkışının geçici olarak durdurulması.

b) Çocuk adına pasaport alınması veya yenilenmesi işlemlerinin durdurulması.

c) Çocuğun okul, muhtarlık veya nüfus kayıtlarının alınması veya değiştirilmesi işlemlerinin durdurulması.

d) Pasaport veya kimlik kayıtlarına dava süresince el konulması.

e) Çocuğun tayin edilen sürelerde yetkili makamlarca kontrol edilmesi.

f) Bu maksatla öngörülen diğer her türlü tedbirler.

Madde gerekçesi

Maddede, mahkemece talep üzerine veya kendiliğinden iade ya da şahsî ilişki kurulması işlemleri sonuçlanıncaya kadar çocuğun yerinin izlenmesi için hal ve şartlar da göz önünde tutularak maddede yazılı geçici tedbirlere karar verilebileceği hükme bağlanmıştır. Uygulamada çocuğun iadesi veya şahsî ilişki kurulması işlemleri devam ederken veya iade sürecinde, çocuğun yanında bulunduğu kişi tarafından kötü niyetli olarak adresinin değiştirilmesi, gizlenmesi hatta başka bir ülkeye kaçırılması sebebiyle çocuğun teslim edilememesi, ciddi sorunların ortaya çıkmasına yol açmaktadır. Madde hükmü sorunlara çözüm getirilmesi bakımından gerekli görülmüştür.

Maddede, çocuk ve yanında bulunduğu şahsın hürriyetinin kısıtlanması söz konusu olup, böyle önemli bir konunun şartları, hüküm ve sonuçları özel hükümlerin konulmasını zorunlu kılmıştır.

Kaynak: TBMM 23. Dönem S. Sayısı 33 · tasarı/teklifin madde 24 gerekçesi

Madde 25

Yaptırım

1 değişiklik

(1) Çocuğun iadesine veya şahsî ilişki kurulmasına dair ilâmların icrası sırasında çocuğu gizleyen veya ilâmın icrasından sonra tekrar kaçıran taraf ile bu fiillere iştirak edenler ve bu Kanuna göre yapılan tebliğ, tedbir ve emirlere uymayanlar hakkında, 5395 sayılı Kanunun 41/F maddesi hükmü uygulanır.[6]

Madde gerekçesi

Maddede uluslararası nitelikte çocuğun iadesi veya şahsî ilişki kurulması konusunda verilmiş bir karara aykırı olarak çocuğu gizleyen veya ilâmın icrasından sonra tekrar kaçıran taraf ile bu eylemlere iştirak edenlerin yaptırıma tâbi tutulması düzenlenmiştir.

Kaynak: TBMM 23. Dönem S. Sayısı 33 · tasarı/teklifin madde 25 gerekçesi

Madde 26

Çocuğun giderleri

(1) Bir aile yanına veya paralı özel bir kurum ya da benzeri teşekküllere yerleştirilen çocuğun giderleri Devletçe ödenir. Ödenecek bu meblağ mahkemece verilecek bir kararla tespit edilir.

(2) Haksız yere ödeme yapılmasına sebebiyet veren ilgililere karşı Devletin, genel hükümler uyarınca rücû hakkı saklıdır.

Madde gerekçesi

Madde, 2253 sayılı Kanunun 33 üncü maddesi hükmünden kısmen değiştirilmek suretiyle alınmıştır. Maddenin birinci fıkrasına göre bu Kanunun 10 uncu maddesi uyarınca bir aile yanına veya paralı özel bir kurum ya da benzeri teşekküllere yerleştirilen küçüğün giderleri Devletçe ödenir. Zira, Uluslararası Çocuk Kaçırmanın Hukukî Veçhelerine Dair Sözleşmenin 26 ncı maddesine Devletimiz tarafından çekince konulduğundan söz konusu giderlerin ilgililerden tahsil edilmesi cihetine gidilmiştir.

Maddenin ikinci fıkrasında, haksız yere ödeme yapılmasına sebebiyet veren ilgililere karşı Devlet'in, genel hükümler uyarınca rücû hakkının saklı olduğu belirtilmiştir.

Kaynak: TBMM 23. Dönem S. Sayısı 33 · tasarı/teklifin madde 26 gerekçesi

Madde 27

Yargılama masrafları

(1) Bu Kanunun uygulanmasından doğan dava ve işler harca tâbi değildir. Yargılama masrafları kovuşturma ödeneğinden karşılanır. Bununla birlikte yargılama masrafları davayı kaybedene yükletilir.

(2) Şu kadar ki; başvuruda bulunan adına bir avukat veya müşavirin katılımından doğan masraflar ile çocuğun iadesi sebebiyle doğan masraflar kovuşturma ödeneğinden karşılanmaz.

Madde gerekçesi

Bu madde Sözleşmenin 26 ncı maddesinin, "Her merkezî makamın Sözleşmeyi uygularken kendi masraflarını karşılar" hükmü dikkate alınarak düzenlenmiştir. Maddenin birinci fıkrasında, bu Kanunun uygulanmasından doğan dava ve işlerin harca tâbi olmadığı, yargılama masraflarının ise kovuşturma ödeneğinden karşılanacağı, bununla birlikte 1086 sayılı Kanundaki genel kurala uygun olarak, yargılama masraflarının davayı kaybedene yükletileceği belirtilmektedir.

Maddenin ikinci fıkrası, Türkiye'nin Sözleşmenin 26 ncı maddesinin üçüncü fıkrasına, kanunî danışman ve müşavirlerin katılımından doğan masraflar ile çocuğun iadesi sebebiyle doğan masrafları üstlenmeyeceği şeklinde koymuş olduğu çekince hükmünü karşılamaktadır.

Kaynak: TBMM 23. Dönem S. Sayısı 33 · tasarı/teklifin madde 27 gerekçesi

Madde 28

Adlî yardım

(1) Bu Kanunun uygulanmasında başvuruda bulunan, adlî yardımdan yararlanabilir.

Madde gerekçesi

Madde, Sözleşmenin, taraf bir devletin vatandaşları ile bu devlette mutat meskeni bulunan şahısların Sözleşmenin uygulanması ile ilgili bütün konularda, diğer taraf devlette, bu devletin vatandaşları ile aynı şartlarla adlî yardıma hak kazanacaklarını öngören 25 inci maddesi hükmü göz önünde tutularak düzenlenmiştir. Madde uyarınca başvuruda bulunan, Türk hukukunun öngördüğü usul ve şartlarda adlî yardımdan yararlanma hakkına sahiptir.

Kaynak: TBMM 23. Dönem S. Sayısı 33 · tasarı/teklifin madde 28 gerekçesi

Beşinci Bölüm

Son Hükümler

Madde 29

Usûl hükümleri

1 değişiklik

(1) Bu Kanunda hüküm bulunmayan hallerde; 22/11/2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medenî Kanununun aile hukukuna ilişkin hükümleri ile 18/6/1927 tarihli ve 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu, 9/1/2003 tarihli ve 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun, (…)[7] 24/5/1983 tarihli ve 2828 sayılı Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Kanunu ve 3/7/2005 tarihli ve 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu hükümleri uygulanır.

Madde gerekçesi

Bu Kanunda hüküm bulunmayan konularda, Türk Medeni Kanununun aile hukukuna ilişkin hükümleri ile Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu, Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun ve İcra ve İflâs Kanunu, Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Kanunu ve Çocuk Koruma Kanunu hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiştir.

Kaynak: TBMM 23. Dönem S. Sayısı 33 · tasarı/teklifin madde 29 gerekçesi

Geçici Madde 1

(1) Bu Kanun hükümleri 1/8/2000 tarihinden sonra meydana gelen bu Kanun kapsamındaki dava ve işler hakkında da uygulanır.

Madde gerekçesi

Madde, Sözleşmenin 35 inci maddesinin birinci fıkrası hükmüyle ilgili bulunmaktadır. Sözleşme ancak ilgili devletler açısından yürürlüğe girmesinden sonra meydana gelen çocuğun kaçırılması veya haksız olarak alıkonulması hallerinde uygulama alanı bulabilecektir. Buna göre, çocuğun kaçırılmadan ve haksız olarak alıkonulmadan önce mutat meskeninin bulunduğu devlet yahut çocuğun kaçırıldığı ya da haksız olarak alıkonulduğu devlet bu fiillerin gerçekleştiği sırada Sözleşmeye taraf değilse bu Sözleşme hükümleri uygulanmaz. Sözleşme Türkiye yönünden 1.8.2000 tarihinde yürürlüğe girdiği cihetle maddede, bu Kanun hükümlerinin 1.8.2000 tarihinden sonra meydana gelen bu Kanun kapsamındaki dava ve işler hakkında uygulanacağı vurgulanmıştır.

Kaynak: TBMM 23. Dönem S. Sayısı 33 · tasarı/teklifin geçici madde 1 gerekçesi

Madde 31

Yürütme

(1) Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.

5717 SAYILI KANUNA EK VE DEĞİŞİKLİK GETİREN MEVZUATIN VEYA

ANAYASA MAHKEMESİ TARAFINDAN İPTAL EDİLEN HÜKÜMLERİN

YÜRÜRLÜĞE GİRİŞ TARİHİNİ GÖSTERİR LİSTE

Değiştiren Kanunun/ KHK’nin/ İptal Eden Anayasa Mahkemesi Kararının Numarası 5717 Sayılı Kanunun Değişen veya İptal Edilen Maddeleri Yürürlüğe Giriş Tarihi
7343 18, 19, 20, 21, 22, 25, 29 30/11/2021
Madde gerekçesi

Yürütme maddesidir.

Kaynak: TBMM 23. Dönem S. Sayısı 33 · tasarı/teklifin madde 31 gerekçesi

Dipnotlar

  1. [1]24/11/2021 tarihli ve 7343 sayılı Kanunun 50 nci maddesiyle bu madde başlığı “İcra müdürlüğünün yetkisi” iken metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.
  2. [2]24/11/2021 tarihli ve 7343 sayılı Kanunun 50 nci maddesiyle bu fıkrada yer alan “icra müdürlüğünün” ibaresi “adli destek ve mağdur hizmetleri müdürlüğünün” şeklinde değiştirilmiştir.
  3. [3]24/11/2021 tarihli ve 7343 sayılı Kanunun 51 inci maddesiyle bu fıkrada yer alan “icra müdürlüğünün” ibaresi “adli destek ve mağdur hizmetleri müdürlüğünün” şeklinde değiştirilmiştir.
  4. [4]24/11/2021 tarihli ve 7343 sayılı Kanunun 52 nci maddesiyle bu fıkrada yer alan “İcra ve İflâs Kanununun 25/b maddesinde öngörülen hükümler uygulanır” ibaresi “5395 sayılı Kanunun Dördüncü Kısım hükümleri uyarınca psikolog, pedagog, sosyal çalışmacı, çocuk gelişimci ve rehber öğretmen gibi uzmanlar, bunların yeterli sayıda olmaması hâlinde ise öğretmen hazır bulundurulur” şeklinde değiştirilmiştir.
  5. [5]24/11/2021 tarihli ve 7343 sayılı Kanunun 53 üncü maddesiyle bu madde başlığı “İcranın ertelenmesi” iken metne işlendiği şekilde, birinci fıkrada yer alan “icra müdürü” ibaresi “adli destek ve mağdur hizmetleri müdürlüğü” ve “icra ertelenir” ibaresi “teslim işlemleri ertelenir” şeklinde değiştirilmiştir.
  6. [6]24/11/2021 tarihli ve 7343 sayılı Kanunun 54 üncü maddesiyle bu fıkrada yer alan “İcra ve İflâs Kanununun 341 inci maddesi hükümleri” ibaresi “5395 sayılı Kanunun 41/F maddesi hükmü” şeklinde değiştirilmiştir.
  7. [7]24/11/2021 tarihli ve 7343 sayılı Kanunun 55 inci maddesiyle bu fıkrada yer alan “9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu,” ibaresi madde metninden çıkarılmıştır.