Tasarı/teklif madde 1
→ yürürlükteki madde 1Hazırlanan madde ile, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre ikmalen, resen, idarece tarh edilen vergi, resim, harçlar, fon payı ve bunlara bağlı vergi cezalarından, maddenin yürürlüğe girildiği tarih itibarıyla; vergi mahkemeleri, bölge idare mahkemeleri ve Danıştay nezdinde dava açma süresi geçmemiş veya ihtilaflı bulunanlar için, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihi takip eden ayın sonuna kadar aynı Kanunun uzlaşmaya ilişkin hükümlerine göre uzlaşma talep edilmesi ve uzlaşma sonucu tahakkuk eden vergi, resim, harçlar, fon payları ile bunlara bağlı vergi cezalarının ve bu madde kapsamında yapılan uzlaşma tarihine kadar hesaplanacak gecikme faizlerinin, ilk taksit uzlaşma tutanağının düzenlendiği ayı takip eden aydan başlamak ve 18 ayda 18 eşit taksitte tamamen ödenmesi şartıyla uzlaşmaya konu tutardan kalan alacakların tahsilinden vazgeçilmesi öngörülmektedir.
Madde kapsamına 213 sayılı Kanunda yer alan uzlaşma müessesesinin kapsam dışı bıraktığı 344 üncü maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca vergi ziyaı cezası kesilen tarhiyata ilişkin vergi ve cezalar ile usulsüzlük ve özel usulsüzlük cezaları da alınmaktadır.
Böylece, yargı mercileri nezdinde ihtilaflı olan alacakların bir an önce Hazineye intikali ve ihtilaflı dosyaların tasfiye edilerek yargı mercilerinin iş yükünün hafifletilmesi amaçlanmaktadır.
Madde kapsamına maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önceki dönemlere, beyana dayanan vergilerde bu tarihten önce verilmesi gereken beyannamelere ilişkin tarhiyatlar girmektedir. Mükelleflerin madde hükmünden yararlanabilmeleri için tarh edilen vergi, resim, harçlar ve fon payları ile kesilen cezalara karşı dava açmamaları, açılmış davalardan uzlaşma tutanağını imzaladıkları tarihte vazgeçmeleri şartı getirilmektedir.
İhtilafa ilişkin nihai kararın kesinleşmiş olması halinde madde hükmünden yararlanılamayacağı belirtilerek maddenin yürürlük tarihinden önce kesin olarak sonuçlanmış ihtilaflara ilişkin alacakların yeniden uzlaşma yolu ile ödenmesinin mümkün olmayacağı ifade edilmektedir.
Madde hükümlerinden yararlanmak üzere başvuruda bulunan ve açtıkları davalardan vazgeçen mükelleflerin, ihtilafları ile ilgili olarak daha önce verilmiş ve kanun yolu tüketilmemiş kararlar uyarınca, taraflara tebliğ edilip edilmediğine bakılmaksızın, işlem yapılmayacağı belirtilerek ileride madde hükmüne göre ödeme yapmayan mükelleflerce yeniden ihtilaf yaratılmasının önüne geçilmektedir.
Madde kapsamında uzlaşma sağlanan alacakların maddede öngörülen sürede tamamen ödenmemesi halinde, ilk tarhiyata ilişkin ihbarnamenin tebliğ tarihini takip eden otuzuncu gün itibarıyla tahakkuk eden tutarlar ve bunlara ilişkin gecikme faizi ve gecikme zamlarının 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre ödeme emri tebliğine gerek kalmaksızın aynı Kanun hükümlerine göre cebren takip ve tahsil edileceği belirtilerek madde ile sağlanan imkandan yararlanmak için öngörülen şartları yerine getirmeyen mükellefler hakkında ne şekilde işlem yapılacağı açıklığa kavuşturulmaktadır.
Maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla uzlaşma veya tarhiyat öncesi uzlaşma talebinde bulunulmuş, henüz uzlaşma günü verilmemiş veya uzlaşma günü gelmemiş ya da uzlaşmanın vaki olmadığına dair tutanağa yazılan nihai teklifin kabulü için henüz süre geçmemiş alacaklara ilişkin uzlaşma talepleri ile ilgili olarak mükelleflere madde hükmünden yararlanmak ya da 213 sayılı Kanun hükümlerine göre uzlaşmanın sonuçlandırılmasını talep etmek konusunda tercih verilmek suretiyle uygulamada karşılaşılabilecek bu durumlara da açıklık getirilmektedir.
Ayrıca, taksit ödeme süresince uzlaşılan tutarlara gecikme zammı uygulanmayacağı belirtilmekte, taksitlerin süresinde ödenmemesinin müeyyidesi ise gecikme zammından daha ağır bir oranda belirlenmek suretiyle taksitlerin zamanında ve tam ödenmesi teşvik edilmektedir.
Maddenin uygulamasına ilişkin usul ve esasları belirleme ve maddeden yararlanmak için başvuru süresini bir aya kadar uzatma yetkisi Maliye Bakanına verilmektedir.