İçeriğe geç
Yürürlükte Temel kanun 11. hâli

Araştırma, Geliştirme ve Tasarım Faaliyetlerinin Desteklenmesi Hakkında Kanun

Kanun numarası
5746
Kabul tarihi
28.02.2008
Resmî Gazete
12.03.2008 / 26814
Düstur
5. tertip, cilt 47
Son değişiklik
21.05.2026
Madde sayısı
8

Kaynak: TBMM 23. Dönem S. Sayısı 95 (Esas No: 1/483) · belgeyi aç · TBMM kaydı . Gerekçeler kanun tasarısı ya da teklifi üzerine yazılmıştır; komisyon ve Genel Kurul görüşmelerinde madde numaraları değişebilir. Her gerekçe, metni en çok benzeyen yürürlükteki maddeye bağlanmıştır.

Genel gerekçe

Günümüzün küreselleşen dünyasında rekabet gücü, uzun dönemde sürdürülebilir büyüme sürecinin ana belirleyicilerinden biri haline gelmiştir. Göreceli olarak rekabet gücü düşük olan ülkeler yüksek rekabet gücüne sahip ülkelerin pazarı haline gelmekte ve dışa bağımlılıkları artmaktadır.

Ülkelerin rekabet gücünü belirleyen temel faktörlerin başında ülkenin mevcut teknoloji seviyesi gelmektedir.

Uzun dönemde fiziki sermaye gibi ekonomik büyümenin belirleyicilerinin verimi azalırken, Ar-Ge, teknoloji ve insan kaynakları yatırımlarında sabit ve artan verim koşulları geçerli olabilmektedir.

Dolayısıyla, yenilikçilik kültürü, teknolojik gelişme ve onu besleyen Ar-Ge yatırımları, bilim adamı ve araştırmacı sayısı ve kalitesi, giderek yeni bilgilere ve buluşlara daha bağımlı hale gelen günümüz ekonomilerinin uluslararası rekabet gücünü artırmaktadır.

Tek başına kaynak varlığına ve düşük maliyet avantajına dayalı alanlarda uzmanlaşmayı öngören karşılaştırmalı üstünlük anlayışının küresel rekabet koşulları karşısında geçerliliği azalmıştır. Ulusal rekabet gücünü artırmak isteyen ülkelerin yüksek Ar-Ge yoğunluğuna, yüksek yenilikçilik becerisine ve yüksek katma-değer üretmeye dayanan rekabet üstünlüğü anlayışına geçmeleri gerekmektedir.

Bunun için devletlerin siyasi ve ekonomik istikrara dayalı olarak sürdürülebilir büyümeyi sağlaması ve koruması, insan kaynaklarına yeterli yatırımı yapması, Ar-Ge harcamalarını doğrudan ve dolaylı olarak destekleyerek ekonominin bilgi ve teknolojik altyapısını güçlendirmesi, girişimciliği özendirmesi, işletmeleri yatırıma ve üretime odaklayarak yatırım ortamının güvence altına alması gerekmektedir.

Bu kapsamda, rekabet gücünün korunması ve geliştirilmesi, devletin en önemli ekonomik fonksiyonlarından biri haline gelmiştir. Devletin yeni işlevlerinden birisi, artan global rekabet ortamında, özel sektöre uygun Ar-Ge, yatırım ve büyüme ortamı sunarak küresel rakipleri karşısında rekabet üstünlüğü sağlayacak uzun vadeli makroekonomik politikaların uygulanmasıdır.

Uluslararası istatistiklere bakıldığında, Ar-Ge yoğunluğu (Ar-Ge harcamalarının GSYİH içindeki payı) yüksek olan, Ar-Ge harcamalarına bütçeden ve GSYİH’dan en çok pay ayıran ülkelerin ulusal rekabet güçlerinin de daha ileride olduğu görülmektedir.

Uluslararası rekabet ve faktör hareketlerinin uluslararası ölçekte transfer edilmesindeki kolaylık sonucu oluşan ekonomik yapıda "zamanında, hızlı, yeniliğe açık ve esnek üretim modeline" sahip olmak bir ekonominin uluslararası rekabet gücünü belirlemede kilit rol oynamaktadır.

Ülkemiz ekonomisindeki son yıllardaki gelişmeler incelendiğinde cari işlemler dengesine ilişkin rakamların ön plana çıktığı görülmektedir. Türkiye ekonomisinin cari işlemler dengesi analiz edildiğinde ise, cari açığın genelde dış ticaret açığından kaynaklandığı görülmektedir.

Dış ticaret açığını azaltacak önlemlerden biri makine, teçhizat ve ara malları ithalatının, diğer bir deyişle ileri teknoloji gerektiren ürünler ile ilgili dışa bağımlılığın azaltılmasıdır. Bu yönde bir gelişme, ülkemiz ekonomisinin ithalata bağımlı yönünü azaltarak dış ticaret dengemizi güçlendirecektir. Zira günümüzde katma değeri yüksek birçok ürünü, teknolojik üretimden bağımsız düşünmek güç bulunmaktadır. Bu açıdan, ülkemizde ileri teknoloji konusunda yaşanacak gelişmelerin birçok alanda olduğu gibi cari işlemler dengesi üzerinde de olumlu etkileri kısa sürede görülebilecektir.

İleri teknolojiye dayanan ürünlerin geliştirilmesi, ileri teknolojiye dayanan üretimde artış gibi konularda bir ilerleme kaydedilebilmesi, ülke çapında teknoloji politikalarının planlanması, araştırma-geliştirme faaliyetlerine destek verilmesi ve bazı teşvikler getirilmesi, rekabet öncesi işbirliğinin geliştirilmesi gibi ulusal politikalar ile sağlanabilecek kapsamlı bir konudur. Günümüz ticari hayatında, hızla gelişen teknoloji ile birlikte üretim ortamı her geçen gün yenilenmektedir. Bu yeni yapıda "araştırma-geliştirme", "tasarım", "rekabet öncesi işbirliği" gibi dolaylı nitelikteki üretim maliyetlerinin toplam üretim maliyetleri içindeki payı artmaktadır.

Yenilikçi ve ileri teknoloji kullanım eksikliği, ülkemizdeki üretim faktörleri kullanılarak üretilen ürünlerin tüketiciye sunulabilecek nihai haline, yurtdışındaki üretim faktörleri kullanılarak getirilmesine ve bu da ülkemiz açısından verimsizliğe ve kaynak çıkışına neden olmaktadır. Bütün bunların sonucunda da ülkemiz ekonomisinin rekabet gücü azalmaktadır. Ülkemizde işletmelerle ilgili temel sorunlardan biri de, "tasarım yönetimi", "araştırma-geliştirme yönetimi" gibi konularda ortak bir stratejinin gelişmemiş olmasıdır. Bu durumda her bir şirket veya proje sahibi kendi stratejisini oluşturmak için kendi yatırımını yapmakta ve bu da ölçek ekonomilerinden elde edilebilecek tasarrufu engellemektedir.

Uzun Vadeli Strateji çerçevesinde hazırlanan Dokuzuncu Kalkınma Planında istikrar içinde büyüyen, gelirini daha adil paylaşan, küresel ölçekte rekabet gücüne sahip, bilgi toplumuna dönüşen, AB’ye üyelik için uyum sürecini tamamlamış bir Türkiye vizyonu belirlenmiş ve bu çerçevede rekabet gücünün artırılması gerekliliği üzerinde durulmuştur. Bu amaçla, Ar-Ge harcamalarının GSYİH içindeki payı ve harcamalarda özel sektörün ağırlığının artırılması hedeflenmiştir. 2007-2009 Orta Vadeli Mali Planında da, Ar-Ge harcamalarının GSYİH içindeki payının artırılması yönündeki politikaların uygulanmasına devam edileceği belirtilmiştir.

Ülkemizde Ar-Ge faaliyetlerini teşvik etmek amacıyla, 2004 yılından itibaren Kurumlar Vergisi ve Gelir Vergisi Kanunları uyarınca mükelleflere Ar-Ge harcamalarının % 40’ını matrahlarından indirme imkanı tanınmış olup, bu tasarı ile söz konusu oran %100’e çıkarılmaktadır.

Diğer taraftan, üniversiteler, araştırma kurum ve kuruluşları ile sanayinin işbirliğini sağlamak ve Ar-Ge faaliyetlerini artırmak amacıyla 26/6/2001 tarihli ve 4691 sayılı Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Kanunu yürürlüğe konulmuştur. Bu Kanun çerçevesinde bugüne kadar 26 adet teknoloji geliştirme bölgesi (teknopark) kurulmuştur. Bu bölgelerde kurulan şirketlerin münhasıran Ar-Ge ve yazılım faaliyetlerinden elde ettikleri kazançlar, gelir ve kurumlar vergisinden istisna edilmiş, bu şirketlerde çalışan Ar-Ge personelinin ücretleri de gelir vergisinden istisna edilmiştir. Bu Tasarıyla, bir adım daha ileriye gidilerek bu bölgelerde yapılan Ar-Ge faaliyetlerinde çalışan ve ücreti gelir vergisinden istisna olan personelin bu çalışmaları karşılığında elde ettikleri ücretleri üzerinden hesaplanan sigorta primi işveren hissesinin yarısının da Hazinece karşılanması öngörülmektedir.

Bu Tasarıyla, Ar-Ge faaliyetinin üretimle de buluşturulması amacıyla belirli bir sayının üzerinde Ar-Ge personeli istihdam eden sermaye şirketleri bünyesinde kurulacak Ar-Ge merkezlerine yönelik destekler öngörülmektedir.

Ayrıca, bu Tasarı kapsamında desteklenmesi öngörülen Ar-Ge merkezleri ve Ar-Ge projeleri vasıtasıyla bir yandan yurtdışındaki Türk araştırmacıların yurt içinde istihdam edilmesi için gerekli ortam ve imkanların temin edilmesi, diğer yandan ihtiyaç duyulan alanlarda yabancı araştırmacıların Türkiye’de istihdam edilmelerinin sağlanması öngörülmektedir.

Öte yandan, orta vadede yurt içi üretimin ithalat bağımlılığının ve dolayısıyla cari açığın azaltılması amacıyla sanayide kullanılan ithal ara girdilerin yurt içinde üretilmesini sağlayacak mekanizmaların geliştirilmesi gerekmektedir. Bu çerçevede, bu tasarıyla, sanayide Ar-Ge faaliyetlerinin yaygınlaştırılması sağlanarak, özellikle yüksek teknolojili ara girdilerin yurt içinde üretilmesi mümkün hale getirilecektir.

Bu çerçevede hazırlanan Tasarı ile;

- Sürdürülebilir büyümenin sağlanması, - Ar-Ge faaliyetlerinin desteklenmesi suretiyle rekabet gücünün artırılması, - Ar-Ge harcamalarının GSYİH içindeki payının yükseltilmesi, - Katma değeri yüksek mal ve hizmet üretiminin artırılması, - Verimliliğin artırılması suretiyle üretim maliyetlerinin düşürülmesi, - Araştırmacı ve nitelikli işgücü istihdamının desteklenmesi, - Yurtdışındaki Türk araştırmacıların yurt içinde istihdamının özendirilmesi, - Ar-Ge kapsamındaki doğrudan yabancı yatırımların ülkeye girişinin hızlandırılması, - Rekabet öncesi işbirliği projelerinin geliştirilmesi ve teşvik edilmesi, hedeflenmektedir.

Yine Tasarıyla; yenilikçiliğe odaklanarak, istihdamı gelişmiş, katma değeri yüksek ürünler üreten, bu sayede verimliliği ve rekabetçiliği yüksek bir ekonomik ortam oluşturulması, böylelikle;

ülkemizin uluslararası rekabet gücünü artıracak, ithalat bağımlılığını azaltacak, ihracatını artıracak, yenilikçilik kapasitesini geliştirecek, dünyadaki gelişmelere uygun bir altyapı oluşturulması; teşebbüsün, yenilikçiliğin ve verimliliğin teşvik edilmesi amaçlanmaktadır.

Madde gerekçeleri

Tasarı/teklif madde 1

→ yürürlükteki madde 2

Maddenin birinci fıkrası ile, Kanunun amacı; Ar-Ge ve yenilik yoluyla ülke ekonomisinin uluslararası düzeyde rekabet edebilir bir yapıya kavuşturulması için teknolojik bilgi üretilmesini, üründe ve üretim süreçlerinde yenilik yapılmasını, ürün kalitesi ve standardının yükseltilmesini, verimliliğin artırılmasını, üretim maliyetlerinin düşürülmesini, teknolojik bilginin ticarileştirilmesini, rekabet öncesi işbirliklerinin geliştirilmesini, teknoloji yoğun üretim, girişimcilik ve bu alanlara yönelik yatırımlar ile Ar-Ge’ye ve yeniliğe yönelik doğrudan yabancı sermaye yatırımlarının ülkeye girişinin hızlandırılmasını, Ar-Ge personeli ve nitelikli işgücü istihdamının artırılmasını desteklemek ve teşvik etmek olarak belirlenmiştir.

Kanun kapsamında, Küçük ve Orta Ölçekli Sanayi Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı tarafından 12/4/1990 tarihli ve 3624 sayılı Kanuna göre oluşturulan teknoloji merkezleri (teknoloji merkezi işletmeleri) ile maddede tanımlanan Ar-Ge merkezleri, Ar-Ge projesi, rekabet öncesi işbirliği projeleri ve teknogirişim sermayesine ilişkin destek ve teşvik unsurları yer almaktadır.

Maddenin üçüncü fıkrası ile; Kanunun uygulamasında “Araştırma ve geliştirme faaliyeti (Ar-Ge)”, “yenilik”, “Ar-Ge personeli” ve “destek personeli” ifadelerinden ne anlaşılması gerektiği belirtilmektedir. “Ar-Ge merkezi”nin, dar mükellef kurumların Türkiye’deki işyerleri dahil olmak üzere, kanuni ve iş merkezi Türkiye’de bulunan sermaye şirketlerinin organizasyon yapısı içinde ayrı bir birim şeklinde örgütlenmiş, münhasıran yurtiçinde araştırma ve geliştirme faaliyetlerinde bulunan ve en az 50 tam zaman eşdeğer Ar-Ge personeli istihdam eden, yeterli Ar-Ge birikimi ve yeteneği olan birimleri; “Ar-Ge projesi”nin amacı, kapsamı, genel ve teknik tanımı, süresi, bütçesi, özel şartları, diğer kurum, kuruluş, gerçek ve tüzel kişilerce sağlanacak ayni ve/veya nakdi destek tutarları, sonuçta doğacak fikri mülkiyet haklarının paylaşım esasları tespit edilmiş ve Ar-Ge faaliyetlerinin her safhasını belirleyecek mahiyette ve bilimsel esaslar çerçevesinde hazırlanan projeyi; Teknogirişim sermayesi: Örgün öğrenim veren üniversitelerin herhangi bir lisans programından bir yıl içinde mezun olabilecek durumdaki öğrenci, yüksek lisans veya doktora öğrencisi ya da lisans, yüksek lisans veya doktora derecelerinden birini ön başvuru tarihinden en çok beş yıl önce almış kişilerin, teknoloji ve yenilik odaklı iş fikirlerini, desteği veren merkezi yönetim kapsamındaki kamu idareleri tarafından desteklenmesi uygun bulunan bir iş planı çerçevesinde, katma değer ve nitelikli istihdam yaratma potansiyeli yüksek teşebbüslere dönüştürebilmelerini teşvik etmek için yapılan sermaye desteğini, “Rekabet Öncesi İşbirliği Projeleri”nin birden fazla kuruluşun ölçek ekonomisinden yararlanmak suretiyle verimliliği artırmak, mevcut duruma göre daha yüksek katma değer sağlamak üzere rekabet öncesinde ortak parça veya sistem geliştirmek ya da platform kurabilmek amacıyla yürütecekleri, Ar-Ge faaliyetlerine yönelik olarak yapılan ve fizibiliteye dayanan işbirliği anlaşması kapsamında, bilimsel niteliği olan projeleri ifade edeceği öngörülmektedir.

Rekabet öncesi işbirliği projeleri ile işletmeler, benzer amaçlar için kullanacakları girdi ürünlerin üretilmesi için yapacakları her türlü harcama ile ürün geliştirme faaliyetlerini birleştirerek ölçek ekonomisi etkisi de elde ederek maliyet tasarrufu sağlamak ve verimliliklerini artırmak olanağına kavuşmuş olacaklardır. Böylelikle, aynı sektörde yer alıp birbirleriyle rekabet eden firmaların, bu rekabete başlamadan önce veya üretim safhasında teknolojiye, Ar-Ge’ye, tasarıma özgü bilgi ve deneyimlerinin birleştirebilmesi, özellikle üretimlerinde ortak kullandıkları bir takım girdilerin üretiminde maliyet avantajı ve verimlilik artışı sağlamaları mümkün olacaktır.

Tasarı/teklif madde 2

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

Maddenin birinci fıkrasında; teknoloji merkezi işletmelerinde, Ar-Ge merkezlerinde, kamu kurum ve kuruluşları ile kanunla kurulan vakıflar tarafından veya uluslararası fonlarca desteklenen Ar-Ge ve yenilik projelerinde ve teknogirişim sermaye desteklerinden yararlananlarca gerçekleştirilerek araştırma, geliştirme ve yenilik harcamalarının tamamı ile 500 ve üzerinde tam zaman eşdeğer Ar-Ge personeli istihdam eden Ar-Ge merkezlerinde ayrıca o yıl yapılarak aktifleştirilen Ar- Ge harcamasının bir önceki yıla göre artışının yarısının Ar-Ge indirimi olarak, 13/6/2006 tarihli ve 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 10 uncu maddesine göre kurum kazancının ve 31/12/1960 tarihli ve 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 89 uncu maddesi uyarınca ticari kazancın tespitinde indirim konusu yapılabileceği, ayrıca bu harcamaların, 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununa göre aktifleştirilmek suretiyle amortisman yoluyla itfa edileceği belirtilmektedir. Kazancın yetersiz olması nedeniyle ilgili hesap döneminde indirim konusu yapılamayan tutarın ise, sonraki hesap dönemlerine devredileceği ve devredilen tutarların, takip eden yıllarda 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununa göre her yıl tespit edilen yeniden değerleme oranında artırılarak dikkate alınacağı öngörülmektedir.

Maddenin ikinci fıkrasında; teknoloji merkezi işletmelerinde, Ar-Ge merkezlerinde, kamu kurum ve kuruluşları ile kanunla kurulan vakıflar tarafından veya uluslararası fonlarca desteklenen ya da TÜBİTAK tarafından yürütülen Ar-Ge ve yenilik projeleri, teknogirişim sermaye desteklerinden yararlanan işletmelerde ve rekabet öncesi işbirliği projelerinde çalışan Ar-Ge ve destek personelinin (kamu personeli hariç) bu çalışmaları karşılığında elde ettikleri ücretleri üzerinden hesaplanan gelir vergisinin doktoralı olanlar için yüzde doksanının, diğer personel için yüzde sekseninin verilecek muhtasar beyanname üzerinden tahakkuk eden vergiden indirilmek suretiyle terkin edileceği hükme bağlanmaktadır.

Maddenin üçüncü fıkrasında; teknoloji merkezi işletmelerinde, Ar-Ge merkezlerinde, kamu kurum ve kuruluşları ile kanunla kurulan vakıflar tarafından veya uluslararası fonlarca desteklenen ya da TÜBİTAK tarafından yürütülen Ar-Ge ve yenilik projeleri ile rekabet öncesi işbirliği projelerinde ve teknogirişim sermaye desteklerinden yararlanan işletmelerde çalışan (kamu personeli hariç) Ar-Ge ve destek personeli ile 26/6/2001 tarihli ve 4691 sayılı Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Kanununun geçici 2 nci maddesi uyarınca ücreti gelir vergisinden istisna olan personelin bu çalışmaları karşılığında elde ettikleri ücretleri üzerinden hesaplanan sigorta primi işveren hissesinin yarısının, her bir çalışan için 5 yıl süreyle Maliye Bakanlığı bütçesine konulacak ödenekten karşılanacağı hükme bağlanmaktadır.

Maddenin dördüncü fıkrasında, Kanun kapsamında Ar-Ge ve yenilik faaliyetleri ile ilgili olarak düzenlenen kağıtların damga vergisinden istisna olacağı hükme bağlanmaktadır.

Maddenin beşinci fıkrasında; 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununa göre merkezi yönetim kapsamındaki kamu idareleri tarafından bu Kanunun 1 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendindeki koşulları taşıyanlara bir defaya mahsus olmak üzere teminat alınmaksızın 100.000 Yeni Türk Lirasına kadar teknogirişim sermayesi desteği verileceği, bu fıkra uyarınca yılı bütçesinde Ar-Ge projelerinin desteklenmesi amacıyla ödeneği bulunan 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununa göre merkezi yönetim kapsamındaki kamu idarelerinin tümü tarafından yapılan ödemelerin toplamı, her takvim yılı için 10.000.000 Yeni Türk Lirasını geçemeyeceği, ve bu tutarların, takip eden yıllarda 213 sayılı Vergi Usul Kanununa göre her yıl belirlenen yeniden değerleme oranında artırılmak suretiyle uygulanacağı hükmü getirilmektedir.

Maddenin altıncı fıkrasında; rekabet öncesi işbirliği projelerinde, işbirliğini oluşturan kuruluşların bu işbirliğine yaptıkları katkıların, işbirliği protokolünde belirlenen kuruluşlardan biri adına açılacak özel bir hesapta izleneceği ve bu hesaba aktarılan tutarların harcamanın yapıldığı dönemde katkı sağlayan kuruluşların Ar-Ge harcaması olarak kabul edileceği hükme bağlanmaktadır. Diğer taraftan, özel hesaba aktarılan tutarların başka bir amaç için kullanılması mümkün bulunmamakta olup, bu tutarlar proje özel hesabı açan kuruluşun kazancının tespitinde de gelir olarak dikkate alınmayacaktır.

Maddenin yedinci fıkrasında; Ar-Ge ve yenilik faaliyetlerinde bulunanların, kamu kurum ve kuruluşları, kanunla kurulan vakıflar ile uluslararası fonlardan aldıkları desteklerin özel bir fon hesabında tutulacağı, bu fonun, Gelir ve Kurumlar Vergisi Kanunu’na göre vergiye tabi kazancın tespitinde dikkate alınmayacağı hükme bağlanmaktadır. Ancak, fonun, elde edildiği hesap dönemini izleyen beş yıl içinde sermayeye ilave dışında başka bir hesaba nakledilmesi veya işletmeden çekilmesi halinde, bu fonun gelir sayılmaması nedeniyle zamanında tahakkuk ettirilmeyen vergiler ziyaa uğratılmış sayılacaktır.

Tasarı/teklif madde 3

→ yürürlükteki madde 4

Madde ile, Kanunun uygulama esasları belirlenmekte, getirilen destek ve teşvik uygulamalarının genel esasları düzenlenmektedir.

Maddenin birinci fıkrasında; Kanun kapsamındaki teşvik ve destek unsurlarından yararlananların öngörülen nitelikleri taşıdıklarına yönelik tespitlerin en geç üç yıllık süreler itibarıyla yapılacağı öngörülmektedir.

Maddenin ikinci fıkrasında; Kanunun 2 nci maddesinde belirtilen gelir vergisi stopajı ve sigorta primi işveren hissesine ilişkin teşviklerden yararlanacak olan destek personelinin tam zaman eşdeğeri sayısının, toplam tam zamanlı Ar-Ge personeli sayısının yüzde onunu geçemeyeceği hükme bağlanmaktadır.

Maddenin üçüncü fıkrasında; Kanunda öngörülen asgari Ar-Ge personeli sayısının hesabında, fiilen ve tam zamanlı olarak çalışan personelin üçer aylık dönemler itibarıyla ortalamasının esas alınacağı hükmüne yer verilmektedir.

Maddenin dördüncü fıkrasında; Kanunda öngörülen şartların ihlali veya teşvik ve destek unsurlarının amacı dışında kullanılması zamanında tahakkuk ettirilmemiş vergiler yönünden vergi ziyaı doğmuş sayılacağı ve sağlanan vergi dışı desteklerin 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre ve gecikme zammı uygulanmak suretiyle tahsil edileceği hükme bağlanmaktadır.

Maddenin beşinci fıkrasında; Kanun kapsamındaki indirim, istisna, destek ve teşviklerden yararlananların, ayrıca 31/12/1960 tarihli ve 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 89 uncu maddesinin birinci fıkrasının (9) numaralı bendi ile 13/6/2006 tarihli ve 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 10 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 29/1/2004 tarihli ve 5084 sayılı Yatırımların ve İstihdamın Teşviki ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun aynı mahiyetteki hükümlerinden ayrıca yararlanamayacağı hükmüne yer verilmektedir. Ar-Ge ve destek personeli dışında kalan personelin 5084 sayılı Kanunda öngörülen destek ve teşvik unsurlarından yararlanmaya devam edeceği tabiidir.

Maddenin son fıkrasında ise; bu Kanunun uygulamasına ilişkin usul ve esasların, TÜBİTAK’ın görüşü alınmak suretiyle Sanayi ve Ticaret Bakanlığı ile Maliye Bakanlığınca birlikte çıkarılacak yönetmelikle belirleneceği hükme bağlanmaktadır.

Tasarı/teklif madde 4

→ yürürlükteki madde 5

Madde ile, Ar-Ge destek ve teşviklerini düzenleyen bazı kanunların ilgili maddelerinde değişiklik yapılmaktadır.

Halihazırda, Ar-Ge faaliyetlerini teşvik etmek amacıyla, 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu ve 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu uyarınca gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerine Ar-Ge harcamalarının % 40’ını matrahlarından indirme imkanı tanınmıştır. Bu Kanun ile; söz konusu oran %100’e çıkarılmaktadır. Böylelikle, Ar-Ge harcamalarının %100’ünün yapıldığı yılda vergi matrahından indirilmesi imkanı getirilmektedir.

Tasarı/teklif madde 6

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

Yürütme maddesidir.

Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabiî Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji