Bu madde kapsamında, belediyelere gönderilecek paylardan yapılacak kesintiler konusunda temel hükümler ihdas edilmektedir. Öncelikle, il özel idareleri ve belediyelere, genel bütçe vergi gelirleri tahsilatından ayrılacak paylar ile bu Kanunda ve diğer Kanunlarda bu idarelere verilmesi öngörülen payların vergi hükmünde olduğu ifade edilmiştir. Bu çerçevede, genel bütçeden gönderilen payların hukuki çerçevesi çizilmiş ve bu gelirlerin, 5393 sayılı Belediye Kanununun 15 inci maddesinin son fıkrasındaki, “Belediyenin proje karşılığı borçlanma yoluyla elde ettiği gelirleri, şartlı bağışlar ve kamu hizmetlerinde fiilen kullanılan malları ile belediye tarafından tahsil edilen vergi, resim ve harç gelirleri haczedilemez”. hükmü uyarınca haczedilmesinin önlenmesi amaçlanmıştır.
Yapılacak kesintiler bakımından ise, il özel idareleri ve belediyeler ile bu idarelere bağlı kuruluşların, 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre takip edilen Devlete olan borçları, 28/3/2002 tarihli ve 4749 sayılı Kamu Finansmanı ve Borç Yönetiminin Düzenlenmesi Hakkında Kanun kapsamında tanımlanan Hazine alacağı niteliğindeki borçları, İller Bankasına olan borçları ile sosyal güvenlik kuruluşlarına olan borçlarına karşılık, bu idareler adına her ay genel bütçe vergi gelirleri tahsilat toplamı üzerinden ayrılacak tutarların, alacaklı idarelerin talebi üzerine, ilgisine göre Maliye Bakanlığı veya İller Bankası tarafından kesinti yapılarak alacaklı idarelere ödenmesi benimsenmiştir.
Madde metninde yapılan başka bir düzenleme ise, sosyal güvenlik primleri ile emekli kesenekleri ödenmesi konusunda yeni bir düzenleme getirmektedir. Buna göre, il özel idareleri ve belediyeler ile bunların bağlı kuruluşları tarafından kanuni süresinde bildirilen sosyal güvenlik primleri ile emekli kesenekleri, bu primlere ait bildirimin verildiği aya ilişkin olarak, mahalli idareler adına genel bütçe vergi gelirlerinden ayrılan paydan, bu madde uyarınca yapılacak tüm kesintilerden önce ve ikinci fıkraya göre yapılacak kesinti oranına bağlı olmaksızın, ilgisine göre Maliye Bakanlığı veya İller Bankası tarafından kesilerek ilgili idarelere aktarılacaktır. Bu şekilde tahsil edilen primler, vade tarihinde tahsil edilmiş sayılacak ve kesinti yoluyla tahsil edilemeyen primlerin, kesintinin yapılması gereken ay içinde ilgili idareler tarafından ödenmesi halinde bu şekilde tahsil edilen tutara ayrıca gecikme zammı hesaplanmayacaktır.
Ayrıca, yapılacak kesintilerin oranlarını alacakların nev'ine göre ayrı ayrı veya topluca belirlemeye, kesinti ve mahsup işlemlerine ilişkin diğer usul ve esasları tespit etmeye Hazine Müsteşarlığının bağlı olduğu Bakan yetkilidir.
Görüldüğü gibi, mahalli idarelere genel bütçe vergi gelirlerinden ayrılan paylar ile bu Kanunda öngörülen diğer paylardan sadece kanunlarda öngörülmesi halinde kesinti yapılması; kesinti miktarının faiz ve anapara dahil olmak üzere söz konusu payların hiçbir surette yüzde 40’ını geçmemesi hüküm altına alınmaktadır. Görüldüğü gibi, yapılan bu düzenleme ile, mahalli idarelerinin gelirlerinden siyasi tercihlere göre kesinti yapılması engellenmiş ve mahalli hizmetlerin kesintisiz olarak sunulmasını sağlayacak asgari bir gelirin güvence altına alınması amaçlanmıştır.