Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun (AATUHK)
- Kanun numarası
- 6183
- Kabul tarihi
- 21.07.1953
- Resmî Gazete
- 28.07.1953 / 8469
- Düstur
- 3. tertip, cilt 34
- Son değişiklik
- 21.05.2026
- Madde sayısı
- 132
Metin içindeki değişiklik notlarından ve dipnotlardan derlenmiştir. Toplam 132 kayıt.
-
21 Mayıs 2026
-
Eski ifade
ellibin Yeni Türk LirasınıYeni ifadebir milyon Türk lirasınıDeğişikliğin gerekçesi
Maddeyle, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 48 inci maddesinde değişiklik yapılarak, madde kapsamında yapılacak tecillerde azami taksit süresi 36 aydan 72 aya çıkarılmakta ve teminatsız tecil tutarı ellibin Türk Lirasından bir milyon Türk Lirasına yükseltilmektedir.
-
-
28 Temmuz 2024
-
Eski ifade
her türlü ödemelerde,Yeni ifadeher türlü ödemelerde (mahkeme kararları ve icra dairelerinin ödeme veya icra emirleri üzerine yapılacak ödemeler dâhil),Değişikliğin gerekçesi
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanuna, 4/6/2008 tarihli ve 5766 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunda ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunla eklenen 22/A maddesi ile bazı ödeme ve işlemler sırasında Hazine ve Maliye Bakanlığına bağlı tahsil dairelerine vadesi geçmiş borcun bulunmadığına ilişkin belge arama zorunluluğu getirilmesine ilişkin düzenleme yapılmış ve bu maddede 28/11/2017 tarihli ve 7061 sayılı Bazı Vergi Kanunları ile Diğer Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile yapılan değişiklik sonucunda, 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanununa tabi kamu idareleri ile bu idarelere bağlı döner sermaye işletmelerinin her türlü ödemelerinde vadesi geçmiş borcun bulunmadığına ilişkin belge aranılması zorunluluğu getirmeye Hazine ve Maliye Bakanının yetkili olduğu düzenlenmiştir.
Maddenin verdiği yetki çerçevesinde, bu idarelerin “mahkeme ilamları ve icra emirleri” üzerine yapacakları ödemelerde de bu zorunluluğun aranılacağına dair Seri:A Sıra No:l Tahsilat Genel Tebliğinde yapılan düzenleme, Hazine ve Maliye Bakanına bu idarelerin “her türlü ödemelerinde” bu zorunluluğu getirebileceğine yönelik hükme rağmen, “mahkeme ilamları ve icra emirleri üzerine yapılacak ödemelerin Bakana verilen yetki kapsamında olmadığı” gerekçesiyle Danıştay kararıyla iptal edilmiştir.
Maddeyle bu idarelerce, mahkeme kararları ve icra dairelerinin ödeme veya icra emirleri üzerine yapılacak ödemelerde de borcu yoktur belgesi aranılması yönünde Hazine ve Maliye Bakanına yetki verilmesine yönelik düzenleme yapılmaktadır.
-
-
27 Aralık 2023
-
Değişikliğin gerekçesi
Haciz işlemlerinin hızlı, etkin ve dinamik bir yapıda yürütülmesi, haciz tatbiki sırasında gelişen bilgi ve iletişim teknolojilerinin kullanılması ve gelişen teknolojiye uygun yeni usul ve esaslarının belirlenmesi zorunluluk haline gelmiştir.
Bu kapsamda, maddeyle 6183 sayılı Kanunun 78 inci maddesinde değişiklik yapılmakta ve haciz zaptının elektronik ortamda düzenlenmesine imkân sağlanmaktadır.
Ayrıca, yeni düzenleme ile haciz zaptının elektronik ortamda düzenlenmesine ilişkin usul ve esasları belirlemeye Hazine ve Maliye Bakanlığı yetkili kılınmaktadır.
-
Eski ifade
31/12/2023Yeni ifade31/12/2028Değişikliğin gerekçesi
Maddeyle, özelleştirme kapsamına alınan kuruluşlar dahil 233 sayılı Kanun Hükmünde Kararname hükümlerine tâbi iktisadi devlet teşekkülleri ve kamu iktisadi kuruluşları ile bunların müesseseleri, bağlı ortaklıkları ve iştirakleri, faaliyeti devam eden kamu bankaları, büyükşehir belediyeleri, belediyeler, il özel idareleri ve bunlara ait tüzel kişilerin veya bunlara bağlı müstakil bütçeli ve kamu tüzel kişiliğini haiz kuruluşlar ile borcunu ödemede çok zor duruma düştüğü inceleme raporu ile tespit edilen diğer mükelleflerin, Devlete ait olan ve 6183 sayılı Kanun kapsamına giren borçlarına karşılık, mülkiyeti bu idarelere ait ve üzerinde herhangi bir takyidat bulunmayan taşınmazlarından merkezi yönetim kapsamındaki kamu idarelerince ihtiyaç duyulanlar ile 29/6/2001 tarihli ve 4706 sayılı Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi ve Katma Değer Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun kapsamında değerlendirilecek olanların bütçenin gelir ve gider hesapları ile ilişkilendirilmeksizin satın alınmasına imkan veren ve 31/12/2023 tarihinde sona erecek olan 6183 sayılı Kanunun geçici 8 inci maddesinin uygulama süresi 31/12/2028 tarihine uzatılmaktadır.
-
-
22 Haziran 2023
-
1 Temmuz 2022
-
Eski ifade
teminat mektubuYeni ifade10 uncu maddenin birinci fıkrasının (2) numaralı bendinde yazılı teminatların
-
21 Nisan 2022
-
15 Nisan 2021
-
Değişikliğin gerekçesi
Maddeyle, artırma sonucunda kendisine ihale edilen malı almaktan vazgeçen kişilerin ödemeleri gereken yıllık %5 oranındaki faiz yerine tecil faizi oranında faiz alınmasına yönelik düzenleme yapılmaktadır.
Ayrıca, birinci artırmada talip çıkmaması veya ihale edilen malın alıcısı tarafından alımından vazgeçilmesi sonrasında yapılan ikinci artırmada mal kendisine ihale edilen kişinin bu malı almaktan vazgeçmesi halinde bu kişinin sorumluluğu netleştirilmekte ve ikinci ihale bedeli, diğer zararlar ve tecil faizi oranında faiz alınarak malın ikinci ihale alıcısına terk edileceği düzenlenmektedir. Bu durumda dahi mal birinci defa kendisine ihale olunan kişinin, iki ihale bedeli arasındaki fark, diğer zararlar ve tecil faizi oranında faizi ödeme sorumluluğu devam etmektedir.
-
Değişikliğin gerekçesi
Maddeyle, gayrimenkullerin elektronik ortamda satışına imkân sağlayacak düzenleme yapılmaktadır. Ayrıca, satış komisyonunun kimlerden oluşacağına ilişkin hüküm kaldırılarak Kanunu tatbik etmekle görevli idarelerin yapılarına uygun komisyon oluşumuna imkan sağlamak amacıyla satış komisyonunun oluşumunun alacaklı amme idarelerince belirlenmesi hükmü getirilmekte, komisyonların çalışma usul ve esaslarını belirlemeye Hazine ve Maliye Bakanlığı yetkili kılınmaktadır.
-
Değişikliğin gerekçesi
Maddeyle, gayrimenkul kendisine ihale olunan kimsenin bedeli ödememesi nedeniyle ihalenin feshedilmesi durumunda bu kişinin sorumlu olacağı tutarlar netleştirilmektedir.
-
Değişikliğin gerekçesi
Maddeyle, gayrimenkul kendisine ihale olunan kimsenin bedeli ödememesi nedeniyle ihalenin feshedilmesi durumunda bu kişinin sorumlu olacağı tutarlar netleştirilmektedir.
-
Değişikliğin gerekçesi
Maddeyle, gayrimenkul kendisine ihale olunan kimsenin bedeli ödememesi nedeniyle ihalenin feshedilmesi durumunda bu kişinin sorumlu olacağı tutarlar netleştirilmektedir.
-
Değişikliğin gerekçesi
Maddeyle, menkul ve gayrimenkul malların elektronik ortamda satışına imkan sağlanmaktadır. Bu şekilde, satıştan daha çok kişinin haberdar olması, açık artırmaya katılımın en üst düzeye çıkarılması, malın gerçek değerinde satılması, alıcıların satış mahalline gelmeksizin elektronik ortamda teklif vererek satışın kısa sürede sonuçlandırılması amaçlanmaktadır. Bununla birlikte, elektronik ortamda yapılacak satışın teklif verme suretiyle yapılacağı, menkul malın elektronik ortamda satılacak olması halinde menkul mallar için zorunluluk arz etmeyen satış ilanının zorunlu olarak yapılacağı, satışa ilişkin farklı mecralarda yapılan ilan ile elektronik ortamda yapılan ilan metinleri arasında farklılık bulunması halinde elektronik ortamda yapılan ilanın esas alınacağı, elektronik ortamda satışa sunulan mala ilişkin artırma sonucunun izleyen ilk iş günü elektronik ortamda ilan edileceği düzenlenmektedir.
Ayrıca, artırma tarihinden önce teklif almaya, tekliflerde asgari artırım bedelini, teklif verme sürelerini, alınacak teminat türünü, artırma sonucunu belirten ilanda yer alacak hususlar ile elektronik ortamda yapılacak satışa ilişkin diğer usul ve esasları belirlemeye Hazine ve Maliye Bakanlığı yetkili kılınmaktadır.
-
15/4/2021 tarihli ve 7316 sayılı Kanunun 1 inci maddesiyle, bu fıkranın birinci cümlesinde yer alan “Menkul mallar,” ibaresinden sonra gelmek üzere “elektronik ortamda veya” ibaresi dördüncü cümlesinde yer alan “değer düşüklüğüne uğrayacağı anlaşılan mallar” ibaresinden sonra gelmek üzere “ile muhafazası tehlikeli veya masraflı olan mallar” ibaresi eklenmiştir.
Değişikliğin gerekçesi
Maddeyle, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 85 inci maddesinde değişiklik yapılmakta ve muhafazası tehlikeli veya masraflı olan menkul malların da pazarlık usulü ile satılmasına imkân sağlanmaktadır.
Ayrıca, bu Teklifle 6183 sayılı Kanuna 97/A maddesi eklenerek menkul malların elektronik ortamda da satışı mümkün hale geldiğinden mevcut maddeye eklenen yeni fıkra ile asıl alıcıların artırmaya iştirak ederek malın gerçek değerinde satılmasını sağlamak amacıyla, artırmaya iştirak edecek kişilerden teminat alınmasına yönelik düzenleme yapılmakta ve malın türü ve değeri ile satış şeklini esas alarak teminat alınmayacak halleri belirlemeye ve teminat olarak para yerine teminat mektubu alınması hususlarında karar vermeye alacaklı amme idarelerine yetki verilmektedir.
-
-
2 Temmuz 2018
-
Eski ifade
nizamname ve talimatnamelerYeni ifademevzuat -
2/7/2018 tarihli ve 700 sayılı KHK’nin 28 inci maddesiyle, bu bentte yer alan “, kararname” ibaresi madde metninden çıkarılmıştır.
-
Eski ifade
Bakanlar KuruluYeni ifadeCumhurbaşkanı -
Eski ifade
Bakanlar KuruluYeni ifadeCumhurbaşkanı -
Eski ifade
Bakanlar KuruluYeni ifadeCumhurbaşkanı -
Eski ifade
İcra Vekilleri HeyetiYeni ifadeCumhurbaşkanı -
Eski ifade
Bakanlar KuruluYeni ifadeCumhurbaşkanı -
Eski ifade
Bakanlar KuruluYeni ifadeCumhurbaşkanı
-
-
21 Mart 2018
-
21/3/2018 tarihli ve 7103 sayılı Kanunun 93 üncü maddesiyle, bu maddenin 27/3/2018 tarihini izleyen aybaşında yürürlüğe gireceği hüküm altına alınmıştır.
-
28 Şubat 2018
-
28 Kasım 2017
-
Eski ifade
7Yeni ifade15 -
Eski ifade
kredi kartı kullanılmakYeni ifadekredi kartı, banka kartı ve benzeri kartlar kullanılmak -
Eski ifade
7Yeni ifade15 -
Eski ifade
7Yeni ifade15 -
Eski ifade
7Yeni ifade15 -
Eski ifade
7Yeni ifade15
-
18 Mayıs 2017
-
Değişikliğin gerekçesi
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanuna eklenmesi önerilen madde ile vergisel yükümlülüklerini süresinde yerine getirmiş ancak öngörülemeyen nedenlerle son bir yıl içinde borçlarını ödeyememiş vergi mükelleflerinin anılan Kanunun 48 inci maddesinde düzenlenmiş olan tecil müessesine göre daha uygun şartlarda borçlarını taksitlendirerek ödeyebilmelerine imkân sağlanması amaçlanmaktadır.
Bu kapsamda vergiye uyumu yüksek olan mükelleflere çok zor duruma düştükleri zaman yerine getirmeleri gereken ödeme yükümlülüklerini kolaylaştıracak düzenleme yapılmaktadır.
-u— Maddeye göre yapılacak tecil işlemi, başvuru tarihinden önceki 1 yıl süresince ödenmemiş ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu kapsamında olup, genel bütçeye gelir kaydedilen vergi, resim ve harçlar ile vergi cezaları, gecikme zam ve faizleri ile sınırlı tutulmaktadır.
Madde hükmünden, en az 3 yıl süreyle gelir veya kurumlar vergisi mükellefi olan, başvuru tarihinden geriye doğru 3 yıl içerisinde vergi kanunlarına göre vergi dairelerine verilmesi gereken tüm vergi beyannamelerini süresinde vermiş, son bir yıllık borcunu, borç ödemede hüsnüniyet sahibi olmasına rağmen ödeyememiş mükellefler yararlanabilecektir.
6183 sayılı Kanunun 48 inci maddesine göre tecil edilmiş veya özel kanunlara göre ödeme planına bağlanmış borcu bulunan mükellefler de, vadesi 1 yılı geçmemiş borçları için madde hükmünden faydalanabileceklerdir.
Madde kapsamında tecil edilen alacaklara, 6183 sayılı Kanunun 48 inci maddesine göre belirlenen oranda faiz tatbik edilecektir.
Madde kapsamında yapılacak tecilde, tahsil daireleri itibarıyla tecil edilen borçların toplamı; beşyüz bin Türk Lirasını (bu tutar dâhil) aşmadığı takdirde teminat şartı aranılmayacak, aşması durumunda ise beşyüz bin Türk Lirasını aşan kısmın 96 25'i oranında teminat alınacaktır.
Madde ile, Bakanlar Kurulu, teminatsız tecil tutarını; on katına kadar artırmaya, yarısına kadar indirmeye, yeniden kanuni tutarına getirmeye, zorunlu teminat oranını 9050'ye kadar artırmaya, sıfıra kadar indirmeye, yeniden kanuni orana getirmeye, tecil edilecek gecikme zammını, Türkiye İstatistik Kurumunun her ay için belirlediği Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksinin (Yİ-ÜFE) aylık değişim oranları esas alınarak hesaplatmaya, borçlunun çok zor durum halininin tespitinde kullanılacak kriterleri belirlemeye, belirlenen kriterler çerçevesinde borçluların çok zor durum halini derecelendirmeye ve bu dereceleri dikkate alarak, 36 aya kadar olan tecil süresini 60 aya kadar uzatmaya, yürürlükteki faiz oranından farklı faiz oranı belirlemeye yetkili kılınmıştır.
Ayrıca Bakanlar Kurulu, alacaklı diğer amme idarelerinin hangi alacaklarının madde kapsamında tecil edilebileceğini, madde kapsamında uyumlu borçluları ve uyumlu borçluların belirlenmesinde kullanılacak kriterleri belirlemeye yetkilidir.
Maliye Bakanı, tecil edilecek amme alacağını tür ve tutar olarak belirlemeye, tecilde taksit zamanlarını, taksit ödemelerinin başlayacağı ayı, tecil talep tarihini takip eden aydan başlamak üzere 12 ayı geçmeyecek şekilde belirlemeye, ödeme dönemlerinin azami altı ayda bir yapılacak şekilde düzenlemeye ve tecilde diğer şartları belirlemeye yetkili kılınmaktadır.
Maliye Bakanı tecil yetkisini, sınırlarını açıkça belirtmek ve yazılı olmak şartıyla oluşturulacak tecil komisyonlarına devredebilecektir. Komisyonların teşkili ile çalışma usul ve esasları Maliye Bakanınca belirlenecektir.
Madde kapsamında borcu tecil edilen borçlunun, tecil talep tarihinden itibaren madde kapsamına giren ve | yıl içerisinde tahakkuk edecek borçları da madde hükümlerine göre tecil edilebilecektir.
Madde kapsamında borçları tecil edilecek borçlular hakkında haciz yapılmışsa mahcuz mal, değeri tutarınca teminat yerine geçecektir. Ancak bu durumda hacizlerin hangi hallerde kaldırılacağı ve istenilmesi gereken teminat tutarına açıklık getirilmektedir. Ayrıca, borçlunun faaliyetini sürdürebilmesi, tecilli borcun bir kısmının doğrudan tahsil edilmesi ve malların daha uygun şartlarda (piyasa değerinden) satılmasını sağlamak amacıyla, tecil edilen borcun ikimilyon Türk Lirasını aşmaması ve hacizli malın 6183 sayılı Kanunun 10 uncu maddenin birinci fıkrasının 5 inci bendinde sayılan mallardan olması halinde ve belirli şartlar çerçevesinde borçluya hacizli malı satma izni verilmektedir. Ayrıca, ikimilyon Türk Lirasını aşan tecilli borçlarda, değeri ikimilyon Türk Lirasına kadar olan mahcuz mallar için bu izin verilmektedir.
Tecilli borç tamamen ödeninceye kadar en fazla ikimilyon Türk Liralık malın/malların satılmasına izin verilecektir.
Tecil şartlarına riayet edilmemesi nedeniyle muaccel olan amme alacağının tecili en fazla 2 defa geçerli sayılabilecektir. Ancak, tecil şartlarına riayet edilmemesi halinde tecil talep tarihinden itibaren 5 yıl geçmedikçe bu madde hükümlerinden yararlanılamayacağı düzenlenerek, maddeden borcunu ödemede hüsnüniyet sahibi olanların yararlanması amaçlanmaktadır.
Ayrıca, madde kapsamında tecil edilen amme alacakları hakkında 6183 sayılı Kanunun 48 inci maddesinin yedinci fıkrası hükümlerinin uygulanacağı belirtilmektedir. Söz konusu fıkraya göre, tecil şartlarına riayet edilmemesi, değerini kaybeden teminatın veya mahcuz malların tamamlanmaması veya yerlerine başkalarının gösterilmemesi hallerinde amme alacağı muaccel olacak ve tecil edilen amme alacağının gecikme zammı tatbik edilmeyen alacaklardan olması halinde, ödenen tecil faizleri iade veya mahsup edilmeyecektir.
Bu durumda, tecilli borca karşılık yapılan ödemeler, ödeme tarihleri itibarıyla 6183 sayılı Kanunun 47 nci maddesi dikkate alınmak suretiyle borçlara mahsup edilecektir. Ancak, maddede tecil edilen gecikme zammının Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanmış olması halinde, mahsup işlemlerinde, 6183 sayılı Kanunun 51 inci maddesi göre hesaplanacak gecikme zammı oranları esas alınacağı düzenlenerek, amme borçlularının tecil şartlarına tam olarak riayet etmeleri özendirilmek istenmiştir.
Diğer taraftan, muhtelif kanunlarda vergi borcu bulunmadığına ilişkin şartları içeren düzenlemeler yer almakta olup, söz konusu düzenlemelerde 6183 sayılı Kanunun 48 inci maddesine göre tecil edilen borçların vadesi geçmiş borç olarak değerlendirilmeyeceği, ödeme ve/veya işlemin yapılabileceğine yönelik hükümler yer almaktadır. Madde kapsamında tecil edilen borçların da vadesi geçmiş borç olarak değerlendirilmemesi amacıyla, muhtelif kanunlarda vergi borcu bulunmadığına ilişkin şartları içeren hükümler çerçevesinde 48 inci maddeye yapılan atıfların bu maddeye de yapılacağı düzenlenmiştir.
-
Eski ifade
doğal afetler nedeniyleYeni ifadeMaliye Bakanlığınca
-
-
19 Mart 2015
-
3 Nisan 2013
-
Eski ifade
4706 sayılı Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi ve Katma Değer Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun ek 3 üncü maddesiYeni ifade4706 sayılı Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi ve Katma Değer Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun
-
-
31 Ekim 2012
-
31/10/2012 tarihli ve 6358 sayılı Kanunun 21 inci maddesiyle, bu fıkrada yer alan “tayin etmeye” ibaresinden sonra gelmek üzere “ayrıca 213 sayılı Kanuna göre doğal afetler nedeniyle ilan edilen mücbir sebep hali kapsamındaki amme borçlularının, mücbir sebep halinin sona erdiği tarihe kadar ödemeleri gereken amme borçları ile mücbir sebep nedeniyle ödeme süreleri ertelenen amme borçlarını faiz alınmaksızın veya yürürlükteki faiz oranından daha düşük faiz oranıyla tecil etmeye” ibaresi eklenmiştir.
-
-
31 Mayıs 2012
-
Eski ifade
bu yerin belediye sınırları dışındakiYeni ifadediğerDeğişikliğin gerekçesi
ikametgâhının bulunduğu yer tahsil dairesine ödenmesi esastır. Amme borçlusu, tahsil dairesindeki hesabını bildirmek şartıyla, belediye sınırları dışındaki tahsil dairelerine de ödeme yapabilmektedir.
Günümüzde belediye sayılarındaki artış ve sınırlarındaki genişlemeler nedeniyle, borçlunun aynı belediye sınırları içinde de olsa diğer tahsil dairelerine ödeme yapabilmesi önemli bir ihtiyaç haline gelmiştir. Gerek bu ihtiyaç gerekse Gelir İdaresi Başkanlığının bilişim altyapısının ulaştığı ileri düzey dikkate alınarak, anılan maddede yapılan değişiklik ile amme borçlularının belediye sınırı ayrımı olmaksızın, ilgili tüm tahsil dairelerine ödeme yapmalarına imkân tanınmaktadır. Örneğin; hâlihazırda bir belediye veya büyükşehir belediyesi sınırları içinde ikamet eden amme borçlusu ödemelerini aynı belediye veya büyükşehir belediyesi sınırları içinde ikamet ettiği yer dışındaki diğer tahsil dairelerine yapamamakta iken getirilen düzenleme ile ödemelerin herhangi bir tahsil dairesine yapılabilmesi imkânı getirilmektedir. Böylece amme borçlarının ödenmesi için harcanacak zaman ve diğer maliyetlerin en aza indirilmesi amaçlanmaktadır.
6183 sayılı Kanunun geçici 8 inci maddesinde sayılan kurum ve kuruluşların Devlete ait
-
Eski ifade
29.1.2004 tarihli ve 5084 sayılı KanunYeni ifade29/6/2001 tarihli ve 4706 sayılı Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi ve Katma Değer Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun ek 3 üncü maddesiDeğişikliğin gerekçesi
olan ve anılan Kanun kapsamına giren borçlarına karşılık, mülkiyeti bu kurum ve kuruluşlara ait ve üzerinde herhangi bir sınırlama bulunmayan taşınmazların belirli şartlarla Maliye Bakanlığı tarafından satın alınması suretiyle amme borçlarının terkin edilmesi hususu düzenlenmiştir. Madde ile, söz konusu düzenlemenin uygulama süresi 31/12/2023 tarihine kadar uzatılmakta; daha önce genel ve katma bütçeye dahil dairelerce ihtiyaç duyulan taşınmazlar için öngörülen uygulama, merkezi yönetim kapsamındaki tüm idareleri kapsayacak şekilde genişletilmektedir. Aynı zamanda, 5018 sayılı Kanunla kaldırılan katma bütçe ibaresi nedeniyle ortaya çıkan tereddütler de giderilmektedir.
DİLEK 258(1-17) Ayrıca, 5084 sayılı Kanunda yer alan düzenlemelerin, 5838 sayılı Kanunun 23 üncü maddesi ile 4706 sayılı Kanuna eklenen ek 3 üncü madde ile yeniden düzenlenmiş olması nedeniyle, 6183 sayılı Kanunun birinci fıkrasında yer alan "29.1.2004 tarihli ve 5084 sayılı Kanun" ibaresi "29/6/2001 tarihli ve 4706 sayılı Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi ve Katma Değer Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun ek 3 üncü maddesi" şeklinde değiştirilmektedir. Böylece, bu konuda uygulamada yaşanması olası tereddütlerin giderilmesi amaçlanmaktadır.
Teknolojik gelişmelere paralel olarak ulaştırma, tarım, enerji, sağlık, güvenlik başta
-
-
13 Şubat 2011
-
Değişikliğin gerekçesi
1/1/1954 tarihinde yürürlüğe giren 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanuna 4/6/2008 tarihli ve 5766 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunda ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 5 inci maddesi ile eklenmiş olan 36/A maddesi hükmü, Anayasanın 7/5/2010 tarihli ve 5982 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 3 üncü maddesi ile değişik 23 üncü maddesine aykırı hale gelerek zımnen ilga olmuştur. Önerilen maddeyle 6183 sayılı Kanunun 36/A maddesi yürürlükten kaldırılmaktadır.
-
-
28 Ocak 2010
-
16 Haziran 2009
-
Değişikliğin gerekçesi
Maddeyle, 6183 sayılı Kanunda değişiklikler yapılmaktadır. Maddenin birinci fıkrasının (a) bendi ile, 6183 sayılı Kanunun “Menkul malların haczi” başlıklı 77 nci maddesine bir fıkra eklenerek resmi sicile kayıtlı olan menkul malların haczinin sicillerine işlenmek üzere sicilin tutulduğu daireye tebliğ edilmek suretiyle de yapılacağı hususunda Kanuna açıklayıcı hüküm konularak, mülkiyetin karinesi olan bu kayıtlara işlenen hacizlerin hukuken geçerli olduğu yönündeki Yargıtay içtihatları doğrultusunda düzenleme yapılmaktadır.
Ayrıca, yapılan düzenleme ile resmi sicile kayıtlı olan menkul malların haczi için tahsil dairelerince düzenlenen haciz bildirilerinin, bu kayıtların tutulduğu kurumlara elektronik ortamda tebliğ edilebilmesine ve bu bildirilere verilecek cevapların da elektronik ortamda alınabilmesine imkan verilmektedir. Elektronik ortamın kullanılması sonucunda işlemlere sürat kazandırılarak iş gücünde, posta masraflarında ve kırtasiyede tasarruf sağlanacaktır.
Belirtilen amaçlarla önerilen düzenlemede, elektronik ortamda yapılacak tebligatlar ve bu tebligatlara verilecek cevapların da elektronik ortamda alınmasına ilişkin usul ve esasları belirleme konusunda Maliye Bakanlığına yetki verilmektedir.
Maddenin birinci fıkrasının (b) bendinde yapılan düzenleme ile kamu alacaklarının takibi için tahsil dairelerince gayrimenkullerin ve gemilerin kayıtlı oldukları sicillere işlenmek üzere tebliğ edilecek haciz bildirilerinin elektronik ortamda da tebliğ edilmesini ve cevapların elektronik ortamda alınmasını sağlamak ve elektronik ortamdaki tebligatlara ilişkin usul ve esasları belirlemek amacıyla Maliye Bakanlığına yetki vermek üzere 6183 sayılı Kanunun 88 inci maddesine cümle ilavesi öngörülmektedir. Yapılan bu düzenleme ile elektronik ortamın kullanılması sonucunda işlemlere sürat kazandırılarak iş gücünde, posta masraflarında ve kırtasiyede tasarruf sağlanması amaçlanmaktadır.
-
-
18 Şubat 2009
-
Bu fıkrada yer alan “tahsile yönelik bilgilerin verilmesi sırrın ifşaı sayılmaz.” ibaresi, 18/2/2009 tarihli ve 5838 sayılı Kanunun 32 nci maddesiyle “tahsile yönelik bilgilerin ve 22/A maddesine göre borcun olmadığına dair belgeyi arama zorunluluğu getirilen kurum ve kuruluşlara, ödeme ve işleme taraf olanlara ilişkin borç bilgilerinin verilmesi sırrın ifşaı sayılmaz; bu kurum ve kuruluşlarda vazifeli bulunan kimseler edindikleri bilgileri ifşa ettikleri takdirde birinci fıkra hükmüne göre cezalandırılırlar.” olarak değiştirilmiştir.
-
-
4 Haziran 2008
-
Eski ifade
vergi, resim, harç, ceza tahkik ve takiplerine ait muhakeme masrafı, vergi cezası, para cezası ve gecikme zammı alacakları iki yılı, bu alacaklar dışında kalan amme alacakları ise beş yılıYeni ifadeamme alacağı 36 ayı -
Eski ifade
Amme, tazminat, inzıbati mahiyette olsun olmasın bütün para cezalarınıYeni ifadeAdli ve idari para cezalarını -
Eski ifade
şirketten tahsil imkanı bulunmayanYeni ifadeşirketten tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan -
Eski ifade
iki senelikYeni ifadekanuni -
Eski ifade
şeklinde, daha sonra 28/1/2010 tarihli ve 5951 sayılı Kanunun 2 nci maddesiyle “31/12/2009Yeni ifade31/12/2014
-
23 Ocak 2008
-
28 Mart 2007
-
Eski ifade
vergi dairesi müdürünün yazılı isteği üzerine defterdar,Yeni ifadevergi dairesi müdürünün (5345 sayılı Kanun uyarınca vergi dairesi yetkisini haiz olarak kurulan ve faaliyete geçen vergi dairesi başkanlıklarında, ilgili grup müdürünün ve/veya müdürün) yazılı talebi üzerine defterdar ve/veya vergi dairesi başkanı,
-
-
30 Mart 2006
-
30 Aralık 2004
-
Eski ifade
ihale edilen malın değeri iki bin lirayı aştığı takdirdeYeni ifadeihale edilen malın değeri 50.000 Yeni Türk Lirasını aştığı takdirdeDeğişikliğin gerekçesi
- Maddenin (1) numaralı fıkrasında yapılan değişiklikler 6183 sayılı Amme Alacalarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunda yer alan bazı hadlerin günün ekonomik koşulları dikkate alınarak yeniden belirlenmesine yöneliktir.
(1) numaralı fıkranın (a) bendi ile 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 99 uncu maddesinde ibare değişikliği yapılmaktadır. Söz konusu maddede haciz yoluyla satışı yapılan bir gayrimenkule ilişkin ihalenin feshine yönelik açılan davada duruşma talep edebilme şartlarından biri olarak satışa konu gayrimenkülun belli bir değeri aşması şartı da aranılmaktadır. Bu değer Kanunun kabul edildiği 1953 yılından itibaren iki bin lira olarak günümüze kadar uygulana gelmiştir.
Ancak, günümüz ekonomik şartları ve Yeni Türk Lirasına geçiş süreci nedenleriyle ihalenin feshine yönelik açılan davada duruşma yapılabilmesi için aranılan şartlardan biri olarak gayrimenkulün değerinin arttırılması gereği doğmuştur. Bu amaçla açılan davalarda duruşma yapılabilmesi için ihale edilen malın değeri 50 bin Yeni Türk Lirası olarak belirlenmiştir.
(1) numaralı fıkranın (b) bendi ile de 6183 sayılı Kanunun 114 üncü maddesinde ibare değişikliği yapılmaktadır. Yapılan bu yeni düzenleme ile amme borçlusunun süresinde ödemediği amme alacağının takibi amacıyla düzenlenen ve amme borçlusuna tebliğ edilen ödeme emrinin gereği olarak amme borçlusunun bazı bilgileri bildirmemesi halinde adli mahkemelerde açılan dava sonucunda verilebilecek cezalardan biri olan hafif para cezası hem tutar hem de tür olarak güncellenmektedir.
Yapılan bu düzenleme sonucunda hem mahkemece verilebilecek para cezası adli para cezası ismini alarak 5237 sayılı Türk Ceza Kanununa paralellik sağlanmakta hem de Yeni Türk Lirasına geçişte bu para cezasının tutarı uyumlu hale getirilmektedir. Bu itibarla, 100 liraya kadar olan hafif para cezası 100 Yeni Türk Lirası adli para cezası şeklinde değiştirilmektedir.
Maddenin (2) numaralı fıkrası ile Damga Vergisi Kanununda yer alan azami had Yeni Türk Lirasına uyumda dikkate alınarak günün şartlarına uygun hale getirilmiştir.
Maddenin (3) numaralı fıkrası ile 492 sayılı Harçlar Kanununda yer alan bazı tutarlar Yeni Türk Lirası uygulamalarına uyum sağlamak amacıyla günün ekonomik şartlarına uygun olarak yeniden tespit edilmiş ve harçların ödenmesinde harç pulu kullanımı kaldırılarak harçların makbuz karşılığı tahsili hususunda gereken düzenlemeler yapılmıştır.
Maddenin (4) numaralı fıkrasında yer alan ibare değişiklikleri ile Emlak Vergisi kanununda yer alan bir tutar Yeni Türk lirası olarak yeniden belirlenirken 3030 sayılı Büyükşehir Belediyelerinin Yönetimi Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabulü Hakkında Kanunun yürürlükten kaldırılması ve 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanununun yürürlüğe girmesi nedeniyle ibare değişiklikleri yapılmaktadır.
Maddenin (5) (6) ve (7) numaralı fıkraları ile 3030 sayılı Büyükşehir Belediyelerinin Yönetimi Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabulü Hakkında Kanunun yürürlükten kaldırılması ve 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanununun yürürlüğe girmesine paralel olarak Özel Tüketim Vergisi Kanunu, Gider Vergileri Kanunu ve Belediyelere ve İl Özel İdarelerine Genel Bütçe Vergi Gelirlerinden Pay Verilmesi Hakkında Kanunda ibare değişiklikleri yapılmaktadır. Ayrıca (6) numaralı fıkrada yapılan bir diğer düzenleme ile Türkiye'de görev sözleşmesi uyarınca ulusal egemenlik kapsamında uydu yörünge pozisyonlarının hakları, yönetimi ve işletilmesi yetkisine sahip olan ve yüzde yüz kamu sermayeli olarak 4.2.1924 tarihli ve 406 sayılı Kanuna 16.6.2004 tarih ve 5189 sayılı Kanunla eklenen Ek 33 üncü madde hükmü uyarınca kurulan Türksat Uydu Haberleşme ve İşletme Anonim Şirketi'nin bu kapsamda verdiği hizmetler özel iletişim vergisinden istisna edilmektedir.
Maddenin (8) numaralı fıkrasında (b) bendiyle yapılan ibare değişikliği ile mükellefin kendisi, eşi ve küçük çocuklarına ilişkin olarak yapılan eğitim ve sağlık harcamaları nedeniyle gelir vergisi beyannamesinde beyan edilen gelirlerden indirim olarak dikkate alınabilecek azami tutar söz konusu fıkrada belirtilen şartlarla "beyan edilen gelirin % 5'inden" "beyan edilen gelirin % 10'una" çıkarılmaktadır. Fıkranın (c) ve (d) bentleriyle yapılan değişiklikle menkul sermaye iratlarına ilişkin yeni sistemin yürürlüğe gireceği tarihe kadar, halen uygulanmakta olan geçici maddelerin süresi uzatılmaktadır.
Fıkranın (a) bendiyle yapılan değişiklik damga pulu kullanımının kaldırılmasına paralel bir ibare değişikliğidir.
Maddenin (9) numaralı fıkrasında yapılan ibare değişikliği ile 2.6.1934 tarihli ve 2489 sayılı Kefalet Kanununun 2 nci maddesinde yer alan tutarlar günün ekonomik koşulları da dikkate alınarak 1500 gösterge rakamının memur aylık katsayısı ile çarpımı sonucu bulunacak tutar olarak yeniden belirlenmektedir.
Maddenin (10) numaralı fıkrası ile Noterlerin değerli kağıt bedeli tahsil etmeleri konusunda 1512 sayılı Noterlik Kanununda değişiklikler yapılmaktadır.
Maddenin (11) numaralı fıkrası ile 3100 sayılı Katma Değer Vergisi Mükelleflerinin Ödeme Kaydedici Cihazları Kullanmaları Mecburiyeti Hakkında Kanunun 7 nci maddesinde yapılan değişiklikle, basit usulde vergilendirilen gelir vergisi mükelleflerinin, yeni ödeme kaydedici cihaz almaları halinde bunların bedellerini vergiye tabi kazançlarının tespitinde indirim konusu yapmalarına imkân sağlanmaktadır.
Maddenin (12) numaralı fıkrası ile 20.6.2001 tarihli ve 4684 sayılı Kanunun geçici 3 üncü maddesinin (a) bendinde ifadenin iyileştirilmesi yönünde bir değişiklik yapılmıştır. (13) numaralı fıkra bendi ile Veraset ve İntikal Vergisi Kanununun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının bent sıralamasında oluşan mükerrerlik giderilmekte ve Medeni Kanuna yapılan bir atfa ilişkin düzeltme yapılmaktadır.
Maddenin (14) numaralı fıkrasının (a) bendinde yapılan değişiklik ile Katma Değer Vergisi Kanununun 17 nci maddesinin (2) numaralı fıkrasının (d) bendinde yer alan yönetmelik ibaresi metinden çıkartılmakta, Maliye Bakanlığı istisnaya ilişkin usul ve esasları çıkaracağı tebliğ ile belirleme imkânı tanınmaktadır. Maddenin (14) numaralı fıkrasının (b) bendinde yapılan değişiklik ile ise Katma Değer Vergisi Kanununun geçici 21 inci maddesinde yer alan istisna hükmü 31.12.2006 tarihine kadar uzatılmaktadır.
Maddenin (15) numaralı fıkrasında yer alan düzenleme bu Kanunun 33 üncü maddesi uyarınca Katma Değer Vergisi Kanununun geçici 22 nci maddesinde yapılan değişikliğin sonucu olarak yapılmaktadır. Yapılan değişiklik ile 5255 sayılı Kanunun geçici l inci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan "Katma Değer Vergisi dahil" ibaresi fıkra metninden çıkartılmaktadır.
-
-
17 Eylül 2004
-
16 Temmuz 2004
-
Değişikliğin gerekçesi
- 6183 sayılı Kanunun 62 nci maddesi hükmü uyarınca, kamu alacaklarının takip ve tahsili amacıyla, amme borçlusunun mal varlığının tespit edilebilmesi için yurt çapında mal varlığı araştırması yapılması gerekmektedir. Borçlunun aciz halinin tespiti dahi bu araştırma sonucuna bağlanmıştır.
Mal varlığı araştırması bankaların şubeleri, belediyeler, tapu sicil müdürlükleri ve ilgili diğer kurumlar ile yazışarak yapılmaktadır. Bankaların genel müdürlükleri nezdinde haciz uygulaması yapılamaması, her ilde şubelerle ayrı ayrı ve doğrudan yazışmayı gerektirmektedir. Bir çok kurum ve kuruluş bilgisayar ve otomasyon sistemlerine henüz geçmediği için manyetik ortamda bilgi alışverişi mümkün olmamaktadır. Bu nedenle mal varlığı araştırması yapılırken ilgili kurum ve kuruluşlar ile tek tek yazışma yapılması gerekmektedir. Vergi dairelerinin gönderdiği mal varlığı araştırması/haciz yazılarının yanıtlanması, gerek gönderen gerekse işlemi yapacak olan kurum açısından zaman ve işgücü kaybına neden olmaktadır. Bunun yanı sıra her bir yazışmanın tamamlanması için gerekli olan kırtasiye ve posta masrafları toplamı bugün itibarıyla yalnızca Ankara ili için yaklaşık iki milyar lira civarında tutmaktadır. Bu araştırmanın ülke düzeyinde yapılması nedeniyle toplam masrafın yaklaşık olarak 40 milyar lirayı bulacağı tahmin edilmektedir. Mal varlığı araştırması/haciz yazılarına konu olan amme alacağı çoğu zaman bu rakamın altında olduğu için, amme alacağının tahsili için yapılacak giderler alacaktan fazla olmaktadır.
Maddeye eklenen fıkra ile, mal varlığı araştırması; araştırmanın şekli, alanı, kapsamı, alacağın türü ve tutarı itibarıyla sınırlandırılmak suretiyle yapılabilecek, bu sayede araştırmaya ilişkin yazışmaların sayısının azalmasıyla zaman ve işgücü kayıpları azaltılarak verimlik arttırılacak, buna paralel olarak amme alacaklarının tahsili daha da hız kazanacaktır. E-devlet projesinin sonuçlarının ortaya çıkmaya başlamasıyla birlikte, halen yazışma yapılmak durumunda kalınan kurum ve kuruluşların otomasyon sistemleri kullanılmaya başlanacak, Maliye Bakanlığına tanınan bu yetki ile birlikte, bilfiil yazışmaya gerek kalmadan yapılacak araştırmalar bilgisayar ortamında sonuçlandırılabilecektir.
Diğer taraftan, Maliye Bakanlığına verilen yetki çerçevesinde amme alacağının türü ve alacaklı amme idareleri itibarıyla farklı düzenleme yapılabilecektir.
Ayrıca Maliye Bakanlığı bu yetkisini kullandığı takdirde amme alacağının takibi için yapılacak mal varlığı araştırması borçlunun sadece iş ve ikametgâh adreslerinin bulunduğu iller ile sınırlı olabilecektir.
Buna paralel olarak da 6183 sayılı Kanunda düzenlenen aciz halinin tespitinde de bu sınırlama çerçevesinde yapılan mal varlığı araştırması dikkate alınacaktır.
6183 sayılı Kanunun tahsil zamanaşımı ve tahsil zamanaşımını kesen sebeplere ilişkin hükümleri bütün olarak ele alındığında, getirilen düzenleme ile verilen yetkiye istinaden, mal varlığı araştırmasının sınırlandırılmasına bağlı olarak bir kısım alacaklar zamanaşımına uğrayabilecektir. Ancak getirilen düzenleme ile hedeflenen amaçlar dikkate alındığında, bu alacakların takibi için yapılacak masrafların azaltılması ile alacağın zamanaşımına uğramasından doğabilecek kayıplar dengelenmiş olacaktır.
-
-
23 Mart 2004
-
25 Aralık 2003
-
Bu fıkrada yer alan, "500.000 liraya kadar (500.000 lira dahil)" ibaresi, 25/12/2003 tarihli ve 5035 sayılı Kanunun 48 inci maddesiyle "5.000.000 liraya kadar (5.000.000 lira dahil)" olarak değiştirilmiş, daha sonra bu ibare 18/2/2009 tarihli ve 5838 sayılı Kanunun 32 nci maddesiyle “anlaşılan ve 213 sayılı Kanun kapsamına giren amme alacaklarında 10 Türk Lirasına (10 Türk Lirası dahil), diğer amme alacaklarında 20 Türk Lirasına (20 Türk Lirası dahil) kadar” şeklinde, yine aynı fıkrada yer alan “Bakanlar Kurulu, bu miktarı on katına” ibaresi de “Bakanlar Kurulu, bu tutarları topluca veya ayrı ayrı on katına” olarak değiştirilmiştir.
-
30 Temmuz 2003
-
Değişikliğin gerekçesi
- 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 41 inci maddesinde yapılan düzenleme ile borçlulara, amme borçlarını komisyon karşılığında ya da bir komisyon ödemeksizin banka veya kredi kartı ya da benzeri kartlar ile ödeme kolaylığı sağlanmaktadır. Ayrıca, kredi kartıyla yapılan ödemelerde paranın Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasına aktarılma süresi işlem tarihini takip eden günden itibaren azamî 20 gün olarak belirlenmiş, Maliye Bakanlığına, alacak türleri ve/veya bankalar itibarıyla farklı süreler vermeye, kredi kartı ile yapılacak ödemelerde komisyonsuz veya komisyon bedeli karşılığı ödeme yapılması şekillerinden birini veya her ikisini birlikte kullandırmaya, komisyon bedeli alınmaksızın yapılacak ödemelerde ödeme tarihini vade tarihinden azamî 20 gün öncesine kadar belirlenecek bir tarih ile sınırlamaya yetki verilmektedir.
-
Değişikliğin gerekçesi
- 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 41 inci maddesinde yapılan düzenleme ile borçlulara, amme borçlarını komisyon karşılığında ya da bir komisyon ödemeksizin banka veya kredi kartı ya da benzeri kartlar ile ödeme kolaylığı sağlanmaktadır. Ayrıca, kredi kartıyla yapılan ödemelerde paranın Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasına aktarılma süresi işlem tarihini takip eden günden itibaren azamî 20 gün olarak belirlenmiş, Maliye Bakanlığına, alacak türleri ve/veya bankalar itibarıyla farklı süreler vermeye, kredi kartı ile yapılacak ödemelerde komisyonsuz veya komisyon bedeli karşılığı ödeme yapılması şekillerinden birini veya her ikisini birlikte kullandırmaya, komisyon bedeli alınmaksızın yapılacak ödemelerde ödeme tarihini vade tarihinden azamî 20 gün öncesine kadar belirlenecek bir tarih ile sınırlamaya yetki verilmektedir.
-
Değişikliğin gerekçesi
- 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 41 inci maddesinde yapılan düzenleme ile borçlulara, amme borçlarını komisyon karşılığında ya da bir komisyon ödemeksizin banka veya kredi kartı ya da benzeri kartlar ile ödeme kolaylığı sağlanmaktadır. Ayrıca, kredi kartıyla yapılan ödemelerde paranın Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasına aktarılma süresi işlem tarihini takip eden günden itibaren azamî 20 gün olarak belirlenmiş, Maliye Bakanlığına, alacak türleri ve/veya bankalar itibarıyla farklı süreler vermeye, kredi kartı ile yapılacak ödemelerde komisyonsuz veya komisyon bedeli karşılığı ödeme yapılması şekillerinden birini veya her ikisini birlikte kullandırmaya, komisyon bedeli alınmaksızın yapılacak ödemelerde ödeme tarihini vade tarihinden azamî 20 gün öncesine kadar belirlenecek bir tarih ile sınırlamaya yetki verilmektedir.
-
Değişikliğin gerekçesi
- Bu madde ile 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 41 inci maddesine göre amme alacağını tahsil yetkisi verilen kuruluşlara yapacakları tahsilata yönelik bilgilerin verilmesinin, Kanunun 107 nci maddesinin uygulanması açısından sırrın ifşaı sayılmayacağı yönünde düzenleme yapılmaktadır.
-
Değişikliğin gerekçesi
- Bu madde ile 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun EK 1 inci maddesine bir fıkra eklenmek suretiyle Kanunun 41 inci maddesine göre kredi kartı ve benzeri kartlar kullanılmak suretiyle yapılan ödemelerde, ödeme tutarı tahsilata aracılık yapan kuruluşların 41 inci madde uyarınca kendilerine tanınan sürenin sonunda Hazine hesaplarına intikal ettirildiği, dolayısıyla Hazinenin kullanımına işlem tarihinden uzunca bir süre sonra sunulduğu dikkate alınarak, erken ödeme indirimi uygulamasında ödeme tarihi olarak paranın tahsil dairesi hesabına geçtiği günün esas alınacağı yönünde düzenleme yapılmaktadır.
-
Eski ifade
Çek veya münakale emrininYeni ifadeÇek veya münakale emrinin veya banka kartı, kredi kartı ve benzeri kartlar ile yapılan ödemeninDeğişikliğin gerekçesi
- A) a) Bu fıkra ile bankaların vergi tahsilatı dolayısıyla yapacakları işlemlerin çabuklaştırılmasına, vergi mahremiyetinin engel teşkil etmesini önlemek açısından, vergi mahremiyetini düzenleyen maddede yeni bir düzenlemeye gidilmiştir.
Kendilerine bilgi verilen kişi ve kurumların da bu maddede belirtilen yazılı yasaklara uyma zorunluluğu bulunacağı da tabiîdir.
b) Hali hazırdaki mevzuata göre vergi mükellefleri, vergi kanunlarının uygulanmasına ilişkin olarak tereddüde düştükleri hususlarda Maliye Bakanlığından bilgi isteyebilmektedirler. Bu madde hükmüne dayanılarak mükelleflerin yapmış oldukları müracaatlarında belirtilen konularla ilgili olarak Bakanlığımızca muktezalar (özelge) tayin edilmektedir.
Aynı konuda tereddüdü olan mükelleflerin ayrı dilekçelerle başvurmaları ve her bir mükellefe ayrı ayrı mukteza verilmesi hem mükellefler hemde Bakamlığımız için zaman ve emek kaybına yol açmakta ve iş yükünün artmasına neden olmaktadır. Dolayısıyla, aynı konuya ilişkin mükellef müracaat sayılarının asgariye indirilmesi, Bakanlığımız görüşlerinin geniş mükellef kitlesine duyurulması ve uygulama birliğinin sağlanması açısından gerekli durumlarda sirküler yoluyla da mükelleflerin bilgilendirilmesi amaçlanmaktadır. Mükellef taleplerinin sirküler yoluyla karşılanması yanında mukteza verilmesi uygulamasına da devam edilecektir. Sirkülerlerin Gelirler Genel Müdürlüğünün internet sitesinde yayınlanması amaçlanmaktadır. Ayrıca, mükelleflerin kısa zamanda bilgilendirilmesine imkân verilmesi bakımından sirkülerler mükelleflerin bağlı oldukları meslekî ve ticarî birlik ve odalar ile Serbest Malî Müşavirler ve Yeminli Malî Müşavirler Odalarına da gönderilecektir.
B) 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 41 inci maddesinde yapılan düzenleme ile borçlulara banka kredi kartı ve benzeri kartlar kullanmak suretiyle ödeme yapma imkânı verilmektedir. Bu maddede ise anılan Kanunun 42 nci maddesinde değişiklik yapılarak, Maliye Bakanlığınca bu ödeme metodu kullanıldığı takdirde ödemenin herhangi bir sebeple tediye edilmemesi halinde alacaklı amme idaresinin amme borçlusuna karşı rücu hakkının mahfuz olmasını sağlayacak düzenleme getirilmektedir.
C) 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 41 inci maddesinde yapılan düzenleme ile borçlulara banka, kredi kartı ve benzeri kartlar kullanmak suretiyle ödeme yapma imkânı verilmektedir. Kanunun 44 üncü maddesinde de banka kartı, kredi kartı ve benzeri kartlar kullanmak suretiyle ödeme yapılması halinde ödeme tarihi olarak işlem tarihinin esas alınacağı yönünde düzenleme yapılmaktadır.
D)Anonim, eshamlı komandit ve limited şirketlerinin birleşme, bölünme ve devir işlemlerine malî kolaylık sağlanması amacıyla her türlü işlemlerinin harca tâbi tutulmaması yönünde yapılan düzenlemeye nev’i değişikliği de eklenmiştir.
-
Eski ifade
paranın bankaya veya postaneye yatırıldığı,Yeni ifadeparanın bankaya veya postaneye yatırıldığı, banka kartı, kredi kartı ve benzeri kartlar ile yapılan ödemelerde işlemin kartla yapıldığı,Değişikliğin gerekçesi
- A) a) Bu fıkra ile bankaların vergi tahsilatı dolayısıyla yapacakları işlemlerin çabuklaştırılmasına, vergi mahremiyetinin engel teşkil etmesini önlemek açısından, vergi mahremiyetini düzenleyen maddede yeni bir düzenlemeye gidilmiştir.
Kendilerine bilgi verilen kişi ve kurumların da bu maddede belirtilen yazılı yasaklara uyma zorunluluğu bulunacağı da tabiîdir.
b) Hali hazırdaki mevzuata göre vergi mükellefleri, vergi kanunlarının uygulanmasına ilişkin olarak tereddüde düştükleri hususlarda Maliye Bakanlığından bilgi isteyebilmektedirler. Bu madde hükmüne dayanılarak mükelleflerin yapmış oldukları müracaatlarında belirtilen konularla ilgili olarak Bakanlığımızca muktezalar (özelge) tayin edilmektedir.
Aynı konuda tereddüdü olan mükelleflerin ayrı dilekçelerle başvurmaları ve her bir mükellefe ayrı ayrı mukteza verilmesi hem mükellefler hemde Bakamlığımız için zaman ve emek kaybına yol açmakta ve iş yükünün artmasına neden olmaktadır. Dolayısıyla, aynı konuya ilişkin mükellef müracaat sayılarının asgariye indirilmesi, Bakanlığımız görüşlerinin geniş mükellef kitlesine duyurulması ve uygulama birliğinin sağlanması açısından gerekli durumlarda sirküler yoluyla da mükelleflerin bilgilendirilmesi amaçlanmaktadır. Mükellef taleplerinin sirküler yoluyla karşılanması yanında mukteza verilmesi uygulamasına da devam edilecektir. Sirkülerlerin Gelirler Genel Müdürlüğünün internet sitesinde yayınlanması amaçlanmaktadır. Ayrıca, mükelleflerin kısa zamanda bilgilendirilmesine imkân verilmesi bakımından sirkülerler mükelleflerin bağlı oldukları meslekî ve ticarî birlik ve odalar ile Serbest Malî Müşavirler ve Yeminli Malî Müşavirler Odalarına da gönderilecektir.
B) 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 41 inci maddesinde yapılan düzenleme ile borçlulara banka kredi kartı ve benzeri kartlar kullanmak suretiyle ödeme yapma imkânı verilmektedir. Bu maddede ise anılan Kanunun 42 nci maddesinde değişiklik yapılarak, Maliye Bakanlığınca bu ödeme metodu kullanıldığı takdirde ödemenin herhangi bir sebeple tediye edilmemesi halinde alacaklı amme idaresinin amme borçlusuna karşı rücu hakkının mahfuz olmasını sağlayacak düzenleme getirilmektedir.
C) 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 41 inci maddesinde yapılan düzenleme ile borçlulara banka, kredi kartı ve benzeri kartlar kullanmak suretiyle ödeme yapma imkânı verilmektedir. Kanunun 44 üncü maddesinde de banka kartı, kredi kartı ve benzeri kartlar kullanmak suretiyle ödeme yapılması halinde ödeme tarihi olarak işlem tarihinin esas alınacağı yönünde düzenleme yapılmaktadır.
D)Anonim, eshamlı komandit ve limited şirketlerinin birleşme, bölünme ve devir işlemlerine malî kolaylık sağlanması amacıyla her türlü işlemlerinin harca tâbi tutulmaması yönünde yapılan düzenlemeye nev’i değişikliği de eklenmiştir.
-
-
20 Haziran 2001
-
Değişikliğin gerekçesi
- Kurumlar Vergisi Kanununda yapılan değişikliğe paralel olarak bölünme sonucu yok olan hükmi şahsın varlıklarını devralan hükmi şahısların, bölünen kurumun yerine geçeceği hususuna açıklık getirmek amacıyla 6183 sayılı Kanunun 36 ncı maddesinde gerekli değişiklik yapılmaktadır.
-
-
22 Temmuz 1998
-
29 Ağustos 1996
-
25 Mayıs 1995
-
4 Mayıs 1994
-
26 Aralık 1993
-
3 Aralık 1988
-
24 Mart 1988
-
30 Mayıs 1985
-
31 Ocak 1984
-
26 Kasım 1980
-
13 Haziran 1963
-
23 Ekim 1962
-
6 Mart 1962