İçeriğe geç
Yürürlükte Temel kanun 5. hâli

Eczacılar ve Eczaneler Hakkında Kanun

Kanun numarası
6197
Kabul tarihi
18.12.1953
Resmî Gazete
24.12.1953 / 8591
Düstur
3. tertip, cilt 35
Son değişiklik
21.07.2025
Madde sayısı
53

Kaynak: TBMM S. Sayısı 153 · belgeyi aç · TBMM kaydı . Gerekçeler kanun tasarısı ya da teklifi üzerine yazılmıştır; komisyon ve Genel Kurul görüşmelerinde madde numaraları değişebilir. Bu kanunda tasarı metni belgede okunamadığı için numaraların yürürlükteki metinle örtüştüğü doğrulanamadı; yanlış maddeye bağlamamak için gerekçeler tasarıdaki sırasıyla, bağlanmadan verilmiştir.

Genel gerekçe

Eczane tahdidinin ve milletin sıhhat ve hayatiyle sıkı sıkıya alâkalı ilâç satışı, inhisarının, uzun yıllardan beri tevlit ettiği zararlar ve milletin bünyesinde açtığı derin yaralar, artık tahammül edil mez bir hale gelmiştir. Eczacılık yapan muayyen şahsiyetler bu yüzden milyonlara sahip olmuş ve nice eczazılar da bu milyonerlerin uşaklığını yapmak derecesine düştükleri gibi, zavallı halk bu in hisarcı ellerin baziçesi haline gelmiştir.

Bugünkü eczacılar ve Eczaneler Kanunu, bir taraftan eczacılık sanatının muayyen yerlerde muayyen şahsiyetler tarafından yapılmasına cevaz verirken, bir taraftan da birçok eczacıların bu gibi yerlerde icrayı sanat edebilmelerine mâni olmak suretiyle, sanat ve hareket serbestisine ve ça lışma hürriyetine set çekmekte ve diğer taraftan da hastaları ve hasta sahiplerini bir tek eczaneye bağlayıp oradan ilâç almaya mecbur tutmaktadır. Bir kaza tasavvur edilsin ki, merkezde 4000 nüfu su ve bu kazanın da 7O000 nüfuslu 93 köyü vardır. Köylerde eczane açılmasına maddeten imkân olmadığı düşünülmemiş, kasabada eczane açılırken de, sadece kasabanın nüfusu nazara alınarak bir tek eczane açılmasına izin verilmiş ve 70000 nüfusunun kâffesi bir tek eczanenin esiri bırakılmış tır. Başkaca eczane olmayınca, bir eczacı keyfi istediği gibi hareket edebiliyor, insanlar sanki, münhasıran gündüzleri hasta olurmuşeasma geceleri eczaneler kapanıyor, eczacıyı evinden kaldır mak imkânı bulunamıyor. Birçok masraflar ihtiyarîyle civar kaza veya vilâyetten ilâç tedariki de kabil olmayınca, hastalar canalıcı sancılar içinde kıvranıyorlar. Bunun başlıca sebebi kendine rakip başkaca eczane bulunmamasıdır. Tek parti rejimi devam ederken, o rejime muvazi olarak teessüs eden tek eczane sisteminin yıkılması, milletin hayatının oyuncak yaptırılmaması, antidemok ratik kanunların başında gelen 964 numaralı Kanunun bâzı hükümlerinin kaldırılması ve bâzıları nın değiştirilmesi ve bâzılarına ilâveler yapılması lüzumuna şiddetli kaani olduğum ve umumi ar t a. Sayısı: 153) zunun da bu vadide olduğunu gördüğüm ve bildiğim içindir ki, ilişik kanun teklifimi hazırlamış bulunuyorum.

Kanunun 49 ncu maddesine göre yirmi dört saati tecavüz eden ayrılmalarda, eczacılar hiçbir kayıt ve mezuniyete tâbi olmayıp ayrıldıktan sonra, sadece ihbar etmektedirler. Bu ayrılmalar on beş günü tecavüz ederse, işte ozaman bakanlıktan müsaade alacaklardır. Demek oluyor ki, on beş güne kadar olan ayrılmalar hiçbir kayıt ve şarta tâbi değildir. Müşahedelerime ve idari makamların resmî malûmatlarına müsteniden iddia edebilirim k i: Bir kazanın tek eczacısı, eczanesini kalfasına bırakarak ayrıldıktan sonra, sadece 49 ncu maddedeki ihbar vazifesini yapıyor. On dört gün sonra dönüyor, birkaç gün sonra yine ayrılıyor. On dördüncü gün yine avdet ediyor. Senenin birkaç aylarında aynı hal tekerrür ve tevali edip gidiyor ve böyle böyle, ayrılış müddetini on dört gün •azatıp, on beş günü geçirmiyerek, vekâletten müsaade almaktan kendini vareste kılmakta ve 49 ncu maddenin elastikiyetinden, suiniyetle istifade etmektedirler, tşte bunun için 49 ncu madde teklifi mizde ele alınmıştır.

Eczacının ikametgâhının eczanenin üstünde veya bitişiğinde- veya yakınında olmasını emreden 53 ncü maddenin hikmeti tedvininden maksat vatandaşların geceli gündüzlü ilâç alabilmelerini te min içindir. Bunu daha sarih bir şekilde göstermek amaciyle bu maddeye bir ilâve yapılmış ve ecza ile de teyit olunmuştur.

Teklifim yüksek Meclisin tasvibine arzolunur.

Zonguldak Milletvekili Rifat Sivişoğlu ZONGULDAK MEBUSU RİFAT SİVİŞOĞLU '- NUN TEKLİFİ Eczacılar ve Eczaneler hakkındaki 964 numara lı Kanunun bâzı maddelerinin değiştirilmesi, ek yapılması ve bâzılarının kaldırılması hakkında Kanun

Madde gerekçeleri

Tasarı/teklif madde 1

— 24 Kânunusani 1927 tarihli ve olsun kendisine vekâlet etmek üzere diplomalı 964 numaralı Eczacılar ve Eczaneler hakkındaki bir eczacının, müdürü mesul olarak irae ve ika KanUuun beşinci maddesinin son fıkrası ile 18, mesi icabeder.

19, 20, 21, 22, 28 ve 24 ncü maddeleri kaldırıl Bu maddeye muhalefet, altıncı maddedeki mıştır. cezayi istilzam eder.

Tasarı/teklif madde 2

— Kanunu mezkûrun 49 ncu MADDE 3. — Kanunu mezkûrun 53 ncü maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir : maddesine aşağıdaki fıkra eklenmiştir.

Gerek hastalık ve gerek sair »suretlerle ecza Gece nöbeti tutuknıyan, küçük şehir ve kasa nesinden ayrılan bir eczacının, müddeti mufa- balardaki eczacılar, her an ve zaanan ilâç ver rakati on beş günü geçmiyeceltise, kazalarda hü- meye mecbur ve aksi halde diğer cezai hükümler met tabibi ile kaymakamdan ve vilâyetlerde sıh mahfuz kalmak şartiyle altıncı madde mucibince mesuldür.

hiye müdürü ile validen mezuniyet alması mec buridir. Bu mufarakat on beş günden fazla uza-

Tasarı/teklif madde 4

— Bu kanun yayımı tarihinde yacaksa, bu mezuniyetin Sağlık ve Sosyal Yar yürürlüğe girer.

dım Bakanlığından alınması icabeder. Hasta lıktan maada hallerde bu ayrılrş senede iki de MADDE 5. — Bu kanun ahkâmını icraya fadan fazla olamaz. înfikâk müddeti ne olursa Sağkk ve Sosyal Yardım Bakanı memurdur.

Erzincan Mebusu Ziya Soylu ve 6 arkadaşının, eczacılar ve eczaneler hakkında kanun teklifi (2/348) T. B. M. M. Yüksek Başkanlığına Halen mevkii meriyette olan 964 sayılı Kanunla Türkiye'de eczane açılması tahdit edilmişti, halbuki: O vakit kanunun neşrinde Anadolu'nun muhtelif kasabalarını eczaneye sahip etmek ga yesi güdülmüş ise de aradan geçen 24 sene zarfında matlup gaye husul bulmamıştır.

Bunun âmil ve sebeplerinin başında eczane açılacak yerlerde eczacının geçinmesini temin edecek ve sermayesini işletecek kadar iş sahası bulanamamasıdır. Bununla beraber bugünkü kanun :

1. Antidemokratik olup Anayasamızın 68 nci maddesine ve insan haklarına da tamamen ay kırıdır.

2. Yürürlükte bulundukları bunca yıldır memlekete hiçbir faydası dokunmamış ve bilâkis rekabetsizlik yüzünden halkımız sağlığını korumaya bağlı ilâcı çok güç ve pahalı olarak temin za ruretinde kalmıştır.

3. Eczacılar arasında imtiyazlı bir sınıf (gedik) meydana getirilmiş, eczanesi olmıyanlar, olan lar tarafından istismar edilmiş ve edilmektedir.

4. Meslekte bir ruhsatiye karaborsası meydana getirilmiş ve bâzan bu ruhsatiyeler çok fahiş miktarlara satılarak vatandaş sağlığı çok pahalıya mal edilmiştir.

5. Meslekte rekabetsizlik dolayısiyle bir alâkasızlık yaratmış ve meslekin daha geniş ve süratle inkişafına sed çekmiştir.

6. Eczacıyı kaydı hayat şartiyle bir mahalde ikamete mecbur etmiş, birçok hukuki ve içtimai haklardan mahrum ederek, dilediği vatan bölgesinde icrayı sanat için bir toprakbastı parası ver meye mecbur etmiştir.

Bu maddelerdeki mütalâalarla tamamen serbest bir meslek olan eczacılığa bugün heves edil miyor, buna sebep mektepten çıkan eczacı daima tahdit kanununu ve doğurduğu kötülüklerini karşısında görmektedir.

Bu itibarla gerek meslekin inkişafı bakımından ve gerekse serbest meslek erbabı olarak tica ret sınıfına dâhil olan eczacıların serbestçe icrayı sanat ve ticaretleri bakımından 964 ve 5320 sa yılı kanunların yerine âtideki kanunu arz ve teklif ederiz. 8 . II . 1952 Erzincan îsparta Kastamonu İsparta Diyarbakır Çankırı Z. Soylu K. Demiralay H. Tosunoğlu S. Bilgiç Y. Azieoğlu K. Arar Konya ff. ölçmen (S. Say*» : 153)