İçeriğe geç
Yürürlükte Değiştirici kanun 1. hâli

Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun

Kanun numarası
6353
Kabul tarihi
04.07.2012
Resmî Gazete
12.07.2012 / 28351
Düstur
5. tertip, cilt 52
Son değişiklik
27.12.2012
Madde sayısı
51

Kaynak: TBMM 24. Dönem S. Sayısı 302 (Esas No: 2/679) · belgeyi aç · TBMM kaydı . Gerekçeler kanun tasarısı ya da teklifi üzerine yazılmıştır; komisyon ve Genel Kurul görüşmelerinde madde numaraları değişebilir. Her gerekçe, metni en çok benzeyen yürürlükteki maddeye bağlanmıştır.

Genel gerekçe

17 Ağustos 1999 ve 12 Kasım 1999 depremlerinden sonra, işyeri ihtiyacını karşılamak üzere yapılan ve hak sahiplerine teslim edilen iş yerlerinin önemli bir kısmı işyerlerinin şehir dışında yapılması veya ihtiyaca uygun olmamasından dolayı hak sahipleri tarafından kullanılmamaktadır. Taahhüdünden dönecek hak sahipleri için öngörülen 500-2000 TL arasındaki tazminat ödeme zorunluluğu, bu binaların hak sahipleri tarafından kamu kurum ve kuruluşlarına devrine mani olmuştur. Teklifle, işyerleri yapıldıktan sonra, borç taksitlerinin hak sahipleri tarafından üst üste üç kez ödenmemiş olduğunun tespiti veya hak sahiplerinin hakkından vazgeçmesi halinde, il idare kurulu kararı ile hak sahipliğinin düşürülmesi öngörülerek, hak sahipliğinin idare kurulu kararı ile düşürülmesi halinde, hak sahiplerinin tazminat ödememesi, düşürülme tarihine kadar ödenen miktarın faiziyle birlikte hak sahibine geri ödenmesi imkanı getirilmektedir.

Hukukun temel ilkelerinden biri, cezalardaki “orantılılık” ilkesidir. Bu maksatla, seçim yasaklarını ihlal edenlere verilen hapis cezası adli para cezasına dönüştürülmektedir. Bilgi ve iletişim çağının özellikleri dikkate alındığında bilgi ve belgeye erişebilmenin çok daha hızlı ve kısa sürede gerçekleştiği bilinmektedir.

Buna göre de seçimlerin bittiği tarihten itibaren 2 yıl gibi bir uzun sürenin korunması bu gerçekliğe, ceza yargılamasının genel ilkelerine uygun düşmemektedir. Yargının hızlandırılması temel amaç ve hedeftir.

Bütün bu gerekçelerle 298 sayılı Kanunun 180 inci maddesinin birinci fıkrasındaki dava açma süresi olarak öngörülen 2 yıllık süre 6 ay’a düşürülmektedir.

Nuri Ülkemizdeki üniversite sayısının hızla artması neticesinde artan öğrenci sayısına bağlı olarak ülke çapında öğrencilerin yurt ihtiyaçları da artmaktadır. Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu tarafından artan talebi karşılamak için yoğun şekilde yurt inşa çalışmaları devam etmektedir. Diğer yandan kiralama yöntemiyle bina temini çalışmaları da yürütülmektedir. Ancak, yurt olmaya elverişli bina sayısı sınırlı olduğu gibi konut ve işyeri olarak inşa edilmiş binaların kiralanıp yurda dönüştürülmesi halinde ise barınma ile ilgili sorunlarla karşılaşılmaktadır. Hali hazırda 351 sayılı Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu Kanununun 7 nci maddesinin sekizinci fıkrasının (ç) bendinde yer alan hükme dayanılarak Yönetim Kurulu Kararıyla beş yıla kadar kiralama yapılabilmektedir. Özellikle ön protokollerle yurt binası yaparak Kuruma kiralayacak yatırımcılar açısından bakıldığında, yatırım maliyeti oldukça yüksek olan yurt binalarının beş yıla kadar kiralanması yatırımcılar açısından cazip gelmemektedir. Teklifle, Yönetim Kuruluna verilen beş yıla kadar kiralama ibaresi oniki yıla kadar şeklinde değiştirilmek suretiyle, özel sektörün yurt inşaatına daha fazla yatırım yapması sağlanarak, öğrencilerin barınma sorunlarına çözüm geliştirilmektedir.

Bilindiği üzere, UBTYS 2011-2016’da belirlenen hedefler arasında, araştırma sonuçlarının ticari ürün ve hizmete dönüşümünün teşvik edilmesi ile çok ortaklı ve çok disiplinli Ar-Ge ve yenilik işbirliği kültürünün yaygınlaştırılması ile KOBİ’lerin yenilik sisteminde daha güçlü aktörler olmalarının teşvik edilmesi hususları da bulunmaktadır. Belirtilen hedeflere ulaşılabilmesini teminen, TÜBİTAK’ın araştırma ve geliştirme faaliyetlerinden elde edilen ticari değeri olan bilgi ve buluşların ticarileştirilebilmesi için özel nitelikli şirketlerin kurulabilmesi amaçlanmakta, ayrıca söz konusu ticari değeri olan bilgi ve buluşların ticarileştirilebilmesi için bir ara yüz görevi üstlenecek yapıların kurulması öngörülmektedir. Yine buluşların ticarileştirilebilmesine yönelik faaliyette bulunan tüzelkişi ve fonlara Kurum tarafından destek sağlanması ile yönetiminde yer almayı sağlayacak şekilde imtiyazlı pay sahibi olmak kaydıyla, bu amaçla şirket kurmak veya kurulmuş bir şirkete ortak olarak bizzat bu faaliyetleri yönlendirmesi, böylelikle erken aşamadaki gelişme potansiyeli olan buluş sahibi girişimcilere verilen desteklerin arttırılması amaçlanmaktadır.

Diğer taraftan, Teklif ile, Milli Eğitim Bakanlığına tahsis edilen serbest öğretmen kadrolarından boş bulunan 40.000 öğretmen kadrosuna, 6260 sayılı 2012 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunundaki sınırlamalara tabi olmadan 2012 yılı içinde atama yapılabilmesi amaçlanmaktadır.

Ülkemizde satılan otomobillerin belirli bir kısmı otomatik vitesli araçlardan oluşmaktadır. Özellikle bayan ve ileri yaş grubunu oluşturan sürücülerin, düz vitesli araçla eğitim görmeleri bir takım güçlüklerin yaşanmasına neden olmaktadır. Sürücü adayları, eğimli yollarda araçlarını kullanamamakta ve sahibi oldukları veya olacakları otomatik araçlarda yaşamayacakları bu durumdan dolayı ciddi sıkıntılar çekmektedir. Belki de ömrünün sonuna kadar otomatik araç kullanacak olan bir sürücünün, eğitimde otomatik vitesli bir araç yerine düz vitesli bir araçla eğitim görmesi, mantık açısından da doğru değildir.

Diğer taraftan, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 41 inci maddesi (b) bendinde öngörülen sürücü belgesi alacak olanlarda aranan eğitim şartının, 5/7/2011 tarihinde yürürlüğe girmesi ile ilkokul mezunu vatandaşlarımız Al, A2, B, C, D ve E sınıfı sürücü belgelerini alma haklarını kaybetmiş bulunmaktadır.

Yine, daha önceden herhangi bir sürücü belgesi (otomobil, traktör, motosiklet, kamyon) olup da bu belgesini farklı sınıf (otobüs, çekici vb.) bir sürücü belgesiyle değiştirmek isteyen ilkokul mezunları bu haktan mahrum bırakılmaktadır. Teklif ile, bu sıkıntıların aşılması amaçlanmaktadır.

3294 sayılı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Kanununun 2 nci maddesi gereğince fakir ve muhtaç durumdaki kişiler, ancak kanunla kurulu sosyal güvenlik kuruluşlarına tabi olmamak ve bu kuruluşlardan aylık ve gelir almamak şartıyla yardımlardan faydalandırılmaktadırlar. Bu durum özellikle sosyal güvenlik kurumu tarafından aylık bağlanan ancak bu aylık asgari ücretin altında olan kişilere (örneğin dul ve yetimlere) ve aylık geliri veya aile içindeki gelir payı 4857 sayılı İş Kanununa göre belirlenen asgari ücretin vergi ve sosyal sigorta primi dışındaki miktarının 1/3’ünden az olan kişilere Nuri yardım yapılmasına engel olmaktadır. Ayrıca, Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Fonundan yararlanan kişiler herhangi bir sosyal güvenliğe sahip olmayan ve bu kuruluşlardan aylık ve gelir almayan kişilerden oluşmaktadır. Ekonomik açıdan toplumun en dezavantajlı kesiminde yer alan bu kişilere yönelik yardımlar ile, bu kişilerin, geçimlerini sağlayabilecekleri asgari bir geçim standardına kavuşturulması ve acil veya zorunlu ihtiyaçların giderilmesi amaçlanmış olmakla birlikte, bu kişilerin ekonomik durumları nazara alındığında sıklıkla haciz veya icra tehdidi ile karşı karşıya olduğu yadsınamaz bir gerçektir. İcra İflas Kanunu’nun 82 nci maddesinde haczedilmeyecek mal ve haklardan bir kısmı sayma yoluyla belirlenmiş olup; Kanun koyucu, haczedilemeyecek mal ve hakları belirtirken, kişinin asgari bir düzeyde yaşamını sürdürebilmesine imkan tanımak suretiyle borcun o kişinin mahvına, sebep olmasının engellenmesi amaçlamış bulunmaktadır. Toplumun ekonomik açıdan en dezavantajlı kesimine yapılan yardımlar ve bazı geri ödemeli destekler göreceli olarak ekonomik zenginleşme gibi görünmekte ve icra tehdidiyle karşılaşmaktadır. Diğer taraftan Fondan yapılan yardımlar ve destekler yoksulluğun azaltılması yönündeki hedefe aykırı olarak alacaklıların alacaklarının karşılandığı bir kaynağa dönüşme tehlikesiyle karşı karşıya olup; bu durum yardımlardan faydalanan kişiler ile Sosyal Yardımlar Genel Müdürlüğü arasında sorunlara da sebebiyet vermektedir. Teklifte yer alan düzenlemelerle belirtilen sıkıntılar aşılmaya çalışılmaktadır.

Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi Başkanlığında Basın ve Halkla İlişkiler Müşavirliği ve Başkanlık Müşavirliği kadroları istisnai memur kadrosuna dönüştürülmekte ve sınav hizmetleri yerine getirilirken, sınav evrakının basılması, korunması ve taşınması hizmetlerinin kamuya ait bir şirket tarafından yapılması suretiyle sınav güvenliğinin sağlanması ve bu işlerin daha düşük bir maliyetle gerçekleştirilmesi amaçlanmaktadır. ÖSYM’nin kuracağı veya iştirak edeceği şirketten sınav faaliyetlerinin yürütülmesine yönelik yapılacak mal ve hizmet alımları Kamu İhale Kanunundan istisna edilmektedir. ÖSYM yurtiçi temsilcilik ve koordinatörlüklerinin faaliyete geçmesi ve iş yükünün artması nedeniyle başkan yardımcısı ve yönetim kurulu üye sayısının artırılması ve Yönetim Kurulunun, Başkanlığın sınav faaliyetlerini şirketler eliyle yürütebilmesini sağlamak üzere şirket kurmayı veya kurulu şirketlere iştirak edebilmeyi Bakanlar Kuruluna teklif etmesi öngörülmektedir. Ayrıca, yurt dışında yapacağı sınavlarla ilgili olarak Bakanlar Kurulu kararıyla yurtdışı koordinatörlük oluşturabilmesinin ve kapalı dönemde çalıştırılan personele sınav ücreti ödenmesinin önü açılmaktadır.

Yapılan özelleştirme sonrası elektrik dağıtım şirketlerinin sayısının artması ve görev alanları genişlemesi sonucunda şirketlerin yatırım ve işletme faaliyetleri açısından denetlenmesi konusunda bir boşluk doğduğu anlaşılmaktadır. Yatırım maliyetlerinin gerçekçi oluşması ve kamu zararına sebebiyet verilmemesi açısından zamanında, etkin, verimli ve gereğince denetim yapılması amacıyla Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığının müdahil olmasının sağlanması amaçlanmaktadır.

4325 sayılı Olağanüstü Hal Bölgesinde ve Kalkınmada Öncelikli Yörelerde İstihdam Yaratılması ve Yatırımların Teşvik Edilmesi ile 5084 sayılı Yatırımların ve İstihdamın Teşviki ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunlar çerçevesinde yatırımcılara getirilen Hazine taşınmazlarına yönelik teşviklerle ilgili, uygulamada yaşanan sorunların giderilmesi ve bu yatırımların biran evvel hayata geçirilerek ekonomiye kazandırılması önem arz etmektedir. Bu hususu teminen 4706 sayılı Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi ve Katma Değer Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanuna geçici madde eklenmesi suretiyle değişikliğe gidilmektedir.

Yükseköğretime giriş ve yerleştirmede adayların merkezi sınavlardan almış olduğu puanlara ilave edilecek ortaöğretim başarı puanlarının Yükseköğretim Kurulunca belirlenen usul ve esaslara göre hesaplanması ve 1416 sayılı Kanun uyarınca resmi burslu olarak yurt dışına gönderilen öğrencilerin öğrenimlerini tamamlamalarından sonra Türkiye’ye geri dönmelerinin sağlanması amaçlanmaktadır.

Nuri 4734 sayılı Kamu İhale Kanununda üç olan Başkan Yardımcılığı sayısının teklifle dörde çıkarılması amaçlanmaktadır.

5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 38 inci maddesinin dördüncü fıkrasında yer alan başvuru süresini geçirmiş olanlara 60 günlük ek süre tanınması öngörülmektedir.

Büyükşehir belediyeleri paylarının hesabına, Özel Tüketim Vergisi Kanununa ekli (I) sayılı listede yer alan mallardan tahsil edilen Özel Tüketim Vergisi tutarlarının dahil edilmemesine ilişkin düzenleme yapılmaktadır.

Organize sanayi bölgelerinin öğrenci başına verilecek teşviklerle okul açmalarının desteklenmesi ve böylece mesleki eğitim okullarının kapasitesinin genişlemesi ve mesleki eğitime özel sektörün katılımının artırılması amaçlanmaktadır.

6111 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ve Diğer Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunla yapılan düzenlemeler çerçevesinde geçici 4 üncü madde ile yapılan düzenlemeye paralel olarak anılan Kanunun 17 nci maddesinin yirmisekizinci fıkrasında belirtilenler hakkında da düzenleme yapılmaktadır.

İşsizlik Sigortası Fonu gelirlerinden Gelir Vergisi Kanunu uyarınca yapılan tevkifatlar yargı mercilerinde dava konusu edilmektedir. Yapılan düzenlemeyle halen devam eden bu davaların sona erdirilmesi amaçlanmaktadır.

Teklifle ayrıca uygulamada yaşanan bazı sıkıntıların giderilmesi ve ihtiyaçların karşılanması amaçlanmaktadır.

Madde gerekçeleri

Tasarı/teklif madde 1

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

17 Ağustos 1999 ve 12 Kasım 1999 depremlerinden sonra, işyeri ihtiyacını karşılamak üzere yapılan ve hak sahiplerine teslim edilen iş yerlerinin önemli bir kısmı işyerlerinin şehir dışında yapılması veya ihtiyaca uygun olmamasından dolayı hak sahipleri tarafından kullanılmamaktadır. Bu iş yerleri, zamanla metruk hale gelmiş ve bir kısmı da tahrip edilmiştir. Bu durum, kamu vicdanını rahatsız etmiş, yerel düzeyde sorunu çözmek için başlatılan arayışlar sonuçsuz kalmıştır. Çünkü taahhüdünden dönecek hak sahipleri için 28 inci maddede öngörülen 500-2000 TL arasındaki tazminat ödeme zorunluluğu, bu binaların hak sahipleri tarafından kamu kurum ve kuruluşlarına devrine mani olmuştur.

Kanuna eklenen hükümler ile işyerleri yapıldıktan sonra, borç taksitlerinin hak sahipleri tarafından üst üste üç kez ödenmemiş olduğunun tespiti veya hak sahiplerinin hakkından vazgeçmesi halinde, il idare kurulu kararı ile hak sahipliğinin düşürülmesi öngörülmektedir. Hak sahipliğinin idare kurulu kararı ile düşürülmesi halinde, hak sahiplerinin tazminat ödememesi, düşürülme tarihine kadar ödenen miktarın faiziyle birlikte hak sahibine geri ödenmesi imkanı getirilmektedir.

Tasarı/teklif madde 2

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

Hukukun temel ilkelerinden biri, cezalardaki “orantılılık” ilkesidir. Maddeyle, seçim yasaklarını ihlal edenlere verilen hapis cezasının, adli para cezasına dönüştürülmesi amaçlanmaktadır.

Tasarı/teklif madde 3

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

Bilgi ve iletişim çağının özellikleri dikkate alındığında bilgi ve belgeye erişebilmenin çok daha hızlı ve kısa sürede gerçekleştiği bilinmektedir. Buna göre de seçimlerin bittiği tarihten itibaren 2 yıl gibi bir uzun sürenin korunması bu gerçekliğe, ceza yargılamasının genel ilkelerine uygun düşmemektedir. Yargının hızlandırılması temel amaç ve hedeftir. Bütün bu gerekçelerle maddeyle, 298 sayılı Kanunun 180 inci maddesinin birinci fıkrasındaki dava açma süresi olarak öngörülen 2 yıllık sürenin 6 ay olarak değiştirilmesi amaçlanmaktadır.

Nuri

Tasarı/teklif madde 4

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

Ülkemizdeki üniversite sayısının hızla artması neticesinde artan öğrenci sayısına bağlı olarak ülke çapında öğrencilerin yurt ihtiyaçları da artmaktadır. Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu tarafından artan talebi karşılamak için yoğun şekilde yurt inşa çalışmaları devam etmektedir. Diğer yandan kiralama yöntemiyle bina temini çalışmaları da yürütülmektedir. Ancak, yurt olmaya elverişli bina sayısı sınırlı olduğu gibi konut ve işyeri olarak inşa edilmiş binaların kiralanıp yurda dönüştürülmesi halinde ise barınma ile ilgili sorunlarla karşılaşılmaktadır. Hali hazırda 351 sayılı Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu Kanununun 7 nci maddesinin sekizinci fıkrasının (ç) bendinde yer alan hükme dayanılarak Yönetim Kurulu Kararıyla beş yıla kadar kiralama yapılabilmektedir. Özellikle ön protokollerle yurt binası yaparak Kuruma kiralayacak yatırımcılar açısından bakıldığında, yatırım maliyeti oldukça yüksek olan yurt binalarının beş yıla kadar kiralanması yatırımcılar açısından cazip gelmemektedir. Maddeyle, Yönetim Kuruluna verilen beş yıla kadar kiralama yapma yetkisi oniki yıla kadar artırılmak suretiyle, özel sektörün yurt inşaatlarına daha fazla yatırım yapması sağlanarak, öğrencilerin barınma sorunlarına çözüm geliştirilmesi amaçlanmaktadır.

Tasarı/teklif madde 5

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

Bilindiği üzere, UBTYS 2011-2016’da belirlenen hedefler arasında, araştırma sonuçlarının ticari ürün ve hizmete dönüşümünün teşvik edilmesi ile çok ortaklı ve çok disiplinli Ar-Ge ve yenilik işbirliği kültürünün yaygınlaştırılması ile KOBİ’lerin yenilik sisteminde daha güçlü aktörler olmalarının teşvik edilmesi hususları da bulunmaktadır. Maddeyle, belirtilen hedeflere ulaşılabilmesini teminen, TÜBİTAK’ın araştırma ve geliştirme faaliyetlerinden elde edilen ticari değeri olan bilgi ve buluşların ticarileştirilebilmesi için özel nitelikli şirketlerin kurulabilmesi amaçlanmakta, ayrıca söz konusu ticari değeri olan bilgi ve buluşların ticarileştirilebilmesi için bir ara yüz görevi üstlenecek yapıların kurulması öngörülmektedir.

Yine buluşların ticarileştirilebilmesine yönelik faaliyette bulunan tüzelkişi ve fonlara Kurum tarafından destek sağlanması ile yönetiminde yer almayı sağlayacak şekilde imtiyazlı pay sahibi olmak kaydıyla, bu amaçla şirket kurmak veya kurulmuş bir şirkete ortak olarak bizzat bu faaliyetleri yönlendirmesi; böylelikle erken aşamadaki gelişme potansiyeli olan buluş sahibi girişimcilere verilen desteklerin arttırılması amaçlanmaktadır.

Tasarı/teklif madde 6

→ yürürlükteki madde 89

Kurumun görevlerini yerine getirebilmesi için kurulması gerekebilecek şirket, kuluçka ve teknoloji merkezleri, proje geliştirme ve bilgi aktarım merkezleri, teknoloji transfer ofisleri, müze, bilim parkı, bilim merkezi, yurtdışı irtibat bürosu ve benzeri oluşumların kurulmasına ve şirket ortağı olunmasına dair kararların TÜBİTAK Bilim Kurulu tarafından alınacağı sağlanmaktadır.

Tasarı/teklif madde 7

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

Maddeyle, Türkiye’de benzer kurumlardaki düzenlemelere de uygun olarak, TÜBİTAK’ın görev ve faaliyetleri çerçevesinde bir programın hazırlanması, başlatılması, yürütülmesi ve ilk sonuçlarının izlenmesi için gereken sürenin ortalama dört yıl olacağı dikkate alınarak bu süreçte yönetim istikrarının sağlanması amaçlanmaktadır.

Tasarı/teklif madde 8

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

Maddeyle, 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 59 uncu maddesine Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi Başkanlığında Basın ve Halkla İlişkiler Müşavirliği ve Başkanlık Müşavirliği kadroları eklenmek suretiyle bu kadroların istisnai memur kadrosuna dönüştürülmesi amaçlanmaktadır.

Tasarı/teklif madde 9

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

6287 sayılı İlköğretim ve Eğitim Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 14 üncü maddesi ile 2547 sayılı Kanunun 45 inci maddesi başlığı ile birlikte değiştirilmiş ve maddenin birinci fıkrasının (b), (d) ve (f) bentleri uyarınca yeni düzenlemeler yapılmıştır. Ancak 2012-2013 öğretim yılı için yükseköğretim programlarına alınacak öğrencilerin seçimi ve tercihlerine göre yerleştirilmesi ile ilgili usul ve esasları belirleyen 2012-Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Sistemi Kılavuzu Yükseköğretim Genel Kurulunun 30.11-01.12.2011 tarihli ve 2011.21.1120 sayılı kararı ile kabul edilerek yayımlanmıştır.

Nuri 2012-ÖSYS’ye ilişkin tüm işlemler bu Kılavuz doğrultusunda hazırlanarak uygulamaya konulmuş ve 2012-Yükseköğretime Geçiş Sınavı 1 Nisan 2012 tarihinde uygulanmıştır. Uygulamada tereddüt yaratmamak için 2012 yılında Yükseköğretime giriş ve yerleştirmede adayların merkezi sınavlardan almış olduğu puanlara ilave edilecek ortaöğretim başarı puanlarının Yükseköğretim Kurulunca belirlenmiş olan Yükseköğretim Genel Kurulunun 30.11-01.12.2011 tarihli ve 2011.21.1120 sayılı kararı uyarınca belirlenen usul ve esaslara göre hesaplanması öngörülmektedir.

Tasarı/teklif madde 10

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 41 inci maddesi (b) bendinde öngörülen sürücü belgesi alacak olanlarda aranan eğitim şartının, 5/7/2011 tarihinde yürürlüğe girmesi ile ilkokul mezunu vatandaşlarımız Al, A2, B, C, D ve E sınıfı sürücü belgelerini alma haklarını kaybetmiş bulunmaktadır.

Yine, daha önceden herhangi bir sürücü belgesi (otomobil, traktör, motosiklet, kamyon) olup da bu belgesini farklı sınıf (otobüs, çekici vb.) bir sürücü belgesiyle değiştirmek isteyen ilkokul mezunları bu haktan mahrum bırakılmaktadır. Maddeyle, bahsedilen mağduriyetin giderilmesi amaçlanmaktadır.

Tasarı/teklif madde 11

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

Maddeyle, sivil havacılık alanında iç hukukumuzda diğer kanunlarda aynı konuda farklı hükümler olması durumunda Uluslararası Sözleşme ve Protokol hükümlerinin öncelikli olarak uygulanmasının sağlanması amaçlanmaktadır.

Tasarı/teklif madde 12

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

3294 sayılı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Kanunu’nun 2 nci maddesi gereğince fakir ve muhtaç durumdaki kişiler, ancak kanunla kurulu sosyal güvenlik kuruluşlarına tabi olmamak ve bu kuruluşlardan aylık ve gelir almamak şartıyla yardımlardan faydalandırılmaktadırlar.

Maddeyle, “sosyal güvenliğe sahip” olsalar dahi hane içindeki geliri asgari ücretin 1/3 ünden az olan kişilerden fakir ve muhtaç durumda oldukları tespit edilmiş olanlara yardım yapılabilmesinin önü açılmaktadır. Diğer taraftan, afetten zarar görenler ile şehit ve gaziler Kanun kapsamına alınmaktadır.

Tasarı/teklif madde 13

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

Ekonomik açıdan toplumun en dezavantajlı kesiminde yer alan kişilere yönelik yardımlar ile proje destekleri, bu kişilerin geçimlerini sağlayabilecekleri asgari bir geçim standardına kavuşturulması ve acil veya zorunlu ihtiyaçların giderilmesi için amaçlanmış olmakla birlikte, bu kişiler ekonomik durumları nazara alındığında haciz veya icra muameleleri ile karşı karşıya kalabilmektedirler.

Maddeyle, Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Fonundan yapılan yardımlar ve geri ödemeye tabi proje destekleri ile 2022 sayılı Kanuna göre verilen yaşlılık ve özürlülük yardımlarının haciz yasağına tabi olması yönünde düzenleme getirilmektedir.

Tasarı/teklif madde 14

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

TBMM Başkanlığınca Milletvekilleri, Yasama Organı eski üyeleri ile dışarıdan atanan bakanlara verilen kimlik belgesinin tüm resmî ve özel kuruluşlar tarafından kabul edilecek resmî kimlik hükmünde olacağı yönünde düzenleme yapılmaktadır.

Tasarı/teklif madde 15

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

4046 sayılı Kanun çerçevesinde yapılan özelleştirme sonrası elektrik dağıtım şirketlerinin sayısı artmış ve görev alanları genişlemiştir. Bu şirketlerin yatırım ve işletme faaliyetleri açısından denetlenmesi konusunda bir boşluk olduğu, geçen süre zarfındaki bir takım uygulamalar; sokak ve caddelerin aydınlatma bedellerinin ödenmesinde yaşanan sorunlar ile dağıtım bölgelerinden gelen tüketici şikâyetlerinden anlaşılmaktadır. Elektrik Dağıtım Şirketleri yatırım harcamalarını EPDK’nın belirlediği tarifeler ile vatandaştan doğrudan toplamaktadırlar. Bu durum bu şirketlerin dolaylı olarak kamu kaynağı kullandığı anlamına gelmektedir. Elektrik Dağıtım Şirketlerinin 2011 yılı ile başlayan 5 yıllık süre içerisinde 20 milyar TL’nin üzerinde işletme ve yatırım bütçelerinin olacağı tahmin edilmektedir. Söz konusu bu harcamaların, gerçek ihtiyaçlar çerçevesinde ve teknik açıdan yeterli seviyede yapılıp yapılmadığı büyük önem arz etmektedir. Yatırım maliyetlerinin gerçekçi oluşması ve batık maliyetlere sebebiyet verilerek dolaylı kamu zararının önüne geçilmesi açısından zamanında etkin, verimli ve gereğince denetim yapılması amacıyla Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığının müdahil olması gerektiği değerlendirilmektedir.

Nuri Ayrıca, 3154 sayılı Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanunun 2/D maddesinde belirtilen “Kamu ihtiyaç, güvenlik ve yararına uygun olarak enerji ve tabii kaynaklar ile enerjinin üretim, iletim, dağıtım, tesislerinin etüt, kuruluş, işletme ve devam ettirme hizmetlerinin genel politikasını tespit çalışmalarının koordinasyonunu temin etmek ve denetlemek,” hükmüne de paralellik arz etmesi bakımından söz konusu denetim sürecinin Bakanlık kontrolünde yapılması sağlanmaktadır.

Tasarı/teklif madde 16

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

4706 sayılı Kanuna eklenen geçici 14 üncü maddeyle; 4325 sayılı Kanuna göre 24, 5084 sayılı Kanuna göre 98 yatırımcı ile ilgili olarak anılan Kanunlarla getirilen teşvik uygulamaları kapsamında, yatırımcılara bu Kanunlarda belirtilen taşınmazlar bedelsiz olarak devredilirken veya bedelsiz olarak kullanma izni verilirken, yatırımcılar tarafından gerçekçi olmayan yatırım tutarları ve istihdam sayıları taahhüt edilmesine karşılık, yatırımların gerçekleştirilmesi aşamasında çeşitli güçlüklerle (ekonomik kriz, teknolojik gelişmelere paralel olarak emek yoğun faktörlerden uzaklaşılması, doğal afetler vs.) karşılaşılması nedeniyle taahhüt edilen yatırımları ve istihdamı tam olarak gerçekleştiremeyen yatırımcıların kredi imkanlarından yararlanarak yatırımlarını tamamlamalarına imkan sağlanması ve bu konuda idareler ile yatırımcılar arasında uygulamada ortaya çıkan hukuki ihtilafların giderilmesi amaçlanmaktadır.

4706 sayılı Kanuna eklenen geçici 15 inci maddeyle; 5084 sayılı Kanunun mülga 5 inci maddesine göre üzerlerinde yatırım yapılmak amacıyla yatırımcılara bedelsiz olarak verilen taşınmazlar hakkındaki uzatılan ön izin süreleri ile bu yatırımcılar lehine tesis edilen kırk dokuz yıl süreli irtifak hakkı veya kullanma izinleri ile ilgili olarak uygulamada ortaya çıkan sorunların giderilmesi ve bu yatırımların biran evvel hayata geçirilmesini ve ekonomiye kazandırılmasını sağlamak bakımından;

- Yatırımcılara verilen yatırımı tamamlama sürelerinin; maddenin birinci fıkrasında belirtilen koşullarla, bu sürelerin bitim tarihinden itibaren üç yıla kadar ilave süre verilmek suretiyle uzatılabilmesi, - 5084 sayılı Kanunun 5 inci maddesinde öngörülen; “istihdam edilecek işçi sayısına yatırımın faaliyete geçmesi tarihinden itibaren beş yıl süreyle uyulması zorunluluğunu” yerine getiremeyen yatırımcıların, maddenin ikinci fıkrasında belirtilen koşulları yerine getirmesi halinde; bunlar hakkında beş yıllık sürenin başlatılması ve ayrıca, istihdam sayısının her kişi için en az bir ay olmak üzere beş yıllık ortalama üzerinden değerlendirilmesi, - Maddenin üçüncü fıkrasında belirtilen koşulları yerine getiren yatırımcılara, lehlerine irtifak hakkı tesis edilen taşınmazın; taşınmazın zemin bedeli ile üzerindeki bina ve tesislerin taşınmazın maliki idareye geçmesi gereken kısmının rayiç bedelleri üzerinden doğrudan satılabilmesi, - Maddenin dördüncü fıkrasında belirtilen koşulları yerine getiren yatırımcılar lehine bedelsiz olarak tesis edilmiş olan irtifak haklarının veya verilen kullanma izinlerinin rayiç bedel üzerinden bedelliye dönüştürülebilmesi, - Yatırımcıların yükümlülüklerini yerine getirmemesi nedeniyle bu işlemleri iptal edilenlerden dava konusu edilip davası devam edenler ve idarece her hangi bir tasarrufta bulunulmamış taşınmazlar hakkında da, bu maddenin yürürlük tarihinde yukarıda belirtilen şartları taşıyan yatırımcılar hakkında da bu madde hükümlerinin uygulanması, Amaçlanmaktadır.

Tasarı/teklif madde 17

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

Maddeyle, ÖSYM’nin kuracağı veya iştirak edeceği şirketten sınav faaliyetlerinin yürütülmesine yönelik olarak yapılacak mal ve hizmet alımlarının 4734 sayılı Kamu İhale Kanunundan istisna edilmesi amaçlanmaktadır.

Nuri

Tasarı/teklif madde 18

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

Kamu İhale Kurumunun itirazen şikayet inceleme faaliyetinin daha hızlı ve etkin yapılması, Kamu İhale Kanununun 53 üncü maddenin (b) bendinde görev olarak verilen ihale mevzuatı konusunda eğitim verme görevinin daha sağlıklı yürütülmesi, ayrıca Avrupa Birliği müktesebatına uyum sürecinde (2004/17 E.C. direktifi uyarınca) enerji, su, ulaştırma ve posta sektörlerinin atımlarına ilişkin mevzuatın yürütülmesi ile imtiyaz sektörünün düzenlenmesi için ek kapasite oluşturulması ihtiyacı doğduğundan Kurumdaki 10 olan daire başkanlığı sayısının artırılması planlanmakta olup, buna paralel olarak daire başkanlıklarının yönetimde Başkana yardımcı olmak üzere başkan yardımcılığı sayısının 4’e çıkarılması amaçlanmıştır.

Tasarı/teklif madde 19

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanununun 2 nci maddesinin dördüncü fıkrasının (c) bendinin sekizinci paragrafın bu Kanunla yapılan değişikliğe uyumun sağlanabilmesi açısından 5346 sayılı Kanundaki ilgili hüküm değiştirilmektedir.

Tasarı/teklif madde 20

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

5352 sayılı Adli Sicil Kanununun 13 üncü maddesine eklenen fıkrayla, kamu kurum ve kuruluşlarının mevzuatın adli sicil ve arşiv kaydı alınmasını öngördüğü hallerde, ilgili kişilerle ilgili olarak adli sicil ve arşiv kayıtlarında sorgulama yapabilmelerine ve gerçek kişilerin kendileriyle ilgili adli sicil ve arşiv kayıtlarını, güvenli kimlik doğrulama araçlarını kullanmak suretiyle sorgulayabilmelerine imkan tanınmaktadır.

Tasarı/teklif madde 21

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

5352 sayılı Adli Sicil Kanununun 17 nci maddesi yürürlükten kaldırılmak suretiyle, kişiler tarafından talep edilen adli sicil ve arşiv kayıtlarında ücret alınması uygulamasından vazgeçilmektedir.

Tasarı/teklif madde 22

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

8/4/1929 tarihli ve 1416 sayılı Ecnebi Memleketlere Gönderilecek Talebe Hakkında Kanuna göre resmi burslu olarak yurt dışına gönderilen öğrencilerin öğrenimlerini tamamlamalarından sonra Türkiye’ye geri dönmelerinin teşvik edilmesi ve böylelikle ülkemizin yetişmiş insan gücüne olan ihtiyacının karşılanabilmesi amaçlanmaktadır.

Tasarı/teklif madde 23

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununa eklenen geçici maddeyle, geçici 38 inci maddesinin dördüncü fıkrasında öngörülen başvuru süresini geçirmiş bulunanlara, tekrar 60 gün içerisinde başvuru hakkı tanınması amaçlanmıştır.

Ayrıca, 5510 sayılı Kanuna eklenen başka bir geçici maddeyle, 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi kapsamında bulunanlardan, 8/4/1929 tarihli ve 1416 sayılı Ecnebi Memleketlere Gönderilecek Talebe Hakkında Kanuna göre resmi burslu olarak yurt dışına gönderilen öğrencilerin öğrenimlerini tamamlamalarından sonra Türkiye’ye geri dönmelerinin teşvik edilmesi ve böylelikle ülkemizin yetişmiş insan gücüne olan ihtiyacının karşılanabilmesi amaçlanmaktadır.

Tasarı/teklif madde 24

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

Ülkemizde sağlıklı ve sürdürülebilir kalkınma ve büyümenin sağlanmasında en önemli unsur nitelikli işgücüdür. Ancak işgücü piyasasının nitelikli işgücü ihtiyacı yeterince karşılanamamaktadır.

Ülkemizde mesleki ve teknik ortaöğretim alanında özel sektörün katılımı sınırlıdır. Özel mesleki ve teknik eğitim öğretim kurumu sayısı sadece 22 adettir. Genel ortaöğretimde özel okullara giden öğrencilerin oranı % 6.75 iken, mesleki ve teknik ortaöğretimde ise bu oran % 0.22’dir. Organize sanayi bölgelerinin birçoğunda ise mesleki ve teknik ortaöğretim kurumu bulunmamaktadır. Buna karşılık bu bölgelerde nitelikli işgücü ihtiyacı had safhadadır. Diğer taraftan, mesleki eğitimde işletmelerde yapılacak mesleki ve beceri eğitimleri öğrencilerin mesleği öğrenmeleri, işletmelerdeki gelişmeleri takip edebilmeleri ve okuldan işgücü piyasasına geçişleri ve istihdamları açısından kritik öneme sahiptir. Maddeyle; organize sanayi bölgelerinin öğrenci başına verilecek teşviklerle okul açmalarının desteklenmesi ve böylece mesleki eğitim okullarının kapasitesinin genişlemesi ve mesleki eğitime özel sektörün katılımının artırılması amaçlanmaktadır. Ayrıca Bakanlar Kurulunun izniyle bu bölgeler dışında da özel mesleki ve teknik ortaöğretim okullarında öğrenim gören öğrenciler için de okullara katkı verilerek özel mesleki ve teknik ortaöğretim okullarının genişlemesine imkân sağlanması ve özel sektörün katılımının artırılması amaçlanmaktadır.

Nuri

Tasarı/teklif madde 25

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

Büyükşehir belediyeleri paylarının hesabına, Özel Tüketim Vergisi Kanununa ekli (I) sayılı listede yer alan mallardan tahsil edilen Özel Tüketim Vergisi tutarlarının dahil edilmemesine ilişkin düzenleme yapılmaktadır.

Tasarı/teklif madde 26

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD)’nda Başkan, Başkan Yardımcısı, Daire Başkanı ve I. Hukuk Müşaviri kadrolarına yapılacak atamaların genel hükümlere tâbi kılınması amacıyla gerekli düzenleme yapılmaktadır.

Tasarı/teklif madde 27

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

Maddeyle, 6085 sayılı Sayıştay Kanunu ile getirilen düzenlilik ve performans denetiminin genel esaslarına ilişkin olarak uygulamaya açıklık getirmek ve Sayıştay denetiminin amacına uygun bir şekilde yerine getirilmesi sağlanmak istenilmektedir.

Tasarı/teklif madde 28

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

ÖSYM sınav hizmetlerini yerine getirirken iletişim bakımından tüm dünyadan izole “Kapalı Dönem”de soruların nihai denetlenmesi, baskı, paketleme, sınav evrakının şehirlerarası taşınması ve şehir içi dağıtımı, sınav sonrası evrakın sınav binalarından toplanarak ÖSYM hangarlarına ulaştırılması, adayların sınav esnasında ihtiyaç duyacağı kırtasiye malzemeleri, saat, sayaç vb. malların adayların hizmetine sunulması, sınav sonrası sınav evrakının depolanması, ayrıştırılması ve adayların cevap kâğıtları tarandıktan sonra idareye teslim edilmesi ve arşivlenmesi gibi tüm hizmetler için ihaleye çıkmakta ve yapılan ihale sonucunda imzalanan ihale sözleşmesi hükümleri doğrultusunda sınavlar yerine getirilmektedir. Sınav evrakının baskı ve paketleme işinde Türkiye genelinde çok büyük çapta basım ve paketleme işini yapabilecek firma sayısı sınırlı olup, yeterli rekabet hiçbir şekilde sağlanamamaktadır. Maddeyle, sınav evrakının basılması korunması ve taşınmasının kamuya ait bir şirket marifeti ile yapılması suretiyle sınav güvenliğinin sağlanması ve bu işlerin daha düşük bir maliyetle gerçekleştirilmesi amaçlanmaktadır.

Ayrıca, mevcut maddede yer alan “...Sınav hizmetleriyle sınırlı kalmak üzere bu mal ve hizmetlerin temininde, Başkanlık tarafından gerçek kişiler, kamu tüzel kişileri veya özel hukuk tüzel kişilerinden alınan mal ve hizmetlerle ilgili olarak 4/1/2002 tarihli ve 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu hükümleri uygulanmaz” hükmü genişletilerek, Başkanlığın kuracağı veya iştirak edeceği şirketlerin, sınav hizmetleriyle sınırlı kalmak üzere temin edeceği mal ve hizmetlerin de 4734 sayılı Kanun kapsamı dışında kalması amaçlanmaktadır.

Tasarı/teklif madde 29

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

Maddeyle, ÖSYM, yurtiçi temsilcilik ve koordinatörlüklerinin faaliyete geçmesi ve iş yükünün artması nedeniyle hizmet birimleri arasında koordinasyonun sağlanabilmesi için 2 olan başkan yardımcısı sayısının 3’e çıkarılması ve sayıları artan başkan yardımcılarının karar sürecinde yer alabilmesi için yönetim kurulu toplantılarına katılımlarını sağlamak üzere yönetim kurulu üye sayısının 8’e çıkarılması amaçlanmaktadır.

Ayrıca, ÖSYM Yönetim Kurulunun, Başkanlığın sınav faaliyetlerinin tamamını veya bir kısmını kuracağı veya iştirak edeceği şirketler eliyle yürütebilmesini sağlamak üzere şirket kurmasını veya kurulu şirketlere iştirak edebilmesini, Bakanlar Kuruluna teklif etmesi öngörülmektedir.

Tasarı/teklif madde 30

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

Maddeyle, ÖSYM tarafından yürütülen sınav faaliyetlerinin tamamının veya bir kısmının kurulacak veya iştirak edilecek şirketler eliyle yürütülmesi, şirket kurulmasına veya kurulu şirketlere iştirak edilmesine, yönetim kurulunun teklifi üzerine Bakanlar Kurulunca karar verilmesine yönelik düzenleme Başkanlık teşkilatını ve görevlerini düzenleyen maddeye eklenmekte ve böylelikle sınav faaliyetlerine ilişkin nasıl şirket kurulabileceği veya kurulu şirketlere iştirak edilebileceği konusunun net bir şekilde Başkanlık görevleri arasında yer alması sağlanmaktadır. Ayrıca, Başkanlığın görevlerini sağlıklı bir şekilde yürütebilmesini teminen Başkanlık birimleri arasına 2 adet Daire Başkanlığı dahil edilmektedir.

Nuri

Tasarı/teklif madde 31

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

Maddeyle, ÖSYM Başkan ve Başkan Yardımcılarının konumları gereği kurulacak şirket organlarında aktif sorumluluk üstlenebilmeleri amaçlanmakta ve Başkan ve Başkan Yardımcılarına, şirket organlarında aldıkları görevler nedeniyle şirket kaynaklarından yapılabilecek aylık ödeme tutarına, 22/1/1990 tarihli ve 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 34 üncü maddesine göre kamu iktisadi teşebbüsleri yönetim kurulu başkan ve üyelerine ödenen miktarları geçmeyecek şekilde sınırlama getirilmesi öngörülmektedir.

Ayrıca, mevcut maddede, Başkan ve Başkan yardımcıları, Daire Başkanı, I. Hukuk Müşaviri, Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri, Hukuk Müşaviri, Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi Uzmanı ve Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi Uzman Yardımcısı ile Şube Müdürü olarak çalıştırılanlara sınav ücreti ödenmemektedir. Sınavların gizliliği ve güvenliğini sağlamak ve sınavların kamuoyuna açıklanan sürelerde yapılması için bu personel sınav hizmetlerinde fiilen çalışmaktadır. Maddeyle, bu personele bilhassa dış ortamdan izole durumdaki kapalı dönemde çalıştırıldığı halde sınav ücreti ödenmemesine yönelik düzenlemenin kaldırılması amaçlanmaktadır.

Diğer yandan, ÖSYM tarafından yurtdışında farklı adlarla çok sayıda sınav yapılmaktadır. Yurtdışı temsilcilikler bünyesinde kurulacak koordinatörlüklerin kurulacağı yerler ve süresi ile koordinatörlüklerin çalışma usul ve esasları, koordinatörlüklerde görevlendirileceklerin niteliği, görev süresi ve ödenecek ücretler, koordinatöre yapılacak ödemeler dışında kalan diğer harcamaların neler olacağına ilişkin esas ve usullerin Bakanlar Kurulu tarafından belirlenmesine ilişkin düzenleme yapılarak, ÖSYM’nin yurtdışında yapacağı sınavlarla ilgili gerekli organizasyonu oluşturmak ve kendisine tevdi edilecek kurumsal kapasiteyi sağlamak açısından sınav yaptığı ülkelerde Bakanlar Kurulu kararıyla yurtdışı koordinatörlük oluşturabilmesinin önü açılmaktadır. Ayrıca, soru hazırlama, denetleme ve değerlendirme konularında ihtisaslaşmış doçent ve profesör unvanlı öğretim üyelerinin, üniversitelerinin muvafakati ile Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi Başkanlığında aylıksız izinli olarak görevlendirilmeleri öngörülmektedir.

Tasarı/teklif madde 32

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

Maddeyle, ÖSYM tarafından yapılan sınavlarda kullanılan soru kitapçıklarının, sınav sonuçlarının ilanından bir yıl yerine altı ay sonra, cevap kâğıtlarının ise iki yıl yerine bir yıl sonra imha edilebilmesi sağlanarak, soru kitapçıkları ve cevap kağıtlarının muhafaza ve arşiv süresi kısaltılmakta ve bu sayede ÖSYM’nin soru kitapçıklarını ve cevap kağıtlarını muhafaza maliyetleri düşürülmektedir.

Tasarı/teklif madde 33

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

ÖSYM tarafından yürütülen sınav ve hizmetlerin hassasiyeti, güvenliği ve gizliliği, adaylar arasında adalet ve fırsat eşitliğinin sağlanması ve verilen hizmetlere duyulan güvenin devamı açısından son derece önemlidir. Bu nedenle, sadece sınavların yapıldığı binalarda değil, soruların hazırlandığı, basıldığı, dağıtıldığı, muhafaza edildiği binalarda da güvenlik tedbirlerinin alınmasının önem taşıdığı açıktır.

Maddeyle, soruların hazırlandığı, basıldığı, dağıtıldığı, muhafaza edildiği ve sınavların yapıldığı binalarda sınav öncesinde ve sınav esnasında sinyal karıştırıcı ve benzeri diğer cihazların kullanılması suretiyle güvenliğin sağlanması amaçlanmaktadır.

Tasarı/teklif madde 34

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

666 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede yapılan değişiklikle, anılan Kararnamenin ek 12 nci maddesinin yürürlüğe girdiği 31/12/2011 tarihi itibarıyla ek ödemeden yararlanan personel bakımından uygulanması, 31/12/2004 tarihi itibarıyla sonlandırılmıştır. 31/12/2011 tarihinden sonra yeni personel görevlendirildiğinde bu ödemeden yararlandırılamamaktadır. Uygulamanın 31/12/2011 tarihi itibarıyla sınırlandırılması hizmet gereklerine uygun olmadığından, 6114 sayılı Kanuna eklenmesi öngörülen geçici maddeyle, belirtilen tarihinden sonra ilgili mevzuatı uyarınca görevlendirilen personelin de 31/12/2015 tarihine kadar anılan düzenlemeden yararlanması amaçlanmaktadır.

Nuri

Tasarı/teklif madde 35

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

Maddeyle ile daha önce 11/1/2011 tarihli 6098 sayılı Borçlar Kanununa yapılan atıflar sehven hatalı olduğundan, düzenleme ile hatanın giderilmesi amaçlanmaktadır.

Tasarı/teklif madde 36

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

Maddeyle, Milli Eğitim Bakanlığına tahsis edilen serbest öğretmen kadrolarından boş bulunan 40.000 öğretmen kadrosuna, 2012 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunundaki sınırlamalara tabi olmadan 2012 yılı içinde atama yapılabilmesi amaçlanmaktadır.

Tasarı/teklif madde 37

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

Maddeyle, 190 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki (1) sayılı Cetvelin Milli Eğitim Bakanlığı bölümüne 30.000 adet öğretmen kadrosu ile 950 Şube Müdürü kadrosu, Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi Başkanlığına ait bölümüne 5 adet Başkanlık Müşavirliği ve 2 adet Daire Başkanlığı kadrosu ve Kredi ve Yurtlar Kurumu Genel Müdürlüğüne 5 adet Genel Müdürlük Müşaviri kadrosu eklenmesi öngörülmektedir.

Tasarı/teklif geçici madde 1

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

Maddeyle, 13/2/2012 tarihli ve 6111 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ve Diğer Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun’un 17 nci maddesinin yirmisekizinci fıkrası kapsamında olanlara, yine aynı Kanunun geçici 4 üncü maddesinin dördüncü fıkrasındaki düzenlemeye paralel bir biçimde (kapsam dahilinde sayılmış olanlar için) ilgili mevzuatı gereği yükümlü olduğu borcunun tamamını ödemeden veya mecburi hizmetini tamamlamadan vefat edenlerin borç yükümlülüğünün ortadan kaldırılması amaçlanmaktadır.

Tasarı/teklif geçici madde 2

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

İşsizlik Sigortası Fonu gelirlerinden 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun geçici 67 nci maddesi uyarınca yapılan tevkifatlar yargı mercilerinde dava konusu edilmiş ve halen bu davalar devam etmektedir. Maddeyle, anılan davaların sona erdirilmesi amaçlanmaktadır.

Tasarı/teklif geçici madde 3

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

278 sayılı Kanunun, bu Kanunun değiştirilen 5 inci maddesinin Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte görev yapan Başkan için de uygulanması sağlanmaktadır.

Tasarı/teklif madde 38

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

Yürürlük maddesidir.

Tasarı/teklif madde 39

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

Yürütme maddesidir.

Nuri TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA 30/4/1992 tarihli ve 3797 sayılı Milli Eğitim Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi ve gerekçesi ilişikte sunulmuştur.

Gereğinin yapılmasını saygılarımızla arz ederiz.

M. Akif Hamzaçebi İstanbul TBMM KANUNLAR VE KARARLAR BAŞKANLIĞINA M. Akif Hamzaçebi tarafından verilen, 2/47 Esas Numaralı Kanun Teklifine katılıyorum.

Bilgilerinize sunarım.

20.06.2012 Engin Özkoç Sakarya TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA 2/24-26-28-29-30-31-35-38-42-47-51-56-59-62-69-70-76-84-86-87-88 Esas Sayılı İlişkin Kanun Tekliflerine katılmak istiyorum.

Gereğini saygılarımla arz ederim.

22.11.2011 Ayşe Nedret Akova Balıkesir HAVALE EDİLDİĞİ KOMİSYONLAR (2/47) ESAS Plan ve Bütçe Komisyonu TALİ Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonu Nuri GENEL GEREKÇE Eğitim anayasal güvence altında en temel insan haklarından biridir. Eğitim hak, olanak ve özgürlüğünü çocuklarına, gençlerine yeterince sağlamayan toplumların çağı paylaşabilmeleri olası değildir. Devletin en temel ödevinin yerine getirilmesinde Kasım 2002’den günümüze uzanan Hükümetler döneminde ciddi zaaflar ortaya çıkmıştır.

Bu dönem; insanlığa saygıyı, ülke ve ulusa sevgiyi, toplumla dayanışma ve paylaşma duygusunu nesillere kazandıran öğretmenlik mesleği tarihinde görülmemiş zorluklarla karşılaşmıştır. Sözleşmeli öğretmenlik uygulamasının yaygınlaştırılması, özlük haklarının nispi düzeylerindeki gerilemeler, yer değiştirme ve görevde yükselme işlemlerine siyasi müdahaleler, öğretmen örgütlerine baskılar gibi bir dizi sorunu saymak mümkündür. Bu sorunlar; öğretmenlerimizin Milli Eğitimin amaçlarını gerçekleştirebilecek ve eğitim programlarını başarı ile uygulayabilecek moral ve motivasyonlarını olumsuz etkilemektedir.

Mevcut öğretmenlerimizin olumsuz etkilere maruz bırakılmalarının yanı sıra yeni mezun öğretmen adaylarının ülke genelinde şiddetli öğretmen ihtiyacı bulunmasına rağmen kadrolarına atanmamaları, kutsal mesleklerine kavuşmalarının önünün kesilmesi, diğer bir yapısal sorunu oluşturmaktadır. Eğitim sistemimizin ihtiyaç duyduğu sayıda nitelikli öğretmenlerin kadroya alınmalarının sağlanması ve ülkemizin bütününde öğretmensiz okul ve ders bırakılmaması gibi en temel sorumluluğunu Hükümet yerine getirmemektedir.

Bu itibarla, yeni öğretmen kadrolarının kullanımını olanaklı kılan bir kanun teklifinin Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine taşınması ve teklifin hızla kanunlaşması gerekmektedir.

Bu Kanun Teklifiyle; üç temel düzenleme yapılması öngörülmektedir: Birincisi, Milli Eğitim Bakanlığına 100.000 öğretmen kadrosunun ihdas edilmesidir. İkincisi tahsis edilen serbest öğretmen kadrolarından boş bulunan 15.000 öğretmen kadrosuna, 2011 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu kapsamında yapılan atamaların dışında, 31/12/2011 tarihine kadar atama yapılmasıdır. Üçüncüsü ise 15.000 atamanın yanısıra (bu yıl dahil olmak üzere) en geç 31/8/2012 tarihine kadar 100.000 öğretmen kadrosuna atama yapılması amaçlanmaktadır.

Nuri CUMHURİYET HALK PARTİSİ GRUP BAŞKANVEKİLİ İSTANBUL MİLLETVEKİLİ MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ’NİN TEKLİFİ (2/47) MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞININ TEŞKİLAT VE GÖREVLERİ HAKKINDA