Finansal Kiralama, Faktoring, Finansman ve Tasarruf Finansman Şirketleri Kanunu
- Kanun numarası
- 6361
- Kabul tarihi
- 21.11.2012
- Resmî Gazete
- 13.12.2012 / 28496
- Düstur
- 5. tertip, cilt 53
- Son değişiklik
- 03.11.2022
- Madde sayısı
- 68
Metin içindeki değişiklik notlarından ve dipnotlardan derlenmiştir. Toplam 62 kayıt.
-
3 Kasım 2022
-
Değişikliğin gerekçesi
Maddeyle, 6361 sayılı Kanuna tabi şirketlerce kuruluş izni için aranan şartların ya da söz konusu şirket ortaklarınca kurucularda aranan şartların kaybedilmesinin, bu şirketler için faaliyet izninin iptalini gerektirebilecek eylemler arasında olduğu düzenlenmekte, böylelikle bu gibi haller ile karşılaşılması halinde Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kuruluna söz konusu şirketlerin faaliyet iznini iptal edebilme yetkisi verilmesi amaçlanmaktadır.
-
Değişikliğin gerekçesi
Maddeyle, 6361 sayılı Kanuna tabi şirketlerce kuruluş izni için aranan şartların ya da söz konusu şirket ortaklarınca kurucularda aranan şartların kaybedilmesinin, bu şirketler için faaliyet izninin iptalini gerektirebilecek eylemler arasında olduğu düzenlenmekte, böylelikle bu gibi haller ile karşılaşılması halinde Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kuruluna söz konusu şirketlerin faaliyet iznini iptal edebilme yetkisi verilmesi amaçlanmaktadır.
-
3/11/2022 tarihli ve 7420 sayılı Kanunun 30 uncu maddesiyle bu fıkraya “yazılı şekilde” ibaresinden sonra gelmek üzere “veya uzaktan iletişim araçlarının kullanılması suretiyle mesafeli olarak” ibaresi eklenmiştir.
-
-
8 Nisan 2022
-
Değişikliğin gerekçesi
Madde ile, kapsamı ile usul ve esasları Kurulca belirlenecek şekilde, bilgi sistemleri vasıtasıyla şirketlerin gerçekleştireceği işlemlerin ya da alacağı hizmetlerin, şube açma, teşkilatlanma ve acentelik verme yasağının kapsamına girmemesi amaçlanmaktadır. Böylelikle şirketlere elektronik ortamda pazarlama faaliyeti ve operasyonel işlemlere ilişkin işlem yapma yetkisi verilmesi, şirketlerin dijital kanallar üzerinden sunacakları hizmetlerin bu fıkradaki yasak kapsamında olmadığının netleştirilmesi ve Kurul tarafından bu işlemlerin sınırlarının belirlenmesi suretiyle teknolojik gelişmeler sayesinde şirketlere rekabet ortamının sağlanması ve müşteriler açısından da maliyet unsurunun azaltılması amaçlanmaktadır. Düzenleme ile ayrıca, kapsamı ile usul ve esasları Kurulca belirlenmek üzere, şirketlerin elektronik sistemler aracılığıyla yapabilecekleri işlemleri kendi başlarına, ya da Birlik’in kuracağı sistemler veya diğer dış hizmet sağlayıcılardan hizmet almak suretiyle yapmalarının da mümkün kılınması amaçlanmaktadır.
-
Değişikliğin gerekçesi
Bu düzenlemeyle, 21/11/2012 tarihli ve 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring, Finansman ve Tasarruf Finansman Şirketleri Kanununun 50/A ve geçici 7 nci maddesinin dördüncü fıkrası kapsamında tasfiyelerine karar verilen ve tasfiyeleri Fon tarafından atanan tasfiye komisyonlarınca yürütülen tasarruf finansman şirketlerindeki tasarruf finansman sözleşmeli müşterilerden; tasfiye başlangıç tarihi itibarıyla finansman kullandırımı yapılmamış (tahsilat almamış) tasarruf döneminde olanlara, 6361 sayılı Kanunun 39/B ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 206 ncı maddesi uyarınca düzenlenecek alacaklı sıra cetveli kapsamında iade edilmesi gereken tasarruf tutarları ile ilgili olarak;
- Tasfiye edilen şirketlerin halihazırdaki masa mal varlıklarının söz konusu tasarruf tutarlarını ödemekte yetersiz olması ve şirketlerde kaynak açığı bulunması nedeniyle, tasarruf dönemi müşterilerinin mağdur olacağı değerlendirilerek; varlıkları yükümlülüklerini karşılamayan tasarruf finansman şirketlerinin, tasarruf dönemindeki müşterilerine ait tasarruf finansman sözleşmelerinin, 6361 sayılı Kanuna intibak sürecindeki ve/veya intibak sürecini tamamlayarak faaliyet izni verilen tasarruf finansman şirketlerine devredilmesi ve devredilen sözleşmelerle birlikte müşterilere iade edilecek tasarruf tutarlarının Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu aracılığıyla şirketlere nakden ödenerek, sözleşmelerin sisteme geri kazandırılması, tasarruf sahiplerinin hak ve menfaatlerinin korunması ve mağduriyetlerinin giderilmesi, bununla beraber sistemine duyulan güven ve istikrarın korunması amaçlanmaktadır.
Bakanlıkça ödenen bu tutarların, 5411 sayılı Kanun ile temettü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetimi Fona devredilen bankalar, şirketler ve bunların varlıkları ile ilgili olarak Fona verilen yetkiler kıyasen uygulanarak, tasfiye halindeki şirketlerdeki kaynak açıklarından sorumlu şirket ve/ veya kişilerden etkin şekilde Fon tarafından tahsil edilmesini teminen düzenleme getirilmektedir.
-
8/4/2022 tarihli ve 7394 sayılı Kanunun 33 üncü maddesiyle bu fıkrada yer alan “ve “katılım” ibaresini” ibaresi madde metninden çıkarılmıştır.
-
-
18 Temmuz 2021
-
Eski ifade
tasfiye komisyonuYeni ifadeTasarruf Mevduatı Sigorta FonuDeğişikliğin gerekçesi
Madde ile Tarım ve Orman Bakanlığından yetki belgesi almadan veya bildirimde bulunmadan tütün ticareti yapanlara yönelik getirilen cezanın yürürlük tarihinin 1/1/2022 tarihine ertelenmesi amaçlanmaktadır.
-
Değişikliğin gerekçesi
Madde ile Tarım ve Orman Bakanlığından yetki belgesi almadan veya bildirimde bulunmadan tütün ticareti yapanlara yönelik getirilen cezanın yürürlük tarihinin 1/1/2022 tarihine ertelenmesi amaçlanmaktadır.
-
-
4 Mart 2021
-
Değişikliğin gerekçesi
6361 sayılı Kanunun tanım maddesine bu Kanun ile kurulması öngörülen tasarruf finansman faaliyetine ilişkin yapı ve süreçlerin daha iyi anlaşılabilmesi, anlam bütünlüğünün ve terim birliğinin sağlanması ve ilgili hükümlerin uygulanmasının kolaylaştırılması amacıyla konuya ilişkin temel kavramların tanımları eklenmektedir.
-
Değişikliğin gerekçesi
6361 sayılı Kanunun tanım maddesine bu Kanun ile kurulması öngörülen tasarruf finansman faaliyetine ilişkin yapı ve süreçlerin daha iyi anlaşılabilmesi, anlam bütünlüğünün ve terim birliğinin sağlanması ve ilgili hükümlerin uygulanmasının kolaylaştırılması amacıyla konuya ilişkin temel kavramların tanımları eklenmektedir.
-
Değişikliğin gerekçesi
6361 sayılı Kanunun tanım maddesine bu Kanun ile kurulması öngörülen tasarruf finansman faaliyetine ilişkin yapı ve süreçlerin daha iyi anlaşılabilmesi, anlam bütünlüğünün ve terim birliğinin sağlanması ve ilgili hükümlerin uygulanmasının kolaylaştırılması amacıyla konuya ilişkin temel kavramların tanımları eklenmektedir.
-
Değişikliğin gerekçesi
6361 sayılı Kanunun tanım maddesine bu Kanun ile kurulması öngörülen tasarruf finansman faaliyetine ilişkin yapı ve süreçlerin daha iyi anlaşılabilmesi, anlam bütünlüğünün ve terim birliğinin sağlanması ve ilgili hükümlerin uygulanmasının kolaylaştırılması amacıyla konuya ilişkin temel kavramların tanımları eklenmektedir.
-
Değişikliğin gerekçesi
Mülga Türk Ticaret Kanununda anonim şirketlerin en az beş ortakla kurulması gerekirken, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununda bu hükme yer verilmemiş ve anonim şirketlerin tek bir ortakla da kurulabileceği belirtilmiştir. Bu çerçevede madde ile, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu ile madde hükmünün uyumlaştırılması amacıyla ortak sayısının en az beş olmasına ilişkin ifadeler madde metninden çıkarılmaktadır.
Diğer taraftan madde ile tasarruf finansman şirketlerinin unvanlarında yer alması gereken ibare 6361 sayılı Kanunun kuruluş şartları başlıklı maddesine eklenmektedir. Şirketlerin, denetim ve gözetime elverişli, faaliyetlerini emin ve güvenilir bir şekilde icra edebilecek, sektörde güven ve istikrara zarar vermeyecek bir ortaklık yapısına, iyi yönetime, yeterli mali güce, gerekli organizasyon yapısına sahip olması amaçlanmaktadır. Bu doğrultuda, söz konusu şirketlerin kuruluş izinlerinin Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulunun en az beş üyesinin aynı yöndeki oyuyla verileceği öngörülmektedir.
Ayrıca, tasarruf finansman şirketinin kuruluşu için aranan şartlar, 6361 sayılı Kanununda diğer şirketler için öngörülen hükümlere göre belirlenmektedir. Bu şekilde, kuruluş aşamasında planlanan faaliyetleri gerçekleştirme ehliyetinden yoksun, sisteme zarar verebilecek, etkin denetimi engelleyecek ve iyi yönetime sahip olmayan şirketlerin sektöre girmelerinin önlenmesi amaçlanmaktadır.
Madde ile ayrıca, daha önce faktoring şirketleri için getirilen asgari elli milyon Türk Lirası ödenmiş sermaye yükümlülüğünün, 6361 sayılı Kanunda düzenlenen finansal kiralama ve finansman şirketleri için de geçerli olması amacıyla değişiklik yapılmakta, ayrıca ve tasarruf finansman şirketleri için ödenmiş sermaye tutarı en az yüz milyon Türk Lirası olarak belirlenmektedir. Tasarruf finansman şirketlerinin müşterilerinden fon toplaması nedeniyle daha yüksek bir ödenmiş sermaye tutarı öngörülmekte ve böylece tasarruf finansman sistemi müşterilerinin hak ve menfaatlerinin daha etkin şekilde korunması hedeflenmektedir. Diğer taraftan, ilerleyen dönemlerde yeni kurulacak şirketler için enflasyona, ekonomik konjonktüre, sektörün gelişimine ve benzeri sebeplere bağlı olarak artması muhtemel asgari ödenmiş sermaye tutarının yeniden belirlenmesi için Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kuruluna yetki verilmektedir.
-
Değişikliğin gerekçesi
Mülga Türk Ticaret Kanununda anonim şirketlerin en az beş ortakla kurulması gerekirken, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununda bu hükme yer verilmemiş ve anonim şirketlerin tek bir ortakla da kurulabileceği belirtilmiştir. Bu çerçevede madde ile, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu ile madde hükmünün uyumlaştırılması amacıyla ortak sayısının en az beş olmasına ilişkin ifadeler madde metninden çıkarılmaktadır.
Diğer taraftan madde ile tasarruf finansman şirketlerinin unvanlarında yer alması gereken ibare 6361 sayılı Kanunun kuruluş şartları başlıklı maddesine eklenmektedir. Şirketlerin, denetim ve gözetime elverişli, faaliyetlerini emin ve güvenilir bir şekilde icra edebilecek, sektörde güven ve istikrara zarar vermeyecek bir ortaklık yapısına, iyi yönetime, yeterli mali güce, gerekli organizasyon yapısına sahip olması amaçlanmaktadır. Bu doğrultuda, söz konusu şirketlerin kuruluş izinlerinin Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulunun en az beş üyesinin aynı yöndeki oyuyla verileceği öngörülmektedir.
Ayrıca, tasarruf finansman şirketinin kuruluşu için aranan şartlar, 6361 sayılı Kanununda diğer şirketler için öngörülen hükümlere göre belirlenmektedir. Bu şekilde, kuruluş aşamasında planlanan faaliyetleri gerçekleştirme ehliyetinden yoksun, sisteme zarar verebilecek, etkin denetimi engelleyecek ve iyi yönetime sahip olmayan şirketlerin sektöre girmelerinin önlenmesi amaçlanmaktadır.
Madde ile ayrıca, daha önce faktoring şirketleri için getirilen asgari elli milyon Türk Lirası ödenmiş sermaye yükümlülüğünün, 6361 sayılı Kanunda düzenlenen finansal kiralama ve finansman şirketleri için de geçerli olması amacıyla değişiklik yapılmakta, ayrıca ve tasarruf finansman şirketleri için ödenmiş sermaye tutarı en az yüz milyon Türk Lirası olarak belirlenmektedir. Tasarruf finansman şirketlerinin müşterilerinden fon toplaması nedeniyle daha yüksek bir ödenmiş sermaye tutarı öngörülmekte ve böylece tasarruf finansman sistemi müşterilerinin hak ve menfaatlerinin daha etkin şekilde korunması hedeflenmektedir. Diğer taraftan, ilerleyen dönemlerde yeni kurulacak şirketler için enflasyona, ekonomik konjonktüre, sektörün gelişimine ve benzeri sebeplere bağlı olarak artması muhtemel asgari ödenmiş sermaye tutarının yeniden belirlenmesi için Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kuruluna yetki verilmektedir.
-
Değişikliğin gerekçesi
Madde ile tasarruf finansman şirketlerinin 6361 sayılı Kanun kapsamındaki diğer şirketlerden ayrılan belirli yönleri olması sebebiyle, şirketlerin yapamayacağı iş ve işlemleri konu alan maddede tasarruf finansman şirketlerine bazı hususlarda istisnaların tanımlanması ve tasarruf finansman şirketlerinin finansmanını yapabileceği ürünlerin belirlenmesi amaçlanmaktadır. Tasarruf finansman şirketleri, kapalı bir mekanizma içerisinde müşterilerine finansman kullandırmak amacıyla yine aynı müşterilerden fon toplama faaliyeti sürdürmektedirler. Bu bakımdan söz konusu fon toplama işleminin faktoring, finansal kiralama ve finansman şirketleri için getirilmiş bulunan para toplama yasağı kapsamında olmadığı hüküm altına alınmaktadır. Diğer taraftan, müşterilerin tasarruf finansman şirketleri nezdindeki birikimlerinin ve finansman haklarının korunması amacıyla, bu şirketlerin ana faaliyet konuları dışındaki mal ve hizmetler ile tasarruf finansman sözleşmeleri dışında borç verememesi, başka şirketlerde ortaklık payı edinememesi ve ayrıca konut veya taşıt alımlarını finanse etme şeklinde yurt dışı faaliyetlerde bulunamayacakları düzenlenmektedir. Fıkra kapsamında ayrıca, tasarruf finansman şirketlerinin müşterileri nezdinde banka gibi faaliyet gösterdikleri veya ülkemiz katılım bankacılığı sektörü altında yer aldıkları izlenimi oluşturmamaları amacıyla kamuoyuna yaptıkları açıklamalara yönelik tedbirlere yer verilmektedir.
Madde ile ayrıca tasarruf finansman şirketleri dışındaki şirketler için iştirak edinme süreci hakkında Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kuruluna usul ve esas belirleme yetkisi verilmektedir.
Kanuna tabi şirketler gerek yurt içinde gerekse yurt dışında iştirak edinmelerine rağmen, Kanunda bu hususa ilişkin bir düzenleme öngörülmediğinden hangi şirketin hangi kuruluşlarda ortaklık payı olduğu hususu takip edilememektedir. Diğer taraftan, iştirak edinimlerinde şirketten nakit çıkışı olduğu için, bu hususun şirketin mali bünyesine etkisinin incelenmesi açısından, iştirak edinimlerinin bankalarda olduğu gibi Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu tarafından düzenlenmesi öngörülmektedir.
-
Değişikliğin gerekçesi
Madde ile tasarruf finansman şirketlerinin 6361 sayılı Kanun kapsamındaki diğer şirketlerden ayrılan belirli yönleri olması sebebiyle, şirketlerin yapamayacağı iş ve işlemleri konu alan maddede tasarruf finansman şirketlerine bazı hususlarda istisnaların tanımlanması ve tasarruf finansman şirketlerinin finansmanını yapabileceği ürünlerin belirlenmesi amaçlanmaktadır. Tasarruf finansman şirketleri, kapalı bir mekanizma içerisinde müşterilerine finansman kullandırmak amacıyla yine aynı müşterilerden fon toplama faaliyeti sürdürmektedirler. Bu bakımdan söz konusu fon toplama işleminin faktoring, finansal kiralama ve finansman şirketleri için getirilmiş bulunan para toplama yasağı kapsamında olmadığı hüküm altına alınmaktadır. Diğer taraftan, müşterilerin tasarruf finansman şirketleri nezdindeki birikimlerinin ve finansman haklarının korunması amacıyla, bu şirketlerin ana faaliyet konuları dışındaki mal ve hizmetler ile tasarruf finansman sözleşmeleri dışında borç verememesi, başka şirketlerde ortaklık payı edinememesi ve ayrıca konut veya taşıt alımlarını finanse etme şeklinde yurt dışı faaliyetlerde bulunamayacakları düzenlenmektedir. Fıkra kapsamında ayrıca, tasarruf finansman şirketlerinin müşterileri nezdinde banka gibi faaliyet gösterdikleri veya ülkemiz katılım bankacılığı sektörü altında yer aldıkları izlenimi oluşturmamaları amacıyla kamuoyuna yaptıkları açıklamalara yönelik tedbirlere yer verilmektedir.
Madde ile ayrıca tasarruf finansman şirketleri dışındaki şirketler için iştirak edinme süreci hakkında Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kuruluna usul ve esas belirleme yetkisi verilmektedir.
Kanuna tabi şirketler gerek yurt içinde gerekse yurt dışında iştirak edinmelerine rağmen, Kanunda bu hususa ilişkin bir düzenleme öngörülmediğinden hangi şirketin hangi kuruluşlarda ortaklık payı olduğu hususu takip edilememektedir. Diğer taraftan, iştirak edinimlerinde şirketten nakit çıkışı olduğu için, bu hususun şirketin mali bünyesine etkisinin incelenmesi açısından, iştirak edinimlerinin bankalarda olduğu gibi Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu tarafından düzenlenmesi öngörülmektedir.
-
Değişikliğin gerekçesi
Madde ile tasarruf finansman şirketlerinin 6361 sayılı Kanun kapsamındaki diğer şirketlerden ayrılan belirli yönleri olması sebebiyle, şirketlerin yapamayacağı iş ve işlemleri konu alan maddede tasarruf finansman şirketlerine bazı hususlarda istisnaların tanımlanması ve tasarruf finansman şirketlerinin finansmanını yapabileceği ürünlerin belirlenmesi amaçlanmaktadır. Tasarruf finansman şirketleri, kapalı bir mekanizma içerisinde müşterilerine finansman kullandırmak amacıyla yine aynı müşterilerden fon toplama faaliyeti sürdürmektedirler. Bu bakımdan söz konusu fon toplama işleminin faktoring, finansal kiralama ve finansman şirketleri için getirilmiş bulunan para toplama yasağı kapsamında olmadığı hüküm altına alınmaktadır. Diğer taraftan, müşterilerin tasarruf finansman şirketleri nezdindeki birikimlerinin ve finansman haklarının korunması amacıyla, bu şirketlerin ana faaliyet konuları dışındaki mal ve hizmetler ile tasarruf finansman sözleşmeleri dışında borç verememesi, başka şirketlerde ortaklık payı edinememesi ve ayrıca konut veya taşıt alımlarını finanse etme şeklinde yurt dışı faaliyetlerde bulunamayacakları düzenlenmektedir. Fıkra kapsamında ayrıca, tasarruf finansman şirketlerinin müşterileri nezdinde banka gibi faaliyet gösterdikleri veya ülkemiz katılım bankacılığı sektörü altında yer aldıkları izlenimi oluşturmamaları amacıyla kamuoyuna yaptıkları açıklamalara yönelik tedbirlere yer verilmektedir.
Madde ile ayrıca tasarruf finansman şirketleri dışındaki şirketler için iştirak edinme süreci hakkında Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kuruluna usul ve esas belirleme yetkisi verilmektedir.
Kanuna tabi şirketler gerek yurt içinde gerekse yurt dışında iştirak edinmelerine rağmen, Kanunda bu hususa ilişkin bir düzenleme öngörülmediğinden hangi şirketin hangi kuruluşlarda ortaklık payı olduğu hususu takip edilememektedir. Diğer taraftan, iştirak edinimlerinde şirketten nakit çıkışı olduğu için, bu hususun şirketin mali bünyesine etkisinin incelenmesi açısından, iştirak edinimlerinin bankalarda olduğu gibi Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu tarafından düzenlenmesi öngörülmektedir.
-
Eski ifade
ŞirketinYeni ifadeTasarruf finansman şirketi dışındaki şirketlerinDeğişikliğin gerekçesi
Tasarruf finansman şirketlerinin müşterilerden fon toplaması ve bu nedenle doğan yükümlülükleri nedeniyle, 6361 sayılı Kanunun 12 nci maddesinde bahse konu şirketlerin birleşme, bölünme, devir ve iradi tasfiyesinin ayrıntılı olarak düzenlenmesi amaçlanmaktadır. Bu doğrultuda ilgili maddenin birinci ve ikinci fıkralarında tasarruf finansman şirketlerinin bu konularda 6361 sayılı Kanuna tabi diğer şirketlerin tabi olduğu hükümlere tabi olmadığı vurgulanmakta ve maddeye eklenen üçüncü fıkrada ise tasarruf finansman şirketlerinin birleşme, bölünme, devir ve iradi tasfiyesine ilişkin ayrıntılı hükümler belirlenmektedir.
Tasarruf finansman şirketlerinin birleşme, devir, bölünme ve iradi tasfiyelerinin özel olarak düzenlenmesinin temel amacı, müşteri hak ve menfaatlerinin korunması ve sisteme olan güvenin sağlanmasıdır. Bu bakımdan, başka bir şirketle birleşecek, birden fazla şirkete bölünecek, başka bir şirkete devredilecek veya iradi olarak faaliyetlerine son verecek bir tasarruf finansman şirketinin müşterilerinin tüm haklarını garanti altına alması gerekmektedir. Tasarruf finansman sisteminde müşterilerin “yapılan tasarrufların geri alınması” ve “hak kazanılan finansmanın elde edilmesi” olmak üzere iki temel hakkı bulunmaktadır. Özellikle bölünme, devir veya tasfiye olacak şirketlerin müşterilere olan birikmiş tasarrufları ödeme yükümlülüğünün yanında, tasarruf dönemi sonrasındaki finansman yükümlüğünün yerine getirilmesi de önem arz etmektedir. Bu çerçevede, maddede birleşme, devir, bölünme veya iradi tasfiye süreçlerine gidilmesi Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu iznine bağlanmakta ve şirketlerin mevcut yükümlülüklerini nasıl karşılayacaklarına ilişkin bir plan sunması zorunlu kılınmaktadır. Söz konusu plana uyulmaması veya birleşme, devir, bölünme veya iradi tasfiye süreci sırasında müşteri hak ve menfaatlerinin zarara uğratılacağının tespit edilmesi halinde ise Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kuruluna ilgili şirketin izninin iptali konusunda yetki verilmektedir. İradi tasfiyenin iptali durumunda, kendi isteğiyle tasfiyeye başlamış ancak bunu sağlıklı bir şekilde yürütememiş bir şirketin tekrar faaliyetlerine dönmesine izin verilemeyeceğinden dolayı, Kurul Kararıyla 6361 sayılı Kanuna bu Kanunla eklenmesi öngörülen 50/A maddesi uyarınca tasfiyeye gidilmesi ve söz konusu kararın genel kurul kararı hükmünde olduğu hüküm altına alınmaktadır.
-
Değişikliğin gerekçesi
Tasarruf finansman şirketlerinin müşterilerden fon toplaması ve bu nedenle doğan yükümlülükleri nedeniyle, 6361 sayılı Kanunun 12 nci maddesinde bahse konu şirketlerin birleşme, bölünme, devir ve iradi tasfiyesinin ayrıntılı olarak düzenlenmesi amaçlanmaktadır. Bu doğrultuda ilgili maddenin birinci ve ikinci fıkralarında tasarruf finansman şirketlerinin bu konularda 6361 sayılı Kanuna tabi diğer şirketlerin tabi olduğu hükümlere tabi olmadığı vurgulanmakta ve maddeye eklenen üçüncü fıkrada ise tasarruf finansman şirketlerinin birleşme, bölünme, devir ve iradi tasfiyesine ilişkin ayrıntılı hükümler belirlenmektedir.
Tasarruf finansman şirketlerinin birleşme, devir, bölünme ve iradi tasfiyelerinin özel olarak düzenlenmesinin temel amacı, müşteri hak ve menfaatlerinin korunması ve sisteme olan güvenin sağlanmasıdır. Bu bakımdan, başka bir şirketle birleşecek, birden fazla şirkete bölünecek, başka bir şirkete devredilecek veya iradi olarak faaliyetlerine son verecek bir tasarruf finansman şirketinin müşterilerinin tüm haklarını garanti altına alması gerekmektedir. Tasarruf finansman sisteminde müşterilerin “yapılan tasarrufların geri alınması” ve “hak kazanılan finansmanın elde edilmesi” olmak üzere iki temel hakkı bulunmaktadır. Özellikle bölünme, devir veya tasfiye olacak şirketlerin müşterilere olan birikmiş tasarrufları ödeme yükümlülüğünün yanında, tasarruf dönemi sonrasındaki finansman yükümlüğünün yerine getirilmesi de önem arz etmektedir. Bu çerçevede, maddede birleşme, devir, bölünme veya iradi tasfiye süreçlerine gidilmesi Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu iznine bağlanmakta ve şirketlerin mevcut yükümlülüklerini nasıl karşılayacaklarına ilişkin bir plan sunması zorunlu kılınmaktadır. Söz konusu plana uyulmaması veya birleşme, devir, bölünme veya iradi tasfiye süreci sırasında müşteri hak ve menfaatlerinin zarara uğratılacağının tespit edilmesi halinde ise Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kuruluna ilgili şirketin izninin iptali konusunda yetki verilmektedir. İradi tasfiyenin iptali durumunda, kendi isteğiyle tasfiyeye başlamış ancak bunu sağlıklı bir şekilde yürütememiş bir şirketin tekrar faaliyetlerine dönmesine izin verilemeyeceğinden dolayı, Kurul Kararıyla 6361 sayılı Kanuna bu Kanunla eklenmesi öngörülen 50/A maddesi uyarınca tasfiyeye gidilmesi ve söz konusu kararın genel kurul kararı hükmünde olduğu hüküm altına alınmaktadır.
-
Değişikliğin gerekçesi
Madde ile 6361 sayılı Kanunun 15 inci maddesinde yer alan “şirketlerin faaliyetleri ve özkaynakları arasında” ibaresi çıkarılarak, şirketlerin fınansal sağlamlığını korumak amacıyla, özkaynaklarla ilişkilendirilenler dışında da sınırlamalar ve standart oranlar belirlenebilmesine imkân sağlanmaktadır. Zira şirketlerin mali yapısını koruyacak tedbirlerin yalnızca özkaynaklara göre belirlenmesi, özellikle tasarruf finansman şirketlerinin yükümlülüklerini yerine getirebilmesi için önemli bir unsur olan likiditeye ilişkin alınabilecek risk yönetim tedbirlerini kısıtlamaktadır.
Madde ile ayrıca şirketlerin aktif kalitesinin ve gelir-gider dengesinin dolayısıyla özkaynaklarmın faaliyetlerin emin bir şekilde yürütülmesine engel olacak şekilde bozulması ya da şirket yönetimlerinin basiretsizliği nedeniyle maruz kalınan risklerin önemli ölçüde artması veya malî bünyeyi zayıflatabilecek şekilde yoğunlaşması hallerinden birinin Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumunca tespit edilmesi halinde, şirketten istenecek tedbirlere açıklık getirilmesi amaçlanmaktadır.
Maddeye eklenen beşinci fıkra ile tasarruf finansman şirketlerinin tasfiyeleri halinde o tarihe kadar topladıkları tasarrufların iade edilebilmesini güvence altına almak amacıyla, faaliyetleri karşılığında elde ettikleri gelirin belli bir kısmı üzerinden düzenli olarak ayrı bir hesapta zorunlu birikim yapmaları düzenlenmektedir.
-
Değişikliğin gerekçesi
Madde ile 6361 sayılı Kanunun 15 inci maddesinde yer alan “şirketlerin faaliyetleri ve özkaynakları arasında” ibaresi çıkarılarak, şirketlerin fınansal sağlamlığını korumak amacıyla, özkaynaklarla ilişkilendirilenler dışında da sınırlamalar ve standart oranlar belirlenebilmesine imkân sağlanmaktadır. Zira şirketlerin mali yapısını koruyacak tedbirlerin yalnızca özkaynaklara göre belirlenmesi, özellikle tasarruf finansman şirketlerinin yükümlülüklerini yerine getirebilmesi için önemli bir unsur olan likiditeye ilişkin alınabilecek risk yönetim tedbirlerini kısıtlamaktadır.
Madde ile ayrıca şirketlerin aktif kalitesinin ve gelir-gider dengesinin dolayısıyla özkaynaklarmın faaliyetlerin emin bir şekilde yürütülmesine engel olacak şekilde bozulması ya da şirket yönetimlerinin basiretsizliği nedeniyle maruz kalınan risklerin önemli ölçüde artması veya malî bünyeyi zayıflatabilecek şekilde yoğunlaşması hallerinden birinin Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumunca tespit edilmesi halinde, şirketten istenecek tedbirlere açıklık getirilmesi amaçlanmaktadır.
Maddeye eklenen beşinci fıkra ile tasarruf finansman şirketlerinin tasfiyeleri halinde o tarihe kadar topladıkları tasarrufların iade edilebilmesini güvence altına almak amacıyla, faaliyetleri karşılığında elde ettikleri gelirin belli bir kısmı üzerinden düzenli olarak ayrı bir hesapta zorunlu birikim yapmaları düzenlenmektedir.
-
Değişikliğin gerekçesi
6361 sayılı Kanuna eklenen 39/A maddesi ile tasarruf finansman sözleşmesinin çerçevesi ortaya konulmaktadır. Tasarruf finansman sözleşmesinin esası, belirli bir birikim süreci sonunda belirli bir konuda finansman elde etmeye hak kazanılmasına dayanmaktadır. Bu bakımdan, sözleşme birbiriyle bütünleşik bir “tasarruf ve bir “finansman” taahhüdünü içermektedir. Sözleşme, müşterinin taahhüt ettiği tasarruf tutarını sözleşme yaptığı şirket nezdinde biriktirmesi ve sözleşmede yer alan süre, yasal sınırlamalar ve ödeme gücünün devam etmesine ilişkin koşulların sağlanması şartıyla müşteriye belirli bir konu ve tutarda finansman elde etme hakkı vermektedir. Dünyadaki benzer uygulamalarda da olduğu gibi, sözleşmedeki finansman müşteriye bir seçenek olarak sunulmakta ve istenilirse müşteri tarafından kullanılmayabilmektedir. Bu yalnızca müşteri tarafından kullanılan tek taraflı bir hak olup, müşteri isterse sözleşmede öngörülen tahsisat zamanında finansman kullanabilmekte, eğer şartları uygun görmezse bu hakkı kullanmayı daha ileriki bir zamana öteleyebilmekte veya hiç finansman kullanmadan da sözleşmeyi sona erdirebilmektedir. Söz konusu hakkın tanınması, sözleşmedeki finansman kullanma imkânının müşteriye uygun olmayan zaman veya koşullarda bir yükümlülüğe dönüşmemesi bakımından önem taşımaktadır.
Dünyada örneği çok görülmemekle birlikte ülkemizde yaygın şekilde uygulanan tasarruf ve finansman için grup oluşturulması uygulaması sözleşmenin yukarıda açıklanan genel çerçevesini değiştirmemektedir. Zira grup uygulaması, tarafların birbirine finansman sağlamasından ziyade, belirli bir gruptaki müşterilerin tahsisat zamanlarının belirlenmesi için kullanılmaktadır. Fiiliyatta, farklı gruplardan birbirine kaynak aktarımının sürekli olarak gerçekleştiği bilinmekte olup, finansal açıdan bu uygulama olmadan faaliyetin sürdürülebilmesi mümkün değildir. Grup halinde tasarruf ve finansman uygulamasında en önemli husus, çekiliş veya benzer yöntemlerle tespit edilen sıra uyarınca farklı zamanlarda tahsisat elde eden müşterilerin hak ve menfaat bakımından birbirleriyle eşit olması, özellikle tahsisat ödemelerini geç alan müşterilerin mali açıdan kayba uğramamasının sağlanmasıdır.
Sözleşme ile şirkete müşteriden organizasyon ücreti alma hakkı verilmekte, buna mukabil, müşterinin tasarruflarını yönetme, bunları geri ödeme ve sözleşme hükümleri çerçevesinde müşteriye finansman kullandırma yükümlülüğü getirilmektedir.
Organizasyon ücreti, tasarruf finansman şirketlerinin müşterilere sundukları hizmetler karşılığında aldıkları bedeldir. Şirketler müşterilerine temel olarak iki hizmet sunmaktadırlar. Bunlardan birincisi tasarruf finansman sistemine katılmak isteyen kişileri bulmak, bir araya getirmek, tasarruf ve finansman dönemlerini düzenlemek ve sözleşme imzalamak şeklindeki organizasyon faaliyetidir. Diğer hizmet ise şirket nezdinde biriken tasarrufların yönetimidir.
Dünyadaki ve ülkemizdeki diğer sözleşmeli tasarruf ürünleri gibi tasarruf finansman sözleşmesinde de erken ayrılma durumunda müşteri açısından belirli oranda mali kayıp olması söz konusudur. Ancak söz konusu kaybın adil ve makul düzeyde olması gerekmektedir. Bu kapsamda madde kapsamında şirketlerin sözleşme yapma şekilleri ve müşterilerin sözleşmeden vazgeçme hakları düzenlenmektedir.
Buna göre tasarruf finansman faaliyetinde müşterilerin iki tür vazgeçme hakkı bulunmaktadır. Birincisi sözleşme imzalanmasını takip eden on dört gün içerisinde kullanılabilen ve müşterinin organizasyon ücreti de dâhil olmak üzere, ödediği her türlü tutarı cayma kararının ilgili şirkete bildiriminden itibaren en geç on dört gün içerisinde geri alabildiği cayma hakkıdır. Diğer vazgeçme hakkı ise, ilk on beş günlük süreden sonra başlayıp finansman sağlanana kadar devam eden sözleşmede fesih hakkıdır.
Sözleşmede fesih halinde şirket müşteriye organizasyon ücretini geri ödememe hakkına sahiptir fakat müşterinin tüm birikimlerini yani tasarruflarını ve bunların birikmiş nemalarını Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu tarafından belirlenecek süre içerisinde ödemek zorundadır. Diğer taraftan, finansman sağlandıktan sonra müşterinin sözleşmeyi fesih hakkı bulunmamakta, sözleşmeyi sona erdirmek isteyen bir müşterinin kendisine sağlanan finansmandan kaynaklanan toplam borç bakiyesini geri ödemesi gerekmektedir.
39/A maddesinin son fıkrasında sözleşmede yer alması gereken asgari unsurlar tek tek sayılmakta ve müşterilerin korunmasına yönelik sözleşmeye aykırı davranan tasarruf finansman şirketleri hakkında idari yaptırım uygulanması amacıyla yasal yükümlülükleri belirlenmektedir. Fıkra kapsamında ayrıca sözleşme kapsamında müşterinin bilgilendirilmesine ve maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasların Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu tarafından çıkartılacak alt düzenlemeyle ortaya konulacağı ifade edilmektedir.
-
Değişikliğin gerekçesi
6361 sayılı Kanuna eklenen 39/B maddesi ile hem tasarruf finansman faaliyetinin işleyişi hem de müşteri hak ve menfaatlerinin korunmasına ilişkin genel çerçeve ortaya konulmaktadır.
Şirketler, müşterileri veya müşteri gruplarının her biri için ayrı bir plan hazırlayarak tasarruf finansman faaliyetinin işleyişini ve likiditesini yönetmek zorundadır. Bunun yanında, müşteri birikimlerinden oluşan fon havuzlarının, şirketlerin kendi operasyonel faaliyetlerinden ayrılması ve söz konusu tasarrufların özel olarak korunması zorunluluğu madde kapsamında hüküm altına alınmaktadır. Bu şekilde, müşterilerin hak ve menfaatlerinin etkin bir şekilde korunması amaçlanmaktadır.
Diğer taraftan, ülkemiz uygulamasında söz konusu sistemin yalnızca faizsiz fınans ilke ve esaslarına uygun şekilde gerçekleştirilmesi öngörülmektedir. Bu kapsamda hem tasarruf finansman sözleşmeleri kapsamındaki işlemler hem de tasarruf finansman şirketlerinin diğer faaliyetleri faizsiz ilke ve esaslara uygun şekilde gerçekleştirilmek zorundadır. Ayrıca, şirket nezdinde birikim yapan müşterilerin tasarruflarından oluşan fonların Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulunca belirlenecek faizsiz yatırım araçlarında değerlendirilmesi de zorunlu tutulmaktadır.
-
Değişikliğin gerekçesi
Madde ile tasarruf finansman sözleşmesi ve tasarruf finansman faaliyetine ilişkin hükümlere aykırılık durumunda ilgililere verilecek idari para cezasının belirlenmesi amaçlanmaktadır.
-
Değişikliğin gerekçesi
Madde ile tasarruf finansman sözleşmesi ve tasarruf finansman faaliyetine ilişkin hükümlere aykırılık durumunda ilgililere verilecek idari para cezasının belirlenmesi amaçlanmaktadır.
-
Değişikliğin gerekçesi
Madde ile tasarruf finansman şirketlerinin, izinsiz faaliyette bulunan kişiler hakkında belirlenen adli ceza hükümleri kapsamına eklenmesi amaçlanmaktadır. Madde ile ayrıca, izinsiz faaliyetin internet aracılığıyla işlenmesi halinde içeriğin çıkarılması ve/veya erişimin engellenmesi kararı verilebilmesi ve izinsiz tasarruf finansman faaliyetinde bulunan şirketler hakkında Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu tarafından tasfiye kararı verilebilmesi yönünde düzenleme yapılmaktadır.
-
Değişikliğin gerekçesi
Madde ile tasarruf finansman şirketlerinin, izinsiz faaliyette bulunan kişiler hakkında belirlenen adli ceza hükümleri kapsamına eklenmesi amaçlanmaktadır. Madde ile ayrıca, izinsiz faaliyetin internet aracılığıyla işlenmesi halinde içeriğin çıkarılması ve/veya erişimin engellenmesi kararı verilebilmesi ve izinsiz tasarruf finansman faaliyetinde bulunan şirketler hakkında Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu tarafından tasfiye kararı verilebilmesi yönünde düzenleme yapılmaktadır.
-
Değişikliğin gerekçesi
Madde ile tasarruf finansman müşterilerinin sözleşmede fesih ve sözleşmeden cayma haklarını kullanmaları durumunda birikimlerinin iade edilmesini engelleyen kişilere yönelik adli ceza hükümlerinin düzenlenmesi amaçlanmaktadır.
-
Değişikliğin gerekçesi
Madde ile zimmet suçu işleyen tasarruf finansman şirketi yönetici ve mensuplarına yönelik adli ceza hükümlerinin düzenlenmesi amaçlanmaktadır.
-
Değişikliğin gerekçesi
6361 sayılı Kanun kapsamındaki şirketlerin faaliyet izinlerinin iptalini düzenleyen 50 inci maddesinin birinci ve üçüncü fıkralarına “tasarruf finansman şirketleri dışındaki şirketlerin” ibaresi eklenerek, faaliyet izinleri ve tasfiyeleri özel hükümlerle düzenlenmesi öngörülen tasarruf finansman şirketlerinin sayılan fıkralar kapsamı dışında kalması sağlanmaktadır.
Diğer taraftan, 50 inci maddede, 6361 sayılı Kanun kapsamında yer alan, tasarruf finansman şirketleri dışındaki şirketlerin faaliyet izin iptal nedenleri sayılmış, ancak mali bünyenin bozulması gibi temel bir faaliyet izni iptal gerekçesine yer verilmemiştir. Kanun hükümlerinin uygulanmasında sorun yaşanmasına neden olan bahse konu eksikliğin giderilmesini teminen, madde ile tasarruf finansman şirketleri dışındaki şirketler tarafından Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumunca istenen mali bünyeye ilişkin önlemlerin alınmaması veya alınan önlemlere rağmen sorunların Kurumca verilen uygun süre içinde giderilememesi ya da bu tedbirlerin alınması durumunda dahi sonuç alınamayacağının Kurumca belirlenmesi halinde, ilgili şirketin faaliyet izninin iptal edileceğinin hüküm altına alınması amaçlanmaktadır.
-
Değişikliğin gerekçesi
Madde ile diğer şirketlerden farklı olarak tasarruf finansman şirketlerine münhasır bir tasfiye sürecinin işletilebilmesi amacıyla 6361 sayılı Kanuna ilave bir madde eklenmektedir.
Zira tasarruf finansman şirketleri bireylerden topladıkları tasarruflara dayalı olarak faaliyet gösteren finansal kuruluşlardır. Bu özellik, söz konusu kuruluşların mali yapılarının çok yakından izlenmesini ve müşterilerin hak ve menfaatlerine zarar getirecek eylemlerin önlenmesini zorunlu kılmaktadır. Şirketlerin likiditelerini yönetememesi, varlık yükümlülük dengelerinin bozulması veya risk yönetim sistemlerini etkin bir şekilde kuramamaları tasarruf finansman sisteminin istikrarlı bir şekilde sürdürülmesine engel olabilecektir. Bu çerçevede madde ile 6361 sayılı Kanuna eklenen 50/A maddesi kapsamında Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu denetimleri sonucunda bir şirketin önemli finansal riskler taşıdığı veya faaliyetlerini güvenle sürdüremeyeceği veya 6361 sayılı Kanuna, ilgili düzenleme veya kararlara aykırı hareket ettiğinin tespit edilmesi halinde Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumuna gerekli tedbirleri alma yetkisi verilmektedir. Kurula, alınacak tedbirlere uyulmaması veya uyulsa bile tedbirlerin istenilen faydayı sağlayamayacağının tespiti halinde ilgili şirketin faaliyet iznini iptal etme ve tasfiyeye tabi tutma yetkisi de tanınmaktadır.
Bu şekilde tasfiyesine karar verilen şirketlerin ise, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu ve Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu tarafından bildirilecek ve Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu tarafından atanacak üyelerden oluşan bir komisyon vasıtasıyla tasfiye olması düzenlenmektedir.
Tasfiye komisyonu üyeleri ile komisyon adına çalışanlara bu görevleriyle kısıtlı olmak kaydıyla hukuki koruma sağlanmaktadır.
Tasarruf finansman şirketlerinin topladıkları fonlar, mevduat sigortası kapsamına girmemekte, şirketler de söz konusu tutarlar için prim ödememektedir. Bu nedenle şirketler nezdinde biriken tasarruflara ilişkin herhangi bir devlet garantisi öngörülmemektedir. Diğer taraftan, çoğunlukla dar ve orta gelirli hane halklarının tasarruflarının bulunduğu söz konusu şirketlerdeki birikimlerinin güvence altına alınmasına ihtiyaç bulunmaktadır. Bu bakımdan, faaliyetlerini sağlıklı bir şekilde sürdüremeyeceği belirlenen şirketlerin tasfiyesinin yetkili bir komisyon tarafından gerçekleştirilmesi müşterilerin tasarrufların korunması bakımından büyük önem taşımaktadır. Madde kapsamında öngörülen tasfiye sürecinin tasfiye komisyonunun gözetiminde etkin şekilde gerçekleştirilebilmesi ve bu sayede tasarruf sahiplerinin hak ve menfaatlerinin mümkün olan en üst seviyede korunabilmesi amacıyla ayrıca, 5411 sayılı Kanunda Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu tarafından tasfiyeye tabi tutulan bankalar hakkında uygulanan belirli hükümlerin, tasarruf finansman şirketleri hakkında da uygulanması öngörülmektedir.
-
Değişikliğin gerekçesi
Madde ile, bu Kanunla adı değiştirilmiş olan Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketleri Birliğine mevzuatta yapılmış olan atıfların Finansal Kurumlar Birliğine yapılmış sayılması amaçlanmaktadır. Madde ile ayrıca, 6361 sayılı Kanunun 40 ıncı maddesinde yapılması öngörülen değişiklik uyarınca, bu Kanunun yürürlüğe girmesinden önce 5411 sayılı Kanuna göre faaliyet izni almış olan varlık yönetim şirketlerinin Kanunun yürürlük tarihinden itibaren bir ay içinde Birliğe üye olma zorunluluğu getirilmektedir.
-
Değişikliğin gerekçesi
Madde ile, bu Kanunla adı değiştirilmiş olan Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketleri Birliğine mevzuatta yapılmış olan atıfların Finansal Kurumlar Birliğine yapılmış sayılması amaçlanmaktadır. Madde ile ayrıca, 6361 sayılı Kanunun 40 ıncı maddesinde yapılması öngörülen değişiklik uyarınca, bu Kanunun yürürlüğe girmesinden önce 5411 sayılı Kanuna göre faaliyet izni almış olan varlık yönetim şirketlerinin Kanunun yürürlük tarihinden itibaren bir ay içinde Birliğe üye olma zorunluluğu getirilmektedir.
-
Değişikliğin gerekçesi
Madde ile, hâlihazırda bir lisansa tabi olmadan tasarruf finansman faaliyeti sürdüren şirketler için intibak süreci düzenlenmektedir. Bu kapsamda, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte herhangi bir lisansa tabi olmaksızın tasarruf finansman faaliyeti yürüten şirketlerin bir ay içinde Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumuna, tasarruf finansman faaliyetinde bulunduklarını beyan eden ve intibak etmek istediklerini belirten bir dilekçeyle başvuruda bulunmaları, başvuru sırasında da ödenmiş sermayeleri, finansal durumları ve kurumsal yapıları başta olmak üzere, durumlarını mevzuat hükümlerine nasıl uyumlu hale getireceklerini makul ve uygulanabilir bir plan dâhilinde açıklamaları gerekmektedir. Sunulan planın Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu tarafından yeterli bulunması halinde ise planda sunulan süreler içerisinde gereken adımların atılması gerekmektedir. Burada tasarruf finansman sisteminin güvenliği ve müşterilerin hak ve menfaatleri için önem arz eden ödenmiş sermayenin getirilmesi veya hesapların ayrılması gibi eylemlerin altı aylık süre beklenmeden en kısa zamanda gerçekleştirilmesi önem arz etmektedir. Bilgi sistemi tesisi veya iç sistemlerin kurulması gibi işlemlerin tamamlanması için daha uzun süreler öngörülebilecektir. Bu çerçevede, Kanun hükümlerine intibak için ilave süre gerekmesi halinde, ilave bir plan sunulması ve söz konusu planın Kurum tarafından makul ve uygulanabilir görülmesi halinde Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu kararıyla şirket bazında ilave bir altı aylık süre belirlenebilmesi ve ayrıca, asgari ödenmiş sermaye tutarı dışındaki mevzuat hükümlerine uyum için intibak süresini altışar ayı geçmemek üzere iki defa daha uzatabilmesi öngörülmektedir.
Diğer taraftan, tasarruf finansman faaliyeti yürüten şirketlerden bir aylık süre içerisinde Kuruma başvuruda bulunmayanlar hakkında 6361 sayılı Kanunun 46 ncı maddesi uyarınca izinsiz faaliyette bulunma hükümleri uygulanacağı düzenlenmektedir. Ayrıca, plan sunup sunmadıklarına bakılmaksızın varlıkları yükümlülüklerini karşılayamayacağı tespit edilenler ile durumlarını öngörülen süre içerisinde Kanun hükümlerine uygun hale getirmeyenler veya sunduğu plan Kurul tarafından yeterli görülmeyenler hakkında 50/A maddesi uyarınca tasfiye kararı alınacağı hüküm altına alınmaktadır.
Bu şekilde müşterilerin hak ve menfaatleri zarar görmeden mevcut şirketlerin Kanuna ve ilgili mevzuata uyum sağlaması, uyum sağlayamayacak olanların ise sistemin istikrarına zarar veremeden tasfiye edilmesi amaçlanmaktadır.
-
Değişikliğin gerekçesi
2644 sayılı Kanunun 26 ncı maddesine eklenen fıkra ile 6361 sayılı Kanun kapsamındaki tasarruf finansman şirketlerinin müşterilerine sağladıkları finansmanlar karşılığında teminat olarak gösterilecek ipotek işlemlerinin tapuya tescil edilebilmesine imkân sağlanması öngörülmektedir.
-
Değiştirildi Genel 7292 sayılı Kanun, md. 20
4/3/2021 tarihli ve 7292 sayılı Kanunun 20 nci maddesiyle, bu Kanunun Adı “Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanunu” iken metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.
Değişikliğin gerekçesi
Madde ile, yeni bir finansal kuruluş türü olarak Tasarruf Finansman Şirketlerinin 6361 sayılı Kanun kapsamında düzenlenmesi doğrultusunda mevzuatta buna ilişkin uyum düzenlemeleri yapılmaktadır.
-
Eski ifade
ve finansmanYeni ifade, finansman ve tasarruf finansmanDeğişikliğin gerekçesi
Madde ile, yeni bir finansal kuruluş türü olarak Tasarruf Finansman Şirketlerinin 6361 sayılı Kanun kapsamında düzenlenmesi doğrultusunda mevzuatta buna ilişkin uyum düzenlemeleri yapılmaktadır.
-
Eski ifade
ve finansmanYeni ifade, finansman şirketleri ve tasarruf finansmanDeğişikliğin gerekçesi
Madde ile, yeni bir finansal kuruluş türü olarak Tasarruf Finansman Şirketlerinin 6361 sayılı Kanun kapsamında düzenlenmesi doğrultusunda mevzuatta buna ilişkin uyum düzenlemeleri yapılmaktadır.
-
Eski ifade
Kiralama, Faktoring ve Finansman ŞirketleriYeni ifadeKurumlarDeğişikliğin gerekçesi
6361 sayılı Kanunun tanım maddesine bu Kanun ile kurulması öngörülen tasarruf finansman faaliyetine ilişkin yapı ve süreçlerin daha iyi anlaşılabilmesi, anlam bütünlüğünün ve terim birliğinin sağlanması ve ilgili hükümlerin uygulanmasının kolaylaştırılması amacıyla konuya ilişkin temel kavramların tanımları eklenmektedir.
-
Eski ifade
ve finansmanYeni ifade, finansman şirketleri ve tasarruf finansmanDeğişikliğin gerekçesi
6361 sayılı Kanunun tanım maddesine bu Kanun ile kurulması öngörülen tasarruf finansman faaliyetine ilişkin yapı ve süreçlerin daha iyi anlaşılabilmesi, anlam bütünlüğünün ve terim birliğinin sağlanması ve ilgili hükümlerin uygulanmasının kolaylaştırılması amacıyla konuya ilişkin temel kavramların tanımları eklenmektedir.
-
4/3/2021 tarihli ve 7292 sayılı Kanunun 2 nci maddesiyle, bu bentte yer alan “ve kurucu ortak sayısının beşten az olmaması” ibaresi madde metninden çıkarılmıştır.
Değişikliğin gerekçesi
Mülga Türk Ticaret Kanununda anonim şirketlerin en az beş ortakla kurulması gerekirken, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununda bu hükme yer verilmemiş ve anonim şirketlerin tek bir ortakla da kurulabileceği belirtilmiştir. Bu çerçevede madde ile, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu ile madde hükmünün uyumlaştırılması amacıyla ortak sayısının en az beş olmasına ilişkin ifadeler madde metninden çıkarılmaktadır.
Diğer taraftan madde ile tasarruf finansman şirketlerinin unvanlarında yer alması gereken ibare 6361 sayılı Kanunun kuruluş şartları başlıklı maddesine eklenmektedir. Şirketlerin, denetim ve gözetime elverişli, faaliyetlerini emin ve güvenilir bir şekilde icra edebilecek, sektörde güven ve istikrara zarar vermeyecek bir ortaklık yapısına, iyi yönetime, yeterli mali güce, gerekli organizasyon yapısına sahip olması amaçlanmaktadır. Bu doğrultuda, söz konusu şirketlerin kuruluş izinlerinin Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulunun en az beş üyesinin aynı yöndeki oyuyla verileceği öngörülmektedir.
Ayrıca, tasarruf finansman şirketinin kuruluşu için aranan şartlar, 6361 sayılı Kanununda diğer şirketler için öngörülen hükümlere göre belirlenmektedir. Bu şekilde, kuruluş aşamasında planlanan faaliyetleri gerçekleştirme ehliyetinden yoksun, sisteme zarar verebilecek, etkin denetimi engelleyecek ve iyi yönetime sahip olmayan şirketlerin sektöre girmelerinin önlenmesi amaçlanmaktadır.
Madde ile ayrıca, daha önce faktoring şirketleri için getirilen asgari elli milyon Türk Lirası ödenmiş sermaye yükümlülüğünün, 6361 sayılı Kanunda düzenlenen finansal kiralama ve finansman şirketleri için de geçerli olması amacıyla değişiklik yapılmakta, ayrıca ve tasarruf finansman şirketleri için ödenmiş sermaye tutarı en az yüz milyon Türk Lirası olarak belirlenmektedir. Tasarruf finansman şirketlerinin müşterilerinden fon toplaması nedeniyle daha yüksek bir ödenmiş sermaye tutarı öngörülmekte ve böylece tasarruf finansman sistemi müşterilerinin hak ve menfaatlerinin daha etkin şekilde korunması hedeflenmektedir. Diğer taraftan, ilerleyen dönemlerde yeni kurulacak şirketler için enflasyona, ekonomik konjonktüre, sektörün gelişimine ve benzeri sebeplere bağlı olarak artması muhtemel asgari ödenmiş sermaye tutarının yeniden belirlenmesi için Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kuruluna yetki verilmektedir.
-
4/3/2021 tarihli ve 7292 sayılı Kanunun 2 nci maddesiyle, bu fıkrada yer alan “her yıl Türkiye İstatistik Kurumu tarafından açıklanan yıllık üretici fiyatları endeksindeki artış oranının gerektirdiği miktarı geçmemek üzere” ibaresi madde metninden çıkarılmıştır.
Değişikliğin gerekçesi
Mülga Türk Ticaret Kanununda anonim şirketlerin en az beş ortakla kurulması gerekirken, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununda bu hükme yer verilmemiş ve anonim şirketlerin tek bir ortakla da kurulabileceği belirtilmiştir. Bu çerçevede madde ile, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu ile madde hükmünün uyumlaştırılması amacıyla ortak sayısının en az beş olmasına ilişkin ifadeler madde metninden çıkarılmaktadır.
Diğer taraftan madde ile tasarruf finansman şirketlerinin unvanlarında yer alması gereken ibare 6361 sayılı Kanunun kuruluş şartları başlıklı maddesine eklenmektedir. Şirketlerin, denetim ve gözetime elverişli, faaliyetlerini emin ve güvenilir bir şekilde icra edebilecek, sektörde güven ve istikrara zarar vermeyecek bir ortaklık yapısına, iyi yönetime, yeterli mali güce, gerekli organizasyon yapısına sahip olması amaçlanmaktadır. Bu doğrultuda, söz konusu şirketlerin kuruluş izinlerinin Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulunun en az beş üyesinin aynı yöndeki oyuyla verileceği öngörülmektedir.
Ayrıca, tasarruf finansman şirketinin kuruluşu için aranan şartlar, 6361 sayılı Kanununda diğer şirketler için öngörülen hükümlere göre belirlenmektedir. Bu şekilde, kuruluş aşamasında planlanan faaliyetleri gerçekleştirme ehliyetinden yoksun, sisteme zarar verebilecek, etkin denetimi engelleyecek ve iyi yönetime sahip olmayan şirketlerin sektöre girmelerinin önlenmesi amaçlanmaktadır.
Madde ile ayrıca, daha önce faktoring şirketleri için getirilen asgari elli milyon Türk Lirası ödenmiş sermaye yükümlülüğünün, 6361 sayılı Kanunda düzenlenen finansal kiralama ve finansman şirketleri için de geçerli olması amacıyla değişiklik yapılmakta, ayrıca ve tasarruf finansman şirketleri için ödenmiş sermaye tutarı en az yüz milyon Türk Lirası olarak belirlenmektedir. Tasarruf finansman şirketlerinin müşterilerinden fon toplaması nedeniyle daha yüksek bir ödenmiş sermaye tutarı öngörülmekte ve böylece tasarruf finansman sistemi müşterilerinin hak ve menfaatlerinin daha etkin şekilde korunması hedeflenmektedir. Diğer taraftan, ilerleyen dönemlerde yeni kurulacak şirketler için enflasyona, ekonomik konjonktüre, sektörün gelişimine ve benzeri sebeplere bağlı olarak artması muhtemel asgari ödenmiş sermaye tutarının yeniden belirlenmesi için Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kuruluna yetki verilmektedir.
-
4/3/2021 tarihli ve 7292 sayılı Kanunun 20 nci maddesiyle, bu bende “finansman” ibaresinden sonra gelmek üzere “, tasarruf finansman” ibaresi eklenmiştir.
Değişikliğin gerekçesi
Madde ile, yeni bir finansal kuruluş türü olarak Tasarruf Finansman Şirketlerinin 6361 sayılı Kanun kapsamında düzenlenmesi doğrultusunda mevzuatta buna ilişkin uyum düzenlemeleri yapılmaktadır.
-
Eski ifade
2499 sayılı KanunaYeni ifade6/12/2012 tarihli ve 6362 sayılı Sermaye Piyasası KanununaDeğişikliğin gerekçesi
Madde ile tasarruf finansman şirketlerinin 6361 sayılı Kanun kapsamındaki diğer şirketlerden ayrılan belirli yönleri olması sebebiyle, şirketlerin yapamayacağı iş ve işlemleri konu alan maddede tasarruf finansman şirketlerine bazı hususlarda istisnaların tanımlanması ve tasarruf finansman şirketlerinin finansmanını yapabileceği ürünlerin belirlenmesi amaçlanmaktadır. Tasarruf finansman şirketleri, kapalı bir mekanizma içerisinde müşterilerine finansman kullandırmak amacıyla yine aynı müşterilerden fon toplama faaliyeti sürdürmektedirler. Bu bakımdan söz konusu fon toplama işleminin faktoring, finansal kiralama ve finansman şirketleri için getirilmiş bulunan para toplama yasağı kapsamında olmadığı hüküm altına alınmaktadır. Diğer taraftan, müşterilerin tasarruf finansman şirketleri nezdindeki birikimlerinin ve finansman haklarının korunması amacıyla, bu şirketlerin ana faaliyet konuları dışındaki mal ve hizmetler ile tasarruf finansman sözleşmeleri dışında borç verememesi, başka şirketlerde ortaklık payı edinememesi ve ayrıca konut veya taşıt alımlarını finanse etme şeklinde yurt dışı faaliyetlerde bulunamayacakları düzenlenmektedir. Fıkra kapsamında ayrıca, tasarruf finansman şirketlerinin müşterileri nezdinde banka gibi faaliyet gösterdikleri veya ülkemiz katılım bankacılığı sektörü altında yer aldıkları izlenimi oluşturmamaları amacıyla kamuoyuna yaptıkları açıklamalara yönelik tedbirlere yer verilmektedir.
Madde ile ayrıca tasarruf finansman şirketleri dışındaki şirketler için iştirak edinme süreci hakkında Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kuruluna usul ve esas belirleme yetkisi verilmektedir.
Kanuna tabi şirketler gerek yurt içinde gerekse yurt dışında iştirak edinmelerine rağmen, Kanunda bu hususa ilişkin bir düzenleme öngörülmediğinden hangi şirketin hangi kuruluşlarda ortaklık payı olduğu hususu takip edilememektedir. Diğer taraftan, iştirak edinimlerinde şirketten nakit çıkışı olduğu için, bu hususun şirketin mali bünyesine etkisinin incelenmesi açısından, iştirak edinimlerinin bankalarda olduğu gibi Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu tarafından düzenlenmesi öngörülmektedir.
-
4/3/2021 tarihli ve 7292 sayılı Kanunun 4 üncü maddesiyle, bu fıkrada yer alan “ile ortak sayısının beşin altına düşmesine yol açan pay devirleri” ibaresi madde metninden çıkarılmıştır.
Değişikliğin gerekçesi
6361 sayılı Kanunun 5 inci maddesinde yapılması öngörülen değişikliğe uygun olarak madde ile, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu ile madde hükmünün uyumlaştırılması amacıyla ortak sayısının beşten aşağı düşmesine yol açan işlemlerin pay defterine kayıt yasağına ilişkin hükmün madde metnin çıkarılması amaçlanmaktadır.
-
4/3/2021 tarihli ve 7292 sayılı Kanunun 6 ncı maddesiyle, bu fıkrada yer alan “şirketlerin faaliyetleri ile özkaynakları arasında” ibaresi madde metninden çıkarılmıştır.
Değişikliğin gerekçesi
Madde ile 6361 sayılı Kanunun 15 inci maddesinde yer alan “şirketlerin faaliyetleri ve özkaynakları arasında” ibaresi çıkarılarak, şirketlerin fınansal sağlamlığını korumak amacıyla, özkaynaklarla ilişkilendirilenler dışında da sınırlamalar ve standart oranlar belirlenebilmesine imkân sağlanmaktadır. Zira şirketlerin mali yapısını koruyacak tedbirlerin yalnızca özkaynaklara göre belirlenmesi, özellikle tasarruf finansman şirketlerinin yükümlülüklerini yerine getirebilmesi için önemli bir unsur olan likiditeye ilişkin alınabilecek risk yönetim tedbirlerini kısıtlamaktadır.
Madde ile ayrıca şirketlerin aktif kalitesinin ve gelir-gider dengesinin dolayısıyla özkaynaklarmın faaliyetlerin emin bir şekilde yürütülmesine engel olacak şekilde bozulması ya da şirket yönetimlerinin basiretsizliği nedeniyle maruz kalınan risklerin önemli ölçüde artması veya malî bünyeyi zayıflatabilecek şekilde yoğunlaşması hallerinden birinin Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumunca tespit edilmesi halinde, şirketten istenecek tedbirlere açıklık getirilmesi amaçlanmaktadır.
Maddeye eklenen beşinci fıkra ile tasarruf finansman şirketlerinin tasfiyeleri halinde o tarihe kadar topladıkları tasarrufların iade edilebilmesini güvence altına almak amacıyla, faaliyetleri karşılığında elde ettikleri gelirin belli bir kısmı üzerinden düzenli olarak ayrı bir hesapta zorunlu birikim yapmaları düzenlenmektedir.
-
Eklendi Genel 7292 sayılı Kanun, md. 7
4/3/2021 tarihli ve 7292 sayılı Kanunun 7 nci maddesiyle, bu Kanuna 39 uncu maddeden sonra gelmek üzere Üçüncü bölüm başlığı ile birlikte 39/A maddesi eklenmiştir.
Değişikliğin gerekçesi
6361 sayılı Kanuna eklenen 39/A maddesi ile tasarruf finansman sözleşmesinin çerçevesi ortaya konulmaktadır. Tasarruf finansman sözleşmesinin esası, belirli bir birikim süreci sonunda belirli bir konuda finansman elde etmeye hak kazanılmasına dayanmaktadır. Bu bakımdan, sözleşme birbiriyle bütünleşik bir “tasarruf ve bir “finansman” taahhüdünü içermektedir. Sözleşme, müşterinin taahhüt ettiği tasarruf tutarını sözleşme yaptığı şirket nezdinde biriktirmesi ve sözleşmede yer alan süre, yasal sınırlamalar ve ödeme gücünün devam etmesine ilişkin koşulların sağlanması şartıyla müşteriye belirli bir konu ve tutarda finansman elde etme hakkı vermektedir. Dünyadaki benzer uygulamalarda da olduğu gibi, sözleşmedeki finansman müşteriye bir seçenek olarak sunulmakta ve istenilirse müşteri tarafından kullanılmayabilmektedir. Bu yalnızca müşteri tarafından kullanılan tek taraflı bir hak olup, müşteri isterse sözleşmede öngörülen tahsisat zamanında finansman kullanabilmekte, eğer şartları uygun görmezse bu hakkı kullanmayı daha ileriki bir zamana öteleyebilmekte veya hiç finansman kullanmadan da sözleşmeyi sona erdirebilmektedir. Söz konusu hakkın tanınması, sözleşmedeki finansman kullanma imkânının müşteriye uygun olmayan zaman veya koşullarda bir yükümlülüğe dönüşmemesi bakımından önem taşımaktadır.
Dünyada örneği çok görülmemekle birlikte ülkemizde yaygın şekilde uygulanan tasarruf ve finansman için grup oluşturulması uygulaması sözleşmenin yukarıda açıklanan genel çerçevesini değiştirmemektedir. Zira grup uygulaması, tarafların birbirine finansman sağlamasından ziyade, belirli bir gruptaki müşterilerin tahsisat zamanlarının belirlenmesi için kullanılmaktadır. Fiiliyatta, farklı gruplardan birbirine kaynak aktarımının sürekli olarak gerçekleştiği bilinmekte olup, finansal açıdan bu uygulama olmadan faaliyetin sürdürülebilmesi mümkün değildir. Grup halinde tasarruf ve finansman uygulamasında en önemli husus, çekiliş veya benzer yöntemlerle tespit edilen sıra uyarınca farklı zamanlarda tahsisat elde eden müşterilerin hak ve menfaat bakımından birbirleriyle eşit olması, özellikle tahsisat ödemelerini geç alan müşterilerin mali açıdan kayba uğramamasının sağlanmasıdır.
Sözleşme ile şirkete müşteriden organizasyon ücreti alma hakkı verilmekte, buna mukabil, müşterinin tasarruflarını yönetme, bunları geri ödeme ve sözleşme hükümleri çerçevesinde müşteriye finansman kullandırma yükümlülüğü getirilmektedir.
Organizasyon ücreti, tasarruf finansman şirketlerinin müşterilere sundukları hizmetler karşılığında aldıkları bedeldir. Şirketler müşterilerine temel olarak iki hizmet sunmaktadırlar. Bunlardan birincisi tasarruf finansman sistemine katılmak isteyen kişileri bulmak, bir araya getirmek, tasarruf ve finansman dönemlerini düzenlemek ve sözleşme imzalamak şeklindeki organizasyon faaliyetidir. Diğer hizmet ise şirket nezdinde biriken tasarrufların yönetimidir.
Dünyadaki ve ülkemizdeki diğer sözleşmeli tasarruf ürünleri gibi tasarruf finansman sözleşmesinde de erken ayrılma durumunda müşteri açısından belirli oranda mali kayıp olması söz konusudur. Ancak söz konusu kaybın adil ve makul düzeyde olması gerekmektedir. Bu kapsamda madde kapsamında şirketlerin sözleşme yapma şekilleri ve müşterilerin sözleşmeden vazgeçme hakları düzenlenmektedir.
Buna göre tasarruf finansman faaliyetinde müşterilerin iki tür vazgeçme hakkı bulunmaktadır. Birincisi sözleşme imzalanmasını takip eden on dört gün içerisinde kullanılabilen ve müşterinin organizasyon ücreti de dâhil olmak üzere, ödediği her türlü tutarı cayma kararının ilgili şirkete bildiriminden itibaren en geç on dört gün içerisinde geri alabildiği cayma hakkıdır. Diğer vazgeçme hakkı ise, ilk on beş günlük süreden sonra başlayıp finansman sağlanana kadar devam eden sözleşmede fesih hakkıdır.
Sözleşmede fesih halinde şirket müşteriye organizasyon ücretini geri ödememe hakkına sahiptir fakat müşterinin tüm birikimlerini yani tasarruflarını ve bunların birikmiş nemalarını Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu tarafından belirlenecek süre içerisinde ödemek zorundadır. Diğer taraftan, finansman sağlandıktan sonra müşterinin sözleşmeyi fesih hakkı bulunmamakta, sözleşmeyi sona erdirmek isteyen bir müşterinin kendisine sağlanan finansmandan kaynaklanan toplam borç bakiyesini geri ödemesi gerekmektedir.
39/A maddesinin son fıkrasında sözleşmede yer alması gereken asgari unsurlar tek tek sayılmakta ve müşterilerin korunmasına yönelik sözleşmeye aykırı davranan tasarruf finansman şirketleri hakkında idari yaptırım uygulanması amacıyla yasal yükümlülükleri belirlenmektedir. Fıkra kapsamında ayrıca sözleşme kapsamında müşterinin bilgilendirilmesine ve maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasların Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu tarafından çıkartılacak alt düzenlemeyle ortaya konulacağı ifade edilmektedir.
-
Eski ifade
Cumhuriyet başsavcılığının talebi üzerineYeni ifadeKurumun ilgili Cumhuriyet başsavcılığını muhatap talebi üzerineDeğişikliğin gerekçesi
Madde ile tasarruf finansman şirketlerinin, izinsiz faaliyette bulunan kişiler hakkında belirlenen adli ceza hükümleri kapsamına eklenmesi amaçlanmaktadır. Madde ile ayrıca, izinsiz faaliyetin internet aracılığıyla işlenmesi halinde içeriğin çıkarılması ve/veya erişimin engellenmesi kararı verilebilmesi ve izinsiz tasarruf finansman faaliyetinde bulunan şirketler hakkında Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu tarafından tasfiye kararı verilebilmesi yönünde düzenleme yapılmaktadır.
-
Eski ifade
Bir şirketinYeni ifadeTasarruf finansman şirketleri dışındaki şirketlerinDeğişikliğin gerekçesi
6361 sayılı Kanun kapsamındaki şirketlerin faaliyet izinlerinin iptalini düzenleyen 50 inci maddesinin birinci ve üçüncü fıkralarına “tasarruf finansman şirketleri dışındaki şirketlerin” ibaresi eklenerek, faaliyet izinleri ve tasfiyeleri özel hükümlerle düzenlenmesi öngörülen tasarruf finansman şirketlerinin sayılan fıkralar kapsamı dışında kalması sağlanmaktadır.
Diğer taraftan, 50 inci maddede, 6361 sayılı Kanun kapsamında yer alan, tasarruf finansman şirketleri dışındaki şirketlerin faaliyet izin iptal nedenleri sayılmış, ancak mali bünyenin bozulması gibi temel bir faaliyet izni iptal gerekçesine yer verilmemiştir. Kanun hükümlerinin uygulanmasında sorun yaşanmasına neden olan bahse konu eksikliğin giderilmesini teminen, madde ile tasarruf finansman şirketleri dışındaki şirketler tarafından Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumunca istenen mali bünyeye ilişkin önlemlerin alınmaması veya alınan önlemlere rağmen sorunların Kurumca verilen uygun süre içinde giderilememesi ya da bu tedbirlerin alınması durumunda dahi sonuç alınamayacağının Kurumca belirlenmesi halinde, ilgili şirketin faaliyet izninin iptal edileceğinin hüküm altına alınması amaçlanmaktadır.
-
Eski ifade
5 inci maddenin ikinci fıkrasındaYeni ifade5 inci maddedeDeğişikliğin gerekçesi
Madde ile, yeni bir finansal kuruluş türü olarak Tasarruf Finansman Şirketlerinin 6361 sayılı Kanun kapsamında düzenlenmesi doğrultusunda mevzuatta buna ilişkin uyum düzenlemeleri yapılmaktadır.
-
-
18 Haziran 2020
-
Değişikliğin gerekçesi
Madde ile, 6361 sayılı Kanun kapsamındaki finansal kiralama şirketleri ile müşteriler arasındaki sözleşmelerin şekli düzenlenmektedir. Bu kapsamda, sözleşmelerin yazılı olarak veya uzaktan iletişim araçlarıyla mesafeli olarak ya da mesafeli olsun olmasın Kurulun yazılı şeklin yerine geçebileceğini belirlediği ve bir bilişim veya elektronik haberleşme cihazı üzerinden gerçekleştirilecek ve müşteri kimliğinin doğrulanmasına imkân verecek yöntemler yoluyla kurulabilmesi öngörülmektedir.
Böylelikle, söz konusu şirketler ile müşteriler arasındaki sözleşme ilişkisinin uzaktan iletişim araçları vasıtasıyla mesafeli olarak da kurulabilmesinin ve fiziki belge ve ıslak imza kullanılmadan Kurulun yazılı şeklin yerine geçeceğini belirlediği günün teknolojisine uygun diğer yöntemlerin de kullanılabilmesinin önünün açılması amaçlanmaktadır.
-
Değişikliğin gerekçesi
Madde ile, 6361 sayılı Kanun kapsamındaki faktoring şirketleri ile müşteriler arasındaki sözleşmelerin şekli düzenlenmektedir. Bu kapsamda, sözleşmelerin yazılı olarak veya uzaktan iletişim araçlarıyla mesafeli olarak ya da mesafeli olsun olmasın Kurulun yazılı şeklin yerine geçebileceğini belirlediği ve bir bilişim veya elektronik haberleşme cihazı üzerinden gerçekleştirilecek ve müşteri kimliğinin doğrulanmasına imkân verecek yöntemler yoluyla kurulabilmesi öngörülmektedir.
Böylelikle, söz konusu şirketler ile müşteriler arasındaki sözleşme ilişkisinin uzaktan iletişim araçları vasıtasıyla mesafeli olarak da kurulabilmesinin ve fiziki belge ve ıslak imza kullanılmadan Kurulun yazılı şeklin yerine geçeceğini belirlediği günün teknolojisine uygun diğer yöntemlerin de kullanılabilmesinin önünün açılması amaçlanmaktadır.
-
-
20 Şubat 2020
-
Değişikliğin gerekçesi
Madde ile 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanununun 5 inci maddesinde yapılan değişiklikle, sermaye yapılarının güçlendirilmesi ve daha kurumsal bir yapıya kavuşturulmalarını teminen faktoring şirketlerinin kuruluşunda nakden ödenecek sermaye tutarının yirmi milyon Türk Lirasından elli milyon Türk Lirasına çıkarılması amaçlanmaktadır.
-
Değişikliğin gerekçesi
Madde ile, 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanununda yer alan idari para ceza tutarlarının güncellenmesi ve yaptırım kararı verilinceye kadar aykırılığın birden fazla işlenmiş olması veya idari para cezasının uygulanmasından itibaren iki yıl içerisinde aynı aykırılığın tekrarlanması hususları dikkate alınarak Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kuruluna idari yaptırımı ağırlaştırma yetkisinin verilmesi amaçlanmaktadır.
-
Değişikliğin gerekçesi
6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanununa eklenmesi öngörülen geçici maddeyle, faktoring şirketleri için aranan yeni sermaye yükümlülüğüne intibakın sağlanabilmesini teminen geçiş hükmünün düzenlenmesi amaçlanmaktadır.
-
-
17 Temmuz 2019
-
Eski ifade
Finansal kiralama ve finansman şirketleriYeni ifadeŞirket
-
2 Temmuz 2018
-
Eski ifade
Bakanlar KuruluYeni ifadeCumhurbaşkanı -
Eski ifade
Bakanlar KuruluYeni ifadeCumhurbaşkanı
-
-
28 Kasım 2017
-
15 Temmuz 2016
-
Değişikliğin gerekçesi
Finansal kiralama konusu malların tedarikine ilişkin olarak 6361 sayılı Kanunda tanımlanan kiralayanlar ile tedarikçileri arasında imzalanan sözleşmeler ve bunların teminatına ilişkin kâğıtların damga vergisinden, yapılacak işlemlerin, finansal kiralama konusu taşınmazların kiralayanlar tarafından devralınmasına ilişkin tapu işlemlerinden alınan harçlar hariç olmak üzere, harçlardan istisna edilmesi sağlanmaktadır.
-