İçeriğe geç
Yürürlükte Temel kanun 12. hâli

Sermaye Piyasası Kanunu (SPKn)

Kanun numarası
6362
Kabul tarihi
06.12.2012
Resmî Gazete
30.12.2012 / 28513
Düstur
5. tertip, cilt 53
Son değişiklik
26.06.2024
Madde sayısı
172

Madde 31/B geçmişi

Teminat yönetim sözleşmesi ve teminat yöneticisi

Metin 0 kez değişmiş, toplam 1 değişiklik kaydı var.

Bugünkü metni

MADDE 31/B – (Ek:20/2/2020-7222/29 md.)

(1) Kurulca belirlenecek sermaye piyasası araçları, bu araçlardan doğan yükümlülüklerin vadesinde yerine getirilmesini teminen Kurulun uygun göreceği varlıklarla teminat altına alınabilir. Teminata konu varlıkların mülkiyeti teminaten genel saklama yetkisine sahip yatırım kuruluşu niteliğini haiz teminat yöneticisine devredilir veya bu varlıklar üzerinde teminat yöneticisi lehine sınırlı ayni hak tesis edilir. Teminata konu varlığın, teminaten devredildiği hususu ilgili sicilde beyanlar hanesine kaydedilir.

(2) Teminat yöneticisi, sermaye piyasası araçlarından doğan yükümlülüklerin teminatını teşkil etmek üzere mülkiyeti kendisine devredilen veya üzerinde lehine sınırlı ayni hak tesis edilen teminat konusu varlıkların sevk ve idaresinin sağlanması, korunması, muhafazası, hukuki yollara müracaat edilmesi, temerrüt hâlinde ya da kanun veya sözleşme hükümlerinde öngörülen sebeplerle, teminattan alacağın karşılanması söz konusu olduğunda; teminata konu varlığın paraya çevrilmesi, teminata konu varlıkların satış tutarının yatırımcılar arasında paylaştırılması, yatırımcıların alacağı karşılandıktan sonra arta kalan değer olursa bunun teminat verene iade edilmesi, borcun sona ermesi ile birlikte teminat konusu varlıkların teminat verene iade edilmesi, yatırımcıların menfaatlerinin korunması da dâhil diğer her türlü iş ve muamelelerin yerine getirilmesi için ihraçtan önce, ihraççı ile yazılı olarak akdedilecek bir teminat yönetim sözleşmesi ile yetkilendirilir. Teminat yönetim sözleşmesinin tabi olduğu usul, esas ve asgari unsurları belirlemeye Kurul yetkilidir.

(3) Teminat yöneticisi, teminatlara ilişkin tapuya tescil işlemleri, gemi sicili, araç sicili ve taşınır rehin sicili dâhil ancak bunlarla sınırlı olmamak üzere özel sicillerde yapılacak rehin, ipotek veya herhangi bir ayni hakkın, şerhin, takyidatın, hak ve alacağın tescili, kaydı ve bunlar için gerekli olan her türlü işlem dâhil olmak üzere teminatın tesisi, terkini, fekki, sona erdirilmesi konusundaki tüm iş ve muameleleri kendi adına ve yatırımcılar hesabına yerine getirmeye yetkilidir.

(4) Kurulun onayladığı her teminat yöneticisinin ticaret unvanı, hangi ihraçla ilgili olarak atandığı ve yetkileri, ihraççı tarafından ihraççının merkezinin bulunduğu yerin ticaret siciline ayırt edici şekilde tescil ve Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi’nde ilan olunur.

(5) Temerrüt hâlinde ya da kanun veya sözleşme hükümlerinde öngörülen sebeplerle, teminattan alacağın karşılanması söz konusu olduğunda; herhangi bir ihbar veya ihtarda bulunma, süre verme, adli veya idari merciden izin ya da onay alma, teminatın açık artırma ya da başka bir yol ile nakde çevrilmesi gibi herhangi bir ön şartı yerine getirme yükümlülüğü olmaksızın, teminat yöneticisi teminata konu varlıkları satıp bedellerini yatırımcılar arasında paylaştırabilir.

(6) Teminat konusu varlıklar, teminat yöneticisinin mal varlığından ayrıdır ve ayrı izlenir. Teminat konusu varlıklar, teminat yöneticisinin borçları nedeniyle kamu alacakları için olsa dahi haczedilemez, rehnedilemez, iflas masasına dâhil edilemez ve üzerlerine ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz konulamaz.

(7) Teminata konu varlıkların türleri ve nitelikleri, sermaye piyasası araçları ile teminata konu varlıklar arasındaki teminat uyumu, teminata konu varlıklara ilişkin kayıtların tutulması, hak ve yükümlülükler, teminat yöneticisinin nitelikleri, ticaret siciline tescili, terkini ve teminat yöneticisine hizmetleri karşılığında ödeme yapılmasına ilişkin usul ve esaslar ile sermaye piyasası aracı ihracında teminat yapısına ilişkin diğer hususları belirlemeye Kurul yetkilidir.

(8) Teminat yöneticisinin sorumluluğunu hafifleten ya da kaldıran anlaşmalar, hüküm veya ifadeler geçersizdir.

(9) Sermaye piyasası kurumlarının teminat yöneticisi olarak atanması durumunda, bu maddenin ikinci fıkrasındaki yükümlülüklerini gereği gibi yerine getirmeyen teminat yöneticilerine 96 ncı maddenin birinci fıkrası; bu maddenin altıncı fıkrasına aykırılık hâlinde ise 92 nci maddenin birinci ve üçüncü fıkraları uygulanır.

(10) Teminat yöneticisinin teminaten mülkiyeti devredilen varlıkları tasarruf amacı dışında kullanması durumunda 5237 sayılı Kanunun 155 inci maddesinin ikinci fıkrasına göre hükmedilecek ceza beş yıldan az olamaz.

(11) Kurul, bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye yetkilidir.

Metni elimizde olmayan 1 değişiklik kaydı

Bu kayıtlar metin içindeki değişiklik notlarından derlendi. Karşılaştırılacak hâl elimizde yok: belgenin konsolide metninin en eski kopyası 18 Haziran 2020 tarihli, bundan öncesi için metnin o günkü hâli hiçbir arşivde bulunmuyor.

  • Eklendi Madde 31/B 7222 sayılı Kanun, md. 29
    Değişikliğin gerekçesi

    Madde ile, 6362 sayılı Kanuna eklenmesi öngörülen 31/B maddesiyle yurt dışında sermaye piyasalarında geniş bir uygulama alanı bulan “Teminat Yöneticisi-Trust-Yed-i Emin” kurumunun Türk sermaye piyasasına kazandırılması ve buna ilişkin genel esasların belirlenmesi amaçlanmaktadır.

    Mevcut uygulamada borçlu tahvil ihraç ederken, tahvillerin geri ödenmesini teminaten rehin tesis etmesi mümkündür, ancak tahvillerin ödenmemesi durumunda, rehinli varlıkların paraya çevrilmesi ve hak sahiplerine ödenmesi, hem uzun zaman almakta hem de tahvil sahiplerinin tam olarak alacaklarını alamamasına neden olmaktadır. Getirilmesi önerilen düzenleme ile mevcut uygulamadan farklı olarak tahvil sahiplerinin alacaklarının hızlı bir şekilde tahsiline imkân verilmesi öngörülmektedir.

    Tahvil sahiplerine bu imkânın verilmesi, tahvil ihraççısının da daha kolay ve düşük faizle borç temin edebilmesine yardımcı olacaktır.

    Bu kapsamda teminat yöneticisinin yükümlülüğü teminat alınan varlığın ve teminatın niteliğine göre farklılık arz edebildiğinden söz konusu düzenlemede yer verilen yükümlülüklerin, teminatın mahiyetine uygun düştüğü ölçüde yerine getirilmesi ve teminat yönetim sözleşmesine aykırılık durumunda Sermaye Piyasası Kurulu tarafından alınabilecek tedbirlere ilişkin düzenlemeler ile teminata konu varlıkların amaç dışı kullanımının ağır cezai yaptırıma bağlanması öngörülmektedir. Teminat yöneticisine satış yetkisi verilmesi, teminat varlıklarının teminat yöneticisinin mal varlığından ayrı izlenmesi esasları ile yatırımcılarının daha etkin bir şekilde korunması amaçlanmakta olup, ihraççının merkezinin bulunduğu yerde yapılacak tescil de aleniyeti sağlayacaktır.

    MADDE 30- Dünya uygulamalarında kitle fonlaması yöntemleri, fon temin eden destekçilere vaat edilen unsurlar kapsamında sınıflandırılmaktadır. Bağış/yardım, ödül, borç verme ve sermaye modelleri olmak üzere temelde dört farklı finansman yöntemi bulunmaktadır. İlk iki model olan bağış/ yardım ve ödül modellerinde, fon sağlayan destekçiler ile bu fonu kullanacak olan taraflar arasında herhangi bir ortaklık veya borç ilişkisi oluşmamaktadır. Bağış/yardım modelinde karşılık olarak herhangi bir şey beklenmemekle beraber, ödül modelinde ise finansmanı kullanan projesinin başarıya ulaşması sonrasında fon temin edenlere bir takım ödüller veya üretimi gerçekleştirilecek bir ürünü iskontolu ya da ücretsiz satın alma fırsatı vaat edebilmektedir. Diğer iki yöntem ise yatırım esaslı olarak değerlendirilmekte olup, fon sağlayan bireyler borç verme modelinde borç veren konumunda iken, sermaye modelinde ise ortak konumunda bulunmaktadır.

    Uluslararası uygulamalarda kamu otoritesi tarafından pay ve borçlanmaya dayalı modelin düzenlendiği, diğer modellerin ise düzenlemeye tabi tutulmadığı görülmektedir. Bu çerçevede, 6362 sayılı Kanunun 35/A maddesinin birinci fıkrasında yapılması öngörülen düzenlemeyle ülkemizde de benzer şekilde düzenlenecek alana esneklik getirmek amacıyla Sermaye Piyasası Kuruluna yetki verilmesi amaçlanmaktadır.

    Ayrıca payları kayden izlenen girişim şirketlerinin genel kurullarını elektronik olarak yapmalarına imkân tanınması öngörülmektedir.

    6362 sayılı Kanunun 35/A maddesine eklenmesi öngörülen fıkrayla ise kitle fonlaması işlemlerine ilişkin olarak hazırlanan bilgi formuyla ilgili sorumluluk hususuna açıklık getirilmesi amaçlanmaktadır.