İçeriğe geç
Yürürlükte Değiştirici kanun 3. hâli

Sağlık Bakanlığınca Kamu Özel İş Birliği Modeli ile Tesis Yaptırılması, Yenilenmesi ve Hizmet Alınması ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun

Kanun numarası
6428
Kabul tarihi
21.02.2013
Resmî Gazete
09.03.2013 / 28582
Düstur
5. tertip, cilt 53
Son değişiklik
07.12.2023
Madde sayısı
24

Kaynak: TBMM 24. Dönem S. Sayısı 417 (Esas No: 1/722) · belgeyi aç · TBMM kaydı . Gerekçeler kanun tasarısı ya da teklifi üzerine yazılmıştır; komisyon ve Genel Kurul görüşmelerinde madde numaraları değişebilir. Her gerekçe, metni en çok benzeyen yürürlükteki maddeye bağlanmıştır.

Genel gerekçe

Bilindiği üzere, 2003 yılından beri uygulanmakta olan Sağlıkta Dönüşüm Programı ile sağlık hizmetlerinin kaliteli, etkili, verimli ve bütün vatandaşlarımızın erişimine açık bir şekilde sunumu sağlanmıştır.

Sağlık hizmetinin ertelenemez, bekletilemez, vazgeçilemez ve ikame edilemez niteliği ve yatırıma ayrılabilen kaynaklar gözönüne alındığında, sağlık hizmetlerinin kaliteli şekilde sürdürülebilmesi için finansman ihtiyaçlarının alternatif kaynaklardan karşılanması zorunluluğu ortaya çıkmaktadır. Bu çerçevede, alternatif yeni finansman modelleri geliştirilmektedir.

Kamu ve özel sektörün altyapı ve hizmet sunumu için ortak yatırım yapması esasına dayanan "kamu özel işbirliği yatırım modeli" bu alternatiflerden birisidir. Bu şekilde sağlık yatırımları için özel girişimcilerden kaynak sağlanması mümkün olmaktadır.

özlem Tasarı ile; kaliteli, verimli ve etkili sağlık hizmeti sunumu için ihtiyaç duyulan tesislerin, kamu özel işbirliği modellerinden birisi olan "yap-kirala-devret finansal modeli" ile yaptırılması ve modernize edilmesi amaçlanmaktadır. Bu model içerisinde yüklenici tarafından yapılan tesisler kırkdokuz yıla kadar kiralanmakta ve süre sonunda çalışır vaziyette Sağlık Bakanlığına devredilmektedir.

Kamu özel işbirliği modelinde, yatırım ve hizmetlerin maliyet, risk ve kazanımlarının kamu ve özel sektör arasında paylaşılması hedeflenmektedir. Sözleşme türüne göre farklılık gösteren modeller, kamu özel işbirliğini gerçekleştirmek için bir projenin tasarımı, finansmanı, yapımı ve işletilmesi ile mevcut bir yatırımın yenilenmesi, geliştirilmesi, bakım ve onarımının yapılması ve işletilmesine özel sektör katılımının sağlanması genel mantığı üzerine inşa edilmektedir. Tasarıda esas alınan kamu özel işbirliği modeli, idarenin ihtiyaç duyduğu tesisin özel sektör tarafından finanse edilerek tasarlanması, yapılması, belirli bir süre için idarenin kullanımına bırakılması ve tesis üzerindeki bazı hizmetlerin yüklenici tarafından verilebilmesi, sözleşme süresi sonunda tüm tesislerin idareye devri esası üzerine kuruludur.

Kamu özel işbirliği, kamu hizmetleri için kamu ve özel sektör arasındaki işbirliği anlaşmalarını ifade etmekte olup, işbirliği yapan taraflar arasında yatırım, risk, sorumluluk ve kazancın paylaşılması ile karakterize edilmektedir. Bu model ile yaptırılan tesislerdeki sağlık hizmetleri ise kamu tarafından sunulmaya devam edilmektedir.

Bu modelde kamu ve özel sektör, kendilerine mahsus üstün özellikleriyle birbirini tamamlamakta ve ortaya çıkan bu yapının sağladığı güçle kamu hizmetlerinin sunulmasındaki ekonomik zorluklar aşılarak kamu yararı sağlanmaktadır. Kamu özel işbirliği modeli, yatırımlar için gerekli olan harcamaları uzun döneme yayma, hizmeti kısa dönemde sunma fırsatı tanımakta; finansal risk, bakım ve onarım maliyetleri ise özel sektörde kalmaktadır.

Kamu özel işbirliği modelinin yukarıda açıklanan üstünlük ve avantajları, bu modelin diğer ülkelerde başvurulan önemli bir model olarak yaygınlaşması sonucunu doğurmuştur. 1990'lı yıllarda İngiltere'de kamu özel işbirliği modelinin geliştirilmesinin ardından hem diğer Avrupa ülkelerinde (İrlanda, Portekiz, İspanya, İtalya ve Hollanda gibi) hem de Dünyanın birçok yerinde (Avustralya, Japonya, Kanada, Arjantin ve Güney Amerika gibi) bu model daha çok ulaşım, eğitim ve sağlık sektörlerinde uygulanmıştır.

Sağlık sektöründe kamu özel işbirliği modeliyle ilgili kanuni düzenleme, 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanununa 5396 sayılı Kanunla eklenen ek 7 nci madde ile yapılmıştır. Ancak mevcut Kanun hükmünün, bu alanda zaman içerisinde ortaya çıkan ihtiyaçlar çerçevesinde yeniden düzenlenmesi gerekmektedir.

Tasarı ile, 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanununun ek 7 nci maddesi ile getirilen kamu özel işbirliği modeli, müstakil bir kanun hâlinde daha kapsamlı ve ihtiyaca cevap verecek şekilde yeniden düzenlenmektedir.

özlem

Madde gerekçeleri

Tasarı/teklif madde 1

→ yürürlükteki madde 1

Kanunun amacının Sağlık Bakanlığı ve bağlı kuruluşlarınca yapılmasına ihtiyaç duyulan tesislerin özel sektör kaynakları ile yaptırılması, mevcut tesislerin yenilenmesi ve ileri teknoloji veya yüksek mali kaynak gerektiren bazı hizmetlerin özel sektöre gördürülmesine yönelik usul ve esasları düzenlemek olduğu belirtilmiştir. Ayrıca Kanunda geçen terimlerin anlamları da maddede açıklanmıştır.

Tasarı/teklif madde 2

→ yürürlükteki madde 2

Kanun çerçevesinde tesis yapımı ve yenilenmesi ile bazı hizmetlerin alımı işlerine ilişkin esaslar belirtilmiştir. Yapım işlerinin, ancak Yüksek Planlama Kurulunun bu konudaki kararı ile gerçekleştirilebileceği öngörülmüştür.

Tasarı/teklif madde 3

→ yürürlükteki madde 3

Maddede, Kanun kapsamında yapılacak ihalelerde esas alınacak ilkeler ile ihale usul ve esasları belirlenmiştir. İhalelerde saydamlığı, rekabeti, eşit muameleyi, güvenilirliği, gizliliği, kamuoyu denetimini ve kaynakların verimli kullanılmasını sağlamanın esas olduğu vurgulanmış ve en az maliyetle en yüksek fayda sağlayan teklifin ekonomik açıdan en avantajlı teklif olduğu belirtilmiştir.

Kanun kapsamındaki işlerin temin edilmesinde açık ihale usulü, belli istekliler arasında ihale usulü veya pazarlık usullerinden birisinin uygulanabileceği belirtilmiş ve bu ihale usullerinin temel esasları düzenlenmiştir.

Tasarı/teklif madde 4

→ yürürlükteki madde 4

Maddede, idare ile yüklenici arasında Kanun kapsamında imzalanacak sözleşmenin temel esaslarına ve sözleşmede düzenlenecek bazı hususlara yer verilmiştir.

Maddede, sözleşmenin tarafı olan yüklenicinin yükümlülüklerine değinilerek, yüklenicinin tesisin yapım işlerinin projelendirilmesinden ve finansmanının sağlanmasından, yapımından, bakım ve onarımından, yükleniciye bırakılan hizmetlerin yerine getirilmesi ile ticari hizmet alanlarının işletilmesinden, sözleşme süresi sonunda yerleşkenin her türlü borç ve taahhütten ari, bakımlı, çalışır ve kullanılabilir durumda Bakanlığa devredilmesinden sorumlu olacağı öngörülmüştür. Ayrıca yüklenicinin sözleşme süresince üçüncü kişilere vereceği her türlü zarardan sorumlu olacağı ve yüklenicinin sözleşmede öngörülen yükümlülüklerini yerine getirmemesi hâlinde idarenin uğrayacağı zararın tazminine ve cezai şartlara ilişkin hükümlere sözleşmede yer verileceği belirtilmiştir.

Madde ile; idarenin sözleşmeden kaynaklanan yükümlülükleri de belirtilmiş ve bu kapsamda kararlaştırılan bedeli sözleşmede belirlenen şartlar çerçevesinde yükleniciye ödeyeceği, ödemede gecikme hâlinde gecikme faizine ve şartlarına ilişkin hükümlere de sözleşmede yer verileceği düzenlenmiştir.

Madde ile; idarenin, yüklenicinin sözleşme kapsamına giren faaliyetlerini bütün aşamalarda denetleyebileceği veya denetlettirebileceği, performans denetimi ve yönetimine ilişkin olarak bir denetim ve yönetim sistemi kurabileceği öngörülmüştür.

Maddede, yüklenicinin sözleşmeden kaynaklanan tüm hak ve yükümlülüklerini, Kanunda belirtilen şartları haiz başka bir gerçek veya özel hukuk tüzel kişisine idarenin onayı ile devredebileceği, sözleşmenin bu şekilde devri hâlinde diğer sözleşmelerin de devralan gerçek veya özel hukuk tüzel kişisine devredilmiş sayılacağı öngörülmüştür. İdarenin teşkilat ve görevlerinde değişiklik olması hâlinde de sözleşmelerin ilgili kamu kuruluşuna devredilmiş sayılacağı belirtilmiştir.

özlem Sözleşmenin imzalanmasından sonra yüklenicinin taahhüdünden vazgeçmesi veya taahhüdünü ihale dokümanları ve sözleşme hükümlerine uygun olarak yerine getirmemesi hâllerinde izlenecek prosedür ve sonuçları bu maddede düzenlenmiştir.

Mücbir sebep hâllerinin ortaya çıkması veya yüklenici ile idarenin karşılıklı anlaşması hâlinde sözleşmenin sona erdirilmesine ilişkin hususlara sözleşmede yer verileceği ve bu durumda kesin teminat mektubunun iade edilerek sözleşme konusu işlerin hesabının genel hükümlere göre yapılacağı öngörülmüştür.

Sözleşmenin uygulanması sırasında taraflar arasında doğabilecek hukuki ihtilaflarda Türk hukukunun uygulanacağı ve ihtilafların çözümünde Türkiye Cumhuriyeti mahkemelerinin görevli ve yetkili olduğu, ancak tarafların ihtilafın esasına Türk hukukunun uygulanması ve davanın Türkiye'de görülmesi kaydıyla ihtilafın 4686 sayılı Milletlerarası Tahkim Kanununa göre çözümleneceğini kararlaştırabilecekleri kuralı getirilmiştir.

Madde ile ayrıca, sözleşmenin hangi dillerde hazırlanacağı belirtilmiş ve farklı dildeki metinler arasında oluşacak herhangi bir çelişki hâlinde Türkçe metnin esas alınacağı hükme bağlanmıştır.

Maddenin uygulanmasına ve sözleşmede yer alacak diğer konulara ilişkin hususların yönetmelikle belirleneceği hükme bağlanmıştır.

Tasarı/teklif madde 5

→ yürürlükteki madde 5

Maddede, idare tarafından yükleniciye ödenecek bedel ve sözleşme süresinin tespitinde; yatırımın maliyeti, projenin mahiyeti, ekipman ve tıbbi donanımın yüklenici tarafından sağlanıp sağlanmayacağı, yüklenicinin kârı, yatırım konusu taşınmaz ve üzerindeki tesisteki hizmetlerin ve ticari hizmet alanlarının işletilmesinin yükleniciye verilip verilmeyeceği hususlarının dikkate alınacağı belirtilmiştir. Dönem sonunda ödenecek kullanım bedeli artış oranlarının tespitinde, Türkiye İstatistik Kurumunca belirlenen dönemsel Üretici Fiyat Endeksi ile Tüketici Fiyat Endeksi toplamının yarısı formülünün uygulanacağı; yüklenici tarafından yabancı para birimiyle kredi temin edilmesi ve kullanım bedeli artışının yapılacağı tarihteki ilgili döviz kuru artışının Üretici Fiyat Endeksi ile Tüketici Fiyat Endeksi toplamının yarısı oranından yüksek olması hâlinde ise, döviz kuru artışının idare tarafından yönetmelikte belirlenen formül çerçevesinde hesaplanacak düzeltme katsayısı marifetiyle kullanım bedeline çarpan olarak ekleneceği düzenlemiştir.

Yüklenicinin, sözleşme süresince öz kaynakları dışında finansal tablosunda belirtilen toplam borç miktarında, yeniden finansman ve/veya borç yapılandırması suretiyle azalma meydana gelmesi hâlinde, borç miktarındaki azalmanın idare ve yüklenici arasında eşit oranda taksim edilerek kullanım bedeline yansıtılacağı belirtilmiştir.

Tasarı/teklif madde 6

→ yürürlükteki madde 6

Kamu özel işbirliği modellerindeki, yüksek ölçekli kamu yatırımlarının finansmanının özel sektör tarafından sağlanarak hayata geçirilmesi esasına paralel olarak, madde ile, Kanun kapsamında gerçekleştirilecek her türlü yatırım için gereken finansmanın yüklenici tarafından karşılanması öngörülmüştür. Yatırım dönemi için asgari olarak dönemsel yatırım tutarının yüzde 20'sinin yüklenicinin öz kaynağından karşılanması da şart olarak konulmuştur. Bu şekilde yatırımın tehlikeye girmemesi için yüksek maliyetli projeleri yerine getirebilecek girişimlerin yeterli ölçüde mali kapasiteye sahip olması zorunlu hâle getirilmiştir.

Tasarı/teklif madde 7

→ yürürlükteki madde 7

Maddede, sözleşme süresinin sonunda sözleşme kapsamında yapılan yatırım ve hizmetlerin tüm borç ve taahhütlerden ari olarak, bakımlı, çalışır ve kullanılabilir durumda bedelsiz olarak idareye geçeceği, eksiklik ve arızaların yüklenici tarafından tamamlanacağı, tamamlanmaması hâlinde ise yükleniciye tazmin ettirileceği düzenlenmektedir.

özlem

Tasarı/teklif madde 8

→ yürürlükteki madde 8

Maddede, kamu özel işbirliği projelerinin uygulanacağı yerlere ait imar planlarının, Sağlık Bakanlığının talebi üzerine Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca yapılacağı hususu hükme bağlanmaktadır.

Tasarı/teklif madde 9

→ yürürlükteki madde 9

Madde ile, yatırımcıların teşviki amacıyla Kanun kapsamında yapılacak yatırımlarla ilgili olarak, idare ile gerçek veya özel hukuk tüzel kişileri arasında yapılacak her türlü iş ve işlemler ile düzenlenecek kağıtların, 1/7/1964 tarihli ve 488 sayılı Damga Vergisi Kanununa göre alınan damga vergisi ile 2/7/1964 tarihli ve 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınan harçlardan istisna edileceği hususu düzenlenmiştir.

Tasarı/teklif madde 10

→ yürürlükteki madde 10

Maddede, Kanunda yönetmelikle belirlenmesi öngörülen hususların ve Kanunun uygulanmasına ilişkin esas ve usullerin, Maliye Bakanlığı, Kalkınma Bakanlığı ve Hazine Müsteşarlığının görüşleri alınarak Sağlık Bakanlığınca hazırlanan ve Bakanlar Kurulu kararıyla yürürlüğe konulan yönetmelikle düzenleneceği belirtilmiştir.

Tasarı/teklif madde 11

→ yürürlükteki madde 11

Kanun kapsamında yapılması öngörülen kamu özel işbirliği projeleri Kanunda belirtilen ihale usulleriyle yapılacağından, bu kapsamda yapılacak ihaleler, 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu ile 2886 sayılı Devlet İhale Kanunundan istisna tutulmuştur.

Tasarı/teklif madde 12

→ yürürlükteki madde 12

3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanununun ek 7 nci maddesiyle getirilen kamu özel işbirliği modeli, müstakil bir kanun hâlinde daha kapsamlı ve ihtiyaca cevap verecek şekilde yeniden düzenlenmekte olduğundan, maddenin birinci fıkrasıyla, 3359 sayılı Kanunun ek 7 nci maddesi yürürlükten kaldırılmakta ve buna paralel olarak mevzuatta 3359 sayılı Kanunun ek 7 nci maddesine yapılan atıflara ilişkin düzenleme yapılmaktadır.

Maddenin ikinci ve üçüncü fıkraları ile, sağlık ve eğitim alanındaki yatırımlar için finansman temininde kolaylık sağlanabilmesi amacıyla sağlık ve eğitimle ilgili yatırım ve hizmetler için sağlanan dış finansmanın Hazine Müsteşarlığı tarafından üstlenilmesi için parasal limitin beşyüz milyon Türk Lirasına düşürülmesi öngörülmektedir. Ayrıca, yap-işlet-devret ve benzeri modellerle gerçekleştirilen projelere ilişkin olarak dış finansman ifadesinin içeriği açıklanmakta ve kredi üstleniminin kapsamının yurtdışından sağlanan finansmanın, buna ilişkin türev ürünlerden kaynaklanacak maliyetler ve sigorta masrafları ve benzeri diğer mali yükümlülükler olduğu hususu netliğe kavuşturulmaktadır.

Maddenin dördüncü ve beşinci fıkralarıyla, kötüye kullanıma mahal verilmemesi için, derece yükselmesindeki süre kaydı aranmaksızın 1, 2, 3 ve 4 üncü derecelerdeki kadrolara atama yapılabilecek kadrolardan, Sağlık Hizmetleri ve Yardımcı Sağlık Hizmetleri Sınıfına ait kadrolar istisna tutulmakta ve buna ilişkin geçiş hükmü düzenlenmektedir.

Maddenin altıncı fıkrası ile, Sağlık Bakanlığı ve bağlı kuruluşlarına ait sağlık hizmetleri sınıfına dahil kadroların derecelerinde esneklik sağlamak amacıyla, Sağlık Hizmetleri ve Yardımcı Sağlık Hizmetleri Sınıfına ait kadroların dereceleri yeniden belirlenmiştir.

Tasarı/teklif geçici madde 1

→ yürürlükteki geçici madde 1

Madde ile, Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce ilana çıkılarak ihale süreci başlatılmış olan projelerin mevcut ihale şartnamelerine göre sonuçlandırılacağı öngörülmektedir.

Ancak ihale sonucunda en avantajlı ihale kararı verilebilmesini teminen, Kanunun 3 üncü maddesinin yedinci fıkrasının süreci devam eden ihalelere bulunduğu safhadan itibaren uygulanacağı hüküm altına alınmaktadır. Ayrıca madde ile, Kanunun 10 uncu maddesinde öngörülen yönetmeliğin altı ay içerisinde yürürlüğe konulacağı hükme bağlanmıştır.

Tasarı/teklif madde 14

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

Yürütme maddesidir.

özlem TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifimiz ve gerekçesi ekte sunulmuştur.

Gereğini saygılarımızla arz ederiz.

Şükrü Ayalan İdris Şahin İhsan Şener Tokat Çankırı Ordu İbrahim Yiğit Ali Aydınlıoğlu Osman Çakır İstanbul Balıkesir Düzce HAVALE EDİLDİĞİ KOMİSYONLAR (2/1114) ESAS Plan ve Bütçe Komisyonu TALİ Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonu GENEL GEREKÇE Sağlık hizmetlerinin yürütülmesinde bazı sorunlarla karşılaşıldığı anlaşılmıştır. Bu cümleden olarak, döner sermaye ek ödemelerinin yapılabileceği gelir kalemleri, Sağlık Bakanlığının kadro ihtiyaçları, insani amaçlı olarak yurt dışında görevlendirilecek personele yapılacak ödemeler hususunda tereddütler yaşanmaktadır. Ayrıca Bakanlıklar ve bağlı kuruluşları arasında yapılan naklen atamaların açıktan atama kotalarında dikkate alınması da personel istihdam ve ihtiyaç planlamaları bozmaktadır.

Kanun teklifi ile; Döner sermaye ek ödemelerinin yapılabileceği gelir kalemleri tasrih edilerek bu konuda yaşanan tereddütlerin giderilmesi amaçlanmıştır. Evvelce ilaç ve tıbbi sarf malzemesi ve kira gelirleri dahil edilerek personele yapılan ek ödemeler hakkında borç çıkarılmayacağı, çıkarılmış olan borç tutarlarının tahsilinden vazgeçileceği ve borç takibi işlemine son verileceği öngörülmektedir. Sağlık Bakanlığınca insani amaçlı olarak yurt dışında görevlendirilecek personele yapılacak ödemeler konusunda yaşanan tereddütlerin giderilmesi amaçlanmıştır. Bakanlıklar ve bağlı kuruluşları arasında yapılan naklen atamaların açıktan atama kotalarında dikkate alınmaması öngörülmektedir.

Kanun teklifi ile ayrıca Sağlık Bakanlığı ve Türkiye İlaç ve Tıbbî Cihaz Kurumunun ihtiyacı olan kadrolar ihdas edilmektedir. 4924 sayılı Eleman Temininde Güçlük Çekilen Yerlerde Sözleşmeli Sağlık Personeli Çalıştırılması İle Bazı Kanun Ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun çerçevesinde yapılacak sözleşmeli personel istihdamında, şehir merkezlerinde kullanılacak pozisyon sayısı sınırlaması kaldırılmaktadır.

Yaşanan bu sorunların çözülmesi amacıyla bu Kanun Teklifi hazırlanmıştır.

özlem TOKAT MİLLETVEKİLİ ŞÜKRÜ AYALAN VE ÇANKIRI MİLLETVEKİLİ İDRİS ŞAHİN İLE 4 MİLLETVEKİLİNİN TEKLİFİ (2/1114) BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK