İçeriğe geç
Yürürlükte Değiştirici kanun 1. hâli

İş Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması ile Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına Dair Kanun

Kanun numarası
6552
Kabul tarihi
10.09.2014
Resmî Gazete
11.09.2014 / 29116 (mükerrer)
Düstur
5. tertip, cilt 54
Son değişiklik
—
Madde sayısı
79

Kaynak: TBMM 24. Dönem S. Sayısı 639 (Esas No: 1/931) · belgeyi aç · TBMM kaydı . Gerekçeler kanun tasarısı ya da teklifi üzerine yazılmıştır; komisyon ve Genel Kurul görüşmelerinde madde numaraları değişebilir. Her gerekçe, metni en çok benzeyen yürürlükteki maddeye bağlanmıştır.

Genel gerekçe

İşverenlere işyerindeki mal veya hizmet üretimini bir başka işverenin işçileri aracılığıyla gerçekleştirme imkânı sağlayan asıl işveren-alt işveren ilişkisi, 1936 tarihinden bu yana mevzuatımızda yer almakla birlikte son yıllarda daha çok öne çıkan bir uygulama haline gelmiştir.

22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanununun yürürlüğe girmesinden bu yana, uygulamada karşılaşılan sorunlar, yargı kararları açısından yapılan değerlendirmeler ve akademik çalışmalar incelendiğinde, çalışma hayatının tüm taraflarının asıl işveren-alt işveren ilişkisinin değişime ihtiyaç duyulan bir alan haline geldiğini göstermektedir.

Bu kapsamda;

- Alt işveren işçilerinin iş mevzuatından kaynaklanan haklarını kullanmalarını sağlayan, hak kayıplarını ortadan kaldıran, ücretlerini garantiye alan, - Kamu kurum ve kuruluşları tarafından yapılan alt işveren sözleşmeleri ve uygulamalarının iş mevzuatına uygunluğunu sağlayan, Gökhan / - Alt işverenlik ile ilgili düzenlemeler ile alt işveren yanında çalışan işçilerin hak kayıplarının sosyal hukuk devleti olmanın gereklerine uygun olarak ortadan kaldırılması, alt işverenlik ilişkisinin kanuni sınırlar içinde özellikle kamu kesiminde daha sınırlı fakat işlevsel olarak kullanılmasına imkân sağlayan, - Yer altında çalışan işçilerin haftalık çalışma süreleri ve yıllık ücretli izin sürelerinin yeniden düzenlenmesini sağlayan, yer altında çalışan işçilere fazla çalışma yaptırılmasını yasaklayan, bu işçilerin iş güvencesi hükümlerinden yararlanmasını kolaylaştıran, düzenlemeler yapılmaktadır.

Bir diğer düzenleme ile, 13/5/2014 tarihinde Manisa İlinin Soma İlçesindeki maden ocağında meydana gelen iş kazasında, bu tarih itibarıyla 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı olanlara veya bunların hak sahiplerine Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca belirlenecek sürede aylık net ücretleri tutarında ödeme yapılması öngörülmektedir. Bu kazada hayatını kaybeden işçilerin geride kalan hak sahiplerinden, ölüm aylığı bağlanabilmesi için 5510 sayılı Kanunda aranan prim ödeme süresi şartını yerine getiremeyenlerin hak sahiplerine de prim ödeme şartı aranmaksızın ölüm aylığı bağlanması, ölen sigortalının Sosyal Güvenlik Kurumuna olan her türlü borçlarının terkin edilmesi, anne ve babaya gelir ve aylık bağlanırken muhtaçlık şartının aranmaması ve yakınlarından bir kişiye kamu kurum ve kuruluşlarında istihdam edilebilme hakkı verilmesi amacıyla düzenleme yapılmaktadır.

İşveren sendikaları açısından önemli bir değişiklik de, bu sendikaların atıl olan nakit mevcudunun kullanımı ile ilgilidir. Tasarıda yer alan düzenleme ile nakit mevcudun yüzde yirmibeşini geçmemek üzere işveren dayanışma ve yardım fonu kurulabilmesi ve oluşturulan bu fondan yardım alan üye işyerlerinin, işçilerin sigorta primlerinin işveren payını ödeyebilmesine imkân sağlanması amaçlanmaktadır.

Ayrıca Tasarı ile, sosyal güvenlik sisteminin iyileştirilmesi ve uygulamada ortaya çıkan ihtiyaçların giderilmesi amacıyla düzenlemeler yapılmaktadır.

Sosyal Güvenlik Kurumunun prim borcuna mahsuben aldığı taşınmazların satışının hızlandırılması ve değerlendirilmesi amacıyla katma değer vergisi muafiyeti getirilmiştir. 3201 sayılı Yurt Dışında Bulunan Türk Vatandaşlarının Yurt Dışında Geçen Sürelerinin Sosyal Güvenlikleri Bakımından Değerlendirilmesi Hakkında Kanunun uygulanmasında, yargı kararları da dikkate alınarak doğumla Türk vatandaşı olup da çıkma izni almak suretiyle Türk vatandaşlığını kaybedenlerin Türk vatandaşı olarak çalıştıkları süreleri borçlanmalarına imkân tanınmış, ayrıca; sosyal güvenlik sözleşmesi yapılan ülkedeki ilk işe giriş tarihinin Türkiye'de ilk işe giriş tarihi olarak kabul edilmesi sağlanmıştır.

Tüp bebek denemesinin ve doğum borçlanması hakkının ikiden üçe çıkarılması öngörülmüştür.

Disiplin cezası sonucu memuriyetleri sona eren ve af kanunlarıyla cezaları kaldırılan memurlardan borçlanma için verilen süreyi kaçıranlara yeni bir hak verilmesi, daha önceki borçlanmada kendileri tarafından ödenmiş prim tutarlarının iadesi ve borçlanılan sürelerin kazanılmış hak aylığında değerlendirilmesi sağlanmıştır.

Diğer taraftan, 5510 sayılı Kanunun yürürlük tarihinden sonra sigortalılığı başlayan ve maden işyerlerinin yer altı işlerinde sürekli veya münavebeli olarak çalışan sigortalıların emeklilikleri için 5510 sayılı Kanunda 55 olarak öngörülen yaş şartı, yer altı işlerinin diğer işlere göre daha ağır ve tehlikeli olduğu hususu gözönüne alınarak 50'ye düşürülmekte, ayrıca maden ocakları (elementer cıva bulunduğu saptanan cıva maden ocakları hariç), kanalizasyon ve tünel yapımı gibi yer altında yapılan işlerde çalışan sigortalıların bu işlerde, herhangi bir nedenle fiilen çalışmadıkları sürelerin de fiili hizmet süresi zammı kapsamında değerlendirilmesi amaçlanmaktadır.

Gökhan /

Madde gerekçeleri

Tasarı/teklif madde 1

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

Madde ile, 4857 sayılı İş Kanununun 2 nci maddesinin sekizinci fıkrası değiştirilmekte, dokuzuncu ve onuncu fıkraları yürürlükten kaldırılmaktadır.

Sekizinci fıkra, alt işverenliğin yedinci fıkra hükümlerine aykırı olarak kullanılmasının yaptırımını düzenlenmektedir. Buna göre, alt işverenlik uygulamasının kanuni sınırlar içinde kullanılmaması halinde alt işveren işçilerine ödenecek ücret ve sağlanacak diğer sosyal haklar, asıl işverenin emsal işçisine veya benzer işi yapan işçiye ödenen ücret ve sağlanan sosyal haklardan az olamayacaktır. İşyerinde böyle bir işçi bulunmaması halinde söz konusu belirleme aynı işkolundaki işçi esas alınarak yapılacaktır. Alt işveren işçisine ödenecek ücret ve sağlanacak sosyal haklar belirlenirken emsal işçinin veya benzeri iş yapan işçinin toplu iş sözleşmesi kapsamında olup olmadığına bakılacaktır. Emsal veya benzeri iş yapan işçi toplu iş sözleşmesi kapsamında ise, alt işveren işçisinin ücret ve sosyal hakları bu işçiye göre belirlenecektir.

Tasarı/teklif madde 2

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

Madde ile, İş Kanununun 18 inci maddesinde yer alan otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işverence iş sözleşmesinin feshinin geçerli bir sebebe dayandırılması hükmünde; yer altında çalışan işçiler için kıdem süresi açısından bir istisna düzenlenmektedir. Buna göre otuz veya daha fazla işçinin çalıştığı bir işyerinde, yer altı işlerinde çalışan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesi, işçinin kıdem süresine bakılmaksızın işverence ancak geçerli bir sebebe dayanılarak feshedilebilecektir.

Tasarı/teklif madde 3

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

Madde ile, alt işveren yanında çalışan işçinin ücret alacağının tam ve düzenli ödenmesine yönelik düzenlemeler yapılmıştır. Uygulamada yalnızca kamu makamları belirli işlerde (bina, köprü, hat ve yol inşası gibi yapım ve onarım işleri) müteahhitlerin yanında çalışan işçilerin ücret alacağının ödenmesi bakımından kontrol ve yalnızca işçinin ücretinin ödenmediği yönündeki başvurusu üzerine de hakedişten kesinti yaparak ödeme yapmak ile yükümlüdür. Özel sektör açısından ise yalnızca ihtiyari olarak kullanılabilen kontrol ve kesinti yapma yetkisi mevcuttur. Özel sektör işverenleri, ihtiyari olan bu yetkiyi genellikle kullanmadığı için alt işveren işçilerinin ücret alacaklarının tam ve düzenli olarak ödenmemesi sonucu doğmaktadır. Yapılan yeni düzenleme ile;

hem kamu sektörü hem de özel sektör işverenlerine, alt işveren işçilerinin ücret alacağını aylık olarak kontrol etme ve gerektiğinde kesinti yapma yükümlülüğü getirilmektedir. Böylece, kamu sektörü ve özel sektör arasındaki mevcut ayrım kaldırılırken getirilen aylık kontrol ve resen ödeme yapma imkânı ile ücretlerin tam ve düzenli ödenmesi amaçlanmaktadır. Ayrıca verilen işlerin konu bakımından sınırlaması kaldırılmakta, alt işverence verilen her türlü işte, işçinin ücret alacağını kontrol etme ve varsa kesinti yapma yükümlülüğü getirilmektedir. Bu şekilde ücret alacağının korunması bakımından alt işveren yanında çalışan işçilerin tamamı kapsama alınmaktadır.

Tasarı/teklif madde 4

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

Madde ile, yer altında çalışan işçilere 4857 sayılı Kanunun 42 nci maddesindeki zorunlu nedenler ve 43 üncü maddesindeki olağanüstü haller dışında zorunlu çalışma yaptırılamayacağı düzenlenmektedir.

Tasarı/teklif madde 5

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

Madde ile, yer altında çalışan işçiler için 4857 sayılı Kanunun 53 üncü maddesinde belirtilen izin sürelerinin dört gün arttırılması düzenlenmektedir. Bu şekilde yer altında çalışan ve beş yıldan az kıdeme sahip bir işçinin iş sözleşmesi veya toplu iş sözleşmesi, ile daha fazla belirlenmediği durumlarda en az onsekiz gün yıllık ücretli izin hakkı olacaktır.

Gökhan /

Tasarı/teklif madde 6

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

4857 sayılı Kanunun 56 ncı maddesine eklenen fıkra ile alt işveren yanında çalışan işçilerin yıllık ücretli izne hak kazanması açısından aynı işyerinde çalışma süresi dikkate alınmakta olup, aynı işyerinde çalışmaya devam etmesi halinde işvereni değişse dahi bu hakları korunmaktadır.

Bu düzenlemeyle, aynı işyerinde bir yıllık çalışma süresini dolduran alt işveren işçisinin hak ettiği yıllık ücretli izin, iş edimini sunduğu işverence kanuni olarak kullandırılabilecektir. Böylece, alt işverenin ayrıldığı fakat işçilerin aynı işyerinde çalışmaya devam ettiği durumlarda işçilerin yıllık izin açısından hak kayıpları önlenmektedir.

Ayrıca, yapılan düzenleme ile alt işveren asıl işverene izin kayıt belgesinin bir nüshasını sunmakla yükümlü tutulmuştur.

Tasarı/teklif madde 7

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

Madde ile, yer altında çalışan işçilerin haftalık çalışma süresinin en çok otuzaltı saat olabileceği düzenlenmiştir.

Tasarı/teklif madde 8

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

Madde ile, 4857 sayılı Kanunun 98 inci maddesi değiştirilerek alt işverenliğin 4857 sayılı Kanunun 2 nci maddesinin sekizinci fıkrasında yer alan hükümlerine aykırı olarak kullanılması durumunda asıl işveren ve alt işveren veya bunların işveren vekillerine ayrı ayrı olmak üzere idari para cezasının uygulanması düzenlenmiştir. Böylece alt işverenlik uygulamasının kullanılmasında hem asıl işverenin hem de alt işverenin mevzuata uyması amaçlanmıştır.

Tasarı/teklif madde 9

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

Alt işveren işçilerinin en önemli sorunlarından birinin de kıdem tazminatı konusu olduğu bilinmektedir. Alt işveren işçilerinin kıdem tazminatına hak kazanması ve hak kazandıkları bu tazminatı alamamasının birçok nedeni bulunmaktadır.

Öncelikle, alt işverenlerin her yıl değişmesi bu şirketlerde çalışan işçilerin bir yıllık çalışma şartını sağlamalarını zorlaştırmaktadır.

Aynı şekilde kıdem şartını yerine getirse dahi işçilerin kıdem tazminatları birçok alt işveren tarafından ödenmemekte, herhangi bir uyuşmazlık durumunda ise alt işverene ulaşılamamakta, birlikte sorumluluk esas alınarak ödemenin tümü asıl işverene bırakılmaktadır. Hatta son dönemde işçilerin alt işverene hiç başvurmadan doğrudan asıl işverene dava açma yoluna başvurduğu da görülmektedir.

Özellikle kamu sektöründe iş alan alt işverenlerin ihale konusu işin maliyetini hesaplarken kıdem tazminatını bu hesaplamaya dahil edemediği, “sözleşme gideri veya genel giderler” için ayrılan tutarın ise ihale bedelinin yüzde üçü ile sınırlandığı, dolayısıyla kıdem tazminatını ödemek isteyen alt işverenlerin dahi bu ödemeyi yapamadığı, işçilerin dava yoluna başvurmaları halinde ise işçilerin kıdem tazminatlarının faizi ile birlikte asıl işveren kabul edilen kamu tarafından ödenmesine karar verildiği görülmektedir. Bu durum kamu kurum ve kuruluşları için ciddi mali külfet doğurmaktadır.

Madde ile, bu sorunun çözümü yoluna gidilmiştir. Buna göre alt işveren işçilerinin hak ettiği kıdem tazminatları ilgili kamu kurum ve kuruluşu tarafından doğrudan işçinin banka hesabına aktarılacaktır. Kıdem tazminatının ödenebilmesi için işçiden ve alt işverenden hangi evrakların isteneceği yönetmelikle belirlenecektir. Belgeleri alan kamu kurum ve kuruluşları gerekli incelemeleri yaptıktan sonra söz konusu alt işveren işçisinin kamu kurum ve kuruluşlarında geçen hizmet süresine tekabül eden kıdem tazminatı tutarını alt işveren işçisinin banka hesabına aktaracaklardır. Bu ödeme her kamu kurum ve kuruluşunun kendi bütçesinde yer alan bütçe kaleminden ödeneğin yetip yetmediğine bakılmaksızın yapılacaktır. Ödeme yapan kamu kurum ve kuruluşları mülga 1475 sayılı İş Kanununun yürürlükte olan 14 üncü maddesindeki şartları gözönünde bulunduracaktır.

Alt işverenden ve işçiden istenecek bilgi ve belgeler, ödemenin süresi, kamu kurum ve kuruluşlarında geçen sürelerin nasıl hesaplanacağı ve gerek duyulacak diğer hususlar çıkarılan yönetmelikle belirlenecektir.

Gökhan /

Tasarı/teklif madde 10

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

Madde ile, 4857 sayılı Kanunun 3 üncü maddesinin ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkraları, Sosyal Güvenlik Kurumuna yapılacak bildirimler yeterli sayıldığından, idari işlemlerin tekrarının önüne geçmek ve mevzuatın sadeleştirilmesini sağlamak amacıyla yürürlükten kaldırılmıştır.

Tasarı/teklif madde 11

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

Madde ile, 4/1/2002 tarihli ve 4734 sayılı Kamu İhale Kanununun 62 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi değiştirilerek, gerek yardımcı işlerde gerekse asıl işin bir bölümünde hizmet alım ihalelerine çıkılmasında 4857 sayılı İş Kanununun alt işverenlik ile ilgili düzenlemelerinin esas alınması düzenlenmekte, danışmanlık hizmet alımları dışında idarenin yeterli nitelik ve sayıda personelinin olmaması halinde ihaleye çıkılabilmesi şartı getirilmektedir.

Ayrıca, personel çalıştırılmasına dayalı ihalelerin yapılabileceği yardımcı işleri belirleme yetkisi Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Hazine Müsteşarlığı ve Devlet Personel Başkanlığının görüşü ve Maliye Bakanlığının teklifi üzerine Bakanlar Kuruluna verilmiştir.

Tasarı/teklif madde 12

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

Madde ile, niteliği gereği altı ayı aşmayan yardımcı işler dışında 10/12/2003 tarihli ve 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanununa ekli (I), (II) ve (IV) sayılı cetvellerde yer alan idareler ile bunlara bağlı döner sermayeli kuruluşların, Maliye Bakanlığından, kamu iktisadî teşebbüsleri, müesseseleri ve işletmeleri ile bağlı ortaklıklarının (iştirakler hariç), 24/11/1994 tarihli ve 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun çerçevesinde özelleştirme kapsamında veya programında bulunanlardan sermayesinin %50'sinden fazlası kamuya ait kuruluşların, Hazine Müsteşarlığından (özelleştirme programına alınanlar için Özelleştirme İdaresi Başkanlığından) uygun görüş almadan ihaleye çıkması yasaklanmaktadır.

Ayrıca personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alımı ihaleleri çerçevesinde çalıştırılan personelin, ihale ve sözleşme konusu iş dışında başka bir işte çalıştırılması, ihaleye çıkılmaması gerektiği halde ihaleye çıkılması, uygun görüş alınması gereken hallerde alınmadan ihaleye çıkılması, 4857 sayılı Kanunun alt işverenlik ile ilgili düzenlemelerine aykırılık teşkil edecek şekilde işlem ve eylemler yapılması nedeniyle idare aleyhine zarar ortaya çıkması hallerinde, kamu zararına neden olduğu tespit edilenlere rücu edilmesi ve bu kişiler hakkında uygulanacak ceza ve disiplin hükümleri saklı kalmak üzere, bu kişilere her türlü aylık, ödenek, zam, tazminat dahil yapılan bir aylık net ödemelerin beş katı tutarında idari para cezası uygulanması düzenlenmiştir. Diğer taraftan kanuna aykırılığın mahkemece tespiti durumunda sözleşmenin iptal edilerek alt işveren-asıl işveren ilişkisinin sonlandırılması hususunda da düzenleme yapılmıştır.

Tasarı/teklif madde 13

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

Hizmet alımı kapsamında çalıştırılan işçilerin örgütlenmesi ve toplu pazarlık sisteminde yer alması önünde anayasal ve kanuni olarak herhangi bir engel bulunmamaktadır.

Anayasanın 51 inci maddesinde, çalışanlar ve işverenlerin çalışma ilişkilerinde hak ve menfaatlerini korumak üzere önceden izin almaksızın sendika ve üst kuruluşlar kurma, bunlara serbestçe üye olma ve üyelikten ayrılma hakkı düzenlenmiştir. Anayasanın 53 üncü maddesinde ise, işçiler ve işverenlerin karşılıklı olarak ekonomik ve sosyal durumları ile çalışma şartlarını düzenlemek üzere toplu iş sözleşmesi yapma hakkına sahip olduğu düzenlenmiştir. Sendikaya üye olma hakkı ile toplu iş sözleşmesi hakkının kullanılmasına ilişkin 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu yürürlüğe konulmuştur. Bu çerçevede, bu işçilerin de diğer işçiler gibi, Anayasada yer verilen sendika kurma ve toplu iş sözleşmesi yapma hakkına sahip olduğu açıktır. Ancak, ihale mevzuatının mevcut düzenlemeleri, uygulamada söz konusu işçilerin Anayasal haklarını kullanmasını engellemektedir.

Gökhan / Nitekim, son yıllarda bu işçilerin söz konusu haklarını kullanmaya başladıkları, alt işveren yahut idare ile toplu iş sözleşmesi imzaladıkları, ancak toplu iş sözleşmesi nedeniyle elde edilen ücret ve sosyal haklarının kamu ihale mevzuatındaki hükümler nedeniyle akim kaldığı görülmektedir. Bu durumda, gerek tarafların özgür iradeleriyle gerekse Yüksek Hakem Kurulunun bağıtladığı toplu iş sözleşmelerinde ücret artışı ve sosyal haklara ilişkin hükümler alt işveren tarafından kamu ihale mevzuatının ilgili maddeleri gerekçe gösterilerek uygulanamamaktadır. Bu işçiler toplu iş sözleşmesinden doğan haklarını yargı yoluyla talep etme mecburiyetinde bırakılmaktadır.

Yapılan düzenleme ile, 4857 sayılı Kanunun 2 nci maddesinin yedinci fıkrasında yer alan “... asıl işveren, ... alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumludur.” hükmüne istinaden, alt işveren işçilerinin sendikal örgütlenmeyi tercih etmeleri halinde, 6356 sayılı Kanunun ilgili hükümlerine göre toplu iş sözleşmesi görüşmeleri, yüklenicinin işyerinde örgütlü işçi sendikası ile kamu işveren sendikası arasında yapılacaktır.

Tasarı/teklif madde 14

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

Madde ile, çoğu idare açısından personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alımı yoluyla gerçekleştirilmesi süreklilik arz eden hizmetlerin teminine yönelik sözleşmelerin üç yıllık yapılması düzenlenmektedir. Ancak zorunlu hallerde ilgili idarenin üst yöneticisinin kararıyla sözleşme süresi gerekçesi gösterilmek şartıyla kısaltılabilecektir. Düzenleme ile ihale süresi uzatılarak kamu hizmet alımlarının daha düzenli bir yapıya kavuşturulması, mali yönden daha güçlü yüklenicilerin sözleşmenin tarafı olması yanında yüklenici yanında çalışan işçilerin kollektif haklarını daha etkin kullanmasına imkân sağlanması ve sözleşme süresinin sona ermesi nedeniyle her yıl işten çıkarılma endişesi yaşamalarının engellenmesi amaçlanmaktadır.

Tasarı/teklif madde 15

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

6331 sayılı Kanunda yapılan düzenleme ile, asıl işverene, alt işverenin gerekli iş sağlığı ve güvenliği tedbirlerini alıp almadığını gözetmek ve denetlemek yükümlülüğü getirilmiştir.

Asıl işveren, alt işverenin işçilerini çalıştırmaya başlamadan ve sözleşmenin devamı aşamasında iş sağlığı ve güvenliği tedbirlerini yerine getirmediğini kontrol etmekle sorumlu tutulmuştur. Asıl işveren, alt işveren işçilerinin iş güvenliği araçlarının sağlanması, onların eğitilmesi ve iş güvenliği önlemlerine uyulup uyulmadığının belirlenmesi amacıyla gerekli önlemleri almakla yükümlüdür. Bu yükümlülük, alt işverenin iş sağlığı ve güvenliği mevzuatından kaynaklanan yükümlülüklerini ortadan kaldırmayacaktır.

Tasarı/teklif madde 16

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

İşveren sendikaları, üyelerinden toplamış olduğu aidatları ancak grev ve lokavt dönemlerinde üyeleri için ve eğitim yardımı için kullanabildiklerinden işveren sendikalarının nakit mevcudu atıl kalmaktadır. Madde ile, işveren sendikalarına, genel kurul kararı ile, olağan genel kurul döneminin başındaki nakit mevcutlarının cari giderler çıktıktan sonra kalan meblağının yüzde yirmibeşini aşmayacak şekilde, işveren dayanışma ve yardım fonu oluşturmaları ve oluşturulacak bu fondan üyelerine karşılıksız yardımda bulunabilme imkânı sağlanmaktadır. Bu yardımdan ancak üye işyerlerinin işçilerinin sigorta primi işveren payının ödenebileceği hüküm altına alınmıştır. Fonun dağıtım esasları da yine işveren kuruluşları genel kurullarınca belirlenecektir.

Tasarı/teklif madde 17

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

Madde ile, 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu ile birlikte 4817 sayılı Yabancıların Çalışma İzinleri Hakkında Kanun kapsamında verilen çalışma izinlerinin ikamet izni yerine de geçmesi dolayısıyla Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca süresiz çalışma izninin verilmesinde, 6458 sayılı Kanun kapsamındaki uzun dönem ikamet iznine uyumlu düzenlemelerin esas alınmasını ve benzer hallerde bu izinlerin iptal edilmesini sağlamaya yönelik düzenlemeler hüküm altına alınmaktadır.

Gökhan /

Tasarı/teklif madde 18

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

Madde ile, uzun dönem ikamet izni gibi üzerinde harç hesaplanmasında esas alınacak bir süre yer almayan ve aynı niteliğe sahip olan süresiz çalışma izinlerinin de ikamet izin harcından muaf tutulması düzenlenmektedir. Süresiz çalışma izninin verilmesinde çalışma izni harcı tahsiline ise devam edilecektir.

Tasarı/teklif madde 19

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

Mevcut uygulamada işsizlik ödeneğinden yararlanmakta iken 4857 sayılı Kanunun 21 inci maddesi gereğince işe iadesine karar verilip işe başlatılanlara, aynı madde gereğince işveren tarafından dört aylık ücretleri ve primleri ödendiğinden, Kurum tarafından işsiz kaldıkları dönem için ödenen işsizlik ödenekleri kişilerden geri istenilmekte, iade edilmemesi halinde ise kanuni yollardan takibine girişilmektedir.

Bu uygulamaya yönelik açılan davalara ilişkin Yargıtay kararlarında ise sadece işe iade nedeniyle işveren tarafından işçinin ücretinin ödendiği ve primlerinin yatırıldığı dört aylık döneme ilişkin işsizlik ödeneklerinin geri istenebileceği, işsiz kalınan diğer sürelere ilişkin yapılmış ödemelerin ise geri istenemeyeceğine hükmedilmektedir. Madde ile, yargı kararları da dikkate alınmak suretiyle işe iade davası nedeniyle yatırılan primlerin son günü esas alınarak işsizlik ödeneği hak sahipliği belirlenmektedir.

Tasarı/teklif madde 20

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

13/5/2014 tarihinde Manisa İlinin Soma İlçesinde yaşanan maden kazası nedeniyle kömür ve linyit çıkarılması faaliyet kollarında çalışanlardan, kazanın meydana geldiği maden ocağında çalışanlar ile vefat edenlerin hak sahiplerine yaşadıkları olumsuzlukların kısmen de olsa giderilmesi amacıyla Fondan ödeme yapılması öngörülmektedir.

Tasarı/teklif madde 21

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun geçici 41 inci maddesine göre, 31/12/2023 tarihine kadar uygulanmak üzere, özelleştirme kapsamına alınan kuruluşlar dahil 8/6/1984 tarihli ve 233 sayılı Kamu İktisadi Teşebbüsleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname hükümlerine tabi iktisadi devlet teşekkülleri ve kamu iktisadi kuruluşları ile bunların müesseseleri, bağlı ortaklıkları ve iştirakleri, 18/6/1999 tarihli ve 4389 sayılı mülga Bankalar Kanununa tabi faaliyeti devam eden kamu bankaları, büyükşehir belediyeleri, belediyeler, il özel idareleri ve bunlara ait tüzel kişilerin veya bunlara bağlı müstakil bütçeli ve kamu tüzel kişiliğini haiz kuruluşların; Sosyal Güvenlik Kurumuna ait olan ve Kuruma bağlı tahsil dairelerince 6183 sayılı Kanun kapsamında takip edilen borçlarına karşılık olarak; mülkiyeti bu idarelere ait ve üzerinde herhangi bir takyidat bulunmayan taşınmazlardan Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından uygun görülenler belirlenen takdir değeri üzerinden borçlu kurumun da uygun görüşü alınarak Kurum tarafından satın alınabilmektedir. Satın alınan taşınmazların tespit edilen değerine eşit tutarda Kuruma ait olan ve 6183 sayılı Kanun kapsamında takip edilen borç terkin edilmektedir.

Geçici 41 inci madde hükmü yukarıda sayılan kuruluşlar dışında kalan, borcunu ödemede çok zor duruma düştüğü Sosyal Güvenlik Kurumuna bağlı denetim elemanlarının inceleme raporu ile tespit edilen ve Kuruma bağlı tahsil dairelerine 6183 sayılı Kanun kapsamında takip edilen borcu bulunan diğer mükelleflerin (tüzel kişiliği bulunanların ortaklarına ait olanlar dahil) taşınmazları için de uygulanabilmektedir.

Düzenlemeyle Sosyal Güvenlik Kurumu alacaklarının tahsiline imkân sağlayan söz konusu uygulama kapsamında, anılan Kurumun taşınmaz alımının ve taşınmazların müzayede suretiyle satışı dahil, devir ve tesliminin katma değer vergisinden istisna edilmesi amaçlanmaktadır.

Tasarı/teklif madde 22

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

Madde ile, doğumla Türk vatandaşı olup da çıkma izni almak suretiyle Türk vatandaşlığını kaybedenlerin yurt dışında Türk vatandaşı olarak çalıştıkları süreleri 3201 sayılı Kanuna göre borçlanmalarına imkân tanınması amaçlanmaktadır.

Gökhan /

Tasarı/teklif madde 23

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

Uluslararası sosyal güvenlik sözleşmeleri 5510 sayılı Kanunda tanımlanmış olup, yapılan değişiklik ile 5510 sayılı Kanuna uyum sağlanmıştır.

Tasarı/teklif madde 24

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

Madde ile, ikili sosyal güvenlik sözleşmelerinde açık hüküm bulunan durumlarda yabancı ülkedeki ilk işe giriş tarihinin Türkiye'de ilk işe giriş tarihi olarak kabul edilmesi ve borçlanılacak sürelerdeki kayıtlı son tarihten geriye doğru borçlanma işleminin yapılması amaçlanmaktadır.

Tasarı/teklif madde 25

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

Madde ile, 3201 sayılı Kanunun 3 üncü ve 5 inci maddelerinde yapılan düzenlemeye paralel olarak teknik düzenleme yapılmıştır.

Tasarı/teklif madde 26

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

Madde ile, aylık ibaresinden anlaşılması gerekenin ne olduğu hususunda yaşanan tereddütleri gidermek amacıyla teknik düzenleme yapılmıştır.

Tasarı/teklif madde 27

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

Madde ile, izinle Türk vatandaşlığından çıkanların yurt dışında Türk vatandaşı olarak geçen sürelerini borçlanma hakkı ile sosyal güvenlik sözleşmesinde açık hüküm bulunan ülkelerdeki ilk işe giriş tarihlerinin tahsis aşamasında Türkiye'de ilk defa işe girdikleri tarih olarak alınması konularında yapılan değişikliklerin davalarından feragat edenlere de uygulanması amaçlanmaktadır.

Tasarı/teklif madde 28

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

Madde ile, Kurumun görevleri arasına eğitim, araştırma ve danışmanlık ile ilgili yeni bir görev eklenmesi amaçlanmıştır.

Tasarı/teklif madde 29

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

Madde ile, yeni kurulan Eğitim, Araştırma ve Geliştirme Merkezi Başkanlığının yardımcı hizmet birimleri arasında yer alması öngörülmüştür.

Tasarı/teklif madde 30

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

Madde ile, nüfusun tamamına hizmet veren Sosyal Güvenlik Kurumunun kapasitesinin arttırılması, sosyal güvenlik politikalarının oluşturulması, personel niteliğinin geliştirilmesi için yeni kurulan Eğitim, Araştırma ve Geliştirme Merkezi Başkanlığının görevlerinin belirlenmesi amaçlanmıştır.

Tasarı/teklif madde 31

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

Kurumun yürüttüğü genel sağlık sigortası işlemlerinin hacmi ve yürütülen işin teknik boyutu gözönünde bulundurulduğunda söz konusu işlemlerin daha etkin ve verimli yürütülmesini sağlamak üzere alanında uzman personele ihtiyaç duyulmaktadır. Madde ile, yönetim karar destek sisteminde sağlık verilerinin yorumlanarak politika oluşturma sürecinde sağlık verilerinin karar verilebilir hale getirilmesi için nitelikli ve tecrübeli uzman personel çalıştırılması amaçlanmaktadır.

Tasarı/teklif madde 32

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

Madde ile, Eğitim, Araştırma ve Geliştirme Başkanı ve Yardımcısının atama usulü belirlenmiştir.

Tasarı/teklif madde 33

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

Madde ile, Kurum gelirleri ile ilgili teknik düzenleme yapılması amaçlanmıştır.

Tasarı/teklif madde 34

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

Madde ile, Kurumun sahip olduğu gayrimaddi hakların üçüncü kişilere satışının yapılarak gelir elde edilmesi amaçlanmıştır.

Tasarı/teklif madde 35

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

Sosyal Güvenlik Kurumu olarak tek çatı altında birleşmeden önce her bir sosyal güvenlik kurum kanununda (Sosyal Sigortalar Kurumu Genel Müdürlüğü, Emekli Sandığı Genel Müdürlüğü ve Bağ-Kur) bu kurumların her türlü vergi, resim ve harçtan muaf olduğu hüküm altına alınmış ve 5502 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumu Kanununun “Vergi ve fon muafiyeti” başlıklı 36 ncı maddesi düzenlenirken de Kurumun bütün vergi resim ve harçlardan muafiyeti amaçlanmış olmasına rağmen, söz konusu madde mevcut haliyle uygulamadaki ihtiyaca cevap vermemektedir.

5502 sayılı Kanunun “Vergi ve fon muafiyeti” başlıklı 36 ncı maddesi uygulamada ihtiyaca cevap vermediğinden tamamen revize edilmekte, yapılmak istenen değişiklikle madde başlığı daha kapsayıcı olacak şekilde “Muafiyetler” şeklinde değiştirilmekte, Kurumun her türlü vergi, resim ve harçtan muaf olduğu vurgulanmakta, mevcut muafiyetlere ek olarak Sosyal Güvenlik Kurumunun Gökhan / kadrolu ve sözleşmeli avukatlarına verdiği vekâletnamelerin 1136 sayılı Avukatlık Kanununun 27 nci maddesinde düzenlenen “baro vekâlet pulu”ndan muaf tutulması, Kurumun bir kısım icra daireleri tarafından 2548 sayılı Ceza Evleriyle Mahkeme Binaları İnşası Karşılığı Olarak Alınacak Harçlar ve Mahkûmlara Ödettirilecek Yiyecek Bedelleri Hakkında Kanuna göre alınmakta olan harçlardan muaf tutulması amaçlanmaktadır.

Kurumun harçtan muaf olduğu 5502 sayılı Kanunun 36 ncı maddesinde hükme bağlanmış olmasına rağmen, Kanunda açıkça adı zikredilmediği gerekçesiyle ve cezaevleri harcı, alacaklıdan tahsil edilmesi gereken bir harç olması nedeniyle, borçlunun icra müdürlüklerine yatırdığı paradan kaynaktan kesilmekte ve Kurum dosyaları infaz olamamaktadır. Ayrıca, Kurum 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanununa tabi olmasına rağmen belediyeler emlak vergisi ve çevre temizlik vergisi gibi vergileri Kurumdan talep etmektedirler. Bu düzenlemeyle Kurumun sahip olması gereken muafiyetlerden yararlanması amaçlanmıştır.

Maddenin ikinci ve üçüncü fıkraları ile Kurumun taraf olduğu ve konusu belli bir miktar paranın ödenmesini gerektiren davalarda hükmedilen miktar ile Kurumun taraf olduğu ayrım yapılmaksızın adli ve idari her türlü davalarda Kurum aleyhine hükmedilen vekâlet ücreti ve yargılama giderlerinin doğrudan icra takibine konu edilememesi, alacaklı veya vekilinin Kuruma ödemeye dayanak makbuz ve belgelerle birlikte yazılı şekilde yapacağı müracaat üzerine bildireceği banka hesap numarasına müracaat tarihinden itibaren otuz gün içinde ödemelerin yapılacağı, bu sürede ödeme yapılamazsa icra takibi başlatılabileceği düzenlenmektedir. Değişiklikle, vatandaşların alacağını talepten itibaren otuz gün gibi kısa bir sürede tahsil etmesi sağlanarak, vatandaşların icra takibi açmak külfetinden kurtarılması da sağlanmakta ve bu konuda İdari Yargılama Usulü Kanununa paralel bir düzenleme getirilmektedir.

Tasarı/teklif madde 36

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

Madde ile, yeni kurulan Eğitim, Araştırma ve Geliştirme Merkezi Başkanlığının Kurum teşkilat cetveline eklenmesi öngörülmektedir.

Tasarı/teklif madde 37

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

Madde ile, Eğitim, Araştırma ve Geliştirme Merkezi Başkanlığı kurulduğu için eğitimle ilgili görevlerin İnsan Kaynakları Daire Başkanlığının görevleri arasından çıkarılması amaçlanmıştır.

Tasarı/teklif madde 38

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

Madde ile, çocukların malûl sayılmasına esas olan çalışma gücündeki kaybın tespit edilmesinde yaşanan güçlüklerin ortadan kaldırılması ve bu konuda yaşanan mağduriyetlerin giderilmesi amaçlanmaktadır.

Maddede yapılan bir diğer düzenleme ile sigortalılıkları 5510 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra başlayan ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca tespit edilen maden işyerlerinin yeraltı işlerinde sürekli veya münavebeli olarak çalışan maden işçilerinin 55 olan emeklilik yaşı 50'ye düşürülerek bunların daha erken emekli olmaları amaçlanmıştır.

Tasarı/teklif madde 39

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

Madde ile, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 40 ıncı maddesinin birinci fıkrasında yapılan düzenleme ile yeraltı işlerinde maden ocakları (elementer cıva bulunduğu saptanan cıva maden ocakları hariç), kanalizasyon ve tünel yapımı gibi yer altında yapılan işlerde çalışan sigortalıların bu işlerde fiilen çalışmadıkları ücretli izin, sıhhi izin, yıllık izin, eğitim ve kurs süreleri ile resmi tatil günlerinin de fiili hizmet süresi zammı kapsamında değerlendirilmesi amaçlanmıştır.

Tasarı/teklif madde 40

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

Madde ile, çalışanlar arasında eşitlik sağlamak amacıyla 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) ve (c) bentleri kapsamındaki sigortalılara da doğum borçlanması hakkı getirilmektedir. Ayrıca borçlanılabilecek çocuk sayısının ikiden üçe çıkarılması amaçlanmaktadır.

Gökhan /

Tasarı/teklif madde 41

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

Madde ile, Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı bursu ile Türkiye'ye gelen yabancı uyruklu öğrencilerin bildirimlerinin anılan Başkanlık tarafından yapılması amaçlanmaktadır.

Tasarı/teklif madde 42

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

Madde ile, tüp bebek denemesinin ikiden üçe çıkarılması, 3713 ve 2330 sayılı Kanunlar kapsamında aylık bağlananlar ile vazife ve harp malulleri ve bakmakla yükümlüğü olduğu kişiler için tüp bebek uygulamasındaki şartların kolaylaştırılması amaçlanmaktadır.

Tasarı/teklif madde 43

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

Madde ile, Kuruma bildirimi yapılmayan sağlık personeli üzerinden yapılan faturalamaların önlenmesi ve hukuki süreçte yaşanılan sıkıntıların önüne geçilmesi amaçlanmıştır.

Tasarı/teklif madde 44

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

Madde ile, tüp bebek deneme sayısının üçe çıkarılması nedeniyle üçüncü denemeden alınacak katılım payının belirlenmesi amaçlanmıştır.

Tasarı/teklif madde 45

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

Madde ile, Kurum bünyesinde oluşturulan bilimsel komisyonlara, Kurum dışından alanlarında uzman olan öğretim üyeleri ile tabip, diş tabibi ve eczacıların katılımının sağlanması amaçlanmaktadır.

Tasarı/teklif madde 46

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

Kurum tarafından karşılanan ortez ve protezlerde standart fiyatların olmaması ve Kanunda “kısıtlama getirilmeksizin ödenir” hükmü nedeniyle hem gaziler istismar edilmekte hem de Kurum onlarca kat fazla ücret ödemek durumunda kalmaktadır. Madde ile, fiyatların belirlenmesi halinde ilgili firmalarla sözleşme yapılarak gazilerin ücret ödemeden ortez ve protezleri alması amaçlanmaktadır.

Madde ile ayrıca, Kurumun ödeme listesine girmek amacıyla ilaç, tedavi, tıbbi cihazlar ve benzeri konularda yapılacak başvurular ve sağlık hizmetleri ödeme listelerinde bulunan ürün ve talepler için yıllık ücret ve/veya başvuru ücreti alınması şeklinde bir düzenleme yapılmaktadır. Bu şekilde başvuruların ve listelerin daha düzenli bir hale getirilmesi ile daha etkin bir yönetilebilirlik sağlanması amaçlanmaktadır. Yine, ilaç bulunabilirliğinin sağlanması ve maliyet etkin politikalara uygun özgün sözleşmeler yapılabilmesi amaçlanmaktadır.

Tasarı/teklif madde 47

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

Madde ile, yurt dışında iş üstlenen işverenlerce bu işyerlerinde çalıştırılmak üzere götürülen Türk işçileri adına Kuruma ödenmesi gereken sigorta primlerinin üst sınırı asgari ücretin üç katına indirilerek iş gücü maliyetinin düşürülerek Türk firmalarının yurtdışındaki rekabet güçlerinin arttırılması amaçlanmıştır.

Tasarı/teklif madde 48

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

Madde ile, 61 inci maddede yapılan değişikliğe paralel olarak Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı bursu ile Türkiye'ye gelen yabancı uyruklu öğrencilerin prim ödeme yükümlüsünün bu Başkanlık olarak belirlenmesi amaçlanmıştır.

Tasarı/teklif madde 49

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

Kamu Denetçiliği Kurumunun tavsiye kararları doğrultusunda yapılan yeni düzenleme ile, sigortalılar adına sonradan tahakkuk ettirilen fark prim tahakkuklarının, sigortalılar ile tüzel kişilerin kasıt, kusur, hata veya yanıltıcı beyanından kaynaklamaması şartıyla gecikme cezası ve gecikme zammı uygulanmaksızın tahsil edilmesi amaçlanmıştır.

Tasarı/teklif madde 50

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

Madde ile, Kurumca ödenen gelir ve aylıkların Kuruma iade süresinin oniki aya çıkartılması amaçlanmıştır.

Tasarı/teklif madde 51

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

Telafisi güç veya imkânsız bir zararın ortaya çıkması durumunda, sonradan tahsili imkânsız hale geleceği anlaşılan bu tür zararların müfettiş incelemesi sonuçlanıncaya kadar ödenmesinin engellenmesi amaçlanmıştır. Ortaya çıkmış olan bir zararın hukuki işlemler neticesinde tahsilatının imkânsız hale gelmesinin önüne geçilmesi amaçlanmıştır. Nitelikli dolandırıcılık suçu işleyerek Kurum zararına sebep olan kişilerin yer aldığı sağlık hizmet sunucuları ile sözleşme yapılmaması amaçlanmıştır.

Gökhan /

Tasarı/teklif madde 52

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

Prim borçlarına mahsuben alınan taşınmazların kamu hizmetlerinde kullanılmak veya gerektiğinde Hazineye ait diğer taşınmazlar gibi değerlendirilmek üzere satın alınan bedel üzerinden Hazineye devredilebilmesine imkân sağlanması amaçlanmıştır.

Tasarı/teklif madde 53

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

Geçici 53 üncü madde ile, gelir testine çeşitli sebeplerle başvuruda bulunmamış genel sağlık sigortalısının maddenin yürürlüğe girdiği tarihi takip eden aybaşından itibaren 3 ay içinde gelir testine başvurması sonucu tespit edilecek gelir seviyesine göre belirlenecek genel sağlık sigortası primlerinin faizsiz yapılandırılması sağlanacaktır. Söz konusu süreyi üç ay daha uzatma hususunda Bakanlar Kuruluna yetki verilmesi amaçlanmaktadır.

Geçici 54 üncü madde ile, esnaf ve sanatkârlar ile ziraat odaları üye kayıtlarında olması gereken yönetim kurulu kararı, tarihi ve benzeri usul ve esasların eksikliği, üye kayıt defterlerinin noter tasdikli olmaması veya defterlerdeki yıpranmalar nedeniyle tamamen üyenin iradesi dışında oluşan sebeplerle kişilerin sigortalılıklarının iptal edilmesi ve buna bağlı olarak hak kaybına uğramalarının engellenmesi amaçlanmaktadır.

Geçici 55 inci madde ile, 506 sayılı Kanun ve 5510 sayılı Kanun kapsamından çıkarılan işyeri dosyalarından tahakkuk etmiş Kurum alacakları ile özel kanunlardaki hükme istinaden Kurumca 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre takip edilen kamu alacaklarından zamanaşımına uğramış olanlar ile zamanaşımına uğramamış olmakla birlikte tahsili imkânsız hale gelmiş olanların terkininde, gereksiz emek ve zaman kaybının yanı sıra cüz'i alacakların tahsili için yapılacak giderler, alacaktan fazla olduğundan yapılacak masrafların da önüne geçilebilmesi ve aynı zamanda kanun kapsamından çıkmış işyeri dosyalarının ize ayrılmasının sağlanabilmesi dolayısıyla daha kapsamlı alacakların bir an evvel tahsil edilmesi amaçlanmıştır.

Personel mevzuatına göre almış oldukları disiplin cezası sonucu 23/4/1999 ile 14/2/2005 tarihleri arasında memuriyetleri sona erenlerden, 5510 sayılı Kanunun geçici 44 üncü veya geçici 51 inci maddeleri uyarınca uzun vadeli sigorta kollarına prim yatırılmadan geçirilen sürelerin kesenek ve kurum karşılıkları halen çalıştıkları veya kamu görevlisi olarak en son çalışmış oldukları kamu idarelerince ödenmek suretiyle hizmet olarak sayılmasına imkân sağlanmış ise de süresi içinde müracaat etmemeleri nedeniyle ya da süresi içinde müracaat etmelerine karşın borç tutarı Kurumlarınca süresinde ödenmemesi nedeniyle söz konusu düzenlemeden yararlandırılamayan sigortalıların mağduriyeti söz konusudur. Keza bu durum daha önce borçlanmak suretiyle emeklilik keseneği ve kurum karşılıklarını kendileri yatıranlar ile aynı durumda olmalarına rağmen emeklilik keseneği ve kurum karşılıkları kamu kurumları tarafından yatırılanlar arasında eşitsizliğe yol açtığından, geçici 56 ncı madde ile, aynı durumda olan sigortalılar açısından eşitsizliğin giderilmesi ve bu madde kapsamına giren ve hizmet olarak sayılan sürelerin sigortalıların memuriyetinde geçmiş gibi kabul edilmesi ve emekliliklerinde değerlendirilmesi amaçlanmıştır.

Geçici 57 nci madde ile, 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesine tabi sigortalıları bildirim yükümlülüğü bulunan kurum ve kuruluşlara ek süre verilerek bildirimlerini yapmaları amaçlanmaktadır.

Türkiye İstatistik Kurumu Başkanlığının merkez teşkilatı ve bölge müdürlüklerinde 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 4 üncü maddesinin (C) fıkrası kapsamında, Bakanlar Kurulu kararlarına göre bir yıldan az süreli sözleşme ile geçici personel istihdam edilmiş ve bu personele Türkiye İstatistik Kanununun yürürlüğe girdiği 18/11/2005 tarihinden 1/10/2008 tarihine kadar fazla çalışma ücreti ödenmiştir. Söz konusu geçici personele ödenen fazla çalışma ücreti, 3056 sayılı Başbakanlık Teşkilatı Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabulü Hakkında Kanunun mülga 31 inci maddesinde yer alan “bu ödemelerden damga vergisi hariç herhangi bir kesinti yapılmaz” hükmü uyarınca prime esas kazanç tutarına dahil edilmemiştir. Geçici 58 inci madde ile, fazla çalışma ücretinin prime esas kazanca dahil edilmemesi nedeniyle Türkiye İstatistik Kurumuna geçmişe dönük olarak tahakkuk ettirilen prim ve idari para cezalarının terkini amaçlanmıştır.

Gökhan / Geçici 59 uncu madde ile, Manisa İlinin Soma İlçesinde meydana gelen maden kazası nedeniyle hayatını kaybeden sigortalıların Sosyal Güvenlik Kurumuna olan her türlü borçlarının terkin edilmesi, ölüm geliri bağlanan hak sahiplerine prim ödeme şartı aranmaksızın ölüm aylığı bağlanması, anne ve babaya gelir ve aylık bağlanırken muhtaçlık şartının aranmaması ve ölen işçinin yakınlarından bir kişiye kamu kurum ve kuruluşlarında istihdam edilebilme hakkı verilmesi amaçlanmıştır.

Tasarı/teklif madde 54

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

Madde ile, 5510 sayılı Kanun ile diğer sosyal güvenlik mevzuatı uygulamasından kaynaklanan davalarda, dava açılmadan önce Kuruma müracaat şartı getirilmiş ve yargı yoluna başvurulmadan önce idari aşamada uyuşmazlıkların çözümlenmesi amaçlanmıştır. Hizmet tespit davaları Kuruma başvuru şartı dışında bırakılmıştır.

Diğer taraftan hizmet akti nedeniyle zorunlu sigortalılık sürelerinin tespiti talebi ile sigortalılar tarafından işveren aleyhine açılan davalarda dava, Sosyal Güvenlik Kurumuna re'sen ihbar edilerek Kurumun bu davalarda artık davalı taraf olmaktan çıkarılması, ihbar üzerine davaya davalı yanında fer'i müdahil olarak katılması, davalı taraf başvurmasa dahi kanun yollarına başvurabilmesi, yargılama sonucu verilen kararı kesinleştikten sonra uygulamakla yükümlü kılınması hedeflenmiştir.

Kurum bu davada taraf olmayıp fer’i müdahil olacağı için dava sonucu verilen kararda Kurum aleyhine yargılama giderlerine hükmolunmayacağı gibi, Kurum lehine de yargılama giderlerine hükmolunmayacaktır.

Tasarı/teklif madde 55

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

Geçici 3 üncü madde ile, İş Mahkemeleri Kanununa eklenen ve Kurumun davaya fer'i müdahil olarak katılmasını öngören dördüncü fıkra hükmünün maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce açılan davalarda da uygulanması amaçlanmıştır.

Tasarı/teklif madde 56

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

Madde ile, Kamu Düzeni ve Güvenliği Müsteşarlığında sayısı beşi geçmemek üzere Müsteşarlık Müşaviri çalıştırılabilmesine imkân tanınmaktadır.

Tasarı/teklif madde 57

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

Madde ile, yeni kurulan Eğitim, Araştırma ve Geliştirme Merkezi Başkanlığına ilişkin olarak 657 sayılı Kanunda düzenleme yapılmıştır.

Madde ile ayrıca, istihdam alanında önemli görevler ifa eden iş ve meslek danışmanlarının ücretleri ile ilgili düzenleme yapılmaktadır.

Tasarı/teklif madde 58

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

Madde ile, yeni kurulan Eğitim, Araştırma ve Geliştirme Merkezi Başkanlığı kurulmasına ilişkin olarak 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede düzenleme yapılmıştır.

Tasarı/teklif madde 59

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

Madde ile, Sosyal Güvenlik Kurumu ve Kamu Düzeni ve Güvenliği Müsteşarlığında kullanılmak üzere kadrolar ihdas edilmiştir.

Tasarı/teklif madde 61

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

Yürütme maddesidir.

Gökhan / TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigorta Kanununa bir geçici madde eklenmesi hakkında kanun teklifimiz ve gerekçesi ekte sunulmuştur.

Gereğini arz ederiz.

İzzet Çetin Mehmet Şeker Süleyman Çelebi Ankara Gaziantep İstanbul İlhan Demiröz Ali Sarıbaş Hülya Güven Bursa Çanakkale İzmir Osman Kaptan Celal Dinçer Aytuğ Atıcı Antalya İstanbul Mersin F. Nur Serter Gülsün Bilgehan Osman Korutürk İstanbul Ankara İstanbul İdris Yıldız Özgür Özel Ordu Manisa HAVALE EDİLDİĞİ KOMİSYONLAR (2/115) ESAS Plan Bütçe Komisyonu TALİ Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonu GEREKÇE 08.09.1999 tarihinde çıkarılan 4447 sayılı kanunla emeklilik yaşını kademeli olarak yükselten bir düzenleme yapılmıştı. Kamuoyunda emeklilikte "Kademeli geçiş" olarak bilinen hükümler Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edildiği için aynı konu 23.05.2002 tarihli 4759 sayılı Yasada yeniden düzenlenmiştir. Böylece emeklilik yaşı da kademeli olarak yükselmiştir. Kademeli geçiş uygulaması ile 1999'dan önce işe başlayan sigortalıların emekli olacağı yaş 3 ila 10 yıl arasında uzamıştır.

Yaşanan ekonomik krizler ve başka nedenlerle işsiz kalanlar prim ödeme süresini doldurmalarına rağmen, emeklilikte kademeli geçiş nedeniyle emekli aylığından yararlanamamaktadırlar. Genellikle kırk yaşın üzerinde olan bu vatandaşlarımız yaşları nedeniyle yeni iş bulmakta da zorlanmaktadırlar.

4447 sayılı işsizlik sigortası kanununa göre işsizlik ödeneği işsizin çalışmış olduğu süreyle doğru orantılı olarak 180 gün ile 300 gün arasında değişmektedir. Bu koşullarda en uzun yararlanılacak süre 300 gündür. 300 günden fazla işsizlik ödeneği de alamayan, iş bulma koşulları kalmamış olan, emeklilik için yaşının dolmasını bekleyen vatandaşlarımız mağdur durumdadırlar. Ayrıca emeklilikte kademeli geçiş nedeniyle emeklilik hakkını elde edemeyenler ve herhangi bir sigortalı işte çalışma olanağı bulunmayanlar sağlık sigortası güvencesinden de mahrum durumdadırlar.

Bu kanun teklifi emekli olabilmek için gerekli prim ödeme gün sayısını tamamlamakla birlikte, mevzuatın öngördüğü yaşı tamamlayamadığı için emekli olamayanların mağduriyetlerinin ortadan kaldırılması amacıyla hazırlanmıştır.

yasemin / ANKARA MİLLETVEKİLİ İZZET ÇETİN VE 13 MİLLETVEKİLİNİN TEKLİFİ (2/115) 5510 SAYILI SOSYAL SİGORTALAR VE GENEL SAĞLIK SİGORTASI KANUNUNA