İçeriğe geç
Yürürlükte Değiştirici kanun 2. hâli

Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığına İlişkin Bazı Düzenlemeler ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun

Kanun numarası
6569
Kabul tarihi
19.11.2014
Resmî Gazete
26.11.2014 / 29187
Düstur
5. tertip, cilt 55
Son değişiklik
02.07.2018
Madde sayısı
19

Kaynak: TBMM 24. Dönem S. Sayısı 615 (Esas No: 1/937) · belgeyi aç · TBMM kaydı . Gerekçeler kanun tasarısı ya da teklifi üzerine yazılmıştır; komisyon ve Genel Kurul görüşmelerinde madde numaraları değişebilir. Her gerekçe, metni en çok benzeyen yürürlükteki maddeye bağlanmıştır.

Genel gerekçe

Günümüzde başta kanser olmak üzere bulaşıcı olmayan hastalıklar ile mücadeleye yönelik politikalar, uluslararası nitelikli çalışmalarda ve ulusal sağlık politikaları içinde önemli bir başlık haline gelmiştir. Bulaşıcı olmayan hastalıkların sıklığı ve ölüm sebepleri arasındaki artışı gelecek on yıllık dönemde de toplumların ve hükümetlerin sağlık politikası ve öncelikleri içinde önemli bir konu olmaya devam edeceğini göstermektedir. Nitekim 2011 yılında Birleşmiş Milletler nezdinde yapılan bir toplantı ile tüm dünya ülkelerinin bulaşıcı olmayan hastalıklar ile mücadele edilmesi için ulusal eylem planları ve strateji dokümanları hazırlayıp uygulaması kararlaştırılmıştır.

Türkiye, dünya genelinde pek çok ülkeden çok daha önce; 2007 yılından itibaren ulusal kanser, tütün ve obezite ile mücadele programlarını başlatmış az sayıdaki ülkeler arasındadır. Son yıllarda tütün ve kanser kontrol programlarında elde edilen başarılar da uluslararası bilim literatüründe saygınlıkla anılmaktadır. 2003 yılında başlatılan Sağlıkta Dönüşüm programı ile, ülkemizde sağlık alanında pek çok önemli başarıya imza atılmıştır. Özellikle anne çocuk sağlığı ve bulaşıcı hastalıklarla mücadele ile pek çok önlenebilir ölümün önüne geçilmiş, ortalama ömür 70 yıldan 75 yıla yükselmiştir.

murat / Ülkemizde öncelikler ve değişen yaşam koşulları nedeniyle sağlık politikaları tüm dünyada olduğu gibi bulaşıcı olmayan hastalıklara yönlenmektedir. Dünya Sağlık Örgütü tarafından 2014 yılı Şubat ayında yayınlanan kanser istatistiklerine göre, tüm dünyada kanser birinci sırada ölüm nedeni olmuştur. Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre 2000-2007 arasında kanserden ölen kişi sayısı yaklaşık yüzde otuziki oranında artarak 2007 yılında 7,9 milyon kişiye çıkmıştır. Yine aynı rapora göre, 2007 yılında dünyada bütün ölümlerin yaklaşık yüzde onüçü kanserden kaynaklanmıştır. Kanser ölümleri gelişmekte olan ülkelerde daha sık görülmektedir. Dünya Sağlık Örgütü tarafından yayınlanan raporda, 2007 yılında yaşanan 7,9 milyon ölümün yüzde yetmişinin, dünya nüfusunun yüzde sekseninin yaşadığı gelişmekte olan ülkelerde olduğu tahmin edilmektedir.

Dünya Sağlık Örgütünün 2012 yılı tahminlerine göre dünyada toplam 14,1 milyon yeni kanser vakası gelişmiş, bu şekilde kanser artış hızının devam etmesi durumunda, dünya nüfusunun artışına ve nüfustaki yaşlanmaya bağlı olarak 2025 yılında toplam 19,3 milyon yeni kanser vakası olacağı belirtilmiştir. Kanserle yaşayan ve kansere yeni yakalanan hasta sayısındaki bu belirgin artış gelecek dönemde tedavi ve bakım maliyetlerinin artmasını da kaçınılmaz olarak beraberinde getirecektir.

Ülkemizde ise halen hem erkeklerde hem de kadınlarda kanser, ölüm nedenleri arasında ikinci sıradadır. Ancak, 2002 yılında kansere bağlı ölümlerin yüzde onikiden, 2013 yılına doğru yüzde yirmilere yükselmesi gözönüne alındığında ülkemizde de gelişmiş diğer dünya ülkeleri gibi önümüzdeki yıllar içinde ölüm nedenleri arasında kanserin birinci sıraya yükseleceği açıktır. En güncel veriler ile ülkemizde her yıl yaklaşık yüzaltmışbin kişiye kanser teşhisi konulmaktadır. Eğer alınan önlemlerde başarılı olunamazsa, bu sayı 2020'li yıllarda yılda dörtyüzbinlere kadar çıkabilir.

Hiç şüphesiz ki, kanserin sosyal, ekonomik ve insan gücü üzerindeki etkileri düşünüldüğünde bu hastalıkla etkin mücadele edilmesi gerekliliğinin geleceğimiz açısından ne kadar stratejik önemi haiz olduğu bu veriler ile apaçık ortadadır.

Türkiye, Avrupa Birliği ülkeleriyle kıyaslandığında mutlak düzey olarak kansere toplamda 3 milyar avro ile en fazla harcama yapan ilk altı ülke arasında yer almaktadır. Türkiye'den daha fazla harcama yapan ülkeler sırasıyla Almanya, Fransa, İtalya, İngiltere ve İspanyadır. Türkiye'de uygulanan sağlık politikaları, yaşam süresini uzatmanın yanı sıra özellikle önleyici ve erken teşhise yönelik sağlık hizmetleri yoluyla ekonomik büyümeyi pozitif etkilemektedir. Bununla birlikte uzun dönemde gerekli önlemler alınmadığı takdirde, kanser Türkiye sağlık sistemi için finansal açıdan da ciddi bir risk oluşturmaktadır.

2010 yılında Türkiye Büyük Millet Meclisinde; kanser hastalığı konusunun araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla kurulan Meclis Araştırma Komisyonunun raporunda, ülkemizde ulusal kanser enstitüsü kurulması için acil önlemler alınması yönünde öneride bulunulmuştur. Aynı Komisyon raporunda ülkemizin kanser kontrolü ve tedavisinde uluslararası standartların üzerinde olduğu ancak Ar-Ge ve ilaç ve tıbbî cihaz inovasyonunda mutlaka ulusal bir kanser enstitüsü kurulması ihtiyacı oybirliği ile kabul edilmiştir.

Türkiye nüfusu her geçen yıl yaşlanmaktadır ve Türkiye'de 2007 yılında toplam nüfus içindeki payı yüzde yirmibeş olan kırkbeş üzeri yaş grubunun, 2020 yılında yüzde otuza, 2030 yılında ise yaklaşık yüzde otuzbeşe çıkması beklenmektedir. Sağlığa erişimin ve bireysel ve çevresel risk faktörlerinin her geçen gün artmakta olduğu düşünüldüğünde, yaklaşık ikibuçuk milyar ABD Doları düzeyinde olan doğrudan kanser tedavi harcamalarının 2030 yılında en az üç katına çıkması beklenmektedir.

murat / Ülkemizde artan ve yaşlanan nüfus, ortalama yaşam süresinde yükselme, sağlık hizmetlerinde ve ilaca erişimde iyileşme, artan refah düzeyi ve farkındalık gibi sebepler ilaç ve tıbbî cihaz talebinin artmasına yol açmakta ve bu durum da sosyal güvenlik harcamalarında ve cari açık üzerinde baskı oluşturmaktadır.

Uzun vadede Türkiye'nin küresel bir ilaç Ar-Ge ve üretim merkezi olması, ilaç ve tıbbî cihaz alanında rekabetçi bir konuma ulaşması önem arz etmektedir. Ülkemizde, yüksek katma değerli ürün üretebilen, küresel pazarlara ürün ve hizmet sunabilen ve yurtiçi ilaç ve tıbbî cihaz ihtiyacının daha büyük bir kısmını karşılayabilen bir üretim yapısına geçilmesi gerekmektedir.

Bu kapsamda orta vadede yerli üretim kapasitesinin arttırılması, Ar-Ge ve girişim ekosisteminin geliştirilmesi, uzun vadede yeni molekül geliştirebilen, daha yüksek katma değerli ilaç ve tıbbî cihaz üretebilen bir yapıya kavuşarak küresel değer zincirlerinde etkinliğin artırılması öngörülmektedir.

Bu kapsamda Onuncu Kalkınma Planında da yer alan Sağlık Endüstrilerinde Yapısal Dönüşüm Programı ile yurtiçi tıbbî cihaz, tıbbî malzeme ve ilaç ihtiyacının yerli üretimle karşılanması yönünde çalışmaların arttırılması planlanmaktadır.

Toplam Ar-Ge harcamaları, 2002 yılındaki 1,8 milyar Türk Lirası düzeyinden 2012 yılında 13 milyar Türk Lirasına yükselmiş, gayrisafi yurtiçi hasıla içindeki payı 2002 yılında yüzde 0,53 iken 2012 yılı itibarıyla yüzde 0,92 olarak gerçekleşmiştir. Tam zaman eşdeğeri Ar-Ge personeli sayısı ise 2002 yılında yirmidokuzbin iken 2012 yılında yüzbeşbine ulaşmıştır. Yaşanan bu olumlu gelişmelere rağmen toplam Ar-Ge harcamalarının gayrisafi yurtiçi hasıla içindeki payının, gelişmiş ülke örnekleri ile karşılaştırıldığında düşük olduğu görülmektedir.

Ülke ekonomisine bakılacak olursa, 2002 yılından bu yana uygulanmakta olan ciddi reformlar ile önemli gelişmeler elde edilmiştir. Ekonomideki bu başarı ve gelişmelerin sürdürülebilirliği açısından da 2014-2016 yılları için en önemli hedef olarak cari açığın azaltılması belirlenmiştir. Bu nedenle, tasarrufların arttırılması, mevcut kaynakların üretken alanlara yönlendirilmesi ve ekonominin genel verimlilik düzeyinin yükseltilmesinin yanı sıra yerli ilaç ve tıbbî malzeme üretimlerinin arttırılması ile yurtdışına bağımlılığın azaltılması son derece önem arz etmektedir.

Gebelik, doğum eylemi ve lohusalık esnasındaki komplikasyonlar, gelişmekte olan ülkelerde üreme yaşındaki kadınlar arasında önde gelen ölüm ve sakatlık nedenidir. Çok boyutlu bir kalkınma göstergesi olarak anne ölüm oranı, üreme sağlığı hizmet sunumu kalitesi ile yakından ilişkilidir.

Dünyada her yıl dörtyüzbin civarında anne ölümünün gerçekleştiği tahmin edilmektedir. Sağlıkta Dönüşüm Programı ile anne ve bebek ölümlerinde önceki yıllara göre çok daha yüksek oranlarda azalmalar sağlanmıştır. Nitekim 2002 yılında anne ölüm oranı yüzbin canlı doğumda altmışdört iken, 2012 yılında onbeşe; bebek ölüm hızı ise 2002 yılında binde otuzbir iken 2012 yılında binde yediye düşürülmüştür. Bu sonuçların alınmasında, ülkemizdeki genel gelişmenin yanında doğum öncesi, doğum ve doğum sonrası bakım hizmetlerinin güçlendirilmesi, doğumların hastanede yapılmasının sağlanması, doğu ve güneydoğu başta olmak üzere kalkınmada öncelikli yörelerdeki sağlık personeli sayısının arttırılması, hastanelerdeki erişkin ve yenidoğan yoğun bakım hizmetlerindeki gelişmeler ve 112 acil yardım ve kurtarma hizmetlerindeki gelişmenin büyük katkısı olmuştur. Ancak, anne ve bebek ölümlerinin azaltılması anne, çocuk ve ergen sağlığının sadece bir boyutudur. Bu alanda yakalanmış olan başarının, bebeğin ve çocuğun beslenmesi, obezitenin ve bodurluğun önlenmesi, sezaryen sıklığının düşürülmesi, çocuk işçiliğinin önlenmesi, çocuk ihmali ve istismarının engellenmesi, anne ruh sağlığının korunması, kadın yaşlılığı gibi Sağlık Bakanlığının stratejik planında yer alan sağlığın diğer boyutlarında da sağlanması, bu uygulamaların ülkemiz gerçekleri ile örtüştürülmesi için yeni bir araştırma ve geliştirme yapısına ihtiyaç vardır.

murat / Kalp ve damar hastalıkları, kanserler, kronik solunum yolu hastalıkları ve diyabet günümüzde tüm toplumları etkileyen başlıca kronik hastalıkları oluşturmaktadır. Kronik hastalıklar dünyada hem gelişmiş hem de gelişmekte olan ülkelerde hızla artmakta, var olan sağlık hizmetlerini zorlamakta ve sağlığa ayrılan bütçenin büyük bölümünü kapsamaktadır. Dünyadaki duruma benzer olarak ülkemizde de kronik hastalıklar ve risk faktörleri sıklığı giderek artmaktadır. Kronik hastalıkların risk faktörleri ile mücadele, ulusal politikalar ve uzun vadeli stratejiler geliştirilerek başarıya ulaşabilmektedir.

Mikroekonomik bakış açısından, kronik hastalıkla yaşayan bir kişi daha erken emekli olmakta, daha az çalışmakta, daha çok işsiz kalmakta, cebinden daha fazla sağlık harcaması yapmakta ve evine daha az para getirmektedir. Makroekonomik bakış açısından ise, yaşam beklentisi veya erişkin mortalitesi olarak ölçülen "sağlık", ekonomik gelişmişliğin bir göstergesidir. Ulusal sağlık bütçelerinin giderek artan bir bölümü kronik hastalıklara ayrılmaktadır. Ekonomik analizler bulaşıcı olmayan hastalıklardaki her yüzde onluk artışın, yıllık ekonomik büyümede yüzde yarımlık bir azalmayla ilişkili olduğunu göstermektedir. Kronik hastalık yükü, tüm dünyaya paralel olarak ülkemizde de artmakta ve sağlık sisteminin finansal sürdürülebilirliğini tehlikeye atmaktadır.

Diğer taraftan, Dünya Sağlık Örgütüne göre "geleneksel tıp", fiziksel ve ruhsal hastalıklardan korunma, bunlara tanı koyma, iyileştirme veya tedavi etmede kullanılan, farklı kültürlere özgü teori, inanç ve tecrübelere dayalı bilgi, beceri ve uygulamaların bütünüdür. Bazı ülkeler için "tamamlayıcı tıp", Batı tıbbının dışında ama onunla birlikte kullanılan uygulamaları ifade ederken; "alternatif tıp", Batı tıbbı yerine ikame edilen yöntemler anlamına gelebilmektedir. Günümüz dünyasında geleneksel ve tamamlayıcı tıp uygulamaları gittikçe artmaktadır. Bu artışın gerekçelerinden biri olan doğal ürünlerin iyi ve güvenli olduğu inancıdır. İnsanların önemli bir kesiminin hayatında yer bulan bu tür tıbbî uygulamaların gözardı edilmesinin toplum sağlığını korumaktan çok riske etmeye yol açacağı aşikârdır. Özellikle standardizasyondan yoksun, mevzuat alt yapısı olmayan, denetimsiz ve istismara açık bir alanın gözardı edilmesi daha çok başıboş kalması anlamına gelecektir.

Hastanın tedavi başarısına veya yaşam kalitesine katkı sağlayacak güvenilir ve uygulanabilir, maliyet etkin geleneksel tedavi yöntemlerinin aranması ve denenmesinin faydası inkâr edilemez.

Tüm bu çabalar bilimsel ve etik uygulamalar eşliğinde olmalıdır. Aksi takdirde bilimsel ve etik olmayan alternatif tıp uygulamaları hastalara zarar verirken aynı zamanda uygulayıcıların haksız kazancına ve ülkemizin ekonomik kaybına yol açacaktır. Ülkemizde yazılı ve görsel medyada sık sık yer alan tamamlayıcı ve geleneksel tıp uygulamalarının belirli bir bilimsel çatı içerisine yerleştirilmesi, denemelerinin yapılması, ülkemizde keşfedilmeyi bekleyen bitki ve benzeri ürünler için gereken çalışmaların yapılabilmesi, doğru bilinen yanlışların düzeltilmesi açısından yeni bir bilimsel yapılanmaya ihtiyaç duyulmuştur.

Sağlıkta Dönüşüm Programının ana hedeflerinden biri nitelikli ve etkili sağlık hizmetleri için kalite ve akreditasyondur. Sağlık Bakanlığına bağlı sağlık kurum ve kuruluşlarındaki performansa dayalı ücret uygulamaları, sağlık hizmetlerinde kalite geliştirme, kurumsal performans değerlendirme, yönetici performansı değerlendirme, teşhisle ilişkili gruplar ve klinik performans ölçümü çalışmaları, hasta ve çalışan güvenliği alanlarında dünyada yaşanan gelişmeler takip edilmelidir. Kalite ve akreditasyon ile insan sağlığının odak noktası yapılması, sağlıkta hizmet kalitesinin standartlarının yükseltilmesi, faaliyetlerinde hasta ve çalışan güvenliğinin sağlanması amaçlanmaktadır. Bunun için ülke çapında sağlık hizmetlerinde kalite standartları geliştirme, kalite değerlendirme, kalite eğitimleri, uluslararası çalışmalar ve sağlık kurumlarının akreditasyonu alanlarında faaliyetleri yürütecek bir organizasyona ihtiyaç bulunmaktadır.

murat / Bilindiği üzere, halen ülkemizde Ar-Ge araştırmaları TÜBİTAK ve üniversitelerimizce yürütülmekle birlikte, sağlık alanında beklenen gelişmelerin yakalanabilmesi için bu alana münhasır yeni bir yapılanmanın yarar sağlayacağı değerlendirilmektedir.

Açıklanan mülahazalarla hazırlanan bu Tasarı ile, sağlık bilimi ve teknolojileri alanında ülkeye ve insanlığa hizmet etmek amacıyla kamu tüzel kişiliğine, bilimsel ve idarî özerkliğe sahip ve özel bütçeli Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı (TÜSEB) kurulmaktadır.

TÜSEB bünyesinde;

a) Türkiye Kanser Enstitüsü,

b) Türkiye Biyoteknoloji Enstitüsü,

c) Türkiye Anne, Çocuk ve Ergen Sağlığı Enstitüsü,

ç) Türkiye Kronik Hastalıklar Enstitüsü,

d) Türkiye Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp Enstitüsü,

e) Türkiye Sağlık Hizmetleri Kalite ve Akreditasyon Enstitüsü, kurulması öngörülmüştür. Bu enstitüler dışında da, ihtiyaca göre Bakanlar Kurulu kararıyla yeni enstitüler kurulabilecektir.

Ayrıca, ülkemizin başta tabip ve uzman tabip olmak üzere, sağlık insan gücü açığının karşılanması amacıyla, sağlık bilimleri ve tıp alanında eğitim vermek üzere, Türkiye Sağlık Bilimleri Üniversitesinin kurulması öngörülmektedir.

Diğer taraftan, sağlık personeline, aile hekimliğine ve yükseköğretime ilişkin olarak uygulamada karşılaşılan bazı sorunların giderilmesine yönelik çeşitli düzenlemeler de yapılmaktadır.

Madde gerekçeleri

Tasarı/teklif madde 1

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

Madde ile, Kanunun amaç ve kapsamı ifade edilmekte, sağlık alanında Ar-Ge yapmak üzere Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı adıyla (TÜSEB) yeni bir teşkilatın kurulduğu ve bu teşkilatın görevlerinin düzenlendiği belirtilmektedir.

Tasarı/teklif madde 2

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

Madde ile, Kanun metninde geçen bazı ibarelerin tanımları yapılmaktadır.

Tasarı/teklif madde 3

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

Madde ile, TÜSEB'e yüklenen misyonun gereği olarak hukuki statüsü kamu tüzel kişiliğini haiz, Sağlık Bakanlığının ilgili kuruluşu, bilimsel ve idari özerkliğe sahip ve özel bütçeli olarak belirlenmektedir.

Tasarı/teklif madde 4

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

Maddede TÜSEB'in görevleri sayılmakta; bu meyanda görevleri kapsamında yurtiçinde veya yurtdışında, kamu ve özel hukuk tüzel kişilerine veya TÜSEB'e ait enstitüleri, Ar-Ge merkezlerini ve/veya laboratuvarları işbirliği ve/veya birlikte kullanım protokolü çerçevesinde kullanabileceği veya kullandırabileceği, ayrıca Bakanlık ve bağlı kuruluşlarınca talep edilecek Ar-Ge, yayın ve danışmanlık hizmetlerini yerine getirebileceği öngörülmektedir.

Tasarı/teklif madde 5

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

Madde ile, TÜSEB'in organlarının Yönetim Kurulu ve Yüksek Danışma Kurulu ile Başkanlıktan oluşacağı belirtilmektedir.

Tasarı/teklif madde 6

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

Maddede Yönetim Kurulunun teşkili, görev ve yetkileri ile toplantı ve karar nisabı düzenlenmektedir.

murat /

Tasarı/teklif madde 7

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

Madde ile TÜSEB'in politika, strateji ve hedeflerinin belirlenmesinde ve çalışma programının oluşturulmasında görüş ve önerilerde bulunmak üzere; TÜSEB'in faaliyet alanıyla ilgili kamu ve özel kesimin temsilcilerinden teşekkül eden Yüksek Danışma Kurulu düzenlenmektedir.

Tasarı/teklif madde 8

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

Madde ile, Başkanlığın; Başkan, Genel Sekreter ve Başkana bağlı olarak faaliyet gösteren enstitülerden oluşacağı öngörülmektedir. Başkan ve Başkana yardımcı olmak üzere görevlendirilebilecek iki başkan yardımcısı ile Genel Sekreter ve enstitü başkanlarının atanma usulü ile görev süreleri belirtilmektedir.

Tasarı/teklif madde 9

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

Madde ile, Başkanın görev ve yetkileri belirlenmiştir. Başkan, TÜSEB'in üst yöneticisi olarak Yönetim Kurulunun kararlarını uygulamak, TÜSEB'i temsil ve idare etmekle görevli ve yetkili kılınmıştır. Başkan yardımcılarının ise, Başkana verilen görevlerin yerine getirilmesinde Başkana yardımcı olacakları ve Başkan tarafından verilen görevleri yapacakları belirtilmiştir.

Tasarı/teklif madde 10

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

Madde ile, Genel Sekreterlik düzenlenmektedir.

Tasarı/teklif madde 11

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

Madde ile, Başkanlık bünyesinde kurulan enstitüler sayılmakta; ayrıca bunların dışında, Bakanın teklifi üzerine Bakanlar Kurulu kararıyla yeni enstitüler kurulabileceği öngörülmektedir. Enstitüler ile ihtiyaca göre oluşturulabilecek bilim kurullarının teşkili, faaliyet alanları, çalışma usul ve esasları, bilim kurulu üyelerinin nitelikleri, sayıları, bunlara yapılacak ödemeler ile diğer hususların yönetmelik ile düzenleneceği belirtilmektedir.

Tasarı/teklif madde 12

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

Madde ile, TÜSEB'de görev yapacak idari ve teknik personelin istihdamında genel idare esaslarının dışına çıkılarak, görevin mahiyeti gereği dinamik bir model benimsenmektedir.

Buna göre TÜSEB'de İş Kanunu hükümlerine tabi olarak personel istihdamı öngörülmekte; ihtiyaç duyulacak yabancı uzman ve akademisyen ile proje bazlı uzman ve akademisyen çalıştırılabilmesine de imkân sağlanmaktadır. Ayrıca Başkan, başkan yardımcıları, Genel Sekreter ve enstitü başkanlarının nitelikleri ile personelde aranacak genel şartlar belirlenmektedir.

Kamu kurum ve kuruluşlarında çalışan Devlet memurları ile öğretim elemanlarından TÜSEB'de görevlendirileceklerin görevlendirme usulü ve hakları düzenlenmekte; yabancı uyruklu uzmanların, 27/2/2003 tarihli ve 4817 sayılı Yabancıların Çalışma İzinleri Hakkında Kanun hükümlerine tabi olmaksızın bir yıla kadar çalıştırılabilmelerine imkan sağlanmaktadır. TÜSEB'de çalıştırılacakların nitelikleri, işe alınmaları ve görevlendirilmeleri, performans değerlendirmeleri, disiplin işlemleri, aylık ücret ile diğer mali ve sosyal haklarının Maliye Bakanlığının görüşü alınarak Yönetim Kurulunun onayı ile Başkanlıkça çıkarılan yönetmelikle belirleneceği öngörülmüştür.

Tasarı/teklif madde 13

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

Madde ile, kamu kurum ve kuruluşlarında çalışan memur ve öğretim elemanlarının, ilgili kurum veya kuruluşun muvafakati ve ilgilinin kabul etmesi şartı ile en çok üç yıl süreyle Başkanlıkta görevlendirilmesi öngörülmektedir.

Tasarı/teklif madde 14

→ yürürlükteki madde 14

Madde ile, TÜSEB'de çalıştırılacaklara ödenecek ücret ile diğer mali haklar düzenlenmektedir.

Tasarı/teklif madde 15

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

Maddede TÜSEB tarafından desteklenen Ar-Ge projeleri ile diğer projeler için tahsis edilen kaynakların mali yönetimine ilişkin esas ve usuller düzenlenmiştir.

Tasarı/teklif madde 16

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

Maddede özel bütçeli olan TÜSEB'in gelirleri belirtilmiştir.

Tasarı/teklif madde 18

→ yürürlükteki madde 18

Madde ile, TÜSEB'in Genel Kadro ve Usulü Hakkında Kanun Hükmünde Kararname hükümlerine tabi olmadığı ve mallarının Devlet malı hükmünde olduğu belirtilmiş; 6428 sayılı Kanun kapsamında, kamu özel işbirliği modeli ile tesis yaptırabilmesi veya yenileyebilmesine;

danışmanlık, Ar-Ge hizmetleri ile ileri teknoloji ya da yüksek mali kaynak gerektiren hizmetleri gördürebilmesine imkân sağlanmıştır.

Tasarı/teklif madde 19

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

Madde ile, TÜSEB'in, görevleri kapsamında Ar-Ge konuları için gerekli gördüğü her türlü bilgiyi, kamu kurum ve kuruluşları ile vakıflara ait olanlar dahil tüm yükseköğretim kurumlarından istemeye yetkili olduğu ve kendilerinden bilgi istenenlerin de bu bilgileri vermek ve gereken kolaylığı göstermekle yükümlü oldukları hükme bağlanmıştır.

Tasarı/teklif madde 20

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

Madde ile, "Yoğun Bakım" uzmanlık yan dalının eğitim süresinin anesteziyoloji ve reanimasyon uzmanları için iki yıl olması sağlandığından maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla en az üç yıl süreyle yoğun bakım ünitesinde fiilen çalışmış olan anesteziyoloji ve reanimasyon uzmanlarının, bir yıl içerisinde yoğun bakım uzmanlık belgesi almak için Sağlık Bakanlığına başvurmaları ve Bakanlıkça yapılacak ya da yaptırılacak sınavda başarılı olmaları şartıyla Yoğun Bakım Uzmanlık Belgesi alabileceği düzenlenmiştir.

Tasarı/teklif madde 21

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

Madde ile, "Yoğun Bakım" uzmanlık yan dalının eğitim süresinin anesteziyoloji ve reanimasyon uzmanları için üç yıldan iki yıla indirilmesi düzenlenmiştir.

Tasarı/teklif madde 22

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

Madde ile, 209 sayılı Kanunda düzenleme yapılarak döner sermaye hesabının her bir kamu hastane birliği bazında da yapılabileceği hükme bağlanmıştır.

Tasarı/teklif madde 23

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

Madde ile, 657 sayılı Kanunun ek 33 üncü maddesinde değişiklik yapılarak aile sağlığı merkezleri ile toplum sağlığı merkezlerinde nöbet tutan personele de ücret ödenmesine imkan sağlanmıştır.

Tasarı/teklif madde 24

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

Madde ile, 2547 sayılı Kanunda düzenleme yapılarak doçentlik sınavlarının daha sağlıklı bir şekilde yürütülebilmesi amacıyla bu görevin Üniversitelerarası Kuruldan alınarak, veritabanı ve personel kaynağı bakımından daha elverişli durumda olan Yükseköğretim Kuruluna aktarılması amaçlanmıştır.

Tasarı/teklif madde 25

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

Madde ile, 2547 sayılı Kanunda düzenleme yapılarak öğretim elemanlarının yurtdışı görevlendirmelerinde ülke kaynaklarının daha verimli kullanılması için görevlendirmelerde öncelikli alanlara yönlendirilme amaçlanmıştır.

Tasarı/teklif madde 26

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

Madde ile, 2547 sayılı Kanunda düzenleme yapılarak yeni kurulan Devlet üniversitelerinde ortaya çıkan öğretim üyesi açığının kapatılmasına katkıda bulunmak amacıyla, öğretim üyelerinin geçici görevlendirmelerinin Devlet üniversitelerine yapılması amaçlanmıştır.

Tasarı/teklif madde 27

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

Madde ile, 2547 sayılı Kanunun 44 üncü maddesinin (b) ve (c) fıkraları değiştirilmiş ve öğrencilerin öğrenim süreleri ve sınav hakları yeniden düzenlenmiştir.

Tasarı/teklif madde 28

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

Madde ile, 2547 sayılı Kanunun 44 üncü maddesindeki değişikliğe paralel olarak, öğrencilerin tabi olacağı katkı payı ve öğrenim ücretlerine ilişkin hükümlere yer verilmiştir.

Tasarı/teklif madde 29

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

Madde ile, lisansüstü eğitim yapmak isteyenlerin Yükseköğretim Kurulu tarafından belirlenen usul ve esaslara göre seçilmesi öngörülmüştür.

Tasarı/teklif madde 30

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

Madde ile, lisansüstü eğitim ilişkin usul ve esasların Yükseköğretim Kurulu tarafından yönetmelikle belirlenmesi öngörülmüştür.

murat /

Tasarı/teklif madde 31

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

Madde ile, 2547 sayılı Kanunda düzenleme yapılarak daha nitelikli ve üniversite faaliyetlerini yürütmek için daha uygun olan kişilerin mütevelli heyet üyeliklerine seçilmesini sağlamak amacıyla vakıf üniversiteleri mütevelli heyet üyelerinin Yükseköğretim Kurulunca uygun bulunması şartı getirilmiştir.

Tasarı/teklif madde 32

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

Madde ile, 2547 sayılı Kanunda düzenleme yapılarak vakıf yükseköğretim kurumlarının ekonomik kriz nedeniyle kapanma ya da eğitim hizmetlerini yürütememekten dolayı ani bir faaliyetten men kararı ile karşı karşıya kalmamaları için, belli aşamalarda tedricî önlemler alınabilmesi amaçlanmıştır.

Tasarı/teklif madde 33

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

Madde ile, 2547 sayılı Kanuna üç geçici madde eklenmiştir. Öğrencilerin öğrenim süreleri ve sınav haklarının yeniden düzenlenmesi sonucu belirlenen azami sürelerin, halen öğrenci statüsünde olanlar için yeniden başlamasına yönelik düzenleme getirilmiştir. Ayrıca sağlık bilimleri alanında önlisans yapmış olanların lisans eğitimi almaları hususu düzenlenmiştir.

Tasarı/teklif madde 34

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

Madde ile, 24 üncü maddede yapılan değişiklik paralelinde 2547 sayılı Kanunun 11 inci maddesinin (b) fıkrasının (5) ve (6) numaralı bentleri yürürlükten kaldırılmış ve 49 uncu maddesi, 2547 sayılı Kanunun 44 üncü maddesinde yapılan değişiklikle uyumlu hale getirilmiştir.

Tasarı/teklif madde 35

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

Madde ile, sağlık bilimleri alanına odaklanmış Türkiye Sağlık Bilimleri Üniversitesi adıyla yeni bir Devlet üniversitesi kurulması amaçlanmış, Üniversitenin kurulan fakülte ve enstitülerine yer verilmiş, Üniversitenin yönetim organları arasına Mütevelli Heyet eklenerek daha etkin bir şekilde çalışması amaçlanmıştır.

Ayrıca, ülkemizin ilk modern tıp fakültesi olan Mekteb-i Tıbbiyye-i Şâhâne için inşa edilen ve uzun yıllar tıp fakültesi olarak hizmet veren ve halen Marmara Üniversitesine tahsisli olan Haydarpaşa Kampüsünün yeni kurulan Türkiye Sağlık Bilimleri Üniversitesine tahsis edilmesiyle, büyük mimari değeri yanında ülkemizde tıp eğitimi alanında tarihten gelen özel bir konumu da bulunan bu binanın tarihi misyonunu yansıtan bir işlev kazanması amaçlanmıştır. Bu misyonuna uygun olarak tarihi adıyla birlikte yaşatılması amacıyla Kampüsün ilk kurulduğu adla hizmet vermek üzere yeni kurulan Üniversiteye tahsisi sağlanmıştır.

Tasarı/teklif madde 36

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

Madde ile, Anayasa Mahkemesinin iptal kararı dikkate alınarak Türk Diş Hekimleri Birliği Genel Kurulunun oluşumu düzenlenmiştir.

Tasarı/teklif madde 37

→ yürürlükteki madde 39

Madde ile, 3843 sayılı Kanundaki şartları yerine getirerek birinci öğretime geçiş yapan öğrencilerin, birinci öğretim öğrencilerinin tabi olduğu esaslara tabi olmasına yönelik düzenleme yapılmış, ayrıca bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce ilişiği kesilen öğrencilerin, ilişiklerinin kesildiği yükseköğretim kurumuna beş ay içinde başvuruda bulunmaları halinde, takip eden eğitim-öğretim yılında öğrenimlerine başlayabilmelerine imkan tanınmıştır.

Tasarı/teklif madde 38

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

Madde ile, Türkiye Sağlık Bilimleri Üniversitesi ile Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı 5018 sayılı Kanunun ilgili bölümlerine eklenmektedir.

Tasarı/teklif madde 39

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

Madde ile, Türkiye Halk Sağlığı Kurumunca belirlenen aile sağlığı merkezlerinde, çalışma saatleri dışında acil başvuran hastalara hizmet vermek üzere, aile hekimleri ve aile sağlığı elemanları ile gerektiğinde Sağlık Bakanlığı ve bağlı kuruluşları personeline nöbet görevi verilmesi imkânı getirilmiştir.

Tasarı/teklif madde 40

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

Madde ile, 6360 sayılı Kanunun yayımlanması ile diğer kanunlarda ortaya çıkan boşluk nedeniyle vekil ebe ve hemşirelerin istihdamında yaşanabilecek sorun giderilmek istenmiştir.

murat /

Tasarı/teklif madde 41

→ yürürlükteki madde 43

Madde ile, TÜSEB Başkanının Bilim ve Teknoloji Yüksek Kurulu üyesi olması sağlanmıştır.

Tasarı/teklif madde 42

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

Madde ile, 78 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede yapılan düzenleme ile kadro tahsislerine ilişkin hükümlere yer verilmiştir.

Tasarı/teklif madde 43

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

Madde ile, 190 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede düzenleme yapılarak Türkiye Sağlık Bilimleri Üniversitesinin kadro listelerine eklenmesi sağlanmıştır.

Tasarı/teklif madde 44

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

Madde ile, 4924 sayılı Kanun hükümleri çerçevesinde sözleşmeli olarak çalışan tabiplerin ihtiyaç halinde, istihdam edildikleri hizmet biriminde olmak kaydıyla, Kamu Hastane Birliklerinde hastane yöneticisi, başhekim ve başhekim yardımcısı pozisyonlarında görevlendirilebilmesi imkanı sağlanmış, bu görevlerinden dolayı ise ayrıca herhangi bir ödeme yapılmayacağı hükme bağlanmıştır.

Tasarı/teklif madde 45

→ yürürlükteki madde 45

Madde ile, 663 sayılı Kanun Hükmündeki Kararname ile Sağlık Bakanlığının merkez teşkilatı hizmet birimi olarak kurulan "Sağlık Araştırmaları Genel Müdürlüğü" kaldırılmıştır.

Tasarı/teklif geçici madde 1

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

Madde ile, Türkiye Kanser Enstitüsü ile Türkiye Sağlık Hizmetleri Kalite ve Akreditasyon Enstitüsünün altı ay içinde, diğerlerinin ise en geç üç yıl içinde faaliyete geçirileceği ve TÜSEB'in 2014 yılı harcamalarının, Maliye Bakanlığınca yeni bir düzenleme yapılıncaya kadar Sağlık Bakanlığı bütçesinde yer alan ödeneklerden karşılanacağı öngörülmektedir.

Kanunda öngörülen yönetmelik ve diğer düzenlemelerin, Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren en geç altı ay içinde çıkarılacağı ve yönetmelikler yürürlüğe girinceye kadar iş ve işlemlerin Yönetim Kurulu tarafından belirlenen uygulama ilkeleri çerçevesinde yürütüleceği belirtilmiştir.

Tasarı/teklif madde 47

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

Yürütme maddesidir.

murat /