Türkiye Varlık Fonu Yönetimi Anonim Şirketinin Kurulması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun
- Kanun numarası
- 6741
- Kabul tarihi
- 19.08.2016
- Resmî Gazete
- 26.08.2016 / 29813
- Düstur
- 5. tertip, cilt 57
- Son değişiklik
- 23.01.2026
- Madde sayısı
- 14
Metin içindeki değişiklik notlarından ve dipnotlardan derlenmiştir. Toplam 23 kayıt.
-
23 Ocak 2026
-
Değişikliğin gerekçesi
Anayasa Mahkemesinin 05/12/2025 tarihli ve 33098 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan ve 17/6/2025 tarihli ve E.: 2022/91, K.: 2025/133 sayılı kararında, 8 inci maddenin dördüncü fıkrasının iptaline gerekçe olarak tabi olunacak mevzuat ve uygulanacak hükümler yönünden genel bir çerçevenin çizilmemesi gösterilmiştir. Bunu teminen dördüncü fıkrada sayılan şirket ve TVF’yi de kapsayacak şekilde fonların özel hukuk hükümlerine tabi oldukları, şirketler hakkında 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu ile kendi özel mevzuatının, TVF’yi de kapsayacak şekilde fonlar hakkında ise kendi özel mevzuatının uygulanacağı; bunların kamu iktisadi teşebbüsleri de dâhil, sermayesinin yarısından fazlası kamuya ait olan şirket, işletme, teşebbüs ve kuruluşları ilgilendiren mevzuat hükümlerine, kısıtlamalarına ve uygulamalarına tabi tutulmayacağı düzenlenmektedir. Böylece TVF’nin veya kurmuş olduğu alt şirketlerin ve fonların bedelini ödeyerek satın almış olduğu şirketlerin, fonların ve bağlı ortaklıkların finansal piyasaların dinamik yapısına uygun şekilde, özel hukuk hükümlerine tabi olarak faaliyetlerini piyasa koşullarında ve ticari esaslara göre etkin biçimde sürdürebilmeleri ve özel sektörle rekabetine adil bir şekilde devam edebilmesi için kamu sermayeli şirketlere uygulanan mevzuat ve kısıtlamalardan ari tutulmaları amaçlanmıştır. 8 inci maddenin dördüncü fıkrasında yapılan değişiklikle, 6741 sayılı Kanun ile özel bir statüde kurulmuş ve kamu iktisadi teşebbüsleri ile sermayesinin yarısından fazlası kamu kurum ve kuruluşlarına ait olan ortaklıklardan farklı yapılandırılmış olan TVF’nin kendisine atfedilen finansal ve yapısal hedef ve beklentilere ulaşmasının temin edilmesi ve stratejik yatırımların TVF ve TVF’nin sektöre (finans, sigorta, teknoloji, maden yatırımları gibi) özgülenmiş şirketleri tarafından yapılmasına imkan tanınması amaçlanmaktadır.
Anayasa Mahkemesinin 05/12/2025 tarihli ve 33098 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan ve 17/6/2025 tarihli ve E.: 2022/91, K.: 2025/133 sayılı Kararı’nda 8 inci maddenin beşinci fıkrasının ikinci cümlesinin iptaline ilişkin gerekçede söz konusu cümlede sayılan şirket ve fonlar hakkında hangi denetim usul ve esaslarının uygulanacağının açık olmadığı ifade edilmiştir. Denetimin usul ve esaslarına ilişkin olarak fıkrada sayılan tüm şirket ve fonların 6 ncı maddede düzenlenen denetim kapsamına alınmasına bağlı olarak iptal edilen hüküm yeniden tesis edilmektedir. 8 inci maddenin beşinci fıkrasının ilk cümlesinde sayılan muafiyetler mali hususlara ilişkin olmayıp, Sayıştay Kanunu, Kamu İktisadi Teşebbüsleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname, Devlet Memurları Kanunu, Devlet İhale Kanunu gibi kamu sermayeli şirketlere uygulanan düzenlemelerdir. Denetim usul ve esaslarına dair hususların 6 ncı maddede yapılan değişikliklerle daha açık şekilde düzenlenmesiyle birlikte; TVF tarafından bedeli ödenerek iştirak edilen şirketlerin ve bağlı ortaklıkların kamu idarelerine özgü usul ve sınırlamalar yönünden, sermayesinin yarısından fazlası kamuya ait olan veya özel kanunla kurulan kamu kurum, kuruluş ve ortaklıklarıyla aynı statüde değerlendirilmemesi ve 8 inci maddenin beşinci fıkrasının ilk cümlesinde sayılan mevzuata kısmi olarak tabi olmaması amaçlanmaktadır. Bu şirketlerin ve fonların, TVF’ye Kanun’un 1 inci maddesinde atfedilen misyonla uyumlu olarak özel sektörde rekabetlerine devam edebilmesi ve finansal piyasaların dinamik yapısının gerektirdiği esnekliği haiz olması için kamu sermayeli şirketlere uygulanan mevzuata tabi olmamaları amaçlanmakta ve Sermaye Piyasası Kanunu, Rekabetin Korunması Hakkında Kanun ve 631 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 12 nci maddesi hükmüne tabi olmaya devam edeceği ise açıkça düzenlenmektedir. Böylece ülkemiz için yapılan stratejik yatırımların TVF’nin hissedar olduğu şirketler ve fonlar aracılığıyla gerçekleştirilmesinin temin edilmesi hedeflenmektedir.
-
Eski ifade
Şirket tarafından kurulacak diğer şirketler, Türkiye Varlık Fonu ve Türkiye Varlık Fonu bünyesinde kurulacak alt fonlarınYeni ifadeTürkiye Varlık Fonu veya bunlar tarafından hakim hissedar olarak kurulan ve kurulacak şirketler veya alt fonlar ile bunların kurucusu olduğu veya bedellerini ödemek suretiyle sermayesinin ya da katılım paylarının yarısından fazlasına sahip olduğu şirketler, alt fonlar ve bunların bağlı ortaklıklarınınDeğişikliğin gerekçesi
Anayasa Mahkemesinin 05/12/2025 tarihli ve 33098 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan ve 17/6/2025 tarihli ve E.: 2022/91, K.: 2025/133 sayılı kararında, 8 inci maddenin beşinci fıkrasının ikinci cümlesinin iptaline gerekçe olarak söz konusu cümlede sayılan şirketler ve fonların tabi olacakları denetim usul ve esaslarının mekanizmasının açık olmaması gösterilmiştir. Bu doğrultuda, Türkiye Varlık Fonu (TVF) ve Şirket ile birlikte 8 inci maddenin beşinci fıkrasının iptal edilen ikinci cümlesi kapsamındaki şirket ve fonların da bu maddede düzenlenen denetim kapsamına alınmasını teminen maddede değişiklik yapılması ve halihazırda 6102 sayılı Kanun hükümlerine tabi olan şirketler, fonlar ve bağlı ortaklıklar bakımından hangi denetim usul ve esaslarının uygulanacağı belirlenmektedir. Ayrıca; bağımsız denetim, Cumhurbaşkanı tarafından görevlendirilecek denetim elemanlarınca yürütülecek denetim ve Türkiye Büyük Millet Meclisi Plan ve Bütçe Komisyonu tarafından görüşülerek yapılan denetimin TVF’nin bedelini ödeyerek yüzde ellisinden fazlasına iştirak ettiği şirketler ve bağlı ortaklıklar bakımından da uygulanacağı hüküm altına alınmaktadır.
-
23/1/2026 tarihli ve 7573 sayılı Kanunun 11 inci maddesiyle bu fıkranın birinci cümlesine “657 sayılı Devlet Memurları Kanunu,” ibaresinden sonra gelmek üzere “12 nci maddesi dışındaki” ibaresi eklenmiştir.
Değişikliğin gerekçesi
Anayasa Mahkemesinin 05/12/2025 tarihli ve 33098 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan ve 17/6/2025 tarihli ve E.: 2022/91, K.: 2025/133 sayılı kararında, 8 inci maddenin dördüncü fıkrasının iptaline gerekçe olarak tabi olunacak mevzuat ve uygulanacak hükümler yönünden genel bir çerçevenin çizilmemesi gösterilmiştir. Bunu teminen dördüncü fıkrada sayılan şirket ve TVF’yi de kapsayacak şekilde fonların özel hukuk hükümlerine tabi oldukları, şirketler hakkında 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu ile kendi özel mevzuatının, TVF’yi de kapsayacak şekilde fonlar hakkında ise kendi özel mevzuatının uygulanacağı; bunların kamu iktisadi teşebbüsleri de dâhil, sermayesinin yarısından fazlası kamuya ait olan şirket, işletme, teşebbüs ve kuruluşları ilgilendiren mevzuat hükümlerine, kısıtlamalarına ve uygulamalarına tabi tutulmayacağı düzenlenmektedir. Böylece TVF’nin veya kurmuş olduğu alt şirketlerin ve fonların bedelini ödeyerek satın almış olduğu şirketlerin, fonların ve bağlı ortaklıkların finansal piyasaların dinamik yapısına uygun şekilde, özel hukuk hükümlerine tabi olarak faaliyetlerini piyasa koşullarında ve ticari esaslara göre etkin biçimde sürdürebilmeleri ve özel sektörle rekabetine adil bir şekilde devam edebilmesi için kamu sermayeli şirketlere uygulanan mevzuat ve kısıtlamalardan ari tutulmaları amaçlanmıştır. 8 inci maddenin dördüncü fıkrasında yapılan değişiklikle, 6741 sayılı Kanun ile özel bir statüde kurulmuş ve kamu iktisadi teşebbüsleri ile sermayesinin yarısından fazlası kamu kurum ve kuruluşlarına ait olan ortaklıklardan farklı yapılandırılmış olan TVF’nin kendisine atfedilen finansal ve yapısal hedef ve beklentilere ulaşmasının temin edilmesi ve stratejik yatırımların TVF ve TVF’nin sektöre (finans, sigorta, teknoloji, maden yatırımları gibi) özgülenmiş şirketleri tarafından yapılmasına imkan tanınması amaçlanmaktadır.
Anayasa Mahkemesinin 05/12/2025 tarihli ve 33098 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan ve 17/6/2025 tarihli ve E.: 2022/91, K.: 2025/133 sayılı Kararı’nda 8 inci maddenin beşinci fıkrasının ikinci cümlesinin iptaline ilişkin gerekçede söz konusu cümlede sayılan şirket ve fonlar hakkında hangi denetim usul ve esaslarının uygulanacağının açık olmadığı ifade edilmiştir. Denetimin usul ve esaslarına ilişkin olarak fıkrada sayılan tüm şirket ve fonların 6 ncı maddede düzenlenen denetim kapsamına alınmasına bağlı olarak iptal edilen hüküm yeniden tesis edilmektedir. 8 inci maddenin beşinci fıkrasının ilk cümlesinde sayılan muafiyetler mali hususlara ilişkin olmayıp, Sayıştay Kanunu, Kamu İktisadi Teşebbüsleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname, Devlet Memurları Kanunu, Devlet İhale Kanunu gibi kamu sermayeli şirketlere uygulanan düzenlemelerdir. Denetim usul ve esaslarına dair hususların 6 ncı maddede yapılan değişikliklerle daha açık şekilde düzenlenmesiyle birlikte; TVF tarafından bedeli ödenerek iştirak edilen şirketlerin ve bağlı ortaklıkların kamu idarelerine özgü usul ve sınırlamalar yönünden, sermayesinin yarısından fazlası kamuya ait olan veya özel kanunla kurulan kamu kurum, kuruluş ve ortaklıklarıyla aynı statüde değerlendirilmemesi ve 8 inci maddenin beşinci fıkrasının ilk cümlesinde sayılan mevzuata kısmi olarak tabi olmaması amaçlanmaktadır. Bu şirketlerin ve fonların, TVF’ye Kanun’un 1 inci maddesinde atfedilen misyonla uyumlu olarak özel sektörde rekabetlerine devam edebilmesi ve finansal piyasaların dinamik yapısının gerektirdiği esnekliği haiz olması için kamu sermayeli şirketlere uygulanan mevzuata tabi olmamaları amaçlanmakta ve Sermaye Piyasası Kanunu, Rekabetin Korunması Hakkında Kanun ve 631 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 12 nci maddesi hükmüne tabi olmaya devam edeceği ise açıkça düzenlenmektedir. Böylece ülkemiz için yapılan stratejik yatırımların TVF’nin hissedar olduğu şirketler ve fonlar aracılığıyla gerçekleştirilmesinin temin edilmesi hedeflenmektedir.
-
-
17 Haziran 2025
-
27 Mart 2025
-
Eski ifade
ağustosYeni ifadekasımDeğişikliğin gerekçesi
Türkiye Varlık Fonunun konsolide finansal büyüklüğü göz önünde bulundurulduğunda;
6741 sayılı Kanunda denetim raporlarının sunulmasına ilişkin belirtilen sürelerin temdit edilmesi ve böylece raporların hazırlanması ve denetlenmesine dair planlamaların daha etkin bir şekilde yürütülmesinin sağlanması amaçlanmaktadır. Bu kapsamda düzenleme ile Cumhurbaşkanı tarafından görevlendirilen denetim elemanları tarafından hazırlanacak denetim raporlarının; kasım ayı sonuna kadar Cumhurbaşkanına sunulması, Cumhurbaşkanlığı tarafından Türkiye Büyük Millet Meclisine aralık ayı sonuna kadar sunulması ve ilgili raporların söz konusu ayı takip eden ocak ayı sonuna kadar Plan ve Bütçe Komisyonunda görüşülmesine yönelik değişiklik yapılmaktadır.
-
Eski ifade
gönderilenYeni ifadearalık ayı sonuna kadar Türkiye Büyük Millet Meclisine sunulanDeğişikliğin gerekçesi
Türkiye Varlık Fonunun konsolide finansal büyüklüğü göz önünde bulundurulduğunda;
6741 sayılı Kanunda denetim raporlarının sunulmasına ilişkin belirtilen sürelerin temdit edilmesi ve böylece raporların hazırlanması ve denetlenmesine dair planlamaların daha etkin bir şekilde yürütülmesinin sağlanması amaçlanmaktadır. Bu kapsamda düzenleme ile Cumhurbaşkanı tarafından görevlendirilen denetim elemanları tarafından hazırlanacak denetim raporlarının; kasım ayı sonuna kadar Cumhurbaşkanına sunulması, Cumhurbaşkanlığı tarafından Türkiye Büyük Millet Meclisine aralık ayı sonuna kadar sunulması ve ilgili raporların söz konusu ayı takip eden ocak ayı sonuna kadar Plan ve Bütçe Komisyonunda görüşülmesine yönelik değişiklik yapılmaktadır.
-
-
1 Haziran 2023
-
26 Mayıs 2022
-
Değişikliğin gerekçesi
6741 sayılı Kanunun mevcut halinde alt fon ve alt şirketlere yönelik olarak “Şirket tarafından kurulacak” ifadesi kullanılmaktadır. Alt fon ve şirketlerin Türkiye Varlık Fonu adına tescili gerektiğinden; birinci, ikinci ve üçüncü fıkralarda yapılan ekleme ile Kanunda yer alan muafiyet ve istisnalardan Türkiye Varlık Fonu’nun hak sahibi olduğu şirket ve alt fonlara ilişkin açıklama getirmektedir. Eklemeler ile Kanundaki kurucunun Türkiye Varlık Fonu A.Ş. mi yoksa Türkiye Varlık Fonu mu olması gerektiğine ilişkin mevcut belirsiz durumun fıkralar özelinde giderilmesi ve düzenlemenin diğer maddeler ile uyumlu hale getirilmesi amaçlanmaktadır. 8 inci maddesinin dördüncü fıkrasında yapılmakta olan düzenleme ile TVF’nin veya kurmuş olduğu alt şirketlerin ve fonların bedelini ödeyerek satın almış olduğu şirketlerin değer kaybına uğramaması ve şirketlerin özel sektörle adil bir şekilde devam edebilmesi için kamu sermayeli şirketlere uygulanan mevzuat ve kısıtlamalardan ari tutulması amaçlanmaktadır. Yapılan değişiklik ile stratejik yatırımların Türkiye Varlık Fonu’nun sektöre (fınans, teknoloji, liman yatırımları gibi) özgülenmiş şirketleri tarafından yapılmasının önünün açılması hedeflenmektedir.
6741 sayılı Kanunun 8 inci maddesinin beşinci fıkrasında yapılmakta olan düzenleme ile dördüncü fıkrada yapılan değişikliğe uygun olarak satın alınan şirketlerin kamu sermayeli şirketlere uygulanan mevzuata tabi olmamaları ve özel sektörde rekabetlerine devam edilebilmelerinin sağlanması amaçlanmaktadır.
Diğer taraftan 6741 sayılı Kanunun 8 inci maddesine eklenmekte olan fıkra ile; kurulacak fon veya şirketin tamamen veya hakimiyeti kaybedecek şekilde elden çıkarılması halinde muafiyetlerin ve istisnaların devam etmeyeceği hususunun açığa kavuşturulması amaçlanmaktadır.
-
Değişikliğin gerekçesi
6741 sayılı Kanunun mevcut halinde alt fon ve alt şirketlere yönelik olarak “Şirket tarafından kurulacak” ifadesi kullanılmaktadır. Alt fon ve şirketlerin Türkiye Varlık Fonu adına tescili gerektiğinden; birinci, ikinci ve üçüncü fıkralarda yapılan ekleme ile Kanunda yer alan muafiyet ve istisnalardan Türkiye Varlık Fonu’nun hak sahibi olduğu şirket ve alt fonlara ilişkin açıklama getirmektedir. Eklemeler ile Kanundaki kurucunun Türkiye Varlık Fonu A.Ş. mi yoksa Türkiye Varlık Fonu mu olması gerektiğine ilişkin mevcut belirsiz durumun fıkralar özelinde giderilmesi ve düzenlemenin diğer maddeler ile uyumlu hale getirilmesi amaçlanmaktadır. 8 inci maddesinin dördüncü fıkrasında yapılmakta olan düzenleme ile TVF’nin veya kurmuş olduğu alt şirketlerin ve fonların bedelini ödeyerek satın almış olduğu şirketlerin değer kaybına uğramaması ve şirketlerin özel sektörle adil bir şekilde devam edebilmesi için kamu sermayeli şirketlere uygulanan mevzuat ve kısıtlamalardan ari tutulması amaçlanmaktadır. Yapılan değişiklik ile stratejik yatırımların Türkiye Varlık Fonu’nun sektöre (fınans, teknoloji, liman yatırımları gibi) özgülenmiş şirketleri tarafından yapılmasının önünün açılması hedeflenmektedir.
6741 sayılı Kanunun 8 inci maddesinin beşinci fıkrasında yapılmakta olan düzenleme ile dördüncü fıkrada yapılan değişikliğe uygun olarak satın alınan şirketlerin kamu sermayeli şirketlere uygulanan mevzuata tabi olmamaları ve özel sektörde rekabetlerine devam edilebilmelerinin sağlanması amaçlanmaktadır.
Diğer taraftan 6741 sayılı Kanunun 8 inci maddesine eklenmekte olan fıkra ile; kurulacak fon veya şirketin tamamen veya hakimiyeti kaybedecek şekilde elden çıkarılması halinde muafiyetlerin ve istisnaların devam etmeyeceği hususunun açığa kavuşturulması amaçlanmaktadır.
-
Değişikliğin gerekçesi
6741 sayılı Kanunun mevcut halinde alt fon ve alt şirketlere yönelik olarak “Şirket tarafından kurulacak” ifadesi kullanılmaktadır. Alt fon ve şirketlerin Türkiye Varlık Fonu adına tescili gerektiğinden; birinci, ikinci ve üçüncü fıkralarda yapılan ekleme ile Kanunda yer alan muafiyet ve istisnalardan Türkiye Varlık Fonu’nun hak sahibi olduğu şirket ve alt fonlara ilişkin açıklama getirmektedir. Eklemeler ile Kanundaki kurucunun Türkiye Varlık Fonu A.Ş. mi yoksa Türkiye Varlık Fonu mu olması gerektiğine ilişkin mevcut belirsiz durumun fıkralar özelinde giderilmesi ve düzenlemenin diğer maddeler ile uyumlu hale getirilmesi amaçlanmaktadır. 8 inci maddesinin dördüncü fıkrasında yapılmakta olan düzenleme ile TVF’nin veya kurmuş olduğu alt şirketlerin ve fonların bedelini ödeyerek satın almış olduğu şirketlerin değer kaybına uğramaması ve şirketlerin özel sektörle adil bir şekilde devam edebilmesi için kamu sermayeli şirketlere uygulanan mevzuat ve kısıtlamalardan ari tutulması amaçlanmaktadır. Yapılan değişiklik ile stratejik yatırımların Türkiye Varlık Fonu’nun sektöre (fınans, teknoloji, liman yatırımları gibi) özgülenmiş şirketleri tarafından yapılmasının önünün açılması hedeflenmektedir.
6741 sayılı Kanunun 8 inci maddesinin beşinci fıkrasında yapılmakta olan düzenleme ile dördüncü fıkrada yapılan değişikliğe uygun olarak satın alınan şirketlerin kamu sermayeli şirketlere uygulanan mevzuata tabi olmamaları ve özel sektörde rekabetlerine devam edilebilmelerinin sağlanması amaçlanmaktadır.
Diğer taraftan 6741 sayılı Kanunun 8 inci maddesine eklenmekte olan fıkra ile; kurulacak fon veya şirketin tamamen veya hakimiyeti kaybedecek şekilde elden çıkarılması halinde muafiyetlerin ve istisnaların devam etmeyeceği hususunun açığa kavuşturulması amaçlanmaktadır.
-
Değişikliğin gerekçesi
6741 sayılı Kanuna geçici madde eklenmek suretiyle; Türkiye Varlık Fonu tarafından kurulacak şirket ve alt fonlara tanınan muafiyet ve istisnaların, maddenin yürürlüğe gireceği tarihten önce kurulmuş şirket ve fonlara da uygulanması amaçlanmaktadır. Ayrıca, bu şirket ve fonlara sağlanan muafiyet ve istisnalar sebebiyle kamu idareleri tarafından geçmişe doğru herhangi bir ödeme veya iade yapılmaması sağlanmaktadır.
-
Yeni ifadehakim hissedar olarak
Değişikliğin gerekçesi
6741 sayılı Kanunun mevcut halinde alt fon ve alt şirketlere yönelik olarak “Şirket tarafından kurulacak” ifadesi kullanılmaktadır. Alt fon ve şirketlerin Türkiye Varlık Fonu adına tescili gerektiğinden; birinci, ikinci ve üçüncü fıkralarda yapılan ekleme ile Kanunda yer alan muafiyet ve istisnalardan Türkiye Varlık Fonu’nun hak sahibi olduğu şirket ve alt fonlara ilişkin açıklama getirmektedir. Eklemeler ile Kanundaki kurucunun Türkiye Varlık Fonu A.Ş. mi yoksa Türkiye Varlık Fonu mu olması gerektiğine ilişkin mevcut belirsiz durumun fıkralar özelinde giderilmesi ve düzenlemenin diğer maddeler ile uyumlu hale getirilmesi amaçlanmaktadır. 8 inci maddesinin dördüncü fıkrasında yapılmakta olan düzenleme ile TVF’nin veya kurmuş olduğu alt şirketlerin ve fonların bedelini ödeyerek satın almış olduğu şirketlerin değer kaybına uğramaması ve şirketlerin özel sektörle adil bir şekilde devam edebilmesi için kamu sermayeli şirketlere uygulanan mevzuat ve kısıtlamalardan ari tutulması amaçlanmaktadır. Yapılan değişiklik ile stratejik yatırımların Türkiye Varlık Fonu’nun sektöre (fınans, teknoloji, liman yatırımları gibi) özgülenmiş şirketleri tarafından yapılmasının önünün açılması hedeflenmektedir.
6741 sayılı Kanunun 8 inci maddesinin beşinci fıkrasında yapılmakta olan düzenleme ile dördüncü fıkrada yapılan değişikliğe uygun olarak satın alınan şirketlerin kamu sermayeli şirketlere uygulanan mevzuata tabi olmamaları ve özel sektörde rekabetlerine devam edilebilmelerinin sağlanması amaçlanmaktadır.
Diğer taraftan 6741 sayılı Kanunun 8 inci maddesine eklenmekte olan fıkra ile; kurulacak fon veya şirketin tamamen veya hakimiyeti kaybedecek şekilde elden çıkarılması halinde muafiyetlerin ve istisnaların devam etmeyeceği hususunun açığa kavuşturulması amaçlanmaktadır.
-
-
16 Nisan 2020
-
Eski ifade
haziranYeni ifadeağustos
-
2 Temmuz 2018
-
Eski ifade
BaşbakanlığaYeni ifadeCumhurbaşkanlığına -
Eski ifade
Başbakan tarafındanYeni ifadeilgili mevzuata göre -
Eski ifade
Bakanlar KurulununYeni ifadeCumhurbaşkanının -
Eski ifade
Bakanlar KuruluYeni ifadeCumhurbaşkanı -
Eski ifade
BaşbakanlıkYeni ifadeCumhurbaşkanlığı
-
20 Kasım 2017
-
2 Ocak 2017