İçeriğe geç
Yürürlükte Değiştirici kanun 1. hâli

Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda ve Bir Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun

Kanun numarası
7020
Kabul tarihi
18.05.2017
Resmî Gazete
27.05.2017 / 30078
Düstur
5. tertip, cilt 58
Son değişiklik
02.07.2018
Madde sayısı
18

Kaynak: TBMM 26. Dönem S. Sayısı 475 (Esas No: 2/1703) · belgeyi aç · TBMM kaydı . Gerekçeler kanun tasarısı ya da teklifi üzerine yazılmıştır; komisyon ve Genel Kurul görüşmelerinde madde numaraları değişebilir. Her gerekçe, metni en çok benzeyen yürürlükteki maddeye bağlanmıştır.

Genel gerekçe

3/8/2016 tarihli ve 6736 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına İlişkin Kanunla yatırımların arttırılarak kalkınmanın temin edilmesine yönelik kararları desteklemek ve müteşebbislerin iş ve yatırım kararlarına daha sıhhatli bir şekilde odaklanmalarına imkân sağlamak için özel sektörün kamuya olan borç yükünün azaltılarak borçlara taksitle ödeme imkânı getirilmiş ve ihtilafların sulh yoluyla sonlandırılması ve vergi incelemesinde olan konuların dava yoluna gidilmeksizin çözümlenmesi sağlanmıştır. Ayrıca vergilemede öngörülebilirlik artırılarak geçmiş vergilendirme dönemleri ile ilgili olası risklerin ortadan kaldırılması için matrah artırımı imkânı getirilmiş ve işletme kayıtlarının fiili durumlarına uygun hâle getirilerek kayıtlı ekonomiye geçiş teşvik edilmiştir.

6736 sayılı Kanun ile getirilen imkânlardan azami seviyede yararlanılmasını sağlamak amacıyla 6770 sayılı Kanun ile 6736 sayılı Kanun hükümlerinden yararlanmak üzere başvuruda bulunduğu halde şartları ihlal edenlere yeniden bir hak verilmiş, ayrıca 2017 yılı Ocak ayından itibaren ödenmesi gereken taksitlerin tamamının ödeme süreleri dörder ay uzatılmıştır.

15 Temmuz'da yaşanan hain darbe girişiminin ülkemize verdiği sosyal ve ekonomik hasarları gidermek amacını da taşıyan 6736 sayılı Kanun, 30 Haziran 2016 tarihini esas aldığından, vatandaşlarımızın bu tarihten sonraki dönemlerde kamuya olan yükümlülüklerini yerine getirememeleri sonucunda oluşan vergi, prim ve benzeri borçlarının da yapılandırılarak ödenmesine imkân sağlanması gerekliliği doğmuştur.

Bu Teklif ile, 6736 sayılı Kanun kapsamına giren alacak türleri ve alacaklı idareler esas alınarak bu idarelerin 31/3/2017 tarihine kadar olan kesinleşmiş alacakları yine anılan Kanunda düzenlenen şartlara uyumlu olarak yapılandırılmaktadır. Bu Teklifte, Türkiye Radyo- Televizyon Kurumu alacaklarının da yapılandırılması öngörülmektedir.

Yeniden yapılandırma hükümleri, esasen 1/7/2016 tarihinden sonraki dönemleri kapsamakla birlikte 6736 sayılı Kanun kapsamında başvuru yapamamış borçlulara da yeni düzenlemeden yararlanma imkânı getirmektedir. Bununla birlikte 6736 sayılı Kanundan yararlanmış olan ve taksit ödemeleri devam eden borçluların anılan Kanun kapsamında yapılarıdırılan borçları kapsam dışında tutulmuştur.

Ayrıca, hazırlanan Teklif ile 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun başta olmak üzere 213, 3213, 4603, 4706, 5326, 5510 ve 6446 sayılı kanunlarda değişiklik önerilmektedir.

6183 sayılı Kanunda önerilen birinci düzenlemede mevcut 48 inci maddede ibare değişikliği yapılmak suretiyle Maliye Bakanlığınca mücbir sebep hali ilan edilen hallerde faiz alınmadarı ya da uygulanmakta olan faiz oranından daha düşük oranda faiz uygulanarak tecil yapılmasına imkân sağlanmaktadır.

Anılan Kanunda önerilen diğer düzenleme ise Kanuna bir madde ilave edilmek suretiyle vergisel yükümlülüklerini süresinde yerine getirmiş ancak öngörülemeyen nedenlerle son bir yıl içinde borçlarını ödeyememiş vergi mükelleflerinin anılan Kanunun 48 inci maddesinde düzenlenmiş olan tecil müessesine göre daha uygun şartlarda borçlarının taksitlendirilerek ödeyebilmelerine imkân sağlanması amaçlanmaktadır.

Aynı düzenlemeye paralel olarak 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununda da değişiklik önerilmektedir.

213 sayılı Kanunda yapılmasını öngördüğümüz düzenleme ile muhtasar beyanname ile Sosyal Güvenlik Kurumuna verilen aylık prim ve hizmet belgesinin birleşmesi sonucu alınmaya başlanacak olan “Muhtasar ve Prim Hizmet Beyannamesinin” verilmemesi, eksik verilmesi gibi hallerde aynı fül nedeniyle birden fazla ceza uygulanmasının engellenmesi amaçlanmaktadır.

Teklifte öngörülen bir diğer düzenleme de ekonomik ömrünü tamamlamış araçların hurdaya ayrılmasını teşvik etmeye yöneliktir. Ayrıca, çeşitli Kanunlarda önerilen düzenlemeler ile muhtelif sorunlara çözüm üretilmesi amaçlanmıştır

Madde gerekçeleri

Tasarı/teklif madde 1

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

Madde ile, Kanunun kapsamı düzenlenmekte ve Kanunda yer alan bazı ibareler tanımlanmaktadır.

Kanun kapsamında yeniden yapılandırılacak alacaklar; alacaklı idare, alacak türü ve alacağın dönemi itibarıyla belirlenmiş ve Kanunun yayımı tarihi itibarıyla kesinleşmiş alacaklarla sınırlandırılmıştır.

Madde ile, Gümrük ve Ticaret Bakanlığı, Maliye Bakanlığı, Sosyal Güvenlik Kurumu, il özel idareleri, belediyeler, büyükşehir belediyeleri su ve kanalizasyon idarelerinin Kanun kapsamındaki kesinleşmiş alacakları yapılandırmaya konu edilmektedir.

Yapılandırmaya konu alacaklar; esas itibarıyla 31/3/2017 tarihi dikkate alınarak belirlenmiş ve vergiler, gümrük vergileri, vergi cezaları, bazı idari para cezaları, sigorta primleri, topluluk sigortası primleri, emeklilik keseneği ve kurum karşılığı, işsizlik sigortası primi, sosyal güvenlik destek primi ile bu alacaklara ilişkin her türlü faiz, zam, gecikme zammı, gecikme faizi, cezai faiz, gecikme cezası gibi fer'i alacaklar kapsama alınmıştır. Ayrıca 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun kapsamında takip ve tahsil edilen bazı alacaklar ile belediyelerin, su, atık su ve katı atık gibi alacakları da kapsama dâhil edilmiştir.

Ayrıca, Kanunun bazı alacakların yapılandırılmasına ilişkin hükümlerin yanı sıra bazı kanunlarda değişiklik yapılması ve yeni hükümler ihdasına ilişkin hükümleri de kapsadığı belirtilmektedir.

Tasarı/teklif madde 2

→ yürürlükteki madde 2

Madde ile, Gümrük ve Ticaret Bakanlığına, Maliye Bakanlığına, Sosyal Güvenlik Kurumuna, il özel idarelerine ve belediyelere bağlı tahsil dairelerince takip edilen kesinleşmiş amme alacakları ve belediyelerin ve büyükşehir belediyeleri su ve kanalizasyon idarelerinin kesinleşmiş bazı alacakları hangi şartlarla yapılandırılacağı düzenlenmiştir.

Maddenin birinci ve ikinci fıkralarında, Kanunun yayımı tarihi itibarıyla vadesi geldiği halde ödenmemiş olan ya da ödeme süresi henüz geçmemiş bulunan; vergiler ve vergi cezaları, bazı idari para cezaları, 6183 sayılı Kanuna göre takip edilen bazı alacaklar, gümrük vergileri ve idari para cezaları ile bu alacaklara ilişkin her türlü faiz, zam, gecikme zammı, gecikme faizi, gecikme cezası gibi fer'i alacakların yapılandırılmasına ilişkin hükümler yer almaktadır.

Alacak asıllarının tamamı ile bu asıllara bağlı faiz, gecikme faizi, gecikme zammı gibi fer'i amme alacakları yerine, Kanunun yayımı tarihine kadar Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın; ödenmemiş alacağın sadece fer'i alacaktan ibaret olması hâlinde fer'i alacak yerine Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın, Kanunda belirtilen süre ve şekilde tamamen ödenmesi şartıyla alacak asıllarına bağlı faiz, gecikme faizi, gecikme zammı gibi fer'i amme alacakları ve asla bağlı olarak kesilen vergi cezaları, idari para cezaları ile bu cezalara bağlı gecikme zamlarının tamamının tahsilinden vazgeçileceği düzenlenmiştir.

Kanunda fer'i amme alacakları yerine hesaplanması öngörülen Yİ-ÜFE tutarlarının belirlenmesinde, bu alacakların hesaplanmasına ilişkin ilgili kanunda yer alan esaslar dikkate alınacaktır.

Vadesi geldiği halde ödenmemiş olan ya da ödeme süresi henüz geçmemiş bulunan ve bir vergi aslına bağlı olmaksızın kesilmiş olan vergi cezaları ile iştirak nedeniyle kesilmiş olan vergi cezalarının, 4458 sayılı Kanun ve ilgili diğer kanunlar kapsamında gümrük yükümlülüğü nedeniyle gümrük vergisi asıllarına bağlı olmaksızın kesilmiş olan idari para cezalarının ise W50sinin ve bunlara bağlı gecikme zammı yerine, Kanunun yayımı tarihine kadar Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın ödenmesi öngörülmüştür. Kanunda öngörülen süre ve şekilde yapılacak ödemeyi müteakip cezaların kalan 9450'si ile bu cezaların tamamına daha önce uygulanmış olan gecikme zamlarının tahsilinden vazgeçilecektir.

Ayrıca 4458 sayılı Kanun uyarınca eşyanın gümrüklenmiş değerine bağlı olarak kesilen idari para cezalarının 9630'u ve varsa gümrük vergileri aslının tamamı ile bunlara bağlı faiz, gecikme faizi, gecikme zammı gibi fer'i amme alacakları yerine Kanunun yayımı tarihine kadar Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın ödenmesi koşuluyla cezaların kalan 9670i ile alacak asıllarına bağlı faiz, gecikme faizi, gecikme zammı gibi fer'i amme alacaklarının tahsilinden vazgeçileceği hükme bağlanmaktadır.

Maddenin üçüncü fıkrasında ihtirazi kayıtla verilen beyannameler üzerine tahakkuk eden ve Kanunun yayımı tarihi itibarıyla vadesi geldiği halde ödenmemiş olan vergiler ve gümrük vergileri için kesinleşmiş alacaklara ilişkin hükümlerin uygulanacağı düzenlenmiştir.

Bu alacaklar için Kanundan yararlanmak istenmesi durumunda ihtirazi kayıtla verilen beyannameler üzerine tahakkuk eden vergilere ve gümrük vergilerine ilişkin açılmış davaların yargıdaki aşamaları ödenecek tutarı etkilemeyecek ve beyan üzerine tahakkuk eden verginin ve gümrük vergisinin tam olarak ödenmesi istenecektir.

Maddede ayrıca, Kanun kapsamında ödenecek olan motorlu taşıtlar vergisi için taksit ödeme süresince fenni muayene izni verileceği belirtilmektedir.

Kanunun kapsadığı dönemlere ilişkin olup, Kanunun yayımı tarihi itibarıyla yargı kararı ile kesinleştiği halde mükellefe ödemeye yönelik tebligatın yapılmadığı alacaklar için mükelleflerce Kanunda öngörülen süre ve şekilde başvuruda bulunulması koşuluyla bu alacakların da madde hükümlerinden yararlandırılacağı ve bu alacaklar için ayrıca tebligat yapılmayacağı, alacakların vade tarihi olarak Kanunun yayımı tarihinin kabul edileceği hüküm altına alınmıştır.

Maddenin dokuz ila onüçüncü fikralarıyla Sosyal Güvenlik Kurumuna ait bazı alacakların yeniden yapılandırılmasına ilişkin düzenlemeler yapılmıştır.

-Maddenin dokuzuncu fikrasıyla, 2017 yılı Mart ayı ve önceki aylara ilişkin olup Kanunun yayımı tarihinden önce tahakkuk ettiği halde Kanunun yayımı tarihi itibarıyla ödenmemiş olan; 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a), (b) ve (c) benileri kapsamındaki sigortalılık statülerinden kaynaklanan, sigorta primi, emeklilik keseneği ve kurum karşılığı, işsizlik sigortası primi, topluluk sigortası primi alacakları, Kanuna göre yapılan başvuru tarihi itibarıyla ilgili mevzuatına göre ödenmesi imkânı ortadan kalkmamış olan isteğe bağlı sigorta primleri ve Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından ilgili kanunları gereğince takip edilen damga vergisi, özel işlem vergisi ve eğitime katkı payı alacak asılları ile bu alacaklara uygulanan gecikme cezası ve gecikme zammı gibi fer'i alacakların, -Maddenin onuncu fikrasıyla, yaşlılık aylığı, emekli aylığı veya malullük aylığı bağlandıktan sonra 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde belirtilen sigortalılık statüsü kapsamında sigortalı sayılmasını gerektirir nitelikte çalışması nedeniyle ilgili mevzuatına göre ödenmesi gereken, 2016 yılı Şubat ayı ve önceki aylara ilişkin sosyal güvenlik destek primi ile bunlara bağlı gecikme cezası ve gecikme zammı alacakların, -Maddenin onbirinci fikrasıyla, 2017 yılı Mart ayı ve önceki aylarda bitirilmiş özel nitelikteki inşaatlar ile ihale konusu işlere ilişkin olup Kanunun yayımı tarihinden önce Sosyal Güvenlik Kurumunca re” sen tahakkuk ettirilerek işverene tebliğ edildiği halde Kanunun yayımı tarihi itibarıyla ödenmemiş olan; özel nitelikteki inşaatlar ile ihale konusu işlere ilişkin yapılan ön değerlendirme, araştırma veya tespitler sonucunda bulunan eksik işçilik tutarı üzerinden hesaplanan sigorta primi asılları ile bu alacaklara gecikme cezası ve gecikme zammı hesaplanan alacakların, -Maddenin onikinci fıkrasıyla, 2017 yılı Mart ayı ve önceki aylarda işlenen fiillere ilişkin olup ilgili kanunları uyarınca uygulanan idari para cezaları ile bunlara bağlı gecikme cezası ve gecikme zammı alacaklarının, -Maddenin onüçüncü fıkrasıyla, kapsama giren alacakların; asıllarının Kanunun yayımı tarihinden önce ödenmiş olmasına rağmen, fer'ilerinin Kanunun yayımı tarihi itibarıyla ödenmemiş olduğu durumlarda, aslı ödenmiş fer'i alacağın, —gyapılandırılması düzenlenmektedir.

Maddenin ondördüncü fıkrasıyla, 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fikrasının (b) bendi kapsamındaki sigortalıların, 5510 sayılı Kanunun ek 5 inci ve ek 6 ncı maddeleri kapsamında sigortalı olanların, madde kapsamındaki borçlarını yapılandırması hâlinde, genel sağlık sigortasından yararlanma şartları düzenlenmektedir.

Tasarı/teklif madde 3

→ yürürlükteki madde 3

Madde ile, Kanunun uygulanmasına ilişkin ortak hükümler düzenlenmektedir.

Maddenin birinci fikrasında başvuru ve ödeme süresine ilişkin hükümler yer almaktadır.

Başvuruda bulunan mükelleflerin borçlarını genel olarak ikişer aylık devreler hâlinde onsekiz eşit taksitte ödemeleri öngörülmüş, ancak daha kısa sürede ödeme seçenekleri de düzenlenmiştir.

Borçların, ilk taksit ödeme süresi içerisinde peşin ödenmesi hâlinde ilgili maddelere göre yapılandırılmış olan borçlara herhangi bir ek mali müeyyide uygulanmayacağı, peşin ödemeyi teşvik etmek amacıyla yapılandırılmış borçların ilk taksit ödeme süresi içerisinde tamamen ödenmesi şartına bağlı olarak fer'i alacaklar yerine hesaplanmış Yİ-ÜFE tutarından ayrıca 9650 indirim yapılacağı düzenlenmektedir. Ancak yapılandırılan borçların taksitler hâlinde ödenmek istenmesi durumunda, söz konusu borçların maddede belirtilen katsayılara göre arttırılmış şekliyle ödenmesi yönünde düzenleme yapılmaktadır.

İlgili maddelerde yer alan azami süreler aşılmamak kaydıyla Kanuna göre yapılandırılan borçlar altı, dokuz, oniki veya onsekiz eşit taksitte ödenebilecektir. Borçluların ödeme seçeneklerinden birini başvuru esnasında tercih etmeleri gerekmektedir. Tercih edilen taksit süresinden daha uzun bir sürede ödeme yapılması mümkün olmadığı halde daha kısa sürede ödeme yapılması mümkündür. Bu takdirde ödenecek tutar ilgili katsayıya göre düzeltilecektir.

Ayrıca il özel idareleri, belediyeler ve spor kulüplerine yönelik farklı taksit seçenekleri düzenlenmiştir.

Maddenin dördüncü fıkrasında, Maliye Bakanlığına ve Sosyal Güvenlik Kurumuna bağlı tahsil dairelerinin Kanun kapsamında ödenecek olan alacaklarının 6183 sayılı Kanunun 41 inci maddesine göre kredi kartı kullanılmak suretiyle ödenmesi durumunda, var olan hükümlerden farklı olarak ödemeye aracılık yapan bankaların kredi kartına taksit uygulamasını borç ödeme sistemine dâhil etmeye yönelik hükümler eklenmektedir. Yapılan düzenlemede bankaların, mükelleflerin kredi kartı ile ödedikleri taksit tutarlarını idareye taksit aylarında tahsilat kabul edilmek suretiyle aktarması ve borçlu hesaplarına ise taksit ayında yansıtması öngörülmektedir. Bu şekilde kart kullanıcısı tarafından yapılan ödeme üzerine kart kullanıldığı gün alacaklar tahsil edilmiş olarak kayıtlara işlenecek ve borçlu ile tahsil dairesi ilişkisi ödenen tutar için sona erecektir. Ödeme tutarlarının Hazine veya Sosyal Güvenlik Kurumu hesaplarına aktarılması ise banka ile idare arasında 6183 sayılı Kanunun 41 inci maddesi hükümlerine göre düzenlenecektir. Böylece bankaların kredili müşterilerine sunduğu hizmetten borçlu ve idare yararlanmış olacaktır.

Diğer taraftan, maddenin beşinci fıkrasında Maliye Bakanlığına bağlı tahsil dairelerine ödenmesi gereken amme alacaklarına uygulanmak üzere özel bir hüküm getirilmektedir. Bu hükümle vergi dairesinden vergi mevzuatı gereği iade alacağı bulunan mükellefler, bu alacaklarının Kanuna göre vergi dairesine ödenmesi gereken taksitlerine mahsubunu talep edebileceklerdir. Mahsup talepleri sadece kendi borçlarıyla sınırlı olacaktır. Mahsup yoluyla ödeme taleplerinin yerine getirilebilmesi için başvuru ve/veya taksit süresi içinde ilgili mevzuatın öngördüğü bilgi ve belgelerin tam ve eksiksiz olarak ibraz edilmesi şarttır. Bu takdirde, ilgili mevzuatın borçlunun mahsup talebine esas aldığı tarih itibarıyla Kanuna göre ödenecek tutara mahsup işlemleri yapılacaktır. Ancak, mahsup talebine konu tutardan daha az tutarda mahsubun yapılması hâlinde, mahsuben ödeme suretiyle tahsil edilemeyen tutar için borçluya bildirimde bulunularak eksik ödenen bu tutarın bir ay içerisinde ödenmesi istenilecektir. Bu süre içerisinde eksik ödenen tutarın, ödenmesi gerektiği tarihten ödendiği tarihe kadar geçen her ay ve kesri için ayrı ayrı 6183 sayılı Kanunun 51 inci maddesine göre belirlenen gecikme zammı oranında hesaplanacak geç ödeme zammı ile birlikte ödenmesi hâlinde eksik ödenen tutar için Kanun hükümleri ihlal edilmiş sayılmayacaktır.

Maddenin altıncı fıkrasında Kanuna göre ödenmesi gereken taksitlerin ilk ikisinin süresinde ve tam ödenmesi koşuluyla, kalan taksitlerden; bir takvim yılında en fazla iki defa ödenmemesi veya eksik ödenmesi hâlinde, ödenmeyen bu tutarların son taksiti (peşin ödeme seçeneğinin tercih edilmesi hâlinde ilk taksiti) izleyen ayın sonuna kadar her ay ve kesri için ayrı ayrı 6183 sayılı Kanunun 51 inci maddesine göre belirlenen gecikme zammı oranında hesaplanacak geç ödeme zammı ile birlikte ödenmesi hâlinde, Kanun hükümlerinden yararlanmanın devamı sağlanmaktadır. Bu düzenleme ile ödeme güçlüğüne düşen borçlulara yeni bir imkân verilmesi amaçlanmaktadır.

Kanun çerçevesinde Maliye Bakanlığına olan borçları yapılandırılan borçluların Kanunda öngörülen şartları yerine getirmelerinin yanı sıra yıllık gelir veya kurumlar vergilerini, gelir (stopaj) vergisini, kurumlar (stopaj) vergisini, katma değer vergisini ve özel tüketim vergisini ödeme zamanlarında ödemeleri beklenmektedir. Maddenin yedinci fıkrasında bu husus düzenlenmekte ve Kanun hükümlerinden yararlanan borçluların belirtilen bu vergi türlerini çok zor durum olmaksızın bir takvim yılında ikiden fazla vadesinde ödememeleri veya eksik ödemeleri hâlinde Kanun hükümlerinden yararlanamayacakları belirtilmektedir.

Maddenin sekizinci fıkrasıyla, Sosyal Güvenlik Kurumuna olan borçlarını yapılandıran borçluların taksit ödeme süresince tahakkuk eden sigorta primlerini çok zor durum olmaksızın bir takvim yılında ikiden fazla vadesinde ödememeleri veya eksik ödemeleri hâlinde, Kanun hükümlerine göre yapılandırılan borçlarına ilişkin kalan taksitlerini ödeme haklarını kaybedecekleri düzenlenmiştir.

Taksitlere yönelik küçük tutarlı eksik ödemelerin ihlal sayılmayacağı belirtilerek taksitlendirmenin devamı sağlanmaktadır.

Kanunun bazı özel hükümleri saklı tutulmak suretiyle borçluların ödedikleri tutar kadar Kanundan yararlanmalarına imkân verilmektedir.

Maddenin onbirinci fıkrasında, Kanun kapsamında yapılandırılmayacak alacaklar düzenlenmiştir.

Maddenin onikinci fıkrasında, 6183 sayılı Kanun ve ilgili kanunlar uyarınca tecil edilmiş ve tecil şartlarına uygun olarak ödenmekte olan amme alacaklarının Kanun hükümlerinden ne şekilde yararlanacağı açıklanmaktadır.

Maddenin onüçüncü fıkrasında, Kanuna göre ödenecek tutarlara Kanunun yayımı tarihinden sonraki süreler için herhangi bir zam veya faiz hesaplanmayacağı düzenlenmektedir.

Maddenin ondördüncü fıkrasında, Kanuna göre ödenecek alacaklarla ilgili olarak, tatbik edilen hacizlerin yapılan ödemeler nispetinde kaldırılacağı ve buna isabet eden teminatların iade edileceği, Kanuna göre ödenecek alacaklar nedeniyle tatbik edilen hacizlere konu malların, borçlunun talebi hâlinde 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre alacaklı tahsil dairesince satılabileceği yönünde düzenleme yapılmaktadır. Bu hükmün, hacizli malın satış talebine karşın satışın gerçekleşmemesi durumunda, borçlunun taksit ödemelerine engel teşkil etmeyeceği hususu açıklanarak, taksit ödemelerinin devam etmesi gerektiği belirtilmiştir.

Maddenin onbeşinci, onaltıncı ve onyedinci fıkralarında, Kanunun genel olarak yararlanma şartı olarak öngördüğü davadan vazgeçme işlemlerinin ne şekilde yapılacağı düzenlenmiştir.

Maddenin onsekizinci fıkrasında, il özel idareleri, belediyeler ve bunlara bağlı kamu tüzel kişiliğini haiz kuruluşlar hakkında vergi ve prim yükümlülükleri açısından cari dönem borçlarına ilişkin ödeme şartı aranılmayacağı hususu düzenlenmiştir.

Maddenin ondokuzuncu fıkrasında, Kanunun yayımı tarihinden önce yapılan ödemeler ile Kanun kapsamındaki alacaklara karşılık yapılan ödemelerin, sonradan iadesini önlemek amacıyla red ve iade yapılmayacağı düzenlenmiştir. Ancak, Kanun hükümlerinin uygulanmasında; şahısta veya oranda hata gibi hallerde ve mükerrer tahsilatlarda iade yapılabileceği tabiidir. Ayrıca, 6183 sayılı Kanun veya diğer kanunlar uyarınca ödenen faizlerin Kanun hükümlerine dayanılarak red ve iadesinin de yapılmayacağı açıklanmıştır.

Maddenin yirminci ve yirmibirinci fıkralarında, 213 sayılı Kanuna göre mücbir sebep hâli ilan edilen durumlarda, taksit ödeme sürelerinin belirlenmesine yönelik hükümler düzenlenmiştir. Ödemeye yönelik getirilen özel hükümler dikkate alınarak bu maddenin yirminci ve yirmibirinci fıkra hükümlerine göre ödeme süresi uzatılan taksitler için altıncı fıkrada yer alan taksitlerden ilk ikisinin süresinde ödenmesi şartının aranılmayacağı hükmü öngörülmüştür.

Maddenin yirmiüçüncü fikrası ile bu Kanun kapsamındaki alacaklar ilgili olarak mevzuatlarında yer alan özel hükümler saklı kalmak kaydıyla zamanaşımı sürelerinin, taksit ödeme süresince işlememesini sağlayarak amme alacağının tahsil güvenliğinin sağlanması amaçlanmaktadır.

Maddenin yirmidördüncü fıkrasında, Kanunun uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye ilgisine göre Maliye Bakanlığı, Gümrük ve Ticaret Bakanlığı veya Sosyal Güvenlik Kurumu yetkili kılınmış ve il özel idarelerine ve belediyelere ait amme alacaklarına ilişkin hükümlerin uygulamasına ilişkin usul ve esasların Maliye Bakanlığınca belirleneceği düzenlenmiştir.

Tasarı/teklif madde 4

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

Maddenin birinci fikrasında, Orman Genel Müdürlüğü tarafından orman köylüsüne ve bu kişilerce kurulmuş tarımsal kalkınma kooperatiflerine kullandırılmış kredilerin hangi şartlarda yapılandırılarak ödeneceği düzenlenmiştir.

Maddenin ikinci fıkrasında, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığınca, tarımsal amaçlı kooperatiflere veya bu kooperatiflerin ortaklarına kullandırılan kredilerin hangi şartlarda yapılandırılarak ödeneceği düzenlenmiştir.

Maddenin üçüncü fıkrasında, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığınca organize sanayi bölgelerine ve küçük sanayi sitesi yapı kooperatiflerine kullandırılan kredilerin hangi şartlarda yapılandırılarak ödeneceği düzenlenmiştir.

Maddenin dördüncü fıkrasında, Türkiye Radyo-Televizyon Kurumunun bandrol ücreti ve buna bağlı olarak kesilen idari para cezaları ile elektrik enerjisi payı alacaklarının yapılandırılarak ödeneceği düzenlenmiştir.

Tasarı/teklif madde 5

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 48 inci maddesinin altıncı fıkrasında yapılması önerilen düzenlemede mevcut maddede var olan ve 213 sayılı Vergi Usul Kanuna göre sadece doğal afetler nedeniyle Maliye Bakanlığınca mücbir sebep hali ilan edilen hallerde uygulanabilen, faiz almadan ya da uygulanmakta olan faiz oranından daha düşük oranda faiz uygulanarak tecil yapılmasını sağlayan yetki, Maliye Bakanlığınca mücbir sebep hali ilan edilen tüm halleri kapsayacak şekle getirilmektedir.

Tasarı/teklif madde 6

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanuna eklenmesi önerilen madde ile vergisel yükümlülüklerini süresinde yerine getirmiş ancak öngörülemeyen nedenlerle son bir yıl içinde borçlarını ödeyememiş vergi mükelleflerinin anılan Kanunun 48 inci maddesinde düzenlenmiş olan tecil müessesine göre daha uygun şartlarda borçlarını taksitlendirerek ödeyebilmelerine imkân sağlanması amaçlanmaktadır.

Bu kapsamda vergiye uyumu yüksek olan mükelleflere çok zor duruma düştükleri zaman yerine getirmeleri gereken ödeme yükümlülüklerini kolaylaştıracak düzenleme yapılmaktadır.

-u— Maddeye göre yapılacak tecil işlemi, başvuru tarihinden önceki 1 yıl süresince ödenmemiş ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu kapsamında olup, genel bütçeye gelir kaydedilen vergi, resim ve harçlar ile vergi cezaları, gecikme zam ve faizleri ile sınırlı tutulmaktadır.

Madde hükmünden, en az 3 yıl süreyle gelir veya kurumlar vergisi mükellefi olan, başvuru tarihinden geriye doğru 3 yıl içerisinde vergi kanunlarına göre vergi dairelerine verilmesi gereken tüm vergi beyannamelerini süresinde vermiş, son bir yıllık borcunu, borç ödemede hüsnüniyet sahibi olmasına rağmen ödeyememiş mükellefler yararlanabilecektir.

6183 sayılı Kanunun 48 inci maddesine göre tecil edilmiş veya özel kanunlara göre ödeme planına bağlanmış borcu bulunan mükellefler de, vadesi 1 yılı geçmemiş borçları için madde hükmünden faydalanabileceklerdir.

Madde kapsamında tecil edilen alacaklara, 6183 sayılı Kanunun 48 inci maddesine göre belirlenen oranda faiz tatbik edilecektir.

Madde kapsamında yapılacak tecilde, tahsil daireleri itibarıyla tecil edilen borçların toplamı; beşyüz bin Türk Lirasını (bu tutar dâhil) aşmadığı takdirde teminat şartı aranılmayacak, aşması durumunda ise beşyüz bin Türk Lirasını aşan kısmın 96 25'i oranında teminat alınacaktır.

Madde ile, Bakanlar Kurulu, teminatsız tecil tutarını; on katına kadar artırmaya, yarısına kadar indirmeye, yeniden kanuni tutarına getirmeye, zorunlu teminat oranını 9050'ye kadar artırmaya, sıfıra kadar indirmeye, yeniden kanuni orana getirmeye, tecil edilecek gecikme zammını, Türkiye İstatistik Kurumunun her ay için belirlediği Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksinin (Yİ-ÜFE) aylık değişim oranları esas alınarak hesaplatmaya, borçlunun çok zor durum halininin tespitinde kullanılacak kriterleri belirlemeye, belirlenen kriterler çerçevesinde borçluların çok zor durum halini derecelendirmeye ve bu dereceleri dikkate alarak, 36 aya kadar olan tecil süresini 60 aya kadar uzatmaya, yürürlükteki faiz oranından farklı faiz oranı belirlemeye yetkili kılınmıştır.

Ayrıca Bakanlar Kurulu, alacaklı diğer amme idarelerinin hangi alacaklarının madde kapsamında tecil edilebileceğini, madde kapsamında uyumlu borçluları ve uyumlu borçluların belirlenmesinde kullanılacak kriterleri belirlemeye yetkilidir.

Maliye Bakanı, tecil edilecek amme alacağını tür ve tutar olarak belirlemeye, tecilde taksit zamanlarını, taksit ödemelerinin başlayacağı ayı, tecil talep tarihini takip eden aydan başlamak üzere 12 ayı geçmeyecek şekilde belirlemeye, ödeme dönemlerinin azami altı ayda bir yapılacak şekilde düzenlemeye ve tecilde diğer şartları belirlemeye yetkili kılınmaktadır.

Maliye Bakanı tecil yetkisini, sınırlarını açıkça belirtmek ve yazılı olmak şartıyla oluşturulacak tecil komisyonlarına devredebilecektir. Komisyonların teşkili ile çalışma usul ve esasları Maliye Bakanınca belirlenecektir.

Madde kapsamında borcu tecil edilen borçlunun, tecil talep tarihinden itibaren madde kapsamına giren ve | yıl içerisinde tahakkuk edecek borçları da madde hükümlerine göre tecil edilebilecektir.

Madde kapsamında borçları tecil edilecek borçlular hakkında haciz yapılmışsa mahcuz mal, değeri tutarınca teminat yerine geçecektir. Ancak bu durumda hacizlerin hangi hallerde kaldırılacağı ve istenilmesi gereken teminat tutarına açıklık getirilmektedir. Ayrıca, borçlunun faaliyetini sürdürebilmesi, tecilli borcun bir kısmının doğrudan tahsil edilmesi ve malların daha uygun şartlarda (piyasa değerinden) satılmasını sağlamak amacıyla, tecil edilen borcun ikimilyon Türk Lirasını aşmaması ve hacizli malın 6183 sayılı Kanunun 10 uncu maddenin birinci fıkrasının 5 inci bendinde sayılan mallardan olması halinde ve belirli şartlar çerçevesinde borçluya hacizli malı satma izni verilmektedir. Ayrıca, ikimilyon Türk Lirasını aşan tecilli borçlarda, değeri ikimilyon Türk Lirasına kadar olan mahcuz mallar için bu izin verilmektedir.

Tecilli borç tamamen ödeninceye kadar en fazla ikimilyon Türk Liralık malın/malların satılmasına izin verilecektir.

Tecil şartlarına riayet edilmemesi nedeniyle muaccel olan amme alacağının tecili en fazla 2 defa geçerli sayılabilecektir. Ancak, tecil şartlarına riayet edilmemesi halinde tecil talep tarihinden itibaren 5 yıl geçmedikçe bu madde hükümlerinden yararlanılamayacağı düzenlenerek, maddeden borcunu ödemede hüsnüniyet sahibi olanların yararlanması amaçlanmaktadır.

Ayrıca, madde kapsamında tecil edilen amme alacakları hakkında 6183 sayılı Kanunun 48 inci maddesinin yedinci fıkrası hükümlerinin uygulanacağı belirtilmektedir. Söz konusu fıkraya göre, tecil şartlarına riayet edilmemesi, değerini kaybeden teminatın veya mahcuz malların tamamlanmaması veya yerlerine başkalarının gösterilmemesi hallerinde amme alacağı muaccel olacak ve tecil edilen amme alacağının gecikme zammı tatbik edilmeyen alacaklardan olması halinde, ödenen tecil faizleri iade veya mahsup edilmeyecektir.

Bu durumda, tecilli borca karşılık yapılan ödemeler, ödeme tarihleri itibarıyla 6183 sayılı Kanunun 47 nci maddesi dikkate alınmak suretiyle borçlara mahsup edilecektir. Ancak, maddede tecil edilen gecikme zammının Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanmış olması halinde, mahsup işlemlerinde, 6183 sayılı Kanunun 51 inci maddesi göre hesaplanacak gecikme zammı oranları esas alınacağı düzenlenerek, amme borçlularının tecil şartlarına tam olarak riayet etmeleri özendirilmek istenmiştir.

Diğer taraftan, muhtelif kanunlarda vergi borcu bulunmadığına ilişkin şartları içeren düzenlemeler yer almakta olup, söz konusu düzenlemelerde 6183 sayılı Kanunun 48 inci maddesine göre tecil edilen borçların vadesi geçmiş borç olarak değerlendirilmeyeceği, ödeme ve/veya işlemin yapılabileceğine yönelik hükümler yer almaktadır. Madde kapsamında tecil edilen borçların da vadesi geçmiş borç olarak değerlendirilmemesi amacıyla, muhtelif kanunlarda vergi borcu bulunmadığına ilişkin şartları içeren hükümler çerçevesinde 48 inci maddeye yapılan atıfların bu maddeye de yapılacağı düzenlenmiştir.

Tasarı/teklif madde 7

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

Madde ile, muhtasar ve prim hizmet beyannamesi ile ilgili olarak Vergi Usul Kanununun 352 veya mükerrer 355 nci maddelerine göre ceza kesilmesini gerektiren fiillerin, aynı zamanda 5510 sayılı Kanun uyarınca idari para cezası kesilmesini gerektirmesi durumunda, aynı füllerden dolayı Vergi Usul Kanununun 352 nci ve mükerrer 355 inci maddeleri uyarınca ayrıca ceza uygulanmaması amaçlanmaktadır.

Tasarı/teklif madde 8

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

3213 sayılı Maden Kanunu uyarınca arama ve/veya işletme ruhsatı süresince hazırlanan teknik raporlar ile görünür rezerv olarak bildirilen madenler üzerinden bu hakkı talep eden ruhsat sahibine buluculuk belgesi verilir. Maddeyle, madencilik alanında faaliyet gösteren kamu kurum ve kuruluşlarının ülkemizin her yerinde arama faaliyeti gerçekleştirmesi ve kamu hizmeti yürütüyor olmaları sebebiyle buldukları rezervler üzerindeki haklarının kaynak rezerv üzerinden yalnızca bu kaynak ve rezerve ilişkin sunacakları rapor ile buluculuk hakkı sahibi olmaları amaçlanmaktadır.

Tasarı/teklif madde 9

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

Madde ile, MTA'nın bulduğu kömürün dışındaki diğer madenleri de ihtisaslaşmış devlet kuruluşlarına devredilebilmesine imkân sağlanması böylece kömür dışındaki ticari değeri yüksek madenlerin ekonomiye kazandırılması amaçlanmaktadır.

Tasarı/teklif madde 10

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

Tasfiye başlangıcında toplam 16.116 adet olan borçlu sayısından, 10.492 adedi tahsil edilerek tasfiye edilmiş ve 31.12.2016 itibariyle borçlu sayısı 5.624”e düşmüştür.

31.12.2016 itibariyle 5.624 adet borçluya ait 1.269 milyon TL'lik toplam kayıtlı alacak tutarının, 44 adette 321 milyon TL'lik kısmı protokole bağlanmıştır. Kalan 5.580 adet borçludan 948 milyon TL'lik alacak tutarının tahsili için yasal takip işlemleri sürdürülmektedir.

5664 sayılı Kanun ile Banka'ya verilen görev gereği, KEY hak sahiplerinin tespiti ile ilgili çalışmalar tamamlanmış ve oluşturulan listeler hak sahiplerine ödenmek üzere Emlak Konut Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı'na bildirilmiştir.

Tasfiyenin başlangıcından, 31.12.2016 tarihine kadar yapılan toplam tahsilat tutarları 2.382 milyon TL”na ulaşmıştır.

Banka, 2014 yılında 27.964 bin TL, 2015 yılında 33.251 bin TL, 2016 yılında da 35.626 bin TL Kurumlar Vergisi ödemiştir.

Bankanın aktif büyüklüğü, 31.03.2017 tarihi itibariyle 1.805 milyon TL, öz kaynak tutarı ise 1.615 milyon TL'dir.

6770 sayılı Kanun gereği 16.03.2017 tarihinde yapılan mahsuplaşma ile Bankanın Hazineye olan borçları, TOKİ'den olan alacaklarından mahsup edilmek suretiyle sıfırlanmıştır.

Bu gelişmeden sonra Banka, Sıra Cetvelinde Hazine'den sonra gelen diğer alacaklılara olan borçlarını da ödemeye başlamıştır. Bunların dışında Banka'nın herhangi bir borcu kalmamış ve borç tasfiyesi işlemi tamamlanmıştır.

Ayrıca, Sayıştay'ın ilgili yıl denetim raporlarında Banka'nın tasfiye işlemlerinin sona erdirilmesi ile tekrar aktif hale getirilmesi hususunun, genel kamu yararı da dikkate alınarak değerlendirilmesi yönünde öneriler bulunmaktadır. Diğer taraftan, 19/11/2014 tarihli KİT Üst Komisyon toplantısını takiben anılan Komisyon 25/11/2014 tarih ve 50152386-204013 sayılı yazısı ile Banka'nın bilinirliği, marka değeri ve aktif varlıklarının yeterliliği de dikkate almarak tasfiye sürecine son verilerek ekonomiye kazandırılması yönündeki tavsiye kararını iletmiştir.

Bilahare, 10/11/2016 tarihli KİT Üst Komisyon toplantısında Sayıştay raporlarında yer alan benzeri öneri gündeme gelmiş, Komisyon yeni bir tavsiye kararının iletilebileceği yönünde görüş beyan etmiştir. Bu öneriler ve tavsiye kararları da dikkate alınarak, Banka'nın tasfiye sürecinin sonlandırılarak tekrar faaliyete geçmesi hedeflenmektedir.

Aynca, bu düzenlemenin uygulaması sırasında karşılaşılabilecek tereddütlerin giderilmesi hususunda Hazine Müsteşarlığı'nın bağlı olduğu Bakan yetkili kılınmaktadır.

Tasarı/teklif madde 11

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

4603 sayılı Kanunun geçici 3 üncü ve geçici 4 üncü maddesinde yer alan Bankanın tasfiyesine ilişkin düzenlemelerin, tasfiye halinin sona ermesi ile işlevlerinin kalmamasından dolayı yürürlükten kaldırılmasına ilişkin düzenleme getirilmektedir.

Tasarı/teklif madde 12

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

Madde ile; İstanbul ili, Silivri İlçesine bağlı Sayalar, Danamandıra ve Çayırdere Köyleri ile Çatalca ilçesi Hallaçlı, Gümüşpınar, Aydınlar, Karamandere ve Yaylacık Köylerinin eski köy yerleşim alanları ile Çatalca ilçesi Binkılıç Mahallesinin yerleşim alanında bulunan, üzerlerinde vatandaşlarımıza ait ev, ahır ve müştemilatları bulunan ve yüzölçümü beşbin metre kareye kadar olan Hazineye ait taşınmazlar ile yüzölçümü daha büyük olan taşınmazları ifrazı mümkün olan en fazla beşbin metrekareye kadar ki kısmının; 19/7/2003 tarihinden önce kullanılıyor olması ve kullanımın halen devam etmesi kaydıyla ve bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren iki yıl içerisinde bu taşınmazları satın almak için idareye başvuruda bulunulması halinde kullanıcılarına veya bunların kanuni haleflerine rayiç bedel üzerinden doğrudan satılabilmesi imkanı getirilerek, bu köyler ile mahalle halkının 130 yıldır süren mülkiyete ilişkin mağduriyetlerinin giderilmesi amaçlanmıştır.

Tasarı/teklif madde 13

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

Madde ile, Kabahatler Kanununun 26 ncı maddesine bir fıkra ilave edilerek, idari yaptırım kararı vermeye yetkili olan idareler ve makamların Maliye Bakanlığı ile yapacakları protokoller çerçevesinde, idari yaptırım kararlarını, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 107/A maddesi hükümlerine göre kurulan teknik altyapı kullanılmak suretiyle Maliye Bakanlığı tarafından elektronik ortamda tebliğ edilebileceği düzenlenmektedir.

Tasarı/teklif madde 14

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

Madde ile, 6183 sayılı Kanuna eklenmiş olan 48/A maddesinin, vergiye uyumlu mükelleflere mali yüklerini azaltarak borçlarını ödeme imkânı sağladığı tecil imkânından, Sosyal Güvenlik Kurumunun 6183 sayılı Kanun kapsamında takip edilen alacakları için de uygulatmaya ve uyumlu prim borçlu kriterlerini belirlemeye Bakanlar Kurulu yetkili kılınmaktadır.

Tasarı/teklif madde 15

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

Madde ile çeşitli sebeplerle işletmeye geçmemiş veya geçememiş elektrik üretim tesislerine ilişkin ön lisansların/lisansların sonlandırılmasında esneklik sağlanarak, yeni yatırımcıların önlerinin açılmasına imkân sağlanması hedeflenmektedir.

Tasarı/teklif geçici madde 1

→ yürürlükteki geçici madde 1

Yapılan düzenlemeyle, ekonomik ömrünü tamamlamış taşıtların hurdaya ayrılarak bertaraf edilmesi amacıyla, 1997 model ve daha eski olan taşıtların Kanunun yayımı tarihinden 31/12/2018 tarihine kadar bedelsiz olarak il özel idarelerine, büyükşehir belediyelerine veya Makine ve Kimya Endüstrisi Kurumu (MKEK) Hurda İşletmesi Müdürlüğüne ait hurda müdürlüklerine teslim edilerek bu Kanun kapsamında hurdaya ayrılmak suretiyle tescil kaydının silinmesi durumunda bu taşıtlar için taşıt sahipleri adına 31/12/2018 tarihine kadar tahakkuk etmiş olmasına rağmen ödenmemiş olan motorlu taşıtlar vergisi ile bu vergiye ilişkin gecikme zammı, gecikme faizi, vergi cezaları ve 31/12/2016 tarihine kadar tescil plakasına kesilen idari para cezaları terkin edilmektedir.

Ayrıca, taşıtlarını noter satış senediyle veya vergi dairesi müdürlükleri, icra müdürlükleri, milli emlak müdürlükleri gibi kamu kurum ve kuruluşlarından iktisap eden ancak adlarına kayıt ve tescil ettirmemiş mükelleflerin bu taşıtları 31/12/2018 tarihine kadar adlarına kayıt ve tescil işlemlerini tamamlamaları halinde, madde hükmünden faydalanmaları sağlanmaktadır.

Diğer taraftan, il özel idarelerinin ve büyükşehir belediyelerinin bu kapsamda kendilerine teslim edilen taşıtların satışlarından elde ettikleri kazançları ile bu faaliyetlerle ilgili olarak yapılan işlemlerin ve düzenlenen kağıtların her türlü vergi, resim ve harçtan müstesna tutulması öngörülmektedir.

Maddenin dördüncü fikrasıyla, ilgili trafik tescil kuruluşu nezdinde adlarına motorlu taşıt kayıtlı olanlar tarafından yazılı bildirimde bulunulması halinde; Maliye ve İçişleri Bakanlıkları tarafından belirlenen esaslar çerçevesinde mevcut olmadığı veya motorlu taşıt olma vasfını kaybettiği kabul edilen veya bu durumları kanaat verici belgelerle tevsik edilen taşıtlar için tahakkuk eden motorlu taşıtlar vergilerinin 1/4'ünün 31/12/2018 tarihine kadar ödenmesi şartıyla, kalan vergi aslı, gecikme zammı, gecikme faizi, vergi cezaları ve tescil plakasına kesilen idari para cezalarının tamamının tahsilinden vazgeçilmekte ve ödemeyi müteakip trafik tescil kayıtları silinmektedir. Ayrıca, dördüncü fikra kapsamında trafik tescil kayıtları silinen motorlu taşıtların daha sonra bulunması veya varlığının tespiti halinde yapılacak düzeltme işlemleri ile daha önce terkin edilen amme alacaklarının nasıl takip edileceği açıklanmıştır.

Öte yandan, idareyi yanıltıcı beyanda bulunarak madde hükmü gereğince adına olan tescil kaydını ve motorlu taşıtlar vergisi mükellefiyetini terkin ettiren mükellefler ile madde kapsamında teslim alınan taşıtların taşıt vasfını kaybettirecek şekilde kullanılamaz hale getirmeyenler ve kullanılmaz hale getirilmesine ilişkin gerekli tedbirleri almayanlar hakkında uygulanacak adli ceza öngörülmektedir.

Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce veya bu maddeye göre hurdaya ayrılma süresi içinde tahsil edilmiş olan ve bu madde kapsamında tescil kayıtları silinen motorlu taşıtlara ait daha önce ödenmiş olan motorlu taşıtlar vergisi ile buna ilişkin gecikme zammı, gecikme faizi, vergi cezaları ve idari para cezaları red ve iade edilmeyecektir. Ayrıca, hurdaya çıkartılan taşıt üzerinde 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre tatbik edilmiş olan hacizler de kaldırılmaktadır.

Maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye, Maliye ve İçişleri Bakanlıkları müştereken yetkilidir.

Tasarı/teklif madde 16

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

Yürürlük maddesidir.

Tasarı/teklif madde 17

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

Yürütme maddesidir.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi ve Katma Değer Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifimiz ve gerekçesi ekte sunulmaktadır.

Gereğini saygılarımızla arz ederiz. 16/02/2017 Tülay Kaynarca Mehmet Muş M. Mehdi Eker İstanbul İstanbul İstanbul Harun Karaca Mustafa Şentop Mehmet Doğan Kubat İstanbul İstanbul İstanbul Halis Dalkılıç Feyzullah Kıyıklık Nureddin Nebati İstanbul İstanbul İstanbul Erkan Kandemir Abdullah Başcı Mürteza Zengin İstanbul İstanbul İstanbul Yıldız Seferinoğlu Mustafa Yeneroğlu İstanbul İstanbul HAVALE EDİLDİĞİ KOMİSYON (2/1622) ESAS Plan ve Bütçe Komisyonu GENEL GEREKÇE 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı nedeniyle Bulgaristan'dan göç ederek 1849 tarihli Bezmi Alem Valide Sultan Vakıfnamesi hudutları içerisinde kalan İstanbul'daki Istranca Vakıf Ormanı sınırları içerisinde kalan ve Silivri ilçesine bağlı Sayalar, Danamandıra ve Çayırdere Köyleri ile Çatalca ilçesi Hallaçlı, Gümüşpınar, Aydınlar, Karamandere ve Yaylacık Köyleri ile Çatalca ilçesi Binkılıç Mahallesinde bulunan ancak vasfı orman olmayan arazilere yerleştirilen orman köylüsü vatandaşlarımız, yerleştirildikleri adı geçen Köyler ve Mahalledeki üzerlerinde hem vatandaşlarımıza ait ev, ahır ve müştemilatları bulunan arsaların, hem de kullandıkları tarım arazilerinin; anılan Vakıfname ve bu Vakıfhamenin uygulandığı Vakıflar Genel Müdürlüğü adına kayıtlı yaklaşık 200.000 dönüm miktarlı 1931 tarihli tapu kaydı ile “Istıranca Vakıf Ormanı” ile bu kaydın kapsadığı alanın 9/7/1945 tarihli ve 4785 sayılı Orman Kanununa Bazı Hükümler Eklenmesine ve Bu Kanunun Birinci Maddesinde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile, Devletleştirilen Istranca Devlet Ormanının dış hududu içerisinde olması nedeniyle; iskânen yerleştirildikleri ve kullandıkları bu arsa ve arazilerin tapularını, mülga 14/6/1934 tarihli ve 2510 sayılı İskân Kanunu ile 11/6/1945 tarihli ve 4753 sayılı Çiftçiyi Topraklandırma Kanunu hükümlerinden yararlanarak ne iskânen, ne de dağıtım suretiyle alamamışlar ve ayrıca, bu Köylerin ve Mahallenin arsa ve arazilerinin 29/7/1980 tasdik tarihli 1/50.000 ölçekli İstanbul Nazım İmar Planı içinde kalması nedeniyle de, mülga 16/2/1995 tarihli ve 4070 sayılı Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun hükümlerinden de yararlanarak tarım arazilerini doğrudan satın alamamışlardır.

Daha sonra, 18/7/2001 tarihli ve 24466 Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 29/6/2001 tarihli ve 4706 sayılı Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi ve Katma Değer Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fikrasının (d) bendinde yer alan; “Belediye ve mücavir alan sınırları dışında, köy ve mezraların yerleşme alanı içinde bulunan ve yüzölçümü beş bin metre kareye kadar olan Hazineye ait taşınmazların kullanıcılarına rayiç bedel üzerinden doğrudan satılabileceği” yönündeki hükmün sadece adı geçen Köylerde kısmen uygulanma imkânı doğmuş olmakla birlikte, kullanıcısı orman köylüsü olan bu Köyler halkının büyük bir kısmının çeşitli sebeplerle müracaat etmemesi ve ayrıca, 10/7/2004 tarihli ve 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanununun 23/7/2004 tarihinde yürürlüğe girmesi sonucunda bu Kanunun geçici 2 maddesinde; Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibariyle İstanbul Büyükşehir Belediyesi sınırlarının il mülki sınırı olduğu yönünde hükme yer verilmesi nedeniyle, bu tarihten sonra 4706 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin (4) bendi hükmü uyarınca; bu Köylerdeki üzerlerinde vatandaşlarımıza ait ev, ahır ve müştemilatları bulunan Hazineye ait arsaların kullanıcılarına satışının yapılması imkânı da kalmamıştır.

Daha sonra, 12/11/2012 tarihi ve 6360 sayılı On Dört İlde Büyükşehir Belediyesi ve Yirmi Yedi İlçe Kurulması ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile; İstanbul ve Kocaeli il mülki sınırları içerisinde bulunan köylerin tüzel kişiliği kaldırılarak bağlı bulundukları ilçe belediyesine mahalle olarak katılmaları hüküm altına alınması nedeniyle de; adı geçen Köylerde, üzerlerinde vatandaşlarımıza ait ev, ahır ve müştemilatları bulunan Hazineye ait arsaların kullanıcılarına satışının, 4706 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin (d) bendi hükmü uyarınca yapılması imkânı da ortadan kalkmıştır.

Diğer taraftan, Çatalca ilçesi Binkılıç Mahallesi, 6360 sayılı Kanunun yürürlüğe girmesinden önceden beri mahalle statüsünde bulunduğundan; 4706 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin (d) bendi hükmü uyarınca, bu Mahallede bulunan ve üzerlerinde vatandaşlarımıza ait ev, ahır ve müştemilatların bulunduğu Hazineye ait arsaların kullanıcı olan ve esasen orman köylüsü olan vatandaşlarımıza satışının yapılması da hiç mümkün olamamıştır.

Buna göre, Kanun Teklifi ile 4706 sayılı Kanuna eklenmesi öngörülen geçici 22 nci maddede yapılan düzenleme ile; İstanbul ili, Silivri İlçesine bağlı Sayalar, Danamandıra ve Çayırdere Köyleri ile Çatalca ilçesi Hallaçlı, Gümüşpmar, Aydınlar, Karamandere ve Yaylacık Köylerinin eski köy yerleşim alanları ile Çatalca ilçesi Binkılıç Mahallesinin yerleşim alanında bulunan, üzerlerinde vatandaşlarımıza ait ev, ahır ve müştemilatları bulunan ve yüzölçümü beş bin metre kareye kadar olan Hazineye ait taşınmazlar ile yüzölçümü daha büyük olan taşınmazların ifrazı mümkün olan en fazla beşbin metrekareye kadar olan kısmının; 19/7/2003 tarihinden önce kullanılıyor olması ve kullanımın halen devam etmesi kaydıyla ve bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren iki yıl içerisinde bu taşınmazları satın almak için idareye başvuruda bulunulması halinde kullanıcılarına veya bunların kanuni haleflerine rayiç bedel üzerinden doğrudan satılabilmesi imkanı getirilerek, bu Köyler ile Mahalle halkının 130 yıldır süren mülkiyete ilişkin mağduriyetlerinin giderilmesi amaçlanmıştır.

MADDE GEREKÇELERİ