İçeriğe geç
Yürürlükte Değiştirici kanun 2. hâli

Bazı Vergi Kanunları ile Diğer Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun

Kanun numarası
7061
Kabul tarihi
28.11.2017
Resmî Gazete
05.12.2017 / 30261
Düstur
5. tertip, cilt 59
Son değişiklik
18.07.2021
Madde sayısı
68

Kaynak: TBMM 26. Dönem S. Sayısı 502 (Esas No: 1/884) · belgeyi aç · TBMM kaydı . Gerekçeler kanun tasarısı ya da teklifi üzerine yazılmıştır; komisyon ve Genel Kurul görüşmelerinde madde numaraları değişebilir. Bu kanunda tasarı metni belgede okunamadığı için numaraların yürürlükteki metinle örtüştüğü doğrulanamadı; yanlış maddeye bağlamamak için gerekçeler tasarıdaki sırasıyla, bağlanmadan verilmiştir.

Genel gerekçe

Küreselleşen dünyada, ülkemizle diğer ülkeler arasında ekonomik, sosyal ve teknolojik alanlarda önemli etkileşimler meydana gelmekte ve buna bağlı olarak mevzuatımızda çeşitli alanlarda düzenleme ihtiyacı doğmuş bulunmaktadır.

Bu ihtiyaçlar gözönünde bulundurularak hazırlanan Tasarı ile vergiye gönüllü uyumu artırıcı, vergi uygulamalarını kolaylaştırıcı, tahsilatta etkinliği artırıcı düzenlemelerin yanı sıra kayıt dışılıkla mücadelede etkinliğin devam ettirilmesine hizmet edecek düzenlemeler yapılmaktadır. Ayrıca bazı sektörlerin kamusal yükümlülüklerine yönelik yaşanan sorunlar çözümlenmekte ve süresi biten bazı geçici düzenlemelerin süreleri uzatılmaktadır.

Vergiye gönüllü uyumu sağlamak amacıyla;

-Asgari ücretin vergilendirilmesinde gelir vergisi tarifesinin ikinci gelir dilimine girilmesi nedeniyle oluşan kaybın ilave asgari geçim indirimi uygulanması ile giderilmesi, -Eğitimde Fırsatları Artırma ve Teknolojiyi İyileştirme Hareketi (FATİH) Projesine yönelik vergi ve diğer mali yükümlülüklere ilişkin istisna sağlanması, -Türev işlemlerine yönelik vergisel yüklerin azaltılması suretiyle uluslararası finansal piyasalarda rekabet gücümüzün artırılması, -Elektronik haberleşme hizmetlerindeki özel iletişim vergisi oranlarının tekleştirilmesi, -Özel amaçlı kuruluşlardan temin edilen fonların kamu özel işbirliği çerçevesinde gerçekleştirilen projelerin finansmanında kullanılması şartıyla finansman üzerindeki vergi yükünün kaldırılması, -Bankalara tanınan vergisel imkânların finansal kiralama ve finansman şirketlerine de tanınması suretiyle bu kuruluşların eşit şartlarla faaliyette bulunmalarının sağlanması, -Kooperatiflerin vergilendirilme rejiminde değişiklik yapılmak suretiyle ortak dışı işlemlerin kooperatiflerin kurumlar vergisi muafiyetine etkisinin kaldırılması, sadece ortak dışı işlemlerden vergi alınması, -2018 ila 2021 yıllarında ödenmesi gereken emlak vergisi tutarlarının hesaplanmasında esas alınan arsa ve arazi birim metrekare değerlerine sınırlama getirilmesi, -İmalat sanayinin teşvik edilmesi amacıyla 2017 yılında sağlanan vergi teşviklerinin 2018 yılında da sürdürülmesi, konularında düzenlemeler yapılmaktadır.

Ayrıca Tasarı ile vergi uygulamalarını kolaylaştırmak, tahsilatta etkinliği artırmak amacıyla;

-Vergi omükellefiyetine yönelik tüm işlemlerin elektronik ortamda yerine getirilebilmesine imkân sağlanmasına, - Yurtdışı banka kartlarının vergi ödemelerinde kullanımının yaygınlaştırılmasına, -Adres kayıt sisteminde yer alan yerleşim yeri adresinin, gerçek kişilere yapılacak tebligatlarda kullanılmasına imkân sağlanmasına, -Transfer fiyatlandırmasına ilişkin yöntem belirleme anlaşmalarından alınmakta olan başvuru ve yenileme harçları kaldırılarak anlaşmalara başvurunun teşvik edilmesine, -Vergi borcu bulunmama şartı aranılacak ödemelerin kapsamının genişletilmesi ve ödemelerden vergi borçlarının resen kesilebilmesi, vergi dairelerince yapılacak iadelerin prim borçlarına, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından yapılacak prim iadelerinin vergi borçlarına resen mahsup edilmesine, -Elektronik ortamda yurtdışından hizmet alan nihai tüketici gerçek kişilere hizmet sağlayan yurtdışında bulunan işletmelerin katma değer vergisi mükellefi olmaları sağlanarak nihai tüketicilerin vergi sorumluluğuna yönelik muğlaklığın giderilmesine, -Engellilerin taşıt alımlarında uygulanan özel tüketim vergisi istisnasının yeniden düzenlenmesine, -Kurumlar vergisinde taşınmaz satışından elde edilen kazançlara yönelik istisnanın azaltılmasına, ilişkin düzenlemeler yapılmaktadır.

Ayrıca bazı mallar özel tüketim vergisi kapsamına alınmakta ve motorlu taşıtlar vergisi tarifesinde değişiklik yapılmaktadır.

Kayıt dışılıkla mücadele kapsamında; vergi kayıp ve kaçağının önlenmesi amacıyla tülün mamullerinin kullanımında önemli bir yer tutan makaronların vergilendirilmesi, tütün mamullerinin üretim ve satışının disipline edilmesini sağlayan düzenlemeler yapılmaktadır.

Gelir İdaresi Başkanlığının görevleri arasına vergi kayıp ve kaçağı ile mücadele edilmesi, vergiye gönüllü uyumun ve tahsilatta etkinliğin artırılması amaçlarıyla mükellefiyet, vergilendirme ve risk analizine yönelik her türlü bilgi, veri ve istatistiği toplamak suretiyle Risk Analizi Sistemi oluşturma ve risk analizi çalışmaları yapma hususları eklenmektedir.

Elektronik haberleşme sektöründen alınan vergi ve diğer mali yükümlülüklerin hesaplanması, tahsili ve takibiyle ilgili yaşanan sorunları gidermek amacıyla gerek vergi kanunlarında gerekse sektörü ilgilendiren diğer kanunlarda mevcut sorunların çözümünün yanı sıra kalıcı çözümleri de içeren düzenlemeler yapılmaktadır.

Hazine taşınmazları mevzuatında öngörülen değişikliklerle;

-On yılını doldurmuş bulunan kamu konutlarının Devlet İhale Kanununda yer alan hükümler çerçevesinde ihale yoluyla satılması suretiyle ekonomiye kazandırılması ve böylece çoğunluğu ilgili mevzuatı uyarınca gerekli koşulları sağlayamadığı için kat mülkiyetine geçememiş ve konut olarak kullanımı riskli olan bu konutların dönüşümünün sağlanması, kamu konutlarında ikamet eden personele sağlıklı ve güvenli yaşama alanları oluşturulması, -Belediye ve mücavir alan sınırları içerisinde yer alan Hazineye âit tarım arazilerinin kiracısı, kullanıcısı ya da paydaşları olan vatandaşlarımıza rayiç bedel üzerinden satılması suretiyle değerlendirilerek ekonomiye kazandırılması, -Yatırım yapılması amacıyla üzerinde sınırlı ayni hak tesis edilen Hazine taşınmazlarının yatırımcılara satılması durumunda ve bu taşınmazların satış bedellerinin taksitle ödenmesi halinde taksit sayısının artırılması ve taksit sürelerinin uzatılması suretiyle yatırımcıların desteklenerek daha fazla yatırım yapılmasının sağlanması, -Belediye ve mücavir alan sınırları içinde olup üzerinde yapılaşma olan Hazine taşınmazlarının belediyelere devri için geçerli süre olan 19/7/2003 tarihinin 31/12/2009 tarihine uzatılması, - Yatırımların teşviki kapsamında daha önce mülkiyeti Hazineye, özel bütçeli idarelere, belediyelere veya il özel idarelerine ait olan ve yatırım yapılmak amacıyla gerçek veya tüzel kişilere bedelsiz olarak devredilen veya süresiz kullanma izni verilen taşınmazların üzerinde taahhüt ettikleri yatırımları tamamlamalarına imkân sağlamak üzere yatırımcılara 31/12/2017 tarihine kadar başvuru imkânı getirilmesi, -Kültür ve Turizm Bakanlığı, Orman ve Su İşleri Bakanlığı veya Maliye Bakanlığı tarafından taşınmaz tahsis edilen turizm yatırımcı ve işletmecilerinin sözleşme sürelerinin, varsa açılmış davalardan feragat edilmesi, borcunun bulunmaması ve bir yıl içinde talepte bulunulması halinde, süresinin bitmesi beklenilmeksizin yeni bedel üzerinden sözleşme düzenlenerek kırkdokuz yıla kadar uzatılması, ayrıca kesin tahsis yapılan veya irtifak (üst) hakkı tesis edilen taşınmazların yatırımcı ve işletmecilere satılabilmesi, amaçlanmaktadır.

Ayrıca 442 sayılı Köy Kanununda yapılan düzenlemeyle köy yerleşim alanlarında bulunan ve köyde ikamet eden ve köy nüfusuna kayıtlı olup evi bulunmayan ihtiyaç sahiplerine satılan taşınmazlar üzerinde 31/12/2020 tarihine kadar çeşitli nedenlerle bina yapmayanlara ya da taksitlerini ödemeyenlere ilave süre vermek suretiyle bu vatandaşlarımızın satın aldıkları taşınmazları üzerinde bina yapmalarına ve taksitlerini ödemelerine imkân sağlanmaktadır.

Tasarıyla;

-2017 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu ile belirlenen net borçlanma limitinin yükseltilmesi, -Çok sayıda kişinin ufak meblağlar ile bir girişime/projeye internet siteleri aracılığıyla fon sağlaması veya bağış yapmasına imkân tanıyan kitle fonlaması sisteminin ülkemiz ekonomisine kazandırılması, -Hazine Müsteşarlığının üst fonların yanı sıra sermaye şirketlerine ve/veya projelere finansman sağlayan fonlara da kaynak aktarabilmesi ve girişimcilerin faizsiz finansmana erişiminin artırılması, -Elektronik imza ve elektronik alanda ortaya çıkan gelişmeler çerçevesinde, kamu mali yönetimi ve kontrol alanında gerçekleştirilen iş ve işlemlerin bu gelişmelere entegrasyonu, değerli kağıtların Maliye Bakanlığının muvafakati ile, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları tarafından da hazırlanıp bastırılabilmesi veya elektronik belge olarak düzenlenebilmesi, -Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Denetleme Kurulunun kaldırılması ve Bankaya, görevlerini yerine getirebilmek amacıyla bankalar ve mali kuruluşlar dışındaki diğer gerçek ve tüzel kişilerden de doğrudan bilgi isteme yetkisi tanınması, -Kişisel Verilerin Korunması Kanununda öngörülen değişikliklerle, kişi haklarının korunmasını temel amaç edinen ve ağırlıklı olarak hukuk alanında faaliyet gösteren Kurumda hâkim ve savcıların geçici görevlendirilmesi, Kurumun gelirleri arasına “veri sorumluları sicil ücreti”nin eklenmesi, Kurumun acil ihtiyaç duyduğu uzman personelin naklen atanmasının sağlanması, yönünde düzenlemeler yapılmaktadır.

Enerji alanında öngörülen düzenlemelerle;

-Genel arama dönemi sonuna kadar maden aramaya yönelik gerekli faaliyetlerde bulunulmaması halinde arama ruhsatlarının iptal edilmesi, -Jeolojik haritalama, jeofizik etüd, sismik, karot, kırıntı ve numune almaya yönelik sathi hazırlık işlemleri içeren ve çevreye zarar vermeyecek faaliyetler için çevresel etki değerlendirmesi kararı aranmaması, -İşletme ruhsat döneminde idarelerin üç aylık sürede izin sürecini tamamlaması, -İşletme ruhsatı döneminde yeterli üretim yapılmaması halinde ruhsatın iptali, -Türkiye Taşkömürü Kurumu ile Türkiye Kömür İşletmelerinin uhdelerinde bulunan maden ruhsatlarını işletmeye, işlettirmeye ve bunları bölerek yeni ruhsat talep etmeye yetkili kılınması, -Genel aydınlatma kapsamından park, bahçe, tarihi ve ören yerleri ile trafik sinyalizasyonun çıkarılması, -Genel aydınlatmaya yönelik elektrik enerjisinin satın alınması işinin TEDAŞ tarafından yürütülmesi, TEDAŞ'ın genel aydınlatma kapsamında elektrik enerjisini TETAŞ”tan tedarik ederek ilgili abonelere fatura etmesi, öngörülmektedir.

Çalışma hayatına yönelik olarak yapılan düzenlemelerle;

-Mevsimlik tarım işçilerinin, fiilen çalıştıkları alanlarda kimlik bildirimlerinin alınması, -İşsizlik ödeneğinin halihazırda ayın sonunda yapılması yönündeki uygulamadan vazgeçilerek, ödemenin her ayın beşinde yapılması, -İlköğretim, ilkokul ve ortaokul mezunu olan ve hizmetli unvanında istihdam edilen gazilerin mağduriyetlerinin giderilebilmesi için “memur” unvanlı kadrolara atanabilmesi, -Terörle Mücadele Kanunu kapsamında istihdam hak sahipliğinde halihazırda kırkbeş olan yaş sınırının aranmaması, anne, baba ve kardeşlerin istihdam hakkını kullanmaması durumunda bu hakkın şehidin eşi veya çocuklarınca kullanabilmesi, —g- -Büyük endüstriyel kazaların önlenmesine yönelik olarak ilgili kurumların sorumluluklarının tanımlanması, sağlanmaktadır.

Diğer taraftan Tasarı ile;

-Liman idari sahasında can, mal ve çevresel risk taşıyan veya seyir ve seferin selametine engel olabilecek suret ve vaziyette karaya oturmuş, yarı batık veya batık halde yahut terk edilmiş veya atıl halde bulunan gemilerin kaldırılması, -Sivil havacılık güvenliğine ilişkin Milli Sivil Havacılık Güvenlik Kurulunun kurulması, -Havalimanlarında terk edilmiş olan hava araçlarının kaldırılmasının sağlanması, -Vakıf taşınmazlarının kira sözleşme süresinin on yıla çıkarılması, -Türk Patent ve Marka Kurumunun, Bakanlar Kurulu kararı ile yurtiçinde veya yurtdışında şirket kurabilmesi, kurulmuş şirketlere ortak olması, -Organize sanayi bölgesinde bağımsız bölüm oluşturularak kiraya verilen tesislerin sahiplerinin müktesep haklarının korunması, -Sanayi sitelerinin dönüşümlerinin hızlandırılması, kurulacak sanayi sitelerinin ekonomiye kazandırılması ve sanayi sitelerinin arazi teminlerinin kolaylaştırılması amacıyla Hazine mülkiyetinde bulunan arazilerin değerlendirilmesi, -Sanayici niteliğindeki bir işletmenin üretimi sonucunda nihai sanayi malı hüviyetine kavuşmuş bir ürünün alım veya satımının ticaret borsası tesciline tabi olmaması ve dolayısıyla muamele tescil ücreti ödenmemesi, -Vakfiyelerde yer alan hayır şartlarını gerçekleştirmek üzere yurtdışındaki ihtiyaç sahiplerine yardım edilmesini sağlamak için yurtdışında kurulu tüzel kişilere şartlı ve şartsız yardım yapılabilmesi, -Toplulaştırma uygulamalarında elbirliği mülkiyetin paylı mülkiyete dönüştürülmesi, -Tapu kayıtlarında yapılan hisse hatalarının uygulayıcı kuruluş tarafından resen düzeltilebilmesi, -Tarım arazilerinin zorunlu hallerde tarım dışı kullanımına ilişkin mevzuattaki farklılıkların giderilmesi ile yapılan arazi toplulaştırma çalışmalarında yol, kanal gibi ortak kullanım alanı olarak ayrılan yerlerde bulunan mahsul ve mütemmim cüzlerin bedellerinin ödenmesinde karşılaşılan sorunların giderilmesi, -Bakım ihtiyacı olan engelliler için özel bakım merkezlerinde sunulacak bakım hizmeti karşılığı belirlenecek kişi başı aylık bakım ücreti tutarı ile evde bakımına destek verilecek engelliler için verilecek aylık sosyal yardım tutarının Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ile Maliye Bakanlığı tarafından müştereken belirlenmesi, -Tüketicinin korunmasına ilişkin mevzuatta yer alan ceza üst sınırına ilişkin tutar ve oranların ölçülülük ve caydırıcılık ilkeleri gözetilerek azaltılması, -Belediyelerin meclis kararıyla mabetlerin yanısıra eğitim kurumlarına, yurtlara, okul pansiyonlarına ve hastanelere de indirimli bedelle ya da ücretsiz olarak içme ve kullanma suyu verebilmesi ve kamu kurum ve kuruluşlarına uygulanan su tarifelere sınır getirilmesi, amaçlanmaktadır.

Madde gerekçeleri

Tasarı/teklif madde 1

Madde ile, 406 sayılı Telgraf ve Telefon Kanununun ek 37 nci maddesinde değişiklik yapılmak suretiyle Hazine payı, evrensel hizmet katkı payı ve Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumunun masraflarına katkı payı uygulamasında tereddütlere ve ihtilaflara neden olan hususları çözüme kavuşturacak yeni bir sistem kurulması amaçlanmaktadır.

Bu kapsamda maddede yapılan düzenlemelerle;

-İmtiyaz sözleşmeleri kapsamında yetkilendirilen işletmecilerin ödemekle yükümlü olduğu Kurum masraflarına katkı payının matrahı, işletmecilerin yıllık net satışları olarak belirlenmiştir.

-Üzerinden mükerrer Hazine payı ödenmesini önlemek maksadıyla, faturanın şeklinde veya içeriğinde (müşteri bilgileri, işin nevi, miktarı, fiyatı ve tutarı, gibi) veya hizmetin ilişkin olduğu dönemin belirlenmesinde yapılan hatalar ya da mükerrer düzenlenen faturalar nedeniyle aynı yıl içinde düzeltmeye konu edilen kayıtlarda yer alan bedeller, Hazine payı matrahı dışına çıkarılmıştır.

-Halihazırda, imtiyaz sözleşmelerinin tarafı olmamasına rağmen Hazine Müsteşarlığı tarafından takip ve tahsil edilen Hazine payı, yapılan düzenlemeler neticesinde Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumunun Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası nezdinde açılacak hesabına ödenecek ve söz konusu hesapta yer alan bakiyenin tamamı, 5369 sayılı Evrensel Hizmet Kanunundaki hükümler saklı kalmak kaydıyla, yatırıldığı günü takip eden ilk işgünü mesai bitimine kadar Hazine Müsteşarlığının ilgili hesabına aktarılacaktır.

-Hazine payı, evrensel hizmet katkı payı ve Kurum masraflarına katkı payının süresinde ödenmemesi durumunda, 6183 sayılı Kanun hükümleri uyarınca söz konusu tutarların ilgili vergi dairesince takip ve tahsil edilebilmesi imkânı sağlanmaktadır.

-Hazine payının süresinde ve tam olarak ödenmesini sağlamak için, uygulanmakta olan ceza 406 sayılı Kanunun ek 37 nci maddesinde düzenlenmiş ve bu kapsamda eksik ödeme halinde eksik ödeme tutarı kadar cezai şart ödenmesi öngörülmektedir.

-Hazine payının matrah: olan “brüt satışlar” tanımından doğan tereddütleri ortadan kaldırmak maksadıyla 213 sayılı Vergi Usul Kanunu uyarınca yayımlanan düzenlemelere atıf yapılmış ve görüş isteyebilme hakkı ile işletmecilerin Hazine payını hesaplamasına yönelik tereddütlerini gidermesinin yolu açılmaktadır.

-Kurum masraflarına katkı payının matrahını oluşturan net satışlar ibaresinde ne anlaşılması gerektiği açıkça tanımlanmaktadır.

-Hazine payının doğru ödenip ödenmediğinin tespitine yönelik denetimlerin Maliye Bakanlığı tarafından yapılması, denetimlerin belli süreler içinde tamamlanması ve denetimler sonucunda tespit edilen Hazine payı ile cezai şart için uzlaşma yapılabilmesine yönelik düzenleme yapılmaktadır.

-Kurum tarafından tahakkuk ettirilen cezai şartın Kuruma ödeneceği ve süresinde ödenmeyen cezai şartın da 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre tahsil edilerek Kurum hesabına aktarılacağı düzenlenmektedir.

Tasarı/teklif madde 2

Madde ile, 406 sayılı Telgraf ve Telefon Kanununa geçici madde eklenmek suretiyle elektronik haberleşme sektöründe yaşanan ihtilafların giderilmesi ve kamu alacağının bir an önce tahsili amacıyla Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu tarafından imtiyaz sözleşmeleri veya sayısı sınırlandırılmış kullanım hakkı ile yetkilendirilmiş olan işletmecilerin, gerek ihtilaflı gerekse inceleme aşamasında bulunan Hazine payı, evrensel hizmet katkı payı, Kurum masraflarına katkı payı, telsiz ücretleri ve bu kapsamda taraflar arasında imzalanmış olan sözleşme ve protokoller uyarınca tahakkuk ettirilen cezai şart ve gecikme zammı ya da gecikme faizi alacakları ile yargılama giderlerine yönelik yapılandırma hükümlerinin düzenlenmesi öngörülmektedir.

Bu kapsamda maddenin;

-Birinci fıkrasında, maddenin kapsamı düzenlenmekte ve maddede yer alan bazı terimler tanımlanmaktadır.

-İkinci fıkrasında, maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla ihtilaflı olan Hazine payı, evrensel hizmet katkı payı, Kurum masraflarına katkı payı ve telsiz ücreti alacakları ile bu alacaklara bağlı gecikme faizi ve gecikme zammı gibi fer'i alacakların yapılandırılmasına ilişkin hükümler yer almaktadır.

-Üçüncü fıkrasında, maddenin yürürlük tarihine kadar incelemesi devam eden ya da henüz başlanmamış olan dönemlere ilişkin hususlar düzenlenmektedir.

-Dördüncü fıkrasında, başvuru koşulları ve bu maddenin uygulanmasına ilişkin diğer ortak hükümlere yer verilmektedir.

-Beşinci fıkrasıyla, maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamı dışında kalmakla birlikte, Kurum tarafından yetkilendirilmiş diğer tüm işletmeci ve hizmet sağlayıcıların, Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığına ve Kuruma olan mali yükümlülüklerine ilişkin olarak da söz konusu Kanun hükümlerinden yararlanmalarına imkân tanınmaktadır.

-Altıncı fıkrasıyla, bu madde kapsamına giren alacaklara karşılık tahsil edilmiş tutarların bu maddeye dayanılarak red ve iadesinin yapılmayacağı düzenlenmektedir.

-Yedinci fıkrasıyla, bu madde kapsamında tahsil edilecek tutarların hesaplanmasında ilgili idarelerin kayıtlarının esas alınacağı düzenlenmektedir.

-Sekizinci fıkrasıyla, bu maddenin üçüncü ve dördüncü fıkralarında düzenlenen süreleri üç katına kadar uzatmaya Hazine Müsteşarlığının bağlı olduğu Bakan yetkili kılınmaktadır.

-Dokuzuncu fıkrasıyla, bu madde kapsamındaki alacakların bütçenin gelir ve gider hesaplarıyla ilişkilendirmeksizin terkin edilmesine Maliye Bakanı, Kurum alacakları bakımından ise Kurum yetkili kılınmaktadır.

-Onuncu fıkrasıyla, maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı ve Kurumun görüşü alınarak Hazine Müsteşarlığının bağlı olduğu Bakan yetkili kılınmaktadır.

Tasarı/teklif madde 3

Madde ile, 406 sayılı Telgraf ve Telefon Kanununun değiştirilerek yeniden düzenlenen ek 37 nci maddesindeki hükümleri içeren ek 36 ncı maddesi yürürlükten kaldırılarak mükerrerliğin önlenmesi amaçlanmaktadır.

Tasarı/teklif madde 4

442 sayılı Köy Kanununa eklenmesi öngörülen geçici madde ile, anılan Kanunun ek 13 üncü maddesi uyarınca köy yerleşim alanlarında bulunan ve köyde ikamet eden ve köy nüfusuna kayıtlı olup evi bulunmayan ihtiyaç sahiplerine satılan taşınmazlar üzerinde 31/12/2020 tarihine kadar çeşitli nedenlerle bina yapmayanlara ya da taksitlerini ödemeyenlere ilave süre vermek suretiyle bu vatandaşlarımızın satın aldıkları taşınmazları üzerinde bina yapmalarına ve taksitlerini ödemelerine imkân sağlanmak suretiyle bu vatandaşlarımızın mağduriyetlerinin önlenmesi ve verilen bu süre içerisinde de bina yapılmaması veya taksitlerin ödenmemesi durumunda bu taşınmazların köy tüzel kişiliği adına, tüzel kişiliğini kaybeden köylerde ise ilgili belediye adına resen tapuda tescil edilmesi amaçlanmaktadır. Ayrıca, 31/12/2020 tarihinden önce ek 13 üncü maddede belirtilen süreleri dolacak olan hak sahiplerinin bu süreleri de 31/12/2020 tarihine kadar uzatılmaktadır.

-u—

Tasarı/teklif madde 5

618 sayılı Limanlar Kanununda, batık gemilere ilişkin düzenlemeler bulunmasına rağmen, batık olmayan ancak karaya oturmuş, yarı batık halde bulunan gemiler ile terk edilmiş veya atıl halde bulunan gemilerin bulundukları yerden kaldırılması hususunda herhangi bir düzenleme bulunmamaktadır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 1386 ncı maddesi, üzerinde haciz bulunan gemilerin tehlike teşkil etmesi durumunda vaktinden evvel satılabilmesi için liman başkanına icra mahkemelerine başvurma yetkisi vermiş olsa da satış işlemlerinin oldukça uzun sürmesi mevcut düzenleme ile öngörülen amaca ulaşmaya engel olmaktadır.

Belirtilen kanuni boşluk ve hacizli gemilerin satış işlemlerinin sonuçlandırılamaması ülkemizde “terk edilmiş gemiler” ya da sahibi belli olsa bile “üzerinde takyidat bulunan terk edilmiş gemiler” sorununu ortaya çıkarmıştır. Bu gemiler çoğu zaman yıllarca limanlarda beklemekte ve potansiyel olarak çevresel risk taşımaktadır. Bahsi geçen gemilerin, arz ettiği riskler nedeniyle bir an önce satışının sağlanması ve onarılarak veya hurda haline getirilerek tekrar ekonomiye kazandırılması gerekmektedir.

Terk edilmiş gemiler, gemide bulunan gemiadamı sayısının liman başkanlığı tarafından belirlenen asgari gemiadamı sayısından az olan gemileri; atıl gemiler ise emniyete ilişkin tüm belgelerinin süresi geçmiş, havuzlama süresi dolmuş, ticari faaliyette bulunmayan gemileri ifade etmektedir.

Enkaz halde bulunan gemiler bakımından ise 2007 tarihli Enkaz Kaldırmaya Dair Uluslararası Nairobi Konvansiyonu, devletin egemenlik hakkına dayanarak bu enkazların donatanına gemiyi bulunduğu yerden kaldırması, kaldırılmaması halinde ise devlet tarafından kaldırılacağına ilişkin hükümler getirmiştir. Bugün birçok sahil devleti de seyre engel veya tehlike oluşturduğu değerlendirilen hatta böyle bir problem oluşturmasa dahi herhangi bir enkazın kaldırılmasını talep edebilmektedir. Bu talep, genel olarak kanuni bağlayıcılığı olan kaldırma emri şeklinde olmaktadır. Düzenleme ile, uluslararası mevzuatta bulunan yetkinin 618 sayılı Kanunda da yer alması amaçlanmaktadır.

Madde ile, liman başkanı, can, mal ve çevresel risk taşıyan veya seyir ve seferin selametine engel olabilecek suret ve vaziyette bulunan gemiler hakkında, gemi batık veya yarı batık ise çıkarılması, diğer durumlarda ise gemiyi güvenli bir yere kaldırılması için geminin donatanına veya kaptanına kırkbeş güne kadar süre verecek, bu süre içinde talimat yerine getirilmediği takdirde, bu gemileri veya eşyasını çıkarmaya, çıkarttırmaya, bulunduğu yerden kaldırmaya, kaldırtmaya, imha ettirmeye ve satmaya yetkili olacaktır. Liman başkanı tarafından gerçekleştirilecek satışa ilişkin usul ve esaslar Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı tarafından düzenlenecektir. Satıştan elde edilen gelirden liman başkanlığı tarafından yapılan masraflar düşüldükten sonra artan tutar Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı Döner Sermaye İşletmesi nezdinde açılacak emanet nitelikli hesaplarda izlenecektir. Geminin eşyası ifadesine geminin yükü, yağı ve yakıtı da dahildir.

Düzenlemenin üçüncü fıkrasına göre liman idari sahasında bulunan gemilerin, seyir, can, mal, çevre güvenliği ve emniyet bakımından ciddi tehlike oluşturabileceği durumlarda, birinci fıkradaki bildirimler yapılmadan ve süreler beklenmeden, gemi veya deniz aracı hakkında herhangi bir mahkeme kararı, adli veya idari tedbir olsa dahi liman başkanı, her türlü tedbiri almak hususunda yetkili olacaktır. Örneğin, üzerinde ihtiyati veya kesin haciz kararı veya bir başka nedenle seferden men kararı olan gemi, kötü hava şartlarında can, mal, seyir ve çevre güvenliği açısından risk teşkil ediyorsa, tedbiren güvenli bir yere nakli sağlanabilecek yahut terk edilmiş bir geminin yakıtı denize sızıyorsa yakıtının nakli sağlanabilecektir. Liman başkanı, alınan tedbirlerin devamında geminin satışı için birinci ve ikinci fıkra uyarınca gereken işlemleri yapmaya devam edebilecektir.

Tasarı/teklif madde 6

Madde ile, 5659 sayılı Atatürk Orman Çiftliği Müdürlüğü Kuruluş Kanununun ek | inci maddesinde değişiklik yapılmak suretiyle Atatürk Orman Çiftliği arazilerinin onaylı imar planlarında görülen hayvanat bahçesinin, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının uygun görüşü üzerine Atatürk Orman Çiftliği Müdürlüğü ile Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı arasında yapılacak bir protokolle Ankara Büyükşehir Belediyesi lehine tesis edilen intifa hakkı süresinin otuz yıla kadar çıkarılması amaçlanmaktadır.

Tasarı/teklif madde 7

5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanununun 44 üncü maddesi ile CD, DVD, ses kaseti gibi taşıyıcı materyaller ile fikir ve sanat eserlerinin çoğaltılmasına yarayan her türlü teknik cihazı imal ve ithal eden gerçek ve tüzel kişilerden, yüzde 3'ü geçmemek üzere Bakanlar Kurulu kararı ile belirlenen oranlar çerçevesinde kesinti yapılmakta ve bu tutarların dörtte biri genel bütçeye, dörtte üçü ise Kültür ve Turizm Bakanlığında oluşturulan özel hesaba aktarılmaktadır. Söz konusu özel hesapta biriken tutar, Bakanlıkça fikri mülkiyet sisteminin güçlendirilmesi ile kültürel ve sanatsal faaliyetlerin yürütülmesi amacıyla kullanılmaktadır.

Madde ile, 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun ortaya koyduğu temel ilkeler çerçevesinde; Hazine birliğini gerçekleştirmek amacıyla tüm gelir ve giderlerin bütçede yer almasını sağlamak, bütçe dışı harcama alanlarını sınırlandırmak, kaynakların etkili, ekonomik ve verimli kullanılmasını sağlayacak sağlıklı bir hesap verme mekanizması oluşturmak ve kamu mali yönetimini bütçe hakkına uygun bir şekilde yürütmek amacıyla özel hesap uygulaması sonlandırılarak bu kapsamdaki hizmetlerin finansmanının Kültür ve Turizm Bakanlığı bütçesinden karşılanması amaçlanmaktadır.

Tasarı/teklif madde 8

Madde ile, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 22/A maddesi yeniden düzenlenmektedir.

6183 sayılı Kanuna 2008 yılında eklenen 22/A maddesi ile kamu alacaklarının tahsilatını hızlandırmak amacıyla bazı ödeme ve işlemler sırasında Maliye Bakanlığına bağlı tahsil dairelerine vadesi geçmiş borcun bulunmadığına ilişkin belge arama zorunluğu getirilmesine ilişkin düzenleme yapılmıştır.

Düzenleme ile 6183 sayılı Kanunun 22/A maddesinin kapsamında yer alan ödeme ve işlemlere ek olarak kamu tüzel kişiliğini haiz kurum ve kuruluşların istisna kapsamında olanlar dahil mal veya hizmet alımları ile yapım işleri nedeniyle hak sahiplerine yapacakları ödemeler de kapsama alınmaktadır. Meslek kuruluşları ile vakıf üniversiteleri ise yeni düzenlemenin kapsamı dışında tutulmuştur.

Diğer taraftan, hak sahiplerine yapılacak ödemeler sırasında tahsil dairelerine olan borçların resen kesilmesi yönünde Maliye Bakanına yetki verilmektedir. Bakan bu yetkisini asgari tutar ve/veya oran belirlemek suretiyle de kullanabilecektir.

Madde kapsamında kesinti zorunluluğu getirilen ödemeler için işçi ücreti alacaklarının öncelik hakkı korunmuş ve alacağın devrine ilişkin yapılacak her türlü devir, temlik ve el değiştirme işlemlerinin, tahsil dairelerine vadesi geçmiş borcu karşılayacak kısım ayrıldıktan sonra kalan kısım üzerinde hüküm ifade edeceği yönünde düzenleme yapılmıştır.

Ayrıca, yapılacak ödemeden Sosyal Güvenlik Kurumu alacakları için 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 90 ıncı maddesi uyarınca, tahsil dairesi alacakları için de 6183 sayılı Kanunun 22/A maddesi gereğince kesinti yapılması gerektiği durumlarda, iki kamu idaresinin alacaklarına karşılık garameten pay ayrılması esası getirilmiştir.

Tasarı/teklif madde 9

Madde ile, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 41 inci maddesinde ibare değişiklikleri yapılmaktadır.

Kamu alacaklarının bankacılık sisteminin geliştirdiği araçlarla da ödenmesi imkânı 6183 sayılı Kanunun 41 inci maddesinde düzenlenmiştir. Mevcut maddede kamu alacaklarının yurtiçi ve yurtdışı bankaların kredi kartlarıyla ödenmesinde bankaların katlanacakları giderlerin karşılanması için komisyon alınabileceği düzenlenmiş olmasına rağmen, banka kartı ve benzeri kartların kullanımı nedeniyle komisyon alınacağı düzenlenmemiştir.

Öngörülen düzenleme ile, kamu alacaklarının yurtdışında bulunan vatandaşlarımız veya yabancı uyruklu kişiler tarafından yurtdışı bankaların banka kartı ve benzeri kartları ile ödenmesinde aracılık yapacak yurtiçi bankaların, katlanacağı giderler için komisyon alabilmelerine imkân sağlanmaktadır.

Tasarı/teklif madde 10

Madde ile, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun;

-İhtiyati hacze ilişkin dava açma süresinin düzenlendiği 15 inci maddesinde yer alan 7 günlük süre 15 güne çıkarılmaktadır.

-Ödeme emri ile amme borçlusuna borcun 7 gün içerisinde ödenmesi veya mal bildiriminde bulunulması yönünde bildirimde bulunulacağını belirten hükümlerin yer aldığı 55 inci maddesinde öngörülen 7 günlük süre 15 güne çıkarılmaktadır. Ayrıca, borcunu vadesinde ödemeyenlere ait malları elinde bulunduran üçüncü şahıslardan bu malları tahsil dairelerine bildirmeleri için belirlenmiş olan 7 günlük süre de 15 gün olarak yeniden düzenlenmektedir.

-56 ncı maddesinde yer alan teminatlı alacakların paraya çevrilmesinden önce borçluya yapılan tebliğ ile verilen 7 günlük ödeme süresi 15 güne çıkarılmaktadır.

-58 inci maddesinin birinci ve yedinci fıkralarında yer alan ödeme emrine karşı dava açma ve davası reddedilenler için mal bildiriminde bulunma süreleri 7 günden 15 güne çıkarılmaktadır.

-60 ıncı maddesinde yer alan mal bildiriminde bulunmayanlar hakkında uygulanacak hapsen tazyik kararı alınması için geçmesi gereken 7 günlük süre 15 güne çıkarılmaktadır.

Tasarı/teklif madde 11

6802 sayılı Gider Vergileri Kanununun mevcut 39 uncu maddesinin birinci fıkrasının; (a) bendine göre her nevi mobil elektronik haberleşme işletmeciliği kapsamındaki (ön ödemeli hatlara yüklemeler için yapılan satışlar dahil) tesis, devir, nakil ve haberleşme hizmetleri 9625, (b) bendine göre radyo ve televizyon yayınlarının uydu platformu ve kablo ortamından iletilmesine ilişkin hizmetler 9015, (c) bendine göre kablolu, kablosuz ve mobil intermet servis sağlayıcılığı hizmeti “05, (d) bendine göre (a), (b) ve (c) bentleri kapsamına girmeyen diğer elektronik haberleşme hizmetleri 9015 oranında özel iletişim vergisine tabidir.

Teknolojik gelişmelere bağlı olarak, başta data (internet) olmak üzere elektronik haberleşme hizmetlerinin kullanımı her alanda artmaktadır. Günümüzde elektronik haberleşme hizmetlerinin (konuşma, internet, yayıncılık gibi) aynı iletişim araçları üzerinden birbirinden ayrıştırılamayacak şekilde bağlantılı olarak ya da bir paket halinde sunulması yaygın bir uygulama haline gelmiştir.

6802 sayılı Gider Vergileri Kanununun 39 uncu maddesinde yapılan düzenleme ile, özel iletişim vergisi oranları her bir hizmet için *67,5 olarak aynı oranda belirlenmekte ve böylece uygulamada kolaylık sağlanması amaçlanmaktadır.

Tasarı/teklif madde 12

Madde ile, 6802 sayılı Gider Vergileri Kanununun 29 uncu maddesinde değişiklik yapılmak suretiyle işlemin yapıldığı yere bakılmaksızın vadeli işlem ve opsiyon sözleşmeleri sonucu lehe alınan paraların banka ve sigorta muameleleri vergisinden istisna edilmesi amaçlanmaktadır.

Tasarı/teklif madde 13

Madde ile, 7258 sayılı Futbol ve Diğer Spor Müsabakalarında Bahis ve Şans Oyunları Düzenlenmesi Hakkında Kanunun 2 nci maddesinde değişiklik yapılmak suretiyle bayiliklere ilişkin ibareler madde metninden çıkarılarak (ç) alt bendine eklenmekte, böylece bayiliklerin verilmesine ilişkin tereddütlerin giderilmesi amaçlanmaktadır.

Ayrıca sabit bayilik verilmesi işlemlerinin özel hukuk tüzel kişilerine yaptırılabilmesi için mevzuat değişikliği yapılarak bayilik verme işlemlerinin tamamının veya bir kısmının Başbayi tarafından gerçekleştirilebilmesine imkân sağlanmaktadır.

Tasarı/teklif madde 14

Madde ile, 5602 sayılı Kanunda tanımlanan şans oyunları ile gerçek ve tüzel kişilerce düzenlenen yarışma ve çekilişlerde kazanılan ikramiyeler için uygulanan *010 nispetindeki veraset ve intikal vergisi oranının 9020 olarak uygulanması amaçlanmaktadır.

Tasarı/teklif madde 15

Madde ile, gayrimenkul sermaye iratlarına yönelik olarak mükelleflerin gerçek giderlerine karşılık olmak üzere hasılatlarının 9625'i oranında uygulanmakta olan götürü gider oranı “015'e düşürülmektedir.

Böylece, mükelleflerin gerçek gider yöntemini daha fazla benimsemesi özendirilerek belge düzeninin yerleşmesi teşvik edilmekte ve kayıtlı ekonomiye geçiş hızlandırılmaktadır.

Tasarı/teklif madde 16

Madde ile tam mükellef kurumların ilgili hesap dönemlerinde elde ettikleri kurum kazançlarından kurumlar vergisi ödendikten sonra kalan dağıtılabilir kârlarının sermayeye eklenmesi teşvik edilmekte ve kurumların mali yapılarının güçlendirilmesi amaçlanmaktadır.

Bu kapsamda, elde edildiği hesap dönemine ilişkin kurumlar vergisi beyannamesinin verilmesi gereken ayı izleyen ikinci ayın sonuna kadar sermayeye eklenmeyen ve/veya kar dağıtımına da konu edilmeyen dağıtılabilir kurum kazançlarından kurum bünyesinde tevkifat yapılması yönünde düzenleme yapılmaktadır.

Madde ile getirilen düzenleme kapsamında tevkifata tabi tutulduktan sonra söz konusu kazançların; sermayeye eklenmesi halinde, bu düzenleme uyarınca yapılan tevkifatın sermayeye eklenen kazanca isabet eden kısmının red ve iade olunacağı, dağıtıma tabi tutulması halinde ise dağıtılan kazançlar üzerinden bu düzenleme uyarınca yapılan tevkifatın bu kazançlar üzerinden kar dağıtımına bağlı olarak 193 sayılı Kanunun 94 üncü maddesinin birinci fıkrasının 6/b-i ve 6/b-ii bentleri ile 5520 sayılı Kanunun 15 ve 30 uncu maddeleri gereğince yapılan tevkifata mahsup ed:leceği, mahsuba konu tutarın kar dağıtımına bağlı olarak hesaplanan vergiden fazla olması halinde fark tutarın veya hesaplanan verginin bulunmaması halinde dağıtılan kazanca isabet eden tevkifat tutarının kuruma red ve iade olunacağı düzenlenmektedir.

Tasarı/teklif madde 17

Madde ile 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 103 üncü maddesinde yer alan “W 27”oranı “We 30” şeklinde değistirilmekte ve gelir vergisi tarifesinin dördüncü gelir dilimi buna göre revize edilmektedir.

Tasarı/teklif madde 18

Madde ile, hizmet erbabının bir kısmının ücretlerinin 2017 yılı Eylül, Ekim, Kasım ve Aralık aylarında 1.404,06 TL'nin altına düşmesi nedeniyle, ücretlerinde meydana gelen azalışı telafi etmek amacıyla 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununa geçici bir madde ilave edilmesi öngörülmektedir.

2017 yılının Ocak ayından itibaren asgari ücretlilere asgari ücret tespit komisyonunun belirlediği brüt asgari ücret tutarı üzerinden yasal kesintiler yapıldıktan sonra asgari geçim indirimi uygulanmak suretiyle bekâr ve çocuksuz olan asgari ücretliye 1.404,06 TL net ücret ödenmesi sağlanmıştır.

Önerilen düzenlemede, bekâr ve çocuksuz bir asgari ücretlinin durumu esas alınmak suretiyle, gerek bu durumdaki ücretlilerin gerekse net ücreti 1.404,06 TL'nin altına düşecek diğer ücretlilerin elde edecekleri nel ücretleri 1.404,06 TL'ye tamamlayacak şekilde ilave asgari geçim indirimi sağlanmaktadır.

Bu maddenin yayımı tarihinden önce birinci fıkra hükmünde yer alan esaslara göre ilave asgari geçim indirimi uygulanamaması nedeniyle çalışanlarca fazla ödenen vergilerin maddenin yayımı tarihinden sonra verilecek muhtasar beyannameler üzerinde hesaplanan vergiden mahsup edilmek suretiyle çalışanlara ödenmek üzere vergi sorumlularına reddolunması sağlanmaktadır.

Ayrıca, maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar ile mahsup şekli ve dönemini belirleme hususunda Maliye Bakanlığına yetki verilmektedir.

Tasarı/teklif madde 19

Madde ile, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 101 inci maddesinde yer alan bilinen adresler yeniden düzenlenmekte, işi bırakma bildirimlerinde, vergi mahkemesindeki dava açma dilekçelerinde, cevaplarında ve benzeri belgelerde yer alan adresler bilinen adres olmaktan çıkarılarak mükelleflerin MERNİS kayıtlarında yer alan yerleşim yeri adresleri bilinen adresler arasına alınmaktadır. Ayrıca, tebligatın hangi durumlarda hangi adreslere ve kimlere yapılacağına ilişkin hususlarda düzenleme yapılmaktadır.

Tasarı/teklif madde 20

Madde ile, tebliğ evrakının teslimini düzenleyen 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 102 nci maddesi değiştirilmekte ve geçici ayrılmalar da dahil olmak üzere, tebliğ yapılacak olanların işyerlerinde veya yerleşim yerlerinde bulunamaması halinde tebliğin nasıl yapılacağı hususu düzenlenmektedir.

Bu çerçevede, mükellefin işyeri adresinde bulunamaması halinde MERNİS'te kayıtlı yerleşim yeri adresine gidilmesi esası getirilmekte ve 7201 sayılı Tebligat Kanununda yer alan kapıya yapıştırma usulüyle tebligata ilişkin benzer düzenlemeye 213 sayılı Kanunda da yer verilmektedir.

Tasarı/teklif madde 21

Madde ile, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 103 üncü maddesinde değişiklik yapılmak suretiyle tebliğin ilanen yapılacağı haller arasına, MERNİS'te kayıtlı yerleşim yeri adresi bulunmaması hali eklenmektedir.

Tasarı/teklif madde 22

Madde ile, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 257 nci maddesinde değişiklik yapılmak suretiyle vergiye gönüllü uyumun artırılması amacıyla mükelleflere verilen hizmetlerin elektronik ortama taşınmasına ve vatandaşların vergi dairelerine gitmeksizin iş ve işlemlerini elektronik ortamda yapabilmesine, ayrıca kayıt dışılıkla mücadelede etkinliğin artırılması kapsamında elektronik ticaretin kavranmasına yönelik olarak gerekli düzenlemeleri yapma hususunda Maliye Bakanlığına yetki verilmektedir.

Diğer taraftan madde ile, süresinden sonra verilen bildirim, yazı, dilekçe, tutanak, rapor ve diğer belgelere istinaden düzenlenen ihbarmamelerin mükellef, vergi sorumlusu veya bunların elektronik ortamda beyanname gönderme yetkisi verdiği gerçek veya tüzel kişiye elektronik ortamda iletilebilmesine imkân sağlanmaktadır.

Tasarı/teklif madde 23

MERNİS'te yer alan yerleşim yeri adresinin bilinen adresler arasına alınmasıyla birlikte bu adresin MERNİS üzerinden takibi mümkün bulunduğundan madde ile, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 157 nci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “veya ikamet” ibaresi yürürlükten kaldırılmak suretiyle mükelleflerin ikametgâh adresi değişikliklerini vergi dairelerine bildirme zorunluluğu kaldırılmaktadır.

Tasarı/teklif madde 24

Kredi ve Yurtlar Kurumuna ait yurtlarda ihtiyaç sahibi öğrenciler öncelikli olarak barındırılmaktadır. Madde ile, 351 sayılı Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu Kanununun 23 üncü maddesinde değişiklik yapılmak suretiyle vergi muafiyeti tanınan vakıflar ile kamu yararına çalışan derneklere ait yükseköğretim yurtlarında barınan öğrenciler ve Kuruma ait yurtlarda barınan öğrenciler ayrıştırılarak ihtiyaç sahibi öğrencilerin eğitimlerini tamamlamaları için Kuruma ait yurtlardaki öğrencilerin barınmalarının önündeki süre kısıtı kaldırılarak barınmalarının devamının sağlanması amaçlanmaktadır.

Tasarı/teklif madde 25

Madde ile, 197 sayılı Motorlu Taşıtlar Vergisi Kanununun 2 nci maddesine eklenen hükümle taşıtın teslimi, ilk iktisabı ve ithalinde, hesaplanacak özel tüketim vergisi hariç, kalma değer vergisi matrahını oluşturan değerler taşıt değeri olarak tanımlanmaktadır.

Tasarı/teklif madde 26

Otomobil, kaptıkaçtı, arazi taşıtları ve benzerlerinin vergilendirme usulü değiştirilerek mevcut vergilendirme ölçütlerine taşıt değeri de eklenmektedir. Mevcut tarife, 2017 yılı ve eski model taşıtlar için uygulanmak üzere geçici maddede (VA) sayılı tarifede düzenlenmekte, 1.1.2018 tarihinden itibaren kayıt ve tescil edilen taşıtlar için ise (1) sayılı tarifede yapılan değişiklik uygulamaya konulmaktadır. Diğer taraftan motosikletlerin vergilendirilmesinde ölçütler değiştirilmemekte ve mevcut tarifede yer alan, “Taşıt Değeri” ve “Satır Numarası” sutunları olmaksızın, vergi tutarları korunmaktadır.

Tasarı/teklif madde 27

Otomobil, kaptıkaçtı, arazi taşıtları ve benzerlerinin vergilendirme usulünün bu Kanunla değiştirilmesine bağlı olarak Kanuna yeni eklenen ((/A) sayılı tarifenin, vergilendirme rejimine ilişkin ilgili maddelerde ibare değişiklikleri yapılmak suretiyle yer alması sağlanmaktadır.

Tasarı/teklif madde 28

Madde ile, vergi miktarlarında olduğu gibi taşıt değerlerinin de her yıl yeniden değerleme oranında artırılmasına imkân sağlanmakta, Bakanlar Kuruluna taşıt değerlerini ayrı ayrı veya birlikte yeniden belirleme yetkisi verilmekte; ayrıca, bu hesaplamalardaki küsuratların ne kadarının dikkate alınmayacağına ilişkin belirleme yapılmaktadır.

Tasarı/teklif madde 29

Otomobil, kaptıkaçtı, arazi taşıtları ve benzerlerinin vergilendirme usulünün Kanunla değiştirilmesine bağlı olarak mevcut tarifenin, 31/12/2017 tarihinden önce kayıt ve tescil edilmiş taşıtlar için uygulanmasını sağlamak üzere geçici madde düzenlenmektedir.

Tasarı/teklif madde 30

Madde ile, 210 sayılı Değerli Kağıtlar Kanununun 3 üncü maddesinde değişiklik yapılmak suretiyle değerli kağıtların Maliye Bakanlığının muvafakati ile kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları taralından da hazırlanıp bastırılabilmesi veya elektronik belge olarak düzenlenebilmesi amaçlanmaktadır.

Tasarı/teklif madde 31

Madde ile, 474 sayılı Gümrük Giriş Tarife Cetveli Hakkında Kanunun ekinde yer alan gümrük vergilerine ilişkin had ve nispetlerden “muaf” olarak belirlenenler “0” olarak değiştirilmiştir. Ayrıca Bakanlar Kuruluna, söz konusu Kanunun eki Gümrük Giriş Tarife Cetvelinde yer alan eşyaların gümrük vergisi had ve nispetlerini 50*ye kadar yükseltme, sıfıra kadar indirme veya Cetveldeki had ve nispetleri 9050'sine kadar artırma yetkisi verilmektedir.

Tasarı/teklif madde 32

Madde ile, 488 sayılı Damga Vergisi Kanununun mükerrer 30 uncu maddesinde değişiklik yapılmak suretiyle maktu ve nispi damga vergilerinin artırılması ve indirilmesine ilişkin Bakanlar Kuruluna verilen yetkinin, kağıt türleri itibarıyla birlikte veya ayrı ayrı kullanılmasına imkân sağlanmaktadır.

Tasarı/teklif madde 33

Madde ile, 488 sayılı Damga Vergisi Kanununa ekli (2) sayılı tabloda değişiklik yapılmak suretiyle fıkra eklemek suretiyle kamu özel işbirliği projelerinin finansmanı için yurtdışında ihraç edilen menkul kıymet karşılığında fon temin etmek üzere kurulan özel amaçlı kuruluşların, bu fonları proje yüklenicisi firmalara kullandırmasına ilişkin olarak düzenlenen kağıtlar ile bunların teminatı ve geri ödenmesine ilişkin işlemler nedeniyle düzenlenen kağıtlara damga vergisi istisnası sağlanmak suretiyle finansman maliyetleri düşürülmektedir.

Tasarı/teklif madde 34

Madde ile, 492 sayılı Harçlar Kanununun 123 üncü maddesine fıkra eklemek suretiyle kamu özel işbirliği projelerinin finansmanı için yurtdışında ihraç edilen menkul kiymet karşılığında fon temin etmek üzere kurulan özel amaçlı kuruluşların, bu fonları proje yüklenicisi firmalara kullandırmasına ilişkin işlemler ile bunların teminatı ve geri ödenmesine ilişkin işlemlerin yargı harçları dışındaki harçlardan istisna tutulmak suretiyle finansman maliyetlerinin azaltılması amaçlanmaktadır.

Tasarı/teklif madde 35

5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 13 üncü maddesinin beşinci fıkrası uyarınca, transfer fiyatlandırması uygulamasında, ilişkili kişilerle yapılan mal ya da hizmet sunumunda uygulanacak fiyat veya bedelin tespitine ilişkin yöntemler, mükellefin talebi üzerine Maliye Bakanlığı ile anlaşılarak belirlenebilmektedir. Madde ile, söz konusu anlaşmaların teşviki amacıyla 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı (8) sayılı Tarifede yer alan ve anlaşma sürecinde ödenmesi gereken başvuru harcı ve yenileme harcı kaldırılmaktadır.

Tasarı/teklif madde 36

Bir anonim şirket olarak Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının organları mülga Türk Ticaret Kanununun anonim şirketler için öngördüğü zorunlu organlar esas alınarak belirlenmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununda ise denetleme kurulu (murakıpları) anonim şirketlerin organları arasından çıkarılmıştır. 6102 sayılı Kanun ile doğan bu hukuki duruma uyum sağlamak amacıyla 1211 sayılı Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Kanununun Denetleme Kuruluna ilişkin hükümleri yürürlükten kaldırılmaktadır.

Tasarı/teklif madde 37

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının temel amacı olan fiyat istikrarının sağlanması ile finansal sistemde istikrarı sağlayıcı ve para ve döviz piyasaları ile ilgili düzenleyici tedbirleri almak gibi birçok görevi; Bankanın sağlıklı, doğru, güncel ve sistemli olarak veri elde edebilmesini zaruri kılmaktadır. Bu bakımdan Bankanın, sadece bankalardan ve mali kuruluşlardan bilgi alması da yeterli olmayabilecektir. Örneğin reel sektörün yabancı parayla borçlanmasından kaynaklanan borçlanma ve kur riskinin bilinmesi, değerlendirilmesi de Bankanın amaç ve görevlerine hizmet edecektir.

Söz konusu nedenlerle madde ile, 1211 sayılı Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Kanununun mülga 44 üncü maddesi yeniden düzenlenmek suretiyle Bankaya, görevlerini yerine getirebilmek amacıyla gerçek ve tüzel kişilerden bilgi isteme yetkisi tanınmaktadır.

Bilgilerin kapsamı, toplanması ve izlenmesi yöntemi, derlenmesi, saklanması, paylaşılması, doğruluğunun denetimi sürecinde bağımsız denetimin de yer alması, gerektiğinde teknik danışmanlıktan da yararlanılması gibi uygulama ayrıntılarının belirlenmesi hususunda Bankaya yetki verilmektedir. Banka, bu madde gereğince topladığı bilgilerin doğruluğuna ilişkin denetimi doğrudan ilgililer nezdinde yapmayacak, söz konusu işlevi konunun niteliğine uygun olarak Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu tarafından yayımlanan Türkiye Muhasebe Standartlarına, kavramsal çerçevede yer alan muhasebe ilkelerine ve bunların ayrılmaz parçası olan yorumlara göre yapılacak bağımsız denetim vasıtasıyla gerçekleştirecektir.

Ayrıca uygulamada destek hizmeti kuruluşundan yararlanılması durumunda, bu kuruluşların çalışanlarına da Banka çalışanları ile aynı hukuki esaslar dahilinde sır saklama yükümlülüğü öngörülmektedir.

Tasarı/teklif madde 38

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasına verilen gerçek ve tüzel kişilerden bilgi isteme yetkisinin etkin, doğru, kamu yararına uygun sonuçlar vermesini sağlamak üzere madde ile, 1211 sayılı Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Kanununun 68 inci maddesine fıkra eklemek suretiyle söz konusu bilgi ve belgelerin verilmemesi, gerçeğe aykırı verilmesi ya da usule uygun olmayan biçimde verilmesi fiilleri adli suç olarak düzenlenmektedir.

Tasarı/teklif madde 39

Madde ile, 1211 sayılı Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Kanununa geçici madde eklemek suretiyle maddenin yürürlüğe girdiği tarihte Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasında görevde bulunan Denetleme Kurulu üyelerinin, başka bir nedenle görevlerinin sona ermesi hali hariç, ilk Genel Kurul toplantısı bitimine kadar görev yapması hüküm altına alınmaktadır. Buna göre ilk Genel Kurul toplantısında Denetleme Kurulu raporunun okunması ve ilgili süreçlerin tamamlanması ile birlikte mevcut Denetleme Kurulu üyelerinin görevleri sona erecektir.

Tasarı/teklif madde 40

Madde ile, 1211 sayılı Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Kanununun Denetleme Kuruluna ilişkin hükümler içeren 13 üncü maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi ile 23 üncü ve 24 üncü maddeleri yürürlükten kaldırılmaktadır.

Tasarı/teklif madde 41

Madde ile, 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununa geçici madde eklemek suretiyle takdir komisyonlarınca 2018 yılı için takdir edilen asgari ölçüde arsa ve arazi metrekare birim değerlerinin, 2017 yılında uygulanan birim değerlerin belirli bir yüzdesini geçmemesi sağlanmaktadır. Takip eden 2019, 2020 ve 2021 yıllarında da bina ve arazi vergi değerlerinin hesabında 2018 yılı için esas alınan birim değerleri üzerinden işlem yapılması amaçlanmaktadır.

Ayrıca, emlak vergi değeri veya asgari ölçüde arsa ve arazi metrekare birim değerleri esas alınarak uygulanan vergi, harç ve diğer mali yükümlülüklerde de bu düzenleme ile belirlenen değerlerin dikkate alınacağı açıklanmaktadır.

Tasarı/teklif madde 42

Mevsimlik Tarım İşçileri Bilgi Sistemi (e-METİP) kurulmasına yönelik çalışmalar Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca başlatılmış bulunmaktadır. Mevsimlik tarım işçileri çocukları ile birlikte değerlendirildiğinde Türkiye içinde sürekli olarak hareket eden yaklaşık bir milyon kişidir. Bu kişiler çalışmak amacıyla bulundukları illerde kimlik bildirimi yapmadığından, oniki ay hareket halinde olmalarına rağmen, kendi ikametlerinde görünmektedirler.

Madde ile, 1774 sayılı Kimlik Bildirme Kanununun 7 nci maddesine fıkra eklemek suretiyle e-METİP”in sürekli ve sağlıklı veri temini için mevsimlik tarım işçilerinin çalışmak amacıyla bulunduğu illerde yerleştiği alanlarda yalnızca kimlik numarasının alınmasının yeterli sayılması, ayrıca işverenin veya aile reisinin yapacağı bir bildirim aranmayarak kimlik bildirimini kolaylaştıracak bir uygulamaya imkân verilmesi amaçlanmaktadır.

Tasarı/teklif madde 43

Madde ile, 2813 sayılı Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumunun Kuruluşuna İlişkin Kanunun 5 inci maddesine fıkra eklemek suretiyle Kurumun, Maliye Bakanlığının görüşlerini alarak hazırlayacağı usul ve esaslar çerçevesinde ve maddede düzenlenen esaslar dahilinde münhasıran Kurum alacaklarına (tahsiline aracılık ettiği alacaklar ile Hazine payına ilişkin cezai şart hariç) ve borçlarına ilişkin Kuruma uzlaşma yetkisi verilmektedir. Böylelikle, muhatapların yargısal yollara daha az başvurmasının sağlanması ve Kurum üzerindeki dava/takip yükünün azaltılması ile Kurum alacağının daha hızlı şekilde tahsil edilmesi amaçlanmaktadır.

Tasarı/teklif madde 44

Madde ile, 2828 sayılı Sosyal Hizmetler Kanununun ek 7 nci maddesinde değişiklik yapılmak suretiyle bakıma ihtiyacı olan engellilere özel bakım merkezlerinde sunulacak bakım hizmetinin karşılığı olarak belirlenecek kişi başına verilecek aylık bakım ücreti ile bakıma ihtiyacı olan engellilerin evde bakımına destek için verilecek aylık sosyal yardım tutarının sosyal ve ekonomik gelişmeler de dikkate alınarak Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ile Maliye Bakanlığı tarafından müştereken belirlenmesi öngörülmektedir.

Tasarı/teklif madde 45

5737 sayılı Vakıflar Kanununa göre vakıflar ayrı ayrı özel hukuk tüzel kişiliğine sahiptir ve her birinin hesabı ayrı tutulmaktadır. Diğer kamu kurum ve kuruluşları ile gerçek ve tüzel kişilere ait kültür varlıklarının korunması ve değerlendirilmesinde Vakıflar Genel Müdürlüğünün yetkilendirilmesi, vakfiye şartlarına ve anılan Kanunun amacına uygun düşmemektedir. Madde ile, 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununun 10 uncu maddesinde değişiklik yapılmak suretiyle Vakıflar Genel Müdürlüğünün sadece mazbut vakıflar ile temsilen yönetilen mülhak vakıflara ait kültür ve tabiat varlıklarının korunması ve değerlendirilmesi ile yetkili kılınmakta ve diğer kamu kurum ve kuruluşları ile gerçek ve tüzel kişilerin mülkiyetinde bulunan taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarının korunma ve değerlendirilmesinin 2863 sayılı Kanuna uygun olarak kendileri tarafından sağlanmasına ilişkin düzenleme yapılmaktadır.

Tasarı/teklif madde 46

2920 sayılı Türk Sivil Havacılık Kanununun 40 ıncı maddesinde değişiklik yapılmak suretiyle birinci ve ikinci fıkrayla, yine anılan maddede düzenlenen hususlara uyumlu olarak daha detaylı ve günün ihtiyaçlarına, uluslararası kurallara ve uygulamaya uygun bir düzenleme getirilmesi ile 5/6/1945 tarihli ve 4749 sayılı Kanunla uygun bulunan Şikago Sözleşmesinin 17 numaralı eki gereğince oluşturulması gereken Milli Sivil Havacılık Güvenlik Kurulunun kanuni dayanağının oluşturulması amaçlanmaktadır.

Ayrıca Uluslararası Sivil Havacılık Örgütü havacılık güvenliği alanında Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığını muhatap almakla birlikte Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı ile İçişleri Bakanlığı ve diğer kurum ve kuruluşlar ile koordineli bir şekilde sivil havacılık güvenlik yapılanmasının kurulması amaçlanmaktadır.

Havaalanında görevli bulunan havaalanı mülki idare amirlerinin havacılık güvenliğine ilişkin görev, yetki ve sorumluluklarının İçişleri Bakanlığının uygun görüşü üzerine Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığınca çıkarılan yönetmelikle belirlenmesi öngörülmektedir.

Sivil havacılıkta karşılaşılabilecek yasadışı tehditlere karşı güvenlik ve risk değerlendirmesi yapmak amacıyla seyahat edecek kişilerin bilgilerinin toplanabilmesinin, işlenebilmesinin ve paylaşılmasının yasal dayanağını oluşturmak ve sorumlukları belirlemek amaçlanmaktadır.

Ülkemiz hava araçlarında silahlı güvenlik görevlisi bulundurulması ve yabancı tescilli sivil hava araçlarında özel eğitimli ve silahlı güvenlik görevlileri bulundurulmasına, mütekabiliyet ilkesi çerçevesinde İçişleri Bakanlığınca izin verilmesi öngörülmektedir.

Tasarı/teklif madde 47

Madde ile, 2920 sayılı Türk Sivil Havacılık Kanununa eklenmesi öngörülen ek maddeyle havaalanlarında bekleyen, malikleri ve/veya işleticilerine ulaşılamayan veya terk edilmiş olan hava araçlarının terkini, satışı ve havaalanlarından kaldırılmasının sağlanması amaçlanmaktadır.

Madde ile ayrıca;

-Kaza durumlarında Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı Kaza Araştırma ve İnceleme Kurulundan, diğer durumlarda Sivil Havacılık Genel Müdürlüğünden ve ihtiyaç duyulacak ilgili uzmanlardan oluşan ekip tarafından hava aracının itibari ya da fiili harabiyete uğradığına dair rapor verilmesi halinde ilgili hava aracı üzerindeki her türlü vergi borcu ve gümrük mevzuatından doğan yükümlülükler ile diğer takyidatlara bakılmaksızın sicilden terkini yapılarak hurdaya ayrılacağı, -Hurdaya ayrılan hava araçlarının, Sivil Havacılık Genel Müdürlüğünün ruhsatlandırdığı havaalanı işleticisi tarafından açık artırma usulü ile satılarak bedelden konma konaklama bedeli alınmaksızın ilan, terkin, satışa ilişkin masraflar düşüldükten sonra kalan bedel bir kamu bankasında açılacak hesaba depo edileceği, hava araçları üzerinde bulunan ipotek, haciz ve mevcut takyidatların bu bedel üzerinden devam edeceği, alacakların tasfiyesinden sonra kalan miktarın satıştan itibaren beş yıl içinde hak sahiplerinin müracaatları halinde ilgililerine iade edileceği, beş yıl içinde herhangi bir müracaatın olmaması halinde söz konusu bedelin Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü bütçesine gelir kaydedileceği, düzenlenmektedir.

Tasarı/teklif madde 48

Madde ile, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 9 uncu maddesinde değişiklik yapmak suretiyle Türkiye'de ikametgâhı, işyeri, kanuni merkezi ve iş merkezi bulunmayanlar tarafından katma değer vergisi mükellefi olmayan gerçek kişilere elektronik ortamda sunulan hizmetlere ilişkin katma değer vergisinin, Avrupa Birliği uygulamalarına benzer şekilde, bu hizmeti sunanlar tarafından beyan edilip ödenmesi amaçlanmaktadır.

Tasarı/teklif madde 49

Madde ile, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 17 nci maddesinde değişiklik yapılmak suretiyle cep telefonu abonelerinin yurtdışında yaptıkları kullanımlara ilişkin yurtdışında bulunan operatör tarafından, yurtiçindeki operatöre verilen roaming hizmetine ilişkin bedel ile bu bedelin yurtiçindeki operatör tarafından aboneye yansıtılması, katma değer vergisinden istisna edilmektedir. Dolayısıyla söz konusu hizmetlere ilişkin bedeller, 6802 sayılı Gider Vergileri Kanununun 39 uncu maddesindeki hüküm gereğince özel iletişim vergisinden de istisna olacaktır.

Ayrıca, bankalara borçlu olanların ve kefillerinin borçlarına karşılık taşınmaz ve iştirak hisselerinin bankalara devir ve teslimlerinde tanınan katma değer vergisi istisnası, finansal kiralama ve finansman şirketlerine yapılan devir ve teslimlerde de sağlanmaktadır.

Tasarı/teklif madde 50

Madde ile, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun geçici 37 nci maddesinde değişiklik yapılmak suretiyle imalat sanayii yatırımları üzerindeki katma değer vergisinden kaynaklı finansman yükünü gidermek amacıyla bu yatırımlar nedeniyle 2017 yılında yapılacak inşaat harcamaları dolayısıyla yüklenilecek katma değer vergisinin iadesi uygulamasının 2018 yılında da sürdürülmesi amaçlanmaktadır.

Tasarı/teklif madde 51

Yurtiçi üretimin ve katma değerin artırılması, teknoloji kazanımının sağlanması, daha önce yurtiçinde üretimi bulunmayan ürünlerin üretilebilmesi, yeni teknoloji ve ürünlere yönelik araştırma-geliştirme faaliyetlerinin sürdürülmesi ve bilgi toplumuna geçişi amaçlayan Eğitimde Fırsatları Artırma ve Teknolojiyi İyileştirme Hareketi (FATİH) Projesi kapsamında Milli Eğitim Bakanlığınca yapılacak mal ve hizmet alımlarının maliyetlerinin bir kısmını vergi ve benzeri mali yükümlülükler oluşturmaktadır.

3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununa eklenen geçici maddeyle, Eğitimde Fırsatları Artırma ve Teknolojiyi İyileştirme Hareketi (FATİH) Projesi kapsamında yapılan mal ve hizmet alımlarına ilişkin başta katma değer vergisi olmak üzere, diğer vergi ve benzeri mali yükümlülüklerde istisna sağlanmak suretiyle idare ve proje yüklenicilerinin maliyetlerinin düşürülerek, Milli Eğitim Bakanlığı tarafından bu Proje kapsamında yapılacak harcamaların azaltılması amaçlanmaktadır.

Tasarı/teklif madde 52

Paylı mülkiyete geçilerek ihtilafların giderilebileceği toplulaştırma sahalarında tarafların talebi, mahkeme kararı veya tebligat yoluyla elbirliğinin giderilmesi toplulaştırma (o çalışmalarında gecikmeye neden olmaktadır. Madde ile, sürecin hızlandırılabilmesi için 3083 sayılı Sulama Alanlarında Arazi Düzenlemesine Dair Tarım Reformu Kanunu kapsamındaki toplulaştırma uygulamalarında resen elbirliği mülkiyetin giderilerek paylı mülkiyete geçilmesi öngörülmektedir.

3083 sayılı Kanun kapsamındaki toplulaştırma sahalarında tarafların talebi, mahkeme kararı veya tebligat yoluyla bu hataların düzeltilmesi toplulaştırma çalışmalarında gecikmeye neden olmaktadır. Sürecin hızlandırılabilmesi için toplulaştırma uygulamalarında resen düzeltme yapılması öngörülmektedir.

Tasarı/teklif madde 53

Madde ile, 3083 sayılı Sulama Alanlarında Arazi Düzenlenmesine Dair Tarım Reformu Kanunu kapsamındaki uygulama alanlarında yer alan tarım arazilerinin tarım dışı amaçlarla kullanımı talepleri hakkında 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu hükümlerinin uygulanması öngörülmektedir.

Tasarı/teklif madde 54

Madde ile, 3213 sayılı Maden Kanununun 7 nci maddesinde değişiklik yapılmak suretiyle maden arama faaliyetlerinin daha hızlı yapılması ve maden arama faaliyetleri sonucunda bulunmuş doğal kaynakların ekonomiye hızlı bir şekilde kazandırılması amacıyla bürokratik işlemlerin ivedilikle tamamlanması amaçlanmaktadır. Ayrıca, bulunmuş maden kaynağının işletmeye alınması sürecinde yaşanan gecikmelerin en aza indirilmesi hedeflenmektedir. Böylelikle, ilgili idarelere makul süre verilerek idari işlemlerin tamamlanmasına olanak sağlanmaktadır. Yapılan düzenlemeyle ayrıca ülkemiz doğal kaynaklarının, gerekli izin süreçleri makul sürede tamamlanarak çevreye de duyarlı olacak şekilde ekonomimize kazandırılması amaçlanmaktadır.

Tasarı/teklif madde 55

3213 sayılı Maden Kanununun 30 uncu maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında Maden İşletmeleri Genel Müdürlüğü, maden sahalarını madenin cinsi, rezervi, bulunduğu bölge, tenörü, istihdam, yatırım, ülke ihtiyaçları ve benzeri hususlar dikkate alarak ara ve uç ürün üretmek amacıyla ihale edebilmektedir. Öte yandan aynı Kanunun 47 nci maddesinin dördüncü fıkrası kapsamında Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü tarafından buluculuk hakkı kazanılan maden ruhsat sahaları, bedeli karşılığında ihtisaslaşmış Devlet kuruluşları ile bunların bağlı ortaklıklarına Bakan onayı ile devredilebilmesi mümkün bulunmaktadır. İhtisaslaşmış devlet kuruluşları ve bağlı ortaklıkları ile Özelleştirme İdaresi Başkanlığı maden sahalarını ara ve uç ürün üretmek amacıyla ihale edebilmektedir.

Madde ile, 3213 sayılı Maden Kanununun 9 uncu maddesinde değişiklik yapılmak suretiyle söz konusu işlemler için işletme ruhsatı düzenlendiği tarihten başlamak üzere ilk on yıl süreyle 6831 sayılı Orman Kanunu kapsamında herhangi bir bedel alınmaması öngörülmek suretiyle, bu türden sahaların ihalesinin ve yatırımlarının cazip hale getirilmesi ve yatırım ortamının iyileştirilmesi amaçlanmaktadır.

Tasarı/teklif madde 56

Maden arama döneminde arama faaliyetlerini yapmadığı halde ruhsatları elinde bulundurup ceza ödemek suretiyle bir sonraki arama dönemlerine geçilebilmektedir.

Madde ile, 3213 sayılı Maden Kanununun 17 nci maddesinde değişiklik yapılmak suretiyle faaliyet yapılmayan dönemlerin olması halinde ruhsatların iptal edilerek gerçek anlamda madencilik yapmak isteyenlere fırsat verilmesi amaçlanmaktadır.

Madde ile ayrıca jeolojik haritalama, jeofizik etüd, sismik ve karot, kırıntı ve numune almaya yönelik sathi hazırlık işlemleri için çevresel etki değerlendirmesi kararı aranmaması öngörülmektedir. Madencilik faaliyetleri arama ile başlamakta bu kapsamda ruhsata tabii olarak projeksiyon, jeolojik harita yapma, numune alma, jeolojik araştırma, sondaj küçük çaplı yarma gibi üretime yönelik olmayan kalıcı kirlilik, atık, artık bırakmayan faaliyetlerden oluşmaktadır. Makro düzeyde bir değerlendirme olan ÇED uygulamasında, bu değerlendirmeye esas olacak verileri dahi elde etmeden bir ÇED raporu istemek ve varlığını zorunlu koşmak devletin sosyal ve ekonomik alanda gelişimi için mali kaynak oluşturma zorunluluğu ödevi karşısında çelişki yaratmaktadır. Madencilik faaliyetlerinin her aşaması 2872 sayılı Çevre Kanununun izin ve lisans süreçlerine dahil olduğundan, sathi maden faaliyetleri için ÇED kararının tüm dünyada olduğu gibi aranmaması amaçlanmaktadır.

Tasarı/teklif madde 57

Ülkemizde yaklaşık 13.000 adet maden işletme ruhsatı yürürlükte olup, her birinin işletme projesi ve faaliyeti bulunmaktadır. Ancak ruhsat sahipleri, mevzuat kapsamında sunmuş oldukları projenin çok altında işletme faaliyeti yaparak maden rezervlerimizin ekonomiye kazandırılmasının geciktirilmesine sebep olmaktadırlar. İşletme döneminde projede öngörülen üretimi yapmadığında ruhsat sahibine idari para ceza verilmekte ve işletme ruhsatında herhangi bir faaliyet olmadan beklenilmekte ve böylece işletme ruhsatları atıl kalabilmektedir. Madde ile, 3213 sayılı Maden Kanununun 24 üncü maddesinde değişiklik yapılmak suretiyle işletme izin tarihinden itibaren son beş yılın herhangi bir üç yılında yaptığı toplam üretim miktarının projede beyan edilen bir yıllık üretim miktarının “630'undan az olmaması sağlanarak atıl duran maden sahalarının etkin olarak değerlendirilmesi hedeflenmektedir.

Tasarı/teklif madde 58

Madde ile, 3213 sayılı Maden Kanununun ek 1 inci maddesinde değişiklik yapılmak suretiyle Türkiye Taşkömürü Kurumu ile Türkiye Kömür İşletmeleri uhdelerinde bulunan maden ruhsatlarını işletmeye, işlettirmeye ve bunları bölerek yeni ruhsat talep etmeye yetkili kılınmaktadır. Böylelikle, atıl vaziyetteki sahaların ekonomik, güvenli ve rantabl şekilde değerlendirilmesine olanak sağlanmaktadır. Ayrıca rödovans süreleri kısıtlı olduğundan dolayı iş sağlığı ve güvenliğine yönelik uzun vadeli modern teknolojiye uygun yatırımlar yapılamamaktadır. Düzenleme ile belirtilen gerekçelere göre uzun vadeli yatırım yapılabilmesinin önü açılmaktadır.

Tasarı/teklif madde 59

Madde ile, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun ek | inci maddesi kapsamında istihdam hakkı bulunan hak sahiplerinin yaş sınırı aranmaksızın bu haktan yararlanması amaçlanmaktadır.

Ayrıca baba veya annelerini kaybeden şehit çocuklarımızın kamuda istihdam edilmelerinin; şehit anne, baba ve kardeşlerinin yaş ortalamaları düşünüldüğünde, şehit çocuklarının istihdam hakkından yararlanma yaşı açısından avantajlı olması, birçok şehit kardeşi, annesi ve babasının yaş ortalamasının yüksek olması ve halihazırda iş sahibi olmaları nedeniyle anne, baba ve kardeşlerinin istihdam hakkını kullanmaması durumunda bu hakkın şehit çocukları veya şehidin eşi tarafından kullanabilmesi amaçlanmaktadır.

Diğer taraftan terörle mücadele esnasında yaralanan vazife malulleri ile 15 Temmuz Darbe Kalkışmasının bastırılması esnasında yaralananlardan ilköğretim, ortaokul ve ilkokul mezunları memur unvanlı kadro ve pozisyonlara atanamamaktadır. Yapılan düzenleme ile bu kişilerin “hizmetli” unvanlı kadro ve pozisyonlar yerine “memur” unvanlı kadro ve pozisyonlara atanmaları sağlanmaktadır.

Tasarı/teklif madde 60

3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununa eklenmesi öngörülen geçici madde ile, maddenin yayımı tarihine kadar geçen sürede hizmetli unvanlı kadro ve pozisyonlara ataması yapılan ve halen bu unvanda görev yapan gazilerin kadro ve pozisyonlarının memur unvanlı olarak değiştirilmesi amaçlanmaktadır.

Tasarı/teklif madde 61

Madde ile, 4342 sayılı Mera Kanununun 30 uncu maddesinde değişiklik yapılmak suretiyle endüstri bölgeleri, organize sanayi bölgeleri, teknoloji geliştirme bölgeleri, serbest bölgeler ile sanayi sitesi ve bunların ilave alanları için ihtiyaç duyulan alanlar için mera vasfının değiştirilmesi durumunda ödenecek olan ot bedelinden muafiyet sağlanması amaçlanmaktadır.

Tasarı/teklif madde 62

Madde ile, 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanununun 50 nci maddesinde değişiklik yapılmak suretiyle ödeme yapılacak döneme ilişkin işe giriş, emeklilik ve benzeri durumların tespit edilerek yersiz ödemelerin oluşmasını önemli ölçüde engellemek amacıyla, işsizlik ödeneği ödeme tarihinin ayın beşinci gününde yapılması esası getirilmektedir. Ayrıca, gerekli görülen hallerde daha erken ödeme yapılabilmesi için Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanına yetki verilmektedir. Uygulama birliğini sağlamak amacıyla maddenin yürürlüğe girdiği ayda işsizlik ödeneği ödenenler için de mükerrer ödemeye sebebiyet verilmeden aynı uygulama yapılacaktır.

Tasarı/teklif madde 63

Mevcut düzenleme ile, 5544 sayılı Mesleki Yeterlilik Kurumu Kanunu kapsamında yetkilendirilmiş sınav ve belgelendirme kuruluşlarının gerçekleştirdiği sınavlarda başarılı olan kişilerin Mesleki Yeterlilik Belgesine ilişkin sınav ve belge ücretinin 2017 yılının sonuna kadar tamamı, 2018 yılının başından 2019 yılının sonuna kadar da yarısı İşsizlik Sigortası Fonundan karşılanmaktadır. Madde ile, 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanununun ek 3 üncü maddesinde değişiklik yapılmak suretiyle 2017 yılındaki uygulamanın 2019 yılı sonuna uzatılarak sınavlarda başarılı olan kişilerin Mesleki Yeterlilik Belgesine ilişkin sınav ve belge ücretinin tamamının Fondan karşılanması öngörülmektedir.

Tasarı/teklif madde 64

4562 sayılı Organize Sanayi Bölgeleri Kanununun yürürlüğe girmesinden önce kurulan OSB'lerde kat mülkiyeti sağlanmış olanlar başta olmak üzere bağımsız bölüm oluşturularak kiraya verilen tesisler bulunmaktadır. 4562 sayılı Organize Sanayi Bölgeleri Kanununa eklenen geçici madde ile, söz konusu tesis sahiplerinin müktesep haklarının korunması ve katılımcıların binalarının tamamını kullanamaması veya kiraya verememesi sebebi ile boş kalmasının önüne geçilerek üretim ve istihdama katkı sağlanması amaçlanmaktadır.

Tasarı/teklif madde 65

Kamu konutlarının ekonomiye kazandırılmasını teminen 4706 sayılı Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi ve Katma Değer Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanununun 4 üncü maddesine eklenmekte olan fıkralarla;

-Savunma, güvenlik, adalet ve istihbarat hizmetleri hariç tüm kamu kurum ve kuruluşlarına ait olan ve on yılını doldurmuş bulunan kamu konutlarından; kat mülkiyeti tesis edilmemiş olanların zemini ve üzerindeki yapılarla birlikte bir bütün olarak, kat mülkiyeti tesis edilenlerin ise bağımsız bölümler halinde ve içinde oturana öncelik tanınmak suretiyle ihale yoluyla satılarak ekonomiye kazandırılması, tahsis kaldırma da dahil bu kapsamda kalan her türlü iş ve işlemin mahalli idarelere ait kamu konutları için ilgili mahalli idarelerce, diğerlerinde Maliye Bakanlığınca yürütülmesi, -Savunma, güvenlik, adalet ve istihbarat hizmetlerinde kullanılan ancak ekonomiye kazandırılması uygun görülen kamu konutlarının değerlendirilmesi konusunda Bakanlığın teklifi üzerine Bakanlar Kurulunun yetkili kılınması, -Elde edilen gelirlerin, kamu konutu yapılabilmesi amacıyla ilgili kamu idaresinin yatırım bütçesine kaydedilmesi, -Böylece on yılını doldurmuş bulunan ve çoğunluğu ilgili mevzuatı uyarınca gerckli koşulları sağlayamadığı için kat mülkiyetine geçememiş ve konut olarak kullanımı riskli olan bu konutların dönüşümünün sağlanması, kamu konutlarında ikamet eden personele sağlıklı ve güvenli yaşama alanları oluşturulması, amaçlanmaktadır.

Ayrıca 6292 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi İle Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanunun 12 nci maddesi ile Hazineye ait tarım arazilerinin hak sahiplerine satılabilmesine imkân tanınmış ise de anılan Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte geçerli olan belediye ve mücavir alan sınırları içinde kalan yerlerde bulunan Hazineye ait tarım arazileri bu madde kapsamında hak sahiplerine satılamamaktadır. 6292 sayılı Kanunda yer alan bu hüküm nedeniyle belediye ve mücavir alan sınırları dışında bulunan ve Hazineye ait tarım arazilerini 31/12/2011 tarihi itibarıyla en az üç yıldan beri tarımsal amaçla kiralayan, kira sözleşmesi halen devam eden kiracıları veya bu arazileri aynı süreyle tarımsal amaçla kullanan ve kullanımlarının halen devam ettiği Bakanlıkça belirlenen kullanıcıları ya da paydaşlarına Hazineye ait tarım arazileri satılabilmekte iken, aynı şartları taşımalarına hatta komşu olmalarına rağmen kiraladıkları, kullandıkları ya da paydaşı oldukları Hazineye ait tarım arazileri belediye ve mücavir alan sınırları içinde olması nedeniyle bu taşınmazları satın alamayan ve bu nedenle mağduriyet yaşayan birçok vatandaşımızın bulunduğu tespit edilmiştir.

Bu kapsamda 4706 sayılı Kanunun 4 üncü maddesine eklenmekte olan fıkra ile;

-6292 sayılı Kanunda da yer alan şartları taşıyan ve Maliye Bakanlığınca yapılan tespitler sonucu hak sahibi olduğu belirlenen vatandaşlarımıza belediye ve mücavir alan sınırları içinde yer alan Hazineye ait tarım arazilerinin rayiç bedel üzerinden satılması, bu satış işlemlerinde 6292 sayılı Kanunun tarım arazilerinin satışına ilişkin hükümlerinin kıyasen uygulanması ve böylece, bu vatandaşlarımızın mağduriyetlerinin giderilmesi, -Ancak satılan tarım arazilerinin satış tarihinden itibaren yirmi yıl içerisinde imar planında tarım dışı amaca ayrılması halinde, taşınmazın imar planında oluşan değer artışını da içeren güncel rayiç bedeli ile satış tarihinden itibaren Yİ-ÜFE (bir önceki yılın aynı ayına göre değişim) oranında artırılarak güncellenen satışa esas rayiç bedeli arasındaki farkın en son kayıt malikinden tahsil edilmesi ve böylece bu taşınmazların imar değişikliği nedeniyle oluşan değer artışının kamuya aktarılması, -Ayrıca vatandaşlarımızın uzun süredir kiracı, işgalci veya paydaş olarak kullandıkları Hazine taşınmazlarının maliki olmalarının sağlanarak bu taşınmazlara ilişkin mülkiyet ihtilaflarının giderilmesi ve böylece Hazine taşınmazlarının daha etkin ve verimli kullanılmasının sağlanması, amaçlanmaktadır.

Madde ile ayrıca, kamu konutlarının satışından elde edilen gelirlerin, öncelikle kamu konutu yapılabilmesi amacıyla ilgili kamu idarelerinin yatırım bütçesine kaydedileceği ve 6292 sayılı Kanun kapsamında yapılan satış işlemlerinden elde edilen gelirlerden ilgili mahalli idarelere pay verilmediği dikkate alınarak, özellik arz eden kamu konutlarının ve Hazineye ait tarım arazilerinin satışı işlemlerinden elde edilen gelirlerden 4706 sayılı Kanunun 5 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca ilgili idarelere pay verilmemesi öngörülmektedir.

Tasarı/teklif madde 66

4706 sayılı Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi ve Katma Değer Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 5 inci maddesinde yapılması öngörülen değişikliklerle;

-Sınırlı ayni hak tesis edilen Hazine taşınmazlarının, yatırımcılar tarafından kendi kaynaklarıyla yapı ve tesis yapılmak suretiyle değerlendirildiği de dikkate alınarak, bu taşınmazların yatırımcılara satılması durumunda ve satış bedellerinin taksitle ödenmesi halinde, bu bedelin en az yüzde otuzunun peşin, kalanının ise en fazla beş yılda on taksitle ve kanuni faizi ile birlikte ödenmesi imkânı getirilerek yani taksit süresi ve sayısının arttırılarak yatırımcıların desteklenmesi, -Ayrıca aynı maddenin altıncı fıkrasında; belediye ve mücavir alan sınırları içinde olup, Maliye Bakanlığınca tespit edilen, Hazineye ait taşınmazlardan, 19/7/2003 tarihinden önce üzerinde yapılanma olanlar; öncelikle yapı sahiplerine satılmak ya da genel hükümlere göre değerlendirilmek üzere ilgili belediyelere bedelsiz olarak devredilmesi yönündeki düzenlemede yer alan 19/7/2003 tarihinin 31/12/2009 şeklinde değiştirilmesi suretiyle;

19/7/2003 ile 31/12/2009 tarihleri arasında Hazineye ait taşınmazlar üzerinde ev, işyeri gibi yapı yapan vatandaşlarımızın bu amaçla belediyelere devredilen Hazine taşınmazlarını satın almalarına imkân sağlanması, -Böylece 19/7/2003 ile 31/12/2009 tarihleri arasında vatandaşlarımız tarafından üzerinde ev, işyeri gibi yapı yapılan Hazineye ait taşınmazların bu yapıları yapanlara satılmaları amacıyla belediyelere devri sağlanarak, bu taşınmazların mülkiyet sorunlarına çözüm getirilmesi, vatandaşlarımız ile yaşanan ihtilafların giderilmesi, belediyeler aracılığıyla bu taşınmazların kentsel dönüşüme dâhil edilmesi ve böylece, Hazine taşınmazlarının daha etkin ve verimli kullanılmasının sağlanması, Bununla birlikte, Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi ve Katma Değer Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 5 inci maddesine, 19/7/2003 tarihinde yürürlüğe giren 3/7/2003 tarihli ve 4916 sayılı Kanunla eklenen son fıkrada yer alan;

bu fıkranın yürürlüğe girdiği tarihten yani 19/7/2003 talihinden sonra Hazineye ait taşınmazlarının üzerinde yapılan her türlü yapı ve tesislerin başka bir işleme gerek kalmaksızın Hazineye intikal edeceğine ilişkin hüküm uyarınca, 19/7/2003 tarihinden sonra Hazineye ait taşınmazların üzerinde yapılan yapılar Hazineye intikal ettiğinden, bu taşınmazların satış işlemleri sırasında üzerinde bulunan yapılardan da asgari levazım bedeli hariç olmak üzere bedel tahsil edilmesi uygulamasına devam edilmesi ve madde ile yapılan düzenlemede sadece vatandaşlarımızın evleri, işyerleri gibi yapıların bulunduğu Hazine taşınmazlarının belediyeler üzerinden satın almasında tarihin 31/12/2009”a kadar uzatılması, amaçlanmaktadır.

Tasarı/teklif madde 67

Madde ile, 4706 sayılı Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi ve Katma Değer Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanuna iki geçici madde eklenmektedir.

İlgili mevzuatı uyarınca kamu taşınmazları üzerinde turizm yatırımı gerçekleştirilmek amacıyla Kültür ve Turizm Bakanlığınca adına kesin tahsis yapılan, Orman ve Su İşleri Bakanlığınca adına kesin izin verilen veya Maliye Bakanlığı tarafından lehine irtifak (üst) hakkı tesis edilen yatırımcı ve işletmecilerin bu kesin tahsis, kesin izin veya irtifak (üst) hakları; süreleri sonunda ve yine mevzuatlarında düzenlenen farklı bedel ve şartlarla uzatılabilmektedir.

Bu tesislerin çoğunun sözleşme sürelerinin 49 yıl olduğu ve bu sürenin sonunda tesislerin yıprandığı, ancak yatırımcı ve işletmecilerin sürenin sınırlı olması ve tesisi teminat göstermek suretiyle kredi temin etmede yaşadıkları sorunlar nedeniyle tesisleri yenilemedikleri anlaşılmıştır. Bu kapsamda;

-Turizm sektörünün ve bu sektörde faaliyet gösteren yatırımcı ve işletmecilerin daha fazla desteklenmesi için Kültür ve Turizm, Orman ve Su İşleri veya Maliye Bakanlıklarınca taşınmaz tahsis edilen turizm yatırımcı ve işletmecilerinin sözleşme sürelerinin ilk sözleşme süresi Okadar uzatılarak Okredibilitelerinin artırılması suretiyle turizm tesislerinin yenilenmesinin sağlanması, -Kültür ve Turizm Bakanlığınca kesin tahsis yapılan veya Maliye Bakanlığınca irtifak (üst) hakkı tesis edilen taşınmazların yatırımcı ve işletmecilere satılabilmesinin sağlanması, -Bu taşınmazlar üzerinde daha fazla yatırım yapılabilmesi ve istihdamın artırılması, amaçlanmaktadır.

Buna göre geçici 23 üncü madde ile;

-Turizm yatırımcı ve işletmecilerinin sürelerinin, varsa açılmış davalardan feragat edilmesi, borcunun bulunmaması ve bir yıl içinde talepte bulunulması halinde, süresinin bitmesi beklenilmeksizin yeni bedel üzerinden sözleşme düzenlenerek kırkdokuz yıla kadar uzatılması, bu halde sözleşme süresi ve bedelinin belirlenmesi, hasılat payı, ödeme şekli ve süresi ile uygulamaya ilişkin diğer hususların Maliye Bakanlığı, Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Orman ve Su İşleri Bakanlığınca müştereken belirlenmesi, -Kültür ve Turizm Bakanlığınca kesin tahsis yapılan veya Maliye Bakanlığınca irtifak (üst) hakkı tesis edilen taşınmazların yatırımcı ve işletmecilere satılabilmesi, bu halde satış bedelinin belirlenmesi, yeniden düzenlenecek sözleşmede taşınmaz üzerinde yapılabilecek yapı ve tesislerin nevi ve miktarı ile üst hakkı lehdarı yatırımcı ile tesisi işleten işletmecinin farklı olduğu durumlarda işletmecinin de sözleşmeye ilişkin talep, hak ve yükümlüklerinin dikkate alınması, bedelin peşin ödenmesi halinde ödeme koşulları, bedelin taksitle ödenmesi halinde taksit süresi, sayısı ve taksitlendirmeye dair diğer koşullar ile uygulamaya ilişkin diğer hususların Maliye Bakanlığı, Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Orman ve Su İşleri Bakanlığınca müştereken belirlenmesi, öngörülmektedir.

4325 sayılı ve 5084 sayılı kanunlarla getirilen teşvik uygulamaları kapsamında, yatırımcılara anılan kanunlarda belirtilen taşınmazlar bedelsiz olarak devredilirken veya bedelsiz olarak kullanma izni verilmiştir. Ancak yatırımcılar tarafından taahhüt edilen yatırım ve istihdamın gerçekleştirilmesi aşamasında çeşitli güçlüklerle (ekonomik kriz, teknolojik gelişmelere paralel olarak emek yoğun faktörlerden uzaklaşılması, doğal afetler ve benzeri) karşılaşılması nedeniyle bu yatırım ve istihdamı tam olarak gerçekleştirememesi sebebiyle 4706 sayılı Kanunun geçici 14 üncü maddesinde yapılan düzenlemeyle yatırımcıların kredi imkânlarından yararlanarak yatırımlarını tamamlamalarına imkân sağlanması ve bu konuda idareler ile yatırımcılar arasında uygulamada ortaya çıkan hukuki ihtilafların giderilmesi amaçlanmıştır.

Bu maddenin uygulanması açısından yatırımcılar tarafından maddenin yürürlüğe girdiği 12/7/2012 tarihinden itibaren altı ay içinde müracaat yapılması ve iki yıl içinde maddede belirtilen koşulların yerine getirilmesi de öngörülmüştür.

Yapılan düzenlemeden bilgisi olunmaması gibi çeşitli sebeplerle bazı yatırımcılar tarafından idareyc başvuruda bulunulamadığı veya taahhütlerin yerine getirilmesinde uygulamada bazı sorunların ortaya çıktığı anlaşılmıştır.

Buna göre geçici 24 üncü madde ile; bu yatırımların bir an evvel hayata geçirilerek ekonomiye kazandırılmasını sağlamak bakımından, yatırımcılara geçici 14 üncü madde hükümlerinden yaralanabilmeleri için, 31/12/2017 tarihine kadar müracaat etmeleri koşuluyla 2 yıl daha ilave süre verilmesi amaçlanmaktadır.

Tasarı/teklif madde 68

Yaprak tütün satın alan firmalar, tütün ihtiyaçlarını sözleşmeli üretim ile karşıladığından madde ile, 4733 sayılı Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanunun 6 ncı maddesinde değişiklik yapılmak suretiyle çalışmayan ve yasadışı sarmalık kıyılmış tütün ticaretine kaynak oluşturan açık artırma için tütün üremi ve açık artırma sistemi kaldırılmaktadır. Ayrıca açık artırma için üretilen tütünün çiftçinin elinde kalması nedeniyle üreticilerin mağdur duruma düşmesi önlenmektedir. Makaron içine tütün doldurulması ve ticareti yasaklanmaktadır.

Tüm tütün mamulleri ölüm, hastalık ve engelliliğe yol açma potansiyeline sahiptir.

Buna göre, üretim, dağıtım ve tüketimleri düzenlenmelidir. Yeni tütün ürünleri ile ilgili gelişmelerin izlenmesi ve bu kapsamda düzenlemelerin yapılması gerekmektedir. 2001/37/EC sayılı Direktifi yürürlükten kaldıran 2014/40/EU sayılı “Üye devletlerin tütün ve ilgili ürünlerin üretimi, sunumu ve satışına ilişkin kanun, ikincil düzenleme ve idari hükümlerinin yakınlaştırılması ile ilgili ve 2001/37/EC sayılı Direktifi kaldıran Avrupa Parlamentosu ve Konsey Direktifi” 29 Nisan 2014 tarihli ve L.127/1 sayılı AB Resmi Gazetesinde yayımlanmıştır. Dolayısıyla, 2014/40/EU sayılı Direktifte yer alan yeni tütün ürünlerine ilişkin hükümlerin mevzuatımızla uyumlaştırılması gerekmektedir. Söz konusu Direktifte yeni tütün mamulleri kategorisi; sigara, sarma tütün, pipo tütünü, nargile tütünü, puro, sigarillo, çiğneme tütünü, enfiye veya ağızdan kullanım için tütün kategorilerinden hiçbirine girmeyen tütün ürünleri ile piyasaya 19 Mayıs 2014 tarihinden sonra sunulan tütün ürünleri şeklinde tanımlanmıştır. Bu tanıma uygun olarak 4733 sayılı Kanunun 6 ncı maddenin ikinci ve yedinci fıkralarında düzenleme yapılmaktadır.

Ülkemizde yetişen şark tipi tütünün diğer ülkelerde yetişen tütün türlerinden farklı nitelikte olması, tüketici taleplerini karşılayacak şekilde başka ülkelerdeki tütünle ikame edilmesinin zorluğu, tütün tarımı ve ihracatının ülkemiz ekonomisi için büyük önemi haiz olması sebepleriyle; tütün mamulleri üreten şirketlerin yanı sıra tütün işleme faaliyeti gösteren firmalar tarafından da ihracat amaçlı tütün ithalatı yapılabilmesini teminen anılan maddenin beşinci fıkrasında bu yönde düzenleme yapılması amaçlanmaktadır. Kurum, tütün işleme tesisi bulunanlara bu izni verirken söz konusu işletmelerin öncelikle Türkiye'de üretilen tütünü işlemelerini gözetmek, ihracat amacıyla yapılacak ithalatın amacı dışında kullanılmamasını sağlamak için gerekli tedbirleri almak, ithalat ve ihracata ilişkin uygulamayı denetlemekle sorumlu ve yetkili kılınmaktadır.

Tasarı/teklif madde 69

Madde ile, 4733 sayılı Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanunun 8 inci maddesinin birinci ve beşinci fıkralarındaki farklı hukuki yorumları ortadan kaldırmak amacıyla düzenleme yapılmaktadır.

Yeniden düzenlenen mülga ikinci fıkra ile makaron veya yaprak sigara kağıdı içine ticari amaçla tütün veya tütün harici bir madde doldurulmuş olarak satanlara, satışa arz edenlere, bulunduranlara ve nakledenlere adli ceza düzenlenmektedir.

Yeniden düzenlenen mülga üçüncü fıkra ile ticari amaçla yasadışı tütün alan, satan, satışa arz eden, nakleden veya bulunduranlara adli ceza düzenlenmektedir.

Yapılan değişiklikler doğrultusunda beşinci fıkranın (b) bendi yeniden düzenlenmekte ve sözleşmeli olarak ürettiği tütünü alıcısına satmayıp yasadışı yollardan satmak isteyenlere idari para cezası getirilmektedir.

Beşinci fıkranın (h) bendi yeniden düzenlenerek yasal düzenlemelere aykırı olarak tütün üretenlere idari yaptırım öngörülmektedir.

Beşinci fıkranın (0) bendi ile bu fıkrada daha önce kilograma göre değişen miktarda uygulanan idari para cezasının tek kademe olarak uygulanması düzenlenmektedir.

Beşinci fıkraya (6) bendi eklenerek makaron veya yaprak sigara kağıdı içine ticari amaçla kıyılmış tütün, parçalanmış tütün ya da tütün harici herhangi bir madde dolduranlara idari yaptırım öngörülmektedir.

Dokuzuncu fıkrada ise yapılan düzenlemelere bağlı olarak atıflar yeniden düzenlenmektedir.

Tasarı/teklif madde 70

Madde ile, 4733 sayılı Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanunda yapılan değişiklikler doğrultusunda Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumuna yönetmelik çıkarma yetkisi veren anılan Kanunun 9 uncu maddesinin birinci fıkrasının (B) bendi yeniden düzenlenmektedir.

Tasarı/teklif madde 71

Açık artırmalı tütün satış sistemi kaldırıldığı için madde ile, 4733 sayılı Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanunun | inci maddesinde yer alan açık artırma başlangıç fiyatının tanımı yürürlükten kaldırılmaktadır.

Tasarı/teklif madde 72

Madde ile, Hazine Müsteşarlığı tarafından genel şartları hazırlanan kefalet sigortasının banka teminat mektuplarına alternatif sigortacılık ürünü olması nedeniyle 4734 sayılı Kamu İhale Kanununun “Tanımlar” başlıklı 4 üncü maddesine, teminat mektupları tanımı eklenerek kefalet sigortalarının da teminat mektubu gibi işlem görmesi amaçlanmaktadır.

Tasarı/teklif madde 73

4734 sayılı Kamu İhale Kanununun 4 üncü maddesine eklenen teminat mektubu tanımı bankalar tarafından verilen teminat mektupları ile kefalet sigortası kapsamında düzenlenen kefalet senetlerini kapsayacak şekilde düzenlendiğinden madde ile, anılan Kanunun 34 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde de gerekli değişiklik yapılmaktadır.

Tasarı/teklif madde 74

Madde ile, 4734 sayılı Kamu İhale Kanununun ek 8 inci maddesine göre uygun görüş vermenin amacına uygun olarak personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alımları kapsamında gördürülen işlerin bütçe ödenekleri ile uyumlu bir şekilde yürütülebilmesini temin etmek üzere, çalıştırılacak olan personel sayısı ile ücret ve diğer mali haklara ilişkin tavanların belirlenmesi, ayrıca personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alımlarında aynı nitelikteki hizmetlerde idareler arasındaki ücret farklılıklarının ortadan kaldırılması amaçlanmaktadır.

Tasarı/teklif madde 75

Madde ile, 4737 sayılı Endüstri Bölgeleri Kanununun 4/A maddesinde ilan edilmiş endüstri bölge alanlarının plan ve projelendirme süreçleri yeniden düzenlenmektedir. Yapılan değişiklik ile, bu süreçlerin daha hızlı ve kesintisiz sürdürülmesi, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının internet sitesinde ilan edilerek kısa sürede yaygın duyurunun yapılması amaçlanmaktadır.

Tasarı/teklif madde 76

İstanbul Finans Merkezi çalışmaları kapsamında yabancı yatırımcıların ülkemizde teşkil edecekleri kurumsal yapılar ile uzun vadeli yatırımlar yapmasının da sağlanması planlanmaktadır. Bu hedefe ulaşılmasını teminen yapılabilecek çalışmalardan birisi de uluslararası fonların ülkemizde faaliyette bulunmasıdır. Bu tür yapılara Hazine Müsteşarlığı tarafından kaynak aktarılması ile ülkemize uluslararası fonların çekilmesine ciddi düzeyde katkı sağlanması hedeflenmektedir. 4749 sayılı Kamu Finansmanı ve Borç Yönetiminin Düzenlenmesi Hakkında Kanunun ek 1 inci maddesinin ilk cümlesindeki “tam mükellef” ibaresi çıkarılarak, sadece Türkiye'de değil yurtdışında da yatırım yapma amacıyla kurulan fonlara da ülkemizde yapacakları yatırımlar kapsamında kaynak aktarılabilmesi hususuna açıklık getirilmesi amaçlanmaktadır.

Ayrıca Kamu Finansmanı ve Borç Yönetiminin Düzenlenmesi Hakkında Kanunun mevcut ek | inci maddesi gereğince Hazine Müsteşarlığı sadece girişim sermayesi fonlarına veya ortak yatırım fonlarına finansman sağlayan üst fonlara kaynak sağlayabilmektedir.

Ancak, konjonktürel gelişmeler, girişim sermayesi fonları başta olmak üzere ülkemizin gelişmesine ve orta gelir tuzağından kurtulmasına fayda sağlayacak fonlara da doğrudan yatırım yapılması ihtiyacını ortaya çıkarmıştır. Diğer taraftan, girişimcilerin faizsiz finansmana erişiminin artırılmasını teminen mudaraba-muşaraka benzeri alternatif finansman araçlarının katılım bankaları tarafından uygulanmasında fayda görülmektedir. Bu çerçevede, katılım bankalarının bahsedilen araçlar ile yatırım yapacakları ve bu süreçte tecrübe kazanacakları; dolayısıyla faizsiz finansmanın gelişimine katkı sağlayacak, Hazine Müsteşarlığının da kaynak aktaracağı bir fon kurulmasına yönelik çalışmalar yapılmaktadır.

Madde ile, Hazine Müsteşarlığı tarafından bahsedilen fonlara kaynak sağlanabilmesi amacıyla mezkür maddenin fonları da kapsayacak şekilde değiştirilmesi önerilmektedir.

Tasarı/teklif madde 77

2017 yılında büyümenin desteklenmesi amacıyla geçici olarak yürürlüğe konulan teşviklerin finansmanı, orta vadeli programda öngörülenin üzerinde gerçekleşen kur artışının borç servisini artırması ve Hazinenin ihtiyacı nedeniyle 4749 sayılı Kamu Finansmanı ve Borç Yönetiminin Düzenlenmesi Hakkında Kanuna eklenen geçici madde ile, 2017 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu ile belirlenen net borçlanma limitinin yükseltilmesi hedeflenmektedir.

Tasarı/teklif madde 78

Madde ile, 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanununun 7 nci maddesinde değişiklik yapılmak suretiyle anılan maddenin birinci fıkrasının (2) numaralı bendinin (a) ve (c) alt bentleri kapsamında 87.03 G.Tİ.P. numarasında yer alan mallar (otomobil, arazi taşıtı, SUV ve benzeri) için uygulanacak istisna, Bakanlar Kurulunca aynı Kanunun 12 nci maddesinin (2) numaralı fıkrasının (c) bendine göre özel tüketim vergisi matrahı esas alınarak fiyat grupları itibarıyla farklı oranlar belirlenmesi halinde, belirlenen en yüksek orana tabi olanların dışındaki taşıtlarla sınırlandırılmaktadır.

Uygulama birliğini sağlamayı teminen, Özel Tüketim Vergisi Kanununun 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (6) numaralı bendinde yer alan hüküm gereği gümrük vergisi istisnasına bağlı olarak özel tüketim vergisi istisnası kapsamında yurtdışından alınabilecek taşıtlara da benzer sınırlama getirilmektedir.

Tasarı/teklif madde 79

Madde ile, Kanunla makaronların 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanununa ekli (1) sayılı listenin (B) cetveline dahil edilmesi suretiyle özel tüketim vergisinin kapsamına alınmasına bağlı olarak makaronlara ilişkin vergileme ölçüleri belirlenmektedir.

MADDE $0- Madde ile, Kanunla makaronların 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanununa ekli (IM) sayılı listenin (B) cetveline dahil edilmesi suretiyle özel tüketim vergisinin kapsamına alınmasına bağlı olarak Bakanlar Kuruluna sigara ve diğer tütün mamulleri için verilen oran, asgari maktu vergi tutarı ve maktu vergi tutarı belirleme yetkileri, makaronları da kapsayacak şekilde genişletilmektedir.

Tasarı/teklif madde 81

4760 sayılı Kanunun ekinde yer alan (111) sayılı listenin; (A) cetveline Türk Gümrük Tarife Cetvelinin 2202.10.00.00.12 GTİP numarasında yer alan “Meyvalı gazozlar” isimli mal eklenerek meyveli gazozların, 2202.10.00.00.19 GTİP numarasında yer alan “Diğerleri” isimli mal eklenerek enerji içecekleri ve meyve suyu özelliği göstermeyen çeşitli içeceklerin (limonatalar hariç) ile (B) cetveline 4813.10.00.80.00 GTİP numarasında yer alan mal eklenerek makaronların özel tüketim vergisinin kapsamına alınması sağlanmaktadır.

Tasarı/teklif madde 82

Bölgemizde artan jeopolitik gerginlikler ve küresel terörle mücadele nedeniyle Savunma Sanayii Destekleme Fonunun güçlendirilmesi amaçlanmaktadır

Tasarı/teklif madde 83

Madde ile, 5000 sayılı Türk Patent ve Marka Kurumu Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanunun 3 üncü maddesinde yapılan değişiklikle Türk Patent ve Marka Kurumunun sınai mülkiyet değerleme ve ticarileştirme faaliyetlerini etkin ve kapsamlı bir şekilde yürütmesi ve yönlendirmesi amacıyla şirket kurabilmesine imkân sağlanmaktadır.

Tasarı/teklif madde 84

Madde ile, 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu kapsamında yer alan tüm iş ve işlemlerin elektronik ortamda gerçekleştirilebilmesi ve bu kapsamda uygulamaya yönelik olarak Maliye Bakanlığının Sayıştayın uygun görüşünü almak suretiyle belirleme yapabilmesine ilişkin düzenlemeler öngörülmektedir. Böylelikle, elektronik alanda ortaya çıkan gelişmeler çerçevesinde, kamu mali yönetimi ve kontrol alanında gerçekleştirilen iş ve işlemlerin bu gelişmelere entegrasyonu hedeflenmektedir.

Tasarı/teklif madde 85

Geçmişte Ticaret Borsaları, ürünlerin alım-satım bedellerini belirlemek üzere bir ortam görevi görürken günümüzün piyasa koşullarında ise artık böyle bir görevi kalmamış olup alım-satım bedelleri alıcı ve satıcı arasında serbestçe ve pazarlık usulü ile belirlenmektedir. Bu husus Ticaret Borsalarının bu anlamda etkinliğinin ve görev alanının daraldığı neticesini doğurmaktadır. Dolayısıyla bir ürünün fiyatının belirlenmesinde Ticaret Borsalarının fonksiyonu veya belirleyiciliği bulunmuyorsa bu ürün borsaya kayıtlı ürün listesinde yer almamalı ve muamele tescil ücretine tabi olmamalıdır. Bu doğrultuda 5174 sayılı Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ile Odalar ve Borsalar Kanununun 45 inci maddesinde yapılan düzenleme ile sanayici niteliğindeki bir işletmenin üretimi sonucunda nihai sanayi malı hüviyetine kavuşmuş bir ürünün alım veya satımının borsa tesciline tabi olmaması ve muamele tescil ücreti ödenmemesi amaçlanmaktadır.

Tasarı/teklif madde 86

Madde ile, 5345 sayılı Gelir İdaresi Başkanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanunun 11 inci maddesinde değişiklik yapılmak suretiyle Gelir İdaresi Başkanlığının görevleri arasına vergi kayıp ve kaçağı ile mücadele edilmesi, vergiye gönüllü uyumun ve tahsilatta etkinliğin artırılması amaçlarıyla mükellefiyet, vergilendirme ve risk analizine yönelik her türlü bilgi, veri ve istatistiği toplamak suretiyle Risk Analizi Sistemi oluşturma ve risk analizi çalışmaları yapma hususları eklenmektedir.

Tasarı/teklif madde 87

Madde ile, 5369 sayılı Evrensel Hizmet Kanununa söz konusu Kanun kapsamında tahsil edilen evrensel hizmet katkı payının hesaplanmasında esas alınan “net satış hasılatı” tanımı eklenmektedir.

Tasarı/teklif madde 88

5369 sayılı Evrensel Hizmet Kanununun 6 ncı maddesinde değişiklik yapılmak suretiyle aynı zamanda Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumuna idari ücret ödemekle yükümlü olan işletmecilerin evrensel hizmet katkı payı ödemelerinin takip ve tahsil yetkisinin anılan Kuruma verilmesi ve evrensel hizmet katkı payının beyan ve ödeme süresinin değiştirilmesi yönünde düzenleme yapılmaktadır.

Tasarı/teklif madde 89

5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu kapsamında yapılan arazi toplulaştırma çalışmalarında yol, kanal gibi ortak kullanım alanı olarak ayrılan yerlerde bulunan mahsul ve mütemmim cüzlerin bedellerinin ödenmesinde karşılaşılan problemlerden dolayı projelerin uygulanmasında taşınmaz maliklerinin itirazları ile karşılaşılmaktadır. Ayrıca, aynı alanların birkaç yıl ekilememesi sebebi ile ürün kayıplarıyla karşılaşılmakta bu ise taşınmaz malikleri ile uygulayıcı kuruluşları karşı karşıya getirmektedir. Bu sıkıntıların giderilmesi için 3083 sayılı Sulama Alanlarında Arazi Düzenlenmesine Dair Tarım Reformu Kanunundaki düzenlemeye benzer şekilde 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanununda da düzenleme yapılması ihtiyacı hâsıl olmuştur.

Paylı mülkiyete geçilerek ihtilafların giderilebileceği toplulaştırma sahalarında tarafların talebi, mahkeme kararı veya tebligat yoluyla elbirliğinin giderilmesi toplulaştırma çalışmalarında gecikmeye neden olmaktadır. Sürecin hızlandırılabilmesi için 5403 sayılı Kanun kapsamında yapılan toplulaştırma uygulamalarında resen elbirliği mülkiyetinin giderilerek paylı mülkiyete geçilmesi öngörülmektedir.

5403 sayılı Kanun kapsamındaki toplulaştırma sahalarında tarafların talebi, mahkeme kararı veya tebligat yoluyla bu hataların düzeltilmesi toplulaştırma çalışmalarında gecikmeye neden olmaktadır. Sürecin hızlandırılabilmesi için toplulaştırma uygulamalarında resen düzeltme yapılması amaçlanmaktadır.

Tasarı/teklif madde 90

5393 sayılı Belediye Kanununun belediyelerin yetki ve imtiyazlarını düzenleyen 15 inci maddesinin altınca fıkrasında belediye ve bağlı idarelerin, meclis kararıyla mabetlere indirimli bedelle ya da ücretsiz olarak içme ve kullanma suyu verebileceği hüküm altına alınmıştır. Madde ile, isteyen belediyelerin meclis kararıyla mabetlerin yanı sıra eğitim kurumlarına, yurtlara, okul pansiyonlarına ve hastanelere de indirimli bedelle ya da ücretsiz olarak içme ve kullanma suyu verebilmesi amaçlanmaktadır.

Tasarı/teklif madde 91

5393 sayılı Belediye Kanunu uyarınca su ve atık su tarifeleri belediye meclisleri tarafından belirlenmekte olup tarifeler tüketicinin konut, işyeri, resmi daire olması gibi durumlar gözetilerek farklılık gösterebilmektedir. Kamu kurum ve kuruluşlarına uygulanan ücret tarifelerini konutlar için belirlenen tarifeye yakın belirleyen belediyelerin yanı sıra konut tarifesinin iki katı ile altı katı üzerinde uygulayan belediyelerde bulunmaktadır. Madde ile, 5393 sayılı Kanuna eklenen ek maddeyle kamu kurumlarına uygulanan su ve atık su tarifelerinde uygulama birliğinin sağlanması, su tüketim bedellerinin kamuya olan yükünün düşürülmesi ve kamuya uygulanan yüksek artırımlı tarifelerin makul bir düzeye indirilmesi amacıyla kamu kurum ve kuruluşlarına uygulanacak su ve atık su tarifelerine sınır getirilmekte, kamuya ait eğitim kurumları, yurtlar, okul pansiyonları ve hastanelerden abonelik, açma kapama, bağlantı, teminat, güvence bedeli, katılma payı ve benzeri ad altında herhangi bir ücret talep edilememesi amaçlanmaktadır. Maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce tahsil edilmiş olan abonelik, açma kapama, bağlantı, teminat, güvence bedeli, katılma payı ve benzeri ödemeler için önceki düzenlemeler çerçevesinde uygulamaların devam edeceği tabiidir.

Tasarı/teklif madde 92

6183 sayılı Kanunun 23 üncü maddesi, tahsil edilip de kanuni sebeplerle reddi icabeden amme alacaklarının, istihkak sahiplerinin reddiyatı yapacak olan amme idaresine olan muaccel borçlarına mahsup edilmek suretiyle reddolunacağını hükme bağlamıştır.

Madde ile, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 88 inci maddesinde değişiklik yapılarak amme alacaklarının korunması amacıyla reddiyatın Maliye Bakanlığına bağlı tahsil dairelerince yapılacağı hallerde alacaklı amme idaresine olan muaccel borçlardan sonra Sosyal Güvenlik Kurumunun 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre takip edilen prim ve diğer alacaklarının ödenmesi, reddiyatın Sosyal Güvenlik Kurumunca yapılması durumunda ise Kurumun muaccel alacaklarının mahsubundan sonra Maliye Bakanlığına bağlı tahsil dairelerince takip edilen amme alacaklarının ödenmesi suretiyle tahsilatın artırılması hedeflenmektedir.

Tasarı/teklif madde 93

Madde ile, 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununda yer alan kooperatiflerle ilgili muafiyet hükmünde değişiklik yapılmaktadır.

Mevcut uygulamaya göre kooperatifler ortak dışı işlem yaptıkları takdirde muafiyetlerini kaybetmekte ve kurumlar vergisi mükellefi olarak vergiye tabi tutulmaktadırlar. Bu durum, kooperatiflerin istisnai nitelikteki ortak dışı işlemleri nedeniyle muafiyetten mükellefiyete geçmelerine sebep olmakla birlikte vergi idaresince yapılan tespitler neticesinde cezalı tarhiyatlara da muhatap olmaları sonucunu doğurabilmektedir.

Yapılan düzenlemeyle kooperatiflerde ortak dışı işlemlerden ne anlaşılması gerektiğine madde metninde yer verilmekte, kooperatiflerin faaliyetlerinin icrasına mahsus olarak iktisap ettikleri demirbaş, makine, teçhizat, taşıt vb. maddi duran varlıklarının ekonomik ömürlerini tamamladıktan sonra elden çıkarılmalarının ortak dışı işlem olarak kabul edilmeyeceği düzenlenmektedir.

Ayrıca kooperatiflerin ortak dışı işlemleri nedeniyle muafiyetlerini kaybetmemelerine ve bu işlemlerinden doğan kazançlarının kooperatif tüzel kişiliğine bağlı ayrı bir iktisadi işletme nezdinde Maliye Bakanlığınca belirlenecek usul ve esaslar çerçevesinde vergilendirilmesine ilişkin düzenleme yapılmaktadır.

Tasarı/teklif madde 94

Madde ile, 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 5 inci maddesinde değişiklik yapılmaktadır. Maddenin birinci fıkrasının;

(a) bendiyle kurumların iki tam yıl süreyle aktiflerinde yer alan taşınmazların satışından doğan kazançlarına uygulanan istisna, bu kazancın “650'si olarak yeniden belirlenmektedir.

-(b) bendiyle 5520 sayılı Kanunun beşinci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinde yer alan ve bankalara borçlu olanların ve bunların kefillerinin, bu borçlara karşılık olarak taşınmaz ve iştirak hisselerinin bankalara devrinden doğan kazançları ve bankaların bu şekilde elde ettikleri kıymetlerin satışından doğan kazançlarına tanınan kurumlar vergisi istisnası, banka dışı finansal kurumlar olan finansal kiralama ve finansman şirketlerini de kapsayacak şekilde genişletilmektedir. Ayrıca mevcut düzenlemede yer alan 9075 istisna oranı taşınmazlar için 9650, diğer kıymetler için 675 olarak yeniden belirlenmektedir.

-(c) bendiyle kooperatiflerin muafiyetine ilişkin yapılan yeni düzenleme çerçevesinde, kooperatiflerin ortak içi işlemleri nedeniyle kurumlar vergisi hesaplanması ve ödenmesi gerekmeyeceğinden 5520 sayılı Kanunun beşinci maddesinin birinci fıkrasının (i) bendinde düzenlenen ristum istisnasında üretim ve kredi kooperatiflerine ilişkin düzenleme yersiz kalmaktadır. Bu nedenle anılan kooperatiflere ilişkin risturn istisnası hükümleri mevcut düzenlemeden çıkarılmaktadır.

Tasarı/teklif madde 95

Madde ile halen yüzde 20 oranında uygulanmakta olan kurumlar vergisi oranı, bazı kurumlar için farklılaştırılmakta ve bankalar, finansal kiralama şirketleri, faktoring şirketleri, finansman şirketleri, ödeme ve elektronik para kuruluşları, yetkili döviz müesseseleri, varlık yönetim şirketleri, 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu kapsamında faaliyette bulunan sermaye piyasası kurumları ile sigorta ve reasürans şirketleri ve emeklilik şirketlerinin kurum kazançları üzerinden “622 oranında kurumlar vergisi alınacağı düzenlenmekte ve bu şekilde belirlenen kurumlar vergisi oranını değiştirme hususunda Bakanlar Kuruluna yetki verilmektedir.

Tasarı/teklif madde 96

Madde ile, 6770 sayılı Kanunla Kurumlar Vergisi Kanununa eklenen ve 2017 yılında yapılan imalat sanayii yatırımları için 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 32/A maddesi kapsamındaki yatırım teşviklerinden daha yüksek oranlarda faydalanılmasına imkân veren anılan Kanunun geçici 9 uncu maddesinde yer alan düzenlemenin 2018 yılında da uygulanmasına imkân sağlanmaktadır.

Tasarı/teklif madde 97

5737 sayılı Vakıflar Kanununun 20 nci maddesinde yapılan düzenlemeyle vakıf taşınmaz kiralarının sözleşme süresinin üç yıl olduğu, ancak bu sürenin on yıla kadar Genel Müdürlüğün bağlı olduğu Başbakan Yardımcısının onayı ile belirlenebileceği düzenlenerek, kısa süre ile kiralanamayan vakıf taşınmazlarının daha verimli şekilde değerlendirilmesi amaçlanmıştır.

Özellikle eğitim tesisleri ve yurt gibi hizmet kalitesinin, verimliliğinin ve sürekliliğinin sağlanmasının önem arz ettiği taşınmazlar ile ticari olarak uzun süreli kiralanma gerekliliği bulunan akaryakıt istasyonu, tarımsal işletmeler gibi taşınmazlar veya daha çok talep olacağı dolayısıyla kira gelirinin artacağı değerlendirilen taşınmaz kiralarının kira süresinin Başbakan Yardımcısının onayı ile on yıla kadar belirlenmesinin uygun olacağı değerlendirilmektedir.

Tasarı/teklif madde 98

5737 sayılı Vakıflar Kanununun 52 nci maddesinde yapılan düzenlemeyle vakfiyelerde yer alan hayır şartlarını gerçekleştirmek üzere yurtdışındaki ihtiyaç sahiplerine yardım edilmesini sağlamak için yurtdışında kurulu tüzel kişilere şartlı ve şartsız yardım yapılabilmesi amaçlanmaktadır.

Tasarı/teklif madde 99

5738 sayılı Spor Müsabakalarına Dayalı Sabit İhtimalli ve Müşterek Bahis Oyunlarının Özel Hukuk Tüzel Kişilerine Yaptırılması Hakkında Kanunda, ihalenin herhangi bir sebeple yapılamaması, zamanında sonuçlandırılamaması veya sonuçlandırılmış olsa bile zamanında sözleşme imzalanarak işe başlanılamaması durumlarında, oyunların kesintiye uğramadan devam ettirilebilmesi için neler yapılacağı belirtilmediğinden herhangi bir sebeple ihalenin gerçekleştirilememesi halinde oyunların kesintiye uğraması riski bulunmaktadır. Madde ile, ihale sürecinde öngörülemeyen bir kesinti yaşanması durumunda, anılan Kanunda yer alan pazarlıkla temin usulüne göre hizmet alımı yapılabilmesi amaçlanmaktadır.

Tasarı/teklif madde 100

Madde ile, 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanununun 11 inci maddesinde yapılan değişiklikle ilgili mevzuat uyarınca Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu tarafından yetkilendirilen işletmecilerden, Kurum giderlerinden kaynaklanan masraflara katkı sağlanması amacıyla idari ücret alınarak tüm işletmecilerin yapılan idari masraflara katkı vermesi sağlanmaktadır. Mevcut durumda, elektronik haberleşme sektöründe net satışları çok düşük olan veya hiç net satışları bulunmayan işletmeciler için de Kurumca idari masraflar yapılmaktadır. Ancak idari ücret için alt sınırın olmaması nedeni ile söz konusu masraflara anılan işletmecilerden yeterince ya da hiç katkı sağlanamamaktadır. Bu sorunun çözümü için işletmecilerden alınacak yıllık idari ücretlere alt sınır getirilmektedir.

Diğer taraftan madde 1/1/2018 tarihinden itibaren elde edilecek net satışlara uygulanacak şekilde düzenlenmiş olup, bu tarihten önceki dönemlere ilişkin idari ücretlerin mevcut hükümlere göre ödenmesi sağlanmıştır.

Tasarı/teklif madde 101

5809 sayılı Kanunun 46 ncı maddesine eklenen hükümler ile, iş ve hizmetlerin merkezi bir sunucu tarafından uzaktan izlenmesi ve yürütülmesine yönelik makineler arası veri aktarımına mahsus olan ve bunların yürütülmesi için zorunlu olanlar dışında sesli, görsel iletişim veya genel amaçlı internet erişimi için kullanılmayan telsiz cihazları ve aboneliklerine ilişkin telsiz ücretlerine muafiyet sağlanmaktadır. Bilgi toplumuna geçiş ve teknolojik gelişmelerin hayatın her alanında kullanılmaya başlanması ile makineler arası (M2M) haberleşme kullanımında (akıllı sayaçlar dahil) büyük artışlar yaşanmıştır.

Gelecekte de bu artışın daha büyük bir hızla devam edeceği öngörülmektedir. M2M kullanımındaki artışın ülkemize sağlayacağı sosyal ve ekonomik faydaların artırılmasını teminen M2M aboneliklerinden alınan Telsiz Ücretlerine muafiyet getirilmektedir. Böylece M2M cihaz üreticilerinin, yabancı menşeli operatörlere ait SIM kartlar yerine ülkemizde yetkilendirilmiş 2N, 3N, 4.5N işletmecilerine ait SIM kartları kullanmaları cazip hale getirilmiş olacaktır.

5809 sayılı Kanunun 46 ncı maddesinin dördüncü fıkrasında yapılan değişiklikle ise telsiz ücretlerinin 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümleri uyarınca takip ve tahsil edilmesine, böylece alacağın daha hızlı ve sağlıklı bir şekilde tahsiline imkân sağlanmaktadır.

Ayrıca, 46 ncı maddeye eklenen yedinci fıkra ile, özellikle yeni nesil mobil haberleşme şebekelerinde kullanımı hızla artan ve gelecekte 5G gibi teknolojilerde kapasite artırımı için daha da büyük bir hızla artacağı beklenen düşük güçlü, dar kapsamalı baz istasyonları dahil olmak üzere mobil şebekelere yapılacak yatırımları teşvik etmek, işletmecilerin hizmet kalitelerini artırırken karşılaştıkları bürokrasinin azaltılmasını sağlamak ve telsiz ücretlerinin tahsilinin ve denetiminin daha etkin şekilde gerçekleştirilmesini sağlamak amacıyla Kurum tarafından sayısı sınırlandırılarak ulusal çapta, kamuya açık mobil elektronik haberleşme hizmeti sunmak üzere imtiyaz sözleşmeleri ve/veya yetkilendirme belgelerine istinaden yetkilendirilen işletmecilerinin telsiz ücretlendirme sisteminde değişiklik yapılmaktadır. Diğer taraftan madde 1/1/2018 tarihinden itibaren elde edilecek net satışlara uygulanacak şekilde düzenlenmiş olup, bu tarihten önceki dönemlere ilişkin telsiz ücretlerinin mevcut hükümlere göre ödenmesi sağlanmıştır.

Tasarı/teklif madde 102

İşletmecinin tüketicilerden haksız olarak ücret tahsil ettiğinin tespiti hâlinde Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu tarafından bu ücretlerin abonelere iadesine karar verilebilmektedir. Söz konusu iade sürecinde, işletmecilerin aboneye ulaşamaması sebebiyle iadenin gerçekleşmediği durumlar ortaya çıkabilmektedir. Madde ile, 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanununun 60 ncı maddesinde yapılan düzenlemeyle belirlenen süre sonunda iadesi sağlanamayan tutarların evrensel hizmet gelirleri olarak genel bütçeye gelir kaydedilmek Oüzere Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığına aktarımı sağlanmaktadır.

Ayrıca tüm Kurum alacakları için olası fazla ödemeler için gelecek dönemlerde mahsup yönetiminin belirlenmesi sağlanmaktadır.

Tasarı/teklif madde 103

Madde ile, 6015 sayılı Devlet Desteklerinin İzlenmesi ve Denetlenmesi Hakkında Kanunun ek | inci maddesinde değişiklik yapılmak suretiyle devlet desteklerinin bildirimi ve denetlenmesine ilişkin yönetmeliklerin yürürlüğe konulmasına ilişkin tarih belirleme yetkisinin Bakanlar Kuruluna tanınması amaçlanmaktadır.

Tasarı/teklif madde 104

Madde ile, 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanununun 29 uncu ve 30 uncu maddelerinde yapılan değişiklik doğrultusunda anılan Kanunun 26 ncı maddesinde düzenleme yapılmaktadır.

Tasarı/teklif madde 105

İşverenlerce güvenlik raporlarının hazırlanması ile ilgili yükümlülükler referans Avrupa Birliği mevzuatı olan 96/82/EC Seveso 11-Tehlikeli Maddeleri İçeren Büyük Kaza Risklerinin Kontrolüne İlişkin Direktifi ile 2012/18/EC Seveso I1l1-Tehlikeli Maddeleri İçeren Büyük Kaza Risklerinin Kontrolüne İlişkin Direktiflerinde belirtilmiştir. Söz konusu referans mevzuatlar çerçevesinde madde ile, 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanununun 30 uncu maddesinde değişiklik yapılmak suretiyle Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına ilave olarak söz konusu Direktifler ile ilgili yükümlükleri olan resmi yetkili otorite paydaşlarından Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığının da maddede belirtilen hususlara ilişkin hazırlanacak yönetmelikte yer alması amaçlanmaktadır.

Tasarı/teklif madde 106

Madde ile, 6331 Kanunun 30 uncu maddesinde yapılan değişiklik doğrultusunda anılan Kanunun 29 uncu maddesinde düzenleme yapılmaktadır.

Tasarı/teklif madde 107

Madde ile, uygulama süresi 31/12/2017 tarihinde sona erecek olan 6360 sayılı Kanunun geçici 1 inci maddesinin uygulama süresi 31/12/2020 tarihine uzatılmaktadır.

Tasarı/teklif madde 108

Türkiye'de faaliyette bulunan bankalar, kredi ve diğer alacaklarına ilişkin olarak 5411 sayılı Bankacılık Kanunu çerçevesinde Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu tarafından belirlenen usul ve esaslar kapsamında ayırdıkları özel karşılıkları kurum kazancının tespitinde indirim konusu yapabilmektedirler.

Madde ile, 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanunu kapsamında finans sektöründe faaliyette bulunan finansal kiralama ve finansman şirketlerinin, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu tarafından belirlenen usul ve esaslara göre alacakları ile ilgili olarak ayırdıkları özel karşılıkların kurum kazancının tespitinde indirim konusu yapılması sağlanmaktadır.

Tasarı/teklif madde 109

Kitle fonlaması, girişimcilerin iş fikirlerini veya şahsi projelerini gerçekleştirmek için kitle fonlama platformları üzerinden halktan para toplamak suretiyle iş fikirlerine veya projelerine finansman sağladıkları bir yöntemdir.

Kitle fonlaması ile projeler veya girişim şirketleri kitle fonlama platformları üzerinden belirli büyüklüklerin altında finansman sağlamakta olup bu şekilde sağlanan finansman, ortaklıkların sermaye piyasası aracı ihracı ile elde ettiği finansmana kıyasla oldukça düşüktür.

Ayrıca, bu yöntemle finansman sağlayan girişimler genellikle küçük yatırımlarla büyük projelere ulaşma imkânı tanıyan inovatif girişimler olup bu girişimlerin hızlı gelişme gösterebilmesi için maliyetlerin azaltılması önem taşımaktadır.

Kitle fonlaması ile finansman sağlayan ortaklıklar halka açık bir ortaklığa kıyasla oldukça küçük ölçekte olup, bu kapsamda bu ortaklıklardan halka açık bir ortaklığın sahip olduğu kurumsal yapıya sahip olması da beklenmemektedir.

Sayılan sebeplerle, kitle fonlamasının kolaylıkla yapılabilmesi ve hızla gelişmesinin sağlanmasına katkıda bulunmak amacıyla kitle fonlaması platformları aracılığıyla para toplayanlar, halka açık ortaklık ve ihraççı tanımı dışında bırakılarak girişimcilerin kitle fonlaması işlemi sonucunda maruz kalabilecekleri maliyetlerin azaltılması ve dolayısıyla 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanununda halka açık ortaklıklar ve ihraççılar için öngörülen yükümlülüklere tabi olmamaları amaçlanmıştır.

Madde ile ayrıca “Kitle fonlaması” tanımı eklenerek bir finansman türü olan kitle fonlaması sermaye piyasası mevzuatı kapsamına alınmış ve kitle fonlamasına ilişkin esasları belirlemek üzere Sermaye Piyasası Kurulu yetkilendirilmektedir.

Tasarı/teklif madde 110

Madde ile, kitle fonlaması suretiyle halktan para toplanması durumunda 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanununun izahname ya da ihraç belgesi hazırlama yükümlülüğüne ilişkin hükümlerinin uygulanmaması öngörülmektedir.

Tasarı/teklif madde 111

Madde ile, 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanununun 16 ncı maddesinde değişiklik yapılmak suretiyle kitle fonlaması suretiyle halktan para toplayan ortaklıkların, ortak sayısının beşyüzü aşması halinde dahi paylarının halka arz olunmuş sayılmayacağı düzenlenmektedir.

Tasarı/teklif madde 112

6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanununun 37 nci ve 38 inci maddelerinde yatırım hizmetleri ve bu hizmetlere ilişkin faaliyetler belirlenmiştir. Sermaye Piyasası Kanununa eklenmesi öngörülen kitle fonlaması, bu faaliyetler arasında yer almamakta olup, kitle fonlamasının elektronik ortamda hizmet veren kitle fonlama platformları aracılığıyla yapılacağı düzenlenmektedir. Bu kapsamda, esas itibarıyla küçük ölçekli şirketlere fon sağlama amacıyla kurulan ve genel hükümler kapsamında sorumluluk addedilen kitle fonlaması faaliyetinin, gerek bu faaliyeti yürütecek şirketlerin niteliği, gerekse fonun elde edilmesinde kolaylık sağlanması bakımından sadece yatırım kuruluşları tarafından nispeten sınırlı koşullar altında yürütülebilecek yatırım hizmet ve faaliyeti ya da yan hizmet kapsamına dâhil edilmeyerek esnek bir yaklaşım izlenmesi amaçlanmaktadır.

Ayrıca, kitle fonlaması faaliyeti, kitle fonlamasına aracılık eden ve elektronik ortamda hizmet veren kitle fonlama platformları tarafından borsa ve diğer teşkilatlanmış piyasalar haricinde ve bunlara ilişkin faaliyetlerden ayrı olarak gerçekleştirilecektir. Bu bakımdan yurtdışı uygulamalara benzer şekilde, kitlesel fonlama faaliyetinin yürütüleceği elektronik ortam için platform ifadesi kullanılmakla birlikte, bu platformların 6362 sayılı Kanunun 66 ncı maddesinde teşkilatlanmış diğer pazar yerlerinin bir alt türü olarak geçen “sistem ve platformlar” ve “çok taraflı işlem platformları” ile ilgisi bulunmamaktadır. Dolayısıyla yapısı itibarıyla borsacılık faaliyetlerinden farklı olan ve daha serbest bir anlayışla düzenlenmesi gereken kitle fonlama platformlarının 6362 sayılı Kanunun borsalar, piyasa işleticileri ve teşkilatlanmış diğer pazar yerleri ile ilgili Dördüncü Kısım Birinci Bölüm hükümlerine tabi olmadığının açıkça belirtilmesinde yarar görülmektedir.

Tasarı/teklif madde 113

Madde ile, 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanununun 99 uncu maddesinde değişiklik yapılmak suretiyle izinsiz sermaye piyasası faaliyetlerinin internet aracılığıyla yürütülmesine veya Türkiye'de yerleşik kişilere yönelik internet aracılığıyla yurtdışında kaldıraçlı işlemler yaptırılmasında olduğu gibi Kuruldan izin alınmaksızın kitle fonlama platformları aracılığıyla halktan para toplandığı bilgisinin edinilmesi halinde de Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumunca ilgili internet sitesine erişimin engellenmesi suretiyle, platformların kanuni sınırlar içerisinde faaliyet göstermelerine ve işlemlerin güvenli bir ortamda devamına imkân tanınmaktadır.

Tasarı/teklif madde 114

Madde ile, 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanununun 3 üncü maddesinde değişiklik yapılmak suretiyle genel aydınlatma tanımı yeniden düzenlenmektedir.

Tasarı/teklif madde 115

Madde ile, 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanununun 9 uncu maddesinde değişiklik yapılmak suretiyle genel aydınlatmaya yönelik elektrik enerjisi satın alınması, dağıtım şirketlerinin faaliyet alanından çıkarılmaktadır.

Tasarı/teklif madde 116

Madde ile, 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanununun 17 nci maddesinde değişiklik yapılmak suretiyle genel aydınlatmaya yönelik elektrik enerjisi satın alınmasının, TEDAŞ tarafından yürütülmesinin sağlanması öngörülmektedir.

Tasarı/teklif madde 117

Madde ile, 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanununun 27 nci maddesinde değişiklik yapılmak suretiyle TEDAŞ tarafından genel aydınlatma kapsamında TETAŞ'tan elektrik enerjisi temin edilmesine yönelik düzenleme yapılması amaçlanmaktadır.

Tasarı/teklif madde 118

Genel aydınlatma giderleri, 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanununa eklenen geçici madde kapsamında 31/12/2017 tarihine kadar Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı bütçesine konulacak ödenekten ve ilgili belediyeler ile il özel idarelerinin genel bütçe vergi gelirleri payından karşılanmaktadır. 6446 sayılı Kanuna eklenmesi öngörülen ek madde ile, söz konusu uygulamanın devamı sağlanmaktadır.

Yapılan düzenlemeyle halkın ücretsiz kullanımına açık ve kamuya ait park, bahçe, tarihi ve ören yerlerinin aydınlatılması genel aydınlatma tanımından çıkarılarak bu tesislerin aydınlatma giderlerinin ilgili kamu kurum kuruluşlarınca ödenmesi amaçlanmaktadır.

TEDAŞ, genel aydınlatma kapsamında elektrik enerjisini TETAŞ'tan tedarik ederek, ilgili abonelere fatura edecek ve söz konusu bedellerin bir kısmı Bakanlık bütçesine konulacak ödenekten ve maddede belirtilen oranlarda ilgili belediye ve il özel idarelerinin genel bütçe vergi gelirleri payından karşılanacaktır. Madde ile, TEDAŞ'ın satış fiyatının enerji bedelinin yüzde birini aşmayacak şekilde EPDK tarafından belirlenmesi ve bu kapsamda TEDAŞ tarafından yürütülecek hizmetlerin karşılığı olarak dağıtım şirketlerine herhangi bir bedel ödenmesinin önüne geçilmektedir. Yine TEDAŞ tarafından dağıtım bedeli ile vergi ve fonlar ilgili kurum ve kuruluşlara aktarılacaktır. Ayrıca, aydınlatma komisyonunun, vali yardımcısı başkanlığında, dağıtım tesislerinin mülkiyetinin sahibi olan TEDAŞ temsilcilerinin de katılımıyla çalışması öngörülmektedir. Sınır aydınlatmalarına ait tesis, işletme ve tüketim giderlerinin İçişleri Bakanlığı tarafından, ibadethanelerin genel aydınlatmasına ilişkin tüketim giderlerinin Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından karşılanması hususu daha açık bir şekilde ifade edilmektedir. Ayrıca belediyeler ve il özel idareleri tarafından süresi içinde ödenmeyen park ve bahçelere ait elektrik tüketim bedellerinin ne şekilde tahsil edileceğine yönelik düzenleme yapılmaktadır.

Tasarı/teklif madde 119

Madde ile, 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanununa geçici madde eklenmek suretiyle anılan Kanunun geçici 6 ncı maddesi kapsamında olup 1/1/2018 tarihinden önceki döneme ait iş ve işlemlerin anılan madde hükümlerine göre sonuçlandırılacağı düzenlenmektedir.

Tasarı/teklif madde 120

Madde ile, 6461 sayılı Türkiye Demiryolu Ulaştırmasının Serbestleştirilmesi Hakkında Kanunun geçici 4 üncü maddesinde değişiklik yapılmak suretiyle Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları Taşımacılık A.Ş.'nin doğrudan kamu hizmet yükümlüsü olarak öngörülen süresinin 31/12/2020 tarihine kadar uzatılması amaçlanmaktadır.

Tasarı/teklif madde 121

6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun ve ikincil düzenlemelerin uygulanması neticesinde hak ve menfaat ihlali ile idari yaptırım arasında ceza hukukunun temel gerekçelerinden olan ölçülülük ve caydırıcılık ilkeleri ile güncel ekonomik şartlar da gözetilerek, kanunda yer alan ceza üst sınırına ilişkin tutar ve oranlar aşağıya çekilmek suretiyle yeniden düzenlenmektedir. Bankalar, tüketici kredisi veren finansal kuruluşlar ve kart çıkaran kuruluşlar için kamuya açıklanan finansal tablolardan tüketici işlemi niteliği taşımayanlardan sağlanan tutarların idari para cezasının tespitinde dikkate alınmaması için “konsolide olmayan” ibaresi eklenmiştir.

Tasarı/teklif madde 122

Madde ile, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 77 nci maddesinde yapılan değişikliklerden önce verilmiş olan idari para cezalarının değişikliklerden nasıl etkileneceğine açıklık getiren geçici düzenleme yapılması amaçlanmaktadır.

Tasarı/teklif madde 123

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu gereğince ülkemizde veri sorumlularının, Kurumca tutulacak olan “Veri Sorumluları Sicili”ne kayıt yaptırmaları gerekmektedir. Benzer otoritelere sahip olan İngiltere, İrlanda gibi birçok Avrupa ülkesinde bu sicil için bir kayıt ücreti alınmaktadır. Madde ile, “Veri Sorumluları Sicili”ne kayıt yaptıranlardan ücret alınmasına yönelik düzenleme yapılması amaçlanmaktadır.

Tasarı/teklif madde 124

Kişisel Verilerin Korunması Kurumu, kişi haklarının korunmasını temel amaç edinen ve ağırlıklı olarak hukuk alanında faaliyet gösteren bir kurumdur. Kuruma gelebilecek başvurular ve ortaya çıkabilecek hukuki uyuşmazlıklarda belirli bir mesleki deneyim ve bilgi birikimine sahip bulunan hâkim ve savcıların görevlendirilmesi uygun olacaktır. Bu da ancak ilgili Kanunda hâkim ve savcıların çalıştırılmasına dair hüküm bulunması ile mümkün olmaktadır. 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanununun 27 nci maddesinin dördüncü fıkrasında, Kurumda muhtelif personelin geçici görevlendirilmesi düzenlenmekte ise de, bunlar arasında hâkim ve savcılar yer almamaktadır.

Bu çerçevede 6698 sayılı Kanunun 27 nci maddesinde yer alan geçici görevlendirilebilecekler arasına hâkim ve savcı da eklenmektedir. £ Yapılan düzenlemeyle, Kurumda hâkim ve savcıların geçici görevlendirme suretiyle çalıştırılması amaçlanmaktadır.

Tasarı/teklif madde 125

Madde ile, 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanununun 29 uncu maddesinde değişiklik yapılmak suretiyle Kişisel Verileri Koruma Kurumunun gelirleri arasına “veri sorumluları sicil ücreti”nin de eklenmesi amaçlanmaktadır.

Tasarı/teklif madde 126

Kişisel Verilerin Korunması Kurumunda, geçici görevlendirme kadrosunun sınırlı olması ve ilgili Kanunda uzman unvanlı kadro için naklen geçişe olanak sağlayacak bir genel veya geçici madde bulunmadığı için naklen uzman alımı yapılamamaktadır. 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanununda, uzman personel nakline ilişkin herhangi bir kanuni düzenleme bulunmadığından, anılan Kanuna eklenmesi öngörülen geçici madde ile kariyer mesleklerden ve öğretim üyelerinden Kurumun acil ihtiyaç duyduğu uzman personelin naklen atanmasının sağlanması amaçlanmaktadır.

Tasarı/teklif madde 127

635 sayılı Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 9 uncu maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi ile yerleşim alanları içerisinde kalmış sanayi siteleri için taşınma kredi desteği getirilmiştir. Madde ile, plansız ve denetimsiz bir şekilde yapılaşmış, yerleşim alanlarında dağınık bir şekilde faaliyet gösteren, ekonomik ömrünü tamamlamış, çalışanların ve hizmet alanların ihtiyaçlarını karşılayacak teknik, idari ve sosyal donatılara sahip olmayan, kent estetiğini bozan, çevre, ulaşım ve sağlık sorunlarına yol açan sanayi sitelerinin dönüşümlerinin hızlandırılması ve kurulacak sanayi sitelerinin ekonomiye kazandırılması ve sanayi sitelerinin arazi teminlerinin kolaylaştırılması amacıyla Hazine mülkiyetinde bulunan arazilerin değerlendirilmesi amaçlanmaktadır.

Tasarı/teklif madde 128

Madde ile, 637 sayılı Ekonomi Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 37 nci maddesinde değişiklik yapılmak suretiyle ihracata yönelik Devlet yardımları kapsamında Destekleme ve Fiyat İstikrar Fonundan (DFİF) verilen krediler ile destek ödemelerinden yapılan fazla ve/veya yersiz ödemelerin destekten yararlanan kişilerden 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre tahsil edilmesine ilişkin usul ve esasların düzenlenmesi amaçlanmaktadır.

Tasarı/teklif geçici madde 1

492 sayılı Kanun veya özel kanun hükümleri gereğince yargı harcı ödememesi gerekmesine rağmen mahkemelerce kamu idareleri aleyhine yargı harcına hükmedilebilmekte olup, madde ile bu şekilde istisna veya muafiyet hükümlerine istinaden yargı harcı ödememesi gereken kamu idareleri aleyhine bu maddenin yürürlük tarihine kadar hükmedilmiş olan yargı harçlarının tahsil edilmeyeceği, tahsil edilmiş bulunan yargı harçlarının red ve iade edilmeyeceği yönünde düzenleme yapılmaktadır.

Tasarı/teklif geçici madde 2

Maliye Bakanlığına bağlı Kefalet Sandığı 2489 sayılı Kanunla kurulmuş ve 2/6/1934 tarihinde faaliyete başlamıştır. Sandığın zimmet suçları dolayısıyla Devlet Hazinesini sigorta altına alan bir kuruluş gerekçesi ve çalışma şekli bulunmaktadır.

Sandıktan bugüne kadar değişik vesilelerle ayrılan mükeffel memurların (gerekli işlemleri tamamlayanların) Sandıktan alacakları nemaları ile birlikte tamamen ödenmiştir. Gerekli işlemleri tamamlayarak Sandıktan ayrılan bu kişilerin Sandıktan herhangi bir hak ve alacağı kalmamıştır. Öte yandan hala Sandık bünyesinde bulunan mükeffel memurların Sandıktan ayrılmaları halinde nemaları ile birlikte hak edecekleri tutarlar kendilerine ödenmesi halinde dahi Sandık bünyesinde atıl kalan bir nakit fazlası bulunmaktadır. 31/12/2017 tarihi itibarıyla, Sandığın bankadaki hesap mevcudundan Sandık yükümlülükleri, ihtiyat payı ve sandığın bütün mali sorumlulukları karşılandıktan sonra atıl olarak kalan nakit fazlası 480 milyon TL tutarın Maliye Bakanlığı merkez muhasebe birimi hesabına aktarılmak suretiyle genel bütçenin (B) işaretli cetveline gelir kaydedilmesi amaçlanmaktadır. 31/12/2017 tarihi itibarıyla Sandığın bankadaki mevcudunun 588 milyon TL olacağı, buna karşılık 56 milyon TL aidat iadeleri, 6 milyon TL tahmini zimmet tutarı ve 11 milyon TL aidata verilecek faizler olmak üzere toplam 73 milyon TL gider gerçekleşmesi öngörülmektedir. Sandığın tahmini görev giderleri toplamı, ihtiyaten yaklaşık 94650 oranında artırılarak genel bütçeye aktarılacak tutar tespit edilmiştir. Yapılan düzenleme, Sandığın yükümlülüklerine ve mükeffel memurların Devlet güvencesine herhangi bir halel getirmemektedir.

5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun ortaya koyduğu temel ilkeler çerçevesinde; Hazine birliğini gerçekleştirmek, tüm gelir ve giderlerin bütçede yer almasını sağlamak, bütçe dışı harcama alanlarını sınırlandırmak, kaynakların etkili, ekonomik ve verimli kullanılmasını sağlayacak sağlıklı bir hesap verme mekanizması oluşturmak ve kamu mali yönetimini bütçe hakkına uygun bir şekilde yürütmek amacıyla Kültür ve Turizm Bakanlığı bünyesinde bulunan özel hesap uygulaması sonlandırılarak bu kapsamdaki hizmetlerin finansmanının Kültür ve Turizm Bakanlığı bütçesinden karşılanması öngörülmektedir. Ayrıca, başkaca bir işleme gerek kalmaksızın özel hesabın borç ve taahhütleri ile hak ve alacaklarının Kültür ve Turizm Bakanlığı bütçesine devrolunacağına ilişkin düzenleme yapılmaktadır.

Türk Patent ve Marka Kurumuna ait banka hesaplarında bulunan ancak Kurumun giderleri için kullanılmasına ihtiyaç duyulmayan 150 milyon TL tutarın genel bütçeye aktarılması amaçlanmaktadır.

Tasarı/teklif geçici madde 3

Madde ile, Kanunun 4 üncü maddesiyle 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 103 üncü maddesinde yapılan düzenlemenin 1/1/2018 tarihinden itibaren elde edilen ücret gelirleri için uygulanacağı, dolayısıyla anılan maddeyle yapılan değişikliğin 2017 yılında elde edilen ücret gelirleri için uygulanmayacağına ilişkin düzenleme yapılmaktadır.

Ayrıca ölüm veya memleketi terk halleri nedeniyle Kanunun yayımı tarihinden önce beyan edilmesi gereken gelirlerin vergilendirilmesinde, 193 sayılı Kanunun 103 üncü maddesinde yer alan tarifenin değişiklik öncesi hükümlerinin uygulanacağı düzenlenmektedir.

Tasarı/teklif madde 129

Yürürlük maddesidir.

Tasarı/teklif madde 130

Yürütme maddesidir.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA 24.08.1984 tarih ve 2981 sayılı “İmar ve Gecekondu Mevzuatına Aykırı Yapılara Uygulanacak Bazı İşlemler ve 6785 sayılı İmar Kanunu’nun Bir Maddesinin Değiştirilmesi Hakkında Kanun”, 29.06.2001 tarih ve 4706 sayılı “Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi ve Katma Değer Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun” ile 16.05.2012 tarih ve 6306 sayılı “Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun”da Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifim ve gerekçesi ektedir. Gereğini saygılarımla arz ederim.

M. Akif Hamzaçebi İstanbul TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA 2/588 Esas Numaralı, 6306 Sayılı ‘Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun’, 2981 Sayılı ‘İmar ve Gecekondu Mevzuatına Aykırı Yapılara Uygulanacak Bazı İşlemler ve 6785 Sayılı İmar Kanununun Bir Maddesinin Değiştirilmesi Hakkında Kanun’ ve 4706 Sayılı ‘Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi ve Katma Değer Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun’da Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifine katılıyoruz. Gereğini bilgilerinize saygıyla arz ederiz.

Orhan Sarıbal Veli Ağbaba Nihat Yeşil Bursa Malatya Ankara Onursal Adıgüzel Vecdi Gündoğdu Ünal Demirtaş İstanbul Kırklareli Zonguldak Mehmet Göker Candan Yüceer Kadim Durmaz Burdur Tekirdağ Tokat İrfan Bakır Mehmet Bekaroğlu Mahmut Tanal Isparta İstanbul İstanbul Muharrem Erkek Hüseyin Çamak Mevlüt Dudu Çanakkale Mersin Hatay Yakup Akkaya Kemal Zeybek Niyazi Nefi Kara İstanbul Samsun Antalya Gaye Usluer M. Hüsnü Bozkurt Ali Haydar Hakverdi Eskişehir Konya Ankara Ali Akyıldız Haydar Akar Bülent Öz Sivas Kocaeli Çanakkale Elif Doğan Türkmen Nurhayat Altaca Kayışoğlu Musa Çam Adana Bursa İzmir